onedio
Bu Radyo Ruh Halinize Göre Çalıyor
‘‘Rapport Radio’’ adlı radyo, içine yerleştirilen kamera sayesinde yüz hatlarınızı inceliyor ve şarkıyı beğenip beğenmediğinizin ayırt ediyor.Teknolojinin gelişmesi ile ilginç ürünlere de şahit oluyoruz. Bunlardan biri de yüzünüze bakarak ruh halinize göre müzik çalan radyo. Masa lambası görünümünde olan ‘‘Rapport Radio’’ adlı radyo, içine yerleştirilen kamera sayesinde yüz hatlarınızı inceliyor ve şarkıyı beğenip beğenmediğinizin ayırt ediyor.İngiliz öğrencilerin yüz tanıma sistemini kullanarak geliştirdiği radyo, dinleyicilerin ruh haline uygun şarkıları seçiyor. Ayrıca radyo, dinleyicinin şarkıdan mutlu olduğunu ve gülümsediğini fark ettiğinde, sesi otomatik olarak açıyor. Eğer dinleyici mutlu değil ve suratını asıyorsa, şarkıyı değiştiriyor. Eğer dinleyicinin hiçbirinden memnun olmadığını fark ederse radyoyu kapatıyor. ‘’Rapport Radio’’ radyonun baş kısmında bir hoparlör ve kamera yerleştirilmiş. Radyo tek başına çalışmıyor tabii ki de bir bilgisayara bağlı olarak müzik çalıyor. Bir nevi DJ’lik yapıyor diyebiliriz. 'Royal College of Art' ve 'Imperial College London'dan 50’ye yakın öğrencinin çalıştığı radyo, müzik dinlemenin yanısıra felçli hastalara yardım gibi farklı amaçlarla da kullanılabiliyor. Hastanın yüz ifadesine göre yataktaki pozisyonunun değiştirilmesi gerektiğini bakıcısına bildiriyor. teknolojioku
İstanbul'da Son 10 Yılda Yanan 7 Tarihi Mekân
İstanbul Büyükşehir Belediyesi de 1510'dan 2000'e 648 yangın listelemis ama sonrası kayıtlara geçememiş.Bianet'ten Nilay Vardar son 10 yılda İstanbul'da tarihi binalardaki yangınları derledi. İşte İstanbul'un tarihini kızartan o  yangınlar...
Cep Telefonu Bataryası ve Şarj Cihazı Kullanımı Hakkında Önemli Bilgiler
Günümüzde halen, cep telefonu pili ve şarj cihazı kullanımı hakkında yanlış bilinen bir takım bilgiler var. Teknolojinin ilerlemesi ile değişen ancak pek az kişinin bu yeni bilgilerden haberdar olması, hala eski model cep telefonları için edinilen bilgileri geçerli kılıyor. Bu nedenle bizde bu yazımızda hemen her yerde sıkça duyduğumuz, cep telefonu pili ve şarj aletlerinin kullanımı hakkında artık neredeyse efsane haline gelmiş mitler ve gerçekleri araştırıp, bu konular hakkında sizlere en doğru bilgileri vermeye karar verdik. CEP TELEFONUNU ŞARJ EDERKEN TELEFONDA KONUŞMA, PATLAR ! Pek çok kişinin ağzında dolaşan cep telefonu şarj ederken kullanma/konuşma/mesajlaşma/oynama, patlar ! diye duyduğumuz bilgi ne kadar doğru ? Bir ürünün bataryasının şarj olmasıyla bu sırada kullanımı arasında veya bir bataryanın şarj edilme süresi ile ömrü arasında kullanıcıya ve bataryaya “zarar verici” herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Bu mitlerin ve daha fazlasının büyük bir kısmı, telefonların ilk çıktığı zamanlarda Nikel-temelli (NiCd veya NiMH) bataryaların “şarj döngüsü” ile alakalı mitlerdir. Ancak o zamandan bu yana çok şey değişmiştir ve artık modern, akıllı telefonlarda Lityum-İyon piller kullanılmaktadır. Dolayısıyla eğer ki cep telefonunuzda Nikel-temelli batarya bulunuyorsa, bu mitler sizin telefonunuz için geçerlidir. Ancak şu anda neredeyse hiçbir firma Nikel batarya kullanmamaktadır. Dolayısıyla teknolojiyle birlikte, bilgilerimizi güncelleme zamanımız da gelmiştir. Tabii aynıları, Lityum veya Nikel-İyon pil kullanan tüm cihazlar için geçerlidir; sadece cep telefonları için değil. Şarj cihazına’da değinecek olursak; eğer ki sahte bir firmanın düşük kalitedeki şarj aletlerini kullanmıyorsanız, telefonunuz şarj olurken onunla oynamanızın hiçbir sakıncası yoktur. Tüm telefonlar, bu tür testleri geçtikten sonra piyasaya sürülürler ve eğer ki düzgün ürünleri kullanıyorsanız ve şans eseri sizin telefonunuzda bir arıza yoksa, herhangi bir patlama ya da kullanıcıyı elektrikle çarpma gibi bir durum yaşanmayacaktır. Örneğin Temmuz 2013′te bir Çin havayolu firmasında çalışan Ma Ailun isimli uçuş görevlisi, telefonunu şarj ederken elektrikle çarpılmıştır. Ancak yapılan incelemede, Ailun’un “3. partiler tarafından üretilen sahte bir şarj aleti” kullandığı belirlenmiştir. Dolayısıyla sokakta satılan düşük kalitedeki şarj aletlerinden uzak durulmalıdır. Bunun haricinde telefonu şarj ederken kullanmanın korkulacak bir tarafı yoktur. CEP TELEFONUNU GECE BOYUNCA ŞARJDA TAKILI BIRAKMA,HEM TELEFONA ZARAR VERİR, HEM DE PATLAMASINA NEDEN OLUR ! Cep telefonunuzu gece boyunca şarj edebilirsiniz; hiçbir sorun yaşamayacaksınızdır. Çünkü modern cep telefonları ve benzeri ürünler, sanıldığından daha akıllıdır. Pilinin şarjı tamamen dolduktan sonra, şarj işlemini sonlandırır ve sadece şehir akımından gelen elektrikle işlemlerini sürdürür. Dolayısıyla bir telefon şarjdayken, şarjı dolduktan sonra bataryası kullanılmaz. Bu sebeple de pil herhangi bir zarar göremez. Ancak sanılanın aksine, bataryayı %100′de tutmak, ömrü uzatıcı bir etkiye sahip değildir. Tam tersine batarya, “kullanılması beklenen” bir şekilde tasarlandığı için, belli bir “şarj döngüsü” içerisinde olmalıdır. Uzmanlar, modern cep telefonların şarjının %40-80 arasında tutulmasının batarya ömrünü uzatacağını söylemektedir. CEP TELEFONUNU ŞARJ ETMEDEN ÖNCE PİLİN TAMAMEN BİTMESİNİ BEKLE, BİTMEDEN ŞARJ EDERSEN PİLİM ÖMRÜ AZALIR ! Cep telefonlarını şarj etmeden önce pilin tamamen bitmesini beklemek büyük bir hatadır ve Nikel bataryalardan kalma bir kullanım türüdür. Büyük telefon üreticilerinin ürünlerinde çoğunlukta kullanılan Lityum-İyon bataryalar, “derin şarj” denen %0′a indikten sonra şarj etmeye nazaran, “pil kritik düzeyde azaldı” (~ %10-20) uyarısını görmeden önce şarj edilecek şekilde tasarlanmaktadır. Bu tür ürünlerin bataryaları sürekli %0′a ulaştıktan sonra şarj edildiklerinde dengesizleşmektedir. Tüm bataryaların belli bir sayıda şarj döngüsü ömrü vardır ve her %0′a ulaştığınızda bu ömürden 1 adet ömür eksilmektedir. CEP TELEFONUNU, FİRMANIN VERDİĞİ ORİJİNAL ŞARJ CİHAZI HARİCİNDEKİ ŞARJ ALETLERİ İLE ŞARJ ETMEMELİSİN ! Cep telefonunuzun kendi firmasının şarj aletlerini kullanmanız verimlilik sebebiyle tavsiye edilse de, şart değildir. Telefonunuza herhangi bir zarar vermez (örneğin Belkin gibi yan firmaların şarj cihazlarını kullanmak). Ancak “sahte/çakma ürün” olarak bilinen şarj aletlerinden kesinlikle uzak durulmalıdır. Bu firmalar resmiyete sahip değildirler ve ucuz malzemeler kullanarak kaliteyi de düşürmektedirler. Bu tür ürünleri kullanmanız durumunda patlama ve elektrik çarpması gibi durumlar oluşabilir. Bunun haricinde resmi firmaların ürünleri de, hemen hemen orjinal firmaların ürünleriyle aynı şekilde şarj edebilmektedir. CEP TELEFONUNU İLK ALDIĞINDA 24 SAAT ŞARJ ETMELİSİN, YOKSA PİLİN ÖMRÜ KISA OLUR ! Bir ürünü ilk aldığınızda 24 saat kadar uzun süreler şarj etmenize hiç gerek yoktur. Eski bataryalarda bile bu abartılır; en fazla 16 saat “ilk şarj” yeterlidir. Modern bataryalarda ise bu en fazla 6 saat olarak belirlenir. Ayrıca eski bataryalarda sadece ilk gün değil, 2 ila 4 günde bir bu 16 saatlik şarjın yapılması gerekir. Modern bataryalarda ise tekrara ihtiyaç yoktur, zaten bu bataryalar, yukarıda bahsettiğimiz gibi %40-80 arasında döngüde tutulmalıdır. Cep telefonu pili ve şarj cihazı kullanımı hakkında bilgiler : Bu konuda bir de genel bir bilgi vermemiz gerekirse; sıcaklık bataryanıza zarar verir. Hatta genel olarak sıcaklıkla teknoloji pek iyi dost değildir. Modern bataryalar olarak bilinen Lityum-İyon bataryalar, yapıları gereği kendi kendilerine ısınmaktadırlar. Şarj olurken daha da fazla ısınırlar; bu da yukarıda sayılan birçok mitin doğmasına neden olur. Aynı zamanda düşük sıcaklıklar da pillerin hızlı boşalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla pilleri oda sıcaklığı civarında tutmak, modern cihazların bataryalarının ömrünü arttırmaktadır. Ayrıca cep telefonunuzu sürekli açık tutmak iyi bir fikir değildir. Her ne kadar bu aletler “şimdilik” sadece birer makina olsalar da, aralıklarla dinlenmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü açma-kapanma döngüsü sırasında, tıpkı beynimizin uyku-uyanma döngüsünde olduğu gibi “temizlik” işlemleri yapılabilir. Tavsiye edilen, her gece yatağa giderken telefonu kapatıp, her sabah açmaktır. Ancak uzmanlar, eğer ki bu yapılamıyorsa, en azından haftada 1 defa telefonu birkaç saatliğine de olsa kapalı tutmayı veya bu da yapılamıyorsa, belirli aralıklarla telefonları “yeniden başlatmak“, ürünün uzun vadede batarya ömrünü arttıracaktır.teknolojioku
Mutluluğun Fotoğrafındaki Hatice Nine 10 Yıl Sonra....
Aşevinden aldığı bir kap yemeğe gülümsediği, adeta hafızalarımıza kazınan fotoğrafıyla ailemizden biri haline gelen Konyalı Hatice nine, 10 yıl sonra yine AA ekibi tarafından ziyaret edildi. Aradan geçen zamanda daha fazla bakıma muhtaç hale gelen Hatice nine, kendilerine ait olmayan 2 göz odada, felçli kocası ve engelli oğluyla yaşam mücadelesine devam ediyor. Halen yardımlarla ayakta duran Hatice Fidanboy'un karşılaştığı hayatın onca zorluğu, sıkıntısı bile, yüzüne yansıyan o bildik tebessümü silememiş... Aşevinden 10 yıl önce yemek alırken elinde tuttuğu kaba gülümsediği o 'Mutluluğun Resmi' fotoğrafıyla adeta hafızalarımıza kazınan Konyalı Hatice nine, şimdi 74 yaşında. AA ekibinin kendisini ziyaret ettiği Hatice nine, 2 göz odada, felçli kocası ve engelli oğluyla yaşam mücadelesine devam ediyor. AA ekiplerince 2004 yılında yurt genelinde çekilen 'Ramazan ayı yardımları' konulu fotoğraflar içinde, Konya Bölge Müdürlüğü muhabirlerinden Murat Aslan'ın, sonradan 'Mutluluğun Fotoğrafı' olarak anılacak bir fotoğrafı ön plana çıktı. Sıcak yemeğin sefer tasından yükselen buharının ardındaki iki göz... Yemeğe bakan bu gözlerdeki mutluluk ve şükür, Hatice Fidanboy ismindeki yaşlı kadına aitti. Fotoğrafa bakan herkese 'mutluluk budur' dedirten bir fotoğraftı. Yardımlaşmanın, paylaşmanın sonuçlarının nasıl da hemencecik mutluluğa dönüştüğünü gösteren bu fotoğrafın hikayesi de böylece başladı. Sosyal yardım ve bağış haberleri ile yardım faaliyetlerinde 10 yıldır yoğun olarak kullanılan fotoğraf, yayınlandığı günden beri sosyal medya ve internet sitelerinde de ilgi gördü. Hatta, terör örgütünce, sempatizanlarından para toplamak için suistimal edilmek istendi. 2007 yılında terör örgütünün yayın organı televizyonda yardım toplamak için yayınlanan videoda, AA'nın Ramazan ayında servise koyduğu, aşevinden yemek alan Konyalı Hatice Fidanboy'un fotoğrafı Güneydoğu'da çekilmiş bir fotoğraf gibi gösterilmeye çalışıldı. AA da fotoğrafın izinsiz kullanılması ve suistimal edilmesi nedeniyle hukuki yollara başvurmuştu. Söz konusu fotoğraf, AA muhabiri Murat Aslan'a 2005 yılında Çağdaş gazeteciler Derneği ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen fotoğraf yarışmalarında 2 önemli ödül kazandırdı. 'Mutluluğun Fotoğrafı', pek çok yardım toplama faaliyetinin afiş ve broşürlerinde kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor. Aradan geçen 10 yılın ardından AA ekibi Hatice nineyi, Konya'nın Sedirler Mahallesi'ndeki, o fotoğrafın çekildiği Hasan Dudu Aşevi'ne sordu. Hasan Dudu Aşevi, hayır sahiplerinden gelen yardımları çevredeki muhtaçlara ulaştırmak için çalışmalarına yoğun şekilde devam ediyor. Çeken ve çekilen, 10 yıl sonra aynı karede Aşevi yöneticisi Mevlüt Öncel, Hatice ninenin evinin uzak olması ve rahatsızlığından dolayı iki yıldır gelemediğini belirtti. Aralarında, fotoğrafı çeken Murat Aslan'ın da bulunduğu AA ekibi, aşevi yetkilileriyle Hatice Fidanboy'un evine gitti. O fotoğrafı çeken kişi ile çekilen kişi, 10 yıl sonra aynı karede buluştu. Aynı mahallede, kendilerine ait olmayan bir arsaya karatay Belediyesinin desteğiyle yaptırılan 2 göz odada felçli kocası ve engelli oğluna bakmakta zorlanan Hatice nine, bugün 74 yaşında. Yemeğini artık Karatay Belediyesi ekipleri, aşevinden alıp günlük evine bırakıyor. Hatice ninenin 10 yıl önce çekilmiş fotoğrafındaki o mutluluk, içinde bulunduğu çok zor şartlara rağmen hala eksilmemiş. Kapısına gelenleri şükran ve minnet duygularıyla karşılayan, fakat eşi ve oğlunun bakımına artık yetişemeyen bu yaşlı kadının gizlemeye çalıştığı gözyaşları, içinde bulunduğu durumu ele veriyor. Aşevinin yöneticisi Öncel, gelen yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında köprü vazifesi gördüklerini, Hatice nineye de ellerinden gelen yardımı yapmaya çalıştıklarını söyledi. Öncel, 'Hatice nine, bu fotoğrafla herkes tarafından tanındı ancak onun yemek aldığı aşevimiz, hala onun kadar tanınmıyor. Hatice nineyi broşürlerimizde biz de kullanıyoruz. Daha bizden yardım bekleyen Hatice nine gibi binler var. Onun sayesinde diğer ihtiyaç sahiplerine de ulaşmak istiyoruz. Bunun için hayırseverlerinden destek bekliyoruz. Ayrıca Hatice ninemize yardım etmek isteyenler olursa, bu özel yardımları da kendisine ulaştırırız' diye konuştu. Milliyet
Google Pornografik İçerikleri Kaldırıyor
İnternet dünyasının en önemli şirketi olarak kabul edilen Google , kurmuş olduğu devasa reklam ağı ile birçok alandaki internet sitesinin çeşitli yollarla reklamlarını yapıyor. Google'ın reklam yaptığı konular arasında 'porno' da yer alıyor. Ancak görünüşe göre bu durum sona eriyor. Geçtiğimiz aylarda ilk adımları atılan bu konu sonuçlandırıldı ve porno siteler bu haftayla birlikte Google'ın reklam ağından çıkartıldı. Konuyla alakalı bazı açıklamalarda bulunan Google sözcüsü, porno sitelerinin Google'ın bu tutumundan haberdar edildiğini ve zaten bir süredir kendilerine yeni reklam alanları aradıklarını söyledi. Öte yandan Google'ın AdWords isimli bu dev reklam ağı yılda 13.8 milyar dolar kar getiriyor. Bu rakamın Google'ın toplam gelirlerinin %90'ını oluşturduğunu da söyleyelim. Bunların yanında Google'ın bu engeli arama motoruna yansımayacak. Yani Google'da porno içerikler gösterilmeye devam edecek.teknokulis
Reklam
Vahşi Hayvanlarla Muazzam Dostluklar Kurmuş 12 İnsan
Güney Afrikalı hayvan davranışları bilimcisi olan Kevin Richardson, aslanlar, jaguarlar, sırtlanlar, çitalar ve bir çok yabani hayvan arasında oldukça popüler. Sürülerin arasına girmekte hiç bir zorluk yaşamıyor ve onlarla oyunlar oynuyor, yüzüyor, uyuyor, koşuyor... Çocukluğundan beri yabani hayvanlara ilgisi olan Kevin, özellikle aslanlar ve diğer hayvanları yok olmaktan kurtarmak için bütün vaktini harcıyor. Güney Afrika'da sahibi olduğu koruma parkında yaklaşık 40 aslanı,bir kaç klan sırtlanı ve diğer yabani kedilerle birlikte yaşıyor.
Reklam
Samsung Yeni Reklamında Yine iPhone Kullanıcılarını Ti'ye Aldı
Önceki yıllarda iPhone kullanıcılarına koyun benzetmesi yaptığı reklamlarla tepki çeken Samsung, bu kez farklı bir konseptle iğnelemelerine devam etti.Yeni reklamına Duvar Kucaklayıcılar şeklinde bir motto belirleyen Samsung, bu kez Galaxy S5'in güç yönetim optimizasyonlarına ve bataryanın değiştirilebilir olmasına atıfta bulunuyor.Reklamda iPhone kullanıcıları kullanım süresinin azlığı ve değiştirilemeyen batarya nedeniyle prizlere hapsolmuş bireyler olarak tasvir ediliyor. Sürekli şarj etme ihtiyacı olduğu için kullanıcılar haliyle prizlerin başından ayrılamıyor.Galaxy S5 kullanıcıları ise Ultra Power Saving Mode gibi optimizasyonlarla batarya düşük seviyedeyken bile birkaç saat ekstra kullanım imkanına kavuşurken, gerektiğinde bataryayı değiştirerek yoluna devam edebiliyor.Yeni reklam yine iPhone kullanıcılarını oldukça rahatsız etmiş durumda ve eleştiriler de şimdiden başladı. Bazı otoriteler Samsung'un eleştirmeye çalışırken aslında insanların iPhone tutkunu olduğunu istemeden de olsa yansıttığını ifade ediyor.
Başbakandan Aldığı 500 Bin Lira Borcu 3 Yıldır Vermeyen Kim Olabilir?
2011 yılından beri başbakanın her mal varlığı beyanında 500 bin liralık bir alacağı olduğu hepinizin dikkatini çekmiştir. Peki 3 yıldır başbakandan aldığı bu 500 bin lirayı ödemeyen kim? Kim bu paranın üzerine yattı? İşte Onedio olarak sizler için bu kişinin kim olabileceğine dair bir araştırma yaptık.
3. Havalimanına Durdurma Kararı
Bakanlar Kurulu, 18 Ağustos 2012 tarihinde üçüncü havalimanı inşaatı, üçüncü Boğaz Köprüsü inşaatı ve Kanal İstanbul projeleri kapsamında Avrupa yakası Karadeniz kıyılarında 42.300 hektarlık bir alanı “Rezerv yapı alanı' olarak belirledi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 8 Nisan 2013 tarihli kararı ile bu rezerv alan ile ilgili kamulaştırma iş ve işlemlerinin yürütülmesi için Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nı (TOKİ) görevlendirdi. Kamulaştırma yetkisi alan TOKİ, bu üç projenin yapılacağı alanlarda kamulaştırma çalışmalarına başladı. Mayıs 2013 tarihinden itibaren de arsa sahiplerine belirli bir bedel karşılığı anlaşma teklifinde bulunmaya başladı. TOKİ METREKARE BAŞINA 22 LİRA ÖNERDİ ARSA SAHİPLERİ KABUL ETMEDİ TOKİ, bu çerçevede üçüncü havaalanının yapılacağı alanda 10 ayrı parsel halinde toplam 54.507 metrekare arsası bulunan Akçelik Madencilik, 2 ayrı parsel halinde toplam 9.840 metrekare arsası bulunan İsmail Tükenmez, 4.520 metrekare arsası bulunan Ozan Madencilik, 1.998 metrekare arsası bulunan Topkara Mermer'e kamulaştırma teklifinde bulundu. Arsa sahipleri metrekare başına TOKİ'nin önerdiği parayı yeterli bulmayınca taraflar arasında anlaşma sağlanamadı. 14 DAVA AÇTI Bunun üzerine geçen yıl mahkemeye başvuran TOKİ, Akçelik Madencilik aleyhine 10, İsmail Tükenmez aleyhine 2, Ozan Madencilik ve Topkara Mermer aleyhine birer dava açtı. Dilekçesinde davalılara ait taşınmazların, Bakanlar Kurulu tarafından 18 Ağustos 2012 tarihli karar ile “Rezevr yapı alanı' olarak tespit edilen alanın içinde kaldığını hatırlattı. Bu arsalara ait kamulaştırma yetkisinin de kendisine verildiğini savunan TOKİ, arsa sahiplerinin kamulaştırma bedelini kabul etmediği için anlaşamadıklarını hatırlattı. TOKİ, mahkemeden, atanacak bilirkişilerce belirlenecek tutar karşılığında davalılara ait toplam 14 parseldeki bu arsaların tapu kaydının iptal edilerek kendi adına tesçil edilmesini istedi. TOKİ'nin arsa sahiplerine açtığı 14 dava da İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne düştü. Davalılar, davaya konu arsaların yapılacak olan üçüncü havaalanı inşaatının sahasında kaldığını hatırlatarak, TOKİ tarafından verilen tutarın emsallerine göre çok düşük kaldığını savundular. TOKİ'nin kendilerine metrekare başına 22 lira ile 35 lira arasında teklif yaptığını savunan davalılar, aynı bölgede bulunan emsal arsaların yerine göre metrekaresinin 300 liradan 500 liraya kadar alıcı bulduğunu savundular. BİLİRKİŞİLER METREKARE FİYATINI 10'A KATLADI Mahkeme, dosyaları inşaat mühendisi, harita ve kadastro mühendisi, mimar ve ziraat mühendisinden oluşan 6 kişilik bilirkişi heyetlerine yolladı. Bilirkişiler, arsaların bulunduğu alanın üçüncü havaalanı inşaatının da yapılacağı “Rezerv yapı alanı' içerisinde kaldığını hatırlattı. Bilirkişiler, davalıların arsasının yerine göre metrekare fiyatının 200 lira ile 500 lira arasında değişkenlik gösterdiğini belirttiler. ARSALARIN DEĞERİ 16.2 MİLYON TL Bilirkişiler, TOKİ'nin 54.507 metrekare arsası kamulaştırılan Akçelik Madencilik şirketine 10 milyon 901 bin, 9.840 metrekare arsası kamulaştırılan İsmail Tükenmez'e 2 milyon 785 bin, 4.520 metrekare arsası kamulaştırılan Ozan Madencilik'e 1 milyon 602 bin, 1.998 metrekare arsası kamulaştırılan Topkara Mermer şirketine de 999 bin 840 TL kamulaştırma bedeli ödemesi gerektiği yönünde rapor tuttu. TOKİ: DAVALILAR ÜÇÜNCÜ HAVALİMANININ ARTI DEĞERİNDEN FAYDALANAMAZ TOKİ, “3. Havaalanı projesinin bölgeye kattığı artı değer, bir değerlendirme ölçütü olarak dikkate alınmıştır. Bilirkişi heyetinin bu tutumu kamulaştırma Kanunu'nun 11. Maddesine aykırılık teşkil etmektedir' gerekçesi ile bilirkişilerce belirlenen kamulaştırma bedellerine itiraz etti. MAHKEME BİLİRKİŞİLERE UYDU Mahkeme, nisan ayında yapılan duruşmada, bilirkişilerce belirlenen tutarın davacı TOKİ tarafından davalı arsa sahiplerinin banka hesaplarına depo edilmesini istedi. TOKİ, bu tutarı yatırmadı. Mahkeme, 4 Haziran 2014 tarihinde yapılan duruşmalarda ikinci kez depo kararı aldı. TOKİ mahkemenin ikinci kez aldığı depo kararına da uymadı. Mahkeme, bugün yaptığı duruşmalarda 14 davayı da karara bağladı. TOKİ'nin Avukatı Hüseyin Balaban, bilirkişilerce belirlenen kamulaştırma bedelinin çok fahiş olduğunu belirterek, “Bu nedenle depo şartını yerine getirmedik' dedi. TOKİ'NİN KAMULAŞTIRMA TALEBİ REDDEDİLDİ İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi Mehmet Coşkun Gündüz, Avukat Balaban'ın yeniden depo kararı verilmesi yönündeki isteğini reddederek davaları TOKİ aleyhine sonuçlandırdı. Bir önceki duruşmada ikinci kez depo kararı verdiği halde TOKİ'nin bu tutarı davalıların hesaplarına yatırmadığını hatırlatan hakim Gündüz, kararın kesinleşmesi ile birlikte tapulara konulan kamulaştırma şerhinin de kaldırılmasına hükmetti. AVUKAT ALTIN: TOKİ YENİDEN KAMULAŞTIRMA YAPARSA HAVALİMANI İNŞAATI DURMAZ Davalılardan Akçelik Madencilik şirketinin avukatı Kemal Altın, karar ile ilgili olarak dha'nın sorularını telefonda yanıtladı. 'TOKİ, bilirkişilerce belirlenen tutarları yüksek bulduğu için ödeme yapmadı. Bilirkişi hesaplarına göre benim müvekkilime 11 milyon TL ödeme yapması gerekiyordu, ancak bunu yapmadı. Bize metrekare başı 22 TL teklif etti. Bu tutar çok düşük, bunu kabul etmediğimiz için bize dava açtı. Ancak kaybetti. Bugün kaybedilen 14 davaya konu arsalarda üçüncü köprü inşaatı ile ilgili hiçbir işlem yapılamaz. Ya projeyi değiştirerek bizim arsalarımızı havaalanı inşaatının dışında bırakacak ya da yeniden kamulaştırma kararı alıp yeni bir mahkeme süreci başlatacak. Bir seçenek de arsa sahipleri ile mahkemeye gitmeden yeni bir anlaşma yapması. Bizim 10 parsel ile ilgili 10 davamız vardı. Bazı parseller pistlerin yapılacağı yerde bazıları da inşaat alanına denk geliyor.' diye konuştu. 22.1 MİLYAR EURO'LUK PROJE Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından yap-işlet-devret modeli ile yapılması planlanan üçüncü havaalanın 3 Mayıs 2013 tarihinde yapılan ihalesini, 22 milyar 152 milyon Euro tutarındaki teklifi ile Cengiz-Kolin-Limak-MAPA-Kalyon ortak girişimi kazandı. 10 milyar 247 milyon Euro'ya mal edilmesi planlanan havaalanının temel atma töreni 7 Haziran 2014 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapıldı. Yüksel KOÇ/İSTANBUL, (DHA)
Reklam
Erdoğan'ın Seçim Üssü Haliç Kongre Merkezi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyasının Haliç Kongre Merkezi'nden yürütecek.Merkezin bir bölümü Başbakan Erdoğan'ın posterleri ve seçimde kullanacağı logolarla donatıldı.Milli İrade, Milli Güç Hedef 2023 yazılı dev pankartlar Haliç Kongre Merkezi'nin dört bir yanına yerleştirildi.Başbakanın zaman zaman özel görüşmelerini yaptığı ofisinin de bulunduğu bölümle birlikte Merkez'in büyük bir bölümü Seçim Koordinasyon Merkezi olarak kullanılacak.DHA
'Bu Dövmeler Ne Ya?'
Başbakan Tayyip Erdoğan, Riva'daki Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp Ve Eğitim Tesisleri'nin açılış töreninde Galatasaray'ın genç futbolcusu Berk Yıldız ile ilginç bir diyalog yaşadı Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim ve Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören tarafından karşılanan Erdoğan, tesis girişinde bekleyen genç futbolcularla ayak üstü sohbet etti. 18 yaşındaki Galatasaraylı genç futbolcu Berk Yıldız'ın kolundaki dövmeyi gören Başbakan, 'Bu dövmeler ne ya? Niye böyle vücuduna zarar veriyorsun?' dedi. Sözlerini, 'Yabancılara aldanmayın. İleride Allah muhafaza, cilt kanserine varıncaya kadar yapabilir' diye sürdüren Erdoğan, Fatih Terim'i de yanına çağırarak, aynı sözleri tekrarladı. Genç futbolcunun dövmeleri silmek için Başbakan Erdoğan'a söz verdiği öğrenildi. DHA
Sarai Sierra Cinayetinin Gerekçeli Kararı Açıklandı!
'Laz Ziya' lakaplı Ziya Tasalı tarafından öldürülen ABD vatandaşı Sarai Sierra davasında, mahkeme heyeti, 10 sayfalık gerekçeli kararını açıkladı.'Laz Ziya' lakaplı Ziya Tasalı tarafından Cankurtaran'da surların dibinde öldürülen ABD vatandaşı Sarai Sierra ile ilgili davada, mahkeme heyeti, 10 sayfalık gerekçeli kararını açıkladı. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 'Sanığın, maktuleyi, cinsel saldırıda bulunmak eylemini engellemesi nedeniyle, cinsel saldırı suçunu işleyememekten duyduğu infial sonucu öldürdüğü anlaşılmaktadır. Sanık her ne kadar savunmasında maktuleye karşı cinsel saldırıda bulunmadığını, sadece öpmek istediğini ancak onun karşı koyması sonucu olayın meydana geldiğini bildirmiş ise de, sanık sonuç olarak cinsel istismar ya da saldırı olabilecek bir suçu işleyememekten duyduğu infial sonucu maktuleyi öldürdüğüne göre, sanığın eyleminin 'töre saikiyle adam öldürme' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir' denildi. 'SANIĞIN MAKTÜLENİN EŞYALARINI OLAY MAHALİNDEN GÖTÜRMESİ 'HIRSIZLIK' SUÇU OLARAK NİTELENDİRİLMİŞTİR' 'Sanığın anlatımına göre, maktuleyi öldürdükten sonra maktüleye ait cep telefonunu, iPad'i, maktülenin montunu, pantolonunu, el çantasını aldığı anlaşılmaktadır' denilen gerekçeli kararda, 'Sanığın ifadesine göre, aldığı bu eşyaların bir kısmını çöp konteynerine attığı, diğerlerini ise denize attığı anlaşılmaktadır ki, bu durum sonuca etkili görülmemiştir. Sanığın öldürdüğü maktulenin eşyalarını olay mahalinden alarak götürmesi, hırsızlık suçu olarak nitelendirilmiştir' ifadeleri kullanıldı. 'MAKTÜLÜN ŞAL VE GİYSİLERİ ÜZERİNDE MENİ LEKELERİ BULUNDU' Sarai Sierra'nın boğazına sarılı vaziyette bulunan şal üzerinde meni lekelerine rastlandığı belirtilen gerekçeli kararda, yine maktul üzerindeki giysinin değişik yerlerinde de sanığa ait meni lekelerine ait izlerin yer aldığı, yine maktulün külotu üzerinde kendisine ait kan lekeleri ile sütyen üzerinden alınan örneklerin sanığın özelliklerine uyumlu olduğu vurgulandı. 'SANIĞIN BAŞLANGIÇTAKİ AMACI MAKTÜLEYE CİNSEL SALDIRIDA BULUNMAK' Ziya Tasalı'nın, Sarai Sierra'yı öpmek için ona sarıldığını kabul ettiği kaydedilen gerekçeli kararda, sanığın mağdureye tecavüz etmediğini belirtmişse de, bulunan meni lekelerinin ölen kadının giysileri üzerinde de olması nedeniyle, sanığın başlangıçtaki amacının cinsel saldırıda bulunmak olduğunun kendisi tarafından da ikrar edilmiş olduğu ifade edildi. 'CİNSEL SALDIRI EYLEMİ GERÇEKLEŞTİ' Sanığın, ölen kadının ölümünden önce ya da sonra olduğu belirlenemeyen cinsel saldırı eyleminin sübuta erdiğinin (tamamlandığının) anlaşıldığı anlatılan gerekçeli kararda, 'Bu suçtan cezalandırılması gerektiği anlaşılmakla, sanığın cinsel saldırıda bulunmak istediği mağdureyi öldürmek ve cinsel saldırıda bulunmak, öldürdükten sonra giysisini almak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri kabul edilmekle, bu suçlardan ayrı ayrı cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulması sonuç ve kanaatine varılmıştır' denildi. MAHKEME BAŞKANI'NDAN MUHALEFET ŞERHİ Sanık Tasalı'ya 'cinsel saldırı' suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verilmesine ilişkin karara Mahkeme Başkanı Tevfik Güngören muhalefet şerhi koydu ve gerekçeli kararında sanığın bu suçtan beraat etmesi görüşünde olduğunu belirtti. Mahkeme Başkanı Güngören, muhalefet şerhinde, 'Her ne kadar olay tarihinde sanığın maktuleye yönelik cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla ve TCK'nın 102/2 maddesi gereğince cezalandırılması için hakkında kamu davası açılmış ise de, sanığın maktuleyi öldürmeden evvel ya da öldürtükten sonra, onun vücuduna organını sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu yolunda kesin kanıtlar elde edilememiştir. Sanık aşamalardaki savunmasında, öldürmeden evvel maktuleye cinsel saldırıda bulunmadığı gibi, öldürdükten sonra da olay yerinden kaçarak uzaklaşığını belirtmiştir' dedi. ADLİ TIP KURUMU'NUN RAPORUNA DEĞİNDİ Gerekçeli kararda, '10 Haziran 2013 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nca düzenlenen otopsi raporda, maktülenin boyun sağ-sol yan, sağ-sol meme başı ve çevresi, perine bölgesi, volva bölgesi, vajenarkaformiks, vajeniçmukozası, anal bölge çevresi ve anüs iç mukozasından alınan sürüntü örneklerinden hazırlanan yaymaların yapılan mikrozkobik incelemesinden sprem hücresinin görülmediği belirtilmistir. Mahkememizce oybirliği ile, olay tarihinde sanığın maktüleyi, cinsel saldırı suçunu işleyememekten dolayı duyduğu infialle öldürdüğü kabul edilmistir. Sanığın, cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdikten sonra maktüleyi öldürdüğünün kabulü halinde, hakkında 'Kan gütme saikiyle kasten adam öldürme' maddesi uygulanamaz. Sanığın maktüleyi cinsel saldırıda bulunduktan sonra öldürdügünün kabülü halinde; hem 'cinsel saldırıda bulunmak', hem de 'Kasten adam öldürmek' suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması gerekmektedir' ifadelerine yer verildi. 'SANIĞIN CİNSEL SALDIRI SUÇUNU GERÇEKLEŞTİRDİĞİ KESİN OLARAK TESPİT EDİLEMEMİSTİR' Gerekçeli kararda, 'Ancak mahkememizce oybirliği ile olay tarihinde sanığın, cinsel saldırıda bulunmak istediği maktülenin, kendisine karşı koyması nedeniyle, duyduğu infial sonucu öldürdüğü ve eyleminin 'Kan gütme saikiyle kasten adam öldürme' maddesine temas ettigi kabul edilmistir. Sanığın, cinsel saldırı suçunu isleyememekten duyduğu, infialle maktülü öldürdükten sonra, ona karşı ayrıca cinsel saldırı suçunu gerçekleştirdiği kesin olarak tespit edilememistir. Otopsi raporunda maktüleninvolva bölgesi, perine bölgesi, vajen arka forniks, vajen iç mukozası, anal bölge çevresi ve anüs iç mokozasında sprem hücresi görülmedigi tespit edildigine göre, sanığın maktüleyi öldürdükten sonra onu cinsel saldırıda bulunmadığının kabulü gerekmektedir' denildi. 'SANIĞIN ORGANINDAN ÇIKAN MENİLERİN MAKTÜLENİN ŞALINA VE SÜTYENİNE SIÇRAMASI MÜMKÜNDÜR' Olaydan sonra maktüleye ait şal ve sütyende sanığa ait meni lekeleri olduğu tespit edilmis ise de, sanığın maktüleyi öldürdükten sonra kendi kendini bizzat tatmin etmesi ve sonuçta inzal (indirme) olması sonucu, sanığın organından çıkan menilerin maktülenin şalına ve sütyenine sıçraması mümkündür. Buna göre, söz konusu meni lekelerinin, olaydan sonra sanığın kendi kendisini tatmin etmesi sonucu, maktülenin şalına ve sütyenine sıçradıgı (bulaştıgı) kanaatiyle, sanığa ayrıca cinsel saldırı suçundan ceza verilemeyeceği kanaatinde olduğumdan, aksi yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum' ifadeleri kullanıldı. 24 Haziran günü görülen karar duruşmasında, sanık Ziya Tasalı, 'Kan gütme saikiyle kasten adam öldürmek' suçundan müebbet hapis ve 'cinsel saldırı' ve 'hırsızlık' suçlarından da toplam 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Tasalı, son savunmasında, 'Ben mağdureye kesinlikle tecavüz etmiş değilim. Öldürme olayından dolayı olay yerinden korkup kaçarak gittim. Benim olay yerinden götürdüğüm mont maktuleye ait olmayıp, kendi montumdu. Esasen öldürme kastım da bulunmamaktaydı. Buna göre lehe olan hükümlerin uygulanmasını isterim. Eylemden dolayı pişmanım. Söyleyecek bir şey yok' demişti. Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Reklam
İş Görüşmesinde İşverene Mutlaka Sormanız Gereken 8 Soru
İş görüşmelerinde alışık olduğumuz manzara genelde; işverenin soru bombardımanına tutması, cevaplarını alması daha sonra soracak birşeyiniz var mı? diye sorup 'eeh, ne zaman belli olur acaba' tarzı bir cevap almasıdır. Ancak hem sizin bazı şeyleri daha iyi anlamanız, hem de işverende olumlu bir etki bırakmanız için belli sorular sormanız gerekiyor. Bu sayede hem kendinizi diğer adaylardan ayırmış hem de işverenin hafızasına kazımış olacaksınız.Amerikalı kariyer koçu Cheryl Palmer iş görüşmesinde adayın sorabileceği en mantıklı soruları derlemiş. İşte bu sorular;
Reklam
Burger King’ten Onur Yürüyüşü (LGBT) için: Proud Whopper
Burger King'in San Fransisco'daki LGBT pride haftasında menüsüne eklediği yeni hamburgeri. Müşteriler kasiyerlere diğer whopper'dan farkı ne diye sorduklarında 'bilmiyorum' cevabı veriyorlar. İşin aslı ise gökküşağı renklerinden oluşan ambalajı açtıklarında ortaya çıkıyor.
Ateist Diye Akıl Hastanesine Yatırdılar
Nijerya'da ateist olduğunu söyleyen bir kişi, akrabaları tarafından akıl hastanesine yatırıldı. Ateist olduğunu açıklayan Mübarek Bala, 18 gün boyunca zorla Kano kentindeki bir hastanede tutuldu. Doktorların grevi nedeniyle hastanenin kapanınca, Bala da serbest kaldı. Uluslararası Hümanizm ve Etik Birliği (IHEU) adlı yardım kuruluşu, Bala'nın Salı günü serbest kaldığını ve güvenli bir yere ulaştığını duyurdu. Müslüman halkın çoğunlukta olduğu Kuzey Nijerya'da 2000 yılından bu yana İslam hukuku geçerli. IHEU, 'dinden çıkmanın' ölümcül şekilde cezalandırılabildiği bölgede Bala'nın güvenliğinden endişe duyduklarını kaydetti. 29 yaşındaki kimya mühendisi, ailesine dinsiz olduğunu söyleyince, psikiyatrik tedavi için Aminu Kano Araştırma Hastanesi'ne götürülmüştü. Buradaki doktorun Bala'yı sağlıklı bulması üzerine aile, oğullarını ikinci bir doktora gösterdi. İkinci doktor Bala'ya ilaç tedavisi uygulamaya başladı. Bala, telefonuna el konulana kadar e-posta ve sosyal medya aracılığıyla yardım istedi. Serbest kaldıktan sonra IHEU aracılığıyla açıklama yapan Bala, kendisine destek olanlara teşekkür ederken, tehdit edenlereyse 'Sizden mantıklı olmanızı ve sizinkilerden farklı görüşlere hoşgörüyle yaklaşmayı öğrenmenizi istiyorum' diyerek seslendi.BBC Türkçe
Mahallenin Futbol Kuralları
Tevfik Gülsaç isimli behance kullanıcısı zamanında çocuk olmuş herkesin bildiği 'Mahallenin Futbol Kuralları'nı 2013'te güzel bir çalışmaya dökmüş.
Reklam