onedio
Meme Kanseri Hakkında Farkındalık Yaratmak Amacıyla Hazırlanan 14 Yaratıcı Tasarım
Meme kanseri, kadınlar arasında en yaygın ikinci ölüm nedeni. Bu kanseri yenmenin tek yolu ise, erken teşhis. Bu nedenle, insanların bu ölümcül kanser hakkında bilgilendirilmesi gerekiyor. Düzenli olarak doktor kontrolüne gitmek, erken teşhisin kilit noktası. Amerika Birleşik Devletleri'nde, ekim ayı 'Meme kanseri hakkında farkındalık yaratma ayı' olarak belirlenmiş. Bu fırsattan yararlanarak, biz de, ülkemiz insanlarını bu konu hakkında bilgilendirmek ve bir farkındalık yaratmak istedik. Konu hakkında birbirinden yaratıcı ve ilginç 15 çalışmanın derlendiği bu galeri, umuyoruz ki Meme kanseri hakkında az da olsa bir farkındalık yaratır.
Ünlü Fotoğrafçı Rene Burri Hayatını Kaybetti
20. yüzyılın siyasal ve kültürel tarihinin en önemli figür ve olaylarını görsel belleğimize kazandırmış olan fotoğrafçı Rene Burri 81 yaşında hayatını kaybetti.20. yüzyılın en önemli fotoğrafçılarından biri olan İsviçreli Rene Burri 81 yaşında İsviçre'nin Zürih kentinde hayatını kaybetti. Magnum fotoğraf ajansı üyesi olan Rene Burri; Che Guevera, Fidel Castro, Picasso gibi kişilerin fotoğraflarını dünya kültürüne kazandırmıştı. Burri uzun süredir kanser hastasıydı.İlk fotoğrafını, 1946’da 13 yaşındayken çeken Burri’nin objektifine takılan ilk ünlü isim İngiltere Başbakanı Winston Churchill’di. Burri, Churchill’i Zürih’te üstü açık arabayla gezerken fotoğrafladı. Zürih’te Güzel Sanatlar okuyan Burri bir süre Walt Disney’de asistan kameramanlık yaptı. Burri, 1956’dan itibaren Magnum için çalışmaya başladı ve dünyanın her yerindeki önemli siyasi gelişmeleri takip etti.Burri’nin meşhur çalışmaları arasında Che Guevara, Fidel Castro, Pablo Picasso, Mimar Le Corbusier gibi isimlerin portreleri vardı. Burri 1963 yılında gittiği Küba'da Che Guevera'nın, içlerinde dünyaca ünlü purolu fotoğrafının da olduğu pek çok fotoğrafını çekmişti.Burri, Guevara için yaptığı açıklamada “Kibirli ama etkileyici bir insandı. Kafesteki bir kaplan gibiydi” demişti. Burri’nin Picasso’yu fotoğraflayabilmek için 4 yıl çaba harcadığı arkadaşları tarafından aktarılmıştı.Magnum Foto Ajansı’nın Başkanı Martin Parr “2. Dünya Savaşı sonrası dönemin en büyük fotoğrafçılarındandı ve tanışma ayrıcalığına eriştiğim en yüce gönüllü insanlardan biriydi” dediği, sanatçı son olarak 2006 yılında fotoğraf sanatına olan katkılarıyla nedeniyle İngiltere Royal Photographic Society özel fahri kardeşlik ödülünü almıştı.Usta fotoğrafçının 30 bin fotoğraflık arşivini Lozan’daki Elize Müzesi’ne bağışladığını açıklandı.soL
22 Maddeyle Dünyanın En Çalkantılı ve En Zengin Ailelerinden Hilton'lar
Hilton'lardan olmanın güzel bir şey olduğu yıllar içerisindeyiz. Geçen sene şirket, 2006 yılında satıldığı Blackstone adlı yatırım şirketi tarafından halka arz edildi ve 2.35 milyar dolarlık gelirle tarihin en değerli oteli oldu.Bu ay içerisinde şirket New York'taki Waldorf Astoria Oteli'ni Çinli bir sigorta şirketine göz kamaştırıcı bir bedelle 1.95 milyar dolara sattı.Ek olarak da Paris Hilton artık bir DJ olarak anılmaya başlanıyor. Bu çok büyük bir başarı öyküsü fakat tabi ki birden ortaya çıkmış bir durum değil. Hilton ailesinin bir marka olması yıllar içerisindeki hanedanlığın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Gelin bu masalsı başarı öyküsüne beraber bakalım.
İş Makineleri Validebağ Korusu'nda
Üsküdar’daki Validebağ Korusu’nun girişinde saat 05.00 sıralarında cami inşaatı çalışmalarına başlayan iş makinelerine çevre sakinleri, hukuki sürecin devam ettiğini belirterek tepki gösterdi. Üsküdar Belediyesi, “Ruhsatlı cami inşatına engel olunuyor” açıklaması gelirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada ise “Bu alanın imar ve yapılaşmaya açılması kesinlikle söz konusu değildir” ifadeleri kullanıldı.Aylardır hukuki mücadeleye konu olan Validebağ Korusu’na bu sabah itibariyle inşaat dozerleri girdi. Mahalle halkının tepkisine rağmen iş makineleri çalışmalarına devam ediyor. Öte yandan, mahalleye üç otobüs Çevik Kuvvet Ve TOMA da geldi.Üsküdar Validebağ’daki gerginlik ile ilgili Üsküdar Belediyesi’nden yazılı açıklama yapıldı.Açıklamada, “Üsküdar Altunizade Mahallesi Raufpaşa Sokak 34 numarada yapılmak istenen ruhsatlı plan projeli küçük bir cami inşaatını bir grup vatandaş engellemek istiyor. Günlerdir basını arayan ve cami inşaatını protesto etmek için yasal olamayan yollara baş vuran vatandaşlar araçlarını cami arsasına bırakarak engellemeyi sürdürüyorlar” denildi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Üsküdar’daki Validebağ Korusu’nun imara açılacağı yolundaki iddialarla ilgil yazılı bir açıklama yaptı. İBB’den yapılan açıklamada şöyle denildi, “Validebağ Korusu’nun kullanım hakkı daha önce Milli Eğitim Bakanlığı’ndaydı. Korunun bakım işlemleri yapılamıyordu. Bu sebeple 2 yıllığına İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne tahsis edildi. Ön tahsis 2 yıl için geçerli ve bu süre içinde Validebağ Korusu’nda gerekli bakım işlemleri yapılacak. Bu alanın imar ve yapılaşmaya açılması kesinlikle söz konusu değildir. Emirgan Korusu ve Hidiv Korusu gibi alanlardaki hassasiyet Validebağ Korusu için de geçerlidir”Validebağ’da gergin bekleyiş sürerken mahalleliler herkesi desteğe çağırıyor.Yeşil Gazete
Reklam
Ordu Bandolarının Ayaküstü Kapışması
Gyeryong'de düzenlenen Dünya Orduları Kültür Festivalinde ABD'yi temsilen Deniz Kuvvetleri bandosu, Güney Kore'yîde ordu bandoaları temsil etmiş. İşte bu iki ordu takımının ayak üstü kapışması.
Güneş'te Manyetik Sıçramalar
NASA, Güneş'in yüzeyindeki manyetik alan bölgelerinin aktif noktalarındaki sıçramaları kaydetti. Sıçramaların her biri Dünya'dan 15 kat daha büyük.Güneş tacı olarak bilinen, yıldızın halesi etrafındaki bu patlamalar, yoğun ultraviyole ışınla çekilen iki günlük video kaydının birleşimiyle gözlemlendi. Videoda görülen sıçramaların her biri, Dünya’dan 15 kat daha büyük.Güneş yüzeyinde görülen bu hareketlilik, aslında sıkça yaşanan bir durum. Yıldızın devasa boyutu ve nükleer hareketliliği nedeniyle gözlemlenen manyetik sıçramalar, genç yıldızların canlılığının bir parçası.Bu manyetik hareketliliğin radyoaktif yönünden kaynaklanabilecek olumsuz etkiler, çoğunlukla Dünya'nın atmosferi tarafından engelleniyor. Güneş fırtınaları denen durumlarda hareketliliğin anormal seviyelere çıkması halindeyse, Dünya'da radyo dalgalarını ve elektronik cihazları olumsuz etkileyen sonuçlar gözlemlenebiliyor.Kaynak: NASA
Reklam
HDP'li Yüksekdağ: 'Kobani Değil Türkiye Düştü'
HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 'Kobani düştü düşecek dediler ama düşen Kobani değil Türkiye oldu' yorumunu yaptı.HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin grup toplantısında konuştu. İşte Yüksekdağ'ın konuşmasından satırbaşları:Kobani düştü düşecek denirken, insanlar kardeşlerinin yaşamı için sokağa çıktı. Demokratik bir biçimde başlayan eylemler ve sahiplenme tutumu, kurşunlarla, linç tezgahlarıyla kesilmeye çalışıldı. Bir sıkıyönetim ve darbe uygulaması zemini yaratıldı.- Kobani’nin düşürülmesine kilitlenmiş siyaset, AKP’nin başı gibi davranan Cumhurbaşkanı ve onun kışkırtıcı sorumsz tavrı bu noktaya getirdi. Kobani  ha düştü, ha düşecekti, 'çifte bayam' olacaktı ama Allah zalime bayramı nasip etmez. Kobani’deki soylu insanlık direnişi Kobani’nin düşmeyeceğini bütün dünyaya ilan etti.'Kobani değil Türkiye düştü'- Kobani düştü düşecek dediler ama düşen Kobani değil Türkiye oldu. Hükümetin karanlık hesapları düştü. Türkiye itibar kaybetti, bölgede gözden düştü.- Hükümet BM Güvenlik Konseyi geçici üyesi olmak için kapıda bekliyor, ama seçilemiyor. İtibarı yere çakılmıştır.- Şam’a gideceklerdi, Suriye politikaları çöktü. Rojava’daki yeni yaşamı yıkıma uğrtacaklardı, Kobani’yi düşüreceklerdi. Olmadı. Bugün çapsızlıklarının bedelini halklara, partimize ödetmeye çalışıyorlar.- Bölgede Türkiye’nin dostu olabilecek tek güç Kürtlerdir, Rojava halklarıdır. İktidar bunlarla dost olma olanağını da yitiriyor. Rojava halklarının dostluğunu geleneksel imhacı devlet politikalarına kurban etmek AKP tarzı oldu. Muhalif kesimleri marjinal ilan etmekte üsterine yok, ama bugün Türkiye Hükümeti dünyanın ve bölgenin marjinali oldu.'Sizi bu siyasetinizle hiçbir kale koruyamaz'Türkiye kendi halkına marjinal hale geldi. Bizi siyaset odacıklarında istedikleri gibi yönetebileceklerini sanıyorlar. Sizi bu siyasetinizle hiçbir kale koruyamaz.- Bugüne kadar bu direnişe gözünü kulağını kapatanlar, sonradan bir kurtarıcı peleriniyle alana dalarız diye düşünenler yanıldı. Kobani tüm dünyada, meşruiyeti daha fazla kabul edilen bir noktaya geldi. Bu, direnişin gücüdür.- Bir savaş cehennemine dönüştürülen Ortadoğu'da ancak direnmekten vazgeçmekseniz size dayatılan 'gerçek' yenilir. Rojava gerçeği, Ortadoğu’da yaratılmak istenen karanlığa galip gelmiştir. Bu sadece Rojava’nın da değil tarihin bir kazanımıdır.- Rojava’da biz, geleceğimizi kazanıyoruz. Eşit ve özgür bir geleceği. İşte hükümetin istemediği tam da budur. Kobani direnişinin gücünü en geç fark eden hükümet olmuştur. Sadece mecbur kaldığında adım atma siyaseti tekerrür etmiştir.- Memlekette Kobani düşmesin diye yer yerinden oynadı, Davutoğlu şimdi “Suruç’la Kobani’yi birbirinden ayırmıyoruz” diyor. Beyefendi yeni farketmiş. Sayın Davutoğlu, Kobani gerçeğini bir ay önce görseydiniz bu kadar insan yaşamını yitirmeyecekti.'Bu ölümleri mi beklediniz koridor için?'- Hükümete açıkça 'Dayanışma amaçlı koridoru açın' dedik. Şimdi haklı olarak soruyoruz, 'Bu ölümleri mi beklediniz koridor için?'- Kusura bakmayın Davutoğlu, kusura bakmayın Erdoğan, ölümler üzerinen siyaset yapan sizsiniz. Biz ölerek siyaset yapıyoruz, ölerek!- Biz bu ölüm siyasetinin nice ateş çemberinden gelip geçtik. Bizi ölüm tehditlerinizle yıldıramazsınız. Kaç araba tehdit gördük. Partimizi hedef tahtasına oturtarak mamur olacağınızı sanmayın. Bu sizi ancak çöküşe götürür.- Hükümet partimize karşı yalan ve çarpıtmaya dayalı öyle bir tablo oluşturdu ki, gerçeği açığa çıkartmak için de mücadele ediyoruz.- Gerçekler, olaylar araştırılmaya kalkıldığında suçlarınızın açığa çıkacağından mı korkuyorsunuz? Tek bir kamu görevlisi hakkında tek bir soruşturma bile yokken çoğu partilimiz iki bine yakın kişi, gözaltına alındı.- Yeni Türkiye'ymiş. Neye dayanarak inanacağız? Sizin yeni Türkiye'nizde, Adana’da bir gazete dağıtıcısı maskeli kişilerce katledildi. Maskeli faşizm hortladı, hükümet bunları bırakmış HDP ile uğraşıyor.- 'Kobani ve Rojava kantonlarını savunmayı süreçten ayrı düşünmeyin' dedik, Hükümet 'O ayrı bu ayrı' dedi. Bugün geldiği nokta bu. Biz artık sözleri ve bu sözlerle oyalamayı değil, gerçeği ve somut politikanın ta kendisini istiyoruz.Akil insanlar toplantısı- Akil insanlar toplantısı yapıldı. Peki Akil insanların ilk çalışmasında hazırlanan raporlar ne oldu?Akil insanlar size yol haritasının somut noktaları olacak tasarılar sundu. Sayın Öcalan yol haritası sundu. Hiçbir şey yapmadınız. - Hükümet sürecin deyim yerindeyse ekmeğini yemeye devam ediyor, ama somut adım atmıyor. Taslak da taslak.- Gerilim, çatışma, savaş dili ve siyaseti. Baskı politikalarının perçinlenmesi: Yol temizliğinden bunu mu anlıyorsunuz? Yol temizliği tastamam da demokratikleşmedir.- Barış bir temenni değildir, bir çatışmasızlık değildir, toplumsal bir olgudur, toplumla demokrasi temelinde bir araya gelmektir. Demokrasi yoksa barış da yoktur, barış yoksa da çözüm. Demokrasi de güvenlik paketleriyle sağlanamaz. Önce demokrasiyi getireceksiniz.- Gerçekten derdiniz sınır güvenliğiyse Rojava kantonlarını tanıyın. Güvendeki bir Rojava'dan daha güvenli bir bölge olamaz. Sınır içindeki güvenlik de demokrasiyle sağlanır.Süreçte muhattap kim? - Cumhurbaşkanı bir dil koşuyor, Başbakan ve bakanlar ayrı bir dilden. Bakanlar bir şey söylüyor, Cumhurbaşkanı çıkıp bakanlara yanıt veriyor. Böyle bir lakayıtlık olabilir mi? Süreçte muhattap kim? Davutoğlu mu yoksa kendisini her şeyin tek lideri gören Erdoğan mı? Önce bi bunu görelim.- İmralı’daki odayla, masayla, televizyonla uğraşmayın, sizin çok daha önemli işleriniz var. Gerçek sorunlarla ilgilenin. - Sayın Öcalan’ın villa istediği yok. Bizim gibiler villa istemez, villalar Hükümetin siyasetçilerine yakışır. Halkların Demokratik Partisi olarak tüm linç girişimlerine rağmen barış, çözüm ve özgürlük yolculuğundaki yerimizi koruyacağız.- Bu Cumartesi 500. kez toplanacak olan Cumartesi Annelerinin yanında olmak, insanlık ailesinin yanında olmak demektir. Cumartesi Annelerinin kimi zaman göz yaşlı ama her zaman kararlı yürüttükleri mücadelelerini selamlıyorum.Cumhuriyet
3 Farklı Kaynak ile Ankara Üniversitesi'nde Ne Oldu?
Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi (DTCF) karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan bıçaklı-sopalı kavgada 4 kişi yaralandı.PKK sempatizanları ve TGB’liler arasında ‘derse katılma’ gerekçesiyle çıktığı öne sürülen kavgada bıçak ve sopalar konuştu. Kavgada öğrenci olduğu belirtilen 4 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Olaylar üzerine Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi’ne çok sayıda çevik kuvvet polisi ile sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri olayların büyümeme için okulun çevresinde geniş güvenlik tedbiri aldı, kavga edenlere müdahalede bulundu. Bu esnada slogan atmayı sürdürün TGB’li grup polis ekiplerince uzaklaştırıldı. Yaralanan kişilere sağlık ekipleri ambülans araçları içinde ilk müdahaleyi yaptı. Bu arada üzerinden sopa çıkan bir kişi de gözaltına alındı.Cihan
Oscar Pistorius'a Cinayetten 5 Yıl Hapis
Güney Afrikalı ampute atlet Oscar Pistorius, kız arkadaşını öldürmekten beş yıl hapse mahkum oldu.Pistorius, manken Reeva Steenkamp'ı geçen yıl Sevgililer Günü'nde evlerinde vurarak öldürmekten yargılanmış ve suçlu bulunmuştu.Ancak geçen ay açıklanan kararda Pistorius'un önceden planlayarak değil, 'taksirle' ölüme sebebiyet verdiğine karar verilmişti.Güney Afrika'da 'kusurlu cinayet' olarak ifade edilen bu suç, öldürme niyeti olmaksızın, ihmal sonucu işlenen cinayet anlamına geliyor ve 15 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.27 yaşındaki Pistorius olay gecesi eve hırsız girdiğini zannettiğini ve sevgilisini hırsız sanarak silahı ateşlediğini söylemişti.29 yaşındaki manken, realite şov yıldızı ve hukuk fakültesi mezunu Reeva Steenkamp, tuvaletteyken başına isabet eden üç kurşunla yaşamını yitirmişti.Dünya tarihinde iki takma bacakla hem Paralimpik Oyunlara hem de Olimpiyatlar'a katılan ilk atlet olan Pistorius'un bu başarısından kısa süre sonra işlediği cinayet ülkesinde ve hayranlarında şok etkisi yaratmıştı.BBC Türkçe
Reklam
'Kim PKK'ya Karşı Mücadelede Bulunmuş İse Bu Operasyonlara Konu Ediliyor'
Ankara'da yapılan operasyonda gözaltı kararı çıkarılan eski İstihbarat Dairesi Başkanı Ömer Altıparmak gazetecilere açıklamalarda bulundu. Gözaltı kararının sebebinin PKK/KCK'ya yapılan operasyonlar olduğunu söyleyen Altıparmak, bu operasyonların talimatını bizzat Erdoğan'dan aldığını belirtti.
Financial Times: Türkiye'nin Kobani Politikasında U Dönüşü
İngiliz gazetesi Financial Times, 'Türkiye'nin ABD'nin baskısına direnemeyerek Kobani politikasında bir U dönüşü yaşadığını' yazdı.Yazıda, Türkiye'nin, 'şaşırtıcı bir U dönüşüyle' ABD'nin baskılarına boyun eğdiği ve topraklarını Kobani'ye geçmek isteyen Iraklı Kürt peşmergelere açtığı belirtildi.Gazete, Ankara ve Washington arasında Kobani üzerinden haftalardır gerilim yaşandığını ve Türkiye'nin dönüşüyle bu gerilimin yatıştığını öne sürdü.Yazı, şöyle devam etti:'Türkiye'nin itirazlarına rağmen ABD Kobani'ye silah yardımı yaptı ve Iraklı peşmergelerin Kobani'ye geçişine izin vermezse Kobani'deki savaşçıları silahlandırmaya devam edeceğini söyledi. Bunun üzerine Ankara politikası değişti.Ankara'nın açıklamasından saatler önce ABM ordusu bir açıklama yapmış ve Kobani'de IŞİD'e karşı savaşan Kürt savaşçılara tonlarca silahı hava yoluyla ulaştırdığını belirtmişti.ABD, gündemden düşmeyen Kobani savaşında IŞİD'in bir zafer kazanmasına engel olmak için çırpınıyor ve bu nedenle de NATO müttefiği Türkiye'ye 'duruşunu değiştirmesi yönünde' baskı yapıyordu.Türkiye ise, bu politika değişikliğine kadar, Kobani'deki Kürt savaşçılara, 30 yıldır savaştığı PKK ile ilişkili olması nedeniyle mesafeli bir tavır içindeydi.Bugün Endonezya'da konuşan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Türkiye'nin politikasındaki değişimin, Washington'ın talebinin bir sonucu olduğunu söyledi.İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden İlter Turan ise 'ABD Türkiye'yi sıkıştırmışa benziyor' dedi ve Ankara'nın ilişkilerdeki gerginliğin artmasını engellemek istediği yorumunda bulundu.'BBC Türkçe
Kralı Gelse "Kimse Bu Telefon Konuşmasını Kesemez" Diyen Adam
Polonya’da gerçekleştirilen motokros yarışında seyircilerden telefonla konuşan biri üzerine gelen motorsiklete rağmen telefon konuşmasını kesmedi.Kesmediği gibi burnu dahi kanamayan seyirci telefon konuşmasına devam etti. Motorsikletli yarışçı ise ağaca ciddi şekilde çarparak hafif yaralandı.
Reklam
Asansör Faciasında Torunlar'a Takipsizlik
Savcılık, 10 kişinin öldüğü asansör faciasında Torunlar İnşaat'ın sahiplerine takipsizlik kararı verdi. Asansör firması ve iş güvenliği uzmanlarının aralarında bulunduğu 25 kişiye 15 yıla kadar hapis cezası istendi. İnşaat sahasında bir yıl içinde 20 defa kaza olduğu iddianamede yer aldı.Mecidiyeköy'de yıkılan Ali Sami Yen Stadı'nın arazisine yapılan inşaatta meydana gelen asansör faciasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. Savcılık, İnşaat firmasının sahibi Aziz Torun ile Mehmet Torun, Emre Torun’un aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında ise takipsizlik kararı verdi. İddianamede 25 şüphelinin taksirle 10 kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame şüpheliler arasında, asansör firmasının sahibi Geda Majör’ün sahibi Orhan Demirel, asansör firmasının imalat sorumlusu Önder Türksoy, Torunlar İnşaatın proje müdürü Murat Aytimur, Torunlar GYO’nun muhasebecisi Metin Karakoç, montaj işçileri Adem Akyıldız ve Turgay Dalgıç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları bulunuyor.Asansör faciasında hayatını kaybeden 10 işçi ise iddianamede maktül, aileleri ise müşteki olarak yer aldı.İddianamede inşaat şirketi Torunlar ile asansör firması Geda Majör arasımda asansör kurulumu, bakım onarım ve arızaların giderilmesi ile ilgili sözleşme imzalandığı belirtildi.Asansörcülere, eğitim verilmemişİddianamede asansör bakımı ve kullanımı için görevlendirilen Adem Akyıldız ve Turgay Dalgıç’ın ‘asansör bakımı, kurulumu, arızaların giderilmesi ile ilgili herhangi bir eğitim almadığı’ ifade edildi. Bilirkişi heyetinin de asansör firmasından şüphelilerin ‘eğitim raporlarının’ istendiği ancak firmanın eğitimlere ilişkin bir belge sunamadığı belirtildi.Bir sene içinde 20 kazaİddianamede aynı inşaatta 29 Mayıs 2014 tarihinde de asansörün frenleme sisteminin devreye girmediği ancak işçilerin zarar görmeden kazayı atlattığı belirtildi. İnşaat firmasının ‘iş kazası iç bildirim formunun’ incelendiğinin belirtildiği iddianamede, bu inceleme sonucunda inşaatte bir yıl içinde 20 defa irili ufaklı iş kazalarının meydana geldiği vurugulandı.Ciddi inceleme içinde olmadılarSavcılık,yapılan incelemelerde sorumluların meydana gelen kazaların önceden önlenmesi konusunda ciddi çalışma içinde olmadıklarını ifade etti. Kazanın yaşandığı günün sabahı uzun süreli arıza yaşandığı ancak bu arızanın nasıl ve ne şekilde giderildiği konusunun raporlanmadığı vurgulandı. İddianamede olaydan birgün önce de asansör kazasının yaşandığı ifade edildi.Neticeyi istemedilerİddianamede, “Asansör bakım ve onarımından sorumlu Geda Majör’ün idari ve teknik sorumluları ile sahada görevli iş güvenliği sorumluları ve Torun Center Projesini hayata geçiren idare ive teknik personelin öngördügü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi nedeniyle taksirlerinin yoğunluk kazandığı ve şüphelilerin taksirlerinin , bilinçli taksir düzeyinde olduğu anlaşılmıştır.”denildi.İddianamede bilirkişi raporuna atıf yapıldıİddianamede kaza ile ilgili savcılık talimatıyla oluşturulan bilirkişi heyetinin raporuna da atıf yapıldı. Rapora göre asansör kazasında asansörü kullanan maktüle eğitim verildiğine ilişkin de herhangi bir belge sunulamadı.Tüm sorumluluğun kiracı firma Torunlar’a ait olduğunun ifade edildiğine dikkat çeken bilirkişi heyeti, 'Asansör firması ile yapılan sözleşmenin bazı maddeleri ve kullanım klavuzunda yazan ilgili maddaler ışığında somut olaydaki iş kazasında kiralayanın (Geda Majör) sorumluluğu bulunmaktadır' dedi.Selahattin Günday | Al Jazeera
Reklam
"İsmail Kartal'ın Haddi PTT 1. Lig!"
Usta gazeteci Hıncal Uluç, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ı sert bir dille eleştirdi.Galatasaray maçı sonrası 'Haddimizi bilerek oynadık' diyen Kartal'ı eleştiren Uluç'un sözleri şu şekilde;'Ben Fenerbahçe'nin başkanı olsaydım o maçın ardından İsmail Kartal'ı kovmuştum. Maç sonunda, canlı yayına geldi; 'Haddimizi bilerek oynadık' dedi. Fenerbahçe'ye bu kadar ağır hakaret edilmemiştir. Galatasaray tribünlerinden edilen ve Galatasaray'ın ceza almasına sebep olan küfürler bunun yanında solda sıfır... Onlar lafın gelişi... Bu Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün değerlendirmesi!.. Sene başından beri bir tek doğru dürüst maç oynamamış Galatasaray... Yepyeni bir antrenör gelmiş, oynadığı futbolu A'dan Z'ye değiştirmiş bir Galatasaray... Her maç başka kadro ile çıkıp, arayış içindeki bir Galatasaray... Üstelik kulüp başkanı bırakıp kaçmış bir Galatasaray... Yani tarihin olabilecek en kötü Galatasaray'ına karşı, olabilecek en iyi Fenerbahçe...Geçen sene bütün rakiplerini darmadağın etmiş. En yerleşik kadroya sahip... En iyi yerlilere, en iyi yabancılara sahip Fenerbahçe... Yerli-yabancı dengesi en oturmuş bir kadroya sahip Fenerbahçe... Bu Fenerbahçe'nin hocası bu dökülen Galatasaray'a karşı 'Haddimizi bilerek oynadık' diyor! Fenerbahçe'nin haddi!.. Sen kimsin ya!.. Fenerbahçe'nin hocası, bu lafı Barcelona'ya karşı etmez. Fenerbahçe'nin hocası, bu lafı Real Madrid'e karşı etmez. Bayern'e, Dortmund'a, Arsenal'e etmez. Komplekse bak!.. 'Galatasaray'a karşı haddimizi bilerek oynadık' diyor! O zaman Süper Lig'de ne işin var? Git PTT 1. Lig'de oyna... Haddin orası demek ki senin!..Bu lafı Fenerbahçe camiası yuttu. Ertesi gün gazetelere bakıyorum; 'Sen haddini bil İsmail Kartal' diyen bir tane yazar yok! Manşetlere bakıyorum; yorumcuların hepsi de Fenerli üstelik!.. Bir tane Fenerbahçe yöneticisi yok. Aziz Yıldırım ortalarda yok. 'Sen ne diyorsun!' diyen bir kişi yok. Şu dökülen Galatasaray'ın hocası, 'Fenerbahçe geçen yılın şampiyonu, oturmuş bir takım. Biz yeni bir takım yapmaya uğraşıyoruz. Haddimizi bilerek oynadık' dese affetmem. Galatasaray hiçbir zaman Fenerbahçe'ye karşı haddini bilerek oynamaz. Buna hakkı yok. Çıkarsın 6 tane yersin. Bu daha acı...'Eurosport
Reklam