Futbolda İzlanda Başarısının Sırrı
Euro 2016 Elemeleri'nde Türkiye ile aynı grupta bulunan İzlanda, grupta lider durumda. 325 bin nüfuslu ülke, son 10 yılda yaptığı çalışmaların meyvelerini topluyorEuro 2016 Avrupa Elemeleri'ne üçte üçle başlayan İzlanda Milli Takımı, A Grubu'nda lider durumda. İlk 3 maçında sırasıyla Türkiye, Letonya ve dünya devi Hollanda'yı yenerek grupta lider olan İzlanda, bu üç maçta 8 gol atıp hiç gol yemedi. Bu ilgi çekici skorlardan sonra dünyanın gözü bu küçük ada ülkesine çevrildi. FIFA'nın (Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği) dünya sıralamasında Türkiye'nin dört sıra üstünde 34'üncü sırada bulunan ada ülkesi, tarihinde hiç bir büyük turnuvaya katılamadı.Elemelere flaş bir giriş yapan küçük ada ülkesinin futboldaki bu göz kamaştıran başarı grafiği, yaklaşık 10 yıl önce başlayan yatırımlara dayanıyor. İzlanda bugün, on yıl önce karar verip uygulamaya koyduğu antrenör eğitimleri, altyapı ve tesisleşmedeki gelişimiyle gelecek yıllar için de umut veriyor.Nüfusu 325 bin olan İzlanda'nın, yaklaşık 25 bin vatandaşı futbolcu lisansı sahibi. Bu da ülkenin yüzde 13 'üne tekabül ediyor. Ülkenin nüfusunun bu kadar az olmasına rağmen gösterdiği performans ise göz dolduruyor. Her geçen yıl lisanslı futbolcu sayısının artması, beraberinde daha çok futbolcu ve daha çok yıldız çıkarıyor.Grönland ile Britanya adalarının arasında kalan ada ülkesinin en büyük sorunu ise hava koşulları. İzlanda'daki sıcaklık -35 derecelere varırken, ülkede en çok ilgi gören spor dalı olan futbolun bu sıcaklıkta oynanması çok güç oluyor. Bu nedenle İzlanda Futbol Federasyonu özellikle 2006'dan beri tesisleşmeye çok önem veriyor. 2006 yılından beri İzlanda Futbol Federasyonu ülkenin dört bir yanına kapalı spor salonları ve suni çim sahalar inşa ederek, hava koşullarının futbolu etkilemesini önlemeye çalışıyor.Hava koşulları nedeniyle dünyanın en kısa ligi olan İzlanda Ligi, Mayıs'ın ilk haftası başlayıp, Ekim'in ilk haftası sona eriyor. Şu anda 12 takımlı olan İzlanda Ligi, eskiden 10 takımlıydı ve Mayıs'ta başlayıp Eylül'de bitiyordu. Eylül'den Mart ayına kadar hiçbir ön sezon çalışması yapmayan futbolcular, 2006 yılından itibaren geliştirilen suni çim sahalar ve kapalı spor salonlarıyla birlikte artık çalışmalarını yapabiliyorlar. İzlanda Milli Takımı'nın şu anda en gözde futbolcusu olan Gyfli Sigurdsson , 2012 yılında New York Times 'a verdiği röpörtajda, “2006 yılından beri yapılan tesisleşmeyle birlikte bir sürü kapalı futbol sahasına sahip olduk. Bu sayede İzlandalı futbolcular karda oynamak yerine artık normal çimde oynayabiliyor. Bu da teknik anlamda futbolcuların gelişimine ve yıl boyu çimde oynayabilmelerini sağlıyor. Eskiden sadece 4-5 ay çimde oynayabiliyorduk” diyor.İzlanda futbolunun gelmiş geçmiş en iyi oyuncusu olarak gösterilen Eidur Gudjohnsen ise 2013 yılında The Guardian 'a verdiği röpörtajda tesislerin önemine şu sözlerde dikkat çekiyor: “Bu jenerasyon küçük yaşlarda kapalı futbol sahasıyla oynayabilen ilk jenerasyon. Bu nedenle teknik kapasiteleri oldukça yüksek. Eskiden 5-6 çim saha görebilirken şimdi 12 ay çim sahada çalışabiliyorlar”Kapalı sahaların yanı sıra son 10 yılda antrenör eğitimine yapılan yatırımlar da meyvelerini vermişe benziyor. İzlanda Futbol Federasyonu'nun 2000 yılında başlattığı “İyi oyuncu geliştirmek için iyi antrenörlere ihtiyaç vardır, iyi antrenörleri geliştirebilmek için ise iyi antrenörlük eğitimlerine” sloganıyla birlikte 2000 ile 2011 yılları arasında geliştirilen antrenörlük eğitimlerine toplam 4000 insanın başvurması ülkenin daha fazla futbolcu üretmesini sağlıyor. Bazı kuzey ülkelerinde olduğu gibi, İzlanda da çoklu teknik direktör tekniğini kullanıyor. İzlanda A Milli Takımı'nın başında bulunan Lars Lagerback ve Heimir Hallgrimsson , takımın bu noktalara gelmesindeki baş aktörler. Lars Lagerback hiçbir profesyonel futbolculuğu olmamasına rağmen başarılı olmuş ender teknik adamlardan biri.İzlanda'nın futboldaki bu yükselişi 2011 yılındaki U-21 Avrupa Şampiyonası'na dayanıyor. Altyapı eğitimlerinin geliştirilmesiyle birlikte, o şampiyonada gruptan çıkmayı başaran İzlanda, halihazırdaki A milli takımın da çekirdeğini oluşturuyor. Şu ana kadar hiçbir turnuvaya katılamayan İzlanda, 2014'te Brezilya'daki Dünya Kupası'na katılmak için ise Avrupa Elemeleri'nde gruptan çıkmayı 2'nci olarak başarmış fakat Play-Off'ta Hırvatistan'a elenerek son anda Brezilya'ya gidememişti. Euro 2016 elemelerine ise hızlı bir giriş yapan İzlanda, bu sefer şeytanın bacağını kıracakmış gibi gözüküyor.
Validebağ'da 'Araba Barikatı'na Polis Müdahalesi
Validebağ Korusu'nda iş makinelerini engellemek için park edilen araçlar trafik polisleri tarafından çekildi.Üsküdar Belediyesi'nin mahkeme kararına rağmen devam ettirdiği inşaat nedeniyle Validebağ Korusu'nda halk nöbeti sürüyor.Polis ablukası altında tutulan koruda, gece boyunca nöbet tutan halk, iş makinalerin çalışmalarını engellemek amacıyla park çevresine araçlar ile barikat oluşturmuştu. Bölgeye getirilen trafik polisleri, halk tarafından park edilen araçları çekmeye başladı. Etha
Reklam
Ankara Ostim'de Patlama
Ankara'da çok sayıda işyerinin bulunduğu Ostim'deki Özpetek Sanayi Sitesi'nde patlama meydana geldi. 3'ü ağır 5 kişi yaralandı.Ankara'da İvedik'te bulunan organize sanayi bölgesinde 'Buzbuz' isimli kuru buz üreten işyerinde saat 12.20'de patlama oldu. Ankara valiliği karbondioksit yüklü tankerden boşaltma yapıldığı sırada, gaz boşaltma hortumunun basınçtan dolayı patladığını açıkladı. Valiliğin verdiği bilgiye göre 3'ü ağır 5 kişi yaralandı.Çevre iş yerlerindeki 8 kişi de gazdan etkilendi.Olay yerinde incelemelerde bulunan CHP milletvekili Veli Ağbaba 'İhmal nedeniyle gazın yayılması sözkonusu. Umarım ölen olmaz, bu kadar hasarla atlatılır.' dedi.3 yıl önce 20 kişi hayatını kaybettiOSTİM'de 3 Şubat 2011'de oksijen tüplerinden kaynaklı iki ayrı patlamada 20 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Olayda sorumluluğu bulunan 9 kişi hakkında açılan dava henüz sonuçlanmadı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İçinde Tron Filminden Malzemeler Olan Muhteşem Dans Gösterisi
Fransız dans topluluğu Light Balance ilginç dans şovlarıyla adlarından söz ettirecek gibi…Üzerlerindeki led ışıklı kıyafetlerle dans severlere bir ışık şöleni sunan Light Balance grubu İngiliz TV yarışması “Britain’s Got Talent 2014″ünde galibi aynı zamanda…Tron filmindeki neonlu kıyafetleri anımsatan dansçı kostümleri ise inanılmaz…
Reklam
Facebook'un "Rooms" Adlı Uygulaması Çalıntı Çıktı
Birkaç gün önce size Facebook’un “Rooms” isimli uygulamasını anlatmıştık. Bu uygulama, kendinize özel bir Nickname alarak çeşitli odalar kurma ve bu odalara istediğiniz kriterlere uygun kişileri davet edebileceğiniz özellikleri bünyesinde barındırıyordu. Fakat Facebook’un bu projesi, aynı isim ve projeyle farklı bir firma tarafından önceden yapılmış.Room Inc.’nin ortağı ve CTO’su olan Damien Rottemberg, “Facebook gibi bir firma, nasıl oluyor da hem isim olarak hem de uygulamanın içeriği olarak ürettiğimiz bir projeyi piyasaya çıkarır, doğrusu anlayamadık. Biz böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğiz: Hem kendimiz hem de fikirleri çalınan fikir ve vizyon sahibi girişimciler adına” dedi.Bu, Facebook’un ilk vukuatı değil. Daha önce “Paper” isimli bir uygulama çıkarmışlardı, fakat aynı isimde bu uygulamaya sahip olan FiftyThree de durumdan oldukça rahatsız olmuştu. (Bana kalırsa Facebook,Google gibi imajını zedeleyecek işlere karışmadan, projeleri başka firmalar tarafından yapılmışsa, direkt satın alma yoluna gitmeli. Hem ismi hem de içeriği aynı olacak? Biraz garip geldi bana)Aşağıdaki görselde, sol tarafta Facebook'un Rooms uygulaması, sağ tarafta ise Room Inc'nin uygulaması karşılaştırılmış.
Sony PlayStation 4 Hacklendi
Sony’nin yeni nesil oyun konsolu PlayStation 4 çıkış tarihinin üzerinden 1 sene geçmeden hacker’lara yenik düştü.PlayStation 4 ’te, PS Vita’ daki gibi bir webkit açığı bulan internet korsanları, cihazın hacklenebileceğini de bir anlamda ispatlamış oldular. Bu açık şuan sadece 1.76 firmware olan cihazlarda mevcut. Bu açıktan yola çıkarak hackerların herhangi bir yere varmaları şimdilik zor gibi görünmekte. Hackerlar daha önceki senelerde PS Vita ’da açık bulmuş fakat bir sonuç elde edememişti.Oyun korsanlarının Sony PlayStation 3 ‘ü kırmak için yıllarca süren çabaları boşa çıkmamıştı. Sony PlayStation 3 satışından yıllar sonra korsanların elinden kurtulamadı. PlayStation 3 kopya oyun oynamaya elverişli bir hale gelmişti. Öte yandan PlayStation 3 ‘ün kırılmasından sonra Sony PlayStation 4’ü satışa çıkararak pazar payını korudu. Oyun üretici şirketlerin finansal yapısına da zarar gelmesini engellemiş oldu.
Reklam
Reklam
"Ya Boşverin, Allah'a Havale Ediyorum"
Teknik Direktör İsmail Kartal, G.Birliği maçındaki tribün protestoları ile ilgili çarpıcı ifadeler kullandı.Karşılaşma sonrası düzenlediği basın toplantısının ardından gazetecilerle bir süre sohbet eden Kartal, “Ben bunlarla yatıp kalkıyorum. Biliyoruz, görüyoruz. Bunları yaşıyorum, neyin ne olacağını biliyorum. Moussa Sow çıktı diye niye tepki gösterildi. Emenike girdi, maçı çevirdi. Penaltı yaptırdı, maçı kazandırdı. Ne olacak şimdi? Yanlış şeyler bunlar. Böyle olmamalı” diye konuştu.Kartal, “Size karşı bir önyargı mı var?” sorusuna ise “Evet bir önyargı var. Ya boşverin, Allah’a havale ediyorum” karşılığını verdi.Fenerbahçe’nin hocası, “Biz 24 kişiyiz, bu takımda herkes oynayabilir. Takım üzerinde çok büyük bir şanssızlık da var. İyi oynuyoruz, ya oyuncumuz sakatlanıyor, ya kırmızı kart görüyor, ya da pozisyonları değerlendiremiyoruz. Bu maçta da öne geçtikten sonra Emenike’yi oyuna alacağız, gol yiyoruz. 2-0’ı bulsak rahatlayacağız ama inanılmaz bir şanssızlık var üzerimizde. Bu takım tepkileri hak etmiyor, bu protestoları hak etmiyor” dedi.İsmail Kartal galibiyet sonrası oyuncuların kendisine koşmasını ise “O sarılma futbolcuların ‘biz buradayız’ mesajıydı. ‘Biz çalışıyoruz’ mesajıydı” şeklinde yorumladı.Beşiktaş mesaisiSarı-lacivertli ekipte Beşiktaş hazırlıkları bugün başlıyor. Bir günlük iznin ardından futbolcular sabah tesislerde toplanacak ve tam gün mesaiye devam edecek. Akşam 18.00’de yapılacak çalışma sonrası futbolcular evlerine dağılacak.Eurosport 
Emrah Serbes Kamyon Dergi'de Yazdı: Hüzünlü Piç
İşler iyi de gitse kötü de gitse her zaman yanımda olan biri var. Beraber büyüdük onunla. Aynı okullara gittik. Aynı teneffüsleri bekledik. El ele tutuştuk karşıdan karşıya geçerken. Hâlâ birbirimizi kollarız yaya geçitlerinde. Sabah kalkarım başımda bekler. Yüzünde sanki başka bir dünyadan gelmiş gibi duran acayip tebessümüyle. Bence hiç çıkma o yataktan der, dışarıda berbat bir hava var. Pazardan dönen sinirli teyzeler var. Havada uçuşan serseri kurşunlar var. Ayrıca bütün şoförler yerli yersiz kornaya basıyor.Arkadaşlarla otururken gelir bazen. Bir parça uzakta durur. Benden başka seveni yok çünkü. Biz güldükçe kollarını kavuşturup küskün bakar. Büyük bir bilmişlikle de vardır o bakışlarında. Yine bana kalacaksın nasılsa der gibi başını sallar.Kuyrukta beklerken muhabbet ederiz genellikle. Kuyrukta beklemekten zevk alan tek insan diyebilirim. En son Üsküdar’da iki kilometrelik bir iftar çadırı kuyruğunda gördüm onu. Oruç tutmamasına rağmen.Kaleciye geri pasın serbest olduğu zamanlardan beri maça gidiyoruz beraber. Gelme, uğursuzsun diyorum, gene de geliyor. Kaç sefer yakaladım gol yediğimizde çaktırmadan sevindiğini. Takım tutmuyorum diyor ama biliyorum kimle oynasak onları tutuyor. Felaketlerden zevk alan bir mizacın mı var diye sormuştum bir seferinde. Gerçeklere tahammül edebilecek gücüm var demişti.Onunla ortak bir şeyler yapmanın da imkânı yok. Ben film seyretmek istiyorum o eski fotoğraflara bakmak istiyor. Sürekli eski günlükleri karıştırıyor. Tam bir şimdiki zaman düşmanı. On beş dakika öncesini bile özlüyor.Omzumun üstünden bakıyor yazarken. Dudak büküyor. Berbat bir yazarsın diyor. Neden diyorum. Maziye saygın yok diyor. İstikbalden haberin yok. Ayrıca üslubun berbat. On beş yaşında bir kızın anlayabileceği kadar bayağısın. Hiç Proust okumadın mı Allah aşkına? Ya ciddi bir şeyler yaz artık ya da bırak bu işleri bir kuruyemişçi açalım.Ne zaman berbat bir birahanenin önünden geçsek koluma giriyor, gel şurada oturalım diye ısrar ediyor. İstemiyorum, işim gücüm var diyorum ama dinlemiyor, kolumdan çekiyor. Paldır küldür giriyoruz içeri, iki bira söylüyorum mecburen. Ben içmeyeyim sağ ol diyor. İçmeyeceksen niye getirdin beni buraya diyorum. Lütfen garsonun önünde tartışmayalım diyor. Kafayı bulunca cep telefonumu elimden alıyor, kimseyi arama böyle güzel diyor. Nefret ediyorum yalnız ve sarhoş olmaktan. Hiç kimse yalnızken tam anlamıyla sarhoş olamaz, şahit gerekir sarhoşluk için. O zaman gel onu arayalım diyor. Benim hiç gururum yok mu, nasıl istersin böyle bir şeyi benden diyorum. Seni sevmeyen birini sarhoşken arayamazsın. Seni sevmeyen birini gece yarısından sonra arayamazsın. Seni sevmeyen birini öğleden sonra bile arayamazsın. Belki akşamüstü mesaj çekersin. Olsun yine de arayalım diye tutturuyor. Olmaz diyorum. Herkesin içinde çocuk gibi ağlamaya başlıyor. Ağzını kapatıyorum. Elimi ısırıyor. Şişeyle vuruyorum kafasına o zaman. Küsüp gidiyor. Birkaç gün gözükmüyor ortalıkta. Sonra ansızın çıkıp geliyor yine, hiçbir şey olmamış gibi sarılıyoruz.Neredeydin diyorum nasılsın iyi misin? Seni özledim diyor. Kalbini kırdıysam özür dilerim kardeşim diyorum. Önemli değil diyor, zaten kalbini İkea’dan almış, söküp takabiliyormuş. Ayrıca yalanlara inanmaya ihtiyacı varmış. Bütün çaresiz insanlar gibi. Bütün hasta yakınları gibi. Dağılan bir okul gibi.Hüzünlü piç diyorum ona ismini bilmediğimden. O da bana acemi piç diyor. Yok dünyadan haberin. Bir fabrika paydos ederken ortalığa çöken hüznü bilmiyorsun. Bilmiyorsun suya bırakılmış kâğıttan kayıkların gerçek anlamını. Rüzgârda uçuşan torbaları. Moloz dökülmüş arsaları. Bu hızla ölmeye devam edersek bütün dünya mezarlık olacak. Ama sen hâlâ ölümü kişisel bir şey olarak algılıyorsun. Herkes uzmanı olduğu konunun zalimi olmuş. Ben de mi diye soruyorum. Sen de diyor. Ama üzülme. Hiçbir şey bırakmayacağız arkamızda. Çekip giderken sırtımıza saplanacak bir çift göz olmayacak. Enkazımızı toplayıp öyle gideceğiz. Asgari centilmenlik toz olmayı bilmeyi gerektirir.Acılarımız da birbirine benziyor artık. Birbirine benzeyen parmaklar gibi ama. Her birinin eşsiz bir izi var. Bazen gözlerim doluyor karanlıkta. Ama fısır fısır konuşmaya başlıyor yine kulağımın dibinde, hiç susmuyor, ağlamama asla müsaade etmiyor. Her şey affedildi diyor, hiç ayrılmayacağız diyor. Keşke kadın olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca. Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyor o da bana. Söylediği her şeye inanıyorum o zaman. Gözlerimi kapatıyorum her yer bembeyaz oluyor. Yine el ele tutuşuyoruz iki çocuk gibi. Sessizce söz veriyoruz birbirimize. Sessizce verilen sözlere kim inanmaz.Emrah SerbesTwitter: https://twitter.com/KamyonDergiFacebook: https://www.facebook.com/KamyonDergiE-mail: kamyondergi@gmail.comWeb: http://kamyon.co/
Radikal Gazetesi Elif İnce'yi İşten Çıkardı
Radikal gazetesi muhabiri Elif İnce'yi işten çıkardı.Birçok başarılı kent haberine imza atan İnce, Gezi Parkı direnişine neden olan Topçu Kışlası Projesi'ni 'Gezi Parkı Buz Kesti' manşetiyle gündeme taşımıştı.Brown Üniversitesi ve Columbia Üniversitesi Gazetecilik Yüksek Okulu mezunu İnce, 2010'dan beri Radikal gazetesinde çalışıyordu.İnce kent haberleri nedeniyle 'Mimarlar Odası Oktay Ekinci Basın Ödülü', Şehir Plancılar Odası 'Kent Planlama Basın Ödülü', Behzat Miser anısına verilen Kent Haberi Ödülü (İdris Emen ile birlikte), 'IV. Halkın Hakları Basın, Sanat ve Dayanışma Ödülü' ödüllerini almıştı.İnce, kentsel dönüşüm altındaki Ayvansaray'da çekim yaparken şirket yetkilileri tarafından tartaklanmıştı.Radikal gazetesi yazılı basına veda ettikten sonra birçok muhabiri ve köşe yazarını işten çıkarmıştı.Bianet
Reklam