onedio
Hatay'da İş Makinesiyle Kaçak Kazı Yapan 7 Kişi Suçüstü Yakalandı
HATAY (AA) - Hatay'ın Altınözü ilçesinde iş makinesiyle kaçak kazı yaparak tarihi eser arayan 7 şüpheli gözaltına alındı.İlçe Emniyet Amirliği ekipleri, Fatikli Mahallesi Heşmiye Sokak'taki arazide tarihi eser arama amaçlı kaçak kazı yapıldığını tespit etti.Operasyon düzenleyen ekipler, kepçeyle kaçak kazı yapan A.F, M.F.H, E.K, A.C, A.B, H.K. ve M.Y'yi suçüstü yakaladı.Kazı alanındaki malzemelere ve iş makinesine el konuldu.
Ziya Selçuk Açıkladı: 2021 Öğretmen Atamaları Ne Zaman Yapılacak?
Yeni yıla girmemizle beraber atama bekleyen on binlerce öğretmen adayı için de heyecanlı bekleyiş başladı. 2021 öğretmen atamalarının ne zaman yapılacağına dair araştırmalar sürerken, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk konuya ilişkin açıklama yaptı. Henüz tam tarihin belirlenmediği söyleyen Selçuk heyecanlı bekleyişin çok uzun sürmeyeceğini de sözlerine ekledi. İşte 2021 öğretmen atamaları ile ilgili tüm detaylar...
Tekirdağ'da Yaşayan Taylandlı Phanida Hengwichai Müslümanlığı Seçti
TEKİRDAĞ (AA) - Tekirdağ'da yaşayan Tayland vatandaşı Phanida Hengwichai, Müslüman oldu.Çorlu Müftülüğünden yapılan açıklamaya göre, Phanida Hengwichai, müftülüğe başvurarak, çocukluğundan itibaren Müslüman arkadaşlarının olduğunu, onlardan etkilenerek Kur'an-ı Kerim'in İngilizce mealini okuduğunu, büyük sevgi beslediği İslam dinine geçmek istediğini belirtti.Çorlu Müftüsü Mevlüt Haliloğlu öncülüğünde şahitler huzurunda Kelime-i Şehadet getiren Phanida Hengwichai, Müslüman oldu.Müslümanlığı seçerek 'Nida' adını alan Phanida Hengwichai için ihtida töreni düzenlendi. Müftü Haliloğlu, Nida'ya bir Müslüman'ın yapması gerekenleri anlatarak Kur'an-ı Kerim ve İslam'ı anlatan kitaplar hediye etti.
Yozgat'ta Tarihi Eser Operasyonunda 3 Şüpheli Gözaltına Alındı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta düzenlenen operasyonda tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 13 obje ele geçirildi, 3 zanlı yakalandı. Yozgat ve Sorgun cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Sorgun İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince tarihi eser kaçakçılarına yönelik 3 adrese operasyon düzenlendi.Operasyonda Y.P, M.Z. ve O.P. gözaltına alındı.Şüphelilerin evlerinde yapılan aramada tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen 13 obje ile kaçak kazıda kullanılan malzemeler ele geçirildi. Y.P'nin ifadesi alınarak serbest bırakıldığı, M.Z. ve O.P'nin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.
Reklam
"Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi" Çorum'da Ziyarete Açıldı
ÇORUM (AA) - Çanakkale Savaşları'ndan kalma objeler ve dijital gösterilerin yer aldığı 'Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi', Çorum'da ziyarete açıldı.Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Çanakkale Savaşları ve Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca 'Al Sancağın Dalgalandığı Her Yerdir Çanakkale' sloganıyla Ankara'dan 30 Haziran 2020'de yola çıkan mobil müze, Çorum Hürriyet Meydanı'nda vatandaşlarla buluşturuldu.Çanakkale Savaşları'ndaki kahramanlıklar ve yaşananların vatandaşlara anlatılması amacıyla Türkiye turuna çıkan tır, 57'nci durağı olan Çorum'daki ilk gününde vatandaşlardan ilgi gördü.Vatandaşlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında belli sayılarda gruplar halinde içeri alınıyor. Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Başsavcı Ahmet Fatih Ağca, Emniyet Müdürü Mehmet Gülser de mobil müzeyi ziyaret etti. Çiftçi ve beraberindekiler, ateş ölçümünün ardından girdikleri müzede sergilenen eşyalar hakkında görevlilerden bilgi aldı. Çiftçi, ziyaretin ardından gazetecilere, mobil müzenin Çanakkale Zaferi'nin hatırlanması açısından önemli bir proje olduğunu söyledi. Çanakkale Savaşı'nın tarihin en kanlı savaşlarından biri olduğunu belirten Çiftçi, 'İngiliz, Fransız ve Anzak askerleri bütün kuvvetleriyle yüklendi ama Çanakkale'yi geçemedi. Orada 250 bin şehidimiz var. Allah hepsine rahmet eylesin. Mobil müzemizi gezerek o tarihi tekrar hatırlamış olduk. Dolayısıyla bütün Çorumluları tarihi günleri hatırlamaya davet ediyorum.' dedi.Türk milletinin bugünlere kolay gelmediğini vurgulayan Çiftçi, 'Millet olarak 105 yıl önce cereyan eden Çanakkale Savaşı'ndan sonra yine 15 Temmuz gibi tarihin en kanlı kalkışmalarından birine milletimiz şahit oldu. Milletimizin feraseti sayesinde bu kalkışmayı da atlatmış olduk.' diye konuştu. Çanakkale Savaşları Mobil Müzesi, Çorum'da 1 Şubat Pazartesi günü de ziyaretçi kabul edecek.
Van Merkezli 4 İlde PKK/Kck Operasyonu: 15 Gözaltı
VAN (AA) - Van merkezli 4 ilde terör örgütü PKK/KCK'ya yönelik operasyonda 15 şüpheli gözaltına alındı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince PKK/KCK'nın faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik çalışmalar sürüyor.Terör örgütünün sözde 'YPS' hücre yapılanmasında faaliyet yürüttükleri öne sürülen şüphelilere yönelik Van Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla Van, Şırnak, Ankara ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.Gözaltına alınan 15 zanlının jandarmadaki işlemleri devam ediyor.
Reklam
Çocuklara İlk Yardımı Hikayelerle Anlatan Kitap Hazırlandı
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 6-9 yaş grubuna yönelik hazırlanan ve ilk yardımı hikayelerle anlatan 'İlk Yardım Okulu: Kahramanlar İş Başında' isimli kitabın çocuklara gönderildiğini bildirdi.Selçuk, kitaba ilişkin bakanlıktaki tanıtım toplantısında, çocukların ruh ve fiziksel sağlıklarının önemli olduğunu kaydetti.İlk yardım eğitim seferberliği başlatıldığını hatırlatan Selçuk, öğretmenlerin yanı sıra öğrenci ve velilere de eğitim verileceğini dile getirdi.Selçuk, ilk yardım bilincinin oluşması amacıyla akademik ve bilimsel metin yerine çocuklar için kahramanların hikayelerinden oluşan bir kitabın hazırlanmasının tercih edildiğini söyledi.'İlk Yardım Okulu: Kahramanlar İş Başında' isimli kitabın Türkiye'de bir ilk olduğuna işaret eden Selçuk, ilk yardım eğitiminin çocuk yaşlarda başlatılması gerektiğini vurguladı.Bakan Selçuk, şöyle devam etti: 'Kitabın işlevsel sonuçlar doğuracağının farkındayız. Temel sağlık bilgilerine yer verilen kitapta ilkokul ve okul öncesi çağdaki hikaye kahramanlarının günlük hayatta başlarından geçen olaylar da anlatılıyor. Çocuklarımız bu hikayeleri, kahramanların başından geçen olayları okurken ilk yardımın uygulanması noktasında da gelişim sağlayacak. Kitap, çocuklarımıza gönderildi. Ayrıca Eğitim Bilişim Ağına da yüklenecek.' UNICEF'in finansal destek verdiği kitabın hazırlanmasında çocuk sağlığı uzmanlarının, hemşirelerin, öğretmenlerin yer aldığını aktaran Selçuk, kitabın çocukların ilk yardım kültürüyle tanışmalarını sağlayacağına dikkati çekti.Selçuk, kitabın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.Kitabı hazırlayanlardan Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Didem Aliefendioğlu ise kitabın bir ilk olma özelliği taşıdığını söyledi.Aliefendioğlu, çarpma, yanık, kanama, boğulma gibi ilk yardım gerektiren olaylarla karşılaşıldığında yapılması gerekenlerin anlatıldığı kitapla, 112'yi arayarak doğru bilgi vermenin sağlanmasının da amaçlandığını ifade etti.Kitabı okuyan çocuklardan Bakan Selçuk'a teşekkürKonuşmaların ardından Selçuk, Karabük, Giresun, Iğdır ve Osmaniye'de yaşayan, kitabı okuyan çocuklar ve aileleriyle video konferans yöntemiyle görüştü. Çocuklar ve aileler kitaptan duydukları memnuniyeti dile getirerek Bakan Selçuk'a teşekkür etti.
Almanya'da "Ocak İşsizliği" Beklenmedik Seviyede Azaldı
BERLİN (AA) - Almanya'da işsiz sayısı ocakta, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında hükümetin, şirketleri çalışanlarını tutması için maddi teşvik vererek iş gücünü korumaya yönelik eylemleri sayesinde bir önceki aya göre 41 bin kişi azaldı.Almanya Federal İş Ajansı (BA), işsizlik rakamlarına ilişkin ocak ayı verilerini yayımladı.Buna göre, ülkede mevsimsellikten arındırılmış işsiz sayısı, ocakta bir önceki aya göre 41 bin azalarak 2 milyon 729 bine geriledi. Bu veriyle ülkede yüzde 6’lık mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranı değişmediPiyasalarda beklenti, işsiz sayısında 6 bin artış olması yönündeydi.Nisanda yaklaşık 6 milyon olan Kovid-19 krizinde istihdamı korumayı hedefleyen kısa çalışma programındaki çalışan sayısı Kasım 2020’de 2,26 milyona geriledi.Federal İş Ajansı Başkanı Detlef Scheele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Alman iş gücü piyasasının ocakta “sağlam” kaldığını belirterek, “Ancak koronavirüs salgınının yayılmaması için uygulanan kısıtlamalar iş gücü piyasasında izler bırakıyor.' ifadelerini kullandı.İstihdam edilen kişi sayısı Kovid-19 kriz öncesi seviyenin önemli ölçüde altındaÖte yandan, Almanya Federal İstatistik Ofisi'nin (Destatis) açıkladığı geçici verilere göre Aralık 2020’de ülkede istihdam, mevsimsellikten arındırılmış olarak bir önceki aya göre yüzde olarak değişmezken, kişi olarak 3 bin artış göstererek 44 milyon 570 bine yükseldi. Destatis, bununla birlikte, ülkede istihdam edilen kişi sayısının Kovid-19 kriz öncesi seviyenin önemli ölçüde altında kalmaya devam ettiğini vurguladı.Federal İstatistik Ofisi'nin açıklamasında, “Aralık 2020'de istihdam edilen kişi sayısı, Almanya'daki Kovid-19 kısıtlamaların getirilmesi öncesi Şubat 2020'ye göre mevsimsellikten arındırılmış olarak yüzde 1,6 (743 bin kişi) düştü.” ifadesini kullandı. Almanya'da ekonomi, Kovid-19'un sebep olduğu sağlık ve ekonomik kriz nedeniyle 2020'de yüzde 5 küçülerek, 10 yıldır aralıksız büyümeye son vermişti.19 Ocak’ta Almanya’da Kovid-19 salgınına karşı mücadelede 5 Ocak'ta alınan ve 31 Ocak’a kadar geçerli olan tedbirlerin süresi 14 Şubat’a kadar uzatılmıştı. Ekonomistler, sıkılaştırılan tedbirlerin imalat ve inşaat sektörünü doğrudan etkilemese de ülkede ekonomik faaliyetlerin yılın ilk çeyreğinde durgunlaşmasını bekliyor.
Şanlıurfa'da Uyuşturucu Operasyonunda 6 Zanlı Tutuklandı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 6 zanlı tutuklandı.Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Grup Amirliği ekiplerince bazı adreslere operasyon düzenlendi.Aramalarda, 10 kilo 823 gram kubar esrar, 3,62 gram toz esrar, 8,56 gram bonzai ve 1,35 gram metamfetamin ele geçirildi.Gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen V.C, T.T, M.A, M.S, M.T. ve F.T. tutuklandı.
Reklam
Kırklareli'nde Afet Riskine İlişkin Camilerde Hutbe Ve Vaaz Verilecek
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde camilerde vatandaşların deprem konusunda bilinçlendirilmesine yönelik hutbe ve vaaz verileceği bildirildi. İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) Tanıtım ve Değerlendirme Toplantısı, Vali Osman Bilgin başkanlığında çevrimiçi gerçekleştirildi. Toplantıda İl Afet ve Acil Durum Müdürü Muhsin Özer, İRAP hakkında bilgi verdi.Vali Bilgin, yaptığı konuşmada, son İzmir depreminden çok büyük dersler çıkarıldığını söyledi.Afetlere karşı tüm vatandaşların bilinçli olması gerektiğini belirten Bilgin, 'Önemli bir deprem riskiyle karşı karşıyayız. Bu nedenle afet riskine ilişkin camilerde hutbe ve vaaz verilerek vatandaşlarımız bilgilendirilecek. Bu eğitimler ve bilgilendirmeler sadece camilerde değil, tüm platformlarda gerçekleştirilecek. Türkiye genelinde 53 milyon vatandaşımıza eğitim verilmesi planlanıyor.' diye konuştu. Bilgin, uzmanların Marmara Bölgesi'nde meydana gelebilecek depremlere dikkati çektiğini vurgulayarak şunları kaydetti:'Kırklareli bazı illere göre daha az riskli olabilir ama Lüleburgaz ve Babaeski ilçelerimiz riskli bölgelerde. 360 bin nüfuslu ilimizde 270 bin kişinin eğitilmesi anlamına geliyor. Bu basit bir sorun değil. Bizim de süreci kolay bir şekilde atlatmamız gerekiyor. Bütün mahalle ve köylerde toplanma alanları belirleyeceğiz. Uygulamaya yönelik alanda vatandaşlarımız ile tatbikatlar yapacağız.'Ardından toplantıda 'Depremin ilk 6 saati hayat meselesi' isimli video izlendi.
28 Ocak Survivor'da Ödül Oyununu Kim Kazandı?
Survivor 28 Ocak Perşembe akşamı 15. bölümüyle ekranlara geldi. Dün akşamki bölümde takım kaptanları yapılan oylama ile Reşat ve Barış oldu. Ödül oyunu için kıyasıya mücadele veren Ünlüler ve Gönüllüler köfte, ekmek ve kola için yarıştılar. Peki 28 Ocak Survivor'ın ödül oyununu kazanan takım kim oldu? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam
Hdp Esenyurt İlçe Binasına Yönelik Operasyonda Yakalanan 2 Şüphelinin Gözaltı Süresi Uzatıldı
İSTANBUL (AA) - HDP Esenyurt ilçe binasına terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın afiş ve posterlerini asanların yakalanmasına yönelik operasyonun ardından 'terör örgütüne üye olmak' suçundan gözaltına alınan 2 şüpheli hakkında 2 gün ek gözaltı süresi alındı.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 26 Ocak'ta gerçekleştirilen operasyonda 'terör örgütüne üye olmak' suçundan gözaltına alınan HDP Esenyurt İlçe Başkanı Ercan S. ve Dilan K'nin, işlemlerinin ardından 31 Ocak'ta adliyeye sevk edileceği öğrenildi.OperasyonEsenyurt İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Esenyurt Belediyesi personelinin HDP ilçe binasında dezenfekte işlemi yaparken çekilen ve sosyal medyada paylaşılan fotoğraflarda, örgüt elebaşının afiş ve posterlerinin görülmesi üzerine çalışma başlatmış, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararı sonrası HDP ilçe binasına girmişti.Binada yapılan aramalar sonucunda, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın poster ve resimleri, üzerinde YPJ yazılı bez flama, 1000 afiş, örgüt propagandasının yapıldığı çeşitli dergiler ile çok sayıda kitap, 3 harddisk, 2 laptop, 2 DVD ve 2 video kaset bulunmuş, ayrıca 4 yıldır kaçak elektrik kullanıldığının belirlenmesi üzerine binanın elektriği kesilmişti.HDP Esenyurt İlçe Başkanı Ercan S. ve Dilan K, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan emniyette ifade vermiş, şüpheliler ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 'terör örgütü üyeliği' soruşturması kapsamında 2 şüpheli yeniden gözaltına alınmıştı.
Doğu Anadolu'daki 5 İlde 359 Köy Ve Mahalle Yolunda Ulaşım Sağlanamıyor
ERZURUM (AA) - Erzurum, Erzincan, Tunceli, Iğdır ve Ağrı'da kar ve tipi nedeniyle 359 köy ve mahalle yolunda ulaşım sağlanamıyor.Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki Erzurum'da etkisini sürdüren kar nedeniyle kırsaldaki 13 mahallenin yolu ulaşıma kapandı. Büyükşehir Belediyesinin karla mücadele ekipleri, kapalı yolların ulaşıma açılması için çalışmalarını sürdürüyor.ErzincanErzincan'da kent merkezi ve yüksek kesimlerinde etkili olan kar ve tipi nedeniyle il merkezine bağlı 5, ilçelerden Çayırlı'da 20, İliç'te 10, Kemah'ta 10, Kemaliye'de 20, Otlukbeli'de 7, Refahiye'de 25, Tercan'da 15, Üzümlü'de 8 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi ekiplerinin, köy yollarının ulaşıma açılması için 10 greyder, 8 kepçe, 4 bıçaklı kamyon desteğiyle 8 ekiple karla mücadele çalışmalarını sürdürdüğü bildirdi.TunceliTunceli'de gece saatlerinde etkili olan sağanak, sabah saatlerinde yerini kar yağışına bıraktı.Kar sebebiyle merkeze bağlı 10 köy ve ilçelerden Çemişgezek'te 4, Hozat'ta 18, Mazgirt'te 21, Nazımiye'de 21, Ovacık'ta 34, Pertek 'te 12, Pülümür'de ise 40 köy yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri, 54 iş makinesi ve 112 personel ile kapalı yolları açmak için çalışma başlattı.AğrıAğrı'da kar ve tipi dolayısıyla 45 köy yolunda ulaşım sağlanamıyor. Özel İdaresi ekipleri, köy yolların ulaşıma açılması için çalışma başlattı. IğdırIğdır'da yağışının ardından karla kaplanan 21 köy yolunda ulaşım gerçekleştirilemiyor.Kent merkezi ve Tuzluca ilçelerine bağlı söz konusu köylerin yollarının ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekiplerince çalışma yürütülüyor.
Reklam
İran Dışişleri Bakanı Zarif, Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu (1):
ANKARA/İSTANBUL (AA) - İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran ile Türkiye'nin Kafkasya'daki iş birliğinin bölge ülkelerinin çok yararına olacağını söyledi.Zarif, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki heyetler arası ve ikili görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Yakın zamanda İran, Türkiye ve Azerbaycan Dışişleri Bakanları toplantısını İran'da gerçekleştireceklerini belirten Zarif, 'İran'la Türkiye'nin Kafkasya konusundaki iş birlikleri kesinlikle bölge ülkelerinin çok yararına olacaktır.' dedi.Zarif, Türkiye, Azerbaycan ve Rusya Cumhurbaşkanlarının önerdiği platform ve iş birliği çerçevesinde 5 ülkeye ziyaret başlattığına işaret ederek, 'Bu ziyareti, Türkiye'deki dostlarımla istişarelerde bulunarak başlattım. Diğer ülkeleri ziyaret ettikten sonra bugün burada olduğum için çok mutluyum.' ifadesini kullandı. İran ve Türkiye'nin her zaman en zor koşullarda birbirleriyle ilişki halinde olduğunu ve bu ilişkileri sürdüreceğini vurgulayan Zarif, bugün Türkiye ile İran'ın Kafkasya'da da yeni özel iş birliği fırsatlarının bulunduğunun altını çizdi.Zarif, bugün Afganların talebi üzerine Afganistan, Türkiye ve İran üçlü toplantıları iş birliği üzerine de konuştuklarını aktararak, 'İran'la Türkiye arasındaki iş birliği alanları çok geniştir. İnşallah ABD'nin daha mantıklı tutumuyla bu ilişkileri daha da derinleştireceğiz.' değerlendirmesinde bulundu.(Sürecek)
Tbmm Başkanı Şentop, Misak-I Milli Anma Programı'nda Konuştu: (2)
İSTANBUL (AA) - TBMM Başkanı Mustafa Şentop, devlet olarak takip edilen siyasetin bazıları tarafından 'Yeni Osmanlıcılık' diye eleştirildiğini belirterek, 'Bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı'yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Realpolitiğin farkındayız.' dedi.Şentop, TBMM'nin himayesinde Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) iş birliğinde 'Bir Asrı Geçen Birikimle Misak-ı Milli'ye Yeniden Bakmak' temasıyla MSGSÜ Fındıklı Yerleşkesinde düzenlenen Misak-ı Milli Anma Programı'nda yaptığı konuşmada, 4 Eylül 1919'de toplanan Sivas Kongresi'nde alınan kararlarla Erzurum Kongresi kararlarının teyit edildiğini ifade etti.Meclis-i Mebusan toplantıya çağrılarak Milli Mücadele'nin milli irade ile koordineli olduğunun teyit edildiğini belirten Şentop, bu arada 'İstanbul Hükümeti harici baskı karşısında memleketimizin herhangi bir parçasını terk mecburiyetinde kalırsa, vatanın bağımsızlığını ve bütünlüğünü temin edecek her türlü tedbir ve karar alınmıştır.' hükmünün de verilecek mücadele için her türlü hazırlığın yapıldığını gösterdiğini vurguladı.Meclis-i Mebusan'ın Misak-ı Milli'yi ilan etmesi için bir süre daha beklenmesi gerektiğine işaret eden Şentop, şöyle devam etti:'Paris Konferansı, Osmanlı Devleti'ni nasıl pay edecekleri hususunu Londra Konferansı'na bırakmıştı. İşte Meclis-i Mebusan da tam bu aşamada Misak-ı Milli'yi kabul etmişti. Böylelikle babalarının malını paylaşır gibi, bedelini kanımızla ödediğimiz vatanımızı paylaşmaya kalkanlara bizim sınırlarımız gösterildi. Esasında Misak-ı Milli, süreç üzerinde hızlandırıcı etki yaptı. İşgal altındaki bir ülkenin Meclisi tarafından alınan kararlar bir meydan okuma mahiyetindeydi. Misak-ı Milli'nin her maddesi aynı zamanda uluslararası işgal ve taksim planına bir cevap mahiyetindedir. Misak-ı Milli, milli hedeflerimizin manifestosudur. Hedefi, sınırları tarif edilen vatanımızda birliğimizi, bütünlüğümüzü temin edip, hür ve müstakil bir şekilde hayatımızı idame ettirmemizi sağlamaktır. Milletimize güven vermesinin yanında, muarızlarımıza da meydan okuyan bir bildiridir.''İkinci Dünya Savaşı Paris Konferansı'nın ölçüsüzlüğü sebebiyle ortaya çıktı'TBMM Başkanı Şentop, galip devletlerin 12 Şubat-11 Mart 1920'de Londra'da bir konferans düzenlediklerini ve İngiltere, Fransa ve İtalya başbakanlarının Anadolu'yu paylaşma konusunda uzlaştıklarını anlattı. Aynı süreçte Osmanlı Devleti üzerindeki askeri baskının artırılmasına karar verildiğine değinen Şentop, 16 Mart 1920'de İstanbul'daki fiili işgal resmileştirilerek devlet dairelerine el konulduğunu ifade etti. Meclis-i Mebusan'ın basıldığını, amacın Osmanlı Devleti'ni hazırlanan anlaşma şartlarını kabul etmeye zorlamak olduğunu vurgulayan Şentop, San Remo'da son şekli verilen anlaşma metninin 10 Ağustos 1920'de Sevr'de imzalandığını anlattı.Paris Konferansı'nın, adil bir barış konferansı olmadığının altını çizen Şentop, 'Devletlerin zorunlu olarak imzaladıkları anlaşmalar, sadece sorunların ertelenmesine yol açmıştı. Nitekim İkinci Dünya Savaşı da Paris Konferansı'nın ölçüsüzlüğü sebebiyle ortaya çıktı. Dünyanın bu haksız planla güya parsellendiği Paris, yaklaşık 20 yıl sonra vahşi bir ateş ve işgal içinde kaldı. Bugün de Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki sorunların altında Paris Konferansı ile oluşturulan paradigmanın izleri yatmaktadır.' dedi.Parlamento tarihine dair ilklerin hep Meclis-i Mebusan ile başladığını belirten Şentop, şöyle konuştu:'Türkiye Büyük Millet Meclisi de Meclis-i Mebusan'ın aslında bir devamıdır. Osmanlı Devleti, Türkiye Cumhuriyeti arasında nasıl bir alaka varsa, Meclis-i Mebusan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında da aynı alaka vardır. O sebeple 23 Nisan 1920 tarihini Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin, yani parlamentomuzun kuruluş tarihi olarak değil, açılış tarihi olarak kutluyoruz. Çünkü Meclis-i Mebusan son oturumunu 18 Mart 1920 tarihinde yapmış ve 'tatil' kararı almıştı. Meclis-i Mebusan üyeleri daha sonra TBMM üyesi olarak görevlerine devam ettirmişlerdir. Meclis-i Mebusan'ın aldığı kararların en önemlisi işte bugün 101. yılını andığımız Misak-ı Milli'dir. Misak-ı Milli, milli iradenin kararıdır. Kararın en önemli boyutu Sivas Kongresi ile oluşturulan Heyet-i Temsiliye ile Meclis-i Mebusan arasında uyumlu bir ilişki olduğunu göstermesidir. Misak-ı Milli Kararları ile Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak bastıktan sonra yürüttüğü çalışmaların onaylandığı ilan edilmiştir.''Koruyacağımız sınırlar, Misak-ı Milli ile çizilmiştir'Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararların, Misak-ı Milli ile teyit edildiğini belirten Şentop, 'Milli Mücadeleyi butlanla malul addetmek isteyen fitne odakları açığa düşürülmüştür. Meclis-i Mebusan tarafından kabul edilmesi sebebiyle demokratik bir belge olan Misak-ı Milli'nin bir diğer önemli yanı Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarını tayin etmiş olmasıdır. Koruyacağımız, hak iddia edeceğimiz sınırlar, Misak-ı Milli ile çizilmiştir.' dedi.Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki TBMM Hükümeti'nin hedefine büyük ölçüde ulaştığının da altını çizen Şentop, 'Büyük yangından Anadolu'yu kurtarıp, milli egemenliğimizi, istiklalimizi ilan etmeyi başarmıştır.' ifadelerini kullandı.Misak-ı Milli'nin birinci maddesinde yer alan 'Sözü geçen mütarekenin belirlediği sınır içinde dince, ırkça birlik, birbirine karşı saygı ve fedakarlık duyguları ile dolu, gelenekleri ile toplumsal çevrelerine bütünüyle bağlı, Osmanlı-İslam çoğunluğunca oturulan bölgelerin tamamı gerçekten veya hükmen hiçbir sebeple ayrılamaz bir bütündür.' ifadelerini de aktaran Şentop, şöyle konuştu:'Emperyalist devletler tarafından 'böl ve yönet' taktiğiyle ve suni sınırlarla birbirlerinden koparılmış kardeş toplumlara bugün yaşatılanların bir daha yaşanmaması ve birliğimizin, dirliğimizin korunması için dikkate alınması gereken çok kıymetli ve bugüne de mesaj veren muhkem bir ifadedir. Bugün de milli egemenliğimizi korumak, milli varlığımızı devam ettirmek için mücadele ediyoruz. 101 yıl önce ilan edilen milli yeminin hedefine ve ruhuna bugün de aynı sadakatle bağlıyız. Bugün de 'Bizim olanı, bizden olanı, bizimle olanı' korumak, savunmak ve yaşatmakla mükellefiz. 101 yıl önce milli bekamıza yönelen tehditler, bugün de devam ediyor. Biz de maruz kaldığımız tehditleri artık sınırlarımızda karşılamıyoruz. Tehditleri sınırlarımızın ötesinde karşılayıp aziz milletimizi ve gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizi güvenli bir şekilde yaşatmaya çalışıyoruz. Misak-ı Milli sınırlarımız dahilinde olmasına rağmen Lozan Antlaşması ile sınırlarımız dışında kalmış bulunan başta Musul ve Kerkük olmak üzere Suriye'de bölgesel barışı ve Türkiye'nin toprak bütünlüğünü tehdit eden menfi gelişmeler, Türkiye'yi bu coğrafyada da askeri ve diplomatik açıdan aktif eylem içinde bulunmaya zorlamaktadır.''Osmanlı'yı seviyoruz ve gururla anıyoruz'Misak-ı Milli ile çizilen sınırların, mevcut etnik, dini, tarihi yapıya uygun sınırlar olduğunu ancak bu tam olarak gerçekleşmediği için bugün birtakım sorunların uluslararası barışı tehdit ettiğini kaydeden TBMM Başkanı Şentop, şunları söyledi:'Bugün ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyada yaşanan sorunları, Misak-ı Milli temelinde yeniden ele almak, sorunların çözümünde Misak-ı Milli'de kabul edilen prensiplerden yola çıkmak, adil ve kalıcı barışa giden yolda oldukça yararlı olabilir kanaatindeyim. Devlet olarak takip ettiğimiz siyaseti bazıları 'Yeni Osmanlıcılık' diye eleştiriyor. Evet Osmanlı'yı seviyoruz ve gururla anıyoruz. Tarihte kurduğumuz en kudretli devletimiz. Merhum şairimiz Yahya Kemal'in ifadesiyle, 'Kökü mazide olan atiyiz.' Harabati değiliz. Şerefle anacağımız, anlatacağımız bir geçmişten geliyoruz. Ama bazıları paranoyak bir şekilde bizi Osmanlı'yı kurmaya çalışmakla itham ediyorlar. Hayalci değiliz, hayal kurmuyoruz. Realpolitiğin farkındayız. Ama Türkiye'nin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını, meşru hukukunu korumakta ve savunmakta sonuna kadar kararlıyız. Bunun adına kim ne derse desin. Kuruluşunun 100'üncü yılını görkemli bir şekilde kutlamak için sabırsızlandığımız Türkiye Cumhuriyeti'ni dünyanın en güçlü, güvenli, huzurlu ve müreffeh devleti haline getirmek için çalışıyoruz, gayret ediyoruz. Tarihimizin şanlı dönemlerinden aldığımız ilham ile geleceğimizi inşa etmek için uğraşıyoruz. Ülkemizi ekonomik, sosyal, kültürel anlamda bir çekim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz.''Milletvekilleri darbe girişiminde emanete sahip çıktı'TBMM Başkanı Şentop, Misak-ı Milli ile esasları ve çerçevesi belirlenen İstiklal Savaşı'nı kazanmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Geçen yıl Meclis'in kuruluşunun 100'üncü yılının idrak edildiğini ve çeşitli etkinliklerle kutlandığını hatırlatan Şentop, şöyle konuştu:'İnşallah 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetimizin ilanının 100'üncü yılını da hep birlikte coşkuyla kutlayacağız. Bütün bu sürecin temelinde tarihi bir metin olarak Misak-ı Milli'nin bulunduğunu da bu vesileyle tekrar burada hep beraber hatırlatıyoruz. Misak-ı Milli'nin hazırlanmasına ve kabul edilmesine öncülük eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Misak-ı Milli kararlarını alan, akabinde bütün baskılara rağmen kararlarının arkasında duran milletvekillerini ve İstiklal harbimizin, Milli Mücadele'nin kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Gazi Meclisimizin milletvekillerinin 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişiminde bombalar altında aynı ruh ve inançla milletten aldıkları emanete sahip çıktıklarını belirtmekten büyük gurur duyuyorum. Milletimizi farklı ve güçlü kılanın da bu inanç ve ruh olduğuna inanıyorum.'Anma programı sayesinde Misak-ı Milli kararlarının tekrar ve farklı yönleriyle ele alınarak milletin birlik ve dirliğine katkı sağlayacağını düşündüğünü dile getiren Şentop, katkı sunanlara teşekkür etti.(Bitti)
Samsun'da Mübadiller Atalarını Denize Karanfil Bırakarak Andı
SAMSUN (AA) - Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi'nin ardından göç yolunda hayatını kaybeden mübadiller, Samsun'da Karadeniz'e atılan karanfillerle anıldı.Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonunca mübadelenin 98'inci yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlik kapsamında mübadiller, Kurtuluş Yolu'nda Bandırma Vapuru'nu simgeleyen ve o dönem Tütün İskelesi olarak bilinen yere inşa edilen iskelede toplandı.Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, burada yaptığı konuşmada, mübadelenin 98'inci yılı anısı ve hatırası için toplandıklarını belirterek, 'Mübadil vatandaşlarımızın nüfus olarak Türkiye'de yoğun olduğu şehirlerden bir tanesiyiz. Onlar bizim zenginliğimiz, Samsunumuzun değerleri. Biliyorsunuz, mübadil kültürü 'evladı fatihan' diye ifade edilen bizim öz kültürümüzün temsilcileri. Bütün hayatlarında, aile hayatında, iş hayatında folkloruyla, sanatıyla, eğitime verdikleriyle önemiyle vatana, millete, bayrağa bağlılığıyla bilinen vatandaşlarımız. Türkiye'nin geleceğinde de sizler çok önemli yer alıyorsunuz. Türkiye'ye güç katıyorsunuz.' diye konuştu.Samsun Mübadele Derneği Başkanı Olcay Kınay Yanık ise her yıl olduğu gibi çok büyük bir coşkuyla, çok büyük kalabalıkla karanfil bırakmak istediklerini ancak koronavirüs sürecinden dolayı daha az kalabalıkla programı yaptıklarını söyledi.Mübadiller, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Karadeniz'e karanfil bıraktı.Program, 71 mübadil kuruluşu adına hazırlanan ortak bildirinin okunmasının ardından sona erdi.
Ata Mesleği Hayvancılığı 100 Yılda 4'Üncü Kuşakla Sürdürüyorlar
SİVAS (AA) - GÖKSEL CÜNEYT İĞDE - Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde yaklaşık bir asır önce geçimlerini sağlamak için hayvancılığa başlayan Akkavak ailesi, 4 kuşaktır babadan oğula geçen ata mesleğini Sivas'ın Ulaş ilçesinde sürdürüyor.Tuncelili Akkavak ailesinin hayvancılık serüveni 1920'li yıllarda Çemişgezek'te dedeleri Bekir Akkavak ile başladı.İlçeye bağlı Sarıbalta köyünde ailesinin geçimi için uzun yıllar çetin doğa şartlarına rağmen besicilik yapan dede Akkavak vefat edince, bayrağı oğlu Yusuf Akkavak devraldı.Babasından öğrendiği hayvancılığı 1983 yılına kadar sürdüren Yusuf Akkavak'ın vefatının ardından da oğlu Niyazi Akkavak 10 yaşından itibaren ailenin diğer üyeleriyle birlikte sorumluluk alarak ata mesleğini 2005'e kadar aynı köyde devam ettirdi.Akkavak, bu tarihte eşi ve 3 çocuğunu da yanına alarak hayvancılık açısından daha elverişli gördüğü Sivas'ın Ulaş ilçesine göç etti.İlçe kırsalında 20 dönümlük arazide koyun çiftliği kuran Akkavak, ailenin bir asırdır hayvancılıkla geçen serüvenini 26 yaşındaki oğlu Burak ile severek sürdürüyor. Niyazi Akkavak, AA muhabirine, 100 yıllık ata mesleğini bu günlere kadar getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Çemişgezek'ten 16 yıl önce daha geniş düzlük ve meralara sahip olduğu için Ulaş'a göç ettiklerini anlatan Akkavak, '1973 yılında Çemişgezek'in Sarıbalta köyünde doğdum. Bu bizim aile mesleği. 4 kuşaktır devam ediyor ve kendimizi bildik bileli bu işle uğraşıyoruz. 2005 yılında da Ulaş'a geldik ve tüm zorluklarına rağmen dedemizden kalan bu mirası severek devam ettiriyoruz. Şu anda ağıllarımızda 400 koyun var. Oğlumla birlikte çalışıyorum. Ben de tıpkı babamdan gördüğüm gibi bu işin inceliklerini ona öğretiyorum.' diye konuştu.'Kuzular doğunca kendi çocuklarımız olmuş gibi seviniyoruz'Ailede mesleğin en genç temsilcisi olan Burak Akkavak ise bir asırdır süre gelen mücadelede babasına yardımcı olduğu için gurur duyduğunu ifade etti.Akkavak, hayvancılığın çok zor bir meslek olduğunu ancak doğa ve hayvanlarla iç içe yaşamanın kendisine huzur verdiğini dile getirerek şunları kaydetti:'Dedemden gelen bu mesleği ben de babamdan öğrendim. Tabii bazı zorlukları var. Sivas'ta da kış şartları çetin geçiyor. Rüzgar ve kuru soğuk özellikle bizi çok zorluyor. Bazen hayvanların sulukları bile donuyor ama bu işi severek yapıyorum, güzel yanları da var. Mesela şu anda kuzulama mevsimine girdik. Kuzular doğunca kendi çocuklarımız olmuş gibi seviniyoruz ve tüm yorgunluğumuzu unutuyoruz. İlerde inşallah ben de kendi çocuklarıma bu işi öğreteceğim.' ifadelerini kullandı.Sabahın ilk ışıklarında yemlikleri hazırlayarak işe başladıklarını anlatan Akkavak, geç saatlere kadar özveriyle çalıştıklarını, hayvanlarla iç içe yaşadıkları için de onlarla aile gibi olduklarını vurguladı.Akkavak, damızlık hayvan satışından ziyade koyunlardan elde ettikleri süt ürünlerini pazarlayıp geçimlerini sağladıklarına dikkati çekerek, İstanbul, Ankara, Erzincan başta olmak üzere Türkiye'nin birçok şehrine peynir sattıklarını sözlerine ekledi.
Reklam