onedio
Saniyeler İçinde Arabayla Bahçeden İnek Çalmak
Kendi halinde otlanan ineği, saniyeler içinde yürüttüler. Hırsızların, çaldıkları ineği, itiş tıkış otomobile yerleştirerek yaptıkları hırsızlık güvenlik kamerasına yansıdı. Gündüz gözüne, koskoca ineğin, arabaya yerleştirilip bahçeden çalınması, bir dakika bile sürmedi
'Melo'nun TFF Başkanı'nın Elini Sıkmaması Türkiye Cumhuriyeti'ne Hakarettir'
Başkan Aziz Yıldırım’ın 3 Temmuz süreci ile ilgili yaptığı çarpıcı açıklamaların ardından bir diğer gündemi de Galatasaray’ın yıldızı Felipe Melo’ydu. Özellikle Süper Kupa Finali’nde yaşanan olaylar başkan Yıldırım’ı fazlasıyla sinirlendirmiş.Fenerbahçeli oyuncuların Melo ile yıldızı pek barışmıyor. Geçen sezon Emre’yi attırdı, bu kez Volkan ile kapıştı.“Selçuk geldi penaltı attı, Volkan ile arasında hiçbir diyalog var mı? Hiçbir şey yok. Ama Melo ile var. Çünkü Melo devamlı hakaret ediyor. Fenerbahçe maçlarında her türlü pisliği yapıyor. Geçen sene Emre’ye yaptı, Emre atıldı.Kendisine belli vasıfları kendi kendine veren bir oyuncu. Her maçta oyuncularımıza tekme atıyor, dil çıkartıyor. Ve o oyuncu soyunma odasının kapısını kapatıyor, kendi takım arkadaşını dövüyor. Öldüresiye dövüyor. Bununla ilgili ne kendi camiası ne federasyon bir şey yapıyor. Kendi milli takımına almıyorlar, neden almıyorlar?Türkiye Cumhuriyeti’nin federasyon başkanının elini sıkmıyor ve o federasyon başkanının kendi gazeteleri ile başkanın kendisi bu konuda yorum yapmıyor. Melo’nun bu tavrı Türkiye Cumhuriyeti’ne hakarettir. Bizim oyunculardan bir tanesi yapsa siz medya olarak neler yazarsınız, ne hakaretlerde bulunursunuz. Adam kendisini bir hayvanın yerine koyuyor ve kendisini zaten öyle gösteren bir insana mecazi anlamda söylenen bir sözü herkes eleştiriyor. Ne kadar yabancısever olduk ya!‘TÜRK İNSANINA IRKÇILIK YAPIYOR’“Acaba sporcularımız yurt dışında oynadıkları takımlarda bu davranışları yapsalar, o ülkede basın ve kamuoyu ne tür tepki gösterir? Muz göstermeye ırkçılık diyoruz. O hareketi yapan insana herkes saldırıyor. Bu adam Türk insanına karşı her türlü ırkçılığı yapıyor kimse sesini çıkarmıyor. Son Bursa maçında rakibine bir hareketi var. Yaptığı yine ırkçılık.Peki niye basın üzerine gitmez? Irkçılık değil mi bu? Hep Türk çocukları hedef yapılıyor. Bu ne biçim iş. Adamın dokunulmazlığı var. Bunu yarattılar. Federasyon başkanının elini sıkmadığı anda ceza kuruluna sevk etmen ve ceza vermen lazım. TFF kendisine saygılı olunmasını istiyorsa bu konuyu çözmelidir.HER iLE F.BAHÇE EViAziz Yıldırım’ın en önemli hedeflerinden biri de 1 milyon üye. Bu proje doğrultusunda aylardır hummalı bir çalışma var. sürdürülüyor. Yönetim Kurulu Üyesi Ender Alkaya koordinatörlüğünde ciddi adımlar atılmış durumda. Projenin lansmanı önümüzdeki ay içinde gerçekleştirilecek. Sistem hayata geçtiğinde Türkiye’nin her yerindeki her F.Bahçeli kongrede oy kullanabilecek. Tüm illerde şubeler açılacak. Mevcut dernekler şubelere dönüştürülecek. İlk adım dün Antalya’da atıldı. Şube kuruluşu tamamlanan Antalya Derneği’nin düzenlediği gecede 300 F.Bahçeli kulübe üye yapıldı.TÜM İLLERDE TESİSBu yönde derneklerin de kulübe ciddi başvurusu var. Şimdiden 15 derneğin işlemleri tamamlandı, şube olarak tescil edildi. 15’inin de tamamlanmak üzere. Her ilde F.Bahçe evleri yapılacak. Konseptte spor sahaları, salonları, sosyal tesisler, havuzlar yer alacak. Spor okulları kurulacak. F.Bahçe üyeleri,nasıl ki İstanbul’daki, Ankara’daki sosyal tesislerden yararlanabiliyor, aynı tesisler artık tüm illerde olacak. Kulübe üyelik konusunda da tüm F.Bahçeliler’e cazip seçenekler sunulacak.AZİZ YILDIRIM: NE CHELSEA’DE NE R.MADRİD’DE VAR“Bir milyon üye projesi, benim cezaevinden beri üzerinde çalıştığım bir proje. Tüm Türkiye ve dünyadaki Fenerbahçelileri; birleşmeye, yetki ve sorumluluk almaya davet eden bir proje bu. Dünyada başka hiçbir kulüpte benzeri olmayan bir proje. Ne Chelsea’nin Team Card programı ne Real Madrid’in Madridista programları bu boyutta ve hacimde değildir...Ve bu proje her şeyden önce Aziz Yıldırım’ın antidemokratik yönetim sevdalısı olduğuna dair kelamlar düzenlere verilen en güzel cevap olacaktır. Lafa gelince 'AB’ye uyalım' diyen zihniyet sporda bunun tam tersini yapmaya başladı. Şimdi biz de bu operasyonu yaparak tamamen Türk çocuklarına uygun sistemi kurmaya çalışacağız.”ASBAŞKAN ENDER ALKAYA: KİŞİLER DEĞİL KİTLELER YÖNETECEK“Türkiye’nin her tarafında Fenerbahçeliler’in bulunduğu her yerde bir şube açmayı planladık. Her ilde Fenerbahçe evi olacak. Bankalarla yaptığımız anlaşma var. Denizbank’tan çok cazip kredi faizleri aldık, ortak bir kart yarattık. 36 ay vade ile temsilci üye olabilecekler. Sisteme göre her şubede 200 kişi tamamlandığında bir delege seçebiliyorlar. 5 kişilik yönetim kurulları da genel kurullara katılabiliyor. Dolayısıyla her Fenerbahçeli kongrede temsil edilmiş oluyor.”CEO HASAN HAKKI YILMAZ: TAM DEMOKRASİ“1 milyon üyeden bahsediyorsanız tam demokrasinden bahsediyorsunuz demektir. Türkiye’nin her yerinden gelen Fenerbahçeli’nin oy verdiği bir sistem. Müthiş bir demokrasi uygulaması. İki üç sponsor, zengin iş adamının parası ile bu işler sürdürülemez. Çözüm bulunamazsa Türk sporu duvara toslamak üzere. 500-600 milyon Euro bütçeli takımlarla 100 milyon Euro’luk bütçeyle yarışamazsınız. Bir kere şampiyon olsan ne olur sonrasında 15 sene bir şey olamıyorsan.”'VOLKAN YÖNETİCİ OLACAK KALİTEDE’Volkan bu kulüpte ileriki dönemlerde yönetici olacak kalitede bir insandır. Gerekirse de antrenör, idari menajer olacaktır. Her konuda iyi bir Fenerlidir. Milli Takım’a alınmaması oradaki teknik heyetin sorumluluğundadır ama alınması gerektiğini de ben buradan söylüyorum. Alınsaydı bazı yerlere mesaj olurdu.”'EVET DEĞİŞTİM'Başkan Vekili Abdullah Kiğılı’nın Fenerium’dan sonra yönetimdeki görevinden de istifası çok konuşulmuştu. Bununla ilgili olarak birçok iddia ortaya atılırken, başkan Aziz Yıldırım yaşananları tüm ayrıntısına kadar Habertük’e anlattı.-Abdullah Kiğılı istifa etti ve sizi de suçlayıcı açıklamalar yaptı. İstifadan döndürmeye çalıştınız mı? Abdullah beyin dediği gibi gerçekten de değiştiniz mi?“Ben Fenerbahçe’nin aleyhine olacak hiçbir şeye müsaade etmem. Fenerbahçe’de tek başına imza atma yetkisi başkanda bile yoktur. Aziz Yıldırım’ın imza attığı yerde muhakkak bir yönetici daha imza atacaktır. Tüzükte de böyledir ve ben bunu 16 senedir uyguladım. Ama bizim Fenerium müdürünün tek başına 150 milyon TL’ye imza atma yetkisi vardı...Bu olaydan önce ben kendilerini uyardım. Abdullah Kığılı’ya da söyledim. ‘Bu kulüpte benim bile böyle yetkim yok, bunun sorumluluğu ağırdır’ dedim. Ama o bunları anlamadı. En sonunda formalar satışa çıktı, ben de Mahmut bey ile tanıttım.”‘SEVKİYATI BEN YAPTIM’“Ertesi gün geldim buraya hiçbir Fenerium yetkilisi yoktu. Ben 30 tane forma aldım, pazar günü evimden kalktım yine buraya geldim. Mağazada forma bulamayan taraftarlarımıza versinler diye formaları iade ettim, yine Fenerium’da kimse yoktu. Depolara ben gittim, yığılmış, bekleyen malzemelerin sevkiyatını ben yaptırdım. Kargo şirketi ile anlaşma yapmışlar, buradan Suadiye’deki, Akasya’daki, Akmerkez’deki mağazaya bile kargo ile mal gidiyor İstanbul’un tüm semtlerine... Haliyle geç gidiyor. Müdahale ettim, her sevkiyatı kulübün araçlarıyla yaptırdım.”‘BİRİ YANLIŞ SÖYLÜYOR’“Birkaç gün sonra müdürü çağırdım. Bir gün önce yardımcısına ‘Adidas’tan kaç tane forma geldi?’ diye sordum. ‘29 bin geldi, bin 500 tane de bugün geliyor 30 binin üzerine çıktık’ dedi. O gün müdüre aynı soruyu sordum. ‘18 bin tane geldi’ dedi. ‘Bir yanlışlık olmasın’ dedim, ‘Bu listeleri ben hazırladım’ karşılığını verdi. Ben de ‘Yardımcısını çağırın biri yanlış söylüyor’ dedim. Yardımcı yine 30 bin 500 rakamını verdi, ‘Benim size söylediğim gibi’ dedi. Müdüre ‘Hani 18 bindi’ dedim. Cevap veremedi işine son verdim. Çünkü Fenerium ile müdürün ilgisi yoktu. Kendisine başkanda olmayan yetkiler verirseniz böyle olur.”‘150 MİLYON TL’LİK BÜTÇEYE ULAŞMASI GEREKİR’“Abdullah Kiğılı diyor ki; ‘Aziz Yıldırım değişti.’ Evet doğru! 2011 yılındaki Aziz Yıldırım neyse yeniden yargılama çıktıktan sonra da öyleyim. Çünkü o arada hiçbir şeye karışmıyordum. Karışmadığım için de anlattıklarım ortada. Fenerium olması gereken yerin gerisinde. Türkiye’de şu anda 150 milyon TL’lik bütçelere ulaşması lazım. Çünkü Fenerium’u Fenerbahçeliler büyütüyor, biz değil. Bizim orada çalışmamız, onlara hizmet, ürün götürmemiz lazım. Biz bunları yaparsak Fenerium kendisi büyür. Fenerium’la ilgili kısa bir bilgi vermek isterim. Fenerium 2007 yılında mağazacılık faaliyetlerinden 35.7 milyon dolar ciro, 12.9 milyon dolar kar elde etmişti. Geçen yıl ise 42.8 milyon dolar ciro elde edilmiş. Kar ise 10.6 milyon dolar olmuştur.”‘ABDULLAH BEY BASINLA KONUŞMAYI ÇOK SEVER’“Abdullah Kiğılı seçime 8 ay kala aday olmayacağını basına söyler, çünkü basınla konuşmayı çok sever. Bu sene, bu konuda neyseki rahatız! Abdullah Bey ile aramızda geçtiği iddia edilen yalan ve çirkin bir haber yayınlandı. Bunu yazan kişi Engin Verel ve gazetesi hakkında dava açtık. Verel’i de Disiplin Kurulu’na şikayet ettim.”ERSUN YANAL VE SES KAYDISoyunma odasındaki konuşmaların sızdırılmasının sorumlularını bulabildiniz mi?“Belirli bir gerçekliği ve seviyesi olamayan hiçbir iddia ve yalana cevap vermeme kararı aldık. 3 Temmuz’dan bu yana bu tür hukuka aykırı delillerden en çok mağdur olmuş bir yönetimiz. Önce futbolcularımıza suç attılar. Sonra yöneticilerimize saldırdılar. Ben ekibime ‘Sakın cevap vermeyin’ dedim. Sağolsunlar kimse muhattap olmadı. Sonra Ersun hoca zaten çıkıp ‘Tüm kayıtlar kontrolümde yapılıyordu’ dedi. Konu kapandı.”‘YENİDEN YARGILAMA İLE HERKES ETEĞİNDEKİ TAŞI DÖKMELİ’Bugün herkes bizim üzerimizden bu olayı kullanıyor. Türkiye de kullanıyor, Avrupa da kullanıyor. Herkes bizim üzerimizden kendi menfaatleri doğrultusunda 3 Temmuz’u kullanıyor. Bunu siyaset de kullanıyor, ekonomi de kullanıyor. Mahkemede hesaplaşılması lazım. Hesaplaşmanın sonucunda çıkacak düşüncenin doğrultusunda herkes o zaman samimi olarak birbirine elini uzatacaktır. Stadın karanlığında kupa almak için çarpışanlar, zorlayanlar “Biz dostuz” diye konuşurlarsa, bizi üzerler. Yeniden yargılama ile herkesin eteğindeki taşı mahkemede dökmesi lazım.‘SAHTE DOSTLUKLAR BANA TERS’Biz herkesi oraya çağıracağız. İnsanların bildikleri veya bilmedikleri konuları orada gündeme getireceğiz. Orası yalnızca Fenerbahçe’nin yargılanma yeri olmayacaktır. Türk sporunun yargılandığı yer olacaktır. Ondan sonra da hepimiz kucaklaşacağız.Onun dışında ben “Dost olalım” kelimesini kabul etmiyorum. Sahte dostluklar benim anlayışıma ters geliyor. Dostluğun yerine gelebilmesi için gerçeklerle yüzleşilmesi şarttır. Eğer gerçeklerle yüzleşilemezse kulüpler arası dostluk hiçbir zaman oluşturulamaz, barış getirilemez.‘YALANDAN BİR ARAYA GELME’-Kulüpler Birliği toplantılarına katılacak mısınız?Hayır.-Fenerbahçe’den katılım olacak mı?Onun şartlarına bakarız.-Kulüpler Birliği’nin başkanları bir araya getirme çabalarından bahsediliyor..Yalandan bir araya gelmenin önemi yok. Önemli olan isteyerek, tavırlarınızı ortaya koyarak bir araya gelmek. Yürekten bir araya gelelim. Onun da şartını söyledim. Yeniden yargılama Türk sporu için çok önemlidir. Sporun içinde dostluk olacaksa yeniden yargılamada Türk sporu geçmişinden bugüne yargılanmalıdır. Herkes gelsin korkmadan konuşsun. Devlet de desin ki ceza vermeyeceğiz. Biz suçluysak bize ceza versinler,bizim dışımızdakilere vermesinler. Ama gelsin herkes korkmadan söylesin doğruları. Herkes gelsin doğruları anlatsın ve bu iş bitsin.‘BİR TÜRK ÇOCUĞUNA YAPILAN MUAMELE BENİ ÜZDÜ’Süper Kupa Finali’nde yine olanlar oldu. En sonunda da Volkan, Milli Takım’a alınmadı. Sizce bir tavır mı söz konusu? Demirören’in manifestosu doğrultusunda mı kadroya çağrılmadı? Geçen sezonda da Melo ile tartışan Emre atılmıştı. Neler söylersiniz?Aslında bu konuları konuşmak istemiyorum ama madem ki soruyorsun, cevaplayayım. Fenerbahçeli olduğu için ceza aldı Volkan. Her şeyden önce Türk Milli Takım kaptanına ve bir Türk çocuğuna yapılan bu muamele beni üzdü. Ayrıca Süper Kupa’yı Fenerbahçe düzenlemedi. Bunun sorumluluğu tamamen federasyonundur. Oraya gelen seyircinin hiçbirinin içeri girmesinde bizim dahlimiz yok. Tüm tedbirleri federasyonun alması lazım. Kupada her şeyi federasyon uyguladı, cezayı biz yedik. Halka arz bir şirkete kafana göre ceza veriyorsun. Olmaz ki! O zaman düzenleme, kaldır Süper Kupa’yı.‘ADALETİ SAĞLAYAMAZSAN SAĞLAYAN BULUNUR’Volkan daha kalesine geçmeden su şişeleri yağdı. Küfür ediyorlar annesine, kızına, eşine... Volkan namuslu, şerefli, Anadolu çocuğunda olması gereken tüm vasıfları üzerinde barındıran bir çocuktur. Böyle bir insana tüm bunları yapacaksınız ve bu insandan hiçbir tepki koymamasını bekleyeceksiniz. Volkan dik ve delikanlıdır. Haksızlığa, küfre, hele hele ailesine yapılan hiçbir tacize kayıtsız kalmaz. Burada hakemin yapacağı şey maçı oynatmamaktı. Statlarda bu tür olayların olmasını engellemeniz lazım. Tribünlere gelen insanların onları atmamasını sağlayacaksınız. Bunun tedbirini de federasyon alacak. Siz bunları almamışsınız, suç sizde ama Volkan’ı suçluyorsunuz. Federasyonun tavrı üzücü. Volkan’a savunma hakkı bile tanınmadı. Nedense savunma yapmasından korkuldu. Apar topar karar verildi. Sen Seba Ligi diyorsan, Fair Play diyorsan, önce adaleti sağlayacaksın. Sağlayamazsan, sağlayanlar bulunur.TİCARİ OPERASYONA HAYIRSüper Lig’in başlamasıyla birlikte tartışılan bir diğer konu da Passolig... Tribünlerin büyük bir kısımı buna tepkili. Özellikle Fenerbahçeli taraftarlar bu uygulamayı istemiyor. Peki başkan Aziz Yıldırım’ın bu konudaki düşünceleri ne? Önümüzdeki günlerde Fenerbahçe Passolig’e geçecek mi? İşte bu konudaki duygu ve düşüncelerini de başkan Yıldırım çok net bir şekilde dile getirdi.‘E-BİLET’E KARŞI DEĞİLİZ’Sayın başkan, Passolig sistemine bir tek Fenerbahçe geçmedi. ‘Fenerbahçe’nin ayrıcalığı ne? Kanunen suç işliyorlar’ şeklinde eleştiri getirenler var. Anlaşmayı neden kabul etmiyorsunuz? Nelere karşı çıkıyorsunuz, ne istiyorsunuz?“Biz kanuna karşı hiçbir eylemde bulunmuyoruz. Kanun iyice okunduğunda bunun yalnızca e-bilet konusu olduğu görünmektedir. Biz de e-bilet satışına karşı değiliz. Ancak ihaleyi aldıklarını söyleyenler bizim diğer bankalarla yaptığımız anlaşmalar gereği kulübümüze gelen gelirleri de yok edecek bir tutum içindeler. Onlar diğer bankalarla yapılan anlaşmaların iptal edilmesini istiyorlar. Bunun karşılığında da kulübümüze 1.8 milyon dolar teklif ediyorlar. Taraftar kartımız ve bankalardan kulübümüzün elde ettiği gelir ise 18 milyon TL’dir.”‘BİZ ZATEN TARAFTARIMIZA BAZI HİZMETLERİ VERİYORUZ’“Fenerbahçe’nin haklarını kimseye yedirmeyiz. Onlara teklifimiz vetavsiyemiz yalnızca Biletix’in yaptığı gibi bilet satışını organize etmeleridir. Firma yetkilileri bizimle yaptıkları ilk görüşmede 25 milyon TL kazanacağımızı ve 5 milyon dolar da ayrıca harcama yapacaklarını beyan ettiler. Biz ise yapılacak 5 milyon dolar harcamayı kulüp olarak yapmayı taahhüt edeceğimizi söyledik. Onlara 20 milyon TL yılda bize ödemeyi taahhüt ettikleri taktirde 10 yıllık bir anlaşma yapabileceğimizi söyledik.Bu toplantıdan sonra bize ancak 1.8 milyon dolar ödeyebileceklerini beyan ettiler. Biz ise Fenerbahçe Spor Kulübü olarak kredi kartı operasyonuna girmek istemiyoruz. Çünkü karta tüm belediye ve kuruluşlardaki hizmetleri de almak istiyorlar. Biz bugün bazı hizmetleri kendi taraftarımıza zaten veriyoruz.”‘SPONSORLUK İSTEMİYORUZ’“Biz sizin sponsorluk paranızı istemiyoruz dedik, 9 milyonu sildik. Hatta ‘yatırımı da kendimiz yapacağız’ dedi başkanımız. ‘25 lirayı da istemiyoruz, kendi hakkınızı ve federasyon hakkınızı alın, geri kalanı biz taraftar kartına yükleyeceğiz’ dedik. ‘Bunun karşılığında passolig sistemine biz de girelim’ dedik. Bu sistem kanuna uyumlu şekilde çalışsın, ama biz bu ticari olayın içinde yokuz dedik. Biz sponsorluk da istemiyoruz. Sadece kart maliyetini taraftardan alabileceklerini söyledik.”HABERTÜRK
İmam Hatip Dayatmasına ‘Artık Yeter’
Şişli'de iki okul imam hatibe dönüştürüldü. Bir okulun bünyesinde de iki sınıfa imam hatip şubesi açıldı. Eğitimciler, okulların imam hatibe dönüştürülmesinin ve okulların bünyesinde imam hatip şubeleri açılmasının öğrenciler üzerinde mahalle baskısı oluşturacağı konusunda endişeli.AYDIN DEMİR4+4+4 kesintili eğitim sistemine geçişle başlayan eğitimdeki dönüşüm projesiyle okullar imam hatibe dönüştürülmeye devam ediyor. İstanbul Şişli’de Yunus Emre İmam Hatip Lisesi ve 19 Mayıs İmam Hatip ortaokulu mevcutken, yeni eğitim-öğretim döneminde, ilkokul ve ortaokul olarak hizmet veren okullar da imam hatibe dönüştürüldü. Bir okulun bünyesinde ise imam hatip şubesi olarak iki sınıf açıldı.Şişli’de imam hatibe dönüştürülen okullar arasında yer alan ve 2014-2015 eğitim öğretim yılına kadar ilkokul olan Süleyman Şah İlkokulu, imam hatip kız lisesine, Selahattin Eyyubi Ortaokulu ise Selahattin Eyyubi Hamza Saruhan İmam Hatip Ortaokulu’na dönüştürüldü. Kurtuluş mahallesinde yer alan Talatpaşa ilkokulu-ortaokulu bünyesinde ise iki tane imam hatip şubesi sınıfı açıldı. 2014-2015 eğitim-öğretim yılı için öğrenci kayıtlarının başlamış olduğu okullardan Selahattin Eyyubi Hamza Saruhan İmam Hatip Lisesine 30 öğrenci, Talatpaşa imam hatip şubelerine ise 25 öğrenci kayıt olmuş durumda.İki imam hatip sınıfının açıldığı Talatpaşa İlkokulunda normal eğitim programından öğrenciler ile imam hatip öğrencileri aynı binada eğitim görecek. İki ayrı eğitim programının aynı okulda uygulanmasının eğitimcilere göre birçok sakıncası var. Öğrenciler arasında mahalle baskısının olacağı, okullarda sosyo kültürel çatışmaların yaşanacağından endişeleniliyor.MAHALLE BASKISIİmam hatip müfredatının dine dayalı olduğunu hatırlatan Eğitim Sen 3 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Tosu, aynı okulda farklı eğitim programlarının olmasının çatışma ortamına zemin hazırlayarak öğrenciler üzerinde mahalle baskısına neden olabiliceğini söyledi.MİLLİ EĞİTİM ÖNÜNDE PROTESTOOkulların imam hatipe dönüştürülmesini ve bünyesinde imam hatip şubesi açılmasını proptesto etmek için Eğitim Sen 3 No’lu Şube, 10 Eylül Çarşamba günü Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü önünde, öğrenciler, öğretmenler ve velilerle eylem yapacak.
62. Hükümet TBMM Genel Kurulu'nda Güven Oyu Aldı
Ahmet Davutoğlu ’nun başbakanlığında kurulan 62. hükümet için TBMM’de güven oylaması yapıldı. Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığındaki hükümet, AKP’li milletvekillerinin oylarıyla güven oyu aldı. CHP, MHP ve HDP güven oylamasında ret oyu verdi.Oylamada, 306 kabul, 133 ret oyu verildi.62. hükümetin güven oylamasına muhalefet liderlerinden Meclis'e ilk ve tek gelen MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli oldu.CHP'nin devam eden kurultayı nedeniyle PM'ye aday olmayan vekiller Meclis'e geldi. CHP’li vekiller güven oylamasında ret oyu verdi.Davutoğlu'ndan teşekkür konuşmasıHükümet'in güven oyu almasından sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu kürsüye geldi ve teşekkür konuşması yaptı.Davutoğlu, kısa konuşmasında ''Sizden aldığımız destekle gece gündüz çalışmaya söz veriyoruz. Hiçbir güç Hükümetimizin bu azmini kırmaya yetmeyecektir. Tüm partilerin aktif olarak bu sürece katılmalarını, muhalefet partilerinden gelecek her türlü eleştiriyi gözönüne alarak ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa etmek istiyoruz.  Güvenoyu nedeniyle şahsım ve bakan arkadaşlarım adına teşekkürlerimi sunuyorum'' dedi.Davutoğlu daha sonra muhalefet sıralarına gitti ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile CHP'nin grup başkanvekilleriyle tokalaştı.T24
Reklam
İstanbul Boğazı Transit Gemi Geçişlerine Kapatıldı
Sabah erken saatlerde İstanbul Boğazı'na giren Vanuatu bayraklı, 114 metre boy ve 57 metre yüksekliğindeki petrol arama platformuna, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait 'Kurtarma 4', 'Kurtarma 9', 'Kurtarma 7' ve 'Kurtarma 8' adlı römorkörler ile bir hızlı tahlisiye botu eşlik ediyor. Romanya'ya gitmek üzere İtalya'dan yola çıkarılan 30 bin 236 groston ağırlığındaki platformun boğaz geçişi devam ediyor.Haber-Kamera: Cengiz ÇOBAN - İSTANBUL DHA
Apple Suçu Jennifer Lawrence'a Attı: Şifresi Yeterince Güçlü Değildi!
Jennifer Lawrence ve Rihanna dahil bir dizi Hollywood yıldızının mahrem fotoğraflarının sızmasının ardından, hacklenen iCloud uygulamasının sahibi Apple’ın açıklaması tepki çekti. Apple, yeni güvenlik önlemleri alacağını duyursa da asıl sorumlunun kendi sistemi değil, kötü şifre tercihleri olduğunu savundu.İki adımlı doğrulama uyarısıWall Street Journal’ın haberine göre Apple şirketi, ünlülerin iki adımlı doğrulama olarak bilinen güvenlik önlemini kullanmadığına, hackerların da şifreleri veya güvenlik sorularının yanıtlarını bu sayede elde edebildiğine inanıyor.iPhone 6 öncesi kabus senaryosuApple’ın bu tavrı ‘ Bize güvenebilirsiniz ama sadece dediklerimizi yaparsanız ‘ dayatması olarak yorumlanırken, şirketin önümüzdeki hafta yapılacak iPhone 6 tanıtımından önce müşteri güvenini sağlam tutmakta zorlandığı belirtiliyor. Zira iPhone 6′da, iCloud üzerinden hizmet verecek bir tür ‘mobil cüzdan’ özelliği bile bulunuyor.Yeni önlemler geliyorApple’ın CEO’su Tim Cook ise Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, şifre değişikliği, iCloud’daki bilgilerin kopyalanması veya iCloud hesaplarına yeni bir cihazdan bağlanma gibi girişimler söz konusu olduğunda, kullanıcılarını bundan böyle e-posta ve bildirimler yoluyla uyaracaklarını söyledi.Ünlülerin hesaplarının, bu üç yolla hacklendiği düşünülüyor. Ancak bu uyarılar sadece, kullanıcıların iki adımlı doğrulama önlemine onay vermesi halinde devrede olacak.Diken
Reklam
Nvidia'dan Samsung ve Qualcomm'a Dava
Grafik işlemcileri üreticisi Nvidia, patent ihlali suçlamasıyla Samsung ve Qualcomm'a dava açtı. Nvidia'nin haklı bulunması halinde Samsung Galaxy telefonların nakliyatı durabilir.Grafik İşlemci Birimi (GPU) devi Nvidia, ürettiği grafik çiplerin patentlerini ihlal ettikleri gerekçesiyle Samsung ve Qualcomm'u dava etti. Patent lisans ücretlerinin ödenmesini isteyen Nvidia'nın haklı bulunması, başta Samsung Galaxy serisi akıllı telefonlar olmak üzere dava edilen iki markanın ürünlerine yasak getirebilir.Nvidia, blog sayfasından yaptığı açıklamada lisans ücretlerinin ödenmesi konusunda Samsung ile direkt temasa geçtiklerini ancak sonuç alamadıklarını belirtti. Nvidia yetkilisi David Shannon, 'Samsung bu konunun tedarikçilerine ait bir sorun olduğunu öne sürmeye çalışıyor' ifadesini kullandı.Nvidia, lisans ücretlerinin ödenmemesi halinde grafik çiplerinin kullanıldığı 12 ürüne yasak gelebileceği uyarısında bulundu. TechCrunch'ın verdiği bilgiye göre bu ürünler: Galaxy Note, Note Pro, Note 3, Tab S, Tab Pro, Tab 2, Galaxy S III, S4, S5, Infuse 4G ve 2011'de piyasaya sürülen Samsung Illusion.Nvidia, mahkemeye yaptığı başvuruda en az yedi patentinin ihlal edildiğini belirtti. Bu patentlerin başında grafik işlemci tasarımı içeren US6198488 B1 patenti de yer alıyor.Nvidia, ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu'na yaptığı şikayetin ardından Delaware Bölge Mahkemesi'nde dava açtı. Şirketin teknolojilerini Samsung'dan daha fazla kullanan Qualcomm'un uzlaşma sağlanmadığı takdirde zorlu bir dava yaşayabileceği belirtiliyor.Samsung, Ağustos başında Apple ile sürpriz bir şekilde uzlaşmaya gitmiş ve iki marka arasındaki ABD dışındaki tüm davalar düşmüştü.Al Jazeera
Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi’ne Katılamayacağı Kesinleşti
İsviçre Federal Mahkemesi, Fenerbahçe kararını açıkladı. Sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildi.Habertürk'ten Hilal Öztürk'ün haberine göre; İsviçre Federal Mahkemesi, Fenerbahçe kararını açıkladı. Sarı-Lacivertliler’in, Şampiyonlar Ligi’ne katılmak için yaptığı itiraz kesin olarak reddedildi.Kararda Fenerbahçe’nin yaptığı savunma da yer aldı. İşte o dikkat çekici savunma: “Temmuz 2014’te Türkiye’de birçok polis memuru tutuklanmıştır. Bu soruşturma kapsamında soruşturmayı yürüten polis memurları delilleri sahte üretmekten tutuklanmışlardır. Mahkemenin (UEFA) verdiği karar bu polislerin ürettiği sahte deliller üzerinden oluşmuştur. Şunu da belirtmek isteriz ki takımın yöneticilerine karşı yapılan suçlamalar Türk yargısı tarafından bozularak yeniden bir davanın görülmesi için karar verilmiştir.”Şampiy10
‘Yalova'nın 3-4 Günlük Suyu Kaldı’
Yalova'nın su ihtiyacını karşılayan Gökçe Barajı'nda, kuraklık nedeniyle su tükendi. Yalova Yeşil Körfez Su Birliği Başkanı Ömer Nergiz , israflı kullanılan içme suyunun daha dikkatli bir şekilde tüketilmesi için çağrıda bulundu. Barajda bölgesel kuraklık nedeniyle 3 ya da 4 günlük su bulunduğunu belirten Ömer Nergiz, su sorununun yaşanmaması için diğer illerden de takviye su aldıklarını açıkladı.Süheyla Gözdereliler ’in Doğan Haber Ajansı’nda yer alan haberine göre, sorunun giderilmesi için kenti yönetenlerin çalıştıklarını belirten Nergiz, 'Aldığımız su takviyesi yetersiz. Kurtköy Deresi’ni ve Ortaburun Göleti'ni, Gökçe Barajı'na bağlayacağız. Bu çalışmaların tamamlanması için en az bir haftaya ihtiyaç var. Önlemlerimiz arasında bulunan kuyu sularınıda kullanmaya başladık. Yaşanan su sıkıntısı, bir afet durumudur. Olayın bu boyuta gelmesinde suyu bilinçsizce kullanan bazı belediyelerimizin suçu büyük. Vatandaşlarımızı suyu daha dikkatli kullanmaları için uyarıyoruz' dedi.Yalova’da Gökçe Barajı havzası adeta tarlaya döndü. Barajın altında kalan yollar ise uzun yıllar sonra ortaya çıktı.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
CHP’de kurultaylar biter, tartışmalar bitmez...“Altı Ok ve CHP” yazıma çok sayıda yorum aldım...Anlaşılıyor ki konuyu biraz daha derinliğine incelemek gerekiyor!Gazetedeki köşem böyle bir konuyu derinliğine tartışmak için, yer sınırlaması yüzünden, çok uygun değil...Ama elimden geldiğince özetleyerek yazmaya çalışacağım...Merak edenler “Altı Ok” konusunu özellikle ele alıp çözümlemeye çalıştığım “ Toplumbilim ve Devrim Kuramları Açısından Atatürk ” ve “ 21. Yüzyılda Türkiye ” adlı kitaplarımın ilgili bölümlerine bakabilir.
TT Arena'yı Kediler Bastı
TT Arena'da en son maç 4 ay önce oynanmış olmasına rağmen, zeminin hali endişe veriyor. Bunun sebebi ise stada girerek zemine idrarını yapan çok sayıda kediSüper Kupa'da Manisa 19 Mayıs Stadı'nın, ligin ilk haftasında ise Mersin Arena'nın zemini başta olmak üzere çim kalitesinin futbola olumsuz etkisi net bir şekilde gözler önüne serildi. TT Arena'da en son 17 Mayıs 2014'te Erciyes'le karşılaşan G.Saray, geçen 4 aylık süreye rağmen zemin sorununu yüzde yüz çözemedi. Ama geçen sezonların aksine Arena'nın zemininde yaşanan sorun bu kez çok şaşırtıcı... TT Arena'daki zeminin bazı bölümlerinin 'kel' kalmasının sebebinin iklim koşulları değil kedi olduğu ortaya çıktı. Seyrantepe civarında bulunan çok sayıda kedinin, özellikle gece saatlerinde stadın içine girerek çimlere idrarını yaptığı tespit edildi. Sabah
Ankara'da Silahlı Çatışma: 3'ü Polis 4 Yaralı
Girdikleri evden çaldıkları 2 adet silahla ateş eden hırsızlar, 2'si ağır 3 polisi yaraladı. Çatışmada bir hırsız yaralanırken diğer zanlıyı yakalamak için polis çalışmalarını sürdürüyor.Altındağ ilçesi Örnek Mahallesi 675 Sokak C 14 Blok'taki bir daireye giren 2 hırsız, o sırada uyanan ev sahibiile boğuşmaya başladı. Ev sahibinin ruhsatlı 2 silahını da çalan hırsızlar, ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarına ateş etmeye başladı. Çıkan çatışlamada 2'si ağır 3 polis memuru yaralandı. Çıkan çatışmada yaralanan hırsız B.K. ambulansla Gazi Hastanesi'ne götürüldü. 3 polis memuru omzundan ve karnından silahla vurularak yaralandığı öğrenildi. Yaralı polisler, olay yerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla Dışkapı Yıldırım Beyazıt ve Ankara Eğitim Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Polislerden ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Meslektaşlarının yaralı durumunu gören bir polis fenalaştı. Polisi diğer meslektaşları sakinleştirdi. Yaralı bir polisin ambulansa bindirilirken kendisine yardım eden meslektaşlarını sakinleştirmeye çalışması dikkat çekti.Sokağa giriş çıkışlar kapatılırken çatışmanın yaşandığı alana emniyet şeridi çekildi. Sokak üzerinde boş kovanlar tespit edildi. Çatışma sonrası kaçan diğer hırsız T.K'yı yakalamak izin polis çalışma başlattı. Hırsızların eve balkondan girdikleri, evdeki 2 cep telefonu ve 90 lira para ile 2 adet silahı çaldıkları belirlendi.Tahsin GÜNER / ANKARA (DHA)
Reklam
Selfie'yi Sollayan Yeni Akım: Wealthie
Dünyayı kasıp kavuran ‘selfie’ye yeni rakip... İngilizce’de ‘servet’ anlamına gelen ‘wealth’ kelimesinden türetilen yeni akımda gösteriş meraklılığı ön planda. ‘Wealthie’nin önemli bir pazarlama stratejisi haline geleceği düşünülüyor.DIŞ HABERLER SERVİSİYeni araştırmalara göre yaklaşık bir yıldır dünyayı etkisi altına alan selfie yerini ‘wealthie’ modasına bırakıyor. Wealthie, İngilizce’de servet anlamına gelen ‘wealth’ kelimesinden türetildi. Wealthie fotoğraf çeken kişiler ne kadar çok para harcadığını gösterme amacı taşıyor. Bu tür fotoğraflar, arka planda alışveriş çantalarıyla veya pahalı eşyalarla gösteriş yapılan selfie’ler olarak açıklanıyor.‘Sebebi güvensizlik’İndirim sitesi Vouchercloud.net tarafından 18-30 yaş arası 2 bin kişi üzerinde yapılan ankete katılanların 3’te 1’i markaların logosunu taşıyan alışveriş çantalarıyla resimler çektiklerini söyledi. 4’te 1’i özel tasarım ürünlerle ve 5’te 1’i de nakit parayla selfie çektirdiklerini belirtti. New York merkezli teknoloji ve medya şirketi Quantum Networks’ün CEO’su Ari Zoldan, “Gençler lüks tüketim markaları için etki yaratan bir kitle. Çok yakın zamanda wealthie’ler genel pazarlama stratejilerinin bir parçası olacak” dedi. Beverly Hills’ten psikoterapist ve yazar Fran Walfish ise, “Wealthie’ler bazen materyalizmden çok kendine güvensizlikten kaynaklanıyor” diyerek wealthie’nin psikolojik yanını açıkladı.Milliyet
Gazze Saldırıları Öncesinde Türkiye'den İsrail'e Bin 584 Ton Jet Yakıtı Satılmış
Gazze saldırılarının ardından kamuoyunda tartışmalara yol açan İsrail’e jet yakıtı satışına devam ediliyor. EPDK, kamuoyuna açıkladığı Petrol Sektör Raporu’nda ilk defa İsrail dahil olmak üzere ülkeler bazında akaryakıt ihracat rakamlarını paylaştı. Petrol Sektör Raporu’na göre, haziran ayında Türkiye’den İsrail’e bin 584 ton jet yakıtı ihracatı yapıldı. Hazirandaki jet yakıtı satışı, motorinin önüne geçti.Zaman'dan İsmail Altunsoy 'un haberine göre, Enerji Bakanlığı ve EPDK, İsrail’e jet yakıtı satışıyla ilgili ‘Haberlerin gerçeği yansıtmadığı’ açıklaması yapmıştı. Ancak yeni yayınlanan Haziran Ayı Petrol Piyasası Sektör Raporu, bu açıklamaları yalanlıyor. Çünkü İsrail’e ihracatın ağırlıklı bölümünü jet yakıtı oluşturuyor. Motorin satışı ise düşük miktarlarda kaldı.İsrail’in Gazze’de yaptığı katliam sonrası, Türkiye-İsrail ticari ilişkileri tartışma konusu oldu. Tartışmaların merkezini, ‘Kuzey Irak petrollerinin Türkiye üzerinden İsrail’e satılması ve Türkiye’den İsrail’e jet yakıtı satışı’ oluşturdu. Enerji Bakanı Taner Yıldız, tartışmaların ilk döneminde Kuzey Irak petrollerinin İsrail’e gittiğini yalanlarken sonraki bilgilendirmelerinde ‘petrolün hangi ülkeye gittiği konusuyla ilgilenmediklerini’ açıkladı. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz da, İsrail’e jet yakıtı satışı konulu haberlerle ilgili ‘art niyetli’ değerlendirmesi yapmıştı. Aynı açıklamada EPDK, İsrail’e özel şirketler aracılığıyla ağırlıklı olarak motorin ithalatı yapıldığı bilgisine de yer verdi.EPDK’nın ‘İsrail’den ağırlıklı olarak motorin ithalatı yapılıyor.’ açıklamasını, EPDK’nın son raporu yalanlıyor. Yeni yayınlanan Haziran 2014 Petrol Sektör Raporu’na göre, haziranda Türkiye’den İsrail’e ihraç edilen 2 bin 855 ton akaryakıtın bin 584 tonu jet yakıtına ait. Jet yakıtının bin 569 tonu dağıtıcı ve 15 tonu ihrakiye olarak satıldı. İsrail’e aynı dönemde 874 ton denizcilik yakıtı satılırken geri kalan miktar ise deniz motorini olarak ihraç edildi. EPDK raporunda da görüleceği gibi, kamu kurum ve kuruluşlarının doğru ve zamanında bilgilendirme yapmaları önem arz ediyor. En önemlisi de, kamuoyunu yanıltacak bilgilendirmelerden sakınmaları gerekiyor. Aksi halde, yazılı belgelerle çelişecek ve hukuki sonuçlar doğurabilecek durumlarla karşı karşıya kalma söz konusu olabilir.Zaman
Reklam
Şam Rejimiyle Ortak Mücadele Edilecek
Galler'de düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ikili görüşmelerini kapsamında ABD Başkanı Barack Obama ile de bir araya geldi.Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, iki lider, samimi bir atmosferde gerçekleştirdikleri görüşme sırasında, ikili ilişkiler ve NATO Zirvesi'nin gündem maddeleri hakkında görüş teatisinde bulundu.Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Obama, NATO konusunda iki ülkenin ortak pozisyonlarının altını çizdikleri görüşmede, Suriye ve Irak konularını da ayrıntılı biçimde ele aldı.İki lider de Irak'ta tüm kesimleri kucaklayan bir hükümetin ivedilikle kurulmasının, Suriye'de ise Cenevre Bildirisi doğrultusunda gerçek bir siyasi dönüşüm gerçekleştirilmesinin büyük önem taşıdığına işaret etti.Erdoğan ve Obama görüşmede, bölgedeki kaos ortamından nemalanan terör örgütlerine ve Şam rejimine karşı ortak mücadele konusunu da masaya yatırdı.New York'ta tekrar bir araya gelinecekCumhurbaşkanı Erdoğan ve Başkan Obama, Filistin'deki ateşkesi kalıcı hale getirmeye yönelik çabaları destekleme hususunda da görüş birliği içinde olduklarını belirtti. İki lider temasta bulunma ve BM Genel Kurulu sırasında New York'ta tekrar bir araya gelme hususunda mutabık kaldı.Yaklaşık 1,5 saat süren ve son yarım saatinde baş başa görüşen Erdoğan ve Obama'ya, heyetler arası görüşme esnasında Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcılığına atanması beklenen Büyükelçi İbrahim Kalın eşlik ederken, ABD Başkanı Obama'nın yanında Dışişleri Bakanı John Kerry hazır bulundu.Yurda döndüCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Zirvesi için bulunduğu Galler'den, özel uçak 'TUR' ile saat 23.35'te İstanbul'a geldi.Erdoğan'ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi'nde, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok, AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ve diğer ilgililer karşıladı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da İstanbul'a geldi.Muhabir: Kadir Karakuş
Trafiği İnsanı Kanser Eden 10 Şehir
Listede, nüfusu neredeyse 20 milyon olan New York yok. Dünyanın en kalabalık şehri 40 milyonluk Tokyo yok. Otomobil firmalarının deney tahtası olarak kullandığı, toplu taşımanın 't'si bulunmayan Los Angeles yok.Listede yer alan ülkelerin en dikkat çeken özelliği, geri kalmışlık ve evet, İstanbul da listede yer alıyor.
22 Ülkenin Güzellik Standartlarına Göre Kendine Photoshop Yaptıran Bir Diğer Kadın
Gazeteci Esther Honig'in 22 ülkenin güzellik standartlarına göre kendisini photoshoplattırdığı çalışmasından ilham alarak, Priscilla Yuki Willson yeni bir çalışma oluşturmuş. Her ülkenin fotoğrafçılarına resmini göndermiş ve onlara kendisini güzel yapmalarını söylemiş. Yarı asya, yarı zenci kökeni olan Priscilla Yuki çalışmasında Esther Honig'in başlattığını tamamladığını söylüyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz? İşte o fotoğraflar...İlk galerimize buradan ulaşabilirsiniz.
Reklam