onedio
Bahçesine Giren Komşusunun Köpeğini Sopayla Vurarak Öldürdü
Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde Arif Sevinç, bahçesine giren komşusunun 'Tony' adlı köpeğine sopayla vurarak ölümüne neden oldu. Köpeğin sahibi Ömercan Karkaç, saldırgan hakkında şikayetçi olurken Sevinç, 'Tavuklarımı kurtarmak istedim' diye kendini savundu.
Psikososyal Destek Ekipleri 100 Binden Fazla Afetzedenin Yardımına Koştu
ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı psikososyal destek ekipleri, 2020'de meydana gelen 15 afet ve acil durum olayı sonrasında toplam 105 bin 207 kişiye destek sağladı.Bakanlığın ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliğinde yürüttüğü psikososyal destek çalışmaları, özellikle deprem, sel, yangın gibi afetlerin ardından vatandaşların ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve yaşadıkları travmanın etkilerinin en aza indirilmesinde büyük önem taşıyor. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 3 bin 118 psikososyal destek uzmanı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile birlikte büyük afet ve acil durum olaylarının da yaşandığı 2020'de vatandaşların yardımına koştu. Psikososyal destek ekipleri, bu kapsamda, 24 Ocak'ta meydana gelen Elazığ/Malatya depremi, 25 Ocak'ta yaşanan Manisa depremi, 4 Şubat'ta Van'da meydana gelen çığ faciası, 7 Şubat'taki Pegasus uçak kazası, 23 Şubat'taki Van depremi, 14 Haziran'daki Bingöl depremi, 19 Haziran'da Düzce'de, 21 Haziran'da Bursa'da, 23 Haziran'da ise İstanbul'da yaşanan sel baskınları, 25 Haziran'da Van'da yaşanan deprem, 3 Temmuz'da Sakarya'da havai fişek fabrikasındaki patlama, 13 Temmuz'da Rize'de, 21 Ağustos'ta Giresun'da yaşanan sel baskınları, 9 Ekim'de Hatay'da meydana gelen orman yangını ile 30 Ekim'de İzmir'de yaşanan depremin ardından devreye girdi. Sosyal çalışmacı, psikolog, psikolojik danışman ve çocuk gelişim uzmanlarının yer aldığı ekipler, afet ve acil durum olaylarından etkilenen 27 bin 406 hanedeki toplam 105 bin 207 vatandaşa destek sağladı. 7 yılda 536 bin vatandaşa ulaşıldı Öte yandan 2013-2020 yıllarında yaşanan toplam 137 afet ve acil durum olayı sonrasında 7 bin 242 meslek elemanı psikososyal destek çalışmalarında görev aldı. Uzmanlar, bu süreçte 536 bin vatandaşa psikososyal destek hizmeti sundu. Çalışmalarında, afet ve acil durum olaylarından etkilenen vatandaşlarla birebir görüşmeler yapan psikososyal destek ekipleri, öncelikli olarak vatandaşların ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda düzenli destek programları uyguluyor. Afetten yaralı kurtulan, afetlerde yakınlarını kaybeden kişiler ile yaşlı, engelli, kadın, bebek, çocuk gibi özel ihtiyaç gruplarına özel programların geliştirilmesi, afetzedelerin yaşadıkları süreci anlamlandırabilmeleri ve hayatlarının normale dönmesinin sağlanması ile ebeveynlere yönelik bilgilendirme faaliyetleri de psikososyal destek ekiplerinin çalışmaları arasında yer alıyor.
Psikososyal Destek Ekipleri 100 Binden Fazla Afetzedenin Yardımına Koştu
ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı psikososyal destek ekipleri, 2020'de meydana gelen 15 afet ve acil durum olayı sonrasında toplam 105 bin 207 kişiye destek sağladı.Bakanlığın ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliğinde yürüttüğü psikososyal destek çalışmaları, özellikle deprem, sel, yangın gibi afetlerin ardından vatandaşların ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve yaşadıkları travmanın etkilerinin en aza indirilmesinde büyük önem taşıyor. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 3 bin 118 psikososyal destek uzmanı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile birlikte büyük afet ve acil durum olaylarının da yaşandığı 2020'de vatandaşların yardımına koştu. Psikososyal destek ekipleri, bu kapsamda, 24 Ocak'ta meydana gelen Elazığ/Malatya depremi, 25 Ocak'ta yaşanan Manisa depremi, 4 Şubat'ta Van'da meydana gelen çığ faciası, 7 Şubat'taki Pegasus uçak kazası, 23 Şubat'taki Van depremi, 14 Haziran'daki Bingöl depremi, 19 Haziran'da Düzce'de, 21 Haziran'da Bursa'da, 23 Haziran'da ise İstanbul'da yaşanan sel baskınları, 25 Haziran'da Van'da yaşanan deprem, 3 Temmuz'da Sakarya'da havai fişek fabrikasındaki patlama, 13 Temmuz'da Rize'de, 21 Ağustos'ta Giresun'da yaşanan sel baskınları, 9 Ekim'de Hatay'da meydana gelen orman yangını ile 30 Ekim'de İzmir'de yaşanan depremin ardından devreye girdi. Sosyal çalışmacı, psikolog, psikolojik danışman ve çocuk gelişim uzmanlarının yer aldığı ekipler, afet ve acil durum olaylarından etkilenen 27 bin 406 hanedeki toplam 105 bin 207 vatandaşa destek sağladı. 7 yılda 536 bin vatandaşa ulaşıldı Öte yandan 2013-2020 yıllarında yaşanan toplam 137 afet ve acil durum olayı sonrasında 7 bin 242 meslek elemanı psikososyal destek çalışmalarında görev aldı. Uzmanlar, bu süreçte 536 bin vatandaşa psikososyal destek hizmeti sundu. Çalışmalarında, afet ve acil durum olaylarından etkilenen vatandaşlarla birebir görüşmeler yapan psikososyal destek ekipleri, öncelikli olarak vatandaşların ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda düzenli destek programları uyguluyor. Afetten yaralı kurtulan, afetlerde yakınlarını kaybeden kişiler ile yaşlı, engelli, kadın, bebek, çocuk gibi özel ihtiyaç gruplarına özel programların geliştirilmesi, afetzedelerin yaşadıkları süreci anlamlandırabilmeleri ve hayatlarının normale dönmesinin sağlanması ile ebeveynlere yönelik bilgilendirme faaliyetleri de psikososyal destek ekiplerinin çalışmaları arasında yer alıyor.
Edirne'de Köylerdeki İçme Suyu Kuyularında İhtiyaç Duyulan Enerji Güneşten Sağlanacak
EDİRNE (AA) - Edirne'nin İpsala ilçesinde, elektrik tüketiminde tasarruf sağlamak için su kuyularının başına güneş enerji sistemleri kuruluyor. İpsala Kaymakamlığından yapılan açıklamada, köylerin içme suyu kuyularına güneş enerji sistemi kurulumu yapımına Aliçopehlivan köyünden başlandığı belirtildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen İpsala Kaymakamı Ekrem Güngör, güneş enerjisinin temiz bir enerji kaynağı olduğuna dikkat çekti. Kurulum çalışmalarının Köylere Hizmet Götürme Birliği marifetiyle gerçekleştirildiğini aktaran Güngör, güneş enerji sistemleri sayesinde elektrik fiyatlarından tasarruf sağlanacağını dile getirdi.Örnek bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirten Güngör, şöyle devam etti:'Temiz enerji olan güneş enerjisi ile içme suyu elektrik sarfiyatında yüzde 30 oranında tasarruf sağlanacaktır. Örnek teşkil edecek bu sistemin 3-4 yıl arasında kendini amorti edeceği öngörülmektedir. Güneş enerjisi ve diğer rüzgar ve su enerjisi sistemlerinin yapımının özellikle İpsala da tarımsal sulama kooperatiflerine örnek teşkil etmesini, kooperatiflerin en yüksek gideri olan elektrik maliyetlerini ve vatandaşların tarımsal faaliyetlerindeki giderlerini minimum seviyeye düşmesini istiyoruz. Bu konuda üniversitemiz bünyesinde de çalışmalar yapmak istiyoruz.'Güngör, projenin hayata geçirilmesine destek veren Edirne Valisi Ekrem Canalp'e teşekkür ederek, yapım çalışmaları Koyuntepe köyüyle devam edeceğini kaydetti.
Grafikli - Elazığ'da 8 Bininci Konutun Anahtarı Törenle Hak Sahibine Teslim Edilecek
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da depremzedeler için inşa edilen 8 bininci konutun anahtarı bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı törenle hak sahibine teslim edilecek.Merkez üssü Sivrice ilçesi olan, 24 Ocak 2020'de meydana gelen, 41 kişinin hayatını kaybettiği 6,8 büyüklüğündeki depremde binlerce evin ağır hasar gördüğü Elazığ'da, depremzedelerin konut ihtiyacını karşılamak için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinesinde TOKİ tarafından yapımına başlanan 20 bin 118 konuttan 8 bini tamamlandı. Depremin 1. yılını yeni konutlarında karşıladılarİnşası tamamlanan 8 bin konuttan 3 bin 310'u, Elazığ İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce hak sahipliği süreci tamamlanan depremzedelere, Elazığ Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen kura çekimi ile verildi.Teslim edilen konutlarına yerleşen depremzedeler, depremin 1. yılını yeni konutlarında karşıladı.Depremzede aileler, içerisinde okul, iş yeri, cami, fırın, dinlenme alanları, çocuk oyun parkları, spor tesisleri, yürüyüş ve bisiklet yollarının bulunduğu, yöresel mimarinin izlerini taşıyan ve çevre düzenlemesiyle dikkati çeken konutlarda yaşamını sürdürüyor.8 bininci konutun anahtarını hak sahibine Cumhurbaşkanı teslim edecekCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılacağı törenle 8 bininci konutun anahtarı da bugün hak sahibine verilecek.Diğer konutların da etaplar halinde hak sahibi depremzedelere teslim edilmesine devam ediliyor.Kırsalda 1015 çelik konstrüksiyon konut projesiKırsaldaki depremzedelerin de yaralarını sarmak için çalışma yürüten TOKİ, Baskil, Sivrice ve Maden ilçeleri ile merkeze bağlı toplam 300 köyde, 4 etap şeklinde ihalesi yapılan ve yüzde 20'sinin inşası tamamlanma noktasına gelen 1015 çelik konstrüksiyonlu konut projesi uyguladı.35 yeni okul inşa ediliyorHasar gören okulların yerine ise Milli Eğitim Bakanlığı koordinesinde hayırsever firmaların katkılarıyla 11 okulun, devlet eliyle ise yaklaşık 150 milyon liralık yatırımla merkez ve ilçelerde 24 okulun yapımı için çalışmalar devam ediyor. Depremde hasar gören 12 okulda da 26 milyon 676 bin liralık maliyetle güçlendirme çalışması yürütülüyor.
AB Ülkelerinin Dışişleri Bakanları Bir Araya Geldi
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Rusya ve ABD ile ilişkiler başta olmak üzere çeşitli konuları ele almak üzere Brüksel'de toplandı.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell başkanlığındaki toplantının gündeminde Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın gözaltına alınmasından sonra AB-Rusya ilişkileri ile 46'ncı ABD Başkanı Joe Biden'ın göreve başlamasının ardından transatlantik ilişkileri ön sıraları alıyor.Bakanlar ayrıca AB'nin satın alacağı yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirilen aşıları düşük gelirli ülkelerle paylaşması, salgınla mücadele kapsamında ülkelerin uyguladığı seyahat kısıtlamaları gibi tedbirlerin koordinasyonu, Bosna Hersek'teki göçmenlerin durumu, Mısır'da bir İtalyan öğrencinin öldürülmesi, Körfez ülkelerindeki gelişmeler, Hong Kong ve Venezuela'daki durumu ile Brexit sonrası İngiltere ile ilişkileri de ele alacak. Bakanların gündeminde, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun geçen hafta Brüksel'de AB yetkilileriyle yaptığı görüşmelerden sonra Türkiye-AB ilişkileri de olacak.ABD dışişleri bakanlarının toplantısında Japonya Dışişleri Bakanı Toşimitsu Motegi de video konferansla bağlanacak ve AB-Japonya ilişkilerinin yanı sıra Asya'da iş birliği imkanları konuşulacak.
Reklam
Doğu Anadolu'da En Düşük Sıcaklık Ağrı'da Ölçüldü
ERZURUM (AA) - Doğu Anadolu Bölgesi'nde gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında 28 dereceyle Ağrı'da kaydedildi.Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, havanın parçalı bulutlu geçeceği bölgede, sıcaklıklar mevsim normallerinin 2 ila 4 derece üzerinde olacak.Rüzgar, güneyden hafif, zaman zaman orta kuvvette esecek.Gece en düşük hava sıcaklığı sıfırın altında olmak üzere Ağrı'da 28, Kars'ta 23, Ardahan'da 21, Iğdır'da 15, Erzurum'da 13 ve Erzincan'da 11 derece ölçüldü. Gün içinde en yüksek sıcaklıkların sıfırın altında olmak üzere Ağrı'da 14, Ardahan'da 10, Kars'ta 6, Erzurum'da 3, Iğdır'da 2, Erzincan'da 1 derece olması bekleniyor.Kar kalınlığı, kayak merkezlerinden Palandöken'de 105, Sarıkamış'ta 55 ve Konaklı'da 29 santimetreye ulaştı. Bölgede, sabah ve gece saatlerinde kuvvetli buzlanma, don, sis ve pus olayı ile dik ve eğimli bölgelerde çığ tehlikesine karşı vatandaşlar ile yetkililerin dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor.
Survivor Meryem Kasap Neden Diskalifiye Oldu! Meryem Kasap Kimdir, Kaç Yaşında, nereli?
Survivor 2021 ünlüler gönüllüler yarışmasında ikinci şok! Ünlüler takımı yarışmacısı Cemal Hünal'ın geçtiğimiz günlerde rahatsızlığından dolayı yarışmaya veda etmişti. Acun Ilıcalı Survivor 2021'e veda eden ikinci ismi de açıkladı: Meryem Kasap. Meryem Kasap neden diskalifiye oldu? Survivor Meryem Kasap neden diskalifiye oldu? Meryem Kasap kimdir, kaç yaşında, nereli? İşte merak edilen soruların cevapları...
Reklam
Düzce'de 4 Çocuk Sobadan Sızan Karbonmonoksit Gazından Zehirlendi
DÜZCE (AA) - Düzce'nin Çilimli ilçesinde sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen 4 çocuk hastaneye kaldırıldı.Alınan bilgiye göre, Kafyayla köyünde Hüseyin Bıçak'a ait evde bulunan çocuklar Halil İbrahim (10) ve İnci Bıçak (6) ile Gülcan Çelebi (14) ve Duru Eroğlu (12), sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi.Çocukların fenalaşması üzerine durumu fark eden yakınları, durumu sağlık ekiplerine bildirdi.İhbar üzerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, 4 çocuğu ilk müdahalenin ardından Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Merkezi'ne kaldırdı.Tedavisi süren çocukların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Trakya Üniversitesi'nde Yağmur Bahçeleri Kuruldu
EDİRNE (AA) - Trakya Üniversitesinin kampüslerine yeşil altyapı uygulamaları kapsamında 'yağmur bahçeleri' kuruldu.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Balkan, Ayşekadın ve Makedonya yerleşkelerinde kurulan yağmur bahçeleri suyun doğal döngüsünde doğru yönetimine olanak sağlayacak.Bir yüksek lisans tezinden yola çıkılarak ortaya konan ve Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü ve Fen Bilimleri Enstitüsü Uygulamalı Bilimler ve Teknoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Gökçen Bayrak tarafından yönetilen projede, sel ve su baskınları, su kalitesinde bozulma, yüksek maliyet gibi olumsuz etkilerin de ortadan kaldırılması hedefleniyor.Yağmur bahçelerinin yer seçiminde toprak yapısı, yağmur suyu akış yönleri incelendi, yapılara uzaklık, yeraltı suyu mevcudiyeti, altyapı elemanları, bitki örtüsü ve kirletici kaynaklar gibi etkenler de dikkate alındı.Proje Teknoloji Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi desteğiyle yağmur sularından bakır, çinko, kadmiyum, kurşun, fosfor, florür, klorit, bromat, klorür, bromür, klorat, nitrat, fosfat, sülfat, nitrit analizleri yapılmasına da imkan sağlayacak.-Yağmur bahçeleri nedir?Yağmur bahçeleri çatılardan, yollardan ve kaldırımlardan akan yağmur sularının toprak tarafından emilmesine yardımcı olan alanlar olarak tarif ediliyor.Çevrelerine göre daha alçak yerlere yapıldığından yağmur sırasında suyun kendiliğinden toplandığı yağmur bahçelerine bölgeye özgü bitkiler, kır çiçekleri, bodur ağaçlar, uzun ömürlü çiçekli bitkiler dikilebiliyor.Bu alanlarda biriken yağmur suları bitkilerin kök sistemleri tarafından tutulup ve topraktan yavaşça süzülerek yeraltına ulaştırılıyor.
Fransa, Çad Ordusuna Askeri Mühimmat Desteği Sağladı
ANKARA (AA) - Fransa, Çad ordusuna destek amacıyla askeri mühimmat gönderdi.Fransa'nın Encemine Büyükelçisi Bertrand Cochery, Çad'ın başkenti Encemine'de hafta sonu düzenlenen ve üst düzey yetkililerin katıldığı bir törende yaptığı açıklamada, Çad ordusuna 9 tanktan oluşan askeri mühimmat desteğinde bulunduklarını ifade etti.Fransız yetkilileri, mühimmatlarla birlikte yedek parçalarını da teslim ettiklerini belirterek, ülkede 20 bin Çadlı askere de askeri formasyon vermeye devam ettiklerini hatırlattı.Fransa'nın Nijer, Çad, Moritanya, Burkina Faso ve Mali'de yürüttüğü Barkhane Operasyonu'nda toplam 5 bin 100 asker görev yapıyor. Çad, Barkhane Operasyonu'nun komutanlığına ev sahipliği yapıyor.Operasyonun Mali ayağında aralık sonundan ocak başına kadar 5 askerin hayatını kaybetmesi Fransız kamuoyunda ciddi eleştiri konusu olmuş, operasyonun sona ermesi ya da asker sayısının azaltılmasına ilişkin talepler gündeme gelmişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da 19 Ocak'ta yaptığı açıklamada, konunun Encemine'de şubat ayında düzenlenecek G5 Sahel Zirvesi'nde karara bağlanacağını söylemiş ve asker sayısının azaltılmasına yeşil ışık yakmıştı.
Reklam
Bitlisli Gençler, Yüzeyi Donan Gölde Futbol Oynadı
BİTLİS (AA) - Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde gençler, soğuk hava nedeniyle yüzeyi buz tutan Arin Gölü'nde futbol oynayarak eğlendi.İlçeye bağlı Göldüzü köyünde bulunan ve yaz aylarında birçok kuş türüne ev sahipliği yapan göl, kışın da köylülerin oyun alanına dönüştü. Soğuk havanın etkisiyle yüzeyi buzla kapanan göle gelen gençler, tehlikeye aldırış etmeden futbol maçı yaparak eğlenceli anlar yaşadı.Gençlerden Orhan Emen, gazetecilere, kışın buzla kaplanan gölü futbol sahasına dönüştürdüklerini söyledi. Gölün çevresindeki köylerde yaşayanların buzun üzerinde oyunlar oynayarak eğlendiğini dile getiren Emen, 'Gölün çevresi her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünüyor. Yazın kuşlar burada konaklıyor. Fotoğrafçıları bu bölgeye davet ediyoruz. Bu güzelliğin tanıtılmasını istiyoruz.' dedi.
Türkiye'ye Getirilen 6,5 Milyon Doz Coronavac Aşısı İki Haftalık Analiz Sürecinden Geçecek
ANKARA (AA) - YEŞİM SERT KARAASLAN - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele sürecinde Türkiye'de toplumsal bağışıklama için uygulanan ve ikinci partide getirilen 6,5 milyon doz CoronaVac aşısı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından yapılacak analiz sonrasında kullanılabilecek.Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Sema Kultufan Turan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınında aşılamayla önemli bir sürece girildiğini söyledi. Türkiye'de klinik çalışmaların ardından 13 Ocak'ta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın CoronaVac aşısının ilk dozunu yaptırmasını takiben 14 Ocak'ta sağlık çalışanlarından başlamak üzere, toplumsal aşılanmanın başladığını hatırlattı.Kısa süre içinde sağlık çalışanları içinde 1 milyon aşılama oranının üzerine çıkıldığını belirten Turan, salgının ancak toplumsal aşılanmanın sağlanmasıyla sonlanabileceğini vurguladı.Toplumsal bağışıklığın sağlanabilmesi için ilk olarak Çinli Sinovac firmasınca üretilen CoranoVac aşısının 3 milyon dozunun, 30 Aralık'ta Türkiye'ye getirildiğini anımsatan Turan, aşılardan rastgele alınan numunelerin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) laboratuvarlarına sevk edilip 14 gün analiz edildiğini ifade etti.Turan, TİTCK'in, analizleri tamamlanan CoronaVac aşısı için 13 Ocak'ta 'Acil Kullanım Onayı' verdiğini kaydetti.'Bu, güvenlik için yapılan bir önlem'Prof. Dr. Turan, söz konusu inaktif aşıların 10 milyon doz olan ikinci sevkiyatının ilk bölümü olan 6,5 milyon dozu için de güvenlik ve kontrol süreçlerinin başlayacağını anlattı.Bu analiz sürecinin tüm aşılar için geçerli olduğunu vurgulayan Turan, şu bilgileri verdi:'Dışarıdan ülkemize giren her aşı, ilaç ya da ilaç benzeri bir ajan Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından tetkik edilmeli. Bu, güvenlik için yapılan bir önlem. Ürün, 14 günlük tetkik süresini tamamladıktan sonra aşılamalar gerçekleştirilecek. Bu tamamen halkımız için yapılan ve uygulanan bir prosedürdür. Önceden de böyleydi, şimdi tüm aşıların tetkik edilmesi şart. Tetkik edildikten sonra aşının kişiyle buluşturulması gereklidir; bu, tüm aşılar için geçerlidir.'
Danıştay Yabancı Uyruklu Tıpta Uzmanlık Öğrencilerine Döner Sermaye Ödemesi Yapılamayacağına Hükmetti
ANKARA (AA) - KEMAL KARADAĞ - Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin döner sermaye ödemesinden yararlanamayacağına karar verdi.Ankara, İzmir ve İstanbul'da yaşayan yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencileri, döner sermaye ek ödemesine ilişkin taleplerinin görev yaptıkları üniversitelerce reddedilmesi üzerine dava açtı.İstanbul ve İzmir'deki idare mahkemeleri, döner sermaye ücretlerinin davacı öğrencilere ödenmesine hükmetti, bu kararlar bölge idare mahkemelerince hukuka uygun bulundu.Ankara 11. İdare Mahkemesinin döner sermaye ücretinin ödenmesine yönelik kararı ise istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesince, bu konuda yasal düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle kaldırıldı.Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu, istinaf mahkemeleri arasındaki aykırılığın giderilmesi istemiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna başvurdu.İdare mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerinin kararlarını irdeleyen Kurul, yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerine döner sermaye ödemesi yapılamayacağına hükmetti.KarardanKurulun kararında 10 Eylül 2014'te Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 69. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ek 33. maddesinde yapılan değişiklikle yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerine de nöbet ücreti ödenmesinin öngörüldüğü hatırlatıldı. Nöbet ücreti ile döner sermaye ödemesinin farklı olduğuna, bunların mevzuatta ayrı ayrı düzenlendiğine işaret edilen kararda, döner sermaye ödemesinin hangi oranlarda ve kimlere yapılacağının 209 sayılı Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kurumları ile Esenlendirme (Rehabilitasyon) Tesislerine Verilecek Döner Sermaye Hakkında Kanun'un 5. maddesinde ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 58. maddesinde yer aldığı belirtildi.İlgili kanunlarda ödeme yapılacaklar arasında tıpta uzmanlık eğitimi alan yabancı uyrukluların sayılmadığı belirtilen kararda, yasal düzenleme bulunmadığından yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin uzmanlık eğitimine devam ederken döner sermaye ödemesinden yararlanmalarının mümkün olmadığı kaydedildi.Bu öğrencilerin, Türk öğrencilerden farklı kontenjanlar kapsamında farklı bir tıpta uzmanlık eğitimi sınavına girerek uzmanlık eğitimine başladıkları ifade edilen kararda, yabancı uyruklu öğrencilerin Türk öğrenciler ile aynı statüde değerlendirilmelerine hukuken olanak bulunmadığı belirtildi.
Reklam
Kuzey Koreli Diplomat Güney Kore'ye İltica Etti
ANKARA (AA) - Kuzey Koreli bir diplomatın, Güney Kore'ye iltica ettiği bildirildi.Güney Kore haber ajansı Yonhap'ın haberine göre, Kuzey Kore'nin Kuveyt'teki Büyükelçiliğinin maslahatgüzarı Ryu Hyun-woo adlı diplomat, ailesiyle Güney Kore'ye sığındı.Ryu'nun, Kuzey Kore'nin Kuveyt Büyükelçisi So Chang-sik'in, Birleşmiş Milletlerin (BM) 2017'de aldığı yaptırım kararının ardından ülkeden sınır dışı edilmesiyle büyükelçiliğe vekalet ettiği bildirildi.Kuzey Koreli diplomatın, Roma Büyükelçiliği maslahatgüzarı Jo Song-gil'in Güney Kore'ye sığınmasından iki ay sonra, Eylül 2019'da iltica ettiği tahmin ediliyor.
İğneada Açıklarında Hamsi Avına Lodos Engeli
KIRKLARELİ (AA) - Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yasaklı alan dışında bırakılan Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesine gelen yaklaşık 250 balıkçı teknesi, şiddetli lodos nedeniyle denize açılamıyor.Bakanlık tarafından İstanbul Boğazı'nın tamamında ve Karadeniz'de (İstanbul'un Sarıyer ilçesi Kumköy Aslan Burnu'ndan, Gürcistan sınırına kadar olan kara sularında) hamsi avcılığının 28 Ocak'a kadar durdurulması üzerine balıkçılar rotalarını İğneada açıklarına çevirmişti.Yaklaşık 20 gündür İğneada'da bol miktarda hamsi avlayan tekneler, hava muhalefeti nedeniyle 3 gündür denize açılamıyor.Trabzon, Balıkesir, İstanbul ve Samsun'dan bölgeye gelen balıkçılar limandaki bekleyişlerini sürdürüyor.Limanköy Su Ürünleri Kooperatif Başkanı İbrahim Metin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şiddetli lodos nedeniyle denize açılamayan teknelerin limanda beklediklerini söyledi.Denize açılamayan balıkçıların ağlarını onardıklarını belirten Metin, balıkçıların dört gözle havaların düzelmesini beklediklerini ifade etti.
Reklam
Beş Asırlık Tarihi Maraş Çarşısı'nın Dış Cephesi Yenileniyor
KAHRAMANMARAŞ (AA) - ÖMER FARUK SALMAN - Türkiye'nin en büyük çarşıları arasında yer alan, 500 yıllık Tarihi Maraş Çarşısı'nın dış cephesini yenileme çalışması başlatıldı. 1500'lü yıllarda Dulkadirli Beyi Alaüddevle tarafından inşa ettirildiği belirtilen kapalı çarşı, kentin en eski ticaret alanlarından biri olarak dikkati çekiyor. 'Eski Maraş' bölgesinde yer alıp 8 açık girişi bulunan kapalı çarşıda bakırcılar, semerciler, saraçlar ve demirciler başta olmak üzere, geçmişten bugüne yörenin ticari hayatına şekil veren meslek dalları icra ediliyor. Çarşının ticari varlığını geliştirmesi ve tarihi özelliğini koruması adına daha önce iç kısmını restore eden ve 98 dükkanı daha cazip hale getiren Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, yakın zamanda başladığı dış cephedeki 18 iş yerinde revize çalışmalarını sürdürüyor. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'kadim tarihe sahip kentin' geçmişten bugüne birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirtti.Tarihi dokunun önemli mekanlarından birinin kapalı çarşı ve kale civarı olduğunu anlatan Güngör, Maraş Kalesi'ndeki restorasyondan sonra kapalı çarşının da dış cephesini iyileştirme çalışmalarına başladıklarını ve burada tarihi dokuyla uyumlu bir proje geliştirdiklerini ifade etti.'Buradan kaleye bir bayrak yolu oluşturacağız'Esnafın görüşlerini aldıktan sonra kuruldan izin alıp ihale yaptıklarını belirten Güngör, 'Bugün gördüğünüz kapalı çarşının üstündeki yüksek olan katları yıkacağız. Aynı zamanda Ulu Cami ve İş Bankası arasındaki kısmı da tarihi dokumuzla bütünleşmiş ve uyumlu cephe iyileştirmesi yapacağız.' dedi.Göngör, tekke bölgesi için de Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un bir proje geliştirdiğini belirterek 'İnşallah buranın cephesi iyileştirildiğinde ve tekkedeki kentsel dönüşüm tamamlandığında burası tarihi dokuya uygun bir alan olacak. Buradan kaleye bir bayrak yolu oluşturacağız. Ulu Cami'nin ve kalenin, kurtuluş mücadelesinde son derece önemli yeri var.' diye konuştu.Esnafın önerisiyle alandaki çalışmaların 23.00-06.00 saatlerinde yürütüldüğünü anlatan Güngör, bu sayede esnafın da işlerinin aksamadığını ifade etti.Başkan Güngör, iyileştirme çalışmaları sonrası esnafın daha cazip bir ortamda faaliyet göstereceğine inandığını sözlerine ekledi.
"Kapadokya Yaşayan Miras Müzesi" Ziyaretçileriyle Çevrim İçi Buluşuyor
NEVŞEHİR (AA) - BEHÇET ALKAN - Nevşehir'in Avanos ilçesinde, bölgenin kültür ve geleneklerinin tanıtıldığı 'Kapadokya Yaşayan Miras Müzesi' yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele sürecinde ziyaretçileriyle çevrim içi buluşuyor. UNESCO tarafından 2003 yılında kabul edilen 'İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası' sözleşmesi kapsamında Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) tarafından Avanos ilçesindeki tarihi Hacı Nuri Bey Konağı'nda oluşturulan müze, ziyaretçilerini dijital ortamda kabul ediyor.NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Halk Bilimi Bölümü öğrencileri çevrim içi ziyaretle hem bölgenin kültür, sanat ve geleneklerini tanıtıyor hem de unutulmaya yüz tutmuş birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlıyor.NEVÜ Türk Halk Bilimi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Adem Öger, AA muhabirine yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle konuklarla buluşma imkanının ortadan kalkan müzenin ekranlara açıldığını belirtti.Nevşehir Milli Eğitim Müdürlüğü ile iş birliği halinde randevu verilen okulların öğrencileri ve meraklılarla uzaktan bağlantı aracılığıyla buluşulduğunu anlatan Öger, Anadolu kültürünün izlerini taşıyan aşıklık geleneği, masal anlatımı, Hacivat-Karagöz gölge oyunu başta olmak üzere çeşitli etkinliklerin sanal ortama taşındığına dikkati çekti.Evlere konuk oluyorlarEvlerine konuk olunan öğrencilerin, hem hoş vakit geçirdiklerini hem de kültürel miras unsurlarını dinleyerek öğrenme şansı elde ettiklerini dile getiren Öger, şöyle konuştu:'Bu küresel salgın bizi birçok noktada değiştirdiği gibi müzecilik anlayışında da farklı bir boyuta taşıdı. Artık sanal, dijital ve mobil müzecilik kavramları hayatımıza girdi. Müzeler, takipçileri ve ziyaretçileri ile uzaktan uzağa da olsa bir araya gelebiliyor. Müzemizdeki atölye çalışması ve etkinlikleri bu süreçte gerçekleştiremiyoruz. Biz de öğrencilerimizin evlerine konuk olalım istedik. Müzedeki, anlatım ve icraları dijital müzecilik anlayışı içinde elektronik ortama taşıyarak örgün öğretim kurumlarında okuyan öğrencilere ulaşamaya çalışıyoruz. Haftanın belirli günleri öğrencilerle müze rehberlerimizi 'camdan cama' buluşturuyoruz.'Müzede görevli öğrencilerden Aynur Ögenç de müzeden gerçekleştirilen canlı yayınlara ilgiden memnun olduğunu ancak normal günlerin özlemini yaşadığını ifade etti.Ögenç, bu sürecin bir an önce sona ermesini istediğini belirterek 'Kovid-19 süreci öncesinde ziyaretçilerimizle daha etkileşimli performanslar sergiliyorduk. Müze bahçesinde oyunlar oynayıp masallar anlatıyorduk, topaç çeviriyorduk. Bu süreçte onlardan uzak kaldık. Biz de müzeyi dijital müze etkinliğiyle 'camdan cama' aktararak buluşmaya başladık. Bu süreç biraz duyguları donuklaştırdı, ziyaretçilerle birebir atmosfer varken şimdi camın donukluğu var ama yine de ilgi çok güzel.' dedi.NEVÜ Türk Halk Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Araştırma Görevlisi Yücel Özdemir ise salgın nedeniyle kalabalık ortamların sakıncalı hale geldiğini, dijitalleşmenin kaçınılmaz bir olgu olarak yaşama girdiğini vurguladı.
Bariyerlerde Geziyor: Trafik İhlali Yapanlar Robota Yakalanacak
İzmirli girişimci Üzeyir Akova, otoyol kenarlarındaki bariyerlerde hareket edebilen, emniyet şeridi ve hız sınırı ihlallerini tespit edebilen bir otonom robot geliştirdi. Kaza riskinin en az indirilmesini amaçladığını belirten Akova, projesinin Türkiye’de bir ilk olduğunu söyledi.
Reklam