onedio
İlber Ortaylı'dan Obama'ya: 'Ne Dediğini Bilmiyor'
Tarihçi İlber Ortaylı, Başbakan Erdoğan'ın 1915 olayları için yayınladığı taziye mektubunu değerlendirirken, ABD Başkanı Obama'nın konuyla ilgili sözlerini de eleştirdi.Prof. Dr. İlber Ortaylı, Türk Ocağı'nın davetlisi olarak, 'Türkiye'nin Dış Meseleleri' konulu konferans için Bursa'ya geldi. Ortaylı, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 24 Nisan'da 1915 olayları ile ilgili yayınladığı taziye mesajı ile ilgili konuşan Ortaylı, 'İnşallah kalıcı etkileri olur. Bakalım olacak mı? Zamanlamayı iyi yapmak lazım. Ne zaman söyleneceğini bilmek lazım. Arkası ne gelir çok iyi hesaplamak lazım. Bu gibi tartışmalarda yerinizi iyi saptayacaksınız. Tabii kulağını kapatıp; 'bana ne' de denmez dünyada. Her şeyin kendine göre inceliği vardır. Bunlar iki kere iki dört diye gitmez' dedi.'BEKLENEN NETİCE GELMİYOR'Bir gazetecinin ‘Erivan'da Türk bayrağının yakılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusuna Ortaylı, 'Bak gördüğün gibi beklenen neticeler gelmiyor. Başka şeyler de geliyor' diye cevap verdi. 'OBAMA NE DEDİĞİNİ BİLMİYOR'ABD Başkanı Obama'nın 1915 olaylarını 'Büyük Felaket' olarak adlandırmasının ne anlama geldiğinin sorulması üzerine Ortaylı, 'Büyük Felaket Ermenicesinin tercümesi. Burada filoloji yapacak değiliz. Obama kendi de ne kullandığını bilmiyor zaten. Birileri ona bir şey söylüyor' ifadelerini kullandı.'AVRUPA BİRLİĞİ VE OBAMAYI BEKLEMEMİZ ŞART DEĞİL'Rusya, Ukrayna geriliminde Türkiye'nin Kırım'da yaşayan Türkler için nasıl tutum izlemesi gerektiğini de değerlendiren İlber Ortaylı, 'Rusya orayı bırakacak değil. Çok zamandan beri tesirleri görülüyor. Bizim de oradaki kendi azınlığımızı korumak için Avrupa Birliği'ni veya Obama'yı beklememiz şart değil. Doğrudan Putin ile temasa geçip tartışmamız, sorunları ortaya yatırıp bir nevi pazarlığımızı yapmamız gerekiyor. Çünkü buna hakkımız var. Bunun için Avrupa Birliği falan beklenmez' dedi.Cumhuriyet
Sabri Sarıoğlu'nun Bilinmeyenleri
Galatasaray’ın kaptanı Sabri Sarıoğlu, futbol hayatı ve özel yaşantısına dair önemli açıklamalar yaptı.Sarı-kırmızılı taraftarların ‘Sabri Reis’ diye çağırdığı kaptanlarından Sabri Sarıoğlu, temmuzda 30 yaşına basacağını belirterek, “5-6 yıl daha oynamayı istiyorum. Kendimde o enerjiyi buluyorum. Galatasaray da isterse son noktayı burada koymak istiyorum” dedi. Sabri’nin röportajından öne çıkan kısımlar şunlar oldu: “Sözleşmemi yanlış biliyormuşum” Sözleşmemle ilgili yanlış bir bilgi var. ‘15 maçta ilk 11 veya 30 maçta forma giyme’ şartı diye bir madde var. Zaten 18-19 maç ilk 11 oynadım ve sözleşmem otomatik olarak uzadı. Açıkçası ben de yanlış biliyordum ama 2-3 ay önce kulüp menajerimiz Cenk Ergün bana gösterdi. Kulübümle de sıkıntı yaşayacağımı düşünmüyorum. Benle çalışmak isterlerse seve seve imza atarım. İstemezlerse de başka bir takım da oynarım. 3 ay sonra 30 yaşına gireceğim. Daha 5-6 yıl futbol oynayacak enerjiye, kondisyona ve kafa yapısına sahibim. Bu nedenle de yüzden sonrası için hiçbir plan yapmadım. İngiltere rüyası Avrupa’ya gitmeyi düşündüm. Takım olarak bir hedefim olmadı fakat lig olarak İngiltere’de oynamak isterdim. Ancak her zaman “Galatasaray’ın menfaatlerini düşünerek hareket etmek istiyorum” dedim. Bana Avrupa’nın önemli takımlarından ciddi teklifler de geldi. Fakat o günün şartlarında uygun bulmadım. Galatasaray’da kaldığım ve Avrupa’ya gitmediğim için de hiçbir zaman pişmanlık duymadım. “Türk hocalar duygusal” Hiçbir zaman ayrım yapmadım ama Türk antrenörler olaylara biraz daha duygusal bakabiliyor. Yabancılarla fark olduğunu düşünmüyorum. Önemli olan futbolcuya bakıştır. “En çok Ribery zorladı” Çok sayıda yetenekli ve kaliteli futbolcu ile oynadım ancak Ribery ayrı bir yere sahip. Fransa ile oynadığımız hazırlık maçında harika oynamıştı ve beni çok zorlamıştı. Onunla aynı takımda da oynayabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Harika bir futbolcu ve çok sevdiğim bir insan. Favori yazarı Ahmet Ümit Futboldan arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum. Ahmet Ümit’in ‘İstanbul Hatırası’ ve ‘Beyoğlu Rapsodisi’ni okudum. Daha çok tarihi ve polisiye kitaplara ilgi duyuyorum. En son izlediğim film ise Russell Crowe, Jennifer Connelly ve Emma Watson’ın başrollerini oynadığı Nuh: Büyük Tufan. Fakat film beklentilerimi karşılamadı. ‘Esprilerden hiç rahatsız olmuyorum’ Yaptığı isabetsiz ortalardan reklam üretilen Sabri Sarıoğlu, “Senaryoyu okuduğumda fikir hoşuma gitti. Kendimle barışık bir insanım” diyor. En unutamadığım maç... Bordeaux maçını unutamam Hırvatistan ile oynadığımız Euro 2008’deki çeyrek finali unutamam. G.Saray ile ise gol attığım ve 4-3 kazandığımız Avrupa Ligi’ndeki Bordeaux maçı... Galatasaray formasıyla çıktığım her maçın ayrı bir anlamı oluyor. Eurosport
Kate Upton Şaka Kurbanı Oldu!
'The Other Woman' adlı filmde rol alan Kate Upton, rol arkadaşları Cameron Diaz ve Leslie Mann'ın şakasının kurbanı oldu'The Other Woman' adlı filmde birlikte rol alan Cameron Diaz, Kate Upton ve Leslie Mann, filmlerinin tanıtımına hızla devam ediyor. Son olarak Seth Meyer’ın televizyon şovuna katılan Diaz ve Mann, Kate Upton’a yaptıkları şakanın fotoğrafını paylaştı. İki ünlü oyuncu, uçuşları sırasında uyuyan Upton’ın yüzüne bıyık çizdi ve bu anı fotoğrafla ölümsüzleştirdi. 42 yaşındaki Mann, “Kate uçağa biner binmez uyudu. Ben asla uçaklarda uyuyamam. Bu yüzden çok sinirlendim” sözleriyle şakayı açıklarken Diaz, Upton’ın bıyığı çizdiği sırada kesinlike uyanmadığnı ‘biri bebek gibi’ uyuduğunu belirtti. posta.com.tr
Laboratuvarda Yapay Deri Geliştirildi
Bilim insanları laboratuvar ortamında yapay deri geliştirmeyi başardı. Hedef, ilaç ve kozmetik ürün testlerinde hayvan kullanımına son vermek. İngiltere'nin başkenti Londra'daki King's College araştırmacıları, insan kök hücreleri kullanarak deri tabakası elde etti. Elde edilen derinin, kozmetik ürünlerin ve ilaçların test edilmesinde hayvanların yerine kullanılması amaçlanıyor. Daha önce de kök hücre kullanılarak deri elde edilmiş ancak geçirgenlik sağlanamamıştı. İnsan derisinin epidermis olarak adlandırılan dış tabakası, nemin dışarı çıkmasını ve mikropların içeri girmesini engelleyen koruyucu bir bariyer işlevi görüyor. Araştırmacılar, epidermiste bulunan hücreleri geliştirmek için laboratuvar ortamında yeniden programlanmış deri hücrelerini kullandı. Gerçek deridekine benzeyen bir bariyer oluşturmak için ise deri hücreleri düşük nem oranında bırakıldı. Araştırmayı yöneten Dusko İliç, elde edilen geçirgen derinin, kozmetik ürünlerin ve ilaçların test edilmesinde kullanılabileceğini, böylece hayvanların bu tür deneylerde acı çekmesine son verilebileceğini kaydetti. İliç, kök hücreden elde edilen deri tabakasının cilt hastalıkları için yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasında da önemli ilerleme sağlayacağına dikkat çekti. aljazeera.com.tr
'179 Yaşındayım, Galiba Azrail Beni Unuttu'
Mahashta Murasi: Galiba Azrail beni unuttu. O kadar uzun yaşadım ki torunumun torununun ölümünü gördüm. 150 yaşını geçen kimse yok. Sanırım ben ölümsüzümHindistan'ın Varanasi kentinde yaşayan Mahashta Murasi , tam 179 yaşında. Üstelik yaşını kanıtlayacak her türlü belgeye de sahip. 6 Haziran 1835 doğumlu Hintli 1957'ye kadar ayakkabıcılık yapmış. 122 yaşında emekli olmuş. Murasi 'Galiba Azrail beni unuttu. O kadar uzun yaşadım ki torunumun torununun ölümünü gördüm. 150 yaşını geçen kimse yok. Sanırım ben ölümsüzüm' diyor. Sağlık sorunlarıyla ilgili geçmişte bir kaydı bulunmayan Murasi'nin son doktoru 1971'de vefat etmiş. Hintli adam insanlık tarihinin en yaşlı kişisi olarak Guienness Rekorlar Kitabı'na girdi.T24
Reklam
Çocuğunuzu Bahane Edip Eşinize, “Alalım” Diye Tutturduğunuz 11 Şey
Şimdi gelin şunu hep beraber bir açıklığa kavuşturalım beyler! Çocuk yapmak istiyoruz. Hele bir de erkek çocuk olursa, havalara uçuyoruz. Neden? Çünkü içimizdeki öyle ulu orta açık edemediğimiz çocuğa, gizliden gizliye bir arkadaş arayışımız var. Bizim küçüklüğümüzde oynayamadığımız oyunları, konsolları, anne babamızın satın almadığı Legoları, oyuncakları, çok pahalı olduğu için uzak tutulduğumuz son teknoloji aygıtları çocuğumuza diye alıp, salonun tam orta yerinde evi gönlümüzce dağıtarak oynamak yegane amacımız! Ve tabii ki bu amaca hizmet etmenin başlıca yolu, çocuğunuzu bahane edip, normal şartlarda eşinizi hayatta ikna edemeyeceğiniz şeyleri çocuğunuzu bahane edip kafalamaktan geçiyor. Geekstra olarak yaşı 60’ı bulsa da içindeki çocuk asla büyümeyecek bir ekibiz. Ve sırf çocuğu bahane edip eşimize, bir çocuk edası ile “alalım” diye tutturacağımız 11 şeyi sizler için bir araya getirdik. Aman diyim, bu amacı ve yöntemlerimizi öyle eşlerimize açık etmeyelim beyler! Bu liste aramızda Özellikle yeni baba olacaklar kalemi kağıdı hazırlayın! İşte alışveriş listeniz!
Yıldız Savaşları Hayranları İçin 23 Orjinal İllüstrasyon
Ralph McQuarrie,  1975 yılında George Lucas tarafından Star Wars senaryosunu görselleştirmek için görevlendirildi.Star Wars efsanesinin doğmasında belki de en büyük rollerden birisine sahip olan McQuarrie, Darth Vader, Chewbacca, R2-D2, C-3PO gibi karakterlerin yanısıra bir çok sahnenin ve setin de tasarımında rol aldı.İşte McQuarrie'nin kaleminden Star Wars illustrasyonlarıkaynak:http://www.buzzfeed.com/ kaynak:http://dreamsandvisionspress.com/
Reklam
Türkiye'de Hiç Bilinmeyen 4 Çılgın Bisikletçi
ZeroGravity - TeamGravity ve BrokenChain adları altında toplanan bu adamlara İstanbul - İzmir - Ankara da rastlayabilirsiniz. Ya Metronun merdivenlerinden iniyorlardır, ya trekinge gittiğiniz dağda patikadan iniyorlardır. Türkiye de özel showlara çağılıyor ve 8 metre açıklıkta 5 metre yükseklikteki rampalardan atlayıp herkese hoooooo çektirip ortadan kayboluyorlardır. Bu Adamlar Bir harika dostum denen çılgın adamların bir kaç görüntüsü..
Orwell Ödülü'nün Adayları Açıklandı
George Orwell adına verilen ve Britanya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olarak kabul edilen Orwell Ödülü’nün adayları açıklandı. Sue MacGregor, Robert McCrum ve Trevor Phillips’ten oluşan seçici kurul, ödüle başvuran 235 kitap arasından altı ödülü kısa liste için seçti. Margaret Thatcher’ın biyografisini kaleme alan Charles Moore, This Boy adlı kitabında yetiştiği dönemi anlatan Alan Johnson, kitlesel göçlerin Britanya’ya “zarar verdiğini” öne sürdüğü kitabıyla epey tartışa çıkaran David Goodhart, Gaiutra Bahadur, Frank Dikötter ve James Fergusson ödüle aday gösterildi. Kazanan, aynı zamanda üç bin sterlin tutarındaki para ödülünün de sahibi olacak. Orwell Ödülü, Georger Orwell’in “siyasî metni, sanat eserine dönüştürme” görüşüne paralellik gösteren eserlere veriliyor. Ödül, uzun listesine muhafazakâr yazarları da eklediği için eleştirilmişti. Ödülün direktörü ve tarihçi Jean Seaton, “İnsanlar kaç kere ‘Orwell mezarında ters döndü’ dediler, ben bile ipin ucunu kaçırdım artık” dedi. Ödülün kazananı, 21 Mayıs’ta Londra’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Thatcher biyografisi de aday » Coolie Woman, Gaiutra Bahadur » The Tragedy of Liberation, Frank Dikötter » The World’s Most Dangerous Place, James Fergusson » The British Dream, David Goodhart » Margaret Thatcher: The Authorised Biography, Charles Moore Taraf
Artık Zamanı Gelen Dondurma Hakkında Bilmemiz Gereken 20 Şey
Yaz geldi kapıya dayandı. Kızgın kumlardan serin sulara koşarcasına, dillerimiz hasret dondurmaya. Peki her yaz hunharca yaladığımız dondurma hakkında gerçekten ne biliyoruz? Bilmediğimiz şeyi yemeyelim düsturuna sığınarak hazırladığımız bu listemizi okuduktan sonra eminiz ki en yakın dondurmacıda soluğu alacaksınız. 20 topluk pardon yani maddelik bilinçlendirme sürecimiz başlıyor efendim;
Reklam
“The Human Body” Sergisi, İstanbul Akvaryum Bilim Merkezi'nde
“İstanbul Akvaryum Bilim Merkezi” ’nde Gforce Exhibitions’ ın heyecan verici, tam ve kısmi insan vücudu örnekleriyle, Haziran sonuna kadar devam edecek olan “The Human Body” sergisi, diğer sergilerden farklı olarak kendinize bakış açışınızı değiştirecek! Dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca insanın ziyaret ettiği “The Human Body” sergisi adeta kusursuz bir makina olarak işleyen insan vücuduna çarpıcı bir yolculuğa çıkarıyor. İnsan bedeninin mucizevi işlevlerini üç boyutlu olarak sunan sergi, insan anatomisinin dinamik tam vücut örnekleri ile merak ettiğiniz tüm sorulara somut şekilde cevap veriyor. Sergi, bölümler halinde dokuz kısımdan oluşuyor. Giriş bölümünde vücuda genel bakışı izlerken, 2. bölümde vücudu destekleyen iskelet yapısı ve onunla iş birliğinde çalışan kaslar sergileniyor. Solunum sisteminin yer aldığı 3. galeride, vücuttaki tüm hücrelere hava taşıyan ve konuşmayı sağlayan sistemi inceleyebileceksiniz. 10 metrelik sindirim yolu boyunca yiyeceklerin taşındığı bölümlerin sergilendiği bir diğer bölümde, yaşam için besinlerin ayrıştığı, mucizevi işleyişe de tanık olacaksınız. İnsanların en çok merak ettiği bilincin merkezi beyin ve beyine ışık hızında komutlar gönderen omurilik sistemi, dolaşım sistemi ve 145.000 km uzunluğundaki kalbe ve tüm vücudumuza kan taşıyan damarlar, insanın kendi kendisiyle karşı karşıya kalmasını sağlayan unutulmaz bir deneyim sağlıyor. Etkileyici bölümler arasında olan üreme ve boşalma sistemleri, yaşamın gelişim aşamasını gözler önüne seriyor. Vücudunuzu daha önce hiç düşünmediğiniz, anlamadığınız kadar düşündüren ve anlatan bu sergide sağlıklı bir akciğerle, sigaradan zarar görmüş bir akciğeri yakından gördüğünüzde hayatınızla ilgili yeni kararlar alacaksınız.Açılmış olduğu 31 Ocak 2014 tarihinden itibaren yaklaşık 2500 kişinin ziyaret ettiği “The Human Body” sergisi, sahip olduğu bedenin gizemini merak eden herkesi 30 Haziran 2014 tarihinde son bulacak bu keşif serüvenine, İstanbul Akvaryum Bilim Merkezi’ ne bekliyor.Milliyet
Bir Erkeğin Mutlaka Bilmesi Gereken 21 Şey
Derdimiz cinsiyetçi, ataerkil bir yaklaşımla erkeği kategorize etmek değil. Günümüz şartlarında bir erkeğin kendisine ve çevresine yetebilmesi için bilmesi gereken ortalama şeylerin bir özetini çıkarmak. Özet olunca sizler için 21 maddede erkek için gerekli bilgileri derledik.
Sevdiğiniz Sokakta Bir Evsiz Olsa Onu Tanır mıydınız?
New York City Rescue Mission, Silver+Partner ajansıyla iş birliği yaparak, evsiz insanları görünür kılmak amacıyla mükemmel bir sosyal deneye imza attı.Genellikle şehirliler yolda gördükleri evsizlerle göz temasından kaçınırlar. Bu durum NYC Rescue Mission’a şu soruyu sordurttu: Eğer yakın akrabalarınız sokakta yaşasaydı, onları tanır mıydınız?
Reklam
Arabanın Tamponuna Saklanan Afrikalı
İspanya polisi Afrikalıların kaçış noktalarında teknolojinin tüm nimetlerinden yararlanıyor. Önceki gün Afrikalı göçmenlerin geçiş noktası sayılan liman kenti Melilla'da yapılan bir uygulamada polisi bile şaşırtan bir kaçış öyküsü ortaya çıkarıldı. Durumundan şüphe edilen bir otomobili durduran polisler aracın arka tamponu içine kıvrılarak sınırdan girmeye çalışan bir Afrikalı ile karşılaşınca şaşkınlıktan küçük dillerini yuttu. Olayı videoya kaydeden polisler ülkenin sosyal medyasında gündem oldu..
Reklam
'Kuzey Kore Parya Devlet'
ABD Başkanı Obama, Kuzey Kore'yi ilk kez 'Halkının umutlarını ve rüyalarını beslemek yerine açlığa mahkûm eden bir parya devlet' olarak tanımladı. Güney Kore'deki Amerikan askerlerine seslenen Obama, Güney Kore ile Kuzey Kore arasındaki sınırı 'özgürlüğün sınırı' olarak niteledi. 'Bu sınır büyüyen bir ekonomiyle halkının umutlarını ve rüyalarını beslemek yerine onları açlığa mahkûm eden bir parya devlet arasındaki sınırdır' dedi. Kuzey Kore yönetiminin nükleer silah üretme arayışının ülkeyi daha da yalnızlığa sürükleyeceğini söyledi. Parya devlet tanımı, halkına ya da diğer ülkelere yaklaşımı uluslararası normlara uymayan ülkeler için kullanılıyor. 'Askeri gücümüzü kullanırız' Güney Kore ile ittifaklarının her zaman olduğu gibi güçlü olduğunu savunan Obama, 'Müttefiklerimizi ve yaşam tarzımızı korumak için askeri gücümüzü kullanma konusunda tereddüt etmeyiz' dedi. Cuma günü başkent Seul'de Güney Kore Devlet Başkanı Park Guen-hye ile görüşen Obama, iki ülkenin her türlü provokasyona kararlılıkla karşılık vereceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kuzey Kore'nin yaptığı orta menzilli nükleer füze denemesini kınamış, Pyongyang kınamayı dikkate almamıştı. Kuzey Kore 'nükleer caydırıcılığını pekiştirmek için yeni bir deneme seçeneğini' de dışlamamıştı. Son birkaç hafta içinde Kuzey Kore'nin bu denemeye hazırlandığı yönündeki işaretler artmıştı. aljazeera.com.tr
Bağış Parasıyla ABD'de Villa Almış
Kazandığı 500 bin TL'li ödülün yarısını işitme engelli çocuklara bağışlayacağını söyleyen Derya Büyükuncu'nun ABD'den villa aldığı ortaya çıktı.Survivor 2011 birincisi Derya Büyükuncu ortaya çıktı. Ünlü yüzücünün “işitme engelli çocuklara bağışlayacağım” dediği para ödülüyle ABD’den ev aldığı ileri sürüldü.ÖDÜLÜ ALIP ORTADAN KAYBOLDU2011 yılında Acunmedya tarafından düzenlenen “Survivor Ünlüler-Gönüllüler” yarışmasında türkücü Nihat Doğan’a karşı birinciliği elde eden ve 500 bin TL’lik para ödülü kazanan milli yüzücü Derya Büyükuncu, bir yıl kadar önce ortadan kaybolmuştu. Büyükuncu geçtiğimiz günlerde İstanbul’da bir AVM’de ortaya çıktı.BAĞIŞ PARASIYLA EV ALDIBüyükuncu, yarışmanın finalinde kazandığı 500 bin TL’lik ödülün yarısını işitme engelli çocuklara bağışlayacağını söylemişti. Ancak bu parayla ABD’de bir ev aldığı ileri sürüldü.Posta gazetesinden Müge Dağıstanlı'nın haberine göre yarışma sözleşmesinde de bu şekilde bir madde olduğu için Acun Medya’nın avukatları şimdi Büyükuncu’ya dava açmaya hazırlanıyor.
Dünyamıza 14 Yılda Kaç Tane Nükleer Güçte Asteroid Düştü?
ABD’li astrofizikçi Piet Hut ile eski NASA astronotu Ed Lu’nun 2002’de kurduğu B612 Vakfı, yıkıcı göktaşı tehdidinin düşünülenden daha fazla olduğuna dair bir rapor yayınladı. Rapora göre, 2000’den beri yeryüzünde asteroidlerin sebep olduğu 26 nükleer patlama tespit edildi. Asteroidlerin güçlü bir şekilde patladığı bölgelerin, yerleşim birimlerinden uzakta ya da okyanuslarda olduğu belirlendi. Göktaşlarının büyük çoğunluğu atmosferin yüksek tabakalarında patladığı tespit edildi. Patlamaların gücünün 1 ila 600 kiloton TNT kalıbının infilakı ile eş değer olduğu ifade edildi. 6 Ağustos 1945’te Hiroshima’ya atılan nükleer bombanın gücü 15 kilotondu. Bombardımanda, 40 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. Göktaşlarının büyük çoğunluğu atmosferin yüksek tabakalarında patladı. Dünya’ya çarpana kadar da varlıkları tespit edilemedi. Raporla ilgili açıklama yapan fizikçi Ed Lu, “Yaklaşık 10 bin asteroidin, büyük şehirleri yerle bir edecek potansiyeli olduğunu belirledik. Bir dahaki büyük çarpışmanın nerede ve nasıl olacağını bilmiyoruz. Büyük bir felaketi önleyecek tek şey, şans” dedi.teknolojioku
Reklam