onedio
iPhone 6 Air Çok İnce Olacak
iPhone modelleriyle çıktığı her döneme damgasını vuran Apple firması anlaşılan iPhone 6 ya da göre iPhone Air ile 2014 yılına damgasını vuracak. Yeni gelen iddialar cihazın ince bir tasarıma ve yüksek donanıma sahip olacağını söylüyor. Apple'a yakınlığı ile tanınan 'Sonny Dickson' tarafından paylaşılan bilgilere göre iPhone 6 ince bir kasaya sahip olacak. Cihazın 5.58mm inceliğinde olacağını söyleyen Dickson, iPhone 6'nın ayrıca, 389ppi piksel yoğunluğuna sahip Ultra Retina bir ekranla geleceğini söylüyor. Donanım kısmında ise cihaz 2.6GHz saat hızında çalışan A8 işlemciden güç alacak. Bu arada iPhone 6'nın 4.7 inç büyüklüğünde bir ekrana sahip olacağı söyleniyor ancak Apple bir sürpriz yapabilir. Son olarak Apple'ın yeni iPhone modelini de önceki yıllarda da olduğu gibi eylül ayı içerisinde tanıtması bekleniyor.teknolojioku
Facebook, Kimin Kime Aşık Olduğunu Anlıyormuş
Facebook, kimin kime aşık olduğunu, ilişkinin ne zaman başlayacağını anlayabiliyor-muş!Facebook mühendisleri, 2010 ve 2013 arasındaki kullanıcı istatistiklerine dayanarak, ilişkiye başlayacak olan kullanıcılarını haftalar öncesinden fark edebiliyormuş...Bu istatistiklere göre, aralarında bir aşk başlayacak ve ilişki durumlarını resmen 'ilişkide' olarak güncelleyecek olan kullanıcıların 100 gün önceden başlayan bir 'paylaşım' maratonu ortaya çıkıyor. Çiftler, henüz ilişkileri başlamadan birbirlerinin profil sayfalarında görünecek şekilde paylaşımlar yapmaya başlıyorlar ve bu paylaşımların sayısı giderek sıklaşıyor.İlişkinin resmen ilan edilmesinden önceki 12 günde bu paylaşım sayısı ortalama günde 1.67 adete kadar çıkıyor. Böylece Facebook, iki kişinin aşk yaşıyor olduğunu ve kısa süre sonra birbiriyle 'ilişkide' olduklarını deklare edeceklerini anlayabiliyor. Elbette bu veriler düğün/nikah hazırlığı, mobilya, emlak gibi alanlarda faaliyet gösteren reklam verenleri çok mutlu ediyor ve bu çiftlerin sayfalarında bol bol bu ilanlardan gösterilmeye başlanıyor. Zaten bu 'tahmin' olayının ortaya çıkış nedeni de, reklam verenlerden başkası değil.Facebook'un yaptığı bir diğer araştırmaya göre de, ilişkiye başlayan kullanıcıların paylaşım sayıları, ilişkinin resmen ilan edildiği tarihten itibaren keskin biçimde düşmeye başlıyor. Yani, aşık çiftler aslında Facebook'un çok işine gelmiyor. Ancak bir diğer istatistiğe göre de, çiftlerin ilişki durumunu resmen açıklamalarından sonra, aşk, mutluluk, iyi dilekler gibi ifadelerin yer aldığı ' pozitif ' paylaşımların büyük oranda arttığı görülüyor. Bunun yanında, yalnız kişilerin paylaşımlarında nefret ve olumsuz duygular içeren kelimelerin daha fazla paylaşıldığı dikkat çekiyor.
Reklam
Apple Boykot mu Edilecek?
Apple’ın zarar verici maddeler kullandığını iddia eden Green Group, Apple ürünleri için boykot çağrısı yaptıDünya teknoloji devi Apple ‘a boykot çağrısı geldi. ABD ‘li çevreci organizasyon Green Group , Apple ‘a karşı boykot çağrısı yaptı.Apple cihazlarının üretimi aşamasında toksik maddeler kullanıldığını öner süren Green Group , bu maddelerin hem çevreye hem de çalışanlara zarar verdiğini açıkladı.Üretim esnasında n-hexen ve benzen maddelerinin kullanıldığını açıklayan Green Group , Apple ‘a bu maddelerden vazgeçmeleri gerektiğini açıkladı.Green Group , Apple ‘ın fabrikalarında çalışıp hastalanan kişiler için de fon oluşturulmasını istedi ve fona her satılan Apple cihazı için 1 dolar eklenmesi gerektiğini duyurdu.Apple ise bu iddiaları yanıtsız bırakmadı. Apple yaptığı açıklamada pek çok zararlı maddeyi teknoloji endüstrisinden uzaklaştıran firma olduğunu belirtti.
Samsung'dan Yüksek Çözünürlüklü Amoled Tablet
Ocak ayında düzenlenen CES 2014'te Galaxy Tab Pro ve Galaxy Note Pro ailesine mensup farklı ekran boyutlarına sahip tablet tanıtımları gerçekleştiren Samsung, halihazırda Android dünyasının bir numaralı tablet üreticisi olsa da, Apple ile arasında hala ciddi bir fark var. Üst sınıf tabletleri birçok ülkede satışa sunan Güney Koreli ücreti ayrıca giriş ve orta seviye iddialı tablet modellerle de rekabete dahil oluyor. Samsung'un 2014 tablet planlaması sadece bunlarla sınırlı değil. Galaxy S ve Galaxy Note akıllı telefon serisinde AMOLED ekrana yer veren şirket ilk ve tek AMOLED ekranlı tableti ise 2011 yılında duyurmuştu. Galaxy Tab 7.7 ile AMOLED ekranı tabletlere taşıyan Samsung bu yıl daha iddialı bir çözümle bir kez daha tüketicilerin huzuruna çıkmaya hazırlanıyor. Samsung ile yakın ilişkiler içerisinde olan ve bu noktada güvenilir bir kaynak olarak gösterilen SamMobile sitesinde yer alan habere göre Samsung, SM-T800 kod adına sahip yeni bir tablet hazırlıyor. SM-T801 ve SM-805 tabletin 3G ve Wi-Fi modellerini temsil ederken, 10.1-inç ekrana sahip tablette 2.560 × 1.600p çözünürlüklü Super AMOLED ekran yer alacak. Android 4.4.2 KitKat işletim sistemine sahip tablette Samsung'un son dönemde üst sınıf cihazlarda yer verdiği TouchWiz Magazine kullanıcı arayüzü yer alacak. Söz konusu tablette ayrıca Galaxy S5'te yer verilen Ultra Güç Tasarruf Modu da bulunacak.teknolojioku
Reklam
Gerçek Hayatta GTA
ABD’de otobanda otomobillere çarparak araçları silahla alıkoyan suçlu uzun polis takibinden sonra yakalandı. GTA bilgisayar oyununu anımsatan kovalamaca heyecanlı anlara sahne oldu.
Kaybolan Köpeğin 7 Ay Sonra Sahipleri Tarafından Bulunması
Dora adlı köpek 7 ay önce havai fişeklerden korkarak sahiplerinin elinden kaçar. Aile uzun aramalar sonunda Dora'yı bulur. İşte şimdi aylar sonra kavuşan köpekle sahibinin harika tepkilerini izleyeceksiniz!..Not: Aile, köpeği bir mikroçip sayesinde bulmuş. Video da aslında bu mikroçipi tanıtma amaçlı çekilmiş!
Myrleia: Süpermarket Bodrumunda Bir Antik Kent...
Bursa'daki Myrelia antik kenti, üstünde yapımına izin verilen süpermarketin bodrumuna hapsoldu. Antik kentte 5 katlı yapılaşmaya da izin çıktı. Radikal'den İdris Emen'in haberine göre, Uludağ Üniversitesi, 2010 yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde 1. derece SİT alanı olan bölgenin yakınında yaptığı yüzey çalışması sırasında yoğun seramik parçalarına rastlayınca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na bölgenin 1. derece SİT alanı ilan edilmesini önerdi. Koruma kuruluysa tarihi limanı 3. derece SİT alanı ilan ederek imara açtı. 1. derece sit alanını 3. derece yaptılar Uludağ Üniversitesi, 2010 yılında Bursa’nın Mudanya ilçesinde 1. derece SİT alanı olan bölgenin yakınında yaptığı yüzey çalışması sırasında yoğun seramik parçalarına rastlayınca Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’na bölgenin 1. derece SİT alanı ilan edilmesini önerdi. Koruma kuruluysa tarihi limanı 3. derece SİT alanı ilan ederek imara açtı. Ardından Tesco Kipa Kitle Pazarlama Şirketi de 23 Eylül 2012 tarihinde aldığı ruhsatla bölgede süpermarket yapımına başladı. Ancak süpermarketin temel kazıları sırasında antik kentin M.Ö. 7. Yüzyıl’a ait duvarı ile heykellere rastlanınca bölge halkı süpermarket inşaatının durdurulması için koruma kuruluna başvurdu. İki ay süreyle bölgede incelemede bulunan koruma kurulu, tarihi Myrelia kentinin 3. derece SİT alanı olarak kalmasını uygun bularak kent üzerine yapılan alışveriş merkezinin devam ettirilmesine karar verdi. 2700 yıllık tarihe 5 kat Kurul tarafından verilen özel izinle antik kentin üzerinde yapılan süpermarketin inşaatı bitti. Yaklaşık 20 metre uzunluğa ve iki metre genişliğe sahip 2700 yıllık kent duvarları ve tarihi kalıntılar, süpermarketin bodrum katında cam çerçeve içine konulmuş. Etrafı cam çerçeveyle çevrilen tarihi kalıntılar süpermarketin içinde müşterilere sergilenecek. Bölge halkı ise antik kent üzerine kurulan süpermarketin yıkılması ve yerine müze yapılmasını istiyor. Antik kent üzerine kurulan süpermarketin yıkılması için açılan dava devam ederken, Mudanya Belediyesi tarafından hazırlanan ve antik kentin bina kat yüksekliğini 2’den 5’e çıkartan 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nâzım imar planı Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanarak koruma kuruluna gönderildi. Plan kurul tarafından da onaylandığı takdirde tarihi Myrelia antik kentinde 2 olan kat yüksekliği 5’e çıkarılacak, Myrelia antik kentinin liman kısmında bulunan 50 bin metrekarelik alan ise turizm alanı olarak imara açılacak. İdris Emen | Radikal Kaynak: Milliyet
Reklam
Külüne Muhtaç Olmak İstemeyeceğiniz 16 Komşu Tipi
Ev alma komşu al, komşu komşunun külüne muhtaçtır gibi güzel atasözlerimizi kulaklarımızda çınlatan komşulardan bahsedeceğiz sizlere, bunlardan bahsederken 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar' atasözünü de aklınızdan çıkarmamanızı isteyeceğiz. Olumlu yanlarını da görmek lazım bu komuşularımızın.
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar… KENDİNİ AKILLI MİLLETİ APTAL ZANNETTİ Bir muhabirin, 'Oğlunuzu yurt dışında mı dünyaya getireceksiniz?' sorusuna sinirlenen Bade Süalp; Tuba Ünsal, Deniz Akkaya gibi bebeklerini yurt dışında dünyaya getirenlere taş atıp 'Bebeğim çifte vatandaş olsun diye yurt dışında doğurmam. Ben Türk'üm, bebeğimi Türkiye'de doğururum' diye cevap verdi. Tuba Ünsal ise Twitter sayfasına, 'Ah Bade! Miami'de doğumu araştır. Sonra gazeteci görünce Türk'üm şovu yap. Az samimiyet ya...' diye yazdı. Bu gelişmelerin ardından Bade'nin eşi Malkoç Süalp'in, hem Türk, hem de İngiliz pasaportuna sahip olduğu ortaya çıktı. Yani çiftin doğacak bebeği de otomatikman çift vatandaş olacak. Magazin dünyasında yeni bir polemiğin fitilini ateşleyen Bade Süalp, milliyetçilik yapayım derken kazdığı kuyuya mı düştü? Bade gereksiz yere bir polemiğin fitilini ateşledi. Biz de araştırmasını yaptık. Bülent Cankurt da bombayı patlattı. Keşke kimse bunu öğrenemez zaten diye düşünüp bu açıklamaları yapmasaydı. Kendisi hazıra konmuş olacak. Buna rağmen ortalığı karıştırdı. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu! Kendini akıllı milleti aptal zannetti. Tuba Ünsal'dan tepki aldı zaten. Demet Akalın ise topa bile girmedi. Hiç kimse ona sataşmamışken çok gereksiz oldu bu yaptığı. Sadece 'Türkiye'de doğuracağım' deseydi olay bu kadar büyümezdi. Bazıları gibi yurt dışında doğurmayacağını belirtmesine gerek yoktu. Onun yurt dışında doğurmasına gerek yok, eşi İngiliz vatandaşı olduğu için çocuk zaten çift vatandaş olacak. Çocuğunu yurt dışında doğuranlar da bunu ilerisini düşünerek yapıyor. Vize problemleriyle uğraşmasın, kolaylık olsun diye oralara gidiyorlar. Türklükten utandıkları için falan değil kesinlikle. Kimse o insanlara bu gözle bakmamalı. Maddi durumu iyi olan gidiyor. TUBA İŞİN SUYUNU ÇIKARDI Tuba Ünsal'ın fotoğraf çektirme merakı sonunda başına iş açtı. Her anını ölümsüzleştirip Instagram'daki takipçileriyle paylaşan Ünsal, bu kez faka bastı. Kızı Sare'nin okuldaki etkinliğinde eski eşi Murat Pilevneli ile bir araya gelen Ünsal, kızının babasıyla bir fotoğraf çektirdi. Bu mutlu anının altına 'Minik hanımın karnaval selfiesi...' notu düşerek Instagram'da paylaşan Ünsal, büyük şok yaşadı. İddiaya göre nazik kişiliğiyle bilinen şimdiki eşi gazeteci Mirgün Cabas, bu pozu görünce çileden çıktı. Şimdiye kadar Tuba Ünsal'ı hiç incitmediği bilinen Cabas'ın, eşine bağırarak, 'Bu kadarı da fazla o fotoğrafı hemen kaldır' dediği öğrenildi. Ünsal'ın ise kısa süre sonra eski eşi Murat Pilevneli ile olan fotoğrafını sildiği görüldü. Bu hadisede sizce Tuba Ünsal'ın eski eşiyle fotoğraf çektirmesi mi yanlış, yoksa Mirgün Cabas'ın tepkisi mi? Çocukları için bir araya gelmeleri çok normal. Tabi işin suyunu çıkartmamak lazım. Tuba Ünsal fazlasıyla geniş düşünmüş. Bana bunu daha önce sorsaydın, ben Mirgün Cabas'ın böyle şeyleri önemsemeyeceğini, tepki dahi göstermeyeceğini düşünürdüm. Demek ki o görüntüsünün altında bir maçoluk yatıyormuş. Örf, adet, geleneklere bağlılık yatıyormuş içinde. Oysaki iddiaya girsem kesinlikle kaybederdim. Böyle bir tepki göstereceğini tahmin etmezdim. Tuba'nın başkalarından aldığı tepki yüzünden mi yoksa Mirgün'den aldığı tepki yüzünden mi fotoğrafı sildiğini bilmiyoruz. Baba ile kızın fotoğrafını çek koy ama ne gerek var selfie'ye. Her şeyi Twitter ve Instagram'da paylaşacağım diye başına dert açtı demek ki. Eğer Mirgün bir tepki vermedi, dışarıdan aldığı eleştiriler nedeniyle fotoğrafı sildiyse de demek ki bu kadar genişliğe gerek yok. Mirgün bir tepki verdiyse de nazikçe uyarmıştır. Kavga gürültü olmamıştır, kibar bir dille söylemiştir hoşnutsuzluğunu. Tuba'nın da bundan sonra daha dikkatli olacağını düşünüyorum. PELİN HIZLI ÇIKTI Etiler'de bir spor salonunda tanıştığı Bedri Güntaş ile yeni bir aşka yelken açan Pelin Karahan, bir partiye yeni sevgilisiyle katıldı. Kıbrıs'ta samimi şekilde eğlenirken görüntülendiği Güntaş ile olan birlikteliğini kabul eden ve 'Her şey ortada' şeklinde yaptığı açıklamayla aşk iddialarına da kesin bir nokta koyan Karahan, gece boyunca sevgilisi ile el ele göz gözeydi. Eski eşiyle davetlere katılmayan oyuncu, yeni sevgilisinin elini bir an olsun bırakmadı ve gece boyunca etrafa gülücükler saçtı. Spor salonunda tanıştığı ve kısa sürede nikâh masasına oturduğu Erdinç Bekiroğlu'yla geçen yılın Kasım ayında boşanan Pelin Karahan, yine hızlı davranıp Bedri Güntaş'la da evlenir mi? Pelin maşallah ilişkilerinde hız kesmiyor. Spor salonu da onun için gayet güzel bir kaynak. Boş zamanlarında spor salonundan çıkmıyor anlaşılan. Eski eşini de yeni sevgilisini de spor salonundan buldu. Kendi tercihi, özel hayatı, diyecek bir şeyimiz yok. Sadece çok hızlı davrandığını düşünüyorum. Evlilik konusunda ise geçen seferki gibi hızlı davranacağını düşünmüyorum. Artık biraz daha dikkatli olur. Eğer hemen evlenirse de büyük sürpriz olur. NE ZAMAN EVLENİYORLAR? Yavuz Bingöl, geçtiğimiz hafta sevgilisi Öykü Gürman ile birlikte ilk kez Kıbrıs Merit Crystal Cove Hotel'de sahneye çıktı. Konser öncesi gazetecilerle sohbet eden Gürman, gece için özel olarak hazırlandığını söyledi. Özel hayatıyla ilgi soruları yanıtlamayan ünlü şarkıcının parmağındaki tek taş yüzük dikkatlerden kaçmadı. Ünlü çift, sahnede 'Merhaba' ve 'Candan İleri' isimli şarkıları birlikte seslendirdi. İkili, sahneden el ele ayrıldı. İlk kez aynı sahneyi paylaşan ve el ele görüntü veren çift, bu yaz evlenenler kervanına katılır mı sizce? Gürman'ın parmağındaki yüzük, evliliğin yakın olduğunun sinyali mi? İlişkilerde genelde kadınlar hemen nikâh masasına oturmak isteyen taraf olur. Bu ilişkide de öyle. Öykü bir an önce gelinlik giymek, evlenmek istiyor. Uzatmaları oynatan taraf ise duyduğum kadarıyla Yavuz Bingöl'müş. Biraz ağırdan alıyormuş. Temkinli ilerlemek istiyor anlaşılan. Hayat tarzı olarak da sıkıntıya gelmek istemeyen birisi. İmzayı atıp kendini Öykü'ye bağlamak konusunda hızlı davranmak istemiyor. İlişkileri zaten çok güzel gidiyor. Bunun sonunda da evlilik olacak gibi gözüküyor. İlişkileri de rayına oturdu. En kısa zamanda evlenmeleri gerekiyor diye düşünüyorum. Erkekler genel olarak evlilik konusu açılınca işi uzatmalara götürüyorlar. Yavuz'un da kendine göre bir düşündüğü vardır. Zamanı geldiğini düşündüğünde evlilik tarihini de duyurur. SİNEM'DEN SONRA GÖNLÜNÜ ONA MI KAPTIRDI? Geçtiğimiz günlerde İstanbul'a gelen Arda Turan'ın eski nişanlısı Sinem Kobal'dan intikamı acı oldu! İddialara göre yıldız futbolcu, Kobal'ın Muratcan Akdoğan'la yeni bir aşka yelken açmasına öfkelendi. İstanbul'a geldiğinde gecelere dalan Arda, bir dönem adının aşk dedikodularına karıştığı Aslıhan Doğan'la buluştu ve sosyetik güzelle samimi pozlar vererek eski aşkına nispet yaptı. Arda ile Aslıhan Doğan arasında bir yakınlık başladığı doğru mu? Yeni bir ilişki mi başlıyor? Sinem, hakkında çıkan son haberlerden hemen sonra Azerbaycan'a gitti. İddiaları yalanlamadı, yorum yapmadı. O gitti, Arda geldi. Anladığım kadarıyla karşılaşmak istemiyorlar. GÜNAYDIN'da çıkan haberden sonra aile karar verip Muratcan'ı Sinem'le görüşmemesi için kulağını çekmişlerdir diye düşünüyorum. Kötü bir şey olduğu için değil, bu tepkileri almasınlar diye yapmışlardır. Arda cephesinden bu konuyla ilgili bir şey duymadım. Sinem'in bundan sonraki hareketleri ne olacak bekleyip göreceğiz. Benim tahminlerime göre de Sinem ile Muratcan'ı birlikte göremeyeceğiz. Bu ilişki yaşanmayacak. Arda'ya gelirsek de, o fotoğraftaki kişiyle bir ilişkisi olduğuna dair bir şey duymadım. Zaten Arda da bu konuda bir yorum yapmadı. Şuanda hayatında kimse yok. Olursa bence bunu kendisi ilan eder zaten. AHLAKSIZ TEKLİF OLAYINI GÜNDEME GELMEK İÇİN AÇIKLADI 2005 yılında Türkiye Mankenler Kraliçesi seçilen Sevil Uyar, yaptığı açıklamalarla herkesi şaşırttı. Ünlü bir yapımcıdan ahlaksız teklif aldığını açıklayan Uyar, 'Birçok şeye evet deseydim, şu an farklı bir hayatım vardı. Bana öyle bir teklif geldi ki; teklif yapılırken, teklifi yapan yapımcının kız arkadaşı da yanındaydı. Önce başka bir yapımcıyla tanıştırılıp, yemek yemem teklif edildi. Oldukça büyük bir rakam teklif ettiler. 2 milyon dolar, ev, araba; tüm hayatımın değişeceğini söylediler. Şaka yapıyorlar zannettim. Geceyi birlikte geçirmemi teklif ettiler. Soğukkanlı davrandım, şaka yapıyorlar zannettim. Korktum. Onların ofislerindeydim. 'Siz sert bir kayaya çarptınız' dedim. Bu teklifi yapan yapımcı yurt dışında da, ülkemizde de işler yapan ünlü bir yapımcı' dedi. Böyle teklifler eskide kaldı sanıyorduk ancak Sevil Uyar'ın açıklamaları halen bu durumun sürdüğünü gösterdi. Güzel olup oyunculuk yapmak isteyenlerin karşı karşıya kaldığı bu durum için ne diyorsunuz? Geçmişte bu tarz şeyler çok yaşanıyordu. Gerçekten bazılarının başına geldi. Yaklaşık 10 yıldır bu yaşanmıyor. Belki nadiren oluyordur bu teklifler ancak duyulan, konuşulan bir konu değil artık. Bu konuyu zaman zaman prim yapmak için kullananlar olmuyor değil. Sevil Uyar'ın bu hikâyeyi gündeme gelmek, konuşulmak için ortaya çıkardığını düşünüyorum. Durdu durdu şimdi mi aklına geldi de böyle bir teklif yapıldığını itiraf ediyor. Eskiden bu tekliflere evet diyenler, bunu cazip bulanlar oldu. Fakat son 10 yıldır kimsenin başına geldiğini duymamıştım. Doğru olabilir söyledikleri ancak açıklamasa haberimiz olmazdı bu durumdan, konuşmazdık. Konuşulmak istedi ve anlattı diye düşünüyorum. SİNAN'DAN EBRU'YA YASAK GELMEDİ Ebru Şallı'nın 11 yıllık eski eşi Harun Tan'la görüşmesinden rahatsızlık duyan Sinan Akçıl'ın bu konuda adım attığı öğrenildi. Ünlü müzisyenin, 'kutsal kadınım' dediği sevgilisine, Tan'ın gittiği mekânlara adım atmaması konusunda uyarıda bulunduğu iddia edildi. Şallı'nın işadamından olan çocukları Beren ve Pars için konuyu fazla ileri götürmeyen Akçıl, 'mekân ambargosuyla' yetindi. Çok iyi giden ilişkisinin zarar görmesini istemeyen eski manken ise ünlü bestecinin direktiflerine uyuyor. Sunucunun, Harun Tan'ın kardeşinin ortağı olduğu Etiler Big Chefs Restoran'a dahi gitmediği kaydedildi. Şallı, Tan'la yollarını ayırdıktan sonra eski eşiyle ilgili tüm hatıralarından sıyrılmıştı. Sağ omzunda bulunan kalp şeklindeki 'HT' dövmesini de Akçıl'ın isteği üzerine boyatmıştı. İki çocukları olan Şallı ile Tan'ın aynı ortamda bulunmasını engellemeye çalışması, Sinan Akçıl'ın Ebru'yu çok kıskanmasının ve kaybetmekten korktuğunun kanıtı mı? Sinan Akçıl'ı tanıdığım için onun böyle davranışlarda bulunacak bir adam olmadığını söyleyebilirim. Ebru ile Harun çocukları için görüşmek zorunda. Tuba Ünsal olayında olduğu gibi eski eşiyle selfie pozlarlar da çekmiyor. Bir araya geldikleri zamanlardan basının da haberi olmuyor. Yan yana görüntülenmiyorlar. Hal böyle iken Sinan da kalkıp görüşmeyeceksiniz demez. Zaten bunu deme lüksü de yok. Onların iki çocuğu var. Bir yasak getirdiğini düşünmüyorum, yaparsa da yanlış yapar. Çocuklar daha çok küçük. Anneye de babaya da ihtiyaçları var. Söz konusu çocuklar olunca Sinan'ın anlayışlı davrandığını düşünüyorum. Ebru'ya da Harun'la görüşmemesi konusunda yaska koyduğuna inanmıyorum. FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Reklam
Kayıp Uçağın İletişimi Kasten Devredışı Bırakılmış!..
Malezya Başbakanı Necip Rezak, 8 Mart'ta Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere 227 yolcusu ve 12 mürettebatıyla havalandıktan kısa bir süre sonra kaybolan uçakla iletişimin kasten devredışı bırakıldığını söyledi. Rezak, düzenlediği basın toplantısında, elde ettikleri yeni bilgilerin, MH 370 sefer sayılı yolcu uçağın bulunmasıyla ilgili çalışmalarda yeni bir aşamaya geçişi sağlayacağını belirtti. Uçağın, hava kontrolüyle iletişiminin kesildiği ilk bölge olan Güney Çin Denizi'ndeki çalışmaların sona erdiğini dile getiren Rezak, uçağı arama çalışmalarının Hint Okyanusu'nda yoğunlaşacağını ifade etti. Başbakan Rezak, ''Araştırmacılar, uçakla iletişimin kasten devre dışı bırakıldığına inanıyor. Uçağın bulunması için yeni tespit edilen koridorlarda iz sürülecek. Yeni koridorlar elimizdeki uydu görüntüleriyle belirlendi. Bu yeni hatlar, Kazakistan ve Türkmenistan sınırından Tayland'ın kuzeyine, Hint Okyanusu'nun güneyinden Endonezya'nın güneyine kadar olacak geniş bir alan'' diye konuştu. Boeing 777 yolcu uçağının 8 Mart'ta Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere 227 yolcusu ve 12 mürettebatla havalandıktan kısa bir süre sonra kaybolmasından bu yana çeşitli iddialar ortaya atılıyor. Kaybolmadan önce son kez Güney Çin Denizi üzerinde görülen uçağın, batıda Malakka Boğazı'na doğru rotasını değiştirdiği ileri sürülmüştü. Güney Çin Denizi'ndeki yaklaşık 92 bin kilometrekarelik alanda yapılan arama çalışmaları, 12 ülkeden 42 gemi, 39 uçak ve çok sayıda görevlinin katılımıyla devam ediyor. Çalışmalara katılan ülkeler arasında Avustralya, Vietnam, Çin, Endonezya, Tayland, ABD, Yeni Zelanda, Singapur, Filipinler, Japonya ve Brunei bulunuyor.AA | CNN Türk
AKP Esnafı Da “Sıfırladı”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, TESK’in 2005’ten bu yana tuttuğu kayıtlara göre, AKP iktidarının son 9 yılında toplam 1 milyon 145 bin 641; yani yılda ortalama 135 bin esnaf ve sanatkâr mesleği bırakarak sicil kaydını sildirdiğini bildirdi. Nevşehir, Burdur ve Bartın başta olmak üzere 17 ilde durumun çok daha vahim olduğunu, bakkal, bayi ve büfe esnafının işyerlerinin daha çok kapandığını vurgulayan Umut Oran, '30 Mart'ta esnaf da kendisinin sıfırlayan AKP'yi sıfırlayacaktır. Esnaf ve sanatkârımız ekonomik yapıda hak ettikleri ve olması gereken konuma CHP iktidarında gelecektir' dedi. Yazılı açıklama yapan Umut Oran, CHP'nin esnaf ve sanatkara yönelik proje ve çözüm önerilerini de anlattı. Umut Oran'ın açıklaması şöyle: TESK’in 2005’ten bu yana tuttuğu kayıtlara göre, AKP iktidarının son 9 yılında toplam 1 milyon 145 bin 641; yani yılda ortalama 135 bin esnaf ve sanatkâr mesleği bırakarak sicil kaydını sildirdi. Ocak 2005-Şubat 2014 döneminde ticari faaliyeti bırakan esnaf ve sanatkâr sayısı, aynı dönemde bu alanda faaliyete geçenlerin yaklaşık dörtte üçünü oluşturdu. Bu dönemde faaliyetine son veren esnaf ve sanatkâr sayısı Şubat sonu itibariyle 1 milyon 510 bin dolayında bulunan faaliyetteki mevcut esnaf ve sanatkâr sayısının da yaklaşık yüzde 80’ine denk geliyor. 1.5 milyon dolayındaki mevcut esnaf ve sanatkârlar, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan, toplumun sigortası konusundaki esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle rekabette zorlanıyor, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, ağır mali yükler altında eziliyor. AKP iktidarı, küçük esnafı, perakendecilik sektörüne giren büyük sermaye gruplarına ezdirdi. Pıtrak gibi çoğalan AVM’ler, esnaf ve sanatkâra büyük darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Esnaf ve sanatkârlarımız, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumumuzun orta direğidir; bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkısı, istihdam artışı-işsizliğin azalmasındaki önemli rolü yadsınamaz. - CHP olarak bizler, esnaf ve sanatkârlarımızın talep değişikliklerine ve çeşitliliklerine ve rekabet koşullarına hızla uyum sağlayabildikleri bir düzen öngörüyoruz. Ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumun orta direği olan esnaf ve sanatkâr kesim, AKP iktidarı döneminde ağır darbe yedi. AKP iktidarı, küçük esnafı, perakendecilik sektörüne giren büyük sermaye gruplarına ezdirdi. Bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkısı, istihdam artışı-işsizliği azaltmadaki önemli rolü dolayısıyla Türkiye’nin demografik yapısı açısından son derece büyük önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimde, AKP döneminde tam bir yaprak dökümü yaşandı. Ülke genelinde pıtrak gibi çoğalan AVM’ler, esnaf ve sanatkâra büyük darbe vurdu ve vurmaya da devam ediyor. Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle rekabette zorlanıyor, mevzuattan kaynaklanan sorunlar, ağır mali yükler altında eziliyor. 9 yılda 1,2 milyon esnaf ve sanatkâr faaliyetini sonlandırdı Esnaf ve sanatkârların çatı kuruluşu olan Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu’nun (TESK) istatistik kayıtlarını tutmaya başladığı 2005’ten, Şubat 2014’e kadar olan dönemde 1 milyon 212 bin 73 esnaf ve sanatkâr “sicil terkini” yaptırdı, yani faaliyetine son vererek kaydını sildirdi. Buna göre yılda ortalama 135 bin dolayında esnaf ve sanatkar mesleki faaliyetini bırakmak, işyerini terk etmek zorunda kaldı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Sicil Gazetesi’nde yayımlanan ilanlardan derlenen bu verilere göre; aynı dönemde esnaf ve sanatkârlık için sicil kaydı yaptıranların sayısı ise 1 milyon 709 bin 438 oldu. Buna göre Ocak 2005-Şubat 2014 döneminde ticari faaliyeti bırakan esnaf ve sanatkâr sayısı, aynı dönemde bu alanda faaliyete geçenlerin yaklaşık dörtte üçünü (yüzde 71) oluşturdu. Anılan 9 yıllık dönemde faaliyetine son verenlerin sayısı Şubat sonu itibariyle 1 milyon 510 bin dolayında bulunan faaliyetteki mevcut esnaf ve sanatkâr sayısının da yaklaşık yüzde 80’ine karşılık geliyor. 17 ilde durum çok vahim Bu dönemde mesleği bırakanların yeni ticaret hayatına atılanlara oranı özellikle Nevşehir, Burdur, Bartın gibi illerde rekor kırdı. Bunlarla birlikte Aydın, Ardahan, Balıkesir, Ordu, Kars, Bolu, Amasya, Afyon, Eskişehir, Düzce, Trabzon, Konya, Artvin veKırıkkale’de de sicil kaydını sildirenlerin sayısı, yeni kayıt yaptıranların üzerinde; Kastamonu, Manisa, Bingöl, Rize, Muğla, Kırşehir, Kütahya, Sinop, Gümüşhane, Niğde, Zonguldak, Karaman ve Yalova’da ise iki sayı neredeyse başa baş gerçekleşti. Mesleği bırakanların, yeni başlayanlar oranı üç büyük kentte de rekor düzeylere ulaştı. Kapanma rekoru bakkal, bayi ve büfelerdeSicil terkini yapan esnaf gruplarının başında bakkallık, bayilik, büfecilik; kahvecilik, kıraathanecilik ve internet kafe işletmeciliği; minibüsçülük; taksicilik; kadın ve erkek kuaförlüğü; nakliyecilik ve nakliye komisyonculuğu; kamyonculuk, kamyonetçilik; lokantacılık; pazarcılık; servis aracı işletmeciliği geliyor. Kır kahvesi, çay bahçesi, çay ocağı, piknik ve dinlenme yeri işletmeciliği; tuhafiyecilik; şoförlük; konfeksiyon imal ve satıcılığı; otobüsçülük; kafe, kafeterya, kahvaltı salonu işletmeciliği; emlakçılık; aperatif yiyecek maddeleri imal ve satıcılığı; turistik, otantik hediyelik ve hatıra eşya imal ve satıcılığı ve hırdavatçılık da en fazla sicil terkini yapılan işler arasında... AKP, AVM’de ranta baktı esnafı unuttu AKP iktidarı, küçük esnafı, büyük sermayeye karşı koruyucu önlemleri almadı. Büyük sermaye gruplarının perakendecilik sektörüne girerek bu işi büyük ölçekli zincirlerle yapma eğilimi sonucunda İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropoller başta olmak üzere ülke genelinde pıtrak gibi çoğalan AVM’lerin sayısı 300’e ulaştı. Daha önce çarşı ve pasaj dükkânlarında gerçekleşen perakende ticaret, ülke genelinde yaygınlaşan AVM’lerde toplanırken, kentlerin geleneksel dokusundaki bozulma ve çarpık gelişme de bununla at başı gitti. Kentlerin en merkezi yerlerine dikilen AVM’ler, bir yandan halkın ortak kullanım alanı olan ve nefes almasını sağlayan yeşil alanlar ve meydanları yok ediyor, bir yandan da kent ekonomisi ve demografisinin en önemli unsurları olan küçük mağaza ve işyerlerinin varlığını tehdit ediyor. Esnaf ve sanatkâr kesim nüfusun yüzde 10’u… Şubat sonu itibariyle sayıları 1 milyon 510 bin 945 olan mevcut esnaf ve sanatkârlar, aileleriyle birlikte düşünüldüğünde ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Esnaf ve sanatkâr sayısında nüfusuyla orantılı olarak İstanbul 169 bin 761 kişiyle başı çekiyor. Bu ili 98 bin 429 esnaf ve sanatkârla İzmir, 71 bin 299 kişiyle Ankara, 63 bin 719 kişiyle Antalya, 57 bin 102 ile Bursa, 44 bin 409 kişi ile Konya, 43 bin 12 kişiyle Mersin, 40 bin 475 kişiyle Manisa izliyor. Daha sonra 38 bin 547 kişiyle Adana ve 37 bin 407 kişiyle Balıkesir geliyor. Ülke genelindeki toplam esnaf ve sanatkârların yüzde 44’ü bu on ilde kayıtlı. Bölgelere göre bakıldığında ise ülke genelindeki toplam esnaf ve sanatkarların yüzde 25.9’unun Marmara’da olduğu görülüyor. Bu bölgede esnafın nüfusa oranı yüzde 1.7 düzeyinde. Ülkedeki tüm esnaf ve sanatkarların yüzde 18’i Ege, yüzde 15.2’si Akdeniz, yüzde 14.6’sı İç Anadolu, yüzde 13.1’i Karadeniz, yüzde 7’si Güneydoğu, yüzde 6.2’si Doğu Anadolu bölgesinde. Esnaf sayısının bölge nüfusuna oranı yüzde 2.8’le Ege’de en yüksek düzeye ulaşıyor. Karadeniz yüzde 2.6 ile ikinci sırada…   Esnaf ve sanatkâr toplumun sigortası… Esnaf ve sanatkârlarımız, ekonomik ve sosyal yapımızın istikrar unsuru, toplumumuzun orta direğidir. Esnaf ve sanatkârlar, özellikle işletme sayılarının çokluğu, ülke çapında istihdama sağladıkları büyük katkı, bölgesel sosyoekonomik dengelerin kurulması ve üretimde azımsanmayacak bir paya sahip olmaları nedeniyle, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ekonomik ve sosyal yapının önemli bir unsurudur. Anayasamız devletin esnaf ve sanatkârları koruyup desteklemesini hükme bağlıyor.  Dolayısıyla esnaf ve sanatkârı koruyup desteklemek anayasal bir görevdir… Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal yapısında esnaf ve sanatkârlar ve küçük işletmelerin önemi saymakla tükenmez. Daha az yatırımla üretim yapabilmeleri ve ürün çeşitliliği sağlamaları, emek-yoğun çalışarak ve ülke çapında istihdam yaratarak işsizliği azaltmaya katkıda bulunmaları, istihdamı daha düşük maliyetle sağlamaları bu kesimin ülke ekonomisi açısından önemini gösteriyor. Bu kesim talep değişikliklerine daha kısa sürede uyum sağlama becerisine sahip, ekonomik dalgalanma ve krizlerden korumasız olarak etkilenmekle beraber, bu şartlara genellikle büyük işletmelerden daha kolay ve çabuk uyum sağlayabiliyor. Bölgeler arası gelişmişlik farklılıklarını azaltmaya katkıda bulunan esnaf, sanatkâr ev küçük işletmeler, yan sanayi olarak büyük ölçekli firma ve yatırımları destekliyor ve tamamlıyor, nitelikli işgücünün yetiştirilmesine katkıda bulunuyor.  Bu kesim, gelirin dengeli dağılımına katkı sağlamaları ve orta sınıf olarak toplumsal hayatta denge faktörü olmaları ve istikrara katkıları ile demokrasinin vazgeçilmez unsuru ve adeta toplumun sigortası konumunda bulunuyor. Esnaf ve sanatkâr ağır sorunlar altında eziliyor… ü  Sosyoekonomik ve demografik açıdan stratejik önem taşıyan esnaf ve sanatkâr kesimi, büyük zincirlerle eşitsiz rekabet koşulların yanı sıra mevzuattan kaynaklanan sorunlar, BAĞ-KUR’la ilgili yükümlülükler başta olmak üzere ağır mali yükler altında eziliyor. ü  Esnaf ve sanatkâr kesimi büyük sermaye kuruluşları karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. ü  Esnaf ve sanatkâr işletmeleri, finans kaynaklarına ulaşamıyor. Bu nedenle de gelişmiş teknoloji kullanarak üretim yapabilme ya da tüketicinin büyük zincirlere tercih edeceği kaliteli ve ucuz hizmeti sunma kapasitelerini geliştiremiyorlar. Yeterli finans desteği bulamadıkları için kendilerini yenileyemiyor, rekabet gücü kazanamıyorlar. ü  Esnaf ve sanatkâr işletmeleri ağır bürokratik işlemlerden mağdurlar; vergi ve sosyal güvenlik ödemelerinden dolayı zorlanıyorlar. ü  Pazarlama, yönetim, tanıtım bilgilerinin eksik oluşu, esnaf ve sanatkâr işletmelerinin büyük perakende zincirleri ve sermaye kuruluşları ile rekabet etmesini imkânsız hale getiriyor. ü  Son kredi kartı düzenlemesiyle taksitin sınırlanması esnafı olumsuz etkiledi. Protestolu senetler ile takipteki alacaklardaki artışlar da koşulları iyice içinden çıkılmaz hale getirmektedir. Esnaf da kendisini sıfırlayan AKP’ye sıfır verecek 30 Mart yerel seçimleri, Türkiye’nin 12 yılını çalan AKP iktidarından kurtulma sürecinde önemli bir dönüm noktası olacak. Yerel seçimlerde oy kullanacak seçmenin önemli bir bölümünü esnaf ve sanatkâr kesim oluşturuyor. Esnaf ve sanatkârın oy tercihi, ülkenin kaderini belirleyecek nitelikte ve AKP uygulamalarından zihniyetinden kurtulma yönünde büyük önem taşıyor. Türkiye’nin 12 yılını çalan; küçük esnafı AVM’lere ezdirerek yok eden bu rantçı iktidardan kurtulmada esnaf ve sanatkârımıza büyük görev düşüyor… Esnaf ve sanatkâr kesimin iradesi;  ekonomide haksız rekabetin ve tekellerin hâkimiyetinin sona erdiği yeni Türkiye’ye giden yolda belirleyici olacaktır. Bu nedenle esnafımız da iktidarı döneminde kendisini bitiren AKP’yi sandıkta sıfırlayacağına inanıyorum. Peki CHP ne yapacak?   CHP ise bölgeler arası dengeli büyüme ve gelişmeye katkıda bulunan, ülke çapında istihdamı artıran, ekonomik ve toplumsal yapının vazgeçilmez unsuru olan esnaf ve sanatkârlarımızın talep değişikliklerine ve çeşitliliklerine, rekabet koşullarına hızla uyum sağlayabildikleri bir düzen öngörmektedir. Esnaf ve sanatkârımız ekonomik yapıda hak ettikleri ve olması gereken konuma CHP iktidarında gelecektir. Bu doğrultuda; 1-      Ekonomik büyümeden esnaf, sanatkâr ve küçük işletmelere yeterli pay verilecektir. 2-      Ülke ekonomisinin canlandırılması için hazırlanan destek paketlerine esnaf ve sanatkârlar öncelikli olarak dâhil edilecek, tamamen bu kesime özel teşvik ve destek paketi hazırlanacaktır. 3-      Bu kapsamda, yeni işyeri açacak esnaf ve sanatkârlara 5 yıl süreyle vergi indirimi, 4-      Esnafımıza, bir önceki yıl ödediği SGK primi ve gelir vergisi oranında, sıfır faizli Cansu Suyu Kredisi verilmesi, 5-      Nakliyeci esnafına indirimli akaryakıt, şoför, minibüsçü ve servisçi esnafına bir kereye mahsus KDV ve ÖTV alınmadan araçlarını yenileme imkânı, esnafın yanında çalışanların sosyal güvenlik primlerinde indirim, kalfaların sigorta primlerinin devlet tarafından karşılanması, enerji fiyatlarında indirime gidilmesi, 6-      Halk Bankası’nın ayakkabı kutuları yerine yeniden esnaf ve KOBİ’lerle ilgilenmesi, Ziraat’in ise yeniden çiftçinin bankası haline gelmesi, 7-      Yapısı güçlendirilecek, siyasi baskılardan arındırılıp, özerkleştirilecek Halk Bankası tarafından kullandırılan esnaf kredilerinde sıfırdan başlayan faizlerle çeşitlendirilmesi sağlanacaktır. 8-      Esnaf ve sanatkârlara Halk Bankası tarafından kullandırılan krediler mesleklere göre çeşitlendirilecek, kredilerin vadeleri uzatılacak ve bütçeden ayrılan destek miktarı artırılacaktır. 9-      Çok sayıda vergi, harç ve prim yükü altında ezilmekte olan esnaf ve sanatkârlar bu kargaşadan ve yükten kurtarılacaklardır. Vergi sisteminde bürokrasi azaltılacak, esnaf ve sanatkârın vergi işlem ve mevzuatı kolaylaştırılıp, sadeleştirilecektir. 10-  Gelir Vergisi Kanunu’nda esnaf ve sanatkâr tanımı yenilenecek, esnaf muaflığının kapsamı yeniden tanımlanacaktır. Kaldırılmış olan, vergiden muaf esnaf ve sanatkârların esnaf odalarına kayıtlı olmaları koşulu yeniden öngörülecek, Vergiden Muaf Esnaf Belgesi’nin esnaf odalarınca verilmesi sağlanacaktır. 11.  __Esnaf ve sanatkârlar ile ücretlilere uygulanan gelir vergisi oranları diğer mükelleflerin tabi olduğu tarifeden 5 puan düşük olarak belirlenecektir. 12-  Esnaf ve sanatkârların birikmiş vergi ve SGK prim borçlarının gecikme faizleri, enflasyon oranı esas alınarak yeniden yapılandırılacaktır. 13-  Esnaf ve sanatkârlarımızı, sanayi ve bilgi toplumunun yeni üretim sektörlerine, katma değeri yüksek yeni mal ve hizmet üretimlerine, kendi faaliyet alanlarında inovasyona yönlendirecek girişimcilik, bilgi ve teknoloji, finansman ve kredi desteği sağlanacaktır. 14-  Küçük Sanayi Sitelerinde faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârlara sağlanmakta olan düşük faizli ve sosyal amaçlı kredi desteği uygulamaları güçlendirilerek, bu kesimin üretimini artırıcı, rekabet gücünü geliştirici araca dönüştürülecektir. 15-  Esnaf ve sanatkârların üst destek kuruluşlarının siyasi ipotek veya baskı altına alınma uygulamalarına son verilecektir. Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin esnafa destek çalışmalarının güçlü ve etkin olması özendirilecek ve denetlenecektir. 16-  Esnaf ve sanatkârlara, KOBİ’lere sağlanan kredi olanaklarının yeni kredi ve finansman yöntemleri ile ‘on yılda beş katına’ çıkartılması hedef alınacaktır. 17-  Hiper ve grosmarketlerin kuruluş ve faaliyetlerine sınırlama getiren AB mevzuatı ülkemizde de yürürlüğe konularak, bu kurumların mahallelerde alt birimler açarak bakkallarla rekabete girmelerinin önü alınacaktır. 18-  Esnaf, sanatkâr ve KOBİ’lerin sanayi envanteri eksiksiz olarak çıkartılacak, bu birimlerin sorunlarına en üst düzeyde sahip çıkılacaktır. 19-  Anayasada düzenlenen haklardan olan “Yaşam Hakkı” bütün temel haklardan daha üstün olduğundan 60 günden fazla prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların ve ailelerinin sağlık hizmetinden faydalanması sağlanacaktır. 20-  Düz lise ve üniversite mezunu işsiz gençlerin çıraklık eğitimi yoluyla kendilerini yeni meslek alanlarına yönlendirmesi amacıyla çıraklık eğitimi bütünüyle yenilenecek ve geliştirilecektir. 21-  Mesleki eğitim yapan işletmeler ve meslek kuruluşları beşeri, teknik ve mali açılardan teşvik edilecektir. 22-  Esnaf ve sanatkârların el emeğine dayalı veya küçük işletmelerde üretilen mallarının dış pazarlarda tanıtılmasına katkı sağlayacak fuarlara katılmaları, özel teşvik sistemi ile desteklenecektir. 23-  Ticari amaç kapsamında yurt dışında işbirlikleri kurmak ve seminer, konferans ve fuarlara katılmak üzere yapılacak geziler için vize kolaylığı sağlanması amacıyla girişimler başlatılacaktır. 24-  Devlet, esnaf ve sanatkâra yönelik danışmanlık hizmetlerinin yoğunluğu ve çeşitliliğini artırıcı önlemler alacaktır.
Reklam
Memur Teoman: 'Görevimin Gereği Neyse Onu Yaptım'
Rıza Zarrab ile adamı Rüçhan Bayar arasındaki görüşmede ‘Teoman’ olarak geçen ve tüm ısrarlara rağmen rüşveti geri çeviren memur Teoman konuştu Reza Zarrab ve adamlarının rüşvet tekliflerini geri çevirdikleri tutanaklara yansıyan memur Teoman , “Devlet memuru olduğum için kayıtlarla ilgili artı ya da eksi bir şey söyleyemem. Görevim gereği davrandım. Gelişmeleri ben de internet ve televizyondan takip ediyorum' dedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab ile Rüçhan Bayar arasında geçtiği iddia edilen bir konuşmanın kaydında ‘Teoman’ isimli gümrük memurunun bütün ısrarlara rağmen rüşveti kabul etmemesinden yakınılıyor. Rüçhan Bayar, memur Teoman’ın müdürlerinin emrine rağmen işi yapmamasına tepki gösterirken, “Teoman’a neler yaptım, ne vaatler, ne şeyler...Yok. Yok, adam almıyor” sözleri, “Memur Teoman”ı sosyal medyanın kahramanı haline getirdi. Memur Teoman’ın 17 Aralık operasyonunun öncesinde İstanbul’da Gümrük Müdür Yardımcısı olarak çalıştığı ancak daha sonra Gaziantep’e Gümrük Müdür Yardımcısı olarak sürgün edildiği belirlendi. İnternet fenomeni haline gelen Teoman Coşkun Dudak, Gaziantep’te bir toplantı sırasında Hürriyet'ten Hacer Boyacıoğlu 'nun sorularını yanıtladı. Devlet memuru olduğu için konuşamayacağını söyleyen Dudak, “Devlet memuru olduğum için kayıtlarla ilgili artı ya da eksi bir şey söyleyemem. Görevim gereği davrandım. Gelişmeleri ben de internet ve televizyondan takip ediyorum. İlginize teşekkür ederim. Kayıtlardan sonra bir bürokrat ya da bakanla herhangi bir görüşmem olmadı” dedi. Yazıcı: Bilgi notu istedim Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, internete sızan fezlekelerde adı geçen Gümrük Müdür Yardımcısı Teoman Coşkun Durak’la ilgili ilk kez konuştu ve “Konuyla ilgili bir bilgi notu istedim” dedi. Yazıcı konuyla ilgili Hürriyet’in sorularını yanıtlarken; “Evet sosyal medya ve internet sitelerine yansıyan olayı duydum. Biraz beklemek lazım” diye konuştu. Yazıcı, Durak’ın görev yerinin değişmesiyle ilgili soruya da “Ben konuyu duydum ama tam olarak nedir bilmiyorum. Bu nedenle bir bilgi notu istedim” yanıtını verdi. 'T24
Uzayda İlk Canlı Yayın!
NASA astronotlarıyla Dünya'nın yörüngesindeki uzay istasyonundan canlı yayın yapıldı. National Geographic kanalında bir ilk yaşandı. Uluslararası Uzay İstasyonu astronotlarıyla Dünya’nın yörüngesinde canlı yayın yapıldı. TSİ 02.00′de başlayan yayında astronotlar Rick Mastracchio ve Koichi Wakata Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki yaşamın kamera arkasını gösterdi. Astronotlar, mikro yerçekiminde aylarca nasıl yaşadıklarını, baş aşağı nasıl uyuduklarını, nasıl dinç kaldıklarını, hijyenlerini nasıl sağladıklarını ve herkesin en çok merak ettiği konulardan biri olan tuvaleti nasıl kullandıklarını anlattı. Ve Twitter’dan kendilerine yöneltilen soruları canlı yayında cevapladılar. National Geographic Channel'da yapılan tarihi yayında, Dünya’dan 400 km uzakta 100 milyon dolarlık bir stüdyoda, saniyede 8 km hızla seyahat ederken canlı bir televizyon yayını yapılarak izleyenler stratosferin ötesine götürüldü. Uzaydan Canlı Yayın isimli 2 saatlik bu nefes kesici televizyonculuk olayı, Houston’da yer alan Görev Kontrol Merkezi ve Uluslararası Uzay İstasyonu’ndan 170 ülkeye Nat Geo üzerinden canlı olarak yayınlandı. Twitter'da da büyük yankı bulan bu yayın #LiveFromSpace hashtag'iyle gecenin en çok konuşulan konuları arasına girdi.Televizyon Gazetesi
Reklam