Norveç Mülteci Konseyi, Etiyopya'yı Tigray'daki İnsani Yardım Çalışmalarını Kısıtlamakla Suçladı
İSTANBUL (AA) - Norveç Mülteci Konseyi (NRC), Etiyopya'nın Tigray eyaletinde insani yardım çalışmalarının kısıtlandığını belirtti. NRC Genel Sekreteri Jan Egeland, yaptığı yazılı açıklamada, operasyonun başlamasından bu yana 12 hafta geçmesine rağmen bölgede anlamlı bir insani yardımın halen yapılamadığını kaydetti. 'Yardım örgütleri ülkenin batı ve merkez bölgelerine ulaşamıyor ve iki mülteci kampı tamamıyla erişilemez durumda.' ifadesini kullanan Egeland, yardım kuruluşlarının gerekli izinleri alabilmesi için öngörülemez ve şeffaf olmayan onay süreciyle karşılaştığını aktardı.Egeland, 'Yardım çalışanı olarak geçirdiğim yıllar boyunca, insani yardımın böylesine engellendiğine nadiren rastladım.' değerlendirmesinde bulundu. Egeland, şu anda milyonlarca kişinin çaresiz şekilde yardım beklediğini aktardı. Etiyopya hükümeti, bölgede insani yardım dağıtımına başladıklarını ve diğer kuruluşlara da izin verildiğini açıklamıştı.Çatışmalar 3 aydır sürüyorTPLF, çok sayıda etnik grubun bir arada yaşadığı ve etnik kökene dayalı federalizmin benimsendiği ülkede, komünist Derg yönetiminin yıkılması sonrasında kurulan Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesini (EPRDF) kullanarak 2018'e kadar ülke yönetiminde başat güç olmuştu.Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in 2019'da EPRDF'yi lağvederek kurduğu yeni partiye katılmayan TPLF, seçimleri ertelediği için Addis Ababa hükümetinin gayrimeşru olduğunu ileri sürmüş, Eylül 2020'de yerel yönetim seçimlerini yapmış ve kazanmıştı.İsyancı TPLF güçleri, 3 Kasım 2020'de Kuzey Komutanlığı birliklerine saldırmış, Ahmed ertesi gün TPLF'ye karşı askeri harekat kararı aldıklarını duyurmuştu.Ordu, teslim olmayı reddeden TPLF güçlerinin elinde bulunan Mekelle şehrini 28 Kasım 2020'de ele geçirmişti. Başbakan Ahmed, Mekelle'nin alınmasının ardından operasyonun son aşamasının tamamladığını duyurmuş, suçluların tek tek yakalanıp adalet önüne çıkarılacağını açıklamıştı.Çatışmaların halen sürdüğü bölgede, aralarında eski bakanların da olduğu çok sayıda TPLF lideri ölü ele geçirilmişti.
Sivas'ta İki Otomobil Çarpıştı: 6 Yaralı
SİVAS (AA) - Sivas'ın Şarkışla ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu ikisi çocuk, 6 kişi yaralandı.Tuğba Özkan yönetimindeki 80 ABZ 175 plakalı otomobil, Pınarbaşı-Şarkışla kara yolunun Cemel beldesi kavşağında, Ayşe Nur Yılmaz'ın (24) kullandığı 58 ACJ 445 plakalı otomobille çarpıştı. Sürücülerin yara almadığı kazada, araçlarda bulunan Zeynep Özkan (41), Fatma Özkan (43), Ömer Arif Kılıç (68), Tuğba (45), Dilara Habibe (8) ve Selma Kelkit (6) yaralandı.Ambulanslarla Şarkışla Devlet Hastanesine kaldırılan yaralılardan Fatma Özkan ve Ömer Arif Kılıç, Sivas'a sevk edildi.
Ak Parti Tuzla 7. Olağan İlçe Kongresi
İSTANBUL (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, 'AK Parti olarak, 2023 yılında yapılacak seçimlerde inşallah hep beraber Recep Tayyip Erdoğan'ı tekrar Cumhurbaşkanı olarak seçeceğiz. Bu bizim vazifemiz.' dedi.AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığı 7. Olağan Kongresi, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, AK Parti MKYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili Erol Kaya, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ve parti üyelerinin katılımıyla Tuzla Belediye Nikah Sarayı ve Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından programda konuşan Demiröz, AK Partinin kuruluşunu hatırlatarak, 'AK Parti'yi millet kurdu 20 yıl önce. Sayın Genel Başkanımızın ifadesiyle 'artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' dedi ve hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Türkiye'nin batısından doğusuna, güneyinden kuzeyine her tarafa hizmet götürdük. Niye çünkü bu millet bizi iktidar yaptı, ona vefa borcumuzu ödemek için biz bundan sonra daha çok hizmet ederek ancak buna böyle bir teşekkürle karşılık verebiliriz' dedi.Bugün gelinen noktada muhalefet partilerinin durumunun ortada olduğunu ifade eden Demiröz, 'Neler yaptıklarını, sadece yalanlar üzerine kurduklarını gördünüz. AK Parti'yi millet kurarken, bugün 11 milyonu aşkın üyesi olan parti dünyada eşi benzeri olmayan bir parti olurken diğerlerinin nerelere dayandığını hepiniz biliyorsunuz. Cumhur ittifakı olarak bizler bu ülkeyi yönetmekle artık mecburuz ve bunu bu güne kadar yaptık, bunan sonra da götürmeye mükellefiz. Hamdolsun sizler sayesinde, Tuzla sayesinde, İstanbul sayesinde ve Türkiye'deki Ak gönüller sayesinde 20 yıldır her şeyi baştan aşağıya değiştirmeye gayret ettik.' ifadelerini kullandı.Muhalefet partilerine çağrı yapan Demiröz, 'Bilhassa Cumhuriyet Halk Partisi'ne, sağduyulu arkadaşlarınız yok mu? Var, sağduyulu seçmenleriniz yak mu? Var, lütfen başkanınıza sahip çıkın, başkanınız muvazenesini kaybetmiş, onunla ilgilenin. Eğer böyle gidecekse onunla beraber sizler de yok olup gideceksiniz. Tarih sizleri siyaset çöplüğüne atar. Bu millet yaptıklarınızın cezasını en yakın zamanda sandıkta sizlere verir.' şeklinde konuştu.Demiröz, 2023 seçimlerine değindiği konuşmasında şunları kaydetti:'Geleceğimiz parlak, bu parlaklık bugün Tuzla'daki kongreyle başlayacak. Yeni arkadaşlarımız, yeni teşkilatlarla gelecek ve inşallah belediyemizle beraber diyalog içerisinde bu güzel hizmetlere katkıda bulunacaklar. Diğer ilçelerimizde de zaten bitiriyoruz herhalde bu hafta. İnşallah 24'ünde de büyük İstanbul kongremiz var, daha sonra da büyük kongremiz olacak. AK Parti olarak, 2023 yılında yapılacak seçimlerde inşallah hep beraber Recep Tayyip Erdoğan'ı tekrar Cumhurbaşkanı olarak seçeceğiz. Bu bizim vazifemiz.Çok yakında diğer partilerin durumunu göreceksiniz, başladı yaprak dökülmeleri hiç merak etmeyin. Çünkü tutarlılıkları yok. 40 yıldır bu ülkede 1 dakika ülkeyi yönetmemişler, işte İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ne vaatlerle geldi ey İstanbullular izliyorsunuz değil mi?İstanbullular gerektiği zaman gerektiği cevabı verecek ama demokrasi çerçevesinde verecek ve biz buna inanıyoruz.'AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da konuşmasında, 2023'ün yeni bir dönemin miladı olacağını belirtti. Ülke ve hükümet olarak 2023'e giderken büyük performans sergilendiğini ifade eden Şenocak, 'Ama bakıyorsunuz ülkemizin hızını kesmek için, hükümetimizin hızını kesmek için sahada zayıflatmak için tabii ki içeride ve dışarıda bu anlamda bizi sekteye uğratmak isteyenleri hep beraber görüyoruz. Aslında biz bu oyunlara yabancı değiliz, bu tiyatro, senaryo, filmleri biz 19 yıldır izliyoruz ve izlemeye de devam ediyoruz. Biz bu filmin sonunda bir şey çıkacağını da umut etmedik, etmiyoruz, etmeyeceğiz de. İstedikleri senaryoyu yazsınlar, çizsinler, hedeflerine, hayallerine koysunlar. Ama biz milletimizle beraber yola çıkarken yeni ilklerin peşinde olduğumuzu her zaman söylemiştik. Önümüzdeki süreçte de bundan bir gün olsun asla taviz vermeyeceğiz.' dedi.Şenocak, konuşmasına şöyle devam etti:'Bugün CHP ve yandaşları ülkemizin her tarafını karıştırmak için dışarıyla beraber iş birliği içerisindeler. Ben sırayla hepsini saymayacağım. Bugün saymaya kalksak sabahlara kadar konuşmamız gerekiyor. Şu anda izliyorsunuz Boğaziçi Üniversitesinin önündeki eylemleri, oradaki rezillikleri, ahlaksızlıkları, namussuzlukları hep beraber izliyoruz. Ve oradaki ahlaksızlıklara çanak tutan CHP zihniyetini izliyoruz. Ve onların yandaşlarını izliyoruz. DHKPC, LGBT, ahlaksızlığı diz boyu olan her kesimle iç içe olan bir CHP zihniyeti ve CHP il başkanından bahsediyoruz. Ondan sonra diyorlar 'bize neden militan diyorsunuz' militanlığın göbeğine kadar sizler hissettiriyorsunuz bunu çünkü. Bütün ümmetin karşısında olduğu bu ahlaksızlığa karşı CHP'den ses yok. Evet kutsalımız, Kabe'miz, onurumuz, namusumuzu ayaklar altına alınacak kadar alçaklaştılar bunlar. Çıkın kınayın, sadece üzüldük, böyle ufak tefek cümleler. Kabe cümlesini ağzına alamayacak kadar dini istismarı bunlar yok sayıyorlar. Bu basit bir olay değil. Bu senaryoları siz her zaman uygulamaya koyabilirsiniz, ama buna bu toplum asla müsaade etmeyecek.'Konuşmalarının ardından AK Parti Tuzla 7. Olağan İlçe Kongresi'nde oy verme işlemine geçildi.Kongrede tek aday olan Talha Tayfur, AK Parti Tuzla İlçe Başkanlığına seçildi.
Adıyaman'da İki Grup Arasında Bıçaklı Kavga: 2 Yaralı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'ın Kahta ilçesinde iki grup arasında çıkan bıçaklı kavgada 2 kişi yaralandı.Mustafa Kemal Caddesi'nde, iki grup arasında çıkan tartışma, bıçakların da kullanıldığı kavgaya dönüştü.Kavgada yaralanan M.T. ve E.O, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla Kahta Devlet Hastanesine kaldırıldı.Yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi. Polis, zanlılardan birini gözaltına aldı, diğeri aranıyor.
Fransa İçişleri Bakanı, "Fransa İslamı"Nı Kabul Etmeyen Kuruluşların İslam Konseyi'nden Ayrılmasını İstedi
PARİS (AA) - Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, 'Fransa İslamı Prensipler Tüzüğü'nü imzalamayı kabul etmeyen ve aralarında Fransa'daki Türk Müslüman Dernekleri Koordinasyon Komitesi (CCMTF) ile Fransa İslam Toplumu Milli Görüşün (CIMG) olduğu sivil toplum kuruluşlarının Fransa İslam Konseyi'nden (CFCM) çıkmasını istedi. Darmanin, France Inter radyosunda, ülkede son günlerde tartışma konusu olan 'Fransa İslamı Prensipler Tüzüğü'ne ilişkin açıklamalarda bulundu.'Bu tüzük çok önemli çünkü ilk kez Müslüman federasyonların çoğu Selefilik, Müslüman Kardeşler ve Tebliğ'e karşı çıkıyor. Bu çok önemli bir nokta çünkü bu federasyonların bir kısmında şimdiye kadar bir tereddüt vardı.' ifadelerini öne süren Darmanin, herkesi bu tüzüğü incelemeye davet ettiğini aktardı. Bu metnin çok önemli ve 'Cumhuriyetçi' bir metin olduğunu savunan Darmanin, CCMTF ve CIMG'nin tüzüğü imzalamamasına ilişkin sorulan soru üzerine şunları söyledi:'Bundan rahatsız oluyorum. Bununla Türkiye'nin, İslam'ın Fransa ile uyumlu olmasını ve Fransa'nın yapmayı arzuladıklarını istemediği argümanını veriyor. Ancak çok iyi insanlar da var. Örneğin (CCMTF Başkanı) İbrahim Alcı. Onunla uzun uzun konuştuk. İslam'ın Fransa Cumhuriyetiyle uyumlu olmadığını söyleyenler, Fransız kurumları nezdinde temsiliyette sorun teşkil ediliyor.''İslamcı ayrılıkçı' olarak bilinen ve adı 'Cumhuriyet değerlerine saygıyı güçlendiren prensipler' olarak değiştirilen yasa tasarısının bugün Ulusal Meclis'te görüşülmeye başlandığını söyleyen Darmanin, bu tasarının, sadece teröre karşı değil aynı zamanda ayrılıkçılıkla ve 'İslamcı ideolojiye' karşı mücadelede güçlü yetkiler verdiğini iddia etti.'Örneğin şimdiye kadar İçişleri Bakanı, terör saldırıları ile bağlantısı olmayan ibadethaneleri kapatamıyordu. Yöneticilerinin ayrılıkçı sözleri nedeniyle de ibadethaneleri kapatamıyordu. Tüzüğü imzalamayan federasyonlara söyledim. Bu federasyonlara bağlı ibadethanelerde neler olduğuna bakacağız.' ifadesini kullanan Darmanin, sunucunun 'Bu sivil toplum kuruluşlarının, CFCM'den çıkmalarını isteyecek misiniz?' sorusuna şöyle yanıt verdi: 'Evet, Fransız kurumlarına bağlı yerlerde artık yer alamazlar. (İslam'ın) Fransa Cumhuriyetiyle uyumlu olduğunu ve Cumhuriyetin yasalarının Tanrı'nın yasalarından üstün olduğunu yazmayı reddedenler ile bir daha konuşmayız.'Fransa'ya yurt dışından din görevlisinin gelmemesi gerektiğini savunan Darmanin, 'Erdoğan hangi hakla bizim ülkemizle ilgileniyor. Erdoğan bunu kendi diasporasını yönetmek için yapıyor.' iddiasında bulundu. 'Fransa İslamı Prensipler Tüzüğü'CFCM'in Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un talebiyle hazırladığı tüzüğü birçok Müslüman sivil toplum kuruluşu imzalarken, CCMTF, CIMG ile 'İnanç ve Uygulama' adlı kuruluş, Müslümanları ötekileştirdiği gerekçesiyle bu tüzüğe imza atmadı. Bu kuruluşlar tüzükteki 'Fransa İslamı' söylemine tepki gösteriyor. Tüzükte, 'İslam'ın Fransa'nın değerleriyle uyumlu olması, İslam'ın siyasi amaçlar için kullanılmasının reddi, yabancı ülkelerin Fransa'da dinin yaşanmasına müdahale etmemesi ve kadın erkek eşitliği' maddeleri öne çıkıyor. Fransa'da yaşayan Müslümanlara yönelik saldırıların 'aşırıcı bir azınlık' tarafından gerçekleştirildiği ve bunların Fransız devleti ve halkıyla bağdaştırılmaması gerektiği kaydedilen tüzükte, 'devletin ırkçı' olduğu söyleminin iftira atmak olduğu savunuluyor.Tüzük, CFCM bünyesinde Ulusal İmamlar Konseyi'nin kurulmasını da sağlayacak. Bu konsey, Fransa'da imamların dini bilgilerine, öğretim becerilerine ve insani niteliklerine göre görevlerini yerine getirme konusunda onay sürecini oluşturmayı hedefliyor.Çoğu Kuzey Afrikalı yaklaşık 6 milyon Müslümanın yaşadığı Fransa, Avrupa'da en fazla Müslüman'ın yaşadığı ülkeler arasında ilk sırada yer alıyor.
Adana'da Terör Örgütü PKK/Kck Davasında 56 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
ADANA (AA) - Adana'da terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik soruşturma kapsamında haklarında 'silahlı terör örgütüne üye olma ve terör örgütü propagandası yapma' suçlarından dava açılan tutuksuz 56 sanığın yargılanmasına devam edildi. Adana 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları hazır bulunduHakkındaki iddialar hatırlatılarak savunması alınan sanıklardan A.D, terör örgütü PKK/KCK üyesi olmadığını ileri sürdü.Yasa dışı hiçbir eyleme karışmadığını savunan A.D, 'Ben hiçbir yasa dışı eylemi organize etmedim. İddia edildiği gibi herhangi bir kod adı kullanmadım. PKK/KCK'nın gençlik yapılanmasıyla bir bağlantım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını ve beraatime karar verilmesini talep ederim.' ifadelerini kullandı.Savunması alınan diğer sanıklar da terör örgütü PKK/KCK üyesi olmadıklarını ileri sürerek, beraat talebinde bulundu.Mahkeme heyeti, sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devamına ve dava dosyasının esasa ilişkin mütalaasını sunması için cumhuriyet savcısına gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Mühendislerce Geliştirilen Sürücüsüz Elektrikli Otobüsü İnceledi:
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '(Sürücüsüz elektrikli otobüs üreten firmalar) Seri üretimle bu sektörde inanıyorum ki ülkemizin de markalarımızın da adını duyuracaklar.' dedi.Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Türk mühendisler tarafından üretilen, Avrupa ve Amerika'nın ilk seri üretim sürücüsüz elektrikli otobüsü Karsan Otonom Atak Electric'in ilk yolcusu oldu.Sürücü koltuğunun boş olduğu 'seviye 4 otonom' özelliklerine sahip sürücüsüz otobüse binerek Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tur atan Erdoğan, otobüste incelemelerde bulunup, üretici firma yetkililerinden bilgi aldı.Erdoğan, otobüsle turunu tamamladıktan sonra basın mensuplarına açıklamada bulundu.Yapay zekanın ideal ürünlerinden bir tanesini Karsan ve ADASTEC'in ortaklaşa ürettiğini belirten Erdoğan, bunun test sürüşünün de Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapılmış olmasının kendilerini mutlu ettiğini söyledi.Erdoğan, 8 metre boyundaki araçta herhangi bir sesin olmadığını, yapay zekanın yayalara, tüm trafik sinyallerine karşı duyarlı olduğunu belirtti.-'Bu, aynı zamanda temiz enerjinin de ön adımları'Bunun Türkiye için bir iftihar vesilesi olduğunun altını çizen Erdoğan, Karsan'ı ve ADASTEC'i tebrik etti. Erdoğan, şöyle konuştu:'Seri üretimle birlikte bu sektörde inanıyorum ki ülkemizin adını da markalarımızın adını da duyuracaklar, bunda hiç şüphem yok. Bunun da ilk adımının Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden atılmış olması bizleri ayrıca mutlu etmiştir. Bundan sonraki süreçte de bu seri üretimle birlikte artık mazottu, benzindi bunlar kalkıyor. Her şey artık elektrikliye dönecek. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Bu tabi aynı zamanda temiz enerjinin de ön adımları. Çünkü dünya temiz enerjiye gidiyor. Bu iklim değişikliğinin tartışıldığı, en önde olduğu bir sürecin içerisinde... Bize de diyorlar 'Siz niye iklim değişikliği noktasında adım atmıyorsunuz?' Ben bunu diyenlere şunu söylüyorum, Amerika şu anda iklim değişikliği ile ilgili adımı atsın, biz de atarız. Onlar atmaz, biz atarsak... Bizim şu anda sanayimizde durum ortada. Bizim de güçlü bir sanayiye sahip olmamız için her şeyden önce bazı öncü ülkelerin bu adımı atması lazım. Biz, hiçbir zaman bu konuda geride kalmayız, adımı atacağız.'Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tesla ve SpaceX'in kurucusu Elon Musk ile bir görüşme yaptığını hatırlatarak, kendisine bu konuları görüşmeye hazır olduklarını söylediklerini kaydetti.Karsan ve ADASTEC'in güzel bir dayanışma örneği verdiğini belirten Erdoğan, 'Tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. Ülkemiz, milletimiz için hayırlı olsun.' dedi.'Acaba fiyatlandırma nasıl olacak?'Basın mensuplarının, 'Otobüsü, yurt içinde yollarda görecek miyiz?' sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Önemli olan sürümde kazanabilmek için acaba fiyatlandırma nasıl olacak? Rakamlar yüksek olursa talibi çok fazla olmaz. Patron biliyor bu işi. Gençler daha bu işlerden pek anlamaz, onlar hemen kazanmak isterler.' yanıtını verdi.'Otobüsler Külliyede kullanılacak mı?' sorusu üzerine Erdoğan, bunu firma yetkililerine söylediğini, firmanın da 'ne kadar isterseniz hemen' dediğini aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle misafirler için bu durumun ses getireceğini söyledi.'Makam aracınız yapay zekayla sürülebilir mi?' sorusuna Erdoğan, 'İlerleyen zamanda niye olmasın? Tabi olur.' cevabını verdi.'Otobüs son derece güvenli ancak ilk bindiğinizde şoför koltuğunda kimsenin olmaması sizi tedirgin etti mi?' sorusuna karşılık da Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Önceden bilgilerini almıştım.' dedi.Otobüse basın mensuplarını da aldıCumhurbaşkanı Erdoğan, inceleme yaptığı otobüse basın mensuplarını da aldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarıyla da tur atan Erdoğan, otobüsün şu ada 25-30 kilometre hızla gittiğini belirtti.Erdoğan, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç'a dönerek, 'İnan Bey, bunlardan Cumhurbaşkanlığına kaç tane hediye edeceksiniz?' diye sordu. Kıraç, 'Kaç tane istersiniz hediye ederiz.' yanıtını verdi. Otobüsün özel misafirler için kullanılabileceğini söyleyen Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu ülkemizde bir ilk. Ülkemizde böyle bir eserin ortaya konmuş olması bizi ciddi manada mutlu etti. İnşallah seri üretime de giriyorlar. İnanıyorum ki Cumhurbaşkanlığı olarak böyle bir icadı, icraatı ülkemizde gerçekleştirmiş olmak ve bunu da tabi ülkem, milletim, tüm sanayicilerimiz adına yaşamış olmak şahsıma, tüm üreticilerimize ayrı bir mutluluk veriyor. Bundan sonraki süreçte de bu seri üretim bizleri çok daha mutlu edecek. Temennimiz odur ki inşallah bizim sanayi ihracatında, üretiminde biz bu yerli, yapay zeka ile birlikte çok büyük bir mesafeyi almış olacağımıza inanıyorum. Daha da geliştirilecek bu tabi.'Üretici firma yetkililerine, 'Bugün 25-30 kilometre hızda gittik ama bu daha da yükselecek. 50'yi bulur mu?' sorusunu yönelten Erdoğan, 'Michigan'da 50 ile gideceğiz yaz başında.' yanıtını aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, 'Niye önce Michigan da İstanbul değil?' sorusu üzerine Karsan yetkilileri, Michigan'da 200 otonom otobüs satın alma projesi kapsamında aracın kullanılacağı bilgisini verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Tesla sadece bunun için buraya gelir söyleyeyim. Elon Musk'a, 'Sen hep ben yapıyorum diyorsun ama atla gel, bak biz ne yaptık' diyeyim ona.' ifadelerini kullandı.Firma yetkilileri ve mühendislerle fotoğrafCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açıklamalarının ardından otobüs önünde fotoğraf çektirdi. Fotoğraf karesine daha sonra firma yetkileri ve mühendisler de girdi.Etkinliğe, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Karsan CEO'su Okan Baş, ADASTEC Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Güçlü ve ADASTEC CEO'su Ali Ufuk Peker de katıldı.
ABD'de Kovid-19'Dan Ölenlerin Sayısı 452 Bini Aştı
NEW YORK (AA) - ABD'de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı, son 24 saatte 1901 artarak 452 bin 291'e yükseldi. Kovid-19 verilerinin derlendiği 'Worldometers' internet sitesine göre, ABD'de virüs tespit edilen kişi sayısı son 24 saatte 112 bin 129 artışla 26 milyon 769 bin 38'e çıktı.Salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 1901 artarak 452 bin 291'e ulaştı.Bugüne kadar iyileşenlerin sayısı 16 milyon 404 bini ve Kovid-19 testi yaptıranların sayısı 312 milyon 137 bini geçti.En fazla vaka California'da, en çok ölüm New York'taVaka sayısı bakımından California 3 milyon 309 bini aşkın vakayla ülkede ilk sırada yer alırken, bu eyaleti 2 milyon 383 bini aşkın vakayla Texas ve 1 milyon 721 binden fazla vakayla Florida izliyor.Kovid-19'a bağlı can kayıplarında ise 43 bin 701 ölümle New York ilk sırada yer alıyor.Salgında vaka ve ölüm sayısında dünyada ilk sırada olan ABD'yi, 10 milyon 758 binden fazla vakayla Hindistan ve 9 milyon 204 bini aşkın vakayla Brezilya takip ediyor.
Reklam
Edirne'de Sağanak Nedeniyle Akarsuların Debisi Yükseldi
EDİRNE (AA) - Edirne'de sağanak etkili oluyor.Sabah saatlerinde başlayan sağanak nedeniyle cadde ve sokaklar suyla doldu. Sağanak nedeniyle Güney Çevre Yolu'ndaki bir mermer işletmesini su bastı.Yağmur nedeniyle kentteki birçok alt geçit trafiğe kapatıldı, araçlar su dolu caddelerde ilerlemekte güçlük çekti.Subaşı ve Oğulpaşa derelerinin debisi arttıMeriç ilçesine bağlı Subaşı beldesinden geçen dere yatağından çıkarak taştı. Taşma nedeniyle dere kenarındaki evlerin bahçeleri suyla doldu.Kent merkezine yakın Oğulpaşa deresinin de su seviyesi kara yolunun üzerine çıktı. Bu nedeniyle Edirne'den Kırklareli'ne ulaşımın sağlandığı D-20 kara yolu trafiğe kapatıldı. Bu istikametteki akış D-100 kara yoluna yönlendirildi.Debiler artışa geçtiYağış, Meriç ve Tunca nehirlerinin debisi de artırdı.Tunca Nehri debisi, yatağının daraldığı Sarayiçi Adası'nda oldukça yüksek akıyor.Tunca'nın debisi saniyede 54 metreküp akış olarak ölçüldü. Meriç Nehri'nin debisi ise 350 metreküp/saniye olarak kaydedildi. Hava sıcaklığının 11 derece ölçüldüğü kentte sağanağın yarın ikindi vaktine kadar etkili olması tahmin ediliyor.
Kırklareli'nde Taşkında Mahsur Kalan Otomobildekiler İtfaiye Ekiplerince Kurtarıldı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde kuvvetli sağanak nedeniyle meydana gelen taşkında mahsur kalan otomobildeki 4 kişi, itfaiye ekiplerince kurtarıldı.Kırklareli'nde sabah saatlerinde başlayan sağanak etkisini artırdı.Sağanak nedeniyle Kofçaz ilçesine ulaşımın sağlandığı kara yolunun 3. kilometresinin tarlalardan gelen taşkın sularıyla dolması nedeniyle yol ulaşıma kapatıldı.Yoldan geçmeye çalışan Erol Vardar idaresindeki 39 AN 627 plakalı otomobil, mahsur kaldı. Otomobilde bulunan 4 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı.Vardar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 1 saat mahsur kaldıklarını belirtti. Çok korktuklarını ifade eden Vardar, ameliyat olan çocuğunu Kofçaz ilçesine bağlı Terzidere köyüne götürmek için yola çıktıklarını söyledi.Hava sıcaklığının 9 derece ölçüldüğü kentte yağışın çarşamba gününe kadar etkili olması bekleniyor.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binasında Yangın Çıktı
MERSİN (AA) - Mersin Büyükşehir Belediyesi hizmet binasında çıkan yangın kontrol altına alındı.Akdeniz ilçesi Çankaya Mahallesi Atatürk Caddesi'nde bulunan Mersin Büyükşehir Belediyesi hizmet binasının zemin katında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Haber verilmesi üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi.İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Polisin de çevresinde güvenlik önemi aldığı binada, itfaiyenin soğutma çalışması sürüyor.Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı, yangına binaya atılan yanıcı maddenin sebep olduğu iddia edildi.
Reklam
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin 76 sanığın yargılandığı davada savunma yapan tutuklu sanık eski İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek, 'Cinayet tarihine kadar cinayetle ilgili bilgileri paylaşmama, paylaşılmasına da engel olma, sahte rapor tanzim ettirip personeli yalan söylemeye zorlama, baskı yapma ve gelen bilgiye İstihbarat Daire Başkanı olarak duyarsız kalma durumları söz konusu olmadığı gibi tam aksine bir durum vardır.' dedi. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunması sorulan tutuklu sanık eski İstihbarat Daire Başkanı Akyürek, Dink'in öldürüleceği bilgisi yer alan F4 resmi yazısıyla ilgili dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'in, 'Dink'in öldürülmesi' sözü yerine 'eylem' sözü kullanmasından kendisinin bilgisi olmadığını belirterek, 'Engin Dinç istihbari bilgiyi operasyona dönüştürmek üzere İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ile paylaşmadığı gibi il emniyet koruma komisyonunda görüşülmek üzere de TEM ile paylaşmamıştır. Yasin Hayal'le ilgili bilgi akışı sürerken bir istihbarat müdürünün bu yaklaşımı istihbarat teamüllerine uygun olmadığı için benim herhangi bir müdahalem söz konusu olmamıştır.' dedi. Engin Dinç'in süreci dikkatli olarak takip ettiğini ve bizzat kendisinin yürüttüğünü ifade ettiğini hatırlatan Akyürek, 'İstihbarat uygulamaları doğrultusunda, yazıyı paylaşma adına ben görevimi yaptım. Tüm istihbari yazı ve raporları aynı gün imzaladım ve tamamı resmi yazı olarak gönderildi. Ben Trabzon'da emniyet müdürü olarak görevliyken oerasyon yapılmasını istemem istihbarat mevzuatına aykırı olurdu. Trabzon'dan bilginin gönderilmesiyle cinayet tarih arasında 11 ay var. Son 2.5 ayda istihbari bilginin yardımcı eleman (Erhan Tuncel) kaynaklı olması nedeniyle titiz çalışmalar yapılmış İstanbul'a resmi yazıyla gönderilmiştir.' ifadelerini kullandı. Trabzon Emniyet Müdürlüğünden İstihbarat Daire Başkanlığına atandığı son 8 aylık dönemde Dink'e yönelik eylem konusunun hiç gündeme gelmediğini, makam veya şahıslardan kendisine herhangi bir bilginin intikal etmediğini öne süren Akyürek, şöyle devam etti:'Cinayet tarihine kadar cinayetle ilgili bilgileri paylaşmama, paylaşılmasına da engel olma, sahte rapor tanzim ettirip personeli yalan söylemeye zorlama, baskı yapma ve gelen bilgiye İstihbarat Daire Başkanı olarak duyarsız kalma durumları söz konusu olmadığı gibi tam aksine bir durum vardır. Bana değil o dönemde yazının geldiği İDB başkanı Sabri Uzun'a sorulması gerekir. Ben yazının geldiği o tarihte Trabzon'daydım. Yani yazıyı alan değil gönderen yöneticiyim ben. İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'du, İstanbul Emniyet Müdürü de Celalettin Cerrah'tı. Yani ben değildim. 8 aylık süreçte de Reşat Altay Trabzon emniyet müdürüydü. Hrant Dink ile ilgili eylem bilgisi başkanlığa gönderildikten 3 ay sonra İstihbarat Daire Başkanı oldum. Konuyla ilgili bana gelen herhangi yazılı veya sözlü bilgi olmamıştır. Daire başkanı olarak görev yaptığım dönemde 'operasyon yaptırmadı' gibi suçlamalar yersiz ve dayanıksızdır. Bu sorumluluk öncelikle bana değil Trabzon emniyet müdürü olduğum dönemde, 17 Şubat 2006'da yazının İstanbul'a gönderildiği İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun'a yazılmalıdır. Zira ben 3 ay sonra görev aldım.''İstanbul Emniyetinin Koruma Komisyonunu harekete geçirmesi gereken bir ortam bulunuyordu'Mevzuata göre koruma kararlarının korunması gereken kişinin yaşadığı il koruma komisyon kurulu kararıyla alınması gerektiğini ve bu işlemin nasıl yapılacağının tamimde anlatıldığını aktaran Akyürek, 'Dink'in korunması için İstanbul İl Koruma Komisyonu tarafından karar alınması gerekirdi. 17 Şubat 2006 tarihli F4 yazısının gereği olarak İstanbul istihbarat şube müdürlüğünün, Dink'in İstanbul'da yaşadığı diğer tehditlerle birlikte bilgiyi koruma kuruluna intikal ettirilmesi gerekirdi. Dink'in İstanbul'da ötekileştirilmesi sürecinde yaşananlardan, İstanbul valisi, emniyet müdürü, müdürler, MİT bölge başkanı ve diğer yöneticilerin haberi vardı. 2006 yılında İstanbul emniyetinin koruma komisyonunu harekete geçirmesi gereken bir ortam bulunuyordu.' diye konuştu.Dink'in tehdit edilmesi ve yargılanması süreçlerini anlatan Ramazan Akyürek, 'Hrant Dink katledilinceye kadar yaşanan bu olaylar, uyarı yazısı gönderildiği halde onu korumak zorunda olan ancak koruma tahsis etmeyen sorumlu görevli ben değilim, İstanbul'daki görevlilerdir.' ifadesini kullandı.Kendisine iftira atıldığını da söyleyen Akyürek, beraatini talep etti. 'Savunma hakkımız yerle bir edilmiştir'Mütalaaya karşı savunma yapan dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Tim Komutanı ve eski Yarbay Muharrem Demirkale, mevzuat gereği kanunların kendilerine yüklediği bir görev olduğunu ve o görevi yerine getirdiklerini belirterek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının emniyet terör şubeye gönderdiği yazıların haberleştirildiğini ve bu haberlerde haklarında alçakça ithamlar yapıldığını savundu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kendileri hakkında gazetede çıkan haberlerin dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Başkanı Engin Dinç'e sorulduğunu ve Dinç'in bu davanın sanığı olduğunu hatırlatan Demirkale, 'Gerek Engin Dinç, gerek başka görevliler suçu başkalarına atarak kamuoyunun rahatlatıyor. Biz jandarma olarak bu işlere nasıl girdik anlamıyorum. Daha iddianame yokken ortada hakkımızda haberler yaptırılıyor ve kimlik bilgilerimiz paylaşılıyor.' dedi. Dink cinayetinden önce olay yerinde keşif yaptığı söylenen personelin kendi personeli olmadığını, personelinin hiçbir şekilde olay yerinde bulunmadığını ve HTS kayıtlarıyla bunun kanıtlandığını öne süren Demirkale, cinayet günü kendisinin de olay yerinde bulunmadığını, tespitlerin açıkça yalan olduğunu ve savcılığın iddialarının hiçbirinin ispat edilemediğini kaydetti. Sanıkların savunma yapmaları için hangi eylemden suçlandıklarını bilmeleri gerektiğini ve kendisinin bunu bilmediğini de anlatan Demirkale, şöyle devam etti:'Savcının iddiaları için delillerini net şekilde ortaya koyması gerekiyor. Benim o dönem Ali Fuat Yılmazer, diğer müdürler, alt veya üst personelle görüşmem niye suç olsun? Savunma hakkımız yerle bir edilmiştir en başından beri. Tarafsızlık yok çünkü. Mütalaada hakkımızdaki isnatların hiçbiri suç teşkil etmemektedir. Fiil ve fail üzerinde anlaşılır kılınmayan bir iddianame ve mütalaa olmaz. Bugüne kadar gözleri kapalı, nereye götürüldüğünü bilmeyen kurbanlıklar gibi yargılandık. Suçu bize yüklemeye çalıştılar. Olduğu kadar yaklaşımıyla tamamlanan iddianame, eksiklik ve usulsüzlükleriyle mahkemeye gönderilmiştir. Taleplerimizin karşılanmadığı yargılamanın sonuna geldik. Benim jandarma personelimin hiçbirinin ByLock kaydı yoktur. Bank Asya'da hesapları yoktur. Beraatimi istiyorum.' Mahkeme heyeti duruşmayı, tutuklu sanıklardan eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer'in mütalaaya karşı savunmasının alınması için 3 Şubat'a erteledi.
Güncelleme 3 - Manisa'da 3'Ü Başlarından Vurularak Öldürülmüş 4 Gencin Cesetlerinin Bulunduğu Alanda Yeni İnceleme Yapıldı
MANİSA (AA) - Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 4 gencin ölü bulunduğu Ahmetli ilçesi Kestelli Mahallesi'nde yeni deliller aradı. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri, sabah erken saatlerde, 4 gencin cesedinin bulunduğu Kestelli Mahallesi Akçeşme mevkisinde çalışma yaptı. Yeni deliler arayan, olay yerini drone ile havadan görüntüleyen uzman ekipler, dedektör köpek 'Volta' ve iz takip köpeği 'Arya' ile de hayatını kaybeden gençlere ait yeni izlere ulaşmaya çalıştı. Jandarma ekiplerinin olayla ilgili 25 kişinin tanık olarak ifadesine başvurduğu öğrenildi. Cenazeler ailelere teslim edildiAkçeşme mevkisinde bir aracın yanında bulunan Serkan ve Ümit Zangal ile Muharrem Zengin ve Neşet Dalgın'ın cenazelerinin İzmir Adli Tıp Kurumundaki otopsi işlemleri tamamlandı. Cenazeler, işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Gençlerin yakınları gözyaşı döktü.Serkan ve Ümit Zangal ile Neşet Dalgın'ın cenazelerinin Alaşehir ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi. Serkan Zangal'ın yakını Samet Keskin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ölen 4 genci de yakından tanıdığını söyledi.Gençlerle en son yaklaşık iki hafta önce görüştüğünü ifade eden Keskin, 4 gencin çok iyi arkadaş olduklarını ve buluştuklarında çok iyi zaman geçirdiklerini anlattı.Keskin, genç arkadaşların Ahmetli'ye gidip geldiklerini kaydederek, 'Çocukların hepsini tanıyorum. Hepsi çok efendi çocuklar. Haber alınca olay yerine gittiğimizde kötü manzara ile karşılaştık. Muharrem ile Serkan üniversiteden ev arkadaşı. Ümit zaten Serkan'ın amcasının oğlu, Neşet de en yakın arkadaşları.' ifadelerini kullandı. Olaya bir anlam veremediğini vurgulayan Keskin, şöyle devam etti:'20 yaşındaki bir çocuğun nasıl bir düşmanı olabilir ki? Nasıl bir kötü işe karışabilir ki? Ümit sınavlara hazırlanıyordu. Teğmen olmak istediğini annesinden duydum. Muharrem de askere gidecekti. Neşet ise şeker fabrikasında çalışıyordu. Kendi aralarında bir sorun olamaz. Bu çocuklar kendi aralarında böyle bir cinayete kalkışamaz. Olay yerinde tek bir kırma tüfek var, boşaltıp boşaltıp atamazsın. Böyle bir şeyi kendi aralarında yapmış olamazlar. Sadece eğlenmeye, asker uğurlamaya gittiler diye biliyoruz, sonuç bu.' Muharrem Zengin'in cenazesi defnedildiÖlü bulunan 4 gençten 22 yaşındaki Muharrem Zengin'in cenazesi, ailesi tarafından İzmir Adli Tıp Kurumundan alınarak, Kestelli Mahallesi'ne getirildi. Zengin'in cenazesi burada evinin önünde helallik alınmasından sonra mahalle camisine götürüldü. Cenaze namazını kıldıran imam Şükrü Karakuş 'Muharrem'i çocukluğundan beri tanırım, başarılı, terbiyeli ve ahlaklı bir çocuktu. Böyle olduğuna şahitlik ederiz. Rabb'im taksiratını affetsin' ifadelerini kullandı.Zengin'in cenazesi, kılınan namazının ardından mahalle kabristanında toprağa verildi. Anne Birgül Zengin ile baba Suat Zengin, cenazede gözyaşlarına hakim olamadı. Eşine yaslanarak ayakta durabilen anne Birgül Zengin, oğlunun asker olmayı hayal ettiğini belirterek, 'Kuzumu al bayraklarla askere yollayacaktım ben. Tabutunun üstüne bayrak sarın, ben oğlumu bayrakla görmek istiyorum. Hiç üzmezdi o beni, beni bırakmaz o. Bir tanem, o benim canım. Oğlum gelir, annesini yalnız bırakmaz. Ben özledim diye gelir o, annesine kıyamaz. Doyamadım annem ben sana, buz gibi olmuş annesinin kuzusu. Anne ellerimi tut der gibi, ellerini açmış. Ellerini tuttum, buz gibi olmuş, öptüm ellerini.' diye konuştu. Baba Suat Zengin'de eşini teselli etmeye çalıştı. Çiftçilikle uğraşan Suat Zengin'in Ahmetli ilçe merkezinde oturduğu, oğlu Muharrem'in de babasına işlerinde yardım ettiği, herhangi biriyle husumetinin olmadığı belirtildi. Hayatını kaybeden Muharrem Zengin'in olaydan bir gün önce babasını arayarak, 'Alaşehir'den liseden arkadaşlarım geldi. Cumartesi akşam bir arkadaşımızı askere uğurladık. Alaşehir'den gelen misafirlerle köydeki evde kalacağız.' dediği öğrenildi. Neşet Dalgın doğum gününde toprağa verildi Yakınları tarafından İzmir Adli Tıp Kurumundan alınan Serkan ve Ümit Zangal ile Neşet Dalgın'ın cenazeleri Alaşehir ilçesi Kavala Camisi'ne getirildi.Üç arkadaşın cenazesi ikindi vakti kılınan cenaze namazının ardından Alaşehir Yeni Mezarlığı'nda toprağa verildi. Cenazeye gençlerin yakınlarının yanı sıra Neşet Dalgın'ın Suriye'de görev yapan kardeşi Jandarma Uzman Çavuş Mert Dalgın ile Alaşehir Kaymakamı Abdullah Uçgun, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenazede ayakta durmakta güçlük çeken 3 gencin yakınları gözyaşı döktü.Üniversite sınavlarına hazırlandığı öğrenilen Ümit Zangal'ın annesi Naciye Zangal, cenaze namazına kadar oğlunun naaşının başından ayrılmadı. Oğlunun tabutunu öpüp gözyaşı döken Zangal, 'Anneciğim lütfen kalk. Benim çocuğum karıncayı incitmez. Çok erken yavrum, ne olur kalk.' dedi. Bir fabrikada çalışan Neşet Dalgın'ın babası Kamil Dalgın'ı ise Suriye'de görev yapan ve izinli olarak cenaze için gelen küçük oğlu Jandarma Uzman Çavuş Mert Dalgın teselli etti. Kaymakam Uçgun ayakta durmakta güçlük çeken baba Kamil Dalgın için tabure getirilmesini istedi.Öte yandan Neşet Dalgın'ın bugün doğum günü olduğu, 25 yaşına gireceği öğrenildi. Serkan Zangal'ın ise Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi'nde öğrenci olduğu belirtildi. OlayAhmetli ilçesi Kestelli Mahallesi'nde tarlasından dönen bir çiftçi, dün akşam saatlerinde yol kenarında bir aracın yanında 4 ceset görünce durumu jandarmaya bildirmişti. Olay yerinde yapılan incelemede Serkan (23) ve Ümit Zangal (20) ile Muharrem Zengin (22) ve Neşet Dalgın'ın (24) hayatını kaybettiği belirlenmiş, bu kişilerden 3'ünün av tüfeğiyle başlarından vurulduğu, birinde ise ateşli silah ya da kesici, delici alet yarası olmadığı tespit edilmişti. Olay yerindeki tüfeğin ise Muharrem Zengin'in babasına ait olduğu belirlenmişti.
Antalya'da Çeşitli Suçlardan Aranan 81 Kişi Yakalandı
ANTALYA (AA) - Antalya'da çeşitli suçlardan aranan 81 kişi gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, hakkında yakalama kararı bulunan kişilere yönelik çalışma başlattı.Belirlenen adreslere 215 personelin katılımıyla eş zamanlı düzenlenen operasyonda, çeşitli suçlardan aranan 81 kişi yakalandı.Yakalananlar, emniyete götürüldü.
Reklam
Rusya'nın "Sputnik V" Aşısının İlk Dozları Bosna Hersek'e Ulaştı
SARAYBOSNA (AA) - Rusya'nın yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiği 'Sputnik V' aşısının ilk dozları, Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'ya ulaştı.Ülkedeki iki entiteden biri olan Sırp Cumhuriyeti'nin (RS) sipariş ettiği aşıların 2 bin dozluk ilk partisinin Uluslararası Saraybosna Havalimanı'na geldiği bildirilirken, yakın zamanda daha fazla dozun da ülkeye geleceği kaydedildi. RS Sağlık Bakanı Alen Seranic, düzenlediği basın toplantısında, 1000 kişinin aşılanmasını sağlayacak 2 bin dozluk ilk partinin güvenli şekilde ulaştığını aktararak, aşıların Bosna Hersek İlaç Ajansından onay almasının ardından vurulmaya başlanacağını söyledi.Seranic, ilk olarak RS'deki sağlık çalışanlarının aşılanacağını belirterek, toplamda 400 bin doz sipariş ettikleri 'Sputnik V' aşılarının kalan kısmının da en geç mart ayına kadar ulaşacağını aktardı.Bosna Hersek hükümeti, Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı (COVAX) ile yaptığı anlaşma kapsamında da 1,2 milyon doz aşı sipariş etmişti. COVAX aracılığıyla alınacak aşıların da şubat ayı ortasında ülkeye gelmesi bekleniyor.Salgının başından bu yana Bosna Hersek'te tespit edilen Kovid-19 vakalarının sayısı 121 bin 497'ye yükselirken, 4 bin 679 kişi de virüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
Başkentte Arkadaşını Tabancayla Vurarak Öldüren Zanlı Tutuklandı
ANKARA (AA) - Ankara'da arkadaşını silahla vurarak öldürdüğü suçlamasıyla gözaltına alınan şüpheli Berk Bilge A, tutuklandı. Ankara Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlanan Berk Bilge A, sağlık kontrolünün ardından adliyeye getirildi.Burada soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheli, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.Sulh Ceza Hakimliğince sorgusu yapılan şüpheli Berk Bilge A, 'kasten adam öldürme' suçundan tutuklandı.Çankaya ilçesi Ece Caddesi'nde oturan Berkay Kesen ile şüpheli Berk Bilge A. arasında tartışma çıkmış, uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen Berk Bilge A, arkadaşını tabancayla vurarak öldürmüştü. Gözaltına alınan şüpheli emniyetteki ifadesinde, arkadaşını 'şeytana benzettiği için' vurduğunu söylemişti.
Reklam
Camide Namaz Kılıyormuş Gibi Davranıp Cemaatten Birinin Cep Telefonunu Çalan Hırsız Tutuklandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, girdiği camide namaz kılıyormuş gibi davranıp cemaatten birinin cep telefonunu çaldığı belirlenen hırsız tutuklandı.Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, polis ekipleri, İncilipınar Mahallesi'ndeki camide namaz kılan cemaatten birinin cep telefonunun çalınmasıyla ilgili soruşturma kapsamında güvenlik kamerası görüntülerini incelerken hırsızlık anını tespit etti.Polis, olayı 17'si camiden hırsızlık olmak üzere 35 suç kaydı bulunan İ.K'nin gerçekleştirdiğini de belirledi.Barak Mahallesi'nde düzenlenen operasyonda kaçarken yakalanan İ.K, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Güvenlik kamerası görüntülerinde, şüphelinin namaz kılıyor gibi yaparak, cemaate sokulduğu ve bir vatandaşın cep telefonunu alıp hızlıca camiden çıktığı görülüyor.
Muğla'da Fidan Üretim Tesisinde Çıkan Yangın Söndürüldü
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki fidan üretim tesisinde çıkan yangın söndürüldü.Çobanlar Mahallesi Çobanlar Sokak'taki tesiste, tadilat sırasında yangın çıktı.İhbar üzerine bölgeye Muğla Büyükşehir Belediyesi Seydikemer İtfaiye Grup Amirliği ekipleri sevk edildi.Yangın, yaklaşık 2 saat süren çalışmayla söndürülebildi.
Selahattin Demirtaş'ın Tahliye Edilmesini Söyleyen Cemil Çiçek: 'Sözlerim Başka Tarafa Çekildi'
Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi Cemil Çiçek, AİHM'in Selahattin Demirtaş ve Enis Berberoğlu için verdiği “Derhal tahliye edilmeli” kararı hakkında söylediği “AİHM ve AYM kararlarına uyulmalı” sözlerinin ‘başka taraflara’ çekildiğini iddia ederek, “Polemik konusu yapıldı. Ben ‘Hukukun işini hukuka bırakalım’ dedim” ifadelerini kullandı.
Reklam