Bitter Çikolata, Obeziteyi Önlüyor
Yapılan bir araştırmaya göre kakao yani bitter çikolata obezite ve tip 2 diyabeti önleyebiliyor Sağlıksız beslenme ile birlikte tip 2 diyabet, kalp damar hastalıkları, insülin direnci gibi hastalıklar da artıyor. Yapılan bir araştırmaya göre kakao yani bitter çikolata obezite ve tip 2 diyabeti önleyebiliyor. Agricultural and Food Chemistry isimli bilimsel dergide yayınlanan bir makaleye göre kakaoda bulunan antioksidanlar kilo almayı önleyebileceği gibi kan şekeri seviyesini de düşürüyor. Dr. Andrew Nilson , kakaonun flavanoid bakımından en zengin besinlerden biri olmasının böyle bir etki yarattığını belirtti. Flavanoidler tip 2 diyabeti de önledi Dünyada birçok insanı tehdit eden tip 2 diyabetin en önemli nedeni karbonhidrat ağırlıklı ve aşırı yağlı beslenme. Flavanoidlerin bu etkisi ise insanlar için oldukça faydalı. Çünkü yapılan birçok araştırma, bir çeşit antioksidan olan flavanoidlerin tip 2 diyabeti önlemede etkisini gösteriyor. Tabii ayrıca cilt yaşlanmasını önlemek gibi faydaları da mevcut. Yüksek yağlı beslenenlerde flavanoidler kilo almayı önledi Bilim adamları fareler üzerinde yaptıkları araştırmada iki gruba ayırdığı fareleri yüksek ve az yağlı diyetlerle besledi. Yüksek oranda yağ tüketen farelere ise farklı flavanoidler verdi. Bunun sonucunda oligomerik prokanidin (PCs) ismi verilen madde farelerin kilosu üzerinde en büyük farkı yarattı. Ayrıca şeker toleransında da gelişme yarattı ve bu da tip 2 diyabetin önlenmesinde etkili oldu. Louisiana Eyalet Üniversitesi'nden bilim adamları kakaoda bulunan oligomerik PCs maddesinin kan basıncını da düşürdüğü ve kalp sağlığı üzerinde olumlu gelişmeleri olduğunu belirtti.t24.com.tr
Satürn Uydusunda Dev Okyanus Keşfedildi!
Bilim dergisi Science’ta bugün yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, Enceladus’un yüzeyinin altındaki büyük akıcı su kütlesi, bilinmeyen deniz canlılarına ev sahipliği yapıyor olabilir. İÇİNDE BÜYÜK BİR OKYANUS SAKLI Enceladus’ta bir okyanus olabileceği teorisi, 2005’te Cassini’nin uydunun güney kutbunda su buharı ve buz püskürten volkan ağızları keşfetmesiyle ortaya çıkmıştı. Cassini’den gelen son verileri inceleyen bilim insanları, ilk kez uydunun iç yapısına dair jeofiziksel ölçüleri belirledi. Elde edilen son datalara göre, yaklaşık 500 kilometre çapındaki Enceladus’un içinde büyük bir okyanus saklı. Uydunun yer çekimi özelliklerini inceleyen gök bilimciler, buz kaplı yüzeyin 30 – 40 kilometre altındaki okyanusun derinliğinin 10 kilometreyi aştığını belirtiyor. Gizli okyanusun, Güneş Sistemi’nde mikrobiyal hayata en uygun bölgelerden birisi olduğu kaydediliyor. NASA’nın California’daki Jet Tahriki Laboratuarı’ndan Sami Asmar, “Uydunun yer çekimi varyasyonlarını anlamak için, hız ölçen radar silahı ile aynı prensipleri içeren Doppler Efekti yöntemini kullandık. Enceladus’un üzerinde uçan Cassini’nin gönderdiği veriler, bize aşağıda bir okyanus olduğunu gösterdi” dedi. gazetevatan.com
Neden Duvara Boş Boş Baktığı Anlaşılamayan 17 Kedi
Kendi kedinizi de bu şekilde duvara boş boş bakarken yakalamışsınızdır. Peki neden böyle yapıyor kediler? Orada göremediğimiz ne görüyorlar? Uzun süre bakmalarının sebebi ne? Yoksa bu şekilde kendi türleri arasında dünyayı ele geçirme amaçlı iletişim mi kuruyorlar?? Asla bilemeyeceğiz...Kaynak burası
Reklam
Sosyal Medya'dan Nagehan Alçı Tepkisi
Çözüm süreciyle ilgili hükümetin görevlendirdiği bir grup gazetecinin Abdullah Öcalan ile görüşmek için İmralı’ya gideceği iddia ediliyor. İddiaya göre;  Abdullah Öcalan’la görüşecek olan gazeteciler şunlar;1-Vatan Gazetesi yazarıHüseyin Yayman2-Türkiye Gazetesi yazarıYıldıray Oğur3-Habertürk Gazetesi yazarıNihal Bengisu Karaca4-Radikal yazarı Oral Çalışlar5-Milliyet yazarı Nagehan Alçı6-Sivil Dayanışma Platformu'ndan Ayhan OganSOSYAL MEDYADA NELER SÖYLENDİBu iddiaların üzerine sosyal medyada pek çok yorum yapıldı.İşte o yorumlardan bazıları...
Reklam
Katil Bebek Chucky Durakta Posterin İçinden Fırlarsa
Bir otobüs durağında yapılan bu şaka, şaka zedelere korku dolu anlar yaşattı. Ustaca hazırlanan Chucky şakası otobüs durağına gelen yolcuların aklını başından aldı. Sosyal medyada paylaşılan videoyu izleyenler, 'Bu şaka adamı kalpten götürür' dedirtti.
Ankara'yı Ne Kadar Biliyorsunuz?
Ankara'yı Ankaralılar bilir: Onun tarihini, kültürünü, adetlerini ve üstünde dönen muhabbetleri...  Ankaralı olduğunu iddia ediyorsan, bu testte bunu kanıtlamalısın!
Reklam
Cem Yılmaz'dan  'Kendikem'
1 Mayıs’ta yeni filmi “Pek Yakında”nın çekimlerine başlayacak olan Cem Yılmaz, ekip arkadaşlarıyla ofisinde bir araya geldi. Yılmaz, aralarında Zafer Alöz’ün de bulunduğu arkadaşlarıyla çalışırken, selfie pozu verip fotoğraf çekti.Sanatçı, 'selfie'ye Türkçe karşılık arayan Türk Dil Kurumu’na da (TDK) bu pozla selam göndermeden edemedi. Yılmaz, bu pozu, altına 'Selfie-Kendikem' yazıp Twitter’da paylaştı. Bu paylaşım, 'selfie'ye Yılmaz’dan Türkçe karşılık önerisi olarak yorumlandı.Gazeteport
Türk İşadamları İçin, 'Almanya'ya Vizesiz Giriş' Kararı!
Berlin – Brandenburg Yüksek İdari Mahkemesinin, Türk vatandaşı işadamlarının Almanya’ya vizesiz seyahat edebilmeleri konusunda önemli bir karar verdiği öğrenildi. Avukat Dr. Temel Nal’ın bir Türk işadamı adına açtığı davayı 26 Mart 2014 gün karara bağlayan mahkeme, OVG 11 B 10.14 dosya numaralı kararında söz konusu iş adamının ikameti Türkiye’de kalması şartı ile İstanbul’da bulunan şirketi için aldığı sipariş çerçevesinde müşterilerine kendi işletmelerinde hizmet vermek amacıyla Almanya’ya vizesiz giriş yapabilmesine ve bu amaçla üç ayı geçmeme şartıyla Almanya’da kalmasına onay verdi. Kararı değerlendiren Nal, “Bu çok önemli kararla mahkeme, Türk iş adamlarına Avrupa Adalet Divanı’nın 19.2.2009 tarihli Soysal Kararı’ndan sonra verilmesi gereken haklarını Almanya için verdi ve Almanya hükümeti tarafından yapılan olumsuz yorumları kabul etmedi.” dedi. Nal şu açıklamada bulundu: “Bu karara ve Almanya‘da hakların kısıtlama yasağı ilkesi çerçevesinde geçerli olması gereken yabancılar hukukuna göre; seyahati üç ayı geçmemek şartıyla şirketlerde ve fuarlarda görüşme amaçlı veya bir fuara katılım amaçlı gelen veya seyahati üç ayı geçmemek şartıyla ve çalışmak için değil, sadece mallarını şahısların kendi işletmelerinde sunmak veya hizmetlerini bu çerçevede vermek amacıyla Almanya’ya gelmek isteyen Türk vatandaşı olan iş adamlarından Almanya vize isteyemez.” Ancak bu kararın, siyasiler tarafından nasıl değerlendirileceği ve bunun pratikte nasıl uygulanacağı konusu henüz netlik kazanmış değiş. Bu nedenle vizesiz Almanya’ya gelmeden önce vatandaşların yetkili Alman temsilciliklerinden bilgi ve belge almalarında fayda var. BAYRAM AYDIN zaman-online.de
‘Zaytung'un “Selfie Ruhsal Bozukluk” Haberi, Sosyal Medyayı Tongaya Düşürdü
Filipinler çıkışlı İngilizce yayın yapan adobochronicles.com internet sitesinin, Amerikan Psikologlar Derneği’ne (APA) dayandırarak verdiği “Selfie çekmenin ve bu fotoğrafları sosyal medyada paylaşmanın ruhsal bozukluk olduğu” yönündeki haberi Türkiye’deki haber sitelerinde ve sosyal medyada hızla yayıldı. Ancak herkesin atladığı nokta, Adobo Chronicles’ın Türkiye’deki muadili ‘zaytung’a benzeyen bir şaka haber sitesi olmasıydı.Adobo Chronicles’ın ‘selfitis hastalığı’ haberi şöyleydi: “Amerikan Psikologlar Derneği (APA) Chicago’daki yıllık yönetim kurulu toplantısında bu zihinsel bozukluğu ‘selfitis’ olarak adlandırdı ve kendi fotoğrafını çekip sosyal medyada paylaşmanın obsesif kompülsif bir eğilim ve özgüven eksikliğini gidermenin bir yolu olarak tanımladı. APA bu bozukluğun 3 seviyesi olduğunu aktardı: 1-Borderline selfitis: (Sınırda) Kişinin kendi resmini en az günde üç kez çekmesi ama sosyal medyada paylaşmaması 2-Acute selfitis: (İleri düzeyde) Kişinin kendi resmini günde en az üç kere çekmesi ve her birini günde 3 kere sosyal medyada paylaşması 3-Chronic selfitis: (Kronik) Kontrol edilemez bir biçimde kişinin kendi fotoğrafını gece gündüz sürekli çekmesi ve günde altı kereden fazla bu resimleri sosyal medyada paylaşması. APA’ya göre bu hastalığın henüz bir tedavisi yok fakat bilişsel davranış terapisi ile geçici bir tedavi sağlanabilir.” Sitenin bu haberinin herhangi bir ‘zaytung’ haberinden farkı yok. Site daha önce de Time’a Filipinler şehri Makati’yi Dünya selfie başkenti ilan ettirmiş ve Time’ın sözde haberi sonrası şehrin valisi yine başka bir şaka haberde 14 Mart’ı ‘Selfie Bayramı’ ilan etmişti.zete.com
Reklam
Başbakan Erdoğan'ın Avukatı THY Yönetiminde
Türk Hava Yolları'nın (THY) Yönetim Kurulu'na bağımsız üye olarak Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı ile Arzu Akalın bağımsız üye olarak atandı Türk Hava Yolları (THY) , istifa nedeniyle boşalan yönetim kurulu üyeliklerine ilk genel kurul toplantısına kadar İlker Aycı ve Arzu Akalın'ın seçilmesine karar verdi. İlker Aycı, halen Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı olarak görev yapıyor. Arzu Akalan ise Başbakan Erdoğan'ın avukatları arasında yer alıyor. Şirket'in KAP'a yaptığı açıklamaya göre yönetim kurulu üyesi Mecit Eş de yönetim kurulu ve icra komitesi başkan vekili olarak atandı. THY yönetim kurulu üyesi Nuri Yazıcı ve yönetim kurulu üyesi ve icra komitesi başkan vekili Cemal Şanlı 28 Mart'ta görevlerinden istifa etmişlerdi. Dünya
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Bu hafta mizah dergileri  yerel seçimleri, Başbakan Erdoğan'ın balkon konuşmasını, seçim günü yaşanan elektrik kesintilerini ve 'trafoya giren kedi'yi kapağa taşıdı...
Reklam
Elif Şafak'tan Seçim Yorumu: 'Savaşta Olmak Gibi'
İtalya'da günlük yayın yapan Corriere della Sera gazetesi, yazar Elif Şafak'la yapılan bir röportaja yer verdi. Monica Ricci Sargentini tarafından yapılan röportajda Şafak, yerel seçimlerden sonra Türkiye'de atmosferin iyice gerildiğini belirterek, 'Bu sanki savaşta olmak gibi' dedi. 'YEREL SEÇİMİ TELEVİZYONA YAPIŞARAK İZLEDİM' Türkiye'de 30 Mart günü yapılan yerel seçimleri Şafak'ın Londra'daki evinde televizyona yapışmış bir halde takip ettiği, ancak sıcağı sıcağına Erdoğan'ın galibiyetini yorumlamak istemediği belirtilen röportajda, 'Yorumunu ülkesinde seçimlerde hile yapıldığı tartışmaları devam ederken yapacak' denildi. Şafak'ın, 'Bu, ülkemin sosyal ve politik yaşamında çalkantılı bir dönem. Yerel seçimler, hükümet tarafından bir güven oylamasıymış gibi görüldü. Şimdi atmosfer fazlasıyla gerildi. Bu sanki savaşta olmak gibi. Erdoğan ve AKP seçmen tabanını güçlendirdi ama halkın yüzde 55'ini oluşturan ve daha sağlamlaşan bir muhalefet de var. Türkiye bölündü, derinden kutuplaştırılan bir ülke haline geldi. Biri diğeriyle kavga eden iki Türkiye'ye sahip olmak gibi' sözlerine yer verildi. 'OTOSANSÜR, HER YAZARIN HAYATINDA GÜNLÜK BİR EGZERSİZDİR' Bunun yanında, 43 yaşında olan yazarın, Twitter ve YouTube'un yeniden açılması için, Orhan Pamuk ve diğer yazarlarla birlikte açık bir mektuba imza attığına dikkat çekildi, 'Türkiye'de politika sesini sanattan daha çok yükseltir. Nadiren itiraf etsek de otosansür her yazarın hayatında günlük bir egzersizdir' sözleri kullanıldı. Ayrıca Şafak'ın, 'Türk yazarlar apolitik olmayı göze alamaz. İngilizler için zaman neyse, bizim için politika öyledir' dediği ifade edildi. Röportajın devamı şöyle; Erdoğan'ın önünde iki yol var; rakiplerine el uzatmak ya da durumu daha da kutuplaştırmak. Sizce hangisini seçecek? Aklı başında karar tüm halkı kucaklamak, Türkiye'de farklılıklar ve renklerden oluşan bir sivil toplumun varlığını anlamak olacaktır. Ama bunu hayata geçirmek için gerek hükümetin, gerekse muhalefetin savaş söylemlerini bırakması gerekir. Kavga, tansiyon ve uyuşmazlıktan yorgun düştük. Türkiye'de politika erkeksidir; agresif ve erkek egemendir. Demokrasi, basın özgürlüğü ve insan haklarına daha fazla ihtiyacımız var. Ergoğan'ın galibiyet konuşmasının yeni ayrılıklar yaratmasından endişeliyim. Daha sakin ve uzlaşmacı bir ton benimsemesini isterim. Ama o bunu yapmayacak. Twitter ve Youtube yasağının kaldırılması için diğer yazarlarla birlikte açık bir mektuba imza attın. Birçok gazeteci cezaevinde. Uluslararası toplum tedirgin. Türkiye otoriter bir ülke haline mi geliyor? Basın özgürlüğü endeksinde Türkiye 180 ülke arasında 154'üncü sırada. Korkarım ki daha hoşgörüsüz ve yabancı düşmanı bir ülke haline geliyoruz. Türkiye'de kelimeler ağırdır. Her yazar bunu bilir. Kelimeler başını belaya sokar. Nasıl oldu da ana muhalefet partisi CHP, protesto oylarını kendine çeviremedi? Ana sorunlarımızdan biri güçlü bir muhalefet eksikliği. CHP Ankara'da sıkı çalıştı ama parti olarak biraz eski kafalı gibi görünüyor. Yenilenmeleri gerekiyor. Türk halkı çok tutucudur, sosyal demokratlar toplumun kentli elit ve burjuva olmayan kesimleriyle de iletişim kurma yöntemi bulmalı. Nasıl oldu da yolsuzluk skandalı oyları hiç etkilemedi? Yolsuzluk suçlamaları Erdoğan'ın seçmenlerini daha kararlı hale getirdi. Oy verenler, liderlerinin saldırı altında olduğunu düşündü ve onu korumak için seferber oldu. Seçimler bir tür kurtuluş savaşı haline geldi. Türkiye'de birçok kişi dışarda ve içerde düşmanlarla çevrili olduğumuzu düşünüyor. Komplo teorilerine inanıyor. Buna ek olarak son yıllarda genel ekonominin iyi gittiğini ve insanların bu statükoyu değiştirmek istemediğini göz önünde tutmamız gerekir. Erdoğan cumhurbaşkanlığına aday olacak mı? Muhtemelen evet. Çünkü oylamayı, kendisine yönelik bir güven oylaması olarak gördü. Şimdi kendisi hakkında daha emin. Gezi'den sonra pozisyonu zayıflamıştı. Endişeliyim çünkü; Erdoğan eleştirileri her demokrasi için sağlık sistemi ve gereklilik olarak görmüyor. Kendisiyle aynı fikirde olmayanların 'vatan haini' olduğunu düşünüyor. Bu çok tehlikeli. Demokrasi sadece oy kullanmaya gitmek ve çoğunluğu sağlamak değildir. Aynı zamanda açıklık, kapsayıcılık ve ifade özgürlüğü kültürüdür. Bugün Türkiye'de demokrasi kültürü eksik.sondakika.com
YouTube Yasağı Kalktı
Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi, 'Youtube' ile ilgili 27 Mart 2014'te aldığı tüm yayına erişim engeli kararını kaldırırken 15 video üzerindeki erişim engelini kaldırmadı. Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi, 27 Mart 2014 tarihli kararla 'Youtube' adlı internet sitesindeki kapanması istenen linklere ve ilgili internet sitesi tarafından bildirilen süre içerisinde gereğinin yerine getirilmemesi durumunda tüm yayına erişimin engellenmesine karar vermişti. Mahkeme, Türkiye Barolar Birliğinin bu karara itirazı üzerine, 27 Mart 2014 tarihli kararındaki 'tüm yayına erişimin engellenmesi' kararını kaldırdı. Mahkeme, 15 linkle ilgili yayın yasağının devamına karar verdi. Kararın gerekçesi Gölbaşı Sulh Ceza Mahkemesi'nin 'youtube' yasağının kaldırılmasına ilişkin kararının gerekçesinde, 'Tüm bir siteye yönelik erişimin engellenmesi şeklinde, bahsi geçen siteye erişimin tamamen engellenmesini öngören ve sınırları belirsiz bir yasaklama kararı getiren mahkememiz kararının, demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olan ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturduğu kanaatine varılmıştır' denildi. Kararda, Anayasa Mahkemesi'nin 2 Nisan 2014 tarihli kararında, ifade özgürlüğünün, sadece 'düşünce ve kanaate sahip olma' özgürlüğünü değil aynı zamanda sahip olunan 'düşünce ve kanaati (görüşü) açıklama ve yayma', buna bağlı olarak 'haber veya görüş alma ve verme' özgürlüklerini de kapsadığnın belirtildiği aktarıldı. Kararda, bu çerçevede, ifade özgürlüğünün, bireylerin serbestçe haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine ulaşabilmesi, edindiği düşünce ve kanaatlerden dolayı kınanamaması, bunları tek başına veya başkalarıyla çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına geldiği ifade edildi. 'İfade özgürlüğü, demokratik toplumun temellerinden' İfade özgürlüğünün, demokratik toplumun temellerinden biri olduğu, toplumun gelişmesi ve bireyin kendini gerçekleştirmesi için vazgeçilmez koşullar arasında yer aldığı vurgulanan kararda, şunlar kaydedildi: 'Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü mutlak ve sınırsız değildir. Bu bağlamda düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü kullanılırken bireylerin hak ve özgürlüklerini ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınılması gerekir. Nitekim Anayasa'nın 26. ve 28. maddelerinin koruma altına aldığı düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti Anayasa'nın 13. maddesine uygun olarak, bu maddelerde belirtilen sebeplerle sınırlandırılabilir.' 'İnternet, hak ve özgürlüklerin kullanılması için önemli' Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Handyside/Birleşik Krallık davasına da atıf yapılan kararda, Anayasa Mahkemesi'nin 'twitter' ile ilgili kararında ifade edildiği gibi, internetin modern demokrasilerde başta ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin kullanılması bakımından önemli bir araçsal değere sahip bulunduğu vurgulandı. Bu nedenle internet ve sosyal medya araçları konusunda yapılacak düzenleme ve uygulamalarda devletin ve idari makamların yanı sıra mahkemelerin de çok hassas davranmaları gerektiğine işaret edilen kararda, şu tespitler yapıldı: 'Anayasamızın 13. maddesine göre, temel hak ve özgürlüklere yönelik sınırlamalar ancak kanunla yapılabilir ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı gibi hak ve özgürlüklerin özlerine de dokunulamayacağı dikkate alındığında, mahkememiz tarafından içerikleri sakıncalı görülen internet adreslerinin URL bazında, bunun mümkün olmaması halinde tüm bir siteye yönelik erişimin engellenmesi şeklinde, bahsi geçen siteye erişimin tamamen engellenmesini öngören ve sınırları belirsiz bir yasaklama kararı getiren mahkememiz kararının, demokratik toplumları n en temel değerlerinden biri olan ifade özgürlüğüne ağır bir müdahale oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Bahse konu içerikler nedeniyle 'youtubecom' isimli internet sitesine erişimin engellenmesi yalnızca bu engellemeye dayanak gösterilen ve URL bazlı verilen kararla mümkün iken, 'youtube.com' isimli internet sitesine tamamen erişimin engellenmesinin, 'youtube.com' ağından yararlanan tüm kullanıcıların ifade özgürlüğüne yönelik ağır müdahale niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Ülkemizde milyonlarca kullanıcısı olan bir video paylaşım sitesine erişimin engellenmesinin bu kullanıcıların Anayasa'nın 26. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 10. maddesinde korunan ifade özgürlüğüne müdahale olduğu, bir başka deyişle erişimin engellenmesi yönündeki sınırlamanın temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasına ilişkin kriterlere aykırılık oluşturduğu, özel hayatın korunması ile ifade özgürlüğü arasındaki dengeyi sağlamadığı, bu suretle mahkememiz kararının 'youtube.com' isimli internet sitesine erişimin tamamen engellenmesine ilişkin kısmının, Anayasamız ve AİHS ile güvence altına alınan ifade ve haberleşme hürriyetini kısıtlayabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından itirazın kabulüne karar vermek gerekmiştir.' Kararda, Anayasa'nın 153/6 maddesindeki, 'Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yütütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar' şeklindeki düzenleme karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin 2 Nisan 2014 tarihli kararı göz önünde bulundurularak itirazın kabul edimesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme kararının TİB'e ulaştırılmasının ardından YouTube'a erişimin sağlanması bekleniyor. Başbakan Tayyip Erdoğan 25 Mart'ta yaptığı bir açıklamada, Twitter'e erişimin engellenmesini değerlendirirken, 'O zaman yasaklara uysunlar biz de yasağı kaldıralım. Twitter dediğiniz olay nedir? Bir şirket. Bu olayın arkasında aslında Youtube var. Youtube'un avukatlarıyla çalışıyorlar' demiş ve arkasından 27 Mart'ta TİB, YouTube'a erişimi engellemişti. CNN Türk
Televizyonlara Engelliler İçin Altyazı Zorunluluğu Geldi
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle TRT ve ulusal kanallarda yayınlanan film, dizi ve haber programlarında işitme engelliler için kademeli olarak altyazı seçeneği koyma zorunluluğu getirdi. Engelliler, kararı olumlu ancak sesli betimleme ve işaret dili olmadığı için eksik buldu. Bianet’ten Nilay Vardar‘ın haberine göre, Resmi gazetede yayımlanan RTÜK Yayın Hizmeti Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikteki değişikliğe göre, TRT kanalları ve Ulusal karasal yayın lisansına sahip özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar sinema ve televizyon için yapılmış filmler, diziler ile haber programlarında engellilere yönelik alt yazı hizmeti seçeneğine geçmek zorunda. Beş yıl içinde yüzde 40 altyazı zorunluluğuYayın hizmetlerine diğer bireylerle eşit koşullarda erişimi sağlamak amacıyla yapılan bu düzenlemeye geçiş için kanallara belli süreler tanındı. TRT, bunu üç yıl içinde yüzde otuza, beş yıl içinde yüzde elliye ulaşılacak şekilde yapmak zorunda. Ulusal karasal yayınlar ise üç yıl içinde yüzde yirmiye, beş yıl içinde yüzde kırka ulaşılacak şekilde yapmalı. Kanallar hizmeti vermeye başlayınca, kumandadan altyazı seçeneği tuşuna basılarak yayınlar altyazılı izlenebilecek. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği Gençlik Komisyonu Başkanı Onur Cantimur, kararın işitme engelliler için sevindirici ancak işaret dili tercümanı zorunluluğu olmadığı için eksik olduğunu söyledi. 'Biz bu talebimizi birçok kez resmi kurumlara da iletmiştik. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkçe altyazıyı 'tavsiye' ediyor ancak 'zorunlu' tutmuyordu. Dolayısıyla bu karar sevindirici. Ancak kelime dağarcığı az olan ve sadece işaret dilinden anlayan işitme engelli izleyiciler için bazı talk show programlarında olduğu sağ alt köşede işaret dili tercümanınını zorunlu kılınmaması çok önemli ve unutulmuş bir eksiklik. Bunun da en kısa zamanda yönetmeliğe eklenmesini istiyoruz. Umuyoruz ki bu zorunluluk sinemalara da getirilir. Ve işitme engelliler de sinemaya eşi, dostuyla gidebilir.' “Görme engelliler unutulmuş”Diziler için sesli betimleme ve işaret dili tercümanlığı hizmeti veren Sesli Betimleme Derneği Başkan Yardımcısı Engin Yılmaz da kararın olumlu ancak görme engelliler için sesli betimleme zorunluluğu olmadığı için eksik bulduğunu belirtti. 'Yetmez ama evet. Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi'ne göre zaten bunun yapılması gerekiyordu. Gelişmiş ülkelerde de uygulanıyor. Başlangıç için olumlu bir adım ancak eksik. Görme engelliler için sesli betimleme düşünülmemiş. Bu konuda çalışan tek kurum biziz. Ancak yönetmelik hazırlanırken gelip kimse bir şey sormadı. Yine engelliler karar mekanizmalarına dahil edilmedi. Şu anda en kolay olan altyazı seçildi. İşaret dili ve sesli betimleme için daha çok yatırım gerekiyor. Umarız bunu da kısa sürede yaparlar.' Nilay Vardar | Bianet
Reklam