onedio
Gaziantepli Kadın Annesi Ölen Keçi Yavrusunu Evde Büyüttü
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'in İslahiye ilçesinde yaşayan Songül Yavuz, annesi ölen keçi yavrusuna yaklaşık 5 aydır evinde bakıyor.Amanos Dağları'nın eteğindeki Hasanlök Mahallesi'nde yaşayan 39 yaşındaki Yavuz'un evinin ahırında beslediği 4 keçiden biri doğum yaptıktan sonra öldü.Yavuz, 'Kınalı' adını verdiği Halep cinsi keçi yavrusunun altına bez bağlayarak evinde biberonla 5 ay besledi.Keçinin yağan karın ardından üşüdüğünü görünce ona çocuklarından birinin kazağını giydiren Yavuz, hayvanları ve köy hayatını çok sevdiğini söyledi.Bazı kişilerin hayvanlara yaptığı eziyetleri televizyonda izlediğinde üzüldüğünü ifade eden Songül Yavuz, 'Sevgi emek istiyor. Bu nedenle bu keçi yavrumuza evimde bakıyorum.' diye konuştu.Yavuz, havalar ısındığında keçiyi ahıra yerleştireceğini dile getirdi.
İngiliz Futbolundan Twitter Ve Facebook'a "Irkçılığa Karşı Harekete Geç" Çağrısı
İSTANBUL (AA) - İngiliz futbolunun önde gelen kurumları, sosyal paylaşım siteleri Twitter ve Facebook'a ırkçı paylaşımlara karşı acilen harekete geçmeleri yönünde çağrıda bulundu. İngiltere Futbol Federasyonu, Premier Lig ve İngiltere Futbol Ligi'nin yanı sıra futbolcu ve hakem birliklerinin de aralarında yer aldığı kuruluşlar, Twitter ve Facebook'un üst yöneticileri (CEO) Jack Dorsey ve Mark Zuckerberg'e hitaben açık mektup yayımladı.Sosyal medyada futbolcu ve hakemlere yönelik ırkçı mesajların artmasına vurgu yapılan mektupta, 'Sizin bu konuda harekete geçmemeniz, faillerin kendilerine ulaşılamayacağını düşünmelerine yol açtı. Irkçı ve ayrımcı mesajların durmaksızın süren akışı kendi kendini besliyor. Bunlar, milyarlarca kullanıcısı olan Twitter, Facebook ve Instagram tarafından ne kadar tolere edilirse, o kadar normal ve kabul gören bir davranış haline geliyor.' ifadeleri kullanıldı.Mektupta, sosyal medya platformlarından, ırkçı ifadelerin paylaşılmadan önce filtrelenip engelleneceği bir mekanizma kurulması, kimlik doğrulama prosedürlerinin iyileştirilmesi ve yasadışı ayrımcı materyaller paylaşan kişilerin tespiti için adli makamlara yardımcı olunması talebinde bulunuldu.Manchester United'da forma giyen Anthony Martial ve Axel Tuanzebe'nin yanı sıra Chelseali Antonio Rudiger ve Reece James, son haftalarda sosyal medyada ırkçı söylemlere maruz kalmıştı.İngiltere'de geçtiğimiz yıllarda Muhammed Salah, Paul Pogba ve Marcus Rashford gibi futbolculara yönelik ırkçı ifadeler uzun süre gündem olmuştu.
İngiliz Futbolundan Twitter Ve Facebook'a "Irkçılığa Karşı Harekete Geç" Çağrısı
İSTANBUL (AA) - İngiliz futbolunun önde gelen kurumları, sosyal paylaşım siteleri Twitter ve Facebook'a ırkçı paylaşımlara karşı acilen harekete geçmeleri yönünde çağrıda bulundu. İngiltere Futbol Federasyonu, Premier Lig ve İngiltere Futbol Ligi'nin yanı sıra futbolcu ve hakem birliklerinin de aralarında yer aldığı kuruluşlar, Twitter ve Facebook'un üst yöneticileri (CEO) Jack Dorsey ve Mark Zuckerberg'e hitaben açık mektup yayımladı.Sosyal medyada futbolcu ve hakemlere yönelik ırkçı mesajların artmasına vurgu yapılan mektupta, 'Sizin bu konuda harekete geçmemeniz, faillerin kendilerine ulaşılamayacağını düşünmelerine yol açtı. Irkçı ve ayrımcı mesajların durmaksızın süren akışı kendi kendini besliyor. Bunlar, milyarlarca kullanıcısı olan Twitter, Facebook ve Instagram tarafından ne kadar tolere edilirse, o kadar normal ve kabul gören bir davranış haline geliyor.' ifadeleri kullanıldı.Mektupta, sosyal medya platformlarından, ırkçı ifadelerin paylaşılmadan önce filtrelenip engelleneceği bir mekanizma kurulması, kimlik doğrulama prosedürlerinin iyileştirilmesi ve yasadışı ayrımcı materyaller paylaşan kişilerin tespiti için adli makamlara yardımcı olunması talebinde bulunuldu.Manchester United'da forma giyen Anthony Martial ve Axel Tuanzebe'nin yanı sıra Chelseali Antonio Rudiger ve Reece James, son haftalarda sosyal medyada ırkçı söylemlere maruz kalmıştı.İngiltere'de geçtiğimiz yıllarda Muhammed Salah, Paul Pogba ve Marcus Rashford gibi futbolculara yönelik ırkçı ifadeler uzun süre gündem olmuştu.
"Efsane Renk" Doğduğu Kentte Halı Ve Kilimlere Yansıdı
EDİRNE (AA) - Edirneli turizmci çift, Osmanlı döneminde tonunun yakalanması casusluk olaylarına konu olan ve 'efsane renk' olarak bilinen Edirne kırmızısı (Rouge d'Adrinople) renginden üretilen ipliklerle halı ve kilim dokunmasını sağladı.İş insanları Gökhan ve Çiğdem Balta, kentte yapılan çalışmalarla tekrar gün yüzüne çıkarılan ve kullanılmaya başlanan özel kırmızı rengin turistik değere dönüşmesi için çalışmalarını sürdürüyor.Daha önce sahibi oldukları tarihi konağı Edirne kırmızısına boyatan çift, bu kez de antika dükkanlarına dokuma tezgahı koyarak kırmızı rengin kullanıldığı halı ve kilimler dokunmasını sağladı.Gökhan Balta, gazetecilere yaptığı açıklamada, Edirne kırmızısını asırlar sonra doğduğu kentte halı ve kilimlere işlenmeye başlandığını söyledi.Rengin casusluk faaliyetlerine konu olduğunu anlatan Balta, 'Son yıllarda bu kültürel değeri ön plana çıkartmaya çalışıyoruz. Geçen yıllarda Kaleiçi'ndeki bir konağımızı Edirne kırmızısına boyatmıştık. Şehrin turizmine katma değer yaratacak bir ürün çıkartmak adına bir başlangıç yaptık.' dedi.'Kentimize değer katacağız'Zaman zaman dokuma tezgahının başına geçen Çiğdem Balta da Edirne'nin büyük tarihi ve kültürel değere sahip olduğunu ifade etti.Gelecekte kadınları işin içine katarak istihdama yönelik girişimleri olacağını dile getiren Balta, 'Çok heyecanlıyız. Bu konuyla ilgili çok araştırma yaptık ve özellikle kumaşlara, desenlere bu rengi işleyerek kentimize değer katacağız.' diye konuştu.
Manisa'da Bir Mahalle Kovid-19 Nedeniyle Karantinaya Alındı
MANİSA (AA) - Manisa'nın Kırkağaç ilçesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında bir mahallede karantina uygulaması başlatıldı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, ilçeye bağlı Gökçukur Mahallesi için Kovid-19 vakaların artması nedeniyle, İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulunca karantina kararı verildi.Karantinanın 10 gün boyunca uygulanacağı mahallenin giriş ve çıkışları da jandarma ekipleri tarafından kontrol altına aldı.
Samsun Ve Çevre İllerde Sağlık Çalışanlarına Coronavac Aşısının İkinci Dozu Yapılmaya Başlandı
SAMSUN (AA) - Samsun ile çevre illerde yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında sağlık çalışanlarına CoronaVac aşısının ikinci dozu yapılıyor.Samsun'da Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi çalışanlarına aşının ikinci doz uygulamasına başlandı.Uygulama, hastanenin aşı ünitesinde sağlık çalışanlarına ve MHRS aracılığı ile randevularını alan çalışanlara uygulandı. OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Tekin Şimşek, yaklaşık bir ay önce aşıların ilk dozlarını vurduklarını, Sağlık Bakanlığının belirlediği yaş aralıklarına aşılamanın devam ettiğini söyledi.Şimşek, bugüne kadar yaklaşık 4 bin 200 kişinin aşısının yapıldığını, bugün de bin kişiye yapılacağını kaydetti.SinopKent genelindeki hastanelerde ve sağlık kuruluşlarında gerçekleştirilen aşılama programına ilişkin bilgi veren İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Reyhanlıoğlu, tüm sağlık çalışanlarına ikinci doz aşılarının yapılmaya başlandığını ifade etti.Süreci en kısa sürede tamamlamayı hedeflediklerini anlatan Reyhanlıoğlu, 'Bu süreçte sağlık çalışanlarımız gecesini gündüzüne katmıştır. Mesai mefhumu gözetmeksizin hem pandemi ile mücadele edip hem de aşılama çalışmalarına katılmış, gerektiğinde ise ev ev dolaşarak vatandaşımızın sağlığı için mücadele etmişlerdir. Tüm sağlık tesislerimiz, devam eden rutin sağlık hizmetini de yürütmek içinde yoğun çaba harcamışlardır.' diye konuştu.ÇorumÇorum'da Kovid-19 aşısının ikinci doz uygulamasına başlandı. İl Sağlık Müdürü Ömer Sobacı, Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ikinci doz aşısını yaptırdı. ​​​​​​​Kentte sağlık çalışanlarının program dahilinde ikinci doz aşılarının kısa süre içerisinde tamamlanacağı bildirildi. KastamonuKastamonu genelinde CoronaVac aşısının ikinci doz uygulaması yapılıyor. İl Sağlık Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Kastamonu'da aşılama işlemlerinin başladığı belirtildi. Açıklamada, İl Sağlık Müdür Vekili Yüksel Kutlu'nun da aşı olduğu kaydedildi.ÇankırıÇankırı'da sağlık çalışanları program dahilinde ikince doz aşılarını yaptırmaya başladı.Kentte 70 yaş grubuna da aşılama randevu sisteminin açıldığı bildirildi.
Reklam
"30 Yıllık Nuri Kantar: Tekin Akmansoy"
İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - 'Kaynanalar' dizisindeki 'Nuri Kantar' tiplemesiyle unutulmayan oyuncu Tekin Akmansoy, vefatının 8. yılında anılıyor.Yaşamı boyunda tiyatro ve dizilerde meddahlık geleneğini devam ettirmeye çalışan sanatçı, 20 Ocak 1924'de Denizli'nin Sarayköy ilçesinde dünyaya geldi.Akmansoy, babasının devlet memuru olması sebebiyle 15 yaşından itibaren Ankara'da yaşamaya başladı. Halkevindeki tiyatro kurslarına 17 yaşındayken başlayan sanatçı, iNecip Fazıl Kısakürek'in kaleme aldığı 'Para' isimli oyunla profesyonel olarak ilk kez sahneye çıkmasına ilişkin bir röportajında şunları söylemişti:'Necip Fazıl, 'Para' isimli piyesinde, Feridun Çölgeçen'le bir ortaklık yapıyor ve Yardım Sevenler Derneği adına paralı oynuyorlardı. Ben de Halkevindeyim. 'Sen oyna.' diye beni çağırdılar ve ilk defa para alarak orada oynadım. O dönemde gezginci tiyatrolar gelirdi Denizli'ye. Babam bizi hep götürürdü. Onları dışarıda görürdüm papyonlarıyla, hayranlıkla bakardım. Eski tiyatrocuların sanat terbiyesi bir başkaydı.'Uzun yıllar çeşitli tiyatrolarda görev alan usta oyuncu, Ankara Atatürk Lisesi'nden 1942'de mezun oldu. 1947'de Ankara Devlet Konservatuvarı'nı bitiren Akmansoy, aynı yıl Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak göreve başladı. Ankara Devlet Tiyatrosu'ndayken usta oyuncu, 1947- 1971 yılları arasında çok sayıda aralarında 'Küçük Şehir', 'Alın Yazısı', 'Othello', 'Hülleci', 'Ayak Bağı', 'Gök Taşı' ve 'Bal Sineği'nin bulunduğu çok sayıda tiyatro oyununda yer aldı.30 yıl Nuri Kantar'ı oynadıAkmansoy, 1974'te TRT'de başlayan ve dünyada sitcom'un ilk örneklerinden biri olarak sayılan'Kaynanalar' dizisinde 2004'e kadar, Kayserili uyanık iş adamı 'Nuri Kantar' tiplemesini canlandırdı. Sanatçı, büyük ün kazanmasını sağlayan Nuri Kantar karakterini 1975'te 'Kaynanalar' ve 'Nöri Kantar Ailesi' adlı sinema filmlerde de sürdürdü.'Kaynanalar' dizisinin senaryosunu da kaleme alan Akmansoy, kızı Arzu Akmansoy ile dizinin yönetmenliğini de üstlendi.Akmansoy, yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in yaptığı, 1974 yapımı 'Köyden İndim Şehire' adlı komedi filminde, Kemal Sunal, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe ve Perran Kutman ile oynadı.Usta oyuncu, 'Sonradan Görmeler', 'Emret Muhtarım' ve 'Beybaba' adlı dizilerle birlikte uzun süre ara verdiği televizyona yeniden geri döndü. Devlet Sanatçısı unvanını 1988'de alan Akmansoy, 2006'da seyirciyle buluşan 'İki Aile' dizisinde, 'Tahir Pamukçuoğlu' karakterini canlandırdı. TRT'nin hazırladığı 'Meddah' adlı yapımda 1988- 2002 yılları arasında tek başına birçok tipe hayat veren usta oyuncu, ilk evliliğini Sevim Hanım ile yaptı ve bu evlilikten Alev Esen adlı kızı doğdu. İkinci evliliğini, Meral Akmansoy ile gerçekleştiren sanatçının, yönetmenlik yapan kızı Arzu Akmansoy dünyaya geldi.Kariyeri süresince 50 kadar oyuncu yetiştirdiArzu Akmansoy, babasının cenaze töreninde yaptığı açıklamada, duygularını şu sözlerle aktarmıştı:'O benim her şeyim canımdı. Arkadaşım, babam, her şeyimdi. Ben onu kaybettim diye düşünmüyorum. Çok büyük bir sanatçı diye düşünüyorum. Allah herkese böyle bir ömür nasip etsin. Babam gönüllerde hep yaşayacak.'.Diğer kızı Alev Esen ise 'Babam benim de arkadaşım, dostumdu. Büyük oyuncu, büyük sanatçıydı. O kadar başarılıydı ki. Baba rolünü de çok güzel oynadı. Hepimizin içinde bir parça olarak gitti. Hepimizin, bütün Türkiye'nin başı sağ olsun. O bizim bir parçamızdı, ailemizin bir parçasıydı.' ifadelerine yer vermişti.Tekin Akmansoy, 2011'de '2. Antalya Televizyon Ödülleri'nde ve 2008'de '35. Altın Kelebek'te 'Onur Ödülü'ne layık görüldü. Birçok filmin yapımcılığın da üstlenen Akmansoy, yaşamı boyunca 50'ye yakın oyuncu yetiştirdi.Zatürre teşhisiyle hastanede tedavi gören sanatçı, 12 Şubat 2013'te yaşama veda etti. Akmansoy'un cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde kılınan namazın ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda bulunan eşi Meral Akmansoy'un yanına defnedildi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, usta oyuncunun vefatının ardından şu mesajı paylaşmıştı:'Beyazperde ve tiyatro sahnelerimizin en değerli karakter oyuncularından olan merhum Tekin Akmansoy, canlandırdığı unutulmaz tiplemeleri ve gülen yüzüyle her zaman sevgi, saygı ve tebessümle hatırlanacaktır. Muhterem sanatçımıza Yüce Allah'tan rahmet, ailesine, sanat camiamıza ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.'Tekin Akmansoy'un rol aldığı yapımlardan bazıları şöyle:'İki Aile', 'Emret Bakanım', 'Emret Muhtarım', 'Beybaba', 'Sonradan Görmeler', 'Mezarımı Taştan Oyun', 'Kanlı Feryat', 'Kaderin Mahkumları', '501 Numaralı Hücre', 'Kanlı Deniz'
Esed Rejimi Güçleri Haseke'de Terör Örgütü Ypg/PKK'nın Gözetiminde Hareket Edebilecek
HASEKE (AA) - Rusya ve terör örgütü YPG/PKK, bir süredir yürüttükleri görüşmeler sonucunda, Beşşar Esed rejimi güçlerinin Haseke il merkezi ve Kamışlı ilçe merkezinde sadece YPG/PKK'lı teröristlerin onay ve gözetimi altında hareket edebileceği konusunda anlaştı.Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke ilini işgal eden YPG/PKK'lı teröristlerle Esed rejimi güçleri arasında Aralık 2020'de başlayan ve Rusya'nın ara buluculuğuyla yatıştırılmaya çalışılan gerginlikte yeni aşamaya geçildi.AA muhabirinin yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, terör örgütü YPG/PKK ve Rusya, rejim güçlerinin Haseke'deki varlığına dair yürüttükleri bir dizi görüşmenin ardından yeni bir anlaşmaya vardı.Anlaşma gereği, rejim güçleri Haseke kent merkezi ve Haseke'ye bağlı Kamışlı ilçe merkezinde sadece YPG/PKK'lı teröristlerin onay ve gözetimi altında hareket edebilecek.Buna karşılık YPG/PKK'lı teröristler, söz konusu bölgelerdeki rejim güçlerine uyguladığı ablukayı kısmen gevşetecek. Kaynaklar, rejim güçlerinin söz konusu anlaşmadan dolayı rahatsızlık duyduğunu ancak Rusya'nın kesin talimatlarına karşı gelemediklerini kaydetti. YPG/PKK ve Esed rejim güçleri arasında ilk olarak 28 Aralık 2020'de Kamışlı ilçesinde başlayan gerilimi yatıştırmak için devreye giren Rusya, taraflar arasında uzun süredir ara buluculuk yapıyor.Terör örgütünün Esed rejimine Haseke ilinin tamamından çekilmesi için 20 Ocak'a kadar verdiği sürenin dolmasının ardından Rusya, YPG/PKK'dan ek süre talep etmişti.Öte yandan YPG/PKK ve Esed rejimi bu ayın başında Haseke ve Halep illerinde karşılıklı olarak birbirlerini uyguladıkları ablukaları kısmen gevşetmeye başlamıştı.Gerilim nasıl başlamıştı?Terör örgütü YPG/PKK'nın, Suriye'nin kuzeyindeki Ayn İsa beldesinin rejim güçlerine devredilmesi konusunda bir süredir baskılara maruz kalması, taraflar arasındaki gerginliğin fitilini ateşledi.Terör örgütü bu baskılara 28 Aralık 2020'de Esed rejimi güçlerinin Kamışlı ilçesindeki bazı mensuplarını alıkoyarak karşılık verdi. Rejim mensuplarının bırakılmaması üzerine, ilçedeki rejimin güvenlik güçleri de örgüt üyelerinden bazılarını gözaltına aldı.Rusya'nın ara buluculuğunda alıkonanlar serbest bırakıldı ve bir süreliğine gerginlik yatıştı ancak daha sonra karşılıklı gözaltılar devam etti ve YPG/PKK, 8 Ocak'ta Kamışlı, 16 Ocak'ta da Haseke'de Esed rejimine ait askeri bölgeleri abluka altına aldı.31 Ocak'ta ise Haseke ilinde Esed rejimi unsurları ile terör örgütü YPG/PKK arasında çıkan çatışmada 1 rejim unsuru ölmüş, 4 rejim unsuru yaralanmıştı.
Reklam
İngiltere'de Yapılan Araştırmaya Göre, Kovid-19’U Atlatanların Yüzde 41'İ Travma Sonrası Stres Bozukluğu Yaşıyor
ANKARA (AA) – İngiltere'de yapılan bir araştırma, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalananların yüzde 41'inin sağlığına kavuşmasının ardından travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını ortaya koydu.İngiltere'deki Imperial College London ve Southampton Üniversitesinin yürüttüğü ortak araştırmada, Kovid-19’a yakalanan 13 bin 49 kişi üzerinde ankete dayalı inceleme yapıldı. Araştırmanın sonuçları, Kovid-19’a yakalananların yüzde 41’inin, hastalık sürecinde herhangi bir klinik yardım veya hastanede tedavi almasalar bile hastalığı atlattıktan sonra o anları tekrar hatırlayarak yüksek derecede travma sonrası stres bozukluğu yaşadığını gösterdi.Imperial College London Psikiyatri Bölüm Başkanı Dr. Adrian James araştırmayla ilgili, 'Kovid-19'un zihinsel olarak ciddi sonuçları olabileceği açık. Bu virüs sadece fiziksel sağlığımız için bir tehdit değil, aynı zamanda hastalık sırasında ve sonrasında akıl sağlığımız için de önemli riskler oluşturuyor.' değerlendirmesini yaptı.Imperial College London'dan araştırma ekibinin üyesi Dr. Adam Hampshire da açıklamasında 'Kovid-19 kaynaklı solunum sorunları nedeniyle evde kalan ve tıbbi yardım almayan hastaların önemli bir kısmı da dahil olmak üzere, salgının tüm hastalarda akut ve kalıcı bir etkiye sahip olma ihtimalinin yüksek olduğunu görebiliyoruz.' ifadelerini kullandı.Araştırmacılar, bulguların Kovid-19 hastalarının ruh sağlıklarının takibinin ve ruh sağlığı tedavilerine erişimlerinin önemini gösterdiğini vurguladı.Travma sonrası stres bozukluğuna ilişkin semptomların, Kovid-19'u atlattıktan hemen sonra veya 6 aya kadar ortaya çıkabileceğini belirten araştırmacılar, zamanında tedavi olunmazsa etkisinin yıllarca sürebileceğine dikkati çekti.Kovid-19 hastalarında görülen travma sonrası stres bozukluğu semptomları arasında en yaygın olarak sürekli hastalık anlarını hatırlama, duygularda dalgalanma, hastalık hakkında konuşmaktan kaçınma, anıları silmeye çalışma, gergin olma ve her şeyden kolayca ürkme gibi davranışların olduğu ifade ediliyor.Kasım 2020’de yapılan bir araştırma da Kovid-19’a yakalananların yüzde 18’ine hastalıktan sonraki üç ay içinde anksiyete, depresyon veya uykusuzluk tanısı konulduğunu göstermişti.
El Kaide'nin Yemen Lideri Yayınladığı Görüntüyle Bm'nin Duyurduğunun Aksine, Yakalanmadığını İlan Etti
ADEN (AA) - Terör örgütü El Kaide'nin Yemen lideri Halid Batarfi, yayınladığı görüntüde Birleşmiş Milletler (BM) raporunda belirtildiğinin aksine, yakalanmadığını duyurdu.El Kaide'nin medya kolu olan El-Melahim isimli kuruluş, gece geç saatlerde, 'Amerika ve Acı Çektirme' başlıklı yaklaşık 20 dakikalık bir video yayınladı.Videoda konuşan Batarfi, 'Bugün ABD Kovid-19'dan en büyük payı alıyor ve 400 binden fazla can kaybı ile pandemi kaynaklı ölü ve vaka sayısında ilk sırada yer alıyor.' ifadelerini kullandı.Konuşmasında ABD Kongresine düzenlenen baskınına da değinen Batarfi, bu olayı, daha sonra meydana gelecek olaylara nispeten 'buzdağının görünen kısmı' olarak nitelendirdi.Batarfi, Kongre baskını olaylarını ABD'nin çöküşünün bir parçası olarak değerlendirdi.El Kaide'nin Arap Yarımadası'ndaki lideri Kasım er-Rimi'nin Ocak 2020'de ABD'nin insansız hava aracı saldırısıyla öldürülmesinin ardından Halid Batarfi, örgütün lideri olmuştu.Batarfi, Nisan 2015'te Yemen'in Hadramevt vilayetinde bir hapishaneye düzenlenen baskın sonrasında, yaklaşık 300 kişi ile kaçmıştı.Birleşmiş Milletler bünyesinde 'aşırılık yanlısı grupların izlenmesiyle ilgilenen uzmanlar' 5 Şubat'ta yayınladıkları raporda, Batarfi'nin aylar önce canlı olarak yakalandığını duyurmuştu.Raporda, 'Ebu Mikdad el-Kindi' adıyla bilinen Batarfi'nin geçen yıl ekim ayında Yemen'in El-Mehra ilinin merkezi El-Gayda kentinde düzenlenen operasyonda canlı olarak yakalandığı ve yardımcısı Saad bin Atıf el-Avlaki'nin ise operasyon sırasında öldürüldüğü belirtilmişti.
Reklam
Hayvan Deneylerinde Sona Gelinen Kovid-19 Aşısında Kadın İmzası
İSTANBUL (AA) - GÜÇ GÖNEL SAĞIROĞLU - Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşı geliştirmek üzere ekibiyle çalışmalarına ara vermeden sürdürüyor.Türkiye'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK koordinasyonunda oluşturulan Kovid-19 aşı çalışma gruplarından birinde görev yapan Prof. Dr. Özören, 15 kişilik ekibiyle Nisan 2020'den bu yana aşı geliştirmek üzere çalışıyor. Aşı çalışmalarında hayvan deneyi aşamasını tamamlamak üzere olan Özören ve ekibi, gelecek yeni fonlarla çalışmalarını bir sonraki aşamaya taşımak için gün sayıyor.11 Şubat 'Bilimdeki Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü' dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Özören, Bulgaristan'da doğduğunu, orada uygulanan asimilasyon politikasının etkisiyle zor günler yaşadıklarını ve ailesiyle Türkiye'ye iltica ettiklerini söyledi.Burada lise eğitimini tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Biyoloji Bölümünü bitirdiğini, Pensilvanya Üniversitesi'nde doktora, Michigan Üniversitesi'nde de post doktorasını tamamladığını, 9 yıllık ABD tecrübesinin ardından Boğaziçi Üniversitesi'ne döndüğünü kaydetti.Özören, üniversiteye döndükten sonra kendi araştırma ekibiyle çalışmalarına devam ettiğini belirtti.Dünyanın 4 bölgesinde patentli, Türkiye'nin ilk ve tek biyoteknoloji buluşu olan 'mikrokürecik' teknolojisi üzerinde yürüttükleri çalışmaların bugünkü aşı çalışmalarının önünü açtığını ifade eden Özören, temel bilimler alanında yapılacak her çalışmanın, 50 yıl sonra başka çalışmaların önünü açabileceğinin altını çizdi.'Biz 10 yıldır hazırız'Prof. Dr. Özören, biyoteknoloji alanında aldıkları patente yönelik çalışmaların bugünkü aşı çalışmalarının da altyapısını oluşturduğunu vurgulayarak, 'Bugünkü aşı çalışmaları için biz 10 yıldır hazırız. Biyoteknoloji alanındaki buluşumuzu 2010-2011 gibi yapmıştık, 2012'de patente başvurduk, 2014'te Türkiye tescilini aldık. 10 yıldır biz bu konuda kafa patlatıyoruz, çalışıyoruz ki bunlar da daha önceki on yılın bilimsel birikimine dayalı süreçler.' dedi.Türkiye'nin bakterilere, virüslere, parazitlere yönelik aşı ve ilaç merkezlerine ihtiyacı olduğunu dile getiren Özören, Nisan 2020'de onaylanan projeleri için 1,5 milyon lira fon aldıklarını anımsattı.Özören, yapılan deneyler hakkında bilgi vererek, 'Şu anda hayvan deneylerini bitirmek üzereyiz. Her şey olumlu gidiyor. Şu anda bize verilen sözler olumlu. 'Yeter ki fare deneyleri iyi gelsin ondan sonra biz bu fonları size temin edeceğiz' diyorlar. Biz de devletimize güveniyoruz. Umarım bu süreci geçerek, olumlu bir yol oluştururuz.' dedi.Prof. Dr. Özören, biyoloji alanında kadınların yoğunlukta çalıştığını, lisans öğrencilerinin ailelerinin ekonomik kaygılarla oğullarını para kazanacakları mühendislik ya da hekimliğe yönelttiğini anımsatarak, bunun aslında ülke için kayıp olduğunu, en yaratıcı beyinlerin temel bilimlere gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: "Kktc'ye 40 Bin İlave Aşı Daha Gönderiyoruz"
LEFKOŞA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) bugüne kadar 40 bin doz yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı gönderildiğini ve bugün 40 bin doz daha aşı gönderileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye ile KKTC arasında muhtelif anlaşmaların imza töreninde konuştu.Salgınla mücadelede KKTC'ye Türkiye'den 15,5 milyon değerinde sağlık malzemesi ve gıda yardımı sağladıklarının altını çizen Oktay, bugüne kadar 40 bin doz Kovid-19 aşısı temin ettiklerini hatırlattı.Oktay, 'Bugün inşallah 40 bin ilave aşı daha gönderiyoruz.' dedi.
Meteorolojiden 7 İl İçin Soğuk Hava Uyarısı
ÇANKIRI (AA) - Çankırı, Bartın, Bolu, Düzce, Karabük, Kırıkkale ve Zonguldak'ta sıcaklıkların hafta sonunda 6 ila 15 derece azalarak mevsim normalleri civarına ve yer yer altına ineceği tahmininde bulunuldu.Meteoroloji 9. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, 7 ilde mevsim normallerinin 6 ila 12 derece üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının cuma günü kuzeybatı kesimlerden başlayarak azalacağı belirtildi.Cuma günü Balkanlar üzerinden gelecek yağışlı sistemin etkisiyle sıcaklıkların hafta sonunda 6 ila 15 derece azalacağı vurgulanan açıklamada, 'Pazar günü Karadeniz üzerinden gelecek sistemin ve kuvvetli poyrazın etkisiyle Batı Karadeniz başta olmak üzere kuzey ve iç bölgelerin tamamının kar yağışının etkisi altında kalması, pazartesi gününden itibaren de kuzey ve iç kesimlerde soğuk havanın etkisini artırması ile kar yağışlarının aralıklarla devam etmesi bekleniyor.' ifadelerine yer verildi.
Reklam
İç Anadolu'da Hava Sıcaklıkları Mevsim Normalleri Üzerinde Seyretti
SİVAS (AA) - Sivas, Kırşehir, Yozgat, Nevşehir, Kayseri ve Kırıkkale'de mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle vatandaşlar parklarda zaman geçirdi. Hava sıcaklığının gece sıfırın altında 2 dereceye düştüğü Sivas'ta, gün içerisinde sıcaklık 13 derece ölçüldü. Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklığı, il merkezinin yanı sıra ilçelerde de etkili oldu. Sivas'ta sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar parklarda zaman geçirdi. KırşehirKırşehir'de, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle meydanlar, caddeler ve parklarda yoğunluk yaşandı.Kent merkezindeki sıcaklık, şubat olmasına rağmen 16 dereceye kadar çıktı. Cacabey Meydanı, İkizarası Kentpark, Masal Park, Terme ve Atatürk caddelerinde yoğunluk oluştu.Polis ekipleri, megafonlarla vatandaşları maske ve mesafe konusunda uyardı, belediye hoparlörlerinden de aynı konuda anons yapıldı.YozgatSon yılların en kurak kış mevsiminin yaşandığı Yozgat'ta, şubat ayında adeta ilkbahardan kalma günde hava sıcaklığı 13 derece ölçüldü, vatandaşlar parklara akın etti. Cumhuriyet Meydanı'nda da vatandaşlar güneşin tadını çıkardı. NevşehirNevşehir'de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle turistik alanlarda hareketlilik yaşandı.Yerli ve yabancı turistler, termometrelerin 17 dereceyi gösterdiği bölgede, açık havada gezinti yaptı.Göreme beldesinde peribacaları arasında at ve ATV motorlarla dolaşan turistler, sıcak havanın keyfini çıkardı.Ailesiyle gezinti yapan Hakkı Sağlam, AA muhabirine, kışlık mont yerine ceketle dolaşabildiğini belirterek, 'Geçen yıla kıyasla bu mevsimde çok sıcak bir hava var. Genelde çok soğuk olurdu. Ancak havanın bu durumundan mutluyuz, gezmeye devam ediyoruz.' dedi.KayseriKayseri'de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle özellikle parklarda yoğunluk yaşandı. Hava sıcaklığının 16 derece ölçüldüğü kentte, vatandaşlar parklara akın ederek, güzel havanın tadını çıkardı. Mimar Sinan Parkı'nda oturan emekli 66 yaşındaki Abidin Taşöz, AA muhabirine, hava çok güzel olunca gazetesini okumak için parka geldiğini söyledi.KırıkkaleHava sıcaklığının 17 derece olduğu Kırıkkale'de vatandaşlar özellikle Cumhuriyet Meydanı ve parklarda güzel havanın tadını çıkardı.Çocuklarıyla birlikte parklara gelen aileler, güneşli havada bir süre zaman geçirdi.Kent meydanında bisiklet süren ve eğlenen çocuklar dikkati çekti.
Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov: "Tsk, Dünyanın En Güçlü Ordularındandır"
KARS (AA) - Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) dünyanın en güçlü ordularından olduğunu belirterek, 'Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK'nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir.' dedi. Bakan Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri personelinin katılımıyla Kars'ta düzenlediği Kış 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nde yaptığı konuşmada, Türkiye ile tatbikat yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını söyledi.Tatbikatın, iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, derin kar ve şiddetli soğuklarda harekat imkan ve kabiliyetlerini denemek amacıyla yapıldığını ifade eden Hasanov, şöyle konuştu:'TSK, dünyanın en güçlü ordularındandır. Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK'nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki tarih, din ve medeniyet, iki ülke arasındaki köklü bağları teşkil eder. Liderimiz Haydar Aliyev tarafından 'tek millet iki devlet' olarak ifade edilen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, bugün de devlet başkanlarımızın rehberliğinde umutla devam etmektedir. Azerbaycan ile Türkiye arasında alakaların ve kardeşliğimizin devam etmesinde devlet başkanlarımızın katkısı büyük.'Hasanov, Azerbaycan'ın 44 günlük muharebede Ermenistan'ı mağlup ederek topraklarının işgaline son noktayı koyduğunu belirterek, bu muharebede Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu dile getirdi.'Bütün dünya kardeşliğimizin sarsılmaz olduğunu gördü'Bunun, iki ülke arasındaki birliğin nişanesi olduğunu aktaran Hasanov, şunları kaydetti:'Muharebe zamanında Türkiye, politikasını çizdi ve bizim yanımızdaydı. Siyasi, manevi ve diplomatik desteklerle yanımızda oldu. Türkiye bu tutumuyla dünyaya şu mesajı verdi: Türkiye Azerbaycan'ın yanındadır. Bütün dünya bir daha gördü ki Türkiye-Azerbaycan birliği, kardeşliği sarsılmazdır ve ebedidir. Türkiye'nin yanımızda olması bizi daha da gururlandırdı, bize güç verdi. Biz bu güçten istifade ederek işgal altındaki topraklarımızı işgalden azat ettik. Azerbaycan halkı bunu çok kıymetlendirdi. Türkiye'nin bize verdiği büyük destekten dolayı teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.'Hasanov, Karabağ muharebesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini daha iyi şekilde güçlendirdiğini vurgulayarak, 'Azerbaycan ve Türkiye askerleri, Azadlık Meydanı'nda zafer geçidinden geçtiler. Bu tarihi günde Azerbaycan halkı da Türkiye ve Azerbaycan bayraklarıyla desteklerini göstermiştir. Kış tatbikatımızın da başarılı, hayırlı geçmesini temenni ediyor ve hepinizi tebrik ediyorum. Eminim ki kardeşliğimiz, birliğimiz, ilişkilerimiz böyle devam edecek. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği.' diye konuştu.
Reklam
Kastamonu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 70 Kişiye Para Cezası Kesildi
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da son bir haftada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 70 kişiye para cezası verildi.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 4-10 Şubat tarihlerindeki denetimlerde maske takmayan iki, sigara yasağına uymayan bir, sosyal mesafe kuralına uymayan 9 ve sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 58 kişiye toplam 138 bin 673 lira idari ceza uygulandığı bildirildi.Karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan bir kişi hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu, karantina kapsamında yurtlarda kimsenin kalmadığı ifade edildi.
İzmir'de 85 Yaşındaki Kadının Kapağı Çalınan Rögara Düşme Anı Güvenlik Kamerasında
İZMİR (AA) - İzmir'in Buca ilçesinde şüphelilerin rögar kapağını çalmaları ve bir süre sonra oradan geçen 85 yaşındaki kadının rögara düşme anı, güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kozağaç Mahallesi'nde yaşanan olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.Kayıtlarda iki kadın sokağa gelip rögar kapağını çıkarıp götürüyor. Bir süre sonra buradan geçen 85 yaşındaki Perihan Emek, rögara düşüyor. Öte yandan ayağında ve bacağında kırıklar oluşan Perihan Emek'in hastanedeki tedavisi tamamlandı. Yalnız yaşadığı öğrenilen kadın, taburcu edildikten sonra yakınları tarafından götürüldü.Perihan Emek, 9 Şubat'ta yoldan geçerken kapağı hırsızlarca çalınmış rögara düşmüştü. Çevredekilerin yardımıyla çıkarılan kadın, yakınlarınca Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesine kaldırılmıştı.
Lübnan'da Öldürülen Hizbullah Karşıtı Şii Aktivist, Yabancı Büyükelçilerin Katıldığı Törenle Toprağa Verildi
BEYRUT (AA) - Lübnan'da kaçırılarak öldürülen Hizbullah karşıtı Şii araştırmacı aktivist Lokman Slim, ABD'nin ve diğer bazı ülkelerin Beyrut'taki büyükelçilerinin katılımıyla gerçekleştirilen törenle son yolculuğuna uğurlandı.Lübnan'ın güneyinde 3 Şubat akşam saatlerinde kaçırıldıktan sonra silahla öldürülmüş halde bulunan Slim'in naaşı, Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen başkent Beyrut'un güney banliyösünde yer alan evinin bahçesinde defnedildi.Öğleden önce düzenlenen defin törenine ABD, Almanya, İngiltere ve İsviçre'nin Beyrut büyükelçilerinin yanı sıra Müslüman ve Hristiyan din adamları ile diğer birçok siyasi ve aktivist katıldı.Slim'in annesi Selma Mirşak, törende aile adına yaptığı konuşmada, Lübnanlı gençlere seslenerek Lokman Slim'in yolunda gitmeleri çağrısında bulundu.Lübnan'da ancak diyalog yoluyla devletin inşa edilebileceğini ifade eden Mirşak, gençlere hitaben 'Oğlumu benden alan ve bizlere hiçbir faydası olmayan silahtan uzak durun.' dedi.ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Dorothy Shea, 'vahşice işlenen bir cinayet sonucu büyük bir zatı kaybettiklerini' dile getirerek, Slim'in ailesi ve sevenleriyle törende olmaktan gurur duyduğunu söyledi.Slim'in korku ve şiddete boyun eğmeden Lübnan halkına hizmet ettiğini ifade eden Shea, Slim'in kurduğu kuruluşlara desteklerini sürdürecekleri vaadinde bulundu.Almanya'nın Beyrut Büyükelçisi Andreas Kindl de Slim ile 2 kez bir araya geldiğini dile getirerek, Slim'in Alman eşini ve ailesinin diğer fertlerine taziyelerini ilettiklerini aktardı. Kindl, geçen hafta işlenen cinayete ilişkin tüm gerçeklerin şeffaf olarak ortaya çıkarılması çağrısında bulunmuştu. Lokman Slim kimdir?Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Beyrut'un güney banliyösünde 1962'de Şii bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lokman Slim, Fransa'da 4 yıl felsefe alanında üniversite eğitimi aldıktan sonra 1982'de Lübnan'da Arap edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.Sonraki yıllarda Lübnan ve bölgesel tarihi konularında çalışmalarda bulunmak üzere bir araştırma merkezi kuran Slim, İran'ın desteklediği Hizbullah'a muhalefetiyle tanınıyordu.Gazeteci aktivist Slim, ekonomik krize karşı 17 Ekim 2019'da ülke geneline yayılan protestolarda Şiilerin yoğun olduğu bölgelerde öne çıkan isimler arasında yer almıştı.Resmi haber ajansı NNA, Lokman Slim'in, 4'ü kafasından ve biri sırtından olmak üzere 5 kurşunla öldürüldüğünün adli tıpta tespit edildiğini aktarmıştı.Hizbullah'a muhalif Lübnanlı Şii aktivist Slim'in öldürülmesi, yerel ve uluslararası çapta yoğun tepkilere neden oldu.
Lübnan'da Hükümeti Kurmakla Görevlendirilen Hariri'nin Yurt Dışı Mekik Diplomasisi Tartışılıyor
BEYRUT (AA) - RAYA ŞARTUNİ - Lübnan'da Ekim 2020'de hükümeti kurmakla görevlendirilen Müstakbel Hareketi lideri Saad Hariri'nin Mısır'dan başlattığı yurt dışı mekik diplomasisine rağmen yeni hükümetin kurulmasına yönelik ülkede hiçbir iyimser belirti olmadığı gibi görüşmeler durma noktasına geldi.Hariri, ocak ayı başlarında kendisini 'yalancılıkla' suçlayan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'a, Twitter üzerinden İncil'den atıfla 'aldatma ve günahtan' bahseden bir paylaşımla cevap verdi. Lübnan içinde yaşanan bu atışmalar ve hükümetin kurulmasına yönelik çalışmaların adeta donması karşısında Hariri, yurt dışı bağlantılarını harekete geçirdi.Cumhurbaşkanı Avn'dan 22 Ekim 2020'de hükümeti kurma görevini alan Hariri, 3 Şubat'ta yurt dışı turunu Mısır'dan başlattı.Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'yle Lübnan'daki gelişmeler ve genel durumu değerlendiren Hariri, ardından Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Fransa'ya geçti.Hariri, hükümeti kurma görevini iade etmeyecekSünni Müstakbel Hareketinin üst düzey yetkililerinden Mustafa Alluş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hariri'nin gerçekleştirdiği yurt dışı ziyaretlerine ilişkin, 'Hariri'nin yurt dışı ziyaretlerini ilişkiler arasında ağ oluşturma ve Lübnan'ı çeşitli düzeylerde destekleme girişimleri olarak görüyorum. Yalnız Hariri, ne Mısır'da ne de başka bir ülkede hükümetin kurulmasına yönelik herhangi bir çözüm araştırmıyor.' dedi.Hariri'nin yaklaşık 2 haftadır temaslarda bulunduğu Mısır, BAE ve Fransa'nın Lübnan'daki hükümet krizinin çözümünde oynayabileceği role ilişkin ise Alluş, 'Lübnan hükümeti yurt dışında değil, sadece Lübnan'da kurulur. Hükümet kurma meselesini çözmeye yönelik ortada bir niyet varsa bu başka ülkelerle değil, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'la beraber yürütülmelidir.' diye konuştu.Bu meseleye Avn tarafından çözüm getirilemezse, Avn'ın Cumhurbaşkanlığı döneminin hükümetsiz geçeceğini söyleyen Alluş, Hariri'nin görevden affını istemeyeceğini aynı zamanda geri de çekilmeyeceğini belirtti.Hükümet krizinin çözülmesine dair bir işaret yokLübnanlı siyasi analist Munir er-Rabih, 'Değişen bölgesel ve uluslararası koşullara rağmen, Lübnan'da hükümet düğümünün çözülmesine dair bir işaret yok.' dedi.ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Fransız mevkidaşı Jean-Yves Le Drian, 4 Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen patlamanın 6. ayı dolayısıyla 4 Şubat'ta yaptıkları ortak açıklamada, patlamanın aydınlatılması ve Lübnan'da bir an önce 'güvenilir ve etkin' bir hükümetin kurulması çağrısında bulunmuştu.ABD ve Fransa'nın söz konusu çağrısını hatırlatan Rabih, Washington'un Fransız girişimine destek verdiğini ve Paris yönetiminin de Lübnan üzerindeki baskısını sürdürdüğünü söyledi.Cumhurbaşkanı Avn'ın, telefonda görüştüğü Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron'a 'Lübnan'da reformları hayata geçirmek için Hariri ile iş birliğinin mümkün olmadığını söylediğini' aktaran Rabih, bu tutumuyla Avn'ın hükümeti kurma sürecindeki müzakerelerde elini güçlü tutmaya çalıştığını savundu.Rabih, Avn'ın ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamının etkisini geri kazanmak ve aynı zamanda damadı olan eski Dışişleri Bakanı olan Cibran Basil üzerindeki ambargonun kaldırılmasını sağlamak isteğini söyledi.ABD Hazine Bakanlığı, 6 Kasım 2020'de Basil'in yaptırım listesine alındığı duyurmuştu. Dönemin Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Basil'e yönelik yaptırım kararının 'yolsuzluk ve Hizbullah ile ilişkileri' nedeniyle alındığını söylemişti. Basil, Lübnan'daki en etkili politikacılardan biri olarak biliniyor.Hariri'nin görevden çekilmemek ve makamını korumak için yurt dışı açılımına başladığını ileri süren Rabih, 'Hariri'nin Mısır ziyareti ve bu ziyaretten siyasi sonuç devşirme çabaları, Mısır ve Fransız tutumunun birbirine benzemesinden dolayı Manda bağlılığını teyit etmektir.' dedi.Rabih, Mısır ile Fransa'nın Lübnan'a yaklaşımlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirtirken, 'Mısır, Lübnan'a en az müdahale etme kabiliyetiyle Fransız hareketine ayak uyduruyor. Ancak Fransızların bu görevi Mısır'a devredeceği söylenemez.' şeklinde konuştu.ABD ile doğrudan görüşmeLübnanlı yazar ve siyasi analist Johnny Munir de benzer görüşleri paylaşarak, 'Hariri, bölgesel Sünni bağlantısını güçlendirmeye ve Mısır aracılığıyla Suudi Arabistan ile ilişkilerini yeniden kurmaya çalışıyor.' dedi.Munir, Lübnan'da yeni hükümet kurma sürecine ilişkin, şunları kaydetti:'Lübnan'da yakın zamanda hükümetin kurulmasına yönelik bir çözüm gerçekleşmeyecek. Bu durum şu anda Lübnan halkının en zayıf halkasıdır. Sorun, görünen nedenlerden değil, arka planlardan kaynaklanıyor. ABD ile doğrudan diyaloğa girmek için yeni hükümeti kurmama yönünde bir iç karar var.' Hizbullah'ın da geleceğini garanti altına almak istediği konuları müzakere etmek istediğini ancak Fransa'nın bu konuda yardımcı olamayacağını söyleyen Munir, şöyle konuştu:'Lübnanlıların, Fransızlar aracılığıyla ABD'lilerle dolaylı diyaloğu hiçbir işe yaramayacaktır. Cumhurbaşkanı Avn, damadı Basil'in geleceğini garanti altına almak ve ona yönelik yaptırımları kaldırtmak istiyor ancak bu mümkün olmayacak. Yaptırım meselesi sadece ABD'lileri ilgilendiren bir durum, Fransızlar bu konuda yardımcı olamazlar.'Macron'un yaklaşan ziyaretiÖte yandan Cumhurbaşkanı Avn'a yakın bir kaynak, Macron'un Beyrut'u ziyaret edebileceğini ama şu anda Lübnan'ın önceliğinin yeni hükümet olduğunu kaydetti.Söz konusu kaynak, hükümetin kurulmasına yönelik bir iç gelişmenin olmadığını belirterek, 'İzlenen bir dış hareket var. Bunun, Lübnan iç krizinde çözümün anahtarı olacağını umuyorum. Hariri, hükümetin kurulması ve Cumhurbaşkanı Avn'a cevap vermek konusunda gerçekten tutumunu düzeltmek isterse, görüşme turları olumlu sonuçlar verebilir.' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada Hariri için kinayeli bir üslupla 'hükümet kurmada benzersiz' ifadesi kullanılmış, Hariri ise Avn'ın makamından yapılan eleştirilere cevap vermemişti.Aralık 2020'de Lübnan'ı ziyaret etmeyi planlayan Macron, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanması üzerine bu ziyaret iptal etmişti.Son olarak Macron, 30 Ocak'ta Avn'la gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'da yeni hükümetin kurulması konusunu konuşmuştu.Mısır sadece nasihat veriyorSiyasi analist Halid Mumtaz, 'Mısır, Lübnan'ın iç siyasetiyle ilgili tavsiye ve nasihat vermekten başka bir şey yapmıyor. Mısır, Lübnan'a ekonomik yardım yapacak bir güce sahip değil. Sadece yardım gücü olarak bakmamak lazım, aynı zamanda, istenen hükümet kurulana kadar, Lübnan'a yapılacak yardımların engellenmesi yönünde de uluslararası bir karar var.' diye konuştu.Mekik diplomasisinin çözüm olması durumunda bir hükümet kurulabileceğini söyleyen Mumtaz, yurt dışından nasıl yardım alınacağı ve ülkede ekonominin nasıl canlandırılacağı konusunda ise soru işaretleri olduğunu dile getirdi.
Reklam