onedio
Hizbullah'ı Övüp, Gaffar Okkan'a Küfür Edenler Okul Müdürü Çıktı!
Diyarbakır'da 24 Ocak 2001'de Hizbullah terör örgütü tarafından şehit edilen Emniyet Müdürü Gaffar Okkan'ın katledilmesinin dün 20. yıldönümüydü. Bütün Türkiye, Okkan'ı anarken; şehit emniyet müdürüne Twitter'da hakaret eden, bu terör eylemini ve Hizbullah'ı öven üç öğretmenin Diyarbakır'da okul müdürlüğüne ve müdür yardımcılığına atandığı ortaya çıktı. 
Bursa'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 10 Şüpheli Tutuklandı
BURSA (AA) - Bursa'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 15 zanlıdan 10'u tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, il genelindeki bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığını belirledi.Bunun üzerine harekete geçen ekipler, kentteki çeşitli adreslere düzenledikleri eş zamanlı operasyonda S.A, E.C, A.U, N.E, Y.T, S.P, R.K, M.K.S, H.K, M.İ, K.K, E.Ç, T.D, H.K. ve R.Ö'yü gözaltına aldı.Zanlılara ait ev ve araçlarda yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu ve 2 hassas terazi ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.A, E.C, A.U, N.E, Y.T, S.P, R.K, M.K.S, H.K. ve M.İ. tutuklandı.Diğer 5 şüphelinin sorgusunun sürdüğü öğrenildi.
Bursa'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 10 Şüpheli Tutuklandı
BURSA (AA) - Bursa'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 15 zanlıdan 10'u tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, il genelindeki bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığını belirledi.Bunun üzerine harekete geçen ekipler, kentteki çeşitli adreslere düzenledikleri eş zamanlı operasyonda S.A, E.C, A.U, N.E, Y.T, S.P, R.K, M.K.S, H.K, M.İ, K.K, E.Ç, T.D, H.K. ve R.Ö'yü gözaltına aldı.Zanlılara ait ev ve araçlarda yapılan aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu ve 2 hassas terazi ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden S.A, E.C, A.U, N.E, Y.T, S.P, R.K, M.K.S, H.K. ve M.İ. tutuklandı.Diğer 5 şüphelinin sorgusunun sürdüğü öğrenildi.
Şanlıurfa'daki Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 2 Şüpheli Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın merkez Haliliye ilçesinde uyuşturucu satıcılarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheliden 2'si tutuklandı. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yürüten İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) ekipleri, örgütlü olarak uyuşturucu madde ticareti yaptığı belirlenen şüphelileri teknik ve fiziki takibe aldı. Jandarma ekiplerince şüphelilerin adreslerine düzenlenen operasyonda, toprağa gömülü 1 kilo 500 gram esrar, 15 gram metamfetamin, 1 ruhsatsız tabanca ve bu silaha ait 9 mermi ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 zanlıdan A.M. ve S.D. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanırken, diğer 2 zanlı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ağaç İşleme Makineleri Sektöründen Salgına Rağmen İhracat Rekoru
İSTANBUL (AA) - Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, Türkiye, ağaç işleme makineleri sektöründe geçen yıl 110 milyon 112 bin 234 dolar ihracatla rekor kırdı.Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneğinden (AİMSAD) yapılan açıklamada, MAİB verilerine yer verildi. Buna göre, tüm dünya gibi Türkiye'yi de etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ortaya çıktığı 2020 yılında ağaç işleme makineleri sektörü ihracat rekoru kırdı. MAİB verilerine göre, 2020'de ağaç işleme makineleri sektörü, 110 milyon 112 bin 234 dolar ihracat gerçekleştirdi. 2019'da bu rakam 98 milyon 16 bin 644 dolar, 2018'de ise 102 milyon 510 bin 492 düzeyinde bulunuyordu. Sektörün ihracatı, yüzde 12 ile 2018'den beri en yüksek büyüme oranını yakaladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de sektörün ihracatı Kasım 2020'de 20-21 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, ihracattaki artışta kasım ayının önemli bir payı olduğunu gösterdi. Kasım ayında en çok ihracat yapılan 5 ülke sırasıyla 9 milyon 550 bin 800 dolar ile Rusya, 868 bin 188 dolar ile Irak, 559 bin 217 dolar ile Bulgaristan, 546 bin 612 dolar ile Birleşik Krallık ve 529 bin 175 dolar ile Cezayir oldu. 2019'da Rusya, 3 milyon 954 bin 892 dolarla en çok ihracat yapılan üçüncü ülke konumundaydı.İhracattaki artışın en önemli nedeni, kasım ayında Rusya'ya yapılan ihracat miktarının diğer aylara göre çok daha yüksek olması olarak belirlendi.'Rusya'ya ihracat bir yılda yüzde 365 arttı'Açıklamada görüşlerine yer verilen AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sabri Erol, 2020'nin 11 ayında Rusya'ya yapılan toplam ihracatın 13,4 milyon dolar olduğunu, 2019'a göre geçen yıl Rusya'ya ihracatın yüzde 365 arttığını belirterek, şunları kaydetti: 'Sadece kasım ayında yapılan 9,5 milyon dolar değerindeki ihracatın 11 aylık toplam yapılan ihracata göre oranı ise yüzde 70 olarak gerçekleşti. Uluslararası kaynaklarda henüz 2020 verileri açıklanmadığı için 2019 sonunda Rusya'nın ağaç işleme makineleri toplam ithalatının 300 milyon dolar olduğunu söyleyebilirim. Türkiye ise yine 2019 sonu ihracat rakamlarına göre buradan sadece yüzde 1 civarında bir pay aldı. 2020 yılında, 11 ayın sonunda en çok ihracat yapılan ürünler sırasıyla 10 milyon dolar ile alet değiştirmeden çeşitli makine işlemleri yapan makineler, 1,5 milyon dolar ile testere makineleri ve 890 bin dolar ile diğer makineler oluşturmaktadır.Öte yandan, Ticaret Bakanlığının mobilya sektör raporları incelendiğinde, Rusya'nın mobilya konusunda ne ihracatçı ne de ithalatçı bir ülke olduğunu görüyoruz. 145 milyonluk nüfusa sahip olan bir ülkede zannediyorum ki sadece kendi iç tüketimlerine yönelik bir üretim mevcut. Ayrıca Rusya, en büyük tomruk üreticisi ülkelerden biri. Dolayısıyla bitmiş üründen ziyade ham madde için en kıymetli ürün olan tomruğun ihracatı, ahşap sektöründe Rusya için büyük rol oynuyor.' 'Pandemide mobilya yatırımları çoğaldı'Salgın döneminde sadece Rusya'da değil, birçok ülkede mobilya yatırımlarının arttığını bildiren Erol, insanların salgın boyunca vaktinin çoğunu evinde geçirdiğini, mobilyalarını daha çok kullanmaya ve eskiyen mobilyaları değiştirmeye başladığını aktardı.Salgına rağmen tüm sağlık tedbirler alınarak ekim ayında Woodtech Fuarı'nı gerçekleştirdiklerini anımsatan Erol, bu durumun ekim ve kasım aylarındaki ihracatın artışına etkisi olabileceğini ancak sektör firmalarının 2020'de yurt içi ve yurt dışı Woodtech dışında hiçbir fuara katılmadığını belirtti.İhracat artışının en büyük sebeplerinden birinin firmaların kendilerince yaptıkları pazarlama olduğunu vurgulayan Erol, fuarların olmaması, seyahatlerin kısıtlanması gibi sebeplerden ötürü firmaların, öz değerlendirmelerini yaparak doğru bir strateji uyguladıklarını kaydetti.'Bazı üyelerimiz sadece ihracata çalışıyor'Mustafa Sabri Erol, AİMSAD olarak 2020'de dijital faaliyetler dışında tanıtım gerçekleştiremediklerini, geçmiş dönemde yapılan tanıtımların faydasını geçen yıl gördüklerini aktardı. Mayıs 2020'de faaliyete geçirdikleri 'www.turkishwoodworkingmachinery.com' portalına da işaret eden Erol, portalın ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığını ve portalın bilinir hale geldiğini bildirdi. Her sektörde olduğu gibi ağaç işleme makine sektöründe de sürekli gelişimlerin mevcut olduğunu aktaran Erol, şunları kaydetti:'Bugün bazı üyelerimizin sadece ihracata çalıştığını, bazılarının sadece proje bazlı ürünler yaptığını ve neredeyse 6-7 aylık siparişleri olduğunu, bazılarının ise yabancı firmalarla ortaklığa giderek yurt dışında marka haline geldiğini ya da gelebilecek potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Ülkemiz, sadece ağaç işleme makine sektöründe değil, birçok endüstride teknolojiyi uygulayan değil, üreten konumuna geldi. Dolayısıyla oluşan bu akıma ağaç işleme makine sektörünün de ayak uydurduğunu söylemek mümkün.'
Ağaç İşleme Makineleri Sektöründen Salgına Rağmen İhracat Rekoru
İSTANBUL (AA) - Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, Türkiye, ağaç işleme makineleri sektöründe geçen yıl 110 milyon 112 bin 234 dolar ihracatla rekor kırdı.Ağaç İşleme Makine ve Yan Sanayisi İş Adamları Derneğinden (AİMSAD) yapılan açıklamada, MAİB verilerine yer verildi. Buna göre, tüm dünya gibi Türkiye'yi de etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ortaya çıktığı 2020 yılında ağaç işleme makineleri sektörü ihracat rekoru kırdı. MAİB verilerine göre, 2020'de ağaç işleme makineleri sektörü, 110 milyon 112 bin 234 dolar ihracat gerçekleştirdi. 2019'da bu rakam 98 milyon 16 bin 644 dolar, 2018'de ise 102 milyon 510 bin 492 düzeyinde bulunuyordu. Sektörün ihracatı, yüzde 12 ile 2018'den beri en yüksek büyüme oranını yakaladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre de sektörün ihracatı Kasım 2020'de 20-21 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu durum, ihracattaki artışta kasım ayının önemli bir payı olduğunu gösterdi. Kasım ayında en çok ihracat yapılan 5 ülke sırasıyla 9 milyon 550 bin 800 dolar ile Rusya, 868 bin 188 dolar ile Irak, 559 bin 217 dolar ile Bulgaristan, 546 bin 612 dolar ile Birleşik Krallık ve 529 bin 175 dolar ile Cezayir oldu. 2019'da Rusya, 3 milyon 954 bin 892 dolarla en çok ihracat yapılan üçüncü ülke konumundaydı.İhracattaki artışın en önemli nedeni, kasım ayında Rusya'ya yapılan ihracat miktarının diğer aylara göre çok daha yüksek olması olarak belirlendi.'Rusya'ya ihracat bir yılda yüzde 365 arttı'Açıklamada görüşlerine yer verilen AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sabri Erol, 2020'nin 11 ayında Rusya'ya yapılan toplam ihracatın 13,4 milyon dolar olduğunu, 2019'a göre geçen yıl Rusya'ya ihracatın yüzde 365 arttığını belirterek, şunları kaydetti: 'Sadece kasım ayında yapılan 9,5 milyon dolar değerindeki ihracatın 11 aylık toplam yapılan ihracata göre oranı ise yüzde 70 olarak gerçekleşti. Uluslararası kaynaklarda henüz 2020 verileri açıklanmadığı için 2019 sonunda Rusya'nın ağaç işleme makineleri toplam ithalatının 300 milyon dolar olduğunu söyleyebilirim. Türkiye ise yine 2019 sonu ihracat rakamlarına göre buradan sadece yüzde 1 civarında bir pay aldı. 2020 yılında, 11 ayın sonunda en çok ihracat yapılan ürünler sırasıyla 10 milyon dolar ile alet değiştirmeden çeşitli makine işlemleri yapan makineler, 1,5 milyon dolar ile testere makineleri ve 890 bin dolar ile diğer makineler oluşturmaktadır.Öte yandan, Ticaret Bakanlığının mobilya sektör raporları incelendiğinde, Rusya'nın mobilya konusunda ne ihracatçı ne de ithalatçı bir ülke olduğunu görüyoruz. 145 milyonluk nüfusa sahip olan bir ülkede zannediyorum ki sadece kendi iç tüketimlerine yönelik bir üretim mevcut. Ayrıca Rusya, en büyük tomruk üreticisi ülkelerden biri. Dolayısıyla bitmiş üründen ziyade ham madde için en kıymetli ürün olan tomruğun ihracatı, ahşap sektöründe Rusya için büyük rol oynuyor.' 'Pandemide mobilya yatırımları çoğaldı'Salgın döneminde sadece Rusya'da değil, birçok ülkede mobilya yatırımlarının arttığını bildiren Erol, insanların salgın boyunca vaktinin çoğunu evinde geçirdiğini, mobilyalarını daha çok kullanmaya ve eskiyen mobilyaları değiştirmeye başladığını aktardı.Salgına rağmen tüm sağlık tedbirler alınarak ekim ayında Woodtech Fuarı'nı gerçekleştirdiklerini anımsatan Erol, bu durumun ekim ve kasım aylarındaki ihracatın artışına etkisi olabileceğini ancak sektör firmalarının 2020'de yurt içi ve yurt dışı Woodtech dışında hiçbir fuara katılmadığını belirtti.İhracat artışının en büyük sebeplerinden birinin firmaların kendilerince yaptıkları pazarlama olduğunu vurgulayan Erol, fuarların olmaması, seyahatlerin kısıtlanması gibi sebeplerden ötürü firmaların, öz değerlendirmelerini yaparak doğru bir strateji uyguladıklarını kaydetti.'Bazı üyelerimiz sadece ihracata çalışıyor'Mustafa Sabri Erol, AİMSAD olarak 2020'de dijital faaliyetler dışında tanıtım gerçekleştiremediklerini, geçmiş dönemde yapılan tanıtımların faydasını geçen yıl gördüklerini aktardı. Mayıs 2020'de faaliyete geçirdikleri 'www.turkishwoodworkingmachinery.com' portalına da işaret eden Erol, portalın ziyaretçi sayısının her geçen gün arttığını ve portalın bilinir hale geldiğini bildirdi. Her sektörde olduğu gibi ağaç işleme makine sektöründe de sürekli gelişimlerin mevcut olduğunu aktaran Erol, şunları kaydetti:'Bugün bazı üyelerimizin sadece ihracata çalıştığını, bazılarının sadece proje bazlı ürünler yaptığını ve neredeyse 6-7 aylık siparişleri olduğunu, bazılarının ise yabancı firmalarla ortaklığa giderek yurt dışında marka haline geldiğini ya da gelebilecek potansiyelde olduğunu görebiliyoruz. Ülkemiz, sadece ağaç işleme makine sektöründe değil, birçok endüstride teknolojiyi uygulayan değil, üreten konumuna geldi. Dolayısıyla oluşan bu akıma ağaç işleme makine sektörünün de ayak uydurduğunu söylemek mümkün.'
Reklam
Reklam
Milli Eğitim Bakanı Selçuk "İlk Yardım Eğitim Seferberliği" Projesini Başlattı:
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İlk Yardım Eğitim Seferberliği projesi kapsamında gelecek 3 ayda ilk etapta 260 bin öğretmen, idareci ve diğer okul çalışanlarına, ardından da öğrenci ve velilere ilk yardım eğitimi verilmesini hedeflediklerini bildirdi. Bakan Selçuk, 'Görevimiz İlk Yardım' sloganı ile başlattıkları 'İlk Yardım Eğitimi Seferberliği' projesinin çevrimiçi tanıtım töreninde konuştu.Çocukların iyi bir eğitim almaları için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Selçuk, okula gelen her öğrenciye güvenli bir ortam sunma ve var olan şartları, gelişen imkanlar dahilinde iyileştirme sorumluluğunda olduklarını belirtti. Okulda tehlikeli ve ani bir durumda öğretmenlerin uygulayacağı ilk ve ivedi sağlık desteğinin kritik önem taşıdığına dikkati çeken Selçuk, çocukların güvenliğini daha da artırmak amacıyla bugün büyük bir 'İlk Yardım Eğitimi Seferberliği' başlattıklarını ifade etti.'Okullarda insan kaynağının yetkinleşmesi önemli'İlk yardımı, bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun daha kötüye gitmesini önleyebilmek amacıyla olay yerinde yapılan ilk müdahale olarak tanımlayan Selçuk, bunu yapan kişinin bir yetkinliğe sahip olması gerektiğini söyledi. Bu yetkinliğe sahip kişilere 'ilk yardımcı' dediklerini anımsatan Selçuk, sözlerini şöyle sürdürdü:'Peki, ilk yardımcı olmanın koşulu nedir? Bu koşul, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanmış olan İlk Yardım Yönetmeliği doğrultusunda gerekli eğitimleri almak ve ilk yardımcı sertifikasına sahip olmaktır. İşte biz öğretmenlerimizin ve diğer okul personelinin bu belgeye sahip olmalarını istiyoruz. Okul yüzlerce insanın bir arada yaşadığı bir mekan. Doğal olarak birtakım kaza ya da yaralanmaların olma ihtimali var. Böyle bir olumsuzluk olduğunda hayati fonksiyonların sürmesini sağlamak, durumunun kötüleşmesini engellemek ve iyileştirmeyi kolaylaştırmak için okullarımızda insan kaynağının yetkinleşmesi ve ilk yardımcı sayısının artırılması önemli. Önümüzdeki 3 aylık süreçte ilk etapta 260 bin öğretmenimize, idarecimize ve diğer okul çalışanlarımıza akabinde de öğrenci ve velilerimize ilk yardım eğitimlerinin verilmesini hedefliyoruz. Bu hareket, bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yapılmış en kapsamlı ilk yardım eğitimi çalışmalardan biri olacak.'Selçuk, 81 ili temsilen eş zamanlı olarak bazı illerde eğitimleri başlatacaklarını dile getirdi.Bakan Selçuk, 81 ildeki Milli Eğitim Müdürlüğü İlk Yardım Eğitim Merkezi'nde verilecek eğitimlerde ilk yardım eğitiminin 8 saat teorik ve 8 saat uygulamalı olmak üzere toplam 16 saatten oluştuğunu vurguladı.Eğitimlerde koronavirüs tedbirlerine uyulacakDaha sonra 4 saatlik teorik ve uygulamalı ölçme değerlendirme sürecinin gerçekleşeceğini aktaran Selçuk, eğitimlerin 8 saatlik teorik bölümünün eğitim merkezlerinden online olarak 8 saatlik uygulamalı bölümünün ise yine bu merkezlerde maske, mesafe, temizlik kuralları çerçevesinde yüz yüze yapılacağını bildirdi.Selçuk, eğitimlerde genel ilk yardım bilgilerinin yanında, hava yolu tıkanıklığı, kanama, şok ve yaralanma, ısı dengesi bozuklukları, bayılma, bilinç bozukluğu, yüksek ateş, zehirlenme, hayvan ısırmaları, göz, kulak ve buruna yabancı cisim kaçması, kırık, çıkık ve burkulmalarda ilk yardım konu başlıklarının ele alınacağını ifade etti.Eğitim alan milli eğitim personeli afetlerde görev alabilecekEğitimlerde başarı gösterenlerin 'ilk yardımcı' belgelerini alacaklarına dikkati çeken Selçuk, şunları söyledi:'Olası deprem, sel gibi afet durumlarının yönetilmesi için oluşturulan acil durum ekiplerinde bu eğitimi tamamlamış sertifikalı öğretmenlerimiz ve diğer çalışanlar görev yapabilecek. Öğrencilerimizin ilk yardım kültürüyle hayata hazırlanmaları, evlerinde ve sosyal hayatta ilk yardım bilincini geliştirmeleri için velilerimizin de bu seferberlikte rol almaları, ayrıca okul gıda işletmecileri, okul güvenlik görevlileri ve diğer çalışanları da ilk yardım bilincinin geliştirilmesi için bu seferberlik dahilinde planlanmış bulunuyor.' diye konuştu.Bugün başlatılan eğitim seferberliği ve benzeri projelerin eğitim ekosisteminde önemli bir yere sahip olduğunu ve ertelenemeyeceğini anlatan Selçuk, çocukların üstün faydaları için çalışan her bir meslektaşına teşekkür etti.İlk yardım eğitimi seferberliğini anlatan video gösteriminin ardından Bakan Selçuk, Ankara, Van ve Sivas'taki eğitim merkezlerine canlı bağlanarak eğitimcilerinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Selçuk, Adana, Aydın ve Siirt'ten katılan kursiyerlerin eğitime ilişkin görüşlerini dinledi.
Mersin'de Kavgayı Ayırmak İsterken Bıçaklanan Öğretim Görevlisi Hayatını Kaybetti
MERSİN (AA) - Mersin'in Anamur ilçesinde, kavgayı ayırmak isterken bıçaklanan öğretim görevlisi İbrahim Kaan Tekin yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, Tarsus Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Pazarlama Programı Bölüm Başkanı Tekin, ailesini ziyaret için gittiği ilçede, iki grup arasındaki kavgayı ayırmaya çalıştı.Bu sırada bıçakla yaralanan Tekin, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Olaydan sonra kaçan şüphelileri arama çalışmaları sürüyor.
Mezopotamya'nın Saklı Güzelliği Bataklıklarda Salınan İlkel Tekneler Zamana Direniyor
ZİKAR (AA) - HAYDAR KARAALP - Irak'ın Orta Fırat ve güneyindeki Mezopotamya Bataklıklarında Sümerler döneminden kalan bir meslek olan kamış ve tahtadan yapılan 'Meşhuf' adı verilen ilkel tekne yapımı zamana direnerek hala pek çok ailenin geçim kaynağı olmaya devam ediyor.Bataklıklarda ilkel tekne yapımı ve kullanımı M.Ö 5 bin yılına Sümerler dönemine dayanıyor. Bu tekneleri Bataklıklarda yaşayan insanlar şehre inerken ve şehirden su kenarlarında bulunan evlerine dönerken kullanıyor.Söz konusu teknelerin suda hızlı hareket gücüne sahip 'Tarrad', yöredeki kanaat önderleri ve aşiret liderleri için kullanılan 'Gade' ve motorla çalışan 'Şahture' gibi çeşitleri bulunuyor.Bataklıklarda kullanılan en büyük tekneye ise 'Berğaş' adı veriliyor. Bu teknelerin büyük bölümü eski çağlardaki yaşama uyumlu şekilde kürekle çekilerek kullanılıyor. Bataklıklarda yaşayan erkekler kadar kadınlar da tekneleri profesyonelce kullanabiliyor. Bölge halkı, mandalardan elde ettiği sütler ile avladığı balık ve kuşları bu teknelerle şehir merkezine götürerek satıyor.Bataklık insanının tekneye olan ihtiyacının bir dönem yaşanan kuraklık nedeniyle azalsa da son zamanlarda yeniden arttığı belirtiliyor.Fırat'ın kıyısında ata yadigarı mesleği icra ediyorlarIrak'ın güneyindeki Zikar vilayetine bağlı Çibayiş ilçesinde yaşayan Gıntar ailesi, Fırat Nehri kenarına kurulu atölyelerinde boyu 3 metreyi aşan ilkel tekneler yapıyor.Çibayiş'in en köklü ailelerinden olan Gıntarlar, bölgenin en kadim Meşhuf yapımcısı olarak da biliniyor.Fazıl Hüseyin Gıntar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilkel tekne yapımının baba mesleği olduğunu belirterek, 'Bu mesleği çocukken babamın yanında öğrendim. Babam da atalarından öğrenmişti. Şu anda Meşhuf yapımını usta olarak icra ediyorum.' dedi.Meşhufların çeşidi ve yapımı hakkında bilgi veren Gıntar, 'El yapımı olan bu teknelerin Aşşari, Tarrad ve kuş avında kullanılan Huri gibi birden fazla çeşidi var. Eskiden bu tekneleri kamış ve tahtadan yapıyorduk. Şimdi bunlara cam elyafı (fiberglas) da ekliyoruz.' diye konuştu.'Bir tekneyi uzun süreli elektrik kesintisi yaşanmazsa 3 günde bitirebiliriz'Ülkedeki kronik sorunların başında gelen elektrik kesintilerinin işlerini aksattığını dile getiren Gıntar, şunları söyledi:'Bir tekneyi uzun süreli elektrik kesintisi yaşanmazsa 3 günde bitirebiliriz. Tekne yapımı zor, kolay bir iş değil ve elektrikler olmadan yapım süresi daha da uzayabiliyor. Tekneleri gelen siparişler üzerine yapıyoruz. Bir tekneyi dinar karşısında doların değer kazanmasından dolayı yaklaşık 1 milyon dinara (690 dolar) satabiliyoruz. Bölgenin coğrafi koşullarından dolayı bu teknelere talep de yoğun. İki veya iki buçuk ay sıra bekleyen müşterilerimiz oluyor. Her teknenin boyutu farklı. Mesela turistler için kullanılan bir tekne 15 kişiyi rahatça alır. 2014 yılında Bataklıklarda kuraklık yaşandı ve bundan balıkçılıkla uğraşanlar kadar bizler de olumsuz etkilendik. Öyle ki bu dönem işimiz durma noktasına gelmişti. Mesleği ne olursa olsun Bataklık insanın işi suya bağlıdır ve su olmazsa şehirde hayat yok demektir.'Gıntar ayrıca tekne yapımında kullandıkları cam elyafın vücutlarına zarar vermemesi için özel bir üniforma giyerek kendilerini koruduklarını sözlerine ekledi.
Reklam
Kenya'da Rift Vadisi'nde Silahlı Çetelere Yönelik Operasyonda 10 Kişi Öldü
NAİROBİ (AA) - Kenya’nın batısında silahlı çetelere yönelik başlatılan operasyonda 4'ü güvenlik görevlisi en az 10 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Rift Vadisi Bölge Komiseri George Natembeya, Kapedo, Baringo ve Turkana ilçelerinde silahlı çete üyelerine yönelik başlatılan silahsızlandırma operasyonunun sürdüğünü açıkladı.Natembeya, polisin sivillere saldıran ve yüzlerce aileyi yerlerinden eden çete üyelerini aradığını, operasyon sırasında 4'ü güvenlik görevlisi en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Bölgede zırhlı araçların yanı sıra çok sayıda asker konuşlandırıldı.Tansiyonun yüksek olduğu Kapedo'da, Baringo​​​​​​​ ve Turkana halkları arasında, bölgedeki otlak araziler yüzünden de yıllardır çatışmalar yaşanıyor.
İstanbul'da Uyuşturucu Operasyonunda Yakalanan 4 Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da sokak satıcılarına yönelik düzenlenen uyuşturucu operasyonunda yakalanan 4 şüpheli tutuklandı.İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 22-24 Ocak arasında kentte 'torbacı' olarak tabir edilen sokak satıcılarına yönelik çalışma başlattı.Ekipler, yaptığı çalışmanın ardından Bahçelievler, Zeytinburnu ve Küçükçekmece'de 3 adrese baskın düzenledi. Operasyonda E.I., M.K., F.S.S. ve İ.P. isimli şüpheliler gözaltına alındı.Adreslerde yapılan aramalarda 34 kilo 800 gram toz esrar, 16 kilogram bonzai, 18 bin 592 sentetik hap, 450 gram uyuşturucu madde, 3 kilo 500 gram kimyasal madde, 2 hassas terazi ve vakum cihazı ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı.
Güvenlik Güçlerinin Terör Örgütü Ypg/PKK'ya Vurduğu Ağır Darbe Terörist İfadesinde
ERZİNCAN (AA) - KEMAL ÖZDEMİR - Güvenlik güçlerinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar sonucu bölücü terör örgütü YPG/PKK'da yaşanan kaçışlar, Türkiye-Yunanistan sınırında yakalanan PKK'lı teröristin ifadesine yansıdı.Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığınca, terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik soruşturma kapsamında el bombası ile intihar eylemi yapmak isterken yakalanan turuncu kategorideki terörist 'Baver-Çektar' kod adlı Ahmet Herdem'in de aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, Edirne'den Yunanistan'a kaçmak isterken sınırda yakalanan terörist 'Rezzan Erzingan' kod adlı Gürkan Düz'ün ifadesine yer verildi.Sanık Düz, ifadesinde örgütün dağ kadrosuna 2015 yılında katıldığını anlattı.'Baver Çektar' kod adlı Ahmet Herdem'den sabotaj eğitimi aldığını ve ardından Tunceli, Erzincan ile Karadeniz kırsalında örgüt adına faaliyette bulunduğunu ifade eden Düz, şunları kaydetti:'Faaliyet yürüttüğümüz alanlarda bulunan gözetleme kuleleri, kalekollar, İHA-SİHA'lar ile güvenlik güçlerince alınan tedbirler ve yürütülen faaliyetler, alan hakimiyetimizi ciddi bir şekilde kısıtlamaktadır. Bu etkenler neticesinde ikna çalışmaları sonrasında teslim olan kadroların sayılarında artış sağlanmaktadır. Operasyonlar sonucu cephanelerin çoğu imha edildi. En son cephane takviyesi 2015 yılında yapıldı. Cephane sıkıntısı yaşanmaktadır. Irak'ın kuzeyi ile saha arasındaki hiyerarşik yapı zayıflatıldı. Örgüt mensupları, güvenlik kuvvetlerince özellikle hava destekli düzenlenen operasyonlarla etkisiz hale getirilme korkusu yaşamaktadır.'Düz, örgütten kaçmak isteyenlerin infaz edildiğini belirterek, örgüte katıldığı dönemde yaşadıklarını aktardı.'En büyük haksızlığı aileme yaptığımı fark ettim'Terör örgütü PKK/KCK'dan ayrılmaya 2018'de karar verdiğini iddia eden Düz, 'Çünkü örgütte anlatılanlarla yapılan uygulamalar arasında çok fark vardı. Örgüte katılarak en büyük haksızlığı aileme yaptığımı fark ettim.' ifadelerini kullandı.Örgütten ayrılmak için plan yaptığını ve bu doğrultuda tek başına Erzincan'a giderek fedai tarzında eylem yapmak istediğini örgütün sözde sorumlularına bildirdiğini ileri süren Düz, şunları anlattı:'Benim her ne kadar örgütten kaçma niyetim varsa da bunu örgüt içinde dile getiremezdim. Bu nedenle şehirde faaliyet göstereceğim şeklinde not bırakarak örgütten ayrıldım. Yunanistan'a kaçmak istediğim sırada güvenlik kuvvetleri tarafından yakalanarak gözaltına alındım. Hiçbir onur kırıcı davranış ve muameleye maruz kalmadım. Bu şekilde karşılanacağımı bilseydim çok daha öncesinden teslim olurdum.'Sanıklardan Herdem ve Düz'ün, terör örgütü adına kırsalda sorumlu düzeyde faaliyet yürüttükleri kaydedilen iddianamede, sanıkların Erzincan ve Tunceli'de birçok el yapımı patlayıcı ile saldırı eyleminin planlayıcısı ve faili oldukları anlatıldı.İddianamede, Herdem ve Düz'ün, 13 Mayıs 2020'de devriye görevi yapan askeri minibüsün Erzincan-Çağlayan kara yolu Karatuş mevkisinden geçişi sırasında ve 25 Haziran 2017'de askeri aracın kent merkezine bağlı Yaylabaşı beldesindeki kara yolundan geçişi esnasında el yapımı patlayıcıların infilak ettirildiği saldırıların failleri arasında yer aldıkları belirtildi.Ceza istemleriİddianamede, 6 sanık hakkında 'devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak bomba kullanmak suretiyle öldürmeye teşebbüs etmek' ve 'tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurmak veya el değiştirmek' suçlarından 22'şer yıldan 44'er yıla kadar hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.Gürkan Düz ve Ahmet Herdem'in ayrıca 'sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması' suçundan 5'er yıldan 8'er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarının talep edildiği iddianamede, Herdem hakkında ayrıca 'resmi belgede sahtecilik” suçundan da 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Reklam
Güney Kore'de Kadın Milletvekiline Cinsel Tacizde Bulunan Adalet Partisi Lideri Görevden Alındı
SEUL (AA) - Güney Kore'de Adalet Partisi lideri Kim Jong-cheol'un, partisinden bir kadın milletvekiline cinsel tacizde bulunduğu gerekçesiyle görevden alındığı bildirildi.Yonhap'ın haberine göre, Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bae Bok-joo, düzenlediği basın toplantısında kendisine Genel Başkan Kim'in 15 Ocak'ta milletvekili Jang Hye-young'a cinsel tacizde bulunduğunun bildirildiğini açıkladı. Bae, yürütülen soruşturmasının ardından taciz olayını itiraf eden Kim'in görevine parti disiplin kurulu tarafından son verildiğini duyurdu.Mağdur milletvekili Jang, ise yaptığı açıklamada, 'Cinsel şiddetin ortadan kaldırılması için birlikte çalıştığım kendi partimizin başkanı tarafından insanlık haysiyetimin aşağılanması büyük bir şok ve acı verici oldu.' ifadesini kullandı.Görevden el çektirilen Kim de iddiaları doğrulayarak 'Mağdurla bedensel temas kurarak, istemediği veya kabul etmediği bariz bir cinsel taciz eylemi yaptım.' dedi.Kim, partiye kendisini en ağır şekilde cezalandırması çağrısında bulunarak 'Mağdurdan ve Adalet Partisini destekleyen herkesten tekrar özür dilerim. Kaba cinsel dürtülerimi değiştirmek için çok çalışacağım.' diye konuştu.Cinsiyet eşitliğini savunan sol görüşlü Adalet Partisinin mecliste 6 milletvekili bulunuyor.
Kapadokya'da Sit Alanındaki 25 Yapı Daha Yıkıldı
NEVŞEHİR (AA) - Kapadokya'da, doğal ve arkeolojik sit alanı içine yapılan 25 yapının daha yıkımı tamamlandı.Kapadokya Alan Başkanlığınca yürütülen incelemelerin ardından peribacalarının yakınlarına kaçak ve izinsiz inşa edildiği belirlenen yapıların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma sürüyor.Son bir hafta içinde Ürgüp ilçesi Aktepe ve Ağıllı mahallelerinde, sahiplerine önceden tebliğde bulunulan 25 yapının yıkım işlemi tamamlandı.Yetkililer, usulsüz ve kaçak olduğu tespit edilen yapıların yıkımının süreceğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un, 3 Kasım 2018'de Nevşehir'deki incelemeleri sırasında yaptığı açıklamanın ertesi günü başlatılan çalışmalar kapsamında, bugüne kadar 335 yıkım gerçekleştirildi.
Reklam
Trabzon'da 12 Yıl Önce Çığın Hayattan Kopardığı 10 Dağcı Unutulmadı
TRABZON (AA) - TUĞBA YARDIMCI - Zigana Dağı'nda, 25 Ocak 2009'da yürüyüşe çıktıktan bir süre sonra çığ düşmesi sonucu hayatını kaybeden aralarında mimar, doktor ve öğretmenlerin de yer aldığı Trabzon Tenis Dağcılık Kayak İhtisas Kulübü (TEDAK) üyesi 10 kişi, aradan geçen 12 yıla rağmen unutulmadı.TEDAK Başkanı Ercan Bostan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çığ felaketinde Burçak Sevim, Davut Akdeniz, Erhan Terzi, Özlem Timurcuoğlu, Hüseyin Karaosmanoğlu, Gülhanım Piyale, Yasemin Aktaş, Hasan Ali İsaoğlu, Dursun İnan ve Hüsniye Sarıbıyık'ın hayatını kaybettiğini söyledi.Çığın yaşandığı gün grupla birlikte yürüyüşe gitmediğini, ekibe, çığda hayatını kaybeden TEDAK Başkan Yardımcısı Erhan Terzi'nin liderlik yaptığını belirten Bostan, 'Erhan grupla birlikte pazar günü Zigana'ya geldi. Ben o gün Torul'daydım. Daha önce kulübümüze başkanlık yapmış arkadaşım aradı, Zigana'da bizim ekibin üzerine çığ düştüğünü söyledi.' dedi.Bostan, haberi aldıktan yaklaşık 10 dakika sonra kardeşi ile birlikte olay yerine ulaştığını anlatırken, şöyle konuştu:'Orayı görünce inanamadım, yapacak hiçbir şey yoktu, ortada kimse yoktu. Sevgi hanımın, rahmetli Erhan'la yoğun bir şekilde uğraştığını gördüm, Hasan beyin vefat ettiğine şahit oldum. Karda diğerlerinin üzerindeydik ama onlar alttaydı, biz onları arıyorduk ama onlar bizi duymuyordu.'Duygularının 2009'dan beri hiç değişmediğini vurgulayan Bostan, şunları söyledi:'Günde beş vakit namazda onları hatırlayıp dua okuyorum arkalarından. Uzun süre çığdan sonra psikolojik travma yaşadım. Çünkü 10 aileye tek tek gittim, bütün aileler gözlerinizin içine bakarak sizden bir şeyler dinlemek istiyorlar. Onların o feryatları, onların kalbindeki acıyı ben de yüreğimde hissettim. Bu benim uzun süre psikolojimi altüst etti, üç yıl psikolojik tedavi aldım.'Bostan, aralarında mimar, öğretmen, mühendis, doktor ve esnafın da bulunduğu 10 kişinin farklı hikayeleri olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: 'Hepsi çok kıymetli insanlardı. Doktor, mimar ve öğretmenlerin olduğu elit bir ekip gitti. Trabzon adına, kulübümüz adına çok acı, söylenecek bir söz yok. Başkan Yardımcımız Erhan ise benim çok yakın arkadaşımdı, hiperaktif, dolu dolu bir insandı. Üniversitede okutmandı, Kızılay'da da çok önemli görevler yapıyordu. Her gün defalarca konuştuğumuz kardeşimin gitmesi benim açımdan da çok zor oldu.'Ercan Bostan, yaşanan acı olaya ilişkin en unutamadığı anları ise şu sözlerle paylaştı:'Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, o dönem Başbakandı ve Valiye hepsinin Valilik önünden uğurlanması direktifi vermişti. Arkadaşlarımızı törenle uğurladık. Tören sırasında ismim anons edilince bir iki şey söyledim, ağladığımı, gözümün o an kalabalığı, hiçbir şeyi görmediğimi hatırlıyorum, çok zordu. Bir de tam olay yerine indiğimde ilk gördüğüm Erhan kardeşimdi, orada boğazım düğümlendi, konuşamadım hatta yutkunamadım bile.'Afetin yıl dönümlerinde kulüpte mevlit okuttuklarını ayrıca hem Trabzon hem de Gümüşhane'deki Çığ Şehitleri Anıtı önünde anma töreni düzenlediklerini, yürüyüş gerçekleştirdiklerini ifade eden Bostan, bu yıl ise koronavirüs salgını dolayısıyla yapamayacaklarını ancak şartlar uygun olduğu dönemde mutlaka arkadaşlarını anmak için program organize edeceklerini sözlerine ekledi.Yürüyüşün başlamasından 20 dakika sonra çığ haberi geldi TEDAK Üyesi Sevgi Gültekin, grupla birlikte o gün dağa gittiğini ancak küçük yaştaki yeğeninin yanında olması nedeniyle yürüyüşe katılmayarak tesislerde kaldığını söyledi.Grup yürüyüşe çıktıktan sonra tesislerde yaklaşık 20 dakika yeğenini kaydırdığını belirten Gültekin, sonra yürüyüşe çıkanlardan Hasan Anahar'ın kendisini arayarak çığ düştüğü bilgisini verdiğini dile getirdi.Gültekin, önce inanmak istemediğini ancak arayan kişinin şaka yapmadığını söylemesi üzerine jandarmaya haber verdiğini, sonrasında da kar aracı ile yürüyüşe katılmayan Murat Mazlum ve iki tesis görevlisi ile olay yerine hareket ettiklerini anlattı.Kestirme yoldan tepeye çıktıklarını ancak aracın yamaçtan inememesi nedeniyle sırt üstü kayarak arkadaşlarının bulunduğu bölgeye ulaştıklarını vurgulayan Gültekin, şöyle devam etti:'Çığa karışmayan arkadaşların üçü de şoktaydı, diğerleri nerede, aşağıya mı gittiler, orada mı kaldılar, bilmiyorlardı. Sonra aşağıdan yukarı birbirine tutunarak gelen Ural Ayar ile Emel Şimşek'i gördüm. Dizüstüne kadar karın içinde kalmış Hasan Ali İsaoğlu'nu gördüm, 'Beni buradan çıkarmaya yardımcı ol' dedi, konuşuyordu, iyiydi durumu, tesisten bizimle gelen arkadaşlar ona yardımcı oldular.'Gültekin, yamaçtan aşağıya kaymayı sürdürdüğünü ve karın dışında kalmış bir ayak gördüğünü ifade ederek, 'Murat'la hemen kardan çıkartmaya çalıştık, benim en yakın arkadaşım Erhan'dı ama ben Erhan'ın yüzünü tanıyamıyorum o anda, sırt çantasının saplarından tanıdım. Erhan'ı çıkarttık oradan, ben anestezistim, Erhan'a orada temel yaşam desteği uygulamaya başladım. Bir taraftan kalp masajı, suni solunum yapıyorum, bir gayret Erhan'la uğraşıyorum.' dedi.'Bedeni hala sıcaktı, öldüğüne inanmak istemedim'Olay yerinde yaşanan bazı bölümlerin kendisi için net olmadığını dile getiren Gültekin, şunları kaydetti:'Çığın altından ikinci sırada rahmetli Özlem çıktı. Özlem ile Erhan'ın arasında herhalde 6-7 metre vardı ama dik yamaç ve kar yüksek. Bana diyorlar ki yukarı çıkaranlar, 'Buraya Özlem'e de gel', ben koşa koşa Özlem'e gidiyorum biraz masaj, suni teneffüs yapıyorum, koşa koşa aşağıya inip Erhan'a yapıyorum. Bu işi benden başka yapabilen kimse yok o sırada. Biraz daha yukarıda Burçak Sevim'in çıktığını söylediler, biraz Erhan'a koşuyorum, biraz Özlem'e koşuyorum, biraz Burçak'a koşuyorum, tekrar aşağıya iniyorum.'Gültekin, üç arkadaşına temel yaşam desteği uygulamaya ne kadar devam ettiğini hatırlayamadığını belirterek, şöyle devam etti:'Erhan'ın yanında olan tesis çalışanlarından biri bana diyor ki 'Abla öldü artık uğraşma', ben kabullenemiyorum bunu, 'Öldü ne demek, hayır ölmedi.' Bedeni hala sıcaktı, öldüğüne inanmak istemedim. Ben bir sağlık çalışanıyım, öldü, bu belli, böyle bir olayla karşılaşmadım ama bir sürü ölüm vakasıyla karşılaştım, çok müdahale ettim ama Erhan'ı öldü diye kabul edemiyorum, insan kendi yakını, arkadaşı olunca böyle şeyleri yakıştıramıyor.'Sevgi Gültekin, çığ altından çıkarılan bazı arkadaşlarının hastaneye götürülmesinin ardından kendisinin de ambulansların bulunduğu bölgeye indirildiğini söyledi.Karla dolan botlarının oradakiler tarafından ayağından çıkarıldığını ifade eden Gültekin, Maçka ilçesinin o dönemki Belediye Başkanı Ertuğrul Genç'in çoraplarını ve ayakkabılarını çıkartarak kendisine verdiği ve yalın ayak yere bastığı anları da unutamadığını dile getirdi.'Ben hala geceleri kesik kesik uyuyorum'Gültekin, arkadaşlarının cenaze töreninde Trabzon'a büyük bir hüznün hakim olduğunu vurgulayarak, 'Biz teknik hareket eden gruptuk ama takdiri ilahi deyip buna sığınıyoruz, Allah'ım hepsinin rahmetini bol versin inşallah, mekanları cennet olsun.' diye konuştu.Sağlıkçı olduğu için arkadaşlarının hepsine elinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştığını belirten Gültekin, 'Ben sağlıkçıyım, bu kadar olay yaşadım ama en çaresiz kaldığım durumlardan biri buydu. Yaşanan acı olayın etkisini yıllardır üzerinden atamadım. Çok yorucu bir psikoloji, yıllarca etkisinde kaldım ve destek aldım.' ifadelerini kullandı.
Bahçesine Giren Komşusunun Köpeğini Sopayla Vurarak Öldürdü
Trabzon’un Vakfıkebir ilçesinde Arif Sevinç, bahçesine giren komşusunun 'Tony' adlı köpeğine sopayla vurarak ölümüne neden oldu. Köpeğin sahibi Ömercan Karkaç, saldırgan hakkında şikayetçi olurken Sevinç, 'Tavuklarımı kurtarmak istedim' diye kendini savundu.
Psikososyal Destek Ekipleri 100 Binden Fazla Afetzedenin Yardımına Koştu
ANKARA (AA) - BURCU ÇALIK - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı psikososyal destek ekipleri, 2020'de meydana gelen 15 afet ve acil durum olayı sonrasında toplam 105 bin 207 kişiye destek sağladı.Bakanlığın ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliğinde yürüttüğü psikososyal destek çalışmaları, özellikle deprem, sel, yangın gibi afetlerin ardından vatandaşların ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve yaşadıkları travmanın etkilerinin en aza indirilmesinde büyük önem taşıyor. AA muhabirinin edindiği bilgilere göre, Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 3 bin 118 psikososyal destek uzmanı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ile birlikte büyük afet ve acil durum olaylarının da yaşandığı 2020'de vatandaşların yardımına koştu. Psikososyal destek ekipleri, bu kapsamda, 24 Ocak'ta meydana gelen Elazığ/Malatya depremi, 25 Ocak'ta yaşanan Manisa depremi, 4 Şubat'ta Van'da meydana gelen çığ faciası, 7 Şubat'taki Pegasus uçak kazası, 23 Şubat'taki Van depremi, 14 Haziran'daki Bingöl depremi, 19 Haziran'da Düzce'de, 21 Haziran'da Bursa'da, 23 Haziran'da ise İstanbul'da yaşanan sel baskınları, 25 Haziran'da Van'da yaşanan deprem, 3 Temmuz'da Sakarya'da havai fişek fabrikasındaki patlama, 13 Temmuz'da Rize'de, 21 Ağustos'ta Giresun'da yaşanan sel baskınları, 9 Ekim'de Hatay'da meydana gelen orman yangını ile 30 Ekim'de İzmir'de yaşanan depremin ardından devreye girdi. Sosyal çalışmacı, psikolog, psikolojik danışman ve çocuk gelişim uzmanlarının yer aldığı ekipler, afet ve acil durum olaylarından etkilenen 27 bin 406 hanedeki toplam 105 bin 207 vatandaşa destek sağladı. 7 yılda 536 bin vatandaşa ulaşıldı Öte yandan 2013-2020 yıllarında yaşanan toplam 137 afet ve acil durum olayı sonrasında 7 bin 242 meslek elemanı psikososyal destek çalışmalarında görev aldı. Uzmanlar, bu süreçte 536 bin vatandaşa psikososyal destek hizmeti sundu. Çalışmalarında, afet ve acil durum olaylarından etkilenen vatandaşlarla birebir görüşmeler yapan psikososyal destek ekipleri, öncelikli olarak vatandaşların ihtiyaçlarını belirliyor ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda düzenli destek programları uyguluyor. Afetten yaralı kurtulan, afetlerde yakınlarını kaybeden kişiler ile yaşlı, engelli, kadın, bebek, çocuk gibi özel ihtiyaç gruplarına özel programların geliştirilmesi, afetzedelerin yaşadıkları süreci anlamlandırabilmeleri ve hayatlarının normale dönmesinin sağlanması ile ebeveynlere yönelik bilgilendirme faaliyetleri de psikososyal destek ekiplerinin çalışmaları arasında yer alıyor.
Reklam