Türkiye'nin İlk Yerli Otomobili 'Devrim Arabaları' Neden İptal Edildi?
Türkiye’nin ilk yerli otomobili olan Devrim’in hikayesini duymuşsunuzdur. 2008′de sinemaya da uyarlanan Devrim arabalarının hikayesinin sonunu herkes başarısızlıkla bilir. Aslında otomobil yapılmıştır ama sonrasında mühendislerin benzin koymayı unutmalarından dolayı araba yolda kalmıştır ve sonunda Türklerin araba sevdası hüsrana uğramıştır. Tabi durum bu olunca her zamanki gibi ağzımıza sakız olmuş bir lafı otomobil üretimi konusunda da sıkça tekrar etmeye başlamışız: Türkler otomobil yapamaz. Siz de hala Devrim arabalarının başarısız olduğunu zannediyorsanız, olayın iç yüzünü bir de derlediğimiz bu yazımızdan okuyun. BANA BİR OTOMOBİL YAPIN Sene 1961. Cemal Gürsel cuntası işbaşındadır ve Menderes’in idamının üzerinden henüz çok kısa süre geçmiştir. Çeşitli firmalarda çalışan 23 tecrübeli Türk mühendisi, kendilerine gönderilen ayrı ayrı mektuplarla “mühim bir konuyu istişare etmek üzere” Ulaştırma Bakanlığı’na davet edilirler. Mühendislerin bazıları yurt dışında görev yapmaktadır; ancak mesajı alan herkes “devletin isteği başımız üstüne” diyerek işini gücünü bırakıp Ankara’ya gelir. 16 Haziran 1961 günü Bakanlıkta biraraya gelen mühendislere, toplantıya başkanlık eden Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU, bizzat Cemal Gürsel’den gelen “çok gizli” damgalı bir yazıyı okur. Yazıda : “Bu yılın Cumhuriyet Bayramı törenlerinde halkımızın görüş ve takdirlerine sunulmak üzere, hem tasarımı hem de malzeme olarak tamamen yerli malı bir otomobil üretmenizi istiyorum.” Mesajı vardır. Ayrıca mektupta bu görevin TCDD İşletmesine verildiği ve bu amaçla dönemin rakamlarıyla 1.400.000.-TL ödenek ayrıldığı da yazmaktadır. O gün orada bulunan 23 mühendis bu emri “Türk insanının makûs talihine karşı bir meydan okuma” olarak algılarlar. En küçük bir tereddüt ya da endişe sergilenmeksizin derhal işe başlanır. Çalışma mekanı olarak Devlet Demiryolları’nın Eskişehir’deki Cer Atölyesi seçilir. Zaman müthiş dardır, Cumhuriyet Bayramı’na kadar yalnızca 129 günü vardır ekibin… TÜRKİYE’NİN İLK YERLİ OTOMOBİLİ HANGİ ŞEHİRDE ÜRETİLDİ ? İşyeri olarak seçilen atölyenin hazırlanması için Eskişehir’e talimat verilir ve otomobili olanların 19 Haziran’da Eskişehir’ de bulunmaları istenir. Atölyenin bulunduğu Dökümhane binası zemini, lokomotif kazanlarında kullanılmak üzere alınan saç levhalarla döşenir. Kapının üzerine, kocaman rakamlarla kaç gün kaldığını gösteren bir levha asılır ve projenin bitimine dek bu levha, her gün bir azalarak, proje sonuna kadar orada kalır. Atölyede bir baş üstü gezer vinç, çeşitli bankolar ve birtoplantı masası bulunmaktaydı. Yakınında bir de çay ocağı bulunan bu masa dört ay süreyle hem toplantılar, hem dinlenme, hem de gerektiğinde çalışma masası olarak kullanıldı. Atölyede yapılan ilk toplantıda “Yönetim Grubu” açıklandı. Genel Müdür Yardımcısı Emin BOZOĞLU başkanlığında, Fabrikalar Dairesi Başkanı Orhan ALP, Cer Dairesi Başkanı Hakkı TOMSU, Cer Dairesi Başkan Yardımcısı Nurettin ERGUVANLI, Eskişehir Demiryol Fabrikaları Müdürü Mustafa ERSOY, Adapazarı Demiryol Fabrikası Müdürü Celal TANER, Ankara Demiryol Fabrikası Müdürü Mehmet NÖKER’den oluşan grupta iki de emekli subay vardı: Genel Müdürlük Müşaviri Hüsnü KAYAOĞLU ve Necati PEKÖZ. Ardından çalışma grupları belirlendi: Dizayn, motor-şanzıman, karoseri, süspansiyon ve fren, elektrik donanımı, döküm işleri, satın alma işleri ve maliyet hesapları grupları. Bu arada tüm ülkede, Üniversiteden basınına, bir avuç sanayicisinden politikacısına, sesi duyulabilen herkes ne otomobil ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu. Görüşlere aldırış etmeyen ekip atölyede ki yapılaşmayı kurdu. İlk çalışmalara önce otomobilin ana hatları saptanarak başlandı. Dört ila beş kişilik, toplam 1000-1100 kg-ağırlığında, orta boy denilebilecek bir tip üzerinde mutabık kalındı.Motor 4 zamanlı ve 4 silindirli olmalı, 50-60 BG vermeliydi. Karoseri için hazırlanan 1:10 ölçekli maketlerden seçilen birinin 1:1 ölçekli alçı modeli yapıldı. Karoserin damı, kaput ve benzeri saçları, bu modelden alınan kalıplarla yapılıp beton bloklara çekilmek ve çekiçle düzeltilmek suretiyle tek tek imal edildi. Bir yandan da Willy’s Jeep, Warswa, Chevrolet, Ford Consul, Fiat 1400 ve 1100 motorlarınınincelenmesinden sonra Warswa motoru örnek alınarak yandan supaplı bir 4 silindirli motorun gövde ve başlığı Sivas Demiryolu Fabrikasında dökülüp,Ankara Demiryolu Fabrikasında işlendi. Piston, segman ve kolları Eskişehir’de yapıldı. Motor Ankara Demiryolu Fabrikasında monte edildi. Frenlemede 40 BG’den fazla güç alınamayan bu motora alternatif olarak Ankara Fabrikasıaynı gövde ve krank milinden yola çıkarak başka bir tip geliştirdi. B motoru adı verilen üstten supaplı bir üçüncü motorda Eskişehir’de imal edildi. Süspansiyon grubu ön takımlar için ”Mc Pearson” sistemini önerdi ve numuneye göre Eskişehir’de imal edildi. Eylül sonlarına doğru ön ve arka camları piyasada bulunabilenlere intibak ettirme zorunluluğu nedeniyle modele göre biraz değiştirilmiş, iki gövde çakılmış ve biri A, öteki B tipinden iki ayrı motor hazırlanmış bulunuyordu. Şanzımanlar, Ankara Fabrikasınca tümü yerli olarak yapılmıştı. Montaja geçildiğinde karşılaşılan en büyük sorun, gövde-motor uyumunu sağlamak, debriyaj, gaz ve fren kumanda mekanizmalarını yerleştirmek ve direksiyonun en uygun konumunu bulmaktı. Ayarlı direksiyon önerisi ise kabul edilmedi. ( İki yıl sonra Cadillac bunu bir yenilik olarak getiriyordu .) Nihayet Ekim ortalarında Devrim otomobillerinden ilki tecrübeye hazır duruma gelebildi. Elektrik donanımı ile diferansiyel dişlileri, kardan istavrozları ve motor yatakları ile cam ve lastikleri dışında tüm parçaları yerli idi. Ekip günde sadece birkaç saat uyuyarak ve bu süre zarfında tesislerden hiç ayrılmaksızın, modeli tümüyle kendilerine ait olan, tüm parçaları el işçiliğiyle üretilmiş, 4 silindirli ve direksiyondan vitesli harika bir “aile otomobili” üretir. Hem de bir tane değil, tam üç tane! Üç araç da insanüstü bir çabanın sonucunda 28 Ekim’in akşam saatlerinde tamamlanmıştır. Araçlara “Devrim 1“, ”Devrim 2” ve “Devrim 3” isimleri verilir. Mühendislerden biri Cumhurbaşkanı’nın alternatif bir renk isteyebileceğini de düşünerek, araçlardan birinin siyah olmasını teklif eder. Böylelikle, iki otomobil krem rengi kalırken, üçüncüsüise onu 29 Ekim geceyarısı Ankara’ya götüren “Karakurt” treninde binbir güçlük içinde siyah renge boyanır. Depolarında, trendeki güvenlik kuralları gereği hiç benzin bulunmayan Türkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları, o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikası’na indirildi. Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye’deki Mobil Benzin İstasyonundan yapılacak, sonra da Meclis’e gidilecekti. 29 Ekim sabahı, Devrim arabaları motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberdar olmadığı için, Mobil’e uğramadan yola devam ettiler. Meclis’in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, alelacele getirilenbenzin ilk otomobile kondu. İkinci otomobile benzin konacağı sırada Cemal Paşa Meclis’in önüne gelmiş ve Anıtkabir’e gitmek üzere 2 numaralı benzini henüz konamamış Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 m. kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa’nın ”Ne oluyor ?” sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat SERDAROĞLU sıkılarak ”Paşam, benzin bitti.” cevabını verdi. Paşa’dan özür dilenilerek 1 numaralı Devrim arabasına geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir’e bu otomobil ile gitti. Cemal Paşa Anıtkabir’de araçtan inerken “Garp kafasıyla araba yapıyorsunuz, ama Şarklı olduğunuz için benzin koymayı unutuyorsunuz” diyerek hışımla aracı terkeder. Oysa, o aracı yapmayı başaranlar deposuna benzin koymayıda bilmektedirler elbette. Fakat, kimse aksiliğin yaşanan panikten kaynaklandığını cunta liderine anlatamaz veTürkiye’nin ilk yerli otomobili devrim arabaları daha doğdukları gün bizzat devlet eliyle öldürülürler. Arkalarında, kendilerine doğru düzgün bir teşekkür bile edilmemiş 23 tane gözüpek mühendisi bırakarak… Devrim Otomobili Nerede ? Ulaşım ve ziyaret 1961 yılında üretilen Devrim otomobillerinden sadece birisi günümüze kadar ulaşmıştır. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. Tülomsaş / Eskişehir bahçesinde, özel olarak yapılan camlı garajda muhafaza edilen Devrim otomobili halen çalışır durumdadır. Devrim Otomobili’nin sergilendiği fabrikaya ulaşım ve ziyaret gayet kolaydır. Şehir içinden geçen 19 ve 23 numaralı minibüslerle Porsuk Meslek Yüksekokulu istikametine çalışan otobüsler buraya ulaşımı sağlamaktadır. Ayrıca kent merkezindeki her hangi bir noktadan da buraya yürümek mümkündür. Otomobili görmek ücretsiz olup mesai saatleri içinde ziyaret mümkündür.teknolojioku
Filenin Sultanları Japonya'yı Rahat Geçti
A Milli Bayan Voleybol Takımı, FIVB Dünya Grand Prix'si 1. hafta ilk maçında Japonya'yı 3-0 yendi. Türkiye, Ankara'da düzenlenen A Grubu maçlarının ilk gününde Japonya ile karşılaştı. Maça iyi başlayan Japonya, Nagaoka'nın sayılarıyla 3-1 öne geçti. İlk teknik molaya 8-6 geride giren A Milli Takım, kaptan Gözde ve Neriman'ın etkili smaçlarıyla sete ortak oldu: 8-8. Savunmada Gizem ile iyi manşet alan 'Filenin Sultanları', Japonya'ya karşı 10-8'lik üstünlük kurdu. Japonya, yeniden Nagaoka'nın devreye girmesiyle ikinci teknik molayı 16-15 önde tamamladı. Blok-out'lardan bulduğu sayılarla iki farklı üstünlüğü (22-20) yakalayan Türkiye, son bölümleri büyük heyecana sahne olan ilk seti 29-27 kazandı. İkinci sete moralli giren 'Filenin Sultanları', 4-1'lik seri yakaladı. Ay-yıldızlılar, hatalı servislerden sayılar kaybeden Japonya önünde ilk teknik molayı 8-4 üstün geçti. File önündeki üstünlüğü tamamen ele geçiren Türkiye, farkı 7 sayıya (11-4) kadar çıkardı. A Milli Takım, 16-8 önde girdiği ikinci teknik molanın ardından kısa süreli konsantrasyon sorunu yaşadı. Günün başarılı ismi Gözde'nin liderliğinde toparlanmasını bilen Türkiye, 23 dakika süren ikinci seti 25-19 alarak durumu 2-0 yaptı. İyi oyununu üçüncü setin başına taşıyamayan Türkiye, 4-0 geriye düştü. Savunmada basit hatlar yapan milliler, ilk teknik molayı 8-3 geride tamamladı. Molanın ardından bloklarda Kübra ile başarılı olan A Milli Takım, kenarlardan Seda ve Gözde, ortadan da Neriman ile sayılar üreterek farkı iki sayıya indirdi: 13-15. Uzun süre rakibine sayı şansı tanımayarak skora denge getiren (15-15) milliler, ikinci teknik molayı da 16-15 üstün bitirdi. 'Filenin Sultanları', üçüncü seti 25-21, maçı da 3-0 kazandı ve şampiyonaya galibiyetle başladı. A Milli Takım, A Grubu'ndaki ikinci maçını yarın saat 19.00'da ABD ile yapacak. Salon: TVF BaşkentHakemler: Dusan Hodon (Slovakya), Lai Chun Cheng (Tayvan)Türkiye: Kübra Akman, Asuman Karakoyun, Gözde Sonsırma, Bahar Toksoy, Seda Tokatlıoğlu, Neriman Özsoy (Gizem Karadayı, Güldeniz Önal, Gamze Alikaya, Yeliz Başa)Japonya: Yamaguchi, Kimura, Nakamichi, Nagaoka, Shinnabe, Ebata (Sano, Ishida, Ishii, Ono, Miyashita, Tsutsui)Setler: 29-27, 25-19, 25-21Süre: 80 dakika (31, 23, 26)Sporx
Anlaşma Tamamlandı, Beats Artık Resmen Apple'ın
Son birkaç ayın en büyük satın almalarından birisi Apple ile Beats arasında yaşanmıştı. Yaklaşık 2 ay gibi bir süre önce Apple , tüm söylentilerden sonra Beats Music' i 3 milyar dolar gibi büyük bir paraya satın aldığını duyurmuştu . Bu rakam aynı zamanda Apple tarihindeki en pahalı satın alma anlamı taşıyordu. Öte yandan aradan geçen 2 ay gibi bir sürenin ardından bu anlaşma bugün itibarıyla tamamlandı ve Beats Music resmen Apple'ın oldu. Ya da başka bir deyişle, bugün Beats resmi olarak Apple ailesine girmiş oldu. Bugün gelen bu haberle birlikte Beats 'in kurucularından ünlü rap yıldızı Dr. Dre bir dolar milyarderine dönüştü ancak Beats çalışanlarının hepsi Dr. Dre kadar şanslı değil. Çünkü birçoğu işten çıkarılma tehlikesi ile karşı karşıya. Şu an için yaklaşık 700 Beats çalışanının olduğu biliniyordu. Apple'ın bu 700 çalışandan 200'ünün işine son vereceği söyleniyor. Kalanlar ise Apple çatısı altında çalışmaya devam edecek.teknokulis
Kerry, İsrailli Askerin Salıverilmesi İçin Türkiye ve Katar'dan Yardım İstedi
İsrail ve Hamas arasında bu sabah yürürlüğe giren ateşkesin kısa süre sonra İsrail tarafından bozulmasına, İsrailli bir askerin Hamas tarafından kaçırılmasının neden olduğu anlaşıldı.Gazze’de üç haftadan uzun bir süredir devam eden çatışmaların ardından, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin girişimleriyle 72 saatlik bir ateşkes üzerinde anlaşılmıştı. TSİ 08:00′de başlayan ateşkes, kısa süre sonra İsrail’İn Refah’a saldırısıyla sona erdi. İsrail tarafından yapılan açıklamada; ateşkesin başlamasından 90 dakika sonra militanların Gazze Şeridi’nin güneyindeki tünellerde arama yapan İsrail askerlerine saldırdıkları belirtildi. İsrail Ordu Sözcüsü Yarbay Peter Lerner; “Tünelin bir veya daha fazla sayıdaki giriş noktasından teröristler çıktı. En azından birisi intihar bombacısıydı ve kendini patlattı. Silahlı çatışma çıktı… İlk belirlemeler bir askerin kaçırıldığına işaret ediyor.” dedi. Çatışmalarda iki İsrail askeri de hayatını kaybetti. Hamas’tan ise, İsrail askerinin tutsak alınıp alınmadığına dair bir açıklama yapılmadı. Hamas Sözcüsü Sami Abu Zuhri, İsrail’in dünyayı yanıltmayı ve “Refah katliamının üzerini örtmeye” çalıştığını söyledi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yla yaptığı görüşmenin ardından İsrailli askerin kaçırıldığını doğruladı. Kerry, Gazze’deki şiddetin yeniden tırmanışa geçmemesi için Türkiye ve Katar dışişleri bakanlarını aradığını ve İsrailli askerin salıverilmesini sağlamalarını istediğini söyledi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki Mun da, İsrailli askerin kaçırılmasını kınadı ve salıverilmesini istedi.Zete
Reklam
22 Adımda İYTE'li Olmak
'Hayır özel değil. Hayır Dokuz Eylül'e veya Ege'ye de bağlı değil. Hayır 2 yıllık da değil. Balçova mı? Hayır Balçova'daki de değil!'
Kafanızı Kurcalayacak 10 Paradoks
etiket
Paradoks, görünüşte doğru olan bir ifade veya ifadeler topluluğunun bir çelişki oluşturması veya sezgiye karşı bir sonuç oluşturmasıdır. Çoğunlukla, çelişkili gözüken sonuç veya sonuçların aslında çelişkili tarafları vardır. Kimi zaman kendiliğinden oluşan paradokslar olduğu gibi matematikçilerin ve ünlü düşünürlerin oluşturduğu dünyaca ünlü paradokslar da vardır: Bu tip paradokslar matematikte yeni buluşlara yol açarken, soyut düşünceyi de beslemiştir. Ne tür paradoks olursa olsun ortaya çıkan sorular ve karışıklık hem ilginç, hem de eğlendiricidir.
Reklam
Başbakan Erdoğan'ın Mitingi Avrupa Kupası Yarışlarını Erteletti
İstanbul'da yarın yapılacak miting dolayısıyla, 2014 İstanbul ETU Triatlon Avrupa Kupası ve Ulusal Triatlon Yarışmaları ertelendi3 Ağustos Pazar günü yapılması planlanan '2014 İstanbul ETU Triatlon Avrupa Kupası ve Ulusal Triatlon Yarışmaları', İstanbul Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü'nün dün Türkiye Triatlon Federasyonu'na gönderdiği yazı ile ertelendi. Erteleme kararı Federasyon'un sitesinde yayınlandı. Türkiye Triatlon Federasyon'un sitesinde şu ifadelere yer verildi: '2014 İstanbul ETU Triatlon Avrupa Kupası ve Ulusal Triatlon Yarışmaları 04 Ağustos 2014 tarihine alınmıştır. İstanbul Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü 31 Temmuz 2014 tarih ve 15956 sayılı yazıları ile, ETU Triatlon Avrupa Kupası yarışlarının yapılacağı güzergâhta, aynı tarihte Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın mitinginin yapılacağından trafikte aksamalar yaşanacağı sebebi ile, Bu zorunlu değişiklik sebebi ile ETU Teknik delegesi ile acil toplantı yapılarak yarışmaların 04 Ağustos 2014 Pazartesi gününe alınmasına karar verilmiştir. Federasyonumuzun istemi dışında gelişen olaylar sebebi ile yapılan bu değişikliğe göre tüm sporcu, antrenör ve yöneticilerimizin programlarını ayarlamalarını ve anlayışlarını rica ederiz. Tüm ilgililere duyurulur.'T24
Tuğçe Kazaz'dan Bülent Arınç'a Destek
Ünlü manken Tuğçe Kazaz, 'Kadın herkesin önünde kahkaha atmayacak' diyen Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a destek verdi. Kazaz, 'Edepsizce göğüslerinin üzerine 'eylem' yazısı yazıp, kadının en mahrem yerini sokak ortasında açarak kendini basitleştiren bir kadın mı iffetlidir?' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa'da yaptığı konuşmada, 'Erkek zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Kadın ise, iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak' demişti. Ünlü manken Tuğçe Kazaz, yazılı bir açıklama yaparak Arınç'a destek verdi. Bülent Arınç'ın sözlerinin sadece bir kısmının alınarak kutuplaşma oluşturulmaya çalışıldığını savunan Kazaz, 'Dünya tuhaflaşmadı mı? Bizler kendimize tuhaf gelmiyor muyuz? Neden kızıyoruz çıkıp da bir başbakan yardımcısı, sırf kendimizi ait hissetmediğimiz bir partiden diye söylediklerinin bir cümlesini alıp sadece onu söylemiş gibi kullanıp kendimizi ve karşıdakini kutuplaştırmaya çalışıyoruz. Neden; çünkü onlardan mı bizim için? Peki onlar dediğimiz karşı tarafa kızarken kendimizde bir taraf olmuyor muyuz aslında?' dedi. 'KENDİSİNİ BASİTLEŞTİREN BİR KADIN İFFETLİ MİDİR? 'Ünlü manken Kazaz, Bülent Arınç'ın 'iffet' üzerine yaptığı açıklamanın edep ve inançtan kaynaklandığının altını çizerek, 'Bülent Arınç'ın söylediklerini okudum. Aslında söylediklerinin bugünlerde kaybolmuş fakat eskinin değerine değer katmış o edep ve inançtan kaynaklandığının farkındayım. Peki tam zıttı edepsizce göğüslerinin üzerine 'eylem' yazısı yazıp ortaya çıkanlar, kadının en mahrem yerini sokak ortasında açarak kendini basitleştiren bir kadın mı iffetlidir? Ve bunu açıp okuduğunda 'Vay be çok iyi yapmış' diyen ya da buna gülerek tepki veren kadınlara ne demeli? Kim bilir belki de bunu okuduğunuzda buda onlardan olmuş. Kim bilir ne menfaatleri vardır? Hayır, ne birilerindenim ne de kimse ile bir menfaat ilişkisi içerisindeyim. Sadece doğruyu doğru olarak göremediğimiz takdirde bir adım ilerleyemeyeceğimizi ve insanlara haksızlık ettiğimizi düşünüyorum' ifadelerine yer verdi. 'ZARARIN NERESİNDEN DÖNERSEN KARDIR' Kendi yaşam tarzından örnek vererek, 'Zararın neresinden dönersen kardır' diyen Kazaz, 'Ya da yıllarca vücudunu sergileyerek yanlış bir hayat yaşadın da sen mi şimdi bize ahkam kesiyorsun diye düşünenleriniz olacaktır, olabilirde. Ancak insan keşfettiği her gerçeği kendi ile yüzleşmekten korkmadan kabul etmelidir. Zamanında bunları yapmış olmak bunların doğru olduğu anlamına gelmez ki. Keşke bunu daha erken yaşlarda fark etseydim. Olan oldu kaybolan kayboldu. Kadınlığın istediği her şeyi marjinallik ya da sıra dışı olmak adına istediği her şeyi özgürce yapmak olduğunu düşünmek ve tüm dünyada böyle var olma çabası gerçek kadınlık erdeminden uzaktır ve zayıflıktır. Değil mi? Ben bunu kabul ettim. Umarım sizlerde kabul edersiniz ki 'zararın neresinden dönersen kardır' sözü gibi en azından insanlık, toplum ve yeni gelen genç nesle örnek olma adına bundan sonra bir nebze bir katkımız olabilir diye inanıyorum. Biz kadınlığımızı inatla keşfetmediğimiz ve hakkını vermediğimiz sürece kendimizi ve çevremizi mutsuz ve huzursuz etmeye devam edeceğiz ki kadının bu dünyaya en büyük katkılarından biri bence huzurdur' diye konuştu. Avrupa'daki yaşam tarzını örnek veren Kazaz, 'Her ne kadar ataerkil toplumlarda yaşıyor olsak da gerçek, erdemli kadınların dünyayı bir nebze daha huzurlu bir yer haline getireceğimize inancımız vardır umarım. Peki ya soruyorum? Hangi kadın bu dünyada aklından anne olmayı geçirmemiş? Ve hatta zaman zaman annelik içgüdülerine karşı koyabilmiştir? Peki, buna hazırlık için seçimlerini yaparken, adımlarını atarken ileride söylem ya da görsellik ile çocuğunun önüne koyacağı zorlukları hesaplamamış mıdır? Bir kadın Avrupa ve Amerika'daki çökmüş olan yaşam biçimini, kendi örf adet ve geleneğini unutarak taklit etmeye çalışırsa, ileride kuracak olduğu aile ve doğacak çocuğu, kendi tercihleri sonucu yaşamış olduğu ve bu topraklarda doğurmak durumunda kalacağı çocuğunun sırtına büyük ve ağır bir yük yüklemiş olmaz mı?' dedi. 'BÜLENT ARINÇ'IN SÖZLERİNİ GÖRMEZDEN GELMEK MİDİR DOĞRU OLAN?' Bülent Arınç'ın söylediği doğruları görmezden gelemeyeceğini kaydeden Tuğçe Kazaz, 'Dolayısıyla yaşamlarımızı yaşarken sadece kendimiz bu dünyadaymışız gibi yaşarsak hem gelecek nesillere, hem topluma, hem ülkemize büyük zarar vermiş oluruz. Geçmişten günümüze gelen çok güzel bir benzetme vardır. Toprak kutsaldır. Ve bu toprak ne kadar temiz ise yetişen besinler de o kadar kaliteli çıkarlar.  Milliyet
Bu Bayram da Cepten Bayramlaştık
Cep telefonuyla bayram kutlamalarını tercih edenlerin sayısı giderek artıyor. Turkcell ve Vodafone Türkiye tarafından açıklanan verilere göre Ramazan Bayramı süresince cep telefonu aboneleri 1.87 milyar dakika konuştu. Yine aynı tarihler arasında 1.43 milyar SMS gönderip yaklaşık 2.4 milyon GB internet kullanıldı. Bunun önemli bir bölümünün bayram mesajlarından oluştuğu tahmin ediliyor. İnternet kullanımı ve konuşma trafiğinde İstanbul ve Ankara başı çekerken, bu iller SMS gönderiminde de lider oldu. İnternet ve sosyal ağlar üzerinden video ve fotoğraf paylaşımında patlama yaşanırken, Turkcell abonelerinin 3.5 milyon MMS gönderdiği açıklandı. Kaynak: Sabah
Reklam
Selahattin Demirtaş'ın Konvoyuna Silahlı Saldırı
Cumhurbaşkanı adayı ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Gaziantep'teki mitinginin ardından araçlarıyla konvoy oluşturan partililere, kimliği belirsiz kişilerce tüfekle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçmaların isabet ettiği 3 kişi, hafif yaralandı.Olay, saat 17.45'de Şöfor Ali Caddesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Selahattin Demirtaş'ın mitinginin ardından HDP Şehitkamil İlçe binasına araçlarıyla konvoy şeklinde gidenlere, kimliği belirsiz iki kişi tarafından av tüfeğiyle ateş açıldı. Tüfekten çıkan saçmalar, konvoyda bulunan Mahmut Erkan ve Mahmut Altundağ ile yoldan geçen Zeliha Özsan'a isabet etti, saldırganlar ise kaçtı. Saldırı ihbarının ardından olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polislerin çevre güvenliğini aldığı olay yerindeki yaralılardan Zeliha Özsan 25 Aralık Devlet Hastanesi'ne, Mahmut Erkan ve Mahmut Altundağ ise Şehitkamil Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Acil serviste tedavilerine başlanılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Olay yerindeki güvenlik ve mobese kameralarını inceleyerek, görgü tanıklarının ifadesine başvuran polisler, ise kimliği belirlendiği öğrenilen 2 saldırganın yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı. Eyyüp BURUN- Mehmet BULUT/GAZİANTEP, (DHA)
Facebook'a Erişim Geçici Olarak Sağlanamadı
Facebook'a bir süredir erişim sağlanamıyor. Sosyal paylaşım sitesinin ana sayfasında yaşanan sorunun giderilmeye çalışıldığı belirtildi. 1.3 milyar kullanıcısıyla dünyanın en büyük sosyal ağı olan Facebook'a bir süredir erişim sağlanamıyor. Sosyal ağa TSİ 19.00 sularında erişim kesildi. Yaşanan sorunun nedeni henüz bilinmiyor. Sosyal ağın açılış sayfasında bir sorun yaşandığı ve giderilmeye çalışıldığı belirtildi. TechCrunch sitesinin verdiği bilgiye göre Facebook'un mobil uygulaması da çalışmıyor. Kullanıcılar web veya mobil üzerinden ana sayfayı açabilse bile içerikler güncellenmiyor, bir sayfa veya içerik açılmak istendiğinde hata mesajı alınıyor. aljazeera
iPhone İçin En Çılgın Klavye Projesi Satışa Başladı
Apple iPhone'un ekranını 3,5 inçten 4 inçe iPhone 5 ile geçiş yapmıştı ama bu büyüme yata düzlemde değil dikey düzlemde olmuştu. Bu tarz büyümeyi Oppo'nun da tercih ettiğini belirtelim. Özellikle Android ekosisteminden iPhone tarafına geçen kullanıcıların küçük klavye tuşlarından dolayı yazım yanlışları yaptıkları ve sürekli şikayette bulunduğu bir ortamda KickStarter projesi olarak başlayann Typo 2 fiziki klavye sonunda hayat buldu. 99 dolara satılan aparatı telefonunuza Lightning girişinden takıyorsunuz ve sistem otomatik olarak klavyeyi algılıyor. Bundan sonrası ise tamamen klavyenin yeteneklerinize kalıyor. BlackBerry telefonların klavyesine benzer yapıda olan bu klavyenin iPhone 5 ve iPhone 5S için yapıldığının altını çizelim. Typo 2'nin en büyük özelliklerinde biriside klayenin arkadan aydınlatmalı olmasıdır. Sizde fiziksel klavye ile iPhone kullanmak istiyorsanız bu aparatı değerlendirmenizde fayda görüyoruz. teknojioku
Reklam
Almanya'da Uçak Düştü: 2 Ölü
Almanya'nın Bremen kentinde bir otomobil lastiği deposunun üzerine düşen uçaktaki 2 kişi öldü. Bremen itfaiyesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, 'Saab 19 D Safir' tipi eğitim uçağın Bremen Havalimanı yakınlarındaki otomobil lastiği deposunun üzerine düştüğü, uçuş eğitimi alan kişi ile pilotun öldüğü ifade edildi. Yenişafak
Kübra'nın Bacakları Kesilebilir
İstanbul Kabataş’ta bugün İETT otobüsünün çarpması sonucu taksinin altında kalarak ağır yaralanan üniversite öğrencisi Kübra Dere’nin bir bacağının kesilme ihtimalinin olduğu belirtildi. Genç kızın abisi ve kuzeni kazadan kıl payı kurtulurken, o anlar güvenlik kamerasına da yansıdı. Kabataş’ta sabah saatlerinde meydana gelen kazada İETT otobüsünün çarpması sonucu taksinin altında kalan iki kişiden birinin İstanbul Üniversitesi’nde okuyan Kübra Dere olduğu öğrenildi. Alınan bilgiye göre, Muhasebe Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Kübra Dere, ağabeyi Fahri Dere ve kuzenleri Neşe Ateş, Adalar’a gitmek üzere Kabataş’a geldi. KARDEŞİNİN TAKSİNİN ALTINDAN ÇIKARTTI 09.00 vapuruna yetişmek için yolda ilerleyen iki kardeş ve kuzenleri iskele önüne geldiklerinde kaza meydana geldi. Kardeşi ve kuzenini arkada bırakıp önden yürüyen Fahri Dere, arkasını döndüğünde ise korkunç olayla karşılaştı. Kazayı gördükten sonra kuzeninin yanına giden Fahri Dere, kardeşinin nerede olduğunu sordu. Kardeşini göremeyince taksinin yanına gelen genç, kardeşinin aracın altında kaldığını gördü. Çevredekilerin de yardımıyla taksiyi kaldırıp, kardeşini altından çıkardı. O anlar güvenlik kamerası tarafından da saniye saniye görüntülendi. KORKUNÇ KAZA BÖYLE YAŞANDI Olaydan sonra üniversiteli Kübra Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan tetkiklerin ardından ameliyata alınan Kübra Dere’nin hayati tehlikesi olmadığı ancak bacağının kesilme ihtimalinin olduğu açıklandı. Genç kızın bilincinin açık olduğu öğrenilirken, korkunç kazadan kıl payı kurtulan Fahri Dere, yaşananları İHA’ya anlattı. BANKLA TAKSİ ARASINA SIKIŞMIŞTI Kaza sırasında kardeşiyle birlikte olduğunu belirten Dere, “Biz de önündeydik, otobüsün önünden kaçan kişilerdik. Diğer iki kardeşimi sağlam gördüm. Kübra’yı sordum, olmadığını fark edince aramaya başladım. Bankla taksi arasında sıkışmıştı. Biz taksiyi kaldırıp kardeşimi ve diğer yaralıyı öyle çıkardık” dedi. Son günlerde yolcu otobüslerinin karıştığı kazaları hatırlatan Fahri Dere, “İhmal varsa yetkililerin buna el atmasını istiyoruz. Bir ihmal varsa peşine düşeceğiz” diye konuştu. “BACAKLARININ KESİLME İHTİMALİ VAR” Adalar’a gitmek için Kabataş’ta bulunduklarını belirten Fahri Dere, kardeşinin kaza sonucu bacağının kesilme ihtimali olduğunu dile getirerek, “Doktorların söylemesine göre yüzde 80 ayağının kesilebileceği ihtimali var.  Milliyet
Reklam
Sabri, Florya'da da Dışarda
Hazırlıklarına İstanbul'da devam edecek Galatasaray'da Sabri ve kampa götürülmeyen futbolcular ile ilgili yine sıcak bir gelişme yaşandı.Avusturya ve Macaristan kampının ardından 4 günlük izin yapan Galatasaray bu akşam 17.30'da hazırlıklarına yeniden başlıyor.Şüphesiz en çok merak edilen konu yurt dışı kampına götürülmeyen futbolcuların durumuydu. Bu isimlerin başında da Sabri Sarıoğlu geliyordu.Ancak ne Sabri ne de yurt dışı kampına götürülmeyen diğer futbolcuların bugün Florya'daki çalışmada yer almayacakları öğrenildi.Bu isimlerin takımdan ayrı bir şekilde çalışmalarına devam edecekleri belirtildi.Cesare Prandelli'nin Sabri ile ilgili kararı merakla beklenirken, Başkan Ünal Aysal geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada oyuncunun ikinci kampta yer almasıyla ilgili olumlu mesajlar vermişti. (Skorer)
'280 Hollandalı Daha Azaldı' Diyen Türk'e Tepki Yağdı
Doğu Ukrayna'da düşürülen Malezya Hava Yolları'na ait MH17 sefer sayılı uçakta yaşamını yitiren Hollandalılar için, '280 Hollandalı daha azaldı' diyen Türk kökenli belediye çalışanının sözleşmesi askıya alındı. BBC Türkçe'nin haberine göre, Hollanda'da Kuzey Brabant eyelatinin başkenti olan Den Bosch kenti belediyesi sosyal işler bölümünde memur olarak çalışan Mehmet S.'nin işine son verme kararı aldı. Mehmet S'nin sözleşmesinin askıya alınmasına neden olan gelişmeye, Facebook hesabında MH17 kurbanları ile ilgili yorumu neden oldu. Mehmet S., 'Mehmet Esmer' adıyla açtığı Facebook hesabında, Şeker Bayramı'nı eleştiren aşır sağcı Hollandalılarla tartıştı. Aşırı sağcıların Şeker Bayramı ve İslamiyetle ilgili yorumlarına öfkelenen Mehmet S., tepkisini şu sözlerle dile getirdi: 'Bak şu aptal Hollandalıların yaptığı yorumlara. Aptalca tepkilerinizi de alıp defolun. Yorum yapmaya hakkınız yok. Çünkü sizin bayramınız değil. Siz gidin MH17 ile uğraşın. 280 Hollandalı daha azaldı :)' MH17 sefer sayılı uçakta 195 vatandaşını kaybeden Hollanda'da bu yorum yoğun tepkiye neden oldu. Facebook ve Twitter üzerinden kısa sürede geniş kitlelere yayılan mesaj üzerine Den Bosch Belediyesi harekete geçti. Belediye tarafından yapılan açıklamada, Mehmet Esmer takma adını kullanan kişinin, belediyeye bağlı bir şirkette, sosyal işler bölümü memuru olarak çalıştığı belirtildi. Açıklamada Mehmet S.'nin belediye adını ve logosunu kötüye kullandığı, bu nedenle iş sözleşmesinin askıya alındığı kaydedildi. Açıklamada, Mehmet Esmer adlı kişinin sözlerinin MH17 kurbanları ve yakınlarını rencide ettiği vurgulandı, 'Bu açıklamalarla aramıza mesafe koyuyoruz' dendi.T24
Son 10 Yılda Fuhuş 3 Kat Arttı
Fuhuş yapmak zorunda kalan kadın, erkek ve transların hakları konusunda çalışmalar yapma amacıyla geçen yıl kurulan ve başkanlığını Kemal Ördek'in yaptığı Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, son 10 yılda fuhuş yapmak zorunda kalan insan sayısının 3'e katlandığını belirtti. 'SEKS İŞÇİLİĞİ YAPANLAR YA ÖLDÜRÜLÜR, YA İNTİHAR EDER' Türkiye’de fuhuş yapan insanların en temel sorununun yaşam hakkı sorunu olduğunu ifade eden Kemal Ördek, “Sürekli seks işçiliği yapanlar ya öldürülür, ya intihar eder. Öte yandan Türkiye’de seks işçileri genellikle eve müşteri alma yöntemiyle çalışır ama ayda 3- 4 ev değiştirmek zorunda kalırlar. Yasal genelevler de polisin baskısı altındadır, yasal olmalarına rağmen devlet bunlar hakkında hiçbir bilgi vermez. Sokakta çalışanlar ise polis şiddetinden tutun müşterilerin öldürme riskine kadar, her türlü eziyeti yaşarlar” dedi. 'GENELEVLER KAPATILDI, FUHUŞ YER ALTINA İNDİ' Son yıllarda Türkiye’deki genelevlerin kapatıldığını, bugün geriye 45 kadar genelevde çalışan 1500 kadının kaldığını belirten Ördek, bu evlerin kapatılmasıyla devletin güvenli alanlarda seks işçiliğini engelleyip bu kadınların sokağa, yer altına, çetelerin ve insan tacirlerinin eline düşmesine neden olduğunu belirtti. 'SEKS İŞÇİLERİ ŞİDDETE MARUZ KALIYOR' Ördek, “Bugün Türkiye’de seks işçileri, toplumun ahlaki, muhafazakar, otoriter yaftalamalarıyla ağır bir şiddete maruz kalıyor. Tüm bu kapatmalara rağmen ‘fuhuş’ olarak tanımlanan olgu azalıyor mu? Hayır tabii ki, tersine artıyor” açıklamalarında bulundu. 'SON 10 YILDA FUHUŞ 3 KAT ARTTI' Kemal Ördek, Türkiye’de son 10 yılda seks işçileri sayısı 3 kat artarak 300 bini bulduğunu belirtirken, 'Her gün yeni bir masaj salonu, günlük kiralık ev neden açılıyor sanıyorsunuz? Kimse kimseyi kandırmasın, muhafazakarlık adı altında yaşanan büyük bir ikiyüzlülük var. Sürekli fuhuş operasyonu yapılıyor, genelevler kapatılıyor ama fuhuş nasıl oluyor da giderek yaygınlaşıyor? Çünkü fuhuş gözlerden uzak olması için yer altına iniyor, yer altında da kriminalize oluyor, yayılıyor” dedi.
Reklam