Muğla'da Tefeci Operasyonu: 2 Gözaltı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde tefecilik iddiasıyla 2 şüpheli yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tefecilik yaptıkları öne sürülen bir grubu takibe aldı.İlçede belirlenen 4 adrese operasyon düzenleyen ekipler, tefecilik yaptığı iddia edilen A.Ç ve M.S.Ç'yi gözaltına aldı.Şüphelilerin adreslerinde 2 araç satış sözleşmesi, 15 taşınmaz tapu senedi, 1 vergi beyannamesi, 1 satış anlaşması, 6 çek, 1 not defteri, 27 tabanca mermisi, 45 av tüfeği fişeği, suçtan elde edildiği değerlendirilen 4 bin 965 lira ele geçirildi.Ekipler, incelenmek üzere dijital materyallere de el koydu.Emniyete götürülen şüphelilerin işlemleri sürüyor.
Karantina Kuralına Uymayan Genç Kız Denetimlerde Polise Yakalandı
AMASYA (AA) - Amasya'nın Gümüşhacıköy ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif çıkan kişiyle temaslı olduğu için karantinada bulunması gereken genç kız, polis denetiminde yakalanarak yurda yerleştirildi.Cumhuriyet Meydanı'nda, Kovid-19 tedbirleri kapsamında denetimlerini sürdüren polis ekipleri, S.G'nin (20) Genel Bilgi Toplama (GBT) sorgusunu yaptı.Sorguda, S.G'nin Kovid-19 testi pozitif çıkan kişiyle temaslı olduğu belirlendi.Karantina ihlali yaptığı gerekçesiyle 3 bin 150 lira para cezası uygulanan S.G. Amasya Kredi ve Yurtlar Kurumu yurduna yerleştirildi.
Tacikistan, Kovid-19'A Karşı Aşılama Sürecini Yılın Ortalarında Başlatacak
TAŞKENT (AA) - Tacikistan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı aşılama sürecini yılın ortalarında başlatmayı planlıyor.Tacikistan Sağlık Bakanlığı yetkilisi Navruz Cafarov, ülkesinde Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) kapsamında koronavirüse karşı aşılama sürecinin yılın ortalarında başlayacağını bildirdi.COVAX kapsamında siparişi verilen aşıların ilk etapta 1 milyon 800 kişiye yapılacağını kaydeden Cafarov, aşılama sürecinde sağlık çalışanları, öğretmen ve 50 yaş üstüne öncelik verileceğini vurguladı.Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ilk vakanın Nisan 2020'de görüldüğü ülkede en son 10 Ocak'ta 3 vaka saptandı. Virüs saptananların iyileşerek taburcu edilmesiyle hastanelerde Kovid-19 tedavisi gören kalmadı.Salgının başından beri 13 bin 308 kişide virüsün tespit edildiği Tacikistan'da 13 bin 218 kişi iyileşti, 90 kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti.
ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi Halilzad Görevine Devam Edecek
KABİL (AA) - ABD'nin Afganistan Barış Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad, ABD'nin yeni başkanı Joe Biden yönetiminde de aynı görevde kalacak.ABD'nin yeni Dışişleri Bakanı Antony Blinken, düzenlediği basın toplantısında, Halilzad'ın görevine devam etmesini istediklerini söyledi.Blinken, Halilzad'ın Afganistan barışı için sarf ettiği çabaların önemli olduğunu belirtti. ABD ile Taliban arasında Şubat 2020'de imzalanan barış anlaşmasını gözden geçireceklerini ifade eden Blinken, anlaşmada hangi konular ve taahhütlerin yer aldığının inceleneceğini kaydetti. Halilzad kimdir?Afganistan'ın kuzeyindeki Mezar-ı Şerif kentinde 22 Mart 1951'de doğan Zalmay Halilzad, Beyrut Amerikan Üniversitesi'nde eğitim gördü, Chicago Üniversitesi'nde doktora yaptı.Ronald Reagan ile George H. W. Bush'un başkanlıkları döneminde dışişleri ve savunma bakanlıklarında görev üstlenen Halilzad, 2003-2005 yıllarında Afganistan, 2005-2007 yıllarında Irak Büyükelçisi, 2007-2009 yıllarında ise Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi oldu.Halilzad, 2009’da dışişlerinden ayrılarak akademik hayata geçiş yaptı. Ancak 'Orta Doğu' denildiğinde akla ilk gelen isimlerden oldu.ABD'nin eski başkanı Donald Trump döneminde 2018'de ülkesinin Afganistan barış özel temsilcisi görevine getirilen Halilzad, Taliban ile ABD arasında müzakereleri sürdürdü.
Yemen'de Ggk İle Hükümet Arasındaki Gerilim Riyad Anlaşmasının Sonucunu Belirsizliğe İtiyor
ADEN (AA) - AZİZ EL-AHMEDİ- Yemen'de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) destekli Güney Geçiş Konseyi (GGK) ile hükümet arasındaki kriz, ortak kabinenin oluşturulmasıyla çözülürken taraflar arasında yeniden sertleşen söylemler Riyad Anlaşmasının akıbetini belirsizliğe sokuyor.Yemen Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi'ye, 26 Aralık'ta GGK ile hükümet güçleri arasında dağıtılan 24 bakanlıktan oluşan kabine sunuldu ve hükümet kuruldu.Bu gelişme, Yemen'de, İran'ın desteklediği Husilerle mücadele çabalarını birleştirmek ve Yemen riyalinin döviz karşısındaki değer kaybının bir sonucu olarak ortaya çıkan boğucu ekonomik krizi çözmek için meşru otoriteyi destekleyen umutları canlandırdı.Ancak gelinen noktada Yemenliler, mevcut gerginliğin Riyad Anlaşmasının uygulanmasında kaydedilen ilerlemenin kaybedilmesine ve hükümet ile GGK arasındaki ilişkinin sıfıra dönmesine yol açacağından endişe ediyor.Yemen Cumhurbaşkanlığının, 15 Ocak'ta Ahmed Salih el-Musa'yı Başsavcı ve Ahmed bin Dağr'ı Şura Meclisi Başkanı olarak atamasından 10 gün sonra GGK, 24 Ocak'ta yaptığı açıklamada, hükümet tarafından verilen her türlü tek taraflı kararın uygulanmasını engelleme sözü verdi.Bu tür kararların kendileri ile koordinasyon halinde verilmesi gerektiğini ve bu adımların anayasa ile Riyad Anlaşmasını ihlal ettiğini savunan GGK, Hadi'yi defalarca söz konusu karardan geri dönmeye çağırdı.Hükümet yetkilileri ise Riyad Anlaşmasının, halihazırdaki hükümetin kurulması dışında istişare gerekliliği içermediğini belirterek, GGK'yı, askeri ve güvenlik maddelerini uygulamadan, anlaşma dışında yeni pozisyonlar elde etmek için 'şantaj' yapmakla suçluyor.Askeri ve güvenlik maddeleri arasında, GGK kuvvetlerinin Aden'den şehir dışındaki kamplara çekilmesi ve güney illerdeki tüm askeri ve güvenlik güçlerinin Savunma ve İçişleri Bakanlıklarının altında yeniden yapılandırılması bulunuyor.GGK'nın itirazlarının arkasında atanan kişilerin siyasi geçmişi yatıyorGözlemcilere göre, GGK, söz konusu atamaları anlaşma veya anayasa ihlali olarak değerlendirmenin aksine söz konusu kişilerin siyasi geçmişleri sebebiyle itiraz ediyor. Ahmed bin Dağr, Şura Meclisi Başkanı olmadan önce 2016-2018 yılları arasında Yemen Başbakanı olarak görev yapıyordu.Gözlemciler Bin Dağr hükümetinin, GGK'nın müttefiki BAE etkisini sınırlamaya ve Arap koalisyonunun ilan ettiği hedeften farklı olarak ajandasında yer verdiği Yemen'in limanlarını ve adalarını ele geçirme çabalarına karşı koymaya çalıştığını belirtiyor.Hadramevt ilinden olan Bin Dağr, önde gelen güneyli liderlerden birisi ve GGK'nın tutunduğu Yemen'in güneyinin kuzeyinden ayrılması fikrini reddeden bir isim olarak biliniyor.Bin Dağr ayrıca, Hadi liderliğindeki Genel Halk Kongresi Partisinin de ileri gelen isimlerinden birisi ve güney illerinde ağırlığı olan bir figür. Bu durum ise, GGK'nın güneydeki Genel Halk Kongresi taraftarlarını kazanma şansını düşürüyor.Başsavcı olarak atanan Ahmed Salih el-Musavi de, Bin Dağr gibi Hadi'ye bağlı olan kadrolardan birisi.Gözlemcilere göre, GGK, Musavi'nin atanmasının, ülkenin geçici başkenti Aden'de 2016 ve 2018 yılları arasında yaşanan siyasi suikastlar dosyasının açılmasına zemin hazırlayacağından endişe duyuyor.Bu suikastlarda, camilerdeki vaiz ve imamların yanı sıra hükümet yanlısı halk direnişinin düzinelerce lideri, ordu ve güvenlik görevlileri hedef alınmıştı. Suikastların arkasında ise BAE destekli GGK'nın olduğu öne sürülmüştü. Yemenliler GKK'ya ve Suudi Arabistan'a tepkiliGGK'nın gerginliği arttırması tepkilere yol açarken, bazı taraflar ise Riyad Anlaşmasının askeri maddelerinin uygulanmasındaki başarısızlıktan Suudi Arabistan'ı sorumlu tutuyor.Yemen Enformasyon Bakanı Danışmanı Muhtar er-Rahbi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, GGK'nın Cumhurbaşkanı Hadi'nin son dönemdeki kararlarını reddederek ve kararlar hakkında kendilerine danışılmasını isteyerek, Hadi'nin anayasada öngörülen yetkilerine itiraz etmeye çalıştığını söyledi. 'GGK meşruiyet kazandıktan ve hükümete dahil olduktan sonra, Hadi'nin yetkilerine itiraz etmeyi sabırsızlıkla bekledi.' diyen Rahbi, GGK'nın itirazlarının hükümetin görevini tam olarak yapmasını reddetmek anlamına geldiğine ve anlaşmayı çıkmaza götürdüğüne işaret etti.Nobel ödüllü Yemenli aktivist Tevekkül Kerman da Facebook hesabından yaptığı açıklamada, 'Cumhurbaşkanının kararlarının sahada uygulanmasına engel olma sözü tek bir şey ifade ediyor; Riyad Anlaşmasının askeri ve güvenlik maddeleri uygulanmadı.' değerlendirmesinde bulundu.Kerman, Yemen'de bir çözüm yolu olarak Suudi Arabistan'ın ülkeden çıkarılması çağrısında bulundu.Kına Limanı yeni bir krize kapı araladıGGK ile hükümet arasındaki kriz Hadi'nin kararlarına itiraz ile de sınırlı kalmadı. Şebve ilindeki Kına petrol ve ticaret limanı da GGK ile hükümet arasında yeni bir krize kapı araladı.Şebve Valisi Muhammed Salih bin Adyu, 10 Ocak'ta 17 bin ton dizel taşıyan ilk yakıt gemisinin Kına Limanında demirlendiğini açıklamıştı.Bir güvenlik kaynağı ise, AA muhabirine yaptığı açıklamada, BAE'nin Kına Limanına ilk akaryakıt gemisinin yanaşmasını engellemeye çalıştığını ifade etti.BAE'nin gemiye limana giriş izni verilmemesi için hükümetteki GGK yanlısı Ulaştırma Bakanı Abdusselam Hamid'e baskı yaptığını aktaran kaynak, Cumhurbaşkanı Hadi'nin konuya müdahil olarak ruhsat verilmesini sağladığını söyledi.Yemen basınında ise, hükümetteki GGK'ya bağlı 5 bakanın limanın açılışını protesto etmeyi sürdürdüğü haberleri yer aldı. Yemen resmi haber ajansına göre ise, Hadi, hükümete limandaki prosedürlerin kolaylaştırılması için gerekli adımları atma talimatı verdi.Yemenli yetkililer BAE'yi, Aden ve Hadramevt limanlarını kontrol etmekle ve hükümetin bu limanları işletmesine izin vermemekle suçlarken, Abu Dabi bu suçlamaları kabul etmiyor.
Kremlin, Ülkedeki Bazı Muhaliflerin Gözaltına Alınmasını Savundu
MOSKOVA (AA) - Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, tutuklu Rus muhalif Aleksey Navalnıy’ın serbest bırakılması için geçen hafta ülkede yapılan protestolar sonrası bazı muhaliflerin gözaltına alınmasının 'yasalar gereği' olduğunu söyledi.Peskov, tutuklu Navalnıy’ın serbest bırakılması için 23 Ocak'ta yapılan gösterilerin ardından bazı muhaliflerin gözaltına alınmasına ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.Rusya'da yapılan gösteriler öncesi endişelerini dile getirdiklerine dikkati çeken Peskov, bazı muhaliflerin gözaltına alınmasının 'yasalar gereği' olduğunu savundu.Peskov, 'Kolluk kuvvetleri, kendi görevini bugün yerine getiriyor. Rusya’nın yasaları birçok kez ihlal edildi. Kolluk kuvvetleri, bu yönde çalışıyor. Burada Kremlin’in ne düşündüğü değil, polisin hukuk ve düzenin sağlanması için gerek gördüğü eylemler önemlidir.' ifadelerini kullandı.Rus polisi, dün, tutuklu muhalif Aleksey Navalnıy’ın başkent Moskova'daki daireleri ve kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Vakfının ofisinde 'sıhhi ve epidemiyolojik kuralların ihlal edildiği' gerekçesiyle arama yapmıştı.Navalnıy'ın kardeşi Oleg Navalnıy, avukatı Lubov Sobol ve şahsi doktoru olan ve Doktorlar Birliği Sendika Yöneticisi Anastasiya Vasilyeva'nın polis tarafından gözaltına alındığı öğrenilmişti.
TSK Personel Kanunu Teklifi Kabul Edildi
TBMM Milli Savunma Komisyonu'nda, Milli Savunma Bakanlığı kadrolarında görevli personelin tecrübelerinden daha uzun süreli ve etkin şekilde yararlanılması, özlük haklarının iyileştirilmesi gibi düzenlemeleri içeren TSK Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.
Kktc'de Yakalanan Fetö'nün Firari "Mahrem İmamı" Türkiye'ye Getirildi
ANKARA (AA) - MİT, İçişleri Bakanlığı, KOM Daire Başkanlığı ve KKTC polisinin koordinasyonuyla KKTC'de yakalanan FETÖ'nün 'mahrem imamı' Ahmet Yiğit'in Türkiye'ye getirildiği bildirildi.Emniyet Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, KKTC'de, Türkiye Cumhuriyeti aleyhine faaliyet gösteren terör ve organize suç örgütü mensuplarının tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar neticesinde, MİT, İçişleri Bakanlığı Müşavirliği, KOM Daire Başkanlığı, KKTC Polis Genel Müdürlüğü ve Lefkoşa Büyükelçiliği koordinesinde operasyon düzenlendi.Operasyonda, terör örgütü FETÖ üyesi Ahmet Yiğit, KKTC'de yakalandı.Hakkında Hatay 1. Sulh Ceza Hakimliğince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilmiş arama kararı olduğu belirlenen şüphelinin, Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ soruşturmaları kapsamında da firari olduğu öğrenildi.Öte yandan, Ahmet Yiğit'in emniyetteki mahrem yapılanma içerisinde sözde yönetici olduğu, Hatay'da görev yapan örgüt üyesi polis memurlarından sorumlu FETÖ abisi olduğu, ByLock kullandığı ve pasaportunda şerh kaydının olduğu tespit edildi.KKTC Girne Limanı'ndan hareket eden yolcu gemisiyle saat 02.45'te Mersin Taşucu Limanı'na getirilen Yiğit, Silifke Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Grup Amirliğince gözaltına alındı.
Bodrum'da Tekneden Denize Düşen İki Kişi Kurtarıldı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde, limanda demirli tekneden denize düşen iki kişi kurtarıldı.Kumbahçe İskelesi'nde demirli tekneden inmeye çalışan Hasan Emek ve Necip Uygun, merdiven halatının kopması sonucu dengelerini kaybederek denize düştü.Boğulma tehlikesi geçiren iki kişi, teknedekiler ve sahilde çekim yapan dizi setindeki görevlilerce kurtarıldı.Genel sağlık durumları iyi olduğu belirtilen Emek ve Uygun, 112 Acil Servis ekibince Bodrum Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Polis ekibi bölgede inceleme yaparak tekne çalışanlarının ifadesine başvurdu.Öte yandan, kişilerin düşme anı ve kurtarılıp hastaneye götürülmeleri, çevredeki güvenlik kameralarınca da kaydedildi.
İran Uranyum Zenginleştirme Faaliyetini Hızlandırıyor
ANKARA (AA) - İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, uranyumu daha hızlı zenginleştirmeye imkan tanıyan 1000 adet gelişmiş santrifüj makinesini 3 aydan kısa süre içinde kuracaklarını açıkladı. İran devlet televizyonuna göre, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'ın Fordo'daki uranyum zenginleştirme tesisini ziyaretinin sonrasında basına konuşan Kemalvendi, nükleer faaliyetler konusunda önceki yıllarla 'kıyaslanamaz' şekilde ilerleme kaydettiklerini söyledi. Uranyum zenginleştirme tesislerine uranyumu daha hızlı zenginleştirmeye imkan tanıyan gelişmiş santrifüjler kuracaklarını açıklayan Kemalvendi, '3 aydan önce IR-2m santrifüj makinelerini yerleştirmiş olacağız. Bu makineleri aynı zamanda hem üretiyor hem de kuruyoruz.' dedi. Kemalvendi ayrıca, nükleer anlaşmada İran'a en fazla 3,67 oranında uranyum zenginleştirme izni verilmesine rağmen şu ana kadar yüzde 20 oranında zenginleştirilmiş 17 kilogram uranyum ürettiklerini belirtti. Mecliste çıkarılan nükleer yasa kapsamında 21 Şubat'a kadar yaptırımların kaldırılmaması halinde İran'ın Ek Protokol'den ayrılma kararının kesin olup olmadığının sorulması üzerine Kemalvendi, 'Yasayı tam olarak uyguluyoruz. Meclis ve hükümet bu konuda karar aldı. Bu hususta hazırlıklarımız var ve bu yasayı uygulayacağız.' dedi. Mecliste hükümetin itirazlarına rağmen çıkarılan nükleer yasa Muhafazakarların çoğunlukta olduğu İran Meclisi, nükleer bilimci Muhsin Fahrizade'nin 27 Kasım 2020'de öldürülmesinden kısa süre sonra nükleer faaliyetleri hızlandırmayı hedefleyen 'Yaptırımların Kaldırılması ve İran Ulusunun Çıkarlarının Korunması için Stratejik Eylem Planı' yasasını çıkarmıştı.Hükümet, dış politikada ülkeyi zora sokacağı gerekçesiyle itiraz ettiği yasayı, Anayasayı Koruyucular Konseyinde (AKK) nihai onayı almasının ardından uygulamak zorunda kalmıştı. Yasa, İran Atom Enerjisi Kurumunun uranyumu en az yüzde 20 zenginleştirmeye başlamasını ve düşük düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stoklarını artırmasını zorunlu kılıyor. Yasa ayrıca, nükleer anlaşmanın taraflarının 21 Şubat'ta kadar Tahran'ın bankacılık ilişkilerini ve petrol ihracatını normale döndürecek adımlar atmaması halinde, İran'ın Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) kapsamında 2016'dan bu yana gönüllü olarak uyguladığı Ek Protokol'den ayrılmasını zorunlu kılıyor. Tahran yönetimi, Ek Protokol uyarınca, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin nükleer tesislerini istedikleri anda aniden denetlemelerine izin vermişti. İran'ın Ek Protokol'den ayrılması, UAEA müfettişlerinin denetimlerinin sınırlandırılacağı anlamına geliyor.
Kayıp Doku Soruşturmasına Ait Bilgileri Paylaştığı İddia Edilen Polisin Yargılanmasına Başlandı
TUNCELİ (AA) - Tunceli'de 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olan 21 yaşındaki Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmaya ait bazı kişisel bilgileri hukuka aykırı ele geçirip yaydığı iddia edilen polis memuru E.Y'nin yargılanmasına başlandı.Tunceli 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuksuz sanık E.Y. katılmadı. Kayıp Doku'nun babası Halit, ablası Aygül Doku ve ailenin avukatı Ali Çimen duruşmada hazır bulundu.Salona yeni tip koronavirüs (Kovid-19) önlemleri kapsamında basın mensupları ve katılımcılar alınmadı.Mahkeme, sanık E.Y'nin duruşmaya katılmadığını hatırlatarak, savunmasının alınabilmesi amacıyla duruşmayı erteledi.Ailenin avukatı Ali Çimen, duruşma çıkışı gazetecilere yaptığı açıklamada, kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin soruşturmanın Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca sürdürüldüğünü söyledi.Doku'nun 5 Ocak 2020'den bu yana kayıp olduğunu hatırlatan Çimen, 'Bu soruşturma dosyasının faillerinden E.Y, Twitter üzerinden müvekkil Gülistan Doku'nun intihara meyilli biri olduğunu göstermek için bazı evrak paylaştı. Bu evrak, o aşamada soruşturma dosyamızın içinde yoktu. Bu evrakı kamu görevlisi sıfatıyla ele geçirmişti. Söz konusu dönem Tunceli Asayiş Şube Müdürlüğünde görev alıyordu. O konuya ilişkin bir yargılama bugün yapıldı.' diye konuştu.Sanığın ifadesi talimatla alınacakÇimen, sanık E.Y'nin duruşmaya katılmadığını belirterek, 'Aslında kendisi burada direkt hazır edilseydi bizim de ona karşı sorularımız olacaktı. Çapraz sorgusunu yapma imkanımız olacaktı ama olmadı. Talimat üzerine ifadesini verecek ve o talimat cevabı geldikten sonra artık dosyamızda karara çıkacaktır.' ifadelerini kullandı.Abla Aygül Doku da kayıp kardeşinin bulunması için ailesi ve kendisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.Bu görüşme sonrası kayıp kardeşinin bulunması için umutlarının yeniden yeşerdiğini dile getiren Doku, 'Ailemin umutları çok büyük. Biz bugüne kadar çok yetkiliyle görüştük ama ailemin bu sefer çok farklı bir şekilde umutlu olduğunu görüyorum. 'Cumhurbaşkanımız kızımızı bulacak, bize bugünleri yaşatanlar yargı ve adalet önünde hesap verecekler' diye sımsıkı umuda sarılmışlar.' şeklinde konuştu.İddianamedenTunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede Gülistan Doku soruşturmasına ait bazı kişisel bilgileri hukuka aykırı ele geçirip yaydığı iddia edilen polis memuru E.Y'nin 'görevini kötüye kullanarak kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetme' ve 'görevini kötüye kullanarak kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına verme' suçlarından 4,5 yıldan 10,5 yıla kadar hapsi isteniyor.OlayTunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak'ta emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu.Genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama çalışması başlatmıştı. Baraj gölünde arama yapan ekiplerce 187 gün su altı ve üstünde sürdürülen çalışmalardan sonuç alınamaması üzerine aramalara son verilmişti.Ailenin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile görüşmesinin ardından Uzunçayır Baraj Gölü'nün kısmen boşaltılmasına karar verilerek su altı arama çalışmalarına 6 Ağustos'ta 17 ekiple yeniden başlanmış ve 13 gün süren yoğun çalışmalardan da sonuç alınamaması üzerine aramalar 18 Ağustos'ta tamamlanmıştı.Gülistan Doku'nun bulunması için 15 Ekim'de yeniden başlatılan arama çalışmaları ise tüm çabalara rağmen genç kıza ulaşılamaması üzerine bir süre önce tamamlanmıştı.
Afyonkarahisar'da Uyuşturucu Operasyonu: 5 Gözaltı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 5 zanlı gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kentte sokakta uyuşturucu madde satışı yapan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.Teknik ve fiziki takibin ardından ekipler, tespit edilen şüphelilerin adreslerine baskın düzenledi.Operasyonda adreslerde ve şüphelilerin araçlarında yapılan aramada, yeşil reçeteyle satışı yapılan 439 hap, 103 gram kenevir tohumu, 2 ruhsatsız pompalı tüfek ve suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 bin 795 lira para ele geçirildi.Ekipler, H.E, O.E, M.K, K.K. ile B.S'yi 'uyuşturucu madde kullanmak' ve 'uyuşturucu madde ticareti yapmak' suçlarından gözaltına aldı.Öte yandan, B.S'nin 7 ayrı suçtan hakkında arama kararları olduğu belirtildi.