Walter White'a Göre Breaking Bad'in En İğrenç Sahnesi
Breaking Bad’in Walter White’ı Bryan Cranston, dizide en iğrendiği sahneyi açıkladı. Tribeca Film Festivali’ne konuşmacı olarak katılan Bryan Cranston, Sevdiğimiz Psikopatlar konulu panelde Breaking Bad hakkında konuştu. Bryan Cranston, Breaking Bad boyunca birçok şiddet sahnesini gördüğünü ama hiçbirinin onu birinci sezonun ikinci bölümündeki küvet sahnesi kadar etkilemediğini söyledi. Bryan Cranston sahneyle ilgili olarak “Bölümde bir cesedi yok etmemiz gerekiyordu. Jesse’ye bir tür plastik fıçı almasını söylüyorum. Fakat o deli çocuk bu iş için porselen küveti kullanmaya karar veriyor. Küvetin içindeki cesedi asit parçalarken, porselen de parçalanıyor ve ceset parça pinçik bir halde her yere saçılıyor. Biz de temizlemek zorunda kalıyoruz. Vücut parçalarının gerçek olmadığını bilmeme rağmen, sahnenin çekimleri sırasında yediklerim ağzıma geldi.” dedi. Play Tuşu
Rapor Eziyeti: Cinsel Saldırıya Uğrayan Çocuk İntihara Kalkıştı
Sakarya’nın Geyve İlçesi’nde 2008 yılında, komşusu 55 yaşındaki Muhammer Ü.’nün cinsel istismarına uğradığı iddia edilen, o dönem 13 yaşındaki B.A.’ın ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin verilen çelişkili raporlarla ilgili, Adli Tıp Genel Kurulu’nun 3 yıldır görüş bildirmemesi tepkilere neden oldu. Bu nedenle sanık tahliye olurken, küçük kız ise bileklerini keserek ve hap içerek intihara kalkıştı.Sakarya 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Çocuğun cinsel istismarı’ iddiasıyla açılan ve 6 yıldır süren davaya konu olay 2008 yılında Geyve İlçesi’nde meydana geldi. B.A.’ya komşusu 55 yaşındaki Muhammer Ü., iddiaya göre ‘Sana dondurma vereceğim’ diye çağırarak cinsel istismarda bulundu. Küçük kızın olayı ailesine anlatması ve onların da polise bildirmesi üzerine Muammer Ü. tutuklandı ve hakkında dava açıldı. Ekonomik durumu bozuk olan aile avukat tutamayınca Sakarya Barosu aileye avukat verdi. ADLİ TIP’TAN ÇELİŞKİLİ RAPORLAR Mahkemenin taalebi üzerine, Sakarya Adli Tıp Kurumu tarafından küçük kıza ‘ruh sağlığının bozulmadığı’ yönünde rapor verildi. Ancak bu rapora itiraz edilince, mahkeme bu kez küçük kızla ilgili Adli Tıp 6′ncı İhtisas Dairesi’nden rapor istedi. Adli Tıp 6′ncı ihtisas Dairesi’nin 2009 yılında ‘Ruh sağlığı bozulmuştur’ diye verdiği rapora bu kez sanık yakınları itiraz etti. Sakarya 2′nci Ağır Ceza Mahkemesi bu kez, olayın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra mağduru 23 Mayıs 2011 tarihinde kontrol için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevk etti. GENEL KURUL 3 YILDIR GÖRÜŞ BİLDİRMEDİ Buradan da ‘Ruh sağlığı bozulmuştur’ yönünde verilen rapora, sanık yakınları yine itiraz edince, dosya mahkeme tarafından aynı yıl Adli Tıp Genel Kurulu’na gönderildi. Yaklaşık 3 yıldır dosyayla ilgili Adli Tıp Genel Kurulu görüş bildirmeyince, Sakarya’daki dava da karara çıkmadı. Bu süre içerisinde yaklaşık 40′un üzerinde yapılan duruşmada sanık Muharrem Ü. 2011 yılında tahliye edilirken, tecavüze uğrayan B.A. ise hap içerek ve jiletle bileklerini keserek 3 kez intihara kalkıştı. Davanın dün yapılan duruşması da, Adli Tıp Genel Kurulu’ndan istenen raporun beklenmesi için ertelendi. KADIN PLATFORMU’NDAN TEPKİ Davanın görüldüğü Sakarya Adliyesi önünde toplanan Sakarya Kadın Platformu üyeleri, davada yaşanan süreçle ilgili protesto gösterisi yaptı. Adliye bahçesinde bir araya gelen yaklaşık 15 kişilik grup, ellerindeki pankart ve attıkları sloganlarla son yıllarda artan ve kamu vicdanını yaralayan cinsel istismar davaları ve kadın cinayetlerine tepki gösterdi. DHA
SPK'da Başkan Yardımcıları ve Daire Başkanları Görevden Alındı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11′inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi.Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bugün gerçekleştirdiği kurul toplantısında dört başkan yardımcısından üçünün ve 12 daire başkanından 11'inin görevlerinden alınmasına karar vererek yerlerine yeni atamalar gerçekleştirdi. SPK'dan yapılan resmi açıklamada, değişikliklerin 'yönetimde görülen lüzum üzerine' yapıldığı kaydedildi. ATANAN İSİMLERYeni görevlendirmelerle birlikte Kurul Başkan Yardımcıları Tevfik Kınık, Ayşegül Ekşit, Bora Oruç ve İ. Ömer Gönül'den oluştu. Daire Başkanları ise Uğur Yaylaönü, Gül Ertan, Enver Usca, Fatma Akgün Olum, Hasan Seyman, Esra Ada Vural, Yusuf Kaya, Ali İhsan Güngör, Emre Önyurt, Ahmet H. Halaçlıoğlu, Yalçın Ay ve Hüseyin Emre Üzer oldu.Haber Türk
'Papa'yı Vurduğum İçin Mutluyum'
PAZAR günü azizlik mertebesine yükseltilecek olan Papa 2. Jean Paul'e 1981 yılında suikast girişiminde bulunmuş olan tetikçi Mehmet Ali Ağca, yaptığından pişman olmadığını söyleyerek, böyle ilahi bir planın içinde yer almaktan mutlu olduğunu söyledi. Ağca'nın, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olduğunu söylemesi de dikkat çekti. Mehmet Ali Ağca, 2005 yılında hayatını kaybeden 2. Jean Paul'un, Pazar günü Papa Francesco yönetiminde gerçekleştirilecek olan büyük bir törenle 'aziz' ilan edilecek olması nedeniyle İtalyan haber ajansı Ansa'ya özel bir röportaj verdi. Saldırıyla ilgili her seferinde verdiği farklı bilgilerle suikastın aydınlanmasının önüne geçmiş olan Ağca, 'Yaptığım saldırıdan pişman olmadım. Kesinlikle Papa'yı öldürmek ve ardından Aziz Petrus Meydanı'nda ya intihar etmek istiyordum ya da linç edilecektim. Tartışılamaz kişisel kanıtlar ışığında yıllar sonra anladım ki, 13 Mayıs 1981 tarihinde Tanrı o meydanda bir mucize gerçekleştirdi' ifadelerini kullandı. PAPA'YA SALDIRI GİBİ İLAHİ BİR PLANIN İÇİNDE OLMAKTAN MUTLUYUM Ağca neden pişman olmadığını ise, 'Aldo Moro'nun (öldürülen İtalya eski başbakanı) haksız bir psikopat suç sonucu öldürülmesi ile benim Papa'ya düzenlediğim saldırının ilahi bir mucize olması arasında hesaplanamaz farklılık var' diye açıkladı. Ağca, hayatının 30 yılını cezaevinde geçirmesine sebep olsa da, Papa suikastı gibi ilahi bir planın merkezinde yer almaktan çok mutlu olduğunu belirtti. Ağca, kendisini Aziz Petrus Meydanı'na götüren şeyin, Vatikan'da çoğu kişinin düşündüğü gibi Şeytan ve onun iblisleri olmadığını, aksine ilahi sistem olduğunu söyledi. Saldırıdan 4 gün sonra kendisini affetmiş olan Papa'nın, Rebibbia Cezaevi'ne gelerek kendisiyle buluşmasının da bir mucize olduğunu öne süren Ağca, 'O gün Papa'nın samimiyeti ve dürüstlüğü beni çok etkiledi' dedi. İnsan kutsallığını ve iyi bir insan modelini tanımlamak gerekirse, 2. Jean Paul'un yüzyılın en iyi kişisi olarak anılmayı hak ettiğini ifade eden Mehmet Ali Ağca, 'Ancak sadece bir aziz var ve o da Tanrı'dır' diyerek, azizlik mertebesi verilmesinin doğru olmadığını öne sürdü. ORLANDI VATİKAN'IN ELİNDE Ağca, Vatikan'da bir yetkilinin kızı olan Emanuela Orlandi'nin 22 Haziran 1983 tarihinde Roma'da gizemli bir şekilde ortadan kaybolması hakkında da konuştu. Orlandi'nin hala sırrı çözülemeyen ortadan kayboluşu hakkında, Mehmet Ali Ağca ile takas edilmesi, Vatikan seks partilerinde ölmüş olabileceği ve Magliani çetesi tarafından kaçırılıp öldürüldüğü gibi iddialar ortaya atılmıştı. Ağca ise, son açıklamalarından birinde Orlandi'nin Türkiye'de tutulduğunu söylese de yine ağız değiştirerek, başka bir iddia ortaya attı. Ağca, 'Bazı Batılı gizli servisler, Orlandi'nin Vatikan yönetiminin ellerinde olduğunu gayet iyi biliyor. O muhtemelen bir manastırda misafir ediliyor. Papa Francesco onun derhal serbest bırakılması emrini verebilir' dedi. DHA
Reklam
Bilgisayar Mühendisliği Okumak için 10 Neden
Giderek gelişen, yaygınlaşan ve hayatımızda daha fazla yere sahip olan bilgisayar bilimlerine ilgi duyan, kariyerini bu yönde inşa etmek isteyen çok sayıda öğrenci bulunuyor. Bilgisayar Mühendisliği programını tercih edip etmemek konusunda kararsız olan adaylar için ‘neden Bilgisayar Mühendisliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:Matematik, fizik ve bilgisayar bilimleri ile yakından ilgilendiğin ve bu alanlarda başarılı olduğun için,Her gün yeni bir ürün geliştirebilme ve yaratıcılığını kullanabilme şansı sunduğu için,Bireysel çalışmaların yanı sıra takım çalışmalarına da olanak sağladığı için,Analiz, yorumlama, gözlem yapma ve problem çözme becerilerini geliştirmek için,Günlük hayatımızın içinde olan ve giderek kullanımı yaygınlaşan televizyonlar, müzik çalarlar, bilgisayarlar ve akıllı telefonlar gibi cihazlarla ilgili bir alan olduğu için,Her geçen gün gelişmeye devam eden, her gün yeni bir şey keşfetmeyi ve hayat boyu öğrenmeyi destekleyen bir alan olduğu için,Sağlıktan tarıma, finanstan müziğe kadar bir çok sektörde çalışma imkanı sunduğu için,Günlük hayatımızın her alanında ihtiyaçlara cevap verebilecek, hayatı kolaylaştırmaya ve yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik ürünleri, programları ve uygulamaları geliştirmek için,Dünyayı ve insan yaşamını değiştirme şansı sunduğu için,Geleceği yaratan alanlardan biri olduğu için Bilgisayar Mühendisliği okumayı seçebilirsin.
Reklam
Mimarlık mı Mühendislik mi?
İnsanlık tarihinin en eski disiplinlerinden biri olan Mimarlık ve popülaritesini kaybetmeyen, geleneksel Mühendislik programları, ortaöğretimde Fen Bilimleri alanına yönelen öğrencilerin sıklıkla tercih ettikleri programlar arasında bulunuyor. Mühendislik alanları ve Mimarlık programı arasında seçim yapmak konusunda kararsız olan adaylar için programları dersleri, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekler ve kariyer seçenekleri gibi çeşitli açılardan detaylı olarak inceledik.Mimarlık programlarında statik, matematik, mimari proje ve anlatım teknikleri, mimarlık tarihi, mukavemet, yapı ve yapım yöntemleri, tarihi çevre koruma ve restorasyon, şehircilik ve imar hukuku, yapım yönetimi ve ekonomisi, mimari tasarım bilgisi, tasarım ve yapım üretim teknikleri gibi temel derslerin yanı sıra bilgisayar destekli tasarım, mimari tasarım kuram ve yöntemleri ve malzeme ve teknoloji gibi seçmeli dersler yer alıyor. Mimarlık programlarında eğitim alan öğrenciler dersliklerin yanı sıra stüdyo, atölye ve laboratuvarda proje dersleri ve uygulamalı dersler alıyorlar. Mimarlık eğitimini başarıyla tamamlamak için öğrencilerin bir bitirme projesi hazırlaması da gerekiyor.Makine, endüstri ve inşaat gibi mühendislik alanlarında uzmanlık alanına yönelik olarak farklı dersler yer alıyor. Fakat genel olarak mühendislik fakültelerinde fizik, genel kimya, matematik, analiz, istatistik, tasarım, lineer cebir ve ekonomi gibi temel dersler bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler alıyorlar.Mimarlık eğitimi almak ve Mimar olmak isteyenlerin matematik ve geometri gibi fen bilimlerine, güzel sanatlara ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, şekil ve uzay ilişkilerini görebilmesi, analitik ve sayısal düşünebilmesi, yaratıcı olması, tasarım becerisine sahip olması; dikkatli, titiz ve yeniliklere açık olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, analiz etme becerisine sahip olması, problemleri fark edebilmesi, sorumluluk sahibi olması, estetik algısının kuvvetli olması, zaman yönetiminde başarılı olması ve eleştiriye açık olması gerekiyor.Mühendislik programlarında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin ise matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ilgili olması, deney yapmaktan hoşlanması, problemleri fark edebilmesi ve alternatif çözüm yolları geliştirebilmesi; yaratıcı, meraklı ve sorgulayıcı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması; dikkatli, ayrıntıcı ve disiplinli olması, teknolojik gelişmeleri takip etmesi, yeniliklere ve hayat boyu öğrenmeye açık olması, grup çalışmalarında başarılı olması, soyut düşünebilmesi, şekil uzay ilişkisini görebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapabilmesi ve uygulayabilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Mimarlar şantiyelerde, inşaatlarda, atölyelerde ve ofislerde çalışabilirler. Mimarlık programından mezun olanlar hem kamuya hem de özel sektöre ait kurum ve kuruluşlar için projeler yürütebilirler. Mühendisler de benzer bir şekilde ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda çalışabilirler. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunmadan enerjiye ve bilişimden otomotive kadar pek çok sektörde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabilirler.
Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Ülke, Üniversite ve Bölüm Seçimi
Yurtdışında üniversite eğitimi almaya karar verdikten sonra ilk adım hangi ülkede, üniversitede ve bölümde okuyacağını seçmek. Çok sayıda ülke, her ülkede bulunan yüzlerce üniversite ve sayısız bölüm içinden kendine en uygun olanı seçmek oldukça zor. Senin için bu süreci kolaylaştıracak bazı öneriler hazırladık: Bölüm SeçimiHangi bölümü seçeceğine karar verirken ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kariyer planlarını göz önüne almalısın. Bunun yanı sıra lisede hangi alandan mezun olduğunun da bölüm seçiminde önemli bir etken olduğunu unutmamalısın. Bunların yanı sıra kendin için doğru bölümü seçmek için Kişilik Testini alabilir ve Hangi Bölüm yazımızı okuyabilirsin.İlk olarak hangi bölümde eğitim alacağına karar vermek uzun üniversite ve ülke listesini daraltabilmen ve daha rahat bir seçim yapman konusunda sana yardımcı olacaktır. Örneğin Moda Tasarımı alanında bir kariyer hayalin varsa Fransa veya İtalya’da; Mühendislik alanında ilerlemek istiyorsan Almanya’da ya da Sosyoloji eğitimi almak istiyorsan Avusturya’da bir üniversite doğru tercih olabilir.Üniversite SeçimiÜniversite seçimi yaparken öncelikle okumak istediğin bölümün hangi üniversitelerde olduğunu öğrenmelisin. Bunun için internetten yararlanabilirsin ya da yurtdışı eğitim danışmanlık firmalarına başvurabilirsin. Üniversite seçimine okumak istediğin bölümün bulunduğu üniversitelerin listesini yaparak başlayabilirsin. Başlangıçta uzun bir listeye sahip olman oldukça normal. Üniversite seçiminde kullanabileceğin diğer kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        SAT, GMAT, GRE ve TOEFL gibi sınavlarda aldığın puanlar hangi üniversitelerin şartlarını karşılıyor?-        Üniversitenin aradığı diğer akademik özellikleri sağlıyor musun?-        Üniversitenin eğitim giderlerini karşılayabiliyor musun?-        Konaklama, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılayacak maddi yeterliğe sahip misin?-        Üniversitenin yabancı öğrencilere sunduğu konaklama ve oryantasyon gibi olanaklar senin için yeterli mi?-        Üniversitenin sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif konularsa sağladığı imkanlar beklentilerini karşılıyor mu?-        Üniversitenin eğitim tarzı ve öğretim yöntemleri senin için yeterli mi?-        Üniversite öğrencilere staj olanağı sunuyor mu?Bunların yanı sıra Hangi Üniversite yazımızı okumak kendin için en uygun üniversiteyi seçmene yardımcı olabilir. Ülke Seçimi Bölüm seçiminin ardından üniversite ve ülke seçimi birbirine paralel olan bir araştırma süreci gerektiriyor. Öncelikle bundan sonraki 4 yılını nasıl bir şehirde ya da ülkede geçirmek istediğini düşünmelisin. Ülke seçimini yaparken değerlendirebileceğin kriterler şu şekilde sıralanabilir:-        İklim koşulları senin için uygun mu?-        Toplumsal kurallara ve kültürel özelliklere kolaylıkla uyum sağlayabilir misin?-        Maddi olanakların ülkenin ekonomik koşulları ile uyumlu mu?-        Boş vakitlerini değerlendirebileceğin yerler beklentilerini karşılıyor mu?-        Öğrenci olarak ülke içerisinde yarı zamanlı çalışma şansına sahip misin?Ülke seçimi yapmadan önce Ülke Seçenekleri I ve Ülke Seçenekleri II yazımızı mutlaka okumalısın. Ayrıca Yurtdışında Okumanın Avantaj ve Dezavantajları ile Yurtdışında Üniversite Eğitimi Hakkında Bilmen Gereken Her Şey yazılarımız da karar vermene yardımcı olabilir.
Hukuk mu Tıp mı?
Hukuk ve Tıp Fakülteleri Türkiye’de en fazla tercih edilen ana dallar arasında yer alıyor. Üniversite sınavlarında en yüksek puana sahip olan öğrencilerin yerleştiği bu iki geleneksel ana dal aynı zamanda popülaritesini her zaman koruyor. Tıp ve Hukuk ana dalları arasında kararsız kalan adayların öncelikle ilgi alanlarını, yeteneklerini ve kişilik özelliklerini bilmeleri gerekiyor. Ayrıca, bu iki ana dal arasında bir seçim yapmak için öncelikle ortaöğretimde Tıp için Matematik-Fen,  Hukuk için ise Türkçe-Matematik alanına yönelmek gerekiyor.Hukuk ve Tıp Fakültesini arasında bir tercih yapmayı düşünen adayların kendileri için doğru bir karar vermelerine yardımcı olmak amacıyla bu iki ana dalın özellikleri, lisans eğitimindeki dersleri ve gerektirdiği kişilik özellikleri gibi konularda detaylı olarak inceledik.Hukuk Fakültesi eğitimi 4 yıl sürüyor ve öğrenciler Anayasa, Aile, Ceza, Vergi ve İnsan Hakları Hukuku gibi temel hukuk derslerinin yanı sıra tarih, ekonomi, sosyoloji ve genel kültür alanlarında da dersler alıyorlar. Tıp Fakültesi eğitimi ise, üç aşamadan oluşuyor ve 6 yıl sürüyor. Eğitimin ilk aşaması, yani birinci ve ikinci sınıflar, temel tıp bilimleri eğitimini: ikinci aşaması, yani üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıflar, klinik bilimleri eğitimini; ve üçüncü aşama yani altıncı sınıf, öğrencilerin tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları içeriyor.Hukuk Fakültelerinden mezun olan bireyler Hukukçu, Tıp Fakültesinden mezun olanlar ise Pratisyen Doktoru unvanını taşıyorlar. Hukukçular ulusal ve uluslararası kamusal ve özel kurum ve kuruluşlarda görev yapabiliyor. Hukuk okuyanlar, mezun olunca serbest ve kurumsal avukat olabilmenin yanı sıra, birer hakim, savcı, noter, uzman hukukçu, hukuk uzmanı ve hukuk müşaviri gibi çeşitli hukuk formasyonu ile ilgili mesleklere de yönelebiliyorlar. Pratisyen Doktorlar ise, akademik kariyerlerine devam edebilme seçeneklerinin yanı sıra Tıpta Uzmanlık Sınavında başarı kazandıkları takdirde farklı sürelerde eğitimlerine devam edecekleri onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabilirler. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanı kazanırlar.Hukuk eğitimi almak isteyen bir bireyin genel olarak yerel sorunlara yerel bakış açısı ile, global sorunlara ise global bakış açısı ile bakabilmesi; bağımsız düşünebilmesi, eleştirel bir bakış açısına sahip olması, birey haklarına saygı gösteren ve toplumsal değerlere karşı duyarlı biri olması, adalet duygusuna sahip olması ve toplumsal ve bireysel problemlere duyarlı olması gerekiyor. Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Hukukçu olmak isteyenlerin detaylı araştırmalar yapmaktan hoşlanması; bilgileri toplama, organize etme, analiz etme ve yorumlama becerisine sahip olması, sözlü ve yazılı iletişim becerilerinin gelişmiş olması, problem çözme ve problemlere alternatif çözüm yolları bulma konularında yetenekli olması ve analitik düşünme ve değerlendirme yeteneklerine sahip olması gerekiyor. Pratisyen Doktor olmak isteyenlerin ise güçlü iletişim yetenekleri olması, anatomi ve insan sağlığına karşı ilgili olması, hastalıklar hakkında bilgi sahibi olması, medikal tedavi ile ilgili olarak farklı kültürlerin tutum ve davranışları ile ilgili farkındalığa sahip olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi, analitik zekası ve yorumlama becerisinin kuvvetli olması, hızlı ve doğru kararlar alabilmesi, araştırma yapmaktan hoşlanması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, bireysel çalışmalarda ve takım çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğuk kanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor.
Reklam
Uzaktan Eğitim ve Açık Öğretim
Açıköğretim ve Uzaktan Eğitim, belli düzeydeki bir eğitim programının ilgili kurumlara gitmeden dışarıdan sürdürülerek gerçekleştirilmesidir. Her iki eğitim türü de özellikle çalışmak zorunda olan, ya da belli bir engeli nedeniyle, fiziksel olarak okula devam edemeyecek ya da normal okul çağında okula devam edememiş öğrencilere belli düzeydeki öğretim programlarını tamamlama imkanı vermektedir. Ülkemizde bu kapsamda, açık öğretim ortaokulu ve açık lisenin yanında, yüksek öğretim fakülteleri ve uzaktan eğitim programları bulunmaktadır.Yükseköğretim seviyesindeki Açık Öğretimde  Ön lisans/Lisans düzeyindeki programları, Uzaktan Eğitimde de Lisans/Yüksek Lisans programlarını tamamlamak mümkün olabilmektedir. Öğrencilerin kendi kendilerine ders çalışarak ve belli tarihlerde sınavlara girerek tamamladıkları bu programlar Türkiye genelinde oldukça yüksek oranda ilgi görmektedir. Açıköğretim/Uzaktan Eğitimin çok önemli avantajlarından biri de ikinci bir üniversite tamamlama imkanı vermesidir. Bir kişinin iki ayrı örgün öğretim programına aynı anda kayıt yaptırmasına imkan verilmezken, bir örgün ve aynı anda bir Açıköğretim/Uzaktan Eğitim programına kayıt yaptırma imkanı vardır. Bu durum da, özellikle  bu programlara katılımı daha da arttırmaktadır.AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTELERİ (AÖF) Açıköğretim Fakültelerinde 2 yıllık ön lisans ve 4 yıllık lisans programlarını tamamlama imkanı sunulmaktadır. Bazı programların kontenjanları sınırlıdır, bazıları ise sınırsız sayıda öğrenciye açıktır.Kimler Girebilir? Sınavla Başvuru: Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, kontenjanı sınırlı veya sınırsız olan tüm lisans veya önlisans programlarını tercihlerinden gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Sınavsız Başvuru: Örgün eğitim kurumlarının 2 yıllık önlisans veya 4 yıllık lisans programlarına halen kayıtlı olanlar veya mezunlar,Açıköğretim önlisans ya da lisans programlarından mezun olanlar (okumakta veya mezun oldukları alanlarda olmamak kaydıyla)  Açıköğretim/ Uzaktan öğretim ön lisans veya lisans programlarına sınava girmeden başvuru yapabilirler. Örgün eğitimdeki kayıtlarını sildirmelerine gerek yoktur ve doğrudan ilgili Üniversiteye başvurarak kayıt yaptırabilirler.Dersleri nasıl takip edilir?Açıköğretim Fakültesinde öğrencilerin dersleri izlemek için yararlanabilecekleri kaynaklar arasında kitaplar, CD’ler, televizyon ve radyo programları ve internet siteleri vardır. Ayrıca uygun bulunan bölgelerde akademik danışmanlık ve uygulama hizmetleri (yüz yüze eğitim) de verilmektedir.Anadolu Üniversitesi ve TRT ortaklığı ile TRT Okul’da gün boyunca AÖF dersleri yayınlanmaktadır. Anadolu Üniversitesi bünyesindeki “aof e-ogrenme “ sitesinde ve diğer forum sitelerinde dersler ve sınavlarla ilgili destek verilmektedir. E-öğrenme portalında yer alan en yeni hizmetlerden biri canlı ve interaktif sanal sınıflarda alanlarında uzman akademisyenlerin yüz yüze ders verdiği e-seminerhizmetidir. Diğer hizmetler ise, etkileşimli e-kitap ve e-öğrenme malzemeleridir. Öğrencilerin, hem dersin sorumlusu olan öğretim elemanlarıyla hem de ilgili dersi alan diğer açıköğretim öğrencileriyle bilgi alış-verişinde bulunup, sorular sorabilecekleri Tartışma Gurupları da yeni hizmetlerden bir diğeridir. Tüm bu yeni hizmetlerle Açıköğretimle Uzaktan Eğitim arasındaki önemli farklar da azalmaya başlamıştır.Sınavlar ve Kredi SistemiAçıköğretim Fakülteleri 2012 yılından itibaren kredili sisteme geçmiştir.Kredili sistemde öğretim yılı bahar ve güz olarak iki döneme ayrılır.Her ders için her dönemde en az bir ara sınav ve bir yılsonu sınavı yapılır.Yılsonu sınavları klasik yöntemle bizzat sınav yapılacak merkezlere giderek alınır.Kredili sistemde bütünleme sınavı yoktur. Ara ya da yılsonu sınavlarına girmeyen bir öğrenci girmediği sınavdan sıfır almış sayılır.Sınavlarda değerlendirmeler 100 üzerinden yapılır. Ders geçme notu ara ve yılsonu sınavlarının farklı ağırlıklarda etkisiyle hesaplanır.DenklikAçıköğretim fakültesindeki  bütün bölümler diğer örgün yükseköğretim kurumlarındaki bölümlere denktir. Açıköğretim öğrencileri diğer üniversite öğrencilerinin yararlanabildiği  tüm sosyal haklardan yararlanabilmektedir.Yatay Geçiş/Dikey GeçişYatay Geçiş: Açıköğretim ya da Uzaktan Eğitim Programlarından Örgün Öğretime Yatay Geçiş Yapılabilir.Şartları: Öğrencinin öğrenim görmekte olduğu programdaki genel not ortalamasının 100 üzerinden en az 80 olması gerekir. Ya da öğrencinin kayıt olduğu yıldaki merkezi yerleştirme puanının, geçmek istediği üniversitenin diploma programının o yılki taban puanına eşit veya yüksek olması gerekir. Dikey Geçiş: Açıköğretim Fakültelerinin 2 yıllık önlisans programlarından, 4 yıllık bir Açıköğretim  ya da örgün eğitim programına geçiş yaparak Lisans diploması almak mümkündür. Bu geçiş için gerekli şartları sağlayanların Dikey Geçiş Sınavı’na girip başarılı olmaları gerekir. Bu konuda daha detaylı bilgileri Dikey Geçiş yazımızda bulabilrsin.Ayrıca, bazı bölümler için istisnai durumlar sözkonusudur.**_Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Fakültesinin önlisans programlarından mezun olan öğrenciler Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinin lisans bölümlerine sınavsız “Dikey Geçiş” kapsamında kayıt yaptırabilirler._**_ Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerine sınavsız Dikey Geçiş kapsamında kayıt için Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezince (ÖSYM) yapılan Dikey Geçiş Sınavına (DGS) girme şartı bulunmamaktadır._Kayıt ve Öğrenim SüresiÖğrencilerin, kayıt yaptırdıkları yıldan başlamak üzere önlisans programında 4 yıl, lisans programlarında ise 7 yıl boyunca öğrencilik haklarından yararlanma ve programa devam etme hakları vardır.Öğrenciler kayıtlarını yenilemedikleri dönemlerde öğrencilik haklarından yararlanamaz, ancak sürelerini kullanmış sayılırlar.Bu sürelerin bitiminde öğrenciler kayıtlarını yenilerlerse, sınavlara katılarak öğretimlerini sürdürebilirler, ancak öğrencilik haklarından yararlanamazlar.Açık öğretim programlarının herhangi birinde öğrenci iken okumakta olduğu alan dışındaki örgün öğretim programlarından birine yerleştirilen adayların açık öğretimdeki kayıtları silinmez.Türkiye’de Açıköğretim Fakülteleri Bulunan Üniversiteler:İstanbul Üniversitesi (Auzef),Anadolu Üniversitesi (AÖF) veAtatürk Üniversitesi (Ata-AÖF)UZAKTAN EĞİTİMAçıköğretimde olduğu gibi, bir yandan yüksek öğretime devam ederken, bir yandan da iş hayatını sürdürmek isteyenler, ya da bulunduğu şehrin dışındaki bir üniversiteden eğitim almak isteyenler için önemli bir seçenek haline gelen Uzaktan Eğitim, çağımızın teknolojik gelişmeleriyle birlikte örgün eğitimle yarışabilecek kalitede eğitim sunabilmektedir.Uzaktan Eğitim’de, Önlisans, Lisans veya Yüksek Lisans programlarının yanı sıra Lisans tamamlama ve Sertifika programları da sunulmaktadır.Kimler Başvurabilir?Lise mezunu olup, YGS sınavından 140’ın üzerinde puan alanlar, tüm Lisans veya Ön lisans programlarını tercihlerinde gösterip yeterli puan aldıkları takdirde yerleştirilebilirler.Yüksek Lisans programlarına ise diğer yüksek lisans programlarına yapıldığı şekilde başvuru yapılır. ALES, GMAT ve GRE sınavlarından (ALES dışındaki sınavların kabul edilip edilmediği başvuru yapılan enstitüden öğrenilebilir) yeterli puan alan ve diğer belgelerini tamamlayan lisans mezunları uzaktan eğitim yüksek lisans programlarına başvuru yapabilirler.Dersler Nasıl Takip Edilir?Uzaktan eğitim programlarında dersin iki farklı işleniş biçimi vardır.Eğitimler bazen eşzamanlı bazen de serbest zamanlı olmaktadır.Eşzamanlı eğitimlerde daha önceden belirlenen gün ve saatte öğrenciler bilgisayar başında bulunur ve sanal bir sınıf ortamında sınıf arkadaşları ve öğretmeni ile bir araya gelmiş olur. Sanal sınıf ortamlarında öğretmene soru sorabilen öğrenciler aynı zamanda uzaktan eğitimin eksik yanı olan sosyal etkileşimi de sağlamış olurlar. Eşzamanlı eğitimde öğrenci zaman açısından bağımlı olsa bile, mekan olarak bağımsızdır. Herhangi bir  şehrin, ülkenin ve hatta dünyanın farklı yerlerindeki öğrenciler, aynı anda sanal bir sınıfta bir araya gelip, birbirleriyle sosyal paylaşımlar içerisinde olabilirler.Serbest zamanlı eğitim ise hem zaman hem mekanda bağımsızlık sağlayan uzaktan eğitim türüdür. Programa kayıtlı öğrenci, dersleri istediği gün ve saatte girip takip edebilir. Daha sonra tekrar girdiğinde kaldığı yerden devam edebilir, eğitmenine ya da arkadaşlarına sorular sorabilir, paylaşımlarda bulunabilir.Alınan Diplomada Örgün Öğretime Göre Herhangi Bir Fark Var mıdır?Bazı programlar örgün öğretim mezunlarının sahip olduğu diplomanın birebir aynısını verirken bazı üniversitelerin programlarının diplomalarında Uzaktan Eğitim ibaresi yer almaktadır.Uzaktan Eğitim Hangi Üniversitelerde Var?Türkiye’de uzaktan eğitim merkezi bulunan yaklaşık 50 üniversite bulunuyor. 10 yılı aşkın süredir Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin yanı sıra her geçen yıl yeni üniversiteler uzaktan eğitim merkezi kuruyor. Uzaktan Eğitim Merkezine sahip olan üniversitelerin bir kısmı aşağıda listelenmiştir. Bunların yanı sıra üniversitelerin web sitelerinden Uzaktan Eğitim Merkezlerine ulaşabilirsin.Akdeniz ÜniversitesiAnadolu ÜniversitesiAnkara ÜniversitesiAtılım ÜniversitesiAtatürk ÜniversitesiBahçeşehir ÜniversitesiBaşkent ÜniversitesiBoğaziçi ÜniversitesiÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiDokuz Eylül ÜniversitesiEge ÜniversitesiFatih ÜniversitesiFırat ÜniversitesiGazi ÜniversitesiHacettepe Üniversitesiİnönü Üniversitesiİstanbul Arel Üniversitesiİstanbul Aydın Üniversitesiİstanbul Teknik Üniversitesiİstanbul ÜniversitesiKaradeniz Teknik ÜniversitesiKırıkkale ÜniversitesiMaltepe ÜniversitesiMersin ÜniversitesiOndokuz Mayıs ÜniversitesiYıldız Teknik ÜniversitesiAçıköğretim ile Uzaktan Eğitimin Benzerlikleri ve Farklılıkları Benzerlikler:Açık öğretim ile uzaktan eğitim arasındaki en önemli ortak nokta öğrencilerin her iki sistemde de okula gitmeden eğitim almalarıdır.Öğrenciler her iki öğretimi de tercihleri arasında göstererek ÖSYM tarafından programlara yerleştirilebilirler. Bunun yanısıra, daha önce belirtilen şartları sağlayan herkes programlara sınava girmeden doğrudan başvurabilirler.Her iki öğretimde de arasınavlar internetten, yılsonu sınavları da okula giderek yapılır.Farklılıklar:Uzaktan eğitimde, öğrenciler öğretim elemanları ile iletişim kurabilmekte, sanal derslere katılarak sorular sorabilmektedir. AÖF’de bu durum çok yaygın olmamakla birlikte yeni yeni uygulanmaya başlamıştır. Anadolu Üniversitesi’nin e-öğrenme portalında buna benzer hizmetler sunulmaya başlamıştır.AÖF'de öğrenciyi araştırmaya sevk eden proje ve ödevler verilmez. Uzaktan eğitimde ise, öğrenciler yaptıkları projeleri ve ödevleri öğretim elemanına göndererek dönüt alabilir.Uzaktan eğitim programlarının ücretleri, AÖF’den çok daha yüksektir.
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu
Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulları alanında yetkin antrenörler, öğretmenler ve spor yöneticileri yetiştirmeyi amaçlıyor.Giriş KoşullarıBeden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarını tercih etmek isteyen adayların Yükseköğrenime Geçiş Sınavından (YGS) üniversiteler tarafından belirlenen baraj puanı almaları gerekiyor. Bu puan, her üniversite ve her bölüm için değişiklik gösteriyor. Ayrıca, Milli Sporcu olan adayların BESYO’ya başvurabilmesi için gereken baraj puan, diğer adaylardan beklenen puandan daha düşük olabiliyor. Bunun yanı sıra, spor dallarında yetenekli ve üstün başarı gösteren adaylar,  belli kurallar çerçevesinde bu programlara yerleştirilebiliyorlar. Böyle bir ayrıcalıktan yararlanabilmek için adayların belli yarışmalarda 1., 2. veya 3.’lük derecesinin kazanmış olması gerekiyor. Ortaöğretim kurumlarının spor alanı mezunları da bazı bölümlere ek puanla yerleştirilebiliyor. YGS’de yeterli puan alan adaylar, resmi sağlık kurumlarından  ‘uygulamalı beden eğitimi ve spor özel yetenek sınavına girmesinde ve spor yapmasında sakınca yoktur’ belgesini aldıktan sonra özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar.Spor Yüksekokullarındaki BölümlerRekreasyonSpor YöneticiliğiAntrenörlükBeden Eğitimi Öğretmenliği İş OlanaklarıBeden Eğitimi Öğretmenliği bölümünden mezun olan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda ve özel okullarda çalışabilirler. Uzmanlık alanlarında antrenör olarak ve çeşitli spor örgütlerinin birimlerinde görev yapabilirler. Spor Yöneticiliği bölümünden mezun olan öğrenciler spor kulüplerinin idari birimlerinde, özel spor işletmelerinde ve Gençlik ve Spor Müdürlükleri’nin ve kamu kurumlarının ilgili kadrolarında çalışabilirler. Rekreasyon bölümü mezunları ise turizm alanında ve kamu kurumlarının ilgili birimlerinde görev yapabilirler.Bunların yanı sıra, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokullarından mezun olan öğrenciler, spor ve rekreasyon aktivitelerinde, spor etkinliklerinin organizasyonlarında, idari hizmet alanında, sosyal tesislerde, seyahat acentelerinde, fizik tedavi merkezlerinde, onkoloji servislerinde ve diğer sağlık kuruluşlarında çalışma olanağına sahipler.
Kararsız Üniversite Adayları için Tercih Öncesi İpuçları
Üniversite ve bölüm seçimi yapmadan önce senden hayatının büyük bir bölümde ne yapmak istediğini farkında olman bekleniyor. Fakat pek çok öğrenci gibi sen de liseden mezun olurken ve hatta üniversitenin ilk yıllarında ne yapmak istediğine henüz karar vermemiş olabilirsin. Hepimiz bir hukuk profesörünün yıllar sonra fizik alanında doktora yapması gibi çeşitli ilham verici öyküler duymuşuzdur. Bir karar vermek ya da verilen kararı değiştirmek için hiçbir zaman çok geç değil. Ancak karar verme sürecinde ve devamında çok esnek davranmanın olumsuz yanları da var. Örneğin, liseden mezun olurken hangi bölümü ve hangi üniversiteyi seçeceğin konusunda net olman gerekiyor. Çünkü tercih listende çeşitli üniversitelere ve bölümlere yer verme şansın olsa da yalnızca bir tanesinde eğitim alma şansın olacak.Hangi bölümü ve hangi üniversiteyi tercih edeceğin ve hangi kariyere yöneleceğin konularında kararsızsan senin için hazırladığımız öneriler faydalı olabilir:1. Karar verememiş olmayı umutsuzluk olarak değil bir fırsat olarak gör.Hedeflerin ve planların hakkında düşünürken ya da bunları belirlemeye çalışırken ‘ne yapmak istediğimi bilmiyorum’ diye umutsuzluğa kapılmamalısın. Hangi alanlara ilgi duyuyorsun? İlgini pek çok alan mı çekiyor? İlgi duyduğun alanlar arasında bağlantı var mı? Bu sorulara cevap vermen ve biraz iç gözlem yapman sana ilgini çeken konuları keşfetmen konusunda çok yardımcı olacaktır.  Birden fazla alana ilgi duyuyorsan ve karar verememenin sebebi hangisini seçeceğine emin olamamaksa, üniversiteleri araştırırken hangi bölümler arasında yan dal ve çift dal olanaklarıolduğunu, farklı alanlardan seçmeli dersler alıp alamayacağını ve bölümler arasında geçiş yapıp yapamayacağını araştırmalısın. Bunun yanı sıra ilgi duyduğun alanlardan birinde eğitim alırken başka bir alanda kurslara katılabileceğini ve öğrenci kulüp ve topluluklarına dahil olabileceğini de unutmamalısın.2. Bir şeyi gerçekten sev. Her şeyi beğenmek (ya da daha kötüsü hiçbir şeyi sevmemek) yerine gerçekten seni heyecanlandıran ve gerçekten sevdiğin bir alanı tespit et. Bu araştırma yapmak, yazmak, okumak, planlamak ya da yorumlamak gibi herhangi bir şey olabilir. Yürekten sevdiğin bir şeyi açıkça tanımladığın zaman bunu hangi dalda devam ettirebileceğini rahatça bulabilir ve tercihlerini yaparken gerçekten mutlu ve başarılı olacağın bölümleri seçebilirsin.3. Tercih listen üzerinde düşünmek için kendine zaman tanı.Bölüm, üniversite ve kariyer için çok sayıda seçeneğe sahipsin. Eğer sosyal bilimlere ve sanata ilgi duyuyorsan yalnızca yerleşebileceğin ya da pek çok kişi tarafından kabul gördüğü için mühendislik veya tıp tercih etmemelisin. İlgi duyduğun alanlar üzerinde düşünmek ve onlar arasında bir seçim yapmak daha doğru olacaktır.İlgi duyduğun alanlar arasında bir karar vermen konusunda Hangi Bölüm yazımız sana yardımcı olabilir.4. Kişilik testi al.Kişilik testleri eğlenceli olmalarının yanı sıra faydalı da. Online kişilik testleri, gazete ve dergilerdeki testler kendinle ve ilgi alanlarınla ilgili yeni şeyler keşfetmene yardımcı olacaktır. Hangi alanlarda yetenekli olduğunu ve sana en uygun kariyer seçenekleri bu şekilde keşfedebilirsin. Sonuçları daha önce farkına varmadığın ve üzerinde düşünmediğin pek çok şeyle karşılaşabilirsin. Parlakbirgelecek.com’un ücretsiz ilgi bazlı kişilik testi ile ilgi alanına göre sana en uygun kariyerleri kolayca tespit edebilirsin. Testi almak için bu linki tıklaman yeterli. Parlakbirgelecek.com Üniversite Tercih Rehberiniz
Reklam
Tercih Yaparken Doğru Zannedilen Yanlışlar
Tercih zamanında yüzlerce birbirine zıt öğüt kafanı mı karıştırıyor? Tercih döneminde birçok adayın yanlış bildiği 7 doğru bu yazımızda:1. YANLIŞ: 30 tercihin tümünü doldurmalıyım.DOĞRU: İstediğin kadar tercih yapabilirsin. Ancak, şansını arttırmak için tercih sayısını çok düşük tutmamakta yarar var. Gitmek istemediğin hiçbir programı tercih listene koymamalısın.2. YANLIŞ: Benim tercih sıralamamda bir program altlarda yer alıyorsa, aynı programa tercih listesinde daha yukarılarda yer vermiş olan bir aday benim önüme geçer.DOĞRU: Adaylar yerleştirilirken, ilk önce yerleştirme puanlarına bakılır ve puanı yüksek olan aday, tercihi kaçıncı sırada olursa olsun o programa yerleştirilir. İki adayın puanının tamamiyle eşit olması durumunda  sırasıyla, ilk önce ham YGS-LYS puanlarına, sonra ağırlığı en büyük olan testin ham puanına, sonra tercihlerdeki sıralamaya ve en sonunda da doğum yılına bakılır.  Böyle bir eşitlik olasılığı o kadar düşüktür ki,  bir programın tercihlerindeki yerinin başka bir adaydan sonra olması senin o programa yerleştirilmende hemen hemen hiç etkili değildir.3. YANLIŞ: Ben tercihlerimde yer verdiğim bir programa yerleştirilsem bile kayıt yaptırmazsam, bir puan kaybım olmaz.DOĞRU: Tercihlerinde olduğu için yerleştirilmiş olduğun bir programa, kayıt yaptırmamış, ya da hiç devam etmemiş, ya da kayıt yaptırmış ama tercih döneminden önce kaydını sildirmiş olsan bile, bir sonraki yıl üniversite sınavına girdiğinde okul not ortalaması puanın yarıya indirilir. Bu nedenle, tercih listende mutlaka okumak isteyeceğin programlara yer vermelisin.4. YANLIŞ: Puanım tutmadığı için asla giremeyeceğimi düşündüğüm bir bölümü tercih listeme hiç almamalıyım.DOĞRU: Yerleştirilmeyi çok istediğin bir programı, puanın/sıralaman tam olarak uymasa bile 1. tercihin olarak listene alabilirsin. Puanlarda ya da sıralamalardaki oynamaların ne kadar olacağını kimse tam olarak kestiremez. Çünkü şu anda yaptığın değerlendirmeleri geçen seneki puanlara/sıralamalara göre yapıyorsun. Ancak, bu puan/sıralama farkı çok çok büyükse boş bir tercih olacaktır. Örneğin, 3000’lerde öğrenci alan bir programı, 50000’lerde bir öğrenci olarak tercih etmenin çok anlamı olmayacaktır.5. YANLIŞ: Ben bu sene çok istediğim bir üniversitenin istemediğim  ama daha düşük puanlı bir programına yerleştirilirsem, seneye istediğim bölüme yatay geçiş yapabilirim.DOĞRU: Yatay geçiş imkanları çok sınırlıdır. Ancak çok başarılı öğrencilerin, benzer bölümler arasında yatay geçiş yapmasına izin verilir. Bu imkanı yakalayamazsan, hiç istemediğin bir mesleğin eğitimini almak zorunda kalabilirsin. Herşeyden önce mesleğine karar verip, o mesleğin eğitimini hangi üniversitelerde alabileceğini, puanını ve sıralamanı  gözönünde bulundurarak araştırmalısın.6. YANLIŞ: Tercih listemi yaparken, sadece o programın kaç puanla öğrenci aldığına bakmak yeterli olur. Benim puanımdan düşükse, o programa mutlaka yerleştirilirim.DOĞRU: Bu sene yaptığımız tercihlerimizi geçen sene o programa yerleştirilmiş olanların puanlarına göre yapıyoruz. Bu nedenle, başarı sıralamasını dikkate almak daha doğru olacaktır. Başarı durumu kaçıncı sıradaki öğrenci yerleştiyse, puanlar düşse ya da artsa bile bu sene de benzer sıralamalardaki öğrenciler o programa yerleşecektir. Başarı sıralaması senin sıralamandan biraz daha yukarıda veya aşağıda olan programları da mutlaka listene almalısın.7. YANLIŞ: Bir tek başarı sıralaması bilgisine bakıp, o programın bana uygunluğuna karar verebilirim.DOĞRU: Klavuzda programların karşısındaki sütunlardaki, öğrenim süresini, puan türünü, kontenjanı ve özellikle ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALARI (verilen sayıların ne anlama geldiği, ilgili tablonun ardından gelen sayfalarda açıklanmaktadır) mutlaka okumalısın. Bazen cinsiyet, yaş, mezun olunan lise türü vb. konularda çeşitli sınırlamalar olan, ya da öğretim dili veya ücreti sana uymayan programlar olabilir. ÖSYM sana uygunluk durumunu araştırmadığı için, sana uymayan bir programa yerleştirilip, programa devam etme şansın olmadığını ancak kayıt yaptırmaya gittiğinde öğrenip, bu sene yerleştirilme şansını kaybedebilirsin.
Diş Hekimliği Okumak için 10 Neden
Adaylar arasındaki yüksek rekabet oranları ve tamamen dolan kontenjanlarıyla dikkat çeken Diş Hekimliği programını tercih edip etmemek konusunda karar veremiyor musun? Senin için ‘neden Diş Hekimliği okumalıyım’ sorusunun cevaplarını listeledik:İnsan sağlığını ve yaşam koşullarını iyileştirmeye yönelik bir alan olduğu için,Ağız ve diş sağlığının vücudun diğer organlarını ne şekilde etkilediğini ve sağlık problemlerinin çözüm yollarını öğrenmek için,Teşhise dayalı, teknik ve cerrahi bir alan olduğu için,Çok sayıda insanla iletişim kurmayı sağlayan ve insanlara direkt olarak yardım edebilme imkanı sunan bir alan olduğu için,Yaşam ve ölüm arasında kritik bir role sahip olmasan da insan sağlığını korumaya ve geliştirmeye yönelik önemli bir görev üstlenmek için,Baskı ve stresin yoğun olmadığı bir alan olduğu için,Mezuniyet sonrasında güvenli bir gelecek imkanı sunduğu için,Çalışma saatleri belli ve düzenli bir kariyere sahip olmak için,Anatomi, biyoloji ve fizyoloji gibi konulara ilgin yüksek olduğu için,Dünyanın her yerinde ihtiyaç duyulan ve çalışma imkanı sunan bir kariyere sahip olmak için Diş Hekimliği okumayı seçebilirsin.
Reklam
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Güzel Sanatlar Fakültesi
İnsanlarda coşku, hayranlık ve heyecan uyandıran; duyu organlarının birine ya da birkaçına aynı anda etki edebilen sanatlar ‘Güzel Sanatlar’ olarak tanımlanabilir. Geçmişte geometri, güzel konuşma, felsefe ve astronomiyi de içine alan Güzel Sanat dalları, bugün edebiyat, resim, heykel, mimarlık, müzik, tiyatro ve dans olarak biliniyor. Ayrıca günümüzde sinema ve fotoğrafçılık da Güzel Sanat dalları arasında yer alabiliyor.Güzel Sanatlar Fakülteleri, farklı sanat dallarında sanatçıların yetiştirilmesi, toplumun sanat yapısının evrensel değere ulaştırılması, sanat alanlarında bilgili ve yetkin sanat eğitmenlerinin yetiştirilmesi ve gelecek kuşaklara sanatsal değerlerin aktarılması amacıyla kuruldu. Güzel Sanatlar Fakültelerinde eğitim almak isteyen öğrencilerin, kesin bir karar vermeden önce aileleriyle, arkadaşlarıyla ve rehber öğretmenleriyle fikir alışverişinde bulunmalarında ve kendilerini daha iyi tanımalarında fayda var. Bu konuda daha doğru bir karar almak için öncelikle şu soruları cevaplamalısın: Yeteneğimi geliştirip, hayatım boyunca sürdürmeyi düşüneceğim bir kariyer olarak değerlendirmek istiyor muyum?Sahip olduğum yeteneği geliştirmek için sürekli emek ve zaman ayırmaktan  hoşlanıyor muyum?Disiplinli ve istikrarlı mıyım?Yaratıcılığımı ilgilendiğim alanda ortaya koyabiliyor muyum?Sabırlı mıyım?Kendi kendimi motive edebiliyor muyum?Benzer konular üzerinde uzun süre çalışabiliyor muyum?Rekabetin yoğun olduğu ortamlarda kendimi rahat hissedebiliyor muyum?Baskı altındayken verimli çalışabiliyor muyum?Güzel sanat dalları ile ilgili temel kavramları ve yaklaşımları biliyor muyum?Eğitim almak istediğim alana ilişkin yeterli bilgim var mı?Giriş KoşullarıGüzel Sanatlar Fakülteleri, Yükseköğrenime Geçiş (YGS) ve Özel Yetenek Sınavlarında başarılı olan öğrencileri kabul ediyor. Adayların YGS’de almaları gereken puan her üniversiteye ve her bölüme göre değişiklik gösterebiliyor. Özel yetenek sınavları ise üniversitelerin Nisan ile Temmuz ayları arasında açıkladıkları tarihlerde yapılıyor. Bu tarihler ve sınavın aşamaları da her üniversiteye ve bölüme göre değişiklik gösteriyor. Dolayısıyla, eğitim hayatına Güzel Sanatlar Fakültesinde devam etmek isteyen adayların, girmek istedikleri üniversitelerin YGS taban puanlarını, özel yetenek sınavlarının tarihlerini, aşamalarını ve bu aşamalarda ne tür yeterliklerin gerektiğini dikkatli bir biçimde araştırmaları gerekiyor.Ortaöğretim ve dengi kurumlardan mezun olan bütün öğrenciler, YGS’de yeterli puan almaları halinde Güzel Sanatlar Fakültelerinin özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar. Adaylar çok sayıda üniversitenin sınavına ve üniversitelere göre farklılık gösteriyor olsa da, her üniversitede birkaç bölüme birden başvuru yapılabiliyor. Ayrıca, bu programlara girebilmek için bir yaş sınırı aranmıyor.BölümlerGüzel Sanatlar Fakültelerinde yer alan bölümler genel olarak şu şekilde sıralanabilir:Baskı SanatlarıÇizgi Film (Animasyon)El Sanatları Tasarımı ve ÜretimiEndüstri Ürünleri TasarımıFotoğrafçılıkGeleneksel Türk SanatlarıGörsel İletişim TasarımıGrafik TasarımıHeykelİç Mimarlıkİletişim TasarımıKültürel Varlıkları Koruma ve OnarımMüzikMüzik ve Sahne SanatlarıResimSahne Dekorları ve KostümüSanat YönetimiSeramik ve Cam TasarımıSes Sanatları TasarımıTekstil ve Moda TasarımıTiyatroÖzel yetenek sınavı ile öğrencileri kabul eden bu bölümlerin büyük bir çoğunluğu Güzel Sanatlar Fakültesi altında yer alsa da Ankara Üniversitesi Tiyatro bölümü ‘Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinde’; İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji ile Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarma Programı ‘Edebiyat Fakültesinde’; Gazi Üniversitesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi, Grafik Tasarımı, Moda Tasarımı, Tekstil Tasarımı ve Üretimi, Görsel Sanatlar ve Tasarımı ile Seramik Tasarımı bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ ve Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları, İletişim Tasarımı ve Sanat bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ bulunuyor.İş OlanaklarıGüzel Sanatlar Fakültesinden mezun olan öğrenciler, alanlarına göre serbest sanatçı, akademisyen, sanat eğitmeni ve danışmanı olabilirler.Müzik ve müzik teknolojileri bölümlerinden mezun olan öğrenciler Müzikolog unvanına sahip olurlar. Ancak Türkiye’de müzikologların kısıtlı bir çalışma alanı bulunması sebebiyle; müzik bilimi ve teorileri hakkında çeşitli gazete ve dergilerde yazar olarak görev yapabilir, müzik eserlerini yorumlayabilir, devlet tiyatrolarında repertuar düzenlemesi yapabilir, film, opera ve tiyatrolarda müzik danışmanlığı yapabilir, müzik dershaneleri ve kurslar açabilir ve pedagojik formasyon alarak öğretmenlik yapabilirler. Müzik teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar ise aranjörlük, ses kayıt, seslendirme, radyo ve televizyon yayıncılığı ve müzik üretimi gibi alanlara yönelebilirler.Resim, heykel, iç mimarlık ve çevre tasarımı bölümlerinde eğitim alan öğrenciler çevre tasarımcısı, sanat danışmanı, anıt ve mimariye bağlı değişik tekniklerle uygulanabilecek heykel sanatçısı, iç mimar mücevher sanatçısı, tiyatro dekoratörü ve restorasyon uzmanı olarak görev yapabilirler. Grafik tasarımı bölümünden mezun olan öğrenciler grafik tasarımcısı ve sanat yönetmeni olarak görev yapabilir. Pek çok özel ve kamu kuruluşunun pazarlama ve tanıtım birimlerinde çalışabilirler.
Etiyopya'da Kuralsız Trafik
Etiyopya'nın başkenti Addis Abeba'da bulunan bir meydanda trafik ışıkları olmamasına rağmen trafik su gibi akıyor. En işlek kavşaklarından biri olmasına rağmen kavşakta hiçbir trafik ışığı ya da yönlendirme sistemi bulunmadığı görülüyor.
Yurtdışında Üniversite Eğitimi: Ülke Seçenekleri II
Yurtdışında üniversite okumaya karar verdikten sonra en önemli aşama hangi ülkede, hangi üniversitede ve hangi bölümde okuyacağını seçmektir. Hangi Bölüm ve Hangi Ülke, Üniversite ve Bölüm yazılarımız bu seçim sürecinde sana yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra senin için bazı ülkelerin eğitim ücretlerini, yaşam masraflarını ve aradıkları özel şartları araştırdık:BulgaristanBulgaristan’da üniversite eğitimi almak için lise mezunu olmak yeterli. Bulgaristan’da üniversiteler üniversite sınavına girme ya da öğrencinin Türkiye’de bir programa yerleşmesi şartı aramıyorlar. Bulgaristan’da üniversite eğitim ücreti yıllık 3.000 ile 5.000 Euro arasında değişiyor. Bir üniversite öğrencisinin aylık yaşam masrafları ise ortalama 500 Euro civarında oluyor. MakedonyaMakedonya’da üniversite okumak isteyen öğrencilerin liseden mezun olmaları yeterli oluyor. Makedonya’daki üniversitelerde okumak isteyen öğrencilerin en geç Temmuz ayında başvurularını tamamlamaları gerekiyor.Makedonya’da üniversite eğitim ücretleri 600 ile 3.000 Euro arasında değişiyor. Öğrenciler Makedonca ya da İngilizce programlarda eğitim alabiliyorlar; ayrıca öğrenciler Makedonya’da Bulgarca ve diğer Slav dillerini öğrenme şansına sahipler. Bir öğrencinin aylık yaşam masrafları ise ortalama 500 Euro civarında oluyor.UkraynaUkrayna’da üniversite eğitimi almak isteyen öğrenciler üniversite sınavına girmeden istedikleri programa başvuruda bulunabiliyorlar. Lisans eğitimi için tek şart lise mezunu olmak; fakat öğrencilerin lise not ortalaması önem taşıyor. Öğrenciler not ortalamalarına göre üniversite seçimi yapabiliyorlar. Öğrencilerin İngilizce ya da Rusça programları tercih etme şansı bulunurken Rusça programların ücretleri İngilizce programlara göre daha ekonomik oluyor. Lisans eğitiminin 4 yıl sürdüğü Ukrayna’da öğretim yılı Eylül ayında başlıyor; ancak hazırlık eğitimi almak isteyen öğrenciler yıl içerisinde her zaman eğitime başlama şansına sahipler. Bunun yanı sıra öğrencilerin öğretime başlayacakları tarihten en az 3 ay önce başvurularını tamamlamış olmaları gerekiyor.Ukrayna’da üniversite eğitim maliyeti yıllık 1.500 ile 3.000 Amerikan Doları arasında değişiyor. Ancak Tıp ve Diş Hekimliği gibi laboratuvar derslerinin ağırlıklı olduğu programlarda eğitim ücreti 5.000 Amerikan Dolarına kadar çıkabiliyor. Bir üniversite öğrencisinin yaşam masrafı ise yıllık, ortalama 5.500 Amerika Doları civarında oluyor. KanadaMühendislik, Tıp ve Telekomünikasyon alanlarında verdiği kaliteli eğitimle dikkat çeken Kanada’da çoğu üniversitenin lisans eğitim süresi 4 yıl sürüyor. Yabancı öğrenci kontenjanının kısıtlı olduğu ülkede, eğitim ücreti yıllık 7.000 ile 18.000 Kanada Doları arasında değişiyor. Bir üniversite öğrencisinin yıllık yaşam masrafı ise yıllık, ortalama 16.000 Kanada Doları civarında oluyor.Kanada’da üniversiteler Eylül ve Ocak aylarında öğretime başlıyorlar. Bu sebeple Haziran ayında liseden mezun olan öğrenciler 6-7 ay yabancı dillerini geliştirme imkanına sahip olabiliyorlar. Kanada’daki üniversitelere başvuru işlemleri ve üniversiteler tarafından aranan şartlar eyaletler arasında farklılık gösterebiliyor. Bazı eyaletlerde direk üniversite ile bağlantı kurulurken bazılarında başvuru takip merkezi ismindeki birimlere başvurmak gerekebiliyor. MacaristanMacaristan’da üniversite okumak isteyen öğrenciler Macarca ve İngilizce programları tercih edebiliyorlar. Ülkede üniversite eğitim ücreti 2.800 ile 5.000 Euro arasında değişiyor. Fakat Tıp, Eczacılık ve Diş Hekimliği gibi programların ücretleri 6.000 ile 13.000 Euro arasında değişiyor. Bir üniversite öğrencisinin aylık yaşam masrafı ise ortalama 600 Euro civarında oluyor. Macaristan’da lisans eğitimi genellikle 3 yıl sürerken mühendislikle 3.5, Tıp 6 ve Diş Hekimliği ile Eczacılık programları 5’er yıl sürüyor.Öğrenciler ilk yıl tercih edecekleri programın türüne göre sayısal ya da sözel dersler ile İngilizce dersinin bulunduğu hazırlık yılına kabul ediliyorlar. Bu hazırlık programını başarıyla tamamlayan öğrenciler seçtikleri programda okumaya devam ediyorlar. Ayrıca öğrencilerin hazırlık yılının sonuna kadar bir program seçme zorunlulukları bulunmuyor.Macaristan’da üniversitelere kabul edilmeden önce başvuruda bulunan öğrenciler bir yeterlilik sınavına tabi tutuluyorlar. Bu sınav öğrencinin seçeceği programa göre farklılık gösterse de sözel programlar için hem yazılı hem de sözlü bir şekilde oluyorken Tıp programını tercih edecek öğrenciler için İngilizce dil seviyesinin ve kimya, biyoloji ve fizik gibi temel bilimlerin ölçüldüğü sözlü mülakat şeklinde oluyor.RusyaRusya’da üniversite eğitiminin süresi 4 yıl. Bologna Anlaşması’nın gereği olarak Rusya’daki üniversiteler Avrupa ülkelerinde ve Türkiye’de tanınıyor. Üniversitelerin yıllık eğitim ücreti 1.500 ile 4.000 Amerika Doları arasında değişirken bir üniversite öğrencisinin yaşam masrafı aylık, ortalama 300 Amerikan Doları civarında oluyor. Rusya’da üniversite okumak isteyen öğrencilerin eğitim alacakları programa göre lisedeki ders notlarının yüksek olması gerekiyor. Japonya Genetik, Tıp ve Mühendislik alanlarında dünyanın en başarılı üniversitelerinin bulunduğu Japonya’da üniversite okumak isteyen öğrenciler Japonca ya da az sayıda bulunan İngilizce programlarda eğitim alabiliyorlar. Japonca bilmeyen öğrenciler 6-12 ay süren Japonca hazırlık eğitiminin ardından lisans eğitimine başlıyorlar.Japonya’da üniversite okumak isteyen öğrenciler Mayıs veya Haziran aylarında başvuru yapmaya başlayabiliyorlar. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığı ve Japon Hükümeti yabancı öğrencilere pek çok burs olanağı sunuyor.Çin Halk CumhuriyetiÇin’de üniversite okumak isteyen öğrencilerin lise mezunu olmaları yeterli oluyor. Öğrenciler Çince eğitimlerini tamamladıktan sonra sınava tabi tutulmuyorlar ve istedikleri programda eğitim alabiliyorlar. Ayrıca bazı üniversitelerde İngilizce programlar da bulunuyor. Çin’de üniversite eğitim ücretleri yıllık 1.500 ile 3.500 Amerikan Doları arasında değişirken bir üniversite öğrencisinin yıllık, ortalama yaşam masrafı 3.000 ile 5.000 Amerikan Doları civarında oluyor.Çin’de üniversite eğitimi almak isteyen öğrenciler Eylül ya da Mart ayında başlayacak öğretim dönemleri için en az 1 ay önce başvurularını tamamlamış olmalılar.Yeni Zelandaİngiliz eğitim sistemini temel alan Yeni Zelanda’da çok sayıda lisans programı 3 yıl sürerken öğrenciler 1 yıl fazladan eğitim alarak özel lisans diploması alabiliyorlar. Ayrıca bazı fakülte ve programlarda eğitim 5 ya da 6 yıl sürebiliyor. Yeni Zelanda’da üniversite okumak isteyen öğrencilerin IELTS ya da TOEFL gibi sınavlarla İngilizce dil yeterliliklerini kanıtlamaları gerekiyor.Yeni Zelanda’da bazı programlara ve üniversitelere Şubat/Mart ve Ağustos aylarında başlayan öğretim dönemlerinin ikisinde de öğrenci başvuruları kabul ediliyor. Ülkede bir yıllık eğitim ücreti 15.000 ile 20.000 Yeni Zelanda Doları arasında değişirken bir üniversite öğrencisinin aylık yaşam masrafı ortalama 600 Yeni Zelanda Doları oluyor.AzerbaycanAzerbaycan’da üniversite okumak isteyen öğrenciler Azerice ya da Rusça programları tercih edebiliyorlar. Öğrenciler için hazırlık eğitimi zorunlu ve hazırlık eğitiminin bir yıllık ücreti 500-600 Amerika Doları arasında değişiyor. Azerbaycan’da programların ücretleri ise 700 ile 5.000 Amerikan Doları arasında oluyor.Öğrenciler Türkiye’de üniversite sınavlarına girerek Azerbaycan’da bulunan üniversitelerin bir kısmına yerleşebiliyorlar. Bu üniversiteler Yüksek Öğrenim Kurumu tarafından tanınıyor. Bunun yanı sıra yine YÖK tarafından tanınan ve öğrencilerin üniversite sınavlarına girme zorunluluğu olmayan üniversiteler de bulunuyor.Güney AfrikaResmi dili İngilizce olan Güney Afrika’da üniversite okumak isteyen öğrenciler lise not ortalamaları önem taşıyor ve IELTS ya da TOEFL gibi sınavlardan yeterli puanı almaları gerekiyor. Ayrıca İngilizce dil seviyesi yetersiz olan öğrenciler Güney Afrika’da bulunan dil okullarında dillerini geliştirme şansına sahip olabiliyorlar. Güney Afrika’da bulunan bazı özel üniversitelerin dışında ülkedeki tüm üniversiteler YÖK tarafından tanınıyor.Güney Afrika’da üniversite okumaya karar veren bir öğrencinin yaklaşık 600 Amerika Doları olan sağlık sigortasını yaptırması gerekiyor. Ülkede bir yıllık eğitim ücreti ise 1.000 ile 3.000 Amerikan doları arasında değişiyor. Ülkede bulunan üniversitelerin pek çoğu öğrencilere yurt imkanı sunuyor. Bir üniversite öğrencisinin yaşam masrafı aylık, ortalama 500 Amerikan Doları oluyor.EstonyaEstonya’da üniversite okumak isteyen öğrencilerin tek seçeneği YÖK tarafından Tallinn Üniversitesi. Üniversitede yıllık eğitim ücreti ortalama 3.000 Euro olurken bir üniversite öğrencisinin aylık yaşam masrafı ortalama 300 Euro oluyor.LitvanyaLitvanya’da üniversite okumak isteyen öğrenciler İngilizce ve Rusça programları tercih edebiliyorlar. Ülkedeki üniversitelere kabul edilmek için lisedeki ders notlarının yüksek olması ve iyi derecede İngilizce bilmek gerekiyor.Litvanya’da yıllık üniversite eğitim ücreti 1.100 Euro’dan başlıyor ve Tıp, Diş Hekimliği ve Eczacılı gibi programlarda 10.000 Euro’ya kadar yükselebiliyor. Yabancı öğrenciler için sağlık sigortasının zorunlu olduğu ülkede bir üniversite öğrencisinin aylık yaşam masrafı ortalama 300 Euro oluyor.Tercih etmeyi düşündüğün ülkeyi bu yazımızda bulamadın mı? O halde Ülke Seçenekleri I ya da öğrencilerin en fazla tercih ettiği ülkeler olan Amerika, İngiltere, Fransa, Avusturya ve Avustralya’da Üniversite Eğitimi yazılarımız da sana yardımcı olabilir.
Tıp mı Mühendislik mi?
İnsan sağlığının korunması, sürdürülmesi ve bozulan sağlığın düzeltilmesi ile ilgilenen Tıp ve insanların ihtiyaçlarını karşılama amacıyla yapılar, gıda, fen ve sosyal alanlarda uzmanların yetiştirilmesini sağlayan Mühendislik alanları fen bilimleri alanında eğitim alan üniversite adaylarının hayalini süslüyor. Her iki bölüm de MF puanı ile öğrenci almasına rağmen MF-3 ve MF-4 puanlarının konu ağırlıkları arasında önemli farklılıklar olması, adayların bu iki alan arasındaki seçimlerini önceden yapmaları çalışma stratejilerini oluşturmaları konusunda önem arz ediyor. Biz de birbirinden farklı olan Tıp ve Mühendislik alanları arasında seçim yapmak isteyen adaylar için bu iki disiplinin lisans derslerini, gerektirdiği kişilik özellikleri ve yetenekleri ve kariyer seçeneklerini detaylı olarak inceledik.Mühendislik alanlarında eğitim 4 yıl sürüyor. Endüstri, Elektrik Elektronik, Makine ve İnşaat gibi çeşitli alanların bulunduğu Mühendislik Fakültelerinde genel olarak fizik, mekanik, tasarım, kimya, lineer cebir, ekonomi, istatistik, analiz ve matematik gibi temel mühendislik dersleri bulunuyor. Ayrıca öğrenciler seçtikleri alan doğrultusunda çeşitli zorunlu ve seçmeli dersler de alıyorlar. Tıp Fakültesinde ise eğitim 6 yıl sürüyor ve üç aşamadan oluşuyor. Eğitimin ilk aşamasını oluşturan birinci ve ikinci sınıfta, temel tıp bilimleri; ikinci aşamasını oluşturan üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıfta klinik bilimleri eğitimi ve üçüncü aşama olan altıncı sınıfta öğrenciler tıp fakültesi hastanelerinde, gözetim altında üstlendikleri görev ve sorumlulukları yerine getiriyorlar.Tıp eğitimi almak isteyen bir bireyin ise kimya ve biyoloji gibi temel bilimlere ilgili olması, hayat boyu öğrenmeye açık olması, insanlığa hizmet etmeye arzu duyması, empati yeteneğinin gelişmiş olması, güvenilir ve sorumluluk sahibi olması, insanları dinleyebilmesi ve insanlarla rahat iletişim kurabilmesi, detaylı araştırmalar yapabilmesi ve gelişmeleri takip etmesi gerekiyor.Mühendislik alanında eğitim almak ve Mühendis olmak isteyenlerin matematik, fizik ve kimya gibi fen bilimlerine ve bilgisayar bilimlerine ilgili olması, teknolojik gelişme ve değişimleri takip etmesi; disiplinli, dikkatli ve ayrıntıcı olması, deney yapmaktan hoşlanması, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması, problemleri fark edebilmesi ve problem çözme becerilerine sahip olması; yaratıcı, sorgulayıcı ve meraklı olması, disiplinler arası çalışmaya yatkın olması, grup çalışmalarında başarılı olması, analitik ve sayısal düşünebilmesi, el-göz koordinasyonunun yüksek olması, plan yapma ve uygulama becerilerinin kuvvetli olması, şekiller arasındaki ilişkiyi görebilmesi ve zaman yönetiminde başarılı olması gerekiyor.Tıp Fakültesinde eğitim almak ve Tıp Doktoru olmak isteyenlerin ise fen bilimlerine, anatomi ve insan sağlığına ilgili olması, iletişim kurma becerilerinin gelişmiş olması; esnek, açık fikirli ve yeniliklere açık olması, yaşam boyu öğrenmeye istekli olması, güncel bilgileri ve gelişmeleri takip etmesi; dikkatli, ayrıntıcı ve sorumluluk sahibi olması, analitik düşünebilmesi, hızlı ve doğru karar alabilmesi, analiz etme ve yorumlama becerilerinin gelişmiş olması, zaman yönetimi konusunda başarılı olması, araştırma yapmaktan hoşlanması, hem bireysel çalışmalarda hem de ekip çalışmalarında başarılı olması, acil durumlarda soğukkanlı olabilmesi ve baskı ve stres altında çalışabilmesi gerekiyor. Eğitim aldıkları alan doğrultusunda Gıda Mühendisi, Endüstri Mühendisi ve Makine Mühendisi gibi unvanlar alan Mühendislik mezunları ofislerde, atölyelerde, fabrikalarda, şantiyelerde ve laboratuvarlarda gibi çalışabiliyorlar. Uzmanlık alanları doğrultusunda savunma, bilişim, enerji ve otomotiv gibi çeşitli sektörlerde; kamu kurum ve kuruluşlarında, özel sektöre ait kuruluşlarda, uluslararası şirketlerde ve araştırma-geliştirme laboratuvarlarında görev yapabiliyorlar. Tıp Doktorları ise Tıpta Uzmanlık Sınavında başarılı olduklarında farklı süreler devam eden eğitimlerin ardından onkoloji, nöroloji ve  endokrinoloji gibi çeşitli alanlarda uzmanlaşabiliyorlar. Uzmanlık eğitiminin ardından ise Uzman Doktor unvanını kazanıyorlar.
Reklam