Sadece Seyahat Tutkunlarının Anlayabileceği 30 Durum
Ev; 4 duvar arasına kurulan yaşam alanı değil, insanın kendini huzurlu hissettiği yerdir diye boşuna dememişler. Eğer siz de bir seyahat tutkunuysanız eviniz olarak tabir edebileceğiniz birden fazla şehir olduğuna eminiz.  Seyahat tutkunları için söyleyeceklerimizin hepsi bu kadar değil tabi ki:İşte, size 'bizi bizden başka kimse anlamaz' dedirten 30 durum;
Herkesin Kullandığı, Fakat Gerçek Anlamları Oldukça Farklı Olan 23 Emoji
Bir kadın size 'oje' ikonu gönderdiğinde aslında ne demek istiyor? Ya da 'öpücük gönderen kedi?' Peki ya bir arkadaşınız en yeşilinden bir bitki ikonu gönderince ne anlıyorsunuz? Yani özetle, arkadaşlarınızla yazışırken kullanılan onlarca ikonun gerçek anlamlarını biliyor musunuz? Tabii ki biliyorsunuz, yoksa kullanmazdınız! Ama emin olmak istiyorsanız, galeride sizler için derlediğim ve resmi anlamlarından oldukça farklı imalarda bulunabilen ikonlara bir göz atın!
Metrodaki Gezi Kavgası İçin 20 Yıl Hapis Cezası İstendi
Metroda yaşanan Gezi kavgasının soruşturması tamamlandı. Anadolu Cumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Sedat ve Serkan Reyhanoğlu kardeşlere 20 yıl, diğer gruptaki 6 kişiye ise 10 yıla kadar hapis cezası istendi.Kadıköy'de düzenlenen Gezi eyleminin ardından bindikleri metroda slogan atıp şarkı söyleyen grupla, onları bıçak ve tabanca ile tehdit ettiği öne sürülen  eden Sedat ve Serkan Reyhanoğlu kardeşler arasındaki kavganın soruşturması tamamlandı. Savcılık, olayda gaz tabancası çekip gruptakileri tehdit ettiği iddiasıyla Sedat Reyhanoğlu hakkında 8 yıldan 20 yıla kadar, bıçak çektiği belirtilen Serkan Reyhanoğlu hakkında da 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı. Çıkan kavga sırasında Reyhanoğlu kardeşleri darp ettiği belirtilen  6 kişi hakkında ise de 4 yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. 'KADIKÖY'DEKİ 'GEZİ'DE ÖLÜM PROTESTOSU'NDAN DÖNÜYORLARDI' Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede geçen mart ayında Pınar Albay, Figen Yeşiltepe, Fetullah Şenocak, Özlem Şahin, Erkan Taşkın ve Serkan Taşkın'ın da aralarında bulunduğu bir grubun  Kadıköy'de düzenlenen eylemden metroyla  dönerken  şarkılar söyledikleri belirtildi.'SESİNİ ÇIKARANI DOĞRARIM.. SUSACAK MISINIZ.. DOĞRAYAYIM MI ?' Şüpheliler Sedat ve Serhan Reyhanoğlu'nun bu duruma tepki göstermesi ile eylemcilerle arasında tartışma yaşandığı belirtilen iddianamede, tartışma sonucunda Sedat Reyhanoğlu'nun üzerinde bulunan bıçağı çıkararak, 'Sesini çıkaranı doğrarım, susacak mısınız yoksa deşeyim mi' sözlerini sarf ettiği kaydedildi.'HEPİNİZİ ÖLDÜRÜRÜM.. SIKARIM KAFANIZA' Serkan Reyhanoğlu'nun da üzerinde bulunan gaz tabancasını çıkararak kardeşine destek olmak amacıyla, 'Hepinizi öldürürüm, sıkarım kafanıza' sözleriyle tehdit ettiği ifade edilen iddianamede, eylemcilerden Serkan Taşkın'ın bıçakla, Figen Yeşiltepe'nin de darp sonucu yaralandıkları belirtilirken, Sedat ve Serkan Reyhanoğlu'nun da diğer şüpheliler tarafından darp edildiği  vurgulandı.'BASİT YARALAMA' VE 'TEHDİT' SUÇU Sedat Reyhanoğlu'nun 'Basit yaralama' ve 'Tehdit' suçlarından 2 kişiyi yaralaması nedeniyle 8 yıldan 20 yıla kadar, Serkan Reyhanoğlu'nun 'Basit yaralama' ve 'Tehdit' suçlarından 4 yıldan 10 yıla kadar cezalandırılması talep edilirken, 6 eylemci hakkında ise 'Basit yaralama' suçundan 2 kardeşi de yaraladıkları gerekçesiyle toplamda 4 yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi'ne dava açıldı.AA
Reklam
Reaksiyon Erken Finale mi Gidiyor?
Star TV'nin yeni ve iddialı dizisi Reaksiyon bu haftaki rating rakamlarında kendine ancak 16. sırada yer bulabildi.Star TV'nin iddialı dizilerinden olan Reaksiyon beklenilen reytingi veremeyince yayından kaldırılma ihtimali gündeme geldi. Star Tv'nin yeni dizisi Reaksiyon ilk haftalarda yakaladığı başarıyı bu hafta kaybetti. Vatangazetesinin haberine göre; bu hafta beklenen etkiyi alamayan dizi reytinglerde gerilere düştü. Dizinin ratinglerde 16. sıraya düşmesi yayından kaldırılma olasılığını akıllara getirdi.Sansürsüzhaber
El Clasico Öncesi, Real Madrid'in ‘Karanlık Tarihi’ Ekrana Geliyor
Barcelona ile Real Madrid kulüpleri arasında bu sezon 26 Ekim tarihinde Madrid’de oynanacak olan “El Clasico” karşılaşması öncesi Katalan televizyonu Real Madrid ile faşist İspanya’nın diktatör generali Francisco Franco’nun ilişkisini anlatan bir belgesel yayınlama kararı aldı.Belgeselde, Real Madrid’in faşist diktatör Franco ile olan kurumsal ilişkisi anlatılıyor. Katalanlar belgeselde, Real Madrid’in Franco’nun imtiyazlı kulübü olduğunu hatırlatarak, faşist diktatörün iktidarda olduğu sürece tüm devlet kaynaklarının bu takıma aktarıldığı buna örnek olarak da Bernabeu Stadı’nın inşasını gösteriyorlar.‘Kara bir dönemin Real Madrid üzerindeki beyaz zaferleri’ adlı belgeselde, Franco döneminde hakemlerin faşist rejimden korkarak sürekli Real Madrid lehine düdükler çaldığı ve bu durumun bir alışkanlık haline gelerek demokrasiye geçişten sonrada devam ettiği savunuluyor.Bu akşam yayınlanması beklenen belgesele Real Madrid kulübünün sert bir açıklama yapması bekleniyor. Katalanların İspanya’dan bağımsızlığını istediği bu günlerde iki taraf arasında iyice gerginleşen ortamın bu belgesel ile daha da sertleşeceği bekleniyor. Zete
Reklam
Âkil İnsanlar Yeniden Devrede
Çözüm sürecinin ilk aşamasında Türkiye’nin 7 bölgesinde faaliyetlerde bulunan âkil insanlar heyetleri yeniden toplanıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Âkil İnsanlar Heyeti'yle pazar günü Dolmabahçe'de bir araya gelecek.Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alan 24 isim çarşamba günü bir araya gelerek Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Hükümet üyeleriyle görüşme talep edileceğini açıklamıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da Pazar günü İstanbul Dolmabahçe'de görüşmek üzere heyet üyelerini toplantıya çağırdı. Al Jazeera 'ye bilgi veren heyet üyelerinden eski AK Parti Milletvekili Abdurrahman Kurt görüşme için davet edildiklerini söyledi.Davutoğlu'ndan bu davet gelmeden önce Ankara’da bir basın toplantısı düzenleyen Adalet ve Kalkınma Partisi Sözcüsü Beşir Atalay ise, çözüm sürecinin önümüzdeki günlerde hareketleneceğine işaret etti.“Hükümetimiz tekrar toplantıya çağırıyor. Bu konudaki hareketliliği önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Aynı heyet ile tekrar toplantı yapılacak. Çözüm sürecini daha farklı irtibatlarla daha güçlü yürütmek gibi bir politika yürütülecek. Önümüzdeki günlerde çözüm süreci ile ilgili hareketliliği göreceksiniz. Hükümetin önümüzdeki günlerde akil insanlarla ve diğer kesimlerle görüşmeleri olacak.”Atalay, Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan İmralı Cezaevindeki PKK lideri Abdullah Öcalan’ın başka cezaevine nakledileceği haberinin ise gerçekleri yansıtmadığını söyledi.Çarşamba günü İstanbul'da bir araya gelen Âkil İnsanlar Heyeti'nin 24 üyesi 'ülkede ve bölgede yaşanan gelişmelerin çözüm sürecine etkilerini' değerlendirdi. Heyet'te Doğu Anadolu Grubu Başkanı olarak bulunan Can Paker'in başkanlığındaki toplantıya, Oral Çalışlar, Mehmet Uçum, Vahap Çoşkun, Abdurrahman Dilipak, Öztürk Türkdoğan, Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit, Muhsin Kızılkaya, Sibel Eraslan, Ayhan Oğan, Tarık Çelenk, Doğru Ergil, Kezban Hatemi, Abdurrahman Kurt, Fadime Özkan, Mahmut Arslan, Etyen Mahçupyan, Ali Bayramoğlu, Avni Özgürel, Nihal Bengisu Karaca, Yıldıray Oğur, Fatma Benli ve Levent Korkut katıldı.Toplantıda, çözüm sürecinin kararlılıkla sürdürülmesinin son derece önemli olduğu, süreçte bir sivil iradenin aktif olarak devreye girmesinin gerekli olduğu vurgulandı.Heyetin, sivil iradenin parçası olmayı ve üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeyi bir görev olarak kabul ettiği belirtilirken, 'Çözüm sürecinin devamlılığı bakımından çatışmasızlık ortamının sürdürülmesinin bugünün en acil meselesi olduğunun' altı çizildi.Toplantı sonrası heyet adına ortak bir açıklama da yapıldı:'Heyetimiz, Abdullah Öcalan'ın görüşlerinin kamuoyuna doğrudan açıklanması bakımından görüşme çeşitliliğinin sağlanması için girişimlerde bulunmayı kararlaştırmıştır. Yine Meclis'teki tüm siyasi partilerle görüşme taleplerinde bulunulacaktır. Ayrıca heyetimiz, sorunun muhataplarının yanı sıra sorundan etkilenen tüm taraflarla da her türlü görüşmeye açıktır ve bu konuda gerekli girişimleri yapacaktır. Heyetimiz, bu çalışmanın başlangıcında Akil İnsanlar Heyeti içinde yer alan bir grup insandan oluşmakta ise de yapacağı her türlü çalışmaya çözüm ve barış sürecine destek verecek sivil toplumun tüm temsilcilerinin katılabileceğini de önemle vurgulamaktadır. Çözüm sürecinde sivil inisiyatiflerin yerel ve ülkesel düzeyde çoğalmasının ve yaygınlaşmasının sürecin selameti açısından gerekli ve önemli olduğunun altını çizmekteyiz.'Al Jazeera
İstanbul'dan 40 Gün Sonra İzmir'de Asansör Kazası
İzmir Karşıyaka'da inşaat halindeki binanın dış cephesinde çalışan işçilerin bulunduğu asansör 10. kattan zemine çakıldı.İstanbul'da 10 kişinin hayatının kaybettiği asansör faciasından 40 gün sonra İzmir'de de benzer bir kaza yaşandı. Karşıyaka'da, inşaat halindeki binanın dış cephe işlerini yapan işçilerin bulunduğu asansörün 10'uncu kattan düşmesi sonucu 4 işçi ağır yaralandı.DHA'nın haberine göre, Örnekköy'de meydana gelen kazada, inşaat halindeki binanın dış kaplama işlerini yapan işçileri taşıyan asansör arızalanınca, 10'uncu kat seviyesinden düştü. Asansör üzerinde bulunan işçiler Erkan Gönül , Sefer Güven , Fikret Keser ve Anıl Cenikli yaralandı. Çeşitli hastanelere kaldırılan yaralıların durumlarının ciddi olduğu bildirildi.Polis ekipleri düşen asansörün bulunduğu inşaat inceleme yaptı, inşaat firması yetkililerinden bilgi aldı.Başbakan Davutoğlu iş güvenliği tedbirleri alınacağını söylemiştiMecidiyeköy'de 10 cana mal olan asansör kazası sonrası başta siyasiler olmak üzere pekçok kurum ve kuruluştan denetim açıklaması yapılmış, benzer olayların tekrarlanmaması için tedbirlen alındığı ve alınacağı açıklamıştı.Hatta Başbakan Ahmet Davutoğlu asansör faciasının iki boyutuyla değerlendirileceğini belirterek birinci boyutun olayın açıklığa kavuşturulması, ikinci boyutun ise iş güvenliği tedbirleri olduğunu söyledi.Bakanlar Kurulu'ndan gündeme gelen bu konu sonrası Başbakanlık Teftiş Kurulu görevlendirildi. Tüm bunlara rağmen İstanbul'daki inşaat asansörü faciasının 40. gününde İzmir'de korkunç bir kaza daha yaşandı.
Reklam
9 Maddede Tüm Yönleriyle Suriye İç Savaşı
Suriye bağımsızlığını 1946 yılında kazandı ancak ülkede filizlenen demokrasi 1949 yılında CIA destekli bir darbe yüzünden son buldu. Bu darbe Suriye tarihindeki ilk darbe olmayacaktı, aynı yıl iki Suriye iki darbe daha yaşadı. 1954 yılında bir halk ayaklanması neticesinde ordu yönetimi bir kez daha sivillere verdi. 1958 yılında Suriye ile Mısır birleştiler. Bu birleşme parlamenter rejimi yok ederek, bütün gücün Başkan'da toplandığı yeni bir rejim tipi yarattı. 1963 yılında Suriye Baas Partisi başarılı bir darbeyle yönetimi eline aldı. 1966 yılına gelindiğinde Baas Partisi de bir darbeyle karşı karşıya gelecekti. Partinin önde gelen isimlerinden Michel Aflak ve Selahaddin el Bitar görevden alındılar. 1970 yılında dönemin savunma bakanı General Hafız Esad, 'devrimi düzeltmek ve doğru yoluna oturtmak' için gücü eline alarak iktidara geldi. Tek partili ve baskıcı bir rejim kuran Hafız Esad 2000 yılında vefatına kadar görevde kalacaktı. Vefatının arkasından iktidara oğlu Başer Esad geldi.  İyi bir eğitim almış ve İngiltere'de yüksek lisans yapmış olan Başer Esad'ın Suriye'ye demokrasi getireceği beklentisi ülke içerisindeki muhalifleri de sarmıştı. Göreve başladıktan sonra reform çağrıları yapan Başer Esad'ın yarattığı olumlu hava 'salon'lara yansımış, rejim muhalifleri büyük forumlar düzenleyerek hükümeti demokratik seçimlere ve sivil itaatsizlik eylemlerine çağırmaya başlamıştı. Bu görece 'olumlu' hava 2001 yılında önde gelen 10 muhalifin tutuklanmasıyla son buldu. Suriye 1963 ile 2010 yılları arasında geçen tam 47 yılı 'olağanüstü hal' koşullarında yaşadı. Ülkede 5 kişiden fazla insanın bir araya gelmesi yasaklanmış, güçlü bir muhaberat rejimi ile politik muhalifler sürekli izleniyordu. Basın özgürlüğünün bulunmadığı ülkede, 1982 yılında 55.000 kişinin katledildiği Hama katliamı yaşanmış, işkence ve kötü muamele günlük bir vakaya dönüşmüştü. Uluslararası Af Örgütü'ne göre Suriye'de kadınlar ayrımcılığa ve cinsiyet bağlı şiddete uğrarken, Freedom House'a göre ülke 'özgür olmayan' bir baskı rejimiyle yönetiliyordu. 2008 yılında ABD Dış İşleri Bakanlığı tarafından yayınlanan İnsan Hakları Raporu ise hükümet sorgusuz, sualsiz, hiçbir hukuki dayanağı olmadan insanları 'şüpheli' diyerek tutukluyor, uzun yargılama süreleri ile temel haklarını ihlal ediyor, bazı olaylarda işkence uyguluyor, temel hakların tamamını yok ediyordu. Bütün bu 'politik' durum iç savaşın da koşullarını hazırladı.
Perihan Mağden'in 'Cem Garipoğlu' Yazısı Tartışma Yarattı
Taraf yazarı Perihan Mağden, 2009 yılında sevgilisi Münevver Karabulut'u öldüren; 24 yıl hapse mahkum olan ve geçtiğimiz hafta intihar eden Cem Garipoğlu'nu bugünkü köşesine taşıdı.Mağden kaleme aldığı yazıda Garipoğlu’na haksızlık yapıldığını söyleyerek tartışma yarattı.İşte, Mağden'in bugünkü köşe yazısı:Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavıMünevver Karabulut’un öldürülmesinden sonra, yani güzelim başının bir gitar kılıfında, bedeninin bir bavulda bulunmasından--Az buz lanet etmedim onu öldüren “zengin çocuğuna”, Cem Garipoğlu’na!Doğal olarak kendime Münevver’in annesi rolünü biçtim. Kurban oydu, giden oydu! Buna karşılık imkânları hiç de kısıtlı olmayan ailesi tarafından aylarca kaçırılan Cem’di.“Cinayet mahalli” (ne kalpsiz kelimeler!) silinip yıkanılan, her çeşit yardımla cezadan kaçırılan, ailesi tarafından (utanmadan etmeden) korunup kollanan Cem’di!Oysa şimdi intihar eden Cem Garipoğlu’nun ardından yas tutarken, böylesine büyük bir azim ve kararlılıkla kendini öldürmeyi “başaran” bu gencecik çocuk için üzülürken, içim acırken, sızlarken bulmuşsam kendimi--Yazmak istedim yani.Biz Cem’e haksızlık yapmışız!Avukatının başından beri dediği gibi, ruh sağlığının yerinde olup olmamasını kat’i surette kâle almamışız, demek ki.Yazının tamamı için tamamı için tıklayınız 
Türkiye'nin En Muhalif 18 Rap Şarkısı
Protest sert ve muhalif kimliğiyle Türkçe sözlü rap müzik üretenlerin listesi. Sanırım bu şarkılar sayesinde bu müziği sevmeye başladım ahali. Atladığım sanatçılar muhakkak vardır. Bildiklerim karşınızda.
Reklam
Bir Avcı, Tavşan Sandığı Kadın Bisikletçiyi Vurdu
Avusturya'da, yarış öncesi antrenman yapan bisikletçi Christiane Koschier-Bitante, bir avcı tarafından tüfekle vuruldu. Gözaltına alınan avcı, 'Tavşan vurmak istemiştim' diye kendini savundu.Avusturya'nın İtalya sınırında, bisikletiyle yarış öncesi antrenman yapan 41 yaşındaki yarışçı Christiane Koschier-Bitante bir avcı tarafından vurularak yaralandı.Amatör bisiklet takımı Fimap adına yarışan ve 1993 yılında Avusturya şampiyonu olan Koschier-Bitante, arkadaşlarıyla çıktığı antrenman sırasında ölümden döndü. Bir av tüfeğinden çıkan kurşunlarla bacağı, kolu ve kalçasından yaralanan talihsiz kadın, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı.'ÇOK ŞANSLIYDIM, KURŞUNLAR YA KAFAMA GELSEYDİ'Hayati tehlikesi bulunmayan ve tedavisi süren Christiane Koschier-Bitante, olayla ilgili olarak İtalyan L'Arena gazetesine verdiği demeçte, 'Her şey çok hızlı gelişti. Önce büyük bir gürültü duydum ve irkildim. Bisikletimin lastiğinin patladığını düşündüm. Fakat sonra acı içinde yere düştüm. Çok şanslıydım, kurşunlar kafama ve boğazıma isabet edebilirdi. O zaman olay daha kötü sonuçlanabilirdi' dedi.Koschier-Bitante'yi vuran ve polis tarafından gözaltına alınan avcı ise, 'Tavşan vurmak istemiştim' diyerek kendini savundu.Ajanshaber
Lost'un Yönetmeni İstanbul'a Geliyor
Lost, Fringe, Revenge gibi dizilerin yönetmenliğini yapan Bobby Roth, Filinta dizisine özel sahneler çekmek üzere İstanbul'a geliyor.Dünya çapında milyonları peşinden sürükleyen J.J. Abrams imzalı dizilerde yönetmenlik yapan, aralarında Lost, Fringe, Agents of Shield, Revenge, Grey's Anatomy gibi büyük yapımların yer aldığı işlere imza atan Bobby Roth, İstanbul'a geliyor. HerŞey Film'in yapımcılığını üstlendiği 'Filinta' dizisine özel sahneler çekmek ve Türkiye pazarını hem yapımcılar hem de yönetmenlerle konuşmak üzere İstanbul'a gelecek olan Bobby Roth, yaklaşık 10 gün kadar kalacak.Daha önce de İstanbul'a gelen ancak çok kısa bir süre kalabilen Bobby Roth, bu defa HerŞey Film özelinde Türkiye'de üretilen işler ve onların arka planını incelemenin yanı sıra, büyük bir bölümü İstanbul'da geçen ve yakın zamanda gerçekleştirmek istediği sinema filmine mekan bakmak üzere daha uzun süre kalacak.Bedia Ceylan Güzelce | Al Jazeera
Reklam
Roma'daki Türk Bakanlık Binasına Saldırı
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik İtalya'nın başkenti Roma'daki Kültür Bakanlığı müşavirlik binasına PKK'lı bir grup tarafından saldırı düzenlendiğini duyurdu.Bakan Çelik, 'Roma'da Bakanlığımız müşavirliğine bir saldırı oldu. 20 kişilik PKK'lı grup, müşavirlik önünde düzenledikleri eylem sırasında binaya saldırıda bulundu. Binamıza sis bombası atıldı. Bu saldırıyı lanetliyoruz. Roma Müşavirliğimize geçmiş olsun diyorum. Yurtdışında özveriyle ülkemizi temsil eden tüm müşavirlerimize bir kere daha selam ve sevgilerimi iletiyorum' dedi.
Devletin Zirvesi Doğan Güreş'in Cenazesindeydi
Geçtiğimiz gün tedavi gördüğü GATA'da vefat eden eski Genelkurmay başkanı Doğan Güreş son yolculuğuna uğurlandı. Törende, Meclis Başkanı Cemil çiçek, çok sayıda bakan, eski başbakan Tansu Çiller,Genelkurmay eski başkanları Hilmi Özkök ve  Işık Koşaner, Genelkurmay başkanı Org. Necdet Özel ve kuvvet komutanları hazır bulundu. Cenazeye bir dönem Güreş'e en yakın isimlerden olan eski Başbakan Tansu Çiller de katıldı. Çiller, 'Türkiye vatansever bir evladını kaybetti' dedi. DHA ve AA
Iron Man Tasarımlı Protez El Üretildi
3 boyutlu baskı teknolojisi hayatımızın pek çok alanında etkisini hissettirmeye devam ediyor. Şimdi de bu teknolojiden faydalanarak protez ele ihtiyaç duyan çocuklar için Iron Man temalı ve pek çok özelliğe sahip protez el geliştirildi. Geliştirici Pat Starce bu protezi üretirken üç amacının olduğunu belirtti: ‘‘Müthiş görünmeli, işlevsel olmalı ve herhangi bir ip veya mekanik aksam görülmemeli.’’ Çocukların oynayabilmesi için parlak beyaz led ışıklar ve oyuncak lazer ile donatılan eli aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.
2015 Oscar Ödülleri'ni Neil Patrick Harris Sunacak
ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi. ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris 'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi.Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Harris'in, gerçekleştirilecek 87. Akademi Ödüllerini sunacağı bildirildi.' How I Met Your Mother ' dizisindeki Barney Stinson rolüyle tanınan Harris, ödül törenini sunacak olmasıyla ilgili Twitter hesabından yayımladığı videosunda, ölmeden önce yapılacaklar listesinde 'Oscar'ı sunmak' maddesini işaretlediğini gösteriyor.Ödüllü 41 yaşındaki oyuncu, daha önceden Tony ve Emmy ödüllerinin sunuculuğu da yapmıştı.AA
Reklam