onedio
Wesley Sneijder Monaco'nun Transfer Radarında
James Rodriguez'i yüksek bir bonservis bedeliyle Real Madrid'e satan Monaco'nun hedefinde Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder var.Geçtiğimiz sezon yaşadığı ikinciliğin ardından bu sezon gözünü zirveye diken Monaco, kadrosunu Galatasaray'ın yıldızı Wesley Sneijder ile takviye etmek istiyor. L'Equipe'in iddiasına göre transfer listesinin başına Sneijder ve Xherdan Shaqiri'yi koyan Monaco, önümüzdeki günlerde bu iki futbolcu için resmi teklif yapmaya hazırlanıyor. Galatasaray'la olan kontratında 20 milyon Euro'ya serbest kalır maddesi bulunan Hollandalı yıldızın Monaco'nun olası teklifine ne yanıt vereceği merak konusu.eurosport
AB Refah Sınır Kapısının Kontrolünü İstiyor
Almanya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Almanya, Fransa ve İngiltere'nin ortak bir girişimle Refah sınır kapısının kontrolünü Avrupa Birliği'nin üstlenmesi önerisinde bulunduğu belirtildi. Açıklamada, 2007'den beri kapalı olan sınır kapısının Avrupa Birliği'nin kontrolünde tekrar açılmasının amaçlandığı belirtildi. 'İki kilit unsur' AB'nin Kahire'de kalıcı ateşkes için devam eden müzakerelere katkıda bulunmak istediğini vurgulayan Almanya Dışişleri Bakanlığı, uluslararası gözlem misyonunun Gazze Şeridi'ndeki radikal grupların silahsızlandırılmasına yardımcı olabileceğini ifade etti. Kalıcı çözüm için iki kilit unsurun önem taşıdığı kaydedilen açıklamada, bunlardan birinin İsrail'in güvenliğinin tesis edilmesi, diğerinin de Gazze'deki insanların yaşam koşullarının ve ekonomik durumun iyileştirilmesi olduğu belirtildi. 2007'den beri kapalı Gazze Şeridi'nde kontrolün Hamas'a geçtiği 2007 yılından beri sınır kapıları kapalı tutuluyor. İsrail'in ablukası nedeniyle Gazze'de yaşayan 1 milyon 800 bin Filistinli'nin dış dünyayla bağlantısı yok. Gazze'nin Mısır sınırındaki Refah geçişi ise Filistinliler için en önemli bağlantı noktalarından biri. Refah sınırı 2005-2007 yılları arasında da AB'nin kontrolündeydi. Deutsche Welle Türkçe
Bank Asya Bilmecesi: Ali Babacan Görüşme Var Dedi, Yiğit Bulut Yalanladı
Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmeler yaptığını açıkladı. Açıklamanın, Başbakan Erdoğan’ın bankanın mali yapısının iyi olmadığı iddiasından sonra gelmesi dikkat çekti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat ile resmi bir görüşme olmadığını söylüyor. Pelin Ünker'in Cumhuriyet'te yer alan haberine göre Ziraat Bankası cemaate yakınlığıyla bilinen Bank Asya’yı satın almak için görüşmelere başladı. Açıklamayı dün bir televizyon kanalına Başbakan Yardımcısı Ali Babacan yaptı. Başbakan Yardımcısı Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını belirterek, “Henüz bu görüşmeler neticelenmedi ama neticelenirse bizim arzu ettiğimiz bir şey oluşur. Ziraat Bankası, Bank Asya’yı satın alırsa böylece kamunun bir katılım bankası olmuş olur. Bunu arzu ediyoruz. Bankacılık sistemi açısından da bankanın kendisi açısından da olumlu bir sonuç oluşur diye düşünüyoruz” dedi. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu ile birlikte iktidara yakın kurumların mevduatlarını çektikleri söylentileriyle gündeme gelen Bank Asya, mart ayında Katarlı Qatar Islamic Bank ile satın alma görüşmelerine başlamıştı. Erdoğan 26 Temmuz’da yaptığı açıklamada, “Şu anda Bank Asya iyi bir konumda değil. Bu aldığım bir bilgidir. Qatar Islamic Foundation bir defa burayı alma noktasında değil. Onu ilan ederek kendilerine oradan piyasalarda psikolojik bir destek sağladılar” demişti. Bank Asya kaynakları ise Ziraat Bankası ile resmi bir görüşme olmadığını söyledi. Başbakanın daha önce yaptığı açıklamaları da hatırlatan kaynaklar, bunun yeni bir gözdağı olduğuna işaret ederek, bir Başbakan’ın bir finans kuruluşu hakkında ‘durumu kötü’ şeklinde bir açıklama yapmasının Bankacılık Yasası’na aykırı olduğuna dikkat çekti. Kaynaklar, Erdoğan’ın Bank Asya’nın fiyatını düşürmek için manipülasyon yaptığı yorumunda bulundu. Babacan, Ziraat Bankası’nın Bank Asya’yı satın alma konusunda görüşmeler yaptığını söylemesi Bank Asya hisselerine alım getirdi. Bankanın hisseleri yüzde 8.26 yükseldi. Bayram sonrası hisseler Erdoğan’ın sözleriyle yüzde 6.20 çakılmıştı. 17 Aralık’tan önceki akşama kadar bankanın hisse senetleri yüzde 40 değer yitirmişti.  YİĞİT BULUT YALANLADI Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, Ali Babacan'ın Bank Asya'nın Ziraat'e satılacağı yönündeki açıklamasını yalanladı Başbakan'ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, açıklamaya ilişkin, 'Sayın Bakan'ın sözleri Başbakan Erdoğan 'ın bilgisi dahilinde değildir. Babacan'ın Sözlerini çok speküle ettiler ve ardından bir spekülasyon gelişti. Bank Asya'da yüzde 10′luk, yani TL olarak karşılığı 100 milyon lira civarında bir değer artışı oldu' dedi.
Ebola ile Mücadelede Yeni Umut
Batı Afrika’da çok kısa sürede 729 kişiyi öldüren ve Dünya’da panik yaratan Ebola virüsü, yeni bir salgın başlatmak üzere. ABD’de denenen ZMapp adlı ilaç ise salgını daha ileriye gitmeden bitirebilir. Liberya’da tedavisi olmayan Ebola virüsüne yakalanan Dr. Kent Brantly ve Nancy Writebol, maymunlar üzerinde test edilen ZMapp isimli ilacı kullandı ve iyileşmeye başladılar. Dr. Brantly ve Writebol, Atlanta’daki bir hastanenin karantina bölümünde yatıyor. Gelen son bilgilere göre hâlâ güçsüzler fakat durumları daha iyiye gidiyor. ZMapp, alındıktan 48 saat sonra etkisini göstermeye başlıyor ve 9 gün içerisinde tam etki gösteriyor. Maymunlar ile yapılan denemelerde, Ebola virüsü taşıyan 6 maymundan 4′ü iyileşmeye başlarken, ikisi hayatını kaybetti. Tütün yapraklarından imal edilen ZMapp’in test süreci henüz tam anlamıyla bitmese de, ölmek üzere olduğunu düşünüp yakınlarıyla vedalaşan Dr. Brantly ile Writeboll’u hayata döndürmeyi başardı. İlaç, Afrika ülkelerinde sık sık hortlayan bu virüsün daha fazla can almasını önlemek için kritik önem taşıyan bir adım. ZMapp, küçük bir biyoteknoloji firması olan Mapp Biopharmaceutical tarafından geliştirildi. 2015 yılında son halini alacak ilacın Ebola’yı yeneceği tahmin ediliyor. Stuff
Çıplak Aramaya Dava Yok!
Gezi eylemleri sırasında Kadıköy'de gözaltına alınan M.Y. adlı kadının karakolda çıplak aramaya maruz kalmasıyla ilgili olarak polisler hakkında davaya gerek görülmedi. Gerekçe polislerin savunmasına dayandırıldı: 'Piercingini iki kere erkek memura gösterdi.'Radikal gazetesinden İsmail Saymaz'ın haberine göre, İstanbul’daki Gezi Parkı gösterilerinde gözaltına alınan M.Y. adlı genç kadının karakolda çıplak aramaya maruz kalmasına ilişkin polisler hakkında davaya gerek görülmedi. Polisler hakkında soruşturma izni vermeyen Kadıköy Kaymakamlığı, karakolun görüntülerine bakarak, “Bayanın hal ve tavırlarının gayet normal olduğu, tüm alınan şahısların aynı rahatlık içerisinde olduğu” iddiasını ileri sürdü. Görüntülerde, normalinden fazla tutan arama işlemi, “mağdurun takı ve tokalarını çıkarmasının uzun sürmesine” bağlandı. Ayrıca, “Kazağını nezarethane görevlisinin yanında giymesi, filmli cama bakarak üzerini düzeltip omuzlarını açması, göbeğine takılı piercingi iki kez açarak erkek memura göstermesi” tacize uğramadığının delili sayıldı. Şüpheli polislerin anlatımına dayalı kararda, “Taciz edilmiş bir insanın bu tarz bir harekette bulunamayacağı” ifade edildi. Hatay’daki Gezi Parkı gösterilerine katılan Ahmet Atakan'ın ölümünün ardından İstanbul’da 11 Eylül 2013’te protestolar başladı. Eylemin merkezi, Kadıköy Bahariye Caddesi’ydi. Basın açıklamasından sonra polis, eylemcilere müdahale etti. M.Y. de grubun içindeydi. Bir polis tarafından yüzü duvara çevrildi. İddiaya göre ayaklarına iki el boya topu atıldı. Yer yer sürüklenerek gözaltına alındı. İskele Polis Merkezi’ne getirilen M.Y., tuvalete gereksinimi olduğu halde iki saat bekletildi. Ardından Ö.Y. adlı kadın polis tarafından ‘çıplak arama’ uygulamasına tabi tutuldu. Dört kez çömeltildi İddiaya göre Ö.Y. adlı kadın polis, M.Y. adlı kadın eylemcinin bluzunu ve sutyenini çıkarttırdı. Sonra M.Y.’nin sutyeninin içine elini sokup göğüslerini ‘kontrol’ etti. Sutyeni de çıkarttırdıktan sonra M.Y.’nin pantolonu ve külotunu soyundurup dört kez çömelip kalkmasını istedi. Bu sırada kadın polis, M.Y.’nin arkasında durdu. Sonra da öne geçip M.Y.’nin cinsel organına baktı. Ertesi gün serbest bırakılan M.Y. adlı genç kadın, suç duyurusunda bulundu. İstanbul Anadolu Adliyesi Savcılığı, polisler hakkında soruşturma izni verilmesi için dosyasını Kadıköy Kaymakamlığı’na gönderdi. Kaymakamlık, yürüttüğü inceleme sonucunda, soruşturma izni vermedi. Hazırlanan evrakta; M.Y.’yi ilk gözaltına alan polislerin yüzlerinin görünmediği, götürüldüğü İskele Polis Merkezi’nde nezarethane sorumlusu olan A.S. adlı polisin herkese eşit muamelede bulunduğu ve genç kadının adını hatırlamadığı ifade edildi. Karakolun lavaboya giriş çıkış görüntülerine bakıldığında A.S.’nin de bir suçunun olmadığı kaydedildi. 'Tacize uğrasa...' Ö.Y. adlı polise yönelik 'çıplak arama' suçlaması ise adeta mağdurun sorgulanmasına dönüştü. Karakol görüntülerine göre, “Bayan hal ve tavırlarının gayet normal olduğu, tüm alınan şahısların da aynı rahatlık içerisinde olduğu” ileri sürüldü. DVD’ler incelendiğinde üst araması süresinin uzun olduğu saptandı. Polis Ö.Y. ise “bu uzunluğu” mağdurun takı ve toka sayısının fazlalığına bağladı. Kararda, şöyle denildi: “Üst arama süresinin her ne kadar uzun olduğu iddia edilmiş ise de polis Ö.Y.’nin ifadesinde, kendisinin astım hastası olduğu ve odada yoğun gaz bulunduğundan havaya ihtiyaç duyduğu, müştekinin ağır hareket etmesinden dolayı defalarca biraz acele etmesi için rica etmesine rağmen şahsın aşırı derecede yavaş hareket ettiği, üzerindeki toka ve takılarını çıkartmasının uzun sürebileceği yapılan üst arama tutanağında yazılan malzemelerden anlaşıldığı...” Ö.Y. adlı kadın polisin beyanına itibar edilerek, çıplak arama mağduru töhmet altında bırakıldı. Mağdurun, “Kazağını nezarethane görevlisinin yanında giymesi, filmli cama bakarak üzerini düzeltip omuzlarını açması, göbeğine takılı piercingi iki kez açarak erkek memura göstermesi taciz edilmiş bir insanın bu tarz bir harekette bulunamayacağı”nın delili sayıldı. Kaymakamlık, bu nedenle iki polis hakkında soruşturma izni vermedi. İstanbul Bölge İdare Mahmemesi de itirazı reddedince savcılık, geçen 22 Temmuz’da kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti. İkinci çıplak aramaya soruşturma izni Bu arada M.Y. ile aynı gün gözaltına alınan bir başka kadın da 37 yaşındaki M.P.B.’ydi. Sokakta bir polisin tekme atması üzerine ayağı çatlayan M.P.B. kelepçelenerek polis aracına bindirildi ve gözaltına alındı. Sonra İskele Polis Merkezi’ne getirildi. Ayaküstü sorgulanan M.P.B.’ye, “Twitter ve Facebook kullanıyor musun?” diye soruldu. Ardından aynı kadın polis tarafından çıplak aramaya maruz bırakıldı. Ertesi gün serbest kalan M.P.B., ‘eziyet, işkence, kasten yaralama, haksız arama ve görevi kötüye kullanma’ suçlarından şikayetçi oldu. Anadolu Adliyesi Savcısı Fatih Dirican, 8 Nisan 2014’te kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Savcı Dirican, o gün eyleme 6 bin kişinin katıldığını, taşlı ve molotofkokteyli direnç gösterilmesi üzerine polisin müdahale ettiğini belirterek, dava açmaya yeterli emarenin bulunmadığını savundu. İtirazı değerlendiren İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, “iddia edilen olay tarihinde anılan karakolda görev yapan görevlilerin tespit edilerek, gerekirse yüzleştirme yapılıp bunun sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini” belirterek, kararı bozdu. Böylelikle, soruşturma yeniden açıldı.Haber: İsmail Saymaz | RadikalKaynak: CNN Türk
Reklam
7 İlde HES ve RES'ler İçin 'Acele Kamulaştırma Kararı'
Bakanlar Kurulu, rüzgar enerjisi santralları (RES), hidro elektrik santralları (HES) ve elektrik iletim hatları için yedi ayrı 'acele kamulaştırma' kararı aldı.Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında harita ekleriyle yayınlanan kararlara göre, Ordu, Balıkesir, Manisa, Siirt, Muğla, Artvin ve Mersin illerini kapsayan çeşitli bölgelerde 'acele kamulaştırma' yapılacak. Buna göre, 380 kV Ordu-Reşadiye enerji iletim hattı projesi kapsamında bazı taşınmazlar Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Balıkesir ilinde kurulacak Kapıdağ Rüzgâr Enerji Santralinin yapımı amacıyla da bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Manisa ilinde kurulacak Kuyucak Rüzgâr Enerjisi Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Siirt ilinde kurulacak Çetin Barajı ve Hidroelektrik Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar da Hazine adına tescil edilmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Mersin ili Çamlıyayla Havza trafo merkezi projesi kapsamında bazı taşınmazlar da Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Artvin ili Alanbaşı - Yeni Tortum enerji iletim hattı projesi kapsamında bazı taşınmazlar Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından 'acele' kamulaştırılacak. Muğla kurulacak Akyar Rüzgâr Enerjisi Santralinin yapımı amacıyla bazı taşınmazlar da Hazine adına tescil edilmek üzere Maliye Bakanlığı tarafından 'acele' kamulaştırılacak.DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
… Başbakan’ın aralarında 3 yıl olan iki konuşmasında da, etnik kimliklerle ilgili olarak aynı vurguyu yapmış olması, bunun artık bir dil sürçmesi olmadığını, “amacını aşan” bir söz olmadığını açıklıkla ortaya koyuyor. Ve ne yazık ki ortaya ırkçı bir Başbakan portresinin çıkmasına da neden oluyor. Bir etnik kimliği hakaret olarak algılamak, ondan söz ederken “affedersiniz” eklemesi yapma ihtiyacını duymak, başka hiçbir şeye işaret etmiyor.Bu açık bir ırkçı nefret suçudur! Ama kuşkusuz ki Türkiye’de kovuşturulamayacak bir suç! Birincisi söyleyen Başbakan, yargı kendisine bağlı, hiçbir savcının cesaret edip de bir fezleke düzenleyemeyeceği bir sistem var. İkincisi zaten dokunulmazlığı var, üçüncüsü cumhurbaşkanı olmayı da başarırsa zaten artık hayatının sonuna kadar sürecek bir dokunulmazlığa da sahip olacak!Ama işlediği bu suçun kovuşturulamıyor olması, bu suçun üzerine yapışmış bir kara leke olarak ebediyete kadar kalmasına da engel olmayacak. Tarih, birçok başka kötü özelliklerinin arasında “ırkçı” sıfatını da isminin önüne ekleyecek, öyle anılacak. Bundan sonra istediği kadar kardeşlikten, “yaradılanı yaradandan dolayı sevmekten” söz etsin.
Reklam
Rus Gençlerden Chatrolutte'te Mastürbasyon Şakası
Canlı sohbet sitesi Chatrolutte’te Rusya’dan ilginç bir mastürbasyon şakası görenleri şaşkına çeviriyor. 2 gencin webcam açan insanlara yaptıkları mastürbasyon şakası sonrası insanların tepkisi ilginç oluyor. Özellikle 3.33′e dikkat diyoruz.
Android Telefonlara Çoklu Kullanıcı Desteği Geliyor
Eğer bir Android tabletiniz varsa çoklu kullanıcı desteğini Android 4.2 Jelly Bean sürümünden bu yana kullanıyorsunuzdur. Google'ın şu ana dek sadece tabletler için geliştirdiği çoklu kullanıcı desteği Android L geliştirici ekibinden gelen habere göre sonbaharda resmen kullanıcıların hizmetine sunulacak. Google'ın ilk olarak tabletler için geliştirdiği, akıllı telefonlar için de düşünülen ancak başarısızlıkla sonuçlanan çoklu kullanıcı desteğiyle akıllı telefonda birden fazla kullanıcı modu oluşturulabilecek. Örneklendirecek olursak; sadece çocuğunuzun için çocuk modu oluşturabilir ve çocuğun erişebileceği içerikleri sınırlandırabilirsiniz. Yine iş hayatı ya da gündelik hayat için de kendinize özel kullanıcı modlar oluşturabilirsiniz. Ya da LG'nin son dönem telefonlarında yer verdiği gibi misafir modu da oluşturabilirsiniz. Çoklu kullanıcı desteğini Android L ile birlikte akıllı telefon sahiplerine sunacağını müjdeleyen geliştirici ekip, ayrıca hızlı ayarlar menüsünde de değişiklik ön gerebilir. Zira kullanıcıların özelleştirilebilir hızlı ayarlar menüsü için pek çok isteği geliştiricilere ilettiği biliniyor. kaynak: engadget
Reklam
LG G3'ü Bir Hafta Boyunca Ücretsiz Denemek Mümkün
LG Electronics, benzersiz özellikleriyle göz dolduran ve büyük ilgi gören yeni amiral gemisi LG G3’e özel yepyeni bir kampanya sunuyor. Eylül ayı sonuna kadar devam edecek ve İstanbul, Ankara ve Antalya’daki anlaşmalı Turkcell mağazalarında geçerli olan ‘Dene ve Al’ kampanyası LG G2’den sonra bu defa LG G3 ile devam ediyor. LG G3’ü almak isteyenlere yedi gün ücretsiz olarak deneme imkanı sunuluyor. Akıllı telefonunuzu satın almadan önce deneyerek test edebilme şansını veren kampanya ile bir hafta sonunda dilerseniz telefonunuzu kampanyanın geçerli olduğu mağazalara iade edebilir ya da satın alabilirsiniz. · PERA TURKCELL FLAGSHIP - Beyoğlu · KANYON TURKCELL FLAGSHIP – Kanyon AVM · CAPİTOL TURKCELL FLAGSHIP - Capitol AVM · BAGDAT CAD TURKCELL FLAGSHIP - Bagdat Caddesi · MARKANTALYA TURKCELL FLAGSHIP - Muratpaşa / Antalya · NEXT LEVEL TURKCELL FLAGSHIP – Çankaya / Ankarateknolojioku
Gazetelerde Bugün | 7 Ağustos Perşembe
Hürriyet: Kritik üçgen için savaş Milliyet: Can pazarı  Sabah: Önce bedava tatil, şimdi de rüşvet tapesi Vatan: MİT’te ‘paralel istihbarat’ tasfiyesi  Taraf: Bu yolun sonu IMF’ye çıkar Yeni Şafak: Millete hakarette birbiriyle yarıştılar Birgün: Çok affedersiniz faşist Zaman: Musul rehinelerinin ailelerinden suç duyurusu Star: Tehdit savurana haddi bildirilir  Cumhuriyet: Afedersin ırkçısın  Akşam: 12 bin sayfalık şantaj dosyası  Evrensel: Tarih affetmez  Agos: Agos'un Sözü: Allah affetsin
Reklam
Reklam
'Arınç'ın Kendisi Komple Şaka Olduğu İçin Onu Ciddiye Almıyorum'
Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş , ana muhalefet hattı olmaya çaba göstereceklerini ifade ederek, söylediklerinin arkasında olduğunu söyledi. CNN Türk'te Tarafsız Bölge programına konuk olan Selahattin Demirtaş, önemli açıklamalar yaptı. Ahmet Hakan 'ın sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle: 'Türkiye'nin ana muhalefet hattı olmaya çaba göstereceğiz. Aslında bugün söylediklerim ilk defa söylediğim şeyler değil. Ama bu kampanya döneminde mesajlarım daha net anlaşıldı. Başbakan sanki tanınmayan biri, bütün Türkiye'de büyük bir panikle kendini gösterme çabası, billboardlar, raketler... Üçümüz birlikte canlı yayına çıkmalıydık. Danışmanlar prompter olmadan. Kalibrenin, kalitenin ortaya çıkacağından çekindi. Bir Cumhurbaşkanı adayı var ama malını saklıyor. Böyle olur mu? Şeffaflık gerekir. 'Adım atsa TRT canlı yayına geçiyor' Başbakan bir yerde miting yapacaksa ona çok kolay, altında devletin uçağı var. Atlar, ülkenin bir ucundan öbür ucuna gider. Başbakan büyük bir medya ağına zaten sahip, bir de TRT mevzusu var. Adım atsa, trak canlı yayına geçiyorlar. Bugün Adana Valiliği eskort vermedi bize, 'Devletin olanaklarını adaylara kullandırtmayız' demiş. 'Bülent Arınç'ın kendisi komple şaka' Selahattin Demirtaş, TRT'deki resmi seçim konuşmasında TRT'nin yayın politikası hakkında ironi yaparak, 'TRT gibi son derece tarafsız, objektif, bütün adaylara eşit yaklaşım sergileyen, hele hele bana karşı adalet ve nezaket örneğinin en muhteşemini sergileyen bu nadide kurumun ekranlarından sizlere seslenmenin heyecanını ve mutluluğunu yaşıyorum' demişti. Demirtaş'ın bu açıklamasının ardından Bülent Arınç, 'O yalın ve düz cümlelerden TRT'yi övdüğü kanaatine varıyorum' demişti. Ahmet Hakan, Demirtaş'a bu açıklamayı hatırlatınca, 'Bülent Arınç ciddiye almış. Şaka değil demiş. Kendisi zaten komple şaka olduğu için onu ciddiye almıyorum' diye konuştu. 'Ermeni olsan ne olur?' Artık bir apartmanda bile insanlar 'Komşum Alevi mi, Kürt mü' diye bakıyor. O hale getirildi. Bu sürgit iktidara yarıyor. Başbakan anketlerinde kendisine oy verenlerin etnik kimliklerini, mezheplerini sorduruyor. Gürcü olsan ne olur, Kürt olsan, Türk olsan, Ermeni olsan ne olur? Yeterince çekmedik mi? Kesintisiz acıları dindirmenin zamanı gelmedi mi? Ben kimliğimi inkar ederek aday olmadım, ama kimliğime oy istemiyorum. Ben, ilkelerimize oy istiyorum. Savunduğum ilkeler yeteri kadar oy alsın, umut büyüsün istiyorum. Umudu büyütmek adına adayım. Barış hakkı hepimizin hakkımızdır, lütuf değildir. Sen iktidar olarak bizim hakkımızı neden gıdım gıdım veriyorsun? Ben kendime değil, ilkelere oy istiyorum. Savunduğum ilkeler, diğer iki aday tarafından %1 de olsa temsil ediliyor mu? 'Gül ayrımcılık yapmadı' Sayın Abdullah Gül partimize ayrımcı bir tutum sergilemedi. Diğer muhalefet partileriyle ilişkisi neyse bizimle de oydu. Başbakan Erdoğan ise bir iki kez karşılaşmamızda zoraki olarak elimi sıktı. T24
Galip Öztürk Aklandı: 'Paralel Yapının Kumpasıydı'
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Metro Holding Yönetim Kurulu Başkanı Öztürk hakkında, VANGD, MEPET ve AVGYO şirketlerinin halka arzında, paranın yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan edinmiş gibi göstermek amacıyla yapıldığına ilişkin işlemlere dair yürütülen soruşturmada 'kovuşturma yapılmasına yer olmadığına' karar verdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Metro Ticari ve Mali Yatırımlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Galip Öztürk hakkında, VANGD, MEPET ve AVGYO şirketlerinin halka arzında, paranın yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan edinmiş gibi göstermek amacıyla yapıldığına ilişkin işlemlere dair yürütülen soruşturmada, 'kovuşturma yapılmasına yer olmadığına' karar verdi. Şirketin Kamuyu Aydınlatma Platformu'na gönderdiği açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'nun, Galip Öztürk hakkındaki soruşturmayı tamamladığı belirtildi. Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, Öztürk'ün, VANGD, MEPET ve AVGYO şirketlerinin halka arzında, paranın yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan edinmiş gibi göstermek amacıyla yapıldığına ilişkin işlemlere dair yürütülen soruşturmada, 'suçun işlendiğine dair bulgulara erişilmediğinden, Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesi kapsamında kalan suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçunun işlendiğine dair kovuşturma yapılmasına yer olmadığına' karar verdiği bildirildi. Metro Holding'ten yapılan yazılı açıklamada ise 'kara para aklama' iddiasının 'akıl dışı' olduğu belirtilerek, 'Paralel medyanın kamuoyunu yalan haberlerle yanıltarak Galip Öztürk ve Metro Holding hakkında bugüne kadar sistematik karalama kampanyası yürüttüğü, kurduğu kumpas yüzünden yıllarca adliye kapılarında mağdur edildikleri' kaydedildi. Açıklamada, 'Savcılığın bu kararıyla adaletin geç de olsa tecelli etmesinden mutlu olduk' ifadesi kullanıldı.Milliyet
Reklam