onedio
Nedir Bu Meshnet?
Korsan Parti Hareketi'nden Avukat Serhat Koç Agos'a konuştu. Bilişim hukuku uzmanı olan Koç, “Halen 3 bin civarında sitenin resmi yollarla engellendiği görünüyor ama aslında halen Türkiye'de 500-600 bin site kapalı” diyor. Koç’a göre yeni yasa ise fişleme ve sansürü devasa boyutlara taşıyacak. Türkiye'de pek bilinmeyen bir uzmanlık alanın var. Buradan başlayalım. 'Bilişim Hukuku' diyorlar ama aslında böyle bir alan yok. Çünkü bilişimin altında bilgi teknolojileri yatar ve bilgi teknolojilerinin değmediği alan olmadığı için, değmediği hukuk alanı da yok. Hukuk dalları temeldir; ceza, idari, anayasa hukuku... Bunların hepsinde bilişimle alakalı şeyler var. Hepsi hakkında sürekli müvekkilerle iş oluyor ama şahsi olarak bu konular zaten ilgimi çekiyor, o yüzden yapıyorum. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum, okurken de zaten fotoğraf ve bilgisayarla ilgileniyordum. Mezun olunca da fotoğrafçı veya bilgisayar mühendisi olamıyorum, bari bu insanların haklarını koruyacak bir alana yöneleyim, dedim. Türkiye'de bu işle ilgilenenlerin sayısı çok az. Türkiye'deki yasaların internete bakışı nasıl? Türkiye'de interneti doğrudan doğruya düzenleyen tek yasa 5651 Sayılı Kanun. Bu yasa interneti çok olumsuz ele alıyor. Yasanın konusu, internette yapılan suçlarla mücadele. Yani mücadele etmeye karar vermiş; desteklemeye değil. 2007’de 5651 Sayılı Kanun’un çıkış aşamasında da çok sayıda çocuk pornosu operasyonları yapıldı; medyada biri bin gösterdiler. Diyelim 100 kişi soruşturmaya uğradı, sadece 3'ü ceza aldı. “Biz çocukları koruyoruz” diyerek bir yasa yaptıklarını iddia ettiler. TBMM Genel Kurulu’nda, CHP'nin de isteğiyle, buna “Atatürk aleyhine suçları içeren kanun” da eklendi. Bu metin, o alanda çalışan uzmanların görüşlerini yansıtmıyordu. Vatandaş böyle bir kanunun olduğunu bile bilmiyor; insanlar sanıyor ki yasa değiştirilirken yeni şeyler geliyor. Aslında 2007'den beri var. Daha önce yoktu. Önce bilişim suçları diye bir tasarı düşündüler, sonra internet siteleriyle ilgili bir şey çıktı ve Cumhurbaşkanı’ndan döndü. Onları atlattık, işte bu yasaya takıldık. Bu anlamda, Türkiye'de interneti düzenleyen başka mevzuat yok. Bazı kanunlarda değinmeler var. Türk Ceza Kanunu'nda bilişim vasıtasıyla ya da bizzat bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar var. Mesela Facebook hesabının çalınması, özel olarak tanımlandı TCK'da. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda da bütün o eserlere ait hakların internette de ihlal edilebileceğinden bahseden yine özel maddeler var. Agos'un internet sitesi sürekli hackleniyor. Bu bir suç değil mi mesela? Evet, suç ama kim olduğunu bilemiyorsunuz, bilmek için teknik rapor gerekli ve hacklemeyi yapan kişinin de işi pek bilmeyen, acemi biri olması gerekir. Bilişim dünyasında her zaman iz kalır. Ama izin bulunması bazen çok uzun zamanlar gerektiren şifreleme yöntemleriyle bırakılmış olabilir. O kadar çok katman arkasındadır ki onu çözmeye çalışmak mantıksızdır. O yüzden o raporlar geldikten sonra meçhul bir şüpheli olarak şu şu IP numaralarında, şu tarihte, şu saatte bize saldıran diye… Savcı Telekom'a soracak, Telekom o IP'yi bulacak. O IP hangi internet sağlayıcıdan verilmişse o diyecek ki ben şu saatte bu IP'yi şu müşterime sağladım.  O müşteri de büyük ihtimal ya internet kafe çıkacak ya da 80 yaşında bir teyze çıkacak. Teyze mahkemeye gidecek ve ben bilgisayara dokunmadım diyecek. Böyle durumları binlerce kez yaşadık. Ondan sonra da zaten genelde beraat çıkar; suçlu da bulunamamış olur. Bu durumu sporda doping mevzuatına benzetiyorum. Dopingin önüne geçmek amacıyla Türkiye'de yapılan tek düzenleme kullanana ceza vermek. Ama dopingi kullanmaması için gereken altyapı hazırlanmıyor. Çözümden ziyade cezalandırma… Aynı şey 5651'de de söz konusu. 2007’den beri 8. madde nedeniyle pek çok site kapatıldı ama sitenin kapanmasına neden olan içeriği girenler yakalanmadı. Engelli web’de sanırım 3 bin küsür site gözüküyor ama o gerçekten buzdağının tepesi. Bugün Türkiye'de gerçekte 500-600 bin site kapalı ve bunların çok büyük bir bölümü müstehcenlikten kapalı. Geriye kalanlar siyasi nedenlerle kapalı ve o sitelere giren kişileri sorgulamıyor savcı, sadece siteyi kapatıyor. Aslında siteyi kapatmak çözüm değil. DNS numarasıyla yine girebiliyorum. Çünkü suç unsuru sayılan şeyler orada durmaya devam ediyor. Oysa mesela Almanya'da site kapanmaz, sadece içerik kaldırılır. İfade özgürlüğünün tek istisnası Nazizm. İfade özgürlüğünden yararlanmak için “nasyonal sosyalistim” deyip kurtarıyorsun ama “Nazi'yim” diyemiyorsun, Nazi sembollerini yayamıyorsun. O zaman içerikleri çıkarıyorlar. Altyapı var yani. İsveç gibi ülkelerde ifade özgürlüğü çok daha yukarıda. Şiddet çağrısı olmadığı sürece herkes her şeyi söyleyebiliyor. Sorunu çözmek istiyorsan içeriği çıkaracaksın; erişimi engellemeyeceksin. Sorunun köküne gidilmeli: Çocuk pornosunu internet üretmiyor. Çocuk pornosunu Filipinler'de, Rusya'da insanlar üretiyor. Onu kurutamadığın sürece etkisini internette görürsün. Türkiye’de devletin internetle ilgisi sadece siyasi amaçlı diyebiliriz miyiz? Şimdi iyiden iyiye öyle oldu. Dünyada sansür için dört tane temel kılıf var: Telif hakları, terörizm ve devlet sırrı, çocuk istismarı ve son olarak da şiddet çağrısı... Bunlar hep kılıf oluyor, ama temel nedeni gözetim. Devlet bunu istiyor. İnsanların internette neler yaptığını bilmek, takip etmek... Bunları görebileceği teknolojiler aynı zamanda sansür işlevi de görüyor. Devlet esasen fişlemek istiyor. Diğer yandan da telif lobisi sansürlemek istiyor. Devletin o yatırımı yapacak parası yok veya yapmak istemiyor, ama telif lobisinin var, onlar da parasını verip sansür mekanizmasını kurduruyor. Türk Telekom'un omurgasına kuruldu bu yazılım zaten. Bu yazılım, hem devletin hem de telif lobisinin işine gelecek. Önceki sohbetlerimizde 'meshnet'in çözüm olabileceğini söylemiştin. Nedir bu meshnet? Meshnet, şirketlerin çok işine yarayan bir mantık. Şirketler devletin ve internet servisi sağlayanların hiçbir dahiliyeti olmaksızın aralarında iletişim kurmak ister çünkü ticaret sırlarının, devletin hukuken göremeyeceği ama kafası attığında görebildiği teknik bir altyapıdan geçsin istemezler.  Dolayısıyla iki şirket kendi arasında özel bir ağ kurar ve bu özel ağa hiçbir şekilde üçüncü bir taraf dahil olamaz. Tamamen kriptoyla çalışır. Türkiye'de kriptoloji yönetmeliği de çıktı, ona da büyük itirazlarda bulunuldu. Devlet diyor ki “Kim kripto kullanırsa, anahtarını devlete verecek.” Ben de diyorum ki “Anahtarını devlete verecekse bu kriptonun mantığına aykırı.” Türkiye'de kripto şirketleri zaten söylediler bunu; “O zaman Türkiye'ye kimse kripto şirketi kurmaz” dediler. İşte meshnet böyle bir şey. Aynı zamanda büyük depremler, seller olduğunda klasik işletmecilerin kurdukları büyük ağlar çalışmayınca böyle daha küçük ağların çalışması mümkün. Bir de Türkiye gibi internet sansürü ve gözetiminin olduğu ülkelerde gözetimsiz, sansürsüz internete ulaşmak için kullanılabilir. Nasıl yapılıyor? Güvendiğiniz bir ülkeden örneğin İsveç veya İzlanda gibi, bir uydunet şirketi ile anlaşıp, çanak yoluyla internet almak ve o interneti yan binadaki arkadaşla, o da diğer bir arkadaşla paylaşa paylaşa bir meshnet ağı oluşturabilir ve sansürden kurtulabiliriz. FATİH GÖKHAN DİLER | Agos
Flappy Bird'de Hile Ortaya Çıktı
Flappy Bird çılgınlığı başladıktan sonra borulardan geçemeyenler sinir hastası olma yolunda ilerliyor. Flappy Bird’te de hile yapmanın yöntemleri ortaya çıktı.    Oyun skorunu yüksek tutmak için hileye başvurmanız gerekiyor. Bu sayede çevrenizdekilere ne kadar iyi bir oyuncu olduğunuzu gösterebilirsiniz… İŞTE O HİLELER
Klasik Tablolar Gerçeğe Hiç Bu Kadar Yakın Olmamıştı
Klasik tabloların yüzlerce farklı projeye alet edilerek karşımıza çıkmasına alışığız. Ama uzun zamandır, Rino Stefano Tagliafierro nun elinden çıkma muazzam iş kadar etkileyicisiyle karşılaşmamıştık. Stefano, 2.5D tekniğiyle Caravaggio dan Rubens e kadar uzanan ressamların efsanevi tablolarını neredeyse gerçekmişçesine animasyon haline getiriyor. İlk olarak GIF haline getirdiği tabloların, 10 dakikalık videoda aldığı son şekil gerçekten etkileyici. Daha Fazlası İçin
100 Yıl Öncesinden “Selfie” Pozlar
Quora.com tarafından açılan en iyi selfie fotoğraflara yönelik bir içeriğe Amerika’dan Tom Byron, büyük büyük dedesi Joseph Byron Clayton’ın fotoğraflarını koyarak adeta tarihi bir gerçeği ortaya çıkarttı. 100 yıldan öncesine, 1909 yılına ait olduğu belirtilen fotoğraflarda Byron’ın dedesi ve arkadaşları, bugünün Instagram kareleriyle yarışabilecek selfie pozlar vermiş.Kendinden efektli olarak nitelendirebileceğimiz bu yüz yıllık pozlar, dönemin teknolojik imkansızlıklarına, kendilerini görebilecekleri bir ekran olmamasına rağmen iki kişinin desteği ile oldukça net bir şekilde elde edilmiş. Selfie fotoğraflar, o dönemde fotoğrafçı olan Joseph Clayton tarafından Londra’da çekilmiş. Şimdiye kadar çekilen en eski selfie pozlar arasında yer alan bu karelerde ne ördek dudak ne de 45 derece yana eğimli bir kafa göremedik. Ancak gelecek nesillere selfie alışkanlığı bırakmayı başardıkları kesin.
Kurtlar Vadisi'nde İkinci Polat!
Kurtlar Vadisi Pusu'dan teklif aldığını söyleyen Ebru Polat, 'Şu anda görüşmeler olumlu geçti' dedi.Türk televizyonlarının en uzun soluklu dizisi olan Kurtlar Vadisi Pusu, bu sezon da perşemde akşamlarının en çok izlenen yapımı olmayı başardı. Diziye renk katmak isteyen senaristler, yeni karakterler için kolları sıvadı.VADİ'YE İKİNCİ 'POLAT'Dizinin 213. bölümünde 'Baltazar' karakteriyle dahil olan usta oyuncu Murat Aydın, büyük beğeni kazanmıştı. Kadroya kadın oyuncu transferi için de çalışmalarını sürdüren senaristler, güzel şarkıcı Ebru Polat'a teklif götürdü.TEKLİFİ DOĞRULADIVadi ekibinden teklif aldığını sdoğrulayan Polat, 'Şu anda görüşmeler olumlu geçti' dedi.
Reklam
Rahatsız Etmekte Sınırları Aşan 11 Yasaklı Film
Seksin, şiddetin, vahşiliğin dozajı çok çok fazla olmasından dolayı bazı filmler bazı ülkelerde yasaklanmıştır. Bu filmler adeta lanetlidir; seyircisini belli bir süre hayata da küstürebilir. Bu snuff filmleri dünyada yasaklanan filmler olarak ele almak da gerekebiliyor. Listemizde Türkiye'de yasaklanmış filmler de var. İçinde korku filmlerinden gerilime, maceraya ve dini öğeleri içeren filmleri de bulabilirsiniz. İşte bu yasaklı filmlerle ilgili bir derleme yaptık. 1 numarada 60'dan fazla ülkede yasaklanan film de bulunuyor. Şimdiden söyleyeyim bu filmlerin çoğunu hiç izlemek istemeyeceksiniz! Not: Fragmanların içerikleri +18'dir. Şiddet ve cinsel içerik barındırır!
Son Derece Çarpıcı ve Yaratıcı 27 Reklam Afişi
etiket
Bazı reklamlar rahatsız edici ve saçma olabiliyor. Fakat iyi bir pazarlama stratejisi ve yaratıcı bir ekip ile harika reklamlar hazırlayabilmek mümkün. Bazılarını ilk bakışta anlamayabilirsiniz fakat biraz daha dikkatli bakın içerisinde harika bir mesaj veya mizah gizli olduğunu göreceksiniz. Keşke tüm reklamlar bu kadar yaratıcı olsa da biz de onlardan nefret etmesek. İşte yaratıcılık patlaması 27 reklam afişi...
Reklam
Yavru Geyiği Kurtarmak İçin Kendi Canını Tehlikeye Atan Küçük Kahraman
Bangladeş'te bir fotoğrafçı insanlığa olan inancı tazeleyen cesur ve kalpleri ısıtan kurtarma olayının fotoğraflarını çekti.Yavru geyik Noakhali, Bangladeş sular altında kalmıştı ve ailesinden çok uzaktaydı. Ama Bangladeşli küçük çocuk Belal yavru geyiği kurtarıp ailesine kavuşturmak için tereddüt etmeden sel sularına atladı  .  İşte o anların fotoğrafları :
Yeni Başlayanlar İçin Flappy Bird Batağı
Hayatımıza aniden giriş yapan Flappy Bird, sürekli deneyip sürekli yenilenlerin oyunu... Sevdası uğruna yere çakılan kuşların, boruların arasından teğet geçen umutların oyunu.. İşte yeni başlayanlar için 'Flappy Bird batağı'...
Reklam
Kanser Olan Babanın Kızına Bıraktığı Paha Biçilmez Miras
44 yaşındaki Garth Callaghan'a, son iki yıl boyunca bir kez böbrek kanseri iki defa prostat kanseri tanısı kondu. doktorlar 5 yıl daha yaşamasına % 8'lik bir ihtimal verdiler. Bu duruma kızı için daha fazla üzülen baba kızı ortaokulu bitirene kadar her gün kullanması için 826 tane kağıt mendile öğütler yazdı. Kızının, babasının yokluğunu hissetmemesini ve hayatta doğru kararlar almasını isteyen fedakar babanın yaptıkları ne kadar da erdemli değil mi? Umarız Garth iyileşir de o notlar da güzel bir anı olarak kalırlar.
Erdoğan'ın Özel Kalem Müdürü'nün Kardeşi Tib'de Kritik Göreve Getirildi
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın AKP’deki özel kalem müdürünün kardeşi Ömer Faruk Can, TİB'de dinlemeleri denetleyen ekibin başına atandıT24Arzu Yıldız Ankara17 Aralık soruşturmasından sonra adı en çok anılan kurumlar arasında olan Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nda (TİB) yeni görevlendirmeler gerçekleşti.MİT kökenli Ahmet Cemalettin Çelik ’in TİB Başkanlığı’na getirilmesinden sonra kurum içinde görev değişiklikleri ve işten çıkarmalar olduğu öğrenildi.Alınan bilgiye göre, görev değişiklikleri kapsamında dinleme ve görüşme kayıtları (CDR) tapelerinin hukukilik denetimini yapmakla görevli ekibin başına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın AKP’deki özel kalem müdürlüğü görevini yürüten Fatih Can ’ın kardeşi Ömer Faruk Can atandı.
Bergama Ovacık Köyü'ne Üçüncü Siyanür Çukuru
Yıllardır siyanürlü altın madenlerine karşı mücadeleye sahne olan Bergama Ovacık Köyü’nde, şimdi de üçüncü atık deposu projesi gündemde. Bölgedeki madende de çalışmış olan emekli maden mühendisi Hasan Gökvardar, atık barajının deniz seviyesinin altına inmesinin çevre felaketine davetiye çıkaracağını belirtiyor. Atık deposu nedir? Atık depoları, çıkarılan altın cevherinin siyanürle ayrıştırılması işleminin ardından kalan siyanürlü ve ağır metalli sıvı ve çamurların biriktirildiği alan. Bu kimyasal atıkların bulunduğu depolar Bergama Ovacık, Çamköy, Narlıca köyleri bölgesinde zaten iki tane bulunuyordu. Maden şirketi, bölgede kurduğu iki atık barajının ardından üçüncü baraj projesini de hazırladı ve Çevresel Etki değerlendirme (ÇED) süreci başlatıldı. Halkı bilgilendirme toplantısı halka haber verilmedi ÇED toplantısının 6 Şubat günü yapılacağına dair duyuru İzmir Çevre ve Şehircilik ilk müdürlüğü internet sayfasında yayınlandı. Fakat ne Bergama belediye başkanı ne köylüler ne de Bergama Çevre Platfromu toplantının nerede kaçta yapıldığını blmiyor. Platform’dan Erol Engel , kendisini bir gece önce polisin “güvenlik önlemi” nedeniyle arayarak ÇED toplantısını haber verdiğini, aynı şekilde belediye başkanının da jandarma vasıtasıyla toplantıdan haberdar olduğunu söylüyor. “Altın Koza madencilik yangından mal kaçırır gibi toplantı yapmıştır” diyen Engel, halkı bilgilendirme toplantısının halka haber verilmeden yapılmasının garip olduğunu ekliyor. Köyün tepesinde “cehennem çukuru” Üçüncü atık deposu olması planlanan yer, köyün yakınındaki tepede yer alıyor. Şirket bu tepeden altın çıkarmak için, tepeyi kaza kaza büyük bir çukur oluşturdu. Atık deposunun asıl tehlikesi açılan çukurla birlikte deniz seviyesinin aşağısına inilmiş olması. Evrensel Gazetesi’nden Özer Akdemir ’e konuşan Emekli Maden Mühendisi Hasan Gökvardar ’ın aktardığı kadarıyla, atık deposu yapılacak alan yaklaşık -50 ile -100 kotlarında, deniz seviyesinin altına kadar indi. Ovacık yöresinde yer altı su tablası +40 ile +60 kotlarında. Madenin başlama noktası ise +900 kotlarında. Dolayısıyla 3. atık deposu, yer altı su tablası ve geçirimli alüvyon tabakalar üzerine yapılmış oluyor. Madenin ilk dönemlerinde 10 yıl boyunca Kamu İlişkileri Müdürlüğü yapan Gökvardar, kot farkının çok tehlikeli olduğunu belirterek “Bu bir ‘yeraltına yarı gömülü atık deposu tasarımı”dır dedi. Yeşil Gazete’ye de konuşan Gökvardar, Ovacık altın madeniyle ilgili 2006 danuştay kararını hatırlatarak, “olası riskler göz önünde bulundurulduğundan kamu yararı yoktur” kararının bu atık deposu için de düşünülmesi gerektiğini, çünkü var olan risklerin 300 katına çıktığını hatırlatıyor; “herhangi bir kaçak durumunda siyanür doğrudan yeraltı suların karışır” diye ekliyor. Üçüncü atık deposu burasının gözden çıkarıldığı anlamına gelir Üçüncü atık deposu projesinin iptali konsunda Bergama Belediyesi itiraz dilekçesini gönderdi. Şimdi sıra, köylülerden gizli saklı yapılan ÇED toplantısının sonucunu beklemeye geldi. Erol Engel, ikinci atık deposu inşa edilirken ÇED toplantısında kendilerini konuşturmayan şirket yetkililerine inat bin kişiyle yaptıkları “alternatif ÇED Toplantısı”nı hatırlatıyor, “gerekirse yine yaparız” diyor. “Çünkü üçüncü atık barajı bölgede tarımın, seracılığın sonu anlamına gelir. Çevre köylerde hasta sayısı gittikçe artıyor. Sonuçta ikinci artık deposu bile bölgede büyük riskti, üçüncüsünün yapılması buranın gözden çıkarıldığı anlamına gelir.” (Yeşil Gazete)
Reklam
Filmlerin Dikey Çekildiğini Hayal Edin...
VVS'e (Vertical Video Syndrome) sahipseniz, panik yapamayın, tedavi için hala çok geç değil. Yapmanız gereken tek şey, video çekerken kamera veya telefonunuzu dik tutmamak! Dikey çekilmesi nedeniyle birçok videonun mahvolduğunu vurgulamak için, 'Peki ya klasik film sahneleri dikey çekilseydi?' sorusuna cevap aramışlar ve sonuç; hiç hoş değil.Video çekerken, lütfen telefonu dik tutmayalım, tutanları uyaralım.babylon
Reklam
TRT Yanlışlıkla Çerkeslerin Logosunu Kullandı...
Rusya’nın Soçi kentinde bu akşam yapılacak açılış töreniyle başlayacak Kış Olimpiyatları'nın Türkiye'deki yayıncısı TRT, internet sitesinde yanlış logo kullandı. TRT'nin internet sitesindeki bir tanıtım videosunun kapağına, Soçi Kış Olimpiyatları'nı protesto eden Çerkeslerin hazırladığı logo koyuldu. Soçi’nin 1864’te yaşanan 'Çerkes Soykırımı'nın simgesi olduğu gerekçesiyle 22'nci Kış Olimpiyatları'nın bu kentte düzenlenmesine tepki gösteren Çerkezler, slalom yapan bir kayakçının arkasında bıraktığı kan damlalarının yer aldığı bir anti-logo tasarlamıştı. Eurosport
Reklam