onedio
'Çocuklar Fısıldayarak Uğradıkları Taciz ve Tecavüzleri Anlattılar'
CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme Komisyonu olarak bugüne kadar ziyaret ettikleri 130′a yakın cezaevindeki 100′e yakın çocukla ilgili incemelerinden hiç de iç açıcı olmayan izlenimlerini aktardı. “Çocukların zor koşullarını kendilerine “fısıltıyla” anlattıklarına dikkat çeken Demir, hazırladıkları raporlara tüm bu iddiaları yansıttıklarına dikkat çekti. Demir, “Yaptığımız bazı tespitlere göre; çocuklarımızın; her türlü kötü muamele ve işkenceye maruz kaldıklarını, çocukların psikolojilerinin bozulduğunu, her şeyden korkar hale geldiklerini, Yetkililerin tecavüz iddialarıyla ilgili yeterince araştırma yapmadığını, koğuşlarda sürekli dayak yedikleri ve hakarete uğradıklarını, başka mahkumlar tarafından da taciz ve tecavüzü uğradıklarını, Yoksul çocukların koğuşlara temizliğe gönderildiğini dinledik” dedi. CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Cumhuriyet Halk Partisi Cezaevlerini İnceleme ve İzleme Komisyonu adına, dün İstanbul Barosu’nun düzenlediği Çocuk Hapishaneleri başlıklı sempozyuma katıldı. Demir’in konuşması şöyle: Malatya Mv Veli Ağbaba, Manisa Mv Özgür Özel ve Erzincan Mv Muharrem Işık ile birlikte CHP Cezaevlerini İnceleme ve İzleme Komisyonu olarak bugüne kadar 130 dolayında cezaevinde 1300’e yakın tutuklu ve hükümlüyü ziyaret ettik. Ziyaret ettiğimiz tutuklu ve hükümlülerin 100’e yakını genç ve çocuklardı. Ziyaretlerimizin sonuçlarını 3 rapor halinde kamuoyuyla paylaştık. Zaman zaman da kısa kısa raporlar halinde tespitlerimizi basınla dolayısıyla kamuoyuyla paylaştık. Cezaevlerinde yaşanan sorunları sık sık TBMM gündemine taşıdık. Adana Pozantı, Antalya L Tipi Cezaevi, İzmir Şakran, Adana Kürkçüler, Ankara Sincan gibi çocuk cezaevlerinde ve çocuk koğuşlarında incelemelerde bulunduk. Çocuklara yapılan kötü muamelelerin örneklerini kamuoyuna taşıdık. Yaptığımız bazı tespitlere göre; çocuklarımızın; her türlü kötü muamele ve işkenceye maruz kaldıklarını, çocukların psikolojilerinin bozulduğunu, her şeyden korkar hale geldiklerini, yetkililerin tecavüz iddialarıyla ilgili yeterince araştırma yapmadığını, koğuşlarda sürekli dayak yedikleri ve hakarete uğradıklarını, başka mahkumlar tarafından da taciz ve tecavüzü uğradıklarını, yoksul çocukların koğuşlara temizliğe gönderildiğini dinledik. Tüm bunların yanında; çocuklara sevk esnasında yemek ve su verilmediğini, açık görüşlerin engellendiğini, sistematik aşağılama ve onur kırıcı davranışlar, çıplak arama, özellikle kameraların olmadığı yerlerde çocukların dövüldüğünü, sağlık hizmetlerine ulaşmalarının engellendiğini, tüm bunlara dayanamayan çocukların intiharı dahi denediklerini dinledik. Ayrıca zaman zaman yaptığımız ziyaretlerde; çocukların çocuk olmalarından kaynaklanan tüm haklarının ihlal edildiğini, çocukların ürkek, konuşmaktan çekindiğini hissettik. Anlatmak istediklerini kulaklarımıza fısıltı şeklinde aktardılar. Korkuları, kaygıları, endişeleri gözlerinden belli oluyordu. Çocuklar cezaevlerinde olmamalıdır. Sokaklarda özgürce oynayabilmelidirler. Ayrıca bebekleri ile anneler cezaevlerine gönderilmemelidir. Cezaları ertelenmelidir. Ya da denetimli serbestlikten yararlanmalarının önü açılmalıdır. Cezaevlerindeki ağır koşulları yetişkinler bile kaldıramazken, çocuklar bu sorunlarla nasıl baş edecek? Cezaevlerinde kötü muamelelere maruz kalan, işkence gören çocuklar nasıl sağlıklı bireyler olacaklar? Topluma kazandırmamız gereken çocuklarımızı, cezaevlerinin bu yapısıyla kaybetmiyor muyuz? Çocuk cezaevlerinin de sayısının artırılması planlanıyor. 2012-2016 mali yatırım programında 10 yeni çocuk cezaevinin yapımı alındı. Ülkemizde ceza infaz sistemi sorunludur. Bu sebeplerden insanlar ağır travmalar yaşamaktadır. Çıkan vatandaşlarımız ıslah edilemediği için, intikam duygusu ile yeniden “suç”a yönelmektedirler. Mahkumlar kötü koşullarda hasta olmakta, Hastalar en ağır koşullarda ağırlaşmakta, iyi bakılmadıkları için hayatlarını dahi kaybetmektedirler. Sohbet hakkının engellenmesi, Sağlık hakkının engellenmesi, keyfi cezalarla verilen mahkumiyet kararları, uzun tutukluluk, bir çocuğun ailesinden kilometrelerce uzağa götürülmesi, süngerli odalarda tutulmak işkence değil mi? Fiziksel işkence hala var. Devam etmektedir. Psikolojik işkence daha da fazla. Cezaevleri farklı, ancak bazılarında ağır koşullar, uygulamalar söz konusu. İşkence bir insanlık suçudur. Dolayısıyla hapishanelerde yaşananlar insanlıkla bağdaşmamaktadır. Hülya KARABAĞLIAnkara- ZETE
Mars'ta 200 Bin Yıllık Su İzi
Avrupalı gökbilimciler, Mars’ın güney yarımküresinde yer alan bir kraterin jeolojik yapısı üzerinde yaptıkları incelemelerde, yüzbinlerce yıl öncesine uzanan su izlerine rastlamış olabileceklerini açıkladı.İsveç’in Göteborg Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, Mars’ta 200 bin yıl öncesinde sıvı halde su bulunduğuna dair yeni bilgiler sundu. Mars’ta bir kraterin yapısını inceleyen bilim insanları, iyi korunmuş su yolları ve akıntı kanalları tespit etti. Yapıların, Dünya’da gözlemlendiği gibi su ile ağırlaşarak bulunduğu eğimden akan maddelerin oluşturduğu izleri temsil ettiği ifade edildi.Icarus dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, madde akışı durduğu zaman su kanallarında ortaya çıkan tortu içerikli öbekler ve setlerin, incelenen kraterde de yer aldığı belirtildi. Andreas Johnsson ve meslektaşlarının gerçekleştirdiği araştırmada, uydular tarafından elde edilen görüntüler Norveç’in Svalbard takımadasında yer alan jeolojik özelliklerle karşılaştırıldı. Johnsson, Svalbard’da yaptıkları arazi çalışmasında elde edilen bilgilerle Mars krateri hakkındaki veriler değerlendirildiğinde sıvı suyun varlığının desteklendiğini belirtti. Johnsson, kraterdeki sıvı su etkisiyle yaşanan oluşumun 200 bin yıl öncesine işaret ettiğini ve bu tarihin Mars’taki buz çağından 200 bin yıl sonrasına rastladığına dikkat çekti. Sıvı su izlerine ait oluşumların çok yeni olmasının kendilerini şaşırttığını söyleyen Johnsson, “Mars’ta su yolları sık rastlanan yapılar arasında. Ancak geçmişte incelediklerimiz çok daha eskiydi ve en son buz çağıyla bağlantılıydı. Ancak en son veriler buz çağının etkisinden çok uzak. Bu durum, çökeltileri oluşturan su akıntısının daha yakın zamanlardaki etkenlerden oluştuğuna işaret ediyor” dedi. Mars çok daha soğuk ve karlıydı Mars’ın güney yarımküresindeki orta enlemlerle kalan kraterin, Mars’ın bir zamanlar nemli veya buzul olduğu dönemlerde yaşanan meteor çarpmasıyla oluştuğu düşünülüyor. Kraterdeki çökelti akıntılarının ilk olarak çatlak veya faylardan kaynaklandığını düşünen araştırmacılar, daha yakından inceleme yaptıklarında bu tür yapılar göremedi. Johnsson, suyollarının Mars’ta kar oluşumunun mümkün olduğu zamanlarda eriyen buzdan kaynaklandığını düşündüklerini belirtti. Araştırmacılar, geçmişte yörünge ekseni daha eğik olan Mars’ın gerekli şartları sunduğunu düşünüyor. Kaynak: Redorbit
İlk Bakışta Sahibini Belli Eden 22 Araba Modeli
Arabalar sadece ayağımızı yerden kessin diye aldığımız binekler olmaktan öteler aslında. Kişiliğimizi yansıtırlar, kim olduğumuz hakkında mesajlar verirler. Bu mesajı alıp yorumlamak tabii bakan kişiye göre de değişebilir. Ortalama intibaları göz önünde bulundurarak bu listeyi hazırladık, bakın bakalım belki sizin aracınız vermek istediğiniz mesajın çok dışındadır;
Yeni Nesil Bebekler Nasıl Doğar?
Teknoloji artık hayatımızın her alanında, yeni doğan bebekler bile bu teknolojiye doğar doğmaz ayak uyduruyorlar. Hatta teknolojiye doğuyorlar denebilir.
20 TL’ye İstanbul’da Yapılabilecek 20 Güzel Şey
Hayat pahalı, İstanbul desen daha da pahalı… Cebimde fazla param yoksa kapıdan dışarı çıkmam, oturur evde dizimi seyrederim diyorsan okumaya devam et. Çünkü sana öğrencilik günlerindeki yaratıcılığa taş çıkartacak fikirlerle geliyoruz.  Geziko.com blogunda Gizem Telci'nin hazırladığı 40 öneriden seçtiğimiz 20 tanesi sizlerle...
Reklam
Ermeni İşadamından Erdoğan'a Taziye Teşekkürü
Şirinoğlu Faktoring'in sahibi Bedros Şirinoğlu, Başbakan Erdoğan'a '1915 taziyesi' ile ilgili açıklaması nedeniyle teşekkür ilanı yayınladı. Ermeni Cemaatinin önde gelen isimlerinden Şirinoğlu Faktoring'in sahibi Bedros Şirinoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a '1915 taziyesi' ile ilgili açıklaması nedeniyle teşekkür ilanı yayınladı. 2010 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gayrimüslim azınlık temsilcileriyle görüşmesine de katılan Bedros Şirinoğlu, bugün bazı gazetelere verdiği 'Teşekkür' başlıklı ilanda şu ifadeleri kullandı: 'Bizlere ilkleri yaşatan, saygıdeğer BAŞBAKANIMIZ GÜZEL ADAM SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN. Taziye mesajınıza en içten teşekkürlerimi arz eder, ben ve ailem adına, kötü günlerde hayatını kaybeden Müslüman kardeşlerimin torunlarına taziyelerimi sunarım. Bedros Şirinoğlu' 2010 yılında yapılan görüşmelerde Başbakanlık, Bedros Şirinoğlu'nu 'Ermeni Cemaati Başkanı' olarak açıklamış ancak cemaatin 'başkanlık' gibi bir kurumunun olmaması nedeniyle bu ifade tartışma yaratmıştı. Şirinoğlu Faktoring'in sahibi olan Bedros Şirinoğlu, aynı zamanda Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de yapıyor. DHA 
Temizlikçi Şakası
Evlerine Çağırdıkları Temzilikçi Kadınları Korkutan Gençlerin Hazin Sonu
Reklam
Nejat İşler ile Berrak Tüzünataç Evleniyor mu?
96 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde tedavi gören ve beş gün önce taburcu olan Nejat İşler’i zor günlerinde yalnız bırakmayan eski sevgilisi Berrak Tüzünataç’la yazın evlenecekleri yönünde çıkan haberleri Tüzünataç yalanladı.Hastaneden çıkar çıkmaz cihangir’de Berrak Tüzünataç’la buluşan İşler’e, Tüzünataç’ın “Bundan sonra yalnız yaşaman doğru olmaz. Ya sen benim evimde kal ya da ben sende kalayım” dediği ve yazın evlenecekleri iddia edildi.Tüzünataç dün Twitter sayfasından hakkında çıkan evlilik iddialarını “Çok iyisiniz ama öyle bir şey yok. Sevmek sahip olmak telaşı barındırmadan da var. Sevmek iyi ki var” tweet’iyle yalanladı. Tüzünataç’ın kısa bir süre sonra attığı tweet’i silerek yerine “Telli duvaklı mention’larınız için teşekkürler, ama haberdeki yakın arkadaşlar hayali, ya da arkadaşlar hayal kuruyor” yazdı.kaynak:http://gecce.com/
Ukraynalı Komandolar Kan İçinde ve Çıplak
Ukrayna'nın doğusunda tansiyon düşmüyor. Slavyansk kentinde Rusya yanlısı milisler tarafından alıkonulan 8 AGİT gözlemcisinden biri sağlık sorunları nedeniyle serbest bırakıldı. Esir alınan 3 Ukrayna güvenlik görevlisinin görüntüleri de yayımlandı. Görüntülerde askerler kanlar içinde, bağlanmış ve pantolonları çıkarılmış olarak görülüyor. CNN Türk
Reklam
Nike'ın Dünya Kupası İçin Hazırladığı Mükemmel Reklam
Ronaldo, Neymar Jr. ve Wayne Rooney’ın yanı sıra Zlatan Ibrahimovic, Eden Hazard, Andrea Pirlo, Gonzalo Higuain, Gerard Pique, Andrés Iniesta, Mario Gotze, Thiago Silva, Thibaut Courtois, Tim Howard ve David Luiz gibi ünlü futbolcular da yer aldı. Kobe Bryant, Jon Jones, Anderson Silva, Irina Shayk ve Yeşil Dev’in de aralarında bulunduğu diğer sporcular ve özel konukların da yer aldığı reklam filmi, iki takım arkadaşının bir parkta ‘Kazanan Kalır’ oyunundaki mücadelesi ile başlıyor.İster dünyanın en iyi oyuncusu olsun ister Brezilya’da sokaklarda oynayanlar olsun tüm futbolseverleri oyuna tutkuyla bağladıklarını söyleyen Nike Pazarlama Kurulu Başkanı Davide Grasso, ‘Kazanan Kalır’ın her genç oyuncunun arkadaşlarıyla arasındaki rekabeti öğrenmesini, kahramanı olan oyuncuyla oynama veya onun gibi olmaya çalışma deneyimlerini anlattığını belirtti. Davide Grasso, şöyle devam etti: “Korkusuz, heyecanlı ve eğlenceli oyuna inanıyoruz ve işte bu da bizim benimsemek istediğimiz bakış açısı. Nike oyuncuları uçlarda oynuyor; çünkü bir şeyi benzersiz ve sıra dışı kılmak için doğru zamanı biliyor. Biz oyunları bu dakikalar için izliyoruz, bunlar bize kendi oyunumuzu yaratmada ilham verici oluyor. İşte ‘Her Şeyi Ortaya Koy’ bu demek oluyor. Eğer o riskleri almaya hazırsan, ne yapabileceğinin söylenmesine ihtiyaç yoktur.”
Diyarbakır'da İki Uzman Çavuş Kaçırıldı
DİYARBAKIR’ın Lice İlçesi’nde karakol yapımını protesto için dün gece yol kesen PKK’lı grup, Bingöl’den otobüsle gelmekte olan 2 uzman çavuşu kaçırdı. Prosto eylemi nedeniyle Lice-Bingöl karayolu dün geceden itibaren trafiğe kapatıldı. Sabah saatlerinde jandarma ile protestocu grup arasında çıkan olaylarda 9 asker yaralandı. Kaçırılan 2 uzman çavuşun kurtarılması çalışmaları sürüyor Lice İlçesi’ne bağlı Abalı Köyü’nde bulunan Abalı Jandarma Karakolu’ndaki inşaatı protesto eden bir grup, dün gece Diyarbakır-Bingöl karayolunu trafiğe kapatarak durdurdukları araçlarda kimlik kontrolü yaptı. Bölgede önlem alan güvenlik güçleri yol kesen PKK yandaşı gruba müdahale etti. Yol kesen grup güvenlik güçlerine taş ve havai fişeklerle saldırırken, jandarma timleri de göz yaşartıcı bomba atarak dağıtmaya çalıştı. Geç saatlere kadar süren olaylar sırasında, PKK yandaşları durdurulan araçlardan birinde bulunan ve Bingöl’den Diyarbakır’a gelen 2 uzman çavuşu, yaptıkları kimlik kontrolü ardından kaçırıldı. Olayların çıkması üzerine BDP Diyarbakır İl Başkanı Zübeyde Zümrüt dün gece ilçeye giderken, Lice-Bingöl karayolunun halen kapalı olduğu ve kaçırılan ve PKK’nın elinde olduğu değerlendirilen 2 uzman çavuşun kurtarılması için bölgede operasyonlar sürdürülüyor. Kaçırılan uzman çavuşlardan Hasan Demircan'ın Gaziantep'in Nurdağı ilçesindeki ailesine haber verildi. Demircan'ın ağabeyi Ahmet Demircan, Bingöl'de görev yapan kardeşi ve silah arkadaşının bir an önce bulunmasını istedi. Evde umutlu bekleyişin devam ettiğini dile getiren Demircan, şunları söyledi: Kardeşim 23 Mayıs'ta evlenecekti. Bu nedenle silah arkadaşıyla düğün hazırlıkları için gittiği Diyarbakır'dan Bingöl'e döndüğü sırada olay meydana gelmiş. Devletimizden gerekli girişimlerin yapılmasını istiyoruz. Evlilik hazırlığı yapıyordu. Bunun için de 15 Mayıs'ta izne ayrılacaktı. En son 4 ay önce izne gelmişti. Bir yandan çalışıyor bir yandan da düğün hazırlıklarıyla uğraşıyordu.' 9 ASKER YARALANDI Dün bölgede 2 uzman çavuşun kaçarılmasından sonra bu sabah protostocu grup ile jandarma arasında yeniden olaylar çıktı. Jandarmanın kapatılan yolu açmaya çalışması ve grubun karşı çıkması üzerine çıkan olaylarda, gaz bombası, ses bombası, molotof kokteyli ve havai fişekler kullanıldı. Atılan ve içerisinde çivi olan el yapımı ses bombasının patlaması sonucu 9 asker yaralanırken, askerler Lice Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. VALİLİK KARARIYLA KAPATILDI Diyarbakır Valiliği’nin kararı ile Diyarbakır-Bingöl karayolu Jandarma tarafından Lice yol ayrımından itibaren çift taraflı güvenlik gerekçesiyle tarafiğe kapatıldı. Gazetecilerin bölgeye gitmesine izin verilmezken, Abalı Köyü yakınlarında başlayan gerginliğin sürdüğü ifade edildi. BDP Diyarbakır il Başkanı Zübeyde Zümrüt, karakol yapımını protesto eden grupta bulunanların karakol yapımının durdurulduğu açıklanana kadar eylemlerine devam edeceklerini ve askerleri bırakmayacaklarını söylediklerini ifade etti. Zümrüt, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve BDP Grup Başkan vekili İdris Baluken ile görüştüğünü ve gerginliğin bitirilmesi için ANAHTARLARI ALINAN ARAÇLAR MAHSUR KALDI PKK yanlısı grubun yolda durdurdukları araçların anahtarlarını aldıkları, bu nedenle 100’e yakın aracın Lice yol ayrımı ile Abalı Köyü arasında 24 saatten bu yana mahsur kaldığı belirtildi. Anahtarları alınan TIR ve kamyonların, yolu kapatacak şekilde çapraz park edildikleri görüldü. Araç sahipleri, perişan olduklarını, araç anahtarları alındığı için hareket imkanları kalmadığını ve aç ve susuz bırakıldıklarını söyledi. Askerlerin anahtarları alınan araçların bulunduğu bölgede güvenlik önlemi aldığı görüldü. GENELKURMAY AÇIKLAMA YAPTI Lice’de 2 uzman çavuşun kaçırılmasına ilişkin Genelkurmay Başkanlığı’nın web sayfasında şu bilgiler verildi: 'Sözde gençlik yapılanmasına mensup bir grup , Lice/Abalı Jandarma Karakol Komutanlığının iki kilometre güneybatısı bölgesinde, trafiği durdurarak yolu kesmiş ve iki-üç araç ile yolu trafiğe kapatmıştır. Yol üzerinde 90-100 araçlık konvoy oluşmuştur. Yolu kapatan söz konusu gruba, Abalı Jandarma Karakol Komutanlığı yeni hizmet binası inşaat alanının güvenliğini sağlayan unsurlarca müdahale edilmiş, müdahalede bulunan unsurlara söz konusu grup tarafından taş, havai fişek, molotof kokteyli ve ses bombaları ile saldırıda bulunulmuştur. Çıkan olaylar sırasında Silvan 4’üncü Jandarma Komando Alay Komutanlığında görevli Jandarma Uzman Çavuş atılan ses bombasının isabet etmesi sonucu, sağ bacağı ile kulağından hayati tehlikesi olmayacak şekilde hafif yaralanmıştır. Saat 21.45 sıralarında, yolda oluşan konvoyda bulunan yolcu otobüsünden indirilen iki askeri personel, söz konusu grup tarafından kaçırılmıştır.' Felat BOZARSLAN/ DİYARBAKIR | DHA
Osman Hamdi Bey'in Sır Tablosu Rekor Fiyatla Satışta
Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey'in 1882'den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı 10 milyon liraya satışa çıktı. Türk resminin en önemli isimlerinden Osman Hamdi Bey’in 1882’den günümüze gizli kalmış bir başyapıtı ortaya çıktı. 2004’te ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ isimli eseri 5.5 milyon liraya satılarak rekor kıran Osman Hamdi’nin ‘Cami Önü’ konulu eserinin bu kez müzeyedeye çıkış fiyatı 10 milyon lira ile satış rekorunun üzerinde. 132 YILDIR GİZLİ KALMIŞ Tam 132 yıldır gizli kalmış bir Osman Hamdi tablosu kalın kadife bir perdenin arkasından gün ışığına çıkmak için gün sayıyor şu günlerde. Antik AŞ’nin 24 Mayıs Cumartesi günü Shangri-La Otel’de gerçekleştireceği müzayedesinde yer alacak tablo bugüne kadar satışa sunulan en önemli Osman Hamdi Bey eserlerinden biri olarak gösteriliyor. ‘Cami Önü’ konulu eser tuval üzerine yağlıboya, imzalı ve 1882 tarihli. Osman Hamdi Bey’in Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane’yi, bugünkü adıyla Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni kurduğu yıl olan 1882’de tamamladığı eser, eski Gebze Belediye Başkanı Mustafa Zeki Bey koleksiyonundan günümüze gelmiş. Duvarında asılı olduğu köşkte, ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’nin kırdığı fiyat rekorundan sonra genelde üzeri kadife bir perdeyle kapalı olarak saklanmış. Şimdi ilk kez müzayede salonuna gelerek sanatseverlerle buluşacak tablo, 12 ve 24 Mayıs tarihleri arasında Antik AŞ’de sergilenecek. 16 İNSAN FİGÜRÜ ‘Cami Önü’ adlı eserinde Osmanlı mimarisinin ince işçiliği ve süslemelerdeki detaycılığını tuvale yerleştirdiği 16 insan figürü ile zenginleştiren Osman Hamdi Bey, eski Osmanlı günlük yaşamının ruhunu etkileyici bir kompozisyonla anlatmış. Tuval üzerine yağlıboya eser, 185 x 100 cm ebatları ile ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı tablosundan sonra bilinen en büyük Osman Hamdi Bey eserlerinden biri. Antik AŞ müzayedesinde satışa sunulacak eser 10 milyon lira açılış rakamı ile müzayedeye çıkıyor. HER ESER BİR REKOR Pera Müzesi’nin 2004’te o dönemin rakamlarıyla 5.5 trilyon liraya (3.9 milyon dolar) satın aldığından beri Türkiye’nin en değerli eseri olan ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ müzayede sonrasında Türkiye’nin en çok tanınan tablosu olmuştu. 2008’de Londra’da satılan ‘İstanbul Hanımefendisi’ 8 milyon lirayla (6.5 milyon dolar) rekor kırdı. 2012 yılında Sotheby’s ‘Kuran Okuyan Adam’ isimli eseri 3 milyon pounda sattığını açıklarken yine 2012 yılında Antik A.Ş. müzayedesinde ‘Vazo Yerleştiren Kız’ konulu tablo 3.2 milyon liraya satıldı. 2010 yılında Dr. McRae tarafından Pennsylvania’da müze arşivinde bulunan ‘Cami Kapısı’ konulu tablo Pera Müzesi’nde sergilenerek sanatseverlere sunulmuştu. UZMANLARIN YORUMLARI Prof. Edhem Eldem: “Eser 1882 tarihli olması nedeniyle önemlidir. Bursa Yeşil Cami’nin Taç kapısını ve önünü tasvir etmiştir. Benzer eserlerinde olduğu gibi bu tuvalde de Osman Hamdi Bey camin önüne gerçekte bulunmayan basamakları ustalıkla koyarak figürlerine hareketli bir sahne oluşturmuştur. Osmanlı mimarisini kullanarak, ön planda feraceli, yaşmaklı ve şemsiyeli kadınlar, erkekler, satıcılar ve dilenciler gibi ‘tipik’ Osmanlı karakterlerini sahneye koyan bu tablo, sanatçının kendine özgün tarzını yansıtan önemli eserlerindendir.” İhsan Yılmaz | Hürriyet
Reklam
Reklam
Sadettin Teksoy'la Gurur Duymamız İçin 15 Sebep
Günün birinde ders kitaplarında 100 Türk büyüğü arasında Sadettin abimizin adı geçer mi bilemeyiz ama kendisi gönüllerimizde çok ayrı bir yere sahip. Bir zamanların değil tüm zamanların efsanesi olabilmesi mümkün, çünkü o daha önce hiç bir vatan evladının yapmayı başaramadığı şeylere tek başına imza atmaya çabalamıştır. Kimse ona görev vermemiş olsa da 'Teksoy Görevde' diyerek, emir almadan direk uygulamaya geçen tartışmasız bir gönüllerin kahramanıdır. Onunla gurur duymak için bir çok sebebimiz var elbette ancak şımarmaması için on beş tanesini sizler için seçtik. Onunla gurur duyun ahali çünkü o;
Şampiyon Fenerbahçe!
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 31. haftasında 2013-2014 sezonunun şampiyonu olmayı garantiledi. Kadıköy Şükrü Saracoğlu Stadı'nda sarı lacivertli takımın cezası nedeniyle kadın ve çocuk taraftarların önünde oynanan maçta Fenerbahçe, Çaykur Rizespor ile 0-0 berabere kalmasına rağmen bitime üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. VOLKAN NET GOLÜ ÖNLEDİ Karşılaşmanın 75. dakikasında Çaykur Rizespor gole çok yaklaştı. Savunma arkasına atılan topa hareketlenen Deniz, ceza sahasında Volkan'la karşı karşıya kaldı. Sert vuruşunda milli kaleci topu çelmeyi başardı. KUYT DA ÇIKTI Ersun Yanal, maçın 72. dakikasında sıra dışı bir değişikliğe imza attı. Genelde doksan dakika oynattığı Dirk Kuyt'ı oyundan alarak yerine Alper Potuk'u oyuna soktu. 65'TE WEBO OYUNA GİRDİ Fenerbahçe Teknik Direktörü Ersun Yanal, 65. dakikada oyuna müdahele etti ve sarı kartı bulunan Emenike'yi kenara alarak yerine Webo'yu sahaya sürdü. EMENIKE NET FIRSATI KAÇIRDI Maçın 62. dakikasında Fenerbahçe Emmanuel Emenike ile gole çok yaklaştı. Kale sahası çizgisinin hemen önünde topla buluşan Emenike, net pozisyonda vuruşunu yaptı ancak top farklı bir şekilde dışarı gitti. RİZESPOR KALESİ ABLUKADA Fenerbahçe mücadelenin ilk 30 dakikalık bölümünde Çaykur Rizespor kalesini kuşatma altına aldı. Üst üste gol pozisyonları yakalayan Fenerbahçe'de, Raul Meireles, 30. dakikada ceza sahasında dönerek yaptığı vuruşta topu ağlara gönderemedi. DÜNYA REKORU KIRILDI Fenerbahçeli kadın ve çocuk taraftarlar 50 bin 537 kişilik tribünlerin tamamını doldurdu. Bu kadın taraftarlar açısından bir rekor oldu. Şampiy10
Titanik'ten Son Mektup Satıldı
Titanik gemisinin hayatta kalan bir yolcunun gemi batmadan birkaç saat önce yazdığı mektup, İngiltere’nin “Henry Aldridge & Son” Müzayede Evi’nin düzenlediği açık artırmayla 101 bin pound (yaklaşık 170 bin dolar) karşılığında satıldı.Titanik gemisinin hayatta kalan bir yolcunun gemi batmadan birkaç saat önce yazdığı mektup, İngiltere’nin “Henry Aldridge & Son” Müzayede Evi’nin düzenlediği açık artırmayla 101 bin pound (yaklaşık 170 bin dolar) karşılığında satıldı.BBC’nin verdiği habere göre açık artırma, dün İngiltere’nin güneyindeki Wiltshire’de yapıldı. Açık artırmaya, Titanik’in yolcusu Esther Hart’ın Londra’da yaşayan annesine yazdığı bir mektup sunuldu. Mektup, gemi yolcularına ait bilenen mektupların sonuncusu olarak gösteriliyor. Titanik’in buzdağına çarparak batmadan sekiz saat önce yazıldığı ifade ediliyor.Müzayede Evi, mektubu 80-100 bin pounda satmayı planlıyordu. Mektubun sıra dışı olduğunu belirten müzayedeci Andrew Aldridge, “Bu, geminin Atlantik’te battığı gün yazılan tek mektup” dedi.Birgün
Reklam