Zavallı köpeklerin kedilerin kestiği yoldan geçmek isterken çektikleri çileyi gözler önüne seren bu belgesel niteliğindeki ibret dolu (!) videoyu izlemenizi tavsiye ediyoruz.
Birleşik Taşımacılık Sendikası (BTS) Mersin'de bu sabah yolcu treninin işçi servisini ezmesiyle yaşanan ve 10 işçinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili açıklama yaptı. Genel Başkan Nazım Karakurt imzasıyla yayımlanan açıklamada 'Kaza değil cinayet' denildi. Adana-Mersin hattındaki demiryolunda 5 ay önce de böyle bir kaza yaşandığı hatırlatılırken TCDD'nin BTS'nin bu dönemde ve daha önce yaptığı uyarılarını dikkate almadığı ifade edildi. BTS açıklamasında özelleştirmelerin ölümlü kazalara davetiye çıkardığı vurgulandı. Hemzemin geçitte çalıştırılan bekçilerin de hizmet alım yolu ile çalıştırıldığı, demiryolu personeli olmadığı ve bu yüzden işin önemi ve tehlike boyutunu anlayamadığı belirtildi. Olay sonrası bir görgü tanığı cumhuriyet savcısına verdiği ifadede kaza olduktan sonra bariyer görevlisinin 'Eyvah ağabey ben ne yaptım, daldım' dediğini iddia etmişti. BTS'nin açıklamasının tam metni şöyle: 'Yeniden yapılanma adı altında yürütülen özelleştirme çalışmaları, ölümlü kazalara davetiye çıkarıyor. Bugün Adana-Mersin seferini yapmakta olan 16.036 km'de Yolcu Treninin Mersin'in Merkez Akdeniz İlçesi Adanalıoğlu Mahallesi hemzemin geçidinde, işçi taşıyan minibüse çarpması sonucu 10 kişi yaşamını yitirirken, 4 kişi de yaralandı. Öncelikle bu vahim kazada hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Yaşanan kazanın olduğu Mersin Adana demiryolu hattı 68 kilometredir. Bu hatta toplam 31 tane hemzemin geçit bulunmaktadır. Adana-Mersin arasında çalışan trenlerin hızı 120 km/s'tir. Bu her bir trenin ortalama her 1 dakikada 1 hemzemin geçitten geçtiği anlamına gelmektedir. Böylesi bir hatta trenlerin hızlarının belirlendiği takayudat uygulaması da yapılamamaktadır. Adana-Mersin arasındaki demiryolu hat kesiminde bu tür vahim kazalar sürekli yaşanmaktadır. Yaşanan bu son kazanın öncesinde 8 Ekim 2013 tarihinde yine bir kaza yaşanmış, bu kazada da 2 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Yaşanan bu kazanın ardından sendikamız tarafından TCDD yöneticileri ile görüşmeler yapılmış bu tür kazaların yaşanmaması için gerekli adımların atılması talep edilmiş, önerilerimiz sunulmuştur. Ancak geçen süre içerisinde TCDD yönetiminin bu tür kazaların önlenmesi yönünde hiçbir ciddi adım atmadığı görülmüştür. Edindiğimiz bilgilere göre TCDD tarafından hemzemin geçitlerle ilgili olarak yeni bir yönetmelik çıkarılmasına rağmen, bu yönetmelik halen hayata geçirilememiştir. Kamu sorumluluğumuz gereği hemzemin geçitlerde sorumluluğu bulunan Belediyeleri, İl Özel İdarelerini, Karayolu ve TCDD yetkililerinin bir an evvel kurulacak diyalog üzerinden gerekli adımların atılması gerekirken bugüne kadar bu tür kazaların yaşanmasını engelleyecek bir adım atılmamıştır. Adana-Mersin arasında bulunan ve karayolu trafiğinin yoğun olduğu hemzemin geçitlerde koruma sistemi bekçili ve otomatik bariyerli olmaktadır. Bu tür korumaya sahip hemzemin geçitlerde kazalar hemen hemen hiç yaşanmamaktadır. En güvenli koruma şeklinin Bekçili Bariyerli Hemzemin Geçit olduğunu bilinmektedir. Hemzemin geçitlerle ilgili yönetmelikte; hemzemin geçit bekçileri her demiryolu aracının hemzemin geçitten geçmeden 3 dakika önce geçit üzerinden geçen karayolu araçlarını uzaklaştırdıktan ve demiryolunu serbest bıraktıktan sonra bariyerleri kapatıp kumanda kolunun başında durarak demiryolu aracı bariyeri tamamıyla geçtikten sonra bariyerleri açmak zorundadır denilmektedir. Şu anda Adana-Mersin arasındaki bazı hemzemin geçitlerde geçit bekçileri hizmet alımı yolu ile buralarda çalıştırılmaktadır. Buralarda çalışanlar demiryolu personeli olmadığı için işin önemi ve tehlike boyutu bu çalışanlar tarafından anlaşılamamakta, TCDD tarafından da kazalara davetiye çıkaran satın alma yoluyla hizmet alımı işi tüm kazalara davetiye çıkarmaktadır. Çok büyük paralarla hayata geçirilen hızlı tren projelerinden önce mevcut konvansiyonel hatlarda kazaların yaşanmaması için adım atılması daha öncelikli bir durumdur. TCDD web sayfasında kazayla ilgili yer alan haberde başsağlığının bile dilenmediği görülmüştür. Bu durumu üzüntüyle karşılıyor, bu anlayışın kazaların kanıksandığı ve giden yaşamların çokta umursanmadığı anlamına geldiğini görüyoruz. TCDD'nin bu tututmunu kınıyoruz. Bu tür kazaların önlenmesi için acilen şu önlemler alınmalıdır; · Şu anda mevcut hali ile otomatik bariyerli olarak çalışan tüm geçitleri demiryolu ile ilişkisini kesecek şekilde alt geçit veya üst geçit şeklinde yapılmalıdır. · Alt geçit veya üstgeçit yapılmasının imkansız olduğu zorunlu durumlarda ise geçitler bekçili bariyerli hemzemin geçide dönüştürmelidir. · Ayrıca yapımı devam eden Sinyalizasyon projesini tekrar gözden geçirilmeli ve projede bulunan otomatik bariyerli hemzemin geçitlerden vazgeçerek hepsini demiryolu ile ilişkisini kesecek şekilde alt geçit veya üst geçit şeklinde yapılmalıdır. · TCDD yönetimi tarafından alınan karala hemzemin geçitlerin sayısında azalma olmasına rağmen bunun yetersiz olduğunu burdan bir kez daha ifade ediyoruz. Daha önce yaşanan kazada sendikamız tarafından yapılan açıklamada TCDD yetkilileri uyarılmış, gerekli önlemleri almaya çağrılmış, ve bundan sonra olabilecek kazalarda da sorumlular hakkında da suç duyurusunda bulunacağımızı ifade etmiştik. Yaşanan kazayla iliglil sendikamız tarafından suç duyurusubnda bulunulacağını ifade ederiz.' Evrensel
Burada listelenen bilgiler tamamen genel bir esinlenmenin ürünüdür. Elbetteki herkesin dayısı ve amcası bu kalıplara uymak zorunda değil. Türk ataerkil aile yapısını, gelenek ve göreneklerini, yaşam biçimlerini, vs. göz önüne alarak bir genelleme yaptık ve ortalamasını aldık. Belki bizim amcanın özellikleri diye verdiklerimiz şeyler sizin dayınıza uyuyor, o zaman siz listeyi ters çevirip okuyun, tuttuğunu göreceksiniz.
Bursa'nın Nilüfer ilçesinde Güney Koreli sanatçı Weongeun Kim tarafından yapılan mini etekli kadın heykelinin yıkılmaya çalışıldığı ortaya çıktı. Bursa’nın merkez Nilüfer İlçesi’nde, 2013 yılında gerçekleştirilen, “Uluslararası Kuzgun Acar Heykel Sempozyumu” kapsamında Güney Koreli Sanatçı Weongeun Kim tarafından yapılan ve Yüzüncüyıl Mahallesi’ndeki Özlüce Parkı önüne yerleştirilen 'Gerçek Aşk ' isimli mini etekli kadın heykeli, iddiaya göre ayak kısımları kırılarak yerinden sökülmek istendi. Zarar gören heykel, Nilüfer Belediyesi tarafından depoya kaldırılırken, onarımı için Güney Koreli sanatçı ile iletişime geçildi. Heykelin hasar görmesi, Nilüfer Belediyesi tarafından sosyal paylaşım sitesi Facebook’taki “Nilüfer Sanat” sayfasında duyuruldu. Saldırının 17 Mart'ta yapıldığı bildirilen açıklamada, “2013 yılı Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz 'Uluslararası Kuzgun Acar Heykel Sempozyumu' kapsamında Güney Koreli sanatçı Weongeun Kim tarafından yapılan ve Yüzüncüyıl Mahallesi Özlüce Park önüne yerleştirilen ‘Gerçek Aşk’ isimli heykellere zarar verildiği ve yıkılmaya çalışıldığı tespit edilmiştir. Emniyet tarafından gerekli işlemler başlatılmış olup konuyla ilgili bilgi ve duyum sahibi vatandaşların bize Konak Kültürevi’ne ulaşmalarını rica ederiz” denildi. Bu arada, bölgedeki esnaf ise heykelin hasar görmesine neden olan olayın, bir aracın çarpması sonucu meydana geldiğini öne sürdüler. Nilüfer İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından çevredeki güvenlik kameraları da incelemeye alınarak soruşturma sürdürülüyor. Geçtiğimiz yıl yapılan sempozyumun ana teması “Özgürlük” olarak belirlenmiş ve heykellerin açılışı “Nilüfer’in özgür sokaklarına özgürlük heykelleri” sloganıyla gerçekleştirilmişti. Nilüfer Belediyesi yetkilileri, zarar gören heykelin Nilüfer Belediyesi deposuna kaldırıldığını belirterek, “Sanatçı ile iletişime geçildi. Onarımı için yanıt bekleniyor. Onarımdan sonra tekrar yerine koyacağız” dedi.CNN Türk
Sakarya'da konuşan Tayyip Erdoğan, 2 asker ve 1 polisin hayatını kaybettiği saldırıyı 'alçakça bir terör eylemi' olarak nitelendirdi Başbakan Tayyip Erdoğan , Niğde’de 2 asker ve bir polisin hayatını kaybettiği saldırı için 'alçakça bir terör eylemi' diyen Başbakan Erdoğan, ''Üç saldırgan da, iki sağ olarak yakalandı, biri de yoğun şekilde arıyor. Saldırganların ağır durumda olduklarını söylediler'' dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan AKP’nin Sakarya mitinginde konuşuyor. Başbakan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle: Niğde’den acı bir haber aldım. Jandarma ve polisimize alçakça bir terör eylemi yapıldı. İki askerimiz ve bir polisimiz şehit oldu. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına baş sağlığı mesajı iletiyorum. Üç saldırgan da, iki sağ olarak yakalandı, biri de yoğun şekilde arıyor. Saldırganların ağır durumda olduklarını söylediler. Bu olayı tabi size burada anlatmak ağır ama başbakanın böyle bir şeyden haberi yok mu denmemesi için, bunu her zaman, yüreğimizin nerede çarptığını hatırlatmak için anlatmak istedim. Niye Pensilvanya? Tek ceketim var deyip, o ceketin içine dünyayı sığdıranlara milletim itiraz ediyor. Pensilvanya’da inzivaya çekildim deyip, oradaki malikanesinden Türkiyemi karıştıranlara milletim itiraz ediyor. Ne diyor “Pensilvanya’da inzivaya çekildim” Yahu neden kendi ülkende inzivaya çekilmedin? Niye Pensilvanya? Bu nasıl bir inziva? İnzivadayım diyor, holding yönetiyor, şirket yönetiyor, milyarlarca doları yönetiyor. Türkiye’de insanların telefon konuşmalarını dinliyor, hatta yatak odalarını izliyor. Spordan darbelere, hukuktan siyasete, atamalardan görev almalara kadar her meseleye müdahale ediyor. Mehmet Selami Şimşek adında Sakarya’da bir gönül insanı yetişti. Ömrünü talebe yetiştirmeye adamıştı. Karşılık beklemeden tamamen hak için halk için çalıştı, geride şerefli bir isim bırakarak hakkın rahmetine kavuştu. Ne diyordu Şimşek, burası çok manidar. “Hakikatler yapraklarını hiçbir sonbaharın dökemediği asırlık ağaçlardır. Ölçüleri yanlış olanların bütün ölçümleri de yanlış olur” diyordu. İşte bu Pensilvanya’daki zat, hakikat asırlık çınarların yapraklarını dökebileceğini zannetti. Yanlış ölçülerden yola çıkarak yanlış hesaplar yaptı. “Hoca efendi dediyse bir keramet vardır” Hadi oradan canım. Allah’ın hükmünün üzerinde hiçbir hüküm yoktur. Yani o yanlış yapmıyor mu? Onun her söylediği doğru mu? Geç bunları geç. Hoca mısın, istihbarat şefi misin Bir Başbakan’ı dinleyemezsiniz, cumhurbaşkanını dinleyemezsiniz, bakanları dinleyemezsiniz. Ama bunlar dinlediler. Dün akşam bunları açıkladım. Bunlarda ahlak diye bir şey yok. Seviye diye bir şey yok. Bunlar insanlıktan nasibini almamış. Bunu dini olarak otoritelerle konuştum, biraz da biliriz. Bir Müslüman bir Müslümanı dinleyemez, gözetleyemez. Yahu bunlar bunu yaptı. Neymiş hoca efendi. Hoca efendi diyor ki, gece yarısı diyor, bir alüfteyi bir siyasiye muhatap edeceklerdi. Hemen aradım onunla bir araya gelmesini engelledim diyor. Sen bir hocaefendi misin istihbarat şefi misin? Nesin sen ya, nesin sen. Yahu bunlar bir şantaj şebekesi. 10-15 yıl önce benim bir saygım vardı, ama saygımı kaybettim. Gece beddua seansları yapıyorlar. Allah ıslah etsin ya. T24
Hemofili ya da kan seyreltici ilaç kullananlar, pıhtılaşma testi yaptırmak için akıllı telefon ekranını kullanabilecek. Qloudlab adlı bir girişim, kan damlasını bir akıllı telefon ekranı üzerinde incelemeye yarayan bir teknoloji geliştirdi. Testi gerçekleştirmek için kan damlası özel bir plastik bant üzerine yerleştiriliyor. Kanı emen mikroakışkanbant, akıllı telefondaki algılayıcı ile kanın hareketini görebilecek ve uygulama üzerinden kanın koagülasyon (pıhtılaşma) değerleri okunabilecek. İsviçre’deki EPFL Teknoloji Enstitüsü’nün Mikromühendislik Labaratuvarı’nda geliştirilen teknolojinin, önümüzdeki yıl satışa sunulması bekleniyor.Stuff
Yıllardır ülkemize gelen turistlerden, ya da ziyaret ettiğimiz ülkelerin yerlilerinden gelen Türkiye odaklı sayısız soru ile karşılaşıyoruz. Gelen soruların çoğunun yanlış bilinen bilgiler ve daha çok ön yargılar olduğunu fark ettik. Biz de bu ön yargıları kırmaya çalışıyoruz. İşte yabancı bir ülkeye gittiğinizde ya da yabancı bir turistle karşılaştığınızda, karşınıza çıkması muhtemel veya vazgeçip “he” dedirten, ya da ısrarla doğrusunu anlatmaya çalıştığımız ön yargılardan bazıları:
Bir öğrenci selfie çekerken 19. yy Greko-Romen heykelini kırdı. Öğrencinin İtalya'nın Milano kentindeki tarihi bir heykelin kucağına oturarak Instagram fotoğrafı çekmeye çalışırken heykeli kırdığı belirtildi. Öğrencinin selfie çekmek için heykelin kucağına oturduğu sırada heykelin bacağı koptu. Ancak olay bir gün sonra anlaşıldı. İtalya'nın en ünlü akademik kurumlarından olan Brere Güzel Sanatlar Akademisi çalışanları kırık bacakla karşılaşınca ne olduğunu anlamak için güvenlik kameraları kayıtlarını inceledi. Heykel, Hellenistik devrina ait yarı insan yarı hayvan olan ve sızmış halde uyuyan 'Sarhoş Satiri' temsil ediyor.Adı açıklanmayan öğrencinin bacak kopmadan önce fotoğrafı çekip çekemediği ise bilinmiyor. Metin Güneş / CNN TÜRK / Londra
Hürriyet: MühürlendiMilliyet: Kapağı bile açılamadıSabah: Paralel yapı yurtlarında isyan: Bizi kurtarınVatan: Fezlekeler komisyona Star: Senetle paralel tehdit Zaman: Komplolar bir bir çöktü Radikal: Yoksa Afyon kaza değil mi?Cumhuriyet: Duman ederler-2Yeni Şafak: Devletten önce Gülen'e gidiyor BirGün: Meclis kürsüsünü de çalın, bitsin bu iş...Taraf: Zarrab-Zencani ortaklığı belgelendiAkşam: Gurbetçi işadamını haraca bağladılar
İnsanlara özgün müziğin varlığını tekrar hatırlatan tape kayıtlarında kullanılan müzikler ile ilgili telif hakları sorunları var. Bu sebeple kullandıkları bazı şarkıları silen, yeni şarkı arayışına giren sosyal medya hesaplarına alternatif sunmak için 16 şarkılık bir liste de biz oluşturduk. Tapeleri beklemeyin, siz önden dinleyin. Sizlerde tape girişi olabilecek şarkıları bizlerle paylaşırsanız çok iyi olur.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'da dolaşırken eski ülkücü olan Mansur Yavaş için oy isterken bozkurt işareti yapan seçmenlerini kendisi de bozkurt işareti yaparak selamladı.
Christoph Rehage adlı kişi, tam tamına 4656 kilometre yol yürüyerek (Pekin'den - Urumçi'ye kadar) Çin'i baştan başa gezmiş ve bu yolculuğunu an be an, durak durak kaydetmiş. Rehage'nin yolculuğu Kasım 2007'de başlayıp Ekim 2008'de sona eriyor. Çok eğlenceli ve bir o kadar da ilginç bir video.
Amerikan Ulusal Bilim Derneği'nin yaptığı bir araştırma, insanların basit fen bilgisi kurallarını ne kadar bildiği hakkında kayda değer bir fikir veriyor. Buna göre, insanlara doğa bilimleriyle alakalı bazı sorular sorulmuş ve alınan cevaplara göre, bir ortalama çıkartılmış. Bakalım bu ortalamanın neresindesiniz?