Pekin Yönetimi: Çin Savaş Uçaklarının, Tayvan Yakınlarında Uçması Dış Müdahaleye Karşı Uyarı
ANKARA (AA) - Çin, savaş uçaklarının, geçen hafta Tayvan yakınlarında uçmasının, hem bu ülkeye yönelik dış müdahaleye hem de bağımsızlık hamlelerine karşı bir uyarı olduğunu bildirdi.Çin Devlet Konseyi Tayvan İşleri Ofisi Sözcüsü Cu Fınglien, Çin ordusuna ait savaş uçaklarının, Tayvan tarafından ilan edilen Hava Savunma Tanımlama Sahasını (ADIZ) ihlal etmesine ilişkin açıklama yaptı.Cu, 'Bunlar, dış müdahaleye ve Tayvan'ın bağımsızlığını savunan ayrılıkçı güçlerin provokasyonuna karşı sert bir uyarıdır.' ifadesini kullandı.Askeri tatbikatların, Çin'in ulusal egemenliğini ve toprak bütünlüğünü korumaktaki kararlılığını gösterme amacı taşıdığını vurgulayan Cu, ayrılıkçı hareketlere ve dış müdahalelere karşı önlem almak için güç kullanımından vazgeçmeyeceklerini belirtti.Tayvan Savunma Bakanlığından 23 Ocak'ta yapılan açıklamada, Çin ordusuna ait 8 'Xian H-6' tipi bombardıman ve 4 'Shenyang J-16' tipi uçağın, Hava Savunma Tanımlama Sahasını (ADIZ) ihlal ettiği bildirilmişti.İhlalin ardından Tayvan savaş uçakları bölgeye sevk edilmiş, Çin uçaklarına telsizle uyarı yapılmıştı. Bir günde bu kadar sayıda Çin savaş uçağının hava savunma sahasına girmesinin 'alışılmadık' bir durum olduğu ifade edilmişti.ABD Dışişleri Bakanlığı, bu güç gösterisinin ardından Çin'e, 'Tayvan'a karşı askeri, diplomatik ve ekonomik baskısını durdurma' çağrısında bulunmuştu.Çin-Tayvan anlaşmazlığıÇin'de İkinci Dünya Savaşı'nın ardından çıkan iç savaşta Mao Zedong liderliğindeki Çin Komünist Partisinin (ÇKP) 1949'da iktidarı ele geçirmesi ve Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ilan etmesi üzerine, Çan Kayşek liderliğindeki Çin Milliyetçi Partisi (Kuomintag) üyeleri, Tayvan'a yerleşip 1912'de kurulan 'Çin Cumhuriyeti' iktidarının Ada'da devam ettiğini ileri sürerek, bağımsızlık ilan etmişti.Bu girişim Çin tarafından kabul edilmese de Tayvan temsilcileri, 1971'e kadar Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda Çin'i temsil etmişti. 1950'ler ve 1960'larda çok sayıda ülkenin diplomatik ilişki tercihini Çin Cumhuriyeti'nden Çin Halk Cumhuriyeti'ne çevirmesinin ardından, 1971'de BM Genel Kurulunda yapılan oylamada, Pekin hükümetinin Çin'in tek meşru temsilcisi kabul edilmesiyle Tayvan'ın uluslararası örgütlerdeki konumu belirsiz hale gelmişti.Pekin yönetimi, 'Tek Çin' ilkesini benimseyerek Çin'i uluslararası toplumda sadece kendilerinin temsil ettiğini savunuyor ve Tayvan'ın dünya ülkeleriyle müstakilen diplomatik ilişkiler kurmasına, BM'de ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil edilmesine karşı çıkıyor.
Afyonkarahisar'da Fetö Operasyonunda 5 Şüpheli Yakalandı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar merkezli 2 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü'ne (FETÖ) yönelik operasyonda 5 zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı çıkarılan 5 şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.Ekipler, şüphelilerin Afyonkarahisar, Bolvadin, Şuhut ve İstanbul'daki adreslerine eş zamanlı operasyon düzenledi.Operasyonda, G.Ö, S.S, O.Ö, S.K. ile A.B. gözaltına alındı.Öte yandan, ekipler, ihbar üzerine bir eve düzenlediği baskında, 'FETÖ'ye üye olmak' suçundan hakkında 6 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan M.T'yi yakaladı.
Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Schwab, Dijital Türkiye Konferansı'nda Konuştu:
İSTANBUL (AA) - Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Schwab, 'Ekonomik ve jeopolitik açıdan küresel olarak ve bölgesinde önemli bir aktör olan Türkiye, bu alanda (dijital dönüşüm) liderlik üstlenebilir ve dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir.' dedi.Schwab, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından çevrim içi olarak gerçekleştirilen Dijital Türkiye Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye ile uzun döneme yayılan, 40 yılı aşkın geçmiş ve köklü ilişkilere sahip olduklarını söyledi.Dünyanın kritik bir değişim döneminden geçtiğini ve onaylanan aşıların uygulamaya başlanmasının sağlık ve insanların korunması açısından umut ışığı olduğunu ifade eden Schwab, 'Bu sayede bizler tekrar ekonomik toparlanmaya odaklanabileceğiz. Daha birkaç sene önce aslında böyle bir dünyayı düşünmek mümkün olmayabilirdi. Yani küresel salgının arkasından sadece bir yıl içerisinde bir aşının bu şekilde dağıtılabileceğini düşünmek imkansız olurdu ama biz bunu başardık. Kovid-19, aslında bize medikal dünyadaki gelişmelerin ne kadar ilerlediğini gösteriyor.' şeklinde konuştu.Özellikle 4. Sanayi Devrimi olarak adlandırılan dönüşüm sayesinde sağlık alanında da çok ilerleme kaydedildiğini aktaran Shcwab, şöyle devam etti: 'Kapsayıcı ve insan odaklı politikaların gerçekten bir ülkenin ve tüm dünyanın ekonomik ve sosyal stratejisinde ne kadar köklü bir önem arz edebileceğini gösterdi. Ama bütün bu deneyim bize aslında ne kadar hazırlıksız olduğumuzu da gösterdi, bu ölçekte bir zorlukla mücadele etme açısından... Sağlık altyapımız, sosyal altyapılarımız, ekonomik altyapılarımız, yaşama şeklimiz, iş yapma şeklimiz aslında her şey bir sınamaya tutuldu ve her şey değişiyor şu anda. Bu salgın bize hiçbir şey öğretmediyse şunu öğretti, aslında her zaman olduğu gibi iş yapmaya devam etmek artık işe yaramayacak. Bu yüzden dünyanın bir yenilenmeye, bir reset'e ihtiyacı var ve bu sadece ve sadece hükumetler ve devletler yeniden kendi stratejilerini değerlendirip yönlendirirse gerçekleşecek.' 'Türkiye, dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir'Klaus Schwab, teknolojilerin yayılmasının, özellikle 4. Sanayi Devrimi altındaki teknolojilerin yaygınlaştırılmasının büyük yenilenmede önemli bir rol oynayacağını vurgulayarak, teknolojinin uygulanmasının, yeni teknolojilerin benimsenmesinin kapsayıcı ve adil bir şekilde yapılması gerektiğini söyledi.Schwab, 'Ekonomik ve jeopolitik açıdan küresel olarak ve bölgesinde önemli bir aktör olan Türkiye, bu alanda liderlik üstlenebilir ve dijital devrimin etkilerinin en üst seviyeye çıkartılması için öncülük edebilir. Burada topluma yaygınlaştırılması ve ilgili zorlukların azaltılması açısından önemli bir fırsat olduğunu düşünüyoruz.' dedi.'Türkiye, ulusal teknoloji girişimleri sayesinde teknolojiye çok ciddi yatırım yapmakta'Konuşmasında paylaşmak istediği 4 mesaj bulunduğunu aktaran Schwab, 'Öncelikle teknolojinin değişimi daha önce hiç görmediğimiz kadar hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Biz de buna ayak uydurmalıyız. Son derece hızlı gelişen teknolojiyle buna ayak uydurmalıyız ve bunu toplumun iyiliği için kullanıyor olmalıyız. Teknolojiler, son on yıllarda da hızlı bir şekilde gelişmişti ama dünyada şu an tecrübe ettiğimiz şey, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir durum.' değerlendirmesinde bulundu. Teknolojinin değişim hızına ayak uydurabilmek için artık işletmelerin geleneksel iş modellerinin sınırlarının dışında düşünmesi ve farklı bir değer zinciri perspektifi ortaya konulması gerektiğine işaret eden Schwab, 'Artık dikey değil, yatay olarak düşünmemiz lazım. Türkiye de bu noktada ulusal teknoloji girişimleri sayesinde teknolojiye çok ciddi yatırım yapmakta ve Ar-Ge'yi de önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde yüzde 1,8 artırmak istiyor.' dedi.'Bir eğitim devrimine ihtiyacımız var'WEF Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Schwab, sözlerini şöyle sürdürdü:'İkinci mesajım ise iş gücünün doğru becerilerle güçlendirilmesi çok önemli olacak. Teknoloji, bizim çalışma ortamımızı ve işlerin doğasını değiştirmeye devam edecek. Bu yüzden işlerin geleceği açısından bakacak olursak 2020 itibarıyla küresel olarak 85 milyon iş, belki de insanlar ve makineler arasındaki bir iş değişimi sebebiyle yok olacak. Bu konuda yeniden beceri kazandırma stratejileriyle ilerlemeliyiz ve hem devlet hem de iş yönetiminin her kademesine yeni becerileri yansıtıyor olmalıyız. Bunun için yaşam boyu öğrenme çok önemli ve geleneksel pedagoji sisteminden artık uzaklaşmak durumundayız. Gerçekten bir devrime ihtiyacımız var, bir eğitim devrimine ihtiyacımız var. Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusu olduğunu biliyoruz. Bu nüfus da Türkiye için çok ciddi bir fırsat teşkil ediyor. Bu sayede bu gençlerin nitelikleri ve becerileri kullanılabilir ve Türkiye'nin küresel liderlikteki yeri ilerletilebilir. Burada sadece eğitim kalitesine odaklanmamalı, aynı zamanda tüm ekosistemin kalitesine odaklanmalı bu beceriler stratejisi. Teşvikler, destekler sunulmalı. Bu sayede gençleri iş gücüne çekip burada tutmak mümkün olmalı. Özellikle burada iş dünyasının özel bir rolü var.Üçüncü mesajım, teknolojinin teknoloji yönetimiyle dengelenmesi yönünde... Teknoloji gerçekten harika fırsatlar sunuyor ama aynı zamanda birtakım riskler de barındırıyor. O yüzden önemli olan şey, burada ülkelerin teknoloji ile inovasyonu dengeli bir şekilde yürütebilmesidir. Örnek verecek olursak, yüz tanıma çok ciddi, güçlü bir araç artık. Pek çok uygulaması ve kullanım alanı bulunuyor. Havaalanlarında yüz tanıma teknolojisi kullanılmaya başlandı. Ancak bunun birtakım riskleri de var. Algoritma ve veriyle ilgili riskler var. Bu yüzden burada doğru bir denge ve kontrol sisteminin tesis edilmesi çok önemli. Son dönemde Türkiye, bir pilot girişim duyurdu, blok zincirlerle ilgili, dijital para birimiyle ilgili olarak... Sizleri tebrik etmek istiyorum. Türkiye, aynı zamanda WEF'in 4. Sanayi Devrimi ile ilgili network'üne katılan son ülke oldu. Bu network içerisinde dünyanın pek çok ülkesi birlikte çalışıyor, adil ve katılımcı teknoloji kullanımı için bir çerçeve çiziliyor. Bu çalışmalar arasında KOBİ'lerde teknolojinin benimsenmesine yardım edilmesi ve üst düzey yöneticilerin yapay zeka prensipleriyle ilgili eğitilmesi gibi alanlar yer alıyor.''Temel olan şey, iş birliği içerisinde rekabetçilik ya da rekabetçilik içerisinde iş birliği yapmak'Klaus Schwab, dördüncü mesajının ise dijital dönüşümün hızlandırılmasında iş birliğinin rolüyle ilgili olduğunu bildirdi. Schwab, şunları kaydetti:'Dijital dönüşümün bu şekilde gerçekleştirilmesi için iş birliğinin ve birlikte çalışmanın rolü gerçekten elzem. Bu bağlamda platformlardan ve ekosistemlerden de bahsedebiliriz. Platform dediğimizde ben sadece entegre iş hizmetleri sunan bir platformdan bahsetmiyorum. Aklımdaki şey aslında biraz da uluslararası iş birliği platformları, WEF gibi ve derin bağlantılar geliştiren tüm ekosistem aktörleriyle bağlantıya geçen işletmelerden bahsediyorum. Böylelikle doğru sanayi ve akademi ilişkisi tesis edilebilir ve kamu-özel iş birliğine odaklanabiliriz ve daha başarılı olma olasılığımız olur. Böylelikle de bu dönüşüm yolculuğunda ilerleyebiliriz. Bütün bunların örneğini aslında WEF küresel network'ünde de görüyoruz. Bugün temel olan şey, aslında iş birliği içerisinde rekabetçilik ya da rekabetçilik içerisinde iş birliği yapmak. Bu sayede her türlü çabayı hızlandırmamız mümkün. Uluslararası ve çok taraflı bir iş birliğiyle biz bunu yapabiliriz.' İş birliği ve ittifaklar kurarak dijital kapsayıcılığı sağlık, eğitim ve finansal katılım alanında da artırmak gerektiğini belirten Schwab, bu girişimler sayesinde Türkiye ve TÜSİAD üyeleriyle daha fazla iş birliği yapmayı umduklarını sözlerine ekledi.
Tüm Dünya'dan 'Türk Saçına' Talep Yağıyor: Kilosu 10 Bin TL'ye Kadar Yükseldi
Türk kadınlarına özgü parlak, dolgun ve yumuşak yapıdaki uzun saçlar, güzelliğiyle peruk ve saç sektöründe son dönemde dünyada 'Türk tipi saç' olarak üne kavuştu. Kadınların saç stillerindeki değişim, artan boya ve kına kullanımıyla saçların doğallığını kaybetmesi gibi nedenlerden dolayı orijinal saç temini zorlaşan perukçularda, saçın kilosu 10 bin liraya yükseldi.
Şok Saat Kaçta Açılıyor, Kaçta Kapanıyor? BİM, A101 ve Şok Çalışma Saatleri…
Koronavirüs pandemisi sebebiyle market ve bakkalların çalışma saatlerine kısıtlama getirildi. Vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılaşmak için en çok kullandığı BİM, A101 ve Şok gibi marketlerin çalışma saatleri merak ediliyor. Peki, Şok saat kaçta açılıyor, kaçta kapanıyor? İşte A101, BİM ve Şok marketlerinin çalışma saatleri...
Reklam
Niğde'de Karbonmonoksitten Zehirlenen 3 Çocuk Annesi Toprağa Verildi
NİĞDE (AA) - Niğde'de sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen 3 çocuk annesi Nagihan Takkun'un cenazesi defnedildi.Merkeze bağlı Hacıabdullah beldesi Boğaziçi Mahallesi'nde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenerek ölen Takkun'un (37) cenazesi, beldede kılınan namazın ardından toprağa verildi.Cenazeye, Takkun'un ailesi ve yakınları ile Hacıabdullah Belediye Başkanı Recep Doğmuş ve vatandaşlar katıldı.Evde baygın halde bulunan Takkun'un çocukları, Selahattin (9), Nuh (13) ve Sinem'in (14) tedavileri Konya Şehir Hastanesi'nde devam ediyor.Hacıabdullah beldesinde çocuklarıyla yaşayan Takkun ve çocukları, önceki gün sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenmiş, anne hayatını kaybetmiş, 3 çocuk ise ambulanslarla Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmıştı.
Nevşehir'de Bağ Evinde Şüpheli Ölüm
NEVŞEHİR (AA) - Nevşehir'in Avanos ilçesinde 52 yaşındaki kişi bağ evinde ölü bulundu. M.T.T, Damönü mevkisindeki bağ evine arkadaşlarını davet etti. Eve giden arkadaşları, M.T.T'yi evde hareketsiz yatarken bulunca polise ve sağlık ekiplerine haber verildi.Sağlık ekipleri M.T.T'nin hayatını kaybettiğini belirledi.Ölümü şüpheli bulunan kişinin 2 arkadaşı, bilgilerine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü.Cenaze, incelemenin ardından Nevşehir Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Reklam
Moldova, Kovid-19'A Karşı Aşılama Sürecini Şubatta Başlatmaya Hazırlanıyor
KİŞİNEV (AA) - Moldova'da yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşılama sürecinin şubatta başlaması için hazırlık yapılıyor.İlk Kovid-19 vakasının 8 Mart 2020'de tespit edildiği ve virüs kaynaklı ilk ölümün 18 Mart 2020'de gerçekleştiği ülkede, tüm vatandaşlar ücretsiz aşı olabilecek.Gönüllülük esasına dayanan aşılama süreci, şubatta başlayacak.Üç etaptan oluşacak aşılamanın birinci aşamasında, sağlık ve sosyal yardım sektöründe çalışanlar aşı olabilecek.İkinci aşamaya, 60 yaş üstü vatandaşlar ile ülkenin güvenlik ve savunma alanında çalışanlar katılabilecek üçüncü aşamada ise tüm vatandaşlara aşı vurulabilecek.Aşılamanın, Almanya merkezli BioNTech ile Amerikan ilaç şirketi Pfizer'ın geliştirdiği 'BNT162b2' aşısıyla yapılacağını belirtiliyor.Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) kapsamında Moldova'ya getirilecek aşılarla vatandaşların yüzde 20'si aşılanacak.Vatandaşların diğer kısmı için ise hükümet aşı satın alacak.Ayrıca Avrupa Birliği (AB) üyesi Romanya'dan 200 bin doz aşının Moldova'ya ulaştırılması bekleniyor.Moldova'nın Transdinyester bölgesine Rus yapımı aşısı ulaştırılacakÖte yandan, Rusya'da Gamaleya Ulusal Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Enstitüsünce geliştirilen 'Sputnik V' (GamKovidVak) aşısının tescili için Moldova Sağlık Bakanlığına başvuru yapıldığı ifade edildi.Moldova sınırlarında bulunan ve tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Transdinyester bölgesine de Sputnik V aşısının ulaştırılacağı belirtildi.Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, Transdinyester bölgesinde yaşayanlara Sputnik V aşısı yapılmasına karşı çıkmadıklarını dile getirmişti.Toplam 156 bin 972 Kovid-19 vakasının tespit edildiği ülkede, şimdiye kadar 147 bin 380 kişi iyileşti, 3 bin 381 kişi ise virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Bm: Güney Sudan'da 8,3 Milyon Kişi İnsani Yardıma Muhtaç
İSTANBUL (AA) - Birleşmiş Milletler (BM), Güney Sudan'da insani yardıma muhtaç kişilerin sayısının 8,3 milyona ulaştığını bildirdi. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisince (OCHA) yapılan yazılı açıklamada, yıllarca süren iç savaşın, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ve iklim değişikliğinin oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle ülkedeki insani durumun gittikçe kötüleştiği belirtildi.'Çatışma, güvensiz ortam ve doğal felaketlerden ötürü 2013'ten bu yana yaklaşık 4 milyon kişi yerinden oldu.' ifadesi kullanılan açıklamada, ülkedeki ekonomik krize ve şehirlerdeki tüketici fiyatlarındaki artışa işaret edildi.Açıklamada, Güney Sudan'da insani yardıma muhtaç kişilerin sayısının 8,3 milyona ulaştığı kaydedildi.'Açlık büyüyor'Açıklamada, 'Açlık büyüyor. 2021 boyunca 7,2 milyondan fazla kişinin şiddetli gıda güvensizliği yaşayacağı tahmin ediliyor. Bazı topluluklar, felaket seviyelerinde gıda güvensizliğiyle karşılaşabilir.' değerlendirmesinde bulunuldu. Dünyanın en genç devletlerinden biri ve yaklaşık 11 milyon nüfusa sahip Güney Sudan, 2011'de Sudan'dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmişti. Zengin petrol kaynaklarına ve tarım arazilerine sahip ülkede, 2013'te başlayan iç savaş, 2018'de son bulmuştu.
Muğla'da Kuvvetli Rüzgar Ve Sağanak Etkili Oluyor
MUĞLA (AA) - Muğla'da kuvvetli rüzgar ve yağış nedeniyle tarım arazileri su altında kaldı, ağaçlar devrildi, bazı evlerin çatısı uçtu.Menteşe ilçesinde kuvvetli sağanak ve rüzgar etkili oluyor. İlçenin Düğerek, Yaraş, Ortaköy, Yeniköy mahalleleri ile Karabağlar Yaylası mevkisindeki bazı tarım alanlarını su bastı.Emirbeyazıt Mahallesi Cemil Şerif Baydur Sokağı'ndaki bir ağaç, sabah saatlerinde şiddetli rüzgarın etkisiyle gövdesinden ayrılarak, bir apartmanın bahçesine devrildi.Herhangi bir can ve mal kaybının meydana gelmediği olayın ardından haber verilmesi üzerine Menteşe Belediyesi ekipleri, devrilen ağacı budadıktan sonra bulunduğu yerden kaldırdı.Fethiye ilçesinde sağanak nedeniyle denizin rengi değişti. Sahile vuran dalgalar yürüyüş yoluna kadar etkisini gösterdi.Şiddetli yağış ve fırtına Ortaca, Dalaman ve Köyceğiz'de de etkili oldu. Ortaca'da bir binanın sac çatısı uçtu. Bazı ağaçlar ve telefon direkleri devrildi.Ortaca ilçesine bağlı Dalyan Mahallesi'nde de bazı tarım arazileri, narenciye ve nar bahçeleri de suyla doldu.Marmaris'te orkan etkili olduMarmaris ilçesinde, gece saatlerinden itibaren etki gösteren orkan (harikeyn) 170 ağacı devirdi.Saatteki hızı 130,7 kilometre ölçülen orkan nedeniyle, limandaki bazı tekneler batma riskine karşı açıkta demir atarak bekledi.İlçede iki otobüs durağı, trafik yön tabelaları, yat limanında elektrik panoları ve banklar devrildi.Devrilen ağaçlar ve çatılardan kopan parçalar çok sayıda otomobile zarar verdi. Marmaris Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri, devrilen ve devrilmesi muhtemel ağaçları kaldırdı. Derelerde oluşan çamurlu suyun dökülmesiyle sahil boyunda deniz kahverengiye döndü.Büyükşehir Belediye ve Telekom ekipleri oluşan hasarları gidermek için çalışıyor
Reklam
Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu "Türkiye-Hollanda Konferansı'nın 8. Toplantısı"Nda Konuştu:
ANKARA (AA) - Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçen yılın Türkiye-Avrupa Birliği (AB) ilişkilerinde, Avrupa ile ilişkileri sınayan zor bir yıl olduğunu ancak şimdi Türkiye ile AB arasında yenilenen bir diyalog için fırsat penceresi bulunduğunu söyledi. 8. Türkiye-Hollanda (Wittenburg) Konferansı Çavuşoğlu ile Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok'un eş başkanlıklarında çevrim içi düzenlendi.Konferansın Antalya'da da düzenlenmesine ilişkin söz veren Çavuşoğlu, bu video konferansın, iki ülke arasındaki üst düzey diyaloğu sürdürme isteğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.Çavuşoğlu, olağanüstü zamanlardan geçildiğini ve değişimin her zamankinden daha hızlı gerçekleştiğini dile getirerek, 'Ticaret ve ekonomiden, inovasyon ve teknolojiye kadar ikili iş birliğimizde büyük bir potansiyele sahibiz. Değişime uyum sağlamak ve potansiyelimizden yararlanmak için sürekli diyaloğa ihtiyacımız var.' dedi.Türkiye ile Hollanda halkının lalelerin dışında ortak pek çok yanı olduğunu anlatan Çavuşoğlu, iki halkın da girişimci, iş odaklı pratik olduğunu vurguladı.Bunun ticarette ve yatırımlarda görüldüğünün altını çizen Çavuşoğlu, 'İş insanlarımızı daha fazlasını yapmaya teşvik etmek için daha çok çalışmalıyız.' diye konuştu.Çavuşoğlu, Türkiye ile Hollanda'nın, Avrupa'nın farklı köşelerindeki iki ülke olarak kıtadaki sorunların ele alınmasına katkıda bulunacak çok şeye sahip olduğunu belirtti.'Türkiye ile AB arasında yenilenen bir diyalog için fırsat penceremiz var'Geçen yılın Türkiye-AB ilişkilerinde, Avrupa ile ilişkileri sınayan zor bir yıl olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, 'Orta Doğu, Kıbrıs, Libya, Suriye ve Kafkasya'daki önemli gelişmelerin yaşandığı yoğun bir yıldı. AB, aralık zirvesinde Türkiye'ye elini uzattı ve biz de olumlu yanıt verdik. Şimdi Türkiye ile AB arasında yenilenen bir diyalog için fırsat penceremiz var.' şeklinde konuştu.Çavuşoğlu, Belçika, Almanya, İtalya, İspanya ve Portekiz'deki mevkidaşlarıyla görüşmelerinin de AB üyelerinin çoğunluğunun bu görüşte olduğunu destekler mahiyette olduğunu söyledi.Çavuşoğlu, 20-22 Ocak 2020 tarihlerinde Belçika’nın başkenti Brüksel’e düzenlediği ziyaret kapsamında AB Konseyi Başkanı Charles Michel’le görüşmelerinde bir zaman çizelgesi dahilinde “somut adımlar için bir yol haritası” üzerinde anlaşma sağladıklarını anımsattı. Türkiye ile AB arasında samimi bir ortaklığın göç, ticaret, enerji, güvenlik, savunma, Suriye, Libya, Balkanlar ve Kafkaslar dahil olmak üzere birçok önemli konuda gerçek değişikliğe yol açabileceğine dikkati çeken Çavuşoğlu, tarafların 2016’daki göç krizi döneminde ortaklıklarının kabiliyetini ortaya koyduğunu söyledi. Çavuşoğlu, 'Türkiye ve AB’nin ortak çabaları sayesinde Avrupa’da İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ortaya çıkan en büyük insani krizi idare edebildik.' ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, 'Türkiye, aday ülke olarak, en yüksek düzeyde kararlılıkla gerçek bir ortaklığa hazır.' dedi.Tüm ilişkilerde olduğu gibi iki tarafın da bazı beklentileri olduğunu aktaran Çavuşoğlu, Türkiye’nin beklentileri arasında 18 Mart Mutabakatı'nın tüm boyutlarıyla yenilenmesi ve bu çerçevede katılım süreci, gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestisi, göç alanında iş birliği, üst düzey diyalog ve terörle mücadelede iş birliğinin ele alınması gibi konuların bulunduğunu kaydetti. Çavuşoğlu, Türkiye’nin bu bağlamda Yunanistan’la istikşafi görüşmelere başladığını, Fransa’yla ilişkilerde normalleşme süreci yürüttüğünü ve içeride reform sürecine odaklandığını dile getirdi. Türkiye’nin aynı zamanda daha önce öneride bulunduğu Kıbrıs’a ilişkin '5 +Birleşmiş Milletler' toplantısı ve Doğu Akdeniz Konferansı’na da hazır olduğunu belirten Çavuşoğlu, Hollanda’nın da desteğine güvendiklerini söyledi. Çavuşoğlu, 'Türkiye ile AB arasında katılım müzakerelerinin başlatılması kararının 2004 yılında Hollanda’nın AB Konseyi Dönem Başkanlığı’nda alındığını hala hatırlıyoruz.' diye konuştu. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Hollanda’nın 18 Mart Mutabakatı'nın imzalanmasında da önemli rol oynadığını kaydetti.Hollanda’daki Türk toplumunun iki ülke arasındaki çok yönlü ilişkilerin en önemli unsurlarından biri olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, 'Türk halkının, Hollanda toplumuna aktif ve başarılı bireyler olarak entegrasyonunu destekliyoruz.' şeklinde konuştu. Almanya’da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını bulan Türk-Alman bilim insanları Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci’yle gurur duyduklarının altını çizen Çavuşoğlu, onların Türklerin Avrupa’da entegrasyonun başarılı örnekleri arasında yer aldığını belirtti.Çavuşoğlu, '8. Wittenburg Konferansı'nın iki ülke arasındaki ortaklığı geliştireceğini vurgulayarak, özellikle İnovasyon Çalışma Grubunu görmekten dolayı memnuniyet duyduğunu, diğer çalışma gruplarına da başarılar dilediğini sözlerine ekledi.
Bursa'da Kontrolden Çıkarak Zeytin Ağaçlarına Çarpan Cipin Sürücüsü Öldü
BURSA (AA) - Bursa'nın İznik ilçesinde, zeytin ağaçlarına çarpan cipin sürücüsü yaşamını yitirdi.Orhangazi-İznik karayolunda seyreden Ozan İzci (36) idaresindeki 16 AJH 141 plakalı cip, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıktı.Hızla savrulduğu zeytinlikte 3 ağaca çarpıp devrilen aracı görenler, durumu 112 Acil Servis ekiplerine bildirdi.Olay yerine gelen sağlık ve jandarma ekipleri, İzci'nin yaşamını yitirdiğini belirledi.Sürücünün cesedi, İznik Devlet Hastanesi morguna gönderildi.
Reklam
Ceylan Hemşireyi Bıçaklayan Eski Sevgiliye 15 Hapis İstemi: 'Ben Elbisesine Zarar Vermek İstedim'
İstanbul Beşiktaş'ta eski sevgilisi hemşire Ceylan G.’ye şiddet uygulayan, mahkemeden serbest bırakılınca bu kez Ceylan hemşireyi bıçaklayan Nazir Ilgın hakkında Cumhuriyet savcısı görüşünü açıkladı. Savcı, Ilgın’ın “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Savcının mütalaasına karşı diyeceği sorulan sanık, “Olay aniden gelişti. Ben elbisesine zarar vermek amacıyla, anlık bir sinirle eylemi gerçekleştirdim” dedi.
A101 Saat Kaçta Açılıyor, Kaçta Kapanıyor? BİM, Şok ve A101 Çalışma Saatleri…
Koronavirüs pandemisi sebebiyle market ve bakkalların çalışma saatlerine kısıtlama getirildi. Vatandaşların günlük ihtiyaçlarını karşılaşmak için en çok kullandığı BİM, A101 ve Şok gibi marketlerin çalışma saatleri merak ediliyor. Peki, A101 saat kaçta açılıyor, kaçta kapanıyor? İşte A101, BİM ve Şok marketlerinin çalışma saatleri...
Reklam
İstanbul'un Barajlarındaki Su Seviyesi Yüzde 34,22'Ye Yükseldi
İSTANBUL (AA) - İstanbul'a su sağlayan barajların su seviyesi, son yağışlarla birlikte yüzde 34,22'ye yükseldi.İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki su seviyesi 8 Ocak'ta yüzde 19,16 oranına kadar inerken, o günden bu yana etkili olan yağışlı havayla birlikte barajlardaki su miktarı yüzde 15,06 arttı.Kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 34,22 olarak ölçüldü. Su miktarı Istrancalar'da yüzde 50,59, Terkos'ta yüzde 34,83, Sazlıdere'de yüzde 13,73, Alibey'de yüzde 44,21, Büyükçekmece'de yüzde 34,38, Ömerli'de yüzde 37,04, Darlık'ta yüzde 51,57, Elmalı'da yüzde 38,58 Kazandere'de yüzde 36,14 ve Pabuçdere'de yüzde 10,87 olarak kaydedildi.Kente su sağlayan baraj ve göletler, 868 milyon 683 bin metreküp su biriktirme hacmine sahipken, su miktarı son yağışlarla 297 milyon metreküp seviyesine yükseldi.İstanbul'a dün itibarıyla verilen su miktarı ise 2 milyon 725 bin 229 metreküp oldu.Son 15 yılın oranlarıBarajlardaki doluluk oranı, 27 Ocak tarihi baz alındığında 2005'te yüzde 49,64, 2006'da yüzde 88,60, 2007'de yüzde 54,62, 2008'de yüzde 25,24, 2009'da yüzde 49,48, 2010'da yüzde 96,15, 2011'de yüzde 88,21, 2012'de yüzde 65,80, 2013'te yüzde 74,17, 2014'te yüzde 32,66, 2015'te yüzde 85,13, 2016'da yüzde 73,80, 2017'de yüzde 84,63, 2018'de yüzde 73,39, 2019'da 90,69, 2020'de yüzde 55,25, 2021'de ise yüzde 34,22 olarak gerçekleşti.
Türk Eğitim-Sen'den Meb'in Unvan Değişikliği Sınav Takviminin Yayınlanması Talebi
ANKARA (AA) - Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 6 Aralık 2020'de yapılması gereken ancak salgın koşullarıyla ertelenen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Merkez ve Taşra Teşkilatı Unvan Değişikliği Sınavı'nın güncellenen sınav tarihinin bir an önce yayınlanmasını istedi.Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, unvan değişikliği sınavının en son 2015'te yapıldığı belirtilerek, Türk Eğitim-Sen'in, sınavın daha fazla zaman kaybedilmeden yapılması için MEB nezdinde girişimde bulunduğu ifade edildi. 'Bakanlığın bu çağrılara cevap verip sınavın 6 Aralık 2020'de yapılacağını duyurduğu', ancak sınavın salgın koşulları nedeniyle ertelendiği kaydedilen açıklamada, sendikanın bu süreçte bakanlığa yine yazı göndererek, sınav tarihi belirlenene kadar başvuru yapamayan ya da sınav başvuru şartlarını henüz sağlayan adaylara da başvuru hakkı tanınmasını istediği bildirildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, 'birçok sınava dair güncellenmiş tarihlerin ilan edildiği bugünlerde MEB'in bir an önce bu sınava ilişkin takvimi yayınlayarak yeni süreci başlatması gerektiğini' belirtti.
Analiz - Kuzey Makedonya'ya AB Yolunda Yeni Engel: Bulgaristan
ÜSKÜP (AA) -ADMİR FAZLAGİKJ- Bağımsızlığını ilan ettiğinden beri Avrupa Birliği (AB) ve NATO’ya üye olmayı stratejik bir hedef olarak belirleyen Kuzey Makedonya, 2005 yılı Kasım ayında AB üyeliğinde aday ülke statüsü kazanırken, söz konusu statünün kazanılmasının ardından 15 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen AB üyelik müzakerelerinin başlatılması için halen tarih alamadı.Bu stratejik hedeflere ulaşma yolunda sürekli engellerle karşılaşan Kuzey Makedonya, güney komşusu Yunanistan ile yaşadığı isim sorunu nedeniyle 2008 yılında Bükreş’teki NATO zirvesinde Yunanistan tarafından veto edilmiş, böylece ittifaka üye olamamıştı. Bu adım Kuzey Makedonya’nın AB entegrasyon sürecinde de bir engel olarak önüne çıkmıştı.Söz konusu olaydan tam 10 yıl sonra, Kuzey Makedonya ve Yunanistan siyasileri Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde Prespa Anlaşmasını imzalayarak yıllardır süren isim sorununa nokta koydu. Bu kapsamda “Makedonya” ismini “Kuzey Makedonya” olarak değiştirdikten sonra Yunanistan artık Kuzey Makedonya’nın Avrupa entegrasyonu yolunda engel olmaktan çıktı; Kuzey Makedonya da bu sayede 2020 yılı Mart ayında NATO’nun 30. üyesi oldu.Kuzey Makedonya’nın stratejik hedeflerine ulaşmasında komşu engeliKuzey Makedonya AB ile üyelik müzakerelerine bir adım daha yaklaşmışken bu sefer doğu komşusu Bulgaristan, 2017 yılında iki ülke arasında imzalanan dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği anlaşmasını anımsatarak Sofya’nın ısrar ettiği şartların yerine getirilmediği gerekçesiyle Kuzey Makedonya’nın önüne engel çıkarıyor.2017 yılının Ağustos ayında iki ülke hükümetleri arasında düzenlenen toplantıda Kuzey Makedonya Başbakanı Zoran Zaev ve Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov tarafından dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği anlaşması imzalanmıştı. Anlaşma kapsamında tarihi konular ve eğitim gibi meseleler için Ortak Uzman Komisyonu da kurulmuştu.Yunanistan ile de 2018 yılında anlaşmaya varmasının ardından Kuzey Makedonya bu kez iki ülke arasındaki tarihi ve kimlik meselelerinin çözülmesi yönünde Bulgaristan’ın baskılarını hissetmeye başladı. Bulgaristan meclisi 2019 yılının Ekim ayında AB’nin Kuzey Makedonya ile müzakereleri başlatması yönündeki deklarasyonunu onayladı. Bu deklarasyonda, “Avrupa entegrasyonuna yönelik destek, tarihi olaylar, belgeler ve eserler ile Bulgar tarihindeki şahsiyetlerin rolü ve görüşlerinin zararına olmamalıdır” ifadeleri yer alıyor.AB üyesi olabilmesi için Kuzey Makedonya’nın yerine getirmesi gereken ve aralarında “Makedon dili” ve “Bulgar faşist işgalcisi” ifadelerinden bahsedilmemesi meselesi de bulunan 20 civarında şart bulunuyor. Şartlar, ülke ve vatandaşların kimlikleri ile tarihi meseleleri içeriyor.Bulgaristan’ın, Kuzey Makedonya’nın AB üyeliğini desteklemek için talep ettiği bu şartlar, 2019 yılı Ekim ayında Fransa’nın AB’nin genişlemesine karşı çıkması ve üyelik müzakereleri için yeni metodoloji talep etmesi meselesinin ardından gölgede kaldı. Söz konusu yeni metodolojinin onaylanmasının ardından geçen yılın Mart ayında AB Kuzey Makedonya ve Arnavutluk’la üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı aldı, ancak bu yönde herhangi bir tarih belirlenmedi.Kuzey Makedonya AB üyelik müzakerelerinin başlatılması süreci eşiğindeyken, Bulgaristan 2019 yılı Eylül ayında AB ülkelerine mektup göndererek, Kuzey Makedonya’daki “Bulgar karşıtı devlet ideolojisi” hakkında tarihi gerekçeler sunup Makedon kimliği ve diline yönelik tutumu için destek istedi.Üyeliğe aday ülkelerin AB’ye çözülmemiş sorunlar getirmemesi gerektiği belirtilen mektupta, Üsküp’le olan anlaşmazlıkların çözülmemiş çekişmeler olduğu ve bütün bunların, Kuzey Makedonya’nın üyeliğine ilişkin AB’de karar alma sürecine olumsuz etki edebileceği vurgulandı. Bu durum, Bulgaristan’ın Kuzey Makedonya’nın AB’ye entegrasyonu yolunda bir engel daha oluşturacağı sinyalini vermiş oldu.Kuzey Makedonya Başbakanı Zoran Zaev 6 Kasım 2020’de yaptığı açıklamada, AB Daimi Temsilciler Komitesi (COREPER) toplantısında Bulgaristan’ın, Kuzey Makedonya’nın AB üyelik müzakerelerinin başlatılmasına yönelik müzakere çerçevesinin birinci aşamasını bloke ettiğini ifade etti. Zaev, bu şekilde Kuzey Makedonya ve Bulgaristan arasında varılan dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği anlaşmasının ikinci maddesinin ihlal edildiğini söyledi.Bulgaristan’ın bu yöndeki resmi vetosu 17 Kasım 2019’da yayınlanırken, Bulgaristan Dışişleri Bakanı Ekaterina Zaharieva, ülkesinin Kuzey Makedonya’nın AB katılım müzakere çerçevesini onaylamadığını belirtti. Kuzey Makedonya’nın AB’ye entegrasyon yolunun uzun olduğunu dile getiren Zaharieva, “Bulgaristan düşmanlığı temelli bir ideolojiye dayanan bir devletin AB’de yeri yok” görüşünü paylaştı. Ayrıca Zaharieva, Kuzey Makedonya’nın 1999 yılında uzlaştığı resmi dil konusundaki formülü desteklememesi, Bulgaristan ile dostluk, iyi komşuluk ve işbirliği anlaşmasının uygulanması için yol haritasının yerine getirilmemesi ve Kuzey Makedonya’nın Bulgaristan’da sözde Makedon azınlığının bulunmasıyla ilgili iddialarının Bulgaristan’ın veto kararının ana nedenlerinin arasında yer aldığını söyledi.Diplomatik temaslarBulgaristan’ın bu kararının ardından iki ülke arasındaki diplomatik müzakereler devam etti ancak Bulgaristan 10-11 Aralık 2020’de yapılan AB Liderler Zirvesinde bile bu yöndeki müzakere çerçevesine onay vermedi. Öte yandan, Kuzey Makedonya’da iktidarda bulunan siyasiler, bu yönde bir çözümün var olduğuna dair iyimser görüş sergiliyor.Kuzey Makedonya Başbakanı Zoran Zaev Bulgar medyasına yaptığı açıklamada, toprak iddiasında bulunmadıklarını, içişlerine karışmayacaklarını ve azınlıklara yönelik talepleri olmadığına dair bir evrak gönderdiklerini ifade etti.Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanı Buyar Osmani sorunun giderilmesi için Üsküp ve Sofya arasında diplomatik bir kanalın mevcut olduğunu, çözümün ise Dostluk, İyi Komşuluk ve İşbirliği Anlaşmasına olan güvenin geri getirilmesinde yattığını kaydetti. Ayrıca, Kuzey Makedonya hükümeti geçen yılın Aralık ayında, iki ülke arasında tarih ve kimlik alanındaki açık meselelerin çözüme kavuşması için eski Başbakan Vlado Buçkovski’yi Bulgaristan Özel Temsilcisi olarak görevlendirdi.Geçtiğimiz dönemde Bulgaristan’ı ziyaret edip ilgili yetkililerle görüşen Buçkovski, sürecin önündeki engeli kaldıracak ve aynı zamanda Avrupa değerleri ruhuna uygun olacak bir çözüme ulaşılmasının mümkün olduğunu belirtti. Bu yönde ek süreye ihtiyaç duyulabileceğinin altını çizen Buçkovski, doğru yolda olduklarını ifade etti.Kuzey Makedonya Dışişleri Bakanlığı, Dostluk, İyi Komşuluk ve İşbirliği Anlaşmasının uygulanmasına yönelik eylem planını 2020 yılı sonlarına doğru Bulgar tarafına ilettiklerini açıkladı. Osmani ve Zaharieva tarafından yapılan görüşmelerde görüş, fikir ve uygun öneri paylaşımında bulunulması hususlarında uzlaşı sağlandı.Kuzey Makedonya hükümeti: Bulgaristan’ın vetosu jeostratejik bir hataBulgaristan’ın Kuzey Makedonya’nın Avrupa entegrasyonunu engelleme kararına tepki gösteren Kuzey Makedonya hükümeti yetkilileri, söz konusu kararı “sorumsuz ve jeostratejik hata” olarak nitelendirerek Kuzey Makedonya’nın geleceğinin Avrupa’da olduğunu vurguladı.Hükümet organları tarafından yapılan açıklamalarda “Makedon ulusal kimliği, müzakere konusu olmadı, müzakere konusu değildir ve olması mümkün değildir. Makedon halkı ve Makedon dili, Makedon kimliğinin sütunlarıdır. Bunlar geçmişten gelmektedir ve bizim Avrupa’daki geleceğimizin de sütunlarıdır. AB’nin stratejik hedefi olan genişleme sürecini AB üyesi olan Bulgaristan durdurdu. Burada sorumsuz ve ağır bir jeostratejik hata söz konusu,” ifadeleri kullanıldı.Öte yandan, ülkedeki İç Makedon Devrimci Örgütü-Makedonya’nın Ulusal Birliği Demokratik Partisi (VMRO-DPMNE) öncülüğündeki muhalefet ise “Makedon kimliğinin geleceği için müzakere edeceğini” söyleyerek Başbakan Zaev’in istifasını talep eden protestolar düzenledi.Yeni bir kriz ihtimaliAB ülkeleri arasında birçok diplomatik girişime rağmen Kuzey Makedonya ile Bulgaristan arasındaki açık meselelerin çözümü ufukta görünmüyor. Avrupa entegrasyonu ve reform ihtiyacına olan bağlılığını sürdürdüğünü dile getiren Kuzey Makedonya hükümeti, Bulgaristan’la olan sorunun çözüme kavuşturulması için müzakerelere hazır olduğunu ifade ediyor. Ancak, sürecin ne şekilde işleyeceğine dair Bulgaristan tarafından henüz net sinyaller verilmiyor.Bulgaristan ve Kuzey Makedonya arasındaki sorunun çözümüne dair ilkbahara doğru ilerleme kaydedileceği şeklinde bir umut bulunuyor. Bu dönemde Bulgaristan’da yapılacak genel seçimlerin ardından Bulgaristan’daki siyasi durumun dengelenmesi, bu sayede de komşu ülke Kuzey Makedonya ila açık sorunların çözüme kavuşturulmasına daha fazla odaklanması bekleniyor. Bulgaristan’ın Kuzey Makedonya’ya yönelik vetosu, muhalefetin ara sıra düzenlediği protestolar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının oluşturduğu krizle mücadele ve ekonomik gerileme, Kuzey Makedonya’nın halihazırda bulunduğu karmaşık durumu daha da karmaşık hale getiren şeylerden birkaçı. Söz konusu koşulların öngörülebilir bir vakitte değişmemesi durumunda Kuzey Makedonya’nın yeni bir siyasi krize sürüklenmesi an meselesi.Mütercim: Furkan Abdulla
Antalya'da Kuvvetli Rüzgar Ve Sağanak Etkili Oluyor
ANTALYA (AA) - Antalya'da kuvvetli rüzgar ve sağanak nedeniyle Antalya Havalimanı'nda bazı uçuşlar iptal edildi, bazıları ise Konya ve Ankara'ya yönlendirildi. Akşam saatlerinde başlayan ve zaman zaman şiddetini artıran sağanak ve kuvvetli rüzgar, hava trafiğini de olumsuz etkiledi.Gece saatlerinde inmesi beklenen 5 uçak, Konya ve Ankara'ya yönlendirildi. Sabah saatlerinden itibaren de yurt içinden yapılacak 8 uçuş iptal edildi. Buna göre, 7.15'de Sabiha Gökçen, 8.10'da Ankara, 9.20'de İzmir, 10.15'de Sabiha Gökçen, 10.30'da Sabiha Gökçen, 11.30 İstanbul, 12.35 Sabiha Gökçen ve 13.05 Adana'dan kalkması planlanan uçakların uçuşu iptal olarak bildirildi. Öte yandan yurt dışından da bazı uçaklar için gecikme olacağı kaydedildi. Buna göre, 12.40'da Kazakistan Almatı'dan, 13.05'te Rusya Sheremetyevo'dan kalkması planlanan uçakların gecikmeli olarak kente geleceği belirtildi.
Reklam