onedio
330 Metreden Paraşütle Havuza Atlamak
Adrenalin bağımlısı olduğunu düşündüğümüz John Van Horne 330 metrelik bir kulenin tepesinden bir binanın tepesinde bulunan havuza atlayış yapıyor. İzlerken bile heyecanlandıran atlayışı izliyoruz.
Kış Uykusu Oscar Yolunda
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın, Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen filmi Kış Uykusu, Oscar’da “En İyi Yabancı Film” dalında yarışmak için 83 filmle birlikte aday adayı olduBu yıl düzenlenecek olan Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında ilk kez 83 ülke aday adayı olmak için yarışıyor. Türkiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’dan Altın Palmiye kazanarak döndüğü Kış Uykusu’nun yanı sıra Britanya adına yarışacak Türkiye asıllı İngiliz yönetmen Nihat Seven’in Little Happiness filmi de bulunuyor. Kosova, Malta, Panama ve Moritanya da ilk kez Oscar aday adaylığı için yarışacak ülkeler arasında yer alıyor.REKOR İTALYA’NINBafta Ödüllü yönetmen Pawel Pawlikowski’nin filmi Ida da Polonya adına yarışacak film olarak belirlendi. Adaylar arasında 250 dakika süreli, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından ilham alan Notre, The End of History ve Belçikalı iki Altın Palmiye Ödüllü, Dardenne kardeşler olarak bilinen yönetmenler Jean- Pierre ve Luc Dardenne’nin birlikte yazıp, yönettikleri Two Days One Night filmi de bulunuyor. Ocak ayında, 83 film arasından dokuz aday film, 22 Şubat’ta gerçekleşecek büyük törende yarışacak. The Great Beauty, filmi ile 2013 En İyi Yabancı Oscar Ödülü’nün sahibi İtalya, bu dalda 14 kez Oscar kazanarak rekoru elinde tutan ülke olma özelliğini taşıyor. Taraf
IŞİD: 'Irak'ta KYB Binasını Türk İntihar Bombacısı Vurdu'
Türkiye’nin Ortadoğu’da terör estiren Irak Şam İslam Devleti’yle (IŞİD) ilişkileri mercek altındayken, örgüt bugün Irak’ta en az 28 kişinin ölümüne yol açan intihar saldırılarından birini düzenleyenin bir Türk olduğunu açıkladı.Diyala vilayetinin nüfusunun çoğunluğu Kürt olan Karatepe ilçesinde, Kürdistan Yurtseverler Birliği’ne (KYB) ait bir güvenlik binasına düzenlenen intihar saldırılarında en az 28 kişi hayatını kaybetmiş öldürmüştü.‘Alman, Suudi ve Türk bombacılar’Cihatçı grupların faaliyetlerini ve açıklamalarını izleyen SITE adlı siteye göre, IŞİD Diyala’daki saldırıları üstlendi. Örgüt, saldırıyı Alman, Suudi ve Türk intihar bombacılarının düzenlediğini duyurdu. Saldırıda hayatını kaybedenler arasında peşmerge ve sivillerin bulunduğu, en az 90 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.IŞİD bugün Irak’ın Anbar vilayetinin Emniyet Müdürü General Ahmed Sadık El Duleymi’yi de konvoyuna düzenlenenbir suikastla öldürdü.Diken
'Darbe Hırsına Kapılmış Adamlar, Bilâl Erdoğan'dan Habersiz Evine Para mı Götürüp Yığıyorlardı!'
Taraf yazarı Murat Belge: Demokratik terbiyesi olan medenî bir ülkede böyle bir olay olursa “darbe” falan olmaz.Taraf gazetesi yazarı Murat Belge , AKP iktidarının 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu 'darbe teşebbüsü' olarak değerlendirdiklerini belirterek, 'Hoşlanmadıkları her şeye “darbe” deme alışkanlığını da edindiler' ifadesini kullandı.Murat Belge'nin 12 Ekim 2014 tarihli Taraf gazetesinde 'Kriz yönetmek' başlıklı yazısında, AKP'yi devirme hırsında kapılmış insanların 'ellerinde ayakkabı kutularıyla koşuşup onları falancanın evine yığmıyorlardı. Bilâl Erdoğan’dan habersiz eve para götürüp yığmıyorlardı' dedi.Murat Belge'nin söz konusu yazısı şöyle:Kriz yönetmekAKP’nin kriz yönetmekte başarısız olduğunu söyleyenler çoğalıyor. Bu, doğru bir tesbit mi? Elimizde son örnek şu birkaç gündür bu ülkede olanlar (ve bu olanların hazırladığı “olacaklar” var, önümüzde). Bunun başarılı bir “kriz yönetme” --ya da herhangi bir şeyi başarıyla yönetme-- örneği olduğu söylenemez herhalde.Ama gözümüzü AKP’nin ilk seçim kazanma tarihinden bugüne yaşanan sürece çevirip bakınca, krizin o günden başlayıp kesintisiz bugünlere geldiğini görüyoruz. Ne var ki, 2002’den aşağı yukarı 2010’a kadar birbirini kovalayan irili ufaklı krizler AKP’nin kendi ürettiği şeyler değil. Yeminli AKP düşmanlarının (daha doğrusu herhangi bir İslamî hareketin düşmanlarının) AKP’yi devirmek için hazırladığı krizler. Çeşitli muhtıralar, “kapatma” girişimleri vb. Bunlar karşısında AKP meşru savunma durumunda. Teslimiyet göstermiyor, farfaralık da yapmıyor. Düşman cephenin asıl etkili silâhlarını kullanamaz durumda olması nedeniyle (silâh, darbe; kullanamama nedeni uluslararası konjonktür) bu krizler istenen ya da beklenen sonucu vermiyor ve AKP “bilmem kaç varta atlatmış” bir parti olarak yoluna devam ediyor.Ama bu “AKP iktidarı” dizisinin yeni bölümlerine geldiğimizde krizlerin mahiyeti değişiyor. İlk belirleyici olay Gezi. Taksim’de toplanan ve direnenler, cunta heveslilerinin “Bayrak” falan diyerek topladıkları kalabalıklara benzemiyor (bir süre sonra onlardan bazıları aralarına karışsa dahi). Bu direnişin merkezî ağırlığı parkın ortadan kalkması, ağaç kesilmesi gibi sorunlar ama bence tepki ruh hali daha karmaşık: gitgide otoriterleşen, sık sık “hayat tarzı” değerleri dayatmaya çalışan bir iktidarın, daha doğrusu bir Başbakan’ın yarattığı tepkisel birikim var burada.Ve burada, o Başbakan, karşılaştığı bu yeni durumu 2002’den beri kendisine karşı kurulan tuzaklardan ayırdetme ferasetini gösteremiyor. Burada TOMA değil de konuşup anlaşma politikası uygulasa bugün Türkiye çok farklı bir yerde olurdu. Bu olay, ayrıca, Başbakan Erdoğan’a da demokrat olma imkânı verirdi. Ama, herhalde, öyle olma fikrine de fazla muhabbet beslemiyordu --besleyemeyeceği belli.Gezi’den sonra, krizimiz gene eksik değil; ama bunlar “AKP mamulâtı” krizler. Darbe yapıp da AKP’yi devirme hırsına kapılmış adamlar ellerinde ayakkabı kutularıyla koşuşup onları falancanın evine yığmıyorlardı. Bilâl Erdoğan’dan habersiz eve para götürüp yığmıyorlardı. İktidardaki zevattı bunları yapan; yalnız, bunların yapıldığından birilerinin de haberi olmuştu. Bu, hesapta olmayan etkendi.İktidar 17 Aralık için şimdi ağızbirliğiyle “darbe teşebbüsü” diyor. Hoşlanmadıkları her şeye “darbe” deme alışkanlığını da edindiler. Tamam, burada hükümeti zor duruma düşürmek için belirli bir işbölümü içinde çalışan (ve bilgi toplayan) birileri var. Ama bu niçin bir “darbe” olsun. Demokratik terbiyesi olan medenî bir ülkede böyle bir olay olursa (öyle bir yerde olması zordur ama oldu diyelim) “darbe” falan olmaz. Orada Hükümet de medenî olacağı için ya istifa eder (bu, başvuracak ilk prosedür) ya da ortaya atılan iddiayı ve saçılan kanıtları düzgün, hukukî bir yöntemle inceler. Böyle bir durumda Tayyip Erdoğan gibi davranan bir Başbakan dünyada görülmedi.Öyle bir “darbe” olsa, onu yapacak olanlar bilgiyi açık eden “cemaat”i de yaşatmazdı --“cemaat” de bunu pek iyi biliyor olsa gerek.Neyse, dediğim gibi, şimdiki krizlerimiz “AKP mamulâtı”. Onun için, “kriz yönetmeyi öğrenme”den önce, “kriz çıkarmama”yı öğrenmeleri gerekiyor.“Kriz”, adı üstünde, normal gidişten bir sapma. Sonuçta, birçok etkenin normal yöntemlerle denetlenememesi durumu. Bir “kriz” varsa, giderilmesinin birinci koşulu ne olduğunu anlamak, tarafları dinlemek, kendi savunduğun noktada esnemeyi, esnek durmayı becermektir. Bir yerde kriz varsa, oranın yöneticisinin, şöyle ya da böyle, o krizde payı olmaması düşünülemez. “Bir tek ben haklıyım. Benden başka herkes haksız” diyerek kriz çözülmez --ancak kriz büyütülür.Ancak birkaç ay öncesine kadar Başbakan, şimdi Cumhurbaşkanı (“ne” olduğu davranışını etkilemiyor) Tayyip Erdoğan inatlarıyla, öfkeleriyle zaten kendisi bir “kriz” halinde. İçişleri Bakanı “misliyle” diye konuşuyorsa, bu korkutucu zihniyetin kaynağı Erdoğan’ın siyaset ve yönetim anlayışı.T24
Emine Ülker Tarhan'ı İstifa Ettirdiler!
CHP Ankara milletvekili Emine Ülker Tarhan kendilerini 'milliyetçi hacker grubu' olarak tanımlayan bir grup tarafından hack'lendi.HDP'li Aysel Tuğluk 'un hesabından sonra CHP'li Emine Ülker Tarhan 'ın Twitter hesabı da hack'lendi.Emine Ülker Tarhan'ın Twitter hesabını ele geçiren 'Mubarhack Tim' isimle hacker grubu, şunları yazdı:CHP'nin bölücü terör örgütü pkk'ya karşı tutumundan dolayı partimden istifa ediyorum. İnönü zihniyeti hâlâ yaşıyor.CHP, Atatürk'ün partisi olmaya devam edeceği gün, ben de tekrar geri döneceğim. Atatürk'ü sevmemenin 'kişisel hak ve özgürlük' olduğu ülkede, kürtleri sevmemek en doğal hakkımızdır.Atatürk'ü sevmemenin 'kişisel hak ve özgürlük' olduğu ülkede, kürtleri sevmemek en doğal hakkımızdır.'CHA istifayı abonelerine geçtiÖte yandan hesaptan paylaşılan tweeti gerçek zanneden Cihan Haber Ajansı, istifayı son dakika olarak duyurdu.T24
Reklam
Suriye Sınırında 'Sahibi Meçhul' 110 Piyade Tüfeği Ele Geçirildi
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, Suriye sınırındaki bir hendekte 110 piyade tüfeğiyle bu silahlara ait mühimmat ele geçirildi.Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2’nci Hudut Alayı Hatay Reyhanlı Şehit Çavuş Murat Özeker Hudut Karakol Komutanlığı sorumluluk bölgesinde devriye gezen askerler, Suriye tarafından Türkiye’ye geçmeye çalışan iki kişiyi fark etti.Bunun üzerine kimliği belirsiz kişiler, geldikleri yöne doğru kaçarak gözden kaybolurken, bölgede yapılan aramada bir hendek içinde poşetlere sarılmış halde 110 piyade tüfeği ve bu silahlara ait mühimmat bulundu. Askerin silah ve cephaneye el koyduğu, bölgede güvenlik önlemlerinin arttırıldığı bildirildi.Reyhanlı’dan Yayladağı’na uzanan 60 kilometrelik sınır hattının Suriye tarafında El Kaide’ye bağlı Nusra Cephesi hakimiyetini sürdürüyor.Diken
Neçirvan Barzani: 'Kobani'ye Silah Gönderdik'
Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptıklarını söyledi.Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani, Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptıklarını, ancak peşmerge güçlerini göndermelerinin imkansız olduğunu açıkladı.Irak Kürdistan Demokrat Partisi ve Kürdistan Yurtseverler Birliği polit büroları arasında bugün Süleymaniye'de bir toplantı yapıldı.Toplantıda KDP heyetine Başbakan Neçirvan Barzani, KYB heyetine ise Polit büro sorumlusu Mela Bextiyar Başkanlık etti. Toplantıda Kobani'deki IŞİD saldırılarına ilişkin soruları yanıtlayan Başbakan Neçirvan Barzani şöyle dedi:'IŞİD kuşatmasındaki Rojava’nın Kobani bölgesi konusunda duyarsız değiliz. Kobani'ye silah ve cephane yardımı yaptık. Coğrafi şartlardan dolayı Kobani'ye peşmerge güçlerini göndermemiz imkansız. Kobani'de IŞİD'e karşı yapılan hava saldırıları koalisyon güçleri ile Kürdistan yönetiminin koordinasyonu ile gerçekleşiyor. Kürdistan Başkanı Mesut Barzani de Kobani konusu ile bizzat ilgilenerek sürekli girişimlerde bulunuyor.'DHA
Reklam
İş Görüşmesinde 'Bize Kendinden Bahset' Denildiğinde, Uzak Durulması Gereken Cevaplar
Mülakat sırasında kendinizden bahsetmeniz istendiğinde bütün hayat hikayeniz değil, sadece uygun olan bilgiler önemlidir.Her iş görüşmesinde mutlaka sarf edilen 'bize biraz kendinden bahseder misin?' sorusuna verilen cevaplar çok önemlidir, çünkü bu soru görüşmenin en kritik sorusudur ve konuşmanın gidişatını belirler. Verilen cevap işe alınıp alınmadığı üzerinde çok büyük rol oynar.Radikal'in haberinde, “The Undercover Recruiter” adlı internet sitesinin bu konuyla ilgili derlemesine yer verdi. Bu soruyu yanıtlarken dikkat etmeniz gereken kurallar şöyle:1. Hayat hikâyenizden bahsetmeyinİlk kurala uymak gayet basit. Aday kişi eğer mülakata hazırlıksız gelmişse “Bize kendinden bahset” denildiğinde bütün hayat hikâyesini anlatmaya başlar. Aslında karşı taraf evcil hayvanlarınızın adını ya da en sevdiğiniz film türünü sormuyordur. Öğrenmek istedikleri ikinci kuralda gizlidir.2. Uygun bilgi verinPeki, bu noktada aday kişi hangi bilgilerini ne kadar paylaşmalıdır? Bu soruyu yanıtlarken cevabınızı 5 kategoriye ayırmakta fayda var.• Son mesleki edinimleriniz• Akademik başarılarınız• Becerileriniz• Mesleki hedefleriniz• Neden o şirketle ilgilendiğiniz Arada değişmeler olsa da her kategoriye en fazla 30 saniye ayırmaya çalışın. Bu da size kendinizi tanıtmanız için toplamda 2 buçuk dakika sağlayacak. 2 dakikadan az, 3 dakikadan fazla konuşmamaya özen göstermekte fayda var.Peki, bu kategorilerin içeriğini nasıl belirleyeceksiniz?Son mesleki edinimleriniz• Özgeçmişinizin özetini çıkarmayın.• Deneyimlerinizi anlatırken gereksiz bilgiler vermeyin.• Aday olduğunuz pozisyonla alakası olmayan tecrübelerinizi anlatmayın. Cevabınızı verirken gereksiz cümleler kurmak hazırlıksız olduğunuzu ve beklenmeyen durumlarda iyi performans gösteremediğiniz izlenimini yaratır.• Mülakattan önce mutlaka 3-4 tane mesleki ediniminizi kafanızda oluşturun.• Sadece aday olduğunuz pozisyonla ilgili olan başarılarınızdan bahsedin.• Pratik yapın!Pratik yaparken kullanabileceğiniz en etkili yol ayna karşısında vereceğiniz cevapları tekrarlamak. Her seferinde daha iyi sonuç aldığınızı göreceksiniz.Akademik başarılarınız• Çoktan oturmuş bir mesleki yaşantınız varsa akademik durumunuzdan çok bahsetmeyin.• Bitirme tezinizi uzun uzun anlatmayın.• Ders programınızı özetlemeyin. Unutmayın ki karşı taraf üniversitede aldığınız her dersi öğrenmek istemiyor. Asıl önemli olan o derslerde yaptığınız projeler ve edindiğiniz bilgiler.• Bilgi ve birikiminizin aday olduğunuz pozisyonda çalışırken işe ne gibi faydaları olacağını belirtin.• Ders programı dışında lider pozisyonunda bulunduğunuz etkinlikleri anlatın.• İçinde yer aldığınız büyük projelerden bahsedin.Dersler dışında liderlik pozisyonunda bulunduğunuz işlerden bahsetmek hobileriniz ve ilgi alanlarınızı karşı tarafa gösterecektir. Hobilerinizden direkt bahsetmeseniz bile verdiğiniz yanıtla karşı tarafa kişiliğinizle ya da özel hayatınızla ilgili mesajlar vermiş olacaksınız. Tabi bu karşınızdaki kişinin size daha rahat soru sormasını ve görüşmenin daha stressiz geçmesini sağlayacaktır.Becerileriniz• Sahip olduğunuz yetenekleri basitleştirmeyin.• Pozisyonla ilgili olmayan becerilerinizden bahsetmeyin.• Becerileriniz hakkında yalan söylemeyin. Mülakatlar sırasında pek çok kişi yalan söylemeyi ya da abartmayı sever. Bu yapılan çok yaygın bir hatadır. Çünkü er ya da geç işvereniniz yalan söylediğinizi anlayacaktır.• Görüşmeye gitmeden önce 2-3 tane becerinizi listeleyin.• Pozisyonla ilgili olduğunu düşündüğünüz becerilerinizin üzerine düşünün.• Bu becerileri nasıl edindiğinizi açıklayın.Sadece listelemek yerine becerilerinizi nasıl edindiğinizi açıklamak da çok büyük fayda var. Böylece karşı taraf sizin becerilerinizin eskiden nasıl kullanıldığını görmüş olur.Mesleki hedefleriniz• Hayatla ilgili beklentilerinizi anlatmayın.(Ev almak, çocuk yapmak vs.)• Hedefleriniz yoksa bunu karşıya belli etmeyin.• Yer almak istediğiniz şirkette ulaşamayacağınız hedeflerinizden bahsetmeyin. Sadece kariyer hedeflerinizden bahsettiğinizden emin olun. Eğer hedefiniz yoksa ve bunu karşı taraf anlarsa sizin hedefe yönelik hareket etmeyen bir insan olduğunuzu düşünebilirler.• Şirketinizin ulaşırken size yardımcı olabileceği hedeflerinizden bahsedin.• Gelecek odaklı olduğunuzu gösteren hedefleriniz üzerine konuşun.• İstikrarlı bir kariyer hedeflediğinizi belli edin.Unutmayın ki işverenler uzun süreli kariyer hedefleri olan insanları tercih ederler. Kimse kısa süre çalışacağı bir iş arkadaşı istemez.Neden o şirketle ilgilendiğinizden bahsedin• Maaştan bahsetmeyin.• Sadece işi istediğinizi söylemeyin.• İşe yarar bir pozisyon için şirkette yer almak istediğinizi hissettirmeyin. Eğer pozisyonu sadece para ya da makam için istediğinizi düşündürürseniz şirketin başarısına katkıda bulunmayacağınızı düşündükleri için sizi işe almazlar.• Şirketin hedeflerinize ulaşırken size yardımcı olacağını düşündüğünüzü gösterin.• Şirketteki sağlıklı çalışma ortamının sizi cezbettiğini söyleyin.• Şirkette uzun süre çalışmak istediğinizi hissettirin.Bütün bu yapılması ve yapılamaması gerekenleri özenle inceler ve uygularsanız başarısız bir mülakat geçirmezsiniz.T24
Hüda Par: 'Çözüm Süreci Yerel Seçimler Öncesinde Bitti'
Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu, üyelerine saldırılar karşısında meşru müdafaa yapmaları tavsiye ettiklerini söyledi.Diyarbakır'da Kobanê'ye destek için düzenlenen eylemlerde çıkan çatışmalarda 12 kişi hayatını kaybetti. Kentte çatışanların 1990'lı yılların Hizbullah hareketinden doğan Hür Dava Partisi'nin destekçileri ve PKK'lılar arasında çıktığına dair haberlere, Hüda Par tepki gösteriyor. 'Çatışma değil, saldırı oldu' diyen Hüda Par Diyarbakır İl Başkanı Şeyhmus Tanrıkulu karşılık verenlerin ise 'meşru müdafaa hakkı kullanan, parti ve dernek üyeleri olduğunu' söyledi.Çağıl Kasapoğlu 'nun BBC Türkçe'de yer alan röportajına göre, Şeyhmus Tanrıkulu, çözüm sürecinin yerel seçimler öncesinde bittiğini ifade etti.BBC Türkçe'de yer alan röportaj şöyleDiyarbakır’da Kobanê eylemleri nasıl şiddete dönüştü? Karşı karşıya gelenler kimdi?Olaylar (Halkların Demokratik Partisi) HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş'ın Kobanê meselesini bahane ederek halkı, kendi tabanını sokağa çağırmasıyla başladı. Sokağa çıkanlar aklı selim değil, aksine çapulcu, çete, etrafı yağmalayan, talan eden, hak hukuk tanımayan kişiler. Sokak eylemleriyle halkımızın canına malına kast etmeye, talan etmeye başladılar. Öldürdüler, yaktılar, yıktılar. Fakat sokağa çıkanların hiçbir şekilde Kobanê’yle alakaları olmadığı gibi, yapmış oldukları bu eylemler ile tamamen Hüda Par’ı, il ve ilçe teşkilatlarını, İslami sivil toplum kuruluşlarını ve camileri hedef aldılar.Ama karşılıklı bir çatışma olmuş, tek taraflı bir saldırı olmadığı görülüyorÇatışma iki taraf arasında olur. Eğer Hüda Par'ı kastediyorsanız, Hüda Par hiçbir şekilde çatışma içinde olmadı. Hüda Par saldırıya uğrayan taraftır. Burada bir çatışma değil, bir saldırı söz konusudur. Biz bu olayların başladığı andan itibaren il ve ilçe teşkilatlarını korumaya aldık. Gelen saldırıları da kışkırtmak adına taşlı sopalı karşılıklı bir şey oldu. Ama buradan gidip başkasının dükkanına parti il, ilçe teşkilatına saldırı olmadı. Çatışma sözcüğü medyada yer ediniyor ama bu kesinlikle yalan, uydurma, aslı astarı olmayan bir şey.O zaman sokaklara çıkanlara karşılık verenler kimler?Örneğin, 7 Ekim'de bizim il başkanlığımıza altı-yedi sefer taşlı sopalı ve ağır silahların kullanıldığı saldırılar oldu. Bizim üyelerimiz de onlara taş ve sopalarla karşılık verdi. Parti binamıza yaklaşamadılar. Diyarbakır’da Köy Der, Cami Der, Kuran kursu ve İslami sivil toplum kuruluşlarını çok yoğun şekilde kuşatmaya aldılar, kundakladılar, yaktılar. Orada bulunan üyeler kendilerini savunmaya çalıştılar ama savunamadılar. Kardeşlerimizi linç ettiler, boğazları kesildi. Kurban dağıtıyorlardı, simalarından tanıyorlardı. (fotoğrafları gösteriyor) Myanmar'da Müslümanların katledildiği görüntüler var, bunlar onlardan çok daha kötü. Kobanê'deki Kürt halkının hakkını aramak için Kürtlere yaptıkları budur.Bundan sonra yakınlarını kaybeden Hüda Par destekçileri ile saldırıya uğrayan derneklerin (Cami Der, Köy Der) üyeleri ne yapacak? Silahlanacaklar mı?Bu onların bileceği iş. Biz üye ve gönüllülerimize, evlerinde ve il teşkilatlarında oturmalarını söyledik.Peki özellikle 'silahlanmayın' uyarısı, çağrısı yaptınız mı?Biz 'silahlanmalarını' değil, yapılan bu saldırılar karşısında, genç, yaşlı, kadın, erkek ayrım yapmaksızın üyelerimize, meşru müdafaalarını yapmaları tavsiye ettik.Meşru müdafaa silahla mı olur?Silahla demiyorum... Meşru müdafaa meşru savunma araçlarıyla olur. Silah varsa silahla, taş varsa taşla, Twitter kullanıyorsanız Twitter'la, artık o size kalmış. Sonuç olarak bir insanın temel hakkıdır meşru müdafaa. Bunu neden söyledik, çünkü güvenlik güçlerini görevlerini yapmıyorlar. Üyelerimiz burada olmasaydı bu bina da kül olmuştur.Sizce güvenlik güçlerinin geride durmasının sebebi ne?Bu olaylar paralel operasyonlardan önce olsaydı, bazıları 'paralel yapının' bu tür olayların büyümesini isteyen kişiler olabileceğini söylerdi. 17-25 Aralık'tan bu yana 'paralel yapının' etkisi kırıldı. Ama etkinin kırılmasından sonra ya korktuklarından, ya da kendi canlarının güvenliği olmadığından dolayı olabilir. Bu zamana kadar Hür Dava Partisi bir karşılık vermedi, burada bir çatışma çıksın amacında olanlar olabilir. Geçen gün Diyarbakır İl Valisi bir konuşmasında PKK ve Hüda Par arasındaki 'çatışma' ifadesini kullandı. Ama 'çatışma' ifadesi bir yalan ve bir iftiradır.Sokağa çıkılma sebebi Kobanê'ye destek, Türkiye'nin politikasına ve IŞİD'e tepki. Hüda Par da hedef alınıyor diyorsunuz. Bu durumda IŞİD ve Hüda Par arasında bir bağ varmış gibi bir algı doğuyor. Doğru bir algı bu mu?(Demokratik Toplum Kongresi Eş Başkanı) Hatip Dicle bile 'Hüda Par'ın IŞİD'le hiçbir alakası olmadığını biliyoruz' diye açıklama yaptı. Biz IŞİD'le herhangi bir bağımız olmadığını yazılı ve görsel basında dile getirdik. Fakat PKK, karşısındaki gücü yok etmek için, günah keçisi olarak seçmiş olduğu, halk tarafından da kötü bilindiği için, muhaliflerini 'IŞİD destekçisi' gibi göstererek meşru olmayan, bu vahşi saldırılarına bir kılıf uydurmaya çalışıyor.Hüda Par'ın IŞİD'e karşı sert bir söylemi olacak mı? IŞİD'e karşı tavrınız nedir?Kimden gelirse gelsin Hristiyanlık, Yahudilik veya İslam fark etmiyor, din adına yapılan her türlü şiddeti, zulmü, terörü ve yine etnik olarak da yapılan her türlü şiddeti kınıyoruz. IŞİD'in yaptığı bazı zulümleri dile getirenler, Kürdistan bölgesinde IŞİD'den daha açık bir şekilde belki de IŞİD'in bugüne kadar yapmadığı katliamları yapmışlardır.Bu ifadeniz, işkenceleri, zulümleri Emrullah İşler'in de eleştirilen mesajları gibi kıyaslamak olmuyor mu? (Eski Başbakan Yardımcısı ve AKP Ankara Milletvekili Emrullah İşler Twitter hesabından eylemlerle ilgili 'Kafası taşla ezilerek öldürülen gencin suçu neydi? Bunu yapanların eline IŞİD su dökemez. IŞİD öldürüyor ama işkence bari yapmıyor' mesajı paylaşmış, daha sonra gelen tepkiler üzerine bu mesajı silmişti.)IŞİD bugüne kadar insanları dördüncü kattan aşağıya atmadı, boğazlarını kesip arabayla üzerlerinden geçip işkence yapmadı. Sözde sen IŞİD’in zulmünü eleştireceksin, ama bu vahşeti uygulayacaksın. Bu kabul edilir bir şey değildir. Bu sizin meşru isteklerinizde haksız olduğunuzu gösteriyor.Peki bu şiddet nasıl son bulacak?Bu şiddeti savuranlar, bu insanları sokağa çıkaranlar, failleri belli. Selahattin Demirtaş, bu yapılan vahşetten dolayı halktan özür dilemelidir, bu çeteleri de sokaktan kendileri çekmelidir.Sizce AKP hükümeti ne yapmalı?Biz yıllardır AKP hükümetinin, bu çözüm süreci adı altında özellikle bu bölgede güvenlik zafiyeti oluşturduğunu, bölgeyi tamamen PKK'ya terk ettiğini görüyoruz. Bu saldırılar üç günlük saldırılar. Biz Hüda Par olarak iki yılı dolduruyoruz, bu süre içinde 100'e yakın saldırıya uğradık. Bunların hiçbir faali yakalanmadı. Yakalanmaması nedeniyle, bu saldırıların birinci suçlusu bu failleri yakalamayan devlet ve AKP'dir. İkincisi de bu saldırıları kınamayan, lanetlemeyen BDP'dir (Barış ve Demokrasi Partisi/Yeni adıyla Demokratik Bölgeler Partisi-DBP), bu saldırıların hiçbirini ne KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği), ne HDP, ne de BDP kınadı. Böyle bir zihniyete sahip insanlar barışın neresinde duruyor?Çözüm süreci bu durumda sonuçsuz mu kalıyor?Çözüm süreci diye bir şey yok. Yerel seçimlerin öncesinde bitti. Kimse detaylarını da bilmiyor, açıklama da yapılmıyor. Kürt halkına yönelik herhangi bir iyileşmeden bahsedilmiyor. Ana dilde eğitimden, Kemalist sistemin Kürt halkına yapmış olduğu zulümden bahsedilmiyor. Anayasadaki ırkçılığa, eşit vatandaşlığa yönelik bir şey yok. PKK silah bıraktı tamam ama Kürt Sorunu ayrı bir sorundur, PKK sorunu ayrı bir sorun. Bugün PKK’nın silah bırakması sorun çözmüyor. Maalesef devlet, AK Parti büyük bir güvenlik boşluğu oluşturdu.T24
Bursa'da Kobanê Eylemlerine 6 Tutuklama
Bursa'da yasadışı gösteri düzenlemek ve MOBESE'lere zarar vermek suçlamalarıyla gözaltına alınan 17 kişiden 6'sı tutuklandı.Bursa’da IŞİD saldırısı altında bulunan Kobanê’ye destek vermek amacıyla izinsiz gösteri düzenledikleri ve MOBESE’lere zarar verdikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 17 kişiden 6’sı tutuklandı.Bursa Emniyet Müdürlüğü, 9 ve 10 Ekim'de kentte meydana gelen olaylarla ilgili gerekli önlemlerin alınması sonucu olayların fazla büyümeden önlendiği bildirdi.DHA’da yer alan habere göre, olaylara karışan kişilerin tespit ve yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü ifade edilen açıklamada, Terörle Mücadele ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan operasyonlarda, yasadışı sokak eylemlerine katılan ve Mobese kameraları ile çevreye zarar verdikleri belirlenen 17 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.Emniyet Müdürlüğü, gözaltına alınan şüpheliler ve şüphe üzerine durdurularak arama yapılan bir araçta, 4 av tüfeği fişeği, 3 molotof kokteyli, 1 eldiven, 4 plastik boru ve ahşap sopa, 5 litrelik boş benzin bidonu bulunduğunu bildirdi.Açıklamada, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6'sının 'Terör örgütü propoandası yapmak ve patlayıcı madde bulundurmak' suçlarından tutuklandığı kaydedildi.T24
Reklam
Ünlü Aktrist Melanie Griffith ve 1970'li Yıllarda Beslediği Evcil Aslanı 'Neil'
Melanie Griffith ergenliğe yeni girdiği yıllarda, aktrist annesi Tippi Hedren ve yönetmen olan üvey babası Noel Marshall ile birlikte Afrika safarisine katılmış. Safariden çok etkilenen aile dönüşte aslanlarla ilgili bir film yapmaya karar vermiş. Aslanlarla ilgili bilgi almak için danıştıkları bir aslan terbiyecisi, aslanları tanımanın en iyi yolunun 'onlarla birlikte yaşamak' olduğunu söylemiş. Bu tavsiyeden sonra evde yaşamaya başlayan 'Neil' ve tüm ailenin muhteşem fotoğrafları sizlerle...
Beyaz Saray'ın Sitesinde YPG'ye Silah Yardımı Kampanyası
Beyaz Saray'ın internet sitesinde, YPG'ye resmi olarak silah yardımı yapılması için imza kampanyası başlatıldı. Kampanyanın ise resmi bir bağlayıcılığı bulunmuyor.Beyaz Saray resmi internet sitesinin ‘petitions’ (dilekçeler) bölümünde açılan bir başlıkta ABD yönetimine YPG’ye ‘iyi silahlar’ sağlaması talebinde bulunuldu. YPG’nin Suriye ’de Kürtlerin yaşadığı bölgeleri ve Kobani’yi savunan yegane grup olduğunun belirtildiği dilekçede, “Batılı ülkelerce yapılan hava saldırısının IŞİD’i durdurmaya yetmediği biliniyor. IŞİD’in insanlık için bir tehdit olduğu ortada.” ifadesine yer verildi.Dilekçede YPG’nin ağır silahlara sahip IŞİD’i durduramayacağı belirtilerek, “Daha iyi ve modern silahlar ile YPG IŞİD’in Kobani’yi kontrol etme amacını etkili bir şekilde durduracaktır.” ifadesi kullanıldı.İmza kampanyasının başarılı olması için 100 bin barajını aşması gerekiyor. 7 Kasım tarihinde süresi dolacak kampanya şuana dek 13bin 500 kişi tarafından imzalandı. ABD’de dileyen herkes, Beyaz Saray’ın resmi internet adresin üzerinden imza kampanyası başlatabiliyor. Gerekli 100 bin imzanın toplanması halinde konu hakkında Beyaz Saray yönetimince bir cevap yayınlanıyor. İmza kampanyasının resmi bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Cihan
Reklam
AB'den Kobani İçin 3.9 Milyon Euro
Avrupa Komisyonu İnsani Yardımdan Sorumlu Komiseri Kristalina Georgieva, Kobani'den göç etmek zorunda kalanlar için 3.9 milyon Euro yardım yapacaklarını açıkladı.Avrupa Komisyonu, IŞİD saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan Kobanililer için insani yardım organizasyonlarına 3.9 milyon euro vereceğini açıkladı.Avrupa Komisyonu İnsani Yardımdan Sorumlu Komiseri Kristalina Georgieva yaptığı yazılı açıklamada, 'Kobani'deki yoğun çatışmalardan dolayı 180 bini aşkın kişi Türkiye 'ye göç etti' dedi.Georgieva, 'Acil bir şekilde ihtiyaç duyulduğu hissedilen bu fonlar, alanda yoğun mülteci akışını idare eden insani organizasyonlara yöneliktir' derken, 3.9 milyon euronun özellikle su, barınma ve sağlık ihtiyaçları ile sağlık ve beslenme tesisleri için kullanılacağını kaydetti.Bu yardımın Avrupa Komisyonu'nun 2014 yılı için Suriye 'deki insani yardıma ayırdığı 150 milyon euro kapsamında olduğu kaydedildi.
Adrien Rabiot'u İsteyen Roma Salih'i Kiralayabilir
Corriere dello Sport, Paris Saint-GermainParedes'i başka takıma kiralayabileceğini yazdı.İtalyan spor gazetesi Corriere dello Sport, Paris Saint-Germain'de (PSG), Adrien Rabiot ile ilgilenen Roma'nın, Salih Uçan ya da Leandro Paredes'i başka takıma kiralayabileceğini yazdı.Gazetede yer alan haberde, Roma Sportif Direktörü Walter Sabatini'nin ocak ayı ara transfer döneminde sarı-kırmızılıların kadrosuna 19 yaşındaki Adrien Rabiot'yu katmaya çalıştığı kaydedildi.Roma'nın bu transfer için PSG'ye 10 milyon avronun yanı sıra Boşnak oyuncu Miralem Pjanic ve Hollandalı Kevin Strootman için öncelikli satın alma hakkı önerdiği ifade edildi. Sabatini'nin, mevcut kadroda Daniele De Rossi, Radja Nainggolan, Seidou Keita, Miralem Pjanic ve Kevin Strootman'ın yer aldığı orta alanı Rabiot ile daha da güçlendirmek istediği belirtildi.Haberde ayrıca Rabiot'nun, ocak ayındaki ara transfer döneminde sarı-kırmızılılara gelmesi durumunda, milli futbolcu Salih Uçan ve Arjantinli Leandro Paredes için kiralama seçeneklerinin gündeme gelebileceği yazıldı.'Uçan ya da daha büyük olasılıkla Paredes kiralık gidebilir' denilen haberde, Roma Teknik Direktörü Rudi Garcia'nın, ocak ayından sezon sonuna kadar olan uzun maç maratonunda, orta alan için elindeki 7-8 oyuncuyu kullanmanın bir yolunu bulması gerektiği ifadeleri de yer aldı.Bir diğer spor gazetesi La Gazzetta dello Sport'un dünkü haberinde ise Rabiot'nun gelmesi durumunda Salih Uçan'ın Serie A takımlarından Cagliari'ye kiralanabileceği yazıldı.eurosport
Reklam
Beşiktaş'tan Kombine Açıklaması
Beşiktaş Kulübü, Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda Sivasspor ile oynanacak Spor Toto Süper Lig 6. hafta maçı için bilet alan kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine ücretlerini iade edecek.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, futbol takımının lider olduğu bu ortamda, zemin sorunu nedeniyle puan kaybı yaşamamak için Sivasspor mücadelesinin Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacağı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:'Vodafone Arena'dan kombine, loca ve VIP koltuk alan taraftarlarımızın desteğini takdir ediyoruz, ayrıca yönetim kurulumuz da bu destek sebebiyle, stadımız açılana kadar Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki maçlarımızı ücretsiz olarak kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine açmıştır. Ancak, 2014-15 futbol sezonundaki iç saha maçlarımıza taraftarlarımızın ilgisinin düşük olması da bizleri üzmektedir.'Ankara'daki karşılaşmada stadın taraftarlarca tamamen doldurulmasının arzulandığı belirtilen açıklama, şöyle devam etti:'Birçok kombine, loca ve VIP koltuk sahibinin İstanbul dışındaki bu maça gelemeyeceği ihtimaline karşı, onlar için ayrılacak koltukların boş kalmaması ve takımımızın tribün desteğinden mahrum olmaması için bilet satışlarına karar verilmiştir. Fedakar Beşiktaşlıların bu kararımızı anlayışla karşılayacaklarına inanıyoruz.'Kombine, loca ve VIP koltuk sahiplerine yönelik yapılan açıklamada, 'Vodafone Arena kombine, loca ve VIP koltuk sahibi fedakar Beşiktaşlıların maddi olarak zarar görmemeleri için, Beşiktaş-Sivasspor maçına bilet almaları, biletlerini başka birisine aktarma yapmadan bizzat kendileri maça gelmeleri durumunda ödedikleri bilet ücreti, Passolig kartlarına iade edilecektir' denildi.Bu kararın Ankara ve çevre illerdeki Beşiktaşlıların maç atmosferi yaratması ve güç birliğinin tribüne yansıması amacıyla alındığı, kombine, loca ve VIP koltuk sahibi taraftarların bu durumlu anlayışla karşılayacaklarına inanıldığı ifade edildi.eurosport
Kobani'ye Yeni Hava Saldırısı
Halep'e bağlı Kobani'deki (Ayn el Arap) terör örgütü IŞİD ile bazı Kürt gruplar arasında çatışmalar devam ediyor.Kobani'nin doğu kesimindeki bazı mahallerin kontrolünü ele geçiren IŞİD güçleri, ilçenin batı kısmına havan attığı gözlendi. Sokak çatışmalarının yaşandığı bölgede zaman zaman patlama sesleri duyuluyor. Kobani'den yükselen duman Suriye sınırındaki Suruç ilçesinden de görülüyor.Bu arada ABD öncülüğündeki koalisyon güçleri, IŞİD hedeflerine yeni bir hava saldırısı düzenledi. Saldırılarda, terör örgütüne ait zırhlı araç ve mevzilerin hedef alındığı öğrenildi.Güvenlik güçleri ise vatandaşları sınıra yaklaşmamaları konusunda uyarıyor.Muhabir: Mehmet Akif Parlak-Ömer Ürer | AA
Her Biri Birbirinden İlginç 20 Amerikan Eyalet Yasası
Bildiğiniz gibi kurallar vatandaşları korusun diye konulur.Şimdi sizlere vereceğim örneklerde bu basit beklentiyi bir kenara atıp bu kuralların hangi kafa ile senatodan geçtiğini merak edeceksiniz.O kadar çok abzürt yasa var ki.Sanki memurun birinin canı sıkılmış yapacağınız yasanın içine ederim demiş torba yasalar çıkarken içine benimde bir katkım olsun diyerekten trollenmiş yasalar var.Evet şimdi sizlere vereceğim örneklere ufaktan göz atın bakalım.Hangisi  bizim memlekette olsa işlemez yada hangisi bizim memlekete de lazım diyebileceğimiz yasalardır.
"Üç Beş Sokak Serserisine Boyun Eğecek Devlet Değiliz"
'Bunlar nasıl bir barbar terör örgütü olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu bilinçli olarak, Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar'Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Kobanê eylemlerine ilişkin olararak, 'Üç beş sokak serserisine boyun eğecek devlet değiliz, vandalların yaptığı şımarıklıkların hesabını soracağız' dedi. Erdoğan eylemlerle ilgili PKK'yı eleştirerek, 'Bunlar nasıl bir barbar terör örgütü olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu bilinçli olarak, Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar' diye konuştu.Erdoğan, Bayburt'ta toplu açılış töreninde konuştu.Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle12 yılda Bayburt'a çok önemli hizmetler yaptık. Hizmetin sonu yok. Ölene kadar, son nefesimizi verene kadar devam edeceğiz.2006 yılında Bayburt'u doğal gaz ile tanıştırdık.Bayburt ile daha yakından ilgileneceğim. Projeleri yakından takip edecek projeleri beraber bitireceğiz.Bayburt'u bölgenin parlayan yıldızı yapacağız.Sokakları ateşe veren yakan yıkan yağmalayan vandalların 81 vilayetimizi ve Bayburt'u da özellikle rahatsız ettiğini biliyorum.Türkiye cumhuriyeti devleti üç beş sokak serserisine boyun eğecek bir devlet değildir. Onlar yakarlar ama bedelini ağır öderler. Biz daha güzelini yaparız.Biz hangi ecdadın torunuyuz. Kesilen sakal daha gür biter diyen ecdadın torunuyuz. Ama kesilen kol yerine gelmez diyen ecdadın torunuyuz. Bu yağmacılara yaptıkları şımarıklığın hesabını sorarız.Komşularımız Irak ve Suriye'de son derece hassas gelişmeler yaşanırken içerde huzuru bozacak tahriklere kesinlikle müsade vermeyiz.Demokrasiden taviz vermeyiz hukukun dışına çıkılmasına asla göz yummayız. İnsan haklarına aykırı muameleye de göz yummayız. Ancak güvenliğin zaafiyete uğratılmasına da geçit vermeyiz. Güvenlik ve özgürlük dengesini en hassas şekilde muhafaza ederken şımarıklığa mahal vermeyiz.Devletimiz güvenlik birimlerimiz son derece fedakar biçimde suçlu ile masumu birbirinden ayırırken bu serserilere hesap soruyor ve sormaya da devam edecek.Bu hainlerin nerelere saldırdığına dikkatinizi çekerim. Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar. İnançlı kesime yani başörtülü sakallı Kürt kardeşlerimize saldırıyorlar.Alın teriyle ekmeğini kazanan esnafa saldırıyorlar. Okullara saldırıyorlar. Müzelere kütüphanelere kitaplara saldırıyorlar. Diyarbakır'da bir müzeye girdiler. 20 kitabı çalıp çok sayıda kitabı yaktılar. Siirt Halk Kütüphanesi'ne saldırıp kitapalrı yakıyorlar. Bunu daha önce Barbarlar yaptılar. Bağdat'ın İsfahan'ın İskenderiye'nin kitaplarını yaktılar. Bunu yapanlar aradan 1000 yıl da geçse Barbar diye anılıyorlar.Bunlar da nasıl bir barbar olduklarını dünyaya gösteriyorlar. Bunu çok bilinçli yapıyorlar. Kürtler okumasın cahil kalsın diye yapıyorlar.Yazıklar olsun diyorum. Bu barbar terör örgütüne yazıklar olsun diyorum. Bu barbar örgütün gölgesinde siyaset yapanlara da yazıklar olsun diyorum.Bedelini ağır ödeyecekler. Böyle bir hareketin benim Kürt kardeşlerimi götüreceği hiçbir huzurlu liman yoktur. Kürt kardeşlerimizi de bu barbarların elinden biz kurtaracağız.Neymiş Türkiye Kobani'ye yardım etsinmiş... Tezkereye hayır diyeceksin zalim Esed'e destek vereceksin Halep Hama Humus Musul yanarken susacaksın. 250 bin Suriye'deki kardeşimiz öldürülürken o zalim Esed'in bombalarıyla susacaksın, Kobani'den kaçanlara sahip çıkan Mehmetçik'e taş atacaksın. Sonra utanmadan sıkılmadan Türkiye Kobani'ye yardım etsin diyeceksin.200 bin Kobanili Kürtü misafir eden kim? Türkiye değil mi? Nasıl bunu söylersin. Böyle bir şımarıklık bakarkörlük olabilir mi? Sizin karşınızda Bakkal dükkanı değil Türkiye Cumhuriyeti var.T24
Reklam