onedio
'Polisler 3 Çocuğa Tecavüz Etti Tartışması Meclis'e Taşındı, Emniyet Yalanladı'
6 ila 10 yaşındaki 3 kardeşin 3 polis tarafından tecavüze uğradığı iddiası yeniden Sezgin Tanrıkulu tarafından Meclis'e taşındı, Diyarbakır Emniyeti ise iddiaları reddetti Diyarbakır'da yaşları 6 ila 10 arasında olan 3 kardeşin, merkez Yenişehir ve Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli 3 polis memurunun aylarca cinsel istismara maruz kaldıkları geçen Nisan ayında gündeme geldi. BDP Diyarbakır milletvekili Altan Tan, konu ile ilgili Meclis’e araştırma talebinde bulunurken, Twitter'da yeni iddialar ortaya atıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu da konu ile ilgili İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın yanıtlaması için soru önergesi verdi. Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü ise sosyal medyada polislerin küçük yaştaki 3 çocuğa tecavüz ettiği ve hakkında takipsizlik kararı alındığı iddialarını yalanladı. Diyarbakır’da geçen Nisan ayında ortaya çıkan 6, 7 ve 10 yaşındaki üç kardeşin 3 polisin yıllarca tecavüze uğradığı haberi kamuoyuna yansımıştı. Çocukların, yaşadıklarını babalarına anlatması ve babanın, şikâyetçi üzerine başlatılan soruşturmada savcının, polisler için takipsizlik kararı verdiği belirtilmişti. Dicle Haber Ajansı tarafından geçen Nisan ayında gündeme getirilen habere göre; şu an 6 yaşında olan M.E, 7 yaşında olan G.S.E. ve 10 yaşında olan Z.H.E. isimlerindeki 3 kardeş, aylarca 3 polis memurunun cinsel istismarına uğradı. Habere göre, çocukların yaşadıklarını babalarına anlatması sonrasında baba polisler hakkında şikayetçi oldu. Haberde şu bilgiler yer aldı; Çocuklara yönelik cinsel istismar, 2011 yılında kardeşlerden M.E'nin henüz 3,5 yaşındayken kaybolması ile başladı. M.E'nin kaybolması üzerine karakola yapılan kayıp başvurusu sonrasında M.E'nin bulunmasına dönük çalışmalar sırasında Anne A.E ile Yenişehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü'nde görevli polis memuru O.K'nın başlayan tanışıklığı daha sonra ilişkiye dönüştü. Anne A.E. zaman zaman görüşmek üzere gittiği polis memuru O.K'nin, İç Ofis Polis Lojmanları'ndaki evine kimi zaman çocuklarını da götürdü. Anne A.E. ilişki kuran polis memuru O.K. bir süre sonra her üç küçük çocuğa da cinsel istismarda bulunmaya başladı. Anne A.E. çocuklarına dönük yaşanan bu cinsel istismara rağmen söz konusu polis ile ilişkisini sürdürmeye devam etti. Çocuklara dönük istismar bununla da sınırlı kalmadı. Bir müddet sonra her üç kardeş, O.K. isimli polisin yine polis olan arkadaşları F.B. ve soyadı bilinmeyen A'nın da istismarına uğradı. Kardeşlere dönük istismar 2011 yılından, çocukların yaşadıklarını babalarına anlattığı Mayıs 2013 tarihine kadar sürdü. Kardeşler cinsel istismarına uğradıkları kaldıkları polislerin zaman zaman şiddetine de maruz kalıp, onlar tarafından uyuşturucu madde kullanmaya alıştırıldı. Diyarbakır Çocuk Savcısı Kenan Yıldırım tarafından 19 Haziran 2013 tarihinde psikolog eşliğince ifadeleri alınan çocuklar, tüm yaşadıklarını anlattı. Alınan ifadelerinin ardından, çocukların ifadelerinde belirttiği cinsel istismara maruz kaldıkları adreslere ilişkin tespitlerde bulunuldu. Yapılan tespitlerde çocuklar tarafından belirtilen ilk adres, polis memuru O.K'a ait İç Ofis Polis Lojmanları'ndaki evi oldu. Aynı tespit, şikayet başvurusu yapıldığı esnada Çocuk Şube Müdürlüğü tarafından da tutanak altına alındı. Çocuklar, O.K'nın polis lojmanlarındaki evi dışında, polis memurları O.K, F.B. ve soyadını bilmedikleri A. adlı polis tarafından Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne de götürüldüklerini ve burada cinsel istismara uğradıklarını savcıya anlattı. Savcı Yıldırım, çocukların anlatımları üzerine Anne A.E'nin de ifadesini alırken, cinsel istismarda yer alan çocukların işaret ettiği polislerin ifadesine ise başvurmadı. Anne A.E, savcılığa verdiği ifadesinde, polis O.K. ile olan ilişkisini yalanladı. Polislerden O.K. da 20 Haziran 2013 tarihinde Gasp Büro Amirliği'nde alınan ifadesinde çocukları tanımadığını iddia etti. O.K. ifadesinde evli ve 5 ile 1 yaşında iki çocuk babası olduğunu da belirtti. Soruşturma hakkında 'takipsizlik' kararı verildi. Baba M.N.E, bu durumu karakolu gidip ifade verdiği sırada polislerden sözlü olarak öğrendi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından çocuklar için herhangi bir koruma kararı ya da girişimde bulunulmadı. ‘Adli tıp raporunda çarpıcı ifadeler’ Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istismarın yaşandığı dönem 4 buçuk yaşında olan çocuklardan G.S.E'nin tecavüze uğrayıp, uğramadığına ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan istenen raporda; '…mağdurun yaşı, fiziki gelişimi, olay sırasında penis girişini kolaylaştırıcı kaygan madde kullanımı ile hile, tehdit yada rıza gibi nedenlerle direncinin kırıldığı durumlarda anal sfinkterin çok büyük travmatik değişim olmaksızın penisin girişine müsait olacak şekilde genişleme yeteneğinin bulunmasının tıbben mümkün olduğu' ifadelerinin kullanılması dikkat çekti. Çocuklardan Z.C.E'nin Diyarbakır Çocuk Hastalıkları Hastanesi'nce hazırlanan Psikiyatri Kanaat Raporu'nda ise, 'Birçok kez cinsel istismara maruz kaldığı ve bu olaylardan sonra içe kapanma ve isteksizlik duygularının oluştuğu belirlenmiştir' denildi. Çocuklardan 10 yaşındaki Z.C.E'nin başlarından geçenleri aktardığı günlük soruşturma sürecinde dikkate alınmadı. BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan; Nisan ayında olayın gündeme gelmesiyle birlikte çocuklara karşı yaşanan cinsel istismarı Meclis gündemine taşıdı ve olayın Meclis tarafından araştırılmasını talep etti. Bu arada, Evrensel gazetesinden Faruk Ayyıldı z, dün gece çocukların babası M.N.E ile görüşmek için randevulaştı, devamında kendisinden sabaha kadar haber alınamadığı bilgisini geçti. Gazetenin haberinde, M.N.E’nin telefonlara uzun süre cevap vermemesinin ardından 'güvenliğinden endişelenildiği’ yönünde bir haber yapıldı. Sabah saatlerinde telefonuna cevap veren M.N.E gece takip edildiği için Evrensel’in bürosuna gelemediğini söyledi, detayları telefonda uzun şekilde anlatamayacağını kaydetti. Diyarbakır Emniyeti’nden yalanlama Diyarbakır Emniyet Müdürü Halis Böğürcü, sosyal medyada paylaşılan yazının gerçek dışı olduğunu belirterek, söz konusu isimde kimsenin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görev yapmadığını söyledi. Böğürcü, paylaşımların tamamen asılsız olduğunu, paylaşımı yapan kişinin daha önce de bu tür paylaşımlar yaptığını, psikolojik rahatsızlığı bulunan bir kişi olduğunu kaydetti. Tanrıkulu tecavüzü Meclis'e taşıdı CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır'da 3 çocuğun polislerin tecavüzüne maruz kaldığı iddiasını İçişleri Bakanı Efkan Ala 'ya sordu. Diyarbakır'da 2011-2013 yılları arasında 6 yaşında olan M.E., 7 yaşında olan G.S.E. ve 10 yaşında olan Z.H.E. isimli üç kardeşin, Yenişehir ve Eğil İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde görevli üç polis memuru tarafından tecavüze uğradığının basına yansıdığını belirten Tanrıkulu, Bakan Ala'ya şu soruları yöneltti: Böylesine korkunç bir olay hakkında herhangi bir idari işlem yapılacak mıdır? Üç yıl boyunca devam eden sistematik tecavüze, istismara kaç polis memuru karışmıştır? Halen aynı yerde görev yapmaktalar mı? İsmi geçen polis memurları F.B, A.Ç. ve O.K. görevde tutulmaya devam edilecek midir? Zanlı polis memurları şu anda nerede, hangi kademelerde görev yapmaktadırlar? Çocuklarının maruz kaldığı tecavüzleri yargıya taşıyan baba kimler tarafından tehdit edilmiştir? Bununla ilgili bir soruşturma başlatılacak mıdır? Adli Tıp Kurumu'nun söz konusu olay konusunda polis memurlarını korumaya yönelik bir rapor sunduğu iddiaları doğru mudur? Söz konusu olayın adli merciler tarafından tekrar ele alınarak zanlıların en ağır biçimde cezalandırılması için gerekli soruşturma yürütülecek midir? Cinsel istismara maruz kalan çocukların ve olayı yargıya taşıdığı için tehdit edildiğini ifade eden babanın korunması için herhangi bir girişimde bulunulacak mıdır? Bu korkunç olayın zanlısı olan polis memurları kimler tarafından korunmuştur? Üç yıl devam eden sistematik tecavüzden, zanlıların sıralı amirlerinin haberlerinin olmaması mümkün müdür? Olaya göz yuman amirler hakkında ayrıca bir idari soruşturma başlatılacak mıdır?'
Kediyi silah yaptı
Rusya'da bir gencin kediyi, adeta uzun namlulu bir silah yerine koyup yaptığı esprinin yer aldığı video, ilginç görüntülere sahne oldu. İnternette paylaşılan videolar ile adlarından sıkça söz ettiren Ruslar yine ilginç bir görünütü paylaştı. Görüntülerde, oturma odasında televizyon seyreden aileye mensup genç, evin sevimli kedisini yakaladı. Kediyi, ön ve ayaklarından tutup havaya kaldıran şakacı genç
Ordu Belediyesi'nden “Heykeller Kaldırılsın Mı?” Anketi
Ordu kent merkezinde 2 yıl önce düzenlenen sempozyuma katılan sanatçıların yaptığı ve aralarında kadın figürü olanların da bulunduğu heykellerin konuldukları park ve caddelerden kaldırılması gündeme geldi.Belediye Başkanı AKP’li Engin Tekintaş, “Heykeller tahrip edilince çok şikayet alıyoruz. Kaldırılıp kaldırılmayacağı konusunu, yapacağımız anket sonucuna göre değerlendireceğiz” dedi. Ordu Belediyesi tarafından 2 yıl önce düzenlenen 2′nci Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’na katılan 8 heykeltıraş tarafından 12 heykel yapıldı. 6 heykel Sırrıpaşa Caddesi, İsmetpaşa Caddesi, Menekşe Sokak ve Tahıl Pazarı’nda belirlenen kaidelere konulurken, 6 heykel de Bahçelievler Mahallesi’ndeki Tayfun Gürsoy Parkı’na yerleştirildi. İçlerinde bulunan kadın heykellerin üzerlerine sprey boya ile ‘Edep yahu’ yazılması üzerine belediyenin isteği üzerine Ordu’ya gelen Erzurum Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü’nde yüksek lisans yapan öğrenciler, heykelleri temizleyip onardı. Temizlenen heykellerden bir bölümü kentin en fazla ilgi gören, Mobese kameralarının bulunduğu Ada Park, Boztepe, Tahılpazarı Mevkileri’ndeki alanlara yerleştirilirken bir kısmı da yine Bahçelievler Mahallesi’nde park içinde bırakılarak üzerleri siyah bir örtüyle örtüldü. Ancak örtüleri kesilince buradaki heykeller de kaldırılarak Tayfun Gürsoy Parkı ve belediye binası önündeki parka yerleştirildi. Ordu’nun 30 Mart yerel seçimleri ardından Büyükşehir Belediyesi olmasıyla birlikte kent merkezi Altınordu İlçesi oldu ve seçimde AKP’li Enrgin Taştekin Altırordu Belediye Başkanı seçildi. Başkan Tekintaş, çeşitli parklarda bulunan heykellerin sürekli sprey boya ve yazılarla tahrip edildiğinden şikayet aldıklarını, bu sorunu halkla yapacakları anket sonucuna göre çözmeye çalışacaklarını açıkladı. Heykellerin Ordu’nun Belediye eski Başkanı CHP’li Seyit Torun döneminde yapıldığını ve parklara yerleştirildiğini söyleyen Başkan Tekintaş, şöyle konuştu: “Altınordu Belediyemiz, Ordu Büyükşehir Belediyesi kurulduktan sonra kurulan yeni bir belediye. Altınordu Belediyemizin çözüm üretmesi gereken konulardan bir tanesi de bu. Heykellerin üzerine yazılan yazılara, yapılan kazılara bakıyorsunuz, heykellerle ilgili konuda ciddi bir handikapın var olduğunu ifade etmek lazım. Bugüne kadar ekonomik olarak belli masraflar yapılmış. Vatandaşımıza da ‘Ne olmalıdır?’ diye soracağız.” Birçok kişi gibi kendisinin de bazı heykellerin ne ifade ettiğini bilemediğini, bazılarının da uygunsuzluğuyla ilgili şikayetler aldıklarını vurgulayan Başkanı Tekintaş, şöyle devam etti: “Ne ifade ettiğini benim de bir kısmını kestiremediğim, belki sanatseverin bir kısmının algıladığı, bunu yapan heykeltıraşın belki algıladığı şeylerin olduğu, ama temsil ettiği noktalarda zaman zaman vatandaşlarımızın sorularına bizimde cevap veremediğimiz bir ortamdayız. Bu heykeller yerleşirken bu anketlerin yapılması lazımdı. ‘Buraya konulacak doğru mudur?’ diye sorulması lazım. Biz şimdi milletimize ‘Bunlar ne olmalıdır?’ diye soracağız. Biz bu milletin hizmetine talibiz. Asla kavga ortamında olmayacağız. Burada tahrip edilen bir hususun sürekli milletin gündeminde tutularak bir tahrik konusu olmasına müsaade etmek istemeyiz. Örneğin belediye önündeki alanda bulunan heykellerle ilgili sorduğumuzda ‘Şöyle olsun, bunu beğenmiyoruz’ derse vatandaş bunu kaldırırız hiç problem değil.” “ANKET SONUCUNA GÖRE HAREKET EDECEĞİZ” Heykellerden bazılarının heykellerin kent kimliğine hiçbir katkısı olmadığını dile getiren Belediye Başkanı Tekintaş, şunları ekledi: “Vatandaşlarımızdan heykellerle ilgili şikayetler var. Özellikle uygunsuzluğu, tahrip konusuyla ilgili, bulunduğu yerlerin uygun olmadığı, ‘Bu figürler neyi ifade ediyor? Altınordu’ya ne sağlıyor? Ordu’nun hangi simgesidir ki bu burada bulunuyor?’ diye soranlar var. Vatandaşın bize sorduğu bu soruları biz de vatandaşa anketle soracağız. Sorulara aldığımız cevaplara göre hareket edeceğiz. Sonuçta biz kentin kimliğini oluşturmaya çalışıyoruz. Gelecek planlaması yapıyoruz. Anketten çıkan sonuca göre sergilenmesi istenen bazı heykelleri yeni oluşturacağımız parklara taşıyabiliriz.” (DHA)
Reklam
Reklam
Avrupa'da En Fazla Gökdelen Türkiye'de
Türkiye, sahip olduğu 70 metreden yüksek 417 binayla Avrupa’da en fazla gökdelene sahip ülkeler sıralamasının zirvesinde yer aldı.Türkiye’de inşaat sektörünün geldiği nokta, dünya çapında çok sayıda kullanıcısı bulunan internet tabanlı sözlük Reddit’in geçtiğimiz günlerde açıkladığı rakamlarla bir kez daha gözler önüne serildi. Site, Avrupa’daki 70 metreyi geçen gökdelenleri mercek altına alan bir araştırma yayınladı. Almanya’dan İzlanda’ya kadar Avrupa’daki 30 ülkenin yer aldığı listede Türkiye, sahip olduğu 417 adet gökdelenle ilk sırada yer aldı. Avrupa’da en az gökdelene sahip ülke olarak da 70 metreden yüksek iki binaya sahip İzlanda gösterildi. Araştırma, Avrupa’nın lokomotif ekonomilerinden Almanya’da 282, Fransa’da 201, İngiltere’de ise 261 adet 70 metreden yüksek bina olduğunu ortaya koydu. ‘Gökdelen çok, çünkü...’ reddit.com, ABD’de uzun yıllardır çok sayıda kullanıcıya ulaşmış hatta ABD Başkanı Barack Obama’nın da hesabı bulunan bir katılımcı sözlük. Sitede, Avrupa’daki gökdelenlerin sayılarının bulunduğu haritanın paylaşılmasının ardından üyelerin yaptığı yorumlar da oldukça dikkat çekici. Kimi üyeler Türkiye’de gökdelen sayısının fazla oluşunu kalabalık nüfusa bağlarken; bazıları da çoğu gökdelenin aslında konut olarak inşa edildiği yorumunu yaptı. “Türkiye’de gökdelen sayısının bu kadar çok çıkması cami minareleri nedeniyle olabilir mi?” sorusunu soran bir kullancıya verilen cevap ise “Hayır. Çünkü araştırmaya dini yapılar ve eski binalar dahil edilmiyor” oldu. Paylaşımla ilgili yapılan diğer yorumlar ise şöyle: “Türkiye, oldukça popüler bir tatil destinasyonu. Oteller oldukça uzun olabilir”, “10 milyon kişinin yaşadığı İstanbul, çok dağınık bir şehir. Londra’nın yoğunluğu, İstanbul’dan 6 kat daha fazla.” Türkiye’deki en eski gökdelen 1993 yılında inşa edilen 39 katlı ve 158 metre uzunluğundaki Akbank Kulesi. 90’lı yıllarda yapılan ve dikkat çeken bir diğer gökdelen ise 34 katlı ve 154 metre uzunluğundaki Süzer Plaza. 2000’li yıllara gelindiğinde ise en dikkat çeken yapılar, 2011 yılında inşa edilen ve Türkiye’nin en uzun binası olma özelliği taşıyan 54 katlı, 261 metre uzunluğundaki Sapphire. Günümüze en yakın inşa edilmiş binalar ise 2012 yılında yapılan Varyap Meridian ve My Towerland.Dünya
En İyi Selfie Telefonu: Sony Xperia C3
Sony, daha önce söylentisi ortaya çıkan dünyanın en iyi selfie selefonu Xperia C3′ü duyurdu. Orta seviye bir akıllı telefon olan Sony Xperia C3′ü özel kılan, 5 MP’lik geniş açılı ön kamerası ve onun hemen yanındaki LED flaşı. Sony’nin telefonun ön yüzünde konumlandırdığı bu flaş, az ışıklı ortamlarda da çok kaliteli selfie’ler çekilebilmesine olanak tanıyor. Ön kamera, Superior Auto moduna alındığında 36 farklı sahneyi tanıyabiliyor ve ayarlarını otomatik olarka yapılandırabiliyor. Kameraya eklenen uygulamalarla, selfie’lere artırılmış gerçeklik efektleri de eklenebiliyor. 5,5 inç ekranından HD çözünürlük sunan Xperia C3, gücünü 1,2 GHz dört çekirdekli bir Qualcomm işlemciden alıyor. Ayrıca, 1 GB belleğe ve microSD kart ile 64 GB’a kadar artırılabilen 8 GB dahili depolama alanına sahip. Android 4.4.2 işletim sistemiyle çalışan Xperia C3, çift SIM kart destekli ve 2500 mAh pil ile donatılmış. İlk etapta ağustos ayında Çin’de satışa sunulacak olan Xperia C3′ün, bundan kısa bir süre sonra Avrupa’ya da geleceği belirtiliyor. Telefonun fiyatı ise henüz bilinmiyor.Stuff
Reklam
Rusya'da Çöpçü Olmak
Rusya’nın sert kış koşullarında sokaklarda çalışmak zorunda olanlar kendilerine yeni eğlenceler bulmayı başarıyorlar. İşte Rusya’da çöpçü olmak…
Reklam
Almanlar, Brezilya'ya Futbolu Öğretti!
2014 FIFA Dünya Kupası yarı final maçında Almanya, tarihi bir skorla Brezilya’yı kendi evinde hezimete uğrattı! Mineirao Stadı’nda oynanan ilk yarı final mücadelesinde Panzerler, Sambacılar’ı 7-1 mağlup etti. Tempolu ve gergin başlayan karşılaşmada ilk gol 11. dakikada geldi bu dakikadan sonra her şey Brezilya için tepetaklak gitti! 11. dakikada Müller, Kroos’un arka direğe kestiği ortayı iyi takip etti ve takımını öne geçirerek turnuvadaki 5. golüne imza attı. Skor üstünlüğüne rağmen oyunun kontrolünü elinde tutmaya devam eden “Panzerler”, üst üste bulduğu gollerle rakibini bozguna uğrattı. 23- dakikada ceza sahasında topla buluşan Miroslav Klose’nin şutunu kaleci Julio Cesar çeldi. Dönen top, yine Klose’nin önüne düştü ve Alman golcü, attığı golle, 16. kez fileleri havalandırarak Dünya Kupası tarihinin “en çok gol atan oyuncusu” unvanını Brezilyalı eski futbolcu Ronaldo’nun elinden alarak yeni rekorun sahibi oldu: 2-0 Almanya’nın “gol sağanağı” durmak bilmedi. 24. dakikada Toni Kroos şık ve düzgün bir vuruşla farkı 3′e çıkardı. Almanya, 26. dakikada skoru 4-0′a getirdi. Brezilya’nın sahasından çıkarken kaptırdığı topla kontratağa geçen Almanya’da topla buluşan Kroos, kendisinin ikinci, takımının dördüncü golüne imza attı. Açılan farka rağmen Almanya “fırtınası” dinmek bilmedi. Mesut Özil ile verkaça giren Khedira, düzgün bir vuruşla meşin yuvarlağı 5. kez Brezilya ağlarına yolladı: 5-0 İkinci yarının başında Brezilya az da olsa Almanya kalesinde etkili olsa da golü bulamadı. Maçtaki 6. golü ise Schurrle kaydetti. 70. dakikada 6-0 üstünlüğü bulan Almanya, yine Schurrle’nin golüyle skoru 7-0 yaparak Dünya Kupası’nda finale yükseldi. AMK Spor
Reklam
21 Üniversite Öğrencisi PKK'ya Katıldı
Türkiye'nin değişik üniversitelerde okuyan 21 öğrenci, gerçekleştirdikleri bir basın açıklaması ile PKK saflarına katıldıklarını duyurdu.Fırat News'te yer alan habere göre, Düzenlenen dasın açıklamasını 21 üniversite öğrencisi adına okuyan Leyla Nusaybin, 'Bizler Anadolu, 18 Mart, Mimar Sinan, Osman Gazi, Iğdır, Adnan Menderes, Kırklareli, Dicle, Yüzüncüyıl, Yıldırım Beyazıd, Muğla, Pamukkale, Gazi Antep Üniversitelerinden AKP hükümetinin Kürt sorununda sergilediği oyalama ve kandırma politikalarına karşı, yine Türkiye halklarının demokratik taleplerini gözardı eden ve somut olarak Soma'da yaşanan işçi katliamlarına karşı bir tavır olarak gerilla saflarına katılmayı ahlaki, vicdani ve devrimci bir görev olarak buluyoruz.' dedi.Leyla Nusaybin, PKK'ya, katılmalarının temel gerekçelerinin Kürt gençliği ve kendileri açısından onur kırıcı buldukları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın tüm barışçıl çabalarına rağmen halan İmralı koşullarında tutulması olduğunu söyledi.Leyla Nusaybin, ailelerine seslendi ve kendilerini kimsenin kandırmadığını söyledi
Selahattin Demirtaş: 'İki Aday da Statükoyu Temsil Ediyor'
Selahattin Demirtaş, seçim bildirgesini 'Ne Oluyor?'da açıklıyor. Seçim yarışının adil olacağına inanıyor mu? Stratejisi ne olacak? Seçim sürecinde kimlerden destek alacak? Kampanyalardaki 'kadın vurgusu'nu nasıl hayata geçirecek? Şirin Payzın, konukları Aslı Aydıntaşbaş, Abdülkadir Selvi, Mithat Sancar ve Murat Yetkin ile soruyor, Selahattin Demirtaş 'Ne Oluyor?'da yanıtlıyor. Demirtaş'a ilişkin yorumlarınızı siz de sosyal medyada, #demirtaşçünkü etiketiyle gönderebilirsiniz. Programdan satırbaşları... Diğer adaylara çağrı Selahattin Demirtaş, diğer adaylar Recep Tayyip Erdoğan ve Ekmeleddin İhsanoğlu ile birlikte tüm televizyonların ortak yayınında fikirleri tartışmak istediğini söyledi. Demirtaş, 'Hepimiz bir araya gelerek bunları konuşabilir, halka hitap edebiliriz' dedi. Tarafsızlık konusu Selahattin Demirtaş, Murat Yetkin'in, 'Seçildiğiniz takdirde tarafsız mı olacaksınız? Yoksa partinize bağlı mı kalacaksınız?' sorusu üzerine, cumhurbaşkanı olarak seçilecek kişinin Köşk'e çıktıktan sonra partisinden kopması gerektiğini söyledi. Demirtaş, 'Öncelikle darbe anayasasının değişmesini istemesi lazım. Yetkileri tekrar düzenlenmeli. Anayasada yazmasa dahi, cumhurbaşkanı haklar konusunda hassas olmalı' dedi. Kimlerden oy alacak? Selahattin Demirtaş, Mithat Sancar'ın, 'Milliyetçi kanat kadar olmasa da Kürt tarafından da eleştiriler var. Bu gelişmelere göre Doğu ve Güneydoğu'daki seçmen oranı ne olacak?' şeklindeki sorusu üzerine, Türkiye'de demokrasi ve özgürlüğe ihtiyacı olanların sadece Kürtler olmadığını söyledi. Demirtaş, 'Böyle geniş bir yaklaşım ile yeni bir çizgi oluşturulmadığı sürece kimse huzur bulmayacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimi bu gerilimi kırmak için fırsattır. Benim adaylığım da bu yüzden fırsattır. Biz, mevcut durumun kişiye kazandırsa bile halka kaybettirdiğini düşünüyoruz. Tüm etkin grupların kendisini özgürce, korkmadan ifade edebileceği bir seçim olmalı. Tüm yurttaşlar bu pencereden bakarsa seçimin ne kadar önemli olduğunu görecektir. Herkes oy verirken önümüzdeki 5 yılı değil, torunlarının hayatını düşünmeli' dedi. 'Radikal demokrasi' Bir izleyicinin, 'Hangisinden daha çok korkmalıyım; Otoriterleşmekten mi? Bir din devletinden mi? Yoksa bölücülükten mi?' şeklindeki soruya, 'Türkiye'de bütün bu risk olarak görülen meselelerin çözümü 'Radikal Demokrasi'dir' diyen Demirtaş, bu sözün seçim programında olan bir söylem olduğunu açıkladı. HDP, 2. turda AKP'yi destekleyecek mi? Aslı Aydıntaşbaş ve Murat Yetkin'in, 'İkinci turda Erdoğan'ı destekleyecek misiniz? Desteklemeyecek misiniz? İkinci turda pazarlık olur mu?' şeklindeki sorusunu yanıtlayan Selahattin Demirtaş, ikinci tura kalacaklarını söyledi. Demirtaş, 'İlk turda yüzde 51 alamayacağız' dedi. Demirtaş, 'İkinci turda 2 aday yarışacak ve biri biz olacağız. O yüzden pazarlık ihtimali yok. İlk turda veya ikinci turda, ölmezsem hiçbir zaman bir aday lehine ne ilk turda çekilirim, ne de ikinci turda çekilirim. Bu ilkeyi iki turda da devam ettireceğiz. Pazarlık yaparsak bize destek verenler bizi sorgular. Bu konuda herkesin içi rahat olsun.' dedi. Pazarlık iddiaları Abdulkadir Selvi'nin, 'Sizin pazarlık yapacağınız iddiaları vardı. Bahçeli'nin açıklamaları var. Ne diyorsunuz?' şeklindeki sorusuna, 'Hiç kimseden öyle bir teklif gelmediği gibi bizim de pazarlık düşüncemiz yok' diyen Demirtaş, çekilme olmayacağını bir kez daha yineleyerek, 'Bunlar spekülasyon. Bu tür konuşmalar sürekli yapılıyor. Yapmaya da devam edecekler. Bunları engelleyemeyiz ancak bizim tavrımız nettir.' dedi. 'CHP'ye açık teklif: Destekleriz...'Kılıçdaroğlu'nun kendisini ziyaret ettiğini hatırlatan Demirtaş, CHP Lideri'ne, 'CHP olarak belirli ilkelere bağlı, bu ilkeleri koruyabilecek bir aday çıkarırsanız destekleriz. Açıktan destekleriz, kampanyasında çalışırız. Ardından söyledik, bundan sonraki yola MHP ile mi HDP ile mi devam edeceksiniz? Değişim ihtiyacını okuyoruz. Buyrun aday çıkarın.' dediğini açıkladı. Demirtaş, 'AKP'yi destekleyecek olsak bunu nasıl söyleyebiliriz? Bu mudur AKP'yi desteklemek? Bunu herkesin kendisine iyi sorması lazım. Biz Recep Tayyip Erdoğan, CHP, MHP karşıtı değiliz. Karşıtlık yüzünden toplum korku yaşıyor. HDP olarak yeni bir kamplaşma ve kutuplaşma için aday çıkarmadık. Toplumu nasıl bir arada tutacak radikal demokrasi hamlesini düşünüyor, bu arayışları yapıyoruz.' dedi. Başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyor?Demirtaş, Mithat Sancar'ın, 'Cumhurbaşkanlığı yetkileri ve sistem hakkında düşünceleriniz nedir? Başkanlık sistemi mi? Parlementer sistem mi?' şeklindeki sorusu üzerine, cumhurbaşkanlığı yetkilerinin azaltılması gerektiğini söyledi. Demirtaş, 'Yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması gerekiyor. Bu sayede daha sağlam bir yönetim oluşabilir.' dedi.Demirtaş'ın bu açıklamasının ardından Aslı Aydıntaşbaş'ın, 'Bu sözleriniz bölünme gibi algılanacak. Bu konuyu açabilir misiniz?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Yerel yönetimlerin güçlenmesinin kime ne zararı olabilir ki? İzmir'deki yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması daha iyi olmaz mı?' dedi. Vizyon belgesiSelahattin Demirtaş, '15 Temmuz'da ismi vizyon belgesi olmayan bir bildirgemiz olacak. Bunu açıklayacağız' dedi. açıklayacaklarını ifade etti. Demirtaş, açıklayacakları bildirgede diğer iki adaydan kimsenin duyamayacağı şeylerin duyulacağını ifade etti. Halkın iradesinin daha fazla yerel ve genele yansıyacağını kaydeden Demirtaş, 'Seçim barajının da kalkması lazım' dedi. Kadın konusuTürkiye nüfusunun yarısının kadın olduğunu vurgulayan Selahattin Demirtaş, 'Cumhurbaşkanı olarak Çankaya'da görev yaparsam kadın danışma meclisimiz olacak. Engelli danışma meclisimiz olacak. Ötekileştirilmiş inanç grupları ve halkın değişik tabakalarından gelen insanlarla Çankaya'yı yönetmek lazım. Burada kadınların rolü çok önemli. Maalesef kadın yok. Kadın aday çıkmasını ben de partim de çok istedik. Kadının özgürlüğü, kadının toplumda uğradığı şiddet ve katliam gibi konuların önüne biz geçebiliriz. Kadınların cumhurbaşkanlığı seçimine böyle yaklaşması lazım. Tek adamlıkMurat Yetkin'in, 'Partinizin eşbaşkanı Figen Yüksekdağ Meclis'te bir konuşma yaptı. Erdoğan'a diktatörlük heveslisi dedi. Karşıtlık üzerine kampanya kurmuyoruz dediniz. Eşbaşkanınızın ifadeleri üzerinden bu durumu değerlendirebilir misiniz? şeklindeki soruya, 'Benim dikkat çekmek istediğim konulara dikkat çekmiş.' diyen Selahattin Demirtaş,'Tek adam anlayışının Türkiye'de en çok tartışılması gereken konulardan olduğunu ifade etti. Bu saatten sonra bize lazım olan şey güçlü, yetkileri kendinde toplamış bir lider değildir. Bugüne kadar haklı ya da haksız böyle bir düşünceniz vardı. Neden hala bunu tartışıyoruz? Artık buna ihtiyacımız mı var? Tek bir kişiye bağlı ise Türkiye'nin hali, vay halimize. Türkiye o zaman perişan bir ülkeye mi düşünecek? Güçlü lider iradesi güçlü liderdir. Artık sayın Erdoğan'ın mesajları Türkiye'yi rahatlatan değil, gerilimi arttıran açıklamalardır.Bağış konusuMithat Sancar'ın, malvarlıkları açıklandı. Bunların haricinde yakınlarınız için de malvarlığı açıklamanız olacak mı? Bağışlar konusunda şeffaf olacak mısınız? şeklindeki sorusu üzerine, 'Ben zaten açıkladım. Zerre de başka yok. Kampanyadan gelecek paralar konusunda ise web sitesi açalım. Diğerleri yapmasa da ben yapacağım. Tamamını açıklayacağım. Açıklayınca beni mahçup etmeyecek kadar para yatırın lütfen. (gülüyor) Paranın miktarından fazla kaç kişiden para geldiği benim için önemli. 1 lira da yatırsa trilyon yatırmış kadar mutlu olacağım' dedi.Çözüm paketiAbdulkadir Selvi'nin 'Çözüm paketi' konusundaki sorusu üzerine, yasaya çeşitli eleştirileri olduğunu ifade eden Demirtaş, 'Barışın hızlı şekilde kalıcı hale gelmesini istiyoruz. Benim cumhurbaşkanlığım bu işi daha da hızlandırır. Kalıcı hale getirir. Ne bölünme konusu kalır, ne de kandırıldık mı sorusu kalır. Bu çözüm paketi önemli bir duruştur. Çankaya'ya çıkarsam, Türkiye kısa bir sürede Kürt sorununu tüm kaygılarını aşarak çözmüş olur. Barış konusundaki kararlı tutumumuzu destekleyeceğiz. Çok iyi gitmiyor çünkü yavaş gidiyor. Kamuoyuna daha sağlıklı bilgiler aktarmak lazım. Herkesle paylaşmak lazım ki, kimse bundan kaygı duymasın' dedi.Murat Yetkin'in, 'Çözüm paketi sizce bugüne kadar neden Meclis'e gelmedi?' sorusu üzerine, 'Hükümet bunu getirmedi.' diyen Demirtaş gelmesi için çok uğraştıklarını ifade etti. Müzakere zeminini uzun zamandır beklediklerini açıklayan Demirtaş, 'Temeli olmayan bir bina yapmamız mümkün değildi. O yüzden bu zemini oluşturmak olmak herkes için fırsattır. Müteahhit binayı yapmadan kaçabilir. Türkiye'de çok oldu böyle şeyler. Ev sahipleri olarak bunu bitirmek için uğraşacağız. O katları yaptıkça biz daha da kredi vereceğiz. Korkmamak lazım. Barıştan korkmamak lazım. Kim olursa iktidarda barış için zorlamamız lazım. Her zaman barış hakkını savunmak lazım' dedi.Miting yapacak mı?Abdulkadir Selvi'nin, 'Yurt içi ve yurtdışında miting yapacak mısınız?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Elimizde devletin imkanları yok. Ata uçağı, Ana uçağı yok. Valiler emrimizde yok. Ama yine de büyük bir çok ilde miting yapacağız. Bir kaç gün yurtdışında da olacağız. Yaklaşık olarak 38-40 ilde miting yapacağız' açıklaması yaptı.Irak ve KürdistanAslı Aydıntaşbaş'ın, 'Irak'ta bağımsız bir Kürdistan kurulmasına nasıl bakıyorsunuz. Öte yandan Türkiye'den gençler IŞİD'e karşı savaşmak için Rojava'ya gidip geliyor. Ne diyorsunuz?' sorusu üzerine, Türkiye'nin sınırına komşu bir Kürdistan kurulacaksa elbette bunu önemseyeceğiz. Orayı bir devlet olarak görmesi daha doğru olur. Radikal demokrasi projesi bunu destekliyor. Bu arayış devam etmeli. Türkiye'de bölünme dışında başka seçeneğimiz yok değil, eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. Tüm halkların özgürlüklerini sağlayabiliriz.' dedi. IŞİD konusunda ise, kadın çocuk demeden insanları kesebileceklerinin altını çizen Demirtaş, 'Türkiye'nin ve hükümetin bu konuda duyarsız olması büyük yanlıştır. IŞİD Musul'a girince önemli olunca diğer yerlere girince neden olmuyor? Devletin oradaki insanları desteklemesi lazım. İç politikadaki akıl değişmeyince, dış politikadaki akıl da değişmiyor. Ortak aklın çok hızlı değişmesi lazım' diye konuştu.Alevilik konusuMithat Sancar'ın 'Alevi sorunu çok yuvarlak geçiliyor. Bir kaç başlık sunuluyor. Daha geniş bir model olarak ne öneriyorsunuz?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Alevi toplumunun yaşam felsefesinden kaynaklı uzun zamandır maruz kaldıkları ayrımcı uygulamalar var. Sadece ayrımcı uygulamalar değil, katliamlar ve sürgünler var.' diyen Demirtaş, 'Bu sorun sadece Aleviler'in sorunudur gibi algılanmamalı. Aleviler Türkiye'de nasıl yaşamak istiyorlarsa, doğrudan belirleme hakları vardır. Devletin, kendisini onların yerine koyarak onların adına karar verme hakkı yoktur. O toplum kendini nasıl tanımlıyorsa devletin onu olduğu gibi tanıma hakkı vardır. Hiçbir inanç için yapamaz. Aleviler için hiç yapamaz. Yakın tarihimizde yaşanan travmalara dair devletin onarıcı bir rol oynaması, geçmişle yüzleşmesi lazım. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kuruma gerçekten ihtiyaç var mı? Bunu konuşmak lazım. Alevi yurttaşlarımızın kendi içindeki bölünmüşlüğün giderilmesi lazım. Birlikte hareket edebilirlerse çok daha görünür olacaklar. Bu benim seçilip, seçilmememden bağımsız önemli bir konudur' dedi.Dünya KupasıAslı Aydıntaşbaş'ın, 'Dünya Kupası yarı finalleri başladı. Kupayı kim kazansın istersiniz?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Arjantin'in kazanmasını isterim' diyen Demirtaş, 'Neden' sorusuna ise, daha ezilmiş bir ülke olduğu için yanıtını verdi.Selahattin Demirtaş, yapabileceğine inandığı için cumhurbaşkanı adayı olduğunu söyledi. Geçmişte büyük sıkıntılar yaşadığını ancak önemli bir yol kat ettiğini ifade etti.Gezi Parkı süreciMurat Yetkin'in Gezi Parkı süreci hakkındaki sorusu üzerine, 'Bu değişim, dönüşüm isteğinden faydalanan bir grup 27 Şubat darbesini yaptı. Bizim Gezi'yi darbe olarak niteleyen tek bir açıklamamız olmadı. Gezi Parkı direnişinin taleplerini sahiplendik' dedi.Abdulkadir Selvi'nin, 'Beyaz Türkler'den oy alma çabanız sezinleniyor. Bu dindar Türkler için sorun olur mu?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Benim açıklamalarım sadece beyaz Türkler'i ilgilendirmiyor. Herkesi ilgilendiriyor. Tansiyonu düşürecek söylemlerden bahsediyorum. Böyle tanımlarsanız İslami kesime haksızlık yaparsınız. Tam tersine onlar da bu ilkeleri savunacaktır' dedi.Demirtaş, Şirin Payzın'ın, 'Eşiniz yanınızda mı, arkanızda mı, önünüzde mi olacak?' şeklindeki soruya, 'Biz her zaman fikirlerimiz paylaştık. Eşim hep yanımda oldu. Cumhurbaşkanı eşi olursa kadın özgürlüğü için kendi fikirlerini hayata geçirir. Biz çocukluktan bu yana birlikteyiz. Çocukluk aşkıyız. Halktan bir kadın olarak ezilenlerin yanında olur' açıklaması yaptı.CNN Türk
Apple iTunes U: Dünyanın En Büyük Ücretsiz Eğitim Portalı
Apple’ın uygulaması olan iTunes U ile Iphone, Ipod ve Ipad’lerimizden dünyaca ünlü üniversitelerin ücretsiz eğitim materyallerine ulaşarak dersleri takip edebiliyoruz. Moleküler Biyoloji’den İngilizce öğrenmeye, Avrupa Tarihinden Fiziğe kadar 750.000 ücretsiz eğitim materyali,video, sunum ve dökümana ulaşabiliyoruz. 30 ülkedeki üniversite ve eğitim kurumları ki, aralarında Stanford, Yale, MIT, Oxford, La Trobe Üniversitesi, Tokyo Üniversitesi, New York Halk Kütüphanesi gibi dünyaca ünlü yerler var, çok değerli içerikleri bizlere sunuyor. Apple, yapacağı güncelleme ile öğrenci ve öğretmenlerin kendi ders içeriklerini oluşturma ve kullanmalarını da sağlayacak. iTunes U’daki yeni uygulama içi güncellemeler, öğretmenlerin iPad’de tam ders oluşturabilmesini ve iWork, iBooks Author veya iPad için hazırlanmış 75 binin üzerinde eğitim uygulamasının herhangi birinden doğrudan zengin içerikler ve eğitim malzemeleri ekleyebilmesini sağlıyor. Öğretmenler, iPad’deki yerleşik kamerayı kullanarak, hazırladıkları derslere örnekler eklemek için fotoğraf ve video çekebiliyorlar. Böylece ilgili içerikleri tüm öğrencilerine anında ulaştırabiliyorlar. Türkçe dersler var mı sorusuna verilecek cevap: evet! Anadolu Üniversitesi ‘nin hazırladığı Pazarlama Yönetimi, Hukukun Temel Kavramları, İş Sağlığı ve Güvenliği, Matematik gibi dersler var. Bahçeşehir Koleji ‘nin Geometri, Mevsimler, Atatürk ve İngilizce dersleri mevcut. Kendi ilgi alanınıza göre birçok şey bulabilirsiniz. Örneğin ben Social Media in Education, Blog, Iphone Application Programming gibi dersleri takip ediyorum.
720 Saatlik Filmin Fragmanı Yayınlandı
İsveçli deneysel sinemacı Anders Weberg’in yönettiği 720 saatlik ‘Ambiancé’ adlı film sinema tarihinin en uzun filmi olacak. Weberg, filmin şimdiye kadar sadece 280 saatlik kısmını tamamlayabilmiş. Müziklerinin Alman sanatcı Marsen Juhls tarafından bestelendiği fragman ruh ve aydınlık üzerine kaygı verici bir deneyim. Yönetmen Anders Weberg blogunda fragmanın filmin ruhunu ilettiğini yazdı. Bir sonraki fragman 7 saat 20 dakika olacak ve 2016’da yayınlanacak. 72 saat uzunluğundaki üçüncü fragman ise 2018’de yayınlanacak.
Reklam