onedio
MEB'den 500 Engelli Öğretmen Ataması! MEB Öğretmen Alımı Başvurusu Nasıl Yapılır, Başvuru Şartları Nelerdir?
2018-2020 yıllarındaki Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı’na katılanlar arasından yapılacak 500 engelli öğretmen ataması için ön başvurular 1-5 Şubat tarihleri arasında yapılacak. İkinci aşama tercih başvuruları ise 11 Şubat 2021 ile 15 Şubat 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek. Peki, MEB Öğretmen Alımı Başvurusu Nasıl Yapılır, Başvuru Şartları Nelerdir? Merak edilen tüm detaylar haberimizde...
İsrail'de Kovid-19 Karantinası Uzatıldı
KUDÜS (AA) - İsrail yönetimi, dün sona ermesi planlanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) karantinasını 5 Şubat'a kadar uzattı. Kabine, 27 Aralık 2020'den bu yana devam eden Kovid-19 karantinasının uzatılması konusunu görüşmek için dün akşam toplandı. Sabahın erken saatlerine kadar devam eden ve zaman zaman tartışmalara sahne olan toplantının ardından, 31 Ocak'ta sona ermesi planlanan karantinanın 5 Şubat Cuma gününe kadar devam etmesi kararlaştırıldı. Bu kapsamda market, eczane, fırın gibi işletmeler dışındaki dükkanların yanı sıra okullar da kapalı olacak. Zorunlu nedenler dışında halkın evlerinden bir kilometreden fazla uzaklaşması da yasaklandı. Yabancı hava yollarının uçuşlarına getirilen yasak uzatıldı Buna ek olarak yine dün sona ermesi planlanan yabancı hava yollarının İsrail'e yapacağı uçuşlara getirilen yasak da bir hafta daha devam edecek.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, yaklaşık 9,3 milyon nüfusa sahip İsrail'de virüs nedeniyle bugüne kadar 4 bin 796 kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı ise 646 bini geçti.
Meksika'da Parti Düzenlenen Eve Silahlı Saldırı: 7 Ölü
ANKARA (AA) - Meksika’nın Jalisco eyaletinde, silahlı dört saldırganın hafta sonu evde düzenlenen partide eğlenenlere ateş açması sonucu 7 kişi öldü.Polis, olay yerine 2 motosikletle gelen silahlı 4 saldırganın, hafta sonu parti düzenlenen eve baskın yaptığını açıkladı. İçeridekilerin paralarını ve değerli eşyalarını gasbeden saldırganlar daha sonra kalabalığın üzerine ateş açarak biri kadın 7 kişiyi öldürdü. Jalisco eyaleti, uzun zamandır aynı adlı kartele ev sahipliği yapıyor. Saldırının birkaç uyuşturucu çetesinin bölge hakimiyeti için savaştığı Zacatecas eyaleti sınırına yakın bir yerde gerçekleştirildiği belirtildi.Jalisco’nun komşusu Michoacan eyaletinde de benzer bir silahlı saldırı düzenlendi. Bir partiye katılanları hedef alan 3 saldırganın açtığı ateşte aralarında çocukların da olduğu birkaç kişinin yaralandığı açıklandı. Meksika'daki çoğu eyalette yetkililer, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle eğlence partileri düzenlenmemesi uyarısında bulunuyor ancak yaptırım konusunda gerekli özenin gösterilmediği de biliniyor. Federal hükümet, bu tür organizasyonlar nedeniyle gözaltılar yapılmaması konusunda eyaletleri uyarmıştı.
Adıyaman'da 54 Ev Kovid-19 Tedbirleri Kapsamında Karantinaya Alındı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında son 3 günde 54 ev karantinaya alındı. Valilikten yapılan açıklamaya göre, kent merkezinde bazı kişilerin Kovid-19 test sonuçlarının pozitif çıkması üzerine İl Hıfzıssıhha Kurulu yeni kararlar aldı.Karar gereğince, son 3 günde farklı mahallelerdeki 54 evde karantina tedbirleri uygulanmaya başlandı.
Irak Dışişleri Bakanı, Kik Genel Sekreteri İle "Körfez Ülkelerinden Elektrik" Teminini Görüştü
BAĞDAT (AA) - Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Nayif el-Hacraf ile Körfez ülkelerinden Irak'a elektrik temini konusunu görüştüklerini söyledi.Hüseyin, başkent Bağdat'ta Hacraf ile bir araya geldi.Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Hüseyin, 'Körfez ülkeleri tarafından Irak'ta yatırım projeleri kapsamında gelecek dönemde elektrik hizmeti verilmesi konusunu değerlendirdik.' dedi.Hüseyin ayrıca KİK Genel Sekreteri ile terörle mücadele ve erken seçim sürecini ele aldıklarını aktardı.KİK Genel Sekreteri Hacraf da Irak ile ilişkilerin güçlendirilmesine önem verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:'Körfez ülkeleri Irak'ın istikrarı ve terörle mücadelesine destek veriyor. Irak hükümetinin yasaları uygulama gücü var. Irak'ın istikrarının bölgeye olumlu yansımaları olacak. Körfezden Irak'a elektrik hattı hizmeti projesinin herkese faydaları olacak.'Hacraf'ın Bağdat ziyareti kapsamında Başbakan Mustafa el-Kazımi ve Cumhurbaşkanı Berhem Salih ile de bir araya gelmesi bekleniyor.Elektrik ihtiyacının büyük bölümünü İran'dan karşılayan Irak, yıllardır uzun süreli elektrik kesintilerinin yaşandığı artık kronikleşen bir kriz ile boğuşuyor.
Reklam
MSÜ Başvuruları Ne Zaman Bitiyor? MSÜ Sınavı Ne Zaman Yapılacak?
Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) öğrenci alımı için başvurular tüm hızıyla sürüyor. Adaylar MSÜ başvuru işlemlerini 27 Ocak tarihinden itibaren MSÜ başvuru kılavuzu içerisinde yer alan bilgilere göre yapıyorlar. 2021 MSÜ sınav ücreti de 110 TL olarak belirlendi. Peki, MSÜ başvuruları ne zaman bitecek, son başvuru tarihi ne? İşte başvuru ve sınav tarihi hakkında merak edilen tüm detaylar...
Muş'ta Jandarma Ekipleri, Teröristlere Dondurucu Soğukta Da Göz Açtırmıyor
MUŞ (AA) - Muş İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, dondurucu soğuk havaya rağmen terör örgütü PKK'ya yönelik başarılı operasyonları kararlılıkla sürdürüyor.Şehit Jandarma Üsteğmen İsmail Moray Üs Bölgesi'nde görev yapan 'Alparslan' ve 'Kılıçlar' timi, karlı dağlarda yürüttüğü mücadelede, teröristlerin korkulu rüyası oldu.Muş ve kırsalında başarılı operasyonlara imza atan jandarma ekipleri, sabahın ilk ışıklarında teröristleri etkisiz hale getirmek ve sığınakları imha etmek amacıyla arama tarama faaliyeti yürüterek teröristlere göz açtırmıyor.Devletin sunduğu son teknoloji silah ve teçhizatla PKK'lı teröristlerle mücadeleyi sürdüren güvenlik güçleri, gece gündüz demeden milletin huzuru ve vatanın bölünmez bütünlüğü için elleri tetikte bekliyor.Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Kurtuluş Yurdunmalı, gazetecilere, vatandaşların ve bölgenin güvenliğini sağlamak amacıyla yaz kış demeden en ağır iklim şartlarında verilen görevleri yerine getirdiklerini söyledi.'Özellikle yerli ve milli silah ve teçhizatların kullanılmasıyla tüm iklim şartlarında ve dondurucu soğuklarda görev yapabilecek imkan ve kabiliyete sahibiz.' diyen Yurdunmalı, şunları kaydetti:'7 gün 24 saat esasına göre tüm hava şartlarında karadan ve havadan emniyet ve asayiş görevleri yanında operasyonlara devam edilmektedir. Yurdumuzun her köşesinde, rengini şehitlerimizin kanından alan şanlı bayrağımızın dalgalandığı her yerde bize verilen görevleri yerine getirmek üzere daime hazırız.'Yaklaşık bir metre karda operasyon faaliyeti yürüten tim, daha sonra açtıkları Türk Bayrağı ile 'komando marşı' okudu.
Reklam
Kahramanmaraş'ta Yaylada Mahsur Kalan Aile Jandarma Ve Belediye Ekiplerince Kurtarıldı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Türkoğlu ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası İnce Bel Yaylası'nda mahsur kalan ailenin imdadına jandarma ve belediye ekipleri yetişti.Hayvancılık yaparak geçimini sağlayan ve aşırı kar yağışı sonrası yolların kapanmasıyla bulundukları bölgede mahsur kalan Halide Kamış ve ailesi, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi.Merkezin yönlendirilmesiyle bölgeye sevk edilen Türkoğlu Belediyesi ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, iş makineleri desteğiyle yaklaşık 5 saatlik çalışmanın ardından aileye ulaştı.Uzun uğraşlarla kurtarılan aile fertlerinden Halide Kamış, yoğun kar yağışı nedeniyle bölgenin tamamen karla kaplandığını, ağaçların yıkıldığını ve ulaşımın tamamen kapandığını belirterek, bulundukları yerden kendilerini kurtaran belediye ve jandarma ekiplerine teşekkür etti. Yayla yolunun ulaşıma açılmasının ardından ekipler, traktörlerle bölgedeki hayvanlara da saman götürdü.
Afad İzmir'in Karaburun Açıklarında 5,1 Büyüklüğünde Bir Deprem Daha Meydana Geldiğini Açıkladı
ANKARA (AA) - Ege Denizi'nde, İzmir'in Karaburun ilçesi açıklarında 5,1 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinden yapılan bilgilendirmeye göre, sarsıntı saat 11.35'te ve 3,42 kilometre derinlikte gerçekleşti.Aynı bölgede sabah saat 08.46'da 5,1 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, ardından en büyüğü 4,8 büyüklüğünde çok sayıda artçı kaydedilmişti.
Meteorolojiden 4 İl İçin Fırtına Uyarısı
KASTAMONU (AA) - Samsun, Ordu, Kastamonu ve Sinop'ta kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor.Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Samsun, Sinop, Ordu çevreleri ile Kastamonu'nun kuzey kesimlerinde rüzgarın güneyli yönlerden yer yer saatte 74 kilometre, yüksek kesimlerde ise yer yer saatte 88 kilometre hızla eseceği belirtildi.Açıklamada, kuvvetli rüzgar nedeniyle meydana gelebilecek soba gazı zehirlenmesi, ulaşımda aksama, ağaç devrilmesi, çatı uçması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması istendi.
Reklam
Analiz - Arnavutluk Ve Yunanistan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Sorununu Lahey'e Taşıyor
TİRAN (AA) -FATJON CUKA- Yalnızca Arnavutluk’ta değil, bölgenin birçok ülkesinde en çok tartışılan konulardan biri olan Arnavutluk ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusu, Yunanistan parlamentosunun İyon denizinde kara sularının 6 milden 12 mile çıkarılmasını öngören yasa tasarısını 20 Ocak’ta onaylamasıyla yeniden gündeme geldi. Son aylarda Arnavutluk’ta çokça tepkiye ve tartışmaya yol açan meseleye ilişkin Yunanistan’ın böyle bir karar alması, Arnavutluk kıta sahanlığındaki münhasır ekonomik bölgeler (MEB) ve iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının belirlenmesi konuları başta olmak üzere birçok soruyu beraberinde getirdi.Anlaşmazlığın tarihiArnavutluk ile Yunanistan arasındaki sınırları belirleyen ilk belge 1913 yılında düzenlenen Londra Büyükelçiler Konferansı’na dayanıyor. Bunun ardından 27 Ocak 1925 tarihinde de iki ülke arasındaki sınırları belirleyen bir protokol imzalandı. Son olarak, Arnavutluk sınırlarına ilişkin nihai karar 30 Temmuz 1926 tarihli Paris Büyükelçiler Konferansı’nda tasarlanarak verildi ve karar Arnavutluk, Yunanistan ve Yugoslavya temsilcileri tarafından imzalandı. Söz konusu kararlar ve protokoller Arnavutluk ve Yunanistan için zorunlu sınır hattını belirlese de, son yıllarda deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusu iki ülke arasında çözümlenemeyen bir mesele olarak yer almaya devam ediyor.Uluslararası deniz hukukuna ilişkin en önemli belge olarak 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ön plana çıkıyor. Bu sözleşme öncesinde ise 1958 ve 1960 yıllarında Cenevre’de deniz hukukuna ilişkin iki ayrı BM konferansı düzenlenmişti. Yunanistan UNCLOS’u 1995 yılında, Arnavutluk ise 2003’te onayladı. “Deniz hukukunun anayasası” olarak da bilinen bu sözleşmeye göre, her ülkenin kara sularını 12 deniz mili geçmeyecek şekilde genişletme hakkı bulunuyor. Ancak söz konusu sözleşmede, bu hakkın uygulanmasını düzenleyen ve sınırlayan başka hükümler de var. İşte bu hükümler, Arnavutluk ve Yunanistan kıyılarının özellikleri ile Korfu, Lazaretto, Ereikoussa ve Othonoi gibi bazı Yunan adalarının sahip olabileceği durum ve ayrıntılar hakkında hukuki tartışmalara ve farklı yorumlara neden oluyor. Deniz yetki alanları sorununun çözümü için, tarafların ilgi ve isteklerinin ötesinde, bağlayıcı olan belirli kural ve ilkeleri dayatan uluslararası hukuk normları söz konusu.Tartışmalı bir diğer husus, denizcilik sözleşmesi kapsamında bir anlaşmanın gerekli olduğu MEB sınırlandırması. Hem Arnavutluk’un hem de Yunanistan’ın taraf olduğu UNCLOS’a göre, kıyıları birbirine bakan veya birbirine bitişik kıyılara sahip devletler arasında, MEB sınırlandırması uluslararası yasalar temelinde mutabık kalınan bir anlaşma temelinde gerçekleştirilir. Kıyıları birbirine bakan veya birbirine bitişik kıyılara sahip devletler arasındaki kıta sahanlığı sınırları da bu temelde gerçekleşir.Uluslararası deniz hukukunun yukarıda bahsedilen tanımları ve aynı zamanda Arnavutluk ve Yunanistan kıyılarının özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, karasularının genişletilmesi için, özellikle Yunanistan’ın küçük adalarının karasuları veya kıtasal karaya göre statüsü konusunda tarafların mutabakatı gerekiyor. Arnavutluk ile Yunanistan arasındaki bu mesele, Arnavutluk’taki uluslararası hukuk uzmanlarının “küçük bir adanın kıtasal karayla eşit haklara sahip olamayacağını” bildirmeleriyle daha da tartışmalı hale geliyor.UNCLOS’un 15’inci maddesine göre, “İki devletin sahilleri bitişik veya karşı karşıya olduğunda, aralarında aksine anlaşma olmadıkça, bu devletlerden ne birinin ne de diğerinin kendi karasularını, bütün noktaları bu iki devletin her birinin karasularının genişliğinin ölçülmeye başlandığı esas hatların en yakın noktalarından eşit uzaklıkta bulunan orta hattın ötesine uzatmaya hakkı yoktur”.İyon denizi ve Ege denizinde birçok adanın Arnavutluk veya Türkiye’nin ana karasına yakın olduğu göz önünde bulundurulduğunda, durum Yunanistan için daha da karmaşık hale geliyor. Bu nedenle karasularının genişletilmesi veya deniz alanlarının bölünmesi konusunda tarafların, yani Yunanistan ve komşularının anlaşmasını gerektirecek bir durum ortaya çıkıyor.Arnavutluk-Yunanistan (2009) anlaşması ve itirazlarArnavutluk’ta komünist rejim döneminde (1944-1991) ihmal edilen deniz yetki alanları sorunu, rejim yıkıldıktan sonra gündeme alınarak resmi müzakereler süreci başlatılmıştı. 2009 yılında Sali Berisha başbakanlığındaki Arnavutluk ile Kostas Karamanlis başbakanlığındaki Yunanistan hükümetleri arasında, Arnavutluk’un başkenti Tiran’da “uluslararası hukuk doğrultusunda tarafların ilgili alanlarının, kıta sahanlığının ve diğer deniz alanlarının sınırlandırılmasına” ilişkin anlaşma imzalanmıştı.Bahsi geçen anlaşmaya, o dönem muhalefette olan Arnavutluk’un mevcut Başbakanı Edi Rama’nın genel başkanlığını yaptığı Sosyalist Parti (PS) tarafından itiraz edilmişti. PS anlaşmanın anayasaya aykırı olduğunu savunarak Arnavutluk Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu. PS incelemenin ardından reddedilen ve meclisten onay alamayan anlaşmaya ilişkin, “Arnavutluk ile Yunanistan arasında deniz alanları sınırının daha önce belirlendiği için yeniden belirlemenin gerekli olmadığı” ve “anlaşmanın müzakere ve hazırlık sürecinin gizlice, şeffaflık olmadan gerçekleştirildiği” iddialarını öne sürmüştü. PS o dönemde, Arnavutluk’un temel çizgisinin önceden belirlenmediğini öne sürerek, bunun kıta sahanlığı ve diğer alanların belirlenmesinde önemli olduğunu, Arnavutluk ve Yunanistan’ın sahillerinin aynı olmadığını, bu hususun da su sınırının belirlenmesinde uygulanacak ilkenin seçimini etkilediğini savunmuştu.PS’nin iddialarına göre Korfu adası Arnavut devletine ait olması gereken deniz yetki alanına girdiği için Yunan tarafına avantajlı coğrafi koşullar oluşturuyordu. Anayasa Mahkemesi’ne şikâyette bulunan PS’ye göre, Othonoi adası da Arnavutluk aleyhine Yunan su alanının kuzey yönündeki bir diğer uzantısını oluşturuyordu. Arnavut heyetinin, Yunan tarafının Korfu körfezinin iç su statüsünde bir körfez olarak görülmesi talebini kabul etmesi ve Saranda körfezinin de aynı statüyü kazanması yönünde çaba göstermemesi, deniz alanının azalmasına ve dolayısıyla deniz sınır hattının Arnavutluk’un çıkarlarına zarar verecek şekilde Saranda kıyılarına doğru haksız şekilde yaklaşmasına yol açmıştı. PS Barketa kayalığına deniz alanı tanınması için bir sebep bulunmadığını, çünkü gel-git olaylarına bağlı olarak kayalığın ortaya çıktığını ve kaybolduğunu savunmuştu.Anlaşmanın Arnavutluk Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmesiArnavutluk Anayasa Mahkemesi 2010 yılında yapılan incelemelerin ardından anlaşmayı “hukuken geçersiz” ve “anayasaya aykırı” ilan ederek geçersiz kıldı. Anayasa Mahkemesi söz konusu anlaşma taslağında, ülkenin anayasası ve UNCLOS’la çelişen, usule ilişkin somut ihlaller tespit etti. Mahkeme anlaşmanın UNCLOS’un deniz yetki alanlarının belirlenmesinde gerekli olan “hakkaniyet” ilkesine uymadığına, “hakkaniyet” ilkesinin sadece kıta sahanlığı ve MEB sınırlandırmalarında değil, aynı zamanda sahilleri bitişik veya karşı karşıya olan ülkelerin karasularının bölünmesinde de uygulanabileceğine dikkati çekti ve sözleşmenin 15’inci maddesini hatırlattı. Buna göre, “özel durumlar” kavramı altında kıyı uzunluğu, şekli, adaların veya kaya kütlelerinin varlığı ve doğası gibi durumlara işaret ediliyordu. Yukarıda belirtilen “özel durumlar” kavramı ile “hakkaniyet” ilkesi göz önünde bulundurulduğunda, mahkeme Arnavut tarafının, Arnavutluk ile Yunanistan arasındaki sınır çizgisinin tanımlanması hususunda, her iki ülkenin özellikleri ve özellikle sınırlandırmaya tabi olan deniz yetki alanlarındaki ada veya kaya kütlelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği kanaatini açıkladı.Mahkeme yerleşik adalar olan Lazaretto, Ereikoussa ve Othonoi adalarının etkilerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinin yanı sıra, ana ada olan Korfu’nun da ayrıca değerlendirilmesi gerektiği görüşünü paylaşarak, anlaşmanın sınır çizgisinin çizilmesinde tüm adalara (haksız yere) tam yetki verdiğini, bu durumun ise söz konusu adaları Arnavutluk’un kıtasal karasıyla eşit tuttuğunu belirtti. Mahkeme ayrıca Yunanistan ile İtalya arasında 24 Mayıs 1977 yılında kıta sahanlığı sınırlandırması için varılan anlaşmayı hatırlatarak, burada Othonoi ve Ereikoussa adalarına kısmi yetkiler verildiğine dikkat çekti.Anayasa Mahkemesine göre, 2009 yılında imzalanan anlaşmadaki bir başka önemli sorun da Barketa kayasına ilişkin verilen karardı. Anlaşmada bu kayalığa tam yetki verildiğine işaret eden mahkeme, küçük, ıssız ve herhangi bir ekonomik faaliyetin söz konusu olmadığı bir kaya kütlesi olan bu kayalığın Arnavutluk’un kıtasal karasıyla eşit tutulması sorununu gözler önüne serdi. Dahası, bulunduğu konum nedeniyle kaya parçası iki ülke arasındaki karasularını bölen sınır çizgisinin de önemli ölçüde yer değişmesine sebep oluyordu.Sonuç bildirgesinde mahkeme, ayrıca Arnavutluk ile Yunanistan arasında imzalanan söz konusu anlaşmanın, Arnavutluk heyetinin Arnavutluk cumhurbaşkanı tarafından müzakereleri yürütmek için tam yetkiyle donatılmaması, anlaşmanın içeriğinde ciddi eksiklikler bulunması, adil ve dürüst bir sonuç elde etmek suretiyle iki ülke arasında denizcilik alanının bölünmesine yönelik uluslararası hukukun temel ilkelerinin uygulanmaması, adaların deniz alanlarının sınırlandırılmasında özel koşul olarak dikkate alınmaması gibi nedenlerden dolayı anayasayla uyumsuz olduğu değerlendirmesinde bulundu.İki ülke arasında olası müzakere süreçleri veya meselenin uluslararası mahkemelere taşınması durumunda, Arnavutluk Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu karar göz önünde bulundurulmalı.Müzakerelerin başlaması ve uluslararası mahkemeye gitme kararıArnavutluk ile Yunanistan arasındaki deniz yetki alanları meselesi, anlaşma 2010 yılında “düşürülse” de, açık bir sorun olarak kalmaya devam etti ve konu hem Arnavutluk’ta hem de Yunanistan’da tartışmalara neden oldu.Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile dönemin Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras yönetimindeki hükümetler, Nisan 2018’de iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda yeniden resmi görüşmelere başladı. Birkaç tur görüşmenin ardından nihai bir anlaşmaya varılamadı ve müzakereler yarıda kesildi. Ayrıca Yunanistan’ın İyon denizindeki deniz yetki alanlarını genişletme yönündeki iddiaları, Arnavutluk üst düzey yetkililerince sıkça tepkiyle karşılandı. Rama bu iddialara karşı “12 millik hak ancak uygulanması mümkün olan yerde uygulanır” tezini ortaya koyarak 12 mil hakkının UNCLOS’tan kaynaklandığını ve ülkesinin de bu hakkı 1990 yılında hakkaniyete uygun bir şekilde kullandığını hatırlattı.Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen anlaşmayı imzalayan eski Başbakan Berisha ise geçtiğimiz Ağustos ayında Yunanistan’ın kara sularını 6 milden 12 mile çıkarma planıyla ilgili yaptığı bir açıklamada “Bu, Arnavutluk için zararlıdır. Bölge özellikle Türkiye ile Yunanistan arasında var olan ihtilaflı iklimle ilgili olarak sorunludur ve bunun ciddi sonuçları olacaktır” ifadelerini kullandı.Arnavutluk ile Yunanistan arasındaki son anlaşmazlık ise 2020’de meydana geldi. Arnavutluk yetkilileri tarafından 20 Ekim 2020’de yapılan açıklamada, Yunanistan ile konunun uluslararası mahkemelere taşınması için anlaşmaya vardıkları bildirilirken, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias Tiran ziyareti sırasında konunun Lahey Uluslararası Adalet Divanı’na incelenmek üzere gönderileceğini doğruladı.Önümüzdeki aylarda tarafların dosyalarını hazırlamasının ardından, Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na giderek iddialarını savunması bekleniyor. Mahkemenin meseleyi nihai karara bağlamasıyla, sorunun iki ülke arasında “açık bir sorun” olmaktan çıkacağı ve artık bir nihayete ereceği düşünülüyor.
Manisa'da 3'Ü Başlarından Vurularak Öldürülmüş 4 Gencin Cesetlerinin Bulunduğu Alanda Yeni İnceleme Yapıldı
MANİSA (AA) - Manisa İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, 4 gencin ölü bulunduğu Ahmetli ilçesi Kestelli Mahallesi'nde yeni deliller aradı. Jandarma Olay Yeri İnceleme ekipleri, sabah erken saatlerde, 4 gencin cesedinin bulunduğu Kestelli Mahallesi Akçeşme mevkisinde çalışma yaptı. Yeni deliler arayan, olay yerini drone ile havadan görüntüleyen uzman ekipler, dedektör köpek 'Volta' ve iz takip köpeği 'Arya' ile de hayatını kaybeden gençlere ait yeni izlere ulaşmaya çalıştı. Bu arada İzmir Adli Tıp Kurumunda hayatını kaybeden gençlere ait cenazelerdeki otopsi işleminin sürdüğü öğrenildi. OlayDün akşam, Ahmetli ilçesi Kestelli Mahallesi'nde tarlasından dönen bir çiftçi, yol kenarında bir aracın yanında 4 ceset görünce durumu jandarmaya bildirmiş, olay yerinde yapılan incelemede Serkan (23) ve Ümit Zangal (20) ile Muharrem Zengin (22) ve Neşet Dalgın'ın (24) hayatını kaybettiği belirlenmiş, bu kişilerden 3'ünün av tüfeğiyle başlarından vurulduğu, birinde ise ateşli silah ya da kesici, delici alet yarası olmadığı tespit edilmişti. Olay yerindeki tüfeğin ise Muharrem Zengin'in babasına ait olduğu belirlenmişti.
Gazze İle Mısır Arasındaki Refah Sınır Kapısı İstisnai Olarak Açıldı
GAZZE (AA) - İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi ile Mısır arasında yer alan Refah Sınır Kapısı, istisnai durumlar için dört günlüğüne çift yönlü açıldı. Gazze'deki İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yolcu otobüslerinin çift yönlü açılan Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze'den ayrılmaya başladığı belirtildi. Bakanlık açıklamasında istisnai durumlar için açılan sınır kapısından geçişlerin bugünden itibaren 4 Şubat Perşembe gününe kadar devam edeceği kaydedildi. Mart ayında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına yönelik önlemler kapsamında çift yönlü geçişlere kapatılan Refah Sınır Kapısı, zaman zaman birkaç günlüğüne açılarak kısmi faaliyet gösteriyor.
Reklam
Van'da Hazırlanan İddianamede "Hdp Gençlik Merkezi İle Terör Örgütü PKK Arasında Organik Bağ" Tespiti Yapıldı
VAN (AA) - Van'da yürütülen terör soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, 'HDP Gençlik Meclisi ile terör örgütü PKK/KCK arasında organik bağın bulunduğu, örgütün sözde yöneticileri tarafından yapılan çağrıların talimat olarak algılandığı' tespitine yer verildi. Van Cumhuriyet Başsavcılığı, terör örgütü PKK'nın gençlik yapılanması içinde yer aldıkları gerekçesiyle 7'si tutuklu 20 sanık hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamladı.Van 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanıkların 'terör örgütüne üye olmak' ve 'terör örgütünün propagandasını yapmak' suçlarından 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi. Kentte çeşitli tarihlerde duvarlara yazılan örgütsel içerikli yazılarla ilgili Van Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince çalışma yürütüldüğü bildirilen iddianamede, terör örgütü PKK/KCK'nın gençlik yapılanmasına bağlı olarak 'DGH' ve 'DÖH' adı altında faaliyet gösteren gençlik örgütlenmesinin, eylemlerine legal görünüm kazandırmak amacıyla 'HDP Gençlik Meclisi' çatısı altında hareket ettiği aktarıldı. 'Milli imkanlarla gerçekleştirilen operasyonlarla terör örgütüne ağır darbe vuruldu'İddianamenin, 'HDP Gençlik Merkezleri kuruluşu' başlıklı bölümünde, terör örgütü PKK'nın kuruluşundan bu yana kırsala katılım ve örgütlenme faaliyetlerinde gençlik yapılanmasına büyük önem verdiği belirtildi. Yurt içinde ve dışında istihbarat ve milli imkanlar kullanılarak gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla terör örgütü PKK'nın ağır darbeler aldığı kaydedilen iddianamede, örgütün varlığını sürdürebilmek için şehir merkezlerinde, üniversitelerde örgütsel faaliyetlerinin aktif hale getirilmesi yönünde çağrılar yaptığına işaret edildi. İddianamede, gençlik yapılanmasına bağlı olarak faaliyet gösteren örgütlenmelerin, eylemlerine yasal görünüm kazandırmak, güvenlik güçlerince yapılabilecek muhtemel operasyonlara engel olmak için legal görünümlü yapılanmalara ihtiyaç duyduğu vurgulandı.Bu nedenle geçen yıl Ankara HDP Genel Merkezi'nde yapılan toplantıda gençlik örgütlenme faaliyetlerinin bundan sonra 'HDP Gençlik Meclisi' adı altında yürütülmesinin kararlaştırıldığı bilgisine yer verilen iddianamede, birçok ilde HDP Gençlik Meclislerine yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda yapılan aramalar sırasında örgütsel dokümanların ele geçirildiği ifade edildi.'Örgütün talimatları HDP Gençlik Merkezlerinde yerine getirilmiş'Terör örgütü PKK'nın sürekli gündemde kalmak ve müzahir kitle üzerindeki etkisini artırarak devam ettirmek için sürece göre değişik eylem talimatları verdiği aktarılan iddianamede, şu değerlendirmelerde bulunuldu:'Yapılan eylem çağrıları neticesinde birçok ilde şiddet eylemlerinin gerçekleştirildiği, eylemlerin tamamında terör örgütünün sözde bayrakları ile örgüt elebaşının posterlerinin açıldığı, terör örgütü ve elebaşı lehine sloganların atıldığı bilinmektedir. Örgütün elebaşı ve sözde üst düzey yöneticileri tarafından müzahir basın organlarından yapılan eylem talimatlarının HDP Gençlik Merkezleri tarafından gecikmeksizin yerine getirildiği ve çeşitli eylemlerin yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemelerde, tüm eylemlerin terör örgütünün sürece göre değişen talimatları ile gerçekleştirildiği, eylemlerin tamamında terör örgütünün sözde bayrakları ile posterlerin açıldığı ve yasa dışı sloganların atıldığı görülmüştür.''HDP Gençlik Merkezi ile terör örgütü PKK arasında organik bağ''HDP Gençlik Meclisi ile PKK/KCK silahlı terör örgütü arasında organik bir bağın bulunduğu' tespiti yapılan iddianamede, gençlik meclisinin örgütün güdümünde hareket ettiği, sözde yöneticileri tarafından yapılan çağrıların talimat olarak algılandığı belirtildi. İddianamede, şunlar kaydedildi:'Gençlik meclislerinde yer alanlar her ne kadar legal eylemler gerçekleştirdiklerini gösterseler de arka planda terör örgütü PKK'nın amacı, stratejisi ve hedefleriyle ilintili olarak örgütü övücü, yüceltici eylemlerin içinde oldukları anlaşılmıştır. Bir kısım şüphelinin, örgütün gençlik yapılanması olan 'Komalen Ciwan'a' bağlı olarak, eylemlerine legal görünüm kazandırmak, 11 Haziran 2019'da kurulan HDP Gençlik Merkezi çatısı altında hareket etmek amacıyla Whatsapp grubu kurdukları, terör örgütü mensuplarına ait video ve fotoğraflar paylaştıkları göz önüne alındığında terör örgütünün propagandasını yaptıkları belirlenmiştir.'İddianamede, şüphelilerin atılı suçlardan 15 yıla kadar cezalandırılmaları talep edildi.
Reklam
Adıyaman'da Kar Nedeniyle 53 Köy Ve 86 Mezranın Yolu Ulaşıma Kapandı
ADIYAMAN (AA) - Adıyaman'da etkili olan kar yağışı dolayısıyla 53 köy ve 86 mezranın yolu ulaşıma kapandı.İl Özel İdaresinden yapılan açıklamaya göre, kentte dün geceden bu yana etkili olan kar yağışı etkisini sürdürüyor.Kar nedeniyle Kahta, Çelikhan, Gölbaşı, Sincik, Gerger, Tut ilçelerine bağlı 53 köy ile 86 mezranın yolu ulaşıma kapandı.Ekipler, yolları ulaşıma açmak için çalışıyor.Öte yandan Gölbaşı ilçesindeki Gölbaşı Gölleri Tabiat Parkı'nda etkili olan kar yağışı sonrası bölgede güzel görüntüler oluştu.Gölün çevresinde mesire alanının beyaza büründüğü parktaki ördekler de sürüler halinde gezindi.Çocuklar için kepçeyle kar getirdilerKar yağışı, Kahta ilçesinde ise gerçekleşmedi.Akıncılar Beldesinde ikamet eden iş makinesi operatörü Zeynel Çetinkaya ise mahalledeki çocukların karla oynayabilmesi için kendi imkanlarıyla 70 kilometre uzaklıktan iş makinesiyle kar getirdi.Kar kütlesini, beldedeki sağlık ocağı lojmanları bahçesine boşaltan Çetinkaya, çocuklara kar topu oynama keyfi yaşattı.
Sarp Sınır Kapısı'nda 2020'De 177 Kaçakçılık Olayı Engellendi
ARTVİN (AA) - Türkiye'nin Gürcistan sınırındaki Sarp Sınır Kapısı'nda, gümrük muhafaza görevlilerince yapılan denetimlerde, geçen yıl 177 kaçakçılık olayı engellendi.AA muhabirinin Sarp Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğünden aldığı bilgiye göre, sınır kapısının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 15 Mart 2020'de yaya geçişlerine kapatılmasıyla kaçakçılık olayları azaldı.Kaçakçılıkla mücadele faaliyetleri kapsamında önlenen 177 olayda 204 milyon 95 lira değerinde gümrük kaçağı ürün ele geçirildi.Bu ürünler arasında ağırlıklı olarak elektronik sigara, sigara, nargile tütünü, alkol, makaron, bal, oto yedek parça, tespih, kozmetik eşya, cep telefonu, külçe alüminyum ile su kaplumbağası yer aldı.Söz konusu kaçakçılık olaylarına ilişkin 58'i yabancı uyruklu olmak üzere 198 kişi hakkında adli işlem yapıldı.Öte yandan, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) hakkında yakalama kararı bulunan 903 kişi, Sarp Sınır Kapısı'ndan yurt dışına kaçmak isterken gözaltına alındı. Bu kişilerden 254'ü tutuklandı.
Başkale'de Elektrik Akımına Kapılan Çocuk Hayatını Kaybetti
VAN (AA) - Van'ın Başkale ilçesinde elektrik akımına kapılan 8 yaşındaki Şiyar Akkuş yaşamını yitirdi.Uğurlu Mahallesi'nde kardeşleriyle kartopu oynayan Akkuş, evlerinin önünde bulunan elektrik teline temas etti.Elektrik akımına kapılan çocuğun yakınlarının durumu bildirmesi üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, yaşamını yitirdiğini belirlediği Akkuş'un cesedini, Başkale Devlet Hastanesine götürdü. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi'ndeki otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından alınan Akkuş'un cenazesi Uğurlu Mahallesi'ndeki mezarlıkta toprağa verildi.
Reklam