onedio
Fenerbahçe'den Tatsız Prova
Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe üçüncü hazırlık maçında son UEFA Avrupa Ligi şampiyonu Sevilla'ya 2-0 mağlup oldu. Fenerbahçe, 2014-2015 sezonu öncesi hazırlık maçlarına devam ediyor. Sarı-lacivertli ekip Danimarka'da geçtiğimiz sezon UEFA Avrupa Ligi'ni müzesine götüren Sevilla ile karşılaştı. Sevilla, Fenerbahçe'yi Vidal ve Aspas'ın golleriyle 2-0 mağlup ederken, Caner Erkin maçın uzatma dakikalarında kırmızı kart gördü. Stat: Brondby Fenerbahçe: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Bruno Alves, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Raul Meireles, Diego Ribas, Moussa Sow, Pierre Webo Teknik Direktör: Ersun Yanal Sevilla: Beto, Daniel Carrico, Nicolas Pareja, Federico Fazio, Alberto Moreno, Coke, Grzegorz Krychowiak, Denis Suarez, Vitolo Machin, Iago Aspas, Aleix Vidal Teknik Direktör: Unai Emery Goller: Dk. 38 Aleix Vidal, Dk. 50 Iago Aspas (Sevilla) Kırmızı Kart: Dk. 90+2 Caner Erkin (Fenerbahçe) Sarı Kartlar: Emre Belözoğlu, Mehmet Topal (Fenerbahçe) Karşılaşmadan dakikalar; 1' Ve karşılaşma Sevillalı futbolcuların vuruşu ile başladı 4' Karşılaşmaya daha etkili başlayan taraf Fenerbahçe oldu. Diego'nun orta sahada dağıttığı toplarla etkili olmaya çalışan Sarı-lacivertliler rakibini şu ana kadar kalesine yaklaştırmadı. 8' Denis Suarez, Emre Belözoğlu tarafından faulle durduruluyor.Sevilla takımı tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kazandı. 10' Sevilla son dakikalarda çok tehlikeli gelmeye başladı. Defans arasına koşu yapan isimleri topla buluşturan Sevilla gole çok yaklaştı fakat kaleci Volkan Demirel kalesine geçiş izni vermedi. 11' Hakemin uyarılarına rağmen itirazlarını sürdüren Emre Belözoğlu sarı kart gördü. 15' Sağ kanatta korner bayrağına yakın bir noktadan Caner'in ceza sahasına ortasını savunma. 17' Sevilla çok etkili geldi. Carrico'nun ceza sahasından çektiği sert şutu kaleci Volkan Demirel iki hamlede topun sahibi oldu. 24' Fenerbahçe'de sol kanattan harika bir bindirme yapan Caner Erkin tehlikeli bir orta yapmak istedi fakat top defansa çarpıp kornere çıktı. 26' Mehmet Topal önemli bir poziyonu değerlendiremiyor. Ceza sahası sol iç çaprazında Bruno Alves'in ortasıyla topla buluşan Mehmet Topal'ın şutu kaleyi bulmuyor. 29' Volkan kalesinde devleşti. Önde yakalanan Fenerbahçe savunmasının arkasında Vidal topla buluştu. Kaleciyle karşı karşıya kalan Vidal'in şutunu kaleci Volkan Demirel harika bir refleksle kornere çeldi. 33' Pierre Webo - Federico Fazio mücadelesinde hakem, Fenerbahçe yarı alanının ortalarında kaleye uzak bir mesafede Sevilla lehine faul kararı veriyor. 38' GOOLL! Sevilla, Aleix Vidal'in golü ile Fenerbahçe karşısında 1-0 öne geçti. Sol kanattan gelişen atakta tek pas yapan Sevilla takımında topla buluşan son isim Vidal oldu. Sevilla'nın yeni transferi Vidal'in penaltı noktasından çektiği şut ağlarla buluştu. 42' Coke ceza sahası sağ çaprazında ofsayt durumunda olduğundan hakem oyunu durduruyor. 45' Hakem karşılaşmanın ilk yarısını sona erdiren düdüğü çaldı. 46' Karşılaşmanın ikinci yarısı Fenerbahçeli futbolcuların vuruşu ile başladı. 48' İki takımın teknik direktörü de ikinci yarıya oyuncu değişikliği yapmadan başladı. 50' GOL! Sevilla, Aspas'ın golü ile Fenerbahçe karşısında skoru 2-0 yaptı. Defans arasına yine iyi koşu yapan Vidal ceza sahası içerisinde daha uygun pozisyondaki Aspas'a topu çıkardı. Aspas boş kaleye topu yuvarladı ve farkı iki oldu. 58' Fenerbahçe takımında oyuncu değişikliği; Bruno Alves, Diego ve Meireles oyundan çıkarken Michal Kadlec, Alper Potuk ve Hasan Ali Kaldırım oyuna giren isimler. 60' Fenerbahçe çok etkili geldi. Emre'nin kaptığı topla gelişen atakta Caner sol kanatta ceza sahası içerisine yerden ortasını yaptı fakat kimse topa dokunamayınca Sevilla defansı pozisyonu uzaklaştırdı. 65' Fenerbahçe gole yine çok yaklaştı. Caner Erkin tarafından çekilen sert şut kaleci Beto tarafından kurtarılıyor. 67' Fenerbahçe'de Caner Erkin sağ kanatta ceza sahasına ortalıyor ancak top hiçbir takım arkadaşına ulaşmıyor. 74' Sevilla takımının teknik direktörü, oyuncu değişikliği ile maça müdahale ediyor. Iago Aspas çıkıyor ve yerine Juan Munoz oyuna giriyor. 77' 2-0 önde olan Sevilla takımı bütün hatlarıyla savunmaya çekildi. Fenerbahçe ise gol bulmak için bütün şanslarını deniyor. Özellikle Caner'in istekli oyunu takımı ateşliyor. 79' Fenerbahçe takımında Reyes'in şutunu güçlükle çıkaran Volkan Demirel sakatlık geçiriyor. Sağlık görevlileri sahaya girdi. 84' Sevilla takımından Diogo Figueiras sağ korner direğine yakın bir noktadan ceza sahasına ortalıyor ancak top hiçbir takım arkadaşına ulaşmıyor. 87' Sevilla takımı bu dakikada tabelayı değiştirme fırsatına yaklaşıyor ancak ceza sahası içi sağ çaprazından Grzegorz Krychowiak tarafından çekilen şut çerçeveyi bulmuyor. 89' Antonio Cotan, yarı alanın ortalarında kaleye uzak mesafede Emmanuel Emenike tarafından faule maruz kalıyor. 90' Karşılaşmanın sonuna 3 uzatma dakikası eklendi. 90+2' Fenerbahçe takımında Caner Erkin kırmızı kart ile cezalandırılıyor ve takımını eksik bırakıyor. Hakem, maçın son düdüğünü çalıyor. Maç sonucu; Sevilla: 2 - Fenerbahçe: 0 Eurosport
Hızlı Tren İkinci Kez Yolda Kaldı
Başbakan Erdoğan'ın da içinde bulunduğu ilk seferinde aksama yaşayan hızlı tren akşam saatlerinde bir kez daha yolda kaldıAnkara 'dan gelip, İstanbul yönüne gitmekte olan hızlı tren, Kocaeli Köseköy mevkisinde şiddetli yağmur nedeniyle enerji nakil hattında meydana gelen arıza nedeniyle ikinci kez yolda kaldı. DHA'nın haberine göre, yerleşim yerleri dışında raylarında üzerinde kalan hızlı trendeki yolcular telefonla ulaştıkları yakınlarına arızayı bildirince olay ortaya çıktı. Hızlı trenin ikinci kez yolda kalması üzerine gar müdürlüğü yetkilileri, olayın herhangi bir arızadan kaynaklanmadığını, bölgede akşam saatlerinde şiddetli yağmur nedeniyle yaşanan elektrik arızası üzerine trenin yolda kaldığını söylediler. Yaklaşık yarım saat rayların üzerinde bekleyen hızlı tren saat 22.30 sıralarında enerji hattındaki arızanın giderilmesiyle yoluna devam etti.T24
Ekmeleddin İhsanoğlu: 'Toplumun Tekrar Huzur İçerisinde Yaşamasını İstiyoruz'
Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, 'Biz toplumumuzun tekrar huzur içerisinde yaşamasını istiyoruz. Biz, halkımızdan huzur, güvenlik içerisinde yaşamasını, gerginlikten, korkudan kurtulmasını istiyoruz' dedi.HATAY Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, 'Biz toplumumuzun tekrar huzur içerisinde yaşamasını istiyoruz. Biz, halkımızdan huzur, güvenlik içerisinde yaşamasını, gerginlikten, korkudan kurtulmasını istiyoruz' dedi. İhsanoğlu, Hatay Büyükşehir Belediyesi Hat-Mek Sosyal Tesisleri'nde sivil toplum örgütleri ve muhtarlarla bir araya geldiği toplantıda, Hatay'a gelmekten çok mutlu olduğunu söyledi. Hatay'ın birkaç yıldan bu yana huzursuzluk içerisinde yaşadığını ifade eden İhsanoğlu, kentin, Türkiye'nin komşularıyla en güzel ilişkiyi kuran, hem coğrafi konumu, tarihi kökleri, demografik yapısı, ticareti, kültürü açısından komşularıyla en güzel münasebeti gerçekleştiren bir vilayet olduğunu kaydetti. Bugün Halep'e, Şam'a gidilemediğini belirten İhsanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Sınırları kaldırdık ama yerine kevgir gibi bir şey yaptık. Sınırlar kevgir haline dönüştü. Sınırdan insanlar, ticaret, hizmet gitmiyor, teröristler gidip geliyor. Onların kullanımında. Böyle bir duruma düşmek ne kadar acı bir şey. Niye bu noktaya geldik biz. Hangi dahiyane siyasetin eseridir bu. Biz bu komşularımızla asırlar boyu yaşadık. Bu komşularla ilelebet yaşayacağız. Niye bu hale geldik, kim bu hataların ve felaketin sorumlusu? Sizler misiniz, Suriye halkı mı? Hayır, yanlış siyasettir. Biz artık bunların sona ermesini istiyoruz. Sınırların toplumları dağıtan, düşman yapan değil. Biz toplumumuzun tekrar huzur içerisinde yaşamasını istiyoruz. Biz, halkımızdan huzur, güvenlik içerisinde yaşamasını, gerginlikten, korkudan kurtulmasını istiyoruz. Bunu bütün halkımız istiyor.' İhsanoğlu, Türkiye'de ekmeği büyütmek istediklerini ifade ederek, şunları söyledi: 'Bu şerefli yolculuğa çıkarken biz dedik ki sevgi, saygı, birlik ve dirlik ekmek için yola çıkıyoruz. Biz de diyoruz ki bu ekmek bizim refahımızın, huzurumuzun, birliğimizin, dirliğimizin sembolüdür, onu büyütmemiz, yüceltmemiz lazım. Onu paylaşmaya hazırız. Biz o ekmeği büyüttük mü daha çok paylaşırız. Sırf kendi aramızda paylaşarak değil, komşularımızla dostlarımızla paylaşırız ama biz bu ekmeği paylaşırken toprağımızı asla paylaşmayız, kimseyle paylaşamayız. Biz her şeyden önce vatanımızın birliğini, beraberliğini korumamız lazım. Bu ötekileştirme, gruplaşma, cepheleştirme, başkalarıyla alay etme huyumuzdan vazgeçmeliyiz. Nerede görülmüş ki bir iktidar, bir siyasi anlayış kendine oy verenler vatanperver, oy vermeyenler hain. Böyle bir şey olur mu? Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olmuş değildir. Böyle ülkeyi ikiye bölmek. 1970'li yıllarda bazı gençler arasındaki sağ sol kavgasını yaşamış bir nesil olarak şimdi görüyoruz ki Türkiye'de tehlike daha büyük. Çünkü kutuplaşma gençler arasında değil. Sağcı, solcu, komünist, faşist gibi değil, çok daha tehlikeli. Bütün vatanı dolaşıyoruz. Millet gerilmiş. Nereye gideceğimizi, ne olacağımızı bilmiyorlar. Onun için şurada diyeceğiz ki yeter artık kutuplaşmaya. Biz bir ve beraber olmak istiyoruz. Türkiye topyekun yaşamak istiyor, eskisi gibi yaşamak istiyor. Yeter artık diyor Türkiye, yeter artık.' IŞİD tehlikesi İhsanoğlu, başörtüsü meselesine de değinerek, bu kavganın çok şükür bittiğini eskiden kızlara 'Sıkma baş', şimdi de bazı gençlere 'Çapulcu' denildiğini, ne kızlara 'Sıkma baş', ne de gençlere 'Çapulcu' denilmemesi gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin içeride huzuru yakalamak isterken çok büyük bir tehlike karşısında olduğunu vurgulayan İhsanoğlu, 'Terörist çeteler kol geziyor. Bize halk 'Biz geceleri IŞİD tehlikesinden korkuyoruz' diyor. Biz de diyoruz ki 'korkmayın'. Bu vatanın savunucusu olan ordumuz var, kolluk güçlerimiz var. Bunlar bizi koruyacaktır fakat vatandaşın gönlüne bir şüphe düştü. Başka yerde bayraklar indiriliyor, kimse bir şey yapmıyor. Birçok terörist hadisesinin üstü örtülüyor. Ne olduğu, kim yaptığı belli değil. Türkiye'nin buna tahammülü yok kardeşlerim' diye konuştu. Türkiye'deki Suriyeliler Hatay'da çok büyük bir sıkıntının olduğunu, bunu da bildiğini belirten İhsanoğlu, kentte 100 binin üzerinde Suriyeli'nin mülteci, göçmen ve ziyaretçi halinde olduğunu ifade etti. İhsanoğlu, Suriye'yi tanıdığını ve Suriyelilerin Arap dünyasında bize en yakın insanlar olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: 'Hem düşünce, kültür, sosyal anlayış bakımından. Şimdi bunlardan Türkiye'ye sığınan 1 milyon insan var. Bu insanlara gelin dendi, bunlar geldiler. Bir kısmı zorlandı geldi, sonra bizim yetkililerimiz, büyüklerimiz 'Gelin tüm Suriye gelsin', peki bu da güzel. Peki sen hazırlığını yaptın mı? Hatay'da benim bildiğim kadarıyla 4 çadır kent, bir konteyner kent var. Bunlar huzur içerisinde yaşıyor. Çünkü ben Kilis'teki benzer konteyner kenti gezdim. Sokaklarda Hatay'da 100 bin, tüm Türkiye'de 1 milyon var. Bu insanlar ne yapsın. Bir de kendimizi onların yerine koyalım. Ben onlara çok acıyorum. Onlar bazen kanunsuzluk yapıyorlar, kabul edilmez bir şey ama mazur görün. Kabahat bunlarda değil, onları buraya getirenlerde, bunları sokakta bırakanlarda. Bunların bir an önce ülkelerine, çadır kentlere, onurlu bir hayata gitmesi lazım. Bu devletin birinci görevi. Bunlara gelin gelin diyenlerin sorumluluğu altındadır.' Dış politikayı eleştiren İhsanoğlu, bunun çevrilmesi için Ortadoğu'da güven ve işbirliği anlayışının tesis edilmesi gerektiğini, bunun bir anda olmayacağını ama bir yerden başlamak gerektiğini, tekrar güven ortamının sağlanması, yaraların sarılması ve problemleri çözmek gerektiğini söyledi. İhsanoğlu, Türkiye'nin artık 10 Ağustos'ta 'dur demesi', oyunu bu işleri çözecek birisine vermesi gerektiğini, göreve kendisinin talip olduğunu ve destek beklediğini kaydetti. 'Bütün partilere eşit mesafede, bir aile reisine ihtiyaç var' Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, 'Bütün partilere eşit mesafede, bütün siyasi görüşlere saygılı, 76 milyon insanı kucaklayan ve sen Sünni'sin, Alevi'sin demeyen birisi olmalı. Bir aile reisine ihtiyaç var. Dünyanın her yerinde bu böyle' dedi. İhsanoğlu, Hatay Büyükşehir Belediyesi Hat-Mek Sosyal Tesisleri'nde sivil toplum örgütü temsilcileriyle ve muhtarlarla bir araya geldiği toplantının ardından basın mensuplarının sorunlarını yanıtladı. Bir gazetecinin, konuşmalarını kısık sesle yapmasının bir tercih mi yoksa bir teknolojik sorundan mı kaynaklandığıyla ilgili soruyu İhsanoğlu, Kur'an-ı Kerim'den örnekler vererek, şöyle yanıtladı: 'Bu yarışa başlarken dedim ki, Cumhurbaşkanlığı makamına ulaşmak için yapılan bir yarıştır. Peki Cumhurbaşkanı seçilecek olan insanlar birbirlerine nasıl hitap etmelidir? Yani devletimizin, milletimizin en yüksek makamına gidecek olan insanlar nasıl konuşmalıdır? Böyle mahalle kavgası yapar gibi mi konuşmalıdır? Bu Türk terbiyesine, örf ve adetlerine, devlet geleneklerine yakışan bir şey midir? Peki diyelim ki Türklük frekansı bazıları için rahatsızlık sebebi oluyor. Ben size Hucurat suresini hatırlatırım. Surede, 'Cenab-ı Allah hiçbir kişi veya zümre bir diğer kişi ve zümreyi alaya alıp hor görmesinler. Belki diğerleri berikilerden daha değerli olabilir. Başkalarını hor görmeyin, alay etmeyin' diyor. 'Asla birbirimizin itibarını düşürmeyiniz. Düşürmek için karalamayınız ve kötü lakaplar takmayınız, bu tür alışkanlıklarından vazgeçmeyenler ise zalim olanlardır' diyor. Bunu Cenab-ı Allah söylüyor. Bunu kime söylüyor, iman edenlere. Biz de Allah'a şükür iman ediyoruz. Cenab-ı Allah'ın bu sözlerine karşılık bana birileri lakap takmış. Hani biz çok dindardık? Hani biz dini imanı kimseye bırakmıyorduk? Çok ayıp ya, çok ayıp. Bu yarışı bütün dünya takip ediyor. Bu bir mahalle kavgası değil. Böyle bir ikinci örnek var mı? Cumhurbaşkanı adayı birilerine lakap takıyor. Her gün bir şey uyduruyor, çok tuhaf. Dün de 'çarkçı' demiş bana. Bütün çarkçı kardeşlerime saygım sonsuzdur. Ben çarkçılık nedir fazla bilmem çünkü gemim yok gemicilikte yapmadım, yapmıyorum ama şu memlekette şu dünyada çarkçılık yapan birçok insan var ve onlar helal para kazanıyorlar. Haram para değil. Helal para kazanan insanlara, çarkçı da olsa saygılı olmak lazım.' İhsanoğlu, seçim çalışmaları kapsamında miting yapmamasıyla ilgili soruya ise 'Biz şimdi mitingden geldik. Yarın da mitinglerimiz var. Şimdi Samandağ'daydık. 10 binin üzerinde insan vardı. Yani bundan daha daha iyi miting olabilir mi ama bizim insanları mitinglere davet edeceğimiz otobüslerimiz yok. Biz buraya halkımızın verdiği 9 bin lira ile geliyoruz. Sonra onlar mazlum oluyorlar, biz gaddar oluyoruz. Onlar masum oluyor, biz zalim oluyoruz ama ben size zalimin ne olduğunu Hucurat suresinde okudum. Herhalde bu yeterlidir' diye yanıtladı. Cumhurbaşkanı adaylığı 'Bir dönem yol arkadaşı olduğunuz insanla şu anda rakipsiniz, sizi bu insanlardan ayıran şey neydi' yönündeki soruyu da İhsanoğlu, şöyle cevapladı: 'AK Parti yola çıktığı zaman Türkiye'de bir talep vardı. Türkiye'deki siyasi hayat sıkıntılar geçirmişti ve halkın yeni bir nefese ihtiyacı vardı. Türkiye'de her zaman oluşan koalisyonların bir tanesi de AK Parti'nin içerisinde oluştu. Orada dindar ve muhafazakar kesimin yanında milliyetçi liberal kesim de vardı. Laiklik hassasiyeti olan kesimler vardı ve farklı fikir ve düşünceye sahip insanlar vardı. Bu rahmetli Özal döneminde de oldu. Demokrat Parti kurulurken aynı şey oldu. Adalet Partisi kurulurken aynı şey oldu. AK Parti kurulurken de aynı şey oldu fakat 12 sene içerisinde AK Parti'nin kurucularının hiçbirisi kalmadı ki. Hepsi gitti. O koalisyonda bulunan insanların hepsi dağıldı ki bugünkü bu manzarayı görüyoruz. Bugünkü manzara milletin bölünmesine yol açan manzaradır. Nefret, kin ve kutuplaşma üzerine kurulu bir siyaset. Şimdi Türkiye Cumhurbaşkanı seçerken, yüzde 50 bana oy versin gerisi önemli değil, diyemez. Çünkü bir siyasi iktidarın başı değil, bu devletin başıdır. Devletin başının taraf olmaması lazım. Siyasi tercihi olmaması lazım. Siyasetin üzerinde olması lazım. Siyasi programla gelip biz şunu şunu uygulayacağız dememesi lazım. Bütün partilere eşit mesafede, bütün siyasi görüşlere saygılı, 76 milyon insanı kucaklayan ve 'Sen Sünnisin, Alevisin' demeyen birisi olmalı. Bir aile reisine ihtiyaç var. Dünyanın her yerinde bu böyle. Yani devlet başkanlarının illa bir siyasi parti içinden gelmeleri şart değildir. Belki Türkiye'nin bir dönemi bu şekilde oldu ama bundan sonra hele bu şartlarda o kadar nefret ve ayrıştırma sürecinden sonra Türkiye'nin bunu kaldıracağını zannetmiyorum.' Kendisinin Cumhurbaşkanlığı adaylığını kabul etmesini sağlayan şeyin iki partinin tarihi uzlaşması olduğunu belirten İhsanoğlu, 'Yani CHP ve MHP uzlaşarak bir isim üzerinde anlaşmasalardı, ben elbette kabul etmezdim. İşin enteresan tarafı bu anlaşma 14 Haziran'da ilan edildikten sonra bu sayı 13 partiye yükseldi ama bu da birilerine göre proje oldu. Kimin projesi, bu halkın projesi. Evet bu bir proje ama milletin projesi' dedi. Barış süreci İhsanoğlu, barış sürecinin, Kürt sorununu çözüp çözemeyeceğiyle ilgili soru üzerine, 'Elbette hepimiz barıştan yanayız. Biz bu konuda çok büyük sıkıntı çektik. Evlatlarımızı kaybettik. Böyle kapalı kapılar arkasında olmaz. Elbette böyle başlar ama sonunda meclise gelir. Meclisin kabul etmesi lazım, milli mutabakatın olması lazım. İki taraf arasında siyasi hesaplar, seçim hesapları 'Bana oy verin, ben size şunu vereyim' derseniz bu memleketi çok büyük tehlikeye sokar. Bu barış, istikrarlı, sürdürülebilir barış olmaz, dikiş atar. Bu hayır getirmez şer getirir. Onun için siyasi hesaplarla barış yapılmaz, yapılmaması lazım. Herkesin bu konuda dikkatli olması lazım' diye konuştu. Toplantının ardından İhsanoğlu, kendisine sunulan Hatay'a özgü künefenin şerbetini kendisi döktü. 'Ben, bir partinin adayı değilim. 12 partinin destek verdiği bir adayım' Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, 'Ben, bir partinin adayı değilim. İki partinin adayı değilim. 12 partinin destek verdiği bir adayım. Ben, milletin adayıyım. Bunu görmek istemeyenler varsın görmesinler. Biz onlara bir şey demeyeceğiz' dedi. İhsanoğlu, seçim çalışmaları çerçevesinde Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde halka hitaben yaptığı konuşmada, halkın her yerde değişim, adalet, hakkaniyet, birlik, beraberlik, bütünlük sembolü ve aile reisi istediğini belirtti. Gittikleri her yerde büyük bir ilgi ve coşkuyla karşılandıklarını ifade eden İhsanoğlu, şöyle devam etti: 'Halk, ayrışma, zıtlaşma, kendisine tepeden bakan, alay eden, onu küçümseyen, yarısını kabul eden, yarısını reddeden insan istemiyor. Ben bir partinin adayı değilim. İki partinin adayı değilim. 12 partinin destek verdiği bir adayım. Ben, milletin adayıyım. Bunu görmek istemeyenler varsın görmesinler. Biz onlara bir şey demeyeceğiz. Biz önümüzdeki pazar günü gideceğiz, mührümüzü basacağız. Pusuladaki en sağdaki köşeye basacağız. O zaman cevabımızı vereceğiz.' Konuşması sırasında bir vatandaşın elinde bulunan ve üzerinde 'Oyunu Ekmeleddin'e ver adaletsizliği tekmele' yazılı pankartı okuyan İhsanoğlu, 'Biz de öyle diyoruz. Başka bir şey demiyoruz. Hiç kimseye gıybet etmek istemiyoruz. Bizim ahlakımız bu değil. Onun için biz diyoruz ki pazar günü gideceğiz. Oyumuzu Ekmel'e vereceğiz. Bu iş bu kadar. Ben size hizmet etmek için, milletime hizmet etmek için bu yola çıktım. Ben görev peşinde, mevki peşinde değilim, bir hizmet peşindeyim. Ben adaletin peşindeyim. Kanun hakimiyetinin, hukukun üstünlüğü peşindeyim' diye konuştu. İhsanoğlu, fikir, inanç, ifade ve teşebbüs hürriyetinin ülkede sağlam kurulmadığı zaman orada diktatörlük ve totaliter rejim olacağını belirterek, bunları yaşamamak için Türkiye'yi yeniden inşa etmek istediklerini söyledi. Hatay'ın asırlar boyu farklı inançlardaki insanların, değişik yerlerden gelen insanların binlerce sene bir arada yaşadığı bir toplum olduğunu vurgulayan İhsanoğlu, laiklik ve demokrasi prensiplerinin toplumun çimentosu ve güveni olduğunu belirtti. İhsanoğlu, Türkiye'nin artık korkudan, gerginlikten, endişeden kurtulmak ve komşularıyla iyi geçinmek istediğini dile getirdi. Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin onurlu bir hayat yaşamaları için devletin çadırlar kurması gerektiğinin altını çizen İhsanoğlu, şunları kaydetti: 'Konteyner kentlerde 15 bin kişi var ama Hatay'da 100 bin kişi var. O yüz bin kişi ne yapsın zavallılar. Devlet bunlara el uzatmalı. Bunları kötü yollara sevk etmemelidir. Benim sizden ricam misafir kardeşlerimize biraz tahammül gösterin. Ben seçildiğim takdirde inşallah ilk yapacağım işlerden bir tanesi budur. Onlara destek vereceğim ve yardımcı olacağım. Bunları hep beraber yapmamız lazım. Bu kevgire dönüşen sınırlarımızda giren çıkanın haddi hesabı yok. Teröristin birisi giriyor birisi çıkıyor. Bunlara terörist dahi denmiyormuş yasakmış buralarda. Bütün dünya bunlara terörist diyor. Ben de terörist diyorum.' İhsanoğlu, kendisinin bu mukaddes yolculuğunda bir iş, şöhret talebinde olmadığını, tüm gücüyle ve tecrübesiyle vatanına hizmet etmek istediğini belirtti. Daha sonra Reyhanlı'ya giderek 11 Mayıs 2013 tarihinde yaşanan bombalı eylemde hayatını kaybedenler için yaptırılan 11 Mayıs Şehitler Anıtı'nı ziyaret eden İhsanoğlu, vatandaşlarla sohbet etti.AA
Wikipedia Uygulaması Artık iOS Cihazlar İçin Kullanılabilir
Kupo biriktirip ansiklopedialdığımız yılların üzerinden yıllarda geçse hala Ana Britanica, Meydan Larousse gibi sözlükleri ananelerimizin yada babanelerimizin evinde görebilmekteyiz. Onlarca kupon biriktirdiğimiz ve aylarca ansiklopedi beklediğimiz yıllar çok eskide kaldı ve artık bunların yerini Wikipedia aldı; hemde kupon yok beklemek yok! Wikipedia'nın resmi olmayan bazı programları Android markettede AppStore'da da mevcuttu ama dünyanın en büyük sözlüğüne yakışmayan bu uygulamalar önce Google Play'de ardından da AppStore'da yenilendi. iOS için yayınlanan uygulamada Wikipedia formlarına ulaşabiliyor, yeni konular açabiliyor ve konulara ek bilgilerde girebiliyorsunuz. Programın özellikle okunabilirliği arttırmak adına oldukça etkili bir optimizasyonuna sahip olduğunun da altını çizelim. Yeni programı indirmek istiyorsanız buraya tıklamanız yeterli.teknolojioku
Bahçeli'den Erdoğan'a Fotoğraflı Yanıt
MHP Genel Başkanı Devlet Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelik Urumçi'ye gitmediğine dair iddialarını yalanlayarak, Önceki yıllarda söz konusu bölgeye yaptığı ziyarete ilişkin fotoğrafları paylaştı. Bahçeli fotoğraflarla birlikte paylaştığı mesajında, 'Benim Urumçi'ye hiç gitmediğimi söyleyen bu adamın, sizlerle paylaşacağım şu fotoğraflar yalanlarına kapak olsun' ifadesini kullandı.Devlet Bahçeli, Recep Tayyip Erdoğan'ın, Bahçeli'nin Urumçi'ye gitmediğine dair iddialarına tepki gösterdi. Sosyal paylaşım sitesi Twitter'deki hesabından önceki yıllarda bölgeye yaptığı ziyaretin fotoğraflarını paylaşan Bahçeli'nin mesajı şöyle: 'Mümkün olduğunca Twitter üzerinden siyasi mesaj vermemeye, günlük polemiklerin içine dahil olmamaya gayret ediyorum. Fakat bazı anlar, bazı zamanlar oluyor ki, aleni yalan ve iftira dolu sözleri de cevapsız bırakmanın doğru olmadığına inanıyorum. Görüyorum ki, adamlık iddiasında bulunan bir aday yalanı kendisine rehber etmiş, yalancılığı meslek edinmiş, müfterilikte tez yazmış. Bu adam resmen ve belgeli yalan çınarı, yalan vadisi, yalan deryasına dönüştü. Sanki yalan bu adamda ete kemiğe büründü. Özellikle adamım diye ortalıkta gezinen adayın Balıkesir’de şahsımı hedef alan şu sözlerine dikkatlerinizi çekiyorum: 'MHP Genel Başkanı çıkmış Uygur Türkleri üzerinden prim sağlamaya çalışıyor. Onlar bizi çok iyi tanır. Gittik biz onları Urumçi'de ziyaret ettik. İlk kez bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Urumçi'ye gitti. Peki Bahçeli oralara hiç gitti mi? Uygur kardeşlerimizin halini, hatırını sordu mu?' Urumçi’ye gitmediğimi ileri süren bu adam cehalet merdiveni, yalan otobanı olmuştur. Artık bu adam büyük bir yalandır; ciltler dolusu, külliyatlara sığmayacak, arşivlere dar gelecek yalanlara başvurmaktadır. Benim Urumçi’ye hiç gitmediğimi söyleyen bu adamın, sizlerle paylaşacağım şu fotoğraflar yalanlarına kapak olsun. Yalandan destan yazan, yalanla yoldaş olan, yalana esir düşen adama açık açık söylüyorum: Yalan söyleyen yakalanma korkusu taşıyan hırsız gibidir. Hele bir insan hem yalancı hem de hırsızsa ruhen ve zihnen bitmiş demektir. Yalan hıyanet olduğu kadar haya eksikliğine delildir. Ve yalan dilin günahı, dilin inkarı, dilin ateşi, güven ve huzurun celladıdır. Yalan ateşten yatak, sözden kurşundur ki; insanı yalan kadar alçaltan, alçaklara çeken başka bir şey yoktur. Kaygı; ömür düşmanı ise, yalan; talih katilidir. Yalan; kalp özrüdür; dürüstlük ise cesaretin özüdür. Her sözü yalan ve inkar olanın doğrusu kurumuş ve çoraklaşmış toprak gibidir. Derler ki, şeytanın iki ismi vardır: birisi şeytan, diğeri yalan. İftirayı meze yaparak yalanı avuç dolusu yutanların, dönüp gerçekleri azar azar yudumlama gayreti balığın suda boğulması kadar saçmadır. Ne olursa olsun; Çankaya yalancıya düşmez, Cumhurbaşkanı olmak yalancılar şahına yakışmaz. Son olarak şahsıma olmadık kötü isnatta bulunan adamın özel olarak kaleme aldığım şu dizeleri odasına çerçeveletip asmasını diliyorum: 'Nehir olmayan yere köprü yaparsın; kuma tohum, kula fitne ekersin. Harama helal, yalan gerçek dersin; çünkü sen aday Erdoğan’sın.' ANKARA, (DHA)
Reklam
İsrail Gazze'den Çekiliyor mu?
İsrail medyası kara birliklerinin Gazze’deki bazı bölgelerden sınıra doğru çekilmeye başladığını duyurdu. Al Jazeera kaynakları, İsrail tanklarının Refah, Şecaiyye, Han Yunus ve Beyt Hanun’dan çekilirken vurmaya devam ettiğini bildiriyor. Al Jazeera muhabiri Nicole Johnston, bazı Filistinlilerin evlerine dönmeye başladığını ancak birçoğunun yaşadıkları bölgelerde uyumaktan halâ korktuğunu söyledi. Al Jazeera kaynakları, İsrail tanklarının Refah, Şecaiyye, Han Yunus ve Beyt Hanun’dan çekilirken saldırılara devam ettiğini bildiriyor. İsrail'de yayın yapan Haaretz gazetesi, İsrail'in 24 saat içinde Gazze'deki tüm tünellerin imha edildiğini açıklayacağını iddia etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kısa bir süre sonra basın toplantısı düzenleyecek. İsrail ordusu Gazze’nin kuzeyindeki Beyt Lahiye’den kaçan Filistinlilerin bölgeye dönebileceğini duyurdu. AFP, görgü tanıklarına göre İsrail askerlerinin bölgeden çekildiğini öne sürdü. AFP haber ajansına göre Beyt Lahiye'nin Atatra bölgesinde yaşayan görgü tanıkları, İsrail askerlerinin bölgeden çekilmeye başladığını vurguladı. Al Jazeera muhabiri Nicole Johnston, İsrail’in açıklamasına rağmen hayatlarından endişe eden çok sayıda Filistinlinin Beyt Lahiye’ye dönmeyi düşünmediğini belirtti. Johnston, “Durum hala çok tehlikeli. Konuştuğumuz Filistinliler İsrail’e güvenmediklerini ve şu aşamada evlerine dönecek kadar kendilerini güvende hissetmediklerini söylüyor” ifadelerini kullandı. Al Jazeera
Tunceli'de Patlama: 1 PKK'lı Öldü
Tunceli merkeze bağlı Alaca köyü Bilgili mezrasında henüz belirnemeyen bir nedenden dolayı patlama meydana geldi.Alınan ilk bilgilere göre 1 PKK'lı öldü, 1'i ağır 3 PKK'lı yaralandı. Olayla ilgili Tunceli Valiliği'nin açıklama yapacağı belirtildi. Bu arada yaralanan PKK'lılar için olay yerine 2 ambulansın gittiği, yapılan gerekli müdahalelerin ardından yaralı PKK'lıların diğer PKK'lılar tarafından olay yerinden götürüldüğü öğrenildi. Ferit DEMİR / TUNCELİ (DHA)
Reklam
Rusya'ya Yaptırımın Bedeli Ağır: 1 Milyon Kişi İşsiz Kalabilir
Avrupa İşletmeler Birliği (AEB) yönetiminden Pegorier, Rusya'ya yönelik yaptırımların büyük bir işsizlik dalgasına neden olabileceği uyarısında bulundu. ABD ve AB'nin finans, enerji, savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan ek yaptırımlarla birlikte Rusya'nın dolaylı kaybının yıllık bazda 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Avrupa İşletmeler Birliği (AEB) yönetiminden Philippe Pegorier, Ukrayna krizi nedeni ile Rusya'ya yönelik yaptırımların Avrupa ülkelerinde istihdam açısından önemli sıkıntı oluşturacağını, 1 milyon civarında işsizin ortaya çıkabileceğini söyledi. Ria Novosti'ye konuşan Pegorier, iş ortamının gelişmesinin refah, istihdam ve istikrar getirdiğini, yaptırımların ise iş dünyasını zayıflatarak tüm bu kalemlerde gerilemeye neden olduğunu belirterek, “Eğer biz Rusya'ya vurursak, Rusya ile ticareti düşündüğümüzde biz Avrupa Birliği ve Ukrayna'da istihdama da vururuz. Böylece Ukrayna'da istikrarsızlık artar…” uyarısı yaptı. Rusya'nın siparişleri nedeni ile Almanya'da 300 bin, Fransa'da 100 bin kişiye istihdam sağlandığı bilgisini paylaşan AEB yetkilisi, tüm Avrupa Birliği'nde bu rakamın 1 milyonun üzerinde olduğuna dikkat çekti. 'İŞSİZLİK ÖDEMELERİNİ DE HESAPLAYIN' “Avrupa liderleri muhtemelen işsizlerin ödemelerini yapmaları gerekecek…” hatırlatması yapan Pegorier, “Bizim Rusya'da yatırımlarımız ve girişimcilerimiz var. Niçin ABD ve Avrupa Birliği'nin yaptırımları Rusya'ya ya da doğrudan Avrupalı girişimcilere yöneliyor? Yaptırımlar doğrudan bize ve hükümetlerimize karşı.” eleştirisi getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde, yaptırımların iki ülke ilişkileri ve uluslar arası istikrarı tehdit ettiğini ifade etmişti. Rus lidere göre birbirine bağımlı hale gelmiş küresel piyasalarda yaptırımlar karşılıklı olarak yıkıcı oluyor. ABD ve AB'nin finans, enerji, savunma ve ileri teknoloji alanlarını kapsayan ek yaptırımlarla birlikte Rusya'nın dolaylı kaybının yıllık bazda 100 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Uzmanlara göre ABD ve AB'nin kaybı da en az bu rakamı bulacak. Rusya'nın AB temsilcisi Vladimir Çizlov, yaptırımların Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğu gerekçesi ile iptali için çalışacağını açıkladı.  CİHAN
Reklam
'Bunun Hesabını Ankara'da Sorarım'
AKP'li Metin Külünk Essen Başkonsolosu'na, engelli vatandaşın oy kullanamaması üzerine 'Vatandaşa doğru muamele yapın' dedi AKP İstanbul Milletvekili Metin Külünk , seçim sandığında yaşanan bir gerginliğin ardından Türkiye'nin Essen Başkonsolosu Şule Özkaya 'ya 'Ankara'ya döndüğümde bunun hesabını sorarım' dedi. Almanya’nın Essen şehrindeki seçim sandığında engelli bir vatandaşa oy kullandırılmaması sonucu ağlaması ve sonrasında yaşanan özür krizinin ardından AKP Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Külünk ve Türkiye’nin Essen Başkonsolosu Şule Özkaya arasında büyük gerginlik yaşandı. Hürriyet'ten İbrahim Ergül 'ün haberine göre; Essen ve Münster Başkonsolosluklarının görev alanında yaşayan Türk vatandaşları için kurulan seçim bölgesinde yaşanan oy kullanamama krizi AKP İstanbul Milletvekili’ne yansıtıldı. Seçim bölgelerini dolaşırken şahit olduğu olay sonrası aileye milletvekili sahip çıktı. Başkonsolosla görüşerek, sandık sorumlusunun aileden özür dilemesini istediğini belirten Külünk’e telefonla ulaştığımızda olayı doğruladı. Yaşanan sıkıntı hakkında şunları söyledi: “Özürlü bir vatandaşımızın oy kullandırılmaması sonrası ağladığı ve sandık görevlilerinin bu aileden özür dilemesi gerektiğini söyledim. Sayın Başkonsolos’a ‘Bu çocuğu ağlatanı ağlatırım. Sizi de uyarıyorum. Essen Başkonsolosluğu’ndan çok şikayet geliyor, işinizi doğru yapın. Vatandaşa doğru muamele yapın... Doğru muamele yapmazsanız Ankara’da bunun hesabını sorarım’ dedim.” Seçim bölgesi Essen’de aile ile görüştüğünü açıklayan Külünk konuşmasının devamında, “Vatandaşın hak ve hukukuna saygılı olmayan tutum ve davranışlardan dolayı Sayın Başkonsolos’a ‘Bu şahıstan, ağlayan bu çocuktan ‘sandık kurulu başkanı özür dilesin’ dedim. Sayın Başkonsolos bunu kabul etmemekte direndi. O zaman dedim ki; Sayın Başkonsolos, bu özürlü çocuğu ağlatan ağlar” ifadesini kullandı. Külünk, Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) yurt dışı seçimlerde başarısız bir yönetim sergilemekle itham etmişti. Külünk, YSK’nın randevu inadının arkasında artık kötü niyet aradığını ifade etmişti. Dünkü açıklamasında Külünk, “Şu ana kadar Almanya’da 30-40 bin seçmenin oyunu kullandığı bilgisini aldım YSK’nın randevu sistemindeki ısrarı bu rakamın az olmasına neden oldu” demişti. Almanya’da 1 milyon 400 bin Türk seçmenin 92 bini oy vermek için randevu almıştı. T24
Sürücüsüz Otomobiller Beklenenden Önce Yollara Çıkabilir
Günümüzde sürücüsüz araba fikri hala biraz uzak gelse de geleceğin teknolojisi sayesinde, kendi kendine gidebilen otomobillere sandığımızdan daha çabuk alışacağız anlaşılan. Gerek birçok otomobil devinin bu yönde yaptığı atılımlar gerek sürücülerin artan talepleri, sürücüsüz otomobillerin önünü iyice açmış durumda. Konuyla ilgili yapılan anketler de insanların bu teknolojiyi kolayca benimseyeceğini gösteriyor. Araç sigortalama web sitesi Insurance.com’un 2 bin ehliyet sahibiyle yaptığı ankete göre,Amerikalıların yüzde 75′i sürücüsüz otomobil satın alabileceğini belirtti. Web sitesinin, “Sürücüsüz otomobiller diğer araçlara göre daha düşük sigorta masraflarına sahip olsa düşünceniz ne olur?” sorusuna ise yüzde 86′lık kesim olumlu yanıt verdi. Hatırlayacağınız üzere Google, Mayıs ayında kendi kendine gidebilen arabasını tanıtmıştı. Direksiyonu ve pedalları olmayan Google otomobillerin, en geç 2020′ye kadar trafiğe çıkacağı öngörülüyor. Öte yandan Nissan, Toyota, Ford ve Volvo gibi dev üreticilerin de sürücüsüz otomobil prototipi üzerinde çalıştığı biliniyor. Amerikalılar sürücüsüz otomobillere genel olarak sıcak bakmalarına rağmen, yine de söz konusu teknolojiye tam anlamıyla güvenmediklerini söylüyorlar. Ankete katılanların yüzde 76′sı, çocuklarını okula göndermek için sürücüsüz bir otomobile emanet etmeyeceklerini belirtti. Katılımcaların yüzde 61′i de bu araçların, insanlar kadar doğru karar verme kabiliyetine sahip olmadığını düşünüyor.teknolojioku
Ebola Kabusu Afrika'da Hızla Yayılıyor; 729 Kişi Öldü
Afrika'da özellikle Gine, Sierra Leone, Liberya ve Nijerya'yı sarsan ebola virüsünden ölenlerin sayısı her geçen gün artıyorDünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) son açıkladığı verilere göre, Gine, Sierra Leone, Liberya ve Nijerya'da bugüne kadar 729 kişi hayatını kaybetti. Bu sayının önümüzdeki günlerde artması bekleniyor. DHA'dan Gonca Yağcı 'nın haberine göre, Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Dr. Margaret Chan , yayılmayı kontrol etme çabalarına karşın virüsün hızla yayıldığını vurgulayarak bu şekilde devam etmesi halinde sonuçların hem insan kaybı, hem ekonomik açıdan felaket olabileceği uyarısında bulundu. Gine'nin başkenti Conakry'de virüsten en çok etkilenen ülkelerin başkanları ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Chan, virüsün uluslararası uçuşlar aracılığıyla yayılma endişelerinden çok dünyanın odaklanması gereken konunun ölümcül virüsün var olduğu Afrika ülkeleri olması gerektiğini söyledi. Uçuşlar erteleniyorDiğer yandan virüsün küresel olarak yayılması endişeleri, Nijerya'nı başkenti Lagos'tan gelen bir ABD vatandaşının hayatını kaybetmesi ile daha da arttı. Uluslararası Hava Ulaşım Birliği Afrika'ya herhangi bir seyahat kısıtlaması vermemesine karşın çok sayıda uçuş ertelendi. Emirates Havayolları Gine'nin başkenti Conakry'ye giden uçuşlarını 'yolcu güvenliği' gerekçesiyle durdurdu. Amerika'daki ilk ebola hastası ile Atlanta'nın Emroy Universitesi hastanesinde tedavi edildiği bildirildi. Afrikalı sporcular, ülkelerine dönmek istemiyorİskoçya'nın Glasgow kentinde düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu oyunlarına Sierra Leone'den katılan bisikletçi, 4 gün karantinada kaldıktan sonra ülkesine gitmesine izin verilmesine karşın evine dönmeye korktuğunu söyledi. Ayrıca Glasgow'da oyunlara katılan 30'ya yakın Afrikalı sporcunun virüs tehlikesi dolayısıyla buradaki kalış sürelerini uzatmak istediklerini belirttiler. Ebola virüsü nasıl bulaşıyor1976 yılında ortaya çıkan insanlarla maymunlarda görülen ebola virüsünün insanlarda nasıl salgın yaptığı bilinmiyor. Hastalık, virüsü taşıyan bir hayvanın ya da hastanın kanına ya da ter, çiş ya da sperm gibi diğer vücut sıvılarına dokununca bulaşıyor. Kurbanlarının yüzde 90'ını öldüren virüsün belirtileri ateş, bulantı, kusma, ishal, kas, baş ve boğaz ağrısı, halsizlik, kaşıntı ve böbrek ile karaciğer yetmezliği. Bazen 3 haftaya kadar anlaşılamayan virüs, organ yetmezliğine ve iç kanamalara yol açabiliyor.
Reklam
Kız Arkadaşınızın Asla Basmamanız Gereken 10 Damarı
etiket
Eğer bu damara basmayı düşünüyorsanız, basmayın. Bu biraz, vantilatörü kapatmaya çalışırken, yanlışlıkla en yüksek hıza almak gibi bir travmadır. Ona ne hissetmesi gerektiğini, hangi modda olması gerektiğini asla söylemeyin.
Kenan Işık'ın Sağlık Durumuyla İlgili Kardeşinden Açıklama
Geçirdiği kaza sonrası beyin kanaması geçiren Kenan Işık'ın sağlık durumuyla ilgili Cengiz Işık Hürriyet yazarı Vahap Munyar'a önemli açıklamalarda bulunduGeçtiğimiz Mart ayında spor yaptığı salonda geçirdiği kaza sonrası beyin kanamsı geçiren ünlü sanatçı Kenan Işık'tan iyi haberler geliyor. Hürriyet yazarı Vahap Munyar'a açıklamlar yapan Kenan Işık'ın kardeşi Cengiz Işık, 'Abim, yardımla da olsa ayakta durabiliyor, tekerlekli sandalyede saatlerce oturabiliyor, yatakta bisiklete binebiliyor. Eklem terapileri yanında yutkunma terapisine de başlanmış olması büyük önem taşıyor' dedi. İŞTE MUNYAR'IN KÖŞESİNDEKİ O İFADELER Eve dönünce Kenan Işık’a Almanya’nın Bodensee Gölü kıyısındaki Allensbach adlı turizm köyünde bulunan Kliniken Schmieder’de refakat eden kardeşi Cengiz Işık’a mesaj gönderip, sohbeti özetledim, Mehmet Nalbant’ın şiirinden söz ettim. Tedaviyle ilgili ilk izlenimini sordum. Cengiz Işık, öncelikle Amerikan Hastanesi’ndeki tedavi sürecinin önemine vurgu yaptı: Amerikan Hastanesi’ndeki bakımın ne kadar değerli olduğunu, buraya geldiğimizde Abimin gösterdiği performansla bir kez daha anladık. Ardından ambulans uçağa değindi: Sunduğu ambulans uçak için ailemiz adına Sağlık Bakanlığımız çalışanlarına teşekkür ediyorum. İlk günleri klinikteki ekibin hastayı tanımakla geçirdiğini kaydetti: Hemen başlanan terapilerde Abimin gücü mükemmel görünüyor. Çok şükür erken rehabilitasyon gerekliliklerine yardımcı olabiliyor. Bunları şöyle sıraladı: Abim, yardımla da olsa ayakta durabiliyor, tekerlekli sandalyede saatlerce oturabiliyor, yatakta bisiklete binebiliyor. Eklem terapileri yanında yutkunma terapisine de başlanmış olması büyük önem taşıyor. Bu noktada Türkiye’deki eksikliğe işaret etti: Henüz bilinci açılmamış hasta için erken rehabilitasyon merkezinin önemini buraya gelince bir kez daha anladım. Türkiye’de böyle bir merkezin olmamasına üzüldüm. Hadi bizim imkanımız vardı, bürokratik işlemleri beklemeden, randevuyu kaçırmamak adına kendi olanaklarımızla buraya geldik çok şükür. Ya olanağı olmayanlar? İlgili bürokratların bu durumdaki hastaların yurtdışına gönderilmesinde temkinli davrandığına değindi: Çok pahalı bir tedavi yöntemi olduğu için ilgili bürokratlar imza atmaya çekiniyor. Cengiz Işık, abisinin eşi Beril Işık’la birlikte Kliniken Schmieder’de refakat görevini yerine getirirken, mesajını güçlü umutla noktaladı.Posta
Reklam
Zekeriya Beyaz Canlı Yayında Erdoğan'a Beddua Etti
Recep Tayyip Erdoğan'a beddua eden Zekeriya Beyaz, zaman zaman kendini kaybetti.Ünlü ilahiyatçı Zekeriya Beyaz, Ulusal Kanal'da Hakan Bayrakçı'nın konuğuydu. Recep Tayyip Erdoğan'a beddua eden Beyaz, zaman zaman kendini kaybetti. 'Beddua etmek haksızlığa asla caiz değildir. Ama yüreği yanan insanlar, o yüreğini yakan insanlara beddua etmeye hakkı vardır.. Allah, seni muvaffak eylemesin Tayyip! Cumhurbaşkanlığına değil, hiçbir makama muvaffak eylemesin. Vatanı satıyorsun, devleti satıyorsun, halkı mahvediyorsun, açlığa ve sefalete mahkum ettin. Allahtan kork, kuldan utan!' Ensonhaber
Gazze Bir Zamanlar ‘Mutluydu’
Son günlerin en popüler parçalarından Pharell Williams’ın Happy (Mutlu) şarkısının Gazze versiyonunu yapan Anas Hamra, yaşadığı yerin cehenneme döndüğünü anlattı. 24 yaşındaki gazeteci Hamra, nisan ayında tüm dünyada yapılanlara benzer bir şekilde Happy videosunu yaşadığı yer Gazze’ye uyarlamış ve şarkıya mutlu Filistinlilerle birlikte bir klip çekmişti. İsrail’in 8 Temmuz’dan beri süren ve çoğu sivil en az 1500 Filistinlinin öldürüldüğü Gazze’de bu görüntülerden eser kalmazken, Hamra içinde bulunduğu durumu dile getirdi. Burası bir cehenneme dönüştü Mashable’a konuşan Genç gazeteci, “Burası her geçen bir cehenneme dönüşüyor. Bombardıman ve saldırılardan fırsat bulup bir iki saat dinlenebilirseniz şanslısınız. Her gün aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların bulunduğu ölülerin arttığı bir sabaha uyanıyorsunuz” dedi. Çektiği video sayesinde Gazze’nin gülen yüzünü göstermek istediğini söyleyen Hamra, “ Videoda mesajımız mutluluktu fakat şu anda burada kimse güvende değil. Tek istediğimiz dünyadaki diğer tüm insanlar gibi temel haklarımız, fazlası değil” diye konuşarak bir kez daha barış mesajı verdi.Diken
Havaya Fırlatılan Bebeğe Pervane Çarptı
Batman'ın Gercüş ilçesinde Yusuf Menteşe'nin sevmek için havaya fırlattığı yeğeni 2 aylık Pelin Menteşe, tavana asılı pervanenin çarpması sonucu ağır yaralandı.Gercüş'ün Tepecik Köyü'nde yaşayan Yusuf Menteşe, evde sevdiği yeğeni Pelin Menteşe'yi havaya doğru fırlattı. Bebek evin tavanına serinlemek için asılan pervaneye çarparak yaralandı. Yakınları tarafından Gürcüş Devlet Hastanesi'ne getirilen Pelin Menteşe, ilk müdahalesinin ardından Batman Bölge Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. CNNTürk
Reklam