onedio
Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Zorluoğlu Kentteki Projeleri Değerlendirdi:
TRABZON (AA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, kent genelinde çalışmaları devam eden projelerle ilgili bilgi verdi.Zorluoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Beşirli Mahallesi'nde 1800 metrekare dolgu alanına yapılması planlanan ve 2 kattan oluşacak Su Sporları Merkezi'nin heyecan yarattığını, merkezin yaklaşık 5 milyon liraya mal olacağını belirtti.Trabzon'da bir ilk olacak Su Sporları Merkezi ile gençlerin yeni spor dallarında başarılara imza atmasını hedeflediklerini vurgulayan Zorluoğlu, kendilerinden desteklerini esirgemeyen Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu ve projeleriyle yakından ilgilenen milletvekillerine teşekkür etti.Sporda Performans Ölçüm ve Yetenek Merkezi çalışmalarına da değinen Zorluoğlu, Türkiye'de Ankara'dan sonra 2'nci olacak projenin temel aşamasının büyük oranda tamamlanmak üzere olduğunu, iç donanımı için gerekli malzemeleri aldıklarını ifade etti.Zorluoğlu, merkezde hizmet verecek 6 personeli de belirlediklerini, bu personelin şu anda Ankara'da eğitim aldığını kaydederek, merkez tamamlandığında bölgede çok önemli bir eksiği gidereceklerini belirtti.Planetaryum ve Bilim Merkezi ProjesiZorluoğlu, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı ile imzaladıkları protokol çerçevesinde hayata geçirecekleri Planetaryum ve Bilim Merkezi Projesinin şehre hayırlı olmasını dileyerek, şöyle devam etti:'Projemizin içerisinde bir gezegenevi var. Yine tasarım ve beceri atölyeleri ile çocuklarımızın, gençlerimizin tasarımlarını yapabilecekleri 3 atölye olacak. Ayrıca maker atölyeleri, robotik ve kodlama atölyeleri, keşif atölyeleri, sanal küre, sanal tur merkezi, güneş saati, 3 boyutlu hatıra resim köşesi, kafe ve fuaye alanlarından müteşekkil tam anlamıyla bir Planetaryum ve Bilim Merkezi'ni şehrimize kazandıracağız.'Zorluoğlu, projenin 12 milyon liraya mal olacağını aktararak, projeye desteklerinden ötürü Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'a teşekkür etti.Kuyumculuk Tasarım Merkezi Projesi'ni de Trabzon'a kazandıracaklarını vurgulayan Zorluoğlu, 'Kuyumculuk Tasarım Merkezi Projesi kapsamında bir iktisadi teşekkül kurularak merkezin idaresi tarafımızca sağlanacak ve son teknoloji ile donatılmış ortak kullanım alanlarında üretilecek tasarımlarla kuyumculuk sektörüne yeni bir ivme kazandıracağız.' ifadesini kullandı.Zorluoğlu, içerisinde tasarım, mumlama, 3D yazıcı, döküm, yıkama ve cilalama atölyelerinin bulunacağı projenin de 2 milyon 350 bin liraya mal olacağını kaydetti.Murat Zorluoğlu, hayata geçirdikleri Engelsiz Yaşam Akademisi ile yaklaşık 30 milyon liraya mal olması planlanan Kadın Yaşam Merkezi çalışmaları hakkında da bilgi verdi.
Yapımcı Emre Konuk, "Uyanış Selçuklu: Yapım Hikayesi Ve Dili" Başlıklı Seminer Verdi:
İSTANBUL (AA) - Selçuklu dönemini ekrana taşıyan 'Uyanış: Büyük Selçuklu' dizisinin yapımcısı ve genel yönetmeni Emre Konuk, Medeniyet Tasavvuru Okulu kapsamında düzenlenen 'Uyanış Selçuklu: Yapım Hikayesi ve Dili Başlıklı Seminer'e konuk oldu.Genç yapımcı, Selçukluların İslam tarihi açısından önemli bir kırılmayı oluşturduğuna işaret ederek, 'Türklerin 12. yüzyıl ertesinde dünya tarihinin seyrini değiştirebilmelerini mümkün kılan o başarının nüvesi Büyük Selçuklular döneminde yatıyor diye düşünüyoruz, ekip olarak. Tabii bunu sadece siyasi bir mesele olarak düşünmemek lazım.' dedi.'Selçuklu tarihi yetim kalmış bir tarih'Büyük Selçuklu Devleti'nin kültürel ve düşünsel manada sonraki asırları yönlendiren bir tecrübeyi geliştirdiğini belirten Konuk, şöyle devam etti:'Biz hep şunu söylüyoruz, Büyük Selçuklu dönemini kavramadan ne Eyyubiler'i, ne Danışmend Beyliği'ni, ne Anadolu Selçukluları'nı ve sonrasında da Osmanlı'yı anlamak pek mümkün değil. Özetle Selçuklu'ya yüzümüzü çevirmemizin sebebi ve derdimiz, İslam tarihinin ikinci büyük atılımını yönlendiren siyasi, kültürel ve düşünsel motivasyonu keşfedip, bunu günümüz insanıyla paylaşmaktı. Birçok kez söyledim, Selçuklu tarihi yetim kalmış bir tarih. Bu alanda bizlere vazifeler düşüyor, daha çok gayret etmek lazım. İzleyicideki beklenti, o beklentiyi karşılama meselesi bizim en başta kaygılı olduğumuz meselelerdi. Tabii kaygı olmadan da iyi bir iş ortaya çıkmıyor.'Konuk, 'Uyanış: Büyük Selçuklu' projesine fikir olarak 3 yıl önce başladığını dile getirerek, 'Başlarda bireysel bir çabaydı. Bir fikrin önce projeyi tasarlayan beyinde önce olgunlaşması gerekir ki, sonrasında bir ekip toplanabilsin. O bireysel çaba sonrasında tarih danışmanlarımız ve senaryo ekibimizin katılımıyla büyüdü ve bugüne kadar gelip, somut bir hal aldı.' diye konuştu.'Büyük Selçuklu bizim devletimiz ve kültür hafızamız'Dizinin hala gelişmeye devam ettiğine dikkati çeken Emre Konuk, şunları kaydetti:'Hala araştırmaya ve okumaya devam ediyoruz. Büyük Selçuklu tarihi çok enteresan. Okudukça yeni şeyler keşfediyorsunuz ve dönem olarak da çok zengin bir dönem. Tabii bizim hikaye etmeye çalıştığımız dünyanın Anadolu mayasının harcının karıldığı yer olması sebebiyle izleyicilerin kendilerine yakın bulduğu taraflar oluyor. Umudumuz da bu yöndeydi. Yani Büyük Selçuklu bizim devletimiz ve kültür hafızamız esasen. Dolayısıyla bunları anlatmak, insanlarda bir karşılığı olması bizleri mutlu ediyor. Zannediyorum sadece karakter hakkında okumalar ve fikri hazırlama süreci bir yıl kadar sürdü. Tek tek her bir karakteri Gazzali'yi, Melikşah'ı, Hasan Sabbah'ı, Sencer'i, Ömer Hayyam'ı tüm ayrıntılarıyla çalıştık. Hemen her dilde üretilmiş tüm literatürleri masamıza yatırdık. Her bir karakteri nasıl yansıtacağımız üzerine çok detaylı bir çalışma yaptık.' 'Alp Arslan'ın dünyasını anlattığımız mini dizi gibi bir hayalim var'Başarılı yapımcı, filmin dekoru konusunda ise TRT'nin desteğiyle büyük bir film platosu kurduklarını anlatarak, 'Şu an Belki de Türkiye'nin en büyük platolarından birini kurduk. Selçuklu Sarayı'ndan, Nizamiye Medresesi'ne, rasathane, İsfahan şehri, Batıni köyleri, kaleleri, Bizans Kalesi vesaire Selçuklu idari yapısını, kompleks bileşenlerine kadar oldukça geniş bir dünya inşa ettik. Tabii gerçeklik açısından bu izleyiciye geçiyor.' ifadelerini kullandı. Asr-ı Saadet'inin yanı sıra Türklerin İslamiyet'i kabul etme dönemiyle alakalı bir proje yapmanın en büyük hayali olduğunu dile getiren Emre Konuk, 'Şu anda bireysel olarak Malazgirt üzerine çalışıyorum. Malazgirt'ten ziyade finali Malazgirt olan, fakat Alp Arslan'ın dünyasını, onun fetih politikasını anlattığımız bir 6 bölümlük 60 dakikadan oluşan mini dizi gibi bir hayalim var. Onu da yapmak istiyoruz.' şeklinde konuştu.Yaklaşık bir buçuk saat süren etkinlikte Konuk, öğrencilerin sorularını yanıtladı.
Thy'den Yurt İçi Tek Yön Uçuşlarda Yüzde 30 İndirimli Kampanya
İSTANBUL (AA) - Türk Hava Yolları (THY), yurt içi tek yön uçuşlarda yüzde 30 indirimli uçuş kampanyası başlattı.THY internet sitesinde yer alan bilgiye göre, yolcular üç gün boyunca devam edecek yüzde 30'luk 'Büyük Bahar İndirimi'nden 'THY30' indirim kodunu kullanarak, faydalanabilecek.Şubat ayının 11 ila 13. günleri arasında düzenlenen, seyahat tarihi 1 Mart-6 Mayıs'taki biletler için geçerli kampanya, bugün sadece THY'nin internet sitesi ve mobil uygulamasında, 12-13 Şubat'ta ise THY'nin çevrim içi kanalları, satış ofisleri, çağrı merkezi ve acenteler dahil olmak üzere tüm satış kanallarından geçerli olacak.THY'nin tarifeli seferlerinde geçerli kampanya, Sabiha Gökçen Havalimanı çıkışlı ve varışlı uçuşlarda, THY'nin yaptığı ortak uçuşlarda ve AnadoluJet uçuşlarında geçerli olmayacak.Yolcular, kişisel bilgilerini doldurduktan sonra ödeme işlemi sırasında promosyon kodu bölümüne 'THY30' yazmaları halinde indirimden faydalanabilecek.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Gündemi Değerlendirdi:
İSTANBUL (AA) - Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, 'Bizim önem verdiğimiz husus meclis dışındaki partilerin de, toplumun her kesiminin de oturup karşılıklı olarak konuşup, müzakere edip bir milli mutabakat halinde anayasa metnine karar vermesi.' dedi.Erbakan, partisinin Zeytinburnu'ndaki İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği gündemi değerlendirme toplantısındaki konuşmasına, dün Irak'ta Türk Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonları sırasında şehit düşen askerlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı.Türkiye'deki milyonlarca insanın asıl gündeminin ekonomik sıkıntılar olduğunu dile getiren Erbakan, geçim derdi, yüksek enflasyon, yoksulluk konularını işlediklerini anlattı.'Yeni anayasanın müzakere edilmesi gerekir'Sivil anayasa ile ilgili soruyu yanıtlayan Erbakan, muhalefetin önemli bir kısmının tepkiyle ve dirençle karşılık verdiğini, oysa iktidarda bulunan AK Parti ve iktidar ortağı MHP'nin böyle bir girişimde bulunmasının makul karşılanabileceğini söyledi. Daha birkaç ay evveline kadar Millet İttifakı içindeki partilerin kendi aralarında bir anayasa çalışması yaptığını kaydeden Erbakan, 'Evet AK Parti ve MHP de yapabilir. Bizim önem verdiğimiz husus meclis dışındaki partilerin de toplumun her kesiminin de oturup karşılıklı olarak konuşup müzakere edip, bir milli mutabakat halinde anayasa metnine karar vermesi.' diye konuştu.Daha en başından 'Bunların yapacağı anayasadan hayır gelmez, biz buna karşıyız' diye bir şey söylemediklerine dikkati çeken Erbakan, şöyle devam etti:'Oturulması, müzakere edilmesi gerekir. Çünkü zaten 30 seneden beri söylenen darbe ürünü mevcut anayasa 20 kere değişiklik yapılmış, yamalı bohçaya dönmüş bir halde. Düzeltilmesi, tamir edilmesi mümkün değil. Dolayısıyla da yerli, milli, sivil, açık, sarih, inanç, ibadet, fikir özgürlüğünü, her kesimin, insan haklarını garanti altına alacak bir anayasanın yapılması faydalı olacaktır. Ancak tabii ki ben yaptım oldu anlayışıyla değil, toplumun bütün kesimlerinin mutabakatıyla bir anayasa çalışması yapılmalıdır. Bunu zaten yıllardan beri her kesimden siyasi parti de, biz de ifade ediyoruz. İnşallah milletimiz için hayırlı sonuçlar getirecek adımlar atılmış olur.''Hangi ittifaka yakınsınız. Ne durumda Refah Partisi?' sorusuna ise Erbakan, Yeniden Refah partisi olarak Türk siyasi tarihinin en büyük genel kurulunu geçen yıl Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirdiklerini, kuruluşundan 11 ay geçtikten sonra bir partinin siyasi hayatına resmi olarak yeni başlamış bir partinin 40 binin üzerinde insanla bu büyük kongreyi yapabilmesinin çok muazzam olduğunu belirtti.'Önceliğimiz kendi gücümüzle seçimlere girmek'Erbakan, 'Bunun yanında şu anda bizim üyelerimiz, elimizdeki üye formlarıyla 250 bin seviyesini aşmıştır. Bu Türkiye'de 20-30 senelik pek çok partinin üyesinden daha fazladır. Mecliste grubu bulunan partilerin üye sayısı kadar bir üyedir. Ve bugün 81 il, 900'ün üzerinde ilçede teşkilatlanmasını tamamlamış ve Türkiye'deki 200 binin üzerindeki sandığın dörtte birinde, yaklaşık 50 bininde sandık baş müşahitlerini belirlemiş, dinamik, güçlü, çalışkan bir teşkilatıyla seçimlere en güçlü şekilde hazırlanmaktadır. Bizim birinci önceliğimiz kendi gücümüzle, kendi başımıza bu seçimlere girmek.' ifadelerini kullandı.Türkiye'de siyasetin şartlarının değiştiğine değinen Fatih Erbakan, 'Milli görüş 50 senelik tarihinde koalisyonlar yapmış, seçim ittifakları yapmış ancak bunların hepsinde milli görüş belirleyici, çatı, ana omurga olmuştur. Dolayısıyla burada da böyle bir ittifak olması mümkün elbette.' dedi.Erbakan, 'Bugüne kadar ki siyasi tabloya baktığımızda iktidar kanadının çok güçlü bir argüman olarak ortaya koyduğu, 'Efendim bizim dışımızda kim var, işte şu var...' İyi de bunların başında lokomotif olarak CHP var, HDP var. Dolayısıyla bu CHP zihniyetinden millete 50-60 sene hiç hayır gelmedi. Muhafazakar, dindar, inançlı kesime bir sürü sıkıntı yaşattı.' şeklinde konuştu.'Toplumun sağ partilerinin bir araya gelmesi sinerji oluşturabilecektir'HDP'nin terörle özdeşleştiğini dile getiren Erbakan, konuşmasını şöyle tamamladı:'Bu CHP'yle, bu HDP'yle bir olduğunuz zaman isterseniz 30 taneniz bir araya gelin, istediğiniz şeyi söyleyin, merhum Erbakan hocamızın tabiriyle; 'Hepsinin üzerine bir macun çekildi.' Bunun için de toplumun sağ partiler olarak gördüğü, nitelediği partilerin bir araya gelmesi, bir sinerji oluşturabilecektir diye ifade ettik. Örneğin 1991 seçimlerinde MÇP, İDP ve Refah Partisi'nin yaptığı ittifak sinerji oluşturdu. Bu üç partinin oyları yüzde 13 seviyesindeyken toplam oy yüzde 17 seviyesine çıktı. Bu şekilde benzemezlerin ittifakı tam tersine bir negatif enerji ve algı oluştururken, birbirine yakın partilerin ittifakından bir sinerji oluşması mümkün. Bugüne kadar çeşitli partilerle genel başkan yardımcıları düzeyinde temaslarımız, görüşmelerimiz oldu. En son Demokrat Parti Başkanı Sayın Gültekin Uysal'ın ziyaretinde de sağ olsunlar bir takım konular da görüşüldü. Daha ziyade bir nezaket ziyareti kapsamındaydı. Ancak bundan sonra da tabii biz genel başkanlar düzeyinde de, genel başkan yardımcılar düzeyinde de bu sağ partilerle görüşmelerimize, müzakerelerimize devam edeceğiz.'
İran'da Reformistler "Kahrolsun Ruhani" Sloganlarına Tepki Gösterdi
İSTANBUL (AA) - İran'da bazı reformist siyasetçiler, dünkü devrim kutlamaları sırasında Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani aleyhine slogan atılmasını eleştirdi.Reformist siyasetçi Mustafa Taczade, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'Ülke lideri Ali Hamaney'in 'hakaret ve iftira atmayı bırakın' tavsiyesinin üzerinden iki hafta geçmeden DEAŞ meşrebi bir grup 'Kahrolsun Ruhani' sloganı attı. Hamaney ve çevresi, bu işe sesiz mi kalacak yoksa kınayacak mı bilemiyorum.' ifadelerini kullandı. Eski Yol ve Şehircilik Bakanı Abbas Ahundi de sosyal medyadan yaptığı açıklamada, 'Cumhurbaşkanı Ruhani aleyhine 'Kahrolsun Ruhani' gibi çirkin bir slogan atılması, ülkede birden çok devletin varlığını ortaya koymuştur. Bu, görmezlikten gelinmemelidir. Halife öldürmenin kapısı aralanırsa, bunun sonu gelmez.' ifadelerine yer verdi.'Devrim kutlamalarına gölge düşürdü'Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Ofisi İletişim ve Enformasyon Bakan Yardımcısı Ali Rıza Moizi, söz konusu sözlü saldırının devrim kutlamalarına gölge düşürdüğünü belirtti. Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Moizi, şunları kaydetti:'Bu çirkin ve utanç verici görüntüler, devrim kutlamalarına gölge düşürmüştür. Eğer bir yerde (müesses nizama) sızmalar aranıyorsa burada aranmalıdır.'İran'da dün 1979'da yapılan devrimin 42. yıl dönümü dolayısıyla kutlamalar düzenlenmişti. İsfahan'daki kutlamalarda, İran ve Hizbullah bayrakları taşıyan yüzlerce motosikletli, 'Kahrolsun Ruhani' sloganları atmıştı.
Reklam
"Siyah Beyaz Filmlerin Usta Oyuncusu: Vahi Öz"
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Siyah beyaz Yeşilçam filmlerinin, güler yüzlü oyuncusu Vahi Öz, vefatının 52. yılında yad ediliyor.'Horoz Nuri' ve 'Rüknettin' tiplemelerinin yanı sıra oyuncu Mualla Sürer'e söylediği 'Ama Bedia' repliğiyle akıllara kazınan usta oyuncu, 3 Kasım 1911'de İstanbul'da dünyaya geldi. Asıl adı Vahe Özinyan olan Ermeni asıllı sanatçı, Samsun Belediye Başkanı olan babası Dr. Faruk Öz'ün görevi nedeniyle yaşadıkları Samsun'da, okuduğu liseyi bitiremeden sanat dünyasının içine atıldı.Samsun Gençlik Mahfeli'nde 1928'de sahneye çıkan Öz, Halkevi piyeslerinde oyunculuk yaptı. Profesyonel oyunculuğa 1930'da İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda başlayan Öz, Raşit Rıza Trupu ile Anadolu'yu gezerek oyunlar sergiledi.'Kan Kardeşler' ve 'Hacı Baba' filmlerini yönettiAnkara Radyosu temsil kolunda 1938-1945 yılları arasında görev yapan sanatçı, her pazartesi yayınlanan 'Kimgil Ailesi'nde seslendirdiği 'Baba' rolüyle ün kazandı. Usta oyuncu, ayrıca bu dönemde sırasıyla 'Ses', 'Yeni Ses', 'Şen Ses' ve 'Küçük Opera'da çalıştı.Vahi Öz, 1945'te İstanbul'a dönerek Ses Tiyatrosu'nda oyunculuk ve yönetmenlik yapmaya başladı.Reşat Nuri Güntekin'in aynı adlı romanından uyarlanan, Turgut Demirağ'ın yönettiği 'Bir Dağ Masalı' filmiyle 1947'de sinemaya adım attı.Başarılı sanatçı, 1948'de Adile Naşit ve Aziz Basmacı ile 'Naşit Tiyatrosu'nu kurdu.'Horoz Nuri' ve 'Rüknettin' tiplemeleriyle büyük beğeni kazanan Öz, oyunculuğun yanı sıra senaryo yazarlığı ve yönetmenlik de yaptı. Öz, 'Süt Kuzuları' filminde yönetmen ve oyuncu, 'Kan Kardeşler' ve 'Hacı Baba' adlı yapımlarda ise yönetmen olarak görev aldı.Sanatçı ilk evliliğini 1940'ta henüz 29 yaşındayken yaptı. Bu evliliğinden Taner adını verdiği oğlu 1952'de dünyaya geldi. Daha sonra şarkıcı Saime Sinan ile evlenen Öz, kısa süre sonra Sinan'dan da ayrıldı. Beş kez evlenen sanatçının son eşi Jale Öz oldu.Öztürk Serengil ile şarkı söylediVahi Öz, 1964'te Serengil Plak için bir 45'lik yaparak, 'Bedia' ve Öztürk Serengil ile 'Bekarlıktan Kurtulduk' adlı parçaları seslendirdi.Küçük Opera Tiyatrosu'ndan 1966'da ayrılan Öz, eşi Jale Öz ile 'Vahi Öz Tiyatrosu'nu kurdu. Mualla Sürer ve Sadri Alışık'la yaptığı filmlerle hafızalarda yer eden Öz, neredeyse hiç renkli filmde rol almadı.Sadece görüntüsüyle dahi insanları güldürebilmeyi başarabilmiş komedyenlerden biri olarak Yeşilçam sinemasına damga vuran Öz'ün, son oyunu 'Bekar Biti' rolüyle 'Madam Roza' oldu.Oyuncu, 12 Şubat 1969'da prostat kanseri nedeniyle yattığı hastanede hayatını kaybetti ve Feriköy Mezarlığı'na defnedildi.Hastanede tedavi görürken, Ses Dergisi için Öz ile yapılmış son röportaja imza atan Erman Şener, başarılı oyuncuyla konuşmasını şu cümlelerle aktarmıştı:'Tamam artık. Film koptu, kopuyor, dedi. Bir şey diyecek oldum ama diyemedim. Sustum ve yüzüne baktım. Bir insan nasıl biterse, ne kadar biterse öyle bitmişti. 'Yiyecek ekmeğimizi, içecek suyumuzu tükettik.' dedi. O sırada kapı açıldı, konuşmamız bölündü. Geldiler, Vahi Öz'ün ateşine baktılar, hap verdiler ve çıktılar. İlk konuşan Vahi Baba oldu. 'Tiyatroyu çok özledim biliyor musun? Sanki otuz senedir sahneye çıkmamış gibi özledim tiyatroyu.' dedi. Bir an durdu. 'Saatin kaç?' diye sordu. Ezan okunuyordu. Ezanın sonuna kadar sustuk, hiç konuşmadık. Tam ayrılırken, 'Biliyor musun, bu hastalık elimde avucumda ne varsa aldı götürdü.'Usta sanatçının rol aldığı filmlerden bazıları ise şöyle:'Hülya', 'Kanlı Taşlar', 'Parmaksız Salih', 'Deli', 'Efelerin Efesi', 'Süt Kuzuları', 'Köprüaltı Çocukları', 'Kadifeden Kesesi', 'Çalıkuşu', 'Cumbadan Rumbaya', 'Ayrı Dünya', 'Hazreti Ömer'in Adaleti', 'Gönül Avcısı', 'Ayşecik Canımın İçi', 'Kader Kapıyı Çaldı', 'Keşanlı Ali Destanı', 'Turist Ömer', 'Ayşecik Cimcime Hanım', 'Sevgili Öğretmenim', 'Trafik Belma', 'Kara Sevda', 'Kanlı Nigar'
Mardin'de Metropol İllere Saldırı Hazırlığında 3 Terörist Yakalandı
MARDİN (AA) - Mardin'de metropol illere saldırı hazırlığında, üzerinde patlayıcı ve örgütsel belge ve materyaller ile yakalanan ikisi Suriye uyruklu 3 terörist tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, terör örgütü PKK/KCK-YPG/PYD'nin eylem ve faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik, Emniyet Müdürlüğü ve MİT Başkanlığının koordineli çalışmalar yürüttüğü bildirildi.Ülkeye illegal yollardan giriş yapan Suriye uyruklu şahısların terör örgütleri içerisinde faaliyet gösterdiği ve metropol illerde eylem yapmak üzere olan örgüt mensuplarına silah ve mühimmat aktarımı yaptığının bilgisinin alındığı ifade edilen açıklamada, yürütülen çalışmalarda illegal yollardan ülkeye geçiş yaptığı tespit edilen ikisi Suriye uyruklu 3 kişinin yakalandığı belirtildi.Açıklamada, yapılan üst aramalarında Suriye uyruklu şahısların üzerinde sigara paketlerindeki sigaraların içerisine gizlenmiş 11 el yapımı elektrikli kapsül, pijamalarının lastik kısmına gizlenen saniyeli ve infilaklı iki patlayıcı fitili, diğer kişinin üzerinde ise tuzaklama, sabotaj ve bomba yapımı konularına ait bilgi ve belgeler ile bombaları patlatma anlarına ait videolar içeren dijital materyaller ele geçirildiği aktarıldı.Emniyetteki işlemlerin ardından adli mercilere sevk edilen 3 teröristin tutuklandığı belirtilen açıklamada, ilde terör örgütlerinin eylem ve faaliyetlerinin engellenmesi ve deşifre edilmesi ile örgütle irtibatı ve iltisakı bulunan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülmekte olan çalışmaların kararlılıkla devam edeceği kaydedildi.
Reklam
Müsiad, İzka Desteğiyle İzmir'de Eğitim Merkezi Kuracak
İZMİR (AA) - Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD), İzmir Kalkınma Ajansının (İZKA) desteğiyle kentte eğitim merkezi kuracak. MÜSİAD'dan yapılan açıklamaya göre, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger ile MÜSİAD İzmir Şubesi Başkanı Bilal Saygılı, 'Kurumsal Kaynak Planlaması Konusunda Nitelikli Personel Yetiştirilerek İzmir Sanayisine Kazandırılması Projesi' kapsamında protokol imzaladı. Bu kapsamda kurulacak merkezde ilk etapta 180 kişiye eğitim verilecek. Eğitimleri başarıyla tamamlayan katılımcıların en az 50'si MÜSİAD üyesi iş adamlarına ait işletmelerde istihdam edilecek. Merkezde, bilgi ve iletişim teknolojileri uygulamaları, finansal okuryazarlık, veri okuryazarlığı, e-ticaret ve dijital pazarlama gibi alanlarda eğitim ve seminerler verilecek.
Kovid-19 Vaka Sayılarının Düşmeye Devam Ettiği İsrail'de Yüz Yüze Eğitim Aşamalı Olarak Başladı
KUDÜS (AA) - Bir aydan fazla süren karantina ile aşılama sayesinde günlük yeni tip koronavirüs( Kovid-19) vakalarında düşüşün sürdüğü İsrail'de ilkokul 1-4 sınıfları arasındaki öğrenciler için okullarda yüz yüze eğitime yeniden başlandı. Sağlık ve Eğitim Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü çalışma kapsamında, Kovid-19 vaka sayılarının düşük olduğu ve aşılanan kişi sayısının fazla olduğu bölgelerdeki ilkokullar yeniden açıldı.Bu kapsamda ilkokul 1-4 sınıfları arasındaki öğrenciler, bu sabah yeniden okullarında ders başı yaptı. Son bir ayın en düşük vaka sayısıÖte yandan ülkede son 3 günde günlük yeni vaka sayıları ve pozitif çıkan testlerin oranında yaşanan düşüş dikkati çekiyor. Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, son 24 saatte Kovid-19 teşhisi konulan 32 hastanın daha yaşamını yitirdiği ve 5 bin 265 yeni vaka tespit edildiği belirtildi.Yapılan 76 binden fazla testten yüzde 7,5'inin pozitif çıktığı ve bunun son 4 hafta içindeki en düşük oran olduğu ifade edildi.Son verilerle birlikte 9,3 milyon nüfusa sahip ülkede virüs kaynaklı can kaybının 5 bin 265'e, vaka sayısının da 709 bin 729'a yükseldiği kaydedildi.Açıklamada ayrıca, hastalardan 1001'inin durumunun ağır olduğu, 636 bin 189 kişinin ise iyileştiği aktarıldı. Nüfusun yüzde 25'ine aşının ikinci dozu uygulandı Öte yandan İsrail'de Kovid-19'a karşı aşılama çalışmaları devam ediyor.Sağlık Bakanlığının verilerine göre, ülkede bugüne kadar halkın yaklaşık yüzde 40'ına aşının ilk dozu, yüzde 25,25'ine ise ikinci dozu yapıldı. İsrail yönetimi, vakalardaki artış nedeniyle 27 Aralık 2020'den başlayarak 7 Şubat'a kadar ülke genelinde karantina uygulamasına gitmişti. Ülkede 8 Ocak'tan itibaren okullarda yüz yüze eğitime ara verilmişti.
Ekonominin Büyük Ölçüde Turizme Dayandığı Beytüllahim'de Halk Dört Gözle Kovid-19 Aşısını Bekliyor
BEYTÜLLAHİM (AA) - KAYS EBU SEMRA - İşgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim şehrinde yaşayan Filistinliler, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının son bulması ve şehrin ekonomisinin yeniden canlanması umuduyla dört gözle aşılamanın başlayacağı günü bekliyor.Ekonomisi büyük ölçüde turizme dayanan Beytüllahim'de halk, hükümetin Kovid-19'a karşı aşılama çalışmalarının yakında başlayacağını duyurmasının ardından tünelin ucunda ışığı gördüklerini ifade ediyor.Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, 1 Şubat'ta yaptığı açıklamada, çoğunluğu Kovid-19 Aşıları Küresel Erişim Programından (COVAX) olmak üzere birçok kaynaktan 50 bin doz aşı alacaklarını ve Batı Şeria ile Gazze Şeridi'nde toplu aşılamaya bu ayın ortasında başlayacaklarını duyurdu.Birden fazla kaynaktan gelen aşıların ulaşması ile aşılama sürecinin başlayacağını kaydeden Iştiyye, ilk sırada yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişilerin olduğunu belirtti.Ekonomi salgından ciddi zarar gördüFilistin'deki ilk Kovid-19 vakaları Beytüllahim'de kayda geçti. Beytüllahim'de Kovid-19'a karşı alınan önleyici tedbirler, yüzde 80 turizme bağımlı olan şehir ekonomisine ağır darbe vurdu.Hazreti İsa'nın doğduğuna inanılan yerin üzerine, Roma İmparatorluğu döneminde 327 yılında inşa edilen Doğuş Kilisesi, her yıl binlerce turisti şehre çekiyordu.Filistin Turizm Bakanlığı, 2019'da Filistin'e 1, 5 milyon ziyaretçinin geldiğini duyurmuştu. Ancak 2020 başlarında Kovid-19 salgınının başlamasından bu yana tüm rezervasyonlar iptal edildi.Aşı, Filistin'deki ağır sağlık ve ekonomik sorunların bitmesine vesile olabilirBeytüllahim'de ticaret yapan Useyyid Subuh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 aşısının krizden çıkış için bir umut ışığı olduğunu söyledi.Dünya Sağlık Örgütü tarafından ruhsatlandırıldığı sürece, aşılama süreci başlar başlamaz türüne bakmaksızın aşı olmaya hazır olduğunu dile getiren Subuh, aşının genelde Filistin, özelde de Beytüllahim için ağır sağlık ve ekonomik sorunların bitmesine vesile olabileceğini ifade etti.Beytüllahimliler ilk fırsatta aşı olmak istiyorBeytüllahim'de turizm fotografçısı olan Muhammed Murad, doğrudan turizmle bağlantılı bir iş yaptığı için salgından çok etkilendiğini belirtti.Aşılamanın başlamasını dört gözle beklediğini kaydeden Murad, şartlar müsait olur olmaz aşı olacağını vurguladı.Şehirde turizm sektöründe çalışan Cad eş-Şumeli de salgının sürmesi halinde turizm sektörü başta olmak üzere şehirdeki ekonomik daralmanın devam edeceğini kaydetti.Sırası gelince ilk fırsatta aşı yaptıracağına işaret eden Şumeli, aşının geç gelmesinin hiç gelmemesinden daha iyi olduğunu dile getirdi.İsrail işgali ve ablukası altındaki Filistin topraklarında son verilere göre, Kovi-19 kaynaklı can kaybı 2 bin 100'e, vaka sayısı da 185 bin 760'a,ulaştı.
Reklam
Antalya'da Dağlık Alanda Ölü Bulunan 11 Yaşındaki Çocuğun Cenazesi Ailesi Tarafından Alındı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Konyaaltı ilçesinde kayalık alanda ölü bulunan 11 yaşındaki çocuğun cenazesi, ailesine teslim edildi.Ali Kazım Ülker'in (11) cenazesinin Antalya Adli Tıp Kurumu morgundaki otopsi işlemi tamamlandı.Çocuğun cenazesi annesi ve ağabeyleri tarafından teslim alındı. Aile üyeleri, uzun süre gözyaşı döktü. Ülker'in cenazesinin Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde toprağa verileceği öğrenildi.Hurma Mahallesi'nde Ali Kazım Ülker'den uzun süre haber alamayan anne Habibe ile oğlu İlyas Ülker, dün, mahalledeki çocukların yönlendirmesiyle mahallenin yanındaki dağlık alanda yaptıkları aramadan sonuç alamayınca polise haber vermişti.Olay yerine gelen polis, itfaiye ve AFAD ekipleri tarafından yaya ve insansız hava aracı (İHA) ile yaklaşık 3 saatlik arama çalışması sonucunda dağın kayalık alanında çocuğun cansız bedeni bulunmuştu.
Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Çavuşoğlu İle Ortak Basın Toplantısında Konuştu:
DOHA/ANKARA (AA) - Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, Türkiye ve Katar arasındaki ilişkilerin çok özel ve önemli olduğuna dikkati çekerek, iki ülke arasındaki dayanışmayı daha çok pekiştirmek istediklerini belirtti. Al Sani, resmi ziyaret için Katar'da bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.'Kardeşim ve arkadaşım' olarak tanımladığı Çavuşoğlu'na iki ülke arasındaki stratejik dayanışma, iktisadi ve siyasi ortaklık ile iş birliği için teşekkür eden Al Sani, 26 Kasım 2020'de düzenlenen 6. Yüksek Stratejik Komite toplantısında önemli kararlar alındığını hatırlattı. Al Sani, kardeş ülke Türkiye'nin özellikle İran ve ABD arasındaki görüşmeler konusunda desteğini ve görüşünü değerlendirdiklerini aktardı.Türkiye'ye Libya'da demokratik dönüşüm sürecini desteklediği için de teşekkürlerini sunan Al Sani, Libya halkını her zaman desteklediklerinin altını çizdi. Al Sani, mevkidaşıyla aynı zamanda Suriye ve Afganistan'daki gelişmeleri de ele aldıklarını belirterek, 'Türkiye ve Katar arasındaki ilişkiler çok özel ve önemli. İki ülke arasındaki dayanışmayı daha çok pekiştirmek isteriz.' ifadelerini kullandı.
Kırklareli'nde Aralarında Bankacıların Da Olduğu 41 Şüpheli "Usulsüz Kredi" Davasında Hakim Karşısına Çıkacak
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde bir banka şubesini 'kredilerde usulsüzlükle' 11 milyon 967 bin 236 lira zarara uğrattığı iddia edilen 41 şüpheli hakim karşısına çıkacak.Kırklareli Cumhuriyet Savcısı Halis İpek tarafından hazırlanan iddianame, 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.Adli sicil kayıtları, kolluk fezlekesi, banka müfettiş raporları, taraf anlatımları, bilirkişi raporu, arama ve el koyma tutanaklarının yer aldığı iddianamede, tutuksuz sanıklar banka şube müdürü Z.G, şube personeli M.O. ve A.E, eksper T.G. ve K.P'nin de aralarında olduğu 41 şüpheli hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, bankacılık zimmeti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüt üyeliği suçlarından cezalandırılması talep ediliyor.İddianamede, şüphelilerin finansal sicilleri temiz ancak tarımsal faaliyet ile uğraşmayan ve paraya ihtiyacı olan kişileri bularak, ilgili bankadan tarımsal kredi kullanmaları, tarımsal faaliyeti olmayan kişilere Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi ile üzerine kayıtlı tarla bulunmaması halinde tarla kira sözleşmesi belgeleri düzenleyerek kredi kullandırıldığı iddiaları yer alıyor.Kredi tahsisine esas belgelerin hazırlanmasını sağlayan ve kredi teminatlarının yüksek fiyattan değerlendirilmesi için eksperler ile iletişim kurarak aracılık yaptığı ileri sürülen şüphelilerin, değişen tutarlarda pay aldıkları, adına kredi çekilen bazı kişilere ise hiç ödeme yapılmadan tüm kredinin şüpheliler arasında pay edildiği öne sürülüyor.İddianamede yer alan müfettiş inceleme raporlarına göre, usulsüzlük yapılarak kullandırılan kredilerden banka şubesinin 11 milyon 967 bin 236 lira zarara uğratıldığı aktarılıyor.Yardım alan kişiye yüksek meblağda kredi kullandırmışlarAyrıca, adına düzenlenen evraklar ile 500 bin lira kredi çektirilen şüpheli müşteri E.M'nin, ekonomik kazancının bankalardan yüksek meblağlarda kredi çekmesine elverişli olmadığı, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumundan (SHÇEK) aylık bin 368 lira yardım aldığının da tespit edildiği iddianamede belirtildi.Kırklareli'nde 5'i banka personeli 41 şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Reklam
Mehmetçik, Teröristlere Göz Açtırmamak İçin "Kara Kış"Ta Yaylaları Didik Didik Arıyor
ARDAHAN (AA) - Ardahan'da jandarma timleri, teröristlerin barınmaması amacıyla dondurucu soğuk ve kara kışa rağmen, kış boyunca kentteki yaylalarda operasyon yaparak teröristlere göz açtırmıyor.Valilikten yapılan açıklamada, vatandaşlarca yazın kullanılıp kış mevsiminde boşaltılan yayla evlerinin terör örgütü mensuplarınca kullanılmasının engellenmesi amacıyla çalışmaların sürdüğü belirtildi.Bu çerçevede İl Jandarma Komutanlığı timlerinin yaylalara kış boyunca operasyonlar yaptığı aktarılan açıklamada, operasyonlarda yayla evlerinin ve çevresinin arandığı bildirildi.Açıklamada, vatandaşın can ve mal güvenliği ile emniyetinin sağlanması amacıyla çalışmaların süreceği belirtilerek, 'Bölücü terör örgütünün bölgemizde faaliyet göstermesine engel olmak ve teröristleri arayıp bulmak ve yok etmek amacıyla kış şartlarında 285 personelimizin katılımıyla 56 operasyonel faaliyet icra edilmiştir.' ifadesine yer verildi.Dondurucu soğuk ve karla kaplı arazilerde operasyonlarına devam eden timlerin zaman zaman günlerce arazide kalıp geceyi kırsalda geçirdiği öğrenildi.Geceyi kendilerinin kardan yaptığı eskimo usulü 'iglo' evlerde geçiren Mehmetçik'in teröristlerin barınması ve erzak temin etmemesi için yaylaları didik didik aradığı kaydedildi.
Zonguldak'ta Kovid-19'Dan Ölen İlk Sağlık Çalışanı Son Yolculuğuna Uğurlandı
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybeden ilk sağlık çalışanı olan 42 yaşındaki Adem Hacıoğlu'nun cenazesi toprağa verildi.Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde fizyoterapist olarak görev yapan Hacıoğlu, Kovid-19 nedeniyle 25 Ocak'ta tedavi görmeye başladığı aynı hastanede dün yaşamını yitirdi.Kovid-19'dan ölen ilk sağlık çalışanı olan Hacıoğlu için, çalıştığı hastane önünde tören düzenlendi, ayakta güçlükle duran eşi Esin Hacıoğlu, gözyaşı döktü.Törene, merhumun çocukları İnci ve Alp Kemal Hacıoğlu'nun yanı sıra Zonguldak BEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı, İl Sağlık Müdürü Ertuğrul Güner, BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Başhekimi Şenay Özdolap ile hastane çalışanları katıldı.'Özveriyle ve meslek aşkıyla mesleğini yapan bir arkadaşımızdı'Rektör Prof. Dr. Çufalı, yaptığı konuşmada, Hacıoğlu'nun, işinin ehli ve güler yüzlü bir insan olduğunu belirterek, 'Allah kendisinden razı olsun. Bu dünyada işimizi iyi yapmak ve insanların gönlünü kazanmaktır önemli olan. Adem kardeşimiz de hepimizin gönlünü kazandı. Kendisine Allah'tan rahmet dilerim. Sağlık çalışanlarımızın bu dönemde işleri çok zor, kendileri büyük özveriyle çalışıyorlar. Sağlık çalışanlarımızın kıymetini bilelim.' şeklinde konuştu.Başhekim Şenay Özdolap da acılarının çok büyük olduğunu, Hacıoğlu'nu görev şehidi olarak uğurladıklarını ifade ederek, 'Adem, bizim göz bebeğimizdi. Özveriyle ve meslek aşkıyla mesleğini yapan bir arkadaşımızdı. Çok erken kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. Umarım bir sağlık neferi daha Kovid-19 nedeniyle görev şehidi olarak uğurlanmaz.' dedi.Hacıoğlu'nun cenazesi, Kozlu ilçesinde kılınan namazın ardından mahalle mezarlığında toprağa verildi.
Reklam
Edirne'de Evlerine Yıldırım İsabet Etmesi Sonucu Yaralanan Gencin Tedavisi Sürüyor
EDİRNE (AA) - Edirne'nin Havsa ilçesine bağlı Azatlı köyünde evlerine yıldırım isabet etmesi sonucu yaralanan İsmail Yılmazoğulları'nın (18) tedavisi hastanede sürüyor.Hafta başında kentte sağanak etkili oldu. Bazı bölgelerde kuvvetli yağış gök gürültülü şekilde gerçekleşti, bazı alanlara yer yer yıldırım isabet etti.Yıldırımlardan biri de Yılmazoğulları'nın oturduğu eve isabet etti. Yıldırım düştüğü sırada odasında prizde şarj olan cep telefonu elinde, kulaklığı takılı halde oyun oynayan İsmail Yılmazoğlu, kulak, el ve göğsünden yaralandı.Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılan ve buradaki ilk müdahalesi sonrası Kocaeli Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Yılmazoğulları'nın tedavisi sürüyor.'Kulağından kan geldi'Annesi Binnaz Yılmazoğulları, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yatmak için hazırlık yaptıkları sırada evlerine yıldırım isabet ettiğini anlattı.Oğullarının bağırması üzerine yaralandığını gördüklerini ifade eden Yılmazoğulları, 'Beni yıldırım çarptı koşun, bana dokunmayın.' diye bağırdı. Koştuk yanına, hemen kaldığı odadan evin salonuna getirdik. Elinin üzeri, kulağı zarar gördü, kulağından kan geldi. Telefonla oynuyordu o sırada patlamış, kulağında da kulaklık vardı.' dedi.Oğlunun sağlık durumunun iyi olduğunu anlatan Yılmazoğulları, 'Elinde yanıklar var, tedavisi oluyor. Daha kötü bir şey olmadı çok şükür. Vücudunda bir iki yerde de yara var. Böyle havalarda telefon kullanmamak gerek. Çocuk işte söyledik anlamıyor.' ifadesini kullandı.Yaralanan gencin amcası Seyit Yılmazoğulları ise 'Yan komşusuyuz kardeşimin. Sesi duyar duymaz hemen evlerine koştuk. İsmail'in kulağından kan geliyordu, gömleği yanmıştı. Ambulansla hastaneye götürdüler. Şimdi Kocaeli'nde 3 gündür tedavi oluyor.' diye konuştu.
Kastamonu'da Ormanlık Alan Ve Mahallede Etkili Olan Yangında Soğutma Çalışmaları Sürüyor
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Abana ilçesinde çıkan ve söndürülen yangın bölgesinde soğutma çalışmaları devam ediyor.İlçeye bağlı Çayırcık ve Hacıveli mahalleleri arasında 9 Şubat'ta çıkan, Abana ve çevre ilçelerin itfaiyeleri ile Orman Bölge Müdürlüğü ekiplerinin müdahalesi sonucu kontrol altına alınan yangın bölgesinden zaman zaman dumanlar yükseliyor.Abana Belediyesi İtfaiyesi ile Abana Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri, yangın bölgesinde soğutma çalışmalarını sürdürüyor. Kastamonu'da 9 Şubat'ta saat 02.00 sularında çıkan yangın rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyümüş, tedbir amaçlı Çayırcık Mahallesi ile Çampınar ve Yeşilyuva köyleri boşaltılmıştı. Yangın öğle saatlerinde kontrol altına alınmıştı.
Pilotaj Öğrencisinin Öldüğü Trafik Kazası Davasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Zeytinburnu'nda 22 yaşındaki pilotaj öğrencisi Selimhan Şimşek'in ölümüyle sonuçlanan trafik kazasına ilişkin sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama kararı çıkartıldı.Bakırköy 51. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuksuz sanık Sedat Yiğiter katılmadı. Müştekiler Ramazan Şimşek ve Havva Nur Şimşek'in avukatı Eşref Çalışır duruşmada hazır bulundu.Duruşmada söz alan avukat Çalışır, sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama emri çıkartılarak, ek savunmasının alınmasını talep etti.Mahkeme, ek savunmasının alınması için tutuksuz sanık Sedat Yiğiter hakkında yakalama kararı çıkararak duruşmayı erteledi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede müşteki Mustafa Ekentok'un kendi kullandığı aracıyla, yanında arkadaşları maktul Selimhan Şimşek ve Ali Yarlığan ile beraber Florya'dan Ankara istikametine doğru yola çıktığı anlatılıyor.Yan yolda seyrederken lastik sensörlerinin arıza vermesi üzerine sürücü Ekentok'un Zeytinburnu Demirciler Sitesi yol ayrımındaki taralı alanda aracı durdurduğu belirtilen iddianamede, Ekentok'un araçtan inerek önce sol taraftaki lastikleri kontrol ettiği, sağdaki lastikleri kontrol etmek için diğer tarafa geçtiği sırada, Selimhan Şimşek'in araçtan indiği aktarılıyor.Bu esnada sürücülüğünü Sedat Yiğiter'in yaptığı aracın hızlı seyrederken direksiyon hakimiyetini kaybedip Ekentok'un aracına sol arka çamurluğu ile teker kısmına ve araçtan inen Ahmet Selimhan Şimşek'e çarptığı ifade edilen iddianamede, çarpma sonucu ağır bir şekilde yaralanan Şimşek'in kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği belirtiliyor. İddianamede sanık Sedat Yiğiter'in 'taksirle öldürme' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve mahkumiyet verilmesi halinde 3 aydan az ve 3 yıldan fazla olmamak üzere sürücü belgesinin geri alınması isteniyor.
Aman-2021 Deniz Tatbikatı, Pakistan'ın Ev Sahipliğinde Başlıyor
KARAÇİ (AA) - AMAN-2021 Deniz Tatbikatı, 45 ülkenin katılımıyla Pakistan'ın ev sahipliğinde Umman Denizi'nde bugün başlıyor.Aralarında ABD, Çin, Rusya ve Türkiye'nin bulunduğu 45 ülkenin deniz kuvvetlerine bağlı birliklerin yer alacağı tatbikat, 16 Şubat'a kadar devam edecek.Pakistan Deniz Kuvvetleri, 'Barış için birlikte' sloganıyla düzenlenen tatbikatın, deniz güvenliği ve istikrarına tehdit oluşturan 'korsanlıkla, terörizmle ve diğer suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğini teşvik etmeyi' amaçladığını duyurdu.Bir hafta sürecek çok uluslu tatbikatın birçok ülkenin ikili ilişkilerinin gelişmesine zemin hazırlayabileceği kaydediliyor.Rus ve NATO deniz kuvvetleri, en son 2011'de Bold Monarch tatbikatının bir parçası olarak İspanya açıklarında ortak tatbikata katılmıştı.
Reklam