Avrupa'nın Çevreyi En Çok Kirleten 30 Santrali
Avrupa’nın En Kirli 30’u adlı rapor ile Avrupa Birliği enerji sektöründeki sera gazı salınımının en yüksek olduğu 30 enerji santralinin listesi açıklandı. 2013 verilerini temel alan raporun oluşumunda İklim Hareketi Ağı, Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Avrupa Çevre Bürosu gibi birçok organizasyon bulunuyor. Listenin başında Polonya’nın Belchatow kömür yakıtlı enerji santrali bulunurken ikinci ve üçüncü sırada Almanya’nın kuzeyinde bulunan iki santral yer alıyor. Rapora göre, Avrupa Birliği uzun zamandır iklim değişikliği ile mücadelede lider olarak görülse de son yıllarda kömür santrallerindeki emisyonlar artış gösteriyor. 1990’lı yıllar ile kıyaslandığında kömürden enerji üretiminde anlamlı bir düşüş gözlense de son yıllarda Avrupa enerji sektöründe kömür tüketiminde artış görülüyor. Ekonomik faktörlerin, artan gaz fiyatlarının, düşük kömür ve düşük karbon fiyatlarının etkisi birliğin iklim politikalarında esnemeye neden olurken 2009’dan beri elektriğin kömürden elde edilmesinde artışı beraberinde getiriyor. Petrol ya da gaza oranla görece düşük kömür fiyatları nedeniyle Avrupa’daki kömür yakıtlı santraller tam kapasite ya da tam kapasiteye yakın çalışıyor. Avrupa’da ayrıca büyük miktarlarda kömür ihracatı da yapılıyor, özellikle enerji üreticilerinin kömür yerine kaya gazına geçtiği ABD’den. Rapor yazarları son yıllarda Avrupa’nın kömür yakıtlı enerji santrallerindeki emisyon yükselişini yeni santrallerin eklenmesinden değil varolanların tam kapasite çalıştırılmasına bağlıyor. Bu santrallerin bazılarının aşamalı olarak üretiminin durdurulması planlanmasına rağmen tam kapasite çalışmaya devam ediyor. Almanya ve İngiltere kirlilikte başı çekiyor Almanya ve İngiltere her ne kadar kendilerini Avrupa’nın iklim şampiyonu olarak ilan etse de listede her iki ülkenin yüzlerce ton seragazı salımı yapan 9’ar santrali bulunuyor. Listedeki en büyük kirlilik yaratan ilk 5 santralden 4’ü Almanya’da. Kömürün gerçek maliyeti ‘En Kirli 30′ raporuna göre, kömür yakıtlı enerji santralleri tek başına en büyük sera gazı salınımı kaynağıdır. Kömür en kirli yakıt ve dünyadaki kömür revervleri potansiyel olarak en büyük C02 kaynağını oluşturmaktadır. Kömür yakıtlı santraller dünya enerji üretimini %40’ını oluştursa da enerji sektöründeki sera gazı salınımlarının %70’inden fazlasından sorumlu. Kömürün yarattığı kirliliğin insan sağlığına ve çevreye negatif etkisi vardır. Kardiyovasküler ve solunum hastalıkları başta akciğer kanseri Avrupa’da önde gelen kronik rahatsızlıklar olmakla beraber bu hastalıkların tedavisi ise sağlık harcamalarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Tüm bu hastalık gruplarının hava kirliliği ile ve özellikle havadaki partikül parça miktarı ile açık bir bağlantısı vardır. Rapora göre kömürden elde edilen elektriğe ödenen fiyat iklime, havaya ve insan sağlığına yönelik yarattığı zararı karşılayamıyor. Azot oksit ve sülfür dioksit benzeri kirletenler nedenli hastalıkların Avrupa’ya yıllık maliyeti 26-71 milyar Avro’dur. En kirli 30 santral listesindeki santraller, enerji sektörünün sağlık maliyetlerinin %20’sine neden olurken tüm endüstri kollarındaki sağlık maliyetlerinin %14’ünü oluşturmaktadır. Avrupanın iklim hedefleri tehlikede Araştırma, eğer Avrupa 2030’a kadar emisyonlarını 1990 seviyesinin %40 altına indirme planını gerçekleştirmek istiyorsa bu santrallerin kapatılmasının hayati önemde olduğunu belirtiyor. Ancak, kısa vadeli ekonomik hedeflerin iklim değişikliğinin kontrolünün uzun dönemli hedeflerinin önüne geçtiği aşikardır. Raporun sonucunda da belirtildiği gibi; “Avrupa’nın enerji ve iklim politikasındaki gelişmeler kömür santrallerini teşvik edip sürelerini uzatırken Avrupa’nın kendi iklim hedefleri ile çelişki yaratmaktadır” (Yeşil Gazete)
Gazze'deki Ateşe Uzaydan Bakış
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (UUİ) görevli Alman astronot Alexander Gerst, Gazze'nin gece uzaydan çekilmiş iki fotoğrafını Twitter'dan paylaştı. Almanca ve İngilizce iki tweet atan Gerst, 'Şimdiye kadarki en hüzünlü fotoğrafım. UUİ'den sahiden patlamaları ve Gazze ve İsrail üzerinde uçan roketleri görebiliyoruz.' diye yazdı. Kaynak: Twitter
Bir Haftada Üçüncü Uçak Faciası: Kayıp Cezayir Uçağının Düştüğü Açıklandı
Burkina Faso'nun başkenti Ouagadougou'dan, Cezayir'in başkenti Cezayir'e giden Air Algeria Havayolları'na ait 116 yolcu taşıyan uçak havalandıktan 50 dakika sonra çöle düştü.Cezayir tarafından yapılan açıklamada uçakta 110 yolcu, iki pilot ve 4 hostes bulunuyordu. Yerel saat ile 01.17'de Ouagadougou'dan havalanan uçağın Cezayir'e saat 05.10'da inmesi gerekiyordu. Yaklaşık 6 saat önce gideceği yere inmesi gerekirken tüm iletişimin kesildiğini duyuran ajanslar uçağın kaybolduğu bölgenin Sahra çölüne denk geldiğini ve burada hava sıcaklığının 45 dereceyi geçtiği ve hiçbir kara yolunun bulunmadığına dikkat çektiler. Burkina Faso Ulaştırma Bakanı fırtına nedeniyle uçağın pilotundan rotasını değiştirmesinin istendiğini açıklanmıştı. Fransa Ulaştırma Bakanı uçakta çok sayıda Fransız yolcunun bulunduğunu açıkladı. Amsterdam-Kuala Lumpur seferini yapan Malezya Havayolları'na ait uçak 17 Temmuz'da 'bir füzenin isabet etmesi sonucu' Ukrayna-Rusya sınırında düşmüş, uçakta bulunan 298 kişi hayatını kaybetmişti. Dün de Tayvan'da 54 yolcu ve 4 mürettebatıyla Transasia Havayolları'na ait GE222 sefer sayılı ATR72-500 tipi yolcu uçağı düşmüş, kazada 48 kişi ölmüş 10 kişi kurtulmuştu.T24
Massive Attack'tan Gazze'ye Selam
Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Sayısız ödül sahibi 11 milyonluk albüm satışlı beş stüdyo albüm sahibi İngiliz trip-hop grubu Massive Attack, Dublin, Longitude Festivali’ndeki konserlerinde Gazze için bir mesaj yayınladı. Her konserinde bulundukları ülkelerin sosyo-politik gündemine ait mesajları sahnelerinin arkasına kurdukları led ekranlardan veren politik eylemci Massive Attack, festivalde İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği katliama seyirci kalmadı. Uzun süredir İsrail’in Filistin politikalarına karşı olup özgür Filistin’i savunan Massive Attack, konserlerinde led ekranlardan “Gazze, 1948’den beri işgal ve ambargo altında” yazısıyla tepkisini gösterdi. Aynı konserde ‘Unfinished Sympathy’ şarkısı sırasında ekranda Gazze’de ölenlerin sayısını da veren Massive Attack, izleyicisinden büyük alkış aldı. Konser sırasında İsrail’i boykot etmenin bir gereklilik olduğunu söyleyen Massive Attack’ın kurucusu ve solisti Robert Del Naja, boykotun İsralli halka yapılan agresif bir eylem olmadığını da konser sonrasında verdiği bi röportajda belirtirken “Boykot, devlet ve politikalarını hedef alır. Herkesin bu fikirlerin Yahudi düşmanlığı olmadığını bilmesi gerek. Burada konu Yahudiler değil İsrail devletidir” dedi. İstanbul’daki Gezi vurgusu Massive Attack, İstanbul’da geçen aylarda verdiği konserinde de Gezi Direnişi’ne de büyük bir yer ayırmıştı. Ekip, Gezi hakkında da konuşmuş ve eylemlerde öldürülen kayıplarımızın isimleri ekranına yansıtmıştı. “Berkin Elvan’ı Unutma” mesajıyla birlikte Soma’yı da unutmayan ekip Soma faciası için de mesaj yayınlamıştı. Birgün
Sivas'ta Koruyucu Aile Skandalı
Sivas'ta 46 yaşındaki H.S.’nin koruyucu aile olarak yanına aldığı 3 çocuktan 15 yaşındaki C.C.’yi 11 yaşındayken hamile bıraktığı ve gizlice bebeğini aldırdığı ortaya çıktı. H.S. tutuklanırken, kürtaj yaptığı ileri sürülen doktor hakkında da soruşturma başlatıldı. Sivas’ta yaşayan H.S. ve S.S. çifti, Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü bünyesindeki yurtlardan 2004 yılında 6 yaşındaki U.A, 2008 yılında 9 yaşındaki C.C. ve 2010 yılında ise 8 yaşındaki S.Ş. adlı çocuklara koruyucu aile oldu. Görme sorunu nedeniyle memurluktan malulen emekli olduğu öğrenilen H.S., iddiaya göre korumak için aldığı çocuklardan C.C.’yle 2010 yılında cinsel ilişkiye girdi. HAMİLE KALINCA KÜRTAJ YAPTIRDI Bu ilişki sonrası küçük kız hamile kaldı. Hamilelik karnının ağrıdığını söyleyen kıza eczanede test yapılmasıyla anlaşıldı. İlgili kuruma haber verilmeden H.S. tarafından kentteki özel bir tıp merkezine götürülen C.C.’nin 8 haftalık olan bebeği, doktor H.V.G. tarafından kürtajla alındı. Bebek aldıran kız çocuğu ailenin yanında kalmaya devam etti. Bu süre içinnde iddiaya göre H.S. onunla cinsel ilişkiye girmeyi sürdürdü. EŞİNE SORUNCA OLAY ORTAYA ÇIKTI Skandal olay, iddiaya göre H.S.’nin verdiği ifadelere göre ilginç bir şekilde ortaya çıktı. Buna göre H.S. bir gece uyuduğu sırada yatağına gelen ve karanlıkta eşi zannettiği kişiyle ilişkiye girdiğini söyledi. Ertesi sabah eşi S.S.’ye gece ilişkiye girdiği kişinin kendisi olup olmadığını sorduğunda C.C. ile ilişkiye girdiği ortaya çıktı. Bunun üzerine C.C. koruyucu annesi S.S.’ye olayı anlatarak, eşiyle çok uzun zamandan biri ilişki yaşadıklarını söyledi. Olayın ortaya çıkması üzerine evden kaçan C.C. Malatya’da yaşayan öz annesi R.C.’nin yanına giderek durumu anlattı. PANİĞE KAPILDILAR Koruyucu aile de anne R.C.’yi arayarak görüşmek istedi. Anne R.C.’nin, görüşmeyi reddederek koruyucu aileden şikayetçi olacağını söylemesi üzerine, endişeye kapılan H.S.ve S.S. çifti geçen 14 Temmuz’da Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvurarak birim görevlilerine yaşananları anlattı. ÇOCUKLAR ELİNDEN ALINDI Kurumda yapılan koruyucu aile komisyon toplantısı sonucunda H.S. ile hamilelik sürecini sonlandırdığı iddia edilen doktor H.V.G. hakkında Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması; ailenin yanında bulunan biri erkek 3 çocuğun alınarak kurumun yurtlarına yerleştirilmesi; H.S. ve S.S. çiftinin koruyucu aile statülerinin sonlandırılmasına karar verildi. Ayrıca H.S. ve S.S. çiftinin kendi öz çocukları olan 7 yaşındaki E.S.’nin de aileden alınması yönünde soruşturma başlatılması istendi. KORUYUCU BABA TUTUKLANDI Komisyon toplantısında alınan kararlar çerçevesinde koruyucu baba H.S. ve doktor H.V.G. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Savcılığın ifadesini aldığı H.S. geçen hafta tutuklanarak cezaevine konuldu. H.S.’nin verdiği ifadede suçlamaları kabul etmediği, bebeğin kendisinden olmadığını ileri sürdüğü öğrenildi. İfadesi alınan C.C. ise ailenin yanında kalmaya başladığı tarihten itibaren H.S. ile ilişki yaşadıklarını, aldırdığı bebeğin de H.S.’den olduğunu, sonraki tarihlerde de ilişki yaşamaya devam ettiklerini anlattı. DOKTOR: KİMDEN HAMİLE KALDIĞINI SÖYLEMEDİ Kadın Doğum Uzmanı doktor H.V.G. ise savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakıldı. Doktor H.V.G. olay tarihinde söz konusu kişinin kendilerine gelerek koruyucu aile olduğunu, yanında kalan kızın okulda yaşadığı bir ilişki nedeni ile hamile kaldığını ve bebeği aldırmak istediklerini söylediğini anlattı. Çalıştığı tıp merkezi yöneticilerinin de yönlendirmesiyle aileden koruyucu aile olduğuna dair yazı getirmelerini istediğini anlatan H.V.G., yasal olarak 18 yaşından küçüklere kürtaj için vasi izni gerektiğini, koruyucu ailenin de bu statüde kabul edilmesi nedeniyle işlemi gerçekleştirdiğini söyledi. Çalıştığı kurumun resmi değil, özel sektör olması nedeni ile de her hangi bir kuruma işlemle ilgili bilgi vermediğini söyleyen H.V.G. genç kızın o dönem kimden hamile kaldığını ise ısrarlara rağmen ’Bilmiyorum’ diyerek söylemediğini iddia etti. Mağdur C.C.’nin şu an öz annesinin yanında bulunduğu öğrenildi. 3 ÇOCUK İÇİN 1950 LİRA BAKIM ÜCRETİ Koruyucu Aile Yönetmeliği gereği H.S. ve S.S. çiftinin yanlarında aldığı 3 çocuğun her biri için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’nden 650 lira olmak üzere toplamda 1950 lira aylık bakım ücreti aldığı öğrenildi. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü ise konu hakkında her hangi bir açıklama yapmadı. Eraydın AYTEKİN- Halife YALÇINKAYA/ SİVAS, (DHA)
Reklam
WhatsApp Kullanıcılarının 'Bellek' İsyanı!
Popüler anlık mesajlaşma programı WhatsApp'ı kullanan Android kullanıcıları isyanda. WhatsApp, bellek hatası veriyor Akıllı telefonların vazgeçilmez programlarından WhatsApp verdiği bir hata ile Android kullanıcılarını çılgına çevirdi. Cumhuriyet'te yer alan habere göre geçtiğimiz hafta gelen güncellemenin ardından program 'bellek hatası' veriyor. WhatsApp bellek hatası, karşı tarafa; video ve ses gönderimi sırasında daha çok görülüyor. Google Play üzerinden sorunu dile getiren kullanıcılara şirketten henüz bir açıklama yapılmış değil. Birgün
Reklam
G.Saray'dan Ayrıldı! İşte Yeni Takımı...
Balıkesirspor’da Başkan Tuna Aktürk’ün Gökhan Ünal ve Alanzinho’da olduğu gibi transferini yalanladığı Galatasaraylı Sercan Yıldırım dün geç saatlerde Bolu kampına katıldı. Sabah antrenmanına da çıkan yıldız futbolcunun bir yıllığına kiralandığı bildirildi. 18 yaşında Süper Lig’de Bursaspor formasını giyen, 2011’de 3 milyon Euro bonservis bedeliyle Galatasaray’a transfer olan 24 yaşındaki Sercan takıma girmekte zorlanınca önce Sivasspor, ardından Şanlıurfaspor’a kiralandı. Geçen sezon devre arasında Bursaspor’a dönen Sercan eski takımında da tutunamadı. Sercan, 27 Kasım 2013’te Galatasaray’ın 4-1 kazandığı kupa maçında Balıkesirspor’a 1 gol atıp, 2 asist yapmıştı. Öte yandan Balıkesirspor, Bolu kampındaki ikinci hazırlık maçında Azerbaycan Süper Lig takımlarından Azal PFK’yı 2-1 yendi. İkinci yarıda oyuna giren Murat Gürbüzerol ve Burak Çalık’ın golleriyle sahadan 2-1 galip ayrılmayı başardı. Konuk takımın golü Kostadinov’dan geldi. Kırmızı beyazlı takımın yeni transfer Alanzinho ise son 15 dakikada forma giydi. İlk hazırlık maçında Ermenistan’ın Alashkert takımına 2-0 yenilen Balıkesirspor cumartesi günü Mersin İdmanyurdu ile bir karşılaşma yapacak. BALIKESİRSPOR’DA MELO SESLERİ Balıkesirspor’un Fransa 1’inci Lig takımlarından FC Evian Thonon Gaillard’ın Brezilyalı santrforu Tulio de Melo’yla anlaşma aşamasında olduğu iddia edildi. 29 yaşındaki futbolcu, 2003’te Atletico Mineiro’da profesyonel oldu ancak ilk sezonunda hiç forma giyemedi. Daha sonra kiralandığı Danimarka’nın AaB Aalborg takımında sezonu 19 maç 6 golle tamamladı. 2005 yılında Fransa’nın Le Mans UC 72 takımına transfer olan Melo, 2010-11 sezonunda Lille formasıyla Ligue 1 ve Fransa Kupası şampiyonluğu yaşadı. Geçen sezonun devre arasında FC Evian Thonon Gaillard takımıyla sözleşme imzalayan Brezilyalı futbolcu, kariyerindeki 216 profesyonel maçta 52 gol atıp, 12 asist üretti. Balıkesirspor’un Gençlerbirliği’nden transfer ettiği Ante Kulusiç, kırmızı beyazlı ekibin Alashkert ve Azal PFK maçlarında sahaya kaptan olarak çıktı. Yaklaşık 6 yıldır Türkiye’de top koşturan Kulusiç Türkçe’yi iyi derecede konuşuyor. Kulusiç Azal PFK karşılaşmasında ikinci yarıda oyundan çıkınca kaptanlık pazubandını Hasan Hatipoğlu taktı.Şampiy10
Reklam
IŞİD Hilafet Turizmi Başlattı!
Suriye ve Irak’ta hilafet ilan eden IŞİD, işgal ettiği bölgelerde otobüsle turistik turlara başladı. Türk sınırından başlayan turun ilk müşterisi balayı için gelen Çeçen bir çift... Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), Irak ve Suriye’de turistik turlar düzenlemeye başladı. Örgüt, turu Suriye ve Irak’ın ‘hilafet devleti’ ilan ettiği bölgesinde düzenliyor. Suriye’nin Rakka kenti ve Irak’ın Anbar kentini kapsayan turu özellikle balayına çıkan cihatçılar tercih ediyor. Sivillerin de katıldığı tur, haftada iki kez düzenleniyor. IŞİD’in bayrağını taşıyan otobüslerde cihat şarkıları çalınıyor. Kadınlar otobüsün arka tarafında, erkekler ise ön tarafta oturuyor. Milliyet gazetesinin haberine göre, AFP’ye konuşan Suriyeli aktivist Hadi Salameh, “İlk müşterilerden biri olan Çeçen cihatçı Abu Abdel Rahman el Şişani Suriyeli eşiyle balayını turda geçirdi. Evlendikten hemen sonra karısını Anbar’a götürdü. Bu cihatçılar çok romantik” dedi. Aktivist, “Tur otobüsleri Suriye-Türkiye sınırındaki Tel Abyad’dan yola çıkıyor. Irak’ın Anbar ilinde de seyahat sona eriyor. İstediğiniz yerde inebilirsiniz. Sınırı geçmek için de pasaporta ihtiyacınız yok. Tabii ki tur bedava değil. Otobüsle ne kadar uzağa gittiğinize göre fiyat da değişiyor” diye ekledi. Haftada iki sefer yapıyor Yine AFP’ye konuşan Suriyeli isyancı Ebu Kuteyba el Okaydi ise tura katılanların büyük kısmının yabancı cihatçılar olduğunu söyledi. Okaydi, “İngilizce konuşuyorlar ve cihatçılar tarafından tercih edilen Afgan tarzı kıyafetler giyiyorlar. Otobüste tercüman var. Yolculara nereye gittiklerini anlatıyor. Otobüsteki cihatçılar silahlı değil. Ama otobüse, içerisinde silahlı cihatçıların bulunduğu araçlar eşlik ediyor” dedi. Rakkalı aktivist Ebu İbrahim el Rakavi de, “Otobüsler çarşamba ve pazar günleri tura çıkıyor. Herhangi bir otobüs firması gibi çalışıyorlar. Turlar Irak’ta yaşayıp Suriye’de akrabası olanlar ya da Suriye’de yaşayıp Irak’ta akrabası olanlar arasında da çok popüler. Bazıları da iş için biniyor. Ayrıca Suriye’deki bombardımandan bir süre uzaklaşmak isteyenler de tercih ediyor” dedi.
Foursquare'da Artık Check-in Yok!
Konum bildirme ve mekan keşif uygulaması olarak bilinen Foursquare, yeni tasarımı ve işlevselliği ile çok yakında milyonlarca mobil kullanıcının kullanımına sunulacak. Bu arada artık Foursquare'de check-in yapmak yok. Yeni Foursquare ile yeni arayüz Foursquare ile ilgili göze çarpan ilk yenilik, değişen logosu oldu . Check-in özelliği olmayan yeni Foursquare’in check-in işaretli bir logo kullanmaktan vazgeçmesi pek de sürpriz değil. Halihazırda Batman kod adıyla anılan uygulamanın logosu da süper kahraman logolarından esinlenilerek tasarlanmış. Kişisellik ön planda Yeniden kurgulanan Foursquare, kullanıcılarından öğrenen bir uygulama ve eskisine göre çok daha kişisel olma iddiasında. Daha kişisel bir tecrübe sunacak olan Foursquare, size özel önerilerle, ilgi alanlarınıza uygun mekanları keşfetmenizi sağlamaya odaklanıyor.Yani bir kullanıcının gördüğü ile diğerininki birebir aynı olmayabilir. Uygulamayı açtığınızda sizi aşağıdaki gibi bir sayfa bekliyor. Daha fazla gelir kaynağının yolunu açtı Foursquare bu adımla beraber bir bakıma konum bazlı bir mekan arama motoru haline gelmiş oldu. Şirketin böylece hemen hemen aynı kategoride yer alan Yelp‘e alternatif bir hale geldiğini söyleyebiliriz. Ancak Foursqure’in konum bazlı arama motoru konusunda Yelp’in epey farkla rekabete girmiş bulunuyor. Foursquare, birçok ülkede kullanıldığı için yerelleşme çalışmaları üzerinde vakit harcamayacak. Çünkü platforumun elinde kullanıcılar üzerinden sağlanmış mekan verileri buluyor. Foursquare'da artık check-in hizmeti yok! Bugünden itibaren tüm check-in hizmetini tamamen Swarm’a aktarmış bulunan Foursquare’in yeni versiyonunun da birkaç hafta içinde kullanıcılarla buluşacağı öngörülüyor. CNN TÜRK
Reklam
Real Madrid'de Forma Satışları Patladı
Kolombiyalı oyuncunun Real Madrid'e trasnferinin ardından taraftarlar ormalara yoğun ilgi gösterdi. Real Madrid, Kolombiyalı yıldız James Rodriguez'i 75 Milyon Euro karşılığında renklerine bağladı. Bu transfer dünyada büyük ses getitirrken, transfer sonrası Real Madrid'de forma satışlarında patlama yaşanıyor. İspanyol devi, transferi açıkladıktan sonra 345 bin adet James Rodriguez formasının satıldığını açıkladı. Tanesi 65 Euro'dan satılan bu formalar, Real Madrid'in kasasını da ciddi bir kazanç olarak geri döndü.Eurosport
Teslim Olan Emniyet Amiri Gözyaşlarını Tutamadı
22 Temmuz operasyonu kapsamında yakalama kararı çıkarılan emniyet amiri İsmail Arslan, Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne gelerek teslim oldu. Emniyete girişi öncesinde basın mensuplarının karşısına çıkan Arslan 14 yıldır görev yaptığını söyleyerek, “Kaçak falan değiliz, firar değiliz. Şark hizmeti çıktığı için ev tutmaya gitmiştim. Çağırdılar geldim. 11 yıl devletin okullarında okudum, devlet terbiyesiyle büyüdüm. Devletim 'gel' dedi geldim' diye konuştu. Arslan, “PKK terör örgütü tarafından molotoflanan İETT otobüsünün yakılması sonucu, gelinlik giyemeden şehit olan kızlarımızın katillerini yakaladığımız için ödül vermek için çağırdılar galiba. Bu ödül benim için madalyadır. Madalyayı almaya gidiyorum' dedi. Konuşması sırasında gözyaşlarına engel olamayan İsmail Arslan, 'Yıllarca belimizde taşıdığımız gururla taşıdığımız kelepçeyi, biraz da bileğimizde taşıyalım. Başım gözüm üstüne' şeklinde konuştu. Arslan, basın mensuplara açıklamasının ardından emniyet müdürlüğü binasına kimliğini göstererek girdi. Ezgi ÇAPA-Yaşar KAÇMAZ - İSTANBUL DHA
Reklam
Apple'ın Son Hamlesi iTime
Apple, ABD Patent ve Markalar Ofisi'nden 'iTime' adında bir cihazın patentini aldı. El ve kol hareketleriyle komut verilebilen cihazın, bu yıl sonunda sunulması beklenen iWatch ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Apple, bilek ve kol hareketleriyle komut verilebilecek bir cihaz için patent aldı. iTime adı verilen cihaz, bileğin veya kolun hareket ettirilmesiyle gelen çağrıları cevaplama gibi özelliklere sahip olacak. Cihaza ait çizimler, iTime'ın aynı zamanda taşınabilir bir medya oynatıcısı olabileceğine işaret ediyor. Ekranı kare şeklinde olan iTime, iPod nano benzeri bir görünüm sergilerken, patentte ivme ölçer, GPS modülleri, Wi-Fi radyo ve haptik (deri teması) geri bildirimi özellikleri yer alıyor. Apple Insider'ın verdiği bilgiye göre, iTime iPhone'lar, iPad'ler ve diğer bilgisayarlarla senkronize olabilecek. Böylece, Apple iTime ile 'kişisel kablosuz çevre' oluşturulmasını sağlayacak. iWatch bu yıl sonunda Cihazın, Apple'ın 2014 sonunda sunması beklenen iWatch ile bağlantılı olduğu hatta iWatch'un kendisi bile olabileceği belirtiliyor. iWatch'un, safir cam korumalı AMOLED ekranla gelmesi bekleniyor. Suya dayanıklı olacak cihazın ekranının büyüklüğü ve şekli ise kesin değil. Apple mühendislerinin ekranı iOS 8'i en iyi şekilde sığdıracak şekilde tasarlamaya çalıştığı öne sürülüyor. Apple, Haziran 2013'te Patent ve Markalar Ofisi'nden 'köşeleri kıvrımlı batarya' patenti almıştı. Patentin, iWatch için üretilecek özel bataryaya ait olduğu tahmin ediliyor. Kaynak: Al Jazeera
Şahika Ercümen'den İkinci Rekor
Milli sporcu Şahika Ercümen, Kaş'ta 'paletsiz ip destekli serbest dalış' alanında 72 metre derinliğe inerek ikinci dünya rekorunu kırdı.Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Sualtı Sporları Kulübü üyesi Ercümen, Hidayet Koyu'nda ikinci rekor denemesini gerçekleştirdi. Dünya Sualtı Federasyonu hakemlerinden Rus İgor Orel, Hırvat Neven Lukas ve Sualtı Sporları Federasyonu Serbest Dalış Teknik Kurul Başkanı Levent Ucuzal gözetiminde dalışını yapan Ercümen'e 27 kişilik ekip eşlik etti. Ercümen, 72 metreye dalışını 2 dakika 51 saniyede tamamladı. 'Paletsiz ip destekli serbest dalış' alanında daha önceki rekor, 71 metre ile Derya Can'a aitti. Ercümen, dün de 'değişken ağırlık ip destekli paletsiz dalış' alanında 91 metre derinliğe inerek bu alanda dünya rekorunun sahibi olmuştu.AA
Müslüman Gençler Kalkan Oldu, Neturei Hahamları Yürüdü
Fransa'nın başkenti Paris'te İsrail'in Gazze saldırılarını protesto için yapılan Filistin'e destek eylemine kortej içinde yürüyen Yahudi topluluğu 'Neturei Karta' (Kentin Muhafızları) damgasını vurdu. Paris'te dün yapılan Filistin'e destek yürüyüşü birçok farklı dinden, dilden, ırktan ve görüşten protestocuları bir araya getirdi. Gösterinin en çok konuşulanları ise siyonizm karşıtı hahamlar oldu. Şehrin sembol meydanlarından Denfert-Rochereau'da toplanan 15 binden fazla göstericinin yer aldığı kortejin en arkasında ellerinde 'İsrail devleti Yahudi alemini yansıtmıyor', 'Yahudiler İsrail'in Gazze işgalini kınıyor', 'Siyonizmin sonu eşittir barış' yazan pankartlar ve Filistin bayraklarıyla yürüyen hahamlara Arap gençleri eşlik etti. Gençler hahamları ortalarına alarak kalkan oluştururken protestocular ise yaklaşık üç saat süren gösteride gençlerin kalkanı içinde yürüyen hahamlarla fotoğraf çektirmek, yanlarında yürüyebilmek için çaba sarf etti. Hahamları kordon içine alan gençlerden Cezayir asıllı 24 yaşındaki Tarık Saleh, göstericilerin hahamları dakikalarca alkışladığını, hatta sarılmak için kordonun içine girmeye çalışanların bile olduğunu dile getirerek, bazı aşırı grupların olası provokatif eylemlerine karşı organizatörlerle böyle bir yola başvurduklarını söyledi. Göstericiler arasında yer alan Pakistan vatandaşı Muhammed Kasi ise hahamları görünce hem çok şaşırdığını hem de sevindiğini belirtti. Kasi, Fransız toplumunun gösterilere olan yoğun katılımından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Paris'te dün çok sayıda sivil toplum örgütü ile Komünist Parti , Yeşiller Partisi, Radikal Sol Parti ve yine sol eğilimli işçi konfederasyonu CGT'nin yanı sıra iktidardaki Sosyalist Parti'nin bazı milletvekillerinin de destek verdiği Filistin'e destek yürüyüşüne 15 binden fazla kişi katıldı. Bir süredir yasaklanıp yasaklanmayacağı tartışılan gösteri için bin 500 polis görev yaptı.  PARİS/AA
Reklam