onedio
Polis Avukatlarından Protesto
22 Temmuz operasyonunda gözaltına alınan ve tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen 49 polisten 28'inin sorgusu tamamlandı. Kalan 21 polisin sorgusunda usûl krizi yaşanıyor. Gülen Cemaati'ne yönelik başlatılan iki soruşturmadan biri olan 'casusluk' soruşturmasında, tutuklanmaları istemiyle nöbetçi hakimliğe sevk edilen şüpheli polislerden kalan 21 kişinin sorgusuna sabah 9.30'da başlanacağı açıklanmıştı. Ancak avukatların mahkeme salonuna 11.45'te gelmesi hem sorgunun geç başlamasına hem de yeni bir krize neden oldu. Sorgu sırası gelen polis memuru Hasan Basri Kahraman'ın avukatlarının gecikmesi nedeniyle hakim İslam Çiçek, polis tutanaklarının ve savcılık beyanlarının okunmadan sorguya geçilmesine karar verdi. Avukatlar ise bunun usûle uygun olmadığını savundu. Sanık avukatlarından Ömer Turanlı, hakim İslam Çiçek'in tutanakları okutturmadan işlemleri tamamlamak istediğini, ifade tutanaklarının mahkeme önünde CMKya göre okunması gerektiğini belirterek itiraz ettiğini söylefi. Daha sonra avukatlar Murat Akkoç, Ahmet Özer ve İsmail Yanar cüppelerini çıkarıp duruşmayı terk etti. Bunun üzerine hakim Çiçek Baro'dan avukat çağırdı. Çiçek'in gelecek yeni avukatlarla kalan 21 şüphelinin yargılamasını sürdürmek istediği belirtildi. Soruşturmada toplam 49 polis tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilmişti. 28 polisin sorgusu gece saatlerinde tamamlandı. 'Birtakım tatsızlıklar...' Sorgusu tamamlanan polislerden biri de İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün... Atayün'ün sorgusunun ardından gazetecilere bir açıklama yapan avukatı Ömer Turanlı, sorgu işlemlerinde 'birtakım tatsızlıklar' yaşandığını belirterek, 'Yaşanan tatsızlıkları mahkeme zabıtlarına yansıtmaya çalıştık. Fakat bu sorgu işleminde, aynı Emniyet Müdürlüğü'ndeki gibi sıkıntılar burada da yaşandı. Atayün'ün gözaltı süresi dolduğu için emniyette ifadesi tamamlanamadı. Mahkeme sorgusunda ise dosya ve delilleri tamamen müvekkilimize inceletilemedi' dedi. Avukat Turanlı mahkemede 'Bir saatte savunmanızı bitiriyorsanız bitirin, bitirmiyorsanız hukukun gereğini yapacağım' denildiğini, müvekkilini savunmak için tanınan yasal hakların kısıtlandığını iddia etti. Avukat Turanlı, ayrıca, 'Duruşma salonunun önünde yüzlerce Terörle Mücadele Şubesi polisi vardı. 50 avukat varsa, 500 tane de polis var. Bu psikolojiyle duruşmaya girdik. Bu psikolojiyle savunma yaptık. Bu psikolojiyle yapılan savunma hukuken geçerli değildir, batıldır. Balyoz ve Ergenekon'daki taşkınlığın binde biri bile burada olmadı. Bu kadar polise ne gerek var?' dedi. 8,5 saat süren sorgu 22 Temmuz operasyonu kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen, aralarında İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdürü Yurt Atayün'ün de bulunduğu 49 kişinin sorgusuna saat 10.00'da başlandı. Atayün'ün sorgusu yaklaşık 8,5 saat sürdü. Saat 22.00 itibariyle 20 zanlının sorgusu tamamlandı. Sorgular devam ederken, zanlıların avukatları koridordaki polis sayısının azaltılması ve kurulan bariyerlerin kaldırılması için sorgulamayı yapan Hakim İslam Çiçek'e talepte bulundu. Ancak Hakim Çiçek, 'Güvenlik gerekçesi ile bu önlemler gerekli' yanıtı verince, avukatlar 'Bu koşullar altında müvekkillerimizin sorgusuna katılmayacağız' diyerek sorgulamalara girmediler. Avukatların bu durumu gazetecilere duyurmak için basın açıklaması yaptığı sırada, sorgulamanın sürdüğü kattaki polis sayısı azaltıldı ve bariyerler kaldırıldı. Mahkemeye sevk edilen 49 kişiden 12'sinin avukatı olan Murat Akkoç adliyenin önünde yapılan basın açıklamasında, baro odasından mahkeme salonuna kadar iki bariyer ve yaklaşık 200 de polis konulduğunu söyledi. Polislerin telefonları toplandı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gözaltındaki polislerin telefonlarının olmasını ve içeriden çektikleri fotoğrafları bu yolla paylaştıkları gerekçesiyle Adalet Bakanı’nı uyardığını söylemişti. Telefonların yeniden el konulması üzerine polislerin avukatları; “Hakkında el koyma kararı bulunmayan telefonlar, cumartesi gecesi gözaltı süresi dolunca müvekkillerimize iade edildi. Bu sabah yeniden kendilerinden alınarak bize teslim edildi, biz de adliyenin kapısında bekleyen ailelerine teslim ettik' dedi. Avukatlar telefonların yeniden sahiplerine verilmesi için dilekçe yazacaklarını söyledi. Hakan Şükür'den yanıt Başbakan Erdoğan, Hakan Şükür'ün de aralarında olduğu bağımsız milletvekillerinin gözaltındaki polisleri adliye nezarethanesinde ziyaret edip fotoğraf çektirmesini ve bunu sosyal medyada paylaşmasını eleştirmiş, bunun suç olduğunu söylemişti. Hakan Şükür bu eleştiriye Twitter'dan yanıt verdi. Şükür mesajında, HDP milletvekillerinin İmralı Cezaevi'nde PKK lideri Abdullah Öcalan ile çektirdiği fotoğrafı koyarak, 'Kimi vekillerin zanlılarla fotoğraf çektirmesi suç, kimi vekillerin hükümlüyle fotoğraf çektirmesi değil, öyle mi?' diye yazdı. Polislerin aileleri adliye önünde bayramlaştı 22 Temmuz Operasyonu kapsamında gözaltında bulunan 49 kişinin aileleri Ramazan Bayramı'nın ilk gününü adliye önünde geçirdi. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde sabah saatlerinden itibaren toplanmaya başlayan aileler sıraya girerek bayramlaştılar. Adliye girişinin çevik kuvvet ekiplerince barikatla kapatılması üzerine aileler basın açıklamalarının yapılmasına izin verilen geniş bir alanda bayramlaştı. Masalar kurarak tatlılar, çikolatalar ikram eden ailelerle bayramlaşmaya, tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilip serbest bırakılan Emniyet Amiri Kadri Cemil Yiğit de katıldı. Meslekte 14 yılını doldurduğunu ve ilk defa bir mahkeme aşamasına şahit olduğunu belirten Yiğit, 'Sadece işimizi yaptığımıza inanıyoruz. Yaşamak istemediğimiz şeyleri yaşadık' dedi. Kaynak: DHA
Bilimin Çözemediği İddia Edilen 10 Garip Gizem
Orta Amerika ülkesindeki dev taş küreleri kimin neden yaptığı bilinmiyor. Birleşmiş Milletler’in Dünya Kültür Mirası statüsü vermeye hazırlandığı gizemli “Kosta Rika taş küreleri”, uçuk spekülasyonlara konu olmayı sürdürüyor.Orta Amerika’da hem Atlantik hem de Pasifik Okyanusu’na kıyısı olan küçük ülkenin çeşitli yerlerinde mükemmel biçimde yontulmuş, en büyüğü 2,7 metre çapında, 16 ton ağırlığında olan çok sayıda taş bulunuyor.Ne için yapıldıkları bilinmediğinden taş küreler ilk bilimsel raporlara konu oldukları 1930 yılından bu yana heyecan tacirlerinin düş güçlerini çalıştırıyor.Bu taşların “kayıp Atlantis uygarlığı”ndan kaldığını öne sürenler de var, 1960’ların modasına uygun olarak Dünya-dışı ziyaretçiler tarafından bırakılmış olduğunu savunanlar da. Kimi “uzman” bunları İngiltere’deki “Stonehenge” adlı dev taş anıtla, kimisi de Güney Pasifik’teki Easter Adası’ndaki kafa heykelleriyle ilşkilendiriyor.
Avrupa'nın En Ucuz 10 Şehri
Kaynak [birinfo.com](http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri//]([http://birinfo.com/avrupanin-en-ucuz-10-sehri](http://www.birinfo.com/Haber/Habergoster/Avrupa'n%C4%B1n%20En%20Ucuz%2010%20%C5%9Eehri/108)/)
Başbakan Madalyayı 'Memnuniyetle' İade Edecek
Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç , Başbakan Tayyip Erdoğan 'a verdiği Cesaret Madalyası'nı geri isteyen Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen 'a Başbakan adına bir mektup yazarak 'ödülü vermekten memnuniyet duyacaktır' dedi. '24 Temmuz'da yazmış olduğunuz mektuba cevaben aşağıdaki tespitleri size iletmem adına Başbakan tarafından yönlendirildim' diye başlayan mektupta Kılıç, “Erdoğan’ın madalyanın veriliş nedeni olan aşırıcılığa karşı mücadele, Filistin-İsrail sorununda iki devletli çözüm ve Türkiye’deki Yahudi toplumunun güvenliği konusunda aynı pozisyonunu koruduğu” ifadeleri yer aldı. Kılıç, “Erdoğan’dan İsrail’in Filistinlilere yönelik uyguladığı işgal, abluka ve yıkım politikasına ise gözünü kapatmasını beklenmemesi gerektiğini” ifade etti. Hürriyet’te yer alan habere göre, mektupta Amerikan Yahudi Kongresi’nden İsrail kınaması istenirken, şöyle denildi: 'Başbakan Erdoğan 2004'te verilen ödülü geri vermekten memnuniyet duyacaktır. Ancak bu ödülün yokluğu, Başbakan Erdoğan'ın terörizme karşı savaşını, İsrail-Filistin çatışmasına barışçıl çözüm bulma konusundaki çalışmalarını ve Türkiye'deki Musevi cemaatinin güvenlik ve iyiliğinin sağlanması çabalarını engellemeyecektir.' Başbakan Erdoğan'a Amerikan Yahudi Kongresi tarafından 2004 yılında verilen ödül, İsrail'in 7 Temmuz'da başlattığı Gazze'ye yönelik saldırılarının ardından eleştiri konusu olmuştu. Bunun üzerine Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü bir bilgi notu hazırlayarak söz konusu ödülün geri verilmeyeceğini belirtmiş ve ödülün 'Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir mahiyette olduğu dönemde arz edildiği' hatırlatılmıştı. Yapılan açıklamada 'Bu ödüller, Türkiye-İsrail ilişkilerinin farklı bir mahiyette olduğu dönemde arz edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti gerek, İslamofobi gibi ırkçılık olarak gördüğü antisemitizm konusunda gerekse teröre karşı mücadele konusunda pozisyonunu aynen korumaktadır. Bu sebepten dolayı, Türkiye Cumhuriyeti İsrail’in devlet terörüne karşı çıkmaktadır' denilmişti. Bu açıklamadan birkaç gün sonra ise Amerikan Yahudi Kongresi Başkanı Jack Rosen tarafından gönderilen bir mektupla, ödül geri istenmişti. Bu mektupta 'Bizim ödülümüz, Yahudiler, Amerikalılar ve daha barışçıl bir dünya isteyen herkes için önemli konularda aldığı pozisyonla gerçek bir cesaret sergileyen ve bu nedenle Yahudi toplumu tarafından tanınmayı hak eden bir kişi içindi. Şimdiki pozisyonunuz, medyadan anlaşıldığı biçimde, nefret yayıcı ve Yahudilere yönelik saldırılarınız sizi onurlandırdığımız her şeyi sorgulamayı gerektiriyor. Bu yüzden ödülümüzü geri vermenizi istiyoruz' denilmişti. T24
Ümraniye'de Halk Otobüsü Kaza Yaptı: 20 Yaralı
Şile otoyolu Çekmeköy mevkiinde meydana gelen kazada, iddialara göre makas atarak ilerleyen otomobil sürücüsü önce başka bir otomobile ardından özel halk otobüsüne çarptı. Direksiyon hakimiyetini kaybeden özel halk otobüsü şoförü bariyerlere çarpıp 30 metre sürüklendikten sonra istinat duvarına çarparak durabildi. Kazada 2'si ağır 20 yolcu yaralandı.Geçtiğimiz pazar günü Kavacık'da yaşanan ve 4 kişinin ölümüne neden olan kazayı akıllara getiren trafik kazası Şile otoyolu Üsküdar istikameti Çekmeköy mevkiinde 13.00 sıralarında meydana geldi. İddialara göre, kullandığı 34 DG 2596 plakalı otomobille yolda makas atarak ilerleyen Onur Ö.(20), Kenan Ünaydın'ın kullandığı otomobile ardından da Osman Turgut idaresindeki, Sultanbeyli - Mecidiyeköy arasında sefer yapan özel halk otobüsüne çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otobüs, yol kenarındaki bariyerlere çarparak sürüklenmeye başladı. Bariyer üzerinde yaklaşık 30 metre sürüklenen otobüs, istinat duvarına çarparak durabildi.OTOBÜSTE CAN PAZARIOtobüsün sağ tarafının istinat duvarına yaslanması nedeniyle kapılar açılmadı. Otobüs yolcuları büyük panik yaşadı. Bazı yolcular, otobüsteki çekiçlerle camları kırdı. Yolcular yoldan geçenlerin de yardımıyla otobüsten dışarı çıktı. Kazada yaralanan yolcular yere oturarak ambulansın gelmesini bekledi.20 KİŞİ YARALANDIKaza ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri yarası hafif olanlara olay yerinde müdahale etti, durumu ciddi olanlar ise çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kazada, 2'si ağır 20 kişinin yaralandığı belirtildi.Polis kazaya neden olduğu iddia edilen Onur Ö. 'yü gözaltına alarak emniyete götürdü.KAZAYLA İLGİLİ AÇIKLAMAKazayla ilgili İstanbul Özel Halk Otobüsü Şirketleri'nden yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, 'Sultanbeyli-Topkapı seferini yapmakta olan C-762 KOD'lu Özel Halk Otobüsü Şile Otobanı Beşiktaş Nevzat Demir tesisleri yakınında seyrederken,yanındaki şeritte birbirine makas atan araçlardan birisi otobüsün sol ön tarafına çarpmıştır. Darbe dolayısıyla dengesini kaybeden otobüs,yan taraftaki duvara çarparak durabilmiştir. Olay yerinden alınan ilk bilgilerde 10 civarında yolcunun hafif yaralandığı ve çevre hastahanelerde tedavi altına alındığı öğrenilmiştir . Olayda yaralanan yolcularımıza acil şifalar diliyoruz. Kazayla ilgili adli ve idari soruşturma devam etmektedir' denildi.Şile otoyolu Çekmeköy mevkiinde 20 yolcunun yaralandığı özel halk otobüsü kazası sonrası yaşananlar o sırada başka bir otobüsle yoldan geçen bir vatandaşın cep telefonuna yansıdı. Görüntülerde bazı yolcuların camdan çıkmaya çalıştığı görülüyor.Cengiz ÇOBAN- Ümit TÜRK- Murat DELİKLİTAŞ/ İSTANBUL, (DHA)
Reklam
'Soykırıma Sessiz Kalmanız Utanç Verici'
Oscar ödüllü İspanyol oyuncu Javier Bardem, İsrail’in Gazze saldırısını ve operasyona ses çıkarmayan Batılı ülkeleri sert bir dille eleştiren bir açık mektup kaleme aldı. Bardem, eldiario.es sitesinde yayımlanan açık mektubunda İsrail’in eylemlerini açıkça ‘ soykırım ‘ diye niteleyip, ‘ Avrupa Birliği’nin sessiz kalması nedeniyle utanç duyduğunu ‘ belirtti. Mektubun tam metni şöyle: Şu an Gazze’de yaşanan dehşetin karşısında mesafeli veya tarafsız durmanın HİÇBİR kabul edilebilir tarafı yok. Bu, hastane, ambulans ve terörist olduğu varsayılan çocukları da hedef alan, küçücük bir bölgeye suyu bile olmadan sıkıştırılmış çaresiz durumdaki bir halka karşı yürütülen bir işgal ve yok etme savaşı. Bunu anlamak ve meşrulaştırmak imkansız. Ve, Batılı ülkelerin böylesi bir soykırıma izin vermesi utanç verici. Yahudi halkının geçmişte yaşadığı bütün korkunç olaylar göz önünde bulundurulduğunda daha da gaddar ve akılalmaz hale gelen bu barbarlığı anlayamıyorum. ABD, AB ve İspanya’nın utanç verici tavrını sadece jeopolitik ittifaklar, işdünyasının o ikiyüzlü maskesi, sözgelimi silah satışı açıklayabilir. Bazılarının, her zamanki gibi, fikrimi açıklama hakkımı kişisel saldırılarla itibarsızlaştıracağını biliyorum. Bu nedenle, şu noktalara açıklık getirmek istiyorum: Evet, oğlum bir Yahudi hastanesinde doğdu çünkü Yahudi olan çok yakın dostlarım var ve çünkü, Yahudi olmak bu katliamı otomatik biçimde desteklediğiniz anlamına gelmiyor. Tıpkı İbrani olmanın Siyonist olduğunuz anlamına gelmediği, Filistinli olmanın sizi otomatikman bir Hamas teröristi yapmadığı gibi. Böyle düşünmek, Alman olmanın Nazi olmak anlamına geldiğini söylemek kadar absürd. Evet, bu tür müdahalelere ve saldırganca siyasete karşı çıkan bir dizi Yahudi arkadaşımın ve tanıdığımın bulunduğu ABD’de çalışıyorum. O arkadaşlarımdan biri bana dün telefonda, ”Çocukları öldürürken yaptığının kendini savunmak olduğunu söyleyemezsin” diyordu. Ve ABD’de, çelişen görüşlerimi tartıştığım başkaları da var. Evet, ben Avrupalıyım ve sessizliği, mutlak utanmazlığıyla beni temsil ettiğini savunan Avrupa Birliği’nden utanıyorum. Evet İspanya’da yaşıyorum, vergilerimi ödüyorum ve paramın, masum çocukları öldürerek zengin olan diğer ülkelerle birlikte silah endüstrisini ve bu barbarlığı destekleyen politikaların finanse edilmesi için kullanılmasını istemiyorum. Bu durum dehşet verici. Öldürenlerin kalplerinde şefkat bulmalarını ve daha nefretle şiddet doğurmaktan başka işe yaramayan bu ölümcül zehirden arınmalarını ümit edebiliyorum sadece. Ve, tek hayalleri barış ve birlikte yaşam olan İsrailli ve Filistinlilerin bir gün birlikte bir çözüm bulmalarını… Javier BardemDiken
Adım Adım 15 Maddede Filistin Sorunu
Filistinlilerin tarihi kökenleri M.Ö 12. yüzyılda Anadolu, Kıbrıs, Suriye ve Mısır'a saldıran, Mısırlılarla yapılan savaştan sonra da bugünkü Tel Aviv - Gazze Şeridi arasındaki bölgeye yerleşen 'Filistililer' isimli bir deniz kavmine dayanmaktadır. Nitekim M.Ö 1150 yılında Mısır ve Asur kayıtlarında 'Peleset' veya 'Palashtu' isimleriyle bölgeye yerleşen bir kavimden bahsedilmektedir. Yunan Tarihçi Heredot M.Ö 5. yüzyılda yazdığı bir eserinde Fenike'den Mısır'a kadar olan sahil şeridinde yaşayan halkı  'Palaistínē' olara tanımlamaktadır. Heredot tarihinde Filistinliler ayrı bir etnik grup olarak yer almazken, o coğrafi bölgede yaşayan ve Fenikeli olmayan herkes için kullanılan ortak bir isimdir. Her ne kadar Filistinlilerin 'Ege' orjinli bir halk olduğu kabul edilse de, İsrail'de yaşayan Araplar ve Filistinliler üzerinde yapılan genetik analizler bölgede yaşayan tüm halkların prehistorik dönemden akrabalar olduğunu gösteriyor. Bir çalışmaya göre, İsrail'de yaşayan Yahudiler'in yüzde 70'i ile Filistinli Müslümanların yüzde 82'sinin Y Kromozomları aynı kromozom havuzundan gelmekte. Yedinci yüzyıldan sonra başlayan İslam hakimiyeti ile Filistinliler de  İslam ile tanışmış ve Arap kültürünün etkisi altına girmiştir. Bugün Filistinlilerin büyük çoğunluğu Müslüman olsa da, Hristiyan ve Yahudi Filistinliler de bulunmaktadır. Toplam nüfusu 11 milyon olan Filistinlilerin 4 milyon 420 bin 549'u Filistin Devleti sınırlarında, 1 milyon 658 bin kadarı da İsrail Devleti içerisinde yaşamaktadır. Kalan nüfus başta Ürdün olmak üzere dünyanın bir çok ülkesine yayılmış durumdadır.
Reklam
Size En Uygun Resmi Seçin, Kişiliğinizi Öğrenin!
Kendinizle ve çevrenizle ilgili düşüncelere etrafınızdaki çoğu kişiden daha sık ve daha derin bir şekilde dalıyorsunuz. Üstünkörü hareketler ve konuşmalardan nefret ediyorsunuz. Geyik muhabbeti yapmaktansa yalnız kalmayı tercih edebiliyorsunuz. Ama yakın arkadaşlarınızla olan ilişkileriniz o kadar kuvvetli ki bu da size ihtiyacınız olan uyumu ve gücü getiriyor. Yine de yalnız başına kalmaktan hiç sıkılmıyorsunuz.
LA Clippers'ın Satışına Yeşil Işık
Amerikan Ulusal Basketbol Ligi (NBA) takımlarından Los Angeles Clippers'ın satışına takımın eski sahibi Donald Sterling'in itirazlarına rağmen onay verildi. Bu karar sonrası Sterling'in eski eşi Shelly takımın Microsoft'un eski icra kurulu başkanı Steve Ballmer'e satmaya karar vermişti. Fakat Sterling bu satışa karşı çıkarak konuyu mahkemeye taşıdı. Davaya bakan mahkeme 2 milyar dolarlık satışa onay verdi. Dava Shelly Sterling'in eski eşinin akıl sağlığı ile ilgili aldığı raporun sahte olup olmamasına odaklandı. Donald Sterling, Mayıs ayında LA Clippers'ın takımın sahibi olan vakfın yönetim kurulundan iki doktorun “takımı yönetecek ruhsal durumu yok” hükmünde rapor vermesi sonrasında uzaklaştırılmıştı. Bunun sonrasında vakfın kontrolü Shelly Sterling'e geçmişti. Donald Sterling, takımın satışına önce onay vermesine karşı kararını değiştirmiş ve eşini zorla kendisini vakıf yönetiminden uzaklaştırmakla suçlamıştı. Kaliforniya'daki mahkeme Shelly Sterling'in satış konusunda yasalara uygun şekilde hareket ettiğini hükmetti. NBA yönetimi de mahkeme kararını memnuniyetle karşıladı ve satışın bir an önce gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Nisan ayında ortaya çıkan 10 dakikalık ses kaydında Sterling kız arkadaşı Stiviano'yu, Clippers'ın siyah oyuncuları ile arkadaşça fotoğraflarını internete koyduğu için eleştirdiği duyuluyordu. Bu ses kaydı sonrası Silver Sterling'in maksimum ceza olan 2,5 milyon dolara mahkum edilmiş ve ve NBA'den ihraç edilmişti.BBC Türkçe
Internet Explorer'a Saldıran Saldırana!
Internet Explorer'ın en tepede bulunduğu bu liste, Microsoft'un hiç hoşuna gitmeyecek! Tarayıcı pazarı her zaman büyük rekabete konu olagelmiştir. Google'ın Chrome'u, Apple'ın Safari'si, Microsfot'un Internet Explorer'ı ve elbette Mozilla'nın Firefox'u ya da diğer bağımsız geliştiricilerin tarayıcıları ücretsiz yazılımlar olsalar da, geliştiricilerin bu yazılımlar üzerinden çok büyük kazançlar elde ettiklerini biliyoruz. Fifefox'un standart arama motorunun Google olması karşılığında, Google'dan her yıl 300 milyon dolar alması, bu kazançlara küçük bir örnek... Ayrıca tarayıcılarda gösterilen reklamlar ve elbette gezinti verileri, kişisel bilgiler gibi dataların dijital piyasalardaki değerinin milyarlarca dolar olduğunu tahmin edebilirsiniz. Milyarlarca insanın kullandığı tarayıcılar aynı zamanda saldırganların da hedefinde bulunuyor. Bromium güvenlik şirketinin yaptığı araştırmaya göre, 2014'ün ilk yarısında en fazla saldırıya hedef olan,en fazla yama yayınlayan ve en fazla açık çıkaran tarayıcı IE oldu. Diğer tarayıcılar 2013'te yaşadıkları güvenlik sorunlarının oranını 2014'te yaklaşık yarı yarıya indirmeyi başarmışken, IE'nin 2014'ün ilk yarı performansı, 2013'tekiyle benzer oranda gerçekleşti, hatta biraz da arttı . Elbette Internet Explorer'ın bu kadar fazla saldırıya maruz kalması ve açıklarının ortaya çıkması, en fazla kullanılan tarayıcı olmasından kaynaklanıyor. Ancak bu kadar sık saldırıya uğrayan bir tarayıcının, geliştiricisi Microsoft tarafından daha sıkı bir güvenlik çemberi altına alınması gerekirken, açıkların ve sorunların sayısında azalma olmaması, kullanıcıları endişelendiren en önemli problem.Chiponline
Reklam
Cesedin Yanında Yemek Yediler
BARTIN'ın Amasra İlçesi'nde 39 yaşındaki Zafer Tabak, sahilde birlikte alkol aldığı arkadaşının, 'Sen bu denize giremezsin' demesi üzerine girdiği denizde boğuldu. Denizden çıkarılan Tabak'ın cesedi, savcı ve olay yeri inceleme ekibinin geç gelmesi nedeniyle yaklaşık 3 saat sahilde bekletildi. Bu sırada tatilciler yüzmeye ve güneşlenmeye devam ederken, bazıları da kahvaltı yaptı.Karabük'te oturan Zafer Tabak, gece 3 arkadaşıyla birlikte ilçedeki Küçük Liman sahiline geldi. 4 arkadaş, iddiaya göre sahilde alkol aldı. 2 kişi daha sonra uyumak için araçlarına gitti. 30 yaşındaki Hüseyin Yıldırım, görgü tanıklarının ifadesine göre Zafer Tabak'a, 'Sen bu denize giremezsin' dedi. 'Girersin, giremezsin' tartışmasının ardından Zafer Tabak, alkollü şekilde denize girdi. Tabak, kısa süre sonra gözden kayboldu. ARKADAŞI BAYGINLIK GEÇİRDİ Zafer Tabak, Amasra Sahil Güvenlik Komutanlığı dalgıç ekibi tarafından denizden çıkarıldı. Yakındaki sağlık ocağından gelen doktorun yaptığı kontrolde Tabak'ın öldüğü belirlendi. Tabak'ın cenazesi ceset torbasına konulurken, arkadaşı Hüseyin Yıldırım baygınlık geçirdi. Yıldırım'a sağlık ocağının doktoru müdahale etti. Ancak Yıldırım kendine gelmedi. Hüseyin Yıldırım, arkadaşının cesedinin yanında baygın şekilde 112 Acil Servis ekibinin gelmesini bekledi. Bir süre sonra gelen sağlık ekibi, Hüseyin Yıldırım'ı ambulansla Bartın Devlet Hastanesi'ne kaldırdı. YÜZMEYE, GÜNEŞLENMEYE DEVAM ETTİLER Şemsiyenin altına konulup etrafına güvenlik bandı çekilen ceset için de önce cumhuriyet savcısı, sonra da olay yeri inceleme ekibinin gelmesi beklendi. Bu sırada sahildeki tatilcilerin kimisi denizde yüzmeye, kimisi de güneşlenmeye devam etti. Bazı tatilciler de cesedin yanı başında kahvaltılarını yaptı. 'BİRASINDAN SON YUDUM ALDI DENİZE GİRDİ' Daha sonra gelen savcı, olay yerinde inceleme yaptı. Bir görgü tanığı savcıya iki arkadaşın iddiasını şöyle anlattı: 'İki arkadaş arasında, 'Sen bu suya girersin, giremezsin' muhabbeti çıktı. Boğulan bir şey demiyordu, zaten konuşamıyordu. Sonra arkadaşı bize baktı ve 'Abi bak görüyormusunuz giremiyor' dedi. Herhalde boğulan arkadaşın gruruna dokundu. Birasından son yudum aldı ve denize girdi. Tam denize girerken dengesini kaybedip düştü. Biz, 'arkadaşını denize sokma, bak durumu kötü' dedik. 'Buna bir şey olmaz. Biz birbirimizi tanıyoruz. Bu çok iyi yüzücüdür' dedi. Sonra boğulan arkadaşın yüzdüğünü gördük, sonra gözden kayboldu.' KAMYONET KASASINA KONULDU Savcı ve olay yeri inceleme ekibinin incelemesinin ardından ceset yaklaşık 3 saat sonra sahilden alındı. Ancak cenaze aracı ve ambulans bulunmaması nedeniyle Zafer Tabak'ın cesedi Amasra Belediyesi'ne ait kamyonetin kasasında Bartın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Karabük'te hizmetli olarak çalıştığı özel hastanenin kapanmasının ardından işsiz kaldığı öğrenilen Zafer Tabak'ın, 2 çocuğu bulunan eşinden 2 yıl önce boşandığı belirtildi. Tabak'ın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı. Ayhan ACAR/AMASRA (Bartın), (DHA)
Rüzgar Erkoçlar'u Askerlik Çağrısı
Cinsiyet değişikliği ameliyatı geçiren ve erkek olan oyuncu Rüzgar Erkoçlar, T24 sitesine yazdığı blog yazısında, ameliyat sonrasında askere çağrılma sürecinde yaşadıklarını anlattı.Rüzgar Erkoçlar, 'İnsanlığın rengi yoktur, buradayız alışın!' dediği yazısında askerliğe çağrılmasıyla ilgili yaşadığı süreci de anlattı. İşte o yazıdan askerlikle ilgili o bölüm... 'Değişikliğin ardından askerliğe davet! Psikiyatri süreci, hormon süreci, isim değiştirme, bir dizi operasyon derken, durum bu kadar zorlayıcı ve duygusal adaptasyon isteyen bir süreçken, daha da zorlaştırılmamalı. Bu gibi alanlarda çalışan insanların bilgi sahibi olması, bizim onları değil onların bizi yönlendirmesi gerekiyor. Askerlikle ilgili durum da böyle; sistemde cinsiyetiniz 'erkek' olarak değişince celp kâğıdınız eve geliyor. Ve bir dizi test, açıklama, psikiyatri, kadın doğum derken, heyet nihayet 'askerliğe elverişli değildir' raporunu veriyor. Zaten bir sürü operasyondan geçmiş bir durumdayken askerlik görevi için nasıl elverişli olabiliriz?.. Sistemde birçok şeyin düzeltilmesine ihtiyaç var. Buradayız alışın, arşınlamayın çalışın... 'CNN Türk
Caner Erkin, Dünyanın En İyi 50 Futbolcusu Listesinde
Cristiano Ronaldo bu senenin Goal 50 Listesi'ne adını en üst sıradan yazdırdı ve 2013-14 sezonunun en iyi oyuncusu seçildi. Portekizli yıldız, Goal 50 - 2014'te adını tepeye yazdırmanın 'gurur verici' olduğunu söyledi. Listeye Türkiye'den giren tek isimse, 47. sıradaki Fenerbahçeli Caner Erkin oldu. ZİRVEDE YİNE RONALDO VAR Real Madrid'in yıldız golcüsü, takımının La Decima rüyasını gerçekleştirirken Goal'ün bu yüksek prestijli ödülünü de üçüncü defa kazanmayı başardı. 29 yaşındaki yıldız, sezon içerisinde Kral Kupası'nı da omuzlarının üzerinde yükseltti. Kulüp ve ülke seviyelerinde de toplamda tam 51 gol attı! 'BENİM İÇİN GURUR VERİCİ' Geçtiğimiz sezon FIFA Ballon d'Or ödülüne layık görülen Ronaldo Goal 50 ödülünü aldıktan sonra, 'Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmem benim için gurur verici. Bu ödül için minnettarım. Real Madrid'de bulunan herkesin desteği olmasaydı bu ödüle ulaşmamın mümkün olmacağını düşünüyorum.' açıklamasını yaptı. ROBBEN İKİNCİ, MESSI ÜÇÜNCÜ SIRADA Goal 50'de Ronaldo'yu takip eden isim 'Uçan Hollandalı' Arjen Robben olurken, geçen yılın birincisi Lionel Messi, bu yıl üçüncü sırada yer buldu. 'RONALDO HARİKA BİR SEZON GEÇİRDİ' Goal.com Genel Yayın Yönetmeni Graham Shaw, 'Goal 50, epik bir sezon geçiren tüm oyuncuları bir araya getiren, çok kaliteli bir liste. Gerçekten futbola küresel bir bakış açısı sunuyor. Bu senenin kazananı olan Cristiano Ronaldo'yu tebrik ediyorum. Harika bir sezon geçirdi ve bu ödülü kesinlikle hak etti.'açıklamasını yaptı. CANER ERKİN DE LİSTEDE Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'nda forma giyemeyen Caner Erkin, buna rağmen bu küresel oylamadan çıkmayı başardı ve 47. oldu. Takımının şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Caner Erkin, kısa bir süre önce sarı lacivertlilerle olan sözleşmesini uzatmıştı. Goal 50 - 2013'teyse Galatasaraylı Burak Yılmaz yer almıştı. OYLAMA NASIL YAPILIYOR ? Dünyanın en büyük futbol sitesi olan Goal tarafından her yıl düzenli olarak belirlenen bu liste, futbolun en önemli ve prestijli ödülleri arasında yer alıyor. Goal 50 oylamasına 35 farklı edisyondan 600'den fazla Goal editörü katılıyor ve sezon boyunca en beğendikleri 50 oyuncuyu seçiyor. Tüm sonuçlar bir araya getirildikten sonra en iyi 50 isim belirleniyor. Böylece liste oldukça detaylı ve küresel bir çalışmanın ardından ortaya çıkıyor. sondakika.com
Reklam
İsrail Gazze'nin Tek Elektrik Santralini Vurdu
İsrail ordusu Gazze’nin tek elektrik santralini ve onu besleyen yakıt deposunu vurdu. Yani Gazze'de evler, hastaneler, okullar ve tüm yaşam alanları artık elektrikten yoksun. Saldırılar sona erse bile bu santralin tamir edilmesi aylar sürebilir. Gazze elektrik dağıtım şirketi yetkilisi Cemal Dardasavi, saldırı sonucu santrali kapatmak zorunda kaldıklarını söyledi. Santralde ve yakıt deposunda meydana gelen patlama sonucu geniş bir alanda evler hasar gördü ve yangın çıktı. Santralde çalışan 15 işçi de içeride kaldı. Toplam ölü sayısı bilinmiyor. Gazze’nin bu tek elektrik santrali vurulmadan önce elektrik hatlarının gördüğü hasar ve yakıt sıkıntısı sebebiyle bölgeye zaten günlük 3 saat elektrik sağlanıyordu. Santralde çıkan yangının yarattığı alev ve duman çok uzaklardan bile görülebiliyor. Gazze’ye elektrik sağlanamaması, yerleşim yerlerine ve resmi binalara şebeke suyu pompalanamaması anlamına geliyor. Bu saldırı aynı zamanda dünyaya zar zor sesini duyuran Gazze halkının daha da 'görünmez' hale gelmesi demek. İsrail ordusu Filistin'den yayın yapan Aksa TV'nin bulunduğu binayı da iki defa bombaladı, bina harabe haline geldi. Kaynak: Al Jazeera
Jet Fadıl'dan 170 Milyon Dolarlık Vurgun
'Maldivlerde erkek kadın ayrı tatil projesi' sloganı ile 60 bin kişiden para toplayan Fadıl Akgündüz'ün proje için ödeme yapmadığı, projenin bu yüzden iptal edildiği ortaya çıktı. 'Jet Fadıl' olarak bilinen Fadıl Akgündüz 'Maldivler'de Müslümanlara özel ada' projesinin iptal olduğu ortaya çıktı. Projenin ortağı Abdurrahman Akarsu, 'Fadıl Akgündüz 60 bin kişiden 170 milyon dolar topladı. Biz de ödemeleri yapmadığı için sözleşmeyi feshettik. Dolandırıcılık davası açacağız' dedi. Posta'da yer alan habere göre Akgündüz, Avrupa'daki Türkler'den 'Siirt'te otomobil fabrikası kuracağım' diye topladığı paralarla planladığı projesini gerçekleştirememişti. İstanbul Beylikdüzü'nde 600 dairelik konutu teslim edemedi ve binlerce kişi mağdur oldu. Jet Fadıl, son olarak da İstanbul Bayrampaşa'daki İslami devre mülk otel Caprice Gold'u hâlâ teslim etmedi. 170 MİLYON DOLARLIK YENİ VURGUN İstanbul'daki reklam panolarını 'Maldivlerde Müslümanlar'ın özel adası oluyor' afişleriyle donatan Fadıl Akgündüz, günlüğü 99 Avro'dan bu projenin satışına başlamıştı. Ancak projenin Mayıs ayı sonunda iptal olduğu ortaya çıktı. DOLANDIRICILIK DAVASI AÇILIYOR Projeye, Maldivler'deki ADK Grup adlı şirket ile birlikte ortak olan Abdurrahman Akarsu, '10 bin liraya satılması gereken yerleri para toplamak için bin liraya sattı. Para topladı ama bize olan yükümlülüklerini yerine getirmedi. Mahkeme kanalıyla sözleşmeyi feshettik. Ada ile artık Fadıl Akgündüz'ün ilgisi yok. Dolandırıcılık ve tazminat davası açacağız' dedi. Posta
Reklam
Şırnak'ta 1 Asker Şehit
Şırnak'ın Uludere ilçesinde vatani görevini yapan bir asker, arkadaşının silahının ateş alması sonucu şehit oldu. ŞIRNAK - Edinilen bilgiye göre, Bağlıca köyündeki Şırnak 48. Hudut Tugay Komutanlığı'na bağlı 5. Hudut Tabur Komutanlığı'nda, vatani görevini yapan piyade er Emin Daşçı (21) nöbet esnasında arkadaşına ait silahın ateşlenmesi sonucu vücuduna isabet eden kurşunla yaralandı. Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırılan Daşçı, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Daşçı'nın cesedi, Diyarbakır Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsinin ardından, toprağa verilmek üzere memleketi Uşak'ın Karahallı ilçesi Kavaklı köyüne gönderilecek. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. DHA
Kurt Cobain'in Hayatını Anlatan Filmin Çekimleri Seneye Başlıyor
Courtney Love açıkladı: Projede Krist Novoselic, Dave Grohl ve Frances Bean Cobain de yer alıyor! Çekimlerine 2015′te başlanacak Cobain biyografisinde henüz kimlerin rol alacağı netleşmiş değil. Düşündükleri bazı isimler olduğunu söyleyen Courtney Love, yine de net bir isim vermedi. 25 yaşlarında ve gerçekten iyi oyuncu olan isimlerin adayları arasında olduğunu söyleyen Love, aradıkları şeyin güzel bir yüzden fazlası olduğunu söyledi. Filmle ilgili çok heyecanlı olduğunu ama son kararları her zaman ajansların verdiğini söyleyen Love, kendisinin fikirlerine de danışıldığı için mutlu olduğunu belirtti. Söz konusu biyografik filmin dışında bir Kurt Cobain müzikali ve bir Kurt Cobain belgeseli de gündemde! Bantmag
Sosyal Medyada Arınç'a Tepki: #direnkahkaha
Başbakan Yarımcısı Bülent Arınç'ın, 'Kadın iffetli olacak. Mahrem-namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak' sözlerine sosyal medyadan tepki yağdı. Pek çok kadın Twitter hesabından gülerken ve kahkaha atarken çekilmiş fotoğrafını paylaştı. #direnkahkaha hashtag'i ise Twitter'da TT oldu.  İşte o tepkilerden bazıları...
Apple, Radyo Uygulaması Swell'i 30 Milyon Dolara Satın Aldı
Son çeyrek finansal sonuçlarının raporunu yayınlayan Apple, içinde bulunduğumuz mali yıl içerisinde 3 milyar dolarlık Beats satın alması da dahil toplam 29 satın alma yaptı. Bu satın almalara bir yenisi daha eklendi ve Apple, radyo uygulaması Swell ‘i satın aldı. Apple’ın, Swell için 30 milyon dolar civarında bir bedeli gözden çıkarmış olduğu söylenirken, Sweel’in daha önce Google Ventures, DFJ ve InterWest Partners gibi yatırımcılardan 7.2 milyon dolarlık bir yatırımı bulunuyor. İlk etapta sadece bir iOS uygulaması olarak çalışan Swell’in, Apple tarafından satın alınmasının sebebi ise Apple’ın iTunes gelirlerini bu tarz radyo uygulamaları aracılığıyla artırmak istemesi. Swell uygulaması, satın almanın ardından kapatılacak. Apple tarafından satın alınmadan önce, Android uygulamasının beta sürümünü test eden Swell, satın almayla birlikte Android sürümünü asla piyasaya çıkartmayacak. Bu da Apple’ın, Google Play ekosistemine bir çelme olarak nitelendirilebilir. Podcast ve radyo konusunda bir türlü aradığı başarıyı yakalayamayan Apple, yola satın alma yaparak büyümeye ve gelişmeye karar vermiş gibi gözüküyor. Webrazzi
Reklam