onedio
Ukrayna Devlet Başkanı: "Kongre Baskınından Sonra Dünyanın ABD'yi Demokrasi Sembolü Olarak Görmesi Çok Zor"
KİEV (AA) - Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, ABD'de 6 Ocak'taki Kongre baskınından sonra dünyanın bu ülkeyi demokrasi sembolü olarak görmesinin çok zor olacağını belirtti.Zelenskiy, ABD merkezli Axios haber sitesine verdiği mülakatta, ABD'deki Kongre baskınını izlerken şok olduğunu ve böyle bir şey olacağını hayal bile edemeyeceğini kaydetti.ABD'yi yönetimin barışçıl şekilde el değiştirdiği, ideal demokratik kurumların bulunduğu bir ülke olarak gördüklerini vurgulayan Zelenskiy, Kongre baskınının ABD demokrasisine ağır bir darbe vurduğunu söyledi.Zelenskiy, Ukrayna'da 'iki devrim' yaşadıklarına işaret ederek, 'Biliyoruz ki dünyada bu yaşanabilir ancak ABD'de yaşanmasını kimse beklemezdi. Kongre baskınından sonra, dünyanın ABD'yi demokrasi sembolü olarak görmesi çok zor olacak.' değerlendirmesinde bulundu.ABD Kongre baskınıABD Kongresi, 6 Ocak'ta Başkanlık Seçimi Seçiciler Kurulu Oylamasını onaylamak üzere ortak oturumla toplanırken, Trump taraftarları, Beyaz Saray önünde miting düzenlemişti.Mitinge katılan on binlerce gösterici daha sonra Kongreye yürümüş, polisle göstericiler arasında arbede yaşanırken, yüzlerce gösterici barikatları aşıp Kongre binasına girmişti.Olaylara müdahale etmek üzere Kongreye Ulusal Muhafızlar sevk edilmiş, yaklaşık 4 saat süren baskının ardından güvenlik güçleri asayişi sağlamıştı. Olaylarda 1'i polis 5 kişi hayatını kaybetmiş, onlarca kişi yaralanmıştı.
Çanakkale-Kilitbahir Feribot Seferleri Kuvvetli Lodos Nedeniyle İptal Edildi
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'de kuvvetli lodos, deniz ulaşımını olumsuz etkiliyor.Çanakkale Boğazı ile adalar hattında ulaşımı sağlayan GESTAŞ AŞ'den yapılan açıklamada, Çanakkale-Kilitbahir feribot seferlerinin iptal edildiği duyuruldu.Açıklamada, boğaz hattındaki diğer seferlerde herhangi bir aksaklık yaşanmadığı bildirildi.
Gaziantep'te "Oto Yedek Parça" Satışı Bahanesiyle Dolandırıcılık Yaptığı İddiasıyla 14 Şüpheli Yakalandı
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te, sosyal medya hesaplarında 'oto yedek parça satışı' yalanıyla dolandırıcılık yaptığı öne sürülen 14 şüpheli gözaltına alındı.Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, kendilerini 'Şimşek kardeşler' olarak tanıtan bir grubun, açtıkları sosyal medya hesaplarından oto yedek parça satışı vaadiyle dolandırıcılık yaptıkları tespit edildi.Yapılan incelemede, zanlıların 39 ilde 80 kişiyi dolandırdıkları belirlendi. Yürütülen teknik ve fiziki takibin ardından düzenlenen operasyonda 14 şüpheli gözaltına alındı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılar, adliyeye sevk edildi.
Kaspersky, Veri Gizliliği Günü'nde Farkındalığı Artırmak İçin Felipe Pantone İle İş Birliği Yaptı
İSTANBUL (AA) - Kaspersky, uluslararası Veri Gizliliği Günü için sanatçı Felipe Pantone ile iş birliği yaptı.Kaspersky açıklamasına göre, firma ve sanatçı Pantone, alüminyum ve PMMA'dan (Polimetil metakrilat) yapılmış fütüristik bir altıgenden oluşan sanat eserini ortaklaşa sunarak, verileri korumanın ötesine geçen çevrim içi gizlilik hakkında farkındalığı artırmayı ve insanların dijital kimliklerini tıpkı kendileri gibi korumayı amaçlıyor.Piksel ve gradyanlarla yaptığı çalışmalarla tanınan Pantone, kimliğini gizli tutması ve çalışmalarını incelikli bir şekilde ifade etmesiyle biliniyor. Sanatçı, bu ortaklık için dijital korumayı görselleştirmeyi amaçlayan fütüristik bir kalkanı temsil eden bir parça oluşturdu. Sanat eserinin yapımıyla ilgili dört dakikalık bir belgesel küresel moda ve stil platformu i-D'de yayınlanıyor.Açıklamaya göre, Kaspersky ve Pantone arasındaki iş birliği, inovasyon tutkusu ve sürekli iyileştirme gibi sağlam bir paylaşımlı değerler temeline oturuyor. Sanatçı, içsel benliğini mümkün olan en iyi şekilde ifade etmek için mevcut en son teknolojileri ve malzemeleri kullanıyor. Açıklamada görüşlerine yer verilen Kaspersky Avrupa Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Direktörü Marco Preuss, 'Cep telefonlarından dizüstü bilgisayarlara, akıllı saatlere ve akıllı evlere kadar her yerde bulunan verilerimiz, aynı zamanda yanlış ellere düşmekten yalnızca bir tık uzakta. Dijitalleşme dünya çapında artmaya devam ederken birçok hizmet giderek daha fazla veri odaklı hale geliyor. Kullanıcıların kişisel bilgilerinin toplanması tüketici deneyimlerini ve fırsatları zenginleştirmeye yardımcı olurken, toplum olarak kişisel verilerin çevrimiçi ortamlarda paylaşılmasının getireceği risklerin ve tehditlerin farkında olmamız çok önemli. Bu paylaşım yalnızca riskli değil, bazen tehlikeli de olabiliyor. Bu nedenle herkesin hassas bilgilerini güvende tutma bilincine sahip olması, dijital gizlilik ve veri koruma üzerine düşünmesi gerekiyor.' ifadelerini kullandı.Sanatçı Felipe Pantone ise, 'Kaspersky için yarattığım W3-Structural K, binalar içindeki yapı ve teknolojiyi vurgulayan yüksek teknolojili mimariden ilham aldı. Eserin şekli, Kaspersky'nin yüksek teknoloji siber güvenlik çalışmalarına referans veren bir koruma kalkanı oluşturuyor.' açıklamasında bulundu.Öte yandan, açıklamaya göre, kredi kartı bilgileri, kısa mesajlar ve fotoğraflar gibi kişisel ve hassas veriler dijital dünyanın içinde dağınık bir şekilde dolaşmaya başladı. Bu kadar büyük miktardaki bilgiyle etkin bir şekilde ilgilenmek zorlaşırken, bu bilgileri koruma altında tutmak adeta yetenek gerektiren bir sanat haline getirdi. Çevrim içi gizlilik ve veri ihlallerinin kişi veya kuruluşlar üzerindeki etkisi kritik riskler doğuruyor. Bu nedenle kişisel verileri ve çevrim içi etkileşimleri güvende tutmak, teknolojinin yaşamda olumlu ve önemli bir rol oynamaya devam etmesini sağlamak adına büyük önem taşıyor.
Malezya Ve Bm Myanmar Raportörü'nden Myanmar'daki Askeri Darbeye Tepki
KUALA LUMPUR/ANKARA (AA) - Myanmar'da ordunun yönetime el koyması ve sivil hükümet yetkililerinin gözaltına alınmasına birçok ülke ve yetkiliden tepkiler geldi.Malezya hükümeti, askeri darbenin yaşandığı Myanmar'a, hukukun üstünlüğünü sürdürme çağrısında bulundu.Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Malezya'nın Myanmar'daki gelişmelerden endişe duyduğu belirtilerek, 'Malezya, Myanmar ordusu ve ilgili taraflara huzur ve güvenliği sağlama, hukukun üstünlüğünü sürdürme ve seçimle alakalı sorunları barışçıl yollarla çözme çağrısında bulunmaktadır.' ifadesi kullanıldı.Açıklamada, Malezya'nın Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi olarak Myanmar'daki barış ve istikrara desteğini sürdüreceği vurgulandı.BM Myanmar Özel Raportörü'nden tepkiBirleşmiş Milletler İnsan Hakları Myanmar Özel Raportörü Tom Andrews, Twitter'dan yaptığı paylaşımda, ordunun Devlet Konseyi Başkanı Aung San Suu Çii'nin de aralarında olduğu yetkililerin gözaltına alınmasının 'korkunç' olduğunu ifade etti.Andrews paylaşımında, 'Korkulan oldu. İletişim hatları kesildi ve böylelikle iletişim kasten zorlaştırıldı. Anlaşılan, Devlet Konseyi Başkanı ve birçok kişi ordu tarafından gözaltına alındı. Korkunç.' değerlendirmesinde bulundu.Myanmar'daki askeri darbeMyanmar ordusunun yayın organından yapılan açıklamada, sabah saatlerinde gözaltıların ardından darbe yapıldığı duyuruldu.Ülke idaresinin Genelkurmay Başkanı Min Aung Hlaing'in elinde olduğu, darbenin 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine gerçekleştirildiği belirtildi.Darbenin ardından ülkede olağanüstü hal ilan edildiğini açıklayan ordu, Myanmar'ın bir seneliğine askeri yönetimle idare edileceğini duyurdu.İktidar partisi, halka, ordunun yönetime el koymasına karşı çıkma ve askeri diktatörlüğe dönülmesine izin vermeme çağrısında bulundu.Seçim Komisyonu, 29 Ocak'ta iktidardaki Aung San Suu Çii'nin partisinin zaferiyle sonuçlanan seçimde ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.Ülkede ordu, ana muhalefetteki Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisini (USDP) destekliyor.
Reklam
Gaziantep'te "Küfür Tartışması" Nedeniyle Bıçaklanan Kişi Öldü
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te kumar oynadığı sırada küfür ettiği iddiasıyla bıçaklanan kişi hayatını kaybetti.Alınan bilgiye göre, merkez Şehitkamil ilçesi Karşıyaka Mahallesi Eski Dülük Caddesi'nde bir kahvehanede, gece geç saatlerde Gökmen G, tartıştığı Halil K'yi bıçakla yaraladı.Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Halil K. burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Gözaltına alınan Gökmen G, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.Zanlının ifadesinde, üşüdüğü için kahvehaneye girdiğini, sobaya yakın oturduğunu belirterek, cep telefonu ışığında kumar oynayan Halil K'nin kaybedince küfürler ettiğini söylediği öğrenildi.Dini değerlere de küfrettiğini iddia ettiği Halil K. ile tartıştığını aktaran zanlı, öldürme kastıyla hareket etmediğini savundu.
Adana'da Terör Örgütü PKK Propagandası Yapan 4 Sanığa Hapis Cezası
ADANA (AA) - Adana'da terör örgütü PKK/KCK propagandası yaptıkları gerekçesiyle yargılanan 6 sanıktan 3'ü 1 yıl 6 ay 22 gün, biri de 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz sanıklar A.G, M.Ç, C.T, İ.Ç, G.Y. ve M.B. ile avukatları hazır bulundu.Sanık A.G. savunmasında, PKK/KCK üyesi olmadığını ileri sürdü.Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen sanık A.G, 'Benim hiçbir terör örgütüyle bağlantım yok. Sosyal medya üzerinden terör örgütü propagandası yapmadım. Beraatime karar verilmesini talep ederim.' şeklinde savunma yapatı.Diğer sanıklar da haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraatlerini istedi.Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında dosya kapsamındaki mevcut delil durumu dikkate alınarak A.G, M.Ç, C.T. ve İ.Ç'nin cezalandırılması, diğer sanıkların ise 'delil yetersizliği' gerekçesiyle beraatine karar verilmesi yönünde görüş sundu.Mahkeme heyeti, 'terör örgütü propagandası yapma' suçundan A.G, M.Ç. ve C.T'yi 1 yıl 6 ay 22'şer gün, İ.Ç'yi 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, diğer sanıkların da 'delil yetersizliği' gerekçesiyle beraatine hükmetti.
Reklam
İngiltere, Myanmar'daki Askeri Darbeyi Kınadı
LONDRA (AA) - İngiltere, Myanmar'da Devlet Konseyi Başkanı ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii'nin de olduğu sivillere yönelik gözaltıları ve ordunun yönetime el koymasını kınadı.İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Myanmar'da halkın oylarına saygı duyulması ve sivil liderlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.Johnson paylaşımında, 'Myanmar'daki darbeyi ve Aung San Suu Çii'nin de yer aldığı sivillere yönelik hukuksuz gözaltıları kınıyorum.' ifadesini kullandı. Myanmar ordusu yönetime el koyduMyanmar ordusu, 8 Kasım 2020 seçimlerinde hile yapıldığı iddiaları üzerine ülke yönetimine bir yıllığına el koyduğunu duyurmuştu.Seçim Komisyonu, 29 Ocak'ta iktidardaki Aung San Suu Çii'nin partisinin zaferiyle sonuçlanan seçimde ordunun sonuçların belirlenmesinde hile yapıldığı iddialarını yalanlamıştı.Ülkede ordu, ana muhalefetteki Birlik İçin Dayanışma ve Kalkınma Partisini (USDP) destekliyor.
Kırklareli'nden Geçen Yıl 144 Ülke Ve Bölgeye İhracat Yapıldı
KIRKLARELİ (AA) - UFUK ERTOP - Trakya'nın Avrupa'ya açılan kapılarından Bulgaristan'a komşu olmasının yanı sıra ticaretin önemli ayaklarından üretim ve ulaşım alanında geniş imkana sahip Kırklareli'nden geçen yıl 144 ülkeye ihracat gerçekleştirildi.Ekonominin ve ticaretin merkezi İstanbul'a da yakınlığıyla revaçta olan kentte, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına rağmen bir önceki yıla göre ihracat rakamları arttı.Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, kentten geçen yılın kasım ayında 6 milyon 198 bin dolarla en düşük, mart ayında ise 9 milyon 817 bin dolarla en yüksek ihracat gerçekleşti.Aralık ayında 9 milyon 657 bin dolar ihracat yapılan kent, resmi rakamlara göre geçen yılın tamamında 108 milyon 110 bin dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye genelinde 49. sırada yer aldı.Söz konusu dönemde 144 ülke ve bölgeye sevkiyat yapılan kentte, geçen yıl ihracatın 49 milyon 561 bin dolarlık kısmı hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründe faaliyet gösteren firmalar tarafından gerçekleştirildi. 21 milyon 929 bin dolar ile tekstil ve ham maddeleri ikinci sırada yer alırken, bunu 11 milyon 10 bin dolarla çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri, 5 milyon 110 bin dolarla makine ve aksamlar, 3 milyon 653 bin dolarla ise yaş meyve ve sebze sektörü takip etti.Kentte 2019 yılına göre geçen yıl çimento, cam, seramik ve toprak ürünleri, meyve sebze mamulleri, tütün, demir ve demir dışı metaller, su ürünleri ve hayvansal mamuller, kağıt ve orman ürünleri ile halı sektörü ihracatında artış yaşandı.Bulgaristan ilk sıradaBulgaristan, geçen yıl Kırklareli'nden en fazla ihracat yapılan ülke oldu. 2020'de bu ülkeye 9 milyon 178 bin dolarlık dış satım gerçekleştirildi.Angola 8 milyon 136 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, bu ülkeyi 6 milyon 626 bin dolarla Almanya, 5 milyon 792 bin dolarla Birleşik Krallık, 5 milyon 280 bin dolarla ise İtalya takip etti.-'Hedeflerimizi tutturduk'Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Soner Ilık, AA muhabirine, salgının etkisine rağmen 2020 yılını ihracat alanında çok iyi kapattıklarını söyledi.Çimento, cam, seramik ve toprak ürünlerinde geçen yıla göre yüzde 342'lik artış yaşandığını belirten Ilık, Kırklareli'nin ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağladığını kaydetti.Kırklareli'nin ihracat alanında da ön plana çıkmasından dolayı mutlu olduğunu dile getiren Ilık, '2020 bizim için zor bir dönemdi fakat hedeflerimizi tutturduk. 2020'nin büyük bir bölümü salgın döneminde geçti, ona rağmen rakamları tutturduğumuzdan dolayı bölgem, üyelerim ve ihracatçı firmalarımız adına mutluyum.' diye konuştu.Bulgaristan'a ihracatın önceki yıla göre yüzde 62 arttığını ifade eden Ilık, şöyle devam etti:'Cam, seramik ürünleri, çimento, makine ve teçhizat ile tekstil ürünleri gönderdi. Bu yıl, önceki yıl gibi olmamasını temenni ediyoruz. 2020'yi hafızalarımızdan sildik. İnşallah böyle bir yıl geçirmeyeceğiz. 2021 yılında ülkemizin, ulusal çapta ekonomik olarak büyüme rakamlarının üzerine çıkacağını düşünüyorum. 2021 ülkemiz için hayırlı bir yıl olacak inşallah. Cam, seramik ürün grubu yüzdelik artış baz alındığında listenin başında geliyor. Bir önceki yıla göre 2020 yılında yüzde 342 bir artış yaşandı. Bunların yanı sıra meyve ve sebze ihracatımız arttı yüzde 105 gibi bir rakamla. Makine ve teçhizat ile tekstil de var. Bunlar da bir önceki yıla göre kendi ihracatlarını 2'ye katladı.'
Sahil Güvenlik Komutanlığı "Kardak Kayalıklarında Gerginlik İddiaları"Nı Yalanladı:
ANKARA (AA) - Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kardak Kayalıklarında Türk ve Yunan botları arasında gerginlik yaşandığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamada, bir gazetenin internet sitesinde 'Kardak'ta 25. Yıl Gerginliği, Geldikleri Gibi Gittiler' başlıklı haberin yer aldığı hatırlatıldı.Söz konusu haberde 'Muğla ili Bodrum ilçesine bağlı Gümüşlük Mahallesi'ne 3,8 mil uzaklıktaki Kardak Kayalıklarına gelen 2 Yunan Sahil Güvenlik botunun anma töreni için yanaşmak istediği, 4 Sahil Güvenlik Botunun Kayalıklara 2 mil kala önleme yaparak Yunan Botlarının yaklaşmasına izin vermediği' şeklinde ifadelerin yer aldığı belirtilerek, yaşanan gerginliğe ilişkin olduğu iddia edilen bazı görüntülerin de haberde yer aldığı kaydedildi.Görüntülerde Kardak Kayalıkları bölgesinde iki ülkenin Sahil Güvenlik Botları arasında olumsuz herhangi bir olay yaşanmadığının görüldüğüne işaret edilen açıklamada, 'Yayınlanan bahse konu haber gerçeklerden tamamen uzak, uydurma bilgilerden oluşan, iki ülke kamuoyu nezdinde sansasyon ve gerginlik yaratmaya yönelik olduğu değerlendirilen ve maksadını aşan bir çabadan ibarettir.' değerlendirmesinde bulunuldu.İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy da Twitter'dan, 'Bu haber tamamen gerçek dışıdır. Böyle bir olay olmamıştır. Haberi yapan gazeteciyi geçmişte de defalarca yalanladık ama alışkanlığı maalesef devam ediyor.' paylaşımı yaptı.
Reklam
"Benim Dalağım Nerede?"
YALOVA (AA) - Yalova'da dalağının hastanede operasyonla alınmasından sonra teşhis için İstanbul'a gönderilirken zarar gördüğünü iddia eden kişi, hastane yönetimi ve ilgili doktor hakkında suç duyurusunda bulundu.Ahmet Kıral (55), gazetecilere, yaklaşık 4 ay önce şiddetli karın ağrısı nedeniyle gittiği özel hastanede dalak büyümesi tanısı konularak ameliyat edildiğini, bu operasyondan iki gün sonra evine gönderildiğini söyledi.Hastanedeki görevlilerin, İstanbul'a gönderilen dalağının patoloji sonuçlarının 15 gün içinde çıkacağını kendisine ilettiğini belirten Kıral, 'Karton kutuya koyup kargoya vermişler. Dalak, karton kutu içinde patlayınca çöpe atılmış. Benim dalağım nerede?' dedi.Ahmet Kıral'ın oğlu Ünal Kıral da ameliyat sonrası patoloji süreci hakkında bilgi almak için birkaç kez hastaneye gittiğini anlattı.Aradan 15 gün geçtikten sonra gittiğinde, sonuçların henüz çıkmadığının söylendiğini aktaran Kıral, 'Bir sabah beni arayıp dalağın kaybolduğunu söylediler. Kargo şirketi tarafından taşınırken dalağın bulunduğu karton kutu patlamış. Dalak da zarar gördüğü çöpe atılmış. Bunun fotoğrafları da var. Standart kargo olarak taşınmış. Sıradan bir eşya nasıl taşınıyorsa o şekilde muamele yapılmış.' diye konuştu.Kıral'ın avukatı Yakup Taşci ise taşıma işleminin kurallara uygun yapılmadığını savunarak, şunları kaydetti:'Bir aylık bekleme sürecinden sonra hastane yetkilileri kendilerini çağırıp dalağın yolda kaybolduğunu, bundan dolayı patolojik inceleme yapılamayacağını söylemiş. Kendilerinin yaptığı araştırma sonucunda dalağın normal bir kargoymuş gibi bir kargo şirketiyle gönderildiği, standart kargo şeklinde paketlendiği ve yolda paketin zarar görüp parçalandığı belirtildi. Kanun maddeleri gereğince hastane yönetimi ve ilgili doktor hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurumuzu yaptık. Müvekkilimde maddi ve manevi zararlar meydana gelmiştir. Çünkü müvekkilimin henüz hastalığı tespit edilememiştir. Bundan dolayı müvekkilim hastane hastane gezmektedir. Bundan dolayı maddi ve manevi hastaneden de talebimiz bulunmaktadır.'Taşci, maddi ve manevi tazminat davası da açacaklarını sözlerine ekledi.
Husiler: Yemen'deki Ekonomik Ve İnsani Krizden Suudi Arabistan Öncülüğündeki Koalisyon Sorumlu
SANA (AA) - Yemen'deki İran destekli Husiler, ülkede yaşanan ekonomik ve insani krizden Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerini sorumlu tuttu. Husilere bağlı Yüksek Devrim Komitesi Başkanı Muhammed Ali el-Husi, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, koalisyon güçlerinin temel ihtiyaç malzemelerinin bölgelere girişi karşılığında Yemenlilerden ücret aldığını savundu. Husi, koalisyonun, petrol türevlerine el koyduğunu, Birleşmiş Milletlerin giriş izinlerini reddettiğini, petrolü ve serveti yağmaladığını, yerel para birimine de zarar verdiğini öne sürdü.Ülkedeki ekonomik ve insani krizden koalisyon güçlerinin sorumlu olduğunu belirten Husi, bu konuda bilgi toplanması için bir ekip kurulması çağrısında bulundu.Koalisyon güçlerinden ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. Husiler, koalisyon güçlerini, Yemen'i abluka altına almak, gıda maddelerinin ve insani yardımların ülkeye ulaşımını aksatmak, yakıt taşıyan gemilere el koymak ve Hudeyde Limanı'na girişlerine engel olmakla suçluyor. Koalisyon güçleri ise tüm bu suçlamaları reddediyor. Uzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor.Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten beri Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.
Kütahya'da Karla Kaplı Yaylacık Ormanı'na Yılkı Atları İçin Yem Bırakıldı
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinde kar yağışının ardından beyaza bürünen Yaylacık Ormanı'ndaki yılkı atları için doğaya yem bırakıldı.Doğada başıboş gezen ve insanlardan kaçtıkları için görüntülenmesi zor olan yılkı atlarının kar üzerinde yiyecek arayışı, drone kameralarıyla kayda alındı.Karla kaplanan ormanda yiyecek bulmakta güçlük çeken hayvanların beslenmesine, Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünce destek sağlandı.Orman Bölge Müdürü Hasan Keskin, AA muhabirine, Yaylacık Ormanı'nda yaklaşık 500 yılkı atının yaşadığını tahmin ettiklerini söyledi.Civarda yerleşim yeri bulunmadığını belirten Keskin, 'Yılkı atları görülmeye değer güzellikte ama her zaman göremiyoruz. Kendilerini insanlardan uzak tutmaya çalışıyorlar. Bunda da oldukça başarılı oluyorlar.' dedi.Keskin, atlar için fırınlardan bayatlamış poğaça, ekmek, simit gibi yiyeceklerle saman bırakıp kış şartlarında beslenmelerine destek olduklarını ifade etti.
Reklam
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Ediliyor
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam ediliyor.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık eski Trabzon İl Jandarma Alay Komutanı Ali Öz katıldı. Tutuklu olarak yargılanan dönemin İstanbul Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube tim komutanı eski Yarbay Muharrem Demirkale ile başka suçlardan tutuklu bir kısım sanığın da Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılımı sağlandı. Müdahil Dink ailesini ise avukatları temsil etti. İsimleri daha önce belirlenen bazı tutuklu sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınmasına devam edildiği duruşmada, bu sanıklardan Muharrem Demirkale, SEGBİS bağlantısıyla beyanda bulunuyor.Esas hakkındaki mütalaadanİstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından celse arasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan esas hakkındaki mütalaada, cinayet döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Poyraz hakkında, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 8 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Mütalaada, yine cinayet döneminde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Terör Olayları Kısım Amiri (Yüzbaşı) olarak görev yapan Ali Barış Sevindik'in, 'Anayasa'yı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmaktan' 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Sanıklar, dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mehmet Ali Özkılıç ve Şükrü Yıldız'ın, Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli sanıkları korudukları, FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri belirtilen mütalaada, Mehmet Ali Özkılıç'ın 'FETÖ'ye üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 8 yıldan 16 yıla, sanık Şükrü Yıldız'ın 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs', 'FETÖ üyeliği' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sanık polis memuru Muhittin Zenit'in faillerle irtibatlı olarak Dink'in öldürülmesine yardım ettiği belirtilen mütalaada, bu kişinin 'tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etmek', 'FETÖ'ye üye olmak', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 25 yıl 9 aydan 43 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.Mütalaada, cinayet döneminde Trabzon Emniyet Müdürü olan sanık Reşat Altay'ın 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından toplam 23 yıl 3 aydan 33 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, cinayetten önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Sabri Uzun, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler, cinayetten önce dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 aydan birer yıla kadar hapis cezası öngörülüyor.Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'ün,'Anayasa'yı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'kasten öldürme' suçundan müebbet, diğer suçlardan 10 yıldan 24 yıla kadar hapsi talep edilen mütalaada, diğer sanıkların da benzer suçlardan 15 yıl ila müebbet hapis cezaları arasında değişen oranlarda mahkumiyetlerine karar verilmesi isteniyor.Mütalaada, 11 sanık hakkında ise tüm suçlardan beraat kararı verilmesi talep ediliyor.Firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz'ün dosyalarının ayrılması talep edilen mütalaada, sanık Şeref Ateş hakkında ise yargılama devam ettiği sırada vefat ettiği için dava dosyasının düşürülmesi isteniyor.Mütalaanın ardından ara celselerde mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar Veysal Şahin, Volkan Şahin ve Okan Şimşek hakkında yakalama kararı çıkardı. Yakalama kararları doğrultusunda 3 sanık da tutuklandı. Sanık Volkan Şahin delil durumunun lehine değişmesi sonucu daha sonra tahliye edildi. Böylece dosyada tutuklu sayısı 6'ya yükseldi.
Reklam
Tacikistan'da Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Kapatılan Camiler Yeniden İbadete Açıldı
TAŞKENT (AA) - Tacikistan'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle kapatılan camilerde, 9 aylık aradan sonra yeniden toplu ibadete başlandı.Tacikistan Koronavirüsle Mücadele Komisyonu kararıyla, ülkedeki Kovid-19 salgınıyla ilgili durumun kademeli olarak normalleşmesi dikkate alınarak salgın nedeniyle 18 Nisan 2020'de geçici olarak ibadete kapatılan camiler, kapılarını halka açtı.Camiye ibadete gelenlerin mesafe, hijyen ve maske kurallarına uymaları gerekecek.Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ilk vakanın Nisan 2020'de görüldüğü ülkede en son 10 Ocak'ta, 3 Kovid-19 vakası tespit edilmişti. Virüs saptananların iyileşerek taburcu edilmesiyle hastanelerde Kovid-19 tedavisi gören kalmadı.Salgının başından beri virüsün 13 bin 308 kişide tespit edildiği Tacikistan'da, 13 bin 218 kişi iyileşti, 90 kişi ise virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Türk Kızılay Gönüllüleri, Yaban Hayvanları İçin Dağlık Bölgelere Yem Bıraktı
AĞRI (AA) - Türk Kızılay Ağrı Şubesine bağlı Genç Kızılay gönüllüleri, kar ve dondurucu soğuk yüzünden beslenmekte güçlük çeken yaban hayvanlar için doğaya yem bıraktı. Türk Kızılay Ağrı Şubesi, kış mevsiminin zorlu geçtiği bölgede sokak hayvanlarının yanı sıra karlı dağlarda yiyecek bulamayan yabani hayvanlar için de çalışmalarını sürdürüyor. İl merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Cumaçay köyü yakınlarına giden Genç Kızılay gönüllüleri, yarım metreyi bulan karda yürüyerek dağlık alanlara yem bıraktı. Dere kenarları ve açık alanlara da yem bırakan gönüllüler, burada saz çalıp türkü de söyledi. Kar yağışı ve soğuk havaya rağmen yaban hayvanlarını unutmayan 30'a yakın gönüllü grubu, ayrıca yem ile karın üzerine 'Kızılay' yazıp hilal oluşturdu. Gönüllülerin çalışmasına eşlik eden Türk Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı, AA muhabirine, bölgede kışın zorlu geçtiğini ve sokak hayvanlarının yanı sıra yaban hayvanlarına da yem desteğinde bulunduklarını söyledi. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğünden de destek aldıklarını belirten Tatlı, şöyle konuştu:'Şu an kar yağışı etkili oluyor hava da soğuk. Biz de gönüllülerimizle yabani hayvanlar için doğaya yem bıraktık. Doğa karla kaplandığı zaman keklik, tavşan, tilkiler ve diğer canlılar yiyecek bulmakta çok zorlanıyor. Bizler de bugün gönüllülerimizle yaklaşık bir ton yemi yabani hayvanların yaşam alanına bıraktık. Gönüllülerimiz bu tarz faaliyetlerde bizi yalnız bırakmıyor.'Gönüllülerden Neslihan Taşdemir ise kar yağışına rağmen soğuk havada yaban hayvanlarına yem bıraktıkları için mutlu olduklarını dile getirdi.Katılımcıların karlı dağlara yem bırakması AA muhabirince drone ile havadan da görüntülendi.
Unkapanı Plakçılar Çarşısı Koltuğunu Dijitalleşmeye Kaptırdı
İSTANBUL (AA) - HİKMET FARUK BAŞER - Geçmişte müzik endüstrisinin en önemli merkezi ve kalbi olan Unkapanı Plakçılar Çarşısı, koltuğunu dijitalleşmeye kaptırdı.Unkapanı Plakçılar Çarşısı, bir zamanlar Türkiye'de müziğin buluşma noktasıydı. Anadolu'nun çeşitli yerlerinden şarkıcı olma hayaliyle tutuşanlar evini, toprağını sattıktan sonra sazıyla birlikte İstanbul'a gelip çarşının yolunu tutuyordu. Öyle ki Türk müziğinde akıllara gelen ilk sanatçıların ilk durağı ve meşhur olduğu yer, Unkapanı Plakçılar Çarşısı'ydı. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Ferdi Tayfur, Gülden Karaböcek, Müzeyyen Senar, Ajda Pekkan gibi birçok sanatçının yolu Unkapanı Plakçılar Çarşısı'ndan geçti. Hepsi müzik kariyerlerine bu çarşının basamaklarında adım attı. Sanatçılar için aynı zamanda 'okul' görevi gören Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda eskiden boş dükkan bulmak da zordu. Teknolojinin gelişmesiyle Unkapanı Plakçılar Çarşısı da görkemli günlerini yitirmeye başladı. Son günlerde çarşının gürültülü kalabalığı da azaldı. Çarşı esnafı eskiden olduğu gibi her sabah dükkanlarını açıyor ancak artık daha ziyade günübirlik ve anında satılacak ürünleri satmaya çalışıyor. Geçmişte kaset, plak kuyruklarının oluştuğu çarşıya artık ünlü olmak isteyenler sazıyla gelmiyor. Sanatçı adayları, çarşıya gelmek yerine sosyal medya gibi dijital platformların üzerinden ünlü olmanın peşine düşüyor. Unkapanı esnafı, sanatçı adaylarının bu durumundan oldukça rahatsız. Esnaf, dijital platformlardan ünlü olan kişilerin eserlerinin ancak kısa süre dillerde kaldığını belirterek, bu durumun müzikteki kaliteyi azaltmasından şikayetçi.Buna rağmen çarşıda hala Türk müziğine kalıcı ve kaliteli eserler hazırlanıp, beğeniye sunuluyor. Unkapanı esnafı, eskiden olduğu gibi hala güzel eserleri gelecek nesillerin dillerinde bırakabilmek için mücadele ediyor. Dijitalleşmeye rağmen hala Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda şansını denemeyi düşünen sanatçı adayları da yok değil. Öyle ki bazı sanatçı adayları eserlerini çarşıda çıkarmak istiyor. Umutlarını çarşıya bağlayan sanatçı adayları, geçmişten bugüne kalan stüdyolarda hocalarının eşliğinde türkü ve şarkılarını heyecanla dillendiriyor. 'Eski günlerin kalabalık ve neşesini görmüyor olmak üzüyor' Sektörde 50 yıldır hizmet veren Uzelli Kaset Sanayi ve Ticaret AŞ Yöneticisi Metin Uzelli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçmiş yıllarda müziğe bir şekilde bulaşan kişilerin kitlelere ulaşmak ve ünlü olmak için birtakım safhalardan geçmesi gerektiğini anlattı.Bunun içinde de eserin profesyonel bir kayda alınması, bunun da üretilip kaset, plak gibi formlara basılıp dağıtılması gerektiğini belirten Uzelli, 'Geçmişte o insanların bunu yapması mümkün olmadığı için bu alanda uzmanlaşmış Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na gelir ve burada o insanları kendilerince kabul ettirmeye çalışırlardı.' diye konuştu.Uzelli, ünlü olmak isteyen kişilerin mektuplar, fotoğraflar, ses kayıtları göndererek şirketlerin dikkatini çekmeye çalıştığını anlatarak, şöyle devam etti:'Bunu yıllar boyunca denediler. Günümüzde ise insanların geçmişte kitlelere ulaşmak için yol aldığı süreçler, bugün daha farklı bir noktada. Artık bu insanların eskisi gibi büyük yatırımlara ihtiyacı yok. Bunu kendileri de evlerinde yapmayı deniyorlar. Artık ünlü olmak isteyenler profesyonel destek almak yerine YouTube gibi sosyal mecralardan kitlelere ulaşmaya çalışıyor. Ama burada ne kadar başarılı oldukları şüpheli. Sonuçta profesyonel bir iş, profesyonelce yapılmadıkça sonuçları iyi olmuyor. Bu kişilerin çok azının başarılı olduğunu görüyoruz. Bu piyasada uzman kişilerle hareket edilmesi önemli.'Teknolojinin ardından dijitalleşmeyle birlikte Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na ilginin azaldığını aktaran Uzelli, her şeye rağmen firmaların gelişmelere ayak uydurduğunu söyledi. Metin Uzelli, Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda eski kalabalığı özlediğini dile getirerek, 'Eskiden çarşıda fiziken ürün vardı. Burada koli taşırdık. Ürünler buraya kamyonlarla gelirdi ve buradan her yere yollanırdı. Çarşıdaki insan hareketliği bütün sektörün bir arada olması neşeliydi. Burada acıyla tatlıyı paylaşırdık. O eski günlerin kalabalık ve neşesini görmüyor olmak üzüyor beni.' ifadelerini kullandı. 'Ünlü olmak isteyenler artık Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nı solumuyor'Mega Müzik'in sahibi Ethem Zeytinkaya da ikinci kuşak olarak mesleğini çarşıda sürdürdüğünü söyledi. Geçmişte Anadolu'dan Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na bir göçün yaşandığını hatırlatan Zeytinkaya, 'Bu gelen kişilerden bazıları sanatçı oldu. Burada 80'li yıllarda çocuk sanatçılar furyası oldu. Çarşıya bir akın vardı. Şimdi dijital çağdayız ve o günden bugüne pek çok şey değişti.' diye konuştu.Zeytinkaya, son yıllarda ünlü olmak isteyen kişilerin sosyal platformlara yöneldiğini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Önceden insanlar sanatçı olmak için plakçılar çarşısına geliyordu. Ama zamanla bu durum YouTube'a kaydı. Sosyal medyada, YouTube'da meşhur olmak çok sağlıklı bir şey değil. İnsanlar internete bir şarkı atıp bir anda ünlü oluyor. Ama bu ünlü olma durumu kısa sürüyor. Bir müddet sonra bu ünlü olanlar unutuluyor. 1970 yılında yapılan bir şarkı, türkü hala dillerde ve severek dinleniyor. 50 yıl daha geçse yine dinlenecek. YouTube'da patlayan şarkılar eski şarkıların tadını vermiyor. 20 yıl önceki şarkılar hala akıllarda, dillerde. Eskiler, insanın kalbine dokunan şarkılar. Ünlü olmak isteyenler artık Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nı solumuyor. Buranın havasının solumak çok farklı.' 'Sosyal platformlardaki işler bir Müslüm Gürses etkisi bırakmıyor'Bamy Müzik'in sahibi Bülent Ateş ise 40 yıldır çarşıda bulunduğunu ve müzik işinin mutfağında olduğunu vurguladı. Eski yıllarda köyünden sazını alanın çarşıya ünlü olmaya geldiğini belirten Ateş, 'Saz çalamayan da sesiyle buraya gelirdi. Buraya gelen insanların sesine bakılır, iyi olanlara albüm yapılırdı firmalar tarafından.' dedi.Ateş, Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda eskiden bir hareketlilik yaşandığını dile getirerek, 'Eskiden çarşı cıvıl cıvıldı. Kaset çıktığında firmaların kapısında kuyruklar oluşurdu. Şimdi burası biraz boş. Bunun nedeni günümüzde şöhret olmak isteyenlerin YouTube gibi platformlara yönelmesi. Orada da bir seviyeye geliyorlar ama bu şöhret ömürleri uzun sürmüyor. Sosyal platformlardaki işler bir Müslüm Gürses etkisi bırakmıyor. Müslüm Gürses'in etkisi halen sürüyor. YouTube'daki eserler geçici, birkaç aylık. Ama Unkapanı Plakçılar Çarşısı'nda yapılan plak ve kasetler hala dillerde.'MP3 sitelerinin sektöre büyük zarar verdiğini anlatan Ateş, yakında bu sitelerle ilgili yasanın çıkacağını ve bu durumun kendilerine büyük fayda sağlayacağını kaydetti. 'Dijital sistem gelince buradaki yoğunluk azaldı'Kadir Şeker Recording'in sahibi Kadir Şeker, 1976'da Unkapanı Plakçılar Çarşısı'na geldiğini belirtti.Eskiden bağını, bahçesini satan insanların ünlü olmak için çarşıya geldiğini vurgulayan Şeker, 'Unkapanı Plakçılar Çarşısı eskiden çok hareketliydi. Bütün firmalar buradaydı. Burada hareketlilik olurdu. Satışlarda büyük rakamlara ulaşılıyordu.' dedi. Şeker, dijitalleşmeyle birlikte çarşıdaki hareketliliğin azaldığını aktararak, şunları kaydetti:'Dijital sistem gelince buradaki yoğunluk azaldı. Artık herkes bir türkü yapıp, klip çekiyor ve YouTube'a atıyor. Çarşının yerini YouTube aldı. Bizde artık bu yönde işler yapıyoruz. Bize yurt içi ve yurt dışından kayıt atıyorlar ve biz onların işlerini yapıyoruz.'
Pakistan'da Yüzüne Yumruk Alan Boksör Kaldırıldığı Hastanede Hayatını Kaybetti
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın Karaçi şehrinde karşılaşma sırasında yüzüne yumruk alan boksör kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Karaçi merkezli Pakistan Boks Kurulu tarafından düzenlenen müsabakalar kapsamında Muhammed Aslam ile rakibi Muhammed Vali ringde karşı karşıya geldi.Maç sırasında rakibine baskı uygularken yüzüne kontra yumruk alarak yere yığılan 33 yaşındaki Aslam, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Pakistan Boks Federasyonu (PBF) Genel Sekreteri Nasir Tung, yaptığı açıklamada, boks müsabakalarını düzenleyen kurumun kendileriyle bir bağının olmadığını ve federasyondan herhangi bir onay alınmadığını söyledi.Tung, söz konusu organizasyonu yasa dışı olarak nitelendirerek olayla ilgili soruşturma başlattıklarını açıkladı.
Reklam