37 İlde ‘Risk’ Belirlendi
1 milyon 58 bin kişinin yaşadığı 153.359’u konut olmak üzere toplam 177.632 bağımsız birimi barındıran 49.846 yapıya ‘riskli’ teşhisi konulduDüşük standartlı olarak tanımlanan kentsel alanların ekonomik, sosyal ve fiziki dezavantajlarının azaltılması gerekçesiyle yasası çıkarılan ve uygulamaya sokulan “Kentsel Dönüşüm” programı çerçevesinde , alan bazında, 2014 yılı Ekim ayı itibarıyla 37 ilde 148 farklı alanda 1.058.172 kişinin yaşadığı 170.728 yapıyı içeren 6.939 hektar alan, “riskli alan” olarak ilan edildi.İcraat..“Afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, sağlıklı ve güvenli yaşam çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair temel usul ve esasları belirleyen” 6306 sayılı Kanun çerçevesinde yürütülen Kentsel Dönüşüm ile ilgili icraatın diğer boyutları ise şöyle:Yapı bazında ise 53 üniversite, 1 kamu kurumu, 11 kamu ortaklı şirket, 1 sivil toplum kuruluşu, 353 tüzel kişi, 272 yapı denetim kuruluşu ve 46 yapı laboratuvarı olmak üzere toplam 737 kurum ve kuruluş riskli yapıları tespit etmek üzere lisanslandırıldı.Bu kuruluşlarca 153.359’u konut olmak üzere toplam 177.632 bağımsız birimi barındıran 49.846 yapının riskli olduğu saptandı.14 ilde 42.632 hektar büyüklüğünde 36 ayrı bölge rezerv yapı alanı olarak saptandı.9 83,1 milyon TL kaynakDönüşüm uygulamaları için başta belediyelere aktarılan kaynaklar olmak üzere uygulayıcı kuruluşlara kira yardımları, proje giderleri, protokol bedelleri, hizmet alım işleri, kamulaştırma ve yıkım giderleri için yaklaşık 983,1 milyon TL kaynak tahsis edildi.Kanun kapsamında, bakanlık ve mahalli idarelerce yürütülen dönüşüm uygulamaları için toplam 466,3 milyon TL kaynak aktarıldı, ödemesi yapılan faiz desteği ise 2,5 milyon TL’ye yaklaştı.“Kentsel Dönüşüm” programı, görünürde olumlu ve zorunlu bir gerekçeye dayandırılsa da pratiği ile arkasında başka niyetlerin olduğu bir AKP rejimi icraatı olarak değerlendiriliyor.Dönüşümün resmi argümanı şu şekilde ifade ediliyor; “Kentlerimizdeki altyapı, çevre ve güvenlik gibi alanlara ilişkin sorunlar ekonomik ve sosyal yansımalarıyla birlikte şehirlerimizin rekabet gücünü olumsuz etkilemekte ve yaşam kalitesini düşürmektedir. Sağlıksız yapılaşma, eskiyen ve yıpranan yapı stoku, afet riskleri, hızlı nüfus artışı, değişen yaşam tarzı ve mekân tercihleriyle işlev ve değer kaybeden alanların oluşması ve üretim ve hizmet alanlarının sıkışması gibi faktörler şehirlerde yapıların ve alanların dönüşüm ihtiyacını artırmıştır.”NİYET VE GERÇEK“Kentsel dönüşüm”e yöneltilen eleştiriler, kentlerdeki çarpıklıkları reforme etme görünümü altında AKP hükümetinin ve yerel yönetimlerinin özellikle yandaş müteahhitlere ve malzeme üreticilerine yeni inşaat pazarları açmak ve kent rantını bu kesimlere tahsis edecek şekilde yasanın icra edildiğini, esas amacın da bu olduğunu, çoğu, kamulaştırmaların da bu amaçla yapıldığını, sürecin aşırı merkeziyetçi biçimde yürütüldüğünü ve riskli bölge ilanlarında keyfi davranıldığını ifade ediyorlar. “Dönüşüm” sürecine, riskli bina, alan içinde kalan yurttaşların katılmadığı, emrivakilerle sürecin ilerlediği de yapılan eleştiriler arasında.Birgün
Kılıçdaroğlu'ndan Ak Saray Eleştirisi: 'O Saray Muaviyelere Yakışır'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdroğlu, “Komşularımızın iç işlerine müdahale etmeyerek itibar kazanır Türkiye. Bin odalı saray yapmakla itibar sahibi olunmaz, alay sahibi olunur. İtibarsızlık sahibi olunur. Oturuyorsun, kendine bin odalı saray yapıyorsun. 1 milyar 370 milyon liraya. Daha bitmedi. Bin odanın daha döşenmesi var. İtalya’dan mobilya getirecekler göreceksiniz. Hindistan’dan mermer getirdiler. Sanki bizim ülkemizde mermer yok” dedi.Giresun’da geceyi geçirdiği otelde sivil toplum örgütü temsilcileriyle basına kapalı kahvaltı yapan Kılıçdaroğlu, daha sonra otelin bahçesinde dolaştı. Denizi seyreden ve Giresun Adası manzarası önünde poz veren Kılıçdaroğlu, partililerle de fotoğraf çektirdi. CHP Genel Başkanı daha sonra partisince 19 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenen bölge toplantısının açılışında konuştu.ÜLKEYİ YÖNETMEYE HAZIRIZTürkiye’nin içinde bulunduğu şartları herkesin bildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Hepimizin ortak kaygıları var. Bu ortak kaygılara sadece CHP’liler sahip değil. Bu ortak kaygıları bu ülkenin bütün insanları ve çağdaş dünyanın üyeleri de izliyor. İşin özünde ve sorulan soru şu; Türkiye iyi yönetiliyor mu? Türkiye’nin iyi yönetilmediğini hepimiz biliyoruz. Tabloya bakalım. İşsizlik var mı? Var. Üretici memnun mu? Değil. Dış politika bataklığa saplanmış durumda. Hayatın her alanında sorunlar ve kaygılar var. O zaman şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor; Türkiye’yi çağdaş anlamda, Mustafa Kemal Atatürk’ün koyduğu ilkeler çerçevesinde yönetecek olan parti hangisi olmalıdır? Bize bir görev düşüyor. Hepimize görev düşüyor. Ülkeyi yönetmeye hazırız. Ülkeyi yöneteceğiz. Karanlıkları aydınlığa çıkaracağız. Bu bizim boynumuzun borcudur. Bunu yapacağız” dedi.BUNLAR GİBİ YÖNETEMEYİZCHP’nin iktidarını engellemek için bazı söylemlerin ısrarla dile getirildiğini belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Birisi şu; efendim CHP iktidar olursa memleketi yönetemezmiş. Şu soruyu sorun onlara; Devleti kuran, devleti yeniden inşa eden bir parti hangi gerekçeyle devleti yönetemez ? Devleti kurduk, ama nasıl kurduk? ‘Çağdaş uygarlık yolunda bir devlet olsun’ dedik. Demokrasiye, çok partili hayata geçiren bir parti hangi gerekçeyle devleti yönetemez? Üniversitelere özerkliği getiren, grevli toplu sözleşmeyi getiren, işçilere hak getiren bir parti hangi gerekçeyle devleti yönetemez? Hukuku, hukukun üstünlüğünü getiren bir parti hangi gerekçeyle devleti yönetemez. Bir şey var; ‘Mevcut iktidar gibi devleti yönetemez’ diyorlarsa, doğrudur. Biz onlar gibi devleti yönetemeyiz. Hiçbir yurttaşımızın unutmaması gereken bir özelliğimiz var. Biz ahlakçı değerleri yüksek olan bir partiyiz. Kul hakkı yemeyiz. Her kuruşun hesabını millete veririz. Biz devleti kinle, öfkeyle yönetmeyiz, toplumu ayrıştırmayız. ‘Bana oy vermedi’ diye hizmetleri aksatmayız. Devleti akılla, birlik içinde yönetiriz. Devleti oluşturan bütün vatandaşları kucaklarız. Hangi partiye oy verirse versin CHP iktidarında hiç kimseyi ötekileştirmeyiz. Kuralımız budur. Devleti yönetmek sanki çok zor bir iş gibi. Bizim inancımızda da, hukuk sitemimizde de evrensel kurallarda da var. Şunu söyler, işi ehline vereceksin. İşi ehline verdikten sonra yönetim zor mu olur? Hangi gerekçeyle zor olur, ben söyleyeyim; eğer bir ihaleyi hak edene değil de 'yandaşa verin' diye baskı yaparsan yönetim zor olur. Önce o bürokratların işine son vereceksin, yandaş yerleştireceksin oraya, adam kayırmacılığı yapacaksın. Aklı egemen kıldığınızda, hukukun üstünlüğünü egemen kıldığınızda önünüzde bir sorun olmaz. Var olan sorunları da akıl ve mantıkla çözeceksiniz. Kuralı böyle koyarsanız hiçbir sorun çözümsüz olmaz. Devleti ahlakla yöneteceksiniz,. Bütün inançların, bütün hukuk sistemlerinin temelinde ahlak vardır. Ahlakın egemen olduğu toplumda devleti yönetmek çok kolaydır. Hukuk ne demektir? Her yurttaşa aynı kuralların uygulanması demektir. Ali’ye başka Veli’ye başka kural olmaz. İki lira çaldı diye 12 yaşındaki çocuk 10 yılla yargılanacak, malı TIR’la götürecek, ona adalet ulaşmayacak. Böyle düzeni kabul etmiyoruz. Bir başka propaganda yapıyorlar. CHP gelirse sosyal yardımlar kesilecekmiş. Sanki bunların zamanında başladı. Hiçbir sosyal yardım kesilmeyecek. Tam tersine her yurttaşın kimseye muhtaç olmayacağı bir düzeni inşa edeceğiz. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma fonu rahmetli Özal zamanında kuruldu. Sosyal dayanışmayı en geniş uygulayan parti de DSP, yani rahmetli Ecevit oldu. Sanıyorlar ki, yardımlar AKP iktidarıyla başladı. Yardımların tarihine baksınlar. Biz onu bir adım daha ileriye götürdük. Aile sigortasını getireceğiz dedik. Hiçbir aile kimseye avuç açmamalı. Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli. Kadınlar toplumun en güçlü kesimi olmalı. Sosyal yardımı da nakit olarak kadının banka hesabına yatıracağız. Kimse onun yoksul olduğunu bilmeyecek.”SOSYAL YARDIMLAR GÖTÜRDÜKLERİNİN ARTIĞIDIRGiresun’dan Türkiye’deki sosyal yardım alan bütün yurttaşlara seslendiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:“Sana verilen sosyal yardım onların götürdüklerinin artığıdır. Göreceksin, CHP iktidarında sosyal yardım bugünkünün en az iki katı olacaktır. Çünkü biz yedirmeyeceğiz. Birilerinin malı götürmesine izin vermeyeceğiz. Her kuruşun hesabını vereceğiz. Türkiye zengin ve güçlü bir ülke. Sosyal devlet sosyal devletliğini yapacak. Türkiye’nin şu anda bir numaralı sorunu işsizlik. Kadına yönelik şiddet arttı, genç çocuklar uyuşturucu tutsağı. Hangi gerekçeyle oluyor bunlar? İşsizlik varsa bir toplumda tüm kötülükleri görebilirsiniz. 12 yıldır iktidardalar. Türkiye’nin bir numaralı sorununu çözemediler. Sözüm söz, ilk çözeceğimiz sorun işsizlik sorunu olacak. Sosyal devlette odak insandır. İnsanın, ailenin, bireyin mutluluğu ve huzurudur. Bir devlet bunu sağlarsa sosyal devlet olur. İşsizlik var, nasıl çözüleceğini bilmiyorlar. Çünkü onların çocukları işsiz değil. Onların çocuklarının yatak odalarında boy boy para kasaları var. Dolarlar, avrolar var. Kahvede oturan Mehmet efendinin çocuğu işsiz. Ona sahip çıkmak CHP’nin namus borcudur. ‘CHP gelirse, dolar ve faiz yükselir’ diyorlar. ‘Siz borçlarınızı ödeyemezsiniz. Aman ha burada kalalım, sizi biraz daha borçlandıralım. Siz de bizim esirimiz olun’ diyorlar. Borçlu yurttaşlarıma sesleniyorum; Seni borç tutsağından kurtaracağız. Sen kimseye el avuç açmayacaksın. Siyasetçi değil, sen zenginleşeceksin. Siyasetçi köşeyi dönmeyecek, sen bu ülkenin zengin ve huzurlu vatandaşı olacaksın. ‘Faizin düşmesi lazım’ diye bağırıyorlar. İktidarda sen değil misin? Sen şikayet makamı mısın? Şikayet et diye değil çöz diye sana oy verildi. Şikayet etmek ana muhalefet partisi olarak benim hakkım. Ben şikayet ederim, neden işsizlik çözülmüyor, faiz ne kadar yüksek diye. Orada oturuyor, şikayet ediyor.”YAŞAM TARZINA MÜDAHALE KONUSUKılıçdaroğlu, “CHP gelirse kişilerin yaşam tarzına yeniden müdahale edecek” yönünde bir propaganda yürütüldüğünü de ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:“Buradan CHP’nin genel başkanı olarak söylüyorum, hiç kimsenin inancı dolayısıyla sorgulanmasına asla izin vermeyeceğiz. Hiç kimsenin yaşam tarzına asla müdahale etmeyeceğiz. Kimseyi etnik kimliği dolayısıyla asla ötekileştirmeyeceğiz. Etnik kimlik, inanç yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmayacağız. Bizim siyaset anlayışımız işsizlik varsa önleyeceğiz. Yolsuzluktan hesap soracağız. Siyasetin görevi budur. Kişi nasıl giyinirse giyinsin, düşünürse düşünsün, neye inanırsa inansın, hangi kimlikten olursa olsun. Benim başımın üstünde 77 milyon vatandaşımın yeri vardır. Yine bir propaganda, ‘CHP ekonomiyi yönetemez’ diye. Sanki ekonomiyi çok güzel yönetiyorlar da. Ekonomiyi yöneteceğiz, bütçe gelirlerini artıracağız. Her kuruşu bu millet için harcayacağız. Kendimiz, çocuklarımız yandaşlarımız için değil, bu ülkenin refahı ve huzuru için harcayacağız. Bugüne kadar hiçbir CHP’li Başbakan hakkında, genel başkan ve bakan hakkında yolsuzluk şaibesi asla olmamıştır. Yönetimdeyken de olmamıştır. Neden? Çünkü biz kul hakkı yemeyiz. Biz her kuruşun hesabını millete veririz. Sadece kamuda iki milyon taşeron var. İşçiye ücretini veriyorsun da doğrudan vermiyorsun. Niye doğrudan vermiyorsun. Yeraltına maden işçisini indiriyorsun, hayatını güvence altına almıyorsun. İşçi yer altında ölüyor. Bakanı, başbakanı, Cumhurbaşkanı koro halinde gidiyorlar ‘işçiler öldü’ diye. Niye ölmeden önce gitmiyorsun? Onun hesabını kim verecek?”DEVLET AKILLA YÖNETİLİRKılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:“Devlet akılla yönetilir. Kin, öfke, önyargıyla yönetilmez. Bütün çağdaş ülkelere bakın, aklın egemen olduğunu görürsünüz. Bu topluma sesleniyorum, kul hakkı, haram yemiyoruz. Saraylarda oturmuyoruz. Senin verginle kendimize saray yapmıyoruz. Her kuruşun hesabını sormayı namuslu görev biliyoruz. Herkesin aşı ve işi olsun istiyoruz. O zaman helale ortak olmak için, harama ortak olmamak için oyunu CHP’ye vereceksin. ‘CHP gelirse dış politikayı iyi yönetemez’ diyorlar. Sevsinler sizin aklınızı. Hangi dış politika var. 2 milyon Suriyeli mülteci var Türkiye’de. Çalışma Bakanı onlara çalışma kartı vereceklerini söylüyor. Sanki Türkiye’de işsizliği çözmüşler bir de onlara iş verecekler. Çocukları iş arayan tüm anne babalara sesleniyorum; Bu politika senin çocuğuna iş bulmaz, evindeki huzuru sağlamaz. Sen çocuğuna iş bulmak istiyorsan, huzur içinde çocuğun işe gidip gelsin istiyorsan, adam gibi geçinmeye ihtiyacım var diyorsan, adresini yönünü değiştireceksin, karşında altı oklu bayrağı göreceksin.”BİN ODALI SARAY YAPTIRMAKLA İTİBAR DEĞİL ALAY SAHİBİ OLUNURHükümetin dış politikasını da eleştiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:“Bütün komşularımızla kavgalıyız. Dış politikada sıfır sorundan geldiğimiz nokta sıfır komşu oldu. Bütün sınırlarımız yol geçen hanı. İsteyen istediği yere gidiyor. Terör Türkiye’nin sınırları içine çekilmeye başlandı. Dış politikanın milli olması lazım. İktidar muhalefet olmaz. Dış politikada tek yürek olunur. Ama cumhuriyetin değerlerini koruyarak, ‘Yurtta barış dünyada barış’ diyerek, bütün komşularımızla huzur içinde yaşayarak. Komşularımızın iç işlerine müdahale etmeyerek. Böyle itibar kazanır Türkiye. Bin odalı saray yapmakla itibar sahibi olunmaz, alay sahibi olunur. İtibarsızlık sahibi olunur. Oturuyorsun, kendine bin odalı saray yapıyorsun. 1 milyar 370 milyon liraya. Daha bitmedi. Bin odanın daha döşenmesi var. İtalya’dan mobilya getirecekler göreceksiniz. Hindistan’dan mermer getirdiler. Sanki bizim ülkemizde mermer yok. 3 milyon işsiz var, onu bir tarafa bırakmışsın kendine saray yapıyorsun. Haramdır haram. Orada oturulmaz. Harama ortak olunmaz. Ebu Zerr örneğini verdim. Muaviye’nin yaptığı saray dolayısıyla. O saray Muaviyelere yakışır. O nedenle söylüyorum. Bizim inancımızda israf haramdır. Her kuruşun hesabını vereceksin. Hesabını sormaksa benim boynumun borcudur.”İZMİR METROYU YARI FİYATINA YAPIYORKılıçdaroğlu, “Diyorlar ki, CHP gelirse ülkeyi yönetemez. Kim söylüyorsa demokrasi inancı yok demektir. Hırsıza, yolsuzluğa prim veren kişi demektir. Namusla, ahlakla, hesap vererek, bu ülkeyi yöneteceğiz. Zenginleşerek değil halkın zenginleşmesini sağlayarak bu ülkeyi yöneteceğiz” ifadesini kullanarak şunları söyledi:“3 büyük kentte metro yapılıyor. İstanbul ve Ankara ‘param yok’ diye metroyu bitiremedi. En son Ulaştırma Bakanlığı aldı yapıyor. İstanbul’da kilometresini 145 milyona yapıyorlar. Ankara’da kilometresini 100 milyona yapıyorlar. İzmir, 60’a yapıyor. Yüzde yüzden daha düşük fiyat. Biz belediyelerde halka da hizmet ederiz. Türkiye genelinde hem kendi ülkemize hem dünyaya hizmet ederiz. Biz bayrağımızı, bu ülkeyi toplumu seviyoruz. Her kişiye yapılmış hizmeti Hakk’a yapılmış hizmet olarak kabul ediyoruz. Bu ülke kurulurken hiç kimseden borç para alınmadan, Osmanlı’nın borçları son kuruşuna kadar ödenip, demiryolları, uçaklar fabrikalar yapılmışsa, 21’inci yüzyılda biz hangi gerekçeyle yapmıyoruz. Bunların hepsini yapabiliriz. Bu ülkenin sorunlarından hepimiz sorumluyuz. Sadece iktidar değil. iktidarın sorumluluğu yönettiği için daha fazla. Çünkü hesap vermiyorlar, zenginleşiyorlar. Halk biraz daha yoksullaşıyor. Sosyal yardım alan aile sayısı her gün artıyor.” Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.Ömür AVCI-Osman ŞİŞKO-Hakan KABAHASANOĞLU/GİRESUN, (DHA)
Terim'den 'Dört Devşirme' Kararı
Milli Takım'daki başarısızlığa çare olarak Mehmet Aurelio 'dan sonra yeniden devşirme isimlerin kadroya çağrılacağı iddia edildi.Ağır Brezilya yenilgisi sonrasında radikal kararlar almaya yönelen Fatih Terim 'in milli takımda devşirme planını devreye sokacağı öne sürüldüÖncelikle stoper bölgesi için arayışlara başlayan teknik adamın listesine aldığı isimler şöyle;Kasımpaşalı Ryan DonkGaziantepsporlu ChicoEskişehirsporlu DiegoBursasporlu FernandaoT24
George Lucas’tan Animasyon Filmi Geliyor
Star Wars serisinin yaratıcısı olarak bilinen, kurduğu LucasFilm ile aynı zamanda Indiana Jones gibi efsaneye de imza atan George Lucas, sahalara geri dönüyor.LucasFilm’in Disney’e satılmasından sonra ses seda çıkmayan George Lucas, bir süredir üzerinde çalıştığı animasyon projesini ortaya çıkardı. Strange Magic isimli animasyon filmi, Lucas’ın kendisi tarafından yazıldı. Lucas, aynı zamanda filmin yürütücü yapımcılığını da yapıyor.Daha önce Pixar’da kısa filmler ve bir uzun metraj animasyon filminde yönetmenlik yapan Gary Rydstorm tarafından yönetilen film, 2015 yılında vizyona girecek. Animasyon formatındaki Strange Magic; goblinler, elfler, perilerin bulunduğu bir dünyada yaşanan hikayeyi müzikal formatta anlatacak.Süperkarga
Reklam
Kazakistan Maçının 11'i Belli Oldu
Türkiye Futbol Direktörü Fatih terim, yarın akşam oynanacak Kazakistan maçında sahaya çıkacak ilk 11'i açıkladı.Türkiye Futbol Direktörü Fatih terim, yarın akşam oynanacak Kazakistan maçı öncesi basın toplantısı düzenliyor.TERİM, İLK 11'İ AÇIKLADISözlerine 'Hiç sakatımız yok.' diye başlayan Fatih Terim, 'Bu sabah itibariyle herkes iyi, herkes hazır. 11'imiz hazır durumda. Volkan, Caner, Gökhan, Semih, Serdar Aziz, Ozan, Selçuk, Olcay, Volkan Şen, Arda ve Burak'la sahaya çıkacağız.' dedi.'BURANIN HAVASINI BOZMAK İSTEMEM'Terim, 'Sadece halkımızın değil hepimizin beklentileri altında başlangıç yaptık. Bunu ifade de ettik zaten. Nasıl gizli hiçbir şey kalmıyorsa cevapsız da hiçbir şey kalmaz. Söylemek isteyip de söyleyemediğim şeyler olabilir. Buranın havasını bozmasını istemem. Bizim çok daha önemli işlerimiz var. Bunlardan biri Kazakistan maçı. Ben Allah'a şükür iyiyim ama cevapsız hiçbir şey kalmayacak.' diye konuştu.Sondakika
Reklam
Reklam
Alevi Paketinde İlk Hedef 'Dersim'
Hükümetin 'Alevi açılımı' ilgili paketinde Seyit Rıza'nın mezarının yerinin aranması, Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesi gibi hedefler olduğu öne sürüldü.Hükümetin ‘Alevi açılımı’ ilgili paketinin ilk önlemlerinin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından 23 Kasım’da Tunceli'ye yapılacak ziyarette açıklanması planlanıyor.Anka’nın haberine göre pakette Seyit Rıza’nın mezarının yerinin aranması var. Mezarın yurtdışında olma ihtimali de değerlendiriliyor. Bulunması halinde Türkiye ’ye getirilecek. Hükümet ’in Alevi açılımı ile ilgili pakette Tunceli adının Dersim olarak değiştirilmesi ilk hedefleri arasında.Madımak Müzesi’nin yeniden organize edilmesi de pakette yer alıyor. Özel eşyaların da sergileneceği müze daha canlı hale getirilecek.Cemevlerinin kültür merkezi olarak Kültür Bakanlığı bünyesinde olması da AKP ’nin hedefleri arasında.Pakette Dersim olaylarının araştırılması için bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması da yer alıyor.Hükümet atacağı adımlar konusunda Cemevleri ve derneklerle toplantılar düzenleyecek. Alevi federasyonlarıyla da temaslar gerçekleşecek.Cumhuriyet
Başbakan Davutoğlu, Obama İle Görüştü
Başbakan Ahmet Davutoğlu, G20 Liderler Zirvesi'ne katılan liderlerden ABD Başkanı Barack Obama'nın da aralarında bulunduğu bazı devlet ve hükümet başkanlarıyla görüştü.Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, zirve dolayısıyla Avustralya'nın Brisbane kentinde bulunan Davutoğlu, zirveye katılan liderlere ikili temaslarını sürdürüyor.Davutoğlu, Queensland Parlamento Binası'ndaki öğlen yemeğinde, ABD Başkanı Barack Obama, İngiltere Başbakanı David Cameron, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Japonya Başbakanı Shinzo Abe, Güney Afrika Devlet Başkanı Jacob Zuma ile aynı masada oturdu.Davutoğlu'nun, ABD Başkanı Obama, İngiltere Başbakanı Cameron, Japonya Başbakanı Abe ile uzun bir görüşme gerçekleştirdiği belirtildi.Obama ileIrak ve Suriye konusunu görüştüDavutoğlu'nun Obama ile ile görüşmesinde Suriye ve Irak meselesi üzerinde durulduğu bildirildi.Uzun sürdüğü belirtilen görüşmede, Başbakan Davutoğlu'nun, Obama'ya, Myanmar'da, Müslüman topluluğun haklarına saygı gösterilmesi tavsiyesinde bulunduğu konuşmasından dolayı da teşekkür ettiği kaydedildi.Almanya Başbakanı Angela Merkel, Güney Kore ve Endonezyalı liderlerle de bir araya gelen Davutoğlu'nun, ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kısa bir görüşme gerçekleştirdiği öğrenildi.CNN Türk
Reklam
Acı Yeme Yarışında Yanan Kız
Acı yeme yarışında aşırı acı biberin etkisiyle kendini kaybeden kız. Nasıl bir acı yediyse bayılmaktan son anda kurtuluyor.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Devam edelim, “İslamcı Yollar: İran’dan Yemen’e, AKP’den IŞİD’e...” başlıklı dünkü yazı ile ilgili olarak Doç. Dr. Güneş Murat Tezcür ile yazıştım. Tezcür, yazının dayandığı “Radikal Türkler – Niçin Türkiye Vatandaşları IŞİD’e Katılıyorlar” başlığı ile Foreign Affairs dergisinin son sayısında yayımlanan yazının sahiplerinden. Sabri Çiftçi adlı bir diğer Türk akademisyen ile birlikte yaptıkları Türkiye’deki saha araştırmasının değerlendirmesi olan yazıdan yola çıkarak, bana ek bilgiler verdi.Önce onları aktarayım.Tezcür ve Çiftçi, “Suriye’de cihada giden” yani IŞİD’e katılmış olan ve sayıları “1000’in oldukça üzerinde” olan kişilerin 112’sinin bilgilerine ulaşmışlar.
Reklam
Çorum'da 30 Ev Kül Oldu
ÇORUM'un Bayat İlçesi'ne bağlı Çukuröz Köyü'nde elektrik kontağından çıkan yangında 30 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.Çukuröz Köyü'nde dün akşam bir evde elektrik kontağından çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Yangın rüzgarın da etkisiyle diğer evlere de sıçradı. 120 haneli köyde büyük panik oldu. Köylediler evleri boşaltıp kendilerini dışarı attı. Haber verilmesi üzerine kısa sürede bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Yakın bölgelerden çok sayıda itfaiye aracı ile Orman İşletme Müdürlüğüne ait arazözler de geldi.Bazı kişiler taşıdıkları kovalarla, yangına müdahale etti. İş makinaları ile yanan evler yıkılırken, bazı köylüler alevler arasında kalan eşyalarını kurtardıktan sonra ahırlarda bulunan hayvanlarını dışarı çıkartmaya çalıştı. Sabaha karşı yangın kontrol altına alınıp soğutma çalışmalarına başlandı. Bayat Kaymakamı İdris Akça ve Belediye Başkanı Ekrem Ünlü ile köye giderek incelemelerde bulundu.Öte yandan Çukuröz köyündeki yangın afetinin ardından Türk Kızılayı da harekete geçti. Kızılay tarafından bölgeye 30 çadır ve köylülere sıcak yemeğin bulunduğu TIR'da bölgeye gitti. Köylüler evlerinin yanmasını gözyaşları ile izledi.GÖZYAŞLARINA BOĞULDULARÇorum'un Bayat İlçesi Çukuröz Köyü'nde köy caminin lojmanından başlayan ve rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangının ardında gözyaşları sel oldu. 29 evin kullanılamaz hale geldiği köye Ankara, Çankırı, Amasya ve Kastamonu ile ilçelerden gelen 11 itfaiye ve 9 arazöz ile çok sayıda personel yangın söndürme ve soğutma çalışmalarına katıldı. dumanların yükseldiği soğutma çalışmalarının devam ettiği köyde, eşyalarının bir kısmını kurtaran köylüler gözyaşlarına hakim olamadı.Vali Yardımcısı Hamdi Bolat Da köye gitti. Yangınla ilgili yaptığı açıklamada, 120 haneli Çukuröz Köyü'nde imam lojmanında çıkan yangının kısa sürede büyüyerek çevresindeki evlere sıçradığını söyledi. Bolat, tek tesellinin can kaybı ve yaralanmanın yaşanmaması olduğunu dile getirerek, şöyle dedi: 'Vatandaşlarımız için Türk Kızılayı bölgeye çadır sevk etti. Biz de çadır kurmak için yer tespit çalışmaları başlattık. Acı bir olaydır, yaralar sarılacaktır, devlet tüm imkanlarını seferber edecektir.'Gece alevler yüzünden evlerine yaklaşamayan köylüler sabah olduğunda yanan evlerinin yanına gelerek gözyaşlarına boğuldu. Yangından geriye gözyaşı ve kül yığınları kaldı. Yangında her şeylerini kaybeden Sadık Ceylan ve Mustafa Ceylan isimli baba-oğul, tahıl ambarlarında bulunan kısmen zarar gören buğdaylarını çuvalla topladı.Diğer yandan kısa bir süre önce hacdan dönen Döne Can ise,ağıtlar yakarak, '60 yıllık baba ocağımız yandı küldü. Allah'ım bu ne acı diyerek' gözyaşı döktü.AFAD : YANGINA MÜDAHALE ÇALIŞMALARI SÜRÜYORAFAD'tan yapılan yazılı açıklama şöyle; 'Dün akşam 18.30 - 19.00 sularında Çorum Bayat'ın Çukuröz Köyü'ndeki bir evde henüz nedeni belirlenemeyen bir sebeple çıkan yangın çıktı. Can kaybının yaşanmadığı ancak 29 evin kullanılamaz hale geldiği acil duruma müdahale çalışmaları AFAD koordinasyonunda sürüyor. Acil durumdan etkilenen vatandaşlarımızın barınma, beslenme ve ısınma ihtiyaçları için bölgeye ilk etapta 30 çadır, 200 battaniye, 100 yatak ve yeterli miktarda kumanya sevk edildi.14 Kasım 2014 saat 18.30- 19.00 sularında Çorum Bayat'ın Çukuröz Köyünde bir evde başlayan yangın kısa sürede büyüyerek yakındaki diğer evlere de sıçradı. Yangının söndürülmesi ve acil duruma müdahale edilmesi için olay mahalline, AFAD koordinasyonunda, çok sayıda İtfaiye aracı, arazöz, ambulans ve iş makinesi sevk edildi. Acil durumdan etkilenen vatandaşlarımızın barınma, beslenme ve ısınma ihtiyaçları için bölgeye ilk etapta 30 çadır, 200 battaniye, 100 yatak ve yeterli miktarda kumanya sevk edildi. AFAD Çorum Müdürlüğü'nden 6 kişilik uzman ekip, 2 AFAD Arama Kurtarma Aracı ile acil durum müdahalesinin yönetilmesi için bölgede çalışıyor. Can kaybının yaşanmadığı, 29 evin ise oturulamaz hale geldiği yangın kontrol altına alındı, soğutma çalışmaları başladı. Bölgede AFAD koordinasyonundaki 54 itfaiye eri, 5 sağlık ve 16 güvenlik personeli çalışmalarını, 14 itfaiye aracı, 9 arazöz ve 2 ambulansla, sürdürüyor.'DHA
G.Saray Rotayı Yeniden Podolski'ye Çevirdi
Devre arasında kadrosunu golcü bir isimle takviye etmek isteyen Galatasaray, rotayı eski göz ağrısına çevirdi.Burak Yılmaz'ın formsuzluğu, büyük umutlarla transfer edilen Goran Pandev'inse hayal kırıklığı yaratması nedeniyle devre arasında bir golcü transfer etmek isteyen Galatasaray'da gözler Alman yıldız Lukas Podolski'ye çevrildi.Sarı kırmızılı takımın sezon başında da transfer etmek istediği ancak Arsenal ile anlaşmasına karşın olumsuz yanıt aldığı Podolski'nin İngiliz temsilcisinde fazla forma şansı bulamaması nedeniyle devde arasında takımdan ayrılmak istediği kaydedilirken, Galatasaray'ın Alman yıldızın geleceği için en güçlü ihtimallerden biri olduğu vurgulandı.Almanya Milli Takımı Teknik Direktörü Joachim Löw'ün de Podolski'ye kariyerinin üst seviyede devam etmesi adına Arsenal'den ayrılmasını tavsiye ettiği ifade edilirken, Galatasaray'ın 29 yaşındaki oyuncunun durumunu yakından takip ettiği ve ocak ayında resmi teklife hazırlandığı öğrenildi.2012-2013 sezonunda transfer olduğu Arsenal'de 2.5 sezonda 79 maça çıkan Podolski, 29 gol kaydetmişti.Eurosport
Sporun Manşetleri | 15 Kasım 2014
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Gök Taşına İnen Kapsül Philae, Uykuya Daldı
Avrupa Uzay Ajansı'nın bir uzay aracını ilk kez bir kuyruklu yıldıza indirme girişimi başarılı oldu fakat enerji problemi sebebiyle Philae adlı kapsülle iletişim şimdilik kesildi.Rosetta uzay aracının, Dünya'da 500 milyon kilometre mesafedeki 67P adlı gök taşına kapsül indirmesi, dünyada heyecan uyandırmıştı. Fakat Philae'nin tepelik bir alanın altına inmesi, güneş enerjisini almasını engelledi ve kapsülün enerjisi tükendi. Bilim insanları, kapsülün güneş panellerine yeterince ışık gelmesi durumunda araçla iletişimin yeniden sağlanabileceğini umuyor.Bilim insanları güneş ışınlarını alabilmesi için aracın gövdesini döndürmeyi denemişlerdi. Bu girişimin ne kadar başarılı olduğu bugün belli olacak.CİHAN
Reklam