"Daire" En İyi Film Seçildi
Ankara Film Festivali’nde yönetmen Atıl İnaç’ın ‘Daire’ filmi en iyi film de dahil dört ödül kazandı. Filmin başrol oyuncularından Nazan Kesal en iyi kadın, Fatih Al en iyi erkek oyuncu seçildi. Bu yıl 25'inci kez gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Film Festivali'nde en iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülleri, yönetmen Atıl İnanç'ın 'Daire' filmine verildi. Rejisörlüğünü Reha Erdem'in üstlendiği 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' filmi de en iyi yönetmen ödülünün de aralarında bulunduğu beş ödülün sahibi oldu. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı'nca gerçekleştirilen festivalin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu'ndaki kapanış töreni 5 Haziran'da başlayan festivalin 10 günlük serüvenini yansıtan görüntülerle başladı. Sonrasında adaylar arasından seçilen ödüller sahiplerini buldu. En iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü, yönetmen Atıl İnanç'ın 'Daire' filmine verildi. En iyi kadın oyuncu ödülünü Nazan Kesal ve en iyi erkek oyuncu ödülünü Fatih Al kazanırken, en iyi özgün müzik ödülüne ise 'Bi Küçük Eylül Meselesi' filmiyle müzisyen Toygar Işıklı layık görüldü Berkin Elvan'a ithaf etti Festivalin bu yılki ulusal yarışma jürisinde, yönetmen Tayfun Pirselimoğlu, oyuncu Belçim Bilgin ve Mert Fırat, öğretim üyesi Dr. Ali Karadoğan ve Yunan görüntü yönetmeni Andreas Sinanos yer aldı. Ulusal Uzun Film kategorisinde 10 film yarışırken, en iyi film ödülüne layık görülen 'Daire'nin yönetmeni Atıl İnaç ödülünü almaya gelemedi. İnaç gönderdiği mesajda ödülünü Gezi Parkı protestolarında başından gaz kapsülüyle vurulduktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan'a ithaf etti. En iyi kadın oyuncu ödülünü 'Daire' filmindeki rolüyle kazanan Nazan Kesal, filmde, tiyatrosu kapatıldığı için gassal olmak zorunda kalan bir oyuncuyu canlandırdığını hatırlatarak, 'Bu ödülü sanata ve sanatçılara adıyorum' dedi. En iyi erkek oyuncu ödülüne, aynı filmdeki performansıyla layık görülen Fatih Al da ödülünü jüri üyesi Belçim Bilgin'in elinden aldı. Al, Ankaralı olduğunu belirterek, 'Ne olduysam burada oldum ve ödülü burada elime aldım, teşekkürler' diye konuştu. 25- Ankara Film Festivali'nde ödüle layık görülenler şöyle: En İyi Film 'Daire' Atıl İnaç Siyad En İyi Film 'Kusursuzlar' - Yönetmen Ramin Matin Seçici Kurul Özel 'Bir Varmış Bir Yokmuş' - Yönetmen Kazım Öz Mahmut Tali Öngören Özel 'Cennetten Kovulmak'- Yönetmen Ferit Karahan En İyi Yönetmen Reha Erdem - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Kadın Oyuncu Nazan Kesal - 'Daire' En İyi Erkek Oyuncu Fatih Al - 'Daire' En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Deniz Hasgüler - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Erol Babaoğlu - 'Daire' Onat Kutlar En İyi Senaryo Emine Yıldırım - 'Kusursuzlar' En İyi Görüntü Yönetmeni Florent Herry - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Sanat Yönetmeni Ömer Atay - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Özgün Müzik Toygar Işıklı - 'Bir Küçük Eylül Meselesi' En İyi Kurgu Ödülü Ali Aga - 'Gözümün Nuru' En İyi Ses Tasarımı Reha Erdem - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' Umut Veren Yeni Yönetmen Faysal Soysal - 'Üç Yol' Umut Veren Yeni Kadın Oyuncu Ayris Alptekin - 'Mavi Dalga' Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu Mirza Metin - 'Cennetten Kovulmak' Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı Ferit Karahan - 'Cennetten Kovulmak' Kaynak: Anadolu Ajansı
"Tutun Kollarımdan Düşerim Şimdi" Diye Bağıran 27 Düşme Gifi
Düşmek; çaresizliğin, ne yapacağını bilememenin göbek adıdır. Yeri eşeleyip kendinizi toprağa gömmek, yerin dibine sokmak istediğiniz anların toplamıdır.. :) Hatta en önemlisi, aradan zaman geçtikten sonra, şahit olduğunuz ya da bizzat yaşadığınız düşme sahnelerini hatırladıkça kendinizi gülerken bulursunuz. Sizi gülme krizine sokacak bu 27 düşme gifini mutlaka inceleyin..
Mutlaka Ziyaret Edip Keyfini Çıkarmanız Gereken 12 Kitapçı
Bazı kitapçılar hayat değiştirir... Normal kitapçılarda görmediğiniz, göremeyeceğiniz kitapları bulursunuz, hatta bazen kitapçıdan çıkmak bile istemezsiniz, kitabı orada bir solukta okuyup bitirmeyi, eve kitabı düşünerek yürümeyi dilersiniz...İşte dünyanın en ilgi çekici kitapçıları
Ekmeleddin İhsanoğlu CHP'nin 'Tavşan' Adayı mı?
CHP'nin, Ağustos ayında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP'ye 'çatı aday' olarak İslâm Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önereceğine yönelik iddia bugünün en çok konuşulan siyasi gündemi oldu. Muhafazakâr Aday Savunucuları: 'Deplasmandan Alınan Bir Oy, İki Oy Sayılır' İhsanoğlu ismini Kılıçdaroğlu için çekici kılan Ak Parti seçmeninden oy alabileceğinin düşünülmesi. MHP tabanı ve Kürt seçmenin oylarından farklı olarak Ak Parti seçmeninden alınacak her bir oy, Ak Parti adayının oyundan çalınarak rakibe puan kaybettireceğinden 'muhafazakâr aday' savunucuları Kılıçdaroğlu üzerinde baskı kurmuştu. 'Büyük Uzlaşı' öncesinde 'Tavşan' İddiası Bilindiği gibi 30 Mart yerel seçimleri öncesinde CHP'nin belediye başkan adaylarına dair ortaya atılan pek çok 'kulis' isim yanlış çıkmış ve CHP'nin pek çok il ve ilçede adayları son dakikada belli olmuştu. Bu süreçte de pek çok 'tavşan' isim medyaya yansıtılmıştı.
Reklam
Reklam
Forbes Dergisi En Çok Kazanan Sporcuyu Seçti: Floyd Mayweather
Magazin dergisi Forbes en çok kazanan sporcuları açıkladı. Forbes'ın belirlediği listeye göre 2013 yılının en çok kazanan sporcusu ünlü boksör Floyd Mayweather oldu. Listeye göre ikinci sırada Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo yer alırken üçüncü sırada Miami Heat'in yıldızı LeBron James dördüncü sırada ise Arjantinli futbolcu Lionel Messi yer aldı. Forbes dergisinde görüşlerine de yer verilen Floyd Mayweather yaptığı açıklamada 'listenin zirvesinde olmak mutluluk verici, kazandığım başarılar kazancımı da doğal olarak etkiliyor' diye konuştu. Eurosport
Sürücü Olmadan Giden Araba Şakası
Avrupa'da popüler olan bu şaka, koltuğu kamuflaj olarak kullanarak araçlara sürücüsüz imajı veriyorlar. Dışarıdan görenler aracın içinde sürücü olamadan kendi kendine gittiğini düşünüyor.
Reklam
Türkler En Çok Hangi Ülkeleri Seviyor? Uluslararası Araştırma Şirketinden Türkiye'ye Dair İlginç Bulgular
Araştırmanın amacı, Türk toplumunun gözünden dünya ülkelerinin algısının nasıl olduğuna dair fikir edinmek ve bu algının dünya genelindeki algı ile karşılaştırılmasıdır. Araştırma BBC World Office ve Globe Scan tarafından yapılmıştır ve araştırmanın Türkiye ayağını şirketin stratejik ortağı Yöntem Araştırma yapmıştır. Telefonda anket ve yüzyüze konuşma teknikleri kullanılarak toplamda 24.542 kişinin fikri alınmıştır. Araştırmanın Türkiye ayağına 1.012 kişi katılmıştır. İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Adana, İzmir, Samsun, Trabzon, Ankara, Kayseri, Malataya, Diyarbakır ve Erzurum şehirlerinde 15 yaş üstü ve kent nüfusunun %55’ini temsil eden bir coğrafi kesimle anket yapılmıştır. Aralık 2013- Nisan 2014 tarihleri arasında yapılan araştırmanın sonuçları şu şekildedir.
'Bu Tür Memurlar Hemen Ayıklanır!'
Eşcinsel olduğu için disiplin soruşturmasıyla görevine son verilen polis memuru F.E., kararın düzeltilmesi için yargıya başvurunca İçişişleri Bakanlığı’ndan şu yanıtı aldı: ‘Kanun bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür’ Cinsel yönelimi nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması sonucu görevine son verilen polis memuru F.E., idari kararın düzeltilmesi için yargıya başvurdu. Başvurduğu her mahkemeden ret kararı alan F.E.’nin Danıştay’a yaptığı itiraza ilişkin görüş sunan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavir Yardımcısı ise yazısında skandal niteliğinde ifadelere yer verdi. Bakanlık bürokratı, “Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş memurlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına neden olabileceği kuşkusuzdur. Kanun böylesi bir tehlikenin zuhurunu önlemek için müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkarılması suretiyle idare aygıtından bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür” dedi. Danıştay Tetkik Hakimi’nin “özel hayat” itirazına rağmen F.E.’nin talebi oy çokluğuyla bir kez daha reddedildi. ‘Utanç verici hareket’ İstanbul’da görevli polis memuru F.E. hakkında 2009’da çocuk pornosu bulundurduğuna dair ihbar yapıldı. İhbar üzerine evi basan polisler, F.E.’ye ait bilgisayara el koydu. Fakat ihbarın asılsız olduğu ortaya çıktı ve takipsizlik verildi. Ancak, bilgisayar kayıtlarında F.E.’nin eşcinsel olduğuna dair belgeler bulununca hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma neticesinde, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, F.E.’nin “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” suçu işlediği gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verdi. Polis memuru, bu karar üzerine işlemin iptali istemiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak mahkeme, verilen cezada mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak davanın reddinde karar verdi. Bu karar üzerine F.E., Danıştay’a temyiz talebinde bulundu. Temyiz talebini inceleyen Danıştay 12. Dairesi’nin 8 ay önce talebi reddetmesi ve kararı onaması üzerine E.’nin avukatı Fırat Söyle dosyayı karar düzeltme talebiyle tekrar Danıştay 12. Dairesi’ne taşıdı. Danıştay Tetkik Hakimi Şevket Polat, F.E.’nin görevine son verilmesine gerekçe gösterilen fiillerin, Anayasa’nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca “özel hayat” kapsamında bulunduğunu ve disiplin suçu teşkil etmediğini savunarak, yürütmenin durdurulması yönünde görüş bildirdi. Ancak, daire üyeleri oybirliği ile, “ileri sürülen hususların kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı” gerekçesiyle durdurma talebini reddetti. ‘Reşit bir bayanla yaşıyor’ İçişleri Bakanlığı da, karar düzeltme talebine ilişkin yazdığı yazıda, F.E.’nin devlet memurluğundan çıkarılmasına neden gösterilen gerekçelere yer verdi. Bakanlık Hukuk Müşavir Yardımcısı Adnan Türkdamar tarafından kaleme alınan yazıda, F.E.’nin eşcinsel olduklarını kabul eden 2 erkekle kimi dönemlerde aynı evde kaldığı gibi detaylar belirtildi. Ayrıca, F.E.’nin, bir bayanla aynı evde birlikte yaşaması” da “yüz kızartıcı ve utanç verici fiil” olarak değerlendirildi. Bakanlığın yazısında, ayrımcılığa karşı yapılan itiraza da şu yanıt verildi: “Kanun, kamu görevinin inanılır, güvenilir, toplum nezdinde itibarlı ajanlar eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş memurlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi-idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabileceği kuşkusuz olup, kanun böylesi bir tehlikenin zuhurunu önlemek için önlem almış ve müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkarılması suretiyle idare aygıtından bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür.”Burcu Karakaş | Milliyet
Reklam
IŞİD Türkmen Kasabasında
Ülkenin kuzeyinde saldırıları sürdüren Irak Şam İslam Devleti, Musul'da nüfusunun tamamına yakını Türkmen olan Telafer kasabasına girdi. Bölgedeki Şii Türkmenler komşu köylere kaçıyor. Rehine krizi 6. gününde. IŞİD'in rehin aldığı 49 Başkonsolosluk çalışanı hala Musul'un merkezinde, 31 kamyon şoförü ise kent dışında tutuluyor. IŞİD Musul'un Türkmen kasabası Telafer'e girdi, Şii Türkmenler komşu köylere kaçıyor. Al Jazeera muhabiri Can Hasasu Şii Türkmenlerin Telafer yakınındaki Sincar köyüne kaçtığını belirtti. Bölgeden daha önce ayrılan Sünni Türkmenler ise Telafer'e geri dönüyor. Yerel aşiretler ve Irak askerleri ise Telafer'in bazı bölgelerinde IŞİD mensuplarıyla çatışmayı sürdürüyor. IŞİD Telafer’e pazar günü boyunca havan toplarıyla saldırırken, çatışmalarda siviller öldü ve birçok kişi yaralandı. Nüfusunun tamamına yakını Türkmen olan Telafer, bölgedeki halk desteği sayesinde Bağdat yönetiminin Musul’da elinde tuttuğu tek bölgeydi. Özellikle Şii Türkmen aşiretler Irak ordusuna büyük destek veriyor. Telafer nüfusunun büyük çoğunluğunu ise Sünni Türkmenler oluşturuyor. Irak’ta uzun süredir devam eden kaos, IŞİD’in 10 Haziran Salı günü ülkenin ikinci büyük kenti Musul’da kontrolü ele geçirmesi ve diğer bölgelere ilerlemesi sonrasında daha da şiddetlendi. IŞİD Suriye’deki tüm operasyonlarını durdurarak Irak’a yüklenmeye başlarken, Irak ordusu bünyesine kattığı gönüllüler aracılığı ile kontrolü kaybettiği bölgeleri geri almaya çalışıyor. Kaynak: Al Jazeera ve AA
Paralel Yapı Konusunda Röportaj Yapılacak 15 Ünlü Sima
Yeni Şafak gazetesinin 'Tuğçe Kazaz' ile yaptığı paralel yapı temelli derin sohbetin ardından aklımıza gazetelerin işini kolaylaştıracak bir fikir geldi ve paralel yapı ekseninde röportaj yapılabilecek 15 ünlü simayı sizler için hemencecik derleyiverdik.http://yenisafak.com.tr/pazar-haber/turkiye-baronlar-tarafindan-hortumlanacakti-15.06.2014-658542?ref=manset-9.3
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Musul’daki diplomatlarımız ve tır şoförlerinin kaçırılmasıyla, dünya kamuoyu bir anda IŞİD’i keşfetti! Yüzleri kapalı, siyah bayraklı adamlar, ekranlarda derinlemesine analizler yerine çağdaş bir gulyabani hikâyesi gibi aktarılıyor. Oysa IŞİD, çok ürkütücü; ancak bir o kadar da tanıdık. Grup, aslında 2005’de Felluce’de başlayan Sünni isyanının Suriye’deki unsurlarla birleşmiş hali. İçinde Türk ve Kürt asıllı T.C. vatandaşları da var, Balkan kökenli ya da Avrupa pasaportlu Müslümanlar da... Üstelik iki yıldır da sınır bölgelerimizde hâkimiyet kurmuş durumda. İşte, IŞİD’le ilgili bilinmeyenler: SÜNNİ İSYANI 2011’DE BAŞLADI Dünya kamuoyu Mısır ve Kuzey Afrika’da Arap Baharı’na odaklanmışken, aslında Irak’ta da bir cins kalkışma yaşanıyordu. 2011 yılında Bağdat’ın Kuzeyindeki Sünni Anbar eyaletinde Maliki rejiminin aşırı mezhepsel politikalarına karşı barışçıl gösteriler başladı. Maliki ülkeyi “kutuplaştırdıkça”, Sünniler muhalefet bayrağını yükseltti. 2011 yılında Anbar’da, aynı Tahrir Meydanı ya da Gezi gibi çadırlar, protesto yürüyüşleri, basın açıklamaları vardı. Ancak, Maliki yönetimi, bu isyanı yüzlerce kişinin ölümüne, binlercesine gözaltına alınmasına neden olan kanlı bir biçimde bastırdı. Irak’taki mevcut IŞİD rüzgârı, o isyanın bir uzantısı.
Serin Sesler – Hayatta Ben En Çok Babamı Sevdim
ana asla haykırarak seni seviyorum diyemedim.Bu güne dek seni incitmekten o kadar çok çekindim ki…Seni, senden oluşan bi metabolizmanın kırabileceği beni o kadar çok üzüyordu ki.Keşke sarılsaydım, keşke kokular arasına karışan esas baba kokusu özünü, özelliğini taşıyan kokunu ayırt edebilmek için bir çaba sarf etseydim.Bilirim baba. Keşke ile iyi ki arasındaki derin uçurumu bilirim babam. Nasıl bilmem ki? Sen öğrettin. Hep o babalara mahsus öğütlerin öğretti.Herkesin babası kendine kahraman. Senin kelimelerin daha bi cevher, nasihatların benim için daha bi koruyucu çeperdi babam. Anladım. Bunu itiraf etmemek için çok direndim kendime ama anladım babam. Şimdi ise şimdiki zaman kipine lanet okuyorum babam.Anladım çok geç anladım. Özür dilerim.Ne diyeceğimi hala bilmiyorum babam. Nasıl bitireceğimi de. Bu sessizlik ne kadar tuhaf babam. Oysa, içtenlikle yazdığıma en az benim kadar inanırdın. İnanırdın yanımda olsaydın. İnanırdın. Affet babam beni. Affet.Sana ruhun şad olsun demenin ne kadar hafif olduğunu bildiğim halde, haykırıyorum babam. Ruhun şad olsun…
Reklam