Karşı Gazetesine Polis Baskını
Karşı gazetesi, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması ile ilgili haber yaptıkları gerekçesiyle polis baskınına maruz kaldıklarını açıkladı. Söz konusu haberin kaldırılmasını istediklerini belirten gazete yöneticileri, baskından fotoğrafları internet sitesinden yayınladı.Karşı gazetesi, resmi internet sitesi üzerinden ‘Polis baskını altındayız’ şeklinde manşet attı. Baskının 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturması ile ilgili haber yaptıkları için gerçekleştiğini yazdı. “Hükümetin yargı ve savcılık kararına gerek görmeden 'polis gücü' kullanarak medyayı susturma döneminin ilk adımı www.karsigazete.com'un basılması oldu. Polis devletine karşı direniyoruz. Tüm medyayı ve meslek örgütlerini direnişimize destek olmaya çağırıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.Ayrıca haberde, “Karşı Gazete şuan polis baskını altında. Sabah saatlerinde karsigazete.com'un merkezine gelen Polisler, 25 Aralık Rüşvet ve Yolsuzluk operasyonuyla ilgili bir haberin kaldırılmasını istediler. Haber kaldırılmayıncaya kadar gitmeyecekleri, aksi halde siteyi tamamen kapatacakları tehdidinde bulunan polis ekibi, hiçbir mahkeme ve savcılık kararı bulunmadan alenen sansür istedi.” denildi.Polisin gazetedeki aramasının sürdüğü belirtildi.BAYRAM EMİR | CHA
Sağlık Bakanlığı Raporuna Göre Ankara'nın Suyunda Değerler Uygunsuz, Klor Yetersiz
Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'nın, Ankara'da içme suyundan kaynaklanan sorunların giderilmediğini belirterek, 'yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını' istediği ortaya çıktı.Ankara’da içme-kullanma sularından kaynaklanan hastalıkların giderek daha çok görüldüğü iddialarına karşın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kameralar karşısına geçerek şebeke suyundan içmiş ve Ankara’da musluklardan akan suyun hiçbir risk taşımadığını söylemişti. Ancak, Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı’nın, Ankara’daki içme ve kullanma suyundan kaynaklanan sorunların giderilemediği ve bu konuda “yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılmasını” istediği ortaya çıktı.Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’ün haberine göre, Türkiye Halk sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr. Seçil Özkan imzasıyla 19 Eylül 2014 tarihinde Ankara Valiliği’ne gönderilen ve Valilik’teki evrak bürosuna 22 Eylül’de giren yazıda Ankara’da kullanılan sudan kaynaklanan hastalıkların arttığına dikkat çekiliyor.DEĞERLER UYGUNSUZ, KLOR YETERSİZProf. Dr. Seçil Özkan, yazısında Temel Sağlık İstatistikleri Modülünden alınan verilere göre Ankara’da sudan kaynaklanan ani olarak ortaya çıkan ishal ve karın ağrısı (Akut Gastroenterit) vakalarında ortalamanın çok üzerinde artış olduğunun saptandığını belirterek şöyle devam ediyor:“Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü tarafından yapılan içme- kullanma suyu kalitesi izleme çalışmaları kapsamında 2014 yılında alınan su numunelerinde Akyurt, Ayaş, Bala, Beypazarı, Çamlıdere, Çubuk, Elmadağ, Evren, Gölbaşı, Güdül, Haymana, Kalecik, Kazan, Kızılcahamam, Nallıhan, Polatlı, Sincan ve Şereflikoçhisar ilçelerine ait içme- kullanma sularında demir, nitrat, alüminyum, arsenik, c. perfringens, enterokok, eschcrichia coli ve koliform bakteri parametreleri yönünden İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelikte belirtilen sınır değerlere göre uygunsuzluk bulunduğu, serbest klor düzeylerinin ise yetersiz olduğu tespit edilmiştir.”Prof. Dr. Özkan, İl Özel İdaresi ve ilgili belediye başkanlıklarının “uygunsuzluk” bulunan içme-kullanma sularının İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun hale getirilmesi yönünde defalarca uyarılmasına rağmen her hangi bir iyileştirmenin yapılmadığı saptandığını belirtti ve şöyle devam etti:“Kurumumuzun 2014/ 25 sayılı genelgesiyle yapılan uyarılara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması durumda başkanlığımızca ilgililer hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve suda tespit edilen uygunsuzluk durumları kamuoyu ile paylaşılabilecektir.Halka sağlıklı ve güvenli su sağlanması için suyun kaynağında, depoda ve şebekede her türlü kirliliğe karşı korunması son derece önemlidir. Sularda c.perfringens, enterokok, eschcrichia coli ve Koliform bakteri varlığı, yetersiz klorlamanın da etkisiyle insan sağlığı üzerinde potansiyel tehlike oluşturmaktadır.”SORUMLULARA SON UYARIAnkara’da sağlıkla ilgili sivil toplum kuruluşlarının sudan kaynaklanan rahatsızlıklarla ilgili uyarılarının dikkate almayan Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ile ilgili diğer kişilerle ilgili Kurum Başkanı Seçil Özkan şu uyarıda bulundu:“Bu itibarla; halk sağlığının korunması ve muhtemel sağlık risklerinin önlenmesi, içme kullanma suyundaki bahse konu uygunsuzluk ve yetersizliklerin acilen giderilmesi için kirletici odakların belirlenerek kontaminasyonun (kirlilik) önlenmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınması, dezenfeksiyon işlemlerinin yapılarak serbest klor düzeyinin yeterli seviyede tutulması ve sürekliliğin sağlanması, yapılan uyarılara rağmen görev ve sorumluluğunu yerine getirmeyenler hakkında gerekli yasal işlemlerin yapılması hususunda; bilgilerini ve gereğini rica ederim.”'Sağlık Bakanlığı da mı ideolojik?'CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka da Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, bir örneğini gazetecilere dağıttığı bu yazıyı okudu ve şunları söyledi:“Melih Gökçek beni ideolojik olmakla suçlamıştı. Sağlık Bakanlığı da mı ideolojik? Bugün Ankaralılara 'kim yalan konuşuyor?' diye sorsanız; koro halinde 'Gökçek' diye yanıt verirler.' dedi. Bir Roma atasözünde 'Kurt kulaklarından yakalanır' denildiğini belirten Nazlıaka, 'Melih Gökçek kulaklarından yakalanmıştır.'Bakan Müezzinoğlu'ndan su tartışmalarına yanıtDiğer taraftan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından illere gönderilen içme-kullanma suyu ile ilgili yazıda yer alan uyarılar hakkında, 'Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum' dedi. Müezzinoğlu, şöyle devam etti:'Halk Sağlığı Kurumunun Ankara, Eskişehir, Tekirdağ valiliklerine gönderdiği benzer yazıların veya Antalya ve diğer mücavir alanı son 30 Mart seçimleriyle, büyük illerimizde mücavir alana geçenlerde bu anlamda taşra denilen uç veya oralardaki köylerin bağlı olduğu yerlerdeki noktalarımıza birçok büyükşehir belediyemizin sunumunda sorunları olduğunu ve bu sorunlar nedeniyle yalnız Ankara'ya değil tamamına yazılar gönderdiğimizi belirtmek isterim. Burada ideolojik olarak veya çatışma kültürü olarak Ankara Büyükşehir Belediyesinin suyunun merkeze alınmasını doğru bulmuyorum.''Türkiye genelinde şu veya bu siyasi partinin yönettiği belediyenin, bizim açımızdan kim olduğu önemli değil. Vatandaşa sunulan suyun kalitesi ve standardında tedbir alınması gerekiyorsa, bunun İzmir Belediyesi olmasıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi olması arasında bizim değerlendirmemizde halk sağlığı açısından hiçbir fark yoktur' diyen Müezzinoğlu, 'Bu yazıların, Eskişehir ve Tekirdağ'a da gitmiş olduğu halde yalnız Ankara'yı gündeme getirenleri de açıkçası kamuoyunun takdirine bırakıyorum' dedi.Posta ve AA 
eBay ve PayPal 2015’te Ayrılıyor
eBay, 2015 yılından itibaren PayPal’ı ayrı bir şirket olarak konumlandıracağıyla ilgili Yönetim Kurulu kararını bugün paylaştı. Ayrılma kararında, hızla değişen iki farklı endüstride faaliyet gösteren iki şirketin birbirinden bağımsız olarak faaliyetlerini sürdürmesinin gerek rekabet gerek stratejik açıdan daha avantajlı olacağı belirtiliyor.Bölünmeyle birlikte üst düzey yönetiminde değişikliğe gidildi. eBay’in Pazaryerleri biriminin başkanı olarak görev yapan David Wnig, bölünmeden sonra eBay’in yeni CEO’su olarak görev yapacak. Şu anda American Express’in yöneticiliğini yapan Dan Schulman ise PayPal’a Başkan ve CEO olarak katılacak. Schulman’ın American Express’in mobil ve online ödeme operasyonlarını da yönettiğini hatırlatalım.Şirketlerle ilgili verilerin paylaşıldığı notta, PayPal’a bugün 152 milyon adet kayıtlı hesap olduğu belirtiliyor. Hesap sayısını geçtiğimiz çeyrekte yıllık yüzde 15 oranında büyüten PayPal, geçtiğimiz 12 ayda gelirlerini yüzde 19 oranında arttırarak, yaklaşık 7,2 milyar dolara çıkarmış. Online’da harcanan her 6 doların 1’inin PayPal üzerinden harcandığı belirtiliyor.Bugün 149 milyon aktif satın alma müşterisi olan eBay’in ise siteyi ziyaret ettiğiniz herhangi bir anda ortalam 700 milyon adet ürün listelediği belirtiliyor. Bunların yüzde 75’inin de yeni ürünler olduğu notlar arasında.Sayılar faaliyet gösterdikleri alanların en büyükleri arasında yer alan her iki şirketin birlikte yönetilmesinin zorluğunu gösteren işaretler olarak da görülebilir. Bunun yanında gerek e-ticaret gerek online ödemeler alanında son dönemde artan rekabetse, eBay’in bu kararında etkili olmuş gibi görünüyor. Zira Apple Pay’in gelişiyle en çok endişe etmesi gerek şirketin PayPal olduğu da sıkça konuşulan konulardan biriydi.Bunlara ek olarak, eBay finansal sonuçlarını açıkladığı Ocak 2014’te, ünlü yatırımcı Carl Icahn’ın PayPal ve eBay’in ayrılmasına yönelik talebini de paylaşmıştı. O dönemde Icahn’ın yeni aldığı hisse ve türevlerle birlikte yaklaşık 0,82’lik bir hak öne sürdüğü belirtiliyordu. Görünen o ki şirket bölünme kararında bu tavsiyeyi de takip etmiş.Webrazzi
Bandista’dan Yeni Albüm: ‘Ki Buradayız Hâlâ!'
Bandista'nin yeni albumu 'Ki Buradayiz Hala!' az 'copyleft' olarak yayınlandı.  2 yıllık bir aradan sonra yayınlanan yeni albüme ilişkin grubun açıklaması şöyle:Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz, hemzeminler yaratıyoruz, sınırları aşıyoruz, belleği taşıyoruz, hayatımızı savunuyoruz, aşk duyuyoruz, cüret ediyoruz çünkü yükselir dalga; dalga, dalga...Ücretsiz olarak internetten indirilebilecek albüme buradan ulaşabilirsiniz. onedio
Reklam
Melih Gökçek'e Yumurta Atanlara 10 Yıla Kadar Hapis İstemi
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'e, kürtajla ilgili açıklamaları nedeniyle, 2 Haziran 2012'de, İzmir Caddesi'ndeki esnaf ziyareti sırasında yumurta atan 2 kadının 'tehdit, hakaret ve mala zarar verme' suçlarından 3 yıl 6'şar aydan 10 yıl 4'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklar Neslihan Uyanık ve Nebiye Merttürk ile tarafların avukatları katıldı.Duruşmada, 2'si Gökçek'in koruması, 4 kişi tanık olarak dinlendi.Tanık Elif Doğan, daha önce verdiği ifadeyi tekrarladığını belirterek, 'Beni en çok etkileyen, 2 genç çocuğun ölümle tehdit edilmesiydi. O yüzden müdahalede bulundum' dedi. 'Kimin tehdit ettiğinin' sorulması üzerine Doğan, 'Belediye başkanı değil, korumalarıydı' ifadesini kullandı.Gökçek'in koruması Selçuk Sarıkaya da savcıya verdiği ifadeyi tekrarladığını söyledi.Sanıkların avukatlarından Tonguç Cankurt, sanığa 'Görüntülerde 'Gökçek benim babamdır. Onun için ölürüm de, öldürürüm de' diyorsunuz. Boğarak öldürmekten mi bahsediyorsunuz? Açar mısınız?' sorusunu yöneltti.Gökçek'in avukatı Çağrı Alkan, sorunun davayla ilgisi olmadığına ilişkin itirazda bulunurken, tanık Sarıkaya, 'İşimin gereğini yaptım. Bugün de olsa aynısını yaparım' dedi.Sanık Nebiye Merttürk, tanığa, 'İnsan öldürmek göreviniz midir?' diyerek tepki gösterdi.Tanıklardan İlyas Aslan, daha önce savcıya verdiği ifadeyi tekrarladığını bildirirken, tanık Sevinç Hocaoğulları da olay yerine gittiklerinde sanıkların bir dükkanın içine kapatılmış olduklarını gördüğünü anlattı.Cumhuriyet Savcısı Şafak Güler, esas hakkındaki görüşünde, sanıkların olay sırasında Gökçek'e hakarette bulunduklarını, tehdit ettiklerini ve attıkları yumurtalarla ceketini kirlettiklerini ifade ederek, 'tehdit, kamu görevlisine hakaret ve mala zarar verme' suçlarından 3 yıl 6'şar aydan 10 yıl 4'er aya kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti.Sanık avukatlarından Ender Büyükçulha, ceketteki zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasını isteyerek, 'Leke kalıcı mı, ceketin ederi nedir, bunların tespiti gerekir' dedi.Sanık avukatları ayrıca, Gökçek'in duruşmaya gelerek ifade vermesini istedi.Hakim Şahin Kurt, hazırlık aşamasında ifade vermesi nedeniyle Gökçek'in dinlenmesinden vazgeçilmesine karar verdi. Ceket üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talebini reddeden Kurt, sanıklar ve avukatlarına esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre vererek, duruşmayı erteledi.Cumhuriyet | AA
Dünya'da Suyun Büyük Kısmı Güneş'ten Yaşlı
Yeni bir araştırmaya göre, Dünya ve Güneş Sistemi'nin diğer bölgelerinde bulunan suyun büyük kısmı Güneş'ten çok eski bir tarihte oluştu. Araştırmaya göre, Dünya'daki suyun yüzde 30 ila 50'si yıldızlararası uzaydan geldi.Gökbilimciler, Dünya'daki suyun büyük bir kısmının Güneş'ten bile eski zamanlarda oluştuğunu düşünüyor. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, Dünya'daki suyun bugüne ulaşan bir kısmı Samanyolu Galaksisi ve ötesindeki derin uzaydan gelen materyaller ile ortaya çıktı. Bulgu, Güneş Sistemi'nin ötesinde Dünya benzeri su içeren gezegenlerin bulunma olasılığını da bir kez daha doğruladı.Space.com'a açıklama yapan araştırma ekibinden Ilse Cleeves, 'Elde ettiğimiz bilgiler, yıldızlararası suyun olağanüstü sert yıldız doğumu süreçlerinde hayatta kalabildiği ve gezegensel nesnelerle birleştiğini gösteriyor' ifadesini kullandı. Cleeves, 'Güneş'in oluşumu öncesi ve oluşum sürecinde su içeren yıldızlararası suyun Güneş Sistemi'ndeki birçok sistemin de içeriği haline geldiğini' söyledi.Gökbilimciler, bugüne kadar keşfedilen 2 binden fazla dış gezegenin yanı sıra derin uzayda milyarlarcasının keşfedilmeyi beklediğini ve bu gezegenlerin bir çoğunda milyarlarca yıl yaşamın oluşmasına olanak verecek su bulunabileceğini ifade etti. Geçmişteki araştırmalar, Samanyolu Galaksisi'nde var olduğu düşünülen yaklaşık 100 milyar yıldızın en az bir gezegene sahip olduğunu ortaya koymuştu.'Her yerde su var'Güneş Sistemi'nde Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'ün kutuplarında bile su yer alıyor. Jüpiter'in uydusu Europa, Satürn'ün uydusu Enceladus'ta keşfedilmesibin yanı sıra, Mars'ın kutup bölgelerinde de katı halde su bulunuyor.Araştırmada yer alan bir diğer isim olan Carneige Bilim Enstitüsü'nden Conel Alexander, 'güneş sistemlerinin erken dönemlerinde yıldızlararası su ile etkileşime girmeleri halinde, birçok gezegenin sahip olduğu disklerde de su bulunma olasılığının çok yüksek olacağını' söyledi.Alexander, 'güneş sistemlerindeki suyun yıldızların doğumunda yaşanan kimyasal süreçler sonucunda da oluşmuş olabileceğini, bu durumda su varlığının her yıldız sistemine göre değişeceğine' dikkat çekti.Ayrıca, her suyun 'standart' H2O olmadığına ve bazı su moleküllerinin farklı hidrojen izotopları içerdikleri için var olabilecekleri kozmik bölgelerin de değiştiği ifade edildi. Örnek olarak, döteryum adlı ağır hidrojen izotopu içeren su, ağırlıklı olarak süper soğukluğa sahip yıldızlararası uzayda yer alıyor.Su Güneş'ten önce doğduBilim insanları, gerçekleştirdikleri simülasyonlarda döteryum seviyesini sıfırlayarak, bir gezegen diski oluşumu için gereken ortalama bir milyar yıllık sürede ne dereceye kadar zenginleştiğini ölçtü. Sonuçlar, verilen sürede yaşam oluşumu için yeterince su oluşmadığına işaret etti.Bulgular, Dünya'daki suyun yüzde 30 ila 50'si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 60 ila 100'ünün yıldızlararası uzayda, Güneş'in doğumundan önce oluştuğunu gösterdi. Simülasyondaki en düşük olasılıklar, okyanusların yüzde 7'si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 14'ünün Güneş Sistemi dışından geldiğini one sürdü.Science dergisinde yayımlanan araştırma hakkında yorumda bulunan Cleeves, 'Her gün tecrübe ettiğimiz olaylarla galaksimiz arasında bu tür bağlar kurmak evrenimize inanılmaz bir bakış açısı sunuyor' ifadesini kullandı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Fenerbahçe Tarihi İhaleyi Kazandı!
Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe Koleji'nin bulunduğu arazi için girdiği ihaleyi 70 milyon TL'ye kazandı.Ataşehir'de yer alan arazinin bedeli 15 milyon TL'den son olarak 70 milyon TL'ye kadar çıkmıştı. Aziz Yıldırım '50 milyon lira fiyat biçtiler. Bunu ödeyeceğimizi beyan ettik. Buna göre ihale hazırlıkları yapıldı, kulübe verilecek şekilde düzenlemeler yapıldı. Ama yine vazgeçtiler, emir büyük yerlerden geldi. Şimdi duyduğumuza göre 70 milyona ihale edeceklermiş. Bilmem kaç milyon dolara veya liraya satışa çıkarsalar da burası Fenerbahçe 'nindir. Biz ne olursa olsun alacağız' şeklinde ifadeler kullanarak artan fiyata tepki göstermişti.Sarı-Lacivertli Kulüp, Fenerbahçe Eğitim Kurumları'nın yer aldığı arazi için igirdiği ihaleyi 70 milyon TL'ye kazandı.Fanatik
Hıncal Uluç'tan Çarpıcı Fenerbahçe Yorumu
Sabah Gazetesi yazarı Hıncal Uluç, Akhisar Belediyespor’a 2-0 yenilen Fenerbahçe’deki kötü gidişin nedenleri hakkında çarpıcı yorumlar yaptıİşte usta gazetecinin sarı-lacivertliler hakkındaki dikkat çekici yorumları;Fenerbahçe’nin 2-0 kaybettiği maçla ilgili neler söyleyeceksiniz? İki takım arasında büyük bir fark ama Akhisar oyunu domine eden, golleri bulan taraftı. Akhisar mı iyi oynadı yoksa Fenerbahçe çok mu kötüydü?Çok fazla Akhisar’ı seyredemiyorum ama seyrettiğim en iyi Akhisar değildi, iyi Akhisarlardan da değildi. Bu Akhisar’ın normal bir Fenerbahçe’yi yenmesi söz konusu olamaz. Ama Fenerbahçe o kadar kötü oynadı ki Akhisar değil, Çatladıkapıspor olsa orada Fenerbahçe’yi yenerdi.Bir defa işin adını doğru koymak lazım: Bu kadar büyük hatalar yapan bir savunma karşısında biraz akıllı adam golleri atar. İşte Gekas… Biraz akıllı adam, golleri attı. O kadar… Daha fazlasını da atarlardı.Mesela şurada; Fenerbahçe’nin elinde -aksini iddia eden varsa, çıksın tartışalım- yerlisi ve yabancısıyla Türkiye’nin en iyi kadrosu var. Eksiği-gediği var mı, yok mu o ayrı ama şu anda Türkiye liglerindeki en iyi kadro Fenerbahçe’nin elinde… Türkiye’de görevli herhangi bir teknik direktör o kadroya sahip olmak için can atar.FENERBAHÇE GALATASARAY’A BENZEMEYE BAŞLAMIŞFenerbahçe’nin Akhisar maçında oynattığı oyuncu sayısı 13… 11 kişi sahaya çıktı, 2 kişi değişti; toplam 13… Bu 13 kişiyi bir kenara bırakarak geri kalanlardan 11 yaparım, çıkar Akhisar’ı yenerim. Öyle bir kadrosu var Fenerbahçe’nin… Ama bu kadroyu İsmail Kartal taşıyamıyor.Fenerbahçe, Akhisar maçına fizik olarak hazır değildi, moral olarak hazır değildi, bireysel olarak hazır değildi, takım olarak hazır değildi. Fenerbahçe şiddetle Galatasaray’a benzemeye başlamış.İSMAİL KARTAL ORAYA ‘TEKNİK DİREKTÖR’ DİYE GELMEDİİsmail Kartal’ın da günahı yok. İsmail Kartal oraya ‘teknik direktör’ diye gelmedi.İlhan Cavcav “Takımı gerekirse ben yönetirim” dedi, hocayı kovdu ya; Aziz Yıldırım, İlhan Cavcav’dan önce yaptı bu işi… Geçen yılki hocayı ‘cart’ diye kovdu ve ‘Ben takımı yöneteceğim’ demedi ama oraya göstermelik bir adam koydu.Hani diyorlar ya ‘Türkiye’de 25 milyon Fenerbahçeli var’ diye!.. O 25 milyonun, 25 milyonuna da ‘Görevden alınan Ersun Yanal’ın yerine Fenerbahçe antrenörü kim olsun’ diye sorsalardı, ‘İsmail Kartal’ diyen bir kişi çıkmazdı.İsmail Kartal oraya geldi. Peki niye geldi: Aziz Yıldırım ‘Artık ben yöneteceğim’ dediği için…TAKIMI SEN Mİ ŞAMPİYON YAPTIN?Ersun Yanal gibi adama, Mustafa Denizli gibi adama, Aykut Kocaman gibi adama “Takımı sen mi şampiyon yaptın; ben yaptım” demeye meraklı Aziz Yıldırım bu sefer adını daha açık seçik koymak için İsmail Kartal’ı oraya getirdi. Ama işte sonuç bu…Fenerbahçe her maç, biraz daha fizik bakımdan yetersiz görünüyor, biraz daha bitkin görünüyor, biraz daha yorgun görünüyor ve biraz daha kopuk görünüyor.Ligin 4. haftasındayız ve Fenerbahçe’nin Beşiktaş, Trabzon, Galatasaray gibi Avrupa maçları da yok. Ligden başka hiçbir maçı yok. Yani en rahat durumdaki büyük ama en kötü oynayan büyük!.. Elindeki o iyi kadroya göre!..Demek ki ortam dedikoduya müsaitEmre ve Volkan, Akhisar maçı kadrosuna yer almaması iddiaları da beraberinde getirdi. Volkan’ın, ilk 11′de yer almadığı için, Emre’nin de Emenike’yi kadro gördüğünde sakat olduğunu söyleyip Akhisar’a gitmediği ileri sürüldü.İddialar doğru da olabilir, yanlış da olabilir. Okuyorum ki Emre’de ciddi bir sakatlık varmış, bu hafta da oynamayacakmış. Galatasaray maçına kadar yokmuş, falan…Ama işin önemli olan yanı; eskilerin çok yerinde, çok anlamlı bir lafı vardır; “Şüyuu vukuundan beterdir” diye… Bir şeyin kulaktan kulağa konuşulması, şayi olması, gerçek olmasından, gerçekleşmesinden beterdir. Bu Emre, Volkan dedikoduları, ‘Biz sakatız’ der demez, Akhisar’a gitmekten vazgeçer vazgeçmez birden yayılıyorsa, ‘Fenerbahçe’de durumlar pek iyi değil… Fenerbahçe’deki durumlar fevkalade dedikoduya müsait… Fenerbahçe’deki durumlar, fevkalade karıştırılmaya müsait’ demektir. Önemli olan bu…Fenerbahçe zamanında bundan çok daha kritik günler geçirdi. Bu tür dedikodular çıkmadı. Çıkanlara da gülüp geçti millet… Bu defa ciddiye alındı. Demek ki Fenerbahçe’de düzeltilmesi gereken bir şeyler var.Açık Mert Korkusuz
Moto 360’ın İlk Reklamı Yayınlandı!
Motorola, akıllı saati Moto 360 için ilk reklam videosunu yayınladı. Moto 360 için yayınlanan videoda ürünün çizim halinden, satıştaki haline kadar ki süreç anlatılıyor. İşte, Moto 360’ın ilk reklamı.Akıllı saatlerin belki en iyisi diyemeyiz ancak en çok konuşulanı ve dikkat çekeni diyebileceğimiz bir ürünvar ise o da Motorola Moto 360‘dan başkası değildir. Bu başarının sebebi ise yuvarlak ekrana sahip ilkakıllı saat olmasından kaynaklanıyor dersek yanılmayız. Haliyle bu başarıyı daha da artırmak isteyenMotorola, ürünün ilk reklam videsounu yayınlayarak yeni bir adım daha attı.Moto 360 için yayınlanan videonun içeriği ürünün ilk çizim aşamasından şuan piyasadaki haline kadar ki geçen süreyi anlatıyor. “Time for a modern timepiece.” yani “Modern bir kronometre için saat.“başlığı ile açılan reklamda sürekli dönen bir ortam ve bu ortamda da saat hakkında bazı bilgiler yer alıyor. Reklamda,Moto 360‘ın paslanmaz bir gövdeye, çizilmez bir cama ve hakiki deriden yapılmış bir kordona sahip olduğunun altı çizilirken akıllı telefona gelen bildirimleri gösterebilme ve sesli yön tarifi gibi özelliklerinin de bulunduğu gösteriliyor.Kablosuz şarj özelliği ya da yuvarlak ekran gibi  spesifik özelliklerin vurgusu yapılmadan hazırlanan bu reklamda Moto 360 biraz daha sempatik bir hale getirilmiş diyebiliriz. Bakalım Motorola’dan Moto 360 için yeni reklam içerikleri ne zaman gelecek.
Reklam
Mahkeme Veli Saçılık İçin Karar Veremedi
Burdur Cezaevi operasyonunda iş makinesiyle kolu koparılan Saçılık’a, “operasyonunu masrafı” için 13 yıl önce açılan tazminat davasının bugünkü duruşmasında da karar çıkmadı.Burdur Cezaevi operasyonunda kolu koparılan Veli Saçılık’a 13 yıl önce açılan tazminat davasında bugün de karar çıkmadı.Saçılık’tan, devletin operasyonunda, operasyon kapsamında görevli olan iş makinesinin kolunu koparmasının ardından açılan davada, iş makinesinin yıktığı duvarın masrafını ödemesi isteniyor.Duruşma salonuna ablukaBurdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmayla ilgili bianet’ten Ayça Söylemez'e konuşan avukat Senem Doğanoğlu, zaten hukuka uygun bir süreç yürümediğini, mahkemenin 2011’de ellerine ulaşan bir dosyanın beklenmesine karar vererek duruşmayı 9 Aralık’a bıraktığını söyledi.Doğanoğlu, bugünkü duruşma öncesi yaşananları da şöyle anlattı:“Duruşmaya 30 kişi beraber geldik, adliyeye daha varmadan aracımız iki sivil polis tarafından durduruldu. ‘İçeri girilmesinin yasak olduğunu, sadece avukatların ve beş kişinin adliyeye alınacağını söylediler. Savcıyla görüştük ancak o da ‘Koridor güvenliğni sağlayamayacağını’ gerekçe gösterip insanları adliye binasına sokmadı. Duruşma salonuna KESK, Eğitim Sen ve Büro Emekçileri Sendikası temsilcileri girebildi.”“Mahkeme Burdur Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2008’de kararı çıkmış dosyanın beklenmesini istedi. ancak o dosya bu mahkemeye 2011’de gelmiş olduğundan beklenmesine gerek olmadığını söyledik. Davanın reddinin istedik.”“Bugün ifade veren, cezaevi operasyonuna maruz kalmış olan dönemin mahpusları da isyan olmadığını, hapishaneye operasyon düzenlendiğini söyledi.”“Ama mahkeme taleplerimizi kabul etmedi, bir gerekçe de göstermedi, karar da vermedi.”“Davada mahpuslarla birlikte iki de vefat eden sanığın ailesi yargılanıyor. Artık bir karar çıkmasını bekliyoruz.”200 bin TL masraf!Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün aralarında Veli Saçılık’ın da olduğu 61 kişiye 19 Ocak 2001’de açtığı tazminat davası, 13 yıl sonra görülmeye başlandı.Davada, o dönem tutuklu veya hükümlü olan 61 kişiden, 5 Temmuz 2000’de Burdur Cezaevi’ne yapılan operasyonda yıkılan duvarların, su basan hapishanenin zararını ödemesi isteniyor.Operasyonda, hapishane duvarını yıkarak koğuşa giren iş makinesi Saçılık’ın kolunu koparmıştı. Saçılık’ın kolunu, yanındaki arkadaşları görevlilere teslim etti ancak hastanede kol bulunamadı. Saçılık’ın kolu, operasyondan bir gün sonra Burdur’da bir sokakta bulundu.Maliye Bakanlığı, hapishanenin zararının 2000 yılında 31 bin TL olduğunu ileri sürerek, Saçılık ve arkadaşlarının bu parayı faiziyle ödemesini talep ediyor. Saçılık, miktarın, faiziyle hesaplandığında 200 bin TL’ye varabileceğini tahmin ediyor.Tazminatı da geri istedilerSaçılık, bildiri dağıttığı gerekçesiyle gözaltına alınmış ve örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklanmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde işkence gördüğünü de anlatan Saçılık önce Ulucanlar, sonra da TDKP davasından hükümlü olarak Burdur Cezaevi’nde kaldı.19 Aralık Katliamı öncesi 5 Temmuz 2000’de Burdur Cezaevi’ne yapılan operasyonda koğuşa dozerle girildi, dozer Saçılık’ın kolunu kopardı. Kolu ertesi gün sokakta, bir köpeğin ağzında bulundu. Saçılık’a “isyan ettiği” gerekçesiyle dava açıldı.Cezası tamamlandıktan sonra kopan kolu için tazminat davası açan Saçılık Antalya 1. İdare mahkemesinin 2005 yılında verdiği kararla yaklaşık 250 bin lira maddi ve manevi tazminat aldı.Karara Adalet Bakanlığı itiraz etti. Danıştay 10. Dairesinde görülen dava 26. Haziran 2013’te sonuçlandı. Danıştay kopan kolu ve uğradığı işkence nedeniyle Antalya 1. İdare Mahkemesinin verdiği kararı iptal etti ve faizleriyle birlikte Veli Saçılık’tan yaklaşık 700 bin lirayı geri vermesini istedi. İptalin gerekçesi, Saçılık’ın jandarmaya taş atarak karşı koymasıydı.AİHMDavalarını 3. maddenin (Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tâbi tutulamaz) ihlâli nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyan tutuklular, AİHM'in 2011 yılında verdiği karar sonucu Türkiye’nin suçlu bulunduğu ve kendilerine tazminat ödeneceği haberini aldı. Veli Saçılık yönündeyse, haklı bulunduğu tescil edilmekle beraber o dönemde iç hukukta tazminat davası henüz sürmekte olduğundan bir tazminat kararı açıklanması Danıştay kararının açıklanmasından sonraya ertelendi. Bu karar Saçılık’ın aleyhine çıktığından, AİHM'in Türkiye'yi yüklü bir tazminata mahkum etmesi bekleniyor. Ayça Söylemez | Bianet
Reklam
Kuzey Londra'da Türk Alarmı!
Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi'nde temsilcilerimizin konuk olacağı Londra'da alarm verildi.Avrupa'daki temsilcilerimizden Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nde çarşamba günü Arsenal'e, Beşiktaş ise Avrupa Ligi'nde perşembe günü Tottenham'a konuk olacak. Bu sebeple Kuzey Londra'da alarm verildi.İki gün içerisinde iki Türk takımını ağırlayacak olan Londra'da polis alarma geçti. Yaklaşık 10.000 Türk'ün başkentte olmasının beklendiği günlerde, Londra polisi olası karışıklıkları önlemek istiyor. Fakat bu konuda amaç sadece Türkler ile İngiliz taraftarlar arasındaki atışmalar değil. Galatasaray ve Beşiktaş'ın ezeli rakip olduğunu bilen polis, iki Türk taraftar grupları arasında da yaşanabilecek olası gerilimler için önlemler alıyor.Özellikle geçen sezon Galatasaray'ın Didier Drogba'nın golleri ile 2-1 önde olduğu Beşiktaş - Galatasaray maçının farkında olan polisler, sahaya giren binlerce Beşiktaş taraftarın ancak polislerin biber gazı kullanması ile sahadan çıktığını biliyor.Ayrıca sosyal medyada da Türklerin iki gün boyunca Londra'da İngilizlere 'yabancı' hissi vereceği konuşulurken, İngiltere'de bir polis Mail 'e konuştuİki kulübün birbirleri ile olan ilişkilerinin farkındayız, ve buna göre önlemlerimizi aldık. Ayrıca sadece dışardan gelenler değil, halihazırda Londra'da ikamet eden taraftarlar da var. Bütün önlemlerimizi aldık. Çok sayıda taraftarla mücadele etmek konusunda tecrübeliyiz, ayrıca herkesin güvenliği konusunda da kulüplerle irtibat halinde olacağız.Özellikle Tottenham - Beşiktaş maçı ile ilgili planlamalar dikkat çekerken, Tottenham'ın taraftar forumlarında Partizan maçında yaşanılan tatsız olaylar hatırlatılırken, Beşiktaşlıların olması gerektiği biçimde takımlarını desteklemelerini umduklarını söyleniyor.Eurosport
'Bizi Örteceğinize Nefsinizi Terbiye Edin Öküzler'
Şarkıcı Sezen Aksu, ortaöğretim kurumlarında başörtünün serbest bırakılma kararına ilişkin olarak, ‘Bizi örteceğinize kendi nefsinizi terbiye edin öküzler’ dedi.Sezen Aksu, önceki akşamın ardından dün de Harbiye Açıkhava Tiyatrosu sahnesindeydi.Ortaöğretim kurumlarında başörtü serbestisi tartışmalarına şarkıcı Sezen Aksu da dahil oldu.Aksu, dün akşam İstanbul Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki verdiği konserde, Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaöğretim okullarında (ortaokullar ve liseler) başörtünün serbest bırakılması kararına ilişkin olarak “ Bizi örteceğinize kendi nefsinizi terbiye edin öküzler ” dedi.MEB’in kılık ve kıyafetlerine dair yönetmeliğinde yer alan “ başı açık ” ibaresinin kaldırılması tartışmaları da beraberinde getirmişti.Bu arada, bir önceki gece de sahne aldığı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’nda kendisine Mustafa Ceceli’nin eşlik ettiği Sezen Aksu, Ceceli’nin, bir hareketi üzerine telaşlanıp “Aman Sezen Hanım, RTÜK var” demesi üzerine, “Koymuşum RTÜK’üne” şeklinde yanıt verdi.nediyor.com
Reklam
YHT İnşaatında Bir İşçi Can Verdi
YÜKSEK Hızlı Tren (YHT) hattının Geyve ilçesi geçişinde yapımı devam eden tünel inşaatında, paletli ekskavatör iş makinesinin altında kalan 33 yaşındaki Mustafa Akbaş yaşamını yitirdi.Dün akşam saatlerinde meydana gelen olayda, YHT tünel inşaatında paletli ekskavatör iş makinesi operatörü manevra yaparken işçi Mustafa Akbaş’ı fark edemedi. Talihsiz işçi iş makinesinin paletlerinin altında ezilerek can verdi.Bir iş makinesinin kepçesiyle tünelden çıkarılan Mustafa Akbaş’ın cesedi otopsi yapılmak üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilirken, ekskavatör operatörü gözaltına alındı.İsmail ÇETİNTAŞ / GEYVE(Sakarya) (DHA)
Google'ın İlk Sosyal Ağ Denemesi Orkut, Bugün Emekliye Ayırıyor
Bundan on yıl önce Orkut Büyükökten‘in Google çatısı altında geliştirdiği Orkut’un bugün son günü. Google’ın ilk sosyal ağ denemesi olan Orkut, erken dönemlerinde özellikle Brezilya ve Hindistan’da yoğun ilgi görmüştü.2008 yılında merkezini Brezilya’ya taşıyan sosyal ağ, zaman içinde Google’ın Blogger, YouTube ve Google+ etrafında toplanana komünitelerinin yanında pek varlık gösterememişti. Bunların bir sonucu olarak Orkut, geçtiğimiz Haziran ayında 30 Eylül’den itibaren faaliyetlerine son vereceğini duyurmuştu.Webrazzi
Sokak Röportajları: Sosyal Medyada En Çok Ekmek Nereden Çıkar?
Facebook, Twitter, Instagram, Tinder… artık hayatlarımızın vazgeçilmez parçaları. Çok kullanılan bu sosyal medya kanalları bazıları için gerçek bir ekmek kapısı, bazıları içinse sadece bir “ekmek” kapısı. SokakRoportajlari.com ve Sosyal Medya Kulübü birlikte soruyor; “Peki sizce en çok ekmek hangisinden çıkar?”
Reklam