onedio
Galaxy Note 4'ün Performans Testi Ortaya Çıktı
Samsung Galaxy Note 3′ün halefi olacak Galaxy Note 4′ün, her iki modeli de AnTuTu Benchmark performans testinde ortaya çıktı. Galaxy Note 4′ün özellikleri, her geçen gün belirginleşiyor. Daha öncesinde dört özel önyüklü uygulama ve QHD ekranla geleceği ortaya çıkan telefonun her iki modeli de AnTuTu performans testinde kendini gösterdi. Galaxy Note 4 modelleri, AnTuTu’da SM-N910S ve SM-N910C kod adlarıyla ortaya çıktı. Kod adların sonunda yer alan “S” Snapdragon işlemciye; “C” ise Exynos işlemciye işaret ediyor. İki modelde de LTE desteği yer alırken, Avrupa için Exynos işlemcili modelin satışa sunulacağı söyleniyor. SM-N910C adlı Note 4′ün teknik özellikleri arasında Android 4.4.3 işletim sistemi, sekiz çekirdekli Exynos 5433 işlemci, Mali T760 ekran kartı, 2560x1440p çözünürlükte 5,7 inç Super AMOLED ekran, 16 MP arka ve 3,68 MP ön kamera, 3 GB bellek, 32 GB depolama alanı yer alıyor. SM-N910S adlı modelin teknik özellikleri arasında ise Android 4.4.3 işletim sistemi, Snapdragon 805 işlemci, Adreno 420 ekran kartı, 2560x1440p çözünürlükte 5,7 inç Super AMOLED ekran, 16 MP arka ve 3,68 MP ön kamera, 3 GB bellek, 32 GB depolama bulunuyor. Kamera alanında OIS (optik görüntü sabitleme) desteği de sunacak Galaxy Note 4′ün eylül ayında düzenlenecek IFA teknoloji fuarında tanıtılacağı düşünülüyor.Stuff
Kırkpınar'da Şampiyon Atlı
653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin başpehlivanı, geçen yılın başpehlivanı İsmail Balaban'ı finalde mağlup eden Fatih Atlı oldu.Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde altın kemeri, geçen yılın başpehlivanı İsmail Balaban'ı yenen Atlı takacak.Rakipleri Güngör Ekin, Bayram Ertan, Mehmet Yeşil Yeşil, Osman Aynur ve Abdullah Güngör'ü yenen, geçen yılın başpehlivanı Antalyalı İsmail Balaban'la, Ahmet Yavuz, Faruk Akkoyun, Şaban Yılmaz ve Recep Kara'yı mağlup eden Samsunlu Fatih Atlı, başpehlivanlık unvanı için cazgırın isimlerini anons etmesinin ardından er meydanına çıktı.Peşrevleriyle er meydanının dört bir yanındaki seyirciyi selamlayan başpehlivanlara seyirciler, tezahüratlarıyla sevgi gösterisinde bulundu. Peşrevin ardından güreşe başlayan pehlivanlar ilk dakikalarda birbirlerini tarttı. Karşılaşmanın normal süresinin bitimine dek her iki pehlivandan da önemli atak gelmedi. Seyirciler de bu durumu sık sık ıslıklarıyla protesto etti. Kule hakem heyeti de iki pehlivana pasif güreştikleri için ihtar verdi.Kuvvetlerini puanlama bölümüne saklayan ve normal güreş süresinde pasif güreşen Atlı ve Balaban, bu bölümde birbirlerini açık düşürmek için karşılıklı atağa çıktı. İsmail Balaban'ın iç kazık denemelerine Fatih Atlı müsaade etmedi.Puanlama bölümünde de sonuç alınamayınca, puan alan pehlivanın galip sayılacağı, 'altın puan' da denilen ''uzatmalı puanlama bölümüne'' geçildi. Bu dakikalardan sonra ataklarla izleyiciler büyük heyecan yaşadı.Tek dalma taktiğine sıkça başvuran İsmail Balaban'ın hatasından yararlanan Fatih Atlı, 55. dakikada rakibinden 1 puan alarak karşılaşmayı kazandı. Atlı, rakibini sarılarak teselli etmeye çalıştı.Altın kemere hak kazanan Atlı, 653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı unvanını aldı.AA
Anadolu Grubu'nun Kurucusu İzzet Özilhan Hayatını Kaybetti
1950 yılında Kamil Yazıcı ile birlikte Anadolu Grubu’nu (Anadolu Endüstri Holding) kuran İzzet Özilhan , 94 yaşında hayatını kaybetti. Anadolu Grubu Başkanı ve TÜSİAD eski başkanı Tuncay Özilhan ’ın babası olan İzzet Özilhan’ın aynı ismi taşıyan torunu bulunuyor. Radikal’de yer alan habere göre, Özilhan’ın cenazesi, Salı günü Batı Ataşehir Mimar Sinan Camii’nde öğle namazını müteakiben kılınacak cenaze namazı sonrasında, Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda bulunan aile kabristanına defnedilecek. 11 Mayıs 1920 tarihinde Kayseri’nin Develi ilçesinde dünyaya gelen Hacı İzzet Özilhan orta öğrenimi bitirdikten sonra, babasının yanında iş hayatına atıldı. 1937 yılında babasının yanında çalışarak başladığı ticaret hayatını, sonralarda İstanbul ’a taşıdı. Ülkemizin önde gelen sanayicilerinden biri olan Hacı İzzet Özilhan, 1950 yılında, kendisi gibi genç bir işadamı olan Kamil Yazıcı ile ortak olarak ticaret ve sanayi şirketlerini kurmaya başladı. 1960’lı yılların sonunda holdingleşme aşamasına gelen gruba, Anadolu insanının girişim gücüne ve başarma azmine olan inancın bir ifadesi olarak Anadolu Grubu adı verildi 1979 yılında, ortağı Kamil Yazıcı ile birlikte kurdukları Anadolu Eğitim ve Sosyal Yardım Vakfı, Türkiye 'ye 50’nin üzerinde kalıcı eser kazandırdı. Hacı İzzet Özilhan, 1997 yılında 9’ncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Devlet Üstün Hizmet madalyası ile ödüllendirildi. 1976-1982 yılları arasında İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Üyeliği ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevlerini yürüten Hacı İzzet Özilhan’ın, Merhume Hacı Türkan Özilhan ile 61 yıl süren evliliğinden iki çocuğu ve 5 torunu var.T24
Hissedilmeyen Görünmezlik Pelerini Üretildi
Alman bilim insanları, üzerine örtüldüğü her nesneyi görünmez kılmayı başaran bir pelerin üretti. Pelerin, aynı zamanda hissedilmeme özelliğine sahip. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) araştırmacıları, dünyanın ilk mekanik ve hissedilmeyen görünmezlik pelerinini ürettiklerini açıkladı. Pelerin, bugüne kadar geliştirilen ve nesneleri görünür ışık, mikrodalgalar ve ses dalgalarından gizleyen örneklerinden kıyasla, ilk mekanik pelerin olma özelliğine sahip. Mekanik pelerin, ışığı doğal olarak büken optik metametaryalden farklı olarak, fiziksel güçleri farklı bir şekilde yönlendirebiliyor. Sayısız iğne şekilli konilerden oluşan polimer madde, çaprazlama yerleştirilmiş kristal kafesleri andırıyor. Parmakla dokunulduğu zaman hissedilmeyen ve ölçüm cihazları tarafından tespit edilemeyen pelerin, bu özelliğini sahip olduğu mekanik metamateryallerden alıyor. Nesnelerin etrafından yayılan farklı dalgaboyutlarına ait ışık hızındaki fotonları kusursuz şekilde bükebilen pelerin, bu sayede üzerine örtüldüğü nesnenin göz önünden kaybolmasını sağlıyor. Belli büyüklükteki nesneleri görünmez kılmak için çok büyük miktarlarda üretilmesi gereken mekanik görünmezlik pelerini, henüz geliştirilme aşamasında. Alman basını, ticari ürün olarak piyasaya sürülmesi beklenmeyen pelerinin birkaç yıl için birçok yeni uygulama geliştirilmesini sağlayabileceğini belirtti. KIT tarafından mekanik pelerini üretmek için kullanılan 3D litografi Nanoscribe cihazı, şu an için oldukça küçük ölçeklerde madde elde edilmesini sağlıyor. Alman bilim insanları yakın gelecekte mekanik pelerini çok daha büyük ölçekte üretebilmeyi umuyor. Kaynak: Al Jazeera
'18 Kişilik Koğuşta 26 Kişi, Tuvalet Banyo Bozuk'
TBMM İnsan Hakları Cezaevi Alt Komisyonu, üst komisyonda görüşülmek üzere hazırladığı Adana Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu raporuna göre, 18 kişilik koğuşlarda 26 mahpus kalıyor. Mahpuslar Adana’nın sıcak ve yüksek nemine karşı ‘pervane’ ile koğuşlarını serinletmeye çalışıyor. Aşırı kalabalık nedeniyle banyo ve tuvalet sorunu var. Mutfakta yemek yapıldığı sırada yağ kokuları koğuşları durulmaz hale getiriyor. Komisyon, çocuk koğuşunda yaşandığı iddia edilen taciz ve tecavüz için “kanaate varamadıklarını” söyledi.Hülya KARABAĞLI Meclis Cezaevi Alt Komisyonu Başkanı AKP Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu başkanlığında Adana Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi ile Açık Cezaevi’nde yapılan incemelenin raporu hazırlandı. Üst komisyonun ilk toplantısında rapor görüşülecek. Komisyon 10 maddelik önerilerin yer aldığı değerlendirme ve sonuç bölümünü raporuna koydu. Dikkat çekici değerlendirmelerin yapıldığı bazı bölümler ise şöyle: Koğuşlara girildiğinde göze çarpan ilk sorun kapasite fazlası tutuklu ve hükümlünün barındırılıyor olmasıdır. Bazı koğuşlarda normalde 18 kişi kalması gerekirken hâlihazırda 26 kişi kalınmaktadır. Koğuş temizliğinin, ranza ve yatak düzeninin yeteri kadar sağlanamamasından kaynaklı düzensiz ve karışık bir koğuş ortamı ile karşılaşılmıştır. Ülkemizin güney kesimlerinde özellikle yaz aylarında hem hava sıcaklığının yüksek seyretmesi hem de yüksek nem oranından dolayı mahpuslar koğuşlarında serin hava akımı oluşturmak amacıyla birden fazla pervane kullanmak zorunda kalmaktadır. Ancak bu pervanelerin koğuşları serinletmesi yetersiz kalmakta olduğu, bu nedenle koğuşlara klima takılması gerektiği zira klimanın pervanelerden daha az elektrik tükettiği belirtilmiştir. Bunların dışında genel olarak koğuşların aşırı kalabalık olması nedeniyle sıcak su ve tuvalet ihtiyaçlarının giderilmesinde sıkıntılar yaşandığı, yine kapasite fazlası tutuklu ve hükümlü kalmasından dolayı kanalizasyon sisteminde tıkanıklar yaşandığı, sosyal faaliyetlere katılma ve ziyaretçiler ile görüşme süresinin asgari seviyeden uygulandığı, futbol veya voleybol gibi sporların yapılması için açık veya kapalı bir spor salonunun bulunmadığı, istedikleri TV kanallarını izleyemedikleri, sık sık koğuş araması yapıldığı, mutfakta yapılan yemeklerin ve kullanılan yağların kokusunun mutfak bacasından koğuşlara geldiği, hastane sevklerinde takipsizlikten dolayı aksamalar yaşandığı, eski bir bina olması itibarıyla el işi atölyesi için ayrılan yerin bazı el işlerini yapmaya fiziki anlamda imkan vermediği hususlarında şikayetler dile getirilmiştir. Kurum idaresinin uygulamalarından çok az sayıda şikâyet iletilirken, genel olarak Ceza İnfaz Kurumu binasının eski olmasından ve mevzuattan kaynaklı sorunlar dile getirilmiştir. Bazı Basın-Yayım Organlarında 2014 Yılı Şubat Ayında Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun Çocuk Koğuşunda Kalan İki Erkek Çocuk Mahpus Arasında Taciz Ve Tecavüz Olaylarının Yaşandığı İddiası Cezaevi idaresi ve Savcısı tarafından Alt Komisyon Heyetine, söz konusu iddiaya konu olan olayların 2014 yılı Şubat ayının 17’nci günü gerçekleştiği, aynı gün mağdur çocuğun şikayeti üzerine hem adli hem de konuya ilişkin sorumluluğu bulunan görevliler hakkında idari soruşturma başlatıldığı beyan edilmiştir. Açılan adli soruşturma kapsamında olaya karışan iki erkek çocuğun üzerindeki kıyafetlere, koğuşta bulunan bütün yatak, yorgan ve nevresimler ile konu ile ilgili diğer bazı eşya ve elbiselere de el konulmak suretiyle Adli Tıp Kurumuna gönderildiği belirtilmiştir. Söz konusu olaya ilişkin adli ve idari soruşturmalar Şubat ayında açılmış ve devam ederken, Nisan ayı sonlarından itibaren basın-yayım organlarında konuya ilişkin haberler yer almaya başlamıştır. Toplamda 2 çocuk koğuşu bulunan Ceza İnfaz Kurumunda, Heyet tarafından söz konusu iddiaya ilişkin olay günü kamera kayıtları izlenmiş, aynı koğuşta kalan bir çocuk mahpus ve diğer çocuk mahpuslar ile görüşülmüştür. Olay günü aynı koğuşta kalan çocuk hükümlü, taciz ve tecavüz iddialarına ilişin olarak böyle bir şeyin mümkün olmadığını, zira böyle bir şeyin olmasının hakaret niteliğinde algılanmasının ötesinde onur kırıcı ve yüz kızartıcı vahim bir durum olduğunu belirterek iddiayı yalanlamıştır. Söz konusu iddialara konu olan mahpus çocuklardan mağdur çocuğun tahliye edildiği, sanık çocuk mahpusun ise Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevkinin yapıldığı öğrenilmiştir. Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ilk olarak 01.05.1988 tarihinde koğuş sisteminde hizmet vermek üzere açılmış olması, 2000 yılında koğuşların bölünerek oda sistemine geçilmiş olması ve 2008 yılında ise odaların bulunduğu koridorların sonuna 24 oda daha eklenmek suretiyle Kurumun kapasitesinin 668 e çıkarılmış olması nedeniyle tutuklu ve hükümlüler, yaşam koşullarını etkileyen olumsuz fiziki durumlar ile karşı karşıya kalabilmektedir. Bu şekildeki bir fiziksel yapılaşmanın, koğuşlardaki aşırı kalabalığın tetiklediği pek çok sorunun daha da derinleşmesine neden olduğu gözlenmiştir. Bazı koğuşlarda yer yatağı konulmak suretiyle uyku ve istirahat alanı olarak kullanılan koğuş üst katlarının dar olan ortak kullanım alanlarının daha da daraltılmasına neden olmuştur. 1- Genel olarak cinsel taciz ve tecavüz bir kişinin isteği dışında başka bir kişinin cinsel davranışlarına maruz kalmasıdır. Söz konusu erkek çocukların yaşlarının 16-17 olması, akran olmaları ve fiziksel olarak yetişkin birer birey görünümünde olduklarının müşahede edilmesi, bulundukları koğuşta kendilerinden başka 3 hükümlü veya tutuklu çocuğun bulunması, koğuş bahçesi ile koğuş ortak yaşam alanının kameralar tarafından 24 saat aralıksız izlenip kayıt altına alınması gibi durum ve şartlar ile iddia konusu olaya ilişkin kamera görüntüleri ve elde edilen diğer bulgular göz önünde bulundurulduğunda cinsel taciz ve tecavüz olayının yaşanıp yaşanmadığı hususunda kesin bir kanaate ulaşılamamıştır. 2- Ceyhan M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun çocuk koğuşunda kalan iki erkek çocuk mahpus arasında taciz ve tecavüz olaylarının yaşandığı iddiası hazırlık soruşturması açılmak suretiyle yargı mercilerinin görev alanına girmiştir. Bu itibarla Anayasanın 138’inci maddesinin ikinci fıkrasındaki “Hiçbir organ, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz” hükmü uyarınca, söz konusu iddiaya ilişkin yargı mercilerince yapılacak yargılama sonucunun beklenmesinin uygun olacağı kanaati hasıl olmuştur. 3- 12-18 yaş gurubu arasında olup işlediği bir fiil sonucu hüküm giymiş olan çocukların yeniden eğitilerek suç ve suçun sonuçlarından arındırılıp iyi halli olarak topluma yeniden kazandırılmasını sağlamak amacıyla ülkemizde şu an için sadece İzmir ve Ankara illerinde bulunan Çocuk Eğitim Evlerinin sayısının bir an önce artırılması gerekmektedir. Eğitim Evlerinde barındırılan çocukların bireysel özellikleri, hayat şartları ve suç işleme nedenleri belirlenerek kişiliklerini geliştirmelerine ve yeniden eğitilerek kendileri ve toplumla barışık bir halde yaşayabilmelerine imkan tanıyacak durum ve şartlar Eğitim Evlerinde oluşturulmaktadır. Bu bakımdan 18 yaş altı çocuk hükümlülerin kendilerine mahsus olarak kurulan Çocuk Eğitim Evlerinde, tutukluluk veya hükümlülük sürelerini geçirmelerine imkan sağlanmalıdır. Çocuk Eğitim Evlerinin yaygınlaştırılması suretiyle çocuk cezaevlerinden gelen “dayak”, “cinsel taciz” gibi şikayetlerin son bulacağına inanılmaktadır. 4- Ceza infaz kurumlarında görüşülen tutuklu ve hükümlülerin kurum idarelerinin tutum ve davranışlarına ilişkin şikâyet iletmemesi olumlu bir unsur olarak not edilmiştir. Diğer taraftan Ceyhan M Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kapasite fazlası tutuklu ve hükümlünün barındırılıyor olmasının getirdiği sorunlara bir kez daha işaret edilmesinde fayda görülmektedir. 5- Ülkemizin güney kesimlerinde özellikle yaz aylarında hem hava sıcaklığının yüksek seyretmesi hem de yüksek nem oranından dolayı mahpuslar koğuşlarında serin hava akımı oluşturmak amacıyla birden fazla pervane kullanmak zorunda kalmaktadır. Elektrik ile çalışan pervaneler koğuşları serinletmekte hem yetersiz kalmakta hem de koğuşta bir serinlik oluşturmak için birden fazla pervane kullanma ihtiyacı olduğu için çok fazla elektrik enerjisi harcanmaktadır. Bu bölgemizdeki iklim şartları göz önünde bulundurularak koğuşlarda fazla elektrik enerjisi tüketen, arzu edilen serinliği sağlayamayan ve koğuş içerisinde görüntü kirliliğine neden olan pervaneler yerine, gerektiğinde mahpusların kendi bütçelerinden temin edilecek klimaların kullanılmasına imkan sağlanması gerekmektedir. 6- Ceyhan Cezaevinde plan ve proje tadilatları sonucunda kapasite artırımı için çalışmalar yapılırken mahpuslar için futbol veya voleybol gibi sporların yapılmasına imkan sağlayacak açık veya kapalı bir spor salonu yapımı için bir plan ve programlama içerisinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. 7- Ceyhan M Tipi Ceza İnfaz Kurumunun mutfağında pişen yemek ve kullanılan yağ gibi koku yapan malzemelerin kokusunun bazı zamanlarda mutfak bacasından koğuş bölgelerine yoğun olarak geldiği, aşırı ve sürekli kokunun mahpuslara rahatsızlık vermesinden dolayı bacaya filtre türü bir şey takılarak önlem alınması gerektiği düşünülmektedir. 8– Tutuklu ve hükümlülerden eğitim ve öğretimine devam edenlerin okul kayıtlarının başladığı dönemde okul kayıt ve harç ücretlerinin çoğu mahpus tarafından karşılanamadığı, bütçe kısıtı nedeniyle de Kurum bütçelerinden karşılanamamasında dolayı büyük sıkıntılar yaşandığı ifade edilmiştir. Söz konusu bütçe ödeneklerinin tahsisi yapılırken eğitim ve öğretimine devam edecek mahpusların okul kayıt ve harç ücretlerinin de göz önünde bulundurularak bütçe ödeneklerinin planlanması yerinde olacaktır. 9- Heyet, her iki ceza infaz kurumunda da yapılan meslek edinme kursları, atölye çalışmaları ve sosyal faaliyetleri son derece başarılı ve memnun edici bulmuştur. Tahliye sonrası sosyal ve ekonomik hayata tutunma ve ceza infaz kurumunda bulunulduğu sürece geçirilen boş vakitleri değerlendirme bakımından bu tür çalışmaların büyük önemi bulunmaktadır. Yine özellikle yaz aylarında ziyaretçilerin ve mahkumların daha sağlıklı bir ortamda görüş yapabilmesi için görüş alanlarına klima takılması memnuniyetle karşılanmıştır. 10- Ceza infaz kurumlarının çalışma şartlarının zorluğu ve çalışmak için son tercih edilen kurumlar arasında bulunduğu bilinmektedir. Bu nedenle zor çalışma şartlarının gereği olarak ve nitelikli personel istihdamını artıracağı düşüncesiyle, personel özlük haklarında yapılacak iyileştirmeler memnuniyetle karşılanacaktır.Zete
Reklam
Leonardo Di Caprio'nun Acınası Rollerde Oynadığının 13 Kanıtı
Evet Leonardo'yu bende çok seviyorum ama bu onun acınası rollerde oynadığı gerçeğini değiştirmiyor maalesef. Geçen günlerde bu gerçeği fark ettim ve sizlerle bunu paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz ve ekleyecekleriniz varsa yorum bölümüne yazabilirsiniz :D Esen kalın efendim...
Reklam
İzlemeniz Gereken 15 Kore Dizisi
Güney Kore'nin en fazla bilinen ve sevilen dizisi. Gil Ra Im(Ha Ji won) ve Kim Joo Won(Hyun Bin) tarafından oynanan zaman zaman sizi güldürecek zaman zaman sizi ağlatacak mükemmel bir dizi. İtinayla Tavsiye Edilir !
Hafızayı Silen ve Sahte Anı Oluşturan Beyin Çipi Geliştirildi
DARPA'nın geliştirdiği beyin çipi ile hafızadaki belli anıların silinmesi ya da olmayan anıların yerleştirilmesi gerçek olacak. Christopher Nolan'ın dünyaca ünlü filmi Inception'ı izleyenler hemen hatırlayacaktır. Ancak biz yine de izlemeyenler için söyleyelim, filmde rüyalar aracılığı ile insanların beyinlerine anılar yerleştiriliyor, olan anılar siliniyordu. İşte bu tarz olayların sadece bilim-kurgu filmlerinde olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı yani DARPA tarafından bu dediğimiz olayları yapabilecek bir beyin çipi geliştirildi. Bu tüyler ürpertici gelişmenin hangi amaçlarla kullanılacağı ise hala bilinmiyor. İnsanlara sahte anılar yerleştirerek neler yapılabileceğini bir düşünün. Bir sinirbilimci olan Joseph LeDoux konuyla alakalı olarak, DARPA'nın bu tarz çalışmalarına tam gaz devam ettiğini ve ajansın bu çipleri beyne yerleştirmekle neyi amaçladıklarını bilmediğini söyledi. Bu çiplerin bir protez olarak nitelendirilebileceğini söyleyen LeDoux , kol ya da bacak yerine bunda hafızanız düzeltilecek. teknokulis
Dünyanın En Büyük Teleskopunun İnşası Başladı
Şimdiye kadar yapılmış en büyük teleskopun yapımına Şili'de düzenlenen törenle başladı. Dünyanın en büyük teleskobu olması hedeflenen ' Avrupa'ya ait Olağanüstü Büyük Teleskobu 'nun yapımına Şili'de düzenlenen törenlerle başlandı. Devasa teleskop 39.3 metre çapında parçalı bir ayna içeriyor. Ülkenin kuzeyinde yer alan Atacama Çölü'nde 3 bin metrelik Cerro Armazones Dağı'nın zirvesi, düzleştirme çalışması için havaya uçuruldu ve 5 bin metreküp kaya parçalandı . 2024'te yapımının bitmesi beklenen teleskobun, ' evrendeki bilinmeyen alemlerinin keşfine ' katkıda bulunması bekleniyor. Kaynak: Sabah
Reklam
'Kocam Oyuncak Almayınca Ağlardım'
5 çocuğuna kavuşmak için verdiği hukuk mücadelesi veren, 8’inde nişanlanan, 12’sinde “evlendirilen”, 18’inde kuma verilen S.A yaşadıklarını anlattı8 yaşında nişanlanan 12’sinde ‘evlendirilen’, 18 yaşında evli adama kuma olarak verilen ve doğurduğu 5 çocuğu kocasının resmi eşinin nüfusuna geçirilince kaçtığı İstanbul’da hukuk mücadelesi başlatan 34 yaşındaki Siirtli S.A. 'Kocam oyuncak almayınca ağlardım” dedi. Nurettin Kurt 'un Hürriyet'teki haberine göre, küçük yaşına rağmen evlenmemek için ayrı bir mücadele veren talihsiz kadın, “Evlenmemek için dağa kaçacaktım, kardeşlerimi düşündüm, benim gibi bu nedenden dolayı dağa çıkan arkadaşlarım var” dedi. 16 yıl kuma olarak yaşayan ve şiddete maruz kalan kadın hikâyesini şöyle paylaştı: “Biz 6 kardeştik. Ben okumak istiyordum. Babam vefat ettikten sonra annem yeniden evlendi. Ablamı istemeye geldiler, kabul etmedi. Başlık parası olarak iki bilezik aldıkları için adamla beni 8 yaşındayken nişanladılar. Yaşım küçüktü ama bilinçliydim, sırf nişanı atsınlar diye kendime erkek arkadaş bile edinmiştim, ama atmadılar.” “12 yaşında annem ve kardeşlerimin baskısıyla kocamın evine götürmek istediler. Gitmemek için amcamlara kaçtım, ‘Annen bilir’ dediler, dayımlara kaçtım anneme teslim ettiler. 13 yaşında geldiğimde evde kaldığımı söyleyerek kocamın evine götürdüler.” “Dini nikâh kıymak için imam getirdiler. İmam sorduğunda ‘kabul etmiyorum’ dedim. Beni o yaşta diri diri mezara gömdüler. Düğün evinde herkes oyun oynuyor, zılgıt çekiyor, ben sürekli ağlıyordum. Üç ayrı imam değişti üçüne de aynı şeyi söyledim. İmamı, şikâyetçi olmakla tehdit ettim. Sonunda annem, ‘Bana vekâlet ver, nikâh kıyalım, sabah birlikte kocanı da alır bizim eve döneriz orada yaşarsınız’ diye söz verdi, benim adıma annem ‘Evet’ dedi.” “Ben sabah elbiselerimi topladım, ancak annem beni orada bırakıp gitti. İlk gece korkusundan kriz geçirdim ama kocam bana resmen tecavüz etti. Bilinçli olsam da küçüktüm, daha çocuktum. Kocam istediğim oyuncağı almayınca ağlardım. Nikâhtan bir ay sonra fırsatını bulup evden kaçtım, akrabalarıma sığındım, ama beni aileme teslim ettiler.” “Kocam benden boşanmadan yeniden evlendiği halde benim boşanabilmem için başlık parası olarak verdikleri iki bileziği geri istediler. Bilezikleri gönderdim ve boşandık. Ailemin yanında 18 yaşına kadar kaldım. Sonra evli olan yeni kocama kuma olarak verildim. Yine iki bilezik karşılığında. Kabul etmek zorunda kaldım. Evlenip ayrıldığım için herkes bir farklı davranıyor oralarda.” “Kuma olarak gittiğim bu evlilikten 5 çocuğum oldu. Kocam çocukları resmi nikâhlı karısının nüfusuna geçirdi. Bana şiddet uyguluyordu. Son olarak çocukların gözü önünde beni kemerle dövdü, çenem yarıldı ve hastanede dikiş atıldı. Ondan sonra da kaçmaya karar verdim. Ben sadece çocuklarımı yanıma alıp büyütmek istiyorum, başka bir şey istemiyorum.” Avukat Sedef Ünal, çocukları, S.A.’nın nüfusuna geçirdiklerini fakat buna rağmen babanın çocukları vermediğini anlattı. İstanbul’daki mahkemenin de yetkisizlik kararı verip kadını Siirt’e yönlendirdiğini, Siirt’te ise can güvenliğinin olmadığını vurguladı. Avukat Ünal, “Medeni Kanun’un 337. maddesi gereği evli olmayan anne baba söz konusu olduğu için velayet annededir” dedi.Hürriyet
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Dünyanın Düz Olduğunu İddia Eden Dayı
etiket
Videodaki Güzel insanımız şivesine bakılırsa büyük ihtimal Karadenizli.. Dünyanın düz olduğunu, yer çekiminin olmadığını, aya gidilmediğini söylüyor. İyi Seyirler.
Reklam
Adidas'ın Akıllı Topu İle Dünya Kupası Ayağınızda
İster televizyon başında olun, ister dayanamayıp halı sahaya çıkın, ama bu ay Dünya Kupası’ndan kaçış yok.Geçenlerde Adidas’ın Dünya Kupası için uzun yıllardır özel olarak tasarladığı resmi kupa futbol topunu sizlere tanıtmıştık. Adidas bu konuda teknolojiyi geliştirdikçe, sadece dünya futboluna değil, futbol oynamayı sevenlere de faydalı ürünler ortaya çıkıyor. İşte Adidas ’ın son ürünlerinden olan akıllı futbol topu “” ile siz de bir Dünya Kupası şampiyonu gibi hissedebilirsiniz. Eğer futbolla ciddi olarak ilgileniyorsanız, miCoach gelişmiş özellikleri ile sahadaki performansınızı artırmanıza yardımcı olacak. Akıllı top miCoach Smart Ball, içine gömülü sensörlerle darbeleri, hızı, dönüşü, katedilen yolu ve mesafeyi, vuruş noktasını ölçüyor ve veriyi özel “Smart Ball” uygulama sına yolluyor. Böylece her vuruşunuzu analiz edebilir, topu istediğiniz gibi kontrol edebilmek için kendinizi geliştirebilirsiniz. miCoach size topa nasıl vurmanız gerektiğini ayrıntılı şekilde öğretecek. miCoach topa Bluetooth ile bağlanan Smart Ball uygulaması ile kendinize hedefler de koyabilirsiniz. Mesela topa belli bir hızda vurma antrenmanı yapabilir, sanal bir duvarın üzerinden aşırmaya çalışabilir veya profesyonel futbolcuların ünlü gol vuruşlarını tekrarlamaya çalışabilirsiniz. Ayrıca başarılı vuruşlarınızı arkadaşlarınız ile paylaşmanızı bie sağlıyor Smart Ball uygulaması. “miCoach Smart Ball” akıllı futbol topu 299 Dolar’a satılıyor, ilgilendiyseniz ABD üzerinden satış sayfasından sipariş verebilrisiniz, bu linke tıklamanız yeterli. Ayrıca Smart Ball uygulamasını da iPhone için AppStore’dan indirebiliyorsunuz ama tabii top olmadan bir işe yaramıyor.silikonvadisi
Youtube'un Bilinmeyen Karanlık Yüzü
Biz YouTube'u masum masum video seyretmek içn kullanırken, bir taraftan da suçluların yuvası haline gelmiş durumda.Digital Citizens Aliance isimli online güvenlik girişiminin yayınladığı rapor ilginç sonuçları ortaya çıkardı. Hacker'lar artık ele geçirdikleri kredi kartı bilgilerini satmak için videolarını kullanıyor. Halihazırda, on binlerce YouTube videosunda, çalıntı kartları satmak için ilanlar ve bilgiler yer alıyor. Grubun araştırmasına göre Hacker'lar, ele geçirdikleri kartları satmak için YouTube videolarına reklam veriyorlar. Ayrıca, çoğu hacker, yasa dışı işlerle uğraşmak isteyecek potansiyel müşterilerine ulaşmak için kredi kartı numaralarının nasıl çalınacağına dair yöntemler anlatan videolar hazırlayıp yüklüyorlar. Böylece YouTube hızlıca bir suç üniversitesi haline geliyor. , YouTube üzerinde yasa dışı içeriğin barınmasına izin vermiyor ancak Google'ın da milyarlarca videoyu tek tek denetleme şansı yok. Ancak şikayet üzerine harekete geçebiliyor. Fakat şikayet üzerine silinen videolara rağmen YouTube'da halen kredi kartlarının nasıl çalınacağını anlatan 16 bin video yer alıyor. ' CC ve CCV numaralarını çalmak' ifadelerini arattığınızda ise 9 bin sonuca ulaşıyorsunuz. Google bu problemleri çözebilmek için videoları tarayacak bir güvenlik yazılımı geliştirmeye çalışsa da bu iş kolay değil ve daha uzun bir süre, videoların insanlar tarafından kontrol edilmesi gerekiyor. Haber7
RedHack Anadolu Cam'ı 'Hack'ledi
Hacker grubu RedHack, Anadolu Cam'ın web sitesi olan www.anadolucam.com'u hackledi. Hacker gurubu sitenin ana sayfasına bir mesaj bıraktı.Cam İşverenleri Sendikası ile Kristal-İş Sendikası arasından süren 24. Dönem Cam Grup Toplu İş Sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamamıştı. 10 fabrikada 5 bin 800 cam işçisi dün greve çıkmıştı. İşçilerin grev kararı almasının ardından kendilerine destek vermek amacıyla cam şirketlerinin web sitelerine siber saldırı düzenleyen RedHack, twitter hesabından Anadolu Cam'ın web sitesini hack'lediğini duyurdu. 'Hak yerini bulana kadar hack devam edecek...' RedHack, Anadolu Cam'ın web sitesine şu mesajı bıraktı: Anadolu Cam direnisindeki iscileri selamliyoruz. Yurudukleri yolda onurun ve erdemin bayragi altinda onlarla birlikte olmaktan gurur duyuyoruz... Hak yerini bulana kadar hack devam edecek... NERELERDE GREV VAR?Grev kararı; Paşabahçe Cam Sanayi A.Ş (Kırklareli, Mersin, Eskişehir Fabrikaları), Anadolu Cam Sanayi A.Ş. (Mersin fabrikası), Trakya Cam Sanayi A.Ş. ( Trakya Düz Cam, Trakya Otocam ve Mersin Fabrikaları), Anadolu Cam Yenişehir Sanayii A.Ş., Trakya Cam Yenişehir Sanayii A.Ş. ve Cam Elyaf Sanayi A.Ş. işyerlerinde uygulanıyor.
Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Terör Örgütü: IŞİD
Irak’ta durdurulamayan ilerleyişini sürdüren radikal İslamcı terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) sadece kısa sürede bu denli etkili olmasıyla değil, sosyal medyadaki planlı ve ‘başarılı’ stratejisiyle de dikkat çekiyor. Irak’ın ikinci büyük kenti Musul’u bir günde kolayca ele geçiren ve çevredeki şehirleri de kontrolü altına alarak Şiileri öldürmeyi sürdüren Sünni terör örgütü, sosyal medyayı üç ana başlık altında kullanıyor: Ele geçirdiği yerler hakkında bilgi vermek, örgüte yeni militanların katılımını sağlamak ve düzenlediği saldırılarla, Şiilerin öldürülmesini meşru kılmak. IŞİD, bu ustalığıyla kimi uzmanlarca Twitter’ı en iyi kullanan terör örgütü ilan edildi bile. Ayrıca birçok büyük şirket, sanal alemde daha görünür olabilmek için önemli paralar harcarken, IŞİD sosyal medya stratejisiiyle bir anda internette de ana gündem maddesi olmayı başardı. Özellikle yarattıkları Twitter uygulaması ‘The Dawn of Glad Tidings’ le bunu başaran IŞİD, kullanıcıları adına fotoğraf ve videolu tweet’ler atıp, hashtag kampanyaları yürüttü. Bu sayede uygulamayı kullananların da IŞİD’in sosyal medyadaki birer neferi olması sağlandı. IŞİD’in Musul’u aldığı gün yaklaşık 40 bin tweet atıldı ve bu tweet’ler iki saatte bir gönderilerek spam’lenme tehlikesi yaşamadı. Twitter’dan ‘spam’ yememek için belli bir algoritma ve zamanlama gözetilerek atılan tweet’ler sayesinde IŞİD, neredeyse etkili olduğu her bölgede ‘en çok konuşulanlar’ arasına girdi. The Atlantic’ten J.M. Berger, Musul’un ele geçirildiği gün Twitter’da bir anda “Şimdi Bağdat’a geliyoruz” yazılı fotoğrafların patlamasının ve bir anda aramalarda da en üst sırada çıkmasının bu uygulama sayesinde olduğunu belirtti. Uygulama Twitter tarafından engellenmiş olsa da farklı yöntemlerle hâlâ aktif olarak çalışabiliyor. IŞİD tüm bu bilgi akışının yanında ayrıca etkili bir ‘PR çalışması’ yürüterek yeni destekçiler de kazanıyor. Die Zeit gazetesine konuşan terör uzmanı Yasin Muşarbaş, IŞİD’in tüm bu içerikle sadece Arap ülkelerinden değil Avrupa ve ABD’den de destekçi bulduğunu belirtti. Muşarbaş, asıl hedefin El Kaide gibi ‘kurumsal bir kimlik’ kazanmak olduğunu belirtti. Bu sayede IŞİD, daha önce fotoğraflarını yayımladığı Portekizli, Hollandalı ya da Fransız militanlar da bulabiliyor. Son olarak binlerce hesabı tam anlamıyla tek elden yönetmek IŞİD’e ‘neyin nasıl görülmesini istiyorsa öyle yansıtmak’ gibi bir imkan sağlıyor. Böylece Şiilerin öldürülüp Sünnilerin serbest bırakılması, mezhepçi bir vahşet olarak değil, din ve İslam düşmanlarının etkisiz hale getirilmesi gibi yansıtılabiliyor. Tabii IŞİD cihadçıları da İslamı ayakta tutacak yeni bir güç olarak…Dİken
Reklam