Adriana Lima Boşanıyor
İstanbul'da evliliğini yeniden gözden geçiren Lima, basketbol oyuncusu eşi Marco Jaric 'in kendisinı aldattığına dair haberlerle sarsılmıştı. Güzel yıldız, bu iddialara yanıt vermedi. 2 çocuk sahibi Lima'nın eşinden boşanmaya karar verdiği öğrendildi. Daha önce de pek çok kez aldatıldığına dair haberler çıkan Lima, bu kez eşini affetmeyeceğe benziyor. Sabah
Müzik Meraklısına Görülmesi Gerekli 8 Yer
Londra, Abbey Road’da yürüyüp, Paris’te Jim Morrison’ın mezarını ziyaret ettiniz mi? O zaman Avrupa’da gizli kalmış müzik mabetlerini tavaf etmenin vakti gelmiştir. Bu araştırmayı Busabout (nereye gitmek istediklerine, nerede yaşamak istediklerine kendi karar veren özgür ruhlu gezginler) yapmış. Bir çok turist The Beatles’ın Abbey Road albümün canlandırmak için çaba harcıyor. Yine bir çoğu da Jim Morrison’ın Paris’teki mezarı başında içip sarhoş oluyor-du, artık korumalar buna izin vermiyor. Morrisson’ın mezarına doğru yolu gösteren diğer mezar taşlarına yapılan grafitileri bekçiler her gün silmek zorunda kalıyordu. Ki bu mezarlıkta Oscar Wilde, Edith Piaf gibi bir çok ünlü ismin ebedi uykularında olduğunu biliyoruz. O zaman neden kalabalıktan uzaklaşıp biraz da alt kültürün mekanlarını keşfe çıkmıyoruz? 1. John Lennon’ın Barış, Aşk ve Müzik Tapınağı – Rusya Kolya Vasin, Rusya’daki en büyük Beatles hayranı. 1964’ten beri, yani hem Beatles müziğinin, hem de grubun saç kesiminin memleketinde yasaklandığı günlerden beri, sabahtan akşama kadar Beatles dinlediğini iddia ediyor. Sovyetler Birliği’nin çökmesi ardından Muhteşem Dörtlü’ye olan aşkını artık gizlemek zorunda kalmamış. St. Petersburg’da onların anısına bir tapınak yapmış. Puskinskaya’da, küçük bir odada, dünyanın dört bir yanından topladığı binlerce Beatles hatırasını biriktirmiş, sergiliyor. Bu malzemelerden bazıları zamanında sınırdaki X-ray’lerden dahice kaçırılıp ülkeye sokulmuş ve daha sonra plak formatına sokulmuştur. 2. The Rolling Stones’un Exile On Main St malikanesi “Nellcôte” – Fransa 1971 senesinde, The Rolling Stones elemanları, İngiliz Hükümeti’ne borçlu oldukları, gelirlerinin yüzde 93’ünü vermemek için sürgün hayatını seçmişti. Keith Richards’ın Fransız Rivierası’ndaki evine, Nellcôte’e gittiler. Exile On Main St. albümünün neredeyse tamamını bu evin rutubetli, karanlık bodrumunda kaydettiler. Ortaya çıkan sound üzerine Richards daha sonra “yapılmış ilk grunge albümüdür” diyecekti. Bu ev grubu ziyaret eden ünlüler için cennet gibiydi. Bir rivayete göre bir gece Richards’la çok içen John Lennon evin önündeki merdivenleri kusmuk içinde bırakmıştı. Elbette keyif verici madde satanlar için de bulunmaz bir mabetti, ta ki Fransız polisi olaya ayana kadar. 10 Louise Bordes Avenue, Villefranche-sur-Mer adresinde yer alan bu mabedi gidip ziyeret edebilirsiniz, ama şu anda malikaneye sahip olan Rus milyarderlerin sizi içeri sokmasını beklemeyin. 3. Erovizyon Birincisi Lordi Meydanı – Finlandiya Erovizyonu kazanan ilk ve şimdilik tek Finlandiya’lı grup, hard rock canavarları Lordi kendi memleketlerinde çok meşhur. Yüzlerini pulların üstüne görebilirsiniz, kendi çizgi roman, film ve hatta farklı aromalarda üretilen alkolsüz içecekleri bile var. Grubun eli baltalı solisti Bay Lordi’nin doğduğu yer olan Rovaniemi Kasabası’ndaki meydana da, onun şerefine adları verilmiş. Elemanların betona bıraktıkları el izleri bir duvarın dekoru haline gelmiş. Serinletici bir Lordi Kolası içerken, onların kalıbıyla karşılaştırıp kendi elinizin ne kadar küçük olduğuna bakabilirsiniz. 4. ABBA Müzesi – İsveç Elbetteki Liverpool’da George Harrison’ın ilk gitarı, John Lennon’ın ikonik gözlüklerinin sergilendiği ve Julia Lennon tarafından The Beatles’ın hikayesinin anlatıldığı bir sergi açılacaktır. Herkes böyle bir sergiye gider. Stockholm’deki Djurgården bulunan İsveç’in Music Hall Of Fame’inde de ABBA Müzesi var. Böyle bir müzede grupla ilgili görmek isteyeceğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Kostümler, altın plaklar, Benny Andersson’ın piyanosu, Polar stüdyosundayken kullandıkları mix masasını görebilir, grubun 5. üyesi olarak bir interaktif hologram tecrübesi bile yaşayabilirsiniz. 5. David Bowie ve Iggy Pop’un apartman dairesi – Almanya 1976’dan 78’e kadar David Bowie ve Iggy Pop; 155 Haupstrasse, Schonenberg’deki apartmanda yaşamışlardı. Bowie Berlin’e hem şehirden, hem de burada yapılan müzikten etkilendiği için taşınmıştı. Taşınmasının bir başka nedeni de uyuşturucudan uzak durabilmekti. Almanlar o kadar nazik insanlardı ki, henüz şöhretinin doruklarına ulaşmamış Bowie’ye öyleymiş gibi davranıyorlardı. Hatta öyle ki; hayranları Bowie’yi gittiği plak dükkanına kadar takip edip, içeri girdiği zaman peşini bırakacak kadar kibarlardı. Bowie çıktıktan sonra dükkana girip onun aldığı albümlerin aynısını sipariş eden kişilerden bahsediyoruz. Evlerinin bir kaç bina ötesinde, Neues Ufer vardı. Burası Bowie ve Pop’un hep takıldıkları, Avrupa’da açılmış olan ilk gay barlardan biriydi. Yine kibarlıklarından olsa gerek, bu bara giderseniz sadece Bowie’yle çekilmiş bir fotografı görebilirsiniz. Hepsi bu! 6. Sigur Rós’un Reykjanes Yarımadası – İzlanda Sigur Rós’un ‘Glósóli’ videosu, turistler için reklam filmi niyetine. “İzlanda’ya gelin, sıcak su kaynaklarını, rüzgarlı lav sahalarını görün, yosunla kaplı kayaların üstünde dinlenin.” Bu video, üçünden elektriğin üretildiği, bir çok jeotermal bölgenin olduğu Reykjanes Yarımadası’nda çekilmişti. Volkanik kraterler ve lagünler kadar görmek isteyeceğiniz bir diğer şey ‘Glósóli’nin zirvesini çerçeveleyecek falezlerdir. Reykjanesviti’den ülkenin en eski fenerini gören muazzam manzaraya da buradan bakabilirsiniz. 7. Black Metal’in Yaktığı Kilise – Norveç Fantoft Stave Kilisesi 1150 yılında yapılmıştı. Tahrip edileceği düşünüldüğünden 1883’te parça parça Bergen’e taşınmıştı. Yine de black metal’den kurtulamadı. 1992’de, death metal grubu Old Funeral’dan ayrılıp Burzum’a geçenlerin çetesi Varg Vikernes tarafından yakılan ilk kilise bu oldu. Kiliseden arta kalanlar Burzum’un EP’si Aske’ın kapağını süsleyecekti. Grup bastıkları ilk 1000 kopyanın yanında çakmak da verdi. Neredeyse orijinal gibi restore edilen kiliseyi, sabah 10:30’dan akşam 06:00’a kadar ziyaret edebilirsiniz. 8. Serge Gainsbourg’un Aşk Evi – Fransa Paris’te, 5 bis Rue de Verneuil’de bulunan ve Serge Gainsbourg’un 1969’dan ölene kadar, yani 1991 senesine kadar yaşadığı ev onun anısına türbe haline getirildi. Hayranları tarafından grafitilerle süslenen evin dış duvarında oldukça etkileyici portreleri de görmek mümkün. Bu arada evin içine neredeyse hiç dokunulmamış. Etrafta hala kültablaları ve polis rozetleri, silahlar, Fransa’nın dört bir yanından toplanmış kurşunlar gibi tuhaf koleksiyonlar duruyor. Duvarlarında ona ilham veren; birlikte şarkı söylediği, aşık olduğu kadınların fotografları asılı. Brigitte Bardot, Jane Birkin, Charlotte Gainsbourg gibi. Sadece piyanoları ve patlayan konserveler evden çıkarılmış. Sakızları ve naneli şekerleri gibi yatağının üstüne serptiği çiçekler bile, kurumuş olsalar da, hala evin içinde, bıraktığı yerde duruyor. Kaynak: fasterlouder | Eksen
TOKİ, Marmara Üniversitesi'nin Arazilerini Satıyor
Marmara Üniversitesi, fakülte ve birimlerini Maltepe'deki yeni kampüse taşımaya başladı. Nişantaşı, Validebağ, Halkalı, Bahçelievler gibi İstanbul'un emlak değeri en yüksek semtlerindeki araziler ise TOKİ eliyle satılacak. Radikal'den Gülden Aydın'ın haberine göre, Maltepe'deki yeni kampüse taşınacak olan Marmara Üniversitesi'nin arazileri TOKİ tarafından satılacak. Marmara Üniversitesi’nin Maltepe Başıbüyük’teki 3.000 dönümlük yeni kampüsünün inşaatı, hızla devam ediyor. Haydarpaşa’daki 7 bin öğrencili Tıp Fakültesi, geçtiğimiz şubatta Maltepe’ye taşındı bile. Diş Hekimliği Fakültesi binası ise bitmek üzere. Sağlık Bilimleri Fakültesi (Hemşirelik, Ebelik, Diyetisyenlik, Fizyoterapi, Hastane Yöneticiliği)’nin temeli mayıs, Eczacılık Fakültesi’nin temeli ise Haziranda atılacak. Nişantaşı’ndaki Diş Hekimliği ile İletişim fakülteleri, önümüzdeki haziranda geçici olarak Haydarpaşa’ya taşınacak. Maltepe’deki şantiye görevlileri, “Fakülteler peyderpey yapılıyor. İnşaatı biten buraya taşınacak” diyor. Tıp Fakültesi’nin yapımını üstlenen ZEK-SAN, Van Erciş ve TOKİ Elazığ afet konutları, TOKİ Denizli; Diş Hekimliği Fakültesi’ni yapan iki firmadan RG, Adalet Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, TANK Yapı ise Milli Savunma Bakanlığı’ndan aldığı önemli ihalelerle tanınıyor. Arazi askeriyenin Maltepe Başıbüyük’teki kampüs projesi, askeri tesislerin taşınması gündeme geldiğinde ortaya çıktı. 2011’de, içinde Kenan Evren Kışlası’nın da bulunduğu arazi, O dönem Kara Kuvvetleri Komutanı olan Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun desteğiyle Marmara Üniversitesi’ne verilmiş. Kıvrıkoğlu, müteahhitlerin göz diktiği adalar ve Marmara Denizi manzaralı bu değerli arazide bilim kurumunun yer almasını olumlu bulmuş.TOKİ, İstanbul ’un Anadolu ve Avrupa yakasındaki 14 kampüsünden boşalan arazileri ihaleyle satacak. Yeni AVM ve rezidanslarla betonlaşma gündeme gelecek. TOKİ Başkanlığı, görüşmelerin seyri hakkında “Marmara Üniversitesi ile protokol çalışmalarımız, taslaklar üzerinde karşılıklı görüşmelerimiz devam ediyor. Henüz imza aşamasına gelmedik” diyor. Rektör Gül: Satış değil takas Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Zafer Gül, boşalacak arazilerin akıbetini anlattı: “Üniversitemizin tüm arazileri, Milli Emlak’tan tahsisli. Dolayısıyla satılması değil, kurumlar arası takası söz konusu. Yeni kampüs, Maliye Bakanlığı’na bağlı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün arazilerine yapılıyor. Üniversite olarak bizim ihaleye vermemiz, para işlerine girmemiz söz konusu olamaz. Araziler bize ait değil. Kamu arazileri. TOKİ eliyle satışa çıkarılmasını sağlayan Milli Emlak’ın bağlı bulunduğu Maliye Bakanlığı. Üniversitemizin satışla bir ilgisi yok. TOKİ ile başlayan protokol görüşmelerine Maliye Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve üniversitemiz katılıyor. Yerel seçimler nedeniyle duran görüşmeler haziranda bitecek ve imza atılacak. İşlemler tamamlandığında kamuoyuna duyuracağız. Askeri arazideki inşaatlara başlamak için kışlanın taşınmasını bekliyoruz. Üniversitemizin 75 bin öğrencisi, 3 bini akademik kadro 5 bin personeli var. Maltepe’de bir teknokent kuruyoruz. Yeşil kampüs, akıllı binalar… Tepeye rüzgâr türbini ve gözlemevi kuracağız. Türkiye ’de rol model olmak istiyoruz. Sağlık Bilimleri kampüsünü Avrupa Yatırım Bankası’ndan aldığımız 35 milyon Euro ile yapıyoruz. Depremden etkilenmeyen raylı sistemli, en ileri ameliyat tekniklerinin kullanıldığı 720 yataklı hastanemiz eylülde açılacak. “ İşte o araziler Göztepe: 147 dönüm, Üsküdar (Bağlarbaşı): 39 dönüm Üsküdar (Validebağ): 50 dönüm Nişantaşı: 24 dönüm Bahçelievler: 4 dönüm, Halkalı: 1.182 dönüm, Kartal: 1.000 dönüm, Selimpaşa: 11 dönüm. Toplam: 2.457 dönüm.CNN Türk
Makyajla Yakışıklı Bir Erkeğe Dönüşen Kız
Makyaj çağımızın en büyük illüzyonlarından biri. Ortalama bir kadını bile bir Victoria's Secret mankenine çevirebiliyor. Ama makyaj yapma konusunda bir sihirbaz olmanız lazım. Videodaki kız ise bu işin sanatını konuşturuyor. Ve makyajla kendisini yakışıklı bir erkeğe çeviriyor.
Tarantino, The Hateful Eight'i Tekrar Yazacak
Quentin Tarantino, iptal ettiği projesi The Hateful Eight için yeşil ışık yaktı. Aynı isme sahip olsa da yeni bir senaryo yazarak filmi çekeceğini açıkladı.Quentin Tarantino, geçtiğimiz yıl Ocak ayında ülkemizde vizyona giren Django Unchained (Zincirsiz) filminden sonra yeniden vahşi batı temalı bir film yapacağını açıklamış, ardından kısa bir süre sonra The Hateful Eight’i duyurmuştu. Fakat duyurmasından çok geçmedi ki filmin senaryosu bir ajans tarafından yayımlanınca Quentin Tarantino çık sinirlenerek filmi iptal ettiğini açıkladı.Hayranları olaya üzüldü, Tarantino da şimdi yeni bir film üzerine düşünüp harekete geçeceğim bu da zaman alacak açıklamasını yaptı. Sonrasında The Hateful Eight’in senaryosunun biraz daha hikayeleştirilmiş haliyle bir defaya mahsus canlı okunacağı açıklandı. 150-200 dolar arasında değişen bilet fiyatlarına rağmen salonu dolduranlar hem The Hateful Eight’in orijinal senaryosunu dinledi, hem de Tarantino’dan müjdeli haber aldı.Tarantino, filmi tam anlamıyla iptal etmediğini, tekrardan yeni projesi olarak gündemine aldığını söyledi. Fakat senaryonun bu kadar ortaya çıktıktan sonra çekilebilir bir yanı kalmadığını, bu sebeple ikinci taslağa geçerek yeniden aynı dünyada geçen ancak olayları biraz daha farklı ele alan bir senaryoyu yazmaya başladığını açıkladı.The Hateful Eight ismine sahip olacak bu ikinci taslak senaryo ne zaman biter ve çekim aşamasına geçilir şu an için öngörmek zor diyebiliriz. Ancak kesin olan, Tarantino’nun The Hateful Eight ile Django’dan sonra yine bir vahşi batı filmi çekecek olması.superkarga
Reklam
Sunucu ile Yönetmen Canlı Yayında Kavga Etti
KKTC'de yayın yapan Kanal T televizyonunda, yönetmenin tutumuna kızan sunucu canlı yayında eleştirilerde bulundu.KKTC''de Kanal T'de sabah kuşağında canlı yayınlanan programın Yayın Yönetmeni Mehmet Sezgin işe geç kaldı. Programın sunucusu bu durumu eleştirince, yönetmen once sunucunun sesini kesti sonra da görüntüsünü. Bunun uzerine sunucu Nazmi Pınar yayını terk etti. Canlı yayında yaşanan bu ilginç olaydan bir saat sonra Nazmi Pınar ekrana yeniden döndü.'SAYGISIZLIK BANA DEĞİL İZLEYİCİYE YAPILDI'Yaşananlardan dolayı öfkeli olduğu gözlenen Pınar, 'Maalesef KKTC’de geri kalmış Televizyonculuğun bir örneği olan bu durum son derece üzüntü vericidir. Düşünün ki canlı yayında sesinizi kısacaklar ve ekrana siyah görüntü verecekler. Bu bana değil izleyiciye karşı yapılan bir saygısızlıktır. Ben ve ekibim sabah programına hazırlık için her gün saat 04.00 itibari ile yoğun bir tempoya girmekteyiz. Tüm hazırlıklarımızın bitmesine rağmen programa başlamak için bir yayın yönetmenini beklemek izleyiciye yapılan saygısızlıktır. İzleyici hatası ile sebabı ile ekran önündeki kişiyi bilir.'MALESEF SESİM KISILMAYA BAŞLADI'Yönetmen uyumuş,geç gelmiş, bunları bilemez. Ekran ile ilgili muhatabı daima ekran önünde gördüğü kişidir. Dolayısı ile geçmişte de benzer olayların yaşanması ve bunun yönetimin dikkatine getirilmesine rağmen değişen bir şeylerin olmaması ve hataların artık alışkanlık hale gelmesi sonucu bende kendimi en iyi ifade edebileceğim, izleyicilerime derdimi anlatmaya çalıştım. Maalesef sesim kısılmaya çalışıldı. Bu bir ayıptır. Ayıp nasıl temizlenir bekleyip göreceğiz. Ancak almış oluğum kararı kanal yönetimi ile paylaştım. Söz konusu yönetmen olduğu sürece asla yayınlara çıkmayacağım” dedi.
'Ekrandaki Güzellerin Hepsi Photoshop'lu'
Oyuncu Selma Ergeç: Kadınlar bunu bilir, her gün aynı uyanmazsınız. Ama en çok kulaklarımı beğeniyorum. Onlar değişmiyor her gün aynı. Her gün uyandığımda küçükler Muhteşem yüzyıl dizisinde Hatice Sultan’ı canlandıran oyuncu Selma Ergeç , çeşitli ünlü isimlere özenen gençlere, 'Hiç birine özenmeyin, inanın onların hepsi Photoshop'lu, ben biliyorum' dedi. Birleşik Arap Emirlikleri'nden yayın yapan MBC4 kanalında Zeynep Özek 'in hazırladığı 'Turki Extra' programına konuk olan Ergeç vücudunda en fazla kulaklarını beğendiğini söyledi. Adanalı Türk doktor ile Alman bir hemşirenin ilk çocuğu olarak Almanya'da dünyaya gelen, 'Best Model of Turkey' yarışmasını kazanmasının ardından çeşitli film ve dizilerde oynayan, 'Muhteşem Yüzyıl'da 3 sezon boyunca 'Hatice Sultan'ı canlandıran Selma Ergeç, programda soruları İngilizce yanıtladı. Çocukluğunda hemen 2 yılda bir ülke değiştirdikleri için kalıcı arkadaşlıklar kuramadığını anlatan Ergeç, köpeği ile zaman geçirdiğini, kitap okumak, müzik dinlemekten hoşlandığını söyledi. Ergeç, şöyle dedi: 'Okurken oyunculuk yaptım. Ama gençken asıl ilgi alanım moda dünyasıydı. Moda çizimleri yapıyordum, modellere hayrandım. Duvarımda Harrison Ford 'un Indiana Jones posteri, kendi çizimlerim ve bir sürü catwalk fotoğrafı vardı. Ergenlik çağındaki kendimi acımasızca eleştirirdim. En büyük tutkum bir gün modellik yapmaktı. Gençlere çağrım; 'Eğer teenage'seniz (Ergenlik dönemi) ve başka kızları kendinizden güzel buluyorsanız hiç endişelenmeyin. Sonunda hayalimi gerçekleştirdim podyum mankenliği ve modellik yaptım. Hatta bunu bir süre Paris'te yaptım. Ancak asıl tutkumun oyunculuk olduğunu keşfettim. Modellik yaparken 'Şöyle görüneceksin, böyle olacaksın' gibi zorlama formlar, beni bir kalıp içine sokmak istemeleri beni rahatsız etti. Gençlere sesleniyorum; Hiç birine özenmeyin.' Muhteşem Yüzyıl sihirli bir set Selma Ergeç, 2.5 yıl süreyle 100'den fazla bölümde 'Hatice Sultan'ı canlandırdığını hatırlatırken, “Bir gün negatif bir şey olmaz mı? Hep pozitif, insanların bir birine yardımcı olduğu bir ortam. Bazı setler olur 1-2 kişi ile iyi anlaşır, ama diğerleri ile anlaşamazsınız. Bu setteki ise, sanki sihirli bir şeydi” dedi. Selma Ergeç, canlandırdığı karakter ile ilgili sorun ile karşılaştığında Okan Yalabık'ın kendisine yardımcı olduğunu anlatırken, “Her sahneyi önemseyip nasıl yapacağımı aşırı titizlikle tartıyordum. Okan bana, 'Bunu masal gibi düşün. Bir masalda her şey olur, olamayacak hiç bir şey yoktur' dedi. Böyle düşünmek birden beni özgürleştirdi. Böyle yapınca 'Doğru olur' diye bir şey yoktu” diye konuştu. Selma Ergeç, dizide dönemin koşullarına göre yaşanan aşkın insanlara özel geldiğini belirterek, “Çünkü birlikte olamıyorlar, dokunamıyorlar, aşklarını gizlemek zorundalar. Hatta korkuyorlar. Bu nedenle izleyicide hep bir beklenti, bir heyecan hakimdi” dedi. ‘Var olan güzellikleri göremiyoruz’ Selma Ergeç, dizideki senaryonun sonuçta kurgu olduğunu, günümüz insanının böyle tutkulu bir aşkı yaşamasının çok düşük bir olasılık olduğunu söyledi. Ergeç, “Günümüzde bir çok güzellik var. Sadece bunların farkında değiliz. Bazı idealize edilmiş şeyler bizi körleştirmiş; 'Böyle görünmek zorundasın,' 'Şöyle aşık olmak zorundasın' gibi. Dolayısıyla hayatımızdaki var olan birçok güzelliği göremiyoruz” diye konuştu. ‘Kulaklarımı beğeniyorum’ Ergeç, Arap sunucu Liana Dahdouh 'un bir sorusu üzerine, her kadın gibi bazı günler kendisini beğendiği halde, bazı günler beğenmediğini bildirirken, 'Kadınlar bunu bilir, her gün aynı uyanmazsınız. Ama en çok kulaklarımı beğeniyorum. Onlar değişmiyor her gün aynı. Her gün uyandığımda küçükler” dedi. Selma Ergeç, hala lisede giydiği kıyafetlerini sakladığını ve onları giydiğini bildirirken, 'Topuklu giyenleri beğeniyorum. Ama ben rahat edemiyorum ve rahat edemediğim hiçbir şeyi giymem' dedi. ‘Murat Yıldırım muhteşem biri’ Selma Ergeç, Arap dünyasında çok sevilen Murat Yıldırım ile kamera karşısına geçtiği 'Kırımlı Korkunç Yıllar' adlı Polonya ve Almanya'da geçen 2'nci Dünya Savaşı filminden söz ederken, 'Yeni tamamladık. Çok derin, yoğun bir hikaye. Asi'den sonra yine Murat'la çalıştık. O muhteşem, çok düşünceli, çok iyi biri. Çok çalışkan, çok disiplinli. Almanca bilmediği halde inanılmaz bir çalışmayla replikleri ezberledi' dedi.T24
Reklam
Sokak Röportajları: Selfie Nedir?
Teknolojinin hayatımıza soktuğu yepyeni bir trend mi yoksa yalnızlık ve kendini beğenmişliğin yeni dışavurumu mu?SokakRoportajlari.com sunar; Oscar Ödül Töreni'yle dünya gündeminde zirveye oturan, herkesin konuştuğu 'Selfie' nedir?
Ev Yapımı Örümcek Adam Fırlatma Aparatı
Örümcek Adam hayranı Alman Patrick Priebe, ev yapımı elektromanyetik ağ atıcı yapmayı başardı. Örümcek Adam 2 filmine gönderme yaptığı icadıyla çok konuşulacak Priebe bileğine bağladıüı elektromanyetik ağ atıcısı icadıyla Peter Parker’ı sollayacağa benziyor. İnce bir balıkçı ipi ve ucuna bağladığı kancayı fırlatabilen icadıyla uzaktaki maddeleri yakınına çekebiliyor.
Her Şey Bahane Kahve İçmek Şahane Dedirten 11 Neden
Seul Ulusal Üniversitesi’nden araştırmacıların fareler üzerinde yaptığı bir deneye göre az uyku nedeniyle strese giren fareler kahve aromasına maruz kaldıklarında, beyinlerinde bu strese bağlı olarak oluşan proteinde de bir değişim yaşanıyor.
Reklam
Rusça Konuşana Vatandaşlık, Konuşamayana Zorunlu Rusça
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Rusya Federasyonunda yaşayan ve Rusçanın taşıyıcısı olarak kabul edilen yabancılarla vatansızların vatandaşlık almasını kolaylaştıran yasayı onayladı. Yasaya göre, Rusçanın taşıyıcısı olan yabancı statüsündeki kişiler Rusya sınırları içerisinde oturma süresi şartına tabi tutulmaksızın vatandaşlık alabilecek. Bunun için Rusça bilgisi ve Rusya’da oturduğunu kanıtlayan belge yeterli olacak. Bunun yanı sıra, Rusya vatandaşlığı alan yabancıdan, Rusya’nın taraf olduğu uluslar arası anlaşmalar izin verdiği sürece veya şahısın vatandaşlıktan çıkmasının mümkün olmaması durumunda kendi ülkesinin vatandaşlığından çıkması da talep edilmeyecek. Yabancılar ve vatansızlar, kendilerinin veya yakın akrabalarının şimdi veya daha önce - Rusya İmparatorluğu veya SSCB döneminde şimdiki Rusya Federasyonu sınırları içerisinde
Nasıl Birisiyle Evlenmelisiniz? Testi Yapın, Ruh İkizinizi Bulun!
etiket
Başarılı bir evlilik yapmak, sizi en iyi anlayacak, ortak noktalarınızın en fazla olduğu, tabiri caiz ise ruh ikizinizi bulmaktan geçer. Halihazırda evliyseniz sizin için yapacak bir şey yok ama halen bekarsanız, evlilik planlarınız varsa testimizi çözün, ruh ikizinizi bulun.
Reklam
Ünlü Futbolcuların Arabaları
Real Madrid ve Atletico Madrid'in yıldız isimleri sahada oldukları kadar caddelerde de kullandıkları otomobillerle adeta birbirleri ile yarışıyorlar. 2 takımında otomobilleri ile en dikkat çeken isimleri ise Lamborghini kullanan Ronaldo ve Ferrari'si ile Arda Turan.
Lost'u Özleyenlere Özel Test: Hangi Lost Karakterisin?
İnternet'ten dizi izlemeye çoğumuz Lost'la başlamıştır. Çünkü bunca sene geçti, hala onun kadar acayip dizi gelmedi! (Breaking Bad, Game of Thrones falan da var. Hay allah neyse :) Lost'un finalinin allah belasını versin, ancak güzel zamanlar da yaşattı bize. Peki testi çözüp hangi Lost karakteri olduğunuzu öğrenmeye hazır mısınız?
Reklam
Bahçeli'nin Yeni Gözdesi
Kla­sik ara­ba tut­ku­nu Bah­çe­li, mi­ting için git­ti­ği Ak­se­ki­’de 1971 mo­del Ford Ta­unu­s’­u be­ğen­di. Sa­hi­bi­nin 30 bin TL is­te­di­ği ara­cı pa­zar­lık ya­pa­rak 27 bin 500 TL’­ye sa­tın al­dı. Se­çim­den son­ra da ilk tu­ru baş­kent so­kak­la­rın­da at­tı.MHP Ge­nel Baş­ka­nı Dev­let Bah­çe­li­’nin, dör­dün­cü kla­sik ara­ba­sı­nı se­çim mi­tin­gi için git­ti­ği An­tal­ya­’nın Ak­se­ki il­çe­sin­den al­dı­ğı or­ta­ya çık­tı. İl­çe­yi ge­zer­ken bir ga­le­ri­nin önün­de gör­dü­ğü 1971 mo­del Ford Ta­unu­s’­u be­ğe­nen Bah­çe­li, sa­hi­bi ile pa­zar­lı­ğı ken­di ya­pıp ara­cı sa­tın al­dı. MHP li­de­ri kla­sik ara­bay­la ilk tu­ru­nu 30 Mar­t’­ın ar­dın­dan An­ka­ra so­kak­la­rın­da yap­tı.4. KLA­SİK ARA­BA­SIKla­sik oto­mo­bil­le­re ilgisi olduğu bilinen Bahçeli, koleksiyonundaki araç sayısını 4’e yükseltti. 1982 model Mercedes, 1987 model Volvo ile Buick marka arabaları bulunan Bahçeli’nin dördüncü klasik arabası tam 43 yaşında.İLK TUR ANKARA­’DABah­çe­li, be­ğen­di­ği gün no­ter iş­lem­le­ri­ni yap­tır­ta­rak sa­tın al­dı­ğı Ford Ta­unu­s’­a An­ka­ra­’da ba­kım yap­tır­dı. 30 Mart se­çim­le­rin­den son­ra ye­ni al­dı­ğı kla­sik oto­mo­bi­li ile Baş­ken­t’­te kü­çük bir tur atan Bah­çe­li­’nin ara­ba­nın pla­ka­sı­nı 34’den 06’ya çe­vir­di­ği öğ­re­nil­di.TE­SA­DÜ­FEN GÖR­DÜBah­çe­li, se­çim kam­pan­ya­sı için 27 Şubat’ta Akseki’ye gitti. MHP belediye başkan adayının seçim bürosunu ziyaret eden Bahçeli, partililerle birlikte ilçeyi gezdi. Bu sırada bir galerinin önünde “satılık” ilanı gördüğü bal köpüğü rengindeki 1971 model Ford Taunus Bahçeli’nin ilgisini çekti.PA­ZAR­LI­ĞI KEN­Di YAP­TIAk­se­ki­li çift­çi Şe­ra­fet­tin Ak­soy, 43 ya­şın­da­ki ara­ba­sı­nın Bah­çe­li­’ye sa­tış öy­kü­sü­nü BU­GÜ­N’­e an­lat­tı. Ara­ba­sı için MHP li­de­rin­den ön­ce 30 bin li­ra is­te­di­ği­ni be­lir­ten Ak­soy, şöy­le ko­nuş­tu: “Dev­let Bey, il­çe­miz­de hal­ka hi­tap et­ti. Mi­ting ala­nı­na yü­rür­ken sa­tıl­ma­sı için ak­ra­ba­nın ga­le­ri­si­ne bı­rak­tı­ğım 1971 mo­del ara­ba­mı gör­dü. Ge­lip bak­tı, biz­ler­le soh­bet et­ti. Araç sa­hi­bi­nin ben ol­du­ğu­mu öğ­re­nin­ce ‘Kka­ça sa­tı­yor­sun’ di­ye sor­du. Ben de, ‘Ge­nel Baş­ka­nım 30 bin TL is­ti­yo­ru­m’ de­dim. ‘Fi­ya­tı bi­raz dü­şü­r’ de­yip pa­zar­lık yap­tık. En so­nun­da 27 bin 500 TL’­de an­laş­tık. Mi­ting son­ra­sı da­nış­man­la­rı gel­di, no­ter­de sa­tış iş­le­mi­ni yap­tık. Pa­ra­mı na­kit öde­di­ler. Ay­nı gün de ara­ba­yı An­ka­ra­’ya gö­tür­dü­ler.”Kamil Elibol | Bugün
'Bir Daha Cezaevine Gireceğime Beni Assınlar!'
'Uyuşturucu ticareti yapmak' suçundan aldığı hapis cezası Yargıtay tarafından onanan şarkıcı Deniz Seki masum olduğunu savundu Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 'uyuşturucu ticareti yapmak' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasını onadığı şarkıcı Deniz Seki “Bir daha cezaevine girersem ölürüm, beni assınlar daha iyi ya...' dedi. Kenan Erçetingöz ’ün sunduğu, Star TV’de yayınlanan Yüz Yüze programına katılan Seki, suçsuz olduğunu ve hapse girmek istemediğini söyledi. ‘Hiçbir suçu kabul etmiyorum’ Kenan Erçetingöz'ün 'Sen günah keçisi mi seçildin? Yoksa çok mu safsın?' sorusu üzerine, Deniz Seki, 'Ben suçsuzum bir tek onu biliyorum. Bana yakıştırılanların hiçbirini yapmadım. Hiç bir suçumu kabul etmiyorum. Benim asabımı bozuyor. Hiç kolay değil tabi bunları kaldırabilmek, taşıyabilmek...' yanıtını verdi. ‘Bedelini çok ağır ödedim’ Seki, 'Uyuşturucu bile demeyin. Bu zıkkım. Kendime geçmişte zarar verdiğimi açıklamıştım mahkemede. 6 yıl önce olmuş birşey. Ve bunun bedelini çok ağır ödedim. Oldu ve bitti. Ama şimdi üzerime yapışan olay, 'temin etti', 'bu işin ticaretini yapıyor' vs.. böyle birşey yok! Ben kimseye ne temin ettim, ne de ticaretini yaptım. Sevdiklerim burada, ailem burda nereye kaçacağım ben ya?' açıklamalarında bulundu. Erçetingöz'ün 'Yine gireceksin cezaevine...' demesi üzerine Deniz Seki gözyaşlarına hakim olamadı. Seki, 'Onu da istemiyorum. Düşündükçe de tüylerim ürperiyor. Yani böyle tepeden bir yere düşmüşüm, çıkamıyorum. Nasıl çıkacağımı da bilmiyorum. Düşününce insanı delirtecek kadar insanı çileden çıkaran bir yer. Hani sen diyorsun ya ne düşünüyorsun diye sana bunun cevabını veremiyorum. Sadece o çirkin yerin kokusu geliyor burnuma. Çok kötü! Allah düşmanımı düşürmesin, o kadar. Hele suçsuzsan o çok ağır bir şey' dedi. ‘Beni assınlar daha iyi’ Seki, bir daha cezaevine girerse 'ölürüm' ifadesini kullanarak 'Beni assınlar daha iyi ya...' dedi. Kenan Erçetingöz'ün 'İntihar etmeyi düşündün mü hiç?' şeklindeki sorusuna, Seki 'Hayatım boyunca böyle bir şey düşünmedim, hiçbir zaman da düşünmeyeceğim. Bir kere annemi düşünürüm her şeyden önce. O anneye yazık değil mi ya. Allah korusun. Hiçbir zaman aciz olmadım. Orası topraksız Zincirlikuyu Mezarlığı. Canlı canlı insanlar gömülü orada' yanıtını verdi.T24
Bir Kadının Gözünde "15 Kusursuz Erkek Hareketi"
Geçen hafta erkeklerin gözünden “harika kız hareketleri”ni incelemiştik, bu hafta kameralarımızı erkeklere çeviriyor ve “kusursuz erkek” olmanın 15 altın kuralını sizlerle paylaşıyoruz. Kusursuz erkek ne yapar, buyurun size tüyolar.
Reklam