Doğu Anadolu'da 4 İldeki 92 Yerleşim Birimine Ulaşılamıyor
VAN (AA) - Van, Bitlis, Hakkari ve Muş'ta yoğun kar ve tipi nedeniyle 92 yerleşim biriminin yolu kapandı.Van Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, olumsuz hava koşulları nedeniyle 15 yerleşim birimine ulaşım sağlanamıyor.Ekipler, kapalı yolların açılması için çalışmalarını sürdürüyor.HakkariHakkari'de İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, kar ve tipi nedeniyle kapanan 7 köy ve 26 mezranın yoluna açmak için çaba gösteriyor. Belediye ekipleri de kent merkezinde kar temizleme çalışması yürütüyor.Kar kalınlığının bazı bölgelerde 2 metreyi bulduğu kentte, dondurucu soğuklar nedeniyle çatılarda buz sarkıtları oluştu, dereler dondu. BitlisBitlis İl Özel İdaresi Yol ve Ulaşım Hizmetleri Müdürü Ümit Kurtkan, kent merkezi ve ilçelere bağlı 35 köy yolunun kardan kapandığını söyledi.Kurtkan, kapanan köy yollarının ulaşıma açılması için çalışmaların sürdürüldüğünü aktardı.MuşMuş İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Şeyhmus Yentür de olumsuz hava koşulları nedeniyle ulaşım sağlanamayan 9 köy yolunda karla mücadele ekiplerinin çalışmalarını sürdüğünü aktardı.Sis nedeniyle görüş mesafesinin düştüğü Bitlis-Muş kara yolunda sürücüler zor anlar yaşadı, ağaçlar kırağı tuttu.
Bangsamoro Özerk Bölgesi Başbakanı İbrahim, Geçiş Sürecinin 2. Yılında Aa'ya Konuştu:
MANİLA (AA) - Filipinler'deki Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) Başbakanı ve Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) lideri Hacı Murat İbrahim, bölgede 3 yıl planlanan geçiş sürecinin 2022'de tamamlanamayacağını belirterek, 'Geçiş dönemini 2025’e kadar uzatmak ve bölgesel seçimleri bu tarihe ertelemek üzere yasama organıyla çalışmaları sürdürüyoruz.' dedi.Filipinler'in güneyindeki Mindanao bölgesinde 21 Ocak ve 6 Şubat 2019'da yapılan referandumlarda halk, bölgeye kapsamlı özerklik getiren Bangsamoro Organik Yasası'nı (BOL) kabul etmişti.Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte tarafından Bangsamoro Geçiş Otoritesi'nin başına getirilen Hacı Murat İbrahim, 26 Şubat'ta yönetimi, federal hükümetin bölge valisinden devralmıştı. İbrahim'in geçiş sürecinin tamamlanacağı Haziran 2022'ye kadar bölgeyi yönetmesi kararlaştırılmıştı.İbrahim, bu süreçte MİKC savaşçılarının silah bırakması, Moro bürokrasisinin tesis edilmesi, BARMM hükümetinin projeleri, 2022 seçimleri ile bölgedeki yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına karşı alınan tedbirlere ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.Barış sürecinin siyasi ve normalleşme boyutu olduğuna dikkati çeken İbrahim, 'Siyasi boyutta şimdiye kadar anlaşma şartlarının yüzde 40'ını uygulayabildik. Normalleşmede ise Ortak Normalleşme Komitesi ile yaptığımız çalışmalar sonucu hedeflerimizin yüzde 30'una ulaşabildik.” dedi.İbrahim, normalleşme kapsamında en zorlu aşamalardan birinin silahlı grupların silahsızlandırılması olduğunu belirterek, 'Önümüzde özel ve düzensiz birliklerin dağıtılması, Bangsamoro'da polis birliklerinin kurulması ve MİKC'nin bazı üst düzey üyelerinin Filipinler güvenlik güçlerine katılması gündemleri var.' şeklinde konuştu.BARMM'nin 15 bakanlık ve parlamentoda 41'i MİKC tarafından atanan 80 milletvekili ile 'pürüzsüz şekilde' yönetildiğini kaydeden İbrahim, siyaset ve normalleşme süreçlerinin devam ettiğini bildirdi. 3 yıllık geçiş süreci yetersizİbrahim, 'Siyasi süreç pürüzsüzce ilerliyor. Normalleşme konusunda ise silahlı kuvvetlerin devreden çıkarılması sürüyor. Şimdiye dek MİKC'nin 13 bin 500 mücahidi silah bıraktı, hedefimiz 40 bin.' dedi.Silahsızlandırma sürecinde henüz ilk aşamayı tamamladıklarını, ikinci ve üçüncü aşamanın bir yıl içinde tamamlanmasının zor olduğunu kaydeden İbrahim, bu fazlarda 28 bin savaşçının silah bırakacağını söyledi.İbrahim, barış sürecinin başında geçiş döneminin 3 sene olarak planlandığını, ancak MİKC'nin bu sürecin en az 6 yıl olması gerektiğini savunduğunu anımsattı.İbrahim, 'Dünyada benzeri vakaların yaşandığı yerlerde siyasi barış sürecinin uygulanması 6 ila 10 yılı buluyor. Buna karşın biz şartlara razı olarak 3 yıllık geçiş sürecini kabul ettik. Bir yılı aşkın faaliyetlerimize baktığımız zaman, anlaşmanın uygulanmasının 2022'ye kadar tamamlanamayacağını görüyoruz.' dedi.İbrahim, anlaşma kapsamında Filipinler hükümetinin, sosyal ve ekonomik yardım kapsamında MİKC savaşçılarının her birine 1 milyon Filipin peso (20 bin 800 dolar) değerinde nakit ve sosyal yardım sağlayacağını söyledi.Yardımların konut, eğitim, geçim, burs gibi sosyal ve maddi destek paketlerini kapsadığını kaydeden İbrahim, 'Halihazırda silah bırakanlar, şimdilik nakit 100 bin Filipin pesosu teslim aldı. Diğer yardım paketlerinin de ulaşması konusuyla da ilgileniyoruz.' ifadesini kullandı.'Duterte de sürenin uzatılması gerektiğine kanaat getirdi'İbrahim, geçiş sürecinin uzatılması için Devlet Başkanı Duterte ile görüşmelerde bulunduklarına dikkati çekerek, 'Duterte da sürenin uzatılması gerektiğine ve mevcut sürenin çok kısa olduğuna kanaat getirdi. Bu konuda tek yetkinin yürütmede olmadığını, yasama organının da onayının alınması gerektiğini söyledi. An itibarıyla geçiş dönemini 2025'e kadar uzatmak ve bölgesel seçimleri bu tarihe ertelemek üzere yasama organıyla çalışmaları sürdürüyoruz.' dedi.Geçiş hükümeti süresinin uzatılması için şimdiye kadar parlamentoda 5, senatoda 2 önerge verildiğini aktaran İbrahim, en kısa zamanda bu talebin yasama ve yürütme organlarından geçmesini umduklarını söyledi.'Yasama organının yüzde 90'ı geçiş süresinin uzatılmasını destekliyor'İbrahim, 'Bu uzatmayla sadece BARMM geçiş hükümetinin seçimleri 2025'e ertelenecek. Bölgedeki yerel idarelerin seçimi 2022'de yapılacak.' diye konuştu.Merkezi hükümetin bu konuda BARMM'ye anlayış göstereceğini umduğunu belirten İbrahim, 'Gözlemlediğimiz kadarıyla yasama organının yüzde 90'ı, geçiş hükümetinin süresinin uzatılmasından yana.' dedi.Yeni bütçe ve Kovid-19 önlemleriGeçen 2 yıl zarfında BARMM hükümetinin projelerine değinen İbrahim, hükümet bütçelerinin önceki yönetimden kalan bir bütçe olması nedeniyle yetersiz kaldığını belirterek, şöyle devam etti:'BARMM iç kalkınma planının geçen yıl onaylanmasıyla, kendi programlarını uygulamaya başladık. 2020'den beri, başlıca odaklandığımız 4 alan sırayla eğitim, sağlık sistemi, sosyal hizmetler ile stratejik altyapı. Yeni hükümet olarak kendi bürokrasimizi yavaş yavaş işe aldık. En başta internette 4 binden fazla iş ilanı açtık. 300 bin başvuru aldık. Şu an işe alım süreçlerinin yüzde 70'i tamamlandı ve devam ediyor. Parlamento göreve başladı. Şimdiye dek 13 yasa geçti.' Parlamentodan BARMM 2021 bütçesinin geçtiğini kaydeden İbrahim, 'Bürokrasiyi inşa ettik, salgına karşı kapsamlı hizmetleri halka sunduk. Bazı zorlu işlerimiz var. İlki, devrimci mücahitlerin dönüştürülmesi. Daha önce çoğumuz bu alanda yer almadık. Duruma adapte olmak zorundayız. Nasıl hükümet edileceğini ve hükümetin nasıl yürütüleceğini hızlıca öğrenmeliyiz. Bürokrasi inşasına odaklanmalıyız.' diye konuştu.Süreçleri yönetirken Kovid-19 salgınının birçok projeyi etkilediğine dikkati çeken İbrahim, salgına karşı BARMM olarak sağlık çalışanlarına ekipman desteği verildiğini, hastanelerin yenilendiğini, bölgede tecrit noktaları kurulduğunu ve halka gıda desteği ulaştırıldığını vurguladı.Türk hükümeti ve halkına şükranlarımızı sunuyoruzTürkiye başta olmak üzere uluslararası camianın barış sürecine önemli katkılar yaptığını söyleyen İbrahim, 'Türk sivil toplum kuruluşu ve devlet kurumu temsilcileri, bize yardımlarını sürdürüyor. Türk hükümeti ve halkına, Bangsamoro halkının mücadelesine verdikleri destek için derin şükranlarımızı sunuyoruz. Başından bu yana Türkiye, barış sürecinin her aşamasında aktif yer aldı.' ifadesini kullandı.Çok sayıda Türk üniversitesinin, hükümetin inisiyatifiyle Bangsamorolu öğrencilere burs verdiğini hatırlatan İbrahim, halihazırda çok sayıda öğrencinin Türk üniversitelerinden mezun olarak ülkelerine döndüğünü belirtti.
Uzmanlar, ABD'deki Seçim Sonucunun Kolombiya'nın Geleneksel ABD Politikasını Değiştirmeyeceğini Düşünüyor
BOGOTA (AA) - SİNAN DOĞAN - Kolombiyalı uzmanlar, Güney Amerika'nın en büyük üçüncü, Latin Amerika'nın ise en büyük dördüncü ekonomik gücüne sahip Kolombiya'nın, ABD ile uzun yıllardır devam eden stratejik iş birliğinin ABD'nin yeni başkanı Joe Biden döneminde de süreceği değerlendirmesinde bulundu.ABD ile ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda yakın ilişkilere sahip Kolombiya, 15 Mayıs 2012'de ABD ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmasının devreye girmesinin ardından bu ülkeyle olan münasebetlerini her alanda geliştirdi.Kolombiya, 48 milyonu aşan nüfusu ve gelişmekte olan ekonomisiyle Güney Amerika'nın en önemli ülkelerinden biri olarak kabul edilirken, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütüne (OECD) üye olmayan ekonomilerin de en büyüklerinden biri olarak görülüyor. AA muhabiri, ABD başkanlık seçimlerinin Kolombiya-ABD ilişkilerine muhtemel yansımalarını uzmanlara sordu. Pontificia Bolivariana Üniversitesi Politik Çalışmalar Koordinatörü Dr. Freddy Orlando Santamaria Velasco, Kolombiya için ABD'de başkan hangi partiden olursa olsun ilişkilerin seyrinin ne yönde ilerleyeceğinin çok önemli olduğunu söyledi. Santamaria, Kolombiya'yı son yıllarda yöneten hükümetlerin iki ülke arasındaki stratejik ittifakları daha da güçlendirdiğine dikkati çekerek 'İlişkiler akışkan devam ediyor, iki ulus arasındaki siyasal pragmatizm çok güçlü. Kolombiya ile ABD'nin ilişkileri ideolojik farklılıkların ötesinde.' ifadesini kullandı. ABD'nin, güney yarımkürede Kolombiya gibi önemli bir stratejik ortağın değerini bilmeye devam etmesi gerektiğinin altını çizen Santamaria, Kolombiya'nın bireysel özgürlükleri ve insan haklarını garanti eden kamu politikalarına öncelik vermesi gerektiğine vurgu yaptı. Santamaria, 'Kolombiya Devlet Başkanı Ivan Duque, demokratik politikalar üzerinde durmalı. Kendi partisi içerisindeki daraltılmış görüşlere tutsak olmamalı, ABD ile ilişkilerinde daha geniş bir perspektif çizmeli.' diye konuştu. Demokrat partili Biden'ın liberal, sol ve sağın ötesinde bir başkan olduğunu dile getiren Santamaria, Biden'ın iki konuyu merkezine aldığını, bunların özgürlüklerin genişletilmesi ve sosyal adalet olduğuna işaret etti. Santamaria, 'Biden'ın gündeminde öncelikli şartlardan biri de ülkede Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) ile yapılan barış anlaşmasının uygulanmasının takibi olacak. Biden, (eski Devlet Başkanı Juan Manuel) Santos hükümetinin FARC ile müzakere sürecini çok iyi biliyor, dolayısıyla mevcut Kolombiya hükümetinin barış anlaşmasını bozma olasılığı kolay olmayacak.' değerlendirmesini yaptı. Santamaria, Kolombiya'nın ekonomik kaynaklarını zenginleştirmek ve uluslararası destek bulmak için söylemlerinde değişikliğe gitmek zorunda kalabileceğini belirtti.Biden'ın başkanlık yemini töreninde insan haklarına yaptığı vurgunun Kolombiya'yı doğrudan ilgilendirdiğini belirten Santamaria, 'Örneğin Birleşmiş Milletler, hükümetten sosyal liderlerin güvenliğini garanti altına almasını istiyor. Haliyle Biden, bunu büyük ihtimalle hükümetten talep edecektir.' diye konuştu. Pontificia Bolivariana Üniversitesinde Latin Amerika konuları üzerine araştırmalar yapan Dr. Mauricio Montoya Vasquez da ABD'de demokratların döneminde iki ülke ilişkilerinin çok iyi bir ivme yakaladığını belirtti. Montoya, Kolombiya'nın, ABD'deki eski demokrat başkanlar Bill Clinton ve Barack Obama dönemlerinde ordusunun güçlendirilmesi ve modernizasyonu için ABD'den destek aldığını söyledi. 'Biden'ın Trump ile yer değiştirmesi sadece umutları arttırdı'Montoya, '(Eski ABD Başkanı Donald) Trump, Latin Amerika ülkeleri için korku ve hoşnutsuzluğa sebep oldu ancak Biden'ın seçilmesi Kolombiyalılara umut olacağı anlamına gelmez. Biden'ın, Trump ile yer değiştirmesi sadece umutları arttırdı. Latin Amerikalıların sınır dışı edildiği dönemde Biden'ın başkan yardımcısı olduğunu unutmamak gerekir.' şeklinde konuştu. İki ülke ilişkilerinin seyrinin Biden yönetiminin yaklaşımıyla doğrudan ilintili olduğunu vurgulayan Montoya, Kolombiya'nın, siyasi ve ekonomik anlamda ABD'nin desteğini kaybetmemek için ciddi çaba harcayacağını bildirdi. Montoya, Kolombiya'nın uyuşturucu kaçakçılığına karşı savaşında ABD ile iş birliğine devam edeceğini ve önceki Devlet Başkanı Juan Manuel Santos döneminde FARC ile başlayan barış anlaşmasının uygulanma sürecini de yakından takip edeceğini vurguladı. Ülkedeki mevcut hükümetin Trump ile siyasi ilişkilerinin çok iyi olduğunu dile getiren Montoya, Biden ile de aynı niyet ve amaçlarla bunun süreceğine inandığını belirtti. 'Demokratlar, insan hakları ihlalleri nedeniyle Kolombiya'ya baskı kuracak'Ülkede son zamanlarda devlet dışı aktörlerin neden olduğu katliamlardan ötürü hükümetin başının ağrıyacağına dikkati çeken Montoya, 'Kongrede çoğunluğu elde eden demokratlar, insan hakları ihlalleri nedeniyle Kolombiya'ya baskı kuracak.' yorumunu yaptı. Montoya, Kolombiya'da işlenen cinayetlerin soruşturulması için ABD'li demokratların, Kolombiya Kongresine defalarca mektup gönderdiğini anımsatarak, hükümetin ABD'den ekonomik destek almaya devam etmesi için güvenlik sorununu çözmesi gerektiğini dile getirdi. Biden'ın, ülkesi için belirsiz bir umut olduğunu düşünen Montoya, sözlerine şöyle devam etti:'Her zaman spekülasyon yapmak iyi bir şey değil. İşlerin nasıl yürüyeceğini gösterecek, elimizde sihirli bir değnek yok ancak prensipte çok da bir şeyin değişeceğini zannetmiyorum. Kolombiya'da gelecek dönem yapılacak seçimlerde, Biden'ın yaklaşımı ve etkisinin olacağının altını çizmek istiyorum. Kurumsal baskıları tetikleyebilir. Ülkede seçilecek kişi ile elbette politik anlamda ters düşmek istemeyecektir.'
Uzmanlara Göre ABD-Çin Rekabeti Myanmar'daki Darbeyi Tetikledi
İSTANBUL (AA) - GÜLSÜM İNCEKAYA - Uzmanlar, ABD ve Çin'in küresel ve okyanus siyaseti açısından çok kritik bir bölgede yer alan Myanmar'da, dış müdahaleler nedeniyle demokrasinin konsolide edilemediğini ve ülkenin darbelere açık hale geldiğini belirtti. Seçim sonuçlarıyla tansiyonun yükseldiği Myanmar'da iktidardaki Ulusal Demokrasi Birliği (NLD) Partisi Sözcüsü Myo Nyunt, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii ile partinin diğer yöneticilerinin gözaltına alınmasından birkaç saat sonra ordunun ülke yönetimine el koyduğunu duyurdu.Uzmanlar, Myanmar'da gerçekleştirilen askeri darbeyi ve ülkedeki olası gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Myanmar'da yapılan darbenin Asya-Pasifik bağlamında ABD-Çin arasındaki güç mücadelesine bağlı olarak gerçekleştiğini söyledi.Myanmar'da gerçekleştirilen darbenin Çin'in Myanmar ve bölgedeki gücünü ortaya koyması açısından son derece dikkat çekici olduğunu belirten Erol, 'Darbe ile ABD'ye ve bazı Batılı ülkelere bir güç gösterisi gerçekleştirilmiştir. Beyaz Saray'ın yaptığı çağrı ve ortaya koyduğu tepki, Myanmar'daki sürece yönelik demokratik ve insan hakları kaygılarından ziyade, Çin karşısında önemli bir mevziyi kaybetme durumuyla yakından ilgilidir.' değerlendirmesinde bulundu.Myanmar'ın Asya-Pasifik merkezli yeni güç mücadelesinde sahip olduğu jeopolitik-stratejik önemin darbenin asıl nedeni olarak görülmesi gerektiğinin altını çizen Erol, şöyle devam etti:'Myanmar, ABD'nin Malakka Boğazı üzerinden Çin'i boğma stratejisine karşı Pekin'in uyguladığı başarılı bir yakın çevre projesidir. Çin, Myanmar üzerinden bu ülkede inşa ettiği limanlar ve boru hatları ile Malakka'yı önemli ölçüde 'transit güvenliği' bağlamında bypass ederken, aynı zamanda 'enerji güvenliği' bağlamında da bu ülkenin ve komşusu Bangladeş'in doğal gaz kaynaklarını ithal etmek suretiyle de bu sorununu çözmede önemli bir inisiyatif yakalamış görünmektedir.'Erol, 'Çin, Myanmar üzerinden Hint Okyanusu'na açılmaktadır ve Hint-Pasifik merkezli rekabette izlediği bu yumuşak güç politikasıyla nüfuz alanını genişletmekte, güçlendirmekte, kısacası elini kuvvetlendirmektedir.' şeklinde konuştu.Ayrıca Erol, Çin'in Myanmar üzerinden sadece ABD karşısında değil, Hindistan karşısında da konumunu güçlendirdiğini kaydetti. Myanmar'ın, Çin'in Hindistan'ı çevreleme politikasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Erol, 'Çin bir taraftan kendisine yönelik çevreleme politikasını akamete uğratmaya çalışırken, diğer taraftan da bizzat kendisi bir çevreleme politikası izlemektedir.' ifadesini kullandı.Erol, Myanmar'daki mevzunun demokrasi ve insan hakları üzerinden yürütülen bir güç mücadelesi olduğuna dikkati çekerek, başta Rohingya Müslümanları olmak üzere, bölgedeki insanların yaşadığı trajediyle Türkiye ve birkaç ülke dışında kimsenin ilgilenmediğini söyledi. Darbe sonrası Myanmar'daki dini, etnik azınlıklar üzerinden güç mücadelesinin daha da derinleşebileceğine işaret eden Erol, 'Başta Rohingya Müslümanları olmak üzere bu ülkedeki dini-etnik azınlıklar/sorunlar darbeci yönetime ve Çin'e karşı etkili bir araç olarak kullanılmaya çalışılabilir. Bu da bu gruplar, halklar üzerindeki baskının daha da artması ile eşdeğer olacaktır.' dedi.'Myanmar, Çin'in küresel ve okyanus siyaseti açısından kritik bir bölge'Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezinden (GASAM) Güney Asya Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, Myanmar'ın uzun yıllardır askeri vesayet altında kaldığını, 2015 seçimlerinden sonra ise ülkenin demokratikleşmesi için bir umut doğduğunu söyledi.Dışarıdan ABD'nin müdahale etmesi içeride Çin'in orduya destek vermesiyle oluşan rekabet nedeniyle Myanmar'ın demokratikleşmesini konsolide edemediğini belirten Ünlü, '2008 anayasası askeri vesayeti devam ettiriyordu. 2020 Kasım ayındaki seçimlerde güçlü bir muhalefet olmadığı için iktidar partisi büyük bir galibiyet elde etti. Ordunun partisi ise beklenen başarıyı gösteremedi. Bu sefer 2008 anayasasını değiştirip değiştirmeme tartışması ortaya çıktı. Çünkü 2008 anayasası askeri vesayeti konsolide eden, askerin gücünü koruyan bir anayasa.' değerlendirmesinde bulundu. Ünlü, son bir haftadır darbe tartışmalarının devam ettiğini hatırlatarak şöyle devam etti:'Ordunun 2008 anayasasını kabul ettiğine ilişkin açıklaması darbe olmayacağına dair bir izlenim ortaya çıkarmıştı. İktidardaki Aung San Suu Çii ve ekibi de yeni bir anayasa ve sivil bir yönetimle askerin gücünü bir şekilde kırmayı hedefliyordu. Fakat hafta sonu bitmeden internet erişimi engellendi, siyasiler gözaltına alındı. Şu anda darbe sonrası ne olacak sorusu konuşuluyor. Dolayısıyla bir belirsizlik var. Çünkü darbeyi yapanlar tam bir açıklama yapmadı henüz.'Darbe sonrası gelişmelerle ilgili iki ihtimalin göz önünde bulundurulduğuna dikkati çeken Ünlü, Aung San Suu Çii ve ekibi hedef alınacak ve askeri iktidar tamamen gücünü artıracak. Ama kaçınılmaz olarak sivil iradeye karşı bir darbe yapıldığı için uluslararası bir tepki de tetiklenecektir.' dedi.Ünlü, 2015 seçimlerinde ABD'nin Aung San Suu Çii'yi desteklediğini, seçimin ABD'nin zaferi olarak nitelendiğini hatırlatarak, darbenin Çin-ABD rekabeti bağlamında da değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çekti.Myanmar'ın Çin'in küresel ve okyanus siyaseti açısından çok kritik bir bölge olduğuna işaret eden Ünlü, İpek Yolu projesinde Myanmar'ın, Çin için çok önemli bir koridor olduğunu hatırlattı.Ünlü, askeri darbe sonrası ülkedeki Müslümanların durumuna ilişkin ise şu değerlendirmede bulundu:'Müslümanlar zaten orada azınlık konumunda. Bugüne kadar ülkedeki askeri vesayetten en fazla zarar gören hep Müslümanlar oldu. Nitekim seçimlerin olduğu bölgelerde oy kullandırılmadı. Müslümanlara oy kullanma hakkı bile tanınmadı. Müslümanlar ülkede hem demokratik hem de siyasi anlamda her türlü şiddete maruz kalıyor. Dolayısıyla bu süreçte de Müslümanlara yönelik şiddetin devam edeceği tahmin ediliyor.''Darbe, Rohingya Müslümanları için çözüm sürecini uzatır'Boğaziçi Asya Araştırmalar Merkezi (BAAM) ve Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Kıdemli Araştırmacısı Nazmul İslam da Aung San Suu Çii'nin ikinci kez yapılan demokratik seçimlerde oyların yüzde 83'ünü kazandığını fakat askeri destekli muhalefet partisinin seçimlerde hile yapıldığını iddia ettiğini söyledi.Asker destekli muhalefet partisinin iddialarının temelsiz olduğunu kaydeden İslam, 'Seçim sürecinde bazı eksiklikler olsa da genel olarak seçim sonuçları güvenilirdi ve çoğunlukla seçmenlerinin iradesini yansıtıyordu. Darbeden sonra ordu, anayasaya uyacaklarını ve koruyacaklarını söyledi ama daha önce olduğu gibi yine ülkedeki sivil siyaset, demokrasi ve Rohingya Müslüman azınlık üzerinde şiddet eylemlerini devam ettirecektir.' diye konuştu. İslam, darbe ile ülkede gelişmenin, ekonominin ve demokrasinin belirsiz bir sürece gireceğini belirterek, 'Bu darbe, son yıllarda görülen darbelerin aksine çok daha ağır olacak ve kanaatimce çok fazla kan dökülecek.' dedi.Darbenin Arakanlı Müslümanlar için çözüm sürecini uzatacağına, çatışmaları artıracağına dikkati çeken İslam, şunları kaydetti:'Arakanlı Müslümanlar için askeri veya sivil hükümet çok fark etmiyor. Her rejim aynıdır. Darbe ile Rohingya Müslümanları yine ana vatanlarına geri dönme umudunu kaybetti. Bu darbe Myanmar demokrasisi için ciddi bir kayıp. Ordu, itibarını ve popülaritesini korumak için ülkedeki tüm azınlıklara baskı uygulayacaktır.'
Kars'ta Köylülerin Kuşların Donmaması İçin Yaptığı Mini Yuvalar Yürekleri Isıttı
KARS (AA) - CÜNEYT ÇELİK - Kara kışın sert ve çetin geçtiği Kars'ta, Bulanık Köyü muhtarı öncülüğünde bir araya gelen köylüler, yabani kuşların donmaması için mini yuvalar yaparak yürekleri ısıttı.Doğu Anadolu Bölgesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve dondurucu soğuklar nedeniyle sığınacak yer bulamayan kuşların barınabilmeleri için merkeze bağlı Bulanık Köyü Muhtarlığı öncülüğünde bir süre önce mini yuva projesi başlatıldı. Bulanık Köyü Muhtarı Engin Kumaş'ın öncülüğünde yürütülen proje kapsamında köylülerce tahtalardan mini yuvalar hazırlandı.İlk etapta 40 mini yuva hazırlayan köylüler, köyün farklı noktalarındaki direklere bu yuvaları asarak kuşların kışı atlatabilmelerini hedefliyor.Bulanık Köyü Muhtarı Engin Kumaş, AA muhabirine, Kars'ın Türkiye'nin en soğuk ve karlı illerinden olduğuna işaret ederek, 'Kışlarımız uzun geçiyor, yabani hayvanlar da maalesef çatılarda, dışarıda zor bir yaşam sürüyor, elimizden geldiğince onların yaşamını kolaylaştırmak adına böyle bir şey düşünüp yapmaya başladık.' dedi.Projenin diğer köylere de örnek olması temennisinde bulunan Kumaş, şöyle konuştu:'Yapılan yuvaları telefon direklerine tehlike arz etmeyecek şekilde monte ediyoruz. Kuşlar için yaklaşık 40 ev yaptık bu sayıyı daha da arttırmayı düşünüyoruz. Kendi hayvanlarımıza yem verirken kuşlara da yem veriyoruz, onlar da aç kalamasın. Yabani hayvanlar konusunda herkesin daha duyarlı olması gerekiyor.' 'Hayvan dostlarımızı düşünmeliyiz'Bulanık Köyü Camisi İmam Hatibi Yunus Ulu da köylülerin güzel bir çalışma yaptığını ifade ederek, hayvanlara zor koşullarda yardımcı olmanın insani ve dini bir görev olduğunu söyledi.Kış günlerinde sokaktaki ve doğadaki hayvanların aç kalmaması için çaba gösterilmesini isteyen Ulu, 'Bizler aç kaldığımız zaman açlığın ne kadar zor bir durum olduğunu biliyorsak veya soğukta kaldığımız zaman havanın nasıl bizleri zorladığının farkındaysak o zaman hayvan dostlarımızı da düşünmeliyiz.' diye konuştu. Köy sakinlerinden Uğur Aydın da kışın köye yaklaşık 1 metre kar yağdığını ve yabani hayvanların kar ve soğuktan etkilendiğini, sıcak yuva ve yiyecek sıkıntısı çektiklerini gördüklerini, bu nedenle yaban hayvanlarına ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını anlattı.Köylülerden Güven Kumaş ise projede emeği geçenlere teşekkür ederek, 'Bizim içimizde hayvan sevgisi var, onları düşünerek hareket ediyoruz. Kuşlar ahırlara girmeye çalışıyordu, bazen kapılar kapalı olunca giremiyorlardı, hatta soğuktan ölenler oluyordu. Biz de bu duruma kayıtsız kalmayarak onlara yuva yaptık.' ifadelerini kullandı.
Son Yağışlar Ve Kar Erimeleri Trakya'daki Barajları Doldurdu
KIRKLARELİ (AA) - ÖZGÜN TİRAN - Trakya'da bir süredir etkili olan sağanak ve kar erimeleri Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli'nde barajlardaki su seviyesini yükseltti. DSİ Edirne 11. Bölge Müdürlüğünden alınan verilere göre, Trakya'daki 14 baraj, 15 Ocak-1 Şubat'taki yağışlarla 65 milyon 846 bin metreküp su aldı.Edirne'deki Hamzadere Barajı'nın su seviyesi son yağışlarla 150 milyon 350 bin metreküpe çıktı. Bu kentteki 6 barajda, geçen yılın ekim ayında 177 milyon 491 bin metreküp olan su seviyesi, kasımda 185 milyon 304 bin, aralıkta 199 milyon 287 bin, 15 Ocak'ta 225 milyon 365 bin, kar yağışının ardından ise 243 milyon 799 bin olarak ölçüldü.Tekirdağ'da ise ekimde 115 milyon 856 bin metreküp olan barajlardaki su seviyesi, kasımda 114 milyon 313 bin, aralıkta 115 milyon 775 bin, 15 Ocak'ta ise 118 milyon 57 bin olarak ölçüldü. Kentte son yağışlar ile 4 barajdaki su seviyesi 125 milyon 734 bin seviyelerine çıktı.Kırklareli'nde de ekimde 63 milyon 676 bin metreküp olan barajlardaki su seviyesi, kasımda 61 milyon 730 bine, aralıkta 58 milyon 197 bine gerilerken, 15 Ocak'ta 104 milyon 55 bine yükseldi. Son yağışlar ile kentteki 4 barajda su seviyesi 143 milyon 790 bin seviyelerine yükseldi.Son yılların en kurak döneminin yaşandığı Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ'da 1 milyar 115 milyon 740 bin metreküp depolama hacmine sahip 14 barajın su miktarı, 15 Ocak'ta 447 milyon 477 bin, 1 Şubat'ta ise 513 milyon 846 metreküp olarak ölçüldü.Barajların 15 Ocak-1 Şubat doluluk oranları şu şekilde:Rezervuar adıİL15.01.2021 Hacim (milyon m3)15.01.2021 Doluluk Oranı %01.02.2021 Hacim (milyon m3)01.02.2021 Doluluk Oranı %SÜLOĞLUEDİRNE21,6844825,94055ALTINYAZIEDİRNE1,66962,4248HAMZADEREEDİRNE143,29069150,35071KADIKÖYEDİRNE4,69585,56610SULTANKÖYEDİRNE22,3778224,04988Y.KARPUZLUEDİRNE31,6507235,47079ARMAĞANKIRKLARELİ27,1605331,68084ÇAYIRDEREKIRKLARELİ5,469195,90219KAYALIKÖYKIRKLARELİ34,7062355,72035KIRKLARELİKIRKLARELİ36,7203250,48843ÇOKALTEKİRDAĞ93,5704697,01545KARAİDEMİRTEKİRDAĞ9,978914,00013NAİPKÖYTEKİRDAĞ9,083369,06635TÜRKMENLİTEKİRDAĞ5,426375,65338
Reklam
Reklam
Sarp Sınır Kapısı'nda Tırın Stepnesine Gizlenmiş 176 Kilogram Kaçak Bal Ele Geçirildi
ARTVİN (AA) - Sarp Sınır Kapısı'nda gümrük kaçağı 176 kilogram bal ele geçirildi.Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Gürcistan'dan Türkiye'ye giriş yapmak isteyen Türk vatandaşı H.K'nin kullandığı tırda şüphe üzerine arama yaptı.Ekiplerce X-Ray cihazından geçirildikten sonra arama hangarında yapılan detaylı aramada, aracın dorsesindeki stepne indirilerek havası boşaltıldı. Stepne içine yerleştirilmiş naylon çuvalda 176 kilogram gümrük kaçağı bal ele geçirildi.Sürücü H.K. gözaltına alındı.
Sarp Sınır Kapısı'nda Tırın Stepnesine Gizlenmiş 176 Kilogram Kaçak Bal Ele Geçirildi
ARTVİN (AA) - Sarp Sınır Kapısı'nda gümrük kaçağı 176 kilogram bal ele geçirildi.Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Gürcistan'dan Türkiye'ye giriş yapmak isteyen Türk vatandaşı H.K'nin kullandığı tırda şüphe üzerine arama yaptı.Ekiplerce X-Ray cihazından geçirildikten sonra arama hangarında yapılan detaylı aramada, aracın dorsesindeki stepne indirilerek havası boşaltıldı. Stepne içine yerleştirilmiş naylon çuvalda 176 kilogram gümrük kaçağı bal ele geçirildi.Sürücü H.K. gözaltına alındı.
Rize'de Bir İş Yerinde Silah Ve Kesici Alet Ele Geçirildi
RİZE (AA) - Rize'de bir iş yerinde 1 ruhsatsız, 6 kurusıkı tabanca, uyuşturucu madde ile çok sayıda kesici alet ele geçirildi.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube ekiplerince yürütülen çalışmada kent merkezindeki bir iş yerinde arama gerçekleştirildi.Aramada, 1 ruhsatsız tabanca, bu tabancaya ait 2 şarjör, 173 uyarıcı madde özelliğine sahip hap, uyuşturucu içiminde kullanılan madde, 19,34 gram sentetik uyuşturucu, 6 kurusıkı tabanca, 2 bilye atar tabanca, 1 pompalı tüfek, 1 av tüfeği, 2 kelepçe, 1 bıçak, 3 pala, 5 kılıç, 2 balta, 1 döner bıçağı, 1 orak ile çeşitli çaplarda 94 fişek ele geçirildi.Olayla ilgili bir şüpheli gözaltına alındı.
Reklam
Tanzanya Kovid-19'La "Buhar Tedavisiyle" Mücadele Ediyor
İSTANBUL (AA) - Hint Okyanusu kıyısındaki Doğu Afrika ülkesi Tanzanya'da hükümet, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı 'buhar tedavisi' uygulamaya başladıklarını belirtti.Tanzanya Yerel Yönetimler Bakanı Süleyman Jajo, basına yaptığı açıklamada, virüsle mücadelede buhar tedavisi ile daha fazla sebze ve meyve tüketilmesi gibi yollar denediklerini bildirdi.Jajo, 'Kovid-19'un ülkemizde yeri yok. Buhar tedavisi, meyve ve sebze tüketerek virüsü etkili bir şekilde öldürüyoruz.' dedi.Buhar tedavisinin bazı bitkilerle uygulandığını belirten Jajo, bu uygulamanın virüsü etkisiz hale getirmekte en iyi yol olduğunu öne sürdü.Jajo ayrıca vatandaşlara daha fazla sarımsak, zencefil, karpuz, portakal ve limon gibi gıdalar tüketerek bağışıklık sistemlerini güçlendirmeleri tavsiyesinde bulundu.Öte yandan uzmanlar, buhar tedavisi yönteminin etkinliğine dair herhangi bir bilimsel kanıt olmadığına dikkati çekiyor.Devlet Başkanı Magufuli, Kovid-19 aşılarına karşı Tanzanya Devlet Başkanı John Magufuli, 27 Ocak'ta yaptığı konuşmada, halkı yabancı devletlerin ürettiği Kovid-19 aşılarına karşı uyarmıştı.Ülkesinde Kovid-19 salgını olmadığını öne süren Magufuli, 'Aşılar tehlikelidir. Eğer beyaz adam aşı bulabiliyor olsaydı şimdiye kadar AIDS için aşıyı bulmuş olmalıydı, veremin aşısını, sıtmanın aşısını.' ifadesini kullanmıştı.Magufuli'nin daha önce laboratuvara gizlice insan isimleri vererek hayvan, meyve, yağ örnekleri gönderdiğini ve bir papaya ile keçinin sonuçlarının pozitif çıktığını söylemesi ülkede gündem olmuştu.Kovid-19 vakalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşmayan Tanzanya, Madagaskar'ın Kovid-19'a karşı geliştirdiği bitkisel ilacı satın alan ilk ülkelerden biriydi.
Kazakistan-Özbekistan Sınırında "Orta Asya" Uluslararası Ticaret Merkezi Kurulacak
NUR SULTAN (AA) – Kazakistan-Özbekistan sınırında kurulması planlanan “Orta Asya' Uluslararası Ticaret Merkezi'nin inşası için arsa tahsis edildiği bildirildi. Kazakistan Başbakanı Askar Mamin başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda, Ticaret ve Entegrasyon Bakanı Bakıt Sultanov, Özbekistan ile sınır bölgede kurulması planlanan ticaret merkezine ilişkin çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sultanov, Özbekistan sınırında 'Orta Asya' Uluslararası Ticaret Merkezi'nin kurulmasının hedeflendiğini belirterek 'Söz konusu merkez projesinin uygulanması için konuşlanma yeri, Özbek tarafıyla kararlaştırıldı. Biz bir arsa tahsis ettik ve şu anda yatırımcıyla görüşüyoruz.' dedi.Bakan Sultanov, merkezin, komşu Özbekistan ile sınır ticaretinin geliştirilmesine katkıda bulunup iki ülke arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolar artmasına olanak sağlayacağını kaydetti.
Otomobil Satışları 2021 Ocak Ayında Geçen Yılın Aynı Ayına Göre Yüzde 60 Arttı
Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre, otomobil satışları, 2021 yılı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre %60,6 oranında artarak 35.358 adet oldu.Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, 2021 yılı Ocak ayında bir önceki yılın Ocak ayına göre yüzde 60,3 artarak 43 bin 728 adet olarak gerçekleşti. Satışlarda 2011 yılından bu yana en yüksek Ocak ayı rakamlarına ulaşıldı.
Reklam
Reklam
Kırklareli'nde Belediye Ekipleri Ve Vatandaşlar Mahsur Kalan Hayvanları Kurtarmak İçin Seferber Oldu
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nin Babaeski ilçesine bağlı Alpullu beldesinde derelerin taşması sonucu ev ve sokaklarda mahsur kalan kedi ve köpekler belediye ekipleri ve vatandaşlarca kurtarıldı. Bölgede dün başlayan yağış nedeniyle beldede sabah saatlerinde dereler taştı. Belediye ekipleri, iş makineleri yardımı ile vatandaşları kurtardı. Ekipler daha sonra ev ve sokaklarda mahsur kalan hayvanları kurtarmak için seferber oldu.Belediye ekipleri, 100'e yakın kedi ve köpeği kurtararak güvenli bölgelere taşıdı.Gülbahçe Mahalle Muhtarı Yaşar Soykenç de iş makinesi yardımıyla suya kapılan bir köpeği kurtardı.Soykenç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'felaket' bir tabloyla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.Çok sayıda insan ve hayvanı kurtardıklarını anlatan Soykenç, ekiplerin çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.Türk Kızılay da bölgede vatandaşlara çorba ve gıda dağıttı.
Doğaseverler Dondurucu Soğukta Van Gölü'nde Yüzdü
VAN (AA) - Van Gölü Aktivistleri ile Erciş Gezginler Derneği üyeleri, dondurucu soğuğa rağmen Van Gölü'nde yüzdü, balık bendinde kamp yaptı. Erciş ilçesinde bir araya gelen dernek üyeleri, Van'ın kış turizmi potansiyelini ortaya koymak ve Van Gölü konusunda farkındalık oluşturmak için etkinlik düzenledi. Bu kapsamda dondurucu soğukta Deli Çay üzerindeki balık bendine çadırlarını kurarak kamp yapan dernek üyeleri, oltalarıyla balık tuttu, ateş yakarak eşsiz manzaranın tadını çıkardı. Gece kamp alanında konaklayan dernek üyeleri, sabah da Van Gölü'nde yüzdü. 'Amacımız bölgenin güzelliklerini tanıtmak' Van Gölü Aktivistleri Derneği Başkan Yardımcısı Ali Emrah Değer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgenin güzelliklerini tanıtmak amacıyla böyle bir etkinlik düzenlemeye karar verdiklerini belirtti.Sıcaklığın sıfırın altında 20 derece olduğu balık bendinde kamp yaptıklarını dile getiren Değer, şöyle konuştu:'Güzel bir anı oldu bizim için. Kış kampını daha önce yapmıştık ama ilk kez Van Gölü kıyısında gerçekleştirdik. Sabah, Van Gölü'nün şifalı sularında yüzerek etkinliğimizi sonlandırdık. Kış kampına meraklı olanları bölgemize bekliyoruz. Burada çok güzel kamp alanları var. Bölgemizin güzelliklerini herkesin görmesini istiyoruz.'Erciş Gezginler Derneği Başkanı İsrafil Akan ise bölgenin tanıtılması için dernek olarak bisiklet turu, doğa yürüyüşü gibi etkinlikler düzenlediklerini aktardı.Sıcaklığın sıfırın altında 15-20 derece olmasına rağmen kamp yaptıklarını ve gölde yüzdüklerini anlatan Akan, şunları kaydetti:'Suyu şifalı olan gölde yüzerek bağışıklığımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Gölü daha fazla kullanmak istiyoruz. Tüm yüzmeyi sevenleri ve doğa tutkunlarını ilimize bekliyoruz. Van Gölü havzası yaz ve kış turizminin önemli merkezlerinden biri. Bozulmamış doğal alanlar ve eşsiz manzara insanları kendine hayran bırakıyor.'
Karaman'da Kaçak Avlanan 41 Kişiye 106 Bin 32 Lira Ceza Verildi
KARAMAN (AA) - Karaman'da kaçak avlanan 41 kişiye 106 bin 32 lira ceza uygulandı.Doğa Koruma ve Milli Parklar Karaman Şube Müdürlüğü ekipleri, il sınırları içerisinde ocak ayında av koruma kontrol faaliyeti yaptı.Ekipler, kırsal alanlarda avlandığını tespit ettiği 41 kişiyi yakaladı.Bu kişilere izinsiz avlandıkları gerekçesiyle 106 bin 32 lira idari para cezası uygulandı.Avda kullanılan 6 yarı otomatik tüfeğe el konuldu.
Reklam