Toplu Taşıma 7 Saat Ücretsiz
Eğitim öğretim yılının başlayacağı yarın, trafik sorununun önüne geçmek için, toplu taşıma 06.00 ile 13.00 arasında ücretsiz olacak.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, 2,5 milyona yakın öğrenci ile 110 bin civarında öğretmenin dersbaşı yapacağı İstanbul'da, toplu ulaşımın yarın saat 06.00 ile 13.00 arasında ücretsiz olacağını, okul servislerinin de İSPARK otoparklarına saat 14.00'e kadar ücretsiz şekilde park edebileceğini bildirdi.Topbaş, Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) düzenlediği basın toplantısında, öğrenci, öğretmen ve velilere yeni eğitim öğretim yılı için başarılar diledi.Geçmiş yıllarda İstanbulluların duyarlı davranışlarıyla dersbaşı yapılan haftada trafikte bir sorun yaşanmadığını anlatan Topbaş, bu yıl da zorunlu olunmadıkça trafiğe çıkılmamasını istedi.Toplu taşıma araçları ücretsiz olacak Okulların açılması dolayısıyla bazı önlemler aldıklarını işaret eden Topbaş, şu ifadeleri kullandı:'İstanbul'da 2,5 milyona yakın öğrenci ile 110 bin civarında öğretmen dersbaşı yapacak. Özellikle pazartesi 06.00-13.00 itibariyle toplu taşıma araçlarımız ücretsiz olacak. Okul servisleri de okul çevresindeki İSPARK otoparklarında saat 14.00'e kadar ücretsiz olarak araçlarını park edebilecekler.Toplu taşımada 400 bin insanımızı daha taşıyabilecek destek otobüslerimizi devreye sokuyoruz. İstiyoruz ki İstanbullular toplu taşımayı tercih ederken sıkıntı yaşamasınlar.'Topbaş, yarın yaklaşık bin 250 polis, 800 Jandarma ile bin zabıtanın sıkıntılı ortamların oluşmaması için görev başında olacağını aktardı.Kentte lokal bir yağışın da beklendiğini hatırlatan Topbaş, İstanbullulardan trafikte dikkatli olmalarını istedi. Topbaş, okulların açılması nedeniyle herhangi bir aksaklığın yaşanmaması için yol çalışmalarına ara verdiklerine dikkati çekti.Milliyet
'Kilosu 10 Milyon Dolar'
Dünyanın en pahalı yüksek teknoloji ürünü kuantum Türkiye'de üretilecek.Cep telefonundan kanser tanı sistemlerine kadar çok geniş bir alanda kullanımı bulunan ' kuantum noktaların' kilogram ölçeğinde üretimi için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nde (İYTE) çalışma başlatıldı. Bir günde gram ölçeğinde üretimi başaran laboratuvar, yıl sonunda bir günde kilogram ölçeğindekuantum nokta üretmeyi planlıyor. Çalışmanın ana amacı, özel sektörün dikkatini çekmek.LED televizyonlar ve cep telefonlardaki canlı renkleri, saç kılının 20 binde biri boyutundaki yarı iletken nano kristallere borçluyuz. 'Kuantum nokta' adı verilen ve farklı işlevler yüklenebilen parçalar, sıvı ya da toz halde üretilebiliyor. Halen tamamı ithal edilen kuantum noktaların yerli imkanlarla üretimi için Kalkınma Bakanlığı desteğiyle kurulan İYTE Fen Fakültesi laboratuvarlarında bir TÜBİTAK projesi başlatıldı.Dekan Prof. Dr. Serdar Özçelik'in liderliğindeki araştırma ekibinin yürüttüğü çalışma kapsamında sıvı ve toz formlarda kuantum noktalar elde edilerek farklı uygulamalarda denenmeye başlandı. Dünyada çok ender olarak üretilen 4 farklı atom bileşeninden oluşan kuantum noktalarını üretmeyi başaran ekip, bu malzemeyi yeni nesil ekran teknolojileri ve kanser tanı kitlerinin geliştirilmesi için kullanmaya başladı. Ekip ayrıca özel bir firma ile ortaklaşa kuantum noktaların endüstriyel kullanımına imkan verecek bir projeye de adım attı.Prof. Dr. Özçelik, yaptığı açıklamada kuantum nokta üretiminin dünyada henüz bir iki firma tarafından yapılabildiğini, bu yüksek teknoloji ürününün endüstriyel olarak kullanılabilmesi için bir günde kilogram ölçeğinde üretiminin mümkün olması gerektiğini ifade etti.'KİLOSU 10 MİLYON dolar'Halen sadece ABD'deki iki yüksek teknoloji şirketinin bir günde kilogram ölçeğinde kuantum nokta üretebildiğini anlatan Özçelik, uluslararası piyasada bu ürünün miligram fiyatının 10 dolar ile 150 dolar arasında değiştiğine dikkati çekti.Özçelik, şöyle konuştu: 'Kilogramı en az 10 milyon dolar olan bir maddeden bahsediyoruz. Bu ürünler gündelik yaşamın merkezinde yer alıyor ve dünyanın önde gelen üniversitelerinde geliştirme ve endüstriyel üretim konusunda projeler yürütülüyor. Biz de özel sektör işbirliğiyle büyük ölçekte kuantum nokta üretimi için çalışmaya başladık. Şu anda bir günde gram ölçeğinde üretim yapar duruma geldik. Hedefimiz yeni aldığımız reaktörlerle yıl sonunda günde 1 kilogram kuantum noktası üretebilecek seviyeye gelmektir' dedi.Kuantum noktaların ticarileşmesi için büyük ölçekte üretim yapabilmenin en kritik aşama olduğunu vurgulayan Özçelik, dünyada özellikle yeni nesil ekranlarda kuantum noktaların kullanıldığına işaret etti.Üretilen 100 ekranlık bir televizyonda yaklaşık 10 miligram kuantum nokta kullanıldığını, bunun 100 dolara tekabül ettiğini ifade eden Özçelik, bu televizyonun fiyatının zaten 100 dolar olduğunu, dolayısıyla fiyatların düşebilmesi için yüksek ölçekte üretimin zorunlu olduğunu kaydetti.'ŞİRKETLER YATIRIM YAPARSA 2-3 KAT DEĞİL10-20 KAT PARA KAZANACAK'Yüksek teknoloji ve katma değere sahip üretim yapısına geçmeye çalışan Türkiye için kuantum nokta üretiminin önemli bir fırsat olduğunu savunan Özçelik, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çok değerli bir ürün olan kuantum nokta üretimi, oldukça karlı bir alan. Çünkü miligramı 10 dolar dediğimiz malın maliyeti aslında bunun binde biri kadar. Bu ürün sadece bilgi ile üretiliyor. Yüksek teknolojiye dayanan tüm ürünler böyle. 100 dolara mal olan bir cep telefonuna bin dolar veriyoruz. Aradaki fark şirketin geliştirdiği bilgi. Nanoteknolojiyle ilgili pek çok pazar araştırması ve öngörü var. Bilimsel analizlere göre şirketler bu alana yatırım yaptıkları zaman 2-3 kat değil 10 - 20 kat para kazanacaklar. Bu konuda bazı firmalarla ortak çalışmalar yürütüyoruz. Nihai hedefimiz İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi içinde kuantum nokta üretiminin yapıldığı bir endüstri tesisi yaratmak. Öncelikle bu işin fizibilitesini yaparak yatırımcıları cesaretlendirmek istiyoruz.Kuantum nokta üretimi konusunda özel sektörün ilgisini çekmeyi ve onların girişimiyle Türkiye'yi bu teknolojide öncü bir konuma getirmek istiyoruz.' Türk sanayisinde genel eğilimin know-how yani teknoloji ithalatı yapmak yönünde olduğunu, teknoloji satan kuruluşların bir ürünün nasıl yapıldığı bilgisini verdiğini ancak 'neden öyle yapıldığı' bilgisini sakladığına dikkati çeken Özçelik, Türkiye'nin nano teknolojiler konusunda teknoloji ithalatçısı olmak yerine teknoloji tasarımcısı olması için çaba gösterdiklerini sözlerine ekledi.Milliyet
IŞİD Genelev mi İşletiyor?
İngiliz gazetelerinde yer alan haberlere göre, IŞİD'e katılan cihatçı kadınlar, genelevler kurup esir alınan Iraklı kadınları seks kölesi olarak kullanıyorlar.Daily Mail gazetesi, 'İngiliz Cihatçı 'madamlar' kaçırılan binlerce Iraklı kadınlarla dolu IŞİD genelevlerini işletiyorlar' başlıklı haberinde, Suriye 'nin Rakka şehrinde IŞİD'in sadece kadın militanlardan oluşan El Hansa Tugayı'nı kurduğunu ve Yezidilerden 3 bin kadının yakalandığına dikkat çekti.IŞİD'de savaşanlar için bu kadınların genelevlerde seks köleliğine zorlandıklarını kaydeden Daily Mail, İngiliz kadın Cihatçıların El Hansa Tugayı adı verilen dini polis gücünü yönettiklerini ileri sürdü.El Hansa Tugayı'nın elebaşının geçen yıl İngiltere 'yi terk eden Glasgowlu 20 yaşındaki Aqsa Mahmud olduğu anlaşıldı. DHA
Yeni Eğitim Öğretim Yılında MEB'in Bazı Uygulamaları Tarihe Karışıyor
16 milyon 400 bin öğrenci yarın ders başı yapıyor. Yeni eğitim öğretim yılında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bazı uygulamaları da tarihe karışıyor. Bakanlığın ele alacağı konuların başında, öğretmenlerin niteliği, müfredat ve okulların fiziki güvenliği var.2014-2015 eğitim- öğretim yılı tarihe karışacak uygulamalar ve ilk kez hayata geçirilecek projelerle başlıyor. 16 milyon 400 bin öğrenci ve 873 bin öğretmenin ders başı yapacağı yeni eğitim yılında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ele alacağı konuların başında öğretmenlerin niteliği, müfredat ve okulların fiziki güvenliği var.Dört yıl önce yapılan Milli Eğitim Şurası, bu yıl 19. Milli Eğitim Şurası adıyla toplanacak. Şuranın gündem maddeleri bu yıl ele alınacak konuların da ipucunu veriyor. Aralık ayında toplanacak şuranın öncelikli gündem maddelerinden biri ‘öğretmen niteliği’ olacak.Eğitimciler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, akademisyenler öğretmen niteliğini artırmanın yollarını konuşacak.Milli Eğitim Bakanlığı'nın yol haritasının çıktığı şurada bu yıl öncelikli gündem maddeleri şöyle olacak:Avcı'nın beğenmediği müfredat da tartışılacakMilli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın da 'Bizim müfredatlarımız, ders programlarımız maalesef bilgi yüklemeye yönelik. Biz hala pek çok dersimizde, ilkokulda da, ortaokulda da, lisede de hâlâ çocuklara bilgi yüklemeye çalışıyoruz' diye eleştirdiği müfredat, eğitim şurasının gündeminde.Çocuklara bilgi yüklemekten öte ‘öğrenmenin öğretileceği’ bir müfredat ve ders programının içerikleri konuşulacak.Okullara iş güvenliği uzmanıOkullardaki fiziki güvenlik eksikleri nedeniyle hayatını kaybeden çocuklar, özellikle son bir yıldır MEB’in daha yoğun gündeminde. Gündem Çocuk Derneği ve MEB, ‘Okullarda Fiziki Güvenlik Standartları’ için yaklaşık bir yıl önce protokol imzalamıştı. Bu protokolden ayrı olarak da MEB, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereği, okullarda iş güvenliği uzmanı bulundurulması için illere genelge gönderdi.Bu sayede öğretmen ve diğer çalışanların sağlık ve güvenli için binaların uygun fiziki koşulları olup olmadığı denetlenmesi amaçlanıyor. Bakan Avcı, okullarda engellilere yönelik düzenlemeleri ve çevre güvenliğinin de değerlendirileceğini vurguluyor.Okul öncesinde ikili eğitimYeni eğitim yılında tarihe karışacak uygulamaların yanı sıra ilk kez hayata geçirilecek uygulamalar da var. Bakanlık, daha fazla sayıda çocuğun okul öncesi eğitimden faydalanabilmesi için tüm okul öncesi eğitim kurumlarında sabahçı, öğlenci olmak üzere ikili eğitim uygulaması yapılmasına karar verdi.Performans ödevleri tarih olduMüfredattaki kazanımların öğrenciler tarafından daha iyi öğrenilmesi çini verilen performans ödevleri tarihe karıştı. Yıllardır ödevlerin veliler tarafından yapıldığı eleştirileri yapılıyordu. Artık performans görevi puanı yerine ders etkinliklerine katılım puanı uygulanacak.Seçmeli dersler notla değerlendirilecekSeçmeli dersler, puanla değerlendirilecek. Böylece derslerin daha ciddiye alınması ve nitelikli bir eğitimin gerçekleşmesi için, uygulanan seçmeli derslerin öğrencilerde bıraktığı etkinin objektif olarak değerlendirilmesi amaçlanıyor.Çocuk kulüpleriBakanlık, okul öncesi eğitim kurumları ve ilkokullarda eğitim ve öğretim saatleri dışında açılacak kulüplerde, öğrencilerin bilim olimpiyatları ve proje, güzel sanatlar, beden eğitimi ve spor, halk oyunları, geleneksel çocuk oyunları, yabancı dil gibi konularda yeteneklerinin desteklenmesi için çocuk kulüpleri açacak.Kulübe günde 2 saat katılan çocuğun aileye maliyeti aylık 43 TL ile 86 TL arasında olacak.Öğretmen liseleri kalktıMEB, 299 anadolu öğretmen lisesini kademeli olarak fen, sosyal bilimler ve anadolu liselerine dönüştürdü. Öte yandan artık tüm liseler ‘Anadolu lisesi’. Lise türleri 6 temel başlıkta toplandı; Sosyal bilimler liseleri, fen liseleri, Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, Anadolu meslek liseleri ve çok programlı Anadolu liseleri.Temel liseler başlıyorİlk kez dershaneden okula dönüşen okullar ders başı yapacak. Türkiye genelinde 117, İstanbul’da da 13 lise kendilerine verilen ‘temel lise’ adıyla eğitime başlayacak. Henüz dönüşmeyen dershanelerin ise son eğitim yılı olacak. Dershaneler 1 Eylül 2015’e kadar faaliyetlerini sürdürebilecek.Okul müdürleri değiştiDershanelerin dönüşümü için hazırlanan yasada Milli Eğitim Bakanlığı yönetim kadrosuna ve okul yöneticilerine dair ilişkin de maddeler vardı. Türkiye’de 4 yıl ve üzerinde okul müdürü olarak çalışan eğitimcilerin görev süresi doldu. Türkiye’de bu durumda tam 16 bin okul müdürü vardı. Bu müdürlerin, yapılacak değerlendirme sonrası alınacak puanlara göre 2014-2015 eğitim yılında görevlerine devam edip etmeyeceklerine karar verildi. 16 bin öğretmenden 7 bini 75’in altında puan aldıkları gerekçesiyle başarısız sayıldı ve görevlerine son verildi. Yani bu eğitimciler okul müdürü olarak değil öğretmen olarak meslek hayatlarına devam edecek. Uygulama hükümete yakın sendikanın kadrolarının atandığı iddialarını da beraberinde getirdi.Umay Aktaş SalmanAljazeera
Arda, Real Madrid'i Yıkan Golü Anlattı
Real Madrid'e attığı gol ile Atletico Madrid'e galibiyeti getiren Arda Turan, önemli açıklamalarda bulundu. Atletico Madrid’in yıldız futbolcusu Arda Turan, Real Madrid karşısında takımına galibiyeti getiren golü anlattı ve Avrupa’nın en büyük takımları arasında yer aldıklarını söyledi. Milli oyuncu, NTVSpor'a yaptığı açıklamalarda, İzlanda mağlubiyeti ile ilgili de önemli açıklamalar yaptı.'24 FUTBOLCUNUN DA ROTASYONU VAR'Takımdaki bütün oyuncuların çok kaliteli olduğunu belirten Arda, “Çok önemli oyunculardan kurulu bir takımız. 24 oyuncunun da rotasyonu var. Tam anlamıyla hazır olmak çok önemli, çünkü 7 maç üst üste oynayacağız. O da beni bir 90 dakikanın ardından bir 90 dakika daha oynatmak istemedi beni. Hangimizin hangi maçta oynayacağı ve ne kadar süre alacağı çok önceden belli” dedi.'BENİM AÇIM DAHA İYİYDİ'Atletico Madrid’i Real Madrid karşısında galibiyete taşıyan golünü anlatan Arda, “Pozisyon oluşurken ‘bende’ dedim, 2 ya da 3 defa... Juan Fran oraya gittiğinde ben penaltı noktasına doğru gitmiştim. İki oyuncu içeriye gidiyor, bir oyuncu penaltı noktasına gidiyor, bu da tamamen çalışmayla ilgili bir durum. Normalde ben topu Raul Garcia’ya bırakırım. Çünkü şut özelliği benden çok çok daha iyi olan bir futbolcu. Ama benim açım daha iyiydi ve top da yumuşak geliyordu. Ben de topa iyi vurdum” şeklinde konuştu.'3 SENEDİR İVME KAZANAN BİR TAKIMIZ'Avrupa’nın en büyük takımları arasında yer aldıklarını belirten Arda, “3 senedir ivme kazanan bir takımız. Bence Avrupa’nın en büyük kulüpleri arasında yer alıyoruz. 8 maçtır Barcelona’ya yenilmedik. Real Madrid’e son maçlarda üstünlük kurduk. Chelsea, Milan ve birçok Avrupa takımına üstünlük sağladık. Bu da bizim artık büyük takımlar arasında olduğumuzu gösteriyor. Ama ne olursa olsun her zaman haddimizi biliyoruz, maç maç gidiyoruz” dedi.'MİLLİ MAÇIN BURUKLUĞU ÜZERİMDEYDİ'Milli Takım’ın İzlanda deplasmanında aldığı 3-0’lık mağlubiyetin burukluğunu yaşadığını ifade eden Arda, “Real Madrid maçında da milli maçın burukluğu üzerimdeydi. Ancak şunun bilinmesi gerekiyor, İzlanda küçümsenecek bir takım değil. Hırvatistan ile play-off oynadılar. Kendi sahalarında oynadıkları karşılaşmaları sürekli kazanıyorlar. Sürekli birlikte oynayan bir takım. Atletico Madrid’e de bakarsanız bizden kadro olarak çok daha iyi takımlar bulabilirsiniz. Ancak yenildiğimiz maç sayısı ya 2 ya da 3 maçtır. Takım olmak o yüzden çok önemli bir şey... Milli takım için eleştirileri tabii ki kabul ediyoruz. Çok kötü bir performans sergiledik. Ancak 1 maç kaybettik, her şey bitmiş değil. Sonuna kadar savaşıp mücadele edeceğiz. Bu kadar çok baskı hissedersek, bu Çek Cumhuriyeti maçına da yansıyabilir. Daha rahat hareket edeceğiz. Ancak bunun dışındaki bütün sorumlulukları şahsım olarak kabul ediyorum” dedi.'24 FUTBOLCU DA KENDİNİ DEĞERLİ HİSSEDİYOR'Atletico Madrid’de motivasyonun nasıl sağlandığı sorusuna Arda, “Öncelikle takımdaki 24 futbolcu da kendisini değerli hissediyor. Hiçbir futbolcunun maçbaşı ücreti yok. Herhangi bir maddi kayıp olmadığı zaman bütün futbolcular kendini takıma ait hissediyor. Ayrıca biz haddimizi biliyoruz ve mücadele etmeyi öğrendik. Dünyanın en büyük takımlarına karşı oynamaktan, orada kazanmaktan zevk alıyoruz. Emek veriyoruz, çalışıyoruz. Bu şekilde de başarılar geliyor” şeklinde yanıt verdi.Sporx
Ekvador'da Hakem Para Sayarken Yakalandı
Ekvador Ligi'nde Loja-Manta maçından önce karşılaşmanın hakemi para sayarken görüntülendi.Ekvador Ligi'nde karşılaşma öncesi şok görüntüler ortaya çıktı.Liga de Loja ile Manta FC arasında oynanan karşılaşmadan önce maçın hakemi para sayarken görüntülendi. Görüntülerin ardından ligin en önemli maçına şike iddiası karıştı.Bir rastlantı sonucu kaydedilen görüntülerle ilgili yetkililer ise paranın sadece hakemin maç başı ücreti olduğunu belirtiyor.skorer
7 Grafikle GSMH, GSYH gibi Anlaşılmaz Ekonomik Kısaltmaların Aslında Ne Demek İstedikleri
Gayri Safi lafını duyar duymaz ortamdan uzaklaşmanıza gerek yok. Bunlar zor kavramlar değiller ve memleketi kurtarma muhabbetlerine katkınızı önemli ölçüde arttırabilirler, o rakıyı hak etmenizi sağlarlar. Ek olarak, bu konularda insanların yari-cehaletlerine güvenip, gerçekleri eğip büken politikacılara karşı da bağışıklık sahibi olmak da elzem. Öyleyse ülke çapında üretimden, kişisel refaha doğru bizi adım adım götürecek 7 grafiğimize bakalım.
Terörün Son Şehidine Baba Vefası
Van'ın Saray ilçesinde 20 Ağustos'ta şehit olan Teğmen Emre As'ın babası, oğlunun şehit olduğu yerde gözyaşı döktü.Saray ilçesine 15 kilometre uzaklıktaki Yamanyurt Hudut Karakol Komutanı Teğmen Emre As, 20 Ağustos gecesi, Türkiye-İran sınır hattında bir grup terör örgütü PKK üyesinin kurduğu pusuda şehit oldu.Teğmen As'ın şehit olduğu yeri görmek isteyen ailesinin isteği üzerine harekete geçen Genelkurmay Başkanlığı, Tokat'ta yaşayan baba Ömer As ile şehidin ağabeyleri Ahmet ve Mehmet As'ı uçakla Van'a gönderdi.Van Ferit Melen Havalimanında komutanlar tarafından karşılanan aile, 6. Hudut Alay Komutanı Kurmay Albay Ali Yalçın ile bir araya geldi.Albay Yalçın ile görüştükten sonra kışla içindeki şehitlikte Teğmen As'ın isminin yazılı olduğu yerde dua eden As ailesi, daha sonra Özalp ilçesindeki 2. Hudut Tabur Komutanlığına geçti.Burada komutanlar tarafından eli öpülerek karşılanan baba As, yaralandıktan sonra oğluna müdahale eden sağlık personeli ve Mehmetçik ile kahvaltı yaptı.Beraberlerindeki komutanlarla Yamanyurt Hudut Karakol Komutanlığına giden baba Ömer As ve çocukları, oğlunun şehit olmadan önce yattığı yatağı, yemek yediği yeri ve odasını gezdi.Teğmen As'ın şehit olduğu gece yanında bulunan askerlerle sohbet edip yemek yiyen baba As, oğlunun hatıralarının saklı olduğu yerleri gezerken gözyaşlarına hakim olamadı.Oğlunun kanının aktığı toprağı aldıAcılı babayı teskin etmeye çalışan 6. Hudut Alay Komutanı Kurmay Albay Ali Yalçın'ın da gözyaşı döktüğü karakol ziyaretinin ardından yoğun güvenlik önlemli altında 20 Ağustos'ta çatışmanın yaşandığı bölgeye gidildi.Baba As'ın, oğlunun şehit olduğu yerde kana bulanan toprağı avuçlayarak cebine koyması komutanlara ve çevrede güvenlik önlemi alan askerlere duygusal anlar yaşattı.Albay Yalçın, acılı babayla sürekli konuşarak acısını hafifletmeye çalışırken, şehidin ağabeyleri de olay yerini cep telefonlarıyla görüntüleyerek kardeşlerinin vurulduğu yerden taş topladı.'Şehit olduğu yeri görmek istedik'Oğlunun başarılı ve çevresinde sürekli sevilen bir insan olduğunu anlatan baba Ömer As, oğlu Emre'nin şehit olduğu yeri görmek istedikleri için Van'a geldiklerini söyledi.Baba As, kendilerine sağlanan imkanlardan ve gösterilen ilgiden dolayı Mehmetçiklere teşekkür ederek, 'Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Allah sizlere uzun ömür versin. Vatan sağ olsun. Biz komutanlarımız tarafından çok iyi ağırlandık. Hepsinden Allah razı olsun. Allah görevlerinde onlara yardım etsin, ömürlerini uzun etsin' dedi.'Buradaki askerlerimizin hepsi birer kahraman'6. Hudut Alay Komutanı Kurmay Albay Ali Yalçın ise bölgede görev yapan askerlerin tamamının vatan ve millet sevgisiyle görevlerinin başında olduğunu bildirerek, şöyle konuştu:'Allah, milletimizin kalbindeki, vicdanındaki vatan, millet sevgisini eksiltmesin. Bu iş parayla yapılacak bir iş değil. Vatan, millet, devlet sevgisiyle subaylarımız, astsubaylarımız ve askerlerimiz buralarda, kar kış, sıcak soğuk demeden 24 saat görevlerinin başında. Buradaki askerlerimizin hepsi birer kahraman.Böyle metanetli aileler, babalar olduğu sürece bu bayrak gönderden inmeyecek, hudut taşları bir milim bile geriye gitmeyecek, devlet ilelebet payidar olacak. Bu millet her zaman başı dik, bütün cihana kendini gösterecek. Tekrar başınız sağ olsun diyorum. Allah şehidimizin mekanını cennet eylesin. Sizlere güç kuvvet versin.'Yalçın, Teğmen Emre As'ın bıraktığı mücadeleyi karakolda görev yapan diğer askerlerin devralıp vatan, millet ve devlet için göğsünü siper etmeye devam edeceğini ifade etti.Oğlunun şehit olduğu yerden ayrıldıktan sonra Saray Kaymakamlığı tarafından Teğmen Emre As'ın adının verildiği kültür merkezini de ziyaret eden baba Ömer As ve iki oğlu, iki günlük ziyaretin ardından Tokat'a uğurlandı.VAN - Cemal Aşan /Necat Hasar
Destiny'den 500 Milyon Dolarlık Tarihi Çıkış!
PlayStation ve Xbox'un en çok beklenen oyunlarından biri, müthiş çıkışıyla tarihe geçti!Yeni bilim-kurgu aksiyon oyunu Destiny , Activision Publishing'in yaptığı açıklamaya göre çıktığı gibi 500 milyon dolar değerinde satış yapmayı başardı. Böylece oyun, tarihe geçecek bir çıkışa imza attı.Yayımcının ana firması Activision Blizzard'ın CEO'su Bobby Kotick , yaptığı açıklamada Destiny için yapılan dünya çapındaki perakende ve toplu siparişlerin değerinin 500 milyon doları aştığını söyledi. Oyunun geliştiricisi Bungie , yaklaşık 7 sene önce Microsoft'tan ayrılmış ve Activison Blizzard ile bir araya gelerek Call of Duty gibi popüler oyun serilerini devam ettirmişti.Activision Publishing yöneticisi Eric Hirshberg ise yaptığı açıklamada ' Destiny'ye yaptığımız yatırımların ve ona olan inancımızın bize geri döneceğinden emindik ' dedi ve ekledi: ' Ancak bunu ilk gün yapacağımıza çoğu kişi inanmamıştı .' Hirshberg, ' en önemlisi Destiny, oynamaktan vazgeçemeyeceğiniz bir oyun ' diyor.Activision, bu tarihe geçen çıkış birlikte oyunun ' bir sonraki milyar dolarlık marka 'ya dönüşeceğine olan inancını güçlendirdi.