onedio
IŞİD'den Kaçan Ezidiler Türkiye'de
IRAK'ın Musul kendi Sincar İlçesi'ni ele geçiren IŞİD'ten kaçan bazı Ezidi aileler, Şırnak'ın Silopi İlçesi'nden Irak'a açılan Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giriş yaptı. IŞİD'in saldırdığı Sincar (Şengal) bölgesinde yaşayan Ezidiler, can korkusuyla taşıyabildikleri eşyalarını alarak bölgeden kaçışlarını sürdürüyor. Kuzey Irak'’ın Zaho kentinde toplanan Ezidilere Silopi’'deki taksi şoförleri de destek vererek, ücretsiz olarak Habur Sınır Kapısı üzerinden Silopi otogarına gelmelerini sağlıyor.  Günde 1000'e yakın Iraklı vatandaşın giriş yaptığı Habur Sınır Kapısı'nda, son günlerde büyük yoğunluk yaşanıyor. Yolcu yoğunluğundan ötürü otobüs firmaları önünde uzun bilet kuyrukları oluşuyor. Otogarlarda bekleyen ve maddi durumu iyi olmayan Iraklı Ezidiler’e otogardaki firma çalışanları yiyecek ve içecek yardımında bulunuyor. Şengal’deki saldırılardan kaçan bir Ezidi'nin yalın ayak olduğu dikkat çekti. Otobüs firması işletmecisi İdris Akyel, son 5 günden beri Yezidilerin ölüm korkusuyla Türkiye'nin batı illerine göç ettiğini belirterek, 'Ezidiler, 5 gündür Irak’ın Sincar İlçesi'nden geliyorlar. IŞİD köylerini ve evlerini bastığı için mağdur bir şekilde buraya geliyorlar. Ailece, çoluk çocuk ayaklarında ayakkabıları olmadan, hiçbir şey almadan Şengal’'dan Silopi’ye, buradan da Aksaray, Isparta ve yakınlarının bulunduğu bir çok il veya ilçeye gidiyorlar. Bazıların ise sığınacağı bir yeri olmamasına rağmen Aksaray'’ı tercih ediyor. Aksaray’'da tanıdıkları, güvendikleri yerlere gidiyorlar. Silopi’'de 4-5 gün içerisinde 4 bine yakın Iraklı geldi ve gitti. Çoğu da kendi imkanları olmadığı için Silopi’'deki taksiciler tarafından ücretsiz olarak Zaho’dan Silopi'ye getiriliyor. Burada da otobüslerde yer olmadığı için aktarmalı gidiyorlar. Çok perişan ve mağdur bir durumdalar' dedi. Iraklı Hıdır Şıngari de IŞİD'in, Şengal ve köylerini yakıp, yıktığını belirterek, 'Köyümüzü ve Şengal'i yakıp yıktılar. Orada hala çatışmalar var. IŞİD korkusundan kaçtık' diye konuştu. Silopi ile Kuzey Irak'ın Zaho kenti arasında taksicilik yapan Selim Babat ise, 'Irak’ta IŞİD’in bulunduğu bütün bölgelerden kaçıp geliyorlar. Türkiye’'nin her hangi bir tarafına gidebildikleri yere kadar gidiyorlar. Bir çoğunun parası yok. Biz de arkadaşlarla onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz' diye konuştu. Mehmet Selim YALÇIN/SİLOPİ (Şırnak), (DHA)
Akkuyu Santrali ile İlgili ÇED Raporunda Deprem Riski Saklandı İddiası
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi ve TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Başdanışmanı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Mersin’in Gülnar İlçesi’ne bağlı Büyükeceli Mahallesi’ne yapımı planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) için hazırlanan ÇED Raporu’nda deprem riskinin taktiksel bir tuzak olarak saklandığını ve gerçeklerin gizlendiğini iddia etti.Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ÇED Raporu’ndaki uzmanlığı ile ilgili kısımları değerlendiren Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, “Raporun 48′inci sayfasında yapılacak ile yapılan işler sayıldığında, santralin güvenli bir yere oturup oturmadığına ilişkin hiç bir jeofizik çalışma ile sonucuna yer verilmemiştir. Dolayısıyla yerin ne taşıma gücü, ne de depremle çınlamaya (rezonansa), aşırı çalkalanmaya gelip gelmeyeceği bilinmemektedir” dedi. Raporda büyük bir deprem beklenmeyen Ecemiş Kırığı’nın öne çıkarıldığını, bunun da taktiksel bir tuzak olduğunu öne süren Prof. Dr. Ercan şunları söyledi: “Tasarının öykündürülmüş çizimlerinden görülmektedir ki, santral yapısının bir bölümü deniz dolgusu içine yapılacaktır. Bu dolgunun olası bir yakın/uzak deprem durumunda nasıl davranacağı, ona nasıl dayanacağı üzerine inandırıcı bir bilgi yok. Kaldı ki, dinlendirme gölmeçleriyle, görünüşü Japonya’daki Fukuşima’daki santralden daha da kötüdür. Prof. Dr. Tolga Yarman ile birlikte Mersin ile Akkuyu sunuş ile söyleşisinde belirttiğim gibi, bölgede asıl göz önünde bulundurulması gereken avkulanma (tektonik) etkinlikleri, Kıbrıs Dalma Batma Kuşağı, Ölü Deniz Kırığı, Güney Ege Dalma Batma Kuşağı ve Doğu Anadolu kırıklarıdır.” Bölgedeki 4 bin yıllık depremlere bakıldığında detayların ortaya çıktığını ifade eden Prof. Dr. Ercan sözlerine şöyle devam etti: “Güney Ege Dalma-Batma kuşağında tsunami oluşma olasılığı yüzde 13, dalga yüksekliği 1- 6 metre, Ölü Deniz Kırığında ise yüzde 6, dalga yüksekliği 1- 3 metredir. Demek ki deprem ürküntüsü, nükleer santral kazalarını artırabilecek en önemli öğelerden biridir. Depremlerin şaşmaz bir yasası vardır. Bir yerde belli büyüklükte bir deprem oluyorsa, gelecekte de o yerde en az o büyüklükte bir deprem olacaktır. Özetle, Güney Akdeniz’de bir nükleer güç santrali yapmak, çevre kirliliği, tarımsal düşme, gezginciliği bitirmesi, can güvenliği, teknoloji bağımlılığı, soruna çözüm bulmaması bakımlarından olumsuzdur. Kaldı ki, geçen yıl yapılan bir sorgulamada Mersinlilerin yüzde 70′inin nükleer güç santraline karşı olduğu belirtilmişken, hangi demokratik yaklaşım bu yapıma izin verebilir?” DHA | Zete
Ezidi Vekil İsyan Etti: 'Halkıma Yardım Edin'
Ülkenin yeni başbakanını seçmek için toplanan Irak Parlamentosu, Şengal’li Ezidi Kürt Milletvekili Viyan Daxil’in gözyaşları arasındaki isyanına tanık oldu. Oturumda söz alarak Şengal’de yaşanan katliamları gündeme getiren Daxil’ye Irak Parlamentosu üyesi tüm Kürt milletvekilleri destek verirken, Parlamentonun diğer tüm üyeleri de Daxil’yi ayağa kalkarak dinledi. ‘KADINLARIMIZI PAZARLARDA SATMAK ÜZERE KAÇIRIYORLAR’ Parlamento başkanına hitaben sözlerine başlayan Daxil, “Sayın başkan, Şengal bölgesinde katlediliyoruz. La ilahe illallah diyerek bizi katlediyorlar. Şimdiye kadar 500 Ezidi genç erkek katledildi. Kadınlarımızı pazarlarda satmak üzere kaçırıyorlar. Tecavüz ediyorlar ve onlara ganimet gözüyle bakıyorlar” dedi. ‘HALKIMA YARDIM EDİN’ Gözyaşları arasında konuşmasını diğer vekillere hitaben sürdüren Daxil, “Sayın kardeşlerim, benim halkım katlediliyor. Nasıl ki Irak'ın diğer bölgelerinde Şia, Sünni, Hıristiyan, Türkmen, Şebek halkı katledildiyse, şimdi de Ezdilere saldırıp öldürüyorlar. Sizden rica ediyorum sayın başkan, sayın kardeşlerim, siyasi çelişkileri bir tarafa bırakın ve halkıma yardım edin” diye konuştu. ‘ŞENGAL DAĞINDA 70 ÇOCUK, 50 YAŞLI AÇLIKTAN ÖLDÜ’ Viyan Daxil, şimdiye kadar 500 Ezdi kadının cariye yapılmak üzere kaçırıldığını belirterek, “Son 48 saat içerisinde 32 bin aile göç etti. Aç ve susuz Şengal dağlarında, etrafları kuşatılmış durumda. 70 çocuk, 50 yaşlı açlıktan öldü” dedi. ‘FELAKETİ ÖNLEMEK İÇİN HAREKETE GEÇİN’ Parlamentodan bu duruma müdahale ederek felaketi önlemek için harekete geçmesini isteyen Viyan Daxil, konuşmasını tamamlamadan gözyaşları arasında fenalık geçirdi. Etrafında toplanan diğer Kürt kadın vekiller Daxil’e yardımcı olmaya çalıştı. Viyan Daxil’den sonra söz alan vekiller de IŞİD çetelerinin Şengal’deki saldırı ve katliamlarını kınarken parlamento yeni başbakan seçimine ilişkin tartışmaları bir sonraki oturuma erteledi.Yüksekova Haber
Harley Davidson'dan Yenilikçi Hamle: Project LiveWire
111 yıllık motosiklet tecrübesi, yeni nesil beklentiler ve kaygılara yanıt verecek biçimde yeniden şekillendi: Huzurlarınızda Harley Davidson Project LiveWire.En eski motosiklet üreticilerinden biri olan Harley Davidson çevre duyarlılığı konusundaki en büyük adımı Project LiveWire ile atıyor. Gürültülü ve iri cüsseli motorlarla tanıdığımız Harley’ler, bu kez çok daha yenilikçi ve farklı bir tasarımla karşımızda. Harley Davidson ’ın sert ve ağırbaşlı çizgileri, LiveWire’da çok daha atılgan ve çevik bir hal alıyor. Motosiklet efsanesinin şehirli sürücüleri ve çevreye duyarlı kullanıcıları hedeflediği LiveWire, son halini almadan önce iki yıl boyunca bir deneyim projesi altında dünyayı dolaşacak ve sürücülerin geri dönüşlerinden yola çıkarak nihai şekline gelecek. Project LiveWire Experience adı verilen turne 2014 yılı boyunca ABD’de gerçekleşecek, önümüzdeki yıl ise Kanada ve Avrupa’daki Harley satıcılarında ve motosikletleriyle bilinen yollarda devam edecek. Tek dolumda 85 kilometre Harley Davidson’ın 220 volt gerilimde 3,5 saatte dolan bataryası, tek şarj ile yaklaşık 85 kilometre menzili kat edebiliyor. Gücünü elektrikten sağlaması ise araca performansından çok fazla şey kaybettirmemiş. LiveWire’ı test edenler, gazı çevirdikleri anda motosikletin atik bir şekilde ileri atıldığını belirtiyor. Yeni projeleriyle ilgili konuşan Harley Davidson Başkanı Matt Levatich , başarılarla geçen 111 yılın ardından, önümüzdeki 111 yılda motosiklet kullanmayı keyifli hale getirecek harikulade bir dünya için çalışacaklarını belirtiyor.Yazan: Erhan Kahraman SDN - ShiftDelete.Net
Savcı Zekeriya Öz'den Erdoğan ve Ala Hakkında Suç Duyurusu
Bolu Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne giderek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında suç duyurusunda bulundu. Çıkışka açıklama yapan Öz, geçmişte hukuka aykırı hiçbir işlem yapmadıklarını söyledi. Ergenekon Terör Örgütü'nün de savcılığını yapan Zekeriya Öz, adliyeye avukatı ile birlikte geldi. 'Kanunsuz hiçbir işlem yapmadık.' diyen Öz, 'Kaçtı, göçtü tarzında hakkımızda alçakça iddialar var. Kahraman polisler kaçmadığı gibi biz buradayız.' ifadelerini kullandı. Zaman
Reklam
Tarihin ‘En Büyük’ Dijital Hırsızlığı
Bir grup Rus internet korsanının 500 milyondan fazla e-posta hesabına ait 1,2 milyar kullanıcı adı ve şifresini ele geçirdiği belirtiliyorNEW YORK - ABD merkezli güvenlik ihlallerini inceleyen Hold Security isimli şirket verilerin 420 bin internet sitesinden çalındığını belirterek bunun şu ana kadarki bilinen en büyük dijital hırsızlık olduğunu söyledi.Fakat şirket hangi internet sitelerinin saldırıya uğradığını açıklamadı.The New York Times gazetesinin yayınladığı şirket raporuna göre sadece büyük firmaların saldırıya uğramadığı küçük kullanıcıların da mağdur olduğu belirtildi.Gazetenin haberinde başka güvenlik uzmanlarının da şirketin bulgularını doğruladığı belirtildi.The Wall Street Gazetesi ise şirketin belli bir ücret karşılığında internet sitesi sahiplerine saldırıdan etkilenip etkilenmediklerini inceleyebileceklerini açıkladığını yazdı.Şirket internet sayfasında ayda 120 dolara düzenli güvenlik ihlali hizmeti vereceğini açıkladı. Fakat daha sonra bu duyuruyu sayfadan kaldırıldı.BBC'ye konuşan University College London Dr Steven Murdoch bu yaklaşımın pek de alışık olunmayan bir yöntem olduğunu göstererek şirketin kararına tepki gösterdi.Murdoch, 'Genellikle mağdur olanlar ücretsiz açıklanıp daha sonraki dönemde ücret talep edilir' dedi.
Kulüpler Birliği'nde Göksel Gümüşdağ Dönemi
Kulüpler Birliği'nin Olağan Genel Kurulunda Göksel Gümüşdağ başkanlığa seçildi. Göksel Gümüşdağ'ın ilk açıklamaları; İlhan Cavcav'a katıkıları ve destekleriniden dolayı teşekkür ediyorum. Aynı zamanda 17 Süper Lig ekibinin gösterdiği teveccüden dolayı mutluyum, inşallah gelecekte Türk futbolu ve Kulüpler Birliği'ne katkılı olur. Ben tekrar teşekküer ediyorum.İlhan Cavcav'dan önemli mesaj! Kardeşliğe ihtiyacımız var özellikle büyük kulüplerimiz açısından... Kulüp Başkanları ve seyircilerin birleşmesi lazım, güdize kulüplerin başkanları bir araya toplayarak birlik ve beraberliği sağlamak mecburiyetindeyiz.skorer
Reklam
Aşık Olanların Mutlaka Yaşadığı 15 Aşama
Genellikle bir önceki aşkınız kötü sonlanmıştır ve aşk acınız dineli çok olmamıştır. Belki de halen aşk acısı çekiyorsunuzdur. Önceden hiç aşık olmamış bile olabilirsiniz. Aşk acısı çekiyorsanız muhtemelen yeni bir aşk istemiyorsunuzdur. Fakat aşk bu. İstesek de istemesek de geliyor. O aşık olacağınız kişi muhtemelen daha sonra da görebileceğiniz bir yerden olur. Okulunuzdan, iş yerinizden, arkadaş ortamınızdan olması olasıdır.
iPhone 6'yı 1 Ay Önceden Twitter'da Takipçilerine Gösterdi
Bir Twitter kullanıcısı, iPhone 6'yı bir ay önceden takipçilerine gösterdi. Apple'ın yeni amiral gemisi modeli iPhone 6'yı hemen herkes görmek istiyordur. Bu anlamda şimdiye kadar onlarca hatta yüzlerce sızıntı yapıldı. Geçtiğimiz gün ise Apple'ın iPhone 6'yı tanıtacağı tarihi ortaya çıkmıştı . Bu habere göre Apple'ın iPhone 6'yı tanıtmasına daha 1 ay gibi bir süre var. Ancak bir Twitter kullanıcısı geçtiğimiz gün hesabından yeni iPhone 6'nın fotoğraflarını paylaştı. Bir genç lise öğrencisine ait Twitter hesabından paylaşılan görüntülerde iPhone 6 çok net bir şekilde gözüküyor. Ancak genç kızın milyonlarca kişinin merakla beklediği bu cihaza nasıl eriştiği ise bir hayli merak ediliyor. Kim bilir, belki annesi ya da babası Apple'da yöneticidir . Ya da Apple'ın tedarikçileri Pegatron ya da Foxconn'da bir bağlantısı vardır. teknokulis
Reklam
Ekmeleddin Diye Öten Horoz!?
etiket
Sosyal medyada 'Ekmeleddin diye öten horoz'  çılgınlığı devam ediyor. Paylaşım rekorları kıran videoya Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu da kayıtsız kalmadı ve Twitter hesabından 'Rabbim henüz bayılanı ayıltmayı nasib etmedi ama neyse ki horozlar yardıma yetişti. :)” mesajıyla yayınladı.
Oscar'da Nuri Bilge Ceylan'a Karşı Fatih Akın mı Yarışacak?
Nuri Bilge Ceylan'ın Kış Uykusu'nun Türkiye'nin Oscar adayı gösterilmesinin ardından ilginç bir gelişme oldu. Fatih Akın'ın The Cut filminin de Almanya adına yarışması gündeme geldi. Bu arada 2013'ün Altın Palmiyeli filmi de bu yarışa katılabilir.Oscar yarışını bu yıl Türkiye başlattı. Oscar aday adayı olarak Ceylan’ın Altın Palmiye Ödüllü Kış Uykusu filminin seçilmesi, sinema çevrelerinden olumlu tepkiler alıyor. Her yıl 70’i aşkın ülkenin katıldığı yarışta diğer ülkeler henüz rengini belli etmedi. Peki, Ceylan’ı yarışta neler bekliyor, rakipleri kimler olabilir? Gelin, yakından bakalım... ALTIN PALMİYELER YARIŞIRSA Abdellatif Kechiche’in Altın Palmiye Ödüllü filmi La vie d’Adèle/ Mavi En Sıcak Renktir, bu yıl Nuri Bilge Ceylan’ın rakiplerinden biri olabilir. Adèle Exarchopoulos ile Léa Seydoux’nun başrolleri paylaştığı Mavi En Sıcak Renktir, geçen yıl Oscar yarışına katılamamıştı. Zira aday adayı filmlerin en geç Eylül sonuna kadar kendi ülkelerinde gösterime girmesi gerekiyor. Yapımcı firma, filmin Fransa gösterim tarihi olarak 9 Ekim’de direttiğinden, Kechiche’in fırtınalar estiren eseri Oscar yarışına katılamamıştı. Kimi eleştirmenlere göre, Fransa’nın bu yıl şansını Kechiche’le denemesi ihtimal dâhilinde görünüyor. Fransa’nın Mavi En Sıcak Renktir’i aday adayı olarak Akademi’ye sunması durumunda, Oscar için bu yıl Altın Palmiyeli iki film yarışabilir. AKIN, EKİM’E KALDI Fatih Akın da Ceylan’ın olası rakiplerinden biri olarak öne çıkıyor. Akın’ın uzun süredir merakla beklenen filmi The Cut, Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışacak. Ermeni Soykırımı’ndan sağ kurtulan ve iki kızını aramak üzere yollara düşen bir adamın öyküsünü anlatan filmin, Venedik serüveni Oscar yarışının da başlangıcı olabilir. Filmin sinema çevrelerinden olumlu eleştiriler alması durumunda, Almanya’nın The Cut’ı Oscar aday adayı olarak sunması bekleniyor. Ne ki, filmin Almanya gösterim tarihi şimdilik 16 Ekim olarak belirlendiğinden, Akın’ın yarışma koşullarını sağlayamaması sözkonusu olabilir. Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da birlikte yarıştığı pek çok isimle Oscar serüveninde de karşılaşmasına kesin gözüyle bakılıyor. Cannes’da Büyük Jüri Ödülü’nü kazanan Xavier Dolan, son dönemde eleştirmenlerin favori yönetmenlerinden biri oldu. “Genç usta” Dolan’ın Mommy filmi, Fransızca olduğundan Kanada Oscar şansını Dolan ile deneyebilir. Keza, Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev Leviathan filmiyle Cannes’da pek çok eleştirmenin favorileri arasında gösteriliyordu. Rusya’nın Cannes’da En İyi Senaryo Ödülü’nü alan Leviathan’ı Oscar yarışına sunması sinema çevreleri için şaşırtıcı olmayacaktır. DARDENNE FAKTÖRÜ Oscar Ödüllü Fransız aktris Marion Cotillard da bu yıl bir kez daha kırmızı halıda yürüyecek gibi görünüyor. Cotillard, Cannes’da büyük ödülü Ceylan’a kaptıran Dardenne Kardeşler imzalı Deus jours, une nuit/ İki Gün, Bir Gece adlı filmde başrolde yer alıyor. Ödül avcısı Dardenne Kardeşler, daha önce Oscar’a aday gösterilmedi. Belçika’nın İki Gün, Bir Gece’yi yarışa sunması hâlinde, Belçika da yarışın güçlü adaylarından biri olabilir. VE DİĞER ÜLKELER Oscar kazanan tek Latin Amerika ülkesi olan Arjantin’in Relatos salvajes/ Vahşi Öyküler, Bulgaristan’ın Stephan Komandarev imzalı The Judgement/ Hüküm, geçen yıl Oscar yarışına yeninden katılan Ekvator’un Feriado/ Tatil, Yunanistan’ın Little England/ Küçük İngiltere ve Hong Kong’un The Golden Era/ Altın Çağ filmlerini seçmesi hâlinde ödül şansının yüksek olduğu öngörülebilir. Taraf
Reklam
'MEB Erdoğan'ı Cumhurbaşkanı Yaptı' İddialarına Yanıt
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' ders kitabında, cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce, cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddialarının asılsız olduğu belirtildi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı internet sitelerinde, Erdoğan'ın henüz cumhurbaşkanı seçilmemesine rağmen 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' isimli ders kitabında 12. cumhurbaşkanı olarak gösterildiği yönünde iddialar bulunduğu ifade edildi. Ortaöğretim kurumlarında 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' adında bir ders ve kitabının bulunmadığına dikkat çekilerek, dersin adının 'T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük' olduğunu vurgulandı. 'T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük' 8. sınıf ders kitabının, 14 Şubat 2008 tarih ve 114 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği, bu kitapta bu tarih sonrasında hiçbir değişiklik yapılmadığı bildirildi. 'T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük' ortaöğretim ders kitabının ise 8 Aralık 2011 tarih ve 261 sayılı Kurul Kararı ile kabul edildiği ve bu kitapta da bu tarih sonrasında hiçbir değişikliğe gidilmediği belirtildi. MEB tarafından şu anda yazımı devam eden veya yazımı tamamlanıp inceleme aşamasında olan 'T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine ait bir kitabın bulunmadığının altı çizilerek, 'Cumhurbaşkanı adayı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçimden önce, Bakanlığımızca hazırlanan 'Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi' isimli ders kitabında cumhurbaşkanı olarak yer aldığı iddiaları asılsız bir haber olup, tamamıyla iftiradan ibarettir. Kaldı ki söz konusu iddiayla birlikte medyada yer alan görselde dersin adı dahi yanlış yazılmıştır' denildi.CNN Türk
Reklam
Ankara'nın Saraçoğlu Mahallesi Özelleştirilerek ‘Ekonomiye Kazandırılacak’
Ankara’nın en eski semtlerinden Saraçoğlu mahallesi Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildi; mahalledeki bakanlıklara ait kamu taşınmazlarının tahsisleri kaldırıldı. Birçok anıt ağaç ve tahsisli binanın yer aldığı mahalle, Taşınmazlar Özelleştirme İdaresi’nde değerlendirilerek ‘ ekonomiye kazandırılacak’ . Cumhuriyet’ten Çiğdem Toker, 70 yıllık Devlet mahallesi olarak da bilinen Saraçoğlu’nun, 8 Şubat 2013’te ilk kez Bakanlar Kurulu tarafından riskli alan ilan edildiğini aktardı. Kararın alındığı dönem Çevre ve Şehircilik Bakanı olan Erdoğan Bayraktar, Toker’e şu bilgileri verdi: “Başkent’e değer katacak bir kültürel kimlik projesi hedefliyoruz. Birkaç zorunlu istisna dışında tescilli binalar yıkılmayacak, anıt ağaçlar kesilmeyecek.” Bayraktar’ın verdiği bilgiye göre, tarihi semte müze, sanat galerisi, ofis, kafe, restoran, butik otel gibi alanlardan oluşan kompleks yapılacak. Diken
O Otobüs Şoförü Konuştu: 'Tüm Gücümle Frene Bastım Ama Araç Durmuyordu'
Kabataş kazasına neden olan otobüsün şoförü Eyüp Er, kaza sonrası ilk kez konuştu. Şoför Er, 'İskele önünde insanlar olsaydı aracı denize uçuracaktım.' dedi. İstanbul Kabataş’ta 1 sürücü, 5 yolcu ve 13 yayanın yaralandığı kazaya neden olan otobüsün sürücüsü Eyüp Er, Milliyet’ten Mert İnan'a konuştu. Torunu Ege’ye sarılarak, yaşadığı şoku atlatmaya çalışan Er, yaşanan talihsiz kazanın ayrıntılarını anlatırken zaman zaman gözleri doldu. 'GECELERİ UYUYAMAZ OLDUM' İETT’de 18 yıl otobüs kullandıktan sonra emekli olan ve 3 yıldır Otobüs A.Ş’de çalışan 54 yaşındaki Er, “Psikolojik destek alacağım. Her gece yaralanan insanlar için dua ediyorum. Tek dileğim yaralı kardeşlerimin bir an önce sağlıklarına kavuşması. Evden çıkacak durumda değilim. Hangi insan böylesi bir kazaya neden olmak ister. Çok üzgünüm. Kendimi, 20 yıllık meslek hayatımda ilk kez insanların yaralandığı bir kazanın içinde buldum. Evlat ve Torun sahibiyim. Bir can bile incinsin istemem. Geceleri uyuyamaz oldum. Tam uykuya dalar gibi oluyorum, aklıma kaza anı ve yaralı kardeşlerim geliyor. Bu kez gözlerim açılıyor. İçime sıkıntılar doluyor. Herkesten çok özür diliyorum. İçimde yaşadığım acıyı tahmin bile edemezsiniz” dedi. 'ARAÇ AMBELEYE KALKTI' Kaza anını anlatan Eyüp Er, şunları söyledi: “Bizim meslekte sabit bir hatta çalışmazsınız. Kısa zaman aralıklarıyla güzergâhlarımız değiştirilir. 63 Kabataş-Kağıthane hattındaki ilk iş günümde böyle bir olay yaşandı. Kazaya karışan otobüs 2013 modeldi. İlk iş günümden 3-4 gün önce başka bir hattan getirildiğini öğrendim. Aracın periyodik bakımlarının yapıldığını biliyorum. Zaten garanti süresi bile dolmamış olması gerekir. Ancak bu tür elektronik donanımlı otobüslerde milyonda bir bile olsa beyin sistemi beklenmedik şekilde devreye geçebiliyor. Araç beyin dediğimiz elektronik aksamdaki arızadan dolayı sürücünün inisiyatifi dışında hareket etmeye başlıyor. Başıma gelen daha önce de başka arkadaşlarımızın başına geldi. Arkadaşlar arasında buna ‘araç ambeleye kalktı’ deriz.” 'İSKELEDE İNSAN OLSA ARACI DENİZE UÇURACAKTIM' “Duraktan kalkmaya hazırlanırken, ben daha gaza basmadan araç hareket etmeye başladı. 10 metre önümdeki trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçen onlarca insan vardı. Frenler taş kesmişti. Tüm gücümle frenlere bastım ama araç durmuyordu. İnsanları ezmemek için boşluk bulduğum yere direksiyonu kırdım. Aklımdaki tek düşünce kimseye zarar vermeden, direksiyon hakimiyetini yitirmeden bir yere çarparak durabilmekti. Bunlar anlık, saniyeler içinde gelişen hadiseler. Şayet tek elimle, el freni, imdat kolu veya vites tuşlarına basmaya kalksam direksiyon hakimiyetini kaybedip trafik ışıklarındaki 10-15 kişiyi ezmek zorunda kalacaktım. Direksiyonu kırmamış olsam çok büyük bir felakat yaşanırdı. BUDO iskelesindeki boşluğu görünce araya daldım. Şayet Adalar iskelesinin önünde insanlar olsaydı aracı denize uçururdum. Direksiyonu kırdığım boşlukta insanlar bulunmuyordu. Frenlere bütün gücümle asıldım ancak frenler taş kesti. Araç durmuyordu. Karşıma çıkan kapı ve taksiye çarpmak zorunda kalınca, insanlar yaralandı ve taksinin altında kalan kardeşlerim oldu.” 'ONLAR İYİ OLSUN BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUM' “Çok üzgünüm. Büfeye vurup durduktan sonra aracın içinde sıkıştım. Büfenin demiri alnıma giriyordu. O anlarda bile kimsenin zarar görmemiş olmasını diliyordum. Oğlum, sürekli yaralıların aileleriyle görüşüyor. Şişli Etfal’de tedavisi devam eden Kübra’nın durumunun iyi gittiği yönünde bilgi aldık. Okmeydanı Hastanesi’nde yatan Elif Balkeser’in durumunun ciddiyetini koruduğunu öğrendim. Elif Hanım için endişeliyim. Hayattaki tek dileğim yaralı insanların sağlıklarına kavuşması. Onlar iyi olsun başka hiçbir şey istemiyorum. İyileştiklerinde ben de kendilerini ziyaret ederek, helallik almak istiyorum. Ancak şu aşamada ailelerin karşısına çıkacak gücü bulamıyorum. Kübra Dere için kan bağışı yaptık. Yapmaya da devam edeceğiz.” 'SOKAĞA ADIM ATACAK HALİM YOK' “Mahkemenin atayacağı bilirkişi dışında aile olarak İTÜ’den bilirkişi talep edeceğiz. Psikoteknik testlerim, sürücü belgelerim eksiksiz. Tazminat davası açılması durumunda ne yapacağımı da bilmiyorum. Mesleğe geri döneceğimi sanmıyorum. Mesleğe dönmeyi bırakın, sokağa adım atacak halim yok. Bu dava sürecek. Yargı önüne çıkacağım. İnsanlar sadece kasıtlı olmadığımı, teknik sorundan dolayı aracın durmadığını bilsinler. Ben direksiyonu, anlık refleks ile en boş gördüğüm yere kırdım. Araç durmuyordu. Düz gitmiş olsam trafik ışıklarındaki 10-15 kişiyi ezmek zorunda kalırdım.”haberler.com
Reklam