Warcraft Filmi, Yıllar Sonra Yayına Giriyor!
Yıllardır söylentisi dolaşmakta olan filminin vizyona giriş tarihi açıklandı!Video oyunların çekilen filmlerinin genel olarak pek iyi olmadığını söyleyebiliriz. Ancak ufukta küçük bir umut belirmiş gibi gözüküyor ve bu umut, daha önce de pek çok kez söylentileri dolaşan World of Warcraft filmi olabilir.' Moon' ve 'Source Code 'un yönetmeni Duncan Jones , Warcraft filminin başında bulunacak. Bu noktada belirtmek lazım ki, eğer bir video oyun filmi başarılı olacak ise, Warcraft filminin bu film olma ihtimali oldukça yüksek. Collider'da söylenene göre, filmin ve aslında film, önümüzdeki yıl yayına girecekti. Ancak Star Wars Episode VII ile aynı orijinal yayın tarihine sahip olduğu için ertelendi.Filmde, Anduin Lothar'ı Travis Fimmel, Kral Llane Wrynn'i Dominic Cooper, Garona'yı Paula Patton oynarken, Medivh rolü Ben Foster tarafından oynanacak. Ayrıca Güruh (Horde) tarafında da tanıdığımız karakterler Durotan, Orgrim Doomhammer, Blackhand ve Gul-Dan bulunacak.Warcraft filmi, sinemalara 2016 Mart tarihinde ulaşacak ve bu filmin, video oyun filmlerinin kötü giden kaderini değiştirme ve hatta tamamen yeni bir tür yaratma ihtimali olduğuna inanabiliriz...Chip
21. Yüzyılın En Tuhaf 20 Filmi
Bazı filmler o kadar tuhaftir ki, saatlerce izlersin ama bir türlü filmin çekilmesindeki amaç nedir anlayamazsın. Adam ne anlattı, ana fikir neydi bir türlü çözemesin. Hatta öyledir ki bazen filmi izlemekle kaybettiğin zamanı keşke tuvalette geçirseydim dersin. Ya film gerçekten saçmalığın ötesindedir, ya da sen filmdeki ince mantığı çözemeyecek kadar aptalsındır. Olmadı film bitince internetten falan araştırıp acaba bu konuda yalnız mısın öğrenmeye çalışırsın.
Almanya ‘En Prestijli Ülke’ Unvanını ABD'nin Elinden Aldı
Almanya dünyanın en gözde ülkesi sıralamasında Amerika’yı tahtından indirdi.Pazar Araştırma Enstitüsü (GfK) tarafından yapılan bir anket, Almanya’nın dünyanın en prestijli ülkesi olduğunu ortaya koydu. 20 farklı ülkede 20.000 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ankette ülkeler ihracat, hükümet, idare, kültür, insanlar, turizm ve göç/yatırım başlıkları altında 23 farklı alt kategoride değerlendirildi.Almanya 2009 yılından beri en prestijli ülke olan ABD’yi geride bırakarak birinci oldu. Almanya en çok puanı spor alanında elde ederken, Avrupa’daki yönlendirici rolü, politika ve ekonomideki istikrarı nedeniyle listenin başında yer aldı. ABD ise, özellikle dünya barışı ve güvenliği konusunda puan kaybederken, uluslararası anlaşmazlıklardaki rolü de ABD’ye prestij kaybettirdi.Dünya sıralamasında en çok kaybı Rusya yaşadı. Üç basamak gerileyerek 25′inci sıraya gerileyen Rusya’ya en çok puanı hükümet ve Ukrayna krizi konusundaki tutumu kaybettirdi. Sıralamaya göre, dünyanın en prestijli 10 ülkesi şöyle:AlmanyaABDİngiltereFransaKanadaJaponyaİtalyaİsviçreAvustralyaİsveçZETE
Bakan Zeybekçi: 'Türkiye ile Yunanistan En Büyük Hatayı Zorunlu Göç Konusunda Yaptılar'
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ile Yunanistan'ın tarihte yaptığı en büyük hatanın zorunlu göç olduğunu söyledi.İZMİREkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ekonomi Bakanlığı koordinasyonunda Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından İzmir'de düzenlenen 'Türkiye-Yunanistan İş Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, forumun iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.'Bu adım inşallah hayırlara vesile olur' diyen Zeybekci, insanların bazı şeyleri seçme hakkının bulunmadığını, komşuluğun da bunlardan biri olduğunu ifade derek, şöyle devam etti:'Bazı şeyler vardık ki seçemezsiniz, bazı şeyler vardır ki kararı size ait değildir. İnsan annesini, babasını, kardeşini seçemez. İnsan çocuğunu seçemez, vatanını, coğrafyasını seçemez. Seçemediği bu özelliklere de çok büyük bir sevgiyle sarılmak zorundadır. Türkiye ile Yunanistan bu özelliklere sahip birer ülkedir. Bir birlerini seçme hakkı yoktur, bir birlerini seçme imkanları yoktur. Birinin diğerine 'seni istemiyorum' deme hakkı yoktur. Böyle bir alternatif yoktur, böyle bir şans yoktur. Ama bence zor olanı zorlamaktan ziyade kolay olanı yapmak lazım. Bir birini çok sevmeleri gereken iki ülke olarak düşünüyorum.'Birlikte hareket etmenin önemiİki ülkenin birlikte hareket etmesinin önemine dikkati çeken Bakan Zeybekci, 'Eğer akıllı olursak, 1 artı 1'i 2 değilde, 1 artı 1'i 3, 1 artı 1'i 4, 1 artı 1'i 5, 7-8-11 yapacaksak eğer, işbirliği yapmak zorundayız. Aynı denizin iki tarafında aynı kıyının 3 kilometrelik 5 kilometrelik mesafesinde aynı rüzgardan beslenen, aynı yağmurun altında ıslanan aynı coğrafyanın ve kültürün bir çok şeyi birlikte paylaşan ülke bence bugüne kadar maalesef ciddi hata yapmıştır' diye konuştu.Zorunlu göç büyük hataEkonomi Bakanı Zeybekci, iki ülkenin yavaş yavaş birbirlerini tanımaya başladığına işaret ederek, şunları söyledi:'İki ülkenin tarihinde yaptığı en büyük hata savaşmalarıydı ama savaşmaktan daha kötü bir hata bu zorunlu göç oldu. Buradaki Anadolu'daki insanlarının göç ettirilmesi, adalardaki ve Yunanistan'daki insanların zorla göç ettirilmesidir. Elimizdeki en büyük fırsatı böyle teptik. İki ülke arasındaki en büyük köprüyü yıktık, en büyük imkanı ortadan kaldırdık. Keşke o hata yapılmasaydı, keşke o zorunlu göç olmasaydı. Keşke birlikte yaşama kültürü ilelebet devam etseydi. Bütün bu coğrafyada yine bizim dostlarımız, komşularımız, arkadaşlarımız yerinde kalsaydı. Girit'te, Rodos'ta, Selanik'te de Türk kökenle Yunanistan vatandaşları orada kalsaydı.'Yunanistan'daki anısını anlattıNihat Zeybekci, geçmişte kendisi için Yunanistan'ın her denize girdiğinde 'karşı ada, karşıdaki komşu' gibi göründüğüne değinerek, şöyle konuştu:'2005 yılında Denizli Belediye Başkanı olduğum dönemde Türk-Yunan ortaklığında yapılan bir kültür etkinliği için Samos ya da Sisam'a gitmiştik. Hangisi Türkçe hangisi Yunanca bilmiyorum. Yunan tarafı Samos mu diyor. Bunda bile iki tarafta itilaflar var. Oraya gittik, bizi çok güzel ağırladılar. O küçük adanın merkezinde bir okul bahçesinde çok doğal ortamda bizi karşıladılar. Ada halkı evlerinden karnıyarık, cacık getirdiler. Çok önemli bir şey yaşadım. Çok yaşlı bir kadın geldi, bana Türkçe 'hoş geldin' dedi. 'Biz seninle akrabayız' dedi. Olabilir, bundan memnun olurum dedim. Nereden akrabayız dedim. 'Senin soyadın Zeybekci, bizim de soyadımız Zeybeki' dedi.'İki ülkenin bir araya gelmesi durumunda karşılıklı kazançların ortaya çıkacağını vurgulayan Zeybekci, turizmde çok büyük işbirliğinin yapılabileceğini yineledi.Zeybekci, 'Ege'nin rüzgarını, turizmini, koylarını birlikte pazarlayabiliriz. Ege'nin imkanlarını birlikte bütün dünyaya pazarlayabiliriz. Önümüzdeki yıllarda birçok projeyi bir çok etkinliği birlikte yapabiliriz. Japonya-Kore örneği çok önemli. Dünya kupasını beraber düzenlediler. Biz niye uluslararası etkinliklerde işbirliği yapmayalım. Bir birini tamamlayan iki ülke. Diğer taraftan da çok büyük avantajlarımız şu. Yunanistan'ın potansiyeli sadece yüz ölçümü, nüfusu veya ekonomisiyle sınırlı değil. Türkiye'nin de potansiyeli sadece yüz ölçümü sınırlı değil' şeklinde konuştu.İki ülkenin Balkanlar'da, Orta Asya'da ve dünyanın diğer ülkelerinde birlikte iş yapabileceğini anlatan Zeybekci, 'Türk müteahhit şirketleri, dünyada Çin'den sonra ikinci sırada. Türk müteahhitlerinin sadece geçen sene dünyada ait oldukları müteahhit kontratları 40 milyar dolara yakın. Türk müteahhitlerinin şu anda devam ettirdikleri, tamamladıkları projelere baktığımızda 300 milyar dolar civarında. Yunanistan ile Türkiye birlikte üçüncü ülkelerde çok büyük yol alabilirler' ifadelerini kullandı.Nihat Zeybekci, çok büyük önem taşıyan bu toplantının hemen ardından sektörel bazda yeni toplantılar yapılabileceğine işaret etti.Muhabir: Ali Rıza Karasu/Halil ŞahinAA
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na 250 Odalı Ek İnşaat İddiası
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Atatürk Orman Çiftliği'nde yapılacak Cumhurbaşkanlığı Konutunun 7000 metrekareyi bulacağını ve 250 odalı olacağını söyledi.'Yerleşke sadece Kaçak Saray'dan ibaret değil' diyen Candan, 'Cumhurbaşkanı'nın oturacağı rezidans, yaklaşık metrekaresini 7000 metre kare olarak hesapladık. Yerüstünde 4000 metrekareye oturuyor. Bir odayı 20 metrekareden hesaplarsak kendisine 250 odalı bir konut yaptırıyor. Maliye Bakanlığı konut maliyetini de açıklamalı. 4000 kişilik yaptırılan caminin mimarisi ise kopya ve çok abartılı' dedi.'MARMARA KÖŞKÜ TEHDİT ALTINDA'Alan içerisinde önemli kültür varlıkları olduğunu söyleyen Candan şöyle devam etti: 'Alan içerisine giremediğimizden alanda kalan kültür varlıkları bizi tedirgin ediyor. Atatürk'ün kullandığı Marmara Köşkü Kaçak Saray Kampüsü'nün içerisinde kalıyor. 1930'lı yıllarda mimar Ernst Egli tarafından yapılmış önemli bir yapı. Yakınlarda bulunan Atatürk'ün evi vaziyet planında görünmüyor. Atatürk'ün evinin izinin bile görünmemesi bu alanların tehdit altında olduğunu göstermekte. Kaçak Saray yalnızca maliyeti ile değil, sadece 1000 odası ile değil, yerleşkesinde yapılan Kaçak camii, kaçak konutu, kaçak kültür merkezi ile bir kaçak merkezi haline geldi. Aynı zamanda şaaşanın ve harcamanın simgesi haline geldi.'Candan ayrıca, 'Cumhurbaşkanı, Büyük devlet olmanın gereğini Büyük saray sanıyor, Şu anda 5109 metrekare ile ABD'de bulunan Beyaz Saray dünyanın küçük saraylarından. ABD Küçük bir devlet anlaşılan. Demek ki Büyük Saray ile Büyük Devlet olunmuyor. Her şeyiyle abartılı' dedi.'CUMHURİYETİ KURAN İRADE PADİŞAH OLARAK KENDİSİNİ İLAN ETMEMİŞTİ'Mimarlar Odası Ankara Şube ikinci Başkanı Ali Atakan, 'Cumhuriyeti kuran irade padişah olarak kendisini ilan etmemişti. Ankara'nın hakim bir noktasında Çankaya'da mütevazi bir anlayışta köşk inşaa edilmiştir. Kaçak saray yalın ve insani yaklaşımdan uzak otoriter bir anlayışla inşa edilmiştir. Arsa seçiminde ise Ankara'nın en değerli arazisine konumlamdırılmıştır. Milletin saray'ı dedikleri Saray'da Millete dair bir iz yoktur. Her şeyi abartılı 7 bin metrekarelik konut ve bin odalı bir yapı millete ait bir iz taşımaz' ifadelerini kullandı.Mimarlar Odası Ankara Şube Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Kaya ise, 'Atatürk Orman Çiftliği'nde yapılan ağaç katliamıyla inşa edilen şaaşalı , gösterişli bina gerici bir kompleksi cumhuriyetle savaş halinde olan bir yaklaşım biçimidir.Katliamla oluşan binadaki bu bağnazlık Kaçak bina ile taçlandırılmıştır' dedi.Mimarlar Odası Kent İzleme Merkezi Üyesi Ethem Torunoğlu ise 'Son yıllarda Türkiye insan hak ve ihlalleri , madencilik ve inşaatta yaşanan ölümlü iş kazalarının yanında doğa ve çevre tahribatı ile anılıyor. Ve Türkiye AOÇ tahribatı ile anılıyor ve AOÇ'deki çirkin yapı ile anılıyor. İş kazası ve ölümlere baktığımızda, çevre ve kent hakkının ihlalleri anlamında da yeni Türkiye nin nasıl bir Türkiye olduğu görülüyor' dedi.DHA
Adli Yıl Açılış Töreni Resmen Kaldırıldı
TBMM Adalet Komisyonu, yargı paketinin ikinci gün görüşmelerinde Yargıtay’da 1 Eylül’de adli yıl açılış töreni yapılmasını AKP'li üyelerin oylarıyla kaldırdı.Muhalefetin “tepkisel düzenleme”, “ hınç alma”, “Sayın cumhurbaşkanı tak diye emredecek biz şak diye yapacak mıyız? Ayıp” eleştirilerine ve tartışmalara rağmen AKP'li üyelerin oylarıyla madde kabul edildi.Yargıtay Kanunu’ndaki adli yıl açılış töreninin yasal dayanak olan 1973’ten beri bulunan madde kaldırıldı.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “1943 yılından bu yana adli yıl açılış törenleri yapılıyor. Barolar ve başsavcılıklar yapabiliyor. Yine Yargıtay geleneksel törenini sürdürecektir. Bütçe ile ilgili bir sıkıntı da yaşanmaz. Yaşanırsa çözeriz” dedi.AK Partili Ramazan Can ise maddeyi savunurken, “Biz töreni yasaklamadık. Sadece yasal dayanağını kaldırdık. Bu törenler Başbakanların azarlandığı, milli iradenin aşağılandığı, Başbakanlara konuşma ve cevap hakkı tanınmadan yapılan toplantılar şeklinde geçmektedir. Siyaset yapılacak yerler bellidir. Cüppelerini çıkarsınlar siyasetlerini öyle yapsınlar” dedi.CHP’li Dilek Akagün Yılmaz, Ramazan Can’ın özür dilemesi gerektiğini savundu ve Yargıtay’a gözdağı verilip intikam alındığını öne sürdü. Yılmaz, “Eğer bu anlayışla gidersek yargıyı kendinize bağlamak istiyorsunuz. Bir AKP yargısı yaratmak istiyorsunuz” dedi.AK Partililerin 'O törenlerde Başbakan azarlanıyor. Siyasetin daniskası yapılıyor' itirazlarına CHP'liler 'Yasayla tören kaldırmanın adı demokrasi değildir' yanıtı verdiler.O dönem Başbakanlık koltuğunda oturan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay'ın açılış töreninde Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu'nun konuşmasına tepki göstermişti, Bu tartışmanın ardından Erdoğan Adli Yıl açılış törenine gitmemişti.T24
Reklam
Reklam
ABD Büyükelçiliğinden Çuval Açıklaması
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Büyükelçiliği, ABD'li askerlere yönelik yönelik İstanbul'da yapılan çuvallı protestoya ilişkin bir açıklama yaptı.Büyükelçilik tarafından sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden yapılan açıklamada saldırı kınanarak 'Türkiye'yi ziyaret eden üç Amerikalı askere yapılan saldırıyı gösteren videoyu son derece çirkin bulduğumuzu ifade ediyoruz. Barışçıl protesto hakkına ve ifade özgürlüğüne saygı duymakla birlikte, bugün İstanbul'da gerçekleştirilen bu saldırıyı kınıyor; Türk halkının büyük çoğunluğunun da Türkiye'nin misafirperverliğine saygısızlık teşkil eden böyle bir eyleme karşı çıkmakta bizlere katılacağı konusunda hiçbir şüphe duymuyoruz' ifadeleri kullanıldı.DHA
Reklam
Humaira'nın Eğitim Devrimine Madonna, Beyonce ve Salma Hayek’ten Destek
Hayatını Pakistanlı kız çocuklarının eğitimine adayan Humaira Bachal, ülkesinde devrim yaptı. Kapı kapı dolaşıp kız çocuklarını eğiten Bachal’a Madonna ve Beyonce’den de destek var.Humaira Bachal, hayatını Pakistanlı kız çocuklarının eğitimine adadı. Taliban tarafından vurulan Malala Yousufzai gibi defalarca ölümle tehdit edilmesine rağmen başlattığı eğitim devriminden vazgeçmedi. Pakistan’ın Karachi şehrinde yaşayan 26 yaşındaki Bachal, 12 yaşından itibaren okulda gördüğü dersleri okula gidemeyen diğer kız çocuklarına anlattı.Aileleri ikna etmeyi başardıKurduğu eğitim timiyle Pakistan’da kapı kapı gezerek aileleri kız çocuklarını okula göndermesi için ikna etmeye çalıştı. Bu uğurda tehdit edildi, kaçırıldı, hakarete uğradı. Ancak Humaira’nın hayatı çekilen bir belgeselle değişti. Belgeseli izleyen herkes Humaira için yardıma koştu. Madonna Londra konserinde Humaira’yı özgürlük savaşçısı ilan ederek hayranlarından yapılacak olan okul için destek istedi. Beyonce ise Londra’da okulun giderlerine katkıda bulunmak için sahne aldı. Salma Hayek’ten de kampanyaya destek geldi. Şimdi Karachi’de 22 öğretmen ve bin 200 öğrencisiyle bir okulu var. Hayatta en büyük destekçisinin babasından şiddet görmesine rağmen kızının eğitimi için çabalamaktan vazgeçmeyen annesi olduğunu ifade eden Bachal, STAR’a yaptığı açıklamada, “Taliban için artık endişelenmiyorum. Korkmuyorum. Bu durumu değiştirmek için sesini yükselten sadece Malala ve Bachal değil. Yüzlerce kadın var. 100 tane Humaira öldürseler bizi durduramayacaklar. Rüya okulu hayal ediyordum. Şimdi Rüya Üniversiteyi hayal ediyorum. “ dedi.Her şey reçeteyle başladıAnnesi reçeteyi okuyamadığı için kuzenine tarihi geçmiş ilaç vererek ölümüne sebep olduğunu anlatan Humaria, “Kuzenim ölünce cehalete son verme kararı aldım. Benim yaşadığım toplumda kadının hiç bir hakkı yoktur. Ben bunu değiştirmeye çalışıyorum. Kadınlar kızlarının kendisi gibi olmasını istemediği için bana destek verdi. Taşlandık, hakarete uğradık ama yılmadık. Talibandan da korkmuyorum” diyor.Seda Çakmak | Star
NATO: Rusya, Ukrayna'ya Girdi
NATO, Rus birliklerinin bu hafta tank, top ve hava desteğiyle Ukrayna'ya girdiğini bildirdi.NATO'nun ABD'li komutanı General Philip Breedlove 'Rus tankları, Rus topları, Rus hava savunma sistemleri ve savaş birlikleri görüldü.' diye konuştu.Rusya, Ukrayna'nın doğusundaki Moskova yanlısı ayrılıkçıları desteklemek için ülkeye asker gönderdiği iddialarını sürekli olarak reddediyor.Ancak Rusya yanlısı isyancılar ülkedeki 'gönüllülerin' kendilerine yardım ettiğini söylüyor.Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk kentinde bu sabah ağır topçu ateşi duyuldu.Ancak atışların Ukrayna hükümeti güçleri tarafından mı yoksa isyancılar tarafından mı yapıldığı belli değil.Ayrıca yine Rusya yanlısı isyancıların ellerinde olan Luhansk şehri yakınlarından da çatışma haberleri geliyor.Kentin kuzeyinde yaşanan çatışmalarda bir Ukrayna askeri öldü, bir diğeri yaralandı.Ukrayna hükümetine ait güvenlik güçleri, çatışmanın isyancıların Şatsya köyü yakınlarındaki hükümet güçlerine ait kontrol noktalarına ateş açmaları üzerine çıktığını söylüyor.Ülkede devam eden çatışmalarla ilgili olarak 5 Eylül günü ateşkese varıldı, ancak ateşkesten sonra bile ölü sayısı yüzlerle ifade ediliyor.AB ülkeleri Rusya'ya Ukrayna'daki ayrılıkçılara yardım ettiği gerekçesi ile yaptırım uyguluyor. Rusya da karşı yaptırımlarla yanıt veriyor.BBC Türkçe
Reklam
Devlet Hastanesinde Asansör Kazası: 6 Yaralı
ADANA'daki Çukurova Dr. Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi'nde asansör 2 kat düştü, içindeki 6 kişi yaralandı.Merkez Seyhan İlçesi'ndeki hastanenin ana binasındaki 'yolcu asansörü' olarak tanımlanan asansör, saat 16.00 sıralarında bilinmeyen nedenle bulunduğu zemin kattan eksi 2'nci kata düştü. Yaklaşık 7 metreden düşen asansör kabininin içinde bulunan 6 kişi, yardıma koşan hastane görevlileri tarafından çıkarıldı. Yaralılar, aynı hastanenin acil servisinde tedavi altına alındı.DHA muhabiri Fatih Karaçalı'nın CNN Türk ekranlarında verdiği bilgiye göre hastaneden henüz resmi bir açıklama yok. Yaralanan kişilerin hayati tehlikesi olmadığı belirtiliyor.Fatih KARAÇALI/ ADANA,(DHA)
Reklam
İstanbul'da ABD Askerlerinin Başına Çuval Geçirdiler
Karadeniz’de yapılan NATO tatbikatından dönen ve dört gündür İstanbul Sarayburnu’nda bağlı bulunan 71 bordo numaralı USS ROSS adlı ABD savaş gemisinin askerlerinin başına Türkiye Gençlik Birliği (TGB)üyeleri çuval geçirdi.Sabah saatlerinde Eminönü’nde gerçekleşen eylemde TGB’liler 3 Amerikan askerinin başına çuvalı, “'Yanke Go Home”',  '“Kahrolsun Amerikan emperyalizmi'” sloganlarıyla geçirerek üzerlerine kırmızı boya attı. TGB’'liler çuval geçirme eylemi sırasında Amerikan askerlerine İngilizce “olarak 'ABD ordusunun bir üyesi olduğunuzu az önce beyan ettiniz. Sizleri katil olarak tanımlıyoruz. Topraklarımızdan defolup gitmenizi istiyoruz ve şimdi sizi protesto hakkımızı kullanıyoruz”' ifadelerini kullandı. Bunun üzerine Amerikan askerleri de “'Tamam gidiyoruz'” dedi.4 Temmuz 2003’te Irak'ın Süleymaniye kentinde Amerikan askerleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı subayların bulunduğu karargaha baskın düzenlenmiş ve Türk askerlerini başına çuval geçirerek gözaltına almış ve sorgulanmak üzere Bağdat’'a götürülmüşlerdi.Taner YENER/İSTANBUL,(DHA)
Yurdum Esnafından Akıllara Zarar 14 İş Geliştime Stratejisi
Beyaz yakalılar; havasız toplantı odalarına sıkışıp saatlerce işi geliştirecek reklam kampanyaları, yaratıcı pazarlama ve satış stratejileri geliştirmeye çalışırlar. Halbuki tüm pazarlama camiasına ilham olabilecek yaratıcı fikirler  sokaklarda, çarşı pazarda; çocuk yaşından beri ticaretle uğraşan yurdum esnafında..
Levent Kırca'dan Cem Yılmaz'a Dava!
Oyuncu Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi 'Pek Yakında'nın, 2001 yılında kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı 'Son' adlı filminden alıntı olduğu gerekçesiyle, Yılmaz aleyhine 60 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.Oyuncu Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi 'Pek Yakında'nın, 2001 yılında kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı 'Son' adlı filminden alıntı olduğu gerekçesiyle, Yılmaz aleyhine 60 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.Levent Kırca'nın, avukatı Çiğdem Karakoyunlu aracılığıyla, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 5 sayfalık dava dilekçesinde, 'Müvekkilim, ülke çapında tanınan bir oyuncu olup, aynı zamanda birçok eserin yazarı ve imtiyaz sahibidir. 2001 yılında vizyona giren 'Son' isimli sinema filminde yönetmen, hikaye sahibi ve oyuncu olarak yer alan müvekkil, bu filmin mali haklarının da sahibidir. Bu film içerisinde kısıtlı imkanlarla film çekme fikrinden yola çıkarak, yer yer Türk Sineması'nın emektarlarına göndermede bulunularak hikaye kurgulanmıştır. Davalının senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamanda yapımcılığını da yaptığı 'Pek Yakında' adlı sinema filminde, müvekkilin eser sahibi olduğu 'Son' adlı eserini açıkça ve hukuka aykırı olarak intihal edecek şekilde olay örgüsüne yer vermiştir. Davalının sinema filmi ile müvekkilin 'Son' filmi arasındaki ana karakterler, hikaye gelişimi, matematiği, çalışmalar, hatta bazı detaylar tıpa tıp benzerlik göstermektedir' denildi.'KENDİ ESERİYMİŞ GİBİ PİYASAYA SÜRMÜŞTÜR'Her iki filmde de çeşitli benzerlikler olduğu belirtilen dilekçede, 'Filmin yayına girdiği tarihlerde, internet ortamında film ile ilgili yorumlarda iki filmin benzerliğine sık sık değinilmiştir. Bu yorumlardan kimi sinema eleştirmenlerine, kimisi ise sade vatandaşlara aittir. Müvekkil, yılların birikimiyle, öykü, kahramanlar, olayların akışı, gelişimini somut bir şekilde ortaya koyarak, belli bir fikrî emek verilerek, orijinal olarak bir öykü oluşturmuş ve film çekmiştir. Davalı ise müvekkilin bilgisi ve onayı dışında, büyük bölümünü müvekkilin eserinden alıntıların oluşturduğu bir sinema filmini kendi eseriymiş gibi piyasaya sürmüştür' ifadelerine yer verildi.60 BİN LİRALIK DAVALevent Kırca'nın kişilik haklarının ihlal edildiğini ve zarara uğradığını belirten avukat Karakoyunlu, 50 bini manevi, 10 bini ise maddi olmak üzere toplam 60 bin liralık tazminat davası açtı.Haber: Arzu KAYA / İstanbul DHA
Reklam