MART
1 Dakikada Tüm Dünyayı Gezmek Mümkün müdür?
3 arkadaş, 44 günde, 11 farklı ülke gezerek, 18 uçak değiştirerek, 60bin kilometre yol kat ederek ve 2 kamerayla bu videoyu meydana getirmiş. Bir volkan patlaması ve 1 terabyte video kaydı da cabası. Videoyu hazırlayanlar buna hayatımızın özeti diyorlar. Hakikaten özet dediğin böyle olur! Bu adamları Instagram'da takip etmek isterseniz: http://instagram.com/rickmereki
İstanbul'u Anlatan Der Spiegel Dergisi Yok Satıyor
Alman Spiegel dergisi ocak ayı tarih eki Der Spiegel Geschichte'de İstanbul-Bizans dönemine 145 sayfa ayırdı.Büyük ilgi gören tarih eki bayilerde kısa zamanda tükendi. Kapağında “Byzanz Das Kaiserreich am Bosporus-Bizans İmparatorluğu Boğaz'da” başlığıyla İstanbul'un tarihini okuyucularına anlattı. Latin, Roma, Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu'na ev sahipliği yapan İstanbul, Boğaz'ın New York'u olarak tanıtıldı. Dergi renkli resimlerle haçlı seferleri, ikona sanatı, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı, Topkapı surları, Fener Rum Patrikhanesi, Bizans mozaik sanatı ile M.Ö. 326 yılından 1461 yılına kadar kentin tarihine ışık tuttu. Zaman
Çin'deki farklı kültürel olaylar
Atalarımızın uzak doğudan geldiği söylenmektedir. Bu kesinleşmiş bir bilgi değildir. Ama Çin seddini bizim için yaptıklarını biliyoruz. Hatta Türkler geliyor mu diye bakmaktan gözleri kısık kalmış diye kötü esprilerde var. Çin kültüründe hareketler ve tavırlar çok önemli. Çine gitmeyi düşünürseniz yada çinli birileri ile karşılaşırsanız kesinlikle bu hareketleri yapmayın
Tüyler Ürperten Bir Sualtı Serbest Dalışı
Guillaume Nery adlı Fransız sualtı sporcusu, Bahamalar'da bulunan, dünyanın en derin deniz kuyusu Dean's Blue Hole'e tüpsüz ve paletsiz dalıyor. Gerçekten tüyler ürpertici ve de korkutucu bir video. Bu video klostrofobiklere asla önerilmez!
Türkiye'den ABD'ye Dizi İhracı
Ay Yapım’ın 2012 yılında yayınlanan dizisi “Son”un hakları Sander/Moses tarafından Amerika’ya satıldı. Peter Horton’un yönetmenliğini üstlendiği, senaryosu Michael Cooney tarafından yazılacak “The End” (Son) için yapımcı Ian Sander “Muhteşem bir gerilim işi” yorumu yaptı. Eşi Kim Moses’la kurduğu Sander/Moses Productions şirketiyle “Ghost Whisperer” gibi birçok önemli işe imza Sander, 42 ülkede yayınlanan Türk dizilerinin namını ilk olarak Kopenhag’da, Kerem Çatay’ın eşi Beril Çatay’dan duyduklarını söyledi ve ekledi: “Son dönemde Türk yapımları tüm dünyada büyük ilgi görüyor. Bu kalitede senaryolar bulmak çok zor. Biz de ‘Son’u kültür olarak kendimize yakın bulduk. Sonuçta dizide Türkiye ve İran mekan olarak kullanılmıştı. Biz bunu Amerika ve Meksika arasında konumlandıracağız. Dizi, kurgusu bakımından sondan başa doğru ilerliyor.Medyafaresi
Reklam
TSK'dan Norveç Gemisine Müdahale!
TSK'dan flaş açıklamaTürk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı savaş gemileri, Kıbrıs'ın güneyinde sismik araştırma yapan Norveç bandralı gemiye, Türk Deniz Yetki Alanı'na giriş yapması üzerine müdahale etti. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Kıbrıs Adası güneyinde araştırma faaliyetleri icra eden Norveç bayraklı M/V Princess isimli Sismik Araştırma gemisinin 01 Şubat 2014 saat 18.40'da Türk Deniz Yetki Alanına giriş yapması üzerine, Akdeniz Kalkanı Harekâtı kapsamında bölgede bulunan TCG GİRESUN (F-491) tarafından anılan gemi ikaz edilerek, saat 23.50'de Türk Deniz Yetki Alanını terk etmesi sağlanmıştır.' ifadeleri kullanıldı.Habertürk
Reklam
Philip Seymour Hoffman Evinde Ölü Bulundu
ABD'li Oscar ödüllü aktör Philip Seymour Hoffman, aşırı dozda uyuşturucudan öldü. Oscar ödüllü Amerikalı aktör ve yönetmen Philip Seymour Hoffman, New York'taki evinde ölü bulundu. New York polis teşkilatından (NYPD) yapılan açıklamada, 46 yaşındaki Oscar ödüllü aktör Hoffman'ın, Manhattan'nın Greenwich Village bölgesindeki apartman dairesinde, aldığı aşırı dozda uyuşturucu nedeniyle öldüğü bildirildi. 2005 yılında Capote adlı filmle en iyi aktör Oscarı alan ve Altın Küre'de en iyi performans ödülünün sahibi olan Hoffman, geçen hafta Utah'ta yapılan Sundance Film Festivali'ndeki ''A Most Wanted Man'' ve ''God's Pocket'' filmlerinin gösterimine katılmıştı. Televizyon dizileri ve tiyatro çalışmaları da bulunan Hoffman, Mayıs 2013'e kadar, alkol ve uyuşturucu tedavisi görmüştü. Hoffman, New York Üniversitesi ''Tisch School of Arts''ın Drama bölümünden 1989 yılında mezun olmuştu. AA
Meksika'nın Gizemli "Oyuncak Bebek Adası"ndan Kabuslarınıza Girecek Fotoğraflar
Mexico City'nin güneyinde bulunan ve kanallarla çevrili kırsal alan Xocimilcho'da bulunan ufak bir ada gerçekten garipliğiyle insanın kanını donduracak nitelikte.  Yerel halk tarafından lanetli olduğu ve doğaüstü birşeylerin olduğu iddia edilen Oyuncak Bebek Adası'nda gerçekten hayalet var mı bilemem ama, dünyanın en acayip yerlerinden birisi olduğu kesin.  Hikayeye göre 50 yıldır adada tek başına yaşayan ve 2001 yılında ölen Don Julian Santana, hiç bir şekilde insanlarla iletişime geçmiyormuş ve küçük bir kız hayaletinin peşinde olduğuna inanıyormuş. Bu yüzden adanın çeşitli yerlerine kızdan korunmak ve ona aslında arkadaş olduğunu göstermek için bir çok oyuncak bebek asmış. Tabi bu oyuncak bebekler zamanla yıpranarak gerçekten acayip bir görüntü oluşturmuşlar.  İşte adadan bazı fotoğraflar
Reklam
Otomobil Kullanırken Dinlememeniz Gereken 7 Parça
Artık trafik sıkışıklığı sıradan bir olay haline geldi. Bu yüzden de evde/ofiste dinleyeceğimiz parçalardan ziyade 'bugün işe giderken ne dinlesem?' şeklinde soruları kendimize sorarken buluyoruz.Müzik seçimi çok önemli. Malum, radyo kanalları her zaman sevdiğimiz şarkıları çalmıyorlar. En sağlamı, kendi müziklerimizi kendimiz seçip gerek USB, gerek Bluetooth ile direksiyon başında dinlemek oluyor.Ancak bazı parçalar var ki, insanda yarattığı etki, direksiyon başında çok uygun olmuyor.
Kraliçe Eteği Yasakladı!
Cambridge Düşesi Kate Middleton’ın uçuşan eteklerine Kraliçe Elizabeth’ten yasak geldi. Kraliçe Middleton’ın daha muhafazakar ve asil bir giyim tarzına dönmesi gerektiğini söyledi. Düşes artık tıpkı Lady Diana gibi elbiseler tercih edecek. Rüzgardan sürekli havalanan eteklerin yerini dar ve dizde biten daha muhafazakar etek ve elbiseler alacak. Gardrobu yenilenecek olan Cambridge Düşesi Kate Middleton’ın önümüzdeki günlerde yapacağı yurtdışı gezilerinde şu ana kadar kullandığından daha uzun elbiseler giymesi bekleniyor. Milliyet
Şu An Lost'a Başlamak İçin 7 Sebep
Anlayan vardır, anlamayan vardır. Final bölümü biraz anlaşılmamış bu yüzden de 'bozdu' denilmiştir. Ama Lost dediğin dizi zaten bilim-kurgu ögeleri olan bi' dizidir dolayısıyla bozduğu filan da yoktur. Yazı spoiler içerebilir, içerlemeyiniz.
Reklam
Dünyanın Nüfus Yoğunluğu Bakımından 1 Numarası, Kanunsuz Şehir
Yıkılmadan önce dünyanın 1 numaralı nüfus yoğunluğuna sahip gotik şehri Kowloon Walled City, görüntüsüyle ve yaşantısıyla görenleri etkiliyor. Kötü bir yaşantı, illegal bir yaşam tarzı, kanunsuz bir şehir. Otoritenin bile giremediği bir bölge, garip bir yerleşim. Nasıl betimlemeler yapılabilir ya da hangisi burayı tarif etmeye yeterli olur bilemiyorum fakat Banliyö 13 filminindeki bölgenin orjinal hali, birçok filme ev sahipliği yapmış ya da ilham olmuş şehir diyebiliriz burası için. Greg Girard fotoğraflarıyla, kısa açıklamalarıyla bu şehri-bölgeyi biraz olsun tanımaya çalışalım...
Reklam
Chanel İçin Şok Suçlama
Chanel'in Türkiye'deki mağazasının müdürü Cangül Soydemir Avdan, açtığı mobbing davasında, yöneticilerinin kendisine baskı yaparak bavulla kaçak ürün getirmesi için zorlandığını söyleyince ortalık karıştı. Savcılık olaya el koydu Sabah'ın haberine göre dünyanın sayılı zenginlerinin ve Türkiye'de jet sosyetenin gözde markası Chanel bavul ticaretiyle suçlanıyor. Dünya genelinde 200 mağazası ve 1 milyar euro cirosu bulunan Chanel'ın Türkiye'ye getirdiği 'kayıt dışı, kaçak ve faturasız ürün'ler gümrüğe takıldı. Chanel'ın Türkiye'deki mağazalarındaki bilgisayarlara el kondu. İddiaya göre; Chanel'ın Nişantaşı ve İstinye Park'taki mağazalarında barkodlar, beyan edilen faturalar ve satışlar tutmadı. Süreç, Chanel'ın Türkiye'deki ilk mağazasının müdürü olarak 2007'de işe giren Cangül Soydemir Avdan'ın İstanbul 18. İş Mahkemesi'nde açtığı mobbing davasıyla başladı. İddialara göre; Avdan 5 yıl ayda iki kez Paris'te bulunan Chanel'ın merkezine gitti. Avdan'ın kaldığı otele içinde kumaşlar, elbiseler ve çantalar olan bavullar bırakıldı. Avdan'a 'Türkiye'ye dönüşte bunları götüreceksin' dendi. Bu uygulama yıllarca sürdü. Bundan rahatsız olan Avdan, bir gün yurt dışındaki yetkililere 'Böyle bir işe alet olmak, bu bavulları taşımak istemiyorum' dedi. Bunun üzerine Türkiye'deki iki müdür A.Ç. ve Z.Ö., Avdan'a mobbing uyguladı. Daha sonra ürünleri A.Ç., Z.Ö. ve bir başka mağaza müdürü Z.D. getirmeye başladı. Bu süreçte Avdan'a 'Depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu' tanısı kondu. Dava kapsamında da Avdan için İstanbul Üniversitesi'nde 21 Ocak'ta bir rapor düzenlendi. Raporda 'Minör depresyon ve yaygın anksiete bozukluğu olduğu ve bunun nedeninin iş yerinde yaşamış olduğu mobbinge uyumlu eylemler olduğunu' belirten bilimsel mütalaa verildi. Davada ifade veren Z.D. 'Bavulla kumaş ve çeşitli ürünler getiriyorum' itirafında bulundu. Eş zamanlı olarak Avdan'ın avukatı Azim Çiğil, Avdan'a mobbing uygulandığı gerekçesiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na müracat etti. İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı da olaya el koydu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genel Müdürü Ali Kemal Sayın imzasıyla 'Chanel Moda ve Lüks Tüketim Ürünleri Şirketi'nin gümrüksüz ürün getirdiği, şirket içi denetim raporunda Türk vergi, muhasebe, kaçakçılıkla mücadele, kara para aklama ve diğer ceza kanunlarına mahalefet ettiği iddialarının araştırılması' talebi Gümrük Muhafaza Müdürlüğü'ne iletildi. Gizli yürütülen soruşturmada büyük bir usulsüzlük olduğu ortaya çıktı. Soruşturmayı yürüten Gümrük Muhafaza Müdürlüğü, gümrük beyannamelerini ve faturaları tek tek inceledi, şüphelilerin ifadesini aldı. Tek faturayla fiyatı 58 bin 254 lira olan iki elbisenin, sosyetenin ünlü isimlerinden Nilgün Çolak ile LübnanBakırköy Savcılığı'nda 2013/114364 hazırlık numarasıyla yürüyen soruşturma dosyası derinleştirildi. Gümrük memurları, Çolak'ın ifadesini aldı. Zeenni'ye mail ortamında ulaşıldı. Zeenni, maille 'Size her türlü yardımı yapmaya hazırız' cevabı verdi. Sabah
Tuba Büyüküstün 260 Bin TL'ye İmajını Yenileyecek
'Kara Para Yalan Aşk' dizisi için Ay Yapım'ın anlaştığı Tuba Büyüküstün'ün bölüm başına alacağı ücret dudak uçuklatıyor. Engin Akyürek'le başrolü paylaşacak olan Büyüküstün'ün, bölüm başına 65 bin TL alacağı öğrenildi. Daha önce de Ay Yapım imzalı ve İlker Aksum'la başrolü paylaştığı '20 Dakika' dizisinden bölüm başı 45 bin TL ücret alan oyuncu, maaşına 20 bin TL zam yaptırdı. Büyüküstün'ün aylık maaşı böylece 260 bin TL oldu. Dizi çalışmalarını gözlerden uzak bir imaj çalışmasıyla başlatan Tuba Büyüküstün'ün yıllardır ekranlardaki düz uzun ve siyah saçlarında büyük bir oynama yapacağı öğrenildi. Tuba Büyüküstün'ün yeni saç renginin ve modelinin büyük bir gizlilikle hazırlandığı belirtiliyor.
Yabancıların Gözünden 2 Dakikada Türkiye
WOKITOKI adlı grup, çoğu ülke hakkında bilgilendirici ve eğlendirici 2 dakikalık videolar hazırlıyor. Grup, Türkiye hakkında da bayağı açıklayıcı bir video hazırlamış. Derleme, yabancıların gözünden nasıl göründüğümüz hakkında bir fikir vermesi açısından oldukça eğlenceli de. Ve bu grubun diğer videolarını da izledikten sonra diyebilirim ki en eğlenceli video Türkiye'ninki (Belki Rusya).
Balat'ın Fotoğrafçılardan ‘Çektiği’
ZEYNEP KILIÇ HABERLER PazarBalat karelerinin olmazsa olmazı ‘top oynayan çocuk’, ‘camdan bakan teyze’ ve ‘halı yıkayan kadın’a sorduk: Neden sizi çekiyorlar? Cevap: “Biz de bilmiyoruz.”“10-15 kişiden oluşan amatör fotoğraf gruplarının akınıyla bahara girildiğini anlayan Balat halkı, sokakta halı yıkama seanslarına start verdi.”Son dakika gelişmesi gibi duran bu cümle, tahmin edeceğiniz üzere ironik haberlere imza atan mizah sitesi Zaytung’dan. Ve her Zaytung haberi gibi gerçeklerden tamamen kopuk değil. Nitekim amatöründen profesyoneline fotoğraf meraklıları için bir nevi laboratuvar işlevi gören Fener ve Balat semtleri bu konuda Tarlabaşı’nın bile pabucunu dama atmış durumda. Şimdilerde fotoğraf makinesini eline alan, bu iki semtin yolunu tutuyor ve tabiri caizse; ‘camdan bakan yaşlı teyze’, ‘saçı başı dağılmış çocuk’, ‘kapı önünde laflayan kadın’ avına çıkıyor. Dizi ve film çekimlerine gelen ekipleri hiç saymıyoruz bile.Durumu ‘eskiye duyulan özlem’, ‘tarihi yapılara duyulan merak’ gibi sebeplerle açıklamak kolaycılık olacağından bizzat sakinleriyle görüşmek üzere Fener-Balat’a doğru yola koyuluyoruz. Bir elimde ses kayıt cihazı, diğerinde not tutmak üzere defterimle ara sokaklarda gezindikçe kimse dönüp bakmıyor bile. Bir şekilde semtlerini incelemeye gelenlere o kadar alışkınlar ki. Niyetimi açıkladığım kişiler de ağız birliği etmişçesine aynı tepkiyi veriyor: “Evet geliyorlar fotoğraf çekmeye. Hafta sonları bu sokaklardan geçilmiyor bazen. Bilmiyoruz ki neden çekiyorlar. Eski binaları seviyorlar herhalde.”‘Renkli çamaşır asar mısınız?’ diye soruyorlarDışarıdan oldukça koyu olduğu belli olan pencere önü muhabbetlerden birini bozmak zorunda kalıyorum. Kur’an kursuna giderken komşusuyla iki lafın belini kırmak üzere duran kadına yaklaşıyor ve soruyorum: “Buralarda sürekli fotoğraf çekilmesinden sıkılıyor musunuz?” “Kızım ben pek anlamam o işlerden” deyip, pencereden bize bakan komşusunu çağırıyor. Fatma Korkmaz bizi kırmayıp aşağıya geliyor. 19 yaşındaki Korkmaz, Balat’a beş yıl önce gelin gelmiş. Fotoğrafçılardan sıkılıyor musunuz, sorusuna “Yoo niye sıkılalım, alıştık biz.” diye cevap veriyor. “Türkler de çok var ama daha çok yabancılar geliyor. Bir gün AB’ye girersek hiç yabancılık çekmem.” diye de espri yapıyor. Ona göre fotoğrafçıların en çok ilgisini çeken, binalar ve çamaşırlar. Fotoğrafçıların ve film ekiplerinin bazen kendilerinden ‘renkli çamaşırınız varsa asar mısınız?’ diye ricada bulunduklarını anlatan kadınlar, “Bazen de kendileri çamaşır getiriyor.” diyor. Korkmaz, bir gün de ‘ne kadar güzel evlerde oturuyorsunuz bir bilseniz’ diyen bir kadına evin durumunu anlatıp ‘isterseniz değiştirelim evleri’ diye karşılık verdiğini anlatıyor. Fotoğrafçıların ilgisinden genel olarak rahatsız olmadıklarını belirtirken eklemeden de geçemiyor genç kadın: “Geçende halı yıkarken çekmeye çalıştılar, rahatsız olduk. Sonuçta üstümüz başımız ıslak oluyor. Ben nereden bileyim o fotoğrafı nerede kullanacağını. Çekmeyin deyince çekmiyorlar sağ olsunlar. Ama haberimiz olmadan çekip koyuyorlarsa bir yerlere ona bir şey yapamıyoruz.”‘Para verdiklerinde seviniyoruz’Korkmaz’ın yanından ayrılıp bir başka ara sokağa giriyorum. Karşıdan, bu zamana kadar belki yüzlerce kez fotoğrafı çekilen Balatlı üç çocuk geliyor. Buz gibi havaya rağmen ve daha da önemlisi internet kafeye gitmek üzereyken yollarından ediyorum Aziz ve Bünyamin kardeşler ile Burak’ı. Geri çevirmiyorlar beni ve hep bir ağızdan başlıyorlar anlatmaya: “Abla bizim ev tarihi. 1970’te yanmış sonra tekrar yapılmış. Bizim evin önünde çok fotoğraf çekiyorlar. Geçen de benim fotoğrafımı çekti turist. Facebook’a da eklemiş. Bazen de biz onların fotoğrafını çekiyoruz. Kenan İmirzalıoğlu ile geçende fotoğraf çektirdik. Bazen para veriyorlar. Bana 5 lira verdi bir tanesi. O da bir şey mi bana 20 TL verdi...”‘Hiç sıkılmıyor musunuz peki?’ diye araya giriyorum. “Bazen sıkılıyoruz. Gözlerimiz ağrıyor.” diyor biri. “Para verince hoşumuza gidiyor.” diyor bir diğeri. “En çok maç yaparken çekiyorlar. En heyecanlı yerinde oyunu bozuyorlar.” diyor nihayetinde en küçükleri. Kimin, ne dediğine ben de şaşırıyorum ve ‘Eee bir fotoğraf da ben çekeyim bari’ diyorum. Dedik ya belki yüzlerce kez fotoğrafları çekildiğinden inanılmaz antrenmanlılar ve daha fotoğraf lafını duyar duymaz pozisyon alıyorlar. Kollarını birbirlerinin omuzuna attıkları o klasik pozu bir kez de bana verip internet kafenin yolunu tutuyorlar.‘Camdan bakan kadın’ın nesi ilginç?Fotoğrafçıların ilgisinden çok rahatsız olanlar da var. Az önce kırdığı odundan kalanları süpürürken karşılaşıyoruz onlardan biriyle. İsmini vermek istemeyen kadın “Çoğu insan sıkılmıyor olabilir ama ben istemiyorum hem kendimin hem çocuklarımın fotoğrafının çekilmesini.” diyor. 30 yıldır burada yaşadığını ve hâlâ ‘neden fotoğraflarının çekildiğini’ anlamadığını söylerken kendi kendine çıkarımda bulunuyor: “Çamaşır asan, camdan bakan kadın niye ilginç geliyor ben bilmiyorum. Kim bilir hâlâ bu devirde sokakta odun kıran kadın görmek ilginç geliyor onlara. Belki de küçümsüyorlardır.” Çocuklara para verildiğini öğrendiğinde ise fotoğraf çekilmesini istememesinin haklılığı kanıtlanmışçasına ekliyor: “Öyle bir şey varsa, çok kötü. Yani çocuklarımızı öyle bir şeye alıştırıyorlarsa bu hiç iyi bir şey değil.”‘Oryantalizmin bize de sirayet etmiş hali’Gezgin Dergisi Fotoğrafçısı ve Yazarı Hayrettin Oğuz, Balat’ta gelinen noktayı oryantalizmle ilişkilendiriyor: “National Geographic bakış biçimi adını verdiğimiz oryantalizmin bizim insanımıza da sirayet etmesiyle ilgili bir durum. Çünkü modernite ve oryantalizm ‘öteki’nin varlığıyla ayakta durur. Bugün bu tür mahallelere giderken fotoğraf makinesi elinde olan insan, karşısındaki insana selam bile vermez. Çünkü o bir insan değil sadece fotoğrafın malzemesidir. Tüketilmesi gereken bir unsurdur.”O insanlardan çok farklı değil hayatımızFotoğrafçılık bölümü mezunu Gökçe Öktem’in ders kapsamında semtte defalarca çekim yapan biri olarak söyledikleri dikkat çekici: “Fotoğraf öğrencisi olarak Balat’ta fotoğraf çekmek gibi bir deneyim yaşamak kaçınılmazdır. Oraya gidip toprakla oynayan çocuk, örgü ören yaşlı kadın, pencereden bakan genç kız vs. fotoğrafı çekilir. Sokaklarında gezerken sanki dünyanın en medeni ülkesinden inmiş şaşkın turistler gibi hayretlere düşmek, oradaki halka samimi görünmeye çalışarak yapmacık olmak da yanında hediyesidir. Neden oraya götürülüp sanki o insanlardan çok farklı bir dünyada yaşıyormuşuz gibi o hayatı belgelemek zorunda bırakıldığımızı asla anlayamadım.”Rahatsız olanların sayısı artacaktırFener-Balat-Ayvansaray kitabının Yazarı Ahmet Özbilge, fotoğrafçıları oryantalist bir bakış sahibi olarak nitelemek biraz haksızlık olacağını düşünmekle birlikte, bölge turistleştikçe fotoğraflarının çekilmesinden gına gelenlerin sayısının artacağını düşünüyor. Ancak Özbilge’ya göre bunun sebebini oluşturanlar bölgeye fotoğraf çekmeye gelenlerden ziyade, bölgedeki değerlerin ranta dönüşebileceğini fark edip bu yönde çalışmalar yapanlar.
Reklam