Aydın'daki Uyuşturucu Operasyonunda 1 Kişi Tutuklandı
AYDIN (AA) - Aydın'ın İncirliova ilçesindeki uyuşturucu operasyonunda 1 kişi tutuklandı.İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı gece bekçileri devriye görevi sırasında durumundan şüphelendikleri 3 kişiye 'dur' ikazında bulundu.Kovalamaca sonucu yakalanan şüphelilerin üzerinde yapılan aramada 56 gram metamfetamin ele geçirildi. Gözaltına alınan A.K. işlemlerin ardından sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklanırken A.K.Ş. ve A.O.U. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İsrail'deki Filistinli Nüfusun Yaşadığı Kentlerde Polis Şiddeti Protesto Edildi
KUDÜS (AA) - İsrail'deki birçok kentte, kazayla bir öğrencinin öldürülmesi ve bir doktorun yaralanmasının ardından polis şiddeti protesto edildi. İsrail Kamu Yayın Kuruluşunun (KAN) haberine göre, İsrail polisinin dün Tamra kentinde Arap bir öğrenciyi öldürmesi, bir de doktoru yaralamasının ardından, bugün Tamra, en-Nasıra, Um el-Fehm ve et-Tira kentinde polis şiddetine karşı gösteriler düzenlendi.İsrail parlamentosundaki Arap milletvekillerinin de katıldığı Nasıra'daki gösteride protestocular, 'Ey hükümet, ey polis, Arap kanı ucuz değil' ve 'Faşist polise karşı ulusal birlik' gibi sloganlar attılar.İsrail güçleri ile göstericiler arasında olaylar çıkarken, iki gösterici göz altına alındı.Yediot Aharonot gazetesinin haberine göre ise Tamra'da yüzlerce protestocu, lastik yakarak yolları trafiğe kapattı.İsrail'in kuzeyindeki Tamra kentinde polis ile bir eve ateş açan silahlı grup arasında dün çıkan çatışmada, sesler üzerine sokağa çıkan İsrail vatandaşı Filistinli hemşirelik öğrencisi Ahmed Hicazi (22) hayatını kaybederken, ona yardım etmeye çalışan doktor Muhammed Armuş'ta (31) da yaralanmıştı. İsrail'in Kanal 12 televizyonuna konuşan Cabir Hicazi, kardeşinin polis tarafından mı yoksa şüpheliler tarafından mı öldürüldüğünü bilmediğini söylemişti.Hicazi'nin ölümü nedeniyle Tamra'da bir günlük grev ve 3 günlük yas ilan edildi. Geçen yıl şiddet ve organize suç kaynaklı saldırılarda 96 İsrail vatandaşı hayatını kaybetmişti.
AB, Rus Muhalif Navalnıy'ın Serbest Bırakılması Çağrısını Yineledi
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) yönetimi, Rusya'da 3,5 yıl hapis cezasına çarptırılan muhalif Aleksey Navalnıy'ın derhal serbest bırakılması için bir kez daha çağrıda bulundu.AB Konseyi Başkanı Charles Michel, sosyal medya paylaşımında, Navalnıy'ın acilen serbest bırakılması gerektiğini belirtti. Verilen cezayı kabul etmediklerini, adaletin siyasete alet edilmemesi gerektiğini ifade eden Michel, protestocuların barışçıl gösteri düzenlemeye ve siyasi görüşlerini dile getirmeye hakları bulunduğunu vurguladı.AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de 'Aleksey Navalnıy'e ceza verilmesini mümkün olan en güçlü şekilde kınıyorum.' mesajını paylaştı. Rusya'nın uluslararası taahhütlerine uymasını isteyen von der Leyen, Navalnıy'ın şartsız olarak acilen serbest bırakılması için çağrı yaptı.AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise Navalnıy hakkındaki mahkeme kararının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı olduğunu, Rusya'nın hukukun üstünlüğü ve temel özgürlüklere saygı göstermesi gerektiğini belirtti.Rus muhalif Aleksey Navalnıy, Ağustos 2020'de kimyasal bir maddeyle zehirlendiği gerekçesiyle tedavi için Almanya'ya götürülmüş, 17 Ocak'ta Almanya'dan Moskova'ya dönüşünde gözaltına alınmıştı.Moskova Şehir Mahkemesinde görülen davada, Navalnıy'e yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasının, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevrilmesine karar verilmişti.
Kadıköy'de Boğaziçi Üniversitesindeki Gösterilere Destek İçin Toplanan 93 Kişi Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - Boğaziçi Üniversitesine Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasını protesto edenlere destek vermek amacıyla Kadıköy'de toplanan gruba müdahale eden polis, Kadıköy, Sarıyer ve Beşiktaş'ta 104 kişiyi gözaltına aldı.Prof. Dr. Bulu'nun atanmasını protesto eden bazı akademisyen ve öğrenciler, üniversite yerleşkesinde eylemlerini bugün de sürdürdü. Üniversite çevresinde geniş güvenlik önlemi alan polis, içerisinde çok sayıda öğrenci bulunan bir yolcu otobüsünü Hisarüstü Nispetiye Caddesi'nde durdurdu. Otobüstekilerin kimliklerini alarak GBT sorgulaması yapan polis, şüpheli bazı kişileri gözaltına aldı.Kadıköy'de müdahaleProtestolar kapsamında, çağrı üzerine aralarında öğrencilerin de bulunduğu bir grup, 18.00'de Kadıköy İskele Meydanı'nda bir araya geldi. Emniyet güçleri, Kadıköy Kaymakamlığının ilçedeki tüm kapalı ve açık alanlarda her türlü toplantı ve gösteri yürüyüşünün 7 gün süreyle yasaklanmasına ilişkin kararı doğrultusunda, katılımcıları dağılmaları konusunda uyardı. Grubun dağılmaması üzerine polis müdahalede bulundu. Bazı göstericiler ara sokaklara kaçarken, polis Kadıköy Meydanı'na çıkan tüm sokaklarda önlem aldı. Saat 21.00 itibarıyla başlayan sokağa çıkma kısıtlamasının ardından bölgede yoğunluğun azaldığı görüldü.Yapılan müdahalede 93 kişinin gözaltına alındığı bildirildi.Emniyetten müdahale açıklamasıİstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada 'Kayyum rektör istemiyoruz' sloganı ile Kadıköy İskele Meydanı'nda toplanma çağrısı yapılması üzerine belirlenen noktalarda gerekli emniyet tedbirlerinin alındığı belirtildi.Açıklamada, saat 17.30 sıralarında toplanmaya başlayan yaklaşık 250-300 kişilik gruba Kadıköy Kaymakamlığınca alınan açık ve kapalı alanlardaki 7 günlük toplantı ve gösteri yürüyüşü yasağının hatırlatıldığı anlatılarak, uyarıları dinlemeyen ve mukavemette bulunan şahıslara müdahale edildiği kaydedildi.Daha sonra başka noktalarda tekrar toplanan gruptakilerin dağılmaları anında emniyet araçlarına ve çevreye zarar verdikleri belirtildi.Açıklamada, Kadıköy'deki gösteriler sırasında 93 kişi, Beşiktaş ve Sarıyer'de de alınan emniyet tedbirlerinde Kadıköy'deki gösterilere katılmak isteyen 11 kişinin yakalandığı kaydedilen açıklamada, 'Kadıköy, Beşiktaş ve Sarıyer'de toplamda 104 şahıs gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınan şahıslar ile ilgili işlemler devam etmektedir.' denildi.Öte yandan, Kadıköy'deki olaylar sırasında bazı göstericiler tarafından darbedildiği belirtilen M.C.A. ve B.G.'nin Kadıköy Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldığı bildirildi.
Tunceli'de Bir Askerin Şehit Olduğu Yönündeki İddiaların Asılsız Olduğu Açıklandı
TUNCELİ (AA) - Tunceli'nin Hozat ilçesinde çatışma çıktığı ve bir askerin şehit olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğu bildirildi.Valilikten yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:'Bazı sosyal medya hesaplarında Hozat ilçemizde çatışma çıktığı ve çatışmada bir askerimizin şehit olduğu yönünde haberler yer almaktadır. Söz konusu iddiaların doğru olmadığı hususunu kamuoyunun bilgisine sunarız.'
Güncelleme - Ankara'da İzinsiz Gösteri Yapmak İsteyen Gruba Müdahale Eden Polis 27 Kişiyi Gözaltına Aldı
ANKARA (AA) - Ankara'da terör örgütü DEAŞ'ın sözde 'üst düzey yöneticisi' olduğu öne sürülen 'Ebu Hanzala' kod adlı Halis Bayancuk'un serbest bırakılması amacıyla izinsiz gösteri yapmak isteyen gruba müdahale eden polis, 27 kişiyi gözaltına aldı.Alınan bilgiye göre, Halis Bayancuk'un serbest bırakılması talebiyle Maltepe'den Kızılay'a yürümek isteyen gruba güvenlik güçleri dağılmaları yönünde uyarıda bulundu.Buna rağmen yürümeye devam eden gruptakilere müdahale eden polis, 27 kişiyi gözaltına aldı. Sağlık kontrolünden geçirilen zanlıların emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Öte yandan Ankara Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, gözaltına alınan 27 kişi hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa muhalefetten işlem başlatıldığı belirtildi.
Reklam
Kanada, Kovid-19 Aşısının Ülkede Üretilmesi İçin Novavax Firması İle Anlaştı
TORONTO (AA) - Kanada’nın, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının ülkede üretilmesi için Novavax firması ile anlaştığı açıklandı.Kanada Başbakanı Justin Trudeau, başkent Ottawa'da düzenlediği basın toplantısında, ihtiyaçları olan Kovid-19 aşısının, ülkelerinde üretilmesi için Novavax firması ile mutabakat zaptı imzaladıklarını söyledi.Trudeau, 'ileriye dönük büyük bir adım' olarak nitelendirdiği gelişmeye ilişkin, 'Aşı üretimi için mümkün olduğunca fazla yerli kapasiteye ihtiyacımız var. Bu yüzden aşı geliştirme ve evde üretime yatırım yapıyoruz. Dışarıdan aldığımız aşılarda öngörülemezlik ve artan talep nedeniyle bazı engeller olacağını biliyorduk. Bu yüzden mümkün olduğunca çok seçeneği güvence altına almıştık.' dedi.Kanada Ulusal Araştırma Konseyi tarafından Montreal’de yapımına başlanan yeni bio-üretim tesislerinin, yerli aşı üretimi için tahsis edileceğini aktaran Trudeau, yeni tesisin çalışmaya başladığında ayda yaklaşık 2 milyon doz aşı üreteceğini kaydetti.Trudeau, Novavax’ın Kovid-19 aşısının halen Kanada Sağlık Bakanlığı tarafından incelendiğini ve aşının güvenli ve etkili görülmesi durumunda on milyonlarca dozun ülke içinde üretileceğini söyledi. Trudeau, 'Ancak tesiste, Pfizer-BioNTech ve Moderna'nın tedarik ettiği aşı türleri olan MRNA aşıları üretilmeyecek.' diye konuştu.İkinci bir şirket de Vancouver’a tesis kuruyorBaşbakan Trudeau, Precision NanoSystems adlı ikinci bir şirketin de yerel olarak aşı üretmek için Vancouver kentine tesis kurma sürecinde olduğunu söyledi.Trudeau, söz konusu şirkete, bulaşıcı ve nadir hastalıklar gibi hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için aşılar ve terapötikler üretmek üzere başladığı bio-üretim merkezi kurma sürecinde 25,1 milyon Kanada Doları devlet desteği verdiklerini vurguladı.Kanada Başbakanı, 2023 yılında tamamlanması hedeflenen tesislerin, kendi kendini güçlendiren ribonükleik asit (RNA) Kovid-19 aşısından her yıl 240 milyon doz üretme kapasitesine sahip olacağını dile getirdi.Kanada, Pfizer-BioNTech ve Moderna’nın Kovid-19 aşılarının teslimatını azaltması ya da geciktirmesi nedeniyle, aşılama programında bir süredir sıkıntı yaşıyor.Hükümet, aşı üreticisi firmaların teslimat taahhütlerine dayanarak, eylül sonuna kadar ‘isteyen tüm Kanadalıların aşılanacağını’ açıklamıştı.
Yök Başkanı Saraç'tan Yüz Yüze Öğretim Değerlendirmesi:
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Sağlık Bakanlığının üniversitelerde bahar döneminde yüz yüze öğretime geçilmesine ilişkin tedbir maksatlı yönlendirmelerinin, öğrenciler ve akademisyenlerin sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.Başkan Saraç, Twitter'dan yaptığı açıklamada, 'Yükseköğretim kurumlarımızda 2020-2021 bahar döneminde 'yüz yüze öğretime geçilmesine ilişkin görüşlerini almak üzere' Sağlık Bakanlığımıza bir yazı gönderdik. Sağlık Bakanlığının tedbir maksatlı yönlendirmeleri siz değerli öğrencilerimizin ve hocalarımızın sağlığı için büyük önem taşıyor.' ifadesini kullandı.
Reklam
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
İSTANBUL (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü'nde gözaltına alınan 108 kişiden 79'unun DHKP/C, TKP-ML dahil olmak üzere terör örgütü üyesi olduğunu belirtti.Bakan Soylu, Haber Global'de yayınlanan 'Az Önce Konuştum' programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Görevinin ülke içindeki huzurun, güvenin tesis edilmesini sağlayabilmek olduğunu, bunun istikrarlı bir Türkiye'de yapılabileceğini belirten Soylu, 'Bunun için bizim takip ettiğimiz meseleler var ve biz bunları Türkiye ile paylaşmalıyız? DEAŞ'ın şu an kendi gündeminin ne olduğunu biliyor musunuz? Ama ben biliyorum. PKK'nın ne yaptığını, örneğin Cemil Bayık'ın 3 gün önce HDP'ye talimat verdiğini biliyor musunuz? Ama ben bunu takip etmek, bilmek ve vatandaşı uyarmak zorundayım. 'Gerillaya çok yük getiriyorsun. Sahaya girin ve gerillanın yükünü alın, eylemlere başlayın.' diyor. Kime söylüyor HDP'ye. Cezaevlerine talimat veriyor.' diye konuştu.Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) de iletişim arabası gibi bir şey olduğunu, Türkiye'de yapamadığını yurt dışında yapmaya çalıştığını dile getiren Soylu, FETÖ'nün hem bir istihbarat hem de terör örgütü olduğunu söyledi.Gezi olaylarına da değinen Soylu, 'Gezi olayları dahil olmak üzere, bu kadar kaynak nereden geldi? Bir tek soru. Bu kaynağın nereden geldiği belli. Kavala'nın oluşturduğu bir sistemle beraber. Biz bunu anlatmayacak mıyız? Bunun bir siyaseti yok mu?' dedi.'101'i Boğaziçi ile alakalı değil'Bakan Soylu, Boğaziçi Üniversitesindeki gösterilere değinerek, 'Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüsü'nde gözaltına alınanlardan 108'inin 101'i Boğaziçi ile alakalı değil, 79'u DHKP/C, TKP-ML dahil olmak üzere terör örgütü üyesi. Peki ben bu doğru bilgiyi vermeyecek miyim? Kim anlatacak vatandaşa bunu.' ifadelerini kullandı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'İlk kez dün müdahaleli şiddet ve gözaltı sayısı arttı. Öyle bir resim çıktı ki ortaya sniperlar, terörle mücadele timleri üniversite kampüsünde. Bu noktaya getirecek bir üniversite kampüsü içinde ne oldu?' sorusuna, şu yanıtı verdi:'Bahsettiğin kadar değil, neticede polisin silahı bu sniper dediğin. Burası bir üniversite. Burada bir rektörün nasıl seçilebileceği kanunlarımızda belli. Bir önceki seçimlerde üniversitemizin öğrencileri mi seçiyordu? Hayır. Kimler seçiyordu, üniversitenin öğretim üyeleri. Bu da bana göre çok yanlış bir sistem olduğu için Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Türkiye'nin de ortaya koyduğu irade ile değişti. Dün de öğrenciler seçme konusunda yetkinlik sahibi değildi, bugün de yetkinlik sahibi değil. Bir tek öğretim üyeleri yetkinlik sahibiydi, onun akademiyi hangi noktaya getirdiği apaçık ortada. Şimdi diyor ki 'Siz kayyum rektör atadınız.' Bu, faşist bir yaklaşım, doğru bir yaklaşım değil. Kendi rektörünüzle ilgili böyle bir tavır ortaya koymanız doğru değil. Bu siyasi bir yaklaşım. Üniversitenin kendi içini kucaklayacak bir yaklaşım değildir.''LGBT'yi ideolojik gruplarla beraber üniversitenin göbeğine oturtmuşlar'LGBT'nin Türkiye'nin hiçbir değeri ile örtüşmediğini ifade eden Soylu, 'Tamamen Batı'nın Türkiye'ye pazarladığı, sunduğu... Bizim geçmişimizde böyle bir şey var da biz bilmiyor muyuz? Ama Batı'da var. Batı, uzun zamandan beri bunu ortaya koyuyor. Getirmişler birtakım ideolojik gruplarla beraber üniversitenin göbeğine oturtmuşlar ve bloke ediyorlar üniversiteyi. ' diye konuştu.Soylu, Boğaziçi Üniversitesi önünde Kabe fotoğrafının yere serilmesine ilişkin, 'Utanarak söylüyorum senin Kabe-i Muazzama ile ne işin var? Bu soruyu birisi sormuyor. O çocuk, onları yapanların annesi, babası, ailesi yok mu? Bu ülkede her gün 5 vakit ezan okunuyor kulaklarımıza. Ne oldu saygı kelimeleri? Ne oldu demokrasi kelimeleri? Ne oldu çoğulculuk kelimeleri? Hani hürriyet? İnsanların inandıklarına bu kadar taammüden kışkırtmak için tahrik etmek için üzerine gidilebilir mi? Doğru mu?' değerlendirmesinde bulundu.'Boğaziçi Üniversitesi ayağa kalksa da müsaade etmem'Boğaziçi Üniversitesinin giriş kapısının ilk gün kırıldığını anlatan Soylu, şunları kaydetti:'Bunun adı vandallıktır. Şunu ifade etmek istiyorum. Bu doğru bir talep mi, doğru bir istek mi? Biz buna sessiz mi kalalım? Ne yapacaklar bu öğrenciler? Rektörün odasına girecekler, rektörün odasını işgal edecekler. Ben İçişleri Bakanı'yken buna müsaade etmem. Boğaziçi Üniversitesi ayağa kalksa da müsaade etmem, Türkiye ayağa kalksa da müsaade etmem. Orada gidecek üniversitenin rektörünün odasına girecek, odayı işgal edecek. İşgalci olmak için mi, terör örgütlerinin oradaki manipülasyonuna alet olmak için mi öğrenci oldun?'Boğaziçi Üniversitesindeki gösterilere CHP'nin yaklaşımını da eleştiren Soylu, konuşmasına şöyle devam etti:'CHP milletvekillerinin bu işin içinde ne işi var? Birisi söylesin. Desin ki CHP milletvekillerinin bu işin içinde şusu var diye. Siyaseti göbeğine kadar sokacaksınız işin içine her türlü, oradaki çocukları, öğrencileri tahrik edeceksiniz, oradaki bir azınlıkla üniversitenin huzurunu bozacaksınız. Biz de buna müsaade edeceğiz. Biz, huzurunu bozdurmayız.Göreceksiniz bunlar bittikten sonra çok güzel bir yol olacak Boğaziçi Üniversitesinde. Boğaziçi Üniversitesi gerek nitelik gerek nicelik gerek akademik yapı gerek kadro gerek öğrencilerin uluslararası başarıları olarak gerek doktora dahil olmak üzere birçok kriter açısından bu aşağı eğilimi sona erecek, tekrar Türkiye'nin en güzel üniversitelerinden biri olacak.' 'Kısıtlayıcı bir anlayışı ortaya koymak doğru değil'İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Boğaziçi Üniversitesinin devlet üniversiteleri içindeki en parlak üniversite olduğunu, Türkiye'nin en zeki çocuklarının bu üniversitede yer aldığını ifade ederek, '21. yüzyılda yaşıyoruz. Bu kadar kısıtlayıcı bir soru var mı? 'Boğaziçi Üniversitesindekinin, Boğaziçi Üniversitesinden olması lazım.' Bu kapalılığın anlamı nedir? Kısıtlayıcı bir anlayışı ortaya koymak ve buradan yol olmak doğru değil.' dedi.'Türkiye'deki rektör atamaları size demokratik geliyor mu?' sorusuna Soylu, şu karşılığı verdi:'Demokrasi, ülkenin siyasal tercihlerinin, özgürlüklerinin belirlenmesinde bir etmendir. Burayı yönetirken siz neye bakıyorsunuz, verimliliğe, karlılığa, çalışanların performansına, üretime, rekabete, piyasada ayakta kalmaya... Bunlar öğrenci yetiştiriyorlar. Biz buna bakacağız. Bunu en iyi kim yapıyorsa, elini öpeceğiz yola devam diyeceğiz.'Burada bir problem olursa devletin kurallarının her yerde işlediği gibi burada da işleyeceğini ifade eden Soylu, 'Üniversitede bu kuralın nasıl işleyeceği belli. Ama burasını kilitlemişler. Burasını ideolojik bir merkez haline getirmek istiyor bir azınlık. Biz de buna müsaade etmeyeceğiz.' dedi.'Bir siyasi partinin reklam ajansı, burada çocukları kullanıyor'Boğaziçi Üniversitesindeki gösteriler sırasında yaşanan 'aşağı bak' konusuna ilişkin soru üzerine Soylu, şu yanıtı verdi:'Bir siyasi partinin reklam ajansı, burada çocukları kullanıyor. Bir siyasi partinin reklam ajansı acaba bu meseleden o siyasi partinin, yani CHP'nin, şu anda içinde bulunduğu durumu 'Acaba başka bir yere evirebilir miyim?' diye Boğaziçi Üniversitesine dikkati çekip, kendi içinde karşı karşıya kaldığı olayı kamuoyunun gündeminden uzaklaştırmaya çalışıyor. Bu kadar basit. Mebusların orada olmasının sebebi bu. Bunun ötesinde başka bir şey söz konusu değil.'Emniyet Genel Müdürlüğünün bu konuyla ilgili açıklamayı ortaya koyduğunu aktaran Soylu, 'Tamamen marjinal kesimlerin esiri olmuş yerlerde, bunu sosyal medya üzerinden yayarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar.' dedi. 'Burada bir orantısız şiddet olduğunu düşünmüyor musunuz?' sorusu üzerine Soylu, 'Toplumsal bir olay bu. Polisin tavrı yanlış mı doğru mu? Polisin tavrı yanlış, doğru biz onu değerlendiririz. Ama onun kendi görevini yaptığı, uyardığı, uyardıktan sonra bu işlerin böyle yürüdüğünü hepimiz biliyoruz. Dün de defalarca uyarıldı. Oradaki o meseleyi tutturamadı ajans, şimdi buradaki başka bir meseleyi tutturmaya çalışıyor.' ifadelerini kullandı.(Sürecek)
Kastamonu'da Orman Yangınına Müdahale Ediliyor
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde çıkan orman yangını söndürülmeye çalışılıyor.İlçeye bağlı Çiftkıran köyü Kargacık Mahallesi ormanlık alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangına, Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekipler ve çevre köylerden vatandaşlar müdahale ediyor.Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmaları sürüyor.
ABD Dışişleri Bakanı Blinken'dan Rusya'ya Navalnıy Tepkisi:
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Moskova Şehir Mahkemesinin Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasını, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevirmesine tepki göstererek, Navalnıy ve son günlerde protestolarda tutuklanan yüzlerce göstericinin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.Blinken, yaptığı yazılı açıklamada, 'ABD, Rus makamlarının muhalif lider Aleksey Navalnıy'ın ertelenmiş cezasını 2 yıl 8 ay hapis cezasına çevirmesinden derin kaygı duymaktadır. Tüm Rus vatandaşları gibi Navalnıy da Rusya anayasasının sunduğu haklara sahiptir ve Rusya'nın kanun önünde eşitlik, ifade özgürlüğü ve barışçıl toplanma özgürlüğüne saygı duyacağı konusunda uluslararası sorumlulukları var.' değerlendirmesinde bulundu. Avrupa İnsan Hakları mahkemesinin Navalnıy'ın 2014'te suçlu bulunduğu yargılamanın 'keyfi' ve 'siyasi' olduğuna karar verdiğini hatırlatan Blinken, şu anda Navalnıy hakkında devam eden suçlamaların da 2014'teki sürecin devamı olduğunu savundu. Blinken, 'Sayın Navalnıy ve barışçıl toplanma ve fikir özgürlüğü dahil son haftalarda vatandaşlık haklarını kullanan yüzlerce Rus vatandaşın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrımızı yineliyoruz.' ifadesini kullandı.Navalnıy davasıRusya Federal Cezaevi Servisinin talebi üzerine Navalnıy aleyhinde açılan dava Moskova Şehir Mahkemesinde görülmüş ve Navalnıy’a geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezası, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevrilmişti. Mahkeme, önceden ev hapsinde geçirdiği 10 aylık süreyi hesaba katarak Navalnıy’ın 2 yıl 8 ay hapishanede kalmasına karar vermişti.Navalnıy'ın tutuklanmasıRusya'nın Tomsk şehrinden Moskova'ya gitmek üzere 20 Ağustos 2020'de uçağa binen Navalnıy'ın fenalaşması üzerine uçak, Omsk şehrine inmişti. Omsk'taki hastaneye kaldırılan Navalnıy'ın çayına karıştırılan bir maddeyle zehirlendiği iddia edilmişti.Kremlin'e muhalif Navalnıy, 22 Ağustos 2020'de Omsk'tan özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesi'ne nakledilmişti. Aleksey Navalnıy, tedavi gördüğü Almanya'dan döner dönmez Moskova'daki havaalanında 17 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.Rus mahkemesi, Navalnıy'nın '29 Aralık 2020'den beri denetimli serbestlik süresini defalarca ihlal ettiği' gerekçesiyle 15 Şubat'a kadar, 30 gün tutuklu kalmasına karar verilmişti.Muhalif Navalnıy’nın tutukluluğuna yapılan itiraz, mahkeme tarafından 28 Ocak'ta reddedilmişti.
Reklam
Fransa, Rus Muhalif Navalnıy'e Verilen Hapis Cezasını Kabul Edilmez Buldu
PARİS (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rus muhalif Aleksey Navalnıy'e hapis cezası verilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.Macron, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, 'Aleksey Navalnıy'e verilen ceza kabul edilemez. Siyasi anlaşmazlık suç değildir. Derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz. İnsan haklarına ve demokratik özgürlüğe saygı müzakere edilemez.' ifadesini kullandı. Moskova Şehir Mahkemesi'nde görülen davada Navalnıy'a yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasının, adli kontrol şartlarını yerine getirmediği gerekçesiyle normal hapis cezasına çevrilmesine karar verilmişti.
Bm: Myanmar'da Demokrasi Hızla Tesis Edilmeli Ve Ülke Yeniden Tecrit Edilmemeli
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Myanmar Özel Temsilcisi Christine Schraner Burgener, 'Myanmar'da demokrasi hızla tesis edilmeli ve ülke yeniden tecrit edilmemeli.' dedi. BM Güvenlik Konseyi, Myanmar'daki askeri darbeyi kapalı oturumda görüştü. Konseyi bilgilendiren Burgener, toplantının ardından konuşmasını basınla da paylaştı. Myanmar'da ordunun yönetime el koymasını güçlü şekilde kınayan Burgener, BM Güvenlik Konseyinden Myanmar'da demokrasiyi destekleyen net bir mesaj göndermesini istedi. Devlet Başkanı Win Myint ve Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii'nin de aralarında olduğu gözaltına alınan bazı hükümet yetkililerinin derhal bırakılması çağrısında bulunan Burgener, ülkede yasama, yürütme ve yargının tüm kontrolünün orduya geçmesinin son derece endişe verici olduğunu söyledi. Burgener, ülkede bir yıl olağanüstü hal ilan edilmesinin ve sivil yönetimin gözaltına alınmasının 'anayasaya aykırı' olduğunu belirterek, ordunun seçimlerin yeniden düzenlenmesi teklifinin desteklenmemesi gerektiğini ifade etti. Ülkede 50 yıllık askeri cuntanın 2011'de sona ermesiyle gelişen Myanmar'ın tekrar geriye gitmesine müsaade edilmemesi gerektiğinin altını çizen Burgener, 'Myanmar'da demokrasi hızla tesis edilmeli ve ülke yeniden tecrit edilmemeli.' diye konuştu. Myanmar'da askeri darbe8 Kasım 2020 seçimi, Suu Çii'nin partisi NLD'nin zaferiyle sonuçlanmış ancak beraberinde, ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını gündeme getirmişti.Bu iddiaların tartışmaları alevlendirdiği ülkede, Seçim Komisyonu, 29 Ocak'ta seçimde ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.Myanmar Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing, 27 Ocak'ta kanunların düzgün uygulanmaması halinde Anayasa'nın feshedilebileceğini söylemişti. Ancak Myanmar ordusu, Hlaing'in söz konusu açıklamalarının 'darbe' tehdidi olmadığı savunmuştu.Devlet Başkanı Win Myint, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii ile partinin diğer yöneticileri dün sabah gözaltına alınmıştı. Bundan birkaç saat sonra ordu yönetime el koyduğunu açıklamış ve ülkede bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.NLD ise halka, darbeye karşı çıkma ve askeri diktatörlüğe dönülmesine izin vermeme çağrısında bulunmuştu.Ülkede ordu, ana muhalefetteki Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisini (USDP) destekliyor.
Manisa'da Otomobiliyle Minibüse Çarpan Kişi Ağır Yaralandı
MANİSA (AA) - Manisa'nın Kula ilçesinde otomobiliyle minibüse çarpan sürücü ağır yaralandı.İlkay Dağ (40) yönetimindeki 42 N 9805 plakalı otomobil, İzmir-Uşak kara yolu Hisarkapı kavşağında aynı yönde seyir halindeki Ahmet Akmeşe idaresindeki 45 S 6355 plakalı minibüse arkadan çarptı.Çarpmanın şiddetiyle otomobilden yola düşen İlkay Dağ ağır yaralandı.Kaza yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince Kula Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Dağ, buradaki müdahalenin ardından Salihli Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.
Reklam
Bakan Selçuk'tan 15 Şubat'ta Yüz Yüze Eğitime Başlayacak Köy Okulları Paylaşımı:
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 'Köylere sık sık yaptığım ziyaretlerde yavrularımın benden tek isteği, okullarının açılmasıydı. İsteklerini yerine getirmek ve gülümsemelerine şahit olmanın mutluluğu paha biçilmez.' ifadesini kullandı. Bakan Selçuk, Twitter'dan Hakkari İl Milli Eğitim Müdürlüğünce hazırlanan ve 'her ev bir okuldur' anlayışıyla Ağaçdibi köy okulu, haneleri ile tablet, bilgisayar ve kitap desteğiyle öğrenim sürecine devam eden öğrencilerin görüntülerinin yer aldığı videoyu paylaştı. Görüntülerde öğrencilerin okul özlemlerini anlatan karelere yer verildi. Ziya Selçuk, 15 Şubat'ta yüz yüze eğitime geçecek köy okullarına ilişkin yaptığı paylaşımına, 'Köylerimizin her hanesinde, okulunun açılmasını bekleyen yüz binlerce çocuk vardı. Köylere sık sık yaptığım ziyaretlerde yavrularımın benden tek isteği, okullarının açılmasıydı. İsteklerini yerine getirmek ve gülümsemelerine şahit olmanın mutluluğu paha biçilmez.' ifadelerini ekledi.
Balıkesir'de Gözaltına Alınan Hırsızlık Şüphelisi 4 Kişi Tutuklandı
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'de farklı ilçelerde hırsızlık yaptıkları iddiasıyla jandarma ekiplerince gözaltına alınan 4 şüpheli tutuklandı.Alınan bilgiye göre, Edremit, Havran ve Burhaniye ilçelerinde son zamanlarda meydana gelen motosiklet, iş makineleri, tarım aletleri, beyaz eşya ve hayvan hırsızlığı ile mala zarar verme olaylarının aydınlatılması için Balıkesir İl Jandarma Komutanlığına bağlı Jandarma Suç Araştırma Timi ile asayiş timlerinden oluşturulan özel ekip kuruldu.Hırsızlık zanlılarının M.D, M.K, Ö.A. ve Y.E.A. olduğunu belirleyen ekipler, şüphelilerin çalınan malzemeleri Edremit'in Kadıköy Mahallesi'ndeki bir depoda sakladıklarını tespit etti. Depoya düzenlenen operasyonda, çalıntı olduğu belirlenen çok sayıda malzeme ile küçük ve büyükbaş hayvan ele geçirildi. Gözaltına alınan ve jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı.
Reklam
İçişleri Bakanı Yardımcısı Çataklı, İzmir'deki Selde 2 Bin 391 Personel Ve 451 Aracın Çalıştığını Açıkladı
İZMİR (AA) - İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, kentte yaşanan sağanak nedeniyle şu anda 2 bin 391 personel ve 451 araçla çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Çataklı, İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi'nde gazetecilere yaptığı açıklamada, yoğun şiddetli yağışların kentte sel ve su baskınlarına yol açtığını, özellikle Buca, Karabağlar, Konak ve Menderes ilçelerinde yoğun şekilde etkili olduğunu ifade etti. Çataklı, yağışlar sonunda 19 derenin taştığını, şu ana kadar 2 bin 693 ihbarın ulaştığını, 1714 su baskını ve 52 mahsur kalma olayına müdahale edildiğini, ihbarların yüzde 80'ine yakınının karşılandığını dile getirdi. Bakan Yardımcısı Çataklı, konutlarda ve işyerlerindeki su baskınlarının ortaya çıkardığı tabloyu bir an evvel normale döndürmek için bütün kurumların büyük bir gayretle çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Sel nedeniyle 2 kişinin hayatını kaybettiğini söyleyen Çataklı vefat edenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi ve İzmirlilere geçmiş olsun dileklerini iletti. Çataklı, bu tür bir afete müdahale bakımından İzmir'in araç, gereç kapasitesinin büyük oranda yeterli olduğunu dile getirerek şöyle devam etti:'Şu anda 2 bin 391 personel, 451 araçla çalışmalar devam ediyor. Tedbiren çevre illerden başta vidanjör olmak üzere ihtiyaç durumunda araç gereç istemek üzere hazırlıklar yapılmıştı, vidanjör dışında jeneratör ihtiyaç olabilir diye sevk edildi. 8 vidanjör diğer çevre illerden buraya yönlendirildi. Büyük oranda da mesele çözülmüş görünüyor. Başlangıçta bu derelerin taşması ve su baskınları nedeniyle trafikte önemli sıkıntılar yaşandı. Büyük oranda aşılmış durumda. İletişimde yani telefon hatlarında önemli bir sıkıntı yaşanmadı. Ancak elektrikte 170 trafonun arızalandığını görüyoruz. Bunlardan 99'unun arızası giderildi. 71'inde çalışmalar devam ediyor. Arkadaşlarımızın bize verdiği bilgiye göre gece yarısına kadar büyük bir aksilik olmazsa bu arızalar da giderilerek elektrik bakımından önemli bir sıkıntı kalmamış olacak.' Çataklı az sayıda küçükbaş, büyükbaş ve arı kovanı hasarı olduğunu belirterek tarım arazilerinde de 66 bin dönümlük bir alanın su altında kaldığını ancak suların çekilmesiyle hasarın ne düzeyde olduğunun anlaşılacağını ifade etti. Tarım arazileri ile konut ve işyerlerindeki zararlarla ilgili ekiplerin oluşturulduğunu ve bazı ekiplerin çalışmalarına başladığını dile getiren Çataklı, şunları kaydetti:'Allah'tan mani çıkmazsa 1 gün içerisinde tamamlamayı hedefliyoruz. Yarın akşama kadar onların hasar durumları tam olarak ortaya çıkmış olacak. Bu aşamadan sonra önemli bir sıkıntı görmedik. Yağışlar azalarak da olsa bir süre daha devam edecek. Tahminler gece 3 gibi durabileceğini gösteriyor ama geldiği düzey bakımından etkisi azalmış durumda. O anlamda yoğun bir yağış bu saatten sonra beklemiyoruz ama yine de tedbirli olmakta fayda var. Tekrar geçmiş olsun İzmir'imize. Bütün ekiplere teşekkürler. Allah beterinden korusun.'
Mersin'de 2 Su İçme Terfi Birimine Düzenlenen Saldırıda Motor Ve Cihazlar Tahrip Edildi
MERSİN (AA) - Erdemli ilçesinde Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürlüğüne ait 2 su içme terfi birimine saldırı düzenlendiği ve cihaz ile motorların tahrip edildiği bildirildi.Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, dün Akdeniz ilçesi Çankaya Mahallesi Atatürk Caddesi'ndeki Belediye hizmet binasının zemin katına atılan yanıcı madde nedeniyle çıkan yangının söndürüldüğü, 2 şüphelinin polis ekiplerince gözaltına alındığı hatırlatıldı. Şüphelilerden K.D.B'nin 2015 yılından bu yana belediye çalışanı olduğu tespit edildiği belirtilen açıklamada, 'Farklı suçlardan sabıka kaydı olan saldırgan K.D.B. sorgusunda suçunu itiraf etmiş, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmıştır.' bilgisi anımsatıldı.Yangının mesai saatleri içinde meydana geldiğini aktarılan açıklamada 'Bu saldırının ardından henüz birkaç saat geçmişken Belediyemize bağlı su ve kanalizasyon idaresine (MESKİ) ait olan Kız Kalesi ve Kocahasanlı bölgelerinde iki ayrı içme suyu terfi birimlerine saldırı yapılmıştır. Saldırganlar, cihazları ve motorları tahrip etmek suretiyle o bölgedeki vatandaşlarımızın belirli bir süre susuz kalmalarına sebebiyet vermişlerdir. Olayın faillerinin yakalanması hakkında emniyet güçlerinin çalışmalarının devam ettiği hususunda kurumumuza bilgi ulaşmıştır.' ifadesine yer verildi. Açıklamada şunlar kaydedildi:'Art arda yaşanan her iki olayı bir bütün olarak değerlendirdiğimizde durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bu iki olayın vuku bulması, 'Kurumumuzun ve hizmetlerimizin koordineli bir saldırıya mı maruz kaldığı' sorusunu akıllara getirmektedir. Emniyete ve yargıya intikal etmiş olan bu olayların takipçisi olacağız.'
Trabzon'da Akaryakıt İstasyonunda Çıkan Yangın Söndürüldü
TRABZON (AA) - Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde akaryakıt istasyonunda çıkan yangın itfaiye ekiplerince söndürüldü.Alınan bilgiye göre, ilçe merkezindeki akaryakıt istasyonunda bir araca dolum yapıldığı sırada LPG ünitesinin alt kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede dolum ünitesinin tamamını sardı.Yangın, ihbar üzerine olay yerine gelen Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü.Yangında hem LPG dolum ünitesinde hem de yakıt alımı yapan araçta hasar oluştu. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor. Öte yandan, yangın anı istasyonun güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Görüntülerde alevleri fark eden görevlinin hızla LPG dolum ünitesinin yanından uzaklaştığı görülüyor.
Myanmar'da Gözaltındaki Devrik Lider Suu Çii'nin Ev Hapsine Alındığı İddia Edildi
ANKARA (AA) - Myanmar'da 8 Kasım 2020 genel seçimlerinde hile yapıldığı tartışmalarının ardından dün askeri darbe sonrasında gözaltına alınan Dışişleri Bakanı ve ülkenin fiili lideri Aung San Suu Çii'nin ev hapsine alındığı iddia edildi.Financial Times gazetesinin haberine göre, Ulusal Demokrasi Birliği'nden (NLD) ismi açıklanmayan bir milletvekili, Suu Çii'nin gözaltına alınmasının ardından başkent Nepido'daki evinde tutulduğunu öne sürdü.NLD'li milletvekili, ordunun gözaltına aldığı Suu Çii'nin yanı sıra Devlet Başkanı Win Myint'i de ev hapsine gönderdiğini belirtti.Suu Çii'nin durumu hakkında kendilerine endişelenilmemesi yönünde telkinlerde bulunulduğunu aktaran milletvekili, 'Ancak endişeliyiz. Bir fotoğraf görürsek rahatlama olur.' dedi.Ev hapsiMyanmar'da, 1988'de de askeri darbeyle yönetimi ele geçiren ordu, Suu Çii'yi 1989'da yine ev hapsine göndermişti.Suu Çii, 6 yıl süren esaretin ardından Temmuz 1995'te özgürlüğüne kavuşurken cunta yönetimi, Eylül 2000'de başka bir kente gitmeye çalıştığı sırada Suu Çii'yi yakalayarak seyahat kısıtlamasını deldiği gerekçesiyle yeniden ev hapsine almıştı.Mayıs 2002'de şartsız salıverilen Suu Çii, bir sonraki yıl destekçileriyle devletin desteklediği bir grup arasında çıkan çatışma nedeniyle cezaevine gönderilmişti.Daha sonra cezasını evde sürdürmesine karar verilen Suu Çii, bu sürede NLD yetkilileri ve seçilmiş diplomatlarla bir araya gelebilse de oğulları ve eşiyle görüştürülmemişti.Ev hapsi yıllarında Suu Çii'nin eşi Aris, kansere yakalanmış ve durumu giderek kötüleşmişti. Askeri yetkililer, Suu Çii'ye eşini görmek üzere İngiltere'ye gitmesi için izin vermiş ancak Suu Çii, döndüğünde Myanmar'a alınmama korkusuyla bunu reddetmişti.Myanmar'da askeri darbe8 Kasım 2020 seçimi, Suu Çii'nin partisi NLD'nin zaferiyle sonuçlanmış ancak beraberinde, ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını gündeme getirmişti.Bu iddiaların tartışmaları alevlendirdiği ülkede, Seçim Komisyonu, 29 Ocak'ta seçimde ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.Myanmar Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing, 27 Ocak'ta kanunların düzgün uygulanmaması halinde Anayasa'nın feshedilebileceğini söylemişti. Ancak Myanmar ordusu, Hlaing'in söz konusu açıklamalarının 'darbe' tehdidi olmadığı savunmuştu.Devlet Başkanı Win Myint, Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii ile partinin diğer yöneticileri dün sabah gözaltına alınmıştı. Bundan birkaç saat sonra ordu yönetime el koyduğunu açıklamış ve ülkede bir yıllığına olağanüstü hal (OHAL) ilan etmişti.NLD ise halka, darbeye karşı çıkma ve askeri diktatörlüğe dönülmesine izin vermeme çağrısında bulunmuştu.Ülkede ordu, ana muhalefetteki Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisini (USDP) destekliyor.
Reklam