'Full House' Geri Dönüyor
Bu senenin başlarında bir yoğurt reklamı için yıllar sonra bir araya gelen Full House ekibi, neredeyse tam kadro olarak yeniden toparlanıyor. 90′ların bir diğer popüler aile dizisi Boy Meets World ‘ün de televizyona geri dönüyor olduğu şu günlerde, son bölümü yaklaşık 20 yıl önce yayınlanan Full House ‘un nasıl bir geri dönüş yapacağı merak konusu. Dizinin orijinal kadrosundan Bob Seget, John Stamos, Dave Coulier, Candace Cameron Bure, Jodie Sweetin ve Andrea Barber yeni Full House kadrosunda da yer alacağı açıklanan ilk isimler oldu. Toplam sekiz sezon yayınlanan Full House, 192 bölüm sürmüş ve son bölüm 1995 yılında yayınlanmıştı.Bantmag
Facebook Rahatsız Edici Görüntüler İçin Kullanıcıları Uyaracak
Facebook artık kullanıcıları rahatsız edici içerik karşısında uyararak ana sayfada gezinen bir kişinin aniden sarsıcı görüntülerle karşı karşıya kalmasını engelleyecek. Özellikle son dönemlerde birçok kullanıcıdan gelen 'Sayfamda Irak ve Suriye'de yaşanan kafa kesme görüntülerini görmek istemiyorum' şikayeti üzerine harekete geçen Facebook, fotoğrafları silmeyi reddetse de görüntülemeden önce bir uyarı mesajı verileceğini açıkladı. ABD merkezli bir kuruluş olan İnternette Aile Güvenliği Enstitüsü Başkanı Stephen Balkam BBC'nin sorularını yanıtlarken bu tür içerikler için en azından iki bariyer kurulması gerektiğini söylüyor. 'Öncelikle tüm fotoğrafı gizleyen bir uyarı penceresi olmalı. İkinci aşamada da kullanıcının söz konusu içeriğe erişmek için yaşını belirtmesi istenmeli' diyen Balkam, bu tür önlmleri aşmanın çok kolay olduğunu kabul etse de 'En azından kullanıcı neyle karşılaşacağını bilecek' diyor. Facebook 2013'te Meksika'da yaşanan bir kafa kesme olayının videosu için benzer bir uygulamayı sınırlı bir süre için yapmıştı. Ancak daha sonra videonun 'şiddeti yücelttiği' sonucuna varan Facebook yönetimi içeriği tamamen kaldırma kararı almıştı. Facebook'un şiddet içeren fotoğraf ya da video paylaşımı politikası şöyle: 'Şiddeti yücelten ve sadist eğilimlerle paylaşılan içerikler yasaklanır. Ancak şiddeti kınama ve önemli bir konuya dikkat çekme amaçlı paylaşımların önüne geçilmez.' BBC'ye konuşan bir Facebook sözcüsü, 'Facebook'u kullanan kişilerden şiddeti kınamasını ve bildirmesini istiyoruz. ncak insanların dünyada yaşanan vahşiliklerden haberdar olması da gerek. Bunların arasında bir denge tutturmalıyız' diyor. Facebook'taki hassas içerikler son olarak adını İslam devleti olarak değiştiren IŞİD örgütü taraftarı Rakka Medya Merkezi (RMC) adlı Facebook sayfasında yer alan videove fotoğraflarla gündeme geldi. Al Jazeera televizyon kanalından bir prodüktör içeriği Facebook'a şikayet etse de Facebook idaresi yönetmeliklerin ihlâl edilmediğini söyledi. BBC konuyla ilgili Facebook'la temasa geçtiğinde de sözcü kararı savundu ve 'Sayfa IŞİD tarafından değil Suriye'deki muhalif gruplardan birisi tarafından yürütülüyor' dedi. 'Terörist gruplar' olarak sınıflandırılan örgütlerin ve yapılanmaların Facebook'u kullanmasına izin verilmiyor. Ancak bahsi geçen sayfada 24 Ağustos tarihinde yer alan ve bir militanın ayağının altında kesilmiş bir kafayla poz verdiği fotoğraf için yazılanlar Facebook'un kendi yönetmliklerini de ihlâl ediyordu. Fotoğrafı paylaşanlar Arapça yazdıkları mesajda 'Tabka havaalanında arkadaşlarımız öldü. Şimdiyse havaalanında çalışanların kafaları ayaklarımızın altında' diyorlardı. Bu mesaj çeviri sorunu yüzünden gözden kaçmış olabilir. Facebook Microsoft tarafından desteklenen ve kimi zaman anlamsız çeviriler yapabilen bir tercume programı kullanıyor. Sayfanın takipçileri de RMC'nin 2013'te çizgi değiştirdiğini ve artık IŞİD'i desteklediğini söylüyor. Facebook artık RMC sayfasını tamamen kapatmış durumda. Ancak Facebook'un sayısı 1,3 milyara ulaşan kullanıcılarını bu tür içeriklerden korumak için daha çok çaba harcaması gerektiğini düşünenlerin sayısı giderek artıyor. Oxford Üniversitesi'nden sosyal medya uzmanı Bernie Hogan, 'Diğer sosyal medya siteleri bu sorunu çoktan çözmüş durumda. Örneğin Reddit rahatsız edici içerikler için 'İşyeri için uygun değil' etiketini kullanıyor' diyor. Hogan'a göre Facebook da bu örnekleri takip etmeli ve kullanıcıların paylaşılan içerikleri etiketlemesini sağlamalı.BBC Türkçe
'Büyükada'da Atlı Faytonlar Yerine Elektrikli Faytonlar Kullanılsın'
Her yıl 400’ün üzerinde atın öldüğü Büyükada’da elektrikli faytonların kullanılması için imza kampanyası başlatıldı. Sıcak hava koşulları ve ağır çalışma şartları nedeniyle her yıl 400’ün üzerinde atın öldüğü Büyükada’da elektrikli faytonların kullanılması için imza kampanyası başlatıldı.  Kampanyanın çağrı metninde Hiçbir gelenek hayvanlara yapılan eziyeti haklı çıkaramaz. Hayvanların işkenceye maruz kalarak çalışmaya zorlandığı faytonlar yerine elektrikli faytonların kullanılmasını talep ediyoruz… Atlı faytonların yerini alacak olan elektrikli faytonların işletilmesi bu faytonculara verilebilir. Böylece yapılan değişiklikler herhangi bir mağduriyete yol açmaz” ifadeleri yer aldı.  Kampanyanın çağrı metni şöyle:  Gün boyu, sıcakta, soğukta, sırtında kilolarca yükle yokuş çıkan, yokuş inen, koşturulan, sırtlarına kırbaçla vurulan, dayak yiyen, maruz bırakıldığı koşullar sebebiyle hastalanan, ciğerleri kanayan, kasları yırtılan, tedavi görmeyen, 'verimsizleşince' ormana kendi kaderine terk edilen çok sayıda atın çektiği acıları gün yüzüne çıkarmak ve onlara bu acıları yaşatan faytonlara bir son vermek istiyoruz. Yumruk ve sopalarla dövülen, dili kesilen, hastalandığı için ormana terk edilip birkaç insanın verdiği suyla hayata tutunmaya çalışan çok sayıda atın haberi medyaya yansımışken, onların çektiği acılara bir son vermekten bizi alıkoyan nedir? Bu hayvanlar insanların keyfine hizmet etmek zorunda bırakılırken ve bu kadar işkenceye maruz kalırken biz neden sadece seyirci kalıyoruz?  Adalar'da 1000'in üzerinde at ve 226 fayton var. Yüzlerce at yazın her gün hiç durmadan koşturuluyor. Koşarken yemek ve su verilmiyor. Sıcağın altında saatlerce bekletilen atlar yokuşlarda zorlanıp düştüklerinde yine dayak yiyerek ayağa kaldırılıyor.Fayton konusu ilk defa konuşulmuyor. Senelerdir hayvan hakları aktivistleri ve ada halkından insanlar; atlara eziyet olduğu gerekçesiyle faytonların kaldırılmasını istiyor, imza topluyor, eylemler yapıyor. Fakat hala atlara çektirilen bu eziyete bir son verilmiş değil. Öte yandan faytonların adaların tarihi bir sembolü olduğunu, faytonlar kaldırılırsa tarihi dokunun zedeleneceğini, faytonların ada geleneğinin bir parçası olduğunu savunarak faytonların kaldırılmasına karşı çıkanlar var. Hiçbir gelenek hayvanlara yapılan eziyeti haklı çıkaramaz. Atlar biz insanların keyfine hizmet etmek zorunda değildir. Hayvanları köleleştiren ve işkence eden bir gelenek varsa, o geleneğin yaşatılmasındaki ısrar, eziyetin sürdürülmesindeki ısrardır. Aynı düşünce tarzıyla bugün Avrupa Birliği boğaların eğlence için korkunç işkencelerden geçirildiği ve öldürüldüğü boğa güreşlerini yasaklamıyor. Yine aynı savunmayla bugün ABD'de yavru buzağılara eğlence ve gelenek adı altında işkence eden rodeolar yasaklanmıyor. Gelenek ve tarihi doku gerekçesiyle işkence-zulüm sürdürülemez! Hayvanların işkenceye maruz kalarak çalışmaya zorlandığı faytonlar yerine elektrikli faytonların kullanılmasını Adalar Belediyesi'nden ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden talep ediyoruz. Ayrıca faytoncuların işlerine son verilmemesini, onlara yeni iş imkanlarının belediye tarafından sağlanmasını talep ediyoruz. Atlı faytonların yerini alacak olan elektrikli faytonların işletilmesi bu faytonculara verilebilir. Böylece yapılan değişiklikler herhangi bir mağduriyete yol açmamış olur ve hayvanlara edilen zulmün son bulması konusunda dünyada örnek alınacak bir adım atılmış olur. Mevcut atların rehabilitasyon merkezlerinde gerekli tedavilerinin yapılmasının ardından onlara sömürüden uzak bir yaşam sağlanmasını, bir daha hiçbir atın faytonlarda kullanılmamasını talep ediyoruz. Kampanyaya destek vermek için buraya tıklayın.T24
Erdoğan, Gül'ün Resepsiyon Listesinin Üzerini Çizdi mi?
Cumhurbaşkanlığını 28 Ağustos'ta Abdullah Gül'den devralacak Erdoğan'ın, 30 Ağustos'a Köşk'te düzenlenecek davetiye listelerinde bazı isimleri liste dışı bıraktığı iddia edildiCumhurbaşkanlığı görevini Abdullah Gül ’den devralmaya hazırlanan Başbakan Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan 'ın yaklaşık 1 ay önce hazırlanan 30 Ağustos davetiyelerinde bazı isimlerin üstünü çizdiği ileri sürüldü. Cumhuriyet gazetesinden Fırat Kozok 'un haberine göre tüm hazırlıkları Köşk tarafından yürütülen resepsiyonların katılımcı listeleriyle ilgili son kararı Başbakanlık veriyor. Gül’ün daha önceki resepsiyonlarına davet edilen isimlerden birçoğu ayıklanarak Cumhurbaşkanlığı Protokol Müdürlüğü’ne iletiliyor. Cumhurbaşkanlığı ise davetiyelerin dağıtımıyla ilgili sekreterya görevini yürütüyor. Başbakanlık’ın daha önce Köşk’ün konuğu olan camiaya mensup bazı isimleri liste dışı bıraktığı belirtiliyor. 12- Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, yarın Çankaya Köşkü’ne çıkacak. Saat 16.30’daki devir teslim töreninde ilkler yaşanacak. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a Çankaya Köşkü’nün girişinde devlet başkanlarına uygulanan protokol kuralları uygulanacak. Buna göre Erdoğan’ın makam aracını Köşk girişinde atlı birlikler karşılayacak. Gül çiftinin Köşk’e veda etmesinin ardından Erdoğan çifti Büyük Şeref Salonu’na geçerek kutlamaları kabul edecek. Ancak hazırlıkları aylar öncesinden başlayan cumhurbaşkanının ev sahipliğinde yapılacak 30 Ağustos resepsiyonu ve devir-teslim sonrası yapılacak resepsiyonla ilgili ilginç bir süreç yaşanıyor. 30 Ağustos resepsiyonu davetiyeleri yaklaşık 1 ay önceden hazırlayan Köşk, yeni cumhurbaşkanı seçilmediği için davetiyeleri ilk kez isim belirtmeden “Türkiye Cumhurbaşkanı ve eşi” ifadesiyle bastırmıştı. Davetiyeler “A protokol” olarak bilinen, siyasiler, yüksek yargı organları ve askeri temsilcilere iletildi. Ancak geri kalan davetli profili için Başbakanlık devreye girdi. Dışişleri Bakanlığı ile birlikte 28 Ağustos’taki devir teslim törenine katılacak yabancı temsilcileri belirleyen Başbakanlık, gerek bu resepsiyona, gerekse 30 Ağustos’taki resepsiyona katılacak diğer konuklarla ilgili olarak Dışişleri Bakanlığı’ın yanı sıra Cumhurbaşkanlığı ile birlikte ayrıntılı bir çalışma yapıyor. Başbakanlık onayından geçen isimler Çankaya Köşkü’ne iletiliyor. T24
Beyne Harcanan Enerji Fiziksel Gelişimi Yavaşlatıyor
İnsanlarda, çocukluk çağındaki fiziki gelişimin diğer memelilere göre daha yavaş olmasının nedeninin enerjiye doyamayan insan beyni olduğu ortaya çıktı.ABD’de yapılan bir araştırma, insanlarda çocukluk çağındaki fiziki gelişimin niçin diğer memeli türlerine göre çok daha yavaş olduğunun sırrını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, hayatın başlangıç evresinde insan metabolizmasına giren enerjinin büyük bir kısmına 'el koyan' beyin, vücudun büyümesinin aynı evredeki diğer memelilere göre yavaş olmasının nedenini oluşturuyor. Northwestern Üniversitesi Prof. Christopher Kuzawa başkanlığındaki ekibin araştırması, Proceeding of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı. Vücuda alınan glikoz miktarı ve beynin hacmini ölçen manyetik rezonans görüntüleme verileri ile mevcut pozitron emisyon taramalarını bir araya getiren ilk araştırma olma özelliğini taşıyan çalışma, bu şekilde beyne enerjinin en fazla gittiği ve vücuttaki büyümenin en yavaş gerçekleştiği yaşın belirlenmesini sağladı. Araştırma, insanlarda beynin vücuttan çektiği enerjinin en yüksek seviyeye çıktığı ve fiziki büyümenin en yavaş gerçekleştiği yaşın 4 olduğunu gösterdi. Araştırma ekibinde yer alan William Leonard, Northwestern Üniversitesi'nin internet sitesinde yer alan açıklamasında, çocukların en çok enerji harcadığı dönemde beynin tüm vücudun kullandığı kalorinin üçte ikisini yaktığına dikkati çekti. Bunun diğer bütün primat türlerinden çok daha fazla olduğuna işaret eden Leonard, beynin bu son derece büyük enerji talebini karşılamak için çocukların daha yavaş büyüdüklerini ve fiziki aktivitelerinin düştüğünü söyledi. Leonard, bulgularının, çocuklukta yoğun bir çalışma temposu içinde olan beyne yakıt sağlayabilmek için insanların bu yaş aralığında yavaş büyüyecek şekilde evrildiği görüşünü kuvvetle desteklediğini ifade etti. AA
Terör Örgütünden Kaçan İkisi Kadın 12 Kişi Teslim Oldu
Terör örgütünden kaçan ikisi kadın 12 kişi, teslim oldu. Teslim olan teröristlerden ikisi ise kadınTerör örgütünden kaçan ikisi kadın 12 kişi, teslim oldu. Alınan bilgiye göre, PKK/ KCK terör örgütünden kaçtıklarını beyan eden ikisi kadın 12 örgüt mensubu, Irak KDP görevlilerince silahsız ve teçhizatsız olarak Habur Hudut Kapısı Emniyet Amirliğine teslim edildi.CNN Türk
Reklam
Samsung Yeni Bir Telefon Serisi Çıkartacak
Samsung, Galaxy Alpha piyasaya girdiği zaman büyük başarı elde edeceğini tahmin edilerek yeni bir seri ortaya çıkarması bekleniyor.Samsung bu seriye daha çok A serisi adını koymak istiyor. Eğer piyasada başarı elde ederse Galaxy Alpha‘dan sonra 3 tane daha telefon ortaya çıkması bekleniyor. Galaxy Alpha bu serinin ilk telefonu olacak. Diğer telefonların seri kodları SM-A300, SM-A500ve SM-A700 olacakmış. Bir ihtimal de Galaxy Alpha’nın mini, mega şeklinde farklı modelleride ortaya çıkacağı söyleniyor. A300 öğrenilen bilgilere göre giriş seviyesindeki bir telefon olacağı yönünde. 960×540 piksel çözünürlüklü bir ekrana sahip olacakmış. Diğer iki telefonumuz ise HD düzeyde ekranlara sahip olacakmış. Yayınlanan bir rapora göre telefonlar metal kasalı olacakmış. Galaxy Alpha benzer tasarımıyla, ön kamerası daha iyi bir çözünürlükte olacağını ( büyük ihtimalle 3.7MP ). Gelecek ay Berlin’de düzenlenecek olan IFA‘da tanıtılacak. Samsung yeni A serisinde, Galaxy S serisinde yapılan tasarımlardan uzaktan yakından bir ilgisi olmayacağı söyleniyor. Samsung’un farklı bir strateji denemeyi çalışıyor. Bu stratejisi yeni telefonlarında yeni tasarımlar olması bekleniyor.Teknolopi
Reklam
Yeni iPhone 6 Görüntüleri Sızdırıldı
Apple'ın iPhone 6'yı Eylül ayında tanıtması bekleniyor. Bu konuda Apple tarafından halen resmi bir açıklama yapılmış olmasa da firmanın son dönemde iPhone lansmanlarını Eylül ayında yaptığı düşünüldüğünde bu tarih öne çıkmaktadır. Söylentiye göre Apple 24 Eylül'de yeni telefonunu tanıtacak ve Ekim ayı başında da 1. Bölge pazarlarında (Amerika, Kanada, İngiltere ve Japonya) telefonunu satışa sunacak. iPhone 6 ile ilgili şimdiye kadar birçok görüntü paylaştık ama bu gün sızdırılan görüntüler tek kelimeyle oldukça 'gerçek' görünüyor. Kutu tasarımı ve telefonun tasarımının ortaya konduğu bu görüntüler hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Bu telefon gerçek iPhone 6 olabilir mi?Teknolojioku
'Önce Davutoğlu'nu Sonra Erdoğan'ı Göndereceğim'
Trabzon'dan Giresun'a gelen CHP Genel Başkan adayı Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Atatürk Meydanı'nda, CHP İl Başkanı Eşref Karaibrahim, Merkez İlçe Başkanı Burak Bektaşoğlu ve partililer tarafından karşılandı.Parti binasına girişinde alkışlanan İnce partililere, “Partinin aldığı sonuçlardan memnun musunuz, 2015 için umutlu musunuz?ö diye sordu, 'Hayır' cevabını alınca da, “Ben de bu umudun olmadığını görüyorumö dedi. Partide konuşan İnce, “Ben bu partiye yeni bir umut, yeni bir heyecan olmak istiyorum. Umutsuzluk ve teslimiyet görüyorum. Rize’yi boydan boya Tayyip Erdoğan resimleriyle donatmışlar. Yüzde 85 oy almış. Buraya geldim. Yüzde 66,65 oy yazıyor. Bir yenilgi var ortada. Kimseye sormadan, CHP ile kan uyuşmazlığı olan birini dayattın bize, mecburen çalıştık. Sonra çıktı Recep Tayyip Erdoğan, ‘14’ünü birden gönderdim’ dedi. Tek başına 52 aldı, sen 14 parti 38 aldın. Ben buna razı değilim. Benim isteğim Ecevit’in yüzde 42’sidir' dedi. Seçildiği takdirde ilk kurultayda genel başkanı bütün üyelerin seçeceğini ifade eden Muharrem İnce, '1 milyon üye gidecek, bilgisayardan oyunu kullanacak ve genel başkanını seçecek' diye konuştu. İnce parti yönetimine destek açıklaması yapan il başkanlarından 38'inin delege olmadığı için oy hakkı bulunmadığını hatırlattı. Muharrem İnce, 'Başınız öne eğdirmeyeceğim, ışıklarınızı erken kapattırmayacağım. Meydanlara çıktığımda önce Davutoğlu’nu sonra Erdoğan’ı göndereceğimödedi. ORDU'DA PARTİLİLERLE TARTIŞTI Muharrem İnce Ordu'ya gelerek CHP İl Teşkilatı'nı ziyaret etti. İl Başkanı Osman Güngör ve partililer tarafından karşılanan İnce, parti binasına geçerek basın toplantısı düzenleyip seçimlerde destek istedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Muharrem İnce, salondaki bazı partililerle sözlü tartışmaya girince, 'Konuşmayayım mı, konuşayım mı konuşmayayım mı? Arkadaşlar her lafa cevap verirseniz ben konuşamam. Ben konuşacaklarımı hatırlayamıyorum. Konuşmak isteyenlere mikrofonu verin o zaman' dedi. CHP İl Başkanı Osman Güngör'ün ve bazı partililerin araya girmesiyle İnce konuşmasına kaldığı yerden devam etti. Muharrem İnce toplantının sonunda kendisini eleştiren partililere 'Uçağa yetişmem gerekiyor' diyerek cevap vermek istemeyince de sözlü gerginlikler yaşandı. Diğer partililerin araya girmesiyle gerginlik yatıştırılırken İnce, makam aracına binerek karayoluyla Samsun'a hareket etti. Hakan KABAHASANOĞLU-Nedim KOVAN/GİRESUN, ORDU(DHA)
Kavisli Ekranlı Akıllı Saat: Gear S
Güney Koreli elektronik devi Samsung, kavisli ekrana sahip yeni akıllı saat modeli Gear S'i tanıttı. Akıllı saat, üzerindeki SIM kart yardımı ile telefona ihtiyaç duymadan arama yapabiliyor ve 3G özelliğine sahip. Giyilebilir teknolojilerin giderek yaygınlaştığı günümüzde birçok firma bu alanda yeni ürünlerini piyasaya sürüyor. Bu pazara en fazla yatırım yapan markalardan biri olan Samsung ise yeni akıllı saati Gear S'i tanıttı. Kavisli bir tasarıma sahip olan akıllı saatin 2 inçlik 360x480 piksellik Super AMOLED bir ekranı bulunuyor. Samsung tarafından geliştirilen Tizen işletim sistemini kullanan akıllı saat, üzerindeki SIM kart yuvası ile 3G desteği sunuyor. Akıllı saat aynı zamanda telefon araması yapabiliyor ve gelen aramaları cevaplayabiliyor. Bunu bağlandığı telefon üzerinden yapabildiği gibi, SIM kart yuvası ile telefon almadan kendisi de yapabiliyor. Suya ve darbeye dayanıklı olan cihaz IP67 sertifikasına sahip. Yani kısmen suya dayanıklı bir gövdesi bulunuyor. Barometre, Jiroskop, Pusula, bütünleşik GPS ve kalp ritmi algılayısı bulunan akıllı saat 300 mAh'lik pili ile 2 günlük bir kullanım sunuyor. Üzerindeki SIM kart yuvası ile akıllı telefonlara ihtiyaç duymadan kullanım imkanı sunan Gear S'in ekim ayından itibaren piyasaya sürüleceği açıklandı. Cihazın fiyatı ile ilgili bir açıklama yapılmadı. Gear Circle da duyuruldu Samsung aynı zamanda yeni Bluetooth kulaklığı Gear Circle'ı da tanıttı. Bluetooth teknolojisini kullanan yeni kulaklık telefon yardımı ile müzik dinleme imkanı sunuyor. Mıknatıslı bir tasarıma sahip olan kulaklık bir kolye gibi boyuna takılarak kullanılıyor. Kaynak: Samsung
Reklam
Haluk Koç'tan Erdoğan'a Eleştiri: 'Burası Senin Kişisel Kapris Cumhuriyetin Değil'
Başbakan Erdoğan'ın 'Feyzioğlu konuşursa gelmem' sözlerine de değinen Koç, 'Gelmem, gelmezsen gelme. Birisi dur demek zorunda artık. Burası senin kişisel kapris cumhuriyetin değil. Hukuk devleti. Senin özel beklentilerine göre, hiçbir kurum uygulama vücut bulamaz. Cumhurbaşkanı değil ne olursa olsun bunu o kafanın içine sok' dedi. 'ŞU ANDA MEVCUT HÜKÜMET ZATEN DÜŞMÜŞTÜR' Mevcut hükümetin düştüğünü söyleyen Koç, 'Devlet, devlet eliyle maalesef hukuk devleti olmaktan çıkarılmıştır. Tek bir kişinin, talimatlarına, beklentilerine dayatmalarına teslim edilmiştir. Bu tablo vahim bir tablodur. Kongrede, o partinin genel başkanıymış gibi, açması, yönlendirmesi hukuka meydan okumak, hukuk tanımazlıktır. Bugün yapılan AKP kongresi yasal dayanaktan yoksundur. Şu anda mevcut hükümet zaten düşmüştür. Görevi devredecek bir hükümet de maalesef fiilen yok Türkiye'de' ifadelerine yer verdi. 'SAYIN ÇİÇEK ÇOK ALINIYOR' TBMM makamının bir süs makamı olmadığını ifade eden Koç, 'Seçilmiş cumhurbaşkanı ve düşen hükümet yanında TBMM Başkanı da mal bildirimini resmi gazetede yayımlatmamak suretiyle suç ilişkileri ve buna dair oluşumların içinde yer almış durumdadır. Sayın Çiçek çok alınıyor bunları vurguladığımız zaman. TBMM makamı bir süs makamı değildir. Protokol makamı değildir' dedi. 'RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN KİŞİSEL KAPRİSİ' Adli yıl açılış töreninde Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşma yapacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Koç, 'Adli yıl törenlerinin konuşma seremonisi kısmı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel kaprisi. Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun aldığı kararlar önemli. Barolar Birliği başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşması oy çokluğu ile değil aslında oy birliği ile alınması gerekir. Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel kaprisleri ve talepleri sınır tanımamaktadır. Hiçbir hukuk kuralı tarafından sınırlandırılamamaktadır. Tek yetkili güç, ne istersem yaparım düşüncesinde' diye konuştu. 'BURASI SENİN KİŞİSEL KAPRİS CUMHURİYETİN DEĞİL GELMEZSEN GELME' Başbakan Erdoğan'ın 'Feyzioğlu konuşursa gelmem' sözlerine de değinen Koç, 'Gelmem, gelmezsen gelme. Birisi dur demek zorunda artık. Burası senin kişisel kapris cumhuriyetin değil. Hukuk devleti. Senin özel beklentilerine göre, hiçbir kurum uygulama vücut bulamaz. Cumhurbaşkanı değil ne olursa olsun bunu o kafanın içine sok' dedi. 'NİYE DAYILANAMIYORSUN ALMANYA'YA' Almanya'nın Türkiye'yi dinlediği iddialarına ilişkin Koç, 'Dinlemişler usta dinlemişler. Ne dinlemişler acaba? Niye korkuyorsunuz? Zülfüyâra dokunan ne var acaba o dinlenenler arasında. Eski WikiLeaks belgelerinde, İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabının olduğu söyleniyor orada. Alman istihbarına bunlar mı takıldı? Kapalı zarf usulü göreve getirdiğin başbakanı ve seni ne rahatsız ediyor. İŞID başta olmak üzere radikal terör örgütlerince kurduğunuz ilişkiler. Yakalıdırlar mı sizi kulağınızdan. Senin tabirinle niye dayılanamıyorsun Almanya'ya. Siz ülkeyi şantaja açık hale getirdiniz. Sadece birbirinize tuzak kurmuyorsunuz. Şantaj yapmıyorsunuz. Ülkeyi uluslararası rehine durumuna düşürdünüz' açıklamasında bulundu. 'İSTEDİĞİ KADAR GÜLLER KARANFİLLER ATSIN GECE UYKU UYUYAMIYOR' Koç, 'İstediği kadar güller, karanfiller atsın. Gece uyku uyuyamıyor. Her taraftan sarılmış belgeli kanıtlı. Eninde sonunda o çember daralacak. Anayasayı ihlal eden birisi yarın sadakat yemin edecek' dedi. AK PARTİ KONGRESİ'NDE AKREDİTASYON ALAMAYAN BASIN KURULUŞLARI 'Bunların panzeri demokrasi ve ortak kardeşliğimizdir' diyerek konuşmasına devam eden Koç, Adalet ve Kalkınma Partisi Kongresi'nde akreditasyon alamayan basın kuruluşlarını da sıralayarak, 'Demokrasi şampiyonlarının karnesi' dedi. 'YOK BİRBİRLERİNDEN FARKI HEPSİ OSMANLI BANKASI' Davutoğlu'nun Başbakan olması halinde CHP'nin bundan sonraki tavrına ilişkin Koç, 'Yok birbirlerinden farkı hepsi Osmanlı bankası reklamdaki gibi. Bizim derdimiz kişilerle ilgili değil, hukuk, anayasa tanımazlıkla ilgili. Hukuka, Anayasaya saygılı oldukları sürece saygılı oluruz' diye konuştuDHA
Leonard Cohen'den Yeni Şarkı: 'Almost Like The Blues'
Bu sene 80. yaş gününü kutlayacak olan Kanadalı sanatçı Leonard Cohen, yeni albümünü 23 Eylül’de Sony Music etiketiyle yayımlayacağını duyurmuştu. Leonard Cohen’in 13. stüdyo albümü olma özelliği taşıyan albüm “Popular Problems” ismiyle yayımlanacak. Albümün yapımcılığını, daha önce de beraber çalıştığı Patrick Leonard üstleniyor.Albümden “Almost Like The Blues” isimli şarkı geçtiğimiz dinleyicilerin beğenisine sunuldu.Albümün şarkı listesi ise;SlowAlmost Like The BluesSamson In New OrleansA StreetDid I Ever Love YouMy Oh MyNevermindBorn In ChainsYou Got Me SingingSüper Karga
Reklam
60 Saniyede İstanbul
İstanbul dediğimiz kısım tarihi yarım adadan oluşmaktadır. 13 saat aralıksız İstanbul'u dolaşarak 105 video klip çekildi. Bu 105 video klip'ten 64 tanesi kullanılarak bu video hazırlandı.  Video çekimi Canon 600D ile yapıldı ve Lens olarak 18-55mm ve 50mm'lik lensler kullanıldı. Çekimler Burak Bayram ve Furkan Çınar tarafından yapıldı. Video Düzenleme ise Burak Bayram tarafından gerçekleştirildi. Arkaplanda kullanılan müzik telif hakkı olmayan bir müziktir ve ismi, SirensCeol - Coming Home [NCS Release]'dır.
Ülkemizde Ölmeden Önce Gidilmesi Gereken 7 Yer
1-Olympos ÇıralıAntik Likya'nın en önemli liman kentlerinden olan Olympos, tarih boyunca mitolojiyeye konu olmuştur. Konumunun elverişliliği nedeniyle korsanların barınağı olan Olympos, bugün sahip olduğu tarihsel değerleri, 3200 m'lik mutteşem sahili, endemik bitkileri, Caretta caretta'ları Khimaira'sı, tüm sportif etkinliklere olanak veren muhteşem doğası ve pansiyon olarak kullanılanmeşhur ağaç evleri ile tüm dünyaca bilinmektedir.Kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, M.Ö. 168-78 yıllarında basılan Likya Konfederasyon sikkelerinde adı geçmektedir. İktisadi bir birlik olan Likya Konfederasyonu konseyinde, Olympos?un üç oy hakklı olduğu bilinmektedir.
Reklam
ABD'de 9 Yaşındaki Çocuk Yanlışlıkla 'Silah Eğitmenini' Öldürdü
Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), çocuklara silah eğitimi veren bir Charles Vacca, otomatik silah ateşlemeyi öğrettiği '9 yaşındaki kız öğrencisi tarafından yanlışlıkla vurularak öldürüldü. Vacca'nın, yüksek güçlü otomatik silah Uzi kullanımını öğrettiği kız çocuğu, tetiği çektikten sonra geri tepen silahın kontrolünü kaybetti. Arizona'daki bir atış poligonunda meydana gelen olayda, 39 yaşındaki Vacca silahın yanlışlıkla ateşlenmesiyle başından vuruldu ve tedavi için götürüldüğü Las Vegas'taki bir hastanede hayatını kaybetti. Bölgeden bildiren muhabirler, ABD'nin bazı eyaletlerinde çocuklara ateşli silah eğitimi vermenin yaygın bir uygulama olduğunu söylüyor. Birçok atış poligonunda çocukların eğitimi için katı güvenlik kuralları uygulanıyor. Olayın meydana geldiği poligonda silah eğitimi için belirlenen yaş sınırının ne olduğuna dair kesin bir bilgi yok. BBC Türkçe
Can Yücel'in Mezar Taşı Yeniden Yapılıyor
2011 yılında tahrip edilen Datça'daki şair Can Yücel'in anıt mezarı yeniden yapılıyor. Mezar taşında gün batımında ışıktan bir çocuk belirecekHeykeltıraş Mehmet Aksoy , 14 yıl sonra bir kez daha şair Can Yücel 'in mezar taşını yapmak üzere harekete geçti. Datça'da, Elbruz Denge Atölyesi'nde heykeltıraş İclal Marmarisli ve ressam Ebru Demirkıran ile birlikte çalışan usta heykeltıraş Mehmet Aksoy, bir önceki mezar taşının benzerini yapmak için çalışmaya başladı. İki mermer bloktan oluşan mezar taşı, daha önce olduğu gibi yeni doğacak bir bebeğin hayatla olan bağlantısını anlatıyor. Doğan Haber Ajansı'nda yer alan habere göre, sutaşı adı verilen ilk blok, 110 santimetre uzunluğunda, 40 santimetre eninde ve 40 santimetre kalınlığında bir mermer blok ve üzerinde su kanalından oluşuyor. Sutaşının üzerinde duracak olan can taşı ise kübik bir mermer ve 158 santimetre boyunda, 40 santimetre kalınlığında ve 40 santimetre eninde bir mermer bloktan meydana geliyor. Heykeltıraş Mehmet Aksoy, çalışmaların tamamlanma aşamasına geldiğini söyledi. En geç bir hafta on gün içersinde mezar taşının yerine konulabilecek duruma geleceğini belirten Aksoy, 'Bu heykeli, Can Yücel'in anısına, şiirine, sanatına saygıdan dolayı yapıyoruz. Onun şair kişiliğini anlatan bir mezar taşı yapmak istedim' dedi. Daha önce yaptığı mezar taşında, bir can taşı, bir de sutaşı bulunduğunu ifade eden Aksoy, 'Sutaşı hayatı, can taşı da insanın içindeki canı, çocuğu anlatıyordu. Bence kaç yaşında olursa olsun Can Yücel naif bir çocuk gibiydi. Sevgi doluydu. Yalansız yaşadı ve en büyük düsturu da oydu. Olduğu gibi yaşadı. Kimseye rol yapmadı. Düşündüğünü de özgürce söyleyebildi. Şairlik yanı da, hayatıyla birleşmiş gibiydi. Her eylemi bir şiir gibi olmaya başlamıştı. Böyle bir insanın mezar taşını yaparken de o anlamda bir şey olmasını istedik' dedi. Yeni heykelin, ilkinden çok farklı olmadığını belirten Aksoy, 'Burada, bir kürenin içinden, bir ışıktan çocuk çıkarmaya çalıştık. O çocuğa ışıktan bir hayat vermek istedik. Çocuğun göbek bağı da hayata, suya bağlı ve oradan besleniyor. Hepimiz hayattan besleniyoruz. Mermerin bir özeliği var. Belli bir incelikten sonra, ışığı içinden geçirebilir. Mermerin o özeliğini kullandık. Gün batımında güneş heykelin arkasına geldiğinde, ışıktan çocuk ortaya çıkacak' diye konuştu. 2011 yılında Can Yücel'in mezarına yapılan saldırının üzüntü verici olduğuna değinen Aksoy, 'O zamanlar, 'İnsanlık Anıtı' da yıkılmıştı, Başbakanın emriyle. Ucube demişti. Aslında sanata ve sanatçıya verilen kıymetin bir göstergesiydi bu. Türkiye aslında bu görünen yerde değil. Türkiye çok daha ileride. Heykelde, resimde, müzikte bu böyle. Taliban görüntüsünde bir memleket değil. Maalesef görüntümüz bu hale geldi' dedi. İnsanlık Anıtı'nın yıkılmasından sonra Türkiye'nin dört bir yanından benzer saldırıların arttığını hatırlatan Aksoy, 'İnsanlar da heveslendi. Başbakan'a yalakalık için saldırıya başladılar. Bir sürü şehirde heykeller kaldırıldı. Datça'da ise Can Yücel'in mezarı tahrip edildi. AKP'li oldukları ortaya çıktı ama delil yetersizliğinden serbest kaldılar. Mezarlıklar bizim için mukaddestir ve ölümle hayatın barıştığı bir yerdir. Mezarlıkta bir mezar taşı paramparça edildi. Ve adam ondan sonra tebrikleri kabul etti. Biz böyle bir anlayışa karşı yeniden bir heykel yapıyoruz. Bu heykel bir daha kırılsa, bir daha yapma arzusundayız. İnsanlar fikirlerini özgürce söyleyebilmelidir. Bu heykel de bir fikirdir. Hayatla insanın bağlantısını anlatıyor. Şarap içenler, gelip şarap döküyormuş mezara. Onu engelleyin, gelip mezarı niye tahrip ediyorsunuz' diye konuştu. Türkiye'de insanların ölüleriyle bir şeyleri paylaşmalarının çok eskiye dayalı bir gelenek olduğunu sözlerine ekleyen Aksoy, 'İnsanlar, ölüleriyle bir şeyleri paylaşırlar. Su dökerler, yiyecek bırakılar. Bu çok eski bir gelenektir. Datça'nın özgür düşünen insanları var ve bir sürü fikrin yan yana yaşadığı bir yerde bunun olması kötü. Sonradan öğreniyoruz ki, bunlar Datçalı değil, dışarıdan gelen insanlar. Datça'da bir hoşgörü ortamı var. Farklı insanlar, çelişkiler yan yana yaşar ve hiçbir zaman şiddet içermez' dedi. Can Yücel'in Datça Belediye Mezarlığı'ndaki anıt mezarı 19 Ağustos 2011 yılında saldırıya uğrayıp, tahrip edildi. Olayın ardından 22 yaşındaki Ş.K. ile 72 yaşındaki amcası T.K. gözaltına alındı. Suçlamaları kabul etmeyen amca ve yeğen hakkında Datça Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'İbadethanelere ve mezarlıklara zarar vermek' suçundan 4 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Tutuksuz yargılanan amca-yeğen beraat etti. Kararın ardından Güler Yücel , önce eşinin mezarının onarılmasına karşı çıktı, sonra kabul etti.T24
Amasra’daki HEMA Madeninde Göçük: 1 İşçi Hayatını Kaybetti
Bartın’da, Amasra ilçesinde faaliyet gösteren Hattat Holding’e bağlı HEMA Maden ocağında meydana gelen göçükte bir işçi hayatını kaybetti Amasra’da Tarlaağzı ve Gömü Köyleri arasında bulunan ve Hattat Enerji ve Maden A.Ş’ye ait maden ocağında taşeron işçi olarak çalışan Muhammer Ketim, henüz kömür çıkmayan madendeki galeri açma çalışmaları sırasında gerçekleşen göçükte hayatını kaybetti. Göçük HEMA Şirketinin Alt Yüklenicisi DENFA ya bağlı olarak çalışan işçilerin sabah saat 10.00′da galeri sürdükleri sırada kayanın kopması ile meydana geldi. Göçüğün altında kalan Muhammer Ketim isimli işçi ağır yaralı olarak HEMA Şirketine ait Ambulans ile Bartın Devlet Hastanesine kaldırıldı. Devlet hastanesi acil servisinde doktorların tüm müdahalesine rağmen Muhammer Ketim hayatını kaybetti. Muhammer Ketim’in Gömü köyünden evli, bir çocuk babası olduğu ve Kurucaşile nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. Türkiye’de ve Avrupa’da devam etmekte olan en büyük kömür madeni projesi olarak gösterilen madende daha öncede beş işçi hayatını kaybetmişti. Ayrıca maden de bugüne kadar 35 yaralanma gerçekleşti. 2009 yılında bölgeye gelen ve bugüne kadar üç kömür madeni açan Hattat Holding’e bağlı HEMA A.Ş., kazanın gerçekleştiği maden bölgesine bir termik santral kurmayı planlıyor. Sendika.Org
Reklam