onedio
LYS Tercih Sonuçları Açıklandı
ÖSYM'den yapılan açıklamada, yükseköğretime sınavsız geçiş hakkı bulunan adaylar ile 23 Mart 2014'te yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve 14-15-21-22 Haziran 2014 tarihlerinde yapılan Lisans Yerleştirme Sınavları (LYS) sonuçlarına göre, adaylardan alınan tercihler doğrultusunda, 2014-ÖSYS yükseköğretim programlarına merkezi yerleştirme işlemlerinin tamamlandığı belirtildi. Yerleştirme sonuçlarının bugünden itibaren ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr internet adresinden duyurulduğunun bildirildiği açıklamada, adayların, yerleştirme sonuçlarını internet adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecekleri kaydedildi. Açıklamaya göre, yerleştirme sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek. 2014-ÖSYS merkezi yerleştirme sonuçları ile bir yükseköğretim programına kayıt hakkı kazanan adayların kayıt işlemleri 1-5 Eylül 2014 tarihleri arasında ilgili üniversiteler tarafından yapılacak.Kayıt için adayların, yerleştirildikleri yükseköğretim programının bağlı bulunduğu üniversiteye belirtilen süre içerisinde başvurmaları gerekiyor.Sonucunu öğrenmek için buraya tıklayabilirsinizAA
Mansur Yavaş'tan AYM Kararına İlk Yorum
Mahkemesi'nin Ankara seçimlerine ilişkin verdiği ret kararı hakkında Twitter'dan açıklama yaptı.Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş ile CHP'nin yerel seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı başvuruları reddetti. Mansur Yavaş AYM'nin kararı üzerine Twitter'dan açıklama yaptı. İşte Yavaş'ın yaptığı açıklama: Anayasa Mahkemesi kararina ilişkin bazı açıklamalar yapacağim. Henüz gerekçeli karar açıklanmamakla birlikte basından aldığım bilgilere dayanarak yazıyorum. AYM Ankara seçimlerinde hile ya da usulsuzluk yoktur demiyor. Anayasanın 79. maddesine göre YSK'nin kararları aleyhine bireysel başvuru yapılamaz da demiyor. 30 mart seçimi YEREL SEÇİMDİR. AIHS de yerel seçime ilişkin hüküm yoktur bu nedenle inceleyemiyoruz diyor. Yani bu seçim Genel secim olsaydı incelerdik diyor. O zaman benim anladığım Yerel Seçimlerde her sey serbesttir. Isteyen dilediği usuzlugu vs yapabilir anlami çıkıyor. Ayrıntılı açıklamalara devam edeceğim. Halkına zam ile personeline zulum ile davrananları sonuna kadar takip etmek aldiğımız oyların hakkı için boynumuzun borcudur. Bu sonuctan hic kimse Ankara seçimlerinde usulsuzluk hile vs yoktur sonucunu çıkarmamalıdır. Yaradanın da bir hesabı vardır şüphesiz. AYM kararı Oybirliği ile değil OYCOKLUGU ile vermistir. Aylardır AYM üzerine YSK kararları aleyhine bireysel başvuru olmaz diyenler haksız çıkmış ve mahkemeyi baski altina almaya calistiklari ortaya cikmistir. SONUÇ Genel Seçimde usulsuzluk hile yasak Yerel Seçimde her şey serbest anlamı cikmaktadir. AYM'nin dosyayi Yetkisizlik nedeniyle incelememiş olması yuzunden araştırma yapılmamış ve şaibe aynen devam etmektedir. Oysa Mahkemelerin en temel görevi Anayasal hakların ve seçme seçilme hakkının güvence altına alınmasıdır. Bu durumda kime güveneceğiz???? Cumhuriyet
Hint Milletvekili 'Zorla Oruç Bozmaya Çalıştı'
Hindistan'da, Hindu milliyetçisi bir milletvekilinin Ramazan'da oruç tutan Müslüman bir konukevi çalışanına zorla ekmek yedirmeye çalışması infiale yol açtı. Ana muhalefetteki Kongre Partisi, milletvekili Rajan Baburao Vichare'ye Parlamento'da büyük tepki gösterdi. Kongre Partisi milletvekilleri Vichare'yi 'dini inançlara saygısızlıkla' suçladı. Vichare'nin konukevi çalışanını ekmek yemeğe zorlarken çekilmiş görüntüleri Hindistan televizyonunda yayımlandı. Sert şekilde eleştirilen Vichare ise sadece konukevinde verilen yemeğin kalitesiz olduğunu göstermeye çalıştığını söyledi. Vichare, 'Konukevinin kantini iyi yönetilmiyor. Yaptıkları çapatiler (tam buğday unundan yapılan ve içine maya konmayan Hint ekmeği) çok kötü. Sebzeler de kalitesiz' dedi. Vichare'nin üyesi olduğu Hindu milliyetçisi Shiv Sena Partisi ise geçmişte birçok kez Hindular ile Müslümanlar arasındaki çatışmaları kışkırtmakla suçlanmıştı. Hindistan'ın en büyük altıncı partisi olan Shiv Sena'nın Parlamento'da 18 milletvekili bulunuyor. Shiv Sena, Hindistan'da Mayıs ayında yapılan genel seçimler sonrası iktidara gelen Başbakan Narendra Modi'nin Bharatiya Janata Partisi'nin (BJP) müttefiklerinden. BJP de Hindu milliyetçisi tavrıyla biliniyor. BBC Türkçe
Vahid Halilhodzic: "Trabzonspor'a 12. Olmaya Gelmedim"
Vahid Halilhodzic, Avusturya'da kamp yaptıkları otelde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trabzonspor Teknik Direktörü Vahid Halilhodzic, 'Ben Trabzonspor'a 10'uncu, 12'nci sıraya oynamak için gelmedim. Trabzon'a gelmemin nedeni yüksek performans ile birinci, ikinci, üçüncü sıra. Bunun için kadromuzun sağlam olması gerekiyor' dedi. Halilhodzic, Avusturya'da kamp yaptıkları otelde düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Trabzon'da futbolculara dayanıklılık, tıbbi testler yaptıktan sonra Hall in Tirol kasabasına geldiklerini, bu testler sonrası aldıkları bilgilere göre çalışmalarını burada gerçekleştirdiklerini belirtti. Testlerde birçok oyunun uzun zamandır idman, koşu yapmadığını tespit ettiklerini anlatan Halilhodzic, şöyle devam etti: 'Birçoğu bu çalışmalara, tempoya zorlukla yaklaşıyor. Bu çalışmalar kişiye özel, çok sabit neticeler veren çalışmalar. Oyuncularımızı yüksek performansa ulaştırmaya çalışıyoruz. Üç gün, günde üç antrenman yaptık. Sahada ve salonda vücut geliştirme egzersizlerimiz, çalışmalarımız oldu. Yani baldır, bacak gibi futbolcuların önemli çalıştırması gereken kasları çalıştırdık. Göğüs, üst kaslar, alt kaslar yaptık. Oyuncuları bu performansa yetiştirmem, ulaştırmam için en iyi teknikti. Bu çalışmalar dünyanın bütün kulüplerinin sezon başlamadan yaptığı her çalışmalardan biridir. Bu süreci futbolcular tabi ki pek hoşlanarak yapmıyor. Muhtemelen birçok oyuncu bu şekilde çalışmaya alışkın ve istekli değil ama herkes maksimum sınırını zorladı ve çalışmaya başladı. Birçoğu çok acı çekti ama genel anlamda çok güzel bir kamp geçiriyoruz.' Fenerbahçe maçı Halilhodzic, bir gazetecinin 'Sahanızdaki ilk maç Fenerbahçe ile oynanacak, iki taraf arasında daha önce yaşanan olaylar sizi korkutuyor mu' şeklindeki sorusu üzerine, 'Beni korkutan bir durum yok bu konu hakkında. İstanbul'un 3 büyük kulüpleriyle aramızdaki rekabetten başka bir şey değildir bu. Bu tarz karşılaşmaların genel anlamda yoğun ilgi çektiğini biliyorsunuz. Taraftarların yoğun ilgiyle stada gelmek istediğini biliyorsunuz ama bazen disiplin konularında bazı hatalar olabiliyor. Umarım bundan sonra hem Trabzonspor hem Fenerbahçe için ağrısız, sancısız, güzel bir maç olur' ifadelerini kullandı. 'Transferde yoğun çalışıyoruz' Halilhodzic, geldiği günden beri transferler hakkında yoğun çalıştıklarını belirterek, şunları söyledi: 'İlk izlenimim takımızın fiziksel açıdan yüksek seviyede olmadığı. İkinci izlenimim, kararım, bu grubu güçlendirmemiz. Başarıya ulaşmamız için güçlenmemiz gerekiyor. Size ilk basın toplantımızda söylediğim gibi 3-4 yabancı futbolcumuz olacak, 2-3 de muhtemelen Türk oyuncu olacak. Yeni gelenler maalesef gidişlere de sebep olacak. Kısacası Trabzon'a dönüşümüzde her şeyin halledileceğini, biteceğini umuyorum. Benim de isteğim herkesin burada kalması. Maalesef böyle bir şansımız, imkanımız yok. O yüzden bizim ilk müsabakalarımız çok zor olabilir ama transfer hakkında çok çalıştığımızı bilmenizi isterim ama isim vermeyeceğimizi de tahmin etmelisiniz.' 'Kampa birkaç yabancı gelebilir' ifadesini kullanan Halilhodzic, 'Bu kararları neticeye bağlamak çok zor, uzun süren işler. En önemlisi oyuncunun kalitesiyle insanlık kalitesini birbiriyle karıştırmamız gerekiyor. Kulübe gelen yabancıya daha fazla bir şey vermemiz gerekiyor. Bazen de duyduğum rakamlar bizim imkanlarımızın dışına çıkıyor. O yüzden çok konuşuyoruz, tartışıyoruz. Farklı farklı yollar karşımıza çıkıyor. O yollarda hata yapmak istemiyoruz. Sahada birkaç görev alanında Türk oyuncu istedim. Şu an bunlar biraz karmaşık. İsterdim ki herkesin burada olmasını ama elimde olan imkanlar şu an bu. Devamı nasıl gelişir, bakacağız' diye konuştu. 'Malouda ve Colman ile görüştüm' Halilhodzic, gelmeden önce takımda birçok sorun olduğunu duyduğuna değinerek, 'Bu sorunlar belki tamamen kaybolmuş olmayabilir ama benim yanımda bir oyuncu idmanı terk ederse öyle bir imkanı, şansı, fırsatı yok. Bende yok bu. Malouda ve Colman ile görüştüm, konuştum. Her şeyi anlattım. İdmanlara da katıldınız, kendi gözlerinizle gördünüz bazen 7.30'da nasıl çalıştıklarını. Benim mesajım Malouda ve Colman'a gayet iyi iletildi' dedi. Kamp döneminden sonra yabancı oyuncularla ilgili kararı vereceklerini söyleyen Halilhodzic, 'Birkaç yabancı hakkında kararlarımız olacak. Bourceanu'nun sakatlığı var. Yarın Münih'e gidecek, özel bir doktor ile görüşmesi olacak. Bildiğiniz gibi kesin de diyebilirim, Bamba'nın gidebileceğini. Çünkü toplantıya geç kaldı, gelmedi. Birkaç değişiklik olabilecek. Yoğun bilgi akışı içindeyim. Her şeyi şu an topluyorum ve çalışmalar neticesinde bir karara varacağım. Bende kesin olan bir şey var ki bize takviye güç var. Bu da herhangi bir oyuncuyla olmayacak. Çok sağlam iyi oyuncu bulmamız gerekiyor. Bunun için de çalışıyoruz' diye konuştu. Deneyimli teknik adam, kamp kadrosuna almadığı oyunculara ilişkin ise 'Ben 40 kişiye birden idman yaptıramam, onun için bu kararı aldım. Birkaç oyuncunun getirilmemesi konusunda bana tavsiyelerde bulundular. Getirdiğim grup ile çalışmak zaten zor ama 35-40 oyuncuyla daha zor olabilirdi. Her oyuncuda farklı farklı yetenekler görüyorum. Tam nihai kararı kamp döneminden sonra Trabzon'da vereceğim' ifadelerini kullandı. 'Pahalı olmayan oyuncu' Boşnak teknik adam, hangi tarzda oyuncuya ihtiyacı olduğunu bildiğini belirterek, şunları kaydetti: 'Bir Manchester City, Real Madrid gibi oyuncuyu seçemeyiz. Çok iyi, pahalı olmayan bir oyuncuyu bulmamız gerekiyor. Transferi bulmamız, bu oyuncunun da adaptasyon sorunu yaşamaması gerekiyor çünkü Trabzon adaptasyonu zor bir yer. Neler yaşandığının transferde her şeyden haberdarım, bunun için sabit fikirlerim var. Ben Trabzonspor'a 10'uncu, 12'nci sıraya oynamak için gelmedim. Trabzon'a gelmemin nedeni yüksek performans ile birinci, ikinci, üçüncü sıra. Bunun için kadromuzun sağlam olması gerekiyor.' 'Cezayir'den gelmek isteyen oyuncular var' 'Cezayir milli takımında birkaç oyuncunun buraya gelip benimle oynamak istediğini söyleyebilirim ama bildiğiniz gibi Dünya Kupası'ndan sonra oyuncuların ücretleri o kadar yükseldi ki o yüzden pazarlık ve konuşmamız çok uzun sürüyor' diyen deneyimli çalıştırıcı, şöyle devam etti: 'Birkaç gün oluyor ben geleli, acele etmem gerekiyor. Elimdeki oyuncu kalitesini keşfetmem gerekiyor. Ondan sonra elimde ne eksik onun kararını vereyim ki dış transferlere karar vereyim. Benim için önemli olan gruptaki insanların kişisel kaliteleri, birbirleriyle bağlantısı. Farklı ülkelerden gelen çocukların kaynaşması birden olmuyor. Farkına vardığım diğer konu da bunu düzeltmek. Bunu elde etmek için çok çalışmamız gerekiyor. Bunu başarmamız için herkesin bir şekilde desteğe ihtiyacı var. Bireysellik, egoistliği çıkarmamız lazım ki bir grup oluşturalım. Önce dış sorunlarımızı halledelim, sonra sahaya geçeriz.' 'Günde 20 saat çalışıyorum' Trabzonspor'a gelmesi konusunda Trabzon'dan mektup dahi aldığını anlatan Halilhodzic, şunları söyledi: 'Benden olan beklentileri biliyorum. Geldiğimden beri günde 20 saat çalıştığımı düşünüyorum. Her şey Vahid'e, bana bağlı, bu sorunların mozaiklerini çok sağlam oturtmamız gerekiyor, toparlamamız gerekiyor. Trabzon'a yakışır şekilde, istekli, arzuyu yakalamamız gerekiyor. Size çok samimi söyleyeyim, Trabzonspor'un ne şekilde oynayacağını şu an size söyleyemem. Umarım birkaç iyi oyuncunun gelmesi bizi sevindirir. Ufak neticelerden hiçbir zaman tatmin olmam. İlk 6 ay her şey zor olacak. Seyircilerimizin, Trabzonspor taraftarının benden beklentilerini biliyorum. Elimden geleni yapıyorum. Kaliteli ekip, güzel oyuncularla kurmaya çalışıyorum. Bu çocuklara sadece Türk ligi değil Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etme arzusunu aşılamayı istiyorum.' Lig fikstürü için şu anda değerlendirme yapmayacağını ifade eden Halilhodzic, 'Şu anda sadece işime odaklandım. Farklı sıkıntılarım var. Her gece 12'ye kadar telefonda görüşmelerim oluyor, yoğunum. İlk aşamada yoğun tempoda çocuklarla çalışıyorum, gece transferleri kovalıyorum. Günüm yeterince yoğun, fikstürü düşünmeye vaktim yok' diyerek sözlerini tamamladı.Eurosport
YSK Demirtaş'ın Hesabını İptal Etti
Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş adına Garanti Bankası Diyarbakır Şubesi'nde açılan kamusal bağış hesabı, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) itirazı nedeniyle iptal edildi. VATANDAŞLAR PARASINI GERİ ALABİLİR HDP’den yapılan yazılı açıklamada, 'Hesaba para aktaran yurttaşlar, yatırdıkları miktarı bankadan geri alabilirler. Yaşanan bu iptal Garanti Bankası ile YSK arasında yaşanan anlaşmazlıktan kaynaklanmıştır.' ifadeleri yer aldı. Sondakika
Reklam
AYM'den Ret Kararları
Anayasa Mahkemesi, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın seçim sonuçlarına yaptığı itirazı reddetti. Yüksek Mahkeme, Başbakan Erdoğan’ın Köşk için aday olabileceğine hükmetti. Mahkeme, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın başvurusunu da kabul etmedi.
Reklam
İngiltere Kraliçesi'nin Atı Dopingli Çıktı
İngiltere kraliçesi 2. Elizabeth’in “Estimate” adlı atında, geçen hafta yapılan kontrolde kullanımı yasak olan “Morphine” maddesi tespit edildi.Doping skandalının ortaya çıkması sonrası, İngiltere At Yarışları Birliği, 2. Elizabeth’in atından sorumlu Michael Stoute hakkında soruşturma başlattı. Saray sorumlusu, test sonucun pozitif çıkmasının, at yeminin kontamine olmuş olabileceğinden kaynaklandığını iddia etti. Geçen yıl Gold Cup ve Royal Ascot gibi İngiltere’nin ünlü yarışlarında yarışan atını coşkuyla alkışlayan Kraliçe 2. Elizabeth’in konu hakkında bilgilendirildiği, olaydan dolayı üzgün ve büyük utanç içinde olduğu söylendi. İngiltere’de Morphine kullanımı serbest olmasına rağmen yarış günü atlara yapılması yasak. DHA
'Biz Sayı Değiliz, İnsanız'
Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Mensur, BMGK toplantısında İsrail saldırılarında hayatını kaybeden çocukların isimlerini okudu, 'Vahşice öldürülen bu çocuklar sayı değil insan' dedi. BMGK toplantısına katılan Filistin'in BM Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, konuşmasında, İsrail'in insan hayatına hiç değer vermeden sivillerin yaşadığı evlere saldırarak bazı noktalarda bütün bir aileyi öldürdüğünü söyledi. Gazze'de hastanelerin bombalandığını ve masum sivillerin hastane koridorlarında hayatını kaybettiğini vurgulayan Mansur, 'Uluslararası toplum, sivillerin korunması konusundaki taahhütlerini yerine getirmedi. Uluslararası toplum hukukun uygulanması ve insanlığa karşı sözlerini yerine getirmede başarısız olmuştur' diye konuştu. İsrail saldırısı sonucu hayatını kaybeden çocukların fotoğrafını salonda gösteren ve öldürülen çocukların isim ve yaşlarını okuyan Mansur, 'Bu çocuklar işgalci güç tarafından vahşice öldürüldü. Bu çocukların anneleri, babaları ve umutları vardı. Öldürülen çocuklar sayı değil insan, bir isimleri var. Biz sayı değiliz, insanız' diye konuştu. Kimse çocuğunu kalkan yapmaz İsrail'in 'terörist' ve 'çocukların kalkan olarak kullanıldığı' söylemlerine de tepki gösteren Mansur, hiçbir ailenin en değerli varlığını kalkan olarak kullanılmasına izin vermeyeceğini kaydetti. Mansur, BM Güvenlik Konseyi'nden sorumluluklarını yerine getirerek kalıcı bir ateşkes ve İsrail'in tekrar saldırmasının önüne geçilmesi için gerekeni yapmasını istedi. AA
Reklam
Fenerbahçe'den AYM Kararına İlişkin Açıklama
Sarı lacivertli takım resmi sitesinden Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karar hakkında bir açıklama yayınladı: 'Anayasa Mahkemesi; İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Yeniden Yargılama kararı verilmesi nedeniyle ve henüz iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesiyle, Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım'ın Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvuru hakkındaki kararını, Yeniden Yargılanma sonrasına bıraktı.'Eurosport
İngilizceye Bizden Geçen 30 Kelime
etiket
Esasen daha fazlası mevcut ama sizler için bu 30 kelimeyi seçtik. Bu kelimelerden bazılarının Arapça ve Farsça olduğunu düşünebilirsiniz ki öyledir ancak İngilizler bu kelimeleri Osmanlı'dan görüp aldığı için Türkçeden geçmiş olarak kabul ettik. Zira Osmanlı Türkçesi Arapça ve Farsçadan geniş şekilde etkilenmiş bir Türk diliydi.
Reklam
Başsavcılık’tan Operasyon Açıklaması
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan iki ayrı soruşturma kapsamında 104 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Hakkında gözaltı kararı olup da aranan 11 kişi kaldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yazılı bir açıklama yaparak iki ayrı soruşturma hakkında bilgi verdi. Buna göre, 'Selam-Tevhid' adlı örgüt kurulduğu yönündeki soruşturmada 'casusluk' yapıldığı tespitiyle ilgili 76 Emniyet görevlisi hakkında yakalama, gözaltı talimatı vardı. Şu an itibariyle bunlardan 75'i gözaltında. Yine çok sayıda kişinin sahte kimlik ve belgelerle değişik zaman dilimlerinde özel amaçlı dinlenilmesiyle ilgili de İstanbul Emniyet İstihbarat Şubesi'nde görevli 39 şüpheli hakkında 21 Temmuz tarihli yakalama, arama, gözaltı talimatı vardı. Bu şüphelilerden de 29'u gözaltına alındı. 'Bunlar şeref madalyaları' Öte yandan Gülen Cemaati'ne yönelik salı günü başlatılan operasyonda gözaltına alınan polisler, akşam saatlerinden bu yana gruplar halinde sağlık kontrolünden geçirildi. Eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, ikinci kez sağlık kontrolünden geçirilmek için sabah saatlerinde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tabipliği'ne sevk edildi. Hastaneye sivil polis aracıyla götürülen Ali Fuat Yılmazer kelepçe takılmasına tepki göstererek, 'Bu şeref madalyalarını görün, bunlar şeref madalyalarıdır. Bunlar da bugünün polisliğidir. Reza'lara (Rıza Sarraf) yapılmamış polisliği görüyoruz. Bunlar devletimden aldığım şeref madalyalarıdır. Türkiye görecek, tarihe geçecek' dedi. Yanındaki polisler Yılmazer'i, 'Müdürüm lütfen müdürüm' diyerek araca bindirmeye çalıştı. Kendisini sağlık kontrolüne getiren polis memurlarıyla da tartışan Ali Fuat Yılmazer sonra tekrar Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Bu polislerden Kadri Cemil Y. de gazetecilere, 'Ben polisim. Hırsız, terörist gördüm mü bulur, yakalarım' diye bağırdı. İftar kumanyasına isyan etti İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ile Organize Suçlarla Mücadele Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği operasyonlarda gözaltına alınan eski polis şefleri ve polis memurları, Emniyet Müdürlüğü'nün bodrum katındaki nezarethanelerde tutuluyor. Ömer Köse’nin avukatı Kemal Şimşek, müvekkiliyle diğer şüpheli polislerin, 'adi suçlular gibi ikişer kişilik hücre tipi koğuşlarda tutulduklarını' söyledi. İki kişilik hücre tipi nezarethanelerde tutulan şüpheli polis şeflerinden İstanbul Terörle Mücadele Şube'sinin eski müdürü Ömer Köse, verilen iftar kumanyasına tepki gösterdi. Köse avukatının yanında, 'Terör suçlularına bile yapmadığımızı bize reva görmenizi hak etmedik' diye görevlilere bağırdı. Köse, 'Ben terör müdürüyken buraya gelen terör örgütü üyelerine, terör suçlularına bile yemeği beğenmediklerinde dışarıdan yemek hakkı tanırdım. Onlara çay ikram ederdik. Şimdi bize reva görülene bakın. Biz bunu hak etmedik” dedi. Köse'nin avukatı, diğer illerdeki gözaltı işlemleri devam ettiği için henüz sorgulama aşamasına geçilemediğini söyledi. 'Bu durum da ayrıca mağduriyet doğuruyor” dedi. Avukat Şimşek'e göre sorguya perşembe günü başlanacak. 'Savcının aldığı ek gözaltı süresini de hesaba katarsak şüpheliler ancak cuma ve cumartesi günü hakim karşısına çıkabilir” dedi. Şimşek ayrıca, operasyonun başladığı salı sabah saatlerinde avukatların cep telefonlarıyla içeri girebildiğini, hatta şüphelilerin aileleriyle de görüştürüldüğünü ancak öğleden sonra buna artık izin verilmemesini de anlayamadıklarını ifade etti. 104 polis gözaltında İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimi Hulusi Pur'un kararıyla başlayan operasyonda haklarında yakalama ve gözaltı kararı olan 115 emniyet görevlisinden 104'ü gözaltına alındı. Gözaltına alınan son isim eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer oldu. Al Jazeera 'nin edindiği bilgilere göre polislere, 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme', 'casusluk', 'usûlsüz dinleme', 'resmi belgede sahtecilik', 'suç uydurma', 'özel hayatın gizliliğini ihlal', 'konut dokunulmazlığını ihlal', 'soruşturmanın gizliliğini ihlal' ve 'delil üretmek' suçlamaları yöneltiliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan da Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da operasyonun süreceği ve başka alanlara da sıçrayabileceği mesajı vermişti. Kaynak: Al Jazeera, AA
Tayvan'da Acil İniş Faciası: Onlarca Ölü!
TransAsia Havayolları'na ait yolcu uçağı Tayvan'a acil iniş yaparken kaza meydana geldi. Yetkililer kazada en az 40 kişinin öldüğünü duyurdu. Kaza, Penghu Adası'ndaki Magong Havalimanı yakınlarında gerçekleşti. Tayvan'daki CNA Haber Ajansı'na göre uçakta 54 yolcu ve dört kişilik mürettebat bulunuyordu. Tayvan bugün Matmo tayfununun etkisi altına girmişti.CNA, itfaiye yetkililerinin verdiği dayanarak 51 kişinin ölümü, yedi kişinin de yaralandığından korkulduğunu bildirdi.İtafiye ekipleri ve diğer acil yardım görevlileri kaza alanında çalışmalarını sürdürüyor.BBC'nin Taipei’deki muhabiri Cindy Sui, itfaiyecilerin, kazadan hemen önce uçağın havaalanıyla bağlantısının koptuğunu, uçağın iniş pistine varamadığını ama yakınlarında düştüğünü söylediklerini belirtiyor.Sui, görgü tanıklarının kaza yerinde büyük bir yangın gördüklerini söylediklerini de ekliyor.BBC Türkçe
Reklam
Direksiyonda SMS Atan Sürücüler İçin Yeni Uygulama
Finlandiya Jyvaskyla Üniversitesi bilim insanları tarafından geliştirilen “VisGuard” adlı uygulama sayesinde, sürücüler direksiyon başında uzun süre mesajlaşınca uyarılıyor.Akıllı telefonlar için geliştirilen uygulamanın amacı sürücülerin yola odaklanmasını sağlamak. Sürücüler uzun süre telefonda vakit geçirirse, telefon ekranlarında üçgen biçiminde bir ikaz ışığı yanıp sönüyor. Bu sayede sürücülerin uyarılarak yola odaklanmaları hedefleniyor. Uygulama, yoldaki olası tehlikeleri belirlemek için hız ve yer verileriyle, telefonun kamera görüntülerini kullanıyor. Araştırmacı Tuomo Kujala “Uygulama yaya geçitlerinde, dar virajlarda ya da kavşaklarda da sürücüleri uyarabilme özelliğine sahip” diyor. Yaptıkları testler sonucunda sürücülerin yola dikkatinin yüzde 15 oranında arttığını belirten Kujala'ya göre 'Uygulamanın küçük bir riski var. Sürücüler, uygulamaya güvenerek, telefonla daha fazla vakit geçirebilirler'. Araştırmacılar bir yıl sonra uygulamanın, akıllı telefonlar dışında tüm sistemler için de uygulanabilir olmasını hedefliyor.BBC
Amerikalıların En Nefret Ettiği Sosyal Paylaşım Sitesi
Amerikalıların çoğu sosyal paylaşım sayfaları Facebook, Twitter ve LinkedIn'de saatler harcamalarına rağmen bu siteleri oldukça rahatsız edici buluyor. Salı günü yayınlanan Amerika Tüketici Memnuniyet Endeksi'ne (ACSI) göre Facebook, Twitter ve LinkedIn gibi sosyal medya sayfaları ülke genelinde en düşük puanı alan şirketler arasında yer alıyor. Ancak genel olarak sosyal medya şirketleri tüketici memnuniyeti endeksinde en kötü dördüncü sırada. Bu sektör 100 üzerinden 71 puan aldı. Tüketicilerin memnun olmadığı diğer sektörler sırası ile internet servis sağlayıcıları (63), kablolu TV şirketleri (65) ve havayolları (69). Bağımsız olarak ABD genelinde tüketici memnuniyetini ölçen ACSI, 6 binden fazla kişinin katılımı ile yapılan bir anket. ACSI konuyla ilgili raporunda, 'Mahremiyet kaygıları ve reklamların yaygınlaşması sosyal medyaya yönelik memnuniyeti düşürüyor. Buna ek olarak sosyal medya sayfaları çeşitli cihazlar üzerindeki kullanım kolaylığı ve sayfa performansı olarak da diğer e-ticaret şirketlerinin internet sayfalarının gerisinde kalıyor.' dedi. Bazı sosyal paylaşım sayfalarına ise diğer sosyal paylaşım sayfalarına olduğundan daha fazla nefret ediliyor. Örneğin Facebook ile LinkedIn araştırmada yer alan yedi sosyal paylaşım sayfası içerisinde en düşük puanı alan sayfalar. Her iki sayfanın puanı da 67. ASCI müdürü David VanAmburg konuyla ilgili yorumunda bunun nedeninin bu sayfaların kullanımının diğer sayfaların kullanımına kıyasla daha karmaşık olması ve reklamların bu sayfalarda daha fazla öne çıkması olabileceğini söyledi. Twitter'de tüketicilerin pek de memnun olduğu bir sayfa değil. Twitter'ın puanı 69. Diğer yandan ACSI raporuna göre kullanıcıların Pinterest'ten memnuniyet arttı. Bu sayfanın memnuniyet endeksi geçen yıla kıyasla yüzde 6 yükselişle 76 puana çıktı. VanAmburg yorumunda, 'Pinterest'te reklamlar artık daha az önce çıkıyor ve daha az rahatsız edici. Ayrıca Facebook ve LinkedIn'deki sosyal etkileşim modelleri ve katmanlarına kıyasla bu sayfada 'pin' yapmak genel olarak daha kolay algılanıyor.' dedi. Facebook ACSI anketi ile ilgili açıklama yapmayı kabul etmezken LinkedIn'den ise yorum almak için kimseye ulaşılamadı. Yine de sosyal paylaşım sayfaları bir önceki yıla kıyasla kullanıcıları daha fazla mutlu ediyor: Sosyal medyaya yönelik memnuniyet genel olarak geçen yıla kıyasla yüzde 4,4 arttı. VanAmburg buna neden olarak bu sayfalarda işlevselliğin iyileştirilmiş olması ve yeni özelliklerin getirilmesini gösteriyor. Ancak genel olarak memnun olmamaları tüketicileri bu sitelere girmekten de alı koymuyor. Amerikalar geçen yıl sosyal medyada günde ortalama 3,2 saat harcadı. Tüketici memnuniyetsizliği bazen müşteri hizmetlerinin sorunları çözmemesinden de kaynaklanıyor: Şifrelerini unutan ya da bir özelliği çözemeyen kullanıcılar kimi zaman daha kafa karıştırıcı bir bilgiyle ya da sessizlik ile karşılaşıyor. İşte, bu tarz sorunları daha hızlı ve iyi şekilde çözmek için yapmanı gerekenler: İlk önce aradığınız sorunun cevabının sayfada olup olmadığına bakın. Bazen bu yöntem şirketin müşteri hizmetlerine ulaşmaktan daha kolay ve hızlı olabiliyor. Eğer bu işe yaramazsa, müşteri hizmetleri ile iletişime geçmek isteyebilirsiniz. Ancak bunu doğru yoldan yapmanız önemli. Danışma şirketi Chip Bell Grup'un kurucusu ve 'The 9 1/2 Principles of Innovative Service' (Yaratıcı Hizmetin 9,5 Prensibi) adlı kitabın yazarı Chip Bell, sosyal medya şirketlerinin geleneksel çağrı merkezi yaklaşımından çok online yanıt sisteminde uzmanlaştığına dikkat çekiyor. Bu da müşteri hizmetlerinin email adresini bulup belirtilen platform üzerinden sorunla ilgili mesaj atmanız anlamına geliyor. Sorununuzu net bir şekilde belirttiğinizden ve sorunu çözmek için neler yaptığınızı yazdığınızdan emin olun. Bell bu konuda, 'Durumun aciliyetini ve önemini belirten bir başlığın olduğu mail her zaman önemlidir.' diyor. Taciz ve güvenlik ile ilgili konularda ise sosyal medya şirketleri genel olarak çözüm sürecini hızlandıracak adımlar atıyor. WSJ
Ceylanpınar'da 3 Askeri Kim Vurdu?
Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesi Altın Köyü'nde yaşamını yitiren 3 askeri kimin vurduğu tartışma konusu oldu. Olayın olduğu günden bu yana üç farklı kaynaktan, üç farklı açıklama gelmesi kafaları karıştırdı. İlk açıklamayı yapan vali kaçakçıları, Genelkurmay PKK /PYD'yi, PYD (YPG) kaçakçıları, yerel kaynaklar ise IŞİD'i suçluyor. Radikal'den Bahadır Özgür'ün haberine göre; ateş hattındaki bölgede kaçakçılar da, IŞİD de, PYD de bulunuyor. Dolayısıyla her bir açıklamanın bir parça doğruluk payı var. Ama saldırıyı kimin gerçekleştirdiğine dair akıllardaki soru işaretini giderebilecek hiçbir doğrulama şu ana kadar gelmedi. Şimdilik herkesin üzerinde uzlaştığı tek doğru bilgi 3 askerin şehit olduğu. Olayın olduğu günden bu yana haber ajansları, gazeteler ve televizyonlar da konu üzerinde uzlaşabilmiş değil. Kimi ajans ve televizyonlar haberleri halen 'kaçakçı' olarak geçerken, kimileri de PYD'yi işaret ediyor. İşte gün gün Şanlıurfa saldırısıyla ilgili akılları karıştıran çelişkili açıklamalar… Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Altın Köyü'nde kaçakçılarla askerler arasında çatışma çıktığını resmen açıkladı. Vali, 2 askerin şehit olduğunu, 1 askerin de yaralandığını bildirdi. Valiye göre, olay şöyle gerçekleşti: 'Saat 22.00 sıralarında yaklaşık 15 kişilik kaçakçı grubunun sınırı geçerken askerlerin ’dur’ ihtarı üzerine açtığı ilk ateş sırasında 2 askerimiz şehit oldu, 1 askerimiz de yaralandı.' Valinin bu açıklamasının ardından haber ajanslarında da bölgedeki askeri birliklerde görevli komutanların da saldırıyı kaçakçıların gerçekleştirdiğine dair bilgiler verdiğini yazdı. Valinin açıklamasından sonra sabah saatlerinde Genelkurmay internet sitesinden resmi bir duyuru yayımlayan Genelkurmay, akılları daha da karıştırdı. Genelkurmay açıklamasında Şanlıurfa'daki saldırıyı PKK/PYD'nin gerçekleştirdiğini bildirdi. Üstelik Genelkurmay bu açıklamada ilk defa PKK ile PYD'yi aynı örgüt gibi sundu. Açıklamada 'en az 6 PKK/PYD'linin de öldürüldüğü' belirtildi. Genelkurmay'ın açıklamasından bir gün sonra Ceylanpınar’ın karşısındaki Serêkaniyê kentindeki YPG Komutanlığı, Genelkurmay’ın açıklamasının doğru olmadığını duyurdu. YPD, Türkiye 'ye yönelik herhangi bir saldırı gerçekleştirmediklerini yaralı veya yaşamını yitiren bir YPG'li olmadığını bildirdi. Serêkaniyê Binxet Halk Meclisi Başkanı Ferec Mihemed de yine bölgenin kaçakçıların kullandığı bir bölge olduğunu, olay ile PYD ve YPG'nin ilişkilendirilmesinin maksadını sorguladıklarını söyledi. Resmi yetkililer ve YPG dışında yerel kaynaklara dayandırılan haberlerde ise saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirildiği ileri sürüldü. Fırat Haber Ajansı'nın Gazeteci Seyit Evran'a dayandırarak verdiği haberde, 'Evran'ın IŞİD'e yakın kaynaklara dayandırarak verdiği bilgilere göre, saldırının IŞİD tarafından düzenlendiği ve saldırının IŞİD tarafından resmi olarak üstlendiğini açıkladı' denildi. İlk gün 'kaçakçılar' diyen Şanlıurfa Valisi, Genelkurmay açıklamasından sonra tamamen farklı bir açıklama yaptı. Üstüne üstlük PKK/PYD ile çatışmaların bölgede halen devam ettiğini duyuran vali şunları söyledi: 'Olay taze şu an çatışma devam ediyor. Ceylanpınar ilçesine bağlı Aşağı Doruklu köyünde 2 veya 3 kişi tahmin ediyoruz PYD, PKK teröristlerle çatışma devam ediyor. Şu anda bir şey diyemiyorum, bizde herhangi bir yaralı yok, orası her anlamda takviye edilmiştir' dedi.Radikal | Posta
Reklam