onedio
İşte Dünya'nın Kalp Atışı
Bilim insanlarının, Dünya’nın ‘kalp atışını’ dinlemek için 1990’da başlattığı proje başarıya ulaştı. Almanya’da açılan 9101 metre derinliğindeki teleskop, Dünya’nın en derin noktasındaki sesi kaydetti. Dünya’nın çekirdeğine inecek en derin sondajı yapmak ve gezegenimizin derinliğindeki sesi dinlemek için 20 yılı aşkın bir süredir çalışan bilim insanları, amaçlarına ulaştı. Almanya’nın güneyinde, 300 milyon yıl önce süper kıta Pangea’yı oluşturan iki kara parçasının birleştiği noktada sondaja başlayan araştırmacılar, on yıllar süren çalışma sonunda yerkabuğunu 9101 metre delmeyi başardı. İŞTE O SES Yapılan çalışma, kayaların ısı haritasından, sismik basınca ve kaya katmanlarının yapılarına kadar bilim insanlarına birçok yeni bilgi sundu.Ancak araştırmacıların en çok merak ettiği sorulardan bazıları, en derin noktada nasıl bir ses olduğu, hatta nasıl bir kokuya sahip olduğuydu. Hollandalı sanatçı Lotte Geeven, Almanya Yerbilimi Araştırma Merkezi’ndeki bilim insanlarının yardımıyla gerçekleştirdiği çalışmada, sondaj çalışması sona eren delikteki sesi yakalamayı başardı. DERİNLİKTE YATAN GİZEM Dünya’nın en derin noktasına inme çabası, ilk olarak 1970 yılında Sovyet Rusya’da, Kola Yarımadası’nda başlatılan sondaj çalışmasıyla hayata geçti. Kola Superdeep Borehole adı verilen ve olabildiğince derine inmeye çalışan sondaj projesini temsil eden çalışmada, 12 bin metrenin ötesine geçen Ruslar, 180 dereceye varan sıcaklıklar nedeniyle 15 bin metre hedefine ulaşamadı. Bavyera eyaletinde 1990 yılında başlayan KTB Borehole projesi ise 9101 metrede durdu. Geeven, ses mühendislerinin yardımıyla bu derinlikteki sismik aktiviteyi okumayı başardı ve ‘Dünya’nın kalp atışı’ ilk kez duyurdu. Günümüzde, Katar’dan ABD’ye kadar dünyanın birçok noktasında derinlikleri 9 bin metrenin ötesine geçen sondaj delikleri bulunuyor. Milliyet
Mizahta Haftanın Gündemi: TIR, Mektup ve Liste...
Mizah dergilerinin kapağında bu hafta, Fethullah Gülen'in Cumhurbaşkanı Gül'e gönderdiği ıslak imzalı mektup, Hatay'da durdurulan ve devlet sırrı olduğu gerekçesiyle içinde ne olduğu kamuoyuna açıklanmayan TIR, hükümet ve cemaat geriliminde bahsi hiç eksik olmayan 'liste' yer alıyor.  Onedio
Gazeteci Metin Göktepe Mezarı Başında Anıldı
Görevi başında polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren gazeteci Metin Göktepe, 18 yıl sonra bugün mezarı başında bir kez daha anıldı. Göktepe'nin Esenler Kemer Mezarlığı'ndaki kabri başında gerçekleşen anma törenine annesi Fadime Göktepe başta olmak üzere çok sayıda arkadaşı, sanatçı Ferhat Tunç, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, BDP İstanbul İl Başkanı Emrullah Bingül ile Gazeteci Ahmet Şık gibi isimler de katıldı. Metin Göktepe'nin mezarına ' İnadına Hepimiz Metin Göktepe'yiz' sürmanşetiyle çıkan Evrensel Gazetesinin bugünkü birinci sayfası ile karanfiller bırakıldı. 'Hepiniz Metin'in evine hoş geldiniz' diyen annen Fadime Göktepe sözlerini, ' Emekçilere çok teşekkür ederim. Metin'in katillerinin kim olduğunu biliyorsunuz. En başta Mehmet Ağar. Hepiniz benim için Metin'dir...' diye sürdürdü. 'BU IŞIĞI YAKAN DA METİN GÖKTEPE' Anmada konuşan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Turgay Olcayto, o dönemin TGC yönetiminin ısrarıyla Metin Göktepe'nin ölümüne neden olan polislerin yargı önüne çıkartıldığını söyleyerek, '18 yıl sonra Ethemlerin, inşallah kurtulacak, 14 yaşındaki Berkinler için soruşturma bile açtıramıyoruz. Yargı önüne çıkaramıyoruz. Bugün devlet eskisinden çok daha fazla suçluları kurtarma telaşında ' diye konuştu. Metin Göktepe'nin çok önemli bir rolünün olduğunu belirten Olcayto, 'Çok genç bir kitle, haberci heyecanıyla yoğunlaşmış bir muhabir kadrosu yetişti. Gerçekten gazeteciliği yiğitçe yapan genç arkadaşlarımız var. Sosyal medyada da aktifler. Bir umut ışığı bizim için. Bu ışığı yakan da Metin Göktepe' şeklinde tamamladı. Özgür ALTUNCU - İstanbul - DHA
Selçuk Uluergüven Hayata Veda Etti
Aydın'da, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması sonucu kaldırıldığı hastanede yaklaşık 3 aydır tedavi gören ünlü tiyatro sanatçısı Selçuk Uluergüven, 72 yaşında yaşamını yitirdi.Ünlü oyuncunun eşi Türkan Uluergüven (64), 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmekti. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. Türk Tiyatrosu'nun usta isimlerinden Selçuk Uluergüven, kırılan kalça kemiğindeki protezin yerinden çıkması nedeniyle 3 aydır tedavi gördüğü Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde, dün (salı) saat 23.45 sıralarında hayatını kaybetti. Oynadığı tiyatro, dizi ve sinema filmlerindeki rolleriyle Türk Halkı'nın gönlünde taht kuran ünlü oyuncunun 2012 yılında Aydın'a yerleştiğini söyleyen acılı eşi Türkan Uluergüven, '2012 yılında kısmi bir felç geçirdi, çabuk toparladı. Daha sonra bir düşme sonucu kalça kemiği kırıldı. Üniversite Hastanesi'nde ameliyat oldu. Yaşına rağmen yine iyi toparladı. Ancak yaklaşık 3 ay önce protez yerinden çıkmış ve iltihap kapmış. Anestezi Yoğun Bakım Servisi'nde tedavi görüyordu, üzgünüz' dedi. Ünlü oyuncunun son isteğinin İstanbul'a gitmek olduğunu söylediğini belirten Türkan Uluergüven, 'Son yılı çok stresli geçirdi. Sanatçı duyarlılığı ile öngörüleri bizden daha iyiydi. Yaşanan her şeyi kendine dert ediyordu. Son isteği İstanbul'a gitmek oldu. Böyle olmamalıydı' diye konuştu. 'BABAM HEP TİYATROYU DÜŞÜNDÜ' Babası ile son olarak Gülhane Parkı oyunu ile turneye çıktıklarını söyleyen 39 yaşındaki oğlu Emre Uluergüven, 'Aydın'da yaşamayı kendisi istedi. Buraları bildiği yerlerdi. Burada da tiyatro yapmayı çok istedi ancak rahatsızlıkları müsaade etmedi. Kalçası kırıldığında bile bana birkaç oyun çıkarttı. Hep yine sahneye çıkmak istedi. Hep tiyatro düşündü. Bir sanatçı için en zoru sahneye çıkamamak. Özellikle oynadığı dizilerle tüm Türkiye tanıdı. Türk Tiyatrosu'nun başı sağolsun' dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Oğurlu, ünlü oyuncunun hayatını kaybetmesinden dolayı üzüntülü olduğunu belirterek, '2012 yılından bu yana hastanemizde tedavi görüyordu. En son 2013 Ekim ayında tekrar hastanemize yatışı yapıldı. Yoğun bakım servisinde solunum cihazına bağlı tedavi görüyordu. Maalesef çabalarımız sonuçsuz kaldı' dedi. OĞLUNUN YANINA GÖMÜLECEK Ünlü sanatçı Selçuk Uluergüven'in cenazesinin kendisi gibi oyuncu olan ve 2004 yılında 21 yaşındayken tiyatroda geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren oğlu Eren Uluergüven'in Zincilikuyu Mezarlığı'ndaki kabrinin yanına gömüleceği öğrenildi. SELÇUK ULUERGÜVEN KİMDİR? 1962 yılında Ankara Meydan Sahnesi'nde tiyatroya başlayan sanatçı, Ankara Sanat Tiyatrosu Dormen Tiyatrosu Tiyatro TÖS Halk Oyuncuları Tiyatro Sanatevi gibi topluluklarda çalıştı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol aldı. Bahariye Sanat Merkezi'nin Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan ünlü oyuncu, Bizimkiler dizisindeki Davut Usta rolüyle izleyicilerin beğenisini kazandı. 1998-2002 yıllarında Kadıköy Belediyesi'nde Meclis Üyeliği yaptı. Kendisi gibi sanatçı olma yolunu seçen oğlu Eren Uluergüven, mesleğini icra ederken, 21 yaşında bir sahne kazası sonucu vefat etti. ROL ALDIĞI BAZI TİYATRO OYUNLARI El Kapısı - Bilgesu Erenus, 403. Kilometre - İsmet Küntay, Hitler Rejiminin Korku ve Sefaleti - Bertolt Brecht, Karaağaçlar Altında Arzu, Devri Süleyman, Hamdi Ortadirek, Her şey İşporta, Hangisi Karısı, Sevgilime Göz Kulak Ol, Macbeth, Gülhane Parkı, Tek Perdelik Şaka, Zafer Madalyası, OYNADIĞI BAZI DİZİLER Hayat Devam Ediyor (2011), Adanalı (2010) Sadullah Baba, Ezel (2009) Konuk oyuncu (2010), Yusuf Yüzlü (2004), Melekler Adası (2004), Asmalı Konak (2002), Dedem Gofret ve Ben (2001), Eltiler (1997), Yazlıkçılar (1993), Bizimkiler (1989-2002), Davut Usta Erikçigiller (1984-1986), Evdekiler (1996) OYNADIĞI FİLMLER İstanbul - 2011, Devrimden Sonra - 2011, Harbi Define - 2010, Aloya - 2006, Çarpışma - 2005, Beş Kollu Avize 2004, Fişgittin Bey - 2003, Gönlümdeki Köşk Olmasa - 2002, Hiçbiryerde - 2001, Duruşma - 1999, Sırtımdan Vuruldum - 1997, Kurtuluş - 1996, Türk Tutkusu - 1994, İz - 1994, Babam Askerde - 1994, Kıvılcım - 1993, Gölge Oyunu - 1992, Düttürü Dünya - 1988, Ateş Gibi - 1988, Deniz - 1987, Suçumuz İnsan Olmak - 1986, Uzun Bir Gece - 1986, Bir Avuç Cennet - 1985, Mine - 1982, Öğretmen Kemal - 1981, At - 1981, Unutulmayanlar - 1981, Bereketli Topraklar Üzerinde - 1979 (aynı zamanda filmin yapımcılarından), Aslan Bacanak - 1977, Caniko - 1976, 2X2=5 - 1974, Güllü Geliyor Güllü - 1973)DHA
Reklam
2013'ün En İyi 40 Sokak Sanatı Örneği
Müzisyeninden, şairine, ressamına, sokak sanatını icra eden kişiler kesinlikle yaratıcı insanlar. Her fırça darbesi, her sprey darbesi duvarlara, sokaklara hayat veriyor. Böyle güzel bir sanatın harika örneklerini gördüğünüzde dediklerime hak vereceğinizi düşünüyorum. Keşke Türkiye'de de her şehirde o şehrin ruhunu, kültürünü yansıtan sokak sanatı örnekleri görsek.İşte 2013'ün en iyi 40 sokak sanatı örneği...
Yemekte İç Güzelliğine Önem Verenlerin İlacı Cut Food
Yemeklerin içini, kesitini, farklı açılardan görüntüsünü illa merak edenler için, yemek stilisti Charlotte Omnes ve yemek fotoğrafçısı Beth Galton, iştahlarını dizginlemiş ve bu harika kesitleri fotoğraflamış. İkili, bardakta sıvıların ve çorbaların da kesitlerini alabilmek için jelatin kullanmış.
Reklam
Hrant Dink Cinayeti Zanlıları Tutuklandı!
HRANT Dink cinayeti davasında tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılmayınca hakkında yakalama kararı çıkarılan Zeynel Abidin Yavuz Trabzon’da yakalandı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya katılmadıkları için hakkında yakalama kararı çıkartılan Zeynel Abidin Yavuz, Trabzon’un Pelitli beldesinde, Ortahisar İlçe Jandarma ekipleri tarafından sokakta yürürken yakalanarak gözaltına alındı. Yavuz, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. DHA
Show Tv Dizisinden Wikipedia'da Bir İlk!
Show TV'nin senaristliğini Gani Müjde'nin yaptığı başrollerinde Ayşegül Aldinç, Turan Özdemir, Asuman Dabak, İlkay Akdağlı, Eda Ece, Melis Babadağ, Burak Alkaş, Halil Babür, Hazal Şenel gibi oyuncuların rol aldığı gençlik dizisi 'Pis Yedili' , 2013 yılında internet ansiklopedisi Wikipedia'ya Türkiye'de en çok aranan 100 kelime listesine ilk ve tek dizi olarak girdi. Acun Ilıcalı'nın 46., Kıvanç Tatlıtuğ'un 64., Beren Saat'in 85. olduğu listede, Pis Yedili 68. sırada yer aldı. Medyatava
Maden Suyundan 'Türk' Kalktı İddiası
Afyonkarahisar İl Genel Meclisi MHP Grup Başkanı İsa Çağa, İhsaniye İlçesi’nde üretilen Türk Kızılayı Maden Suları’nın yeni şişesinde ’Türk’ ibaresinin kaldırıldığını iddia etti. MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Parsak, sosyal paylaşım sitesi Twitter’da yaptığı açıklamada, Türk Kızılayı tarafından üretilen maden suyu şişesindeki ’Türk’ ibaresinin kaldırıldığını ileri sürdü. İddia üzerine inceleme yapan Afyonkarahisar İl Genel Meclisi MHP Grup Başkanı İsa Çağa, konuyla ilgili İl Genel Meclisi Toplantı Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Kızılay Maden Suları’nın eski ve yeni şişesiyle gelen Çağa, T.C.’den sonra ’Türk’ ibaresinin de kaldırıldığını kaydetti. Önce bankaların, ardından kamu kurumlarının tabelalarındaki T.C. ibaresinin kaldırıldığını vurgulayan Çağa, 'T.C. ibaresinin ardından ’Türk’ kelimesinin de kaldırılması rastlantı değildir' dedi. Türk Kızılayı Maden Suları’ndan ’Türk’ kelimesinin kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu belirten Çağa, 'T.C. ibaresinden sonra ’Türk’ kelimesinin de kaldırılması rastlantıyla açıklanamaz. Kelimeleri kaldırsanız da gönlümüzdeki ’Türk’ü silemezsiniz' diye konuştu. Milliyet
Reklam
En İyi Vine ve Instagram Videosu Nasıl Çekilir?
Vine ve Instagram videoları sosyal medyanın 2014 trendleri arasında. Herkes Vine ve Instagram’da aktif olmaya çalışıyor ancak tam olarak nasıl yapılacağı konusunda sıkıntı yaşayanlar da oldukça fazla. Öncelikle kaliteli bir video hazırlamadan önce biraz diğer videolardan ilham almalısınız. Ne kadar çok video izlerseniz o kadar daha iyi içerikler üreteceksinizdir. İlhamı aldınız, peki ya sonra? Kendinize bir template hazırlayın, gerekirse kağıt kalemi elinize alıp çekeceğiniz videoyu kurgulayın. 6,5 saniyelik bir video olması önemli değil. Ne çekeceğinizi, nasıl çekeceğinizi baştan sona iyice kurgulamalısınız. İkinci adımda ise bir tripod ayarlamalısınız. Fikriniz ne kadar güzel olursa olsun titreyerek çekilmiş bir videoyu kimse izlemek istemeyecektir. 6,5 saniye oldukça değerli bir zaman sosyal medyada. Özellikle Vine’da arka arkaya çekimler yapacağınızdan ötürü farklı kareleri çekmek yerine aynı karede aynı çerçeve içerisine odaklanmanız gerekecek. Videoda her santimlik kaymalar çok fazla belli olacaktır. Çekimi yapacağınız alet sabit olmalı. Çekime başlamadan önce ışığınızı iyice ayarlamalı, deneme çekimleri yapmalısınız. İlk denemede çok iyi bir büyük ihtimalle çıkmayacaktır, tekrar tekrar çekim yaparken yine aynı ortamı sağlayabilmeniz gerekecek. Ona göre hazırlıklarınızı yapmalısınız. Çekimi yapacağınız alanda parazit sesler olmamalı. Çekime başlamadan önce çevrenizdeki gürültüyü yalıtmanız gerekmekte. Eğer bunu sağlayamıyorsanız çekimi yapmanızın ardından videonuzu bilgisayar ortamına alıp, arkaplandaki sesleri temizleyip paylaşmanız daha sağlıklı olacaktır. sosyalmedya-tr.com
Scarlett Johansson'ın Beklenen Bilimkurgusu !F İstanbul'da
Scarlett Johansson’ın erkekleri baştan çıkararak yok eden bir uzaylıyı canlandırdığı, yılın beklenen bilimkurgusu ‘Under the Skin (Derinin Altında)’, Türkiye’de ilk kez 13 Şubat’ta başlayacak 13. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’nde gösterilecek.Radiohead’den Massive Attack’e, pek çok ünlü gruba çektiği videolarla ve ‘Sexy Beast’, ‘Birth’ filmleriyle tanıdığımız Jonathan Glazer’ın yönettiği ‘Under The Skin (Derinin Altında)’, kendisine seksi bir kadın imajı vererek erkekleri avlayan tehlikeli bir uzaylıyı anlatıyor. Yolda gördüğü yalnızca belirli özelliklere sahip otostopçu erkekleri arabasına alan ve onları baştan çıkararak yok eden uzaylı rolünde Scarlett Johansson’ı izleyeceğimiz bu etkileyici bilimkurgu, Kuzey İskoçya’nın donuk ve sessiz manzarası eşliğinde seyirciyi büyülüyor. Michel Faber’ın Türkçede de yayımlanan aynı adlı kitabından uyarlanan ‘Derinin Altında’, “İnsanın derisinin altında yatan şeyler hayvanınkinden ne kadar farklı?” sorusunu soran çarpıcı bir fikre doğru ilerliyor. David Bowie’nin oynadığı 1976 tarihli klasik bilimkurgu ‘The Man Who Fell to Earth/Dünyaya Düşen Adam’ın kadın versiyonu olduğu yorumları yapılan film, İngiliz görüntü yönetmeni Daniel Landin’in kusursuz çalışması ve Micachu kısa adıyla tanınan İngiliz besteci ve şarkıcı Mica Levi’nin yılın en iyi soundtrack’leri listesinde mutlaka yer alan müzikleriyle yılın kült olmaya aday filmlerinden biri.ZETE
Kate Moss'un Hayatı Belgesel Oldu
Moda ikonu Kate Moss'a, 'Looking For Kate' ismiyle belgesel yapıldı.Artık bir moda ikonu olan Kate Moss’un hayatı Fransız Paris Première kanalı tarafından ‘Looking For Kate’ (Kate’i Ararken) ismiyle belgesel yapıldı. Ünlü modelin 40’ıncı yaşı şerefine çekilen belgeselde, Moss’un 14 yaşında başladığı modellik kariyerinden Johnny Depp’le yaşadığı aşka kadar hakkında bilinmeyen birçok gerçek su yüzüne çıkacak.Vatan
Reklam
İçinde Başka Ünlülerin de Oynadığı, Sizi Çok Şaşırtacak 20 Nostaljik Klip
Bazı klipler vardır ki, oradan hiç tahmin edemeyeceğimiz bir kişi çıkabilir. Bu zamanında çok ünlü olan ya da sonradan üne kavuşmuş bir kişi olabilir. Kliplerde bir görünüp bir yok olan ünlüleri sizin için derledim. Ayrıca fotoğrafların altındaki linke tıklarsanız çocukluğunuzun ya da gençliğinizin şarkılarına gidebilirsiniz. İyi seyirler...
'MİT Zarrab'ı 8 Ay Önce Raporladı' İddiası
Ankara’da hakkında yolsuzluk davası açılan ve beraat eden bir MİT görevlisi ve ekibi tarafından hazırlandığı öne sürülen ve ‘Dağıtım’ bölümünde ‘Başbakan’ yazan raporun detayları ortaya çıktı. MİT'in, 17 Aralık’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yolsuzluk, rüşvet ve kara para iddialarıyla başlatılan operasyondan 8 ay önce, 18 Nisan 2013’te hazırladığı üç sayfalık raporda, tutuklanan işadamı Reza Zarrab ve bazı bakanlarla ilişkisi üzerinde durulduğu belirlendi. Raporun sonuç bölümünde 'bakanların Zarrab ile ilişkisi ortaya çıkarsa, bu durumun hükümet aleyhine kullanılabileceği' vurgulanıyor. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Ankara’da hakkında yolsuzluk davası açılan ve beraat eden bir MİT görevlisi ve ekibi tarafından hazırlandığı öne sürülen ve 'Dağıtım' bölümünde 'Başbakan' yazan raporun detayları ortaya çıktı. Konu: Zarraf’ın faaliyetleri 18 Nisan 2013’te MİT tarafından düzenlenen ‘45650928’ sayılı üç sayfalık yazıda, “konunun mahiyeti olarak Rıza Zarraf’ın faaliyetleri, dağıtım: Sayın Başbakan” şeklinde belirtildi. Zarraf girişimlerde bulunuyor Raporun özet bölümünde “Hassas kaynaktan derlenen istihbari bilgilerde Kapalı Çarşı'da altın döviz ticareti yapan İran asıllı TC vatandaşı Rıza Zarraf , Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve İçişleri Bakanı Muammer Güler ile yakın ilişki de olup kardeşi Mohammed Zarraf’ın TC vatandaşlığına kabulü için bazı girişimlerde bulunmuştur” deniliyor. Bankalar ve para trafiği T24'ün aldığı bilgilere göre, raporda şu ifadeler kullanılıyor: “İstanbul Kapalıçarşı’da döviz altın ticareti yapan ve sanatçı Ebru Gündeş ile evli olan İran asıllı TC vatandaşı Rıza Zarraf’a yönelik çalışmalar neticesinde, uygulanan ekonomik ambargo sebebiyle bankacılık sistemi üzerinden Türkiye’ye para gönderemeyen İranlı banka ve şahsılara aracılık yaptığı, İran’daki Bank-e Parsiyan, Bank-e Keshavarzi, Bank-e Pasargad, Bank-e Karafarin, Bank-e Sarmaye, Bank-e Saman ile irtibatının bulunduğu, Birleşik Arap Emirlikleri Dubai’de faaliyet gösteren ve dünya genelinde para transferleri gerçekleştirebilen 'Al Salam exchange'in ortağı olduğu, Dubai’de işleriyle babası Hosseyin Zarraf ve kardeşi Mohammad Zarraf’ın ilgilendikleri, İran’dan Dubai’ye aktarılan paraları bankaları üzerinden Türkiye ve Çin’e gönderdiği, İran’a yönelik ambargo kararlarının uygulaması sebebiyle Çin’de bulunan Postal Saveings Bank Of Chine, Kunlun Bank ve Huaksi Bank ayrıca Hindistan’da Bank of Baroda ile çalıştığı, Halk Bankası ve Ziraat Bankası yetkileri ile Ocak 2013’te görüştüğü hususları tespit edilmiştir.” 'Altın dolu uçak için Çağlayan'dan yardım istedi' “R.Zarraf , Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile yakın ilişki içerisinde olup bu kapsamda; Gana’dan Dubai’ye…1.500 kg altın taşıyan ve 01-18 Ocak 2013 arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda alıkonulan uçak ile ilgili olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile konuştuğu ve malın geldiğini, alamadıklarını, geri de gönderilmediğini, mağdur olduklarını ve rüşvet istendiğini’ istediğini, Bakan Çağlayan’ın heyet ile birlikte Abu Dabi’de olduğu Mart 2013 ayı ilk haftası içerisinde anılan ile görüşmek için girişimde bulunduğu, Eşi Ebru Gündeş Zarraf ve Z.Çağlayan ile birlikte, özel uçağı ile 22-23 Mart 2013’te Umre’ye gidip geldikleri, -Ekonomi Bakanı Çağlayan’ın oğlunun 12.4.2013’te Ankara’da yapılan düğününde Rıza Zarraf’ın eşi Ebru Gündeş’in sahne aldığı hususları tespit edilmiştir.” 'Vatandaşlık Bakanlar Kurulu'nda onaylanacak' “R.Zarraf kardeşi Mohammed Zarraf’ın da T.C vatandaşlığı alabilmesi için girişimlerde bulunmuş olup bu kapsamda 12.4.2013’de İçişleri Bakanı Muammer Güler ile görüşmüştür. Görüşme neticesinde Bakan Güler’den olumlu yanıt alan R.Zarraf, 13.4.2013’de kardeşi M. Zarraf ile yaptığı görüşmede Bakan Güler’in oğlu Barış Güler’in 13.4.2013 saat 11.00’de yanına geleceğini ve başvuru kâğıtlarını vereceğini , kararın ilk Bakanlar Kurulundan çıkacağını, Barış Güler’e kendisinin (M.Zarraf) danışmanı sıfatıyla 2 yıl boyunca 15.000 ABD Doları vereceğini ifade etmiştir.” 'İlişkiler ortaya çıkarsa hükümet aleyhinde kullanılabilir' Raporun “sonuç ve değerlendirme” bölümünde şu bilgiler yer alıyor: “İran’a yönelik ekonomik ambargoya rağmen İran’ın/İranlı şahısların para transferleri gerçekleştirmesi bağlamında, R.Zarraf’ın yakın gelecekte ABD tarafından yasaklı kişiler listesine dahil edilebileceği, şahsın Türkiye’deki faaliyetleri nedeniyle başta magazin medyası olmak üzere kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken R.Zarraf’ın Ekonomi Bakanı Z. Çağlayan ve İçişleri Bakanı Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde , söz konusu hususların hükümet aleyhinde kullanılabileceği değerlendirilmiştir.” T24 Arzu Yıldız /Ankara
Reklam
Enternasyonalizmin, Sosyalizmin Adıdır Küba Devrimi
Küba Devrimi 55’inci yılında Dünya Halklarına örnek olmaya, yol göstermeye, umut aşılamaya, Sosyalizmin bayrağını yükseklerde gururla dalgalandırmaya devam ediyor. Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı daha 1967’de, Sovyetler ve Sosyalist Kamp dünyada büyük bir prestije sahipken görmüştü Küba Devriminin niteliğini: “Küba yöneticileri, bütün dünyada en doğru sosyalist hattı savunuyorlar.” diyordu Usta’mız. Küba Devrimi niçin dimdik ayakta? Lenin; “Biz komünistler olarak okyanusta bir damlayız. Başarımızın sırrı, halkın özlemlerini, isteklerini, taleplerini, duygularını doğru bir şekilde kavramamızdadır. Eğer bunu yapabilirsek devrime önderlik edebiliriz, sosyalist ekonomiyi örgütlendirebiliriz ve toplumu komünist idealimize doğru götürebiliriz, öncülük edebiliriz.” diyor. İşte Küba Halkının 55 yıldır bağırlarına bastıkları önderlerinin, halkın özlemlerini anlayabildikleri, duygularını, ihtiyaçlarını kavrayabildikleri, insanları yürekten, kardeşleri, en yakınlarıymış gibi sevdikleri, kendilerini halktan koparacak hiçbir ayrıcalığı kabul etmedikleri içindir Küba Devrimi’nin başarısı. Küba Devrimi 55 inci yılında dünya halkları tarafından tüm dünyada kutlanıyorsa, saygınlığını yitirmemişse, Küba Halkının ve önderlerinin gericilik rüzgârlarına karşı taviz vermeden yürümesi, insan soyunun en büyük düşmanları AB-D Emperyalistlerine karşı mücadeleyi hiç bırakmaması sayesindedir. Lenin Usta; “Bir siyasi hareketi, biz, adına, programına, bildirgelerine bakarak değerlendirmeyiz. Biz, bir siyasi hareketi ya da bir partiyi, önderlerine ve o hareketin eyleminin siyasi muhtevasına yani içeriğine bakarak değerlendiririz.” diyor. Küba Devrimi’nin önderleri Fidel, Che, Raul, Camilo Yoldaşlara baktığımız zaman, Küba Devrimi neden 55 yıldır neden dimdik ayakta, sorusunun yanıtı da verilmiş olur. Cesareti, yiğitliği, kararlılığı, sosyalizme olan inancı, insan sevgisini bayrak yaptıkları için Küba Devrimi yıkılmadan yoluna devam ediyor. Genel Başkan’ımız Nurullah Ankut , “Cesaret bir vatandır. O vatana sahip değilsek, onurumuzu da, maddi vatanımız olan üzerinde yaşadığımız coğrafyadan oluşan vatanımızı da koruyamayız.” diyor. İşte bu Önderler ve Kübalı Yoldaşlar, cesaret vatanına sahip oldukları, vatan aşkını söylemekten ve gereğini yapmaktan korkar hale gelmektense ölmeyi yeğ tuttukları için, 55 yıldır dünyanın kanlı zalimi, başhaydudu ABD Emperyalizmine karşı, onun yanı başında dimdik duruyorlar, Dünya Halklarının çıkarını ve sosyalizmin onurunu temsil ediyorlar. Sosyalizmin bayrağını dalgalandırıyorlar. O kahpe düşmana karşı savaşıyorlar. Küba Devrimi neler kazandırdı? Küba’da okuma yazma oranını yüzde yüze ulaştırdı Küba Devrimi. Eğitimsiz bir tek insan yok şu anda Küba’da. Küba Devrimi Küba’yı ortalama ömrün 79 yıl olduğu bir ülke yaptı. Küba Devrimi işsiz, yoksul bir tek insan bırakmadı Küba’da. Hastalandığı zaman en modern sağlık hizmetlerine ulaşamayan bir tek insan yok. Küba Devrimi’nin en büyük kazanımlarındandır insanlığın yarısı kadınların sosyal statüsü. Küba’da savcıların yüzde 71’i, eğitim emekçilerinin yüzde 63’ü, parlamento üyelerinin yüzde 43’ü, sağlık alanında çalışanların yüzde 60’ı kadındır. Küba bugün bebek ölümleri oranında dünyanın en düşük oranlardan birisine sahiptir. Küba’da doğan her bin bebekten sadece 5,3’ü, bir yaş içinde ölmekte. Bu, çok büyük bir rekor dünya çapında. Bu, anneler için çok büyük bir mutluluk. Coğrafya üretici güçleri açısından son derecede yetersiz olmasına, akaryakıt-petrol yönünden bağımlı olmasına, zengin maden yataklarının, büyük akarsuların olmamasına rağmen, bu kazanımlar elde edilmiştir. Bu başarının sırrı, Küba Önderliğinin, kurtuluş davalarına, içtenlikle, ruhlarıyla, zekâlarıyla, enerjileriyle kilitlenmelerinde, odaklanmalarında yatmaktadır. Küba Önderliğinin insan, hayvan, doğa sevgisini mücadelelerine temel yaptıkları, kendilerini asla halkının üstünde görmedikleri, halkının acılarını, duygularını, düşüncelerini anında hissettikleri içindir ABD Emperyalizminin bütün provokasyonlarına rağmen, Küba’da devrim hiç sarsılmaması. Fidel: “(…) Biz matematik varsayımlarımızı yalnız adam sayısı, silahların ateşinin şiddeti üzerine değil, en az silahların ateşince sıcak, başka bir şey üzerine de, gönüllerdeki ateş ve bütün halkın yiğitlik ateşi üzerine de yapıyoruz.” diyor. İşte Küba Halkı, gönüllerindeki ateşi kendi yüreklerinde hisseden bir önderliğe sahip olduğu için tereddüt geçirmiyor devrimden vazgeçmeme, devrimi sürdürme konusunda. Herkes sadakatle bağlı Devrime ve Önderliğe. Aksi düşünülemez bile… Fidel der ki, Programını kapsamlı bir şekilde açıkladığı 1961 Aralık’ında: “Ben bir Marksist-Leninistim. Ölünceye kadar da böyle kalacağım.” 1961’den bu yana elli üç yıl geçti. Fidel, hep sözüne sadık kaldı. Hiç sarsılmadı, hiç esnemedi, hiç tereddüt geçirmedi yolu konusunda. “Adamızı batırabilirler emperyalistler, ama sosyalist sistemimizi asla değiştiremezler” dedi. Böylesine kararlı oldu Küba Önderliği. Önderimiz Nurullah Ankut’un dediği gibi “Küba Halkı, bu dünya ve dünyada insanlık var olduğu sürece Marksist- Leninist kalacak ve sosyalist kalacak. Ve insanlığın onuru olmaya devam edecek” . AB-D Emperyalistleri, böyle bir önderliğe sahip oldukları ve bu önderliğin arkasında sapasağlam durdukları için Küba Halkına abluka uygulamaktadır. Bu abluka halka büyük maddi zararlar vermesine rağmen diyor ki Fidel, ABD Emperyalistlerinin ablukası için: “Devrimimizi olumlu yönde etkiledi. Bize savaşma azmi, savaşma ruhu kazandırdı.” Yine Fidel: “Bir komünistin belirleyici niteliği, oligarşilere, sömürüye ve emperyalizme karşı durmasıdır” diyor. Kübalı Yoldaşlar, Uluslararası Proletarya Hareketiyle dayanışmayı ihmal etmediler 55 yıl boyunca. Kübalı yoldaşların bütün bu niteliklerinden etkilendiği için Hugo Chavez, Evo Morales Yoldaşlar Latin Amerika’dan sol rüzgârlar estirdiler. Chavez Yoldaş: “Kübalı yoldaşlar, kırk yıldan bu yana direniyorlarsa ABD Emperyalistleri karşısında, biz de direnebiliriz.” diyordu. Küba Devrimi dünya halklarında emperyalizme karşı direnme, gericilik rüzgârlarına karşı yürüme bilincini hep diri tuttu. Ve hep diri tutmaya devam edecek. Bizler de bu topraklarda yerli Parababalarına karşı savaşı hiç aksatmadan, saniye ara vermeden, sürekli, kararlı bir şekilde, yavaşlatmadan sürdürmek, ama aynı anda da uluslararası proletarya hareketi ile bağlarımızı en sıkı şekilde güçlü tutmak; kendi yürüttüğümüz savaşı, dünyanın her yerindeki devrimci savaşın bir parçası olarak görmek durumundayız. İşte o zaman, yanılmayız, Kübalı devrimcilerin yolundan gideriz ve zafere yürürüz. Son söz olarak; Önderimiz Nurullah Ankut ’un dediği gibi: “Küba’nın zaferi bizim zaferimizdir. Küba’nın onuru bizim onurumuzdur. Çünkü biz aynı insanlık ideali için savaşan insanlarız. Ve bugün dünyanın başhaydudu ABD Emperyalizmine karşı aynı savaşı yürüten, aynı ordunun dünyanın değişik bölgelerindeki temsilcileriyiz.” 05.01.2014 Halkın Kurtuluş Partisi Genel Merkezi
Messi'nin Değeri 400 Milyon Euro
Tam 4 Avrupa devinin talip olduğu Arjantinli, Cristiano Ronaldo’yu 3’e katladı Yaşadığı sakatlığın ardından çıktığı idmanı 13 bin 200 Barça taraftarının izlediği Lionel Messi, dünyanın 1 numarası oldu. PSG, Manchester City, Chelsea ve Bayern Münih, bonservisini umursamadan tangocu için sıraya girdi. UZUN süredir ismi başta PSG ve Manchester City olmak üzere pek çok kulüple anılan, serbest kalma bedeli 250 milyon Euro olarak açıklanan Barcelonalı Messi’nin piyasa değeri beklenenin aksine çok daha fazla çıktı. Cadena Sar Radyosu’na konuşan International Sports Marketing direktörü Gerardo Molina, Messi için kendilerine Avrupa’dan 4 kulübün değer araştırması yaptırdığını söyledi. Lionel Messi’nin şu an için 401 milyon 274 bin Euro değere sahip olduğunu açıklayan Molina, şu an bir kulübün devlet destekli sponsorlukla Arjantinli yıldızı transfer etmek için hazırlandığını açıkladı. PSG BİR TÜRLÜ PEŞİNİ BIRAKMIYOR MOLINA’nın yaptığı açıklamada 400 milyon Euro’yu vermeye hazırlanan kulübün devlet desteğini arkasında bulunduran Paris Saint-Germain olduğu belirtildi. PSG dışında herhangi bir bilgi verilmezken Chelsea, Manchester City ve Bayern Münih gibi kulüplerin 250 milyon Euro ödemeye hazır olmaları, diğer 3 kulübün üzerindeki soru işaretlerini de kaldırmış oldu. Molina, Real Madrid’in yıldızı Cristiano Ronaldo için de değer araştırması yaptıklarını açıklarken, verdiği rakamla herkesi şaşırttı. Molina, 400 milyon Euro’luk Messi’nin yanında Ronaldo’nun sadece 150-160 milyon Euro gibi bir değere sahip olduğunu dile getirdi. MEDYANIN GÖZÜ HEP ÜZERİNDE... BİR oyuncunun değeri hesaplanırken, medyadaki popülaritesi de önemli bir rol oynuyor. Messi’nin yüksek ücretinin en çarpıcı sebeplerinden biri, medyada sıkça yer almasıydı. Lionel Messi’yle ilgili haberlere, 145 ülkenin basınında yüzde 77 oranında yer verildi. Arjantinli’nin en büyük rakibi Cristiano Ronaldo, yüzde 32 ile ikinci, Wayne Rooney ise yüzde 17 ile üçüncü oldu. Medyadaki bu oran, Messi’nin şampiyonlar ligi’nde forma giymiş 900 futbolcunun neredeyse 82 katı haber değeri taşıdığını ortaya koyarken, aynı kategoride Barcelona da 98.1 puanla dünyada haberlerine en fazla yer ayrılan kulüp olma başarısı gösterdi. DEĞER NASIL HESAPLANIYOR? BİR oyuncunun piyasa değeri nitel ve nicel ölçümleri içinde barındıran 20 adımda gerçekleştiriliyor. Bu 20 adım oyuncu, medya ve marka itibarının birlikte yer aldığı 3 aşamada sonuca ulaştırılıyor. 13 bin 200 kişi izledi SAKATLIĞININ ardından cuma günü Barcelona ile ilk antrenmanına çıkan Messi üç gol atarken tribünleri dolduran 13 bin 200 taraftar yıldız futbolcuya “Hoş geldin” dedi. 3 AŞAMADA MESSI’NIN DEĞERİ 1- OYNADIĞI pozisyon, doğduğu ülke, uluslararası performansı, yaş ve sınırlandırması göz önüne alındı. Bu ölçüme, bugün spor sektöründe yer alan ve rasyonel bir değer olan ‘Sporcu takımın sadece aktif ve üretken bir üyesi değil aynı zamanda bir marka değeri yaratıcısı’ kavramı da eklendi. 2- Medyada yarattığı itibar ve etki planın ikinci aşamasını oluşturdu. Dünya medyasındaki konumu ve sürekli haber olma potansiyelinin yanı sıra, sosyal ağlar ve web siteleri içindeki ölçümleri de değerin hesaplamasında önemli bir katkı sağladı. Koray DURKALHürriyet
Reklam