Muş'taki Uyuşturucu Operasyonlarında 4 Tutuklama
MUŞ (AA) - Muş'ta uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapan kişilere yönelik operasyonlarda gözaltına alınan 4 kişi tutuklandı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, Muş İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 'uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapan' kişilere yönelik operasyonlar düzenlendi.Bu kapsamda, 28 Ocak'ta 'uyuşturucu madde kullanmak' suçundan aranan ve 1 yıl 8 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.Ö, yakalandıktan sonra tutuklandı.Uyuşturucu madde ticareti yapan kişilere yönelik 29 Ocak'ta yapılan operasyonda ise 3 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda 327 gram metamfetamin ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, tutuklandı. Açıklamada, kentte her türlü suç ve suç oluşumlarına karşı mücadelenin kesintisiz sürdürüleceği vurgulandı.
Tekirdağ'da Dereye Düşen Kişi Boğuldu
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesinde dereye düşen kişi hayatını kaybetti.Kapaklı Bahçeağıl Mahallesi'nde ikamet eden Metin Erdil (52), evinin yakınlarındaki derenin kenarında gezerken suya düştü. Erdil'i ağabeyi ve muhtar dereden çıkardı.Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerince Kapaklı Devlet Hastanesine kaldırılan Erdil, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Ak Parti İzmir Milletvekilleri Sel Mağdurlarını Ziyaret Etti
İZMİR (AA) - AK Parti İzmir milletvekilleri ile parti yöneticileri sağanak nedeniyle sel ve su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı, vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulundu. Partiden yapılan yazılı açıklamaya göre, milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Yaşar Kırkpınar, Cemal Bekle, İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ile ilçe başkanları sel mağdurlarını ziyaret etti.Karşıyaka, Karabağlar, Buca, Bayraklı ve Konak'ta incelemede bulunan heyet vatandaşların taleplerini de aldı. Açıklamada görüşlerine yer verilen İl Başkanı Sürekli, su baskınlarından zarar gören vatandaş ve esnafla bir araya gelmeyi amaçladıklarını aktardı.İzmir'in bir felaketle daha karşı karşıya geldiğine işaret eden Sürekli, şunları kaydetti:'Değerli İzmir milletvekillerimiz ve teşkilat yöneticilerimizle gün boyu sahadaydık. Son Başbakanımız Binali Yıldırım, Genel Başkan Yardımcımız ve İzmir Milletvekilimiz Hamza Dağ bizleri ve yetkilileri arayıp adım adım bilgi aldı, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile de görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti. Tüm çalışmaları yakından takip ediyorlar. Sel mağduru vatandaşlarımızın sonuna kadar yanındayız. İzmir'e geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden iki vatandaşımıza Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyoruz.' -'Devlet tüm kurumlarıyla vatandaşın yanında'Kerem Ali Sürekli, devletin tüm kurumlarıyla vatandaşın yanında olduğuna ve mağduriyetlerin hızla giderilmesi için çalışmaların hızlı bir şekilde yürütüldüğüne vurgu yaparak 'Başta Valiliğimiz olmak üzere Büyükşehir, ilçe belediyeleri, AFAD, Sosyal Hizmetler ve İl Sağlık Müdürlüğümüz 7-24 teyakkuzda. Bizler de öyle. Bu felaketten yara alan, yardım bekleyen her vatandaşımıza koordineli bir şekilde ulaşılıyor ve gereği yapılıyor. Şu anda yapılması gereken ne varsa ivedilikle hayata geçiriliyor. İnşallah, İzmir'imizin ve ülkemizin yaşadığı son felaket olur.' ifadesini kullandı.
Denizli'de Silahlı Saldırıya Uğrayan Kişi Yaralandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'nin Pamukkale ilçesinde evinde silahlı saldırıya uğrayan kişi yaralandı.Alınan bilgiye göre, İran uyruklu A.R. (34), yanında gelen bir kişiyle Atalar Mahallesi'ndeki bir apartta Afganistan uyruklu Sultan Mohammad Mohammadi'yi (34) darbedip, silahla ateş ederek yaraladı.Mohammadi'nin haber vermesi üzerine bölgeye gelen 112 Acil Servis ve polis ekipleri sevk edildi.Yaralı sağlık ekiplerince Denizli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.Polis ekipleri, yaya olarak kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.Öte yandan Mohamadi'nin 2 kişi tarafından darbedilme anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.Görüntülerde koridorda 2 kişi tarafından darbedilen Mohammadi'nin yaralı halde yardım istemesi, şüphelilerin kaçma anı ve binadakilerin koşuşturmaları yer aldı.
Zonguldak'ta Kestiği Ağaç Üzerine Devrilen Kişi Hayatını Kaybetti
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde bir kişi, kestiği ağacın üzerine devrilmesi sonucu yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Süleymanbeyler köyünde evinin yakınındaki alanda ağaç kesimi yapan Durdu Topçu'nun (62) kestiği ağaç üzerine devrildi.Olay yerine gelen sağlık ekibi, Topçu'nun hayatını kaybettiğini belirledi.Topçu'nun cenazesi Ereğli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Tokat'ta Bir Süre Kaybolan Çocuğu Polis Ekipleri Buldu
TOKAT (AA) - Tokat'ın Reşadiye ilçesinde kaybolan çocuğu polis ekipleri buldu.Kurtuluş Mahallesi'ndeki evlerinden ayrılan 10 yaşındaki Hasan Yakar'dan bir süre sonra haber alamayan ailesi çocuğu aradı. Ailenin isteği üzerine ilçede bir caminin hoparlöründen Yakar'ın kaybolduğuna dair anons yapıldı.Polis ekipleri bir süre sonra ilçe merkezinde bulduğu çocuğu ailesine teslim etti.
Reklam
Bursa'da Seyir Halindeyken Alevlerin Sardığı Araç Kullanılamaz Hale Geldi
BURSA (AA) - Bursa'nın İnegöl ilçesinde seyir halindeyken alev alan otomobil kullanılamaz hale geldi. Alınan bilgiye göre, Yusuf L. idaresindeki 37 BE 121 plakalı otomobil seyir halindeyken Alanyurt Mezarlığı mevkisinde bilinmeyen nedenle alev aldı.Polis ekipleri, aracın gaz sistemli olması nedeniyle Gazi Atatürk Caddesi'ni trafiğe kapattı.İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekibi yangını söndürdü.Yangın sonucu araç kullanılamaz hale geldi.
Eski Sudan Cumhurbaşkanı Beşir'in Yargılandığı "1989 Darbesi" Davası 16 Şubat'a Ertelendi
HARTUM (AA) - Sudan'da halk protestoları sonucunda ordunun 11 Nisan 2019'da düzenlediği darbeyle görevine son verilen eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in de sanıkları arasında bulunduğu '1989 darbesi' davası 16 Şubat'a ertelendi.Başkent Hartum'daki Subay Eğitim Enstitüsünde kurulan özel mahkemede görülen davada, Hakim Ali Ahmed Ali, savunma makamı avukatlarının bir önceki duruşmadaki taleplerini cevaplandırdı.Ali, Beşir'in savunma heyetinin duruşmayla ilgili yayın yasağı getirilmesi ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tehlikesi nedeniyle davanın askıya alınması taleplerini reddetti.Savunma heyeti, bazı askeri bilgilerin yabancı istihbarat örgütlerinin eline geçebileceği gerekçesiyle duruşmaya yayın yasağı talep etmişti.Duruşma, 16 Şubat'a ertelendi.Sanıkların yakınları duruşma esnasında davanın iptali ve yakınlarının serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenledi.Devrik lider Beşir, 1989'da seçilmiş hükümete darbe yapmıştıSudan'da 19 Aralık 2018'de hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösterilerin ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesi üzerine ordunun 11 Nisan 2019'daki müdahalesiyle 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.Beşir ve döneminin üst düzey 27 ismi, 1989'da seçimle göreve gelmiş ilk sivil hükümete darbe tertiplemek ve Anayasa'yı ihlal suçlamasıyla 21 Temmuz 2020'de ilk kez hakim karşısına çıkarılmıştı.Mahkeme, daha önce savunma makamının zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesi talebini de reddetmişti.
Reklam
Eski Sudan Cumhurbaşkanı Beşir'in Yargılandığı "1989 Darbesi" Davası 16 Şubat'a Ertelendi
HARTUM (AA) - Sudan'da halk protestoları sonucunda ordunun 11 Nisan 2019'da düzenlediği darbeyle görevine son verilen eski Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in de sanıkları arasında bulunduğu '1989 darbesi' davası 16 Şubat'a ertelendi.Başkent Hartum'daki Subay Eğitim Enstitüsünde kurulan özel mahkemede görülen davada, Hakim Ali Ahmed Ali, savunma makamı avukatlarının bir önceki duruşmadaki taleplerini cevaplandırdı.Ali, Beşir'in savunma heyetinin duruşmayla ilgili yayın yasağı getirilmesi ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tehlikesi nedeniyle davanın askıya alınması taleplerini reddetti.Savunma heyeti, bazı askeri bilgilerin yabancı istihbarat örgütlerinin eline geçebileceği gerekçesiyle duruşmaya yayın yasağı talep etmişti.Duruşma, 16 Şubat'a ertelendi.Sanıkların yakınları duruşma esnasında davanın iptali ve yakınlarının serbest bırakılması talebiyle gösteri düzenledi.Devrik lider Beşir, 1989'da seçilmiş hükümete darbe yapmıştıSudan'da 19 Aralık 2018'de hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösterilerin ülke genelinde rejim karşıtlığına dönüşmesi üzerine ordunun 11 Nisan 2019'daki müdahalesiyle 30 yıllık Ömer el-Beşir dönemi sona ermişti.Beşir ve döneminin üst düzey 27 ismi, 1989'da seçimle göreve gelmiş ilk sivil hükümete darbe tertiplemek ve Anayasa'yı ihlal suçlamasıyla 21 Temmuz 2020'de ilk kez hakim karşısına çıkarılmıştı.Mahkeme, daha önce savunma makamının zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesi talebini de reddetmişti.
İzmir'de Sel Nedeniyle Ölenlerin Sayısı 2'Ye Yükseldi
İZMİR (AA) - İzmir'de kuvvetli yağışın ardından yaşanan sel nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye yükseldi.Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi'ndeki Balaban Deresi yakınlarında, içinde olduğu panelvan tipi aracın sel sularına kapılması nedeniyle kaybolan ve bulunması için çalışma başlatılan Hıdır Öztürk'ün (65) cansız bedenine ulaşıldı.Bölgede gündüz saatlerinde başlayan arama çalışmalarına AFAD ve itfaiye ekipleri katıldı. Ekipler, akşam saatlerinde sel suları içinde kaybolan araca ulaştı. Öztürk'ün cansız bedeni de araç içinde bulundu.Su içindeki araç, iş makineleri tarafından çıkarıldı.Öztürk'ün, aynı araçta bulunan ve olayda hayatını kaybeden Kaan Soydan'ın (45) kayınpederi olduğu, İzmir'in Buca ilçesinde yaşadığı, damadı tarafından bahçesine gitmek için bölgede oldukları öğrenildi.Soydan'ın cenazesinin otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldığı, Öztürk'ün cenazesinin de otopsi için aynı yere götürüleceği kaydedildi.Menderes'te sel sularına kapılan araçtaki Kaan Soydan'ın cesedine ulaşılmış, kaybolan kayınpederi Hıdır Öztürk'e ulaşma çalışmaları başlatılmıştı.
İzmir'de Sel Nedeniyle Ölenlerin Sayısı 2'Ye Yükseldi
İZMİR (AA) - İzmir'de kuvvetli yağışın ardından yaşanan sel nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2'ye yükseldi.Menderes ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi'ndeki Balaban Deresi yakınlarında, içinde olduğu panelvan tipi aracın sel sularına kapılması nedeniyle kaybolan ve bulunması için çalışma başlatılan Hıdır Öztürk'ün (65) cansız bedenine ulaşıldı.Bölgede gündüz saatlerinde başlayan arama çalışmalarına AFAD ve itfaiye ekipleri katıldı. Ekipler, akşam saatlerinde sel suları içinde kaybolan araca ulaştı. Öztürk'ün cansız bedeni de araç içinde bulundu.Su içindeki araç, iş makineleri tarafından çıkarıldı.Öztürk'ün, aynı araçta bulunan ve olayda hayatını kaybeden Kaan Soydan'ın (45) kayınpederi olduğu, İzmir'in Buca ilçesinde yaşadığı, damadı tarafından bahçesine gitmek için bölgede oldukları öğrenildi.Soydan'ın cenazesinin otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna kaldırıldığı, Öztürk'ün cenazesinin de otopsi için aynı yere götürüleceği kaydedildi.Menderes'te sel sularına kapılan araçtaki Kaan Soydan'ın cesedine ulaşılmış, kaybolan kayınpederi Hıdır Öztürk'e ulaşma çalışmaları başlatılmıştı.
Reklam
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan İle Telefonda Görüştü
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile telefonda görüştü.Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğünden yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 1 saat süren görüşmede Kalın, göreve yeni başlayan Sullivan'a tebriklerini iletti.Kalın-Sullivan görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri başta olmak üzere Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Afganistan, Yukarı Karabağ, Kovid-19 ve uluslararası iklim rejimi konularının ele alındığı belirtildi.Gelecek dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinin güçlendirilmesi, her konuda yakın temasta olunması ve yapıcı bir işbirliği için diyalog kanallarının etkin kullanılmasının gereği vurgulanan görüşmede, Kovid-19 ile mücadelede küresel iş birliği ve dayanışmanın önemine işaret edildi. Suriye ve Libya'da siyasi çözüm sürecinin güçlendirilmesi konusunda mutabık kalınan görüşmede, her türlü terör gruplarına karşı etkin ve ortak mücadele yürütülmesi ihtiyacının öneminin vurgulandığı belirtildi.İdlib'deki son durumun gündeme geldiği, yeni bir mülteci dalgasının bölgede yaratacağı istikrarsızlık ve insani krize karşı somut ve ivedi önlemlere ihtiyaç duyulduğu bildirilen görüşmede, Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleşen istikşafi görüşmelerin Doğu Akdeniz'de barış ve istikrara katkı sağlama beklentisi dile getirildi.Türkiye'nin, ABD'nin Paris Anlaşması'na (COP21) geri dönüş kararını memnuniyetle karşıladığı ve iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası dayanışmanın elzem olduğu belirtilen görüşmenin sonunda S-400, F-35 ve PYD-YPG gibi iki ülke arasında anlaşmazlık alanı olan konuların yeni bir perspektifle çözüme kavuşturulması için ortak çaba sarf edilmesi gerektiği kaydedildi. İki müttefik ülkenin yeni dönemde güçlü, sürdürülebilir ve yapıcı bir ilişki modeli ortaya koyması beklentisi ifade edilen görüşmede, NATO ittifakının güçlendirilmesi, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlayacak adımların atılması yönünde fikir birliğine varıldı.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Sullivan İle Telefonda Görüştü
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan ile telefonda görüştü.Cumhurbaşkanlığı Sözcülüğünden yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 1 saat süren görüşmede Kalın, göreve yeni başlayan Sullivan'a tebriklerini iletti.Kalın-Sullivan görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri başta olmak üzere Suriye, Libya, Doğu Akdeniz, Kıbrıs, Afganistan, Yukarı Karabağ, Kovid-19 ve uluslararası iklim rejimi konularının ele alındığı belirtildi.Gelecek dönemde Türkiye-ABD ilişkilerinin güçlendirilmesi, her konuda yakın temasta olunması ve yapıcı bir işbirliği için diyalog kanallarının etkin kullanılmasının gereği vurgulanan görüşmede, Kovid-19 ile mücadelede küresel iş birliği ve dayanışmanın önemine işaret edildi. Suriye ve Libya'da siyasi çözüm sürecinin güçlendirilmesi konusunda mutabık kalınan görüşmede, her türlü terör gruplarına karşı etkin ve ortak mücadele yürütülmesi ihtiyacının öneminin vurgulandığı belirtildi.İdlib'deki son durumun gündeme geldiği, yeni bir mülteci dalgasının bölgede yaratacağı istikrarsızlık ve insani krize karşı somut ve ivedi önlemlere ihtiyaç duyulduğu bildirilen görüşmede, Türkiye ve Yunanistan arasında gerçekleşen istikşafi görüşmelerin Doğu Akdeniz'de barış ve istikrara katkı sağlama beklentisi dile getirildi.Türkiye'nin, ABD'nin Paris Anlaşması'na (COP21) geri dönüş kararını memnuniyetle karşıladığı ve iklim değişikliği ile mücadelede uluslararası dayanışmanın elzem olduğu belirtilen görüşmenin sonunda S-400, F-35 ve PYD-YPG gibi iki ülke arasında anlaşmazlık alanı olan konuların yeni bir perspektifle çözüme kavuşturulması için ortak çaba sarf edilmesi gerektiği kaydedildi. İki müttefik ülkenin yeni dönemde güçlü, sürdürülebilir ve yapıcı bir ilişki modeli ortaya koyması beklentisi ifade edilen görüşmede, NATO ittifakının güçlendirilmesi, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlayacak adımların atılması yönünde fikir birliğine varıldı.
Körfez Ülkelerinde Kovid-19 Kaynaklı Can Kayıpları Arttı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 866'ya, Suudi Arabistan'da 6 bin 383'e, Kuveyt'te 960'a, Bahreyn'de 376'ya yükselirken, Umman ve Katar'da vaka sayılarında artış kaydedildi.BAE Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, salgında 7 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 310 yeni vaka görüldü, 3 bin 791 hasta ise iyileşti.Böylece toplam can kaybının 866'ya, vaka sayısının da 309 bin 649'a yükseldiği ülkede, sağlığına kavuşanların sayısı ise 285 bin 201 oldu.Suudi ArabistanSuudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, son bir günde Kovid-19'dan 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 310 kişide virüs tespit edildiğini, 271 hastanın ise iyileştiğini duyurdu.Virüs kaynaklı can kaybının 6 bin 383'e, vaka sayısının da 368 bin 639'a yükseldiğini aktaran bakanlık, iyileşen hasta sayısını ise 360 bin 110 olarak açıkladı.KuveytKuveyt Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, virüs nedeniyle bir kişi daha hayatını kaybetti, 811 kişi enfekte oldu, 510 kişi ise iyileşti. Son verilerle toplam can kaybı 960'a, vaka sayısı 166 bin 654'e, iyileşen hasta sayısı da 158 bin 986'ya çıktı.BahreynBahreyn Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Kovid-19'dan bir kişi daha yaşamını yitirdi, 525 kişi enfekte oldu, 401 kişi ise iyileşti.Böylece toplam can kaybı 376'ya, vaka sayısı 103 bin 582'ye, iyileşen hasta sayısı da 99 bine çıktı.Katar Katar Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 375 kişinin daha enfekte olduğu, 158 kişinin ise iyileştiği aktarıldı.Toplam vaka sayısının 152 bin 95'e, sağlığına kavuşan hasta sayısının ise 146 bin 111'e çıktığı ifade edilen açıklamada, salgında şu ana kadar vefat edenlerin sayısının ise 249 olduğu hatırlatıldı.UmmanUmman Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, salgında 161 yeni vaka kaydedildi, 105 hasta ise iyileşti.Son verilerle vaka sayısının 134 bin 685'e, iyileşenlerin sayısının da 127 bin 54'e yükseldiği ülkede, bugüne kadar virüs kaynaklı can kaybının 1532 olduğu hatırlatıldı.
Reklam
Körfez Ülkelerinde Kovid-19 Kaynaklı Can Kayıpları Arttı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kaynaklı can kayıpları Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) 866'ya, Suudi Arabistan'da 6 bin 383'e, Kuveyt'te 960'a, Bahreyn'de 376'ya yükselirken, Umman ve Katar'da vaka sayılarında artış kaydedildi.BAE Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, salgında 7 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 310 yeni vaka görüldü, 3 bin 791 hasta ise iyileşti.Böylece toplam can kaybının 866'ya, vaka sayısının da 309 bin 649'a yükseldiği ülkede, sağlığına kavuşanların sayısı ise 285 bin 201 oldu.Suudi ArabistanSuudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, son bir günde Kovid-19'dan 4 kişinin hayatını kaybettiğini, 310 kişide virüs tespit edildiğini, 271 hastanın ise iyileştiğini duyurdu.Virüs kaynaklı can kaybının 6 bin 383'e, vaka sayısının da 368 bin 639'a yükseldiğini aktaran bakanlık, iyileşen hasta sayısını ise 360 bin 110 olarak açıkladı.KuveytKuveyt Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, virüs nedeniyle bir kişi daha hayatını kaybetti, 811 kişi enfekte oldu, 510 kişi ise iyileşti. Son verilerle toplam can kaybı 960'a, vaka sayısı 166 bin 654'e, iyileşen hasta sayısı da 158 bin 986'ya çıktı.BahreynBahreyn Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Kovid-19'dan bir kişi daha yaşamını yitirdi, 525 kişi enfekte oldu, 401 kişi ise iyileşti.Böylece toplam can kaybı 376'ya, vaka sayısı 103 bin 582'ye, iyileşen hasta sayısı da 99 bine çıktı.Katar Katar Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, 375 kişinin daha enfekte olduğu, 158 kişinin ise iyileştiği aktarıldı.Toplam vaka sayısının 152 bin 95'e, sağlığına kavuşan hasta sayısının ise 146 bin 111'e çıktığı ifade edilen açıklamada, salgında şu ana kadar vefat edenlerin sayısının ise 249 olduğu hatırlatıldı.UmmanUmman Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, salgında 161 yeni vaka kaydedildi, 105 hasta ise iyileşti.Son verilerle vaka sayısının 134 bin 685'e, iyileşenlerin sayısının da 127 bin 54'e yükseldiği ülkede, bugüne kadar virüs kaynaklı can kaybının 1532 olduğu hatırlatıldı.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ünal'dan Boğaziçi Üniversitesindeki Olaylara İlişkin Açıklama:
KARS (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Melih Bulu'nun atanmasının ardından yaşanan olaylara ilişkin, 'Boğaziçi Üniversitesinde mesele rektör değil. Bunlar her seferinde sandıkla, demokratik yollarla, seçimle, millet iradesini temsil eden yapıların meşruiyetine inanmadılar. Dolayısıyla mesele kendi irademize, millet iradesine sahip çıkma meselesidir.' dedi.Ünal, partisinin Kars İl Başkanlığını ziyaretinde, AK Parti hükümetleri döneminde Türkiye'de önemli hizmetlerin yapıldığını ve ilklere imza atıldığını aktararak demokrasinin milletin temsilcileri eliyle kendisini yönetmesi olduğunu belirtti.28 Şubat'ı ve 27 Nisan e-muhtırasını alkışlayanların AK Parti ile kavga ettiğini bildiren Ünal, '2003 yılında 'Genç subaylar rahatsız' manşetini atanlar, bunlar 'Ordu göreve' pankartı çekenler, bunlar 2007 yılında 'TSK'nin karşısında saygıyla eğiliyoruz' dediler, niye biliyor musunuz? Ordu darbe yapsın diye. O ordu darbe yapmayıp o ordu milletin şerefini, onurunu, haysiyetini Libya'da, Suriye'de, Doğu Akdeniz'de, Azerbaycan'da koruduğu zaman 'Bunlar satılmış ordu' dediler. Bizimle bugün mücadele edenler geriye dönüp bakarsanız bu milletin iradesiyle kavga edenlerdir.' ifadesini kullandı.'Boğaziçi Üniversitesinde mesele rektör değil'Ünal, Boğaziçi Üniversitesindeki olaylara tepki göstererek şunları kaydetti:'Boğaziçi Üniversitesinde mesele rektör değil. Bunlar her seferinde sandıkla, demokratik yollarla, seçimle, millet iradesini temsil eden yapıların meşruiyetine inanmadılar. Dolayısıyla mesele kendi irademize, millet iradesine sahip çıkma meselesidir. Bu millet o sandıkta bize bu yetkiyi, hükümet olma yetkisini kendi güvenliğini, huzurunu, geçimini sağlama, Türkiye'nin refahını artırma ve Türkiye’yi büyütmek için bize verdi. Kimse kusura bakmasın bin kişi protesto eylemi yaptı diye 26 milyon kişinin iradesi sorgulanamaz. Bin kişi protesto eylemi yapıyor diye 26 milyon kişinin reyi, iradesi sorgulanıyorsa bunun adı demokrasi değil, bunun adı anarşizm arayışıdır. Biz milletin bize verdiği iradeyi, Cumhurbaşkanımızın 15 Temmuz gecesi söylediği gibi ölümüne, ölümüne muhafaza edeceğiz. Eğer birileri sokaktan, medet umuyorsa, birileri geçmişte tezgahladıkları oyunları tekrardan tezgahlamayı düşünüyorlarsa bu millet her şeyin farkında. Bu milletin kendi iradesinin de kendi kararının da artık kendisine ait olduğunun farkında. Biz terörü bitirmek için mücadele ettik, siz ise bugün teröristlere belediyelerinizde kontenjan ayırıyorsunuz. Bir gün dönüp HDP'ye 'Terör ile arana mesafe koy' demediniz.'Eyleme katılanların birçoğunun öğrenci olmadığını anlatan Ünal, 'Şimdi bunların amaçları demokrasi olsa, millet iradesine saygı duyacaklar, demokratik siyaset olsa terörle aralarına mesafe koyarlar. Bir il başkanı üniversiteye gidip öğrencileri koordine ediyor, sosyal medya gruplarından polise nasıl direnç göstereceklerinin, nasıl koordine olacaklarının planını yapıyorsa bu artık bir siyasi partinin il başkanı değildir.' diye konuştu. 'İlk gözaltına alınan 17 öğrenciden 2'si MLKP üyesi'Ünal, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesine ses çıkaran öğrencilerin uluslararası üniversitelere kabulünün engellenmesi için fişleme yapıldığını dile getirerek şu değerlendirmelerde bulundu:'Orada Müslümanların inançlarına yapılan hakarete sessiz kalacaksınız, bu hakarete ses çıkaran öğrencileri fişleyip uluslararası üniversitelere kabulü gerçekleşmesin diye öğrencileri isimlerini bildireceksiniz, sonra buna tepki gösterildiğinde Rektörlüğü abluka altına alacaksınız ve sonra yasanın gereği olarak polis kamu düzenini sağlamak adına 'Evlerinize lütfen, herhangi bir şiddete mahal vermeden dağılın' dediğinde 'katil polis' diye bağıracaksınız. Pandemi dolayısıyla polis memuru sosyal mesafeyi korumak adına 'Aşağı dağılın' dediğinde bu cümleyi alıp 'Aşağı bakın' deyip, 'Aşağı bakmayacağız' deyip ortalığı birbirine katacaksınız. Pandemi döneminde, yani bütün dünya küresel bir salgınla, ekonomik dağılma ile boğuşurken salgından kaynaklanan insani sorunlar derinleşirken ve Türkiye salgın sürecini en iyi yöneten 5 ülkeden birisiyken siz bu ülkenin huzurunu bozmaya kalkışacaksınız, bunu da demokrasi, barış, özgürlük adına yapacaksınız, buna izin vermeyiz. Boğaziçi Üniversitesi bizim çok seçkin bir üniversitemizdir, İlk gözaltına alınan 17 öğrenciden 2 tanesi MLKP üyesi ve öğrenci değillerdi. Orayı karıştıranlar Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri midir, yoksa dışarıdan gelme midir, buna iyi bakmak lazım. Kimse Boğaziçi Üniversitesinin adını kirletmeye kalkışmasın.' Ünal, Türkiye'de öğrencilerin inançlarından dolayı üniversiteye alınmadığı dönemlerin olduğunu anımsatarak konuşmasını şöyle tamamladı:'Bu ülkede inançlarından dolayı öğrenciler üniversiteye alınmazken Kemal Kılıçdaroğlu 'Devletin kuralları var' diyordu. Yani devletin kurallarını bir yasak üzerinden savunuyorlardı. Peki bugün yasa dışı eylemler yapılırken niye Kemal Kılıçdaroğlu 'Devletin kuralları' var demiyorsun. Çünkü o günkü devlet bunların isteklerine uygun hareket ediyordu. Bugünkü devlet ise milletin çıkarlarını koruduğu için işlerine gelmiyor. Tıpkı 'Ordu göreve' pankartı açtıklarında, ordu siyasete müdahale etsin diye 'Ordumuzun karşısında saygıyla eğiliyoruz' diyenler bugün ordu Azerbaycan'da, Libya'da, Suriye'de kahramanlık gösterirken 'satılmış ordu' dedikleri gibi. Kusura bakmasınlar bu millet kurumlarıyla, devletiyle milletiyle artık bütünleşmiştir. Artık devlet, milletin devletidir. Sandık orada 2023'te hodri meydan, gelsinler sandık da ne karar verirse buyursunlar.' Daha sonra Ünal, beraberinde AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan ve İl Başkanı Adem Çalkın ile Kars Valisi ve Belediye Başkan Vekili Türker Öksüz'ü ziyaret etti.
Reklam
Arakanlılar, Myanmar'daki Darbeyle Geri Dönüşün Daha Korku Verici Hale Geldiğini Düşünüyor
DAKKA (AA) - Arakanlı Müslümanlar, Myanmar'daki darbenin ardından geri dönüşün kendileri için daha korku verici hale geldiğini söyledi.Bangladeş'in Cox Bazar kentindeki kamplarda yaşayan Arakanlılar, Myanmar'daki askeri darbeyi kınayarak, ordunun kontrolü ele almasının ardından yurtlarına geri dönmekten daha fazla korktuklarını belirtti.Associated Press'e konuşan Arakan Gençlik Derneği başkanı Khin Maung, 'Ordu bizi öldürdü, kız kardeşlerimize ve annelerimize tecavüz etti, köyleri yaktı. Onların kontrolü altında güvende kalmamız nasıl mümkün olabilir?' dedi.Myanmar'daki siyasi durumun daha kötü bir hal aldığını vurgulayan Maung, mevcut şartlarda geri dönüşlerin büyük ölçüde etkileneceğini kaydetti.Maung, darbeyi şiddetle kınadıklarının altını çizerek, demokrasiyi ve insan haklarını sevdiklerini, Myanmar'da bunların sekteye uğramasından endişeli olduklarını ifade etti.Ayrıca, Maung, Myanmar'ın parçası olduklarını ve uluslararası toplumu darbeye karşı seslerini yükseltmeye çağırdıklarını aktardı.Muhammad Jaffar (70) ise geri dönmek için beklediklerini söyleyerek, geri dönüşlerinin Myanmar'daki darbenin ardından sekteye uğradığını, bu şartlarda güvenli olmayacağı ve kendilerini tehlikeye atacağı değerlendirmesinde bulundu.Bir başka mülteci Colleen Amin de geri dönüşlerinin mümkün olmayacağını vurgulayarak, 'Bizi geri göndermeye çalışsalar bile, mevcut duruma geri dönmeyi kabul etmeyeceğiz. Bizi o rejime geri alırlarsa, bize daha da fazla işkence edecekler.' diye konuştu.Bangladeş ve Myanmar, Arakanlıların geri dönüşünün sağlanması konusunda prensipte anlaşırken, Arakanlı Müslümanlar can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle bunu reddediyor.8 Kasım 2020 genel seçimlerinde hile yapıldığı tartışmalarıyla tansiyonun yükseldiği Myanmar'da, dün, ordu yönetime el koyarken ülkede bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmişti.Arakanlı Müslümanlara etnik temizlikMyanmar'ın Arakan eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda, çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.Arakan'daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017'de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.BM'ye göre, Ağustos 2017'den sonra Arakan'daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş'e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.Uluslararası insan hakları kuruluşları, yayınladıkları uydu görüntüleriyle yüzlerce köyün yok edildiğini kanıtlamıştı.BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti 'etnik temizlik' ya da 'soykırım' olarak adlandırıyor.
İran, 4 Kat Kapasiteye Sahip İki Kademeli Gelişmiş Santrifüje Sahip Olduğunu Açıkladı
VİYANA (AA) - İran'ın Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi Nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Kazım Garib Abadi, ülkesinin Natanz Nükleer Tesisinde öncekilere oranla neredeyse dört katı zenginleştirme kapasitesine sahip iki kademeli gelişmiş santrifüj kullanmaya başladıklarını açıkladı.Abadi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Çalışkan nükleer bilim adamlarımız sayesinde, Natanz'da şu anda IR1'in neredeyse 4 katı kapasiteye sahip, iki kademeli 348 IR2m santrifüjü UF6 (Uranyum Hekzaflorür) ile başarılı bir şekilde çalışıyor. Fordo'da (nükleer tesis) 2 kademeli IR6 santrifüj kurulumuna da başlandı.' ifadesini kullandı.Gelişmenin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile paylaşıldığını kaydeden Abadi, UAEA’nın santrifüjleri kontrol edebileceğini bildirdi.
Reklam