onedio
Die Welt: 'Türkiye Gizlice Atom Bombası Üzerinde mi Çalışıyor?'
Die Welt gazetesinde bir makale kaleme alan Almanya Savunma Bakanlığı eski çalışanı, Alman İstihbarat Servisi’nin (BND) Türkiye’yi dinleme gerekçesinin, Ankara’nın yürüttüğü gizli bir atom bombası geliştirme projesi olabileceğini yazdı.Almanya’nın saygın gazetelerinden Die Welt’teki makaleyi kaleme alan Alman Savunma Bakanlığı eski çalışanı Hans Rühle’ye göre çalışmalar yakıt çubuklarından orta menzilli füzelere kadar uzanıyor.Rühle şunları yazıyor:“Yakın zamanda ortaya çıkan Alman İstihbarat Servisi’nin Türkiye’yi dinlemesi için birkaç sebebi öngörmek mümkün: Boğaz’ın kıyısındaki ülkeden Irak ve Suriye’deki kriz ortamına çekilen İslami savaşçılar, uyuşturucu kaçakçılığı, militan Kürtler… Ama pek de bilinmeyen, daha iyi bir sebep bu dinlemelere meşru bir gerekçe yaratıyor olabilir. O da bir süredir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaretlerini verdiği, ülkesini nükleer silahlandırma isteği.İran’ın nükleer programı ve Kuzey Kore’nin nükleer silah testleriyle yaptığı provokasyonlar belirli aralıklarla haberlerde yer alıyor. Fakat Türkiye’nin bir atom bombası üzerinde çalıştığı açık bir şekilde tartışılmıyor. Buna karşılık Batılı istihbarat servisleri bu konuda geniş anlamda hemfikir durumda.STRATEJİK MODEL: İRANTürkiye’nin bu konuda stratejik modeli açık bir şekilde İran olarak gözüküyor. Tahran sivil bir nükleer program örtüsü altında nükleer materyal üretimine girişiyor. Türkiye de son yıllarda sivil nükleer programa önem veriyor. Buna gerekçe olarak da hızla büyüyen ekonomi ve giderek artan enerji ihtiyacını gösteriyor.”Rühle yazısının devamında Türkiye’nin Ruslarla yaptığı nükleer enerji santralı anlaşmasından ve ayrıntılarından bahsederken bazı ayrıntılara dikkat çekiyor: Nükleer tesis çalışmalarında gereken uranyum miktarı belliyken ve normalde taraflar 60 yıllık işletme, bu süreçte gereken uranyumun temini ve atık maddelerin geri alımı konusunda anlaşırken Türkiye bu konuda kendini sınırlamaktan kaçınarak bir anlaşmaya yanaşmadı.Türkiye bu konuya görüşmelerde de herhangi bir açıklama getirmedi. Rühle’ye göre bunun arkasındaki amacı anlamak güç değil: “Türk yönetimi nükleer programın bu kısmını kendi elinde tutmak istiyor ve bu kısım, nükleer silah geliştirmek isteyen her ülke için kritik öneme sahip.”“TÜRKİYE KULLANILMIŞ YAKIT ÇUBUKLARINI VERMEK İSTEMİYOR”Rühle’ye göre ikinci kritik nokta da yakıt çubukları. Tüm dünya, nükleer atıklardan nasıl kurtulunacağını büyük bir mesele olarak tartışırken, üstelik bunları elde tutup yeniden üretime sokmak, yenisini almaktan çok daha pahalıya malolurken Türkiye kullanılmış yakıt çubuklarını verme niyetinde değil. Bunun da tek mantıklı açıklaması, eski Savunma Bakanlığı çalışanına göre kullanılmış çubukların Plutonyum bombası üretiminde kullanılabilir olması.Makalesinde uranyum zenginleştirmeden de ayrıntılarıyla bahseden Rühle, nükleer enerji santralı için yüzde 3,5 ila 5 arasında uranyum zenginleştirmenin gerekliliğinden bahsediyor. Bu oranın nükleer silah için ise en az yüzde 80 olduğunu aktaran yazar, iki üretim için de tekniğin prensip olarak aynı olduğunu, eğer Türkiye hazır zenginleştirilmiş uranyum almaktan kaçınırsa bunun da kendisinin uranyum zenginleştirmeye kalkacağını göstereceğine dikkat çekiyor.“TANER YILDIZ, NÜKLEERİ ÖĞRENMEK İSTİYOR”Rühle, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın anlaşmalardaki boşlukları gerekçelendirdiği şu sözlerine de dikkat eçkiyor: “Nükleer konusunu öğrenmek istiyoruz.”Alman İstihbarat Servisi’nin (BND) Almanya’da çok sınırlı bir kesime aktardığı bilgiye göre, henüz daha 2010 yılında Erdoğan’ın gizlice bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasını emrettiğini yazar aktarıyor. BND’nin elde ettiği diğer bilgilere göre de Türkiye elinde ciddi miktarda santrifüj bulunduruyor. Bu santrifüjlerin kaynağı da sadece tahmin edilebilir: Pakistan.NÜKLEER KAÇAKÇI ABDÜLKADİR KAAN VE TÜRKİYETürkiye, 1987′den 2002′ye kadar nükleer kaçakçı Pakistanlı Abdülkadir Kaan’ın (Abdul Qadeer Khan) İran, Libya, ve Kuzey Kore arasında binlerce santrifüjün transferini içeren aktivitelerine katılmıştı. Pakistan’ın tesislerinin tüm elektronik aksamları Türk ortaklarca yapılmıştı. Kaan hatta tüm yasadışı santrifüj üretimini bir dönem Türkiye’de depolamaya niyetlenmişti. 1998′de dönemin Pakistan Başbakanı Navaz Şerif Türkiye’ye araştırma alanında nükleer ortaklık bile önermişti.1982′den 1988′e kadar Alman Savunma Bakanlığı’nda çalışan yazara göre Türkiye, Pakistan’ın nükleer programına 80′li yıllarda yardım etmişti. O dönem elde edilemeyen birçok materyal Türkiye üzerinden Pakistan’a ulaşmıştı. Yazar, “Bugün gizli servisler iki ülke arasında nükleer bilimcilerin değiş tokuşunu haber verirse şaşırmamak gerekir” diyor.Rühle, Kaan’ın nükleer materyallerin yanı sıra müşterilerine tasarım şemaları da sağladığını, bunlardan birinin 2003 yılında İslamabad’dan yollanmış bir takım elbise paketinin içinde Libya’da CIA operasyonuyla bulunduğunu aktarıyor. Rühle, eğer Türkiye’nin tıpkı Libya, İran ve Kuzey Kore gibi Kaan’ın müşterisi olması halinde gerekli birçok malzemeye ve teknolojik bilgi birikimine de sahip olabileceğine işaret ediyor.TÜRKİYE’NİN HIZLANAN FÜZE PROGRAMIZincirin bir diğer halkası da Türkiye’nin füze programı. Türkiye 80′li yıllardan beri menzili en fazla 150 kilometre olan kısa menzilli roketler üretiyordu. Erdoğan Aralık 2011′de ülkesinin silah endüstrisine uzun menzilli füze geliştirmesi konusunda talimat vermişti. İki ay sonrasında ise Türkiye orta menzilli füze geliştirmeye başlamıştı. Türkiye 2012 yılında 1500 kilometre menzilli bir füze denedi, 2.500 kilometre menzili olan bir orta menzilli füzeyi de 2015′de kullanıma sunmaya hazırlanıyor.Orta menzilli füzeler hedef isabet oranlarının yüksek olması ve kullanım ömrü dolayısıyla kitle imha silahı olarak yeterli oluyor. Böyle bir programın varolması, üstelik hızlı bir şekilde uygulamaya konulması da bir nükleer silah programının varlığı için çok ciddi bir emare olarak gösteriliyor.Türk yetkililer nükleer silah geliştirme konusunda pek ketum olsalar da bazı konuşmalarla tüyolar veriyor. Türkiye’nin ABD büyükelçisi Namık Tan, Ağustos 2011′de “İran’ın nükleer silah bulundurmasına izin veremeyiz” diyor. İki yıl sonra ise bu kez dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Foreign Affairs’e, “Bir komşu ülkenin, Türkiye’nin sahip olmadığı bir silaha sahip olmasına Türkiye izin vermez” demecini veriyor.“İRAN SAHİP OLURSA BİZİM DE OLSUN”Rühle, 2012 yılında Türkiye’de yapılmış bir anketi de makalesine taşımış: Ankete katılan 1500 Türk’ün yüzde 54′ü, İran’ın nükleer silahlara sahip olması durumunda Türkiye’nin kendi nükleer silahını geliştirmesine yönelik görüş bildirmiş.Rühle yazısını şöyle sonlandırıyor:“Alman gizli servisi ve milletvekilleri başka görüşte olmalı. Almanya’nın bir ortağı açık bir şekilde kendini nükleer silahlı bir bölgesel güç yolunda görüyorsa bu Alman siyasetinin dikkate alması ve tepki vermesi gereken özel bir gelişmedir.Nükleer güç olduğu aşikar İsrail’in ve gelişen nükleer güç İran’ın varlığı, ülkesi için süpergüç vizyonunu gerçek kılmak isteyen Türkiye Cumhurbaşkanı’na kendi ülkesini nükleer silahlandırmaktan başka bir yol bırakmıyor. Aksi takdirde Türkiye kendi anlayışlarına göre bölgede tali güç olarak kalır ki bu Erdoğan’ı asla tatmin etmez ve etmeyecek.” Ramazan Durak | ZETE
RTÜK'ten Habertürk'e Rekor Kim Kardashian Cezası
Habertürk TV’deki bir programda çaldığı bir şarkının Ermenice olduğu iddialarıyla eleştirilen Murat Bardakçı’nın, ‘Kardashian’ın poposunu seyrediyorsunuz! O Ermeni, seyretmeyin’ sözlerini affetmeyen RTÜK, Habertürk’e yaklaşık 600 bin TL ceza kesti.ABD'li magazin yıldızı Kim Kardashian, baba tarafından Ermeni, anne tarafından Hollanda ve İskoç asıllı.RTÜK, Habertürk TV’de yayınlanan “Tarihin Arka Odası” adlı programda tarihçi Murat Bardakçı’nın bir şarkı çaldıktan sonra gelen tepkilere, “ Kim Kardashian’ın koca k.çını seyrediyorsunuz ya o da Ermeni seyretme” diye cevap vermesi hakkında Habertürk’e “insan onuruna saygılı olmama ” ve “kaba ve argo bir dil kullanımı” gerekçesiyle yaklaşık 600 bin TL ceza kesti.RTÜK uzmanlarının hazırladığı rapora göre, 6 Eylül 2014′te yayınlanan “Tarihin Arka Odası” nda ünlü sanatçı Charles Aznavur’a ait “Sur Ma Vie” adlı şarkının yayın akışı içinde izleyiciye dinletildiği ve izleyicilerden tepki mesajları alan Bardakçı’nın, gelen mesajlara yönelik şöyle konuştuğu aktarıldı:“Nasıl Ermenice şarkı çalarsın diyorlar. Çüş efendim, oha. Ulan Fransızca be. Tamam kulağınızla dinlemiyorsunuz, başka tarafınızla dinleseniz bile böyle bir halt edemezsiniz. Şarkı Fransızca herif Ermeni, aptal mısın? Salak aptal sensin. Kardashian’ın koca k.çını seyrediyorsunuz ya o da Ermeni seyretme. Ermeni k.çı niye bakıyorsun?”Üst Kurul’da yapılan tartışmaların ardından Bardakçı’nın bu sözlerinin, “Yayınların insan onuruna saygılı olmaması, küçük düşürücü aşağılayıcı ve iftira niteliği içermeme” ile “Kaba ve argo dil kullanmama” ilkelerine aykırı olduğuna hükmedildi. Cezanın 600 bin TL’yi bulduğu öğrenildi. nediyor.com
51. Antalya Altın Portakal Ulusal Yarışma Filmleri Açıklandı
51. Uluslararası Antalya Altın Portakal Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na seçilen filmler belli oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 10 – 18 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek olan Festival’de Türkiye sinemasının öncü yönetmenlerinin ve genç temsilcilerinin gelenekten geleceğe bir köprü oluşturan filmleri bir arada yer alacak.2011’de konan prömiyer yapma şartının kaldırılması üzerine Festival’e 57 uzun metrajlı film başvuruda bulundu. Alin Taşçıyan,Atalay Taşdiken, Serkan Çakarer ve Sevin Okyay’dan oluşan jüri tarafından yapılan ön eleme sonucu 12 film yarışmaya seçildi. Çağdaş Türkiye sinemasının çeşitliliğini yansıtan seçkide bulunan filmler, 14 dalda Altın Portakal’ın yanı sıra SİYAD, Film-Yön veİzleyici ödülleri için de yarışacak. Bu filmlerden beş tanesi En İyi İlk Film Ödülü’nün de adayları.51. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’na katılmaya hak kazanan filmler şöyle sıralanıyor:Balık / Derviş ZaimÇekmeköy Underground / Ayşim Türkmen Keskin  İlk Film, Dünya PrömiyeriFakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku / Çiğdem Vitrinel  Dünya PrömiyeriGuruldayan Kalpler / Ömer Uğur  Dünya Prömiyeriİtirazım Var / Onur Ünlüİyi Biri /Ayhan Sonyürek  Dünya PrömiyeriKlama Dayika Min – Annemin Şarkısı / Erol Mintaş  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKumun Tadı / Melisa Önel  İlk FilmKuzu / Kutluğ Ataman  Türkiye PrömiyeriNeden Tarkovski Olamıyorum / Murat DüzgünoğluOflu Hoca’yı Aramak – O.H.A. / Osman Levent Soyarslan  İlk Film, Dünya PrömiyeriSivas / Kaan Müjdeci  İlk Film, Türkiye PrömiyeriKarşı Kültür
'South Park'ın Yeni Sezonu Bu Hafta Başlıyor
South Park ‘ın 18’inci sezonu bu çarşamba başlıyor. Comedy Central yeni South Park sezonundan bir fragman yayınladı.Fragmanda Eric Cartman’ı, Amerikan Ulusal Futbol Ligi takımlarından Washington Redskins ‘le isimlerinden dolayı bir tartışmanın içinde görüyoruz!Bantmag
Reklam
IŞİD ve PYD Sınırda Çatışıyor
IŞİD ile PYD’nin silahlı kanadı YPG arasında Suriye’nin Kobani kasabası çevresinde süren çatışmalar, Türkiye sınırına ulaştı. Sınıra yakın köylerde dün geceden beri yoğun çatışmalar yaşanıyor. Sığınmacıların geçişleri de durduruldu.PKK'nın Suriye kolu PYD'nin özerklik ilan ettiği bölgelerden biri olan Kobani’deki Kürt güçleri IŞİD’in ilerleyişini durdurduklarını söylerken, sınıra yakın bölgelerde şiddetli çatışmalar yaşanıyor.Bölgedeki Al Jazeera muhabiri Mahmut Bozarslan, Türkiye sınırındaki Suriye köyü Alişar'da Pazar gecesi yoğun çatışmaların yaşandığını bildirdi. Kobani’ye yaklaşık 10 km uzaklıktaki köyün denetimi kısmen IŞİD’in eline geçti. Köylüler evlerini ve araçlarını bırakarak Türkiye’ye kaçtı. Köydeki evlere bayrak asan IŞİD, bir tankı köyde konuşlandırdı.IŞİD, Alişar’in ardından PYD'nin askeri gücü YPG’nin denetimindeki Kosik köyüne de saldırdı, köyü tank ateşine tuttu. YPG'lilerin verdiği karşılığa rağmen, IŞİD militanları köyün içinde gezmeye başladı. Köyden kaçarak Türkiye’ye gelenler, IŞİD’in 10’a yakın kayıp verdiğini söyledi. Sınır köylerinde yaşayan köylüler çatışmaları dürbünlerle izliyor.YPG: IŞİD doğuda durdurulduPYD’nin silahlı kanadı YPG’nin sözcüsü Radur Celil Reuters ’a yaptığı açıklamada, “Şiddetli çatışmalar sürüyor ancak IŞİD’in Kobani’nin doğusundaki ilerleyişi durduruldu” dedi.YPG Sözcüsü Kobani’nin doğusundaki cephelerde son günlerin en şiddetli çatışmalarının yaşandığını, aynı şiddette olmasa da Kobani’nin batı ve güneyinde de çatışmaların sürdüğünü belirtti.Celil, Türkiye’den de yüzlerce kişinin YPG saflarında savaşmak için sınırı geçip Kobani’ye gittiğini iddia etti.Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: IŞİD Kobani'nin merkezini ele geçiremediSuriye’deki çatışmaları başından beri takip eden Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden (SİHG) de benzer bir açıklama geldi. SİHG’in Başkanı Rami Abdürraman, IŞİD’in Temmuz ayından beri ikinci kez saldırdığı Kobani’yi ele geçirmeyi başaramadığını belirtirken, “Son 24 saatte kayda değer bir ilerleme sağlayamadılar. Ama şu ana kadarki en şiddetli çarpışmaların yaşandığını söyleyebiliriz” dedi.Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Abdürrahman çatışmaların, Kobani'nin merkezine 10-15 kilometre uzakta devam ettiğini söyledi.Al Jazeera Muhabiri Bozarslan, Türk ordusunun sınırda güvenlik önlemlerini artırdığını da aktardı. İnsanların sınır hattına yaklaşmasına izin verilmiyor. Sığınmacıların Suriye tarafında bekleyişleri ise sürüyor. Askeri kaynaklar, geçişlerin geçici olarak durdurulduğunu söyledi.Kaynak: Al Jazeera, Reuters
Elçilikleri Artık Bordo Bereliler Koruyacak
Çatışmalı bölgelerde görev yapan Dışişleri personelini ve elçilik binalarını artık özel harekat polisleri yerine bordo bereli askerler koruyacak. Başbakan Ahmet Davutoğlu, savaş şartlarının hakim olduğu bölgelerde bordo berelilerin görevlendirilmesi için talimat verdi. Yeni kararın gerekçesi, bordo bereli askerlerin hem kent hem de arazi savaşına yönelik eğitim almış olmaları.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Musul Başkonsolosluğu'nda yaşananlarla ilgili Başbakanlık'taki ilk güvenlik toplantısında Genelkurmay Başkanı Özel'e bordo bereli talimatı verdi.Davutoğlu, dünyanın riskli bölgelerinde görev yapan dış temsilciliklerin güvenliğinin bordo bereli askerlere emanet edilmesini, bunun için gerekli hazırlığın yapılmasını istedi.Edinilen bilgiye göre Başbakan, özellikle savaş halinin fiilen hüküm sürdüğü ülkelerde bulunan diplomatik misyonların güvenlik seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini söyledi.Bu nedenle başta Irak olmak üzere Lübnan, Somali, Libya, Sudan, Mısır gibi ülkelerde Türkiye'yi temsil eden diplomatlar ve Türk toprağı olan elçilik binaları Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı bordo bereliler tarafından korunacak.Dış temsilciliklerde güvenlik, özel harekat polislerinin görevi. Ancak özel harekat polislerinin eğitimleri daha çok meskun mahallerde asayiş ve güvenlik sağlamaya yönelik. Bordo bereli subay, astsubay ve uzman çavuşlar ise hem arazide hem kentlerde çarpışacak şekilde eğitiliyor.Bordo bereliler, ağır silahlar ve hava destekli operasyonlar konusunda uzman, yakın koruma, güvenli güzergah oluşturma konusundaki birikimlerinin yanı sıra, savaş şartlarına ve asimetrik saldırılara karşı tecrübeli olmalarıyla öne çıkıyor.Üstelik Özel Kuvvetler Komutanlığı, Irak'ta da tecrübe sahibi.Yeni talimat gereği, özel kuvvetler, görev verilecek bölgelere ilişkin tecrübesi olan ve o ülkenin dilini bilen subay astsubaylardan 'dış görev timleri' oluşturuluyor.Bordo bereliler, 97 yılına kadar Beyrut Büyükelçiliğinde de görevlendirilmişti. Suriye'de Süleyman Şah Saygı Karakolunda da koruma görevini yürütüyorlar.CNN Türk
Reklam
'Rehineler Kurtarıldı, Daha Fazla Destek Bekliyoruz'
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 49 rehinenin kurtarılmasından sonra Türkiye’nin IŞİD’e karşı mücadelede atacağı adımların güçlenmesini beklediklerini dile getirdi.MSNBC’ye kısa bir demeç veren ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, 46 Tük vatandaşı ve 3 Iraklının IŞİD’in elinden kurtarılmasından sonra, NATO’nun IŞİD ile olan mücadelesinde Türkiye’nin birliğin bir üyesi olarak daha güçlü adımlar atmasını beklediklerini açıkladı.Kerry, NATO konferanslarına katılan Türkiye’nin radikal selefi terör örgütü IŞİD’e karşı yapılacak operasyonlarda yardım edeceğini taahhüt ettiğini; ancak rehinelerden dolayı yeterli yardımın yapılamadığını söyledi.Cumhuriyet
Herkesin Bilmesi Gereken Denizlerimizdeki 8 Zehirli Balık
etiket
Kimisinin zehri yoğun ağrı ve sancıya neden olurken kimisi ölüme yol açabiliyor.Denizlerimizde yer alan pek bilinmeyen ancak zehirleri sebebiyle herkesin dikkat etmesi gereken balıklar karşınızda.Her türlü zehirlenmeye karşı sağlık kuruluşlarına veya 114 zehir danışma merkezlerine başvurmanız gerektiğini hatırlatmak isterim.
Ankara'da Karşılaşılan Şehir Hatalarından En Trajikomik 23 Tanesi
etiket
Daha önce yaklaşık 1 milyon kişi tarafından görüntülenen 'Türkiye'nin En Hatalı Şehri: Ankara - İşte Ankara'nın En Acayip 33 'Bug'ı' içeriğimizi yayınlayalı neredeyse 1 yıl olacak ama Ankara'daki hatalar çoğalıyor, sevgili Ankara'nın Bugları ekibi ve topluluğu da bu hataları vermeye devam ediyor.  Yine en komik Ankara'nın Bugları paylaşımlarından bir derleme yapmanın zamanı gelmiş dedik ve aşağıdaki fotoğrafları seçtik. Süper facebook yorumları ve daha fazla bug için, kaynak adresinden Ankara'nın Bugları Facebook sayfasını mutlaka ama mutlaka ziyaret ediniz, hatta siz de komikli ve garipli fotoğraflarınızı Ankara'nın Bugları'na yollayınız
Reklam
"3 Takım Satın Alacağız"
Beşiktaş Kulübü Başkanı Fikret Orman, 'İki kulübünde de menfaatleri doğrultusunda İnegölspor'la işbirliği içinde olabiliriz' dedi.Başkan Fikret Orman, İnegöllü işadamı Ahmet Galip Meriç'in davetlisi olarak Hotel Park İnegöl'de konakladıktan sonra İnegölspor'le işbirliği konusunda bir görüşme yaptı. Otelin restoranında İnegölspor Başkanı Eşref Güç ve Belediye Başkan Yardımcısı Alper Taban'la bir araya gelen Başkan Fikret Orman, İnegöl'de çok sayıda Beşiktaş taraftarı olduğunu hatırlatırken şunları söyledi:'İNEGÖLSPOR'U KONUŞTUK''Beşiktaş için İnegöl'ün yeri gerçekten bir başka. Takımımızla ilgili konuştuk. İnegölspor başkanımız yanımızda. Kendisi bizle ilgilendi. Karşılıklı 2 kulübünde menfaatleri doğrultusunda işbirliği içerisinde olabiliriz. Bunun projeleri sunulur, biz de ona göre hareket ederiz. İnegölspor'la anlaşma olabilir.''3 TAKIM SATIN ALACAĞIZ''Beşiktaş'ın menfaatleri için görevdeyiz. Biz oyuncu transfer ederiz. Gerekirse oyuncunun ücretini de biz veririz. Ama o oyuncuyu kendi takımımızda oynatmak için bunu yaparız. Burada gelişsin bizde oynasın, mantalitesi ile hareket ederiz. Avrupa, Türkiye ve Güney Amerika olmak üzere bu 3 yerden 3 takım satın alacağız. Beşiktaş'ın menfaatleri doğrultusunda takımımıza bir şeyler kazandırmaya devam edeceğiz.'DHA
Apple İki Günde 10 Milyon Yeni iPhone 6 Sattı
Apple Inc. iPhone 6 ve iPhone 6 Plus cihazlarının mağazalarda satışa çıkarılmasının ilk hafta sonunda 10 milyon adet satıldığını belirtti. Böylece satışlar geçen senenin toplamını geçmiş oldu.iPhone 6 mağazalarda cuma günü satışa çıkarıldı. Telefonlar ABD'de 2 yıllık kontratla 199 dolardan başlayan fiyatlarla satılıyor. Geçen hafta şirket iPhone 6'nın ön siparişlere açılmasından sonraki 24 saatte 4 milyon ön sipariş verildiğini açıklamıştı. Şirket bunun da bir rekor olduğunu duyurdu.Geçen sene 5S ve 5C modellerini piyasaya süren Apple ilk hafta sonunda 9 milyon adet satarken, 2012'de çıkardığı iPhone 5 modellerine 2 milyon ön sipariş gelmişti.Apple ve birlikte çalıştığı telekomünikasyon şirketleri yeni telefonlardan çok büyük beklentileri olduğunu açıkladı. Teknoloji devinin hisseleri geçtiğimiz 5 ayda neredeyse 3'te 1 artarak Cuma günü 100.96 dolardan kapanmıştı.Heyecanın büyük bir bölümü de uzun süredir beklenen güncellemeden kaynaklandı. Hem iPhone 6 hem de iPhone 6 Plus'ın önceki modellerden daha büyük ekranları bulunuyor. Böylece şirket tüketicilerin ve sektörün daha büyük cihazlar sunması için yaptığı baskılara cevap vermiş oldu.WSJ
Reklam
True Detective'in İkinci Sezonunda Colin Farrell Olacak!
True Detective ‘in yeni sezonunda başrolleri kimin oynayacağı epeydir merak konusu. Dizinin yaratıcısı Nic Pizzolatto’nun, ikinci True Detective sezonunda dört ana karakter olacağını açıkladığı günden itibaren ismi sıkça diziyle anılan Colin Farrell konuyla ilgili açıklamada bulundu.Sunday World dergisine bir röportaj veren ünlü oyuncu, yeni True Detective sezonunda rol alacağı için çok heyecanlı olduğunu söyledi. Dizinin yeni sezonu için Vince Vaughn, Rachel McAdams ve Elisabeth Moss gibi isimlerin de adı geçiyor.Nic Pizzolatto’nun yine sekiz bölümün tamamını yazacağı yeni True Detective sezonunda, ilk sezonla ödül kazanan yönetmen Cary Fukunaga yer almayacak.Bantmag
Reklam
Galatasaray'dan Çok Sert Açıklama
Galatasaray basında ve TV kanallarında kendileriyle alakalı çıkan iddialar hakkında açıklama yayınladı.İşte o açıklama;360, Beyaz TV ve A Haber kanallarında ligin başladığı ilk günden itibaren yayınlanan spor programlarında, basın etiğiyle en ufak bir ilgisi bulunmayan klasik “çamur at, izi kalsın” yöntemi tekrar uygulanarak, Galatasaray’a ve yöneticilerine bel altı, kişisel özel hayatı çıkarlarına alet eden ve elbette isimsiz, manupilatif ve asılsız iddialarla süslenmiş yayınlar yapılmaktadır.Öncelikle söz konusu programların ve program yöneticilerinin Galatasaray’a ilişkin sportif bir haber yaptıklarının çok ender görüldüğü bilinmektedir.Ne yazık ki, ülkemizde , dünyanın hiçbir saygın ülkesinde rastlanmayan böyle bir magazin spor medyası düzenine müsaade edilmektedir. Bu düzende önce çamur atılır, “iddia” adı altında, “gazetecilik yapıyoruz” kisvesi altında ortam yaratılır. Kurulan tuzağa, hedeflenen isimler “suçlamalara cevap vermeniz gerekir” diyerek “davet” edilir. Davete “icabet” edilmezse, saldırı/iddia perdesi bir doz yükseltilir, çirkinlikler bir doz daha ileri taşınır ve böylece bir algı yönetimi uygulanır. Tabii bunu yaparken, Galatasaray taraftarlarını da etkileyerek hoşnutsuzluk yaratmak ve böylece kendilerine yeni yeni malzemeler çıkarmak, en büyük umutları ve istekleridir. Bu nedenle her başarısız sonuçların ardından Florya’ya naklen yayın arabası gönderirler, her kulüp toplantısında seçilmiş isimleri uzun uzun konuştururlar, sıradan adi bir yolsuzluk olayını dahi bir saldırı aleti haline getirmeye çalışırlar.Amaç gazetecilik adına esas kazançlarını oluşturan “rating savaşı”na cephane taşınmasıdır. Bugün gündemde Galatasaray vardır, çünkü Galatasaray Türkiye’nin en büyük, en prestili ve en çok taraftara sahip camiasıdır. Acımasızca her ismi zamanı geldiğinde malzeme haline getiren bu show’ların “malzemeleri” de ne yazık ki son zamanlarda Başkanımız ve bazı yöneticilerimiz olmuştur. Her zamanki gibi, yalan ve asılsız iddialarla, yöneticilerimizi savunma yapmak zorunda bırakmaya çalışarak izleyenlerin kafalarında soru işareti bırakmak için tüm hünerlerini göstermişlerdir.Ve ne yazık ki, Galatasaray içinden de bu acımasız medya çarkının tuzağına düşenler olabilmektedir. İkbal ve mevki uğruna sağda solda basit ve asılsız dedikodularla konuşarak Galatasaray’ı malzeme etmeye cesaret edenleri de Camiamız not etmiştir ve gereğini yapacaktır.Bütün bu konuların detayları üzerinde Yönetici arkadaşlarımız arzu ettikleri takdirde ayrı ayrı kamuyu bilgilendireceklerdir. Kulübümüz bütün bu mesnetsiz, şahitsiz ve kanıtsız saldırıların cezalandırılması için RTÜK dahil olmak üzere bütün cezai ve hukuki haklarını kullanacaktır. Kimsenin bu konuda şüphesi olmasın.Her gün yeni örneklerle yaşanmakta olan bu ahlaksızca kurgunun perde arkasında gerçek aktörlerin kimler olduğu da sağduyulu Galatasaray Camiasınca çok iyi bilinmektedir.Galatasaray 109 yıllık köklü bir Camiadır. Yönetimler değişebilir, kişiler değişebilir ama haklı olduğumuz konularda Kulübümüzün itibarına yönelik her türlü saldırıya karşı mücadelemiz, bütün yönetimlerimizin asli ve değişmez görevi olacaktır.Bütün kamuoyunun dikkatine ve bilgisine sunarız.Saygılarımızla,GALATASARAY SPOR KULÜBÜ
Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri İçin Yarışan 32 Enfes Fotoğraf
2015 Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri, her yaştan ve her yetenek seviyesinden insana açık. Yapıldığı ilk yıl olan 2007'den beri, 230'u aşkın ülkelerden gönderilen 700,000'den fazla fotoğrafla çeşitli yetenekleri ortaya çıkarmaya çalışıyor. Sony, Profesyonel (Prof. seviyede) , Öğrenci ( Fotoğrafçılık bölümü ), Genç ( 19 yaş ve altı ) ve Açık ( Fotoğraf meraklıları ) olmak üzere tam 4 ana kategori de yarışma fırsatı sunuyor.Yarışmaya Londra ev sahipliği yapıyor ve katılımcılardan finale kalanlara eserlerini tarihi Somerset House'da sergileme imkanı sunuyor. 5 Ocak 2015 katılım için son tarih. WPO ( Dünya Fotoğrafçılık Organizasyonu ) şu ana kadar en beğenilen gönderilere bir göz atmamız için derledi. Yarışmaya katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.
Amerikan Usulü Gereksiz Sansür
Vakti zamanında educatedear tarafından da ilham alınarak yaptıkları Gereksiz sansür (Unnecessary Censorship) bölümüyle Jimmy Kimmel abimizin son bölümü. Bende sizler gibi ingilicce bilmiyom kelimeler belli zaten, fak, as, holy şit, şit, mada faka, as holt, as vb şeyler.
Reklam