Game of Thrones Emojileri Yolda
Geçtiğimiz hafta ortaya çıkan Seinfeld emojileriyle birlikte daha da popüler olan emoji ailesine Game of Thrones karakterleri de katılıyor. Henüz yapım aşamasında olan Game of Thrones emojilerinin önizlemeleri paylaşıldı. Bantmag
Otomobilde Kablosuz Şarj Yaygınlaşıyor
Elektronik cihazları kablosuz olarak şarj etme teknolojisi otomobillerde yaygınlaşmaya başlıyor. General Motors'un ardından Cadillac da yeni araçlarında bu teknolojinin bulanacağını açıkladı. İlk başlarda ev ve iş yeri kullanımı için düşünülen kablosuz şarj teknolojisinin bir sonraki hedefinin otomobiller olacağı tahmin ediliyordu. Bu tahmin boşa çıkmadı. ABD'li otomobil üreticisi Cadillac'ın 2015 model ATS modellerinde kablosuz şarj özelliği bulunacak. Otomobillerde tercih edilen kablosuz şarj standardı ise Powermat oldu. Rakibi Qi kadar yayın olmayan bu teknolojide birkaç santimetreden uyumlu cihazlar şarj edilebiliyor. Cadillac'ın ATS modelinde yer alan multimedya sisteminin arkasına konumlandırılan kablosuz şarj istasyonu hareket halinde iken telefon ve benzeri cihazları şarj etme imkanı sunuyor. İlk olarak ATS modelinde yer alacak teknolojinin aylarda Cadillac'ın CTS ve Escalade modellerinde de yer alacağı açıklandı. Powermat ve Qi var Powermat sistemi standart olarak telefonlarda bulunan bir özellik değil. Bu sistem ayrıca rakibi Qi kadar yaygın bir teknoloji değil. Birçok telefona sonradan takılabilen ek aksesuarlarla bu özellik kazandırılabiliyor. Powermat teknolojisi daha önce General Motors'un Chevy Volt modelinde de opsiyon olarak kullanılabiliyordu. Powermat teknoloji aynı zamanda ABD'de bazı Starbucks kahve zincirlerinde de kullanılıyor. Al Jazeera
Engelli Genç 5 Gündür Kayıp
Aydın'ın Kuşadası ilçesinde 5 gündür kayıp olduğu bildirilen 16 yaşındaki Süleyman Özçelik için polis ve AKUT ekipleri arama çalışması başlattı. Zihinsel engelli olan 16 yaşındaki Süleyman Özçelik'ten 5 gündür haber yok. Çocuğunun bulunması için ilgili yerlere başvuran anne Vasfiye Özçelik, oğlunun zihinsel engelli olduğunu ve 5 gün önce kaybolduğunu söyledi. Özçelik, 24 Temmuz günü, açık olan kapıdan çıktığını düşündüğü oğlunu kendi imkanlarıyla bulamadığını dile getirerek, yetkililerden yardım istedi. Oğlunun zihinsel engelli olduğunu gözyaşları içinde hatırlatan anne 'Benim oğlum birinden ne ekmek, ne su isteyebilir. Tuvaletini bile kendisi yapamaz. Bütün temel ihtiyaçlarını ben karşılıyordum. Kaybolduğunun ertesi günü emniyete giderek çocuğumun kaybolduğunu bildirdim' dedi. 'EN SON CANDAN TARHAN BULVARI'NDA GÖRÜLDÜ' Vasfiye Özçelik emniyet tarafından kamera kayıtlarının incelendiğini ve Süleyman'ın en son Candan Tarhan Bulvarı'ndaki dolmuş durakları yakınında görüldüğünü ileri sürdü. Caddelerde oğlunu arayan Özçelik, 'Bir Allah'ın kulu demiyor ki ben gördüm. Sanki benim oğlum oradan uçtu gitti. Bütün Türkiye'ye yalvarıyorum benim çocuğumu bulsunlar. Benim çocuğum 2 gün daha böyle kalırsa yaşayamaz' dedi. Kuşadası Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ise anne Özçelik'in müracaatının ardından gerekli çalışmaların başlatıldığını ve bu kapsamda MOBESE kayıtlarının incelendiğini belirtti. AKUT DA ARIYOR Bu arada AKUT Kuşadası ekibi gönüllüsü Ahmet Nejat Orçan, engelli genci bulmak için çalışma başlattıklarını bildirdi. Geniş bir alanı taradıklarını belirten Orçan, şunları söyledi: 'Öz bakımını gerçekleştiremeyecek kadar özürlü, kendisini ifade edemiyor, konuşamıyor, herhangi bir şekilde bilinçli hareket kabiliyetine sahip değil. Kuşadası genelinde yapılan aramalarda sonuç alınamamış. Dolayısıyla biz de polis teşkilatına ve aileye yardım ve destek olabilmek adına bu arama faaliyetine katılmak istedik. Arama çalışmalarına deniz bölgesinde de başlayacağız.'AA
Mahkeme Polisleri Dinlemeden Karar Verecek
22 Temmuz soruşturmasında mahkeme, ifadesi alınmayan şüphelilerin, dinlenilmeyerek dosya üzerinden karar verilmesine, dosyanın kapsamlı oluşu gözetilerek kararın saat 21.00'da tüm şüpheli ve avukatlarının yüzlerine adliyenin en geniş salonunda okunmasına karar verdi. Toplam 49 şüpheli polis memuru için 26 Temmuz 2014 tarihinde saat 13.00'te sorgulamanın başlandığı belirtilen kararda 32 şüphelinin sorgusunun tamamlandığı, geriye 17 şüphelinin kaldığı açıklandı. Kararın bundan sonraki bölümünde 'Ancak gelinen süreçte şüpheli müdafilerinin savunma yaptırmamaları konusunda direnç gösterdikleri, sürekli talepler olduğu, bu talepler reddedilmesine rağmen bu taleplerin bir sonunun gelmediği, sağlıklı ve güvenli sorgu ortamının kalmadığı, bugüne kadar tüm uğraşlara rağmen bir güven ortamının sağlanamadığı, sorgulamanın gereksiz ve yersiz taleplerle kilitlendiği görüldü.' ifadesine yer verildi.Dinlenmeyen şüphelilerin dinlenilmeyerek dosya üzerinden karar tesisine kararı verilen ara kararda 'Dosyanın kapsamlı oluşu gözetilerek kararın saat 21.00'de tüm şüpheli ve müdafilerinin yüzlerine karşı adliyenen en geniş salonunda okunmasına karar verildi.' denildi. Bu nedenle duruşma salonunun boşaltılmasını da karara bağlayan hakim Çiçek, gerekli güvenlik önlemleri için emniyet birimlerine yazı yazılmasına hükmetti.Alınan kararın hukuksuz olduğunu belirten avukatların, birazdan adliye önünde bu konuya ilişkin basın açıklaması yapması bekleniyor.Cihan
Gazze'de Ateşkes Belirsizliği
Filistin Kurtuluş Örgütü, Hamas ve İslami Cihat'ın görüşmeleri sonrası, 24 saatlik ateşkes önerisi yaptığını açıkladı. Filistin Kurtuluş Örgütü Genel Sekreteri Yaser Abed Rabbo, Filistin tarafının, insani gerekçeler nedeniyle 24 saatlik ateşkese hazır olduklarını açıkladı. Ancak açıklamadan kısa süre sonra Hamas, yeni bir açıklama yaparak ateşkes önerisinde bulunmadıklarını ve Filistin Kurtuluş Örgütü'nün kendilerini temsil etmediğini belirtti. İsrail, 10 askerinin daha hayatını kaybetmesinin ardından, son 24 saat içinde saldırılarını artırarak, dün geceden itibaren Gazze Şeridi'nde çok sayıda hedefi vurdu. Hedefler arasında, Gazze'nin tek elektrik santralinin de olduğu bildiriliyor. Filistin sağlık görevlileri, sabahın erken saatlerinde hız kazanan saldırılarda aralarında çok sayıda çocuğun olduğu en az 26 kişinin öldüğünü açıkladı. Salı sabah saatlerinde, Gazze Şeridi'nin tek elektrik santralinin vurulduğu ve santralin buhar jeneratörü ve yakıt tankının ağır hasar aldığı bildiriliyor. Elektrik santraliyle Gazze'deki hanelerin yaklaşık üçte birinin elektrik ihtiyacı karşılanıyordu. İsrail'in devam eden operasyonunda, bugüne kadar hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 1100'ü geçerken, İsrail’de de 53 askerin öldüğü bildiriliyor. 'Kuduz köpek gibi ‘ İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney, televizyondan yaptığı konuşmada, İsrail'in Gazze'de, ‘kuduz bir köpek, yabani bir kurt' gibi davranarak, masumları ve çocukları hedef aldığını savundu. Hamaney, İslam dünyasına, Filistinlilerin İsrail ile mücadele edebilmeleri için silahlandırılmalarına destek verme çağrısı yaptı. İspanyol sanatçılardan hükümete mektup İsrail'in Gazze'de düzenlediği operasyon, dünyanın farklı yerlerinde protesto edilirken, protestolara sanatçılar da destek veriyor. İspanya'da aralarında Penelope Cruz ve Javier Bardem'in de bulunduğu 100’den fazla sanatçı, açık bir mektup yazarak, İspanyol hükümetini ve Avrupa Birliği’ni İsrail devletini kınamaya çağırdı. İsrail'in ‘soykırım' yaptığını belirten sanatçılar, Gazze'deki ablukanın kaldırılması ve Filistinlilere insani yardım malzemeleri sağlanması gerektiğini belirtti. Deutsche Welle Türkçe
Haşmetli Devletimizden 25 Fantastik Açıklama
'TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman 'Bizim hızlı trenimiz yok, bu normal tren. Ama 'normal tren yaptık gelin binin' desek ilgi çekmezdi. Hızlandırılmış tren diyerek, yolcu ilgisi çekildi. Bunda da başarılı olundu' dedi. ' 09 Ağustos 2004 - [Haberin Tamamı]
Gazze Saldırısı ve Yahudilere Yönelik Ayrımcılığa Karşı Ortak Bildiri
Aralarında akademisyen, yazar, aydın, sanatçı, avukat, gazeteci ve aktivistlerin yer aldığı çok sayıda isim, İsrail'in Gazze'ye yönelik devam eden saldırılarına ve Yahudilere yönelik ırkçı tavırlara karşı ortak bildiri yayınladı. İsrail'in Filistin'e yönelik devam eden saldırılarına karşı aralarında Adnan Özyalçıner, Ali Akay, Alin Taşçıyan, Baskın Oran, Cengiz Aktar, Cezmi Yakar, Ergin Cinmen, Ferhat Kentel, Fuat Keyman, Gencay Gürsoy, Gülsüm Cengiz , Hüda Kaya, Hülya Gülbahar , Hüseyin Karabey, Karin Karakaşlı, Kerem Kabadayı, Ohannes Kılıçdağı, Oya Baydar'ın bulunduğu akademi, yazın, sanat, hukuk, medya dünyasından çok sayıda ismin imza attığı bildiride “İsrail'in zalimliğinin Yahudilere yönelik ırkçı tavırları hiçbir biçimde meşrulaştırmayacağını ilan ediyoruz' deniyor. Bildiri metni şöyle: “İşgalci İsrail Devleti, Gazze Şeridi'ni bombalıyor. Aileler yok ediliyor. Katliamcı için ölenin asker ya da sivil olması fark etmiyor. Dünya halkları Filistin halkına güç kuvvet olmak, yanında olduğunu göstermek için günlerdir ayakta.” Bizler de, Türkiyeli Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Ermeni, Alevi, Ateist, Sosyalist ve diğer pek çok kimlikten insanlar olarak, İsrail'in katliamlarına dur demek için bir araya geldik. Öncelikli olarak katliamın durdurulması ve ablukanın kaldırılması, bütün hukuksuz yerleşim birimlerinin dağıtılması ve apartheid rejiminin sonlandırılması, tarihi Filistin topraklarında dini, kavmi, ırkı ne olursa olsun her insanın tam vatandaş olduğu ve bir arada yaşayabildiği özgür ve adil bir Filistin'in kurulması için çağrımız daim olacak Aynı şekilde bizler, haklı ve onurlu tavırların, ırkçı, azınlık düşmanı ve kolektif cezalandırmayı savunan söylemlerle lekelenmesini istemiyoruz; İsrail'in zalimliğinin Yahudilere yönelik ırkçı tavırları hiçbir biçimde meşrulaştırmayacağını ilan ediyoruz.' Agos
18 Fotoğrafla Normandiya Sahillerinin 70 Yıllık Dünü ve Bugünü
http://www.suatsaygin.net/normandiya-sahillerinin-70-yili-ve-toki-sorunsali/ Normandiya Çıkarması, 2. Dünya Savaşı’nda Haziran-Eylül 1944 arası müttefik devletlerin Almanya’ya karşı giriştiği hücum harekatıdır. 15 binden fazla askerin ölü,yaralı ve esir olduğu bu çıkarma oldukça ünlüdür ve savaşın seyrini değiştirmiştir. Fransa’da bulunan Normandiya ile ilgili filmler de çekilmiştir: En Uzun Gün (The Longest Day), (1962) Er Ryan’ı Kurtarmak (Saving the Private Ryan), (1998) Kardeşler Takımı (Band Of Brothers), (2001) Üzerinden 70 yıl geçen bu sahillerin aynen korunduğunu gösteren 18 fotoğrafı eski ve yeni haliyle beğeninize sunuyorum. Bizim ülkemizde yaşanan TOKİ sorunsalı ve düzensiz kentleşme ile doğduğumuz evlerin yerinde yeller eserken bombalanmış evlerini bile aynen korumuşlar. Suçu sadece TOKİ’ye atmamak gerek aslında. Toplum olarak kültür ve sanat alanında Avrupa kadar gelişemediğimiz için estetikten uzak yaşamamız normal. İngiltere’de kentli sayılmak için aynı evde 150 yıldır oturulması gerektiği söylenir. Bizim o seviyeye gelmemiz için epey yol katetmemiz lazım sanırım. Normandiya’ya geçmeden önce Bursa Doğanbey Toki görselini paylaşmak isterim:
Polis Avukatlarından Protesto
22 Temmuz operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 49 polisten 28'inin sorgusu tamamlandı. Kalan 21 polisin sorgusunda usûl krizi yaşanıyor. Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan iki soruşturmadan biri olan 'casusluk' soruşturmasında, tutuklanmaları istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen şüpheli polislerden kalan 21 kişinin sorgusuna sabah 9.30'da başlanacağı açıklanmıştı. Ancak avukatların mahkeme salonuna 11.45'te gelmesi hem sorgunun geç başlamasına hem de yeni bir krize neden oldu. Sorgu sırası gelen polis memuru Hasan Basri Kahraman'ın avukatlarının gecikmesi nedeniyle hakim İslam Çiçek, polis tutanaklarının ve savcılık beyanlarının okunmadan sorguya geçilmesine karar verdi. Avukatlar ise bunun usûle uygun olmadığını savundu. Sanık avukatlarından Ömer Turanlı, hakim İslam Çiçek'in tutanakları okutturmadan işlemleri tamamlamak istediğini, ifade tutanaklarının mahkeme önünde CMKya göre okunması gerektiğini belirterek itiraz ettiğini söylefi. Daha sonra avukatlar Murat Akkoç, Ahmet Özer ve İsmail Yanar cüppelerini çıkarıp duruşmayı terk etti. Bunun üzerine hakim Çiçek Baro'dan avukat çağırdı. Çiçek'in gelecek yeni avukatlarla kalan 21 şüphelinin yargılamasını sürdürmek istediği belirtildi. Soruşturmada toplam 49 polis tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. 28 polisin sorgusu gece saatlerinde tamamlandı. 'Birtakım tatsızlıklar...' Sorgusu tamamlanan polislerden biri de İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün... Atayün'ün sorgusunun ardından gazetecilere bir açıklama yapan avukatı Ömer Turanlı, sorgu işlemlerinde 'birtakım tatsızlıklar' yaşandığını belirterek, 'Yaşanan tatsızlıkları mahkeme zabıtlarına yansıtmaya çalıştık. Fakat bu sorgu işleminde, aynı Emniyet Müdürlüğü'ndeki gibi sıkıntılar burada da yaşandı. Atayün'ün gözaltı süresi dolduğu için emniyette ifadesi tamamlanamadı. Mahkeme sorgusunda ise dosya ve delilleri tamamen müvekkilimize inceletilemedi' dedi. Avukat Turanlı mahkemede 'Bir saatte savunmanızı bitiriyorsanız bitirin, bitirmiyorsanız hukukun gereğini yapacağım' denildiğini, müvekkilini savunmak için tanınan yasal hakların kısıtlandığını iddia etti. Avukat Turanlı, ayrıca, 'Duruşma salonunun önünde yüzlerce Terörle Mücadele Şubesi polisi vardı. 50 avukat varsa, 500 tane de polis var. Bu psikolojiyle duruşmaya girdik. Bu psikolojiyle savunma yaptık. Bu psikolojiyle yapılan savunma hukuken geçerli değildir, batıldır. Balyoz ve Ergenekon'daki taşkınlığın binde biri bile burada olmadı. Bu kadar polise ne gerek var?' dedi. 8,5 saat süren sorgu 22 Temmuz operasyonu kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen, aralarında İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün'ün de bulunduğu 49 kişinin sorgusuna saat 10.00'da başlandı. Atayün'ün sorgusu yaklaşık 8,5 saat sürdü. Saat 22.00 itibariyle 20 zanlının sorgusu tamamlandı. Sorgular devam ederken, zanlıların avukatları koridordaki polis sayısının azaltılması ve kurulan bariyerlerin kaldırılması için sorgulamayı yapan Hakim İslam Çiçek'e talepte bulundu. Ancak Hakim Çiçek, 'Güvenlik gerekçesi ile bu önlemler gerekli' yanıtı verince, avukatlar 'Bu koşullar altında müvekkillerimizin sorgusuna katılmayacağız' diyerek sorgulamalara girmediler. Avukatların bu durumu gazetecilere duyurmak için basın açıklaması yaptığı sırada, sorgulamanın sürdüğü kattaki polis sayısı azaltıldı ve bariyerler kaldırıldı. Mahkemeye sevk edilen 49 kişiden 12'sinin avukatı olan Murat Akkoç adliyenin önünde yapılan basın açıklamasında, baro odasından mahkeme salonuna kadar iki bariyer ve yaklaşık 200 de polis konulduğunu söyledi. Polislerin telefonları toplandı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gözaltındaki polislerin telefonlarının olmasını ve içeriden çektikleri fotoğrafları bu yolla paylaştıkları gerekçesiyle Adalet Bakanı’nı uyardığını söylemişti. Telefonların yeniden el konulması üzerine polislerin avukatları; “Hakkında el koyma kararı bulunmayan telefonlar, cumartesi gecesi gözaltı süresi dolunca müvekkillerimize iade edildi. Bu sabah yeniden kendilerinden alınarak bize teslim edildi, biz de adliyenin kapısında bekleyen ailelerine teslim ettik' dedi. Avukatlar telefonların yeniden sahiplerine verilmesi için dilekçe yazacaklarını söyledi. Hakan Şükür'den yanıt Başbakan Erdoğan, Hakan Şükür'ün de aralarında olduğu bağımsız milletvekillerinin gözaltındaki polisleri adliye nezarethanesinde ziyaret edip fotoğraf çektirmesini ve bunu sosyal medyada paylaşmasını eleştirmiş, bunun suç olduğunu söylemişti. Hakan Şükür bu eleştiriye Twitter'dan yanıt verdi. Şükür mesajında, HDP milletvekillerinin İmralı Cezaevi'nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile çektirdiği fotoğrafı koyarak, 'Kimi vekillerin zanlılarla fotoğraf çektirmesi suç, kimi vekillerin hükümlüyle fotoğraf çektirmesi değil, öyle mi?' diye yazdı. Polislerin aileleri adliye önünde bayramlaştı 22 Temmuz Operasyonu kapsamında gözaltında bulunan 49 kişinin aileleri Ramazan Bayramı'nın ilk gününü adliye önünde geçirdi. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde sabah saatlerinden itibaren toplanmaya başlayan aileler sıraya girerek bayramlaştılar. Adliye girişinin çevik kuvvet ekiplerince barikatla kapatılması üzerine aileler basın açıklamalarının yapılmasına izin verilen geniş bir alanda bayramlaştı. Masalar kurarak tatlılar, çikolatalar ikram eden ailelerle bayramlaşmaya, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilip serbest bırakılan Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit de katıldı. Meslekte 14 yılını doldurduğunu ve ilk defa bir mahkeme aşamasına şahit olduğunu belirten Yiğit, 'Sadece işimizi yaptığımıza inanıyoruz. Yaşamak istemediğimiz şeyleri yaşadık' dedi. Kaynak: DHA
Bilimin Çözemediği İddia Edilen 10 Garip Gizem
Orta Amerika ülkesindeki dev taş küreleri kimin neden yaptığı bilinmiyor. Birleşmiş Milletler’in Dünya Kültür Mirası statüsü vermeye hazırlandığı gizemli “Kosta Rika taş küreleri”, uçuk spekülasyonlara konu olmayı sürdürüyor.Orta Amerika’da hem Atlantik hem de Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan küçük ülkenin çeşitli yerlerinde mükemmel biçimde yontulmuş, en büyüğü 2,7 metre çapında, 16 ton ağırlığında olan çok sayıda taş bulunuyor.Ne için yapıldıkları bilinmediğinden taş küreler ilk bilimsel raporlara konu oldukları 1930 yılından bu yana heyecan tacirlerinin düş güçlerini çalıştırıyor.Bu taşların “kayıp Atlantis uygarlığı”ndan kaldığını öne sürenler de var, 1960’ların modasına uygun olarak Dünya-dışı ziyaretçiler tarafından bırakılmış olduğunu savunanlar da. Kimi “uzman” bunları İngiltere’deki “Stonehenge” adlı dev taş anıtla, kimisi de Güney Pasifik’teki Easter Adası’ndaki kafa heykelleriyle ilşkilendiriyor.
Avrupa'nın En Ucuz 10 Şehri
Kaynak [birinfo.com](http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri//]([http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri](http://www.birinfo.com/Haber/Habergoster/Avrupa'n%C4%B1n%20En%20Ucuz%2010%20%C5%9Eehri/108)/)
Başbakan Madalyayı 'Memnuniyetle' İade Edecek
Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç , Başbakan Tayyip Erdoğan 'a verdiği Cesaret Madalyası'nı geri isteyen Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen 'a Başbakan adına bir mektup yazarak 'ödülü vermekten memnuniyet duyacaktır' dedi. '24 Temmuz'da yazmış olduğunuz mektuba cevaben aşağıdaki tespitleri size iletmem adına Başbakan tarafından yönlendirildim' diye başlayan mektupta Kılıç, “Erdoğan’ın madalyanın veriliş nedeni olan aşırıcılığa karşı mücadele, Filistin-İsrail sorununda iki devletli çözüm ve Türkiye’deki Yahudi toplumunun güvenliği konusunda aynı pozisyonunu koruduğu” ifadeleri yer aldı. Kılıç, “Erdoğan’dan İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı işgal, abluka ve yıkım politikasına ise gözünü kapatmasını beklenmemesi gerektiğini” ifade etti. Hürriyet’te yer alan habere göre, mektupta Amerikan Yahudi Kongresi’nden İsrail kınaması istenirken, şöyle denildi: 'Başbakan Erdoğan 2004'te verilen ödülü geri vermekten memnuniyet duyacaktır. Ancak bu ödülün yokluğu, Başbakan Erdoğan'ın terörizme karşı savaşını, İsrail-Filistin çatışmasına barışçıl çözüm bulma konusundaki çalışmalarını ve Türkiye'deki Musevi cemaatinin güvenlik ve iyiliğinin sağlanması çabalarını engellemeyecektir.' Başbakan Erdoğan'a Amerikan Yahudi Kongresi tarafından 2004 yılında verilen ödül, İsrail'in 7 Temmuz'da başlattığı Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından eleştiri konusu olmuştu. Bunun üzerine Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü bir bilgi notu hazırlayarak söz konusu ödülün geri verilmeyeceğini belirtmiş ve ödülün 'Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir mahiyette olduğu dönemde arz edildiği' hatırlatılmıştı. Yapılan açıklamada 'Bu ödüller, Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir mahiyette olduğu dönemde arz edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti gerek, İslamofobi gibi ırkçılık olarak gördüğü antisemitizm konusunda gerekse teröre karşı mücadele konusunda pozisyonunu aynen korumaktadır. Bu sebepten dolayı, Türkiye Cumhuriyeti İsrail’in devlet terörüne karşı çıkmaktadır' denilmişti. Bu açıklamadan birkaç gün sonra ise Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen tarafından gönderilen bir mektupla, ödül geri istenmişti. Bu mektupta 'Bizim ödülümüz, Yahudiler, Amerikalılar ve daha barışçıl bir dünya isteyen herkes için önemli konularda aldığı pozisyonla gerçek bir cesaret sergileyen ve bu nedenle Yahudi toplumu tarafından tanınmayı hak eden bir kişi içindi. Şimdiki pozisyonunuz, medyadan anlaşıldığı biçimde, nefret yayıcı ve Yahudilere yönelik saldırılarınız sizi onurlandırdığımız her şeyi sorgulamayı gerektiriyor. Bu yüzden ödülümüzü geri vermenizi istiyoruz' denilmişti. T24
Ümraniye'de Halk Otobüsü Kaza Yaptı: 20 Yaralı
Şile otoyolu Çekmeköy mevkiinde meydana gelen kazada, iddialara göre makas atarak ilerleyen otomobil sürücüsü önce başka bir otomobile ardından özel halk otobüsüne çarptı. Direksiyon hakimiyetini kaybeden özel halk otobüsü şoförü bariyerlere çarpıp 30 metre sürüklendikten sonra istinat duvarına çarparak durabildi. Kazada 2'si ağır 20 yolcu yaralandı.Geçtiğimiz pazar günü Kavacık'da yaşanan ve 4 kişinin ölümüne neden olan kazayı akıllara getiren trafik kazası Şile otoyolu Üsküdar istikameti Çekmeköy mevkiinde 13.00 sıralarında meydana geldi. İddialara göre, kullandığı 34 DG 2596 plakalı otomobille yolda makas atarak ilerleyen Onur Ö.(20), Kenan Ünaydın'ın kullandığı otomobile ardından da Osman Turgut idaresindeki, Sultanbeyli - Mecidiyeköy arasında sefer yapan özel halk otobüsüne çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otobüs, yol kenarındaki bariyerlere çarparak sürüklenmeye başladı. Bariyer üzerinde yaklaşık 30 metre sürüklenen otobüs, istinat duvarına çarparak durabildi.OTOBÜSTE CAN PAZARIOtobüsün sağ tarafının istinat duvarına yaslanması nedeniyle kapılar açılmadı. Otobüs yolcuları büyük panik yaşadı. Bazı yolcular, otobüsteki çekiçlerle camları kırdı. Yolcular yoldan geçenlerin de yardımıyla otobüsten dışarı çıktı. Kazada yaralanan yolcular yere oturarak ambulansın gelmesini bekledi.20 KİŞİ YARALANDIKaza ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yarası hafif olanlara olay yerinde müdahale etti, durumu ciddi olanlar ise çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazada, 2'si ağır 20 kişinin yaralandığı belirtildi.Polis kazaya neden olduğu iddia edilen Onur Ö. 'yü gözaltına alarak emniyete götürdü.KAZAYLA İLGİLİ AÇIKLAMAKazayla ilgili İstanbul Özel Halk Otobüsü Şirketleri'nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, 'Sultanbeyli-Topkapı seferini yapmakta olan C-762 KOD'lu Özel Halk Otobüsü Şile Otobanı Beşiktaş Nevzat Demir tesisleri yakınında seyrederken,yanındaki şeritte birbirine makas atan araçlardan birisi otobüsün sol ön tarafına çarpmıştır. Darbe dolayısıyla dengesini kaybeden otobüs,yan taraftaki duvara çarparak durabilmiştir. Olay yerinden alınan ilk bilgilerde 10 civarında yolcunun hafif yaralandığı ve çevre hastahanelerde tedavi altına alındığı öğrenilmiştir . Olayda yaralanan yolcularımıza acil şifalar diliyoruz. Kazayla ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir' denildi.Şile otoyolu Çekmeköy mevkiinde 20 yolcunun yaralandığı özel halk otobüsü kazası sonrası yaşananlar o sırada başka bir otobüsle yoldan geçen bir vatandaşın cep telefonuna yansıdı. Görüntülerde bazı yolcuların camdan çıkmaya çalıştığı görülüyor.Cengiz ÇOBAN- Ümit TÜRK- Murat DELİKLİTAŞ/ İSTANBUL, (DHA)