onedio
Tayvan'da Acil İniş Faciası: Onlarca Ölü!
TransAsia Havayolları'na ait yolcu uçağı Tayvan'a acil iniş yaparken kaza meydana geldi. Yetkililer kazada en az 40 kişinin öldüğünü duyurdu. Kaza, Penghu Adası'ndaki Magong Havalimanı yakınlarında gerçekleşti. Tayvan'daki CNA Haber Ajansı'na göre uçakta 54 yolcu ve dört kişilik mürettebat bulunuyordu. Tayvan bugün Matmo tayfununun etkisi altına girmişti.CNA, itfaiye yetkililerinin verdiği dayanarak 51 kişinin ölümü, yedi kişinin de yaralandığından korkulduğunu bildirdi.İtafiye ekipleri ve diğer acil yardım görevlileri kaza alanında çalışmalarını sürdürüyor.BBC'nin Taipei’deki muhabiri Cindy Sui, itfaiyecilerin, kazadan hemen önce uçağın havaalanıyla bağlantısının koptuğunu, uçağın iniş pistine varamadığını ama yakınlarında düştüğünü söylediklerini belirtiyor.Sui, görgü tanıklarının kaza yerinde büyük bir yangın gördüklerini söylediklerini de ekliyor.BBC Türkçe
Direksiyonda SMS Atan Sürücüler İçin Yeni Uygulama
Finlandiya Jyvaskyla Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen “VisGuard” adlı uygulama sayesinde, sürücüler direksiyon başında uzun süre mesajlaşınca uyarılıyor.Akıllı telefonlar için geliştirilen uygulamanın amacı sürücülerin yola odaklanmasını sağlamak. Sürücüler uzun süre telefonda vakit geçirirse, telefon ekranlarında üçgen biçiminde bir ikaz ışığı yanıp sönüyor. Bu sayede sürücülerin uyarılarak yola odaklanmaları hedefleniyor. Uygulama, yoldaki olası tehlikeleri belirlemek için hız ve yer verileriyle, telefonun kamera görüntülerini kullanıyor. Araştırmacı Tuomo Kujala “Uygulama yaya geçitlerinde, dar virajlarda ya da kavşaklarda da sürücüleri uyarabilme özelliğine sahip” diyor. Yaptıkları testler sonucunda sürücülerin yola dikkatinin yüzde 15 oranında arttığını belirten Kujala'ya göre 'Uygulamanın küçük bir riski var. Sürücüler, uygulamaya güvenerek, telefonla daha fazla vakit geçirebilirler'. Araştırmacılar bir yıl sonra uygulamanın, akıllı telefonlar dışında tüm sistemler için de uygulanabilir olmasını hedefliyor.BBC
Amerikalıların En Nefret Ettiği Sosyal Paylaşım Sitesi
Amerikalıların çoğu sosyal paylaşım sayfaları Facebook, Twitter ve LinkedIn'de saatler harcamalarına rağmen bu siteleri oldukça rahatsız edici buluyor. Salı günü yayınlanan Amerika Tüketici Memnuniyet Endeksi'ne (ACSI) göre Facebook, Twitter ve LinkedIn gibi sosyal medya sayfaları ülke genelinde en düşük puanı alan şirketler arasında yer alıyor. Ancak genel olarak sosyal medya şirketleri tüketici memnuniyeti endeksinde en kötü dördüncü sırada. Bu sektör 100 üzerinden 71 puan aldı. Tüketicilerin memnun olmadığı diğer sektörler sırası ile internet servis sağlayıcıları (63), kablolu TV şirketleri (65) ve havayolları (69). Bağımsız olarak ABD genelinde tüketici memnuniyetini ölçen ACSI, 6 binden fazla kişinin katılımı ile yapılan bir anket. ACSI konuyla ilgili raporunda, 'Mahremiyet kaygıları ve reklamların yaygınlaşması sosyal medyaya yönelik memnuniyeti düşürüyor. Buna ek olarak sosyal medya sayfaları çeşitli cihazlar üzerindeki kullanım kolaylığı ve sayfa performansı olarak da diğer e-ticaret şirketlerinin internet sayfalarının gerisinde kalıyor.' dedi. Bazı sosyal paylaşım sayfalarına ise diğer sosyal paylaşım sayfalarına olduğundan daha fazla nefret ediliyor. Örneğin Facebook ile LinkedIn araştırmada yer alan yedi sosyal paylaşım sayfası içerisinde en düşük puanı alan sayfalar. Her iki sayfanın puanı da 67. ASCI müdürü David VanAmburg konuyla ilgili yorumunda bunun nedeninin bu sayfaların kullanımının diğer sayfaların kullanımına kıyasla daha karmaşık olması ve reklamların bu sayfalarda daha fazla öne çıkması olabileceğini söyledi. Twitter'de tüketicilerin pek de memnun olduğu bir sayfa değil. Twitter'ın puanı 69. Diğer yandan ACSI raporuna göre kullanıcıların Pinterest'ten memnuniyet arttı. Bu sayfanın memnuniyet endeksi geçen yıla kıyasla yüzde 6 yükselişle 76 puana çıktı. VanAmburg yorumunda, 'Pinterest'te reklamlar artık daha az önce çıkıyor ve daha az rahatsız edici. Ayrıca Facebook ve LinkedIn'deki sosyal etkileşim modelleri ve katmanlarına kıyasla bu sayfada 'pin' yapmak genel olarak daha kolay algılanıyor.' dedi. Facebook ACSI anketi ile ilgili açıklama yapmayı kabul etmezken LinkedIn'den ise yorum almak için kimseye ulaşılamadı. Yine de sosyal paylaşım sayfaları bir önceki yıla kıyasla kullanıcıları daha fazla mutlu ediyor: Sosyal medyaya yönelik memnuniyet genel olarak geçen yıla kıyasla yüzde 4,4 arttı. VanAmburg buna neden olarak bu sayfalarda işlevselliğin iyileştirilmiş olması ve yeni özelliklerin getirilmesini gösteriyor. Ancak genel olarak memnun olmamaları tüketicileri bu sitelere girmekten de alı koymuyor. Amerikalar geçen yıl sosyal medyada günde ortalama 3,2 saat harcadı. Tüketici memnuniyetsizliği bazen müşteri hizmetlerinin sorunları çözmemesinden de kaynaklanıyor: Şifrelerini unutan ya da bir özelliği çözemeyen kullanıcılar kimi zaman daha kafa karıştırıcı bir bilgiyle ya da sessizlik ile karşılaşıyor. İşte, bu tarz sorunları daha hızlı ve iyi şekilde çözmek için yapmanı gerekenler: İlk önce aradığınız sorunun cevabının sayfada olup olmadığına bakın. Bazen bu yöntem şirketin müşteri hizmetlerine ulaşmaktan daha kolay ve hızlı olabiliyor. Eğer bu işe yaramazsa, müşteri hizmetleri ile iletişime geçmek isteyebilirsiniz. Ancak bunu doğru yoldan yapmanız önemli. Danışma şirketi Chip Bell Grup'un kurucusu ve 'The 9 1/2 Principles of Innovative Service' (Yaratıcı Hizmetin 9,5 Prensibi) adlı kitabın yazarı Chip Bell, sosyal medya şirketlerinin geleneksel çağrı merkezi yaklaşımından çok online yanıt sisteminde uzmanlaştığına dikkat çekiyor. Bu da müşteri hizmetlerinin email adresini bulup belirtilen platform üzerinden sorunla ilgili mesaj atmanız anlamına geliyor. Sorununuzu net bir şekilde belirttiğinizden ve sorunu çözmek için neler yaptığınızı yazdığınızdan emin olun. Bell bu konuda, 'Durumun aciliyetini ve önemini belirten bir başlığın olduğu mail her zaman önemlidir.' diyor. Taciz ve güvenlik ile ilgili konularda ise sosyal medya şirketleri genel olarak çözüm sürecini hızlandıracak adımlar atıyor. WSJ
Ceylanpınar'da 3 Askeri Kim Vurdu?
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi Altın Köyü'nde yaşamını yitiren 3 askeri kimin vurduğu tartışma konusu oldu. Olayın olduğu günden bu yana üç farklı kaynaktan, üç farklı açıklama gelmesi kafaları karıştırdı. İlk açıklamayı yapan vali kaçakçıları, Genelkurmay PKK /PYD'yi, PYD (YPG) kaçakçıları, yerel kaynaklar ise IŞİD'i suçluyor. Radikal'den Bahadır Özgür'ün haberine göre; ateş hattındaki bölgede kaçakçılar da, IŞİD de, PYD de bulunuyor. Dolayısıyla her bir açıklamanın bir parça doğruluk payı var. Ama saldırıyı kimin gerçekleştirdiğine dair akıllardaki soru işaretini giderebilecek hiçbir doğrulama şu ana kadar gelmedi. Şimdilik herkesin üzerinde uzlaştığı tek doğru bilgi 3 askerin şehit olduğu. Olayın olduğu günden bu yana haber ajansları, gazeteler ve televizyonlar da konu üzerinde uzlaşabilmiş değil. Kimi ajans ve televizyonlar haberleri halen 'kaçakçı' olarak geçerken, kimileri de PYD'yi işaret ediyor. İşte gün gün Şanlıurfa saldırısıyla ilgili akılları karıştıran çelişkili açıklamalar… Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Altın Köyü'nde kaçakçılarla askerler arasında çatışma çıktığını resmen açıkladı. Vali, 2 askerin şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını bildirdi. Valiye göre, olay şöyle gerçekleşti: 'Saat 22.00 sıralarında yaklaşık 15 kişilik kaçakçı grubunun sınırı geçerken askerlerin ’dur’ ihtarı üzerine açtığı ilk ateş sırasında 2 askerimiz şehit oldu, 1 askerimiz de yaralandı.' Valinin bu açıklamasının ardından haber ajanslarında da bölgedeki askeri birliklerde görevli komutanların da saldırıyı kaçakçıların gerçekleştirdiğine dair bilgiler verdiğini yazdı. Valinin açıklamasından sonra sabah saatlerinde Genelkurmay internet sitesinden resmi bir duyuru yayımlayan Genelkurmay, akılları daha da karıştırdı. Genelkurmay açıklamasında Şanlıurfa'daki saldırıyı PKK/PYD'nin gerçekleştirdiğini bildirdi. Üstelik Genelkurmay bu açıklamada ilk defa PKK ile PYD'yi aynı örgüt gibi sundu. Açıklamada 'en az 6 PKK/PYD'linin de öldürüldüğü' belirtildi. Genelkurmay'ın açıklamasından bir gün sonra Ceylanpınar’ın karşısındaki Serêkaniyê kentindeki YPG Komutanlığı, Genelkurmay’ın açıklamasının doğru olmadığını duyurdu. YPD, Türkiye 'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerini yaralı veya yaşamını yitiren bir YPG'li olmadığını bildirdi. Serêkaniyê Binxet Halk Meclisi Başkanı Ferec Mihemed de yine bölgenin kaçakçıların kullandığı bir bölge olduğunu, olay ile PYD ve YPG'nin ilişkilendirilmesinin maksadını sorguladıklarını söyledi. Resmi yetkililer ve YPG dışında yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde ise saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı'nın Gazeteci Seyit Evran'a dayandırarak verdiği haberde, 'Evran'ın IŞİD'e yakın kaynaklara dayandırarak verdiği bilgilere göre, saldırının IŞİD tarafından düzenlendiği ve saldırının IŞİD tarafından resmi olarak üstlendiğini açıkladı' denildi. İlk gün 'kaçakçılar' diyen Şanlıurfa Valisi, Genelkurmay açıklamasından sonra tamamen farklı bir açıklama yaptı. Üstüne üstlük PKK/PYD ile çatışmaların bölgede halen devam ettiğini duyuran vali şunları söyledi: 'Olay taze şu an çatışma devam ediyor. Ceylanpınar ilçesine bağlı Aşağı Doruklu köyünde 2 veya 3 kişi tahmin ediyoruz PYD, PKK teröristlerle çatışma devam ediyor. Şu anda bir şey diyemiyorum, bizde herhangi bir yaralı yok, orası her anlamda takviye edilmiştir' dedi.Radikal | Posta
'Dünya Dışı Yaşam Okyanuslarla Mümkün'
İngiliz araştırmacılar, Dünya dışı yaşam arayışında en önemli bulgunun okyanuslar olacağını savundu. Gökbilimciler, okyanusların dış gezegenlerdeki iklimi düzene sokan en büyük etken olarak belirtti. Gökbilimciler, insanlığın yeni evi olabilecek gezegenleri yaşanabilir kılmak için okyanusların oluşturulması gerektiğini düşünüyor. İngiltere'nin East Anglia Üniversitesi (EAU) tarafından yapılan araştırma, dış gezegenlerde yaşama olanak sağlayacak bir atmosfer oluşması için büyük bir okyanusun gerekli olduğunu öne sürdü. Astrobiology dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan David Stevens, 'Birçok dış gezegenin yıldızlarına çok yakın veya uzak olduğu için yaşam barındıramadığını biliyoruz... Bir gezegenin sıvı suya sahip olabilmesi için, yıldızından yeterli ışın ve ısı alacağı yaşanabilir bölge içinde yer alması gerekiyor' dedi. Stevens, yaşanabilir bölge teorisini kapsayan modellerin bugüne kadar okyanusların önemini yeterince ele almadığını savundu. Yaşanabilir bölge, bir yıldızın etrafında ne çok soğuk ne de çok sıcak olan ve sıvı su oluşumuna izin veren mesafe aralığı olarak biliniyor. Güneş Sistemi'nde yaşanabilir bölgede yer alan tek gezegen Dünya'mız iken, Venüs bu bölgenin ön sınırında, Mars ise arka sınırında yer alıyor. Venüs asit yağmurları ve 500 derece sıcaklıkla kavrulurken, Mars kuru ve donmuş bir halde bulunuyor. Orta noktada yer alan Dünya ise yaşam için gerekli tüm özellikleri barındırıyor. Okyanuslar istisna olabilir Stevens ve meslektaşları, her ne kadar yaşanabilir bölgede yer almanın çok önemli olduğu bilinse de, okyanusların dış gezegenlerdeki yaşam ihtimalini değiştirebileceğini düşünüyor. Okyanusların iklimi kontrol etme kuvvetinin çok yüksek olduğunu belirten EAU araştırmasında, 'okyanusların yıldızlardan yayılan ısıyla değişen yüzey sıcaklıklarının mevsimlere göre çok yavaş tepki vermesini sağladığı' ifade edildi. Böylece, sıcaklıklar gezegen genelinde yayılarak yaşama olanak verecek bir seviyede korunabiliyor. Gökbilimciler, bugün yüzeyindeki sıcaklık 100 derece civarında değişen Mars'ın, düşünüldüğü gibi bir zamanlar büyük okyanuslara sahip olduğunun ortaya çıkarılması halinde teorilerinin destekleneceğine inanıyor. Okyanusların iklimleri sabit tuttuğuna ve dış gezegenlerin iklim modelleri aracılığıyla incelenmesi gerektiğini savunan Stevens, kayalık dış gezegenlerdeki en önemli bulgunun, küresel okyanuslara sahip olup olmadıklarını tespit etmekten geçeceğini belirtti. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Köpeği Motosiklete Bağlayıp Sürükledi
Hatay'da akıllara durgunluk veren olay! Bir köpeği motosikletinin arkasına bağladı, metrelerce sürükledi. Vatandaşların müdahalesi sonucu kurtarılan köpeğin ayaklarının parçalandığı görüldü. Hatay'ın merkez ilçesi Antakya'da bir sokak köpeğinin motosiklete bağlanarak metrelerce sürüklenmesi güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. Vatandaşların yaşanan vahşeti bildirmesi üzerine yaralı sokak köpeğinin yanına giden Hatay Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Sinem Karaahmetli veteriner tarafından ilk muayenesi yapılan sokak köpeğini hayvan barınağına aldırdı Yaşananları 'vahşet' olarak tanımlayan Karaahmetli, ülke genelinde en büyük sıkıntılarının yasaların yetersizliği olduğunu söyledi. 5199 Sayılı Hayvan Hakları Kanun Tasarısının Meclis'te beklediğini hatırlatan Karaahmetli halen Ülkemizde bir hayvana tecavüz etmenin, yaralamanın cezasının en fazla 650 TL olduğu ifade ederek 'Bir canlının hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor.' dedi. Hatay Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Sinem Karaahmetli tarafından gazetecilerle paylaşılan güvenlik kameraları görüntülerinde motosiklet üzerindeki bir kişinin motorunun arkasına bağladığı köpeği sürüklemesi görülüyor. Metrelerce bu vaziyette motor arkasında koşturulan köpeğin artık bitap düştüğü ve koşacak hali kalmadığı taşlık yolda sürüklendiği görülüyor. Motosiklet sürücüsüne ilk tepki karşı kaldırımdan koşarak gelen bir vatandaştan geliyor. Daha sonra vatandaşların olayı fark etmesiyle motosiklet sürücüsü ve köpeğin etrafında toplanıyor. Yaşanan kargaşa içerisinde motosiklet sürücüsü olay yerinden kaçarken yaralı köpek vatandaşlar tarafından yolun kenarına alınıyor. Yardımsever vatandaşlar tarafından özel bir veterinere ardından Hatay Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı Sinem Karaahmetli'nin haberdar edilmesi ile Hayvan Barınağına götürülüyor. Geçtiğimiz hafta içerisinde meydana gelen bu olayın ardından ayaklarında sürüklenme ve aşırı koşturulma nedeni ile yaralar açılan sokak köpeğinin tedavisi sürüyor. Milliyet
Reklam
İhsanoğlu'na Adaylık Tepkisi
Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, Mısır Çarşısı ziyareti sırasında beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Başörtülü yaşlı bir kadın kendisini Cumhuriyet vatandaşı olarak tanıtıp, İhsanoğlu'nun adaylığına tepki gösterdi. Yaşlı kadın, 'Cumhuriyet vatandaşı olarak yakamızdan düşün' diye bağırdı. İhsanoğlu'nun 'Demokrasi var' demesi üzerine aynı kadın tepkisini,' Demokrasi varsa, çalışıp da var. Alın teri akıtarak var. Öyle zembille inip de yok' diye sürdürdü. İhsanoğlu bu tepkiye, ' Benim böyle geldiğimiz nerden biliyorsunuz' sorusuyla karşılık verdi. Yaşlı kadın da bu soruya, ' Siz niye başkasının oyuncağı oluyorsunuz?' sorusuyla karşılık verdi. İhsanoğlu bunun üzerine 'Neyin oyuncağı ? Meclisteki partiler oyuncak mı ?' diye sordu. İhsanoğlu'na eşlik eden MHP'lilerden bazıları kadını uzaklaştırmak istedi. İhsanoğlu araya girerek buna izin vermedi. Tepkisini sürdüren kadın, ' Niye biz vatandaş olarak Cumhurbaşkanlığına adaylığımızı koyamıyoruz da siz koyuyorsunuz ?' dedi. İhsanoğlu ' Koyunuz efendim, 3 aday var oyunuzu verin efendim ' karşılığını verdi. Tepkisini, ' Ben hakkımı helal etmiyorum. Ödediğim vergileri helal etmiyorum' diye sürdüren kadın İhsanoğlu'nun yanından uzaklaştı. Özgür ALTUNCU- İdris TİFTİKCİ- Taner YENER- İstanbul- DHA
Google Chrome Dizüstülerin Pilini Sömürüyor
Yarışa en son katılmasına rağmen dünyanın en popüler web tarayıcısı olmayı başaran Google Chrome, yeni bilgisayara yüklenen ilk yazılımlardan biri olmasına rağmen, çok büyük bir dezavantaja sahip. Google Chrome’u diğer tarayıcılara kıyasla iyi bir seçenek kılan sayısız özelliği var fakat yıllardan beri dizüstülerimizin şarjını sömürüyor. Forbes Dergisi’nden Ian Morris, 2010 yılından bu yana, Chrome kullanılan dizüstü bilgisayarların pilinin, diğer bilgisayarlardan yüzde 25 oranında daha çabuk bittiğini yazıyor. Google ise 4 yıldır bu soruna dair herhangi bir çözüm geliştirmiş değil. Chrome, Windows işletim sistemiyle çalışan bir bilgisayarda kullanıldığında, sistem saniyede bin kez Chrome’un herhangi bir işleme ihtiyaç duyup duymadığını kontrol ediyor. Chrome arka planda çalışsa dahi, bu aşırı kontrol mekanizması çalışmaya devam ediyor. Firefox ve Opera gibi tarayıcılar ise sistemin saniyede 60 civarı kontrol yapmasına ihtiyaç duyuyor. Bu sorunu aşmak Google için zor olmasa gerek. Aslına bakılırsa, zor bile olsa çözmeleri hayati önem taşıyor çünkü Chrome’un bundan başka hiçbir sorunu yok.Stuff
Reklam
Alo 177 Yazmak İçin Ağaç Kestiler...
Isparta Orman Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Isparta ve Bucak Orman İşletme Müdürlüğü tarafından, ormanlık alandaki ağaçlar, 'OGM' ve 'Alo 177' yazılarının yazılması için kesildi... HT
'AKP Hükümetleri İsrail’e Karşı Hiç Ambargo Uyguladı mı?'
CHP’den hükümete, İsrail’e jet yakıtı ve Kuzey Irak’tan petrol satışı sorusu 124 ton jet yakıtı gönderilen İsrail’e artık satış yapılmaması girişiminiz var mı? Kuzey Irak’tan iki ay içinde birisi İsrail’e toplam 3 tankerle ham petrol satışı yapıldı mı? ANKARA CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İsrail’e Filistin’i bombalarken kullandığı jet yakıtı satışı yapılması ve Kuzey Irak petrolünün aralarında İsrail’in de olduğu bazı ülkelere 22 Mayıs’tan itibaren satışının başlamasını TBMM gündemine taşıdı. Umut Oran, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’a, “Yunan firmasına ait Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı 124 ton jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulanacak mısınız? AKP Hükümetleri İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı? Kuzey Irak petrolünün satışı Ceyhan üzerinden başladı mı, son iki ay içinde 3 milyon tonluk ham petrol birisi İsrail’e olmak üzere 3 tankerle taşındı mı?” diye sordu. CHP’li Umut Oran, Enerji Bakanı Yıldız’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye iki ayrı soru önergesi sundu. İlk önergesinde İsrail’in savaş uçaklarının da kullandığı jet yakıtı satışını ikinci önergesinde ise Wall Street Journal’in gündeme getirdiği Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin Ceyhan üzerinden dünyaya ham petrol satışına başlaması ve 2 ay içinde 3 tankerle 3 milyon ton ham petrolün bu şekilde taşınmasını gündeme getirdi. İsrail’e Mart ayında 124 ton jet yakıtı satıldı Enerji Bakanına yöneltilen ilk önergedeki sorular şöyle: Türkiye ile İsrail arasında 2014 yılı içerisinde gerekleşen kerosen (jet yakıtı) ithalat-ihracat miktarı ne kadardır? Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2014 yılının Mart ayında Türkiye’den İsrail’e 124.562 kg kerosen (jet yakıtı) satıldığı görülmektedir. Bu jet yakıtı kaç seferde Türkiye’den İsrail’e taşındı, bu yükün alıcı ve satıcıları kimlerdir, bu satış için kaç ABD doları ödeme yapılmıştır? İsrail'e giden jet yakıtının, Mersin ve Dörtyol limanlarından gönderildiği bilgisi doğru mudur? Yunan firmasının Mariner A tankeri Angora lnvestment Trust İNC adlı Yunan firmasına ait olan Malta bayraklı 'MARINER A' isimli tankerin bu iş için özel olarak kullanıldığı ve gemi takip sistemine göre, 3 Haziran-9 Temmuz 2014 tarihleri içerisinde Hayfa ve Mersin arasında 7 sefer yaparak jet yakıtı taşıdığı bilgisi doğru mudur? Ham petrol taşıyan tankerlerin genellikle 100 bin grosstondan büyük tankerler olduğu 25.364 grosstonluk MARINER A’nın ise oil (gaz ve yağ) ve Chemical (kimyasal) tanker olduğu ve özel olarak sadece kerosen (jet yakıtı) taşıma özelliği bulunduğu bilgisi doğru mudur? Jet yakıtıyla Filistin bombalanıyor! Mariner A’nın Türkiye’den İsrail Hayfa’ya taşıdığı jet yakıtı İsrail’in Filistin’e düzenlediği hava saldırılarında kullanılabileceği gerekçesiyle Hükümet ve bakanlık olarak bundan sonra İsrail’e jet yakıtı ihracatı, satışı yapılmaması için girişimde bulundunuz mu, bulanacak mısınız? AKP, İsrail’e hiç ambargo uyguladı mı?Bakanlık olarak İsrail’e karşı son 10 yıl içerisinde herhangi bir yaptırım veya kısıtlamada bulundunuz mu, yapıldıysa bu kısıtlamalar/ambargolar nelerdir?IKBY ile anlaşmalar neler? Umut Oran’ın ikinci önergesinde ise şu sorular yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) ile enerji, petrol alanında hangi anlaşma, sözleşmeleri imzalamıştır, yürürlüğe konuldular mı, her birisinin içerikleri nedir? İlk yükleme 22 Mayıs’ta! Wall Street Journal’de yayınlanan makalede sözü edildiği biçimiyle (www.wsj.com.tr/article/SB10001424052702304058404580044583953952258.html?dsk=y&mg=reno-tr ) Ceyhan’da IKBY’ye ait 1.048.000 ton ham petrolün United Leadership adlı tankere yüklendiği ve tankerin 22 Mayıs 2014’te ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Bakanlık kayıtlarınıza göre bu yükün sahibi ve satıcısı-alıcısı kimlerdir? Irak Merkezi Hükümeti’nin ABD nezdinde devreye girerek bu satışı engellemek istemesi üzerine United Leadership’in Akdeniz’de iki hafta boyunca gezdikten sonra 3 Haziran'da Fas'ın Muhammediye Limanı'na ulaşarak yükünü buraya boşaltmak istediği, ancak bir ABD Dışişleri Bakanlığı’nın devreye girmesiyle limandan ayrılan geminin Fas kıyılarında yüküyle birlikte demirleyerek halen beklediği bilgisi doğru mudur? Irak hükümetinin kara listesi ne olacak? Haziran'dan bu yana birer milyon varil IKBY ham petrolünü taşıyan 3 tankerin daha benzeri biçimde Ceyhan’dan harekete ederek Türkiye'den ayrıldığı bilgisi doğru mudur? Irak Hükümeti Devlet Petrol Pazarlama Organizasyonu (SOMO) ile mevcut bağlarını koparmamak için dünyanın önde gelen petrol şirketleri ve rafinerilerinin, IKBY ile ticaret konusunda çekimser davrandıkları doğru mudur? Türkiye de bu çekimserliği paylaşmakta mıdır? IKBY ile yapılan petrol ticaretinin ileride SOMO aracılığıyla Türkiye’ye ağır enerji yaptırımları uygulanması sonucunu doğurma riski var mıdır? United Leadership yola çıktıktan bir ay sonra, 29 Haziran'da, SOMO’nn, müşterilerine ABD şirketi Core Laboratories NV'nin Hollanda merkezli birimi Saybolt International BV'yi kara listeye aldığı doğru mudur? Yine Ceyhan’da 9 Haziran’da benzeri biçimde ham petrolü yüklenen ikinci tanker olan United Emblem’in de Malta'ya doğru yola çıktığı, uluslararası sularda bekleyen geminin bir hafta sonra yükünü SCF Altai adlı gemiye devrettiği, böylelikle, IKBY’nin ilk petrol satışının Türkiye aracılığıyla gerçekleştirildiği doğru mudur? Ceyhan’dan İsrail’in Aşkelon limanına! United Amblem'den IKBY petrolünü alan Altai isimli tankerin daha sonra doğuya giderek İsrail'in Aşkelon Limanı'na demirleyerek yükünü boşalttığı bilgisi doğru mudur? Halkbank’a 93 milyon dolar yatırıldı Petrolün boşaltılmasından iki gün sonra IKBY'nin Türkiye Halk Bankası hesabına 93 milyon dolar yatırılmasının gerekçesi nedir? Bu ödeme SCF Altai isimli tankerin Ceyhan’dan 9 Haziran’da hareket eden ham petrolün İsrail limanına boşaltması ile ilgili olarak yapılmadı mı? United Leadership Fas'ın Atlantik kıyısına yakın bir yerde halen 5 haftalık bekleyişini sürdürürken, IKBY petrolü taşıyan üçüncü tankerin Ceyhan'dan Malta'ya doğru yola çıktığı, Malta'dan Kıbrıs'a, oradan da Süveyş Kanalı'nı geçerek Sri Lanka'ya yöneldiği bilgisi doğru mudur?
Reklam
Eskişehir'e Kral Golcü!
Eskişehirspor , Spartak Moskova 'da forma giyen futbolcu Welliton Soares de Morais (28) ile 3 yıllığına anlaştı. Eskişehirspor Kulübü Başkan Vekili Ahmet Yalçın , AA muhabirine yaptığı açıklamada, siyah-kırmızılı ekibin gol sorununu çözmek için sezon bitimiyle çalışmalara başladığını kaydetti. Takıma yakışır futbolcuları transfer ettiklerini ifade eden Yalçın, şöyle konuştu: 'Spartak Moskova'dan golcü futbolcu Welliton Soares de Morais ile 3 yıllığına anlaştık. Kendisi uçakla İstanbul'a geliyor. Bu akşam saatlerinde Eskişehir'de olacak. Sağlık kontrollerini ardından yarın kendisini Eskişehirsporlu yapan imzayı atacak. Welliton, çok iyi bir golcü. Bu transferin gerçekleşmesinde Diego Angelo'nun da önemli etkisi oldu. Yeni transferlerimiz Funes Mori ve Welliton ile gol yollarındaki sorunumuz çözeceğiz.' WELLITON KİMDİR? Profesyonel futbol kariyerine 2006 yılında Brezilya'nın Goias takımında başlayan Welliton, 2007 yılında Spartak Moskova'ya transfer oldu ve bu forma altında çıktığı 60 maçta 38 gol kaydetti. 2009'da 21 ve 2010'da 19 golle Rusya'da gol kralı olan Welliton, 2013 ve 2014'ü Gremio, Sao paulo ve calta de Vigo'da kiralık geçirdi.Ligtv
Hackerlar, Bankaların SMS Doğrulama Sistemini de Kırdı
Hackerlar; İsviçre, İsveç, Avusturya ve Japonya'daki 34 bankanın müşterilerine ait internet hesaplarına güvenlik önlemlerini aşarak erişti. Uzmanlar hackerların yeni yöntemle online güvenlik protokolleri içerisindeki en güvenli protokollerden birini de aşmış olduğunu belirtti. Bu saldırı ile iki adımlı doğrulama da aşılmış oldu. Bu doğrulamada sisteme giriş için kullanıcıların telefonlarına ya da maillerine gönderilen bir kod isteniyor. Güvenlik şirketi Trend Micro Salı günü yayınladığı raporda hackerların bu güvenlik önlemini aşmak için kullanıcıların akıllı telefonlarına zararlı bir yazılım yüklediğini açıkladı. Uzmanlar, internet bankacılığındaki güvenlik açıklarını gözler önüne serdiğinden bu yöntemi İsveç peynirinden esinlenerek 'Emmental' olarak adlandırdı. Trend Micro sözcüsü Thomas Moore, şu ana kadar banka hesaplarından 'yedi kişinin' parasının çekildiğini söyledi. Saldırganlar bunun için ilk olarak kullanıcılara, kendilerine kontrol yetkisi verecek zararlı bir yazılımı yüklemeye yönlendiren gerçeği ile birebir aynı sahte mailler gönderiyor. Kullanıcı bu yazılımı yükledikten sonra yazılım kendisini silerek hiçbir iz bırakmıyor. Daha sonra kullanıcılar bankanın internet sitesine girmek istediklerinde farkında olmadan zararlı sunucular üzerinden yayın yapan benzer bir siteye girmiş oluyor. Bu sitede kullanıcılardan giriş bilgileri isteniyor ve giriş için gönderilecek kodu almaları için özel yazılımı yüklemeleri talep ediliyor. Ancak bu indirilen uygulama güvenli bir işlem sağlamak yerine kullanıcıların verilerini elde etmek için kullanılıyor. İnternet hesaplarına erişim için temel olarak kullanılan iki adımlı doğruma da artık boş bir vaatten öteye geçmediğini kanıtlamış oldu. Uzmanlar, bankaların müşterilerine gönderdiği SMS mesajlarının araya girilerek öğrenilebileceği veya bazı durumlarda hackerların ek güvenlik sorularının cevaplarını öğrenmek için müşterinin akıllı telefonunun ekranını izleyebileceği uyarılarında bulunuyor. Geçen ay PayPal yaptığı açıklamada iki adımlı doğrulama sistemini fiilen faydasız hale getiren bir açığı kapatmak için çalıştığını duyurmuştu. Trend Micro sanal güvenlik sorumlusu Tom Kellermann yaptığı açıklamada, Avrupa bankacılık sisteminde güvenliğin daha katı olsa da bu tehdidin batıya sıçrayacağını savundu. Kellermann, 'Eğer bu saldırı kodu buradaki kurumlarda işe yararsa ABD'de ortaya çıkması daha da muhtemel hale gelir' uyarısında bulundu. Araştırmacılar uygulamanın kodu içerisinde Rusça argo ifadeler buldular. Bu ifadelerden birisi 'sıfırla' anlamına gelen 'Obnilim rid'. Rapora göre uzmanlar ayrıca kodun kökeninin Romanya olduğunu gösteren kanıtlar da buldu. WSJ
Reklam
Lice'deki LPG Patlamasında Yaşamını Yitirenlerin Sayısı 4′e Yükseldi
Diyarbakır'ın Lice ilçesinde devrilen LPG yüklü tankerin patlaması sonucu meydana gelen olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 4'e yükseldi. Yaralı 61 kişinin tedavisi ise sürüyor.Vali Mustafa Cahit Kıraç, AA muhabirine, Diyarbakır- Bingöl karayolunun 90'ncı kilometresinde önceki gün LPG yüklü tankerin devrilmesi sonucu meydana gelen patlama sırasında yoldan geçen 2 yolcu otobüsü ve bir otomobilin alev alması sonucu 65 kişinin yaralandığını anımsattı.Dün yaralılardan Fikri Tertip'in Diyarbakır'da, Aslan Doğan'ın ise Kocaeli Derince Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nde hayatını kaybettiğini ifade eden Kıraç, bu sabah da Dicle Üniversitesi (DÜ) Yanık Ünitesinde tedavisi süren Önder Ubiç (30) ve Ferman Erdem'in (44) yaşamını yitirdiğini söyledi.Kıraç, patlamada ölenlerin sayısının 4'e yükseldiğini, 61 yaralanın tedavisinin ise sürdüğünü, Diyarbakır'da tedavi gören 33 yaralıdan 2'sinin ambulans uçakla Elazığ ve Mersin'e sevk edildiğini kaydetti.Öte yandan, DÜ Yanık Ünitesinde hayatını kaybeden 2 kişinin otopsi işleminin ardından memleketlerine gönderileceği öğrenildi.Time Türk
Deniz Seki'nin Ceza Erteleme Talebine Ret
6 yıl 3 ay hapis cezası onanan şarkıcı Deniz Seki'nin 'infazının ertelemesi talebi' Adli Tıp Kurumu'nun cezaevinde kalmasını engelleyen bir durumunun olmadığı yönündeki raporunun ardından İnfaz Savcılığı tarafından reddedildi. Cezasının onanmasının ardından İnfaz Savcılığı Deniz Seki hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Seki bunun üzerine avukatı Naim Karakaya aracılığıyla İnfaz Savcılığı'na sağlık durumunu gerekçe göstererek infazının ertelenmesi talebinde bulundu. Deniz Seki talep dilekçesinde özel bir hastaneden alınmış raporunu da savcılığa sundu. Savcılık ise raporu Adli Tıp Kurumu'na göndererek hastalığının cezaevinde kalmasına engel teşkil edip etmeyeceğine dair rapor verilmesini istedi. Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan rapor savcılığa ulaştı. Raporda, Seki'nin cezaevi şartlarında kalmasının sağlığı yönünden engel bir durum teşkil etmediği belirtildi. Bu rapor üzerine de İnfaz Savcılığı, Seki'nin yaptığı infazın ertelenmesi talebini reddetti. ANAYASA MAHKEMESİ'NİN KARARINI BEKLİYOR Bu karardan sonra Seki'nin avukatı Naim Karakaya, Anayasa Mahkemesi'ne yaptıkları bireysel başvurunun sonucunu bekleyeceklerini belirtti. Seki, Yargıtay'ın onama kararı sonrasında, hakkında yürütülen yargılamada başta adil yargılanma olmak üzere hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. 3 YIL 6,5 AY DAHA CEZAEVİNDE YATACAK Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasının ardından Deniz Seki'nin dosyasına bakmakla görevlendirilen İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi ise dosyayı İnfaz Savcılığı'na göndermişti. İnfaz Savcılığı da dosyayı inceledikten sonra, Deniz Seki hakkında cezası 3 yılın üzerinde olduğu için hakkında 30 Mayıs 2014 tarihinde 'yakalama' kararı çıkarmıştı. Yakalama kararı UYAP üzerinden Emniyet Müdürlüğü'ne gönderildi. İnfaz Kanunu kapsamında Deniz Seki, aldığı hapis cezasının 3'te 2'sini cezaevinde geçirecek. 6 yıl 3 ay hapis cezası alan Seki, 4 yıl 2 ay cezaevinde kalacak. Ancak daha önce 7,5 ay cezaevinde yatan Seki'nin yattığı süre de 4 yıl 2 aydan düşülecek. Buna göre Seki 3 yıl 6,5 ay daha cezaevinde yatacak. Ancak Deniz Seki, cezaevinde geçireceği sürenin son 1 yılını da denetimli serbestlik kapsamında dışarıda geçirebilecek. DHA
"Ben Kimse Beni Sevsin Diye Uğraşmadım"
Yeni sezon hazırlıklarını Topuk Yaylası'nda sürdüren Fenerbahçe'de kaptan Emre Belözoğlu basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İşte Emre Belözoğlu'nun açıklamaları; Çok iyi gidiyor. 4. senemiz oldu çok güzel bir kam ortamı var. Her futbolcuya nasip olmaz, bu tesislerde emeği geçen herese teşekkür ediyorum. İyi çalışıyoruz hocayla artık tecrübelendik hoca bizi biz hocayı iyi çalışıyoruz. Umarım sakatlıksız ve kazaısz bu kampı bitiririz. Yeni forma başımızın belası oldu. 6. senem bugün itibarıyla altıncı senem oldu Fenerbahçe'de... Gördüğüm en iyi 3. forma diyebilirim satışlar çok iyi gidiyormuş taraftarımız her zaman yanımızdaydı ama bu sene yoğun ilgi var. Herkes bizim formaları 100'e ulaştı sanırım. Parayı alıp Aziz Yıldırım'a geri vereceğiz sanırım. (Gülerek) Fikstür ve şampiyonluk yarışı! Fikstür nereden baktığınız önemli. Önce içeride sonra dışaırda oynamıştık. Geçen seneyi domine ettik ama bu sene zorlu olacak kabul etmemiz gerekiyor. Bize karşı farklı oynuyorlar, avantaja çevirebilecğeimiz faktörler ama ama ilk hafta itibariyle kendi sahamızda seyircimizle birlikte kolay bir sezon olmayacak. Bizi zorlu bir sezon bekliyor. 4- yıldız kimine göre daha farklı rakamlar var. Galatasaray ile rekabeti düşündüğümüzde bu tatlı bir rekabet getirecektir. Umarım biz takacağız 4. yıldızı geçen seneden devam ederken 4. yıldız gelecektir. 3-4 yıldır kendime dikkat ediyorum. Gençliğimizde bu kadar eğitimli ve bilinçli değildik. Bu sene de kampa gitmem etkili oldu. Hocanın verdiği programa sadık kalmaya çalıştım, Ramazan girince araya dikkat ettim, yaş olunca da daha fazla dikkatli olmanız gerekiyor. Geçmişte adele sakatlığı problemi yaşıyordum. Geçen sene bileğim kırılınca 2-2.5 ay ara verdim. Tabiki her maçta oynamak isterim. Ben biraz daha geç öğrendim profesyonel yaşamayı. Bu yüzden kendimi eleştiriyorum. Saha içinde rakip zemin bunlar ortaya çıkabiliyor. Umarım bunları bu sene yaşamam. Yanlış anlaşıldığını düşünüyor musun? Kimse kimseyi izleyemez. Ben hiçbir zaman saha içindeki profilimin süper olduğunu söylemedim bunu kabUl ettim. Benim için oynadığım takımlardaki başarıdır önemli olan. Camialar tarafından sevildim. Ben kimse beni sevsin diye uğraşmadım. Ben sevgi veya nefret beslemiyorum. Bizim ülkemizde insanların fikirleri oluşuyor bilgileri olmadan, ben öyle bir insan değilim. Bizim ülkemizdeki değer yargıları kötü bir profilim varsa düzlemeye çalışırım ama çetin bir mücadele içinde olmam.Eurosport
İlk Defa Ezan Sesi Duyan Kadın
İngiliz Biyolog Kate Humble belgesel çekimleri sırasında ilk kez bu kadar dikkatli duyduğu ezan sesi karşısında oldukça etkilendi.
Reklam