Balkanların İlk Sinematografları 'Manaki Kardeşler' İstanbul'da
‘Manaki Kardeşler İstanbul’da’ adıyla gerçekleştirilecek sergide,Türkiye’de sinemanın başlangıcı kabul edilebilecek 'Manaki Kardeşler'in filmlerine ve fotoğraflarına yer verilecek.ESR Film, Sinematek Makedonya ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema - TV Merkezi, 'Türkiye sinemasının 100. yılı' vesilesiyle Balkanların ilk sinematografları olan ' Manaki Kardeşler' in restore edilmiş filmlerinden ve sinemacı kardeşlerin çekmiş olduğu çok özel fotoğraflarından oluşan bir sergiyi bir araya getiriyor.Çalışmalarına Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan Manaki Kardeşler, bazı sinema tarihçileri tarafından Türkiye ’de sinemanın başlangıcı olarak kabul ediliyor.Radikal'de yer alan habere göre, 6 – 13 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ‘Manaki Kardeşler İstanbul ’da’ etkinliği, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştiriliyor.Balkanların ışık ressamları19. yüzyılın sonlarında fotoğrafçılığa başlayan ve çeşitli zaman dilimlerinde Romanya Kralı’nın, Osmanlı Padişahı Sultan V. Mehmet Reşat’ ın ve Yugoslavya Kralı’nın saray fotoğrafçıları olan Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler, Balkanların ilk kameramanları, dolayısıyla da ilk sinemacıları olarak kabul ediliyor. İlk çekimlerini 1905 yılında büyükanneleri Despina’yla gerçekleştiren Manaki Kardeşler, düğünler, dini ritüeller, halk oyunları gibi Balkanlarda gündelik yaşama ait çeşitli olayları kaydettiler. 1908’de Jön Türklerin II. Meşrutiyet kutlamaları, 1911’de Sultan V. Mehmet Reşat ’ın Selanik ve Manastır ziyareti gibi tarihi olayları kayıt altına alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin çok önemli görsel belgelerini oluşturdular.Manaki Kardeşlerin 1905 ve 1926 yılları arasında çekmiş olduğu filmlerin tamamı Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve UNESCO’nun maddi destekleriyle restore edilerek dijital ortama aktarıldı.Etkinlik ProgramıESR Film, Sinematek Makedonya ve MSGÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Manaki Kardeşler İstanbul’da etkinliğinin açılışı, 6 Kasım 2014 Perşembe günü Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde yapılacak. Manaki Kardeşlerin bütün filmlerinin DCP kalitesinde gösterileceği özel etkinliğe Makedon besteciler Blagoi Maratov ve Bojan Maratov canlı performanslarıyla eşlik edecekler. Sinemacı kardeşlerin 1898 ve 1940 yılları arasında çekmiş olduğu çeşitli fotoğraflarından oluşan sergi de yine Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde izlenebilecek.7 Kasım 2014 Cuma günü düzenlenecek ‘Manaki Kardeşlerin Kültür Mirası’ konulu panele Makedonya Sinematek Direktörü Mimi Gjorgoska Ilievska , Makedonya Sinematek Arşivi Dairesi Başkanı Igor Stardelov ve Makedonya Fotoğrafçılar Birliği Başkanı Robert Jankulovski katılacak.T24
İsrail'de 'Gürültü Kirliliği' Gerekçesiyle Ezan Yasağı Tasarısı
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman 'ın partisi Evimiz İsrail milletvekili Robert Ilatov , İsrail sınırları içerisinde 5 vakit ezanın yasaklanması yönünde bir yasa tasarısı hazırlandı.İngiliz The Telegraph gazetesinde yer alan habere göre, 'gürültü kirliliği' nedeniyle ezanın yasaklanması yönünde yasa tasarısı hazırlayan Ilatov'un bu önerisinin İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman tarafından da desteklendiği belirtildi.Ezanın günde 5 kez yüksek sesle okunduğuna dikkat çeken İsrailli aşırı sağcı milletvekili Robert Ilatov, bu durumun uyuyan birçok vatandaşı rahatsız ettiğini ileri sürdü.Yasa teklifinde, 'Negev, Galilee, Kudüs ve İsrail'in tüm şehirlerinde yaşayan yüzbinlerce vatandaş, müezinin camide düzenli olarak çıkardığı gürültüden rahatsız olmaktadır' denildi.Yasa tasarısının önümüzdeki haftalarda bakanlar kurulu gündemine geleceği iddia edildi. Ancak yasa tasarısının dini özgürlüklere engel olacağı gerekçesiyle reddedileceği belirtiliyor.İsrail'de benzer bir yasa tasarısı 2011 yılında 'Evimiz İsrail' tarafından gündeme gelmişti. O dönem yasa tasarısı Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından desketlenmesine rağmen rafa kalkmıştı.İsrail sınırları içerisinde yaklaşık yüzde 20 oranında Arap yaşıyor. İsrail'de yaşayan Arapların büyük çoğunluğunu Müslümanlar oluşturuyor.T 24
Kahramanmaraş'ta Midibüs Devrildi: 23 İşçi Yaralı
Göksun ilçesinde, termik santrali inşaatında çalışan işçileri taşıyan midibüsün devrilmesi sonucu 23 kişi yaralandı.Şükrü Parlak yönetimindeki 01 Z 1855 plakalı midibüs, TufanbeyliTermik Santrali inşaatında çalışan işçileri Göksun'a getirirken MehmetbeyMahallesi yakınlarında yolun yağışlı olması nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrildi. Araçta 4'ü ağır 23 kişi yaralandı.Haber verilmesi üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, yaralıları Göksun ve Elbistan Devlet Hastanesine kaldırdı.Stargazete
Tarihin Şakalı Raflarında Kalmış 10 Trajikomik Kitlesel Panik Olayı
1968 yılında radyo üzerinden yaptığı 'The War Of The Worlds' yayını ile büyük bir kitlesel paniğe olan Orson Welles'in bu alanda tek olduğu düşünülür ama durum hiç de öyle değil. Tarihin şaka dolu raflarında kalmış ve muhtemelen zararsız olduğu düşünülen insanlar tarafından yaratılmış onlarca kitlesel panik olayı var. Bu içeriğimizde bize en ilginç gelen 10 trajikomik durumu sizlerle paylaşıyoruz. Üzülsek mi, ağlasak mı bilemedik...
Barça'da Yılın Oyuncusu Mascherano Seçildi
Barcelona'da üç yıldır Lionel Messi'ye verilen yılın oyuncusu ödülü bu kez Javier Mascherano'nun oldu.Ballon d'Or adaylarından olan Javier Mascherano , Barcelona 'da 2013-14 sezonunun en iyi oyuncusu seçildi.'Memorial Aldo Rovira' ismiyle verilen ödülün son üç yıldır kazananı takımın Arjantinli yıldızı Lionel Messi olmuştu.Kulübün resmi internet sitesine konuşan Mascherano, 'Bu değerli ödülü almamda katkısı olan herkese teşekkür ediyorum. Şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da elimizden gelenin en iyisini yapmak için çabalayacağız.' dedi.2009 yılında bir kazada hayatını kaybeden Barcelona yöneticisi Aldo Rivera'nın anısına verilen ödülün jürisini ise kulübün önde gelen figürleri ve Katalan medyasının önemli isimleri oluşturuyor.Başkan Josep Maria Bartomeu da jüride olduğunu açıklarken, 'Ben de Javier Mascherano'ya oy verenlerdenim. Şunu söylemeliyim ki en başlarda herkesin kafası karışıktı. Ama Mascherano ismi geldiğinde, neredeyse herkesin kararı netleşti. Tamamiyle hak edilmiş bir ödül. Onun gibi bir oyuncuya sahip olduğumuz için gururluyuz.' ifadelerini kullandı.2010'da Liverpool'dan transfer edilen 30 yaşındaki futbolcu geçtiğimiz yaz başında kulübüyle olan sözleşmesini 2018 yılına kadar uzatmıştı.Goal.com
Reklam
Drogba Galatasaray'ı Bombaladı
Galatasaray'ın dünyaca ünlü yıldızı Didier Drogba konuştu: “Ben profesyonelim ve Galatasaray’ı çok sevdim. Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Mancini hiç esnek değildi. Takımda çocuk ruhlu futbolcular çoktu. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim yoktu'Galatasaray ’a geldiğinde yer yerinden oynamıştı. Dünyanın yaşayan en önemli 5 santrforundan biri Galatasaray ’a imza atmıştı. Fildişili büyük hizmetler verdi. Ve sessizce Galatasaray ’dan ayrıldı.Tüm kamuoyu Galatasaray’ın Drogba ’ya sözleşme önermediğini ve ünlü futbolcunun bu sebepten dolayı Galatasaray’dan ayrıldığını düşünüyordu. Drogba kendisi anlatıyor: “Ben profesyonelim. Galatasaray’ı çok sevdim. Evet profesyonelim ama sadece para için futbol oynayıp ailemden uzak kalamam. Ailemden uzak kalıp futbol oynamam için pozitif şartlar içerisinde olmalıyım, kendimi mutlu hissetmeliyim.‘DEDİKODUM YAPILDI’Takımdaki arkadaşlarla sıkıntımız yoktu. Benim suratıma gelip kimse bir şey söylemedi. Hep dedikodum yapıldı. sahada yalnız bıraktılar beni. Chelsea’de de herkesin başka başka arkadaşları vardı. Ama bir oyunumuz vardı. Ve ona beraber sahip çıkardık. G.saray’da ise kendini profesyonel adlandıran, çocuk ruhlu futbolcular vardı. Onların oyunu farklıydı. Futbol ciddi bir oyundur ve zeka gerektirir. Benim çocukça oyunlara ayıracak vaktim ne yazık ki yoktu.‘MANCİNİ İTİRAF ETTİ…’Mancini ile sıkıntılarımız oldu. Beni anlamadı. ya da anlamak istemedi. Bana takımda pas atmıyorlardı. Kendisine söyledim. ‘Biliyorum, görüyorum. ama bir şey yapamam’ dedi. Bir İtalyan olarak futbolda kırmızı çizgileri vardı. Esnek değildi…‘TERİM HEDEF GÖSTERDİ’Fatih Terim ile iletişim problemi vardı. Gönderilmesini bana bağladı. Beni taraftarın önüne atmaya çalıştı. Başkanla görüştüğüm için gittiğini düşündü. Ben Didier Drogba’yım . İletişim insanıyım. İsteyen herkesle görüşürüm. İyi veya kötü oynadığımı masörden, tercümandan duymak zorunda değilim…‘OYUNCAĞI GİBİ… ’Başkan sürekli bir şeyler söylüyor sonra ortadan kayboluyordu. Problemleri gördüğünü sandım. Hatta bence görüyordu ama çözmek için hiç hamle yapmadı. Galatasaray’ı bir oyuncak gibi görüyordu. Ben de kendimi oyuncak bebek gibi hissetmeye başladım. Bence tüm tercihleri yanlıştı. Takım üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu düşünmüyorum yaptıklarının…‘GALATASARAY ÇOK BÜYÜK’Galatasaray çok çok büyük bir potansiyel ama içindekiler bunun farkında değil. Ya da bu büyük potansiyelden herkes kendine düşeni kopartmaya çalışıyor. Umarım bir gün Galatasaray ile yollarımız bir kez daha kesişir. O potansiyeli o gücü bilen insanlarla birlikte Galatasaray ’ı hak ettiği yere getirmek isterim. Galatasaray taraftarına çok teşekkür ederim. Galatasaray ’ın büyüklüğünü en iyi onlar temsil ediyorlar. Bizi gerek sahamızda gerekse deplasmanda hiç yalnız bırakmadılar…Millet
Beşiktaş Tahkim'e Gidiyor
Beşiktaş Kulübü, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) tarafından yönetim kurulu üyesi Mete Vardar'a verilen 60 gün hak mahrumiyeti ve futbolcu Gökhan Töre'ye verilen 3 maç men cezaları nedeniyle Tahkim Kurulu'na itiraz etme kararı aldı.Hem Gökhan Töre, hem de kendisine verilen cezalar nedeniyle Tahkim Kurulu'na başvuracaklarını açıklayan Beşiktaş Futbol A Takımı'ndan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mete Vardar, kendisine verilen cezanın çok ağır olduğunu ifade ederek, 'Bırakın böyle bir cezayı, en ufak bir ceza dahi hak edecek hiçbir davranışta bulunmadım. Eğer Türkiye'de gerçekten adalet varsa bu cezanın Tahkim Kurulu tarafından tamamen kaldırılacağına inanıyorum. Ama gerçekten adalet varsa...Ben Tahkim Kurulu'nun cezada indirim yapacağına değil, cezayı tamamen kaldıracağına inanıyorum. Türkiye'de eğer adalet varsa, benim cezam da tamamen kalkar' diye konuştu.HT Spor
Reklam
IŞİD Petrol A.Ş.: Petrol Geliri, Sahaları, Kapasitesi
Suriye ve Irak'ta günlük 350 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol yataklarını kontrolü altında tutan IŞİD, gelirinin önemli bir kısmını buradan sağlıyor. ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin operasyonları ise, bu gelirin azalmasına yol açıyor.Suriye ve Irak’ta Haziran ayından beri ilerleyişini sürdüren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), gelirinin önemli bir kısmını ele geçirdiği topraklardaki petrol kuyularından sağlıyor. Elde ettiği petrolün bir kısmını ham olarak, bir kısmını da ele geçirdiği ya da kendi kurduğu mobil rafinerilerde işledikten sonra aracılara satıyor.ABD merkezli bağımsız enerji araştırma kurumu IHS’nin raporuna göre, IŞİD Irak’ta ve Suriye’de günlük toplam 350 bin varil üretim kapasitesi olan petrol sahalarının kontrolünü elinde tutuyor. 350 bin varil petrol, Türkiye’nin günlük petrol ihtiyacının neredeyse yarısı…IŞİD Irak’ta Bağdat yakınlarında iki, Suriye sınırında bir ve Kerkük çevresinde irili ufaklı birçok petrol sahasını ele geçirdi. Bazı petrol yatakları için peşmerge ve Irak ordusu, IŞİD’le savaşmaya devam ediyor.Suriye’de ise, ülkenin 2011’de başlayan ayaklanma öncesinde kullanılan petrolünün yüzde 60’ına sahip Deyr-ez Zor’un tümü Temmuz’dan beri, ülke petrol yataklarının yaklaşık yüzde 40’ına sahip Haseke eyaletinin bir kısmı ve yine irili ufaklı petrol kuyularının olduğu Rakka eyaletinin tamamı Ocak ayından beri IŞİD’in elinde.Temmuz 2014’te Şam’dan yapılan açıklamaya göre, Suriye’nin günlük 385 bin varili bulan petrol üretimi, iç savaşla birlikte günlük 164 bin varile indi. Ancak IŞİD en büyük petrol sahalarının bulunduğu Deyr-ez Zor, Rakka ve Haseki’nin bir bölümünü ele geçirdikten sonra Esed rejiminin kontrolündeki üretim, günlük 28 bin varile kadar indi. Bu rakama, Haseki’nin diğer bölümünü elinde tutan Kürtlerin ürettiği petrol dahil değil.‘IŞİD’in yıllık petrol geliri 800 milyon dolar’20 Ekim’de çıkan IHS raporuna göre, IŞİD’in iki ülkede kontrol altında tuttuğu sahalarda ürettiği petrol miktarı, günlük 50-60 bin varil arasında değişiyor. IHS, IŞİD'in bu petrolden elde ettiği günlük gelirinin yaklaşık 2 milyon dolar olduğunu belirtti. Bu da yıllık 800 milyon dolar, yani bir milyar 700 milyon Türk Lirası’na denk geliyor.ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Mali İstihbarat Müsteşarı David Cohen ise, tahminlere göre IŞİD’in petrolden günde bir milyon dolar civarında gelir elde ettiğini söyledi. 24 Ekim’de Washington merkezli Carnegie Endowment for International Peace adlı düşünce kuruluşunda konuşan Cohen, IŞİD’in köklü karaborsa bağlantıları olduğunu belirtti.IŞİD’in petrolden önemli bir gelir elde etmesinin yanı sıra uzmanlar, bunun Irak ve dünya petrol piyasası için önemsiz bir miktar olduğu görüşünde. Al Jazeera’ye konuşan Paris merkezli Akdeniz Enerji Gözlemevi Direktörü Sohbet Karbuz, “Özellikle Irak için önemli olan güneyden yani Basra’dan ihraç edilen petroldür. IŞİD’in elindeki sahalar piyasa için belirleyici değildir.” diyor.IŞİD’in petrol üretimi ile ilgili rakamların da tahminden öteye gidemeyeceğini vurguluyor: “Şu an Libya’da bile ne kadar petrol ihraç ediliyor, bunu bilmiyoruz. Biri ortaya bir rakam atıyor, inanan inanıyor. Libya gibi bir yerde bilmiyorsak, IŞİD devede kulaktır.”‘IŞİD şu anda kendine mali kaynak yaratıyor’Al Jazeera’ye konuşan Enerji Piyasaları ve Politikaları Enstitüsü Başkanı Dr. Volkan Özdemir de, IŞİD’in elindeki petrolün kendisi için büyük ama dünya piyasaları için küçük bir etkisi olacağını söylüyor. Özdemir, Irak’ın şu andaki günlük üretiminin 3 milyon varilin üzerinde olduğunu hatırlatarak IŞİD için konuşulan 50-60 bin varil üretimin dünya piyasalarını , petrol fiyatlarını etkileyecek bir rolü olmadığını ifade ediyor. Özdemir’e göre IŞİD mütevazı petrol sahalarını ele geçirip kendi örgütsel faaliyetlerini yürütüyor:“IŞİD kendi petrol sahalarındaki satışlardan kendine mali kaynak yaratıyor. Uluslararası petrol piyasalarındaki etkinliği sınırlı. Günlük üretimi 93 milyon varil olan piyasada, binde birin bile altında bir üretimle IŞİD’in fiyatlara etki etmesi mümkün değil.Özdemir, IŞİD’in ele geçirdiği petrol sahalarında büyük uluslararası şirketlerin bir etkinliği olmadığını da vurguluyor.Kara borsaya, aracılara ve Esed rejimine satış yapılıyorIŞİD’in elinde Irak sınırları içinde üç rafineri var. Suriye’de işleyen iki rafineri ise (ülkenin batısındaki Banyas ve Humus rafinerileri) Esed rejiminin elinde. Irak’taki rafineri çalışanları çatışmalar sırasında kaçtı ancak IŞİD, Iraklı çalışanlara kendilerini koruyacağı sözü vererek çalışmaya devam etmelerini istedi. Böylece rafineriler tam kapasite olmasa da IŞİD’in elde ettiği petrolü işlemeye devam etti. Cohen aynı konuşmada, IŞİD’in Irak’ta elinde tuttuğu rafinerilerde işlediği petrol ürünlerinin satışından da gelir sağladığını söyledi:“Öyle görünüyor ki, IŞİD’in kontrolünde olan bölgelerden çıkarılan petrolün bir kısmı önce Irak’taki Kürtlere, sonra da onlar aracılığıyla Türkiye’de satıldı. Esad rejiminin de ahlaksızlıklarının bir başka göstergesi olarak IŞİD’le petrol alımına yönelik anlaşma yaptığı sanılıyor.”Londra merkezli uluslararası düşünce kuruluşu Chatham House’a göre, IŞİD’in bölgede mafyalaşmış aracılara sattığı petrol Irak Kürdistan bölgesi, Türkiye ve İran’a gönderiliyor.İşlenmiş petrolün fiyatı daha yüksekChatham House, IŞİD’in Suriye’de ‘geçici ve eğreti’ mobil rafinerilerde petrolün bir kısmını işlediğini ve bu şekilde daha hızlı ve kolay satış yaptığını belirtiyor. Aynı zamanda petrolün kara borsaya ve hava saldırısı yapmaması karşılığında Esed yönetimine doğrudan satıldığını söylüyor. Temmuz ayından beri tamamı IŞİD’in elinde bulunan Deyr-ez Zor kentinde Ömer petrol sahasının önündeki alıcı kuyruğu, 2 kilometreye kadar uzanıyor. İngiliz The Economist dergisinin istihbarat birimi, yaptığı araştırmalarda IŞİD’in bu sahadan günlük 20 bin varil petrol elde ettiğini ortaya çıkardı. IŞİD buradan aracılara ve rejime yapılan satışta varil başına 10-22 dolar arası alırken, Türkiye’deki aracılara gönderilen petrol daha yüksek fiyatlara satılıyor.Reuters’a konuşan Iraklı yetkililer, IŞİD’in Musul’dan elde ettiği petrolü Türkiye’de satan aracılara 25 dolara sattığını söyledi. Aynı zamanda Suriye’de ürettikleri dizelin bir kısmını kendi araçları için kullanırken, kalanını benzin istasyonlarına sattıklarını belirtti. Musul’daki benzin istasyonu sahibi de, aracıların IŞİD’den aldığı dizelin litresini, işleme kalitesine göre bir veya bir buçuk dolara satın aldığını söyledi. Bu da Irak ve Suriye’de dizel fiyatlarını neredeyse üç katına çıkardı.Suriye ve Irak’taki petrol şirketleri çalışanları tahliye ettiÖzgür Suriye Ordusu Deyr-ez Zor ve Rakka’ya girdiğinde buradaki kuyularda daha az elemanla da olsa çalışmayı sürdüren İngiltere-Hollanda ortaklığındaki Royal Dutch Shell, Fransız Total ve Kanadalı Petro Canada şirketleri, IŞİD’in etkili olmaya başladığı 2013 sonunda çalışanları tahliye etti ve petrol çıkarma işlemi durdu. Bu şirketler Mart 2011’de başlayan ayaklanma öncesinde bu sahalardan günlük 90 bin varil petrol elde ediyordu.Irak’ta ise durum uluslararası petrol şirketleri açısından daha kritik… Kanıtlanmış petrol rezervleri 144 milyar varilin üzerinde olan Irak, OPEC ülkeleri arasında dördüncü büyük rezerve sahip. Bunun tahmini 45 milyar varili Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) idaresindeki topraklarda. IŞİD’in 9 Haziran’da Musul’a girmesinin ve şehrin çevresindeki irili ufaklı petrol kuyularıyla bir rafineriyi ele geçirmesinin ardından, uluslararası petrol şirketleri ülkedeki çalışmalarına devam etmekte bir sakınca görmedi.Ancak IŞİD IKBY’nin merkezi Erbil ve Irak’ın başkenti Bağdat’a doğru ilerlerken, 17 Haziran’da, İngiliz petrol şirketi BP Irak genelinde çalışanlarının yüzde 20’sini, Amerikalı petrol devi Exxon Mobil ise sayı vermemekle birlikte çalışanlarının büyük kısmını tahliye etti. Iraklı yetkililer bu şirketlerin çalıştığı petrol sahalarında herhangi bir güvenlik riski olmadığını açıkladı ancak bu iki şirketin ülkedeki operasyonları, eksik kadroyla devam etti.IŞİD Erbil’e yaklaştı, Obama operasyon emri verdiMusul’dan Erbil’e ilerleyen IŞİD ile peşmergenin çatışmaları, 7 Ağustos’ta Erbil’e 40 kilometre kadar yaklaştı. Bunun üzerine Amerikalı başka bir petrol devi Chevron IKBY’deki çalışanlarının büyük kısmını Irak dışına çıkardı. Exxon Mobil, bir tahliye daha gerçekleştirdi ve Kürdistan bölgesinde kalan çalışanlarının sayısını da minimum seviyeye indirdi. Kürdistan’da operasyonları olan İngiliz Gulf Keystone ve Norveçli DNO firmaları çalışanlarını tahliye etmedi ancak onların da hisselerinde diğerleri gibi düşüş yaşandı. Başka bir Amerikan petrol şirketi Marathon ise, ‘her an tahliyeye hazır olduklarını’ duyurdu.8 Ağustos gecesi ABD Başkanı Barack Obama, ‘Irak’taki binlerce sivilin hayatını kurtarmak için insani yardım’ ve ‘bölgedeki Amerikalı personeli korumak’ amacıyla ABD ordusuna Irak’a hava operasyonu yapma yetkisi verdiğini açıkladı.9 Ağustos sabaha karşı 4.30’da ABD uçakları IŞİD mevzilerini vurdu.Erdoğan: ‘Bunların derdi insan değil, petrol’23 Ekim’de Letonya Üniversitesi’nde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı ülkelerinin petrol bölgelerini korumak için koalisyon kurarak IŞİD’e yönelik operasyon başlattığını vurguladı. Suriye ve Irak’ta yıllardır süren iç savaşa ve çatışmalara müdahale etmeyen Avrupa Birliği ülkelerini ve ABD’yi eleştirdi:“Ne zaman IŞİD terör örgütü çıktı, petrol kuyularını tehdit etti, hemen müdahale ettiler. Demek bunların derdi insan değil, petrol.”IŞİD’in elindeki petrol kuyuları hedef alındıABD ordusu ve koalisyon güçleri, öncelikle Erbil ve Bağdat yakınlarındaki IŞİD mevzilerini bombaladı ve bu şehirlere yönelik tehdidi uzaklaştırmaya çalıştı. Ardından petrol gelirini kesmek için, IŞİD’in elindeki petrol kuyularını hedef almaya başladı. Uluslararası Enerji Ajansı’na göre Irak’ta IŞİD’e karşı hava saldırılarının başlamasının ardından örgütün üretimi yüzde 70 düştü ve günlük 20 bin varile geriledi.Saldırılarla birlikte IŞİD’in Suriye’deki günlük petrol üretim miktarında da 8 bin varillik bir düşüş olduğu tahmin ediliyor. Ancak Wall Street Journal’a konuşan bir IŞİD militanı, azalsa da petrol çıkarma faaliyetinin devam ettiğini, petrol kuyuları üzerine yapılan hava saldırılarının tahminlerinden daha zayıf olduğunu söylüyor.Suriye’deki rafinerilere operasyonİlk operasyonunu Irak’ın kuzeyinde peşmerge yakınlarındaki IŞİD mevzilerine yapan ABD’nin öncülüğündeki koalisyon ülkeleri, 23 Eylül’de ilk kez Suriye’yi de havadan vurdu. Suriye’nin önemi, Irak Petrol Bakanlığı kaynaklarına göre IŞİD’in Irak, Suriye, Türkiye ve İran’da sattığı petrol ürünlerinin neredeyse tamamının Suriye’deki mobil rafinerilerde işleniyor olması…Operasyonun ardından Amerikan Merkez Komutanlığı CENTCOM’dan yapılan açıklamada, Deyr-ez Zor’un ıssız alanlarında IŞİD’in kontrol ettiği 12 mobil rafinerinin vurulduğu belirtildi:“Küçük ölçekli rafineriler IŞİD’in operasyonlarını sürdürmesi için yakıt ve Irak ve Suriye’deki saldırıları için para sağlıyor. Günde 300-500 varil petrol işleyen IŞİD’in bu rafinerilerden neredeyse günlük 2 milyon dolar gelir elde ettiği tahmin ediliyor.” Al Jazeera’ye konuşan Bosphorus Energy Club Başkanı Mehmet Öğütçü de şu andaki üretimin dünya piyasalarını etkileyecek bir boyutu olmasa da bölgesel bir tehdit yarattığını anlatıyor:“Bölgesel olarak sınırlar ötesi, yasadışı üretimi canlandırıyor. Bu petrol şu anda ilkel şartlarda mobil rafinelerde işleniyor. İlerde ciddi firmalar tarafından işlenirse o zaman bir güç olarak ortaya çıkabilirler çünkü ellerinde günlük 350 bin varil üretim kapasitesi var. Şu anda Kürtlerin günde 250 bin varil üretim yaptığını hatırlarsak, bu ciddi bir rakam. İŞİD’in ihracatı şu anda ciddi boyutt adeğil. Savaşlar olsa da petrole ihtiyaç olunca durum değişebiliyor.”‘Dizelde büyüme düşer’IŞİD’in yaptığı petrol kaçakçılığının Türkiye’ye de etkileri var. Al Jazeera’ye konuşan ismini vermek istemeyen bir akaryakıt şirketi yöneticisi özellikle yaz aylarında kaçak dizelin Güneydoğu’daki pazarı ciddi bir şekilde etkilediğini ancak son 1-2 ayda alınan önlemlerle şu anda geçişlerin sınırlandığını anlattı:“Devlet o konuda ciddi önlemler aldı. Özellikle dizelde ciddi bir etki gördük. Önce güneyde dağıtıyorlardı ama Konya, Aksaray’a kadar geldiği oldu. Dizelin ulaşımı daha kolay, eski kamyonlarla yapabiliyorsun. Bu benzinde mümkün değil. Şu anda ciddi engeller olsa da bu yılın genelinde dizelde yüzde 5 büyüme bekliyorduk, bu yarıya inebilir.”ABD Hazine Bakanlığı Müsteşarı Cohen 24 Ekim’de, koalisyon güçlerinin operasyonlarının yanı sıra, Türkiye ve IKBY’nin sınırda arttırdığı güvenlik önlemlerinin de kaçakçılığı azalttığını açıkladı. ABD’nin, IŞİD’den aldığı petrolle ticaret yapanlara yaptırım uygulayacağını söyledi.Al Jazeera Turk
İstanbul'da TIR Üst Geçide Çarptı
İstanbul TEM Otoyolu'nun Ispartakule sapağında, bir kamyonun çarptığı üst geçit yıkıldı. Olayda ölen veya yaralanan olmadı; ancak yolda uzun bir trafik kuyruğu oluştu.Kaza saat 18.00 sıralarında meydana geldi. İstanbul TEM Otoyolu'nun Edirne istikametinde seyreden bir kamyon, yan yoldaki Ispartakule sapağında Bizimevler Üstgeçidi'ne çarptı. Çarpmanın etkisiyle üst geçidin büyük bölümü çökerken, olayda ölen veya yaralanan olmadı. Kazaya, kamyonun taşıdığı kepçenin üstgeçide çarpması yol açtı.Kaza sonrası olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Akşam saatlerinde zaten yoğun olan trafik yoğunluğu bu kaza sebebiyle daha da arttı. Eylül ayı başında yine İstanbul Avcılar'da damperi açık bir kamyon, üst geçidi yıkmış, kazada 1 kişi ölmüş, dört kişi yaralanmıştı.Al Jazeera
Reklam
Aziz Yıldırım ve Gökhan Töre'nin Cezası Açıklandı
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, kırmızı kart gören Beşiktaşlı Gökhan Töre’ye üç maç ceza verdi. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ise 60 gün hak mahrumiyeti cezası aldı.Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinde yer alan PFDK kararlarına göre, Gökhan Töre Erciyes maçında karşılaşma hakemine yönelik hakareti nedeniyle üç maç cezanın haricinde 13 bin lira da para cezasına çarptırıldı.Aynı karşılaşmada Beşiktaş idarecisi Ahmet Mete Vardar'ın müsabaka hakemine yönelik hakareti nedeniyle takdiren 60 gün hak mahrumiyeti ve 26 bin lira para cezası verilmesine karar verildi.Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'a ise Gençlerbirliği maçında müsabaka hakemine yönelik tehdidi nedeniyle 60 gün hak mahrumiyeti ve 26 bin lira para cezası verildi.Başakşehir’e 4-0 yenilen Galatasaray’da maç sonu basın toplantısına teknik ekipten kimsenin çıkmaması nedeniyle Sarı Kırmızılılar 20 bin lira ceza ödeyecek.Al Jazeera
Reklam
Validebağ'da Yürütmeyi Durdurma Kararı İptal Edildi
Validebağ Korusu'nun yanına yapılan inşaatla ilgili yürütmeyi durdurma kararı, İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldı.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Validebağ Korusu'nun yanına yapılan inşaatla ilgili yürütmeyi durdurma kararının, yaptıkları itiraz üzerine İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldığını açıkladı.Kadir Topbaş şunları söyledi: 'Söz konusu inşaat alanı yer Validebağ Korusu’nun tamamen dışında. İlçe müftülüğünün talebi üzerine biz bir çalışma yaptık. Yaptığımız plan değişikliğine yapılan itiraz üzerine yürütmeyi durdurma kararı önümüze düştü.'Yargının vereceği kararlara uymak zorundayız'İtirazımız oldu ve İstanbul 7. İdari mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma ve plan iptali kaldırıldı. Burada bu cami yapılabilir bir hale geldi.Oradaki yapıyı mahkemenin vereceği karar göre beraberce yapabiliriz şeklindeki bir noktaya geldik.Yargının vereceği kararlara uymak zorundayız.'Avukattan açıklamaValidebağ'daki site sakinlerinin avukatı Gülsüm Özdemir: 'Bir üst mahkeme olan Bölge İdare Mahkemesi'ne, yürütmeyi durdurma kararının kaldırılmasına ilişkin 7 gün içinde başvuru yapacağız'T24
'Allahsız Atatürk' Sözüne Ceza Çıkmadı
KANAL A’da 22 Eylül’de yayınlanan “Resmi Tarihten Gerçek Tarihe” isimli programın daimi konuğu Sait Alpsoy’un, Atatürk ve CHP ile ilgili sözleri RTÜK’ü karıştırdı.RTÜK’ün CHP kontenjanından seçilen üyesi Ali Öztunç, Cumhuriyet bayramından bir gün sonra kurulda görüşülen raporun Atatürk ve CHP’ye ciddi hakaretler içermesine rağmen Ak Parti kontenjanından seçilen üyelerin durumu en hafif ceza ile geçiştirmek istediklerini söyledi. Öztunç, “Atatürk’e, CHP’ye ‘Allahsız’ diyeceksin ama ceza vermeyeceksin. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ya da AKP’lilerden birine en ufak eleştiriye en ağır cezayı vereceksin. Bu tamamen hukuksuz bir davranış” dedi.ALLAH’A DÜŞMAN İLAN EDİYORÖztunç ve Süleyman Demirkan RTÜK’te dün konuyla ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. Kanal A’da Atatürk’e hakaret edildiğini ancak, Üst Kurul’un ceza vermekten çekindiğini belirten Öztunç şöyle devam etti:“Cumhuriyet’in kuruluşunun 91. yılını kutladıktan bir gün sonra Üst Kurula, Atatürk’e ve CHP’ye ağır hakaretlerin olduğu bir yayının raporu geldi. Yayında Atatürk ve CHP için bunlar Allahsız din düşmanı diyor. Hatta bununla da kalmıyor ‘Tek parti döneminde CHP milletvekilleri TBMM’de meclisin ortasında Allah’a küfrederler miydi... Yani milletvekilliğini sürdürmek için, TBMM’nin ortasında Allah’a küfrediyor CHP Milletvekili Rasih Kaplan. O CHP’yi yöneten işte Atatürk, İsmet İnönü demek ki Allah’a küfretmeyi siyasi ikbalini yürütmek için, sağlamlaştırmak için bir şey olarak görüyorlar. Bunlar halkalı, boyunları tasmalı şu Allah düşmanı Allahsız partinin kapı kulları, köleleri olarak dinlerinin haysiyetini, şahsi şerefini, ırz namus adına bildikleri ne değer varsa, çünkü Allah’ına küfredilmesi karşısında hissiz, etkisiz, tepkisiz kalan bir insanın bundan sonra ırzdan, haysiyetten, şereften, namustan bahsetmeye hakkı olamaz. Oylarınızı hırsıza vermeyin diyecekler, CHP’ye verilsin. Mübarek olsun gidin verin oyunuzu’ deniyor. Atatürk’ü ve CHP’yi Allah’a düşman ilan ediyor.BU AYIPTIRBurada eleştiri sınırlarını ötesine geçilmiş. Hakaret var. RTÜK uzmanı da ihlal olduğunu raporunda belirtmiş ve ‘İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine aykırı olamaz, kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez’ maddesinden ceza verilmesini istemiş. Ama Üst Kurul’un AKP kontenjanından seçilen üyeleri, bu madde kanala para cezası getireceğinden istemediler. Biz ise muhalefet üyeleri olarak ‘Irk, dil, din, cinsiyet, sınıf, bölge ve mezhep farkı gözeterek toplumu kin ve düşmanlığa tahrik edemez veya toplumda nefret duyguları oluşturamaz” maddesinden ceza istedik (not: bu madde kanal kapatmaya kadar götürüyor). Bunu da kabul etmediler. Kanala sadece uyarı cezası verebilecekleri, ‘Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayınları içeremez ve teşvik edemez’ maddesini önerdiler. Bunu da biz kabul etmedik. Burası hala Türkiye Cumhuriyeti. Şuanda konuyla ilgili karar çıkmadı. Bu ayıptır.CUMHURBAŞKANINA ELEŞTİRİ YASAK AMA...Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ya da AK Partililerden birine en ufak eleştiriye en ağır cezayı, alfabenin her harfinden ceza veriyorlar. Bu tamamen hukuksuz bir davranış. Bir ara Cumhurbaşkanı için eli uzun adam söylemi nedeniyle kanalın birine ciddi ceza verildi. Biz de hakaret içerdiği için oy kullandık. Tarafsız davrandık ama konu Atatürk ya da CHP olunca durum değişiyor.”AK PARTİNİN ÇİFTLİĞİ GİBİÜye Süleyman Demirkan ise, RTÜK’ün sözde Anayasal bir kurum olduğunu belirterek, “Kalkacak 5 el her türlü kararı alabiliyor. Burası AKP’den seçilen üyelerin babasının çiftliğiymiş gibi hareket ediliyor. Bütün kanaat önderlerini uyarıyoruz. Böyle devam ederse devlet devlet olmaktan, millet millet olmaktan RTÜK TOPU TACA ATIYORHürriyet’in sorularını yanıtlayan Üye Esat Çıplak ise “Yayın yoluyla hakareti bir tarafa bırakın bu sözler sokakta birinin yüzüne söylense cinayet işlenir. Bunun RTÜK’ü ilgilendiren yanı bu konuyla ilgili olarak derhal, Kanal A’ya en ağır yaptırımı uygulamaktır. Fakat Üst Kurul ne yapıyor adı geçen yayın kuruluşunun yaptığı bu hukuksuz ve ahlaksız yayın için topu taca atıp sorumluluklarını yerine getirmiyor” açıklamasını yaptı.Medya365
Reklam
'ABD Bayraklı Peşmerge Üniforması Kabul Edilemez'
Peşmerge Bakanlığı, Türkiye sınırından giren Peşmergeler'den birinin 'ABD ordusu' yazılı üniformasına ilişkin açıklama yaptı.Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver , Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye'ye giren peşmergelerden birinin kolundaki ABD bayrağı ve göğsündeki 'ABD ordusu' yazılı üniforma konusunda açıklama yaptı.Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver, Habur Sınır Kapısı'ndan Türkiye 'ye giren peşmergelerden birinin kolundaki ABD bayrağı ve göğsündeki 'ABD ordusu' yazılı üniforma konusunda açıklama yaptı.Yaver, 'Amblem biçiminde başka bir devletin bayrağının, peşmerge üniformasının omzuna veya göğsüne yapıştırılmasına kesinlikle izin verilmemektedir. Bunu hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. O üniformayı söz konusu peşmergenin kendisi temin etmiştir. Bizim bu konuya ilişkin tavrımız nettir' dedi.T24
Reklam