Camiye Ayakkabıyla Giren Polis Özür Diledi
Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da silahlı kişi ihbarı üzerine ayakkabıyla Türk camisine giren ve cami imamını bir süre gözetim altında tutan Kopenhag polisi özür diledi. Kopenhag Taastrup'taki Danimarka Türk Diyanet Vakfı'na bağlı Yunus Emre Camisi'nin olduğu bölgede silahlı kişi ihbarı alan polis, cami dahil olmak üzere çevredeki binalara operasyon düzenledi. Camiye ayakkabıyla giren ve cami imamı ile eşini bir süre gözetim altında tutan polis, şüpheli kişi civardaki başka bir işyerinde yakalanınca camiden ayrıldı. Olayın ardından Kopenhag Din Hizmetleri Müşaviri ve Danimarka Türk Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Onay ve Kopenhag Büyükelçiliği Emniyet Müşaviri Cuma Ali Aydın, Kopenhag polisi ile görüştükten sonra polis yetkilisi Bent Isager-Nielsen ile birlikte camiye gelerek cemaatle buluştu. Bent Isager-Nielsen, camidekilerden özür dileyerek operasyon anında yaşananlardan dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yetkili, baskında görev yapan polislerin iletişim sorunu yaşadığını ancak olayı gören cemaatten bazı kişilerin camiye gelmesiyle birlikte yanlış anlaşılmanın ortadan kalktığını ifade etti. Bu gibi durumlarda olay yerinde kontrolü sağlayıncaya kadar hızlı davranmak zorunda olduklarını anlatan Isager-Nielsen, görevlilerinin bu sebeple ayakkabılarıyla camiye girdiği için üzgün olduklarını belirterek yaşananların müslümanlara karşı art niyet olarak algılanmamasını istedi. Din Hizmetleri Müşaviri ve Danimarka Türk Diyanet Vakfı Başkanı Doç. Dr. Ahmet Onay ise Danimarka'nın güvenli bir ülke olduğunu ve bu durumun sürmesi gerektiğini bildirdi. Sabah
Böyle Kaşıntı Olmaz Dedirten Sivrisinek Isırıklarına En Doğal 7 Çözüm
Yazın en sinir bozucu öğelerinden biri, kimi zaman kol kadar büyük, kimi zaman sinsi sinsi etrafta dolanıp vız sesleriyle can sıkan küçük kan emiciler. Hele bazıları bir ısırıyor ki, bırakın kötü görüntüsünü, kaşıntıdan duramıyorsunuz bile. İşte eğer imkanınız varsa, bulabileceğiniz en kolay, uygulayabileceğiniz 'en doğal' kaşıntıdan kaçınma yolları. Fotoğraflar : Erin Boyle Kaynak : Gardenista
Ebola Tehdidi, Gine'ye Sınırlarını Kapattırdı
Afrika'da her geçen gün daha büyük tehlike haline gelen ebola virüsü nedeniyle Gine, sınır kapılarını komşu ülkelere kapattı Batı Afrika ülkesi Gine, 961 kişinin hayatına mâl olan ebola virüsünün daha fazla yayılmasına engellemek için komşu ülkeler Sierra Leone ve Liberya ile sınır geçişlerini durdurdu. Al Jazeera'nin haberine göre, Gine Sağlık Bakanı Remy Lamah , düzenlediği basın toplantısında Sierra Leone ve Liberya’da son dönemde artan ölümler sebebiyle sınır kapılarını kapattıklarını açıkladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) açıkladığı rakamlara göre, virüsün can aldığı ülkeler arasında en yüksek ölüm oranı 367 kişiyle Gine’ye ait. Liberya Devlet Başkanı Ellen Johnson Sirleaf bir hafta önce yaptığı açıklamada komşularıyla sınırlarının birçoğunu kapatma kararı almıştı. Sirleaf ayrıca, virüsten etkilenenlerin karantinaya alınacağını ve bu kişilerin ülke içinde dahi seyahat edemeyeceğini söylemişti. ABD, Liberya’daki diplomatları ve ailelerine ülkeyi terk etme emri verdi. Batı Afrika ülkelerinde seyahat etmemeleri konusunda uyardı. Virüsün giderek yayılmasının ardından Nijerya ise, Sierra Leone ve Liberya’dan sonra olağanüstü hâl ilân eden üçüncü ülke oldu. İdrar, kan, ter veya tükürük gibi vücut sıvısı veya salgılarıyla temas halinde bulaşan Ebola'nın bilinen tedavisi veya aşısı bulunmuyor. Hastalığın en önemli belirtileri yüksek ateş, kusma ve iç veya dış kınama. Bulaşma riskinin en yüksek olduğu kişiler ise hasta yakınları ile tıp görevlileri. 21 gün boyunca kendini gizleyebilen virüs erken teşhis konulduğu takdirde tedavi edilebiliyor. Ebola virüsü genelde yüzde 90 ölüm oranına sahipken, Batı Afrika'da yaşanan salgında ölüm oranının şu ana kadar yüzde 60 olduğu belirtildi. T24
Facebook'un Otomatik Videolarını Kapatın
Haber başlığında da belirttiğimiz gibi, kullanıcıları rahatsız eden Facebook’un otomatik video yürütme işlevini Masaüstü, Android ve iOS ’ta kapatabilmeniz için haberimizi okumaya devam edebilirsiniz Masaüstü bilgisayarınızda Facebook hesabına giriş yaptıktan sonra, sağ üstteki 'Ok'a tıklayın. Açılan menüden 'Ayarlar'a tıklayın. Açılan ekranda sol sütundaki 'Videolar' bağlantısına tıklayın. Son olarak 'Videoları Otomatik Oynat' seçeneğini 'Kapalı' olarak değiştirdikten sonra otomatik video yürütme işlevini devre dışı bırakmış olursunuz. Android yüklü akıllı cihazlarda Açmış olduğunuz Facebook uygulamasıyla hesabınıza giriş yapın. Sağ üstteki 'üç çizgili simgeye' dokunduğunuzda açılan listede 'Uygulama Ayarları'na dokunun. Açılan ekranda 'Videoları otomatik oynat' seçeneğini 'Kapalı' diyerek devre dışı bırakabilirsiniz. Dilerseniz de videoları yalnız Wi-Fi üzerinden otomatik yürütülmesine izin verebilirsiniz. iOS yüklü akıllı cihazlarda iPhone’unuzda veya iPad’inizde genel ayarlar menüsünü açın ve listeden Facebook’a, ardından Ayarlar’a dokunun. Ayarlar içerisinden otomatik oynatma işlevini ya tamamen kapatın, ya da sadece Wi-Fi üzerinden çalışacak şekilde ayarlayın. Kaynak: CW Haberci Grup
Kalp Krizi Geçiren Vatandaşa İlk Müdahale Milletvekilinden
Kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti'li Bayram Özçelik tarafından yapıldı ancak Uğurel, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiBurdur'da, semt pazarında oturduğu sırada kalp krizi geçiren 48 yaşındaki Halil Uğurel'e ilk müdahale Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram Özçelik tarafından yapıldı. Ancak Özçelik ve gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen Uğurel yaşamını yitirdi. Ulu Camii çevresinde kurulan semt pazarında arkadaşlarıyla oturan Halil Uğurel, öğle saatlerinde aniden rahatsızlanarak oturduğu sandalyeden düştü. Bu sırada cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısıyla çalışma yapan Ak Parti Burdur Milletvekili Bayram ÖzçelikÖzçelik, ilk müdahalesini yaptığı Halil Uğurel'in ağzını açık tutarak nefes almasına yardımcı oldu. Kalp krizi geçirdiği belirlenen Halil Uğurel için 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istendi. Olay yerine gelen sağlık görevlilerinin kalp masajı yaptığı Uğurel, ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Uğurel, buradaki çabalara rağmen yaşamını yitirdi. DHA
Seçim Yasakları Başladı
Cumhurbaşkanı seçimine yönelik propaganda dönemi saat 18.00'de sona erdi ve yayın yasakları başladı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve Radyo Televizyon Üst Kurulunun (RTÜK) belirlediği bazı yayın yasakları, dün gece yarısından itibaren başlamıştı. Buna göre, 'Siyasi partiler veya adayların oy verme gününden önceki 24 saate kadar olan sürede radyo ve televizyonlarda birlikte veya ayrı ayrı açık oturum, röportaj, panel gibi programlara katılarak görüşlerini açıklayabilecekleri, medya hizmet sağlayıcıların da siyasi reklam yayınlayabilecekleri' belirtilmişti. YSK kararına göre, bugün saat 18.00'den itibaren ise seçim günü yasakları başladı. Seçimin yapılacağı yarın saat 18.00'e kadar radyolar ve her türlü yayın organları tarafından seçim ve seçim sonuçları ile ilgili haber, tahmin ve yorum yapılamayacak. Yarın, 18.00-21.00 saatlerinde radyolarda ve her türlü yayın organlarında sadece YSK tarafından seçimle ilgili verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek. Seçim günü saat 21.00'den sonra bütün yayınlar serbest olacak. YSK, gerek görürse yayın yasağını yarın saat 21.00'den önce de kaldırabilecek. Ferdi TürktenAA
'Atatürk' Filminin Kadrosu Belli Oldu
İngiltere’de yaşayan Türk yapımcı Faud Kavur’ un İngiliz – Macar ortak yapımı “Atatürk” filminin kadrosu belli oldu. Mustafa Kemal Atatürk ’ü Jack Fox ’un canlandıracağı filmde Latife Hanım ’ı Daisy Bevan oynarken İsmet İnönü ’yü Julian Rhind Tutt oynayacak. Hürriyet’te yer alan habere göre, Faud Kavur’un senaryosunu 5 yılda tamamladığı, çekimlerine Eylül ayında başlanacak “Atatürk” filminin kadrosunda yer alacak oyuncuları Moon Life dergisi açıkladı. Başrolü İngiliz sinemasının genç yeteneklerinden Jack Fox’un üstlendiği filmde Latife Hanım’ı bir bölümü Türkiye’de çekilen “Ocak Ayının İki Yüzü” filminde de rol alan İngiliz oyuncu Daisy Bevan oynayacak. Merakla beklenen “Atatürk” projesinde ilginç bir tesadüf de var. Jack Fox, Ayşegül Ekinci ’ye verdiği röportajda anneannesinin Atatürk’ün öğretmeni olduğunu söyledi. Fox “Atatürk’ün kaderimde olduğuna inanıyorum. Anneannemin Atatürk’ün evinde kaldığını ve ona İngilizce öğrettiğini bizzat annemden duydum. Bu kader değil de ne?” şeklinde konuştu.T24
Silopi’ye Kaçan Ezidiler: Keşke Ölseydik de Bunları Görmeseydik
IŞİD'in Şengal'daki saldırılarından kaçarak Şırnak'ın Silopi ilçesine gelen Iraklı Ezidiler yaşadıklarını anlattı Şengal’den farklı yollar üzerinden Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne geçen daha sonra Habur sınır kapısından Türkiye’ye giriş yapan Ezidiler, Silopi belediyesi tarafından AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) konutlarında ağırlanıyor. IŞİD’in saldırılarından kaçtıklarını belirten Ezidiler’den bazıları Silopi’ye gelene kadar açlıktan ve susuzluktan yakınlarını kaybetmiş. Ezidiler “Keşke ölseydik de bunları görmeseydik” diyor. Mahmut Hamsici ’nin Silopi’deki Ezidileri dinlediği BBC Türkçe’deki haberi şöyle: ‘İki çocuğum susuzluktan öldü, gömemedim’ Halid Çika , IŞİD saldırısının ardından Şengal dağına kaçtıklarını, bu sırada aç ve susuz kaldıklarını söylüyor. Çika konuşurken yanında iki kız çocuğu var. Zorlanarak iki çocuğu daha olduğunu ve onların susuzluğa dayanamayarak yolda öldüklerini söylüyor. Yutkunarak anlatıyor: “Dağa varmadan önce çocuklar yere düşüp kalkıyordu, dağ bize uzaktı. Susuzluktan düşüyorlardı. Ve yerde kaldılar”. Diğer iki çocuğunuysa taşıyarak yanında getirdiğini söylüyor Çika. “Ölen çocuklarımı gömme imkanım yoktu, öyle bıraktım” diye ekliyor. Dağdan Suriye sınırına yöneldiklerini, burada kendilerini YPG’lilerin karşıladığını (Halk Savunma Birlikleri. Suriye’nin Rojava bölgesindeki Demokratik Birlik Partisi’nin silahlı kanadı) belirtiyor ve ekliyor: “Yardım istedik. Bize araba tuttular, Habur’a gönderdiler.” 'Peşmerge'nin silahı yeterli değil' Çika yaşadıkları ile ilgili olaraksa Peşmerge güçlerini eleştiriyor. “Peşmerge bizim yanımızda hiçbir çatışmaya girmedi. Bizde iyi silahlar olsaydı biz de çatışırdık. Bazılarımızda kaleşnikof vardı ama onlarda (IŞİD) ağır silahlar vardı, doçkalar vardı” diyor. Süleyman Davut da “Vallahi Peşmergeler kaçtılar. Biz de mecburen kaçtık” diyerek tepki gösteriyor. Bazı yetkilier ise IŞİD’in silah ve mühimmat açısından Peşmerge’den üstün olduğunu söylüyor. Associated Press haber ajansına konuşan Irak Kürdistan hükümetinin Washington temsilcisi Kervan Zebari “Peşmerge güçleri korkuyor ya da savaşmak istemiyor değil” diyor. Zebari, “(IŞİD) üzerimize zırhlı Humvee’lerle geliyor ve biz onlara AK-47 kurşunları atıyoruz. Hiç etkili olmuyor. Bir noktada kurşununuz bitiyor” diyor. AP’nin haberine göre Kürtlerin tankları ve zırhlı araçları var ancak bunlar Kürtlerin merkezi şehirleri olan Erbil ve Süleymaniye’den uzakta bulunan Şengal’de değiller. Ajansa konuşan ve bölge ile sıkı bağları olan bir Amerikan haber alma teşkilatı, CIA yetkilisi Şengal’i savunan Peşmerge kuvvetlerinin sadece altı şarjör mermisinin olduğunu söylüyor. ‘Erkekler kaçırdıkları kadınlara zorla kendilerini yıkattırıyor’ Silopi’ye varabilen Ezidilerden Davut, IŞİD’in hem kadın hem de kız çocuklarını kaçırdığını söylüyor: “Sadece Bizim köyümüzden yaklaşık 50 kız ve kadını IŞİD çeteleri kaçırdı.” Kamu Hasan Yusuf , yaşadıklarını ağlamadan anlatmakta zorlanıyor. Onlar Şengal dağından ayrılırken dağda kalanların cep telefonundan arayarak “Burada kadınlar ölüyor, yaşlılar ölüyor” dediklerini aktarıyor. “Yüreğimiz dağlandı. Keşke biz de ölseydik” diyor Yusuf. Yusuf, “Kadın ve kızlarımızı yakaladılar, başka devletlere satacaklar. Kaçırdıkları kadınları ve erkekleri birbirinden ayırdılar. Hiçbirimiz yaşamasak daha iyi. Allah hepimizin canını alsaydı.” Irak İnsan Hakları bakanlığı ise IŞİD militanlarının yüzlerce Ezidi kadını alıkoyduğunu, bunların bir kısmının Musul'da okullarda tutulduklarını açıklamıştı. IŞİD’in eline geçen bazı kadınların gizlice kendileriyle telefonla konuştuğunu söylüyor Yusuf: “Bizi Babuş cezaevinde tutuyorlar’ diyorlardı. ‘Keşke ölsek, hiçbirimiz bir yere gidemeyecek durumdayız’ diyorlardı.” “Şu ana kadar bize bir şey yapmadılar ama bize diyorlar ki gelin bizi banyoya sokun, bizi yıkayın’ dediler. Kızlarımız onların erkeklerini yıkıyorlar. Sonradan artık telefonla onlara ulaşamadık, onlara ne yaptıklarını bilmiyoruz.' Şengal dağına kaçtıktan sonra dağlarda yattıklarını, kuru pirinç yiyerek hayatta kaldıklarını, havanın çok sıcak olduğunu söylüyor Yusuf. Yusuf Şengal dağından YPG’liler sayesinde kaçtıklarını söylüyor. “PKK’liler, YPG’liler olmasaydı hepimiz açlıktan ölecektik. Allah var onlarla YPG çatıştı.” Yusuf son olarak, “Evlerimizi yaktılar, bizi kaçırdılar, bize zulmettiler, bize yaptıklarını kimseye yapmadılar” diyor. ‘Kadınları Suudi Arabistanlılara satacaklar’ Hüseyin Hasan ise kendilerine YPG’lilerin önceden haber gönderdiğini söylüyor: “Önce Irak hükümeti çekildi. Peşmergeler de daha oraya gelmeden önce YPG’liler ‘eğer kendinizi savunmayacak duruma düşerseniz biz size korumaya hazırız’ diye haber gönderdi. Şu anda binlerce kişi Şengal dağında mahsur bir şekilde bekliyor. YPG’liler onları kurtarmak için harekete geçti. Bir kısmını kurtardı, aşağı indirdi. Suriye’ye geçirdi.” Hasan da kaçırılan kadınların telefonla gizlice kendilerini arayarak Suudi Arabistanlılar’a satılacaklarını söylediklerini belirtiyor. Hasan, “Silahlarımız olsaydı bütün bunlar olmazdı” diyor. T24
Diyarbakır'da Bayrak İndiren Kişi Yakalandı
Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki direkte asılı Türk bayrağını indiren kişinin yakalandığı bildirildi. Diyarbakır'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki Türk bayrağını indiren kişinin yakalandığı bildirildi.Valilikten yapılan açıklamada, 8 Haziran'da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki Türk bayrağını indiren Ömer M'nin (34) emniyet müdürlüğü ekiplerince yakalandığı belirtildi.Zanlı Ömer M'nin Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yaşanan olaylarda hayatını kaybeden bir kişinin kent merkezinde cenazesinin defnedilmesi sonrasında mezarlık yakınında bulunan 2. Hava Kuvvet Komutanlığı bahçesindeki direkte asılı Türk bayrağı bir gösterici tarafından indirilmişti. AA
Zengin İnsanların Günlük Hayatlarında "Farklı" Yaptıkları 9 Şey
Araştırmacı yazar Thomas Corley, 'Rich Habits: The Daily Success Habits Of Wealthy Individuals' (Zengin Alışkanlıkları : Varlıklı Bireylerin Başarı Getiren Rutin Davranışları) adlı kitabı için, yıllık geliri $160,000 ve fazlası olan 'zengin'lerle, $35,000 aşağısı olan 'fakir'leri araştırdı. Corley'e göre Aslında gündelik hareketleriniz, yaşam standartlarınızı öyle bir ele veriyor ki... 'Zengin' , 'fakir'kavramları işin şakası tabii. İşte başlı başına 'varlıklı' ve 'yoksul' insanların gündelik hareketlerine yansıyan davranışları.Kaynak