Tezkere Oylaması Öncesinde Muhalefet Ne Diyor?
CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, hükümetin Meclis'e gönderdiği tezkere için '1 Mart tezkeresinden daha ağır' değerlendirmesini yaptı. Tekin 'Kişisel görüşüm, kabul etmemiz mümkün değil' dedi.CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, CHP'nin basına kapalı grup toplantısı öncesinde partisinin tezkereye ilişkin tavrıyla ilgili soruları yanıtladı. Tekin, 2 Ekim Perşembe günü görüşülecek Irak-Suriye tezkeresi için '1 Mart tezkeresinden daha ağır ve içeriği belirsiz' yorumunu yaptı. Tekin, 'Kişisel görüşüm bu tezkereyi kabul etmemiz mümkün değil, bu torba tezkere' dedi.Tekin tezkerenin içeriğinin net ve anlaşılır olmadığını savundu; 'Burada IŞİD ile mücadele değil, başka bir şeydir' dedi.CHP olarak müzakere edeceklerini ifade eden Tekin daha önce Meclis'e gelen tezkerelerle ilgili muhalefete bilgi verildiğini hatırlattı ve 'Muhalefete bilgi verilmemesi saygısızlık. Görüşülmesine 24 saat kala Meclis'e gönderiliyor' değerlendirmesini yaptı.HDP 'hayır' diyecekHDP'den yapılan açıklamada tezkereye 'hayır' deneceği belirtildi. Gerekçe ise şöyle açıklandı:'Türkiye’nin bir işgal gücü gibi komşularının topraklarına girmesi, oralarda halkların iradesini çiğneyerek ‘güvenli bölge’ adı altında alanlar yaratması, o coğrafyada yaşayan halkların talebi de çıkarı da değildir. Bu tezkere dili itibariyle de, bölgedeki insanlık dışı ortama karşı mücadele eden halklara el uzatmak, onlara yardımcı olmak zihniyetinde değildir.'HDP açıklamasında tezkerede IŞİD vurgusu yapılmamasını eleştirdi. HDP, IŞİD'i dengelemek adına isimlendirmeden PYD'nin 'terör grupları' arasında gösterildiğini savundu. 'Bu tutum aynı zamanda Türkiye'nin IŞİD karşısında etkin bir tavır içerisinde olmayacağını ortaya koyuyor.' dendi.MHP kabul oyu verecekMHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın tezkereye 'evet' oyu vereceklerini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Meclis açılışı konuşmasının ardından partisinin tezkereyla ilgili tavrına ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapacak.Tezkere görüşmeleriHükümet, Irak ve Suriye'ye yönelik süresi bitecek olan tezkereleri tek tezkerede birleştirerek Meclis'e gönderdi. Hükümet bu kez daha kapsamlı bir tezkere hazırladı. Tezkere hem gerekli hallerde Suriye ve Irak'a asker göndermeyi kapsıyor, hem de yabancı ülke askerlerinin Türkiye'de bulunmasını. Tezkeredeki gerekçelerden biri 'Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek' olarak gösterildi. Ayrıca bu ülkelerden gelecek kitlesel göç riski de vurgulandı.'Türkiye'nin ulusal güvenliğine yönelik terör tehdidi ve her türlü güvenlik riskine karşı uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli her türlü tedbiri almak, Irak ve Suriye'deki tüm terörist örgütlerden ülkemize yönelebilecek saldırıları bertaraf etmek ve kitlesel göç gibi diğer muhtemel risklere karşı güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresince ve sonrasında hasıl olabilecek gelişmeler istikâmetinde Türkiye'nin yüksek menfaatlerini etkili bir şekilde korumak ve kollamak, gelişmelerin seyrine göre ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak için süratli ve dinamik bir politika izlenmesine yardımcı olmak üzere hudut, şümûl, miktar ve zamanı hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde TSK'nın gerektiği takdirde sınır ötesi harekât ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması, bu kuvvetlerin hükümetin belirleyeceği esaslara göre kullanılması ile risk ve tehditlerin giderilmesi için her türlü tedbirin alınması ve bunlara imkan sağlayacak düzenlemelerin hükümet tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için, Anayasa'nın 92. maddesi uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) bir yıl süreyle izin istenilmesi, Bakanlar Kurulu'nca 30.09.2014 tarihinde kararlaştırılmıştır.'Gerekçeden...Tezkerenin gerekçesinde Türkiye'nin güney kara sınırları boyunca ulusal güvenliğine dönük risk ve tehditler son dönemde yaşanan gelişmelerle ciddi biçimde arttığı belirtildi. 'Irak'ın kuzey bölgesinde silahlı PKK terör unsurları varlıklarını sürdürmektedir. Öte yandan Suriye ve Irak'ta diğer terör unsurlarının sayısı ve ortaya koydukları tehditlerde önemli artışlar gözlenmektedir' ifadesi kullanıldı.Gerekçede, 'Nitekim bu nedenle BM Güvenlik Konseyi 2170 ve 2178 sayılı kararlarıyla Irak ve Suriye'nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını teyit etmiş, bu ülkelerdeki terörist faaliyetleri kınamış, IŞİD ve benzeri terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı BM üyesi tüm ülkelere 1373 sayılı BMGK kararı ve uluslararası hukuk çerçevesinde sorumluluklara uygun şekilde gerekli tedbirleri alması çağrısında bulunmuştur' denildi.Kaynak: Al Jazeera
Google Glass Mesajlaşmada Telefon Kadar Tehlikeli
Central Florida Üniversitesi’nin yapmış olduğu çalışmalara göre araba kullanan kişilerin Google Glass kullanarak mesaj göndermesi akıllı telefonlar ile gönderilenler kadar tehlikeli. Google Glass teknolojide devrim yarattı denilebilir ancak bir teknolojiye de en çok bu kadar karşı çıkıldı demek yanlış olmaz. Çünkü Google Glass her geçen gün farklı bir olumsuz tepki ile karşılaşıyor bu da tabiki kullanım için Glass‘ın aleyhine. Buna örnek olarak gelen son haber ise Central Florida Üniversitesi‘nin yapmış olduğu bir çalışma.Üniversitenin yapmış olduğu çalışma araba kullanırken Google Glass ile mesajlaşmanın telefon ile mesajlaşma kadar tehlikeli olduğunu ortaya koydu. 20’li yaşlarda 40 kişi ile bu çalışmayı yapan üniversite ekibi bu kişileri bir sürüş simülatörü içine oturtarak Glass‘ın ses özelliğini kullanarak bir matematik problemi yazmalarını istedi. Sonuç ise araba kullanırken Google Glass kullanarak mesaj yazan kişilerin telefon ile yazanlar kadar tehlikede olduğu gerçeğini çıkardı.Ses ile mesajlaşmanın klavye kullanılarak mesajlaşma kadar tehlikeli olduğunu gösteren bu çalışmadan çıkan diğer bir sonuç ise Google Glass’lı kullanıcıların kaza anında daha dikkatli olmaları. Çalışmayı yapan ekibe göre Glass ile mesajlaşan kişilerin telefonla mesajlaşan kişilere göre kazalardan kurtulma oranı daha yüksek.Bir matematik problemi ile test edilen bu çalışma belki de normal kullanımda bu kadar tehlikeli bir sonuç çıkarmayacaktır. Öyle bir test ortaya çıkana kadar yine de bu bilgilerin Glass’ın arkasından atılması için yeterli olacaktır.
Bir Anlık Konsantre Kaybı Yaşayan Karpuzcu
Araçtan karpuz indiren iki yurdum insanı bakın küçük bir konsantrasyon kaybı sonunda nasıl bir kaza yaşıyor. Kazaya gülünmez ama bu kazaya gülmemek elde değil.
Yaşlıların En Rahat Yaşadığı Ülke Norveç
Dünyada, yaşlı nüfusun yaşaması için en uygun ve rahat ülke sıralamasında Norveç birinci, Afganistan sonuncu, Türkiye ise 96 ülkenin bulunduğu listede 77'nci oldu.Listenin başını çeken Norveç'i, İsveç, İsviçre, Kanada ve Almanya izliyor.Global AgeWatch adlı kuruluş 2014 yılı endeksi için 60 yaş üstü nüfusun sosyal ve ekonomik refahını ölçtü.Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Yaşlılar Günü'nde yayımlananendekste, Avustralya, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika en iyiden, en kötüye giden listenin üst sıralarında yer aldı.Rapora göre, 2050 yılına kadar nüfusun yüzde 21'inin yaşı 60'ın üzerinde olacak.Endeks için, gelir güvencesi, sağlık, kişisel kapasite (kişisel beceriler ve kendi kendine yetebilme) ve 'etkin çevre koşulları' incelendi.Bu alanlar arasında, tek tek yapılan sıralamalarda, Türkiye'nin en iyi olduğu alan 33'üncü sırada olduğu 'gelir güvencesi'.Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 88,1'i emekli maaşı alıyor.Türkiye'nin 40'ıncı sırada yer aldığı alan, 'etkin toplumlar ve çevre koşulları'.Yaşlı nüfusun zorda kaldıklarında güvenebilecekleri akrabaları veya arkadaşları olup olmadığının incelendiği 'sosyal bağlar' verilerine bakıldığında da Türkiye'de, 50 yaş üstü nüfusun yüzde 81'nin bu bağlara sahip olduğu görülüyor.Sağlık alanında da Türkiye, geçen sene 66'ıncı sıradayken, bu yıl 52'ye çıktı.Türkiye'nin sıralamada en düşük olduğu alan ise 'yaşlıların kişisel beceriler' ve eğitim.Yaşları 55 ila 64 arasından değişen kesimin yalnızca yüzde 31,9'u çalışıyor ve yaşı 60'ın üzerinde olanların yalnızca yüzde 13,7'sinin yüksek öğrenimi var.Rapora göre, 2050 yılına kadar endeksteki yaklaşık 40 ülkede nüfusun yüzde 30'u 60 yaş veya üzeri olacak.BM, yaşları 60 ve üzeri olanların sayısının 2030 yılında 1.4 milyara ulaşacağını söyledi.Latin Amerika ülkeleri, maşta Meksika ve Peru olmak üzere, yoksul yaşlı nüfusa sağladıkları temel geliri güvenceye alan prim katkısız emekli maaşı uygulamasıyla listenin üst sıralarına çıkabildi.Meksika'da her 10 kişiden yaklaşık 9'u, 65 yaşın üzerinde ve emekli maaşı alıyor.BBC Türkçe
Tetris Film Oluyor
30 yıldır çeşitli platformlarda hayranlarıyla buluşan 90'ların en sevilen oyunlarından Tetris, bilim-kurgu tarzı bir filmle beyaz perdeye taşınmaya hazırlanıyor.Gelişmiş bilgisayar oyunları hayatımıza girmeden önce GameBoy benzeri el konsollarının vazgeçilmez oyunlarından olan Tetris, beyaz perdeye taşınıyor. Geometrik şekillerin ekranda düzgün sıralar haline getirilmesi esasına dayanan oyun, özellikle 90’lı yılların en sevilen oyunlarından biriydi. Günümüzde de popülerliğini koruyan Tetris, Mortal Kombat filmlerine de imza atan bir Amerikan yapım şirketi tarafından bilim-kurgu tarzı bir film olarak hayranlarının karşısına çıkacak.Threshold Entertainment adlı şirket, oyunun lisans haklarını elinde tutan The Tetris Company ile anlaştıklarını ve hayranlarının çok hoşuna gidecek bir hikâyeyle oyunu sinemaya uyarlayacaklarını söyledi.30 yıllık serüvenZaman içinde pek çok platform ve biçimde karşımıza çıkan Tetris, halen çok sevilen bir oyun. Oyun mobil cihazlarda şimdiye dek 425 milyon kez indirildi. İnternetteyse yılda bir milyardan fazla kişi Tetris oynuyor.58 yaşındaki Rus bilgisayar mühendisi Aleksey Pajitnov, harflerin geometrik şekillerle ifade edildiği Pentomino adlı oyunu bilgisayar ortamına taşıyalı 30 yıl oldu.İlk on yılda Sovyet Bilim Akademisi yoluyla dağıtımı yapılan oyun, Amerika Birleşik Devletleri’ne getirilince popülerlik kazandı.Amerikan ortağı Henk Rogers ile Tetris şirketini kuran Pajitnov, oyunun lisansını Japon oyun firması Nintendo’ya satarak Game Boy versiyonuyla büyük başarı kazandı.Kaynak: AFP
Reklam
'G.Saray Seneye Avrupa'da Oynayamaz'
Galatasaray'ın eski ikinci başkanı Prof Dr Mehmet Helvacı, başkan adaylığıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.Radyospor'a konuşan Helvacı, 'Ünal Aysal'ın devam etmesi en doğru yoldur. Sezon sonuna kadar devam etmeli; ancak etmiyorsa bir adaylık çalışması içerisindeyim. Galatasaray bu sezon 40 milyon dolarlık proje üretmezse gelecek sezon Avrupa'da oynayamayacak. Ben ancak bu projeyi üretirsem aday olurum. Yoksa getirip anahtarları bana verseniz, al sen yap deseniz yapmam. Bu vebalin altına girmem. Mecbur kalırsam açıklarım' dedi.Ünal Aysal'ın aday olması halinde onu destekleyeceğini belirten Helvacı, 'Projelerim zaten hazırdı; güncelledim. Galatasaray'ın önünde ciddi mali sorun var. Bu mali sorunun aşılabilmesi için gelecek olan başkan adayının bu konuda çalışma yapmış olması gerekir. Ben bu çalışmayı yapıyorum; ama süre kısıtlı. Ben önce kazanayım; sonra hazırlık yaparım demem. Önce hazırlıklarımı tamamlarım. Galatasaray takımlarının başarısız kılma riskini almam. Galatasaray'ın ihtiyaç duyduğu finans çalışması içerisindeyim. Bugün yarın tamamlayacağım. Bunu tamamladıktan sonra benim için durum netleşmiş olacak. Ünal bey devam kararı alırsa, ben tereddütsüz Ünal bey lehine oy kullanırım' şeklinde konuştu.SEÇİM SEZON SONUNDA YAPILMALI DOĞRU OLAN BUDURÜnal Aysal'ın aday olacağına ihtimal vermediğini belirten Helvacı, 'İhtimal vermiyorum; ama gönlüm bunu istiyor. En büyük olasılık, en büyük şans bu durumda var. Diğer her olasılıkta, yeni gelen ismin sistemi adapte olması Galatasaray'ın başarısını etkileyecektir. Biz bu seçimi Mayıs'ta, Haziran'da yapabiliriz. Kendimi kurtarıp, Galatasaray'ın başarısız olmasını göze alamam. Ben kendimi kurtarma kaygısı taşımam; ama Galatasaray başarılı olmalı. Benim prensibim tamamen Galatasaray'dır' dedi.40 MİLYON DOLARLIK KAYNAK ÜRETİLMEZSE, GALATASARAY GELECEK SEZON AVRUPA'DA OYNAYAMAYACAKSportif AŞ'nin iki yıllık genel kurulunda yer aldığını ve Galatasaray'ın mali tablosuyla ilgili bilgiyi aldığını belirten Prof.Dr. Mehmet Helvacı, 'Galatasaray şu anda UEFA'nın mali kriterleri çerçevesinde 40 milyon dolar bir bilanço eksisindedir. Yeni başkan gelip 40 milyon doları cebinden çıkarıp kasaya koysa, bu iş düzelmez; tam tersi olur. UEFA nezninde Galatasaray 80 milyon dolar eksi bilançoda olur. Mesele benim para bulmam değil. Biz bunu bulabiliriz, ama bu meseleyi çözmüyor. Gelecek kişinin cebinde olan para meseleyi düzeltmiyor, ikiye katlanıyor. Yapılması gereken Galatasaray için para üretmektir. Henüz satımı gerçekleşmeyen Galatasaray forma reklamını 1 yıllığına 10 milyon dolara, sırttaki reklamı da 5 milyon dolara satabilirse, 1 yıllığına 15 milyon doları kasamıza koymuş oluruz. Biz bunu 10 yıllığına da satsak UEFA bunun 1 yıl olanına bakar. Biz bununla birlikte 25 milyon dolar daha Galatasaray için ek gelin yaratmak durumundayız. Galatasaray adına yaratmak mecburiyetindeyiz. Biz bunu yapmazsak Galatasaray bu sezon şampiyon olsa bile önümüzdeki sezon Avrupa'da top koşturamayacak. Cezalı olacak. Durum bu, herkesin bunu bilmesi, buna göre davranması gerekiyor. Bir takım laf kalabalıkları içerisinde bunlar örtülüyor. İnsanlara yanlış bilgi veriliyor. Zengin başkan sorunu çözmez. Zengin başkan sorunu büyütür. Galatasaray'ın Avrupa'dan uzaklaşmasına neden olur. Önemli olan zenginlik değildir, Galatasaray başkanının bilgi ve becerisinin olmasıdır. Kulüp adına ne kadar para üretecekleridir. Başkan adayları bu çalışmayı yapmadan gelirlerse şu pozisyonda Galatasaray 2016'da Avrupa'da oynayamayacaktır. Arkadaşlarımız böyle bir projeyle gelmedikleri taktirde 2016, 2017 ve 2018'de de oynayamayacak hale gelecektir. Galatasaray için proje üreterek durumu düzeltebiliriz' ifadelerini kullandı.40 MİLYON DOLARLIK KAYNAK BULURSAM ADAYIMGalatasaray için 15 milyon dolarlı proje ürettiğini belirten Helvacı, 'Geri kalan 25 milyon dolar hâla askıdadır. Şu anda da bunun görüşmelerini yapıyorum. Bugün netleşecek. Galatasaray adına 40 milyon dolar getirecek projeyi üretebilmişsem o zaman ben de bu seçim yarışına girebilirim. Diğer arkadaşlarımın girdiklerine göre ürttiklerini var sayırım. Öyle olması gerekir. Galatasaray'ın başarısı benim için her şeyden önemlidir. Benim başkanlığımdan da önemlidir.'POLAT'IN ARSENAL MAÇI ÖNCESİ BUNLARI SÖYLEMİŞ OLABİLECEĞİNE İHTİMAL VERMİYORUM'Galatasaray eski başkan Adnan Polat'ın açıklamalarını dinlemedim; ama Arsenal maçı öncesi buna benzer açıklamalar yapmış olmasına ihtimal vermem. Sözlerinin arasından bazı şeyler cımbızlanarak çekilmiş olabilir. Bilmiyorum, ama zamanlaması açısından doğru değil. Arsenal maçını beklesek ve sonrasında eleştiri yapsak daha iyi olabilir. Ben da eleştiriyorum. Ben de Ünal Aysal'la ilgili Adnan beyin fikirlerinden başka fikirler paylaşmıyorum. Tam tersine ben de kendisinin fikirlerini benimseyebilirim; ancak Arsenal maçından önce eleştiri yerine destek vermeliyiz. Eleştiri maçtan sonra yapılabilirdi. Benim eleştirilerimi bugün ifade etmem yakışık almaz. Eleştirilerimi maçtan sonraki günlerde yapmayı uygun buluyorum.'GALATASARAY BAŞKAN'I KİMSEYİ İŞARET ETMEMELİÜnal Aysal'ın başkanlık için Cemal Özgörkey'i destekleyeceğini açıklamasıyla ilgili olarak ise Helvacı, 'Galatasaray Başkanı'nın kendinden sonra birilerini işaret etmesi, camiada çok görülmüş bir durum değildir. Herkese eşit mesafede olmak zorundadır. Galatasaray Başkanı'nın kızdığı Galatasaraylılar olabilir; ama kucaklayıcı olmak durumundadır. Bir kişiyi tercih etmesini bekleyemeyiz. Herkesi eşit mesafede olması gerekir. Birini işaret etmiş olması da bir avantaj sağlamaz. Eğer Cemal Özgörkey aday oluyorsa bu çok doğal ve normaldir. Ne kadar çok başkan adayı olursa Galatasaray bundan yararlanır.'Şampiy10
Eski Dostu Berlusconi'den Erdoğan'a Eleştiri
İtalya'nın eski Başbakanı Silvio Berlusconi, geçmişte 'dostum' dediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı sert sözlerle eleştirdi.Dün akşam Roma'da bir sergi açılışına katılan Berlusconi, bir görevlinin yakında İstanbul'da da sergi açacaklarını söylemesi üzerine 'O zaman Erdoğan'a benden selam söyleyin' dedi.İtalyan haber ajansı AdnKronos 'un haberine göre Berlusconi, daha sonra ise ortaöğretimde başörtüsü serbestisi ve makyaj yasağını eleştirdi ve '(Erdoğan) Laiklikten İslamcılığa doğru çok korkunç geri adımlar atıyor' diye devam etti.Ancak Silvio Berlusconi'nin daha sonraki sözleri, ortaöğretimi kapsayan kılık-kıyafet yönetmeliğindeki değişikliği yanlış anlamış olabileceği izlenimi doğurdu. Berlusconi 'Çok ağır bir kararname hazırlandı: kızlar üniversiteye yalnızca başörtüsüyle gidebilecek ve makyaj yapamayacak' dedi.Berlusconi ailesine ait Il Giornale gazetesinde de önceki gün iki ayrı makaleyle Türkiye'nin laiklikten uzaklaşarak İslamcı bir çizgiye kaydığı belirtildi.Magdi Cristiano Allam imzalı makalede 'Yaklaşan düşmanı görmüyoruz' başlığı kullanıldı. Allam, 'Ilımlı İslam ve onun demokrasiyle uyumlu olduğu masalı, bir asırdan kısa bir süre içinde Türkiye'de doğdu ve yine Türkiye'de öldü' diye yazdı.Makalede şu ifadeler yer aldı:'1923'te Cumhuriyet'i, içinde bir kere bile 'İslam' sözcüğü geçmeyen bir anayasaya dayanarak kuran Kemal Atatürk, şimdi ki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hem ülke içinde ve Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlar'daki etki alanında, hem de kaydadeğer Türk topluluklarını barındıran AB'de İslamlaşmayı teşvik ederek yeni bir Osmanlı halifesini ortaya çıkardığını görse mezarında ters dönerdi.'Makalede, ortaöğretimi kapsayan yeni kılık-kıyafet düzenlemesinin 'devlet kurumlarından laikliği silmeye yönelik bir stratejinin son girişimi' olduğu öne sürüldü.Francesco De Palo imzalı bir diğer yazıda ise 'Başörtüsüne 'evet', makyaj ve dövmeye 'hayır': Ankara'nın İslami kuralları' başlığı kullanıldı. De Palo şöyle yazdı:'Türk hükümetinin son provokasyonunda ürkütücü bir şeyler var. Çünkü artık söz konusu olan sadece zorla İslamlaştırma ya da sosyal medyaya karşı ideolojik bir savaş değil: Erdoğan bu kez büyük oynadı, ortaöğretim ve liselerde kılık-kıyafete ilişkin kurallara el attı, hem de özgürlükten uzak yasaklar ve şartlarla. Bu, bireysel karar verme hakkının yüzüne indirilmiş bir yumruk. Bu yumruk, sözde demokrat, eylemde diktatör olan bir devletten şikayetlerin haykırıldığı Gezi Parkı ve diğer meydanlarda yapılan katliamdan sadece 13 ay sonra geldi.'Türkiye'nin Kıbrıs ve Suriye'de izlediği politikaları da eleştiren De Palo, yazısını şu sözlerle noktaladı:'CSU Genel Sekreteri Andreas Scheuer 20 gün önce yazdığı bir tweet'te 'Erdoğan'ın Türkiyesine Avrupa'da yer yok' demişti. Acaba haklı olabilir mi?'
Reklam
90 Yaşındaki Bir Kadından 30 Çok Değerli Hayat Tavsiyesi
etiket
Çoğu zaman büyüklerden nasihat almak bize sıkıcı da gelse, hayatı  dolu dolu ve mutlu yaşayan 90 yaşındaki bir hanımefendiden hayat tavsiyeleri almanın güzel olacağını düşündük.Biricik ve kısa hayatımızın ne kadar değerli olduğunu anımsamak için, bu önerilere bir göz atmanı öneririz!Kaynak : __90 Yaşındaki Bir Kadından 30 Hayat Tavsiyesi
‘Çözüm Süreci’ Kararnamesi Resmi Gazete'de
“Çözüm süreci bitti mi?” tartışmaları sürerken hükümet ikinci somut adımı attı. 'Çözüm Süreci Kurulu' oluşturulması kararı Resmi Gazete’de yayımlandı. Bugün HDP heyeti İmralı'da Öcalan ile görüşüp mesaj verecek. Başbakan Davutoğlu ile HDP Eşbaşkanı Demirtaş Ankara'da bir araya gelecek.Kobani’de IŞİD ile PYD arasında süren çatışmalarla birlikte 'Bitti mi?' tartışmaları başlayan çözüm süreci kapsamında, Hükümet kritik bir zamanlamayla 'sürece yasal garanti çerçeve yasası'ndan sonraki ikinci büyük somut adımı attı. Bakanlar Kurulu kararıyla,'Çözüm Süreci Kurulu' kurulmasına ilişkin karar, Resmi Gazete’de yayımlandı.Kurulun görevi: Eve dönüş ve silahsızlanmaKararda, kurulun yapısı ve görevleri ayrıntılı olarak tanımlandı. Buna göre, Çözüm Süreci Kurulu, “Eylem planlarında belirlenen faaliyetlerin yürütülmesinden ve hedeflerin gerçekleştirilmesinden sorumlu olan ve ilgili kurumlar arasında eşgüdümü sağlayan kurum ve kuruluş” olarak tanımlandı. Kurul’un hangi başlıklar altında çalışmalarını yürüteceği de sıralandı:Siyasi alana, siyasi kurum ve aktörlere yönelik çalışmalarHukuki düzenlemeler ve insan haklarıSosyal programlarEkonomik tedbirlerKültürel programlarToplumsal destek ve sivil toplum çalışmalarıGüvenlik ve silahsızlandırmaSorunun parçası olan aktörlerle temas, diyalog ve benzeri çalışmalarEve dönüşler ile sosyal yaşama katılım ve uyum alanında çalışmalarPsikolojik destek ve rehabilitasyon çalışmalarıKamuoyu bilgilendirme ve kamu diplomasi çalışmalarıBu karar ile birlikte daha önce çerçeve yasada vurgu yapılan ve çözüm sürecinin en önemli adımlarından biri olan, silahsızlanma, örgüt üyelerinin eve dönüşleri ve sosyal yaşama uyum sağlanması bir kurumun görev alanında tanımlanmış oldu. Başbakan veya Başbakan’ın görevlendireceği bir Başbakan Yardımcısının başkanlık edeceği belirtilen Kurul’un sekreteryasını Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı yürütecek.Müzakereye geçişten söz edilmediÇözüm Süreci Kurulu ve aynı kararla kurulan İzleme ve Koordinasyon Kurulu, sürecin başından bu yana hem Abdullah Öcalan’ın hem de HDP ve PKK’nın ısrarla talep ettiği ve büyük önem verdiği adımlardan biriydi.Çözüm Süreci Kurulu’nun oluşturulmasına ilişkin kararın Resmi Gazete’de yayımlanma zamanlaması da önemli. HDP ve PKK, Eylül ayı içinde diyalogdan müzakereye geçişin başlaması ve yol haritasının açıklanmasını istiyordu, bu doğrultuda son tarih olarak kararın yayınlandığı gün olan 30 Eylül gösterilmişti.Ancak kararda aynı çizginin olmazsa olmaz talepleri arasında müzakereye geçişe ilişkin bir ifade yer almadı ve belirlenen adımların zamanlamasına ilişkin takvimlendirme de yapılmadı.Öcalan konuşacakKobani’de IŞİD ile PYD güçleri arasında çatışmalar sürerken, Türkiye’nin tavrını eleştiren PKK’nın üst düzey yöneticileri, “Süreç anlamını yitirdi ama son sözü Öcalan söyleyecek” açıklamaları yapmıştı. Benzer açıklamalar HDP’den de gelmişti.Öcalan’ın söyleyeceği o “son söz” bugün belli olacak. Çünkü HDP’nin İmralı heyeti, yani Pervin Buldan, İdris Baluken ve Sırrı Süreyya Önder, daha önce iki defa ertelenen görüşmeyi gerçekleştirmek üzere İmralı’ya gidecek. Çözüm Süreci Kurulu oluşturulması kararının resmileşmesinin ardından gerçekleşecek görüşmede Öcalan, Kobani ve çözüm sürecine etkisi üzerine hem örgütüne hem de kamuoyuna mesaj verecek.Demirtaş, Davutoğlu ile görüşecekGünün bir diğer önemli görüşmesi ise HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile Ahmet Davutoğlu arasında gerçekleşecek. Demirtaş’ın talebi üzerine gerçekleşecek görüşmenin gündemi Kobani ve çözüm süreci. Bir gün önce Suruç’ta Türkiye’nin Kobani’ye silah yardımı yapılmasına izin verilmesini talep eden Demirtaş, görüşmede bu talebi Başbakan’a aktaracak. Bu görüşmeden çıkacak sonuç da günün çözüm süreci ile ilgili önemli bir başlığını daha oluşturacak.Ancak Davutoğlu-Demirtaş görüşmesinin başka bir anlamı daha var. Bu, daha önce kapatılan DTP ve BDP ile Ak Parti Hükümetleri arasında gerçekleşen temaslardan, şekil olarak daha farklı bir bağlamda yapılacak. DTP döneminde, Genel Başkan Ahmet Türk ile Başbakan Tayyip Erdoğan arasında Kürt sorununu konu alan görüşmeler Başbakanlık binasında yapılmamış, Erdoğan Ak Parti Genel Başkanı sıfatıyla randevuyu Meclis’teki makamında vermişti. Demirtaş döneminde ise Erdoğan ile tek temas Türk uçakları Suriye tarafından düşürüldüğünde tüm muhalefet partileri ile görüşmeler kapsamında gerçekleşmişti. HDP Eş Başkanı Demirtaş ile Başbakan Davutoğlu arasındaki görüşme bu doğrultuda da bir ilk olacak.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Intel’in Giyilebilir Teknoloji Finalistleri Belli Oldu!
Intel’in giyilebilir teknolojiler için düzenlediği etkinliği Make It Wearable, nihayet finalistlerini belirledi. Birbirinden farklı ve yeni fikirler arasında ise sadece en iyi 10 giyilebilir teknoloji ürünü finale kalabildi. İşte, o 10 giyilebilir teknoloji fikri.Intel giyilebilir teknolojiler için geliştirmiş olduğu Edison ve Galileo teknolojilerini duyurmak ve bu alanda fikirlerini hayata geçirmek isteyenlere yardım amacı ile Make It Wearable isimli bir etkinlik düzenlemişti. Düzenlenen bu etkinliğe katılan gruplardan Edison ve Galileo teknolojiler kullanılarak fikirlerini hayata geçirmeleri istendi ve ortaya birbirinden farklı bir çok giyilebilir teknoloji ürünü çıktı. Ancak bu etkinliğin bir kazananı olacağı için bu yeni fikirlerden sadece seçilen 10 tanesi finale kalabildi.1 – Duygusal protez BABYBE Sağlık alanında ilginç bir giyilebilir teknoloji ürünü olan BABYE, yeni doğmuş bebek ile annesi arasındaki iletişim herhangi bir sebepten dolayı kesildiği zaman ikili arasındaki iletişimi kurabilen bir ürün. Bebek ve anne arasındaki bu iletişimi ise gerçek zamanlı ve duygusal olarak kurabilen BABYE, anneye bebeği kucağındaymış gibi hissettirebiliyor.2 – Oyuncu perspektifi First V1sionBasketbol, futbol ve tenis gibi sporlarda oyuncunun gözünden, görüntüyü izleyicilere aktarabilen bir yayın ağı olan First V1sion, FPS oyunları gibi sporları o oyuncunun gözünden takip etme imkanı sağlayabilecek bir teknolojiye sahip.3 – Uçabilen Bielklik NixieNormal zamanlarda kameraya sahip bir bileklik olabilen Nixie istenildiği zaman bir Drone aracına dönüşebiliyor. Drone’lara farklı bir bakış açısı getiren Nixie en ilginç giyilebilir teknolojilerden bir tanesi.4 – Spor ve aktivite kolyesi vumblVumbl günlük yapılan aktiviteleri ve sporları izleyebilen ve kullanıcısına uyarılarda bulunan bir akıllı kolye.Kullanıcısının vücudundan dokunuşlar ile bilgi toplarken titreşim sayesinde ise kullanıcısına geri bildirimde bulunabiliyor.5 – Düşük fiyatlı  robotik el Open BionicsEngelli kişiler için geliştirilmiş olan Open Bionics ürünü, robotik ve biyonik bir el. İnsan elinin yapabileceği tüm işlevleri yerine getirebilen bu ürünün en büyük avantajı 1000 dolardan daha düşük bir fiyata  sahip olması.6 – Soğutma ve ısıtma bandı WristfyWristf bandı vücudun herhangi bir yerinde istenilen sıcaklığı veya soğukluğu ayarlayabilen bir giyilebilir teknoloji ürünü. Kullanıcısına kısa sürede adapte olabilen bu band kendi fikirlerini de verebiliyor.7 – Altıncı his kayağı SnowcokieKullanıcısının kinetik ve fizyolojik özelliklerini izleyebilen Snowcokie kullanıcısına daha iyi ve daha güvenilir bir kayak için tüm bilgileri toplayıp analiz edebilen bir ürün. Bu bilgileri tekrar kullanıcısına aktaranSnowcokie kayak sürüş stiline de yardımcı oluyor.8 – Bebek sağlığı için BabyGuardBebekler için geliştirilmiş olan BabyGuard akıllı kıyafet olarak tanımlayabileceğimiz bir ürün. Yeni doğmuş bebeklerin 3 yaşına kadar sağlığını kontrol edebilen bu ürün ebeveynlere bebeğin sağlığı hakkında bilgiler sunabiliyor.9 – Üretim Aracı ProGloveÜretim alanlarında kullanılması için tasarlanan akıllı eldiven olan ProGlove profesyonel bir üretim amaçlıyor. Üretim yönetiminin kontrolü ve iş zekasını geliştirebilen ProGlove kullanıcısına daha iyi bir üretim keyfi vaat ediyor.10 – Giyilebilir teknoloji platformu BLOCKSBLOCKS giyilebilir teknolojiler için geliştirilmiş bir yazılım ve donanım platformu. Bloklardan oluşan bu ürün seçilen blokların yapıştırılması ile herhangi bir giyilebilir teknoloji ürünü elde edilmesini sağlıyor. Elde edilen yeni ürünler akıllı saat ya da akıllı bileklik olabilir.
Yaşamdan Kitaplara, Kitaplardan Sinemaya Aktarılmış 59 Seçmece Film
Jackass'e yaptığı katkılar ve unutulmaz video klipleri (Beastie Boys/Sabotage) yetmiyormuş gibi John Malkovich Olmak ile zekanın, tuhaf olan ile hayli ilgi çekici bir kesişmesini sunan yönetmen, ilk uzun metrajından pek de farklı olmayan bir filmle geri dönüyor. Üstelik senarist yine John Malkovich, filminin mucize adamı ise Charlie Kaufman.Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean'ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır.Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini bir araya getiriyor. Charlie Kaufman bu filmin senaristidir.
Reklam
Akdeniz'in Tabanı Anadolu'nun Altına Giriyor
Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya hareket ederek Akdeniz'i daralttığı ve Akdeniz'in tabanının Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girdiği bildirildi.Anadolu Üniversitesi (AÜ) Yer ve Uzay Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Berkan Ecevitoğlu, 'Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay hattı sıkışıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor' dedi.Prof. Dr. Ecevitoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'nin kuzeyinde Anadolu levhası, güneyde de Afrika levhasının bulunduğunu belirterek, söz konusu levhaların hareketli olduğunu kaydetti.Afrika levhasının yılda 2.15 santimetre hızla kuzeydoğuya doğru hareket ettiğini anlatan Ecevitoğlu, şöyle konuştu:'Hareketlilik son 100 milyon yıldır devam ediyor. Son 2 yıldır Afrika levhası daha hızlı şekilde hareket etmeye başladı. Böylelikle Akdeniz'i daraltıyor. Bununla birlikte Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki depremler arttı. Akdeniz'in tabanı Anadolu'nun altına 14 derece açıyla girmeye başlıyor. Bu parça belli bir derinlikte kırılıyor. Bunun yaratığı derin depremler meydana geliyor. Kırılan parça da eriyor. Eriyen parça ya eski volkanları uyandırmaya ya da yeni volkan oluşturmaya çalışıyor. Muğla'daki Sömbeki Körfezi, eski bir patlamanın kalıntısı gibi duruyor. 100-200 bin yılık patlamanın izleri görülebilir. 100-200 bin yıllık bir volkan harekete geçebilir ya da magma odasında yeni bir oluşum meydana gelebilir.''Kuzey Anadolu Fayı, enerjiyi biriktiriyor'Ecevitoğlu, Akdeniz bölgesinin MÖ 2100 yılından beri sıkı bir volkanik aktivite geçirdiğine değinerek, bu bölgenin daha sonra sakinlik dönemine girdiğini vurguladı.Akdeniz bölgesinde yeniden aktivitenin görüleceğini öne süren Ecevitoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ege ve Akdeniz'deki deprem yoğunluğunda 2 yıl öncesine göre yaklaşık yüzde 186 artış oldu. Yerin içindeki magmanın ısındığını tahmin ediyoruz. Afrika levhasının Akdeniz'i bastırmasıyla Kuzey Anadolu Fay Hattı sıkışıyor. Böylece baskı altındaki fay hattı kayamıyor. Bu yüzden enerjiyi biriktiriyor. Ege ve Akdeniz'de ne zaman depremler azalıyor, o sırada Kuzey Anadolu Fay Hattı'ndaki aktivitede artma oluyor. Afrika levhasının ilk gevşemesiyle 6.5 şiddetinde deprem çıkabiliyor. Afrika levhasının gevşemesiyle Kuzey Anadolu Fayı'nda bir deprem ortaya çıkabilir. Ancak bunun nerede olacağı belli değil.'AA
2015-2018 Arası En Merak Edilen 30 Devam Filmi
etiket
Yönetmen koltuğunda yine Joss Whedon'un oturduğu filmin eski kadrosuna Quicksilver rolüyle Aaron Taylor-Johnson ve Scarlet Witch rolüyle Elizabeth Olsen katılıyor. 1 Mayıs'ta Türkiye'de vizyona girecek filmin 2018 yılında da 3.filmi gösterilecek.
Reklam
Vejetaryenlerin Her Kurban Bayramında Yaşadığı 13 Usandırıcı Diyalog
Kurban Bayramı yaklaşırken, bir bayram klasiği vejetaryenler ile yapılan konuşmalara değinmemek olmaz. Her bayramda babaanneler, teyzeler, amcalar ve bilimum akrabalar, tanıdıklar ısrar eder et yeme konusunda. Her bayram durumun hassasiyeti ve fikirlerin değişmeyeceği yeniden açıklanır. Ama önümüzdeki tüm bayramlarda bu diyaloglar devam edecektir belli ki. Boşverin bu muhabbetleri, gelin tatlı yiyelim, tatlı konuşalım.
Meclis'te İlk İş Tezkere
Meclis'te yeni yasama yılı bugün başlıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk kez yeni yasama yılının açılış konuşmasını yapacak. Erdoğan'ın yemin törenine katılmayan CHP ise bu kez Meclis'te olacağının mesajını verdi. 2 Ekim Perşembe günü ise Meclis'te Suriye ve Irak tezkeresi görüşülecek.Meclis iş başı yapıyor. Yeni yasama yılı Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açılış konuşması ile başlayacak. Erdoğan ilk kez Cumhurbaşkanı sıfatıyla Meclis'te yeni yasama yılının açılışını gerçekleştirecek. Erdoğan'ın yeni yasama yılının başında tezkere, çözüm süreci ve yeni anayasa konularına ilişkin mesajlar vermesi bekleniyor. 1 Ekim akşamı ise Meclis Başkanı Çiçek yeni yasama yılının başlaması nedeniyle Meclis'te bir resepsiyon verecek.CHP Erdoğan'ı dinleyecekCumhurbaşkanı Erdoğan'ın 28 Ağustos'ta Meclis'te düzenlenen yemin törenine katılmayan CHP ise 1 Ekim'de yeni yasama yılının açılışı nedeniyle düzenlenen oturuma katılacak. CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin 1 Ekim'de Meclis'e gelip gelmeyecekleri yönündeki bir soruya ' CHP Cumhurbaşkanı'nın gelişiyle ilgili hiç bir krizin parçası olmayacak. Keşke Cumhurbaşkanı hepimizin takdirini toplayacak bir konuşma yapsa da ben de alkışlasam' diye konuştu.İlk iş tezkere2 Ekim Perşembe günü ise Meclis Genel Kurulu'nda Suriye ve Irak tezkeresi görüşülecek. Suriye tezkeresi ilk kez 2012 yılında Meclis gündemine geldi. Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesine havan mermisi düşmesinin ardından hükümet tarafından hazırlanan tezkere Meclis'e gönderildi. Suriye tezkeresi en son 10 Ekim 2013 yılında Meclis'te kabul edildi, 'Suriye'den Türkiye'ye yönelen tehditler karşısında hükümete yabancı ülkelere asker gönderme yetkisi veren', bu tezkenin süresi ise 17 Ekim'de sona eriyor.Hükümet yeni tezkere ile Meclis'ten aldığı yetkiyi bir yıl daha uzatacak.Irak tezkeresi ise 2007 yılından beri her yıl Meclis gündemine geliyor. Hükümet terörle mücadele kapsamında Irak'ın kuzeyine operasyon yapma ve asker gönderme kapsamında 2007 yılından bu yana Meclis'ten yetki alıyor. Suriye ve Irak tezkerelerinin tek tezkerede birleştirilerek görüşülmesinin ardından Meclis çalışmalarına Kurban Bayramı nedeniyle ara verilecek, Meclis'in bayram tatili sonrasında 14 Ekim Salı günü açılması bekleniyor. Tatil dönüşü ise Meclis'te Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda değişiklik öngören yasa teklifinin gündeme gelmesi bekleniyor.Bütçe maratonuBütçe mesaisi de Meclis'i bekleyen önemli gündem maddeleri arasında olacak. Hükümet 17 Ekim'de Bütçe Yasa Tasarısını Meclis'e sevk edecek. Meclis'te bütçe önce komisyonda ardından da Genel Kurul'da görüşülecek. Meclis Kasım ve Aralık ayında önceliği bütçe mesaisine verecek.HSYK Meclis gündemine gelebilirYargıtay ve Danıştay'da yapılan HSYK seçimlerinde iktidarın desteklediği adaylar kaybetti,Yargıtay ve Danıştay'dan HSYK'ya 5 üye seçildi. 12 Ekim'de ise hakim ve savcılar tarafından kurula 10 üye daha seçilecek. Hükümetin desteklediği adayların 12 Ekim'de yapılacak seçimleri kaybetmesi durumunda HSYK tartışmasının yeniden alevlenmesi ve konunun yine Meclis gündemine taşınması bekleniyor. Hükümet ve iktidar partisi temsilcileri HSYK ile ilgili yeni bir yasal düzenlemenin Meclis'e gelebileceğinin sinyallerini veriyor. Buna göre hükümet HSYK ile ilgili önce yasa değişikliği ardından da anayasa değişikliği yapmayı düşünüyor.2015 seçim yılıBu yasama yılı aynı zamanda bu parlamento döneminin de son yasama yılı. 2015 genel seçimleriyle 24'ncü parlamento dönemi sona erecek. Anayasa gereği seçimler dört yılda bir yapılıyor. Seçim tarihi öne çekilmezse 2015 Haziran'ında seçim yapılacak. Seçim kararının ise seçim tarihinden önce alınması gerekiyor. Yılbaşından sonra Meclis'in artık seçim havasına girmesi bekleniyor. Bu nedenle Meclis'in önünde uzun bir çalışma dönemi yok.Meclis Başkanı Çiçek 29 Eylül'de düzenlediği basın toplantısında, seçim takvimi göz önünde bulundurulduğunda ve tatiller çıkarıldığında 60 günlük bir çalışma dönemi kaldığına işaret etti . Çiçek bu süre içinde ise seçim kanunu, siyasi partiler kanunu ve içtüzük değişikliğine öncelik verilmesi gerektiğini belirtti.'Yeni Anayasa imkansız değil'Bu dönemde Meclis yeni anayasa yapımı üzerinde çalışsa da yeni anayasa girişimi sonuçsuz kaldı. Yeni anayasa çalışmaları için kurulan Meclis uzlaşma komisyonu'nda dört parti sadece 60 madde üzerinde uzlaşabildi ancak bu da hayata geçirilemedi. Üzerinde uzlaşılan 60 maddelik anayasa değişikliğinin hayata geçirilmesi yönünde iktidar partisinden muhalefete yönelik çağrılar gelse yaklaşan seçim nedeniyle bu da zor görünüyor. Ancak Meclis Başkanı Çiçek'in ifadesiyle imkansız değil. Çiçek dört partinin arzu etmesi durumunda seçim öncesinde bu değişikliğin yapılabileceğini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Fenerbahçe'ye Bir Daha Alex Gibisinin Gelmeyeceğini Gösteren İçerikler
Evet tarihlerden 1 Ekim. Doğuştan hasta bir Fenerbahçeli olarak ve yaşım gereği(20) kabul gördüğüm Fenerbahçe'nin bizim jenerasyonumuz için efsanesi. Kimden bahsettiğimi anladınız; Alex de Souza. Fenerbahçe'de tamı tamına 8 yıl forma giymiş,kırılmadık rekor bırakmayan, kelimelerle anlatamayacak kadar sevdiğim futbolcu.Hemen kısa hayatı;Alexsandro de Souza kısaca Alex, orta saha mevkisinde oynayan Brezilyalı futbolcu.Alex, 14 Eylül 1977 tarihinde Brezilya'daki Paraná eyaletinin başkenti Curitiba'da dünyaya geldi. Profesyonel futbol kariyerine 1995 yılında Brezilya Série A takımlarından Coritiba'da başladı.2 sene boyunca burada forma giyen Alex, kariyerini 1997 yılından itibaren aynı ligin takımlarından olan Palmeiras'ta devam ettirdi. Brezilya Millî Takımı'ndaki ilk maçını 23 Eylül 1998 yılında Yugoslavya'ya karşı oynadı. 2000 ile 2001 yılları arasında önce Flamengo sonra Cruzeiro takımlarına gittikten sonra tekrar Palmeiras'a döndü. 2001 yılının temmuz ayında Parma'ya 8 milyon € karşılığında transfer oldu. Burada 5 maç oynadı, takımına ısınmakta zorluk çekti ve Cruzeiro'ya geri döndü. 20 Haziran 2004 tarihinde 5 milyon € karşılığında Fenerbahçe'ye transfer oldu. Fenerbahçe'de geçirdiği 8 yılda 3 Süper Lig Şampiyonluğu, 1 Türkiye Kupası, 2 Süper Kupa sevinci yaşayan Alex, 2 kez de gol kralı oldu, 2007-2008 sezonu Şampiyonlar Ligi asist kralı olan Alex, Türkiye Ligi'nde 100'ler kulübü, Asist Krallıkları vs. gibi birçok kişisel başarıya sahiptir. 2012 yılında futbola başladığı Coritiba takımına geri döndü. 19 Şubat 2014 tarihinde, 1000.maçına çıktı.3 Ağustos 2014 tarihinde, Aralık ayında Bahia ile oynanacak son lig maçının ardından futbolu bırakacağını açıkladı.
Reklam