onedio
Dünyanın En Pahalı 5 Ülkesinden Biri Türkiye
Prof. Dr. Emre Alkin, Türkiye’deki mal ve hizmetlerin pahalı olmasının nedenini, üretim ile nihai alıcı arasındaki aracı silsilesi ve yüksek vergi oranları şeklinde açıkladı.Yurtdışına giden tanıdıklara teknolojik cihaz siparişi vermek, benzin fiyatlarını dünyadaki örnekleriyle kıyaslamak ve düşük ücret karşılığında çalışmak Türkiye’de yaşayan insanların karşı karşıya kaldığı durumlardan bir kaçı. Dünyanın en pahalı etini, benzinini ve internetini kullanan Türkiye, en pahalı ülkeler arasında yer alıyor. Hayvancılıkta iddialı bir ülke olmasına rağmen etin kilosu 30, benzinin litresi ise 5 liraya satılan Türkiye, internete de çok yüksek ücretler ödüyor. Türkiye’de yaşanan pahalılığa dikkat çeken İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin, üreticinin yeterli kazancı sağlayamadığını, tüketicinin ise fazla para ödediğini belirtti. Türkiye’deki mal ve hizmetlerin pahalı olmasının nedenini, üretim ile nihai alıcı arasındaki aracı silsilesi ve yüksek vergi oranları şeklinde açıklayan Prof. Dr. Emre Alkin, “Ülke olarak, internet, cep telefonu, benzin, motorin ve etin en pahalısını kullanıyoruz. Burada iki önemli sebep var. Bunlardan ilki, mal ve hizmetin üretimi ile nihai alıcısı arasındaki aracı silsilesinin sürekli olarak fiyat yükseltmesi. Durum böyle olunca hem topraktan mahsulü kaldıran hem de son alıcı mutlu olmuyor fakat aracılar ciddi para kazanıyor. Diğer neden ise vergi oranlarının çok yüksek olması. Neredeyse verginin de vergisini alınıyor. Bu kadar çok vergi olan bir ülkenin pahalı olması kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.“SOSYAL YARDIM VE AİLE DESTEĞİ OLMADAN İMKANSIZ”Metropollerde yaşayan insanların hem sosyal yardımlar hem de aile desteğiyle ayakta kaldığının altını çizen Prof. Dr. Alkin, “Geliri düşük insanların da belli bir şekilde serveti var. Özellikle memleketlerinden toprak, mahsul veya kira geliri elde edenler, metropollerde bu yardımlar sayesinde ayakta kalıyor. Bu dayanışma durumu, insanların geçinebilmesine katkı sağlıyor. Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama geliri 3 bin TL. Bunun 2 bin 800 TL’si yaşamsal harcamalara gidiyor. Geri kalan 200 TL ile de bütün bir ay geçinmek zorundalar. Dolayısıyla sosyal yardım ve aile desteği alıyorlar” diye konuştu. Bordro vergilendirilmesinin yüksek olmasından dolayı işverenlerin kayıt dışı istihdama yöneldiklerinin de altını çizen Prof. Dr. Emre Alkin, asgari ücretin ‘taban’ olduğunu ancak Türkiye’de kayıt dışı istihdamın fazlalığı nedeniyle bu sınıra dikkat edilmediğini belirtti.“KÜÇÜK YATIRIMCI PARASINI CEBİNDE TUTSUN”Küçük yatırımcılara profesyonellerin oyun alanına girmemeleri tavsiyesinde bulunan Alkin, “Önümüzdeki seçimler gelene kadar küçük yatırımcı, elindeki paranın tamamıyla yatırım yapmak yerine, bir kısmını cebinde tutmalı. Konut fiyatları artık yüksek fakat uygun fiyata bulunursa tercih edilebilir. Ev alırken çok dikkat edilmeli ve malın son alıcısı olunmamalı. Otomobil ise alır almaz değer kaybettiği için araba kullanamaya mecbur olmayanlar, acele etmemeli ve toplu taşıma araçlarını kullanmalı” şeklinde konuştu.İHA
Dikkatimizi Nereye Verdiğimizi Ortaya Çıkaran 22 Göz Takibi Haritası
'Gözler yalan söylemez.' cümlesini haklı çıkardığı için, 'Göz takibi' (esas adıyla 'Eye-Tracking') teknolojisine teşekkür ederek başlayalım konuya.Gözün hareketlerini takip ederek, izleyici bakışlarının aklınıza gelebilecek herhangi bir görselin üzerinde nereye odakladığını analiz eden bu teknolojinin, ortaya çıkardığı ısı haritasına benzer haritalarının bir çok reklam ve tasarım firmasına rehber olduğu söylenebilir.İşte bu konuda yapılmış bir kaç analiz;
10 Bin 500 Yıllık Parmak İzi Bulundu
Çumra İlçesi'ndeki yaklaşık 9 bin yıllık yerleşim yeri Çatalhöyük'deki insanların atalarının yaşadığı belirtilen ve merkez Karatay İlçesi Hayıroğlu Mahallesi'ndeki yaklaşık 10 bin 500 yıllık geçmişe sahip Boncuklu Höyük'deki kazı çalışmaları yaz dönemlerinde devam ediyor. 2006 yılında başlayan ve Liverpool Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Douglas Baird, başkanlığında yapılan bu yıl ki kazılarda o döneme ait parçalanmış kil nesneler üzerinde parmak izleri bulundu.10 bin 500 yıllık parmak izi bulunduGörüntüler, Boncuklu Höyük'e ait resmi internet sitesinde yayınlandı. Kil parçaları üzerinde bulunan parmak izlerinin, kazı ekibine katılan ve antik parmak izi okuyan Dr. Lori Hager tarafından incelemeye alındı. Tırnak ucu büyüklüğündeki kil parçalar üzerindeki parmak izlerinin, birden fazla fotoğraf çekebilmek için sabit kamera kullanılan ve Yansıtma Dönüşüm Görüntüleme (RTI) tekniği ile fotoğrafları çekildi. 3 boyutlu hale getirilebilen fotoğraflar üzerinde yapılan inceleme sonrasında kil eserlerin üzerindeki parmak izlerinin erkekler mi, kadınlar mı ya da çocuklar mı tarafından yapıldığının tespit edileceği belirtildi.DHA - HaberTürk
Türkiye'de Yağmur Yağdığında Dikkat Etmeniz Gereken 11 Şey
Evet malumunuz kış kapıda, artık yaz aylarını geride bırakıp o soğuk günlere geri dönüyoruz. Ama kışa geri dönerken 3-5 hatırlatma yapmak lazım diye düşündüm kendimce. Malum Türkiye'de yaşıyoruz ve insan hayatının resmen şans eseri devam ettiği bir ülkeyiz.  Yağmur bir doğal durumda olsa, Türkiye'de yağmurdan bile korunmamız gerektiğini düşünüyorum.
Reklam
Yine Rezidans İnşaatı, Yine Ölüm...
14'üncü kattan üzerine iskele kalas ve demirleri düşen işçi hayatını kaybetti.KADIKÖY'de bir inşaatın 14'üncü katında iskelenin çelik demir ve tahta parçaları şantiye bahçesinde işçinin üzerine düştü. Olayda işçi yaşamını yitirirken arkadaşları gözyaşlarını tutamadı.Olay, Kozyatağı Değirmen Sokakta'ki bir rezidansın inşaatında saat 09.00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre işçiler işe başladıktan kısa bir süre sonra yüksek bir gürültü duyuldu. Sesler üzerine inşaattan çıkan işçiler inşaatın 14'üncü katındaki iskeleden çelik direklerin ve kalas denilen tahta parçalarının düştüğünü gördü. Parçaların düştüğü yere giden işçiler bir arkadaşlarının malzemelerin altında kaldığını gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık görevlileri, işçinin öldüğünü belirledi. Ölüm haberi işçileri yasa boğdu. İşçiler şantiye bahçesinde ağlamaya başladı. Bazılarının kendinden geçtiği görüldü.Polis ölümle sonuçlanan olayla ilgili çalışma başlattı. İnceleme devam ediyor.İŞÇİNİN CENAZESİNİ ARKADAŞLARI TAŞIDIKadıköy'de bir inşaatın 14'üncü katında iskeleden demir ve kalasların üzerine düşmesi sonucu ölen 22 yaşındaki Sezer Karakaş'ın cenazesi incelemenin ardından şantiyeden çıkarıldı. Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasından sonra işçinin cenazesi tabuta kondu. Talihsiz işçinin cenazesini arkadaşları, cenaze aracına kadar taşıdı. Cenaze Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma hastanesinin morguna kaldırıldı. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.Elvan EZBER/İSTANBUL (DHA)
Üsküdar Belediye Başkanı’nın ‘Azgınlığı’ TBMM’de
Davutoğlu’na “Çevreciler için ‘fazla tolerans karşındakini azdırıyor’ açıklaması yapılması talimatını siz mi verdiniz” sorusuÜsküdar Belediyesi’nin vergi borcu yüzünden 2012 yılında üzerindeki 4 cami bulunan parselleri 7,3 milyon TL karşılığı satması için talimatı Erdoğan mı verdi?CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, Başbakan Davutoğlu’na, “AKP’li belediye başkanlarına, çevreci protesto eylemi yapan vatandaşlara karşı ‘fazla tolerans,  fazla iyi niyet, karşındakini azdırıyor’ açıklamasını yapmaları talimatı mı verdiniz? Hükümetiniz de ‘fazla tolerans vatandaşı azdırıyor’ şiarından mı hareket etmektedir, bu söz AKP politika tarzına uygun mudur? 2012 yılında Üsküdar Belediyesi üzerinde 4 cami bulunan parselleri 7,3 milyon TL’ye neden sattı, bu talimatı selefiniz Recep Tayyip Erdoğan mı verdi” diye sordu.Fazla tolerans azdırıyor!CHP’li Umut Oran, Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM’ye sunduğu soru önergesinde, İstanbul Üsküdar’daki Validebağ Korusunun bitişiğinde yapılmak istenen cami inşaatının, İstanbul 7. İdare Mahkemesi’nin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen, AKP’li Üsküdar Belediyesi’nce sürdürüldüğünü anımsattı. Çevrede zaten 7 tane cami bulunduğu için mahkeme kararına uyulması amacıyla eylem yapan mahalle sakini vatandaşlar ve avukatların ise Üsküdar Belediyesi ekiplerince tartaklandığın belirten Umut Oran, önergesinde, “Mahkeme kararını uygulamayıp inşaatı sürdüren AKP’li Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, inşaata karşı çıkanlar için, ‘Kimse bize yeşilcilik, çevre duyarlılığı yapmasın. Bunlar sahte çevreci. Maalesef bu memlekette fazla tolerans,  fazla iyi niyet, karşındakini azdırıyor’ açıklamasını yaptı” dedi.AKP’li belediye başkanlarına talimat mı verdiniz?Davutoğlu’na yöneltilen önergede yanıt bekleyen sorular şöyle:- Parti mensubunuz belediye başkanlarına, mahkeme kararına uyulması için mahallelerini korumak adına protesto eylemi yapan vatandaşlara karşı “fazla tolerans,  fazla iyi niyet, karşındakini azdırıyor” açıklamasını yapmaları talimatı mı verdiniz?Bu söz hükümet politikanıza uygun mu?- Hükümetiniz de “fazla tolerans vatandaşı azdırıyor” şiarından mı hareket etmektedir, bu söz AKP politika tarzına uygun mudur?Her yeşil alanı imara açın talimatı mı var?- Gelir elde etmek adına, AKP’li belediye başkanlarına merkezi konumda bulunan tüm park ve yeşil alanlarının yok edilerek imara açılması, betona dönüştürülmesi talimatı mı verdiniz?Üsküdar Belediyesi 4 camiyi neden sattı?- Bölgede zaten 7 cami varken 8’nciyi yapmakta ısrar eden Üsküdar Belediyesi, üzerinde cami bulunan 4 parseli 2012 yılında neden sattı?Cami satış talimatı dönemin başbakanı Erdoğan’dan mı?- Üsküdar Belediyesi’nin, vergi borcuna karşılık olarak Bulgurlu, Bahçelievler ve Murat Reis Mahallesinde bulunan ve mülkiyeti belediyeye ait olan 4 parselin üzerindeki camiyle birlikte toplam 7 milyon 370 bin 581 TL karşılığında Maliye Bakanlığı’na satılması talimatını, selefiniz Recep Tayyip Erdoğan mı verdi? Başbakanlıkta, Diyanet İşleri Başkanlığında söz konusu 4 cami satışına ilişkin kayıt var mıdır, bu camiler hangi gerekçeyle satıldı?
Reklam
Flows: İnternet Bağlantısı Olmadan Anonim Mesajlaşma Uygulaması
Geçtiğimiz Mart ayında sizlere internet bağlantısına ihtiyaç duymadan mesajlaşabileceğiniz bir uygulama olan FireChat’i tanıtmıştık. Özellikle son 8 yıl içerisinde gittikçe internet üzerinde herkesin tüm bilgileriyle yer almasının ardından anonimliğe doğru tekrar bir ilginin başlamasıyla birlikte anonim sosyal ağ ve mesajlaşma uygulamalarının sayısı artıyor.Bu alandaki son örnek ise yerli yazılım geliştiricilerin yaptığı ve internet bağlantısına ihtiyaç duymadan anonim olarak mesajlaşabileceğiniz mobil uygulama olan Flows .Flows’u tanıtmaya başlarken ilk olarak söyleyebileceğim eğer FireChat‘i kullandıysanız ona benzer yanlarının bulunduğu ancak temel bazı önemli noktalarda Flows, FireChat’ten ayrılıyor. Flows’un çalışma mantığını açıklamamız gerekirse herhangi bir internet bağlantısına ihtiyaç duymadan yalnızca Bluetooth veya P2P Wi-Fi ile uygulamaya giriş yaparken diğer kullanıcılarla mesajlaşabiliyorsunuz. Uygulamayı ilk açtığınızda ve devamında Flows kesinlikle sizden herhangi bir bilginizi istemiyor yalnızca kendinize bir kullanıcı adı belirliyorsunuz ve uygulamayı kullanmaya başlıyorsunuz.Uygulama içerisinde kullanıcıların birbiriyle mesajlaşması ise IRC benzeri odalar kurarak gerçekleşiyor. Odaları “#” ile başlayarak hashtag mantığında kurabiliyorsunuz ya da var olan bir odaya dahil olabiliyorsunuz. Ardından mesajlaşma başlıyor burada önemli nokta Flows yazılan mesajları asla kaydetmiyor bunu kullanıcı tamamen kendi kontrölünde yapabiliyor bu da Flows kurucusu Furkan Cengiz’in FireChat’ten farklılaştıkları temel noktalardan biri olduğunu söylüyor.Herkesin dahil olabildiği kanallar olduğu gibi yalnızca belirlenen kullanıcıların dahil olabileceği kısmen gizli odaların da kurulabildiğini söyleyelim. Anonimlikle birlikte ortaya çıkan sorunlardan birisi farklı kişilerin aynı kullanıcı adını alabiliyor olması ve bunun karışıklığa yol açması. Flows bu sorunu renkli imza ile çözmüş. Uygulamaya dahil olan her kullanıcının kendine sahip 3 renkten oluşan bir imzası var ve bu kullanıcıları sistem üzerinde ayırtedilebilmesine olanak sağlayan özellik.Yalnızca 2 kişilik bir ekip tarafından geliştirilen Flows, 22 Ekim tarihinde Product Hunt’ta feature olduğunu ve 4. sıraya kadar yükseldiğini belirtelim. Protestolar, okullar, konserler ve etkinlikler Flows’un ilk olarak kullanılabileceği alanlar olarak akla geliyor. Uygulama şu anda yalnızca iOS platformları için bulunmakla birlikte ücretsiz olarak indirip kullanmaya başlayabilirsiniz.Webrazzi
G.Saray'da Aysal Dönemi Yarın Sona Eriyor
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, yarın yapılacak olağanüstü seçimli genel kurulda başkanlık bayrağını devredecek14 Mayıs 2011'de yapılan genel kurulda 2 bin 998 oy alarak, kulüp tarihinin en yüksek oyuyla başkan seçilen Aysal, yine kulüp tarihinin 3 yıllık görev dönemi için seçilen ilk başkanı olmasına karşın, bu süresini dolduramadı. Olağanüstü genel kurulla göreve gelen Aysal, 22 Haziran 2013 tarihinde olağanüstü genel kurula gitti ve tek aday olduğu seçimde yönetimini önemli ölçüde değiştirerek, bin 404 oyla tekrar başkan seçildi.Aysal, divan kurulu toplantılarında yaşadığı sorunların ardından geçen ay bir kez daha olağanüstü genel kurul kararı alırken, olağanüstü seçimli genel kurulda başkan adayı olmadı. Ünal Aysal, başkanlığı yarınki seçimin ardından adaylardan Alp Yalman veya Duygun Yarsuvat'a bırakacak.FUTBOLDA 3 YILDA 5 KUPAÜnal Aysal'ın toplam bin 244 gün süren başkanlığı boyunca Galatasaray Futbol Takımı 5 kupa kaldırdı.Galatasaray tarihinin en kötü sezonlarından birisi olan ve 8. bitirilen 2010-2011 sezonundan sonra başkanlığa gelen Aysal, ilk iş olarak takımın başına efsane teknik adam Fatih Terim'i getirdi. Yaptığı yatırımlarla sarı-kırmızılı takımı adeta küllerinden ayağa kaldıran Aysal, Terim önderliğinde yaptığı transferlerle zirveye oynayan bir kadro oluşturdu ve yatırımının karşılığını ilk sezonunda alarak şampiyonluk yaşadı. Sarı-kırmızılılar, Süper Final'in oynandığı sezonun sonunda ezeli rakibi Fenerbahçe'nin sahasında şampiyonluğunu ilan etti.İkinci sezonunda yaptığı yatırımları sürdüren Aysal, sarı-kırmızılı takımın mücadele ettiği Spor Toto Süper Lig ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde başarılı sonuçlar almasında baş rolü oynadı. Sezona Fenerbahçe'yi yenip, TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Galatasaray, Aysal'ın başkanlığında 2012-2013 sezonununu da şampiyon tamamladı. Sarı-kırmızılılar, böylece şampiyonluk sayısını da 19'a çıkararak, 18 şampiyonluğu bulunan Fenerbahçe'yi geçmiş oldu.2013-2014 futbol sezonuna yine Fenerbahçe'yi mağlup edip TFF Süper Kupa'yı kazanarak başlayan Aysal'ın başkanlığındaki Galatasaray, yönetimsel ve teknik kadro nedeniyle yaşanan birçok krize yenik düştü ve şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaptırdı. Buna rağmen ligi ikinci bitiren sarı-kırmızılılar, 8 sezondur kazanılamayan Türkiye Kupası'nı müzesine götürerek, moral buldu.Sarı-kırmızılılar ayrıca 2013-2014 sezonu öncesinde Arsenal'in ev sahipliğinde düzenlenen 'Emirates Cup'ta da şampiyonluk yaşadı.RESMİ 154 MAÇTA, 86 GALİBİYET, 40 BERABERLİK, 28 MAĞLUBİYETGalatasaray Futbol Takımı, Ünal Aysal başkanlığında 154 resmi maç oynadı.Spor Toto Süper Lig'de 114, UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 21, Türkiye Kupası'nda 16 ve TFF Süper Kupa'da 3 maça çıkan sarı-kırmızılılar, toplamda 86 galibiyet, 40 beraberlik ve 28 mağlubiyet aldı.LİGDE SON MAÇI FENERBAHÇE DERBİSİBaşkanlığının son lig maçını Fenerbahçe derbisiyle yaşayan Aysal'ın döneminde sarı-kırmızılı taraftarlar derbi galibiyetine doydu.Ünal Aysal'ın başkanlığında Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'la toplam 20 derbi maç yaptı. Bu maçlarda rakiplerine karşı 11 kez üstünlük kuran 'Cim Bom', 5 derbi maçta berabere kalırken, 4'ünde yenildi. Ünal Aysal, başkanlığının son lig maçında Fenerbahçe derbisi yaşadı ve 2-1'lik sonuçla sevindi.Aysal, her ne kadar Süper Final'in uygulandığı 2011-2012 sezonunda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda şampiyonluk kupası kaldırsa da Kadıköy'de galibiyet göremedi.ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE ÜST ÜSTE BAŞARILAR GELDİÜnal Aysal döneminde 3 sezon üst üste gruplarda mücadele etme hakkı kazanan Galatasaray, önemli başarılar elde etti.Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın Avrupa'dan men cezası aldığı dönemde Türkiye'nin puanına ciddi katkıda bulunan sarı-kırmızılılar, Aysal başkanlığında 2012-2013 sezonunda katıldığı UEFA Şampiyonlar Ligi'nde İngiltere'nin Manchester United, Romanya'nın Cluj ve Portekiz'in Braga takımlarıyla aynı grupta yer aldı. Grubu Manchester United'ın ardından ikinci tamamlayarak, son 16 takım arasına kalan 'Cim Bom' ilk maçta sahasında berabere kaldığı Alman ekibi Schalke 04'ü deplasmandaki mücadelede yenerek, çeyrek finale yükseldi. Bu turda İspanyolların dünyaca ünlü takımı Real Madrid ile eşleşen sarı-kırmızılılar, Türk Telekom Arena'da 3-2 galip gelmesine rağmen ilk maçı 3-0'lık skorla farklı kaybettiği için elendi.Doğrudan gruplara kaldığı 2013-2014 sezonunda ise İspanya'nın Real Madrid, İtalya'nın Juventus ve Danimarka'nın Kopenhag takımlarının bulunduğu zorlu grupta mücadele eden Galatasaray, buna rağmen unutulmazlar arasına giren Juventus maçıyla gruptan çıkmayı başardı. Son 16 turunda İngiliz Chelsea takımıyla eşleşen sarı-kırmızılı ekip, rakibine elenmekten kurtulamadı.Bu sezon da İngiltere'nin Arsenal, Almanya'nın Borussia Dortmund ve Belçika'nın Anderlecht takımlarının yer aldığı zorlu bir gruba düşen Galatasaray, 3 maç yaptı. Avrupa'da istediği sonuçları alamayan 'Cim Bom' ilk maçında sahasında Anderlecht ile 1-1 berabere kaldı. Ardında deplasmanda Arsenal'e 4-1 yenilen sarı-kırmızılılar, sahasında yaptığı Borussia Dortmund maçından da 4-0'lık kötü bir sonuçla ayrıldı.FATİH TERİM KRİZİ YAŞADI, 3 TEKNİK ADAMLA ÇALIŞTIÜnal Aysal, başkanlığı döneminde 3 farklı teknik direktör ile çalıştı.Başkan seçilmesinin ardından teknik direktörlük görevini Fatih Terim'e emanet eden Aysal, deneyimli teknik adam ile 2 şampiyonluk, 2 TFF Süper Kupa kazandı. 2013-2014 sezonunun başında yaşanan kriz sonunda aynı zamanda A Milli Takım'ı da çalıştıran Terim ile yolları ayıran Ünal Aysal, takımı dünyaca ünlü İtalyan teknik direktör Roberto Mancini'ye teslim etti. Mancini ile sezon sonuna kadar çalışan ve Türkiye Kupası sevinci yaşayan Aysal, 49 yaşındaki teknik direktör ile finansal konularda görüş ayrılığına düştüğü için bir kez daha değişikliğe gitmek zorunda kaldı.Mancini'nin yerine uzun arayışların ardından vatandaşı Cesare Prandelli'yi getiren Ünal Aysal, İtalya Milli Takımı ile 2014 FIFA Dünya Kupası'nda hayal kırıklığı yaşayan ve sarı-kırmızılı takımın başında da sürekli tartışılan Prandelli ile yola devam etti.BASKETBOLDA ALTIN DÖNEMÜnal Aysal'ın başkanlığı süresince Galatasaray'ın erkek ve kadın basketbol takımları önemli bir ivme kazandı.Erkek basketbolunda Aysal göreve geldikten sonra sarı-kırmızılılar, 2011-2012 sezonunda tarihinde ilk kez Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazandı. Bu sezonun ardından başantrenörlük görevine Ergin Ataman'ın getirildiği Galatasaray Liv Hospital, Türkiye Basketbol Ligi'nde 2012-2013 sezonunu şampiyon tamamlayarak, 23 yıl aradan sonra şampiyonluk sevinci yaşadı. Geride kalan sezonda da ligde final oynadı ancak seride durum 3-3 iken, Türkiye Basketbol Federasyonu'nu protesto ederek son maça çıkılmadı. Sarı-kırmızılı basketbol takımı ayrıca geçen sezon THY Avrupa Ligi'nde çeyrek finale kadar yükseldi.Ünal Aysal döneminin en başarılı performansını başantrenör Ekrem Memnun yönetimindeki kadın basketbolu gösterdi. 2011-2012, 2012-2013 ve 2013-2014 sezonları Türkiye Kupası şampiyonu olan Galatasaray'ın kadın basketbolcuları, bu alanda şampiyonluk serisini 5 sezona çıkardı. Geride kalan sezonu lig, kupa ve Avrupa Ligi şampiyonluğuyla kapatan sarı-kırmızılı takım, adeta tarih yazdı. Ligde şampiyonluğa ulaşarak, 13 yıllık hasreti sona erdiren Galatasaray Odeabank Kadın Basketbol Takımı, en büyük başarısını Avrupa'da elde etti. Sarı-kırmızılılar, FIBA Kadınlar Avrupa Ligi Sekizli Final organizasyonunun final maçında Fenerbahçe'yi eleyerek, kadın basketbolunun Avrupa'daki 1 numalaralı kupasını tarihinde ilk kez kazandı.KUPA ALINAMAYAN TEK BRANŞ VOLEYBOLAysal döneminde Galatasaray'ın yarıştığı takım sporlarında kupa alamadığı tek branş olarak voleybol dikkati çekti.Ünal Aysal'ın başkanlığı süresinde diğer takım sporlarında önemli başarılar elde edilirken, sarı-kırmızılı erkek ve kadın takımlarının mücadele ettiği en üst düzey liglerdeki şampiyonluk hasretine son verilemedi. Erkeklerde süren 25 sezonluk şampiyonluk hasreti devam ederken, kadınlarda şampiyonluk sevinci yaşanamadı.Kadın voleybolunda Avrupa'da önemli işlere imza atılırken, 2012-2013 sezonunda CEV Şampiyonlar Ligi'nde dörtlü finallere ev sahipliği yapıldı ve kadınlarda Avrupa 4'üncüsü olundu.DİĞER BRANŞLARDAKİ BAŞARILARGalatasaray ayrıca, Ünal Aysal'ın başkanlığında kürek, sutopu, yüzme ve judo gibi branşlarda birçok şampiyonluk ve bireysel başarı elde etti.Sarı-kırmızılı kulüpte amatör branşlara önem verilirken, bunun karşılığında genç kürekçi Enes Kuşku'dan ciddi bir başarı geldi. Milli sporcu Enes, İtalya'nın Varese şehrinde düzenlenen 23 Yaş Altı Dünya Kürek Şampiyonası'nda hafif kilo tek çiftede gümüş madalyaya uzandı.SPORTİF BAŞARI VAR AMA MALİ SORUN BİTMEDİÜnal Aysal'ın başkanlığı döneminde tüm branşlarda önemli başarılar elde edilirken, mali sorunlar ise giderilemedi.Aysal'ın başkanlığı süresince futbol takımı ligde 2 sezon üst üste şampiyon oldu ve UEFA Şampiyonlar Ligi'nde 3 sezon üst üste doğrudan gruplara kaldı. Bunun sonucunda yayın gelirleri, reklam ve sponsorluk anlaşmaları ile kombinelerden hatırı sayılır bir miktar gelir elde eden Galatasaray'da giderler de arttı. Son 2 yılda yapılan çok sayıda transfer ve yıldız oyunculara ödenen yüksek yıllık ücretler sarı-kırmızılı kulüpte mali krizlerin yaşanmasına neden oldu.Elde edilen başarılara rağmen amatör branşların kendi giderlerini karşılayamaması da kulübü zor durumda bırakırken, yapılan sermaye artırımından gelen yaklaşık 150 milyon lira da mali yapının düzelmesine yardımcı olamadı.Haber Türk
Reklam
Motorla Hollanda'dan Moğolistan'a Yolculuk Yapan İki Arkadaştan 20 İnanılmaz Fotoğraf
Bu fotoğraflar, çalıştıkları yerden istifa edip, motorlarıyla Moğolistan'a doğru yola çıkan iki arkadaşa ait. İsimleri Pieter ve Mandy olan iki arkadaş, 2014'ün başında çalıştıkları yerden istifa etmiş ve maceralarla dolu bir serüvene atılmış. 3 ay içerisinde 16 ülke kateden iki kafadar, ömürlerinin tamamını yollarda geçirmek istediklerini söylüyorlar. Onların yaptığı yalnızca basit bir tatil değil kuşkusuz. Bu insanlar dünyanın onlara sunduğu maceralara atılmaktan hiç çekinmiyor ve evrenin her türlü meydan okumasını kabul ediyor. Üstelik bunu yaparken, objektiflerine yakalanan inanılmaz görüntüleri, dünya ile paylaşmaktan da çekinmiyorlar. Bu fotoğrafları gördükten sonra, büyük ihtimal sizler de işi gücü bırakıp yollara çıkmak isteyeceksiniz.
Adana'yı Gezip Görmek İçin 20 Sebep
etiket
Bir çok medeniyetin kavşak ve yaşam noktası olan Adana, kendine has kültürü ve konumu ile bağımsızlık ilan etse sırıtmaz! İşte size Adana'yı gelip görmeniz için bir kaç neden...
Reklam
Gurme Fuarında İnsanlara McDonalds Yediren Gençler
Gurmelere değişik servislerde McDonalds'dan aldıkları yiyecekleri servis eden ve hepsinin güzel bir şekilde yemesini sağlayan gençler ardından gurmelere McDonald's'ı kötületiyor. Ne yediklerinden haberi olmayan gurmeler de atıp tutuyorlar doğal olarak.
Oto Yıkamacıda Dehşet | Şaka İçerir
Fransız komedyen Rémi Gaillard ve arkadaşlarının Cadılar Bayramı'na günler kala hazırladığı şaka videosu, izleyenleri gülmekten kırıp geçirdi.
Reklam
Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nin Bir Bölümü Park Alanı Oldu
Azınlık mallarının iadesi yasası ile Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı'na iade edilen Zeytinburnu'nda bulunan 42 bin metrekarelik arazinin 8 bin metrekaresi ticaret alanı vasfından çıkartılarak park alanına çevrildi.İBB Meclisi'nde oybirliği ile alınan karara göre, Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nin hemen karşısında yer alan ve şu anda otopark ve spor kompleksi bulunan arazi parka çevrilecek.TİCARET ALANINDAN PARK ALANINA ÇEVRİLDİZeytinburnu'nda bulunan Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'nin karşısında yer alan ve Azınlık mallarının iadesi yasasının ardından geri iade edilen 8 bin 660 metrekarelik arazi 'ticaret alanı'ndan 'park alanı'na çevrildi.YÜKSEKLİK SINIRSIZ OLMAK ÜZERE TİCARET VASFI VERİLMİŞTİCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın traşlanmasını istediği, silüet bozan 16/9 gökdelenlerinin ve Balıklı Rum Hastanesinin yakınında yer alan arazi için Zeytinburnu Belediyesi 2007 yılında emsal=2, yükseklik sınırsız olmak üzere ticaret vasfı vermişti. Ancak 17 Ekim 2014 Belediye meclisinde yapılan oturumda oybirliği ile alınan kararla Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi'ne iade edilen arazi park alanına çevrilerek bir nevi 'kamulaştırıldı'.AZINLIKLARA İADE EDİLEN ARAZİ MECLİS KARARI İLE PARKA ÇEVRİLDİYedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi yanında yer alan 394 pafta, 1617 ada 12-13 parselde bulunan arazi 8 bin 660 metrekareyi kapsıyor. 3 bin 152 metrekareyi kapsayan 12'inci parsel 30 Temmuz 2012'de Mülkiyet ve Hisse Oranlarının düzeltilmesi ile; 5 bin 508 metrekare olan 13'üncü parsel ise 22 Ocak 2014 tarihinde 5737 Vakıflar Kanununa göre Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı'na iade edildi.ZEYTİNBURNU BELEDİYESİ İSTEDİ PARK ALANINA ÇEVRİLDİZeytinburnu Belediyesi, 25 Temmuz 2014 tarihinde İBB'ye yazdığı dilekçe ile ticaret alanı olarak gözüken arazinin park alanına alınmasını talep etti. İBB'ye havale edilen teklif, “yeşil alan miktarının arttırıldığı ve kamu yararı gözetildiği gerekçesi ileö oybirliği ile parka alanına çevrildi. Şu anda Zeytinburnu Spor Kompleksi, otopark ve boş alanların bulunduğu arazinin altına zeminaltı otopark yapılabilecek.ERMENİ HASTANESİ VAKFI: İDARE HUKUKU PRENSİPLERİNE AYKIRI1964 yılında el konulan mallarını geri alan Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı, imar komisyonu raporunda şu ifadeleri kullandı: “Öncelikle ifade etmek gerekir ki, 13 sayılı parsel Zeytinburnu Belediyesinin, 12 sayılı parsel ise Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün mülkiyetinde iken ve kamu yararı mülahazasıyla 'Ticaret Alanı' olarak düzenlenen plan notunun adı geçen parsellerin, mülkiyetinin vakfımıza intikalinden sonra kamu yararı genel kavramı ileri sürülerek ticari alandan çıkartılmak suretiyle park alanına dönüştürülmesi yolunda plan tadili teklifinin hazırlanması, idare hukuku prensiplerine aykırı olduğu gibi hukuk devletinin güvenilirlik ve devamlılık prensiplerine aykırı bir davranıştır. Yapılan plan değişikliğinin taşınmazın gelir getirici özelliğini kaldırmaya yönelik bir davranış olduğunu belirten Vakıf, imar değişikliği ile “Telafisi güç hatta imkansız etkilenmelerin olacağını' ifade etti. Kendilerine iade edilen arazinin park alanına çevrilmesine tepki gösteren vakıf yetkilileri, plana askıya çıkma süresinde itiraz edeceklerini ifade etti.DHA
Turkcell T50'den Rekor Satış!
Turkcell 2014 yılı üçüncü çeyreğine ait finansal ve operasyonel sonuçlarını duyurdu. Grup gelirlerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 oranında arttıran Turkcell, bu dönemde 3 milyar 162 milyon TL gelir elde etti. Turkcell, finansal sonuçlarıyla birlikte 9 Temmuz’da satışa sunduğu akıllı telefonu Turkcell T50‘nin satış bugüne kadar yaklaşık 270 bin adet sattığını da açıkladı.Turkcell’in sonuçlarında öne çıkan figürler şöyle:Mobil internet gelirleri yüzde 38 ; Turkcell Superonline gelirleri yüzde 38,2 oranlarında arttı.Grup AVFÖK (Amortisman, Vergi, Faiz öncesi kar) bir önceki yıla göre yüzde 3 artışla 1 milyar 50 milyon TL ’ye ulaşarak rekor kırarken , net kâr ise 755 milyon TL olarak gerçekleşti.VFÖK (Vergi-Faiz Öncesi Kâr) ise bir önceki yıla göre %2,7 artışla 647 milyon TL oldu.Turkcell 2014’ün üçüncü çeyreğinde 97 bin abone kazandı, faturalı abone sayısı ise bir önceki çeyreğe göre 295 bin arttı, Türkiye’deki toplam abone sayısı ise 34,7 milyon oldu.Üçüncü çeyrekte, 69 bin yeni abone kazanan Turkcell Superonline’ın ADSL kullanıcıları dahil olmak üzere toplam abone sayısı 1.1 milyona ulaştı. Fiber internet abone sayısı ise 33 bin artışla 686 bin oldu.Turkcell şebekesindeki akıllı telefon sayısı üçüncü çeyrekte 923 bin artarak, toplam 11,9 milyona yükseldi. Böylece Turkcell şebekesindeki akıllı telefon penetrasyonu yüzde 37 seviyesine ulaştı. Bu artışta Turkcell T50’nin de katkısı var.Turkcell, 30 Haziran 2014 tarihinde sona eren mali ikinci çeyrekte 2 milyar 923 milyon TL gelir elde etmişti.Webrazzi
Kılıçdaroğlu: 'Bir Ülkenin Cumhurbaşkanı Kaçak Binada Oturur mu?'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yeni Cumhurbaşkanlığı binasında verilecek 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'na davetli olan herkese 'Kaçak binadaki resepsiyona katılmayın' çağrısı yaptı.CHP Parti Meclisi (PM) öncesinde bir basın toplantısı düzenleyen Kılıçdaroğlu, açılışı 29 Ekim'deki resepsiyonla yapılacak yeni Cumhurbaşkanlığı binasının kaçak olduğunu savundu. Binanın yapımının yargı kararıyla durdurulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu 'Bir ülkenin Cumhurbaşkanı kaçak binada oturur mu?'diye sordu.'Bizi Ak Saray'da bekliyorlarmış. Gitmeyin, kirlenmeyin, gidenler kirlenecektir. O bina, alın teriyle bu vatandaşların vergileriyle yapıldı. Orada Cumhuriyeti kutlayacaklarmış, hangi Cumhuriyeti? Alın teri ve gözyaşıyla kurulan Cumhuriyeti mi, yolsuzlukların başkenti yaptığı Ak sarayı mı, o Cumhuriyeti mi kutlayacaklar? Biz cumhuriyeti meydanlarda fener alaylarıyla, halkla kutlayacağız, coşkumuzla kutlayacağız. Oraya gidenler de ister sanatçı ister işadamı...Mahkeme kararıyla yapımı durdurulan kaçak bir yapıya gidip Cumhuriyeti kutlamak için Erdoğan'ın dizinin dibine çöken insanları tarih affetmeyecektir. Bırakın kendi kendilerine yolsuzluklarını kutlasınlar. Baş aktör olarak Rıza Sarraf'ı çağırsınlar, devleti nasıl soyduklarını anlatsınlar. Bu onlar için gurur vesilesi olacaktır.''Açmazsan namertsin'Kılıçdaroğlu 17 Aralık soruşturması hakkında takipsizlik kararı veren Savcı Ekrem Aydıner'e yönelik eleştirilerini sürdürdü, grup toplantısındaki eleştirileri nedeniyle Aydıner'in kendisine tazminat davası açacağını söyledi:'Bunu affetmeyeceğiz, ne o savcıyı ne o dosyayı unutacağız. Savcı tazminat davası açacakmış, açmazsan namertsin. Kalkacaksın gideceksin hırsızların dizinin dibine çökeceksin. Sen hırsızların avukatısın, savcı değilsin. Biz bunu affetmeyeceğiz.'Meclis'te 4 eski bakanla ilgili kurulan komisyondaki dosyanın milletvekillerine verilmediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, eski bakanların avukatlarına dosyanın blok olarak verildiğini savundu.'Davutoğlu by-pass ediliyor'Hükümetin dış politika ve çözüm sürecini yönetemediğini öne süren Kılıçdaroğlu devlet yönetiminde söylem farklılıkları yaşandığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamlarının fiilen boş olduğunu savunan CHP lideri, Erdoğan'ın Davutoğlu'nu by-pass ettiğini iddia etti, yeni HSYK teklifini örnek verdi:'Yeni bir teklif getirdiler. Önce şunu soralım niye tasarı olarak gelmedi teklif olarak geldi. Tasarı olsaydı Bakanlar Kurulu'nda görüşülürdü. Teklif olarak verildi ve Salı günü verildi. Neden?. Davutoğlu'nun abisi dedi ki 'Salı günü gelecek Meclis'e'…Böylece Davutoğlu by pass edildi. Almanya'da Führer bir şey söyler ertesi gün yerine gelirdi. Aynı süreci yaşıyoruz.'Dünya liderlerinin de Davutoğlu 'pas geçerek' Erdoğan'ı aradığını söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Çünkü onlar da biliyor ki ülkeyi Davutoğlu yönetmiyor. Bu, Davutoğlu'nun ağırına gitmiyor ancak bu ülkenin ana muhalefetinin genel başkanı olarak benim ağırıma gidiyor' dedi.'Önce sen sus'Kobani'ye destek eylemleri için 'iç isyan' ifadesini kullanan CHP lideri, hükümeti olaylara seyirci kalmakla eleştirdi. Kılıçdaroğlu muhalefetin sağduyu çağrısı yaptığı, iktidarın şiddeti teşvik ettiği bir döneme girildiğini savundu:'İşler tam tersine dönmüş, böyle bir anlayış olabilir mi, neden biz bu çağrıyı yapıyoruz çünkü biz ülkemizi seviyoruz. Kişisel gizli hiçbir ajandamız yok, İktidar koltuğuna yapışmak gibi bir düşüncemiz de yok.Koşa koşa İmralı'ya gittiler, yalvardılar yakardılar. Görüşmeler sağlandı olaylar bitti. Şu Türkiye Cumhuriyeti devletinin geldiği noktaya bak, nasıl içinize sindirirsiniz? Böyle bir anlayış olabilir mi, ben itiraz etmeyeceğim konuşmayacağım da kim konuşacak…Bana 'sus' diyor, önce sen sus, aklını başına al devleti yönet, yönetimiyorsan bırak.'Fazıl Say'a destekKılıçdaroğlu, piyanist Fazıl Say'ın eserlerinin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2014-2015 programından çıkarılmasına da tepki gösterdi. Hükümetin baskı uygulamaya sanatçılardan başladığını savunan CHP lideri, 'Akıl var mantık var, bana hangi demokratik ülkede böyle bir yasak olduğunu söyler misiniz? Say ne yaptı? Eline silah mı aldı, molotof mu aldı, yüzünü kapattı mı? Tek çaldığ piyano, ama çalma anlayışı farklı...O piyano çalıyor öbürleri başka şey çalıyor, yediremiyorlar.' dedi.Kaynak: Al Jazeera
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Dile kolay 500 kez toplanıyor analar… Evlatların canlı bedeni için değil, ölü bedeni için de değil, bulunursa kemikleri için. Onlardan gelen metni aynen yayınlıyorum:Kaybedilmek İstenen İnsanlığımızdır…Yeri kana, göğü feryada doymayan bu diyarda, 499 haftadır İstanbul’un en işlek yerinde Cumartesi Meydanı’nda oturuyorlar. Aslında oturmaya, bundan 1013 (bin on üç) hafta önce 27 Mayıs 1995’te başladılar. Devletin, gözaltında kaybetme politikasıyla yönetildiği günlerdi. Başlangıçta beş altı kayıp yakınıydılar. Umutsuzluklarını, yaşadıkları belirsizlikleri bir araya gelerek, paylaşarak mücadeleye dönüştürdüler. Çoğaldılar, zira çoktular. Talepleri çok netti1) Bir daha kimse gözaltında kaybolmasın.2) Kayıpların akıbeti açıklansın3) Kaybedenler yargılansın.
Reklam