onedio
Koronavirüsle Değişen Hayat: Görme Engelli Öğretmen Derslerinde Radyo Efektleri Kullanıyor, Teneffüslerde Konser Veriyor
ANKARA (AA) - ÖMER OLCAY - Görme engelli öğretmen Mehmet Fırat, eğitimin evlere taşındığı, sınıfların sessizliğe büründüğü uzaktan eğitim sürecinde, derslerinde 'alkış', 'gülümseme', 'onaylama' ve 'sürpriz' gibi radyo efektlerini kullanıyor, teneffüslerde ise orgla yaptığı canlı müzikle öğrencilerin keyifli vakit geçirmelerini sağlıyor.İlköğretim yıllarında gözlerini kaybeden sosyal bilimler öğretmeni Mehmet Fırat, geçmişte kendisinin de eğitim gördüğü Keçiören ilçesindeki Hüseyin Güllüoğlu Ortaokulunda bugün öğretmen olarak görev yapıyor.Fırat, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yürütülen uzaktan eğitim sürecinde gerçekleştirdiği etkinliklerle öğrencilerin derse katılım oranını arttırmanın mutluluğunu yaşıyor.Dersleri sırasında bir radyo DJ'yi gibi 'alkış', 'gülümseme', 'onaylama' ve 'sürpriz' gibi radyo efektlerini kullanan Fırat, teneffüslerde ise orgla canlı konser veriyor. Öğrenciler ve aileleri de zaman zaman melodika, gitar ve bağlamayla Fırat'a eşlik ediyor.Uzaktan eğitimin başladığı ilk günlerde 15 öğrencinin bağlandığı sınıftaki mevcut sayısı, Fırat'ın radyo efektleri ve canlı müzik konseriyle düzenlediği derslerin ardından 25'e yükseldi.'EBA içeriklerini gönül rahatlığıyla kullanabiliyoruz'AA muhabirine uzaktan eğitim sürecinde yaşadıklarını anlatan Fırat, 2016'dan beri kullandığı EBA'nın özellikle görme engelli öğretmenlerin önündeki engelleri kaldırdığını ifade etti. EBA ile okul dışında öğrencileriyle çevrim içi buluşma fırsatı yakaladığını belirten Fırat, 'Farklı bir platformdan içerik indirdiğimizde bunu kontrol ettirmemiz gerekir. Gözümüz kapalı olarak EBA'da içerikleri gönül rahatlığıyla kullanabiliyoruz. Uzaktan eğitim süreci başladığından itibaren ekran okuyucu kullanıyorum. Ekran okuyucuyla hiç kimseden yardım almadan öğrencilerimle eğlenceli şekilde derslerimi gerçekleştiriyorum' dedi.'Derslerimizi iple çekiyoruz'Öğrencileri gibi kendisinin de derslerden önce saatlerce hazırlık yaptığını dile getiren Fırat, şöyle devam etti:'Diğer sosyal medya kanalları aracılığıyla öğrencilerimle sürekli iletişim halindeyim. Derslerimizi iple çekiyoruz. Derslerimizi gerçekleştirdikten sonra teneffüse geçerken ben de canlı müzik yaparak, teneffüs zilini bizzat evimde, odamda çalıyorum. Teneffüs zilini ben çaldığım için öğrencilerim bu eğlenceli vakti bir türlü bırakamıyorlar. Teneffüste de derse devam ediyoruz.Tabii uzaktan eğitim süreci sadece öğrenciye yönelik değil. Ekran karşısında bizi izleyen veliler de bulunmakta. Aynı şekilde onlardan da güzel tepkiler alıyoruz. Onlar da eşlik ediyorlar. Canlı müzik yaptığımızda onların da katıldığına şahit oluyoruz.''Görme engelli öğretmenlerle çalışmalar yaptık'Okuldaki diğer meslektaşlarıyla EBA üzerinde oluşturdukları gruplarda farklı sınıflardaki öğrencileri buluşturduklarını anlatan Fırat, öğrencilerin arkadaşlarıyla olan özlemlerini bu gruplarda düzenlenen oyun, müzik, söyleşi, fıkra ve bilmece gibi etkinlikler sayesinde giderdiğini ifade etti. Görme engelli öğretmenlere EBA eğitimleri verdiğini anlatan Fırat, şunları kaydetti:'İlk defa EBA'yı kullanmaya başlayan çevremdeki görme engelli meslektaşlarıma EBA üzerinden uzaktan eğitimler vermeye başladım. Çeşitli sosyal medya kanallarından Türkiye genelindeki görme engelli öğretmenlerle, haftanın belirli günleri buluşup EBA güncellemeleri dahilinde diğer görme engelli öğretmenlerle çalışmalar yaptık. EBA'nın kullanımı için gönüllü öğretmen arkadaşlarımızla kılavuz kitapçık hazırladık, çeşitli gruplar oluşturduk. Anlık mesajlaşma servisleri üzerinden ses kayıtları yaptık, videolar hazırladık. Arkadaşlarımız bu dokümanları kullanarak EBA'dan hiç kimseye ihtiyaç duymadan, oturum açmadan paylaşım yapma ve ödev göndermeye kadar canlı dersin nasıl gerçekleştirilebileceği konularında bilgi sahibi oldular.'
Koronavirüsle Değişen Hayat: Görme Engelli Öğretmen Derslerinde Radyo Efektleri Kullanıyor, Teneffüslerde Konser Veriyor
ANKARA (AA) - ÖMER OLCAY - Görme engelli öğretmen Mehmet Fırat, eğitimin evlere taşındığı, sınıfların sessizliğe büründüğü uzaktan eğitim sürecinde, derslerinde 'alkış', 'gülümseme', 'onaylama' ve 'sürpriz' gibi radyo efektlerini kullanıyor, teneffüslerde ise orgla yaptığı canlı müzikle öğrencilerin keyifli vakit geçirmelerini sağlıyor.İlköğretim yıllarında gözlerini kaybeden sosyal bilimler öğretmeni Mehmet Fırat, geçmişte kendisinin de eğitim gördüğü Keçiören ilçesindeki Hüseyin Güllüoğlu Ortaokulunda bugün öğretmen olarak görev yapıyor.Fırat, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yürütülen uzaktan eğitim sürecinde gerçekleştirdiği etkinliklerle öğrencilerin derse katılım oranını arttırmanın mutluluğunu yaşıyor.Dersleri sırasında bir radyo DJ'yi gibi 'alkış', 'gülümseme', 'onaylama' ve 'sürpriz' gibi radyo efektlerini kullanan Fırat, teneffüslerde ise orgla canlı konser veriyor. Öğrenciler ve aileleri de zaman zaman melodika, gitar ve bağlamayla Fırat'a eşlik ediyor.Uzaktan eğitimin başladığı ilk günlerde 15 öğrencinin bağlandığı sınıftaki mevcut sayısı, Fırat'ın radyo efektleri ve canlı müzik konseriyle düzenlediği derslerin ardından 25'e yükseldi.'EBA içeriklerini gönül rahatlığıyla kullanabiliyoruz'AA muhabirine uzaktan eğitim sürecinde yaşadıklarını anlatan Fırat, 2016'dan beri kullandığı EBA'nın özellikle görme engelli öğretmenlerin önündeki engelleri kaldırdığını ifade etti. EBA ile okul dışında öğrencileriyle çevrim içi buluşma fırsatı yakaladığını belirten Fırat, 'Farklı bir platformdan içerik indirdiğimizde bunu kontrol ettirmemiz gerekir. Gözümüz kapalı olarak EBA'da içerikleri gönül rahatlığıyla kullanabiliyoruz. Uzaktan eğitim süreci başladığından itibaren ekran okuyucu kullanıyorum. Ekran okuyucuyla hiç kimseden yardım almadan öğrencilerimle eğlenceli şekilde derslerimi gerçekleştiriyorum' dedi.'Derslerimizi iple çekiyoruz'Öğrencileri gibi kendisinin de derslerden önce saatlerce hazırlık yaptığını dile getiren Fırat, şöyle devam etti:'Diğer sosyal medya kanalları aracılığıyla öğrencilerimle sürekli iletişim halindeyim. Derslerimizi iple çekiyoruz. Derslerimizi gerçekleştirdikten sonra teneffüse geçerken ben de canlı müzik yaparak, teneffüs zilini bizzat evimde, odamda çalıyorum. Teneffüs zilini ben çaldığım için öğrencilerim bu eğlenceli vakti bir türlü bırakamıyorlar. Teneffüste de derse devam ediyoruz.Tabii uzaktan eğitim süreci sadece öğrenciye yönelik değil. Ekran karşısında bizi izleyen veliler de bulunmakta. Aynı şekilde onlardan da güzel tepkiler alıyoruz. Onlar da eşlik ediyorlar. Canlı müzik yaptığımızda onların da katıldığına şahit oluyoruz.''Görme engelli öğretmenlerle çalışmalar yaptık'Okuldaki diğer meslektaşlarıyla EBA üzerinde oluşturdukları gruplarda farklı sınıflardaki öğrencileri buluşturduklarını anlatan Fırat, öğrencilerin arkadaşlarıyla olan özlemlerini bu gruplarda düzenlenen oyun, müzik, söyleşi, fıkra ve bilmece gibi etkinlikler sayesinde giderdiğini ifade etti. Görme engelli öğretmenlere EBA eğitimleri verdiğini anlatan Fırat, şunları kaydetti:'İlk defa EBA'yı kullanmaya başlayan çevremdeki görme engelli meslektaşlarıma EBA üzerinden uzaktan eğitimler vermeye başladım. Çeşitli sosyal medya kanallarından Türkiye genelindeki görme engelli öğretmenlerle, haftanın belirli günleri buluşup EBA güncellemeleri dahilinde diğer görme engelli öğretmenlerle çalışmalar yaptık. EBA'nın kullanımı için gönüllü öğretmen arkadaşlarımızla kılavuz kitapçık hazırladık, çeşitli gruplar oluşturduk. Anlık mesajlaşma servisleri üzerinden ses kayıtları yaptık, videolar hazırladık. Arkadaşlarımız bu dokümanları kullanarak EBA'dan hiç kimseye ihtiyaç duymadan, oturum açmadan paylaşım yapma ve ödev göndermeye kadar canlı dersin nasıl gerçekleştirilebileceği konularında bilgi sahibi oldular.'
Mersin'de Sahte Bahis Kuponu Operasyonunda 5 Kişi Yakalandı
MERSİN (AA) - Mersin'de, sahte bahis kuponu düzenleyerek dolandırıcılık yaptıkları iddiasıyla 5 zanlı yakalandı.Polise başvuran M.K, sosyal medyada tanıştığı kişilerin sahte bahis kuponuyla kendisini 19 bin lira dolandırdığını ileri sürdü.Şikayet üzerine çalışma başlatan İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, kimlik ve adresleri tespit edilen şüphelileri takibe aldı. Sosyal medya hesaplarındaki incelemede, şüphelilerin fotoğraf düzenleme programlarıyla sahte kuponları 'ikramiye kazanmış' gibi gösterdikleri, bunları da internetten sattıkları tespit edildi.Polis, çok sayıda adrese düzenlediği operasyonda E.E, O.E, İ.D, Ö.K. ve M.S'yi gözaltına aldı. İkametlerde dijital materyaller ele geçirildi.İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden, müştekinin para gönderdiği hesabın sahibi E.E. tutuklandı, İ.D, Ö.K. ve M.S'ye ev hapsi cezası verildi, O.E. de adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Soruşturma kapsamında yakalama kararı bulunan 3 şüpheli aranıyor.
Yök, Küresel Salgın Döneminde Engelli Öğrencilerin Durumunu Dünya Gündemine Taşıdı
ANKARA (AA) - SELMA KASAP - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üyesi Prof. Dr. Zeliha Koçak Tufan tarafından kaleme alınan ve dünya akademi camiasının yakından izlediği University World News'de yayımlanan makale, küresel salgın sürecinde engelli öğrencilerin yükseköğretime erişimi, yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini dünya gündemine taşıdı.YÖK Üyesi Zeliha Koçak Tufan, 'Pandemide engelli öğrencileri düşünmek' başlıklı makalesiyle Yükseköğretim Kurulunun engelli üniversite öğrencilerinin eğitime erişimini kolaylaştırmak için yürüttüğü faaliyetleri ve iyi uygulama örneklerini anlattı.Yükseköğretim Kurulunun, 'engelsiz erişim' ve 'engelsiz eğitim' mottosuyla üniversiteleri tüm öğrenciler için erişilebilir kılmayı hedefleyen çalışmalarına ilişkin bilgilerin aktarıldığı makalede, ön lisans, lisans, doktora dahil tüm derecelerde erişilebilirliğin sağlanması ve öğretim elemanlarında farkındalığın arttırılması için yürütülmesi gereken faaliyetlere işaret edildi.Kovid-19 küresel salgın önlemleri kapsamında yürütülen uzaktan eğitim sürecinde yükseköğretim kurumlarında engelli öğrencilere yönelik alınan tedbirler ve mevcut durumu değerlendirmek üzere YÖK tarafından 195 üniversitenin katılımıyla yapılan anketin analizlerine de yer verilen makalede, engelli öğrenciler için yapılan çalışmalar anlatıldı.Engelsiz Üniversite Ödülleri iyi uygulama örneği olarak ele alındıMakalede, YÖK'ün 2018'den itibaren engellilerin sorunlarının çözümü için teşvik edici çalışmalar ve projeler gerçekleştiren yükseköğretim kurumlarına 'mekanda erişilebilirlik', 'eğitimde erişilebilirlik' ve 'sosyo-kültürel faaliyetlerde erişilebilirlik' olmak üzere 3 ayrı kategoride verdiği Engelsiz Üniversite Ödülleri iyi uygulama örneği olarak sunuldu.Her engel grubuna farklı tedbirler gerekiyorBu ödülleri alabilmek için yüzlerce kriterin karşılanması gerektiğine vurgu yapılan makalede, 'Üniversiteler, yıl boyu çalışarak engelleri kaldırmak üzere hazırlanıyor ve yıl boyu farkındalık sürüyor. İşitme engelli veya otizm spektrum bozukluğu gibi engel grupları üzerinde, bedensel engellilere ve görme engellilere göre daha az duruluyor. Bu bireyler için yapılacak erişilebilirlik çalışmalarının da farklı olması gerekiyor.' ifadelerine yer verildi.Küresel salgında kullanılan yeni yöntemler engelliler için de umut oluyorEngelli öğrencilerin birçoğunun, uzaktan eğitim yöntemlerine ve erişilebilirlik için ek teknolojiye çok daha önceden adapte olduğuna işaret edilen makalede, 'Bu öğrencilerin kişiliklerinin gelişmesinde sosyalleşmeleri ve kabul görmeleri çok önemli. Küresel salgın, diğer öğrencileri farklı etkilemiş olsa da çevirim içi olanakların artması ve örgün eğitimin uzaktan sürdürülmesine yönelik geliştirilen yeni yöntemler ve teknolojiler belki de engelli öğrenciler için çok daha erişilebilir bir gelecek için umut olabilir.' değerlendirmesi yapıldı. Küresel salgın sürecinde eğitimde kullanılan yeni yöntemlerin, çevrim içi derslerin, derslerde içerik zenginleştirme ve yeni teknolojilerin eğitimde erişilebilirliğin artmasına katkı sağlaması gerektiğine vurgu yapılan makalede, çevrim içi sunumlarda büyük yazı karakteri ve karşıt renklerin kullanılması, ders materyallerinin zengin sunum şeklinde paylaşılması gibi ufak değişikliklerin bile engelli öğrenciler için erişilebilirliği arttırıcı olduğu aktarıldı.YÖK'ün makalesinde, özellikle küresel salgın süresince otizm spektrum bozukluğu gibi tanıları olan bireylerin aileleriyle temasın ve iş birliğinin devam ettirilmesi gerektiğinin önemine dikkat çekildi.
Kudüslülere Göre Biden'ın Trump'ın Kudüs Kararından Dönmesi Zor
KUDÜS (AA) – ESAT FIRAT – İşgal altındaki Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinliler, ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın önceki başkan Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in birleşik başkenti olarak tanıma kararına dokunmaması konusunda endişeli.İsrail yanlısı Trump, Filistinlilerin başkenti Doğu Kudüs olan iki devletli çözüm talebini görmezden gelerek Kudüs’ü Aralık 2017’de İsrail’in başkenti olarak tanıma kararıyla uluslararası toplumda büyük bir tepkiyle karşılanmıştı.Trump’ın yönetimi boyunca çok zor günler geçiren Filistin halkı, iki devletli çözümden yana olduğunu ifade eden halefi Biden yönetiminin her ne kadar Filistin’e dair şu ana kadar attığı adımlardan memnun olsa da, Trump’ın aldığı “Kudüs kararından” geri adım atmasının zor olduğu görüşünde.AA ekibi işgal altındaki Doğu Kudüs’ün en işlek caddesinde Filistinlilere mikrofon uzattı.ABD’nin İsrail yanlısı tutum sergilemesinin bir zorunluluk olduğunu ve yönetimlerin değişmesiyle bu tutumun değişmesinin mümkün olmadığını düşünen Filistinliler olduğu gibi, Biden yönetiminden umutlu olanlar da var.Filistinlilerin kendi kaderini tayin etme hakkıKudüslü esnaf Hicazi Er-Rışk’a göre, Biden yönetiminin Trump yönetiminin Kudüs kararından geri dönme olasılığı zor ve şüpheli.Rışk, “Biden’ın Beyaz Saray’daki atamalarına baktığımızda, çoğu Yahudilerden oluşuyor. Yine yeni atananlardan bir yetkili de İsrail’e karşı alınacak her türlü karara karşı çıkarım demişti. Dolayısıyla tüm bunlar endişe uyandırıyor.” dedi.Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkına dikkati çeken Rışk, “Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) Washington’daki temsilciliğinin yeniden açılması ve Filistinlilere mali yardımların yeniden yapılması beni başkenti Kudüs olan bağımsız bir devletin kurulması hakkı ve kendi kaderini tayin etme hakkı kadar ilgilendirmiyor.” ifadelerini kullandı.Rışk, Kudüs’ün her ne olursa olsun bir Arap-İslam şehri olduğuna vurgu yaparak, “Ne Trump ne Biden ne de Rusya kendilerinin olmayan bir şeyi birilerine verme hakkına sahip değillerdir. Kudüs, bir Arap-İslam ve Filistin şehridir. Bu Allah tarafından Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara tapulanmıştır.” dedi.Biden’ın iki devletli çözümden yana olması durumunu uluslararası hukuk gereği Filistin halkının kaderini tayin etme hakkını iade ederek kanıtlayabileceğini belirten Rışk, Biden’ın Trump’ın Kudüs kararından dönme olasılığı için de şunları söyledi:“Ben Biden’in Kudüs’ün İsrail’in başkenti kararından geri dönme olasılığından şüpheliyim.”“Biden’ın Kudüs kararından dönmesi zor”Kudüslü Nasır Dahnus (Ebu Luey) da, Biden yönetiminin Trump yönetiminden daha iyi olabileceğini ve Filistin’e dair atacağı adımlardan umutlu olduğunu söyledi.Ebu Luey, Trump yönetiminin Filistin’e çok insafsızca yaklaştığına dikkati çekerek, Biden yönetiminin bunun aksi yönünde hareket edeceğine inandığını kaydetti.Biden’ın Trump’ın Kudüs kararından dönebileceği konusunda ise Ebu Luey, “Biden’ın Kudüs’ün doğusunun Filistinlilerin olduğunu söyleyebileceğini sanmıyorum. Çünkü bu büyük bir adımdır. Kolay değil. Ancak en azından Filistin halkının menfaatlerine hizmet edecek daha başka adımlar atacağına inanıyorum.” şeklinde konuştu.Kudüslü işçi Zuheyr Gazale'ye göre ise Biden yönetimi Trump yönetiminin bir kopyası. Gazale, “Bir alçak gidiyor, ondan daha alçağı geliyor.” dedi.Biden yönetiminin Filistin’e mali yardımları yeniden başlatması kararına ilişkin ise Gazale, “ABD’liler bu paraları bir nevi cizye şeklinde Arap ülkelerinde, Körfez ülkelerinden alıyor ve bir kısmını bize veriyor. Yani bizden paraları alıyor bize sözde yardım olarak geri veriyor. Arap ülkelerinin bu yardımları doğrudan bize göndermesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.Gazale, ABD halkının ülkeyi yönetmediğini ve Siyonist lobinin yönettiğini vurgulayarak, Biden yönetiminin Kudüs kararından dönmesinin mümkün olmadığını şöyle ifade etti:“Siyonist lobi tüm kararları veriyor, Amerikan halkı değil. Dolayısıyla kendi menfaatlerine göre kararları alıyorlar. Biden yönetimi de ancak onların kararlarına destek veriyor. Kudüs kararını kesinlikle değiştiremez.”Eski ABD Başkanı Trump, Aralık 2017'de düzenlediği Birleşik Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 1980 yılında İsrail'in Doğu Kudüs'ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararına rağmen, Kudüs'ü resmen 'İsrail'in başkenti' olarak tanımıştı.
Ankara'da Yem Makinesine Kapılan Çiftçi Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Ankara'nın Çubuk ilçesinde yem makinesine kapılan kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, Eskiçöte Mahallesi'nde yaşayan Kurban Türk (70), hayvanları için yem hazırlarken yem karma makinesine kapıldı.Durumu fark ederek yaşlı adamı kurtarmaya çalışan çevredekiler, sağlık ekiplerine haber verdi.İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Türk'ün yaşamını yitirdiği tespit edildi.Türk'ün cenazesi Halil Şıvgın Çubuk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Reklam
Kültür Ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Film Setini Ziyaret Etti
ANTALYA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya'da çekimlerine devam edilen aksiyon filminin setini ziyaret etti.Hollywood'un ünlü yönetmeni Guy Ritchie ve ünlü aktör Jason Statham'ın bir araya geldiği aksiyon filmi 'Five Eyes'in çekimlerine, Türkiye'nin ilk EXPO alanı olarak 2016'da açılan botanik parkta devam ediliyor.Kentte temaslarda bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy, filmin setini ziyaret ederek, yönetmen Guy Ritchie ve aktör Jason Statham ile bir süre sohbet etti.
Reklam
Bulgaristan, Ülkeye Girişlerde Pcr Testi İsteyecek
EDİRNE (AA) - Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü, Bulgaristan'a girişlerde PCR testi zorunluluğu getirildiğini bildirdi.Trakya Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğünden 'önemli duyuru' notuyla yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'Bulgaristan Sağlık Bakanlığı tarafından alınan karara göre 29 Ocak 2021 tarihinden 30 Nisan 2021 tarihine kadar AB ülkeleri dahil ve 3. ülkelerden (Türkiye dahil), Bulgaristan'a girişlerde PCR testi zorunluluğu getirilmiştir. Bu karardan transit geçenler, nakliye ve transport sektöründe çalışanlar muaf tutulmuştur.'
Unhcr'nin Pakistan'da Maddi Destekte Bulunduğu Afgan Mülteci Aile Sayısı 75 Bine Ulaştı
İSLAMABAD (AA) - Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR), Pakistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle nakdi yardımda bulunduğu Afgan mülteci aile sayısı 25 bin artarak 75 bine ulaştı.UNHCR Pakistan'ın internet sitesinden yapılan açıklamada, başkent İslamabad'daki UNHCR ofisinde Pakistan Eyalet ve Sınır Bölgeleri Bakanlığı ile iş birliği dahilinde Kovid-19’dan etkilenen 75 bin Afgan mülteci aileye nakdi yardım yapıldığı belirtildi.Açıklamada, bir seferliğe mahsus olmak üzere ailelere 75 dolar yardımda bulunulduğu, bu desteğin ailelerin acil ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra dayanışmaya da işaret ettiği kaydedildi.10 Kasım 2020'den bu yana destekte bulunulan aile sayısının 25 bin arttığı bilgisi paylaşıldı.UNHCR'den 10 Kasım 2020'de yapılan açıklamada, 50 bin Afgan mülteci aileye nakdi yardımda bulunulduğu duyurulmuştu.UNHCR, Pakistan'da 1,4 milyonun üzerinde kayıtlı Afgan mültecinin bulunduğunu belirtiyor.
Reklam
Yenilenen Honda Pcx125 Şubatta Satışa Çıkıyor
İSTANBUL (AA) - Honda’nın ilk kez 2010 yılında satışa sunduğu ve o günden bu yana Türkiye de dahil olmak üzere tüm Avrupa pazarında toplamda 140 bin adetin üzerinde satış rakamını geride bırakan scooter segmentindeki temsilcisi PCX125, 2021 yılında yenilenen versiyonu ile yollara çıkıyor. Honda açıklamasına göre, oldukça kıvrak bir sürüş sunan yeni Honda PCX125, ABS başta olmak üzere uzun süredir beklenen özelliklere kavuştu. Rahat ve destekli oturma pozisyonu, selenin altına gizlenen geniş bagajı ve ileri seviyede malzeme kalitesiyle segmentinde dikkati çeken PCX125, Honda Seçilebilir Tork Kontrolü (HSTC), Kombine Fren Sistemi, Akıllı Anahtar Teknolojisi, CVT şanzımanı, Start&Stop sistemi, LED teknolojisine sahip ön ve arka farları, yenilenen LCD gösterge paneli ve USB Type-C soketi gibi özellikleriyle de kullanıcılarına üst seviye bir sürüş deneyimi sunuyor. Su soğutmalı tek silindirli dört zamanlı geliştirilmiş SOHC Smart Power Plus (eSP+) motor, kalkış ve ara hızlanma anlarında maksimum hız seviyesine ulaşılmasını sağlıyor. Yüksek çekiş gücü ve düşük yakıt tüketimini bir arada sunarak 8.750 d/d’da 9,2 kW güç üreten motor, 6.500 d/d’da 11,8 Nm tork kullanıma sunuyor. Euro 5 uyumluluğu ile de çevreci bir yapı sergileyen yeni Honda PCX125, 8,1 litrelik deposu ile uzun menzil performansı gösteriyor. ​​​​​​​Açıklamaya göre, Honda mühendisliğiyle geliştirilen yeni PCX125, modern hatları, zarif kıvrımları, konforlu ve ideal yükseklikteki selesinin yanı sıra sele altına yerleştirilen 30 litrelik geniş bagajıyla da fonksiyonelliği bir arada sunuyor. Siyah, kırmızı, gri ve beyaz olmak üzere 4 farklı renk seçeneği bulunan yeni PCX125, şubat ayından itibaren 29 bin 800 TL'lik fiyatla satışa çıkıyor.
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Ölüm Etrafınızda Kol Geziyor Diye Düşünüyorsunuz"
MUĞLA (AA) - DURMUŞ GENÇ - Yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) hastane ve evde gördüğü tedavinin ardından yenerek görevinin başına dönen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Gökhan İlhan, hastalığın ciddiye alınmasını gerektiğini belirterek, 'Ölüm etrafınızda kol geziyor diye düşünüyorsunuz.'dedi.İlhan, halsizlik, öksürük, yüksek ateş, eklem ağırları şikayetiyle Kovid-19 testi yaptırdı. Test sonucu pozitif çıkan İlhan'ın tedavisi 3 haftalık hastane sürecinin ardından evde devam etti.Tedavisinin ardından sağlığına kavuşan ve görevinin başına dönen İlhan, vatandaşları tedbirlere uymaları konusunda uyardı. İlhan, AA muhabirine, hastalığa yakalananların çektiği sıkıntılara yakından şahit olduğu zorlu süreci, kendisinin de yaşadığını söyledi.Doktor da olsa testin pozitif çıkmasının binlerce kişinin ölümüne yol açan bir hastalığa karşı kendisini de tedirgin ettiğini belirten İlhan, tedavisini hastanede sürdürmeye karar verdiğini dile getirdi.Nefes almanın değerini anladı İlhan, test sonucunun ardından ilk 4-5 günü rahat geçirdiğini, hastalığı hafif semptomlarla atlatacağını düşündüğünü kaydederek, şöyle konuştu:'Ancak ilerleyen günlerde çok zor günler geçirdim. Ateşim çok yükseldi. Her gün 'Acaba sabah olacak mı?' diye düşünüyordum. Tedavilere rağmen ateşim 40 dereceye kadar yükseldi. Ertesi gün akciğer tutulumunun olduğu belirlendi, ek tedaviler başladı. Çok ciddi nefes darlığım olmaya başladı. İnsanın normal nefes alıp vermesinin bu kadar değerli olduğunu ilk defa o gün anladım. Doktor arkadaşlarım yoğun bakımda yatak ayrıldığını söyleyince endişeye kapıldım. Aileme, eşime ve çocuklarıma bunu söyleyemedim. Yürütülen uzun süreli tedaviyle şikayetlerim azalmaya başladı. 'Hastanede yatarken henüz bir yaşına girecek oğlunun doğum gününü evde yanında kutlayamadığına anlatan İlhan, o gün en büyük çaresizliklerden birini yaşadığını ifade etti.'Geçmeyen saatler beni hep endişelendirdi'Hastanedeki tedavisinin ardından da nefes darlığı şikayetlerinin sürdüğünü vurgulayan İlhan, şöyle devam etti:'Çok çabuk yoruluyorum. Herkesin tedbirlere uyması gerekiyor. Kişisel tedbirler üst düzeyde tutulmalı. Hastalığın şakası yok. Hayatını kaybeden insanları gördüğünüzde üzülüyorsunuz. İnsan endişeleniyor, kaygılandırıyor. Ölüm etrafınızda kol geziyor diye düşünüyorsunuz. Bu dönemde ölüm haberleri geldikçe endişe gittikçe artıyor. İnsan bu konuda duygusal bir ruh haline bürünüyor. 'Acaba buradan dışarı çıkabilecek miyim?', 'Dışarıda dolaşabilecek miyim?' diye çok düşündüm. Hep dua ettim. Bu zor süreci atlatmam benim için kolay olmadı. Geçmeyen saatler beni hep endişelendirdi. Hastalığımın ikinci ayından sonra saç dökülmelerim görüldü. Kulaklarda uğultu ve çınlama şikayetlerim oldu.'
Yoğun Bakımın "İsimsiz Kahramanları" Kovid-19 İçin Rehavet Uyarısı Yaptı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele eden yoğun bakım çalışanları, son günlerde azalan vaka sayısının yeniden artmaması için 'rehavete kapılmayın' uyarısında bulundu.Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Araştırma Uygulama Hastanesinde görevli sağlık çalışanları, son 10 aylık sürede 427'si yoğun bakım olmak üzere toplam 2 bin Kovid-19 hastasını sağlığına kavuşturdu.Hastanenin yoğun bakım servisinde Kovid-19 hastalarını iyileştirmek için gece-gündüz mücadele veren sağlık çalışanlarının mesaisi, vaka sayılarının azalmasına rağmen ilk günkü özenle devam ediyor.Kovid-19'a karşı ilk aşıları yapılan sağlık çalışanları, sokağa çıkma kısıtlamaları ve diğer tedbirlere bağlı düşen vaka sayılarından memnun. Bu durum yoğun bakımdaki hasta sayılarına da yansımış durumda. DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesinin yoğun bakım ünitesinde birkaç ay öncesine göre kısmen sakinlik dikkati çekiyor. Aslında boşalan her bir yoğun bakım yatağı, onların omuzlarındaki yükü azaltıyor. Bu bilinçle hareket eden yoğun bakımın emekçileri, salgınla mücadelede disiplinden asla taviz verilmemesini istiyor. Sağlık çalışanlarının en büyük korkusu ise rehavet sonucu vaka sayısının yeniden artması. 'Kimse rahatlamasın, Kovid-19'un nasıl ilerleyeceğini öngöremiyoruz'DEÜ Araştırma Uygulama Hastanesi Başhekim Vekili Prof. Dr. Semih Küçükgüçlü, AA muhabirine, sağlık çalışanlarının ilk günden bu yana Kovid-19 salgınıyla canla başla mücadele ettiğini söyledi. Kovid-19 salgınının başladığı ilk aylarda vatandaşların kısıtlamalara ve önlemlere daha dikkat ettiğini belirten Küçükgüçlü, 'Son günlerde vaka sayılarının azalmasıyla vatandaşlarımızda rahatlama görüyoruz. Aşılar yapılmaya başlandı ama bu hastalığın bulaşmasını önlemiyor. Kimse rahatlamasın, bu hastalığın nasıl ilerleyeceğini öngöremiyoruz. Yoğun bakımlardaki hasta sayısının azalması bu hastalığın azaldığı anlamına gelmez.' dedi.'Yoğun bakıma yeni bir hasta gelmemesi için dua ediyorum'Yoğun bakım hemşiresi Selin Akkuş ise 12 yıldır mesleğini severek yaptığını fakat mart ayından bu yana Kovid-19 yoğun bakım servisinde çok yorulduğunu anlattı. Yoğun bakımdaki Kovid-19 hastalarının verdiği yaşam mücadelesine tanıklık ettiğini dile getiren Akkuş, şunları kaydetti:'Bu hastalığın tedavisi yok. Hastalarımız iyileşmek için büyük mücadele veriyor. Vatandaşlarımızın tedbirlere uyunca hastalığın bir nebze de olsa kontrol altına alındığını gördüm ve rahatladım. Son günlerde yoğun bakım servislerinde tedavi gören hasta sayısı azaldı. Bu aldatıcı olmasın. Virüs sürekli değişiyor, neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz. Tedbirlere uymazsak hasta sayımız artacak. Yoğun bakıma yeni bir hasta gelmemesi için dua ediyorum.'Hemşire Duygu Konçe Küçük de vaka sayılarının azalmasının hastalığın bittiği anlamına gelmediğine işaret etti. Daha önce de vaka sayılarının azaldığını hatırlatan Küçük, 'Yaz aylarında da yoğun bakım yataklarımız boşaldı ama sonra yine dolmaya başladı. Yoğun bakım yataklarımız 2 gün boşalıyor, diğer günler doluyor. Biz bu hataya düşmeyelim. Bunun için herkes dikkatli olmalı. Kovid-19 ile toplum olarak mücadele etmeliyiz. Sağlık çalışanlarının tek başına yapabilecek bir şeyi yok.' değerlendirmesinde bulundu. Kovid-19 yoğun bakım servisi sorumlusu Prof. Dr. Ali Necati Gökmen de kendisinin de Kovid-19 tedavisi gördüğünü aktararak, 'Hastalıktan korunma amaçlı aşı bile olunsa sonucun görülmesi için 2 ay bekleme süresi var. Vatandaşlarımız bu hastalıktan korunmak için mutlaka kurallara uymalı. Hastaların yoğun bakımda ne sıkıntılar yaşadığını en iyi bizler görüyoruz.' şeklinde konuştu.
Reklam
Balıkesir'de 3'Ü Muvazzaf Asker 6 Sanık Hakkında Darbe Teşebbüsü Davası
BALIKESİR (AA) - MİRAÇ KAYA - Balıkesir'de FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimiyle ilgili soruşturma kapsamında 3 muvazzaf subay, rütbesi geri alınan tuğgeneral ve meslekten ihraç edilen kurmay albay ile bir emekli albay olmak üzere 6 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi.Cumhuriyet Başsavcılığı, darbe girişimiyle ilgili faaliyette bulundukları iddiasıyla 16 Ekim 2020'de yakalanmasının ardından tutuklanan, KHK ile rütbesi alınan tuğgeneral İ.T, meslekten ihraç edilen kurmay albay M.T, aktif görevdeki yüzbaşılar Ü.G. ve E.D. ile adli kontrol şartıyla serbest bırakılan muvazzaf binbaşı M.C.Y. ve emekli albay B.V.E. hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Savcılığın 6 sanık hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hazırladığı 155 sayfalık iddianame, Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.İddianamede, 15 Temmuz 2016 gecesi 19. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığının karargah ve birliklerinde meydana gelen olaylarla ilgili soruşturma başlatıldığı bilgisine yer verildi.İ.T'nin HTS analiz raporu incelendiğinde öldürülen darbeci general Semih Terzi'yle 5 Temmuz'da görüştüğü aktarılan iddianamede, sanığın ankesörlü telefonlardan da aranma kaydı bulunduğunun tespit edildiği belirtildi.İ.T. iddianamedeki ifadesinde, darbe girişiminin olduğu gün ailesiyle Akçay'da tatilde olduğunu ileri sürdü.O dönem Genelkurmay Başkanlığında görevli olduğundan herhangi bir emir olup olmadığını öğrenmek için tugay komutanlığına gittiğini savunan İ.T, ertesi gün de aracıyla Ankara'ya gittiğini anlattı.İ.T, 'darbe girişimi sıkıyönetim direktifinde genelkurmay eğitim daire başkanı olarak isminin yer aldığı' iddialarıyla ilgili bilgisinin olmadığını öne sürdü.Emekli olduktan sonra 2018'de KHK'yle 'rütbesi alınan personel' olarak hakkında işlem yapıldığını anlatan İ.T, üzerine atılı suçları kabul etmedi.'Biz dışarıya çıkarsak kendi anne babamıza mı sıkacağız?'Aktif görevdeyken tutuklanan yüzbaşı E.D. de iddianamedeki ifadesinde, darbe girişimi gecesi silahını emniyet maksatlı aldığını, eğitim yaptıracağı 9 er için ikişer dolu şarjör verilmesini istediğini kaydetti.16 Temmuz sabahı içtima alınırken 'Bir darbe girişimi oldu, ülkemize zarar gelebilirdi ancak herhangi bir şey olmadı ama her şey olabilir, ne olduğu belli değil, her an dışarıya çıkabiliriz.' gibi konuşmalarda bulunduğuna yönelik iddiaları kabul etmeyen E.D, bir askerin 'Biz dışarıya çıkarsak kendi anne babamıza mı sıkacağız?' şeklindeki sorusuna da öne sürüldüğü gibi 'Sıkmazsanız ben size sıkarım.' diye yanıt verdiğini hatırlamadığını iddia etti.E.D, ankesörlü ve sabit hatlardan ardışık aranmasıyla ilgili bilgisinin olmadığını ileri sürdü.'Havaalanı emniyetinin nasıl sağlanacağını sormuş'Emekli Albay B.V.E. de darbe gecesi tugay komutanının yanına gittiğini belirterek, 'Bana gelen sözde sıkı yönetim emrini gösterdi. 'Asker vereyim mi sana?' dedi. Ben de gerek olmadığını söyledim. Ben komutanın yanında yaklaşık 10 dakika durduktan sonra odadan ayrılıp gazinoya gittim. Sadece ani müdahale mangasına tedbir amaçlı mühimmat dağıtılması emrini verdim. O gece birliğimizden herhangi askeri araç ve mühimmat çıkışı olmadı.' ifadelerini kullandı.İddianamede B.E.V'nin HTS analiz raporlarında 2014'te örgüt içinde mahrem imam olarak faaliyet gösterdiği tespit edilen kişiyle iki kez irtibat kurduğunun saptandığı kaydedildi.Meslekten ihraç edilen kurmay albay M.T'nin ise lojistik şube müdürüne 'havaalanının emniyetini nasıl sağlayacağını sorduğu' bilgisine yer verilen iddianamede, bunun da sözde sıkıyönetim direktiflerine göre hazırlıklara başlanması olarak değerlendirildiği belirtildi.İddianamede, alınan ifadeler ve toplanan deliller doğrultusunda şüphelilerin 'cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs' suçunu işlediklerinin anlaşıldığı kaydedildi.
İtü'nün 16 Yılda Tasarladığı 6 Küp Uydu Yörüngede Yerini Aldı
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesinin 2005'ten bu yana geliştirdiği 6 küp uydu yörüngedeki yerini aldı.İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Uzay Sistemleri Tasarım ve Test Laboratuvarı (USTTL) Sorumlusu Prof. Dr. Alim Rüstem Aslan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küp uyduların yaklaşık 20 yıl önce uzay mühendisliği öğrencilerine eğitim yaptırmak için hayata geçirildiğini söyledi.Öğrencilerin uyduların planlanmasından fırlatılmasına kadar bütün aşamalarında yer aldığını, 2009'da Türkiye'nin ilk küp uydusunun tasarımını tamamladıklarını belirten Aslan, 'Tasarladığımız 'İTÜpSAT1' isimli küp uydu, 23 Eylül 2009'da uzaya gönderildi. İlk sinyallerini İTÜ’de kurulan 'İTÜ-USTTL' yer istasyonu ve Uydu Haberleşmesi ve Uzaktan Algılama Merkezi’ne gönderdi.' diye konuştu.Prof. Dr. Aslan, İTÜpSAT1'ın 11 yılı aşkın süredir sinyal göndermeye devam ettiğini, tasarlanan ilk uydunun tüm testlerinin İTÜ laboratuvarlarında yapıldığını ifade ederek, şöyle devam etti:'Uzaya gönderilen ilk küp uydunun ardından, yeni küp uydu tasarımlarına devam ettik. İTÜ olarak 16 yılda tasarladığımız 6 küp uydunun yörüngeye yerleşmesini sağladık ve üniversite olarak bu alanda büyük bir insan kaynağını yetiştirme başarısı gösterdik. Yakın zamanda ise ASELSAN ve İTÜ iş birliğiyle geliştirilen 3U küp uydu ASELSAT uzaya gönderildi. Bu uydu, SpaceX’in roketiyle görev yapacağı yörüngesine başarıyla yerleştirildi. Tek bir fırlatmada aynı anda 143 uydunun yörüngeye bırakılmasıyla bu alanda yeni bir dünya rekoru kırılmış da oldu. İTÜ olarak böyle bir projenin parçası olmaktan kıvanç duyduk. Geliştirdiğimiz 6 küp uyduyu da yerli ve milli imkanlarla tasarladık. Küp uydunun nasıl görüneceğinden uçuşuna kadar her şeyi proje ortaklarımız ile birlikte gerçekleştirdik.'Yedinci uydu 'SharjahSat-1' yoldaProf. Dr. Aslan, yedinci küp uyduyu Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki Sharjah Üniversitesi için 'SharjahSat-1' adıyla geliştirdiklerini, proje kapsamında üniversitenin küp uydu grubuna, uydu tasarımı, testleri, haberleşmesi ve yer istasyonları başlıklarında eğitimler verildiğini bildirdi. Uydu geliştirme çalışmalarının karşılıklı yapıldığını, testlerin ise İTÜ’de gerçekleştirileceğini belirten Aslan, küp uyduların kısa sürelerde ve uygun maliyetle tasarlanarak üretilebildiğini kaydetti. Aslan, Birleşik Arap Emirlikleri için tasarladıkları küp uydunun 3U boyutunda ve kullanım alanlarının geniş olduğunu dile getirerek, 'Uygun maliyetleri nedeniyle küp uydular çok sayıda geliştirilip yörüngeye takımlar halinde yerleştirilebildiğinden, çok daha sık veri topluyor. Böylece yörüngede zamansal çözünürlüğü de küp uydu sayesinde artıyorsunuz.' şeklinde konuştu.
Reklam
Zihinsel Engelliler Günlük Yaşamı "Animasyon"La Öğrenecek
AKSARAY (AA) - ZEKERİYA KARADAVUT - Aksaray'da zihinsel engelli bireyler, ev içi günlük yaşam becerilerini animasyonla geliştirecek.Aksaray Üniversitesi (ASÜ) Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Tuğba Kamalı Arslantaş'ın başkanlığında yürütülen 'Zihinsel Engellilere Yönelik Günlük Yaşam Becerilerini Öğretmede Animasyon Projesi' TÜBİTAK'tan destek aldı.Bu çalışmayla orta ve hafif düzeydeki zihinsel engellilere, yatak toplama ve çay demleme gibi günlük yaşam becerilerine ilişkin animasyonlar hazırlanarak eğitimler verilecek.Arslantaş, AA muhabirine, projede hafif ve orta derecede zihinsel engelli bireyleri hedef aldıklarını söyledi.Zihinsel engelli vatandaşların birey olabilmelerinde günlük yaşam becerilerini yapabilmelerinin çok önemli olduğunu belirten Arslantaş, şöyle konuştu:'Günlük yaşam becerilerinin sistematik ve eğlenceli bir şekilde zihinsel engelli bireylere öğretilmesi gerekiyor. Bu yaşam becerilerini öğretmek için başka sistemler de mevcut ancak bu kişilerin dikkatini toplama ve motivasyonlarını artırma gibi konularda güçlükler yaşadıkları bilinmektedir. Bu noktada animasyonların etkili olabileceği araştırmalarda mevcut. Türkiye'de kapsamlı bir şekilde animasyon seti olmadığı için biz bu hedef kitleye uygun, ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunabilecek bir animasyon paketi hazırladık.''Amacımız zihinsel engelli bireyleri topluma kazandırmak'Arslantaş, animasyon paketinde günlük yaşam becerilerini artıracak ve öğretecek 10 temel ihtiyaca odaklandıklarını ifade etti.Bu temel ihtiyaçları zihinsel engelli bireyi bulunan ailelerle görüşerek planladıklarını anlatan Arslantaş, şunları kaydetti:'Özellikle ev içerisinde çocukların yapması gereken toplum becerilerini geliştirmek istiyoruz. Bu becerilerin arasında çay demlemek, yatak toplamak gibi günlük yaşamı kolaylaştıran ögeler bulunuyor. Projedeki amacımız zihinsel engelli bireyleri topluma kazandırmak, onları bağımsız bir birey haline getirmek. Bu şekilde günlük yaşam becerilerini yapabilen bireyler topluma karışabilecek. Daha da önemlisi çalışma hayatlarında yer bulabilecekler. Biz bunu TÜBİTAK'a proje olarak sunduk ve kabul edildi. Türkiye'de bu kadar detaylı bir şekilde yapılmış animasyon paket çalışmasının olmadığını biliyorum. Bu anlamda çalışmamız örnek olacak.'
Yasa Dışı Yollarla Yunanistan'a Geçmeye Çalışan PKK Şüphelisi Yakalandı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, yasa dışı yollarla Yunanistan'a geçmeye çalışan şüphelinin yakalandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, 'Ülkemizden Yunanistan'a yasa dışı yollardan geçmeye çalışan bir kişi Edirne'nin İpsala ilçesinde görev yapan hudut birliklerimiz tarafından yakalandı. Daha önce terör örgütü PKK'ya yardım ve yataklıktan yargılandığı belirlenen şahıs, İpsala İlçe Jandarma Karakoluna teslim edildi.' ifadelerine yer verildi.
Adana'da İki Otobüsün Bagajında Gümrük Kaçağı 188 Kilogram Tütün Ele Geçirildi
ADANA (AA) - Adana'da iki otobüsün bagajında gümrük kaçağı 188 kilogram tütün ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Tarsus-Adana-Gaziantep otoyolunda yaptıkları uygulamada iki yolcu otobüsünde dedektör köpekle arama gerçekleştirdi.Otobüslerin bagajında gümrük kaçağı 188 kilogram tütün ele geçirildi, H.K, B.D. ve H.D. gözaltına alındı.
Sadakatsiz 16. Bölüm Fragmanı Yayınlandı: Derin'in Hamlesi Volkan'ı Çıldırtıyor!
Sadakatsiz 16. yeni bölüm fragmanı yayınladı. Yayınlanan fragmanda; Ali annesinin yanında kaldığı sürece Volkan'ın sürekli Asya ile görüşmesinden rahatsız olan Derin duruma bir çözüm bulur. Ali'nin eve dönmesine izin vermeyen Derin amacına ulaşır. Oğlunun sağlığını düşünen Volkan ise bu durumu fark eder ve Derin'e oldukça öfkelenir. Asya'nın kapısına giden Volkan bu durumu düzelteceğini söylerken, Turgay'ın Asya'nın arkasında belirmesi Volkan'ı sinirlendirir. Peki Sadakatsiz yeni bölümde başka ne gibi sürprizler yaşanacak?  İşte Sadakatsiz yeni bölüm fragmanı...
Reklam