Uçakta Cep Telefonuna Şartlı İzin
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden (SHGM) yapılan açıklamada, uçaklarda cep telefonu başta olmak üzere taşınabilir elektronik cihazların kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği bildirildi.Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçaklardaki taşınabilir elektronik cihazların (cep telefonu, tablet bilgisayar, dizüstü bilgisayar, elektronik oyun konsolu, elektronik kitap, MP3 çalar vb.) uçuşun her aşamasında kullanımına yönelik yeni bir genelge yayınladı. Genelgeye göre, 21 Ocak 2014 tarihinde yapılan düzenlemeyle bu cihazların uçuş sırasında kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği hatırlatılarak, yapılan değerlendirmeler ve uluslararası uygulamaların incelenmesi sonucunda, belli hususlar çerçevesinde taşınabilir elektronik cihazların uçuş esnasında kullanılmalarına müsaade edildiği vurgulandı.HAVAYOLU ŞİRKETLERİ GARANTİ EDECEKYeni genelgeye göre, taşınabilir elektronik cihazların uçakta kullanılmasına izin vermek isteyen havayolu şirketleri, uçuş öncesinde bu cihazların uçağın emniyetle işletilmesine etkisinin olmadığına emin olacak ve bu cihazların uçağın elektronik sistemlerini, donanımını ve özellikle seyrüsefer ve iletişim sistemlerini etkilemediğini garanti altına alacak.Taşınabilir elektronik cihazların uçuş sırasında kullanım şartlarını kesin olarak tanımlayacak olan havayolu şirketleri, bu cihazların ne tip hava araçlarında, ne zaman ve hangi koşullar altında kullanılabileceğini belirleyecek.KAPI KAPANMADAN ÖNCEYeni kurallar doğrultusunda, yolcu, uçağa binişten sonra, kapı kapatılıncaya kadar cep telefonlarını veya taşınabilir elektronik aletlerini açık olarak kullanabilecek. Kapının kapatılmasıyla birlikte, tüm elektronik cihazlar ikinci bir anonsa kadar 'uçuş modunda' kullanılacak.Uçağın havalanmasının ardından, seyir yüksekliğine gelinmesiyle birlikte kabin amiri anons yaparak cihazların kullanımının serbest bırakıldığını bildirmesiyle yolcular cihazlarını açabilecek. Ancak bu konuda havayolu şirketleri farklı uygulamalara da gidebilecek.UÇUŞ EMNİYET KARTI HAZIRLANACAKHavayolları bu konuda daha fazla bilgi için koltuk ceplerine bilgilendirici uçuş emniyet kartı koyacak. Emniyet Bilgilendirme Kartlarında, söz konusu cihazların kullanımına yönelik standart uygulama usulleri belirtilecek.UÇUŞ PERSONELİ TAKİP EDECEKTaşınabilir elektronik cihazların kullanımına ait uygulamalar, yolcular emniyet kemerlerini bağlamadan önce anons edilecek ve uçuş mürettebatı tarafından verilen talimatlara her koşulda riayet edilmesi gerektiği açıkça vurgulanacak. Taşınabilir elektronik cihazların uygun şekilde kullanıldığına dikkat edilecek, şüphe halinde cihazın kapatılması sağlanacak ve cihazlardaki batarya sızıntılarına ve aşırı ısınmaya gerektiğinde müdahale edilecek.Hüseyin ASLIYÜCE - DHA
Biz Yoğun Siyasete Maruz Kalırken Dünya Biliminde Yaşanan 23 Mühim Gelişme
Malumunuz, uzun zamandır, dünya gündeminde Türkiye'nin bahsinin geçmesini sağlayan tek özellik, Ortadoğu'da yer alan bir ülke olması.. Birçok alanda olduğu gibi bilimdeki gelişmeleri de dışarıdan takip eden bizler, 'zorunlu kimya tartışılmıyor' sözlerini tartışırken, birkaç ay içerisinde, bilim alanında hangi önemli gelişmeler yaşandı bir göz atalım..
George R. R. Martin'in Zihnindeki Orijinal Westeros'u Gösteren 5 Mükemmel Çalışma
Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinen George R. R. Martin, yeni kitabı 'The World of Ice & Fire' ile Westeros'un kroniğini çıkarıyor. Ünlü yazar, yaptığı bir röportajda, Westeros'un Game of Thrones dizisinde oldukça iyi bir şekilde göselleştirildiğini fakat kendisinin Westeros algısının çok daha farklı olduğunu söyledi.Yeni kitabında, Westeros'daki görüntüleri ve yerleri olabildiğince zihnindeki görüntülere benzetebilmek amacıyla, diğer sanatçılarla da iş birliği yaptığını söyleyen Martin, zihninde canlandırdığı Westeros'a ait birkaç görüntüyü sevenleriyle paylaştı. İşte 'Game of Thrones' setinin olması gereken görüntüsü;
Ala: 'Sokak Çağrısı HDP'nin İkinci Büyük Hatasıdır'
İçişleri Bakanı Ala, 'İnsanlarımızın mal ve can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu tür çağrıyı tekrardan yapmış olması ikinci büyük hatasıdır HDP'nin' dedi.İçişleri Bakanı Efkan Ala, 'İnsanlarımızın mal ve can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu tür çağrıyı tekrardan yapmış olması ikinci büyük hatasıdır HDP'nin. Bu ülke hepimizin ve hepimizin üzerinde titremesi gereken sorumluluklarımız var. O çocuklar, sokağa çağrılarak gelecekleri karartırılıyor. Onların üzerinden siyaset yapılıyor. Bunlar, doğru şeyler değil' dedi.İçişleri Bakanı Efkan Ala, 'İnsanları sokağa çağırmak bizim kanularımıza aykırıdır. O insanların, sokağa çıkanların sorumluluğu, o çocukların sorumluluğu elbette HDP'nin üzerindedir. Biz kesinlikle bu çağrıya vatandaşlarımızın kulak asmamasını, uymamalarını arzu ediyoruz' dedi.AA
THK Başkanı Yıldırım: 'Çalışmalarımı Sabote Etmek İstiyorlar'
Çıkarıldığı mahkemede tutuklanan THK Başkanı Osman Yıldırım, rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yalanladı.Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım ve oğlu Emre Yıldırım ’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “rüşvet almak ve vermek” suçlamalarından tutuklandı. Osman Yıldırım, mahkemedeki ifadesinde çalışmalarının sabote edilmek istendiğini söyledi.Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım ve oğlu Emre Yıldırım ’ın da aralarında olduğu şüphelilerle ilgili “yolsuzluk ve rüşvet” soruşturması kapsamında, hakkında tutuklama kararı verilen Osman Yıldırım’ın mahkemedeki ifadesine T24 ulaştı.'Mal varlığımda artış söz konusu değil'Osman Yıldırım, tarafına yöneltilen rüşvet ve yolsuzluk iddialarını reddederken, “THK’daki çalışmalarım sabote edilmek isteniyor” dedi.Osman Yıldırım mahkemesindeki ifadesinde şunları söyledi: “Herhangi bir şekilde rüşvet almadım. Rüşvet alındığına da şahit olmadım. İfadelerim kapsamında Türk Hava Kurumu’ndaki çalışmalarım sabote edilmeye çalışılmaktadır. Başarılarım gölgelenmek istenmektedir. Bahsi geçen Gökçen Havacılık Şirketi Türk Hava Kurumu’nun şirketidir. Biz Sağlık Bakanlığı’nın ihalelerine katılarak helikopter aldık, burada herhangi bir şekilde kimseyle rüşvet anlaşmamız olmadı.Yahut bize ödenen para yoktur.Benim mal varlığımda herhangi bir artış söz konusu değildir. Benim kendi birikimlerim vardır. Ev alırken de kredi kullandım. Bu kapsamda tutuksuz yargılanmak istiyorum.”Tutuklanma gerekçesi rüşvet almak ve vermekOsman Yıldırım ve Emre Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi ile ilgili mahkemenin tutuklama gerekçesi ise şöyle:Soruşturma evrakı kapsamına göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgulara, şüphelilerden Hakan Azemoğlu ’nun beyanları, tape kayıtları, para akışını gösteren banka kayıtları, MASAK raporu, atılı suçların niteliği ve CMK’nın 100.maddesi içeriğine göre, Osman Yıldırım, Emre Yıldırım, Hakan Azemoğlu, İrfan Yıldız ve Şafak Şimşek ’in “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “rüşvet almak ve vermek” suçlarından tutuklanmalarına, şüpheliler Faruk Volkan Yılmazer , Ali Yavuz Karslıoğlu ’nun adli kontrol altına alınmasına karar verilmiştir.”Arzu YıldızT24
"Allah Beni Bir Sınava Soktu, Kazandım"
Galatasaray'da Sabri Sarıoğlu maçın ardından GS TV yayınına katıldı.2-1 kazandıkları Kasımpaşa maçı ve yeniden kadroya alınması ile ilgili konuşan Sabri şu ifadeleri kullandı:'İlk yarıda istediğimiz oyuunu sahaya yansıtamadık. İkinci yarıda yansıttık ve kzandık. Benim için de önemli bir maçtı. A Takıma uzaktım. 3 ay sonra gelip burada maça çıkmak zordu. Yağmurlu havada zemin de ağırlaşmıştı. Fiziken zorladı beni. İnşallah ileride daha da iyi noktalara geleceğime inanıyorum.'A2'deki teknik ekip ve oyuncu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ben her şeyin gerçeğinin ortaya çıkacağını biliyordum. Şunu canı gönülden söylüyorum. Çok üzücü şeyler yaşadım ama konuşma fırsatlarım vardı. Bu ne karakterime ne de G.Saray sevdama yakıştıramadığımdan susmayı tercih ettim. Bu kararın neden olduğunu biliyordum. Sadece çalıştım. Allah beni bir sabır sınavına soktu ben de bunu kazandım.''Birçok başkanla, hocayla çalıştım. Kimseye saygısızlığım olmadı. Sorun olunca karşılıklı konuşarak çözen bir insanım. Bugün de benim için yeni bir sayfa açıldı.'Sporx
Prandelli'den Maç Sonu Açıklamalar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, maç sonunda yayıncı kuruluşun mikrofonlarına konuştu.İtalyan teknik adam, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:'Kötü bir mağlubiyetten sonra kazanmamız gerekiyordu. İkinci yarıda istediğimiz oyunu az çok gösterebildik, istediğimiz ruhu yansıtabildik sahaya. Maçın başından beri bu futbolu oynamamız gerekiyordu ama yavaş ilerliyoruz. Yine de kazanmamız gereken bir maçı kazandık.Biraz agresiflik ve biraz taktiksel değişiklik gerekebiliyor. İlk yarıda çok fazla açık veriyorduk, ikinci yarıda bunu değiştirmeyi başardık. Biraz daha inanarak oynadık, ileriye gitmeyi başardık ve maçı çevirdik.'Fotomaç
Galatasaray'da 'Umut'lar Tükenmedi
Geçen hafta Borussia Dortmund ve İstanbul Başakşehir maçlarında kalesinde 8 gol gören ve 2 ağır mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, kendi evinde Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti.Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli’nin Kasımpaşa maçında sahaya sürdüğü ilk 11, kafalarda soru işaretleri yarattı.Prandelli’nin uzun süre yedek kulübesinde oturttuğu hatta ‘tamamen görmezden’ geldiği bazı futbolcular ilk 11′de oyuna başladı.Karşılaşmaya ev sahibi oldukça istekli başladı. Uzun bir aranın ardından Galatasaray formasına tekrar kavuşan Sabri Sarıoğlu maçın 13. dakikasında ilk tehlikeli pozisyonu yaratan isim oldu. Tecrübeli oyuncu sağ kanattan Babel’i geçtikten sonra şık bir orta yaptı ama kaleci Isaksson Burak Yılmaz’dan önce davrandı ve topa sahip oldu.Arena’da ilk yarının sonlarına doğru soğuk havanın etkisi futbolada yansıdı. Karşılaşmanın bitimine doğru konuk ekip Kasımpaşa Arena’da Galatasaraylılara adeta soğuk duş aldırdı.Maçın 41. dakikasında Ryan Donk güzel ara pası ile Adem Büyük’ü savunma arkasına kaçırdı. Ceza yayı içinde topla buluşan Adem Büyük ceza sahasına girmeden sol ayağı ile şutunu çektiyor ve top ağlarla buluşturup mücadelenin ilk yarısını sona erdiren skoru belirledi.İkinci yarıda konuk ekibe büyük bir baskı kuran sarı kırmızılılar karşılaşmanın 53. dakikasında Burak Yılmaz’ın ayağından bulduğu gol ile maçta eşitliği sağladı. Orta alanda topla buluşan Umut Bulut savunma arkasına koşu yapan Burak Yılmaz’a kafa pasını verdi. Topla birlikte ceza sahasına giren Burak Yılmaz kaleci ile karşı karşıya kaldıktan sonra sağ ayağı ile düzgün vurdu ve top ağlarla buluşturdu.Maçın son dakikalarında beraberlik ile giren Galatasaray’da sahneye Umut Bulut çıktı ve sarı kırmızılıları öne geçiren golü attı ve karşılaşmanın skorunu belirledi.Açık Mert Korkusuz
Depremde GSM Kullanılamayacak
Deprem ve benzeri doğal felaketler mobil iletişimi sekteye uğratıyor. En son örneği Gökçeada merkezli depremde yaşanan bu durumu mevcut teknolojiyle kısa vadede çözmek mümkün değil.Marmara bölgesinde 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ilk olarak GSM şebekelerini vurmuş ve iletişim çökmüştü. Uzun bir süre kimse birbirini arayamamış ve iletişimde kopukluk yaşanmıştı.O dönemki kadar olmasa da benzer bir durum geçtiğimiz günlerde yaşanan Gökçeada merkezli depremde de ortaya çıktı. Özellikle İstanbul ve yakın çevresinde hissedilen depremden hemen sonra telefonlarına sarılanlar derin bir sessizlikle karşılaştılar. Şebeke çöktü ve kimse birbiriyle haberleşemedi. Yaklaşık 45 dakika süren bu durum şebekenin düzelmesiyle ortadan kalktı.Ancak birçok kişinin aklına 'bu kadar küçük bir depremde bile GSM şebekesi çöküyorsa çok daha büyük bir felakette ne olur?' sorusu geldi. Gerçekten de böyle bir durumda ne olur?Şebeke yapısıBu soruya cevap vermeden önce GSM şebekelerinin yapısına bakmak gerekiyor. GSM temelde cell yani hücre adı verilen mantıkla çalışıyor. Her bir hücre baz istasyonları arasında kuruluyor ve bu alanda yer alan kullanıcı görüşme yapabiliyor. Şebekelerin kurulma mantığı aynı anda abone sayısının belli bir oranının görüşme yapacağı mantığı üzerine kuruluyor. Karmaşık bir hesap olsa da kabaca her bir operatör abone sayısının yüzde 25-30'unun aynı anda görüşme yapacağını öngörerek bir altyapı kuruyor.Normal bir günde elbette bu tahmini ortalama oran aşılmıyor. Çünkü herkes aynı anda görüşme yapmıyor. Ancak deprem ya da benzeri bir acil durumda herkes aynı anda telefon açtığında şebeke bu yükü kaldıramıyor. Benzer sorun stadyum ya da benzeri kalabalık ortamlarda da yaşanıyor.Elbette yüzdeyi artırmak mümkün. Ancak bu bir yandan ekonomik diğer yandan teknik olarak çok zor. Ekonomik olarak zor çünkü hiçbir operatör bütün abonelerinin aynı anda görüşme yapacağı bir altyapıyı sürdürülebilir görmüyor. Teknik olarak da bu mümkün değil çünkü baz istasyonu sayısını artırmak gerekiyor ki bazı durum ve yerler için bu da yapılamıyor.Yani bu türde bir altyapıyı Türkiye'deki 70 milyona yaklaşan GSM abonesi için sürekli ayakta tutmak teknik ve ekonomik olarak mümkün değil. Operatörler de resmi olarak olmasa da gayrı resmi olarak bu durumu kabul ediyorlar. Yine de bu durum için Turkcell, Vodafone ve Avea'dan görüş istediğimizi ancak olumlu yanıt alamadığımızı da belirtelim.Dünyada durum nasıl?Dünyada yaşanan deprem olaylarında da GSM şebekeleri çöküyor. Örneğin 2011 yılının Mart ayında Japonya'da yaşanan 8.9 büyüklüğündeki depremde de benzer bir durum yaşanmıştı. Şebekenin çökmesinin önemli bir sebebi sadece fiziksel hasar değil aynı zamanda herkesin aynı anda iletişime geçme isteği olarak açıklanmıştı.Japonya'da deprem sonrası sabit telefonlar mobil rakiplerine oranla daha az hasar gördü ve daha rahat iletişim yapıldı. Ayrıca deprem sonrası sabit telefonlarda sırayla arama mantığını kullanan Japonlar, bu sayede şebekeyi rahatlatmayı da başardı. Japonya örneğin kişiler sabit telefonlardan sırayla arama yaparak tıkanmanın bir nebze olsun önüne geçmeyi başardılar.Benzer bir durum 2010 yılında Haiti'deki deprem sonrasında da yaşandı. Sabit ve mobil hatların çöktüğü ülkede gönüllülerin oluşturduğu bir grup internet ve sosyal ağlar üzerinden örgütlenerek kayıplar ve yardımlar konusunda devlet ve diğer kuruluşlara yardım etti. Ayrıca internet üzerinden bölgede yaşayanları su baskını, yiyecek ve su eksikliği gibi konularda uyardı.İnternet ve SMS çökmediGökçeada merkezli depremde sesli iletişim kesilse de SMS ve mobil internet bağlantısı çökmedi. Birçok kişi telefonla ulaşamadığı yakınlarına WhatsApp ve benzeri anında mesajlaşma yazılımlarını kullanarak gerek mobil gerekse sabit internet üzerinden ulaştı. Zaten sektörü düzenleyen kurum olan BTK da deprem sonrası yaptığı açıklamada SMS ve internetin kesilmediğini ifade etti.Şebekenin çökmesi mevcut durumda kesin gibi olduğundan kullanıcıların alacağı önlemler ve bilinçli yaklaşımlarla bu 'çökme' süresi kısaltılabilir. Bunun için bazı önlemler almak ve mobil şebekeleri gerektiği kadar kullanmak konusunda çalışmalar yapılmalı.Ne yapmak gerekiyor?Sektörü düzenleyen Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu BTK'nın acil durumlarda iletişim konusunda çalışmaları bulunuyor. Her ne kadar bu haber için görüş isteğimize BTK olumlu yanıt verseme de bu konuda çalıştıkları biliniyor. Deprem sırasında çökmeyen özel bir yapı üzerinde çalışan BTK en azından acil durum ekiplerinin haberleşmesini sağlamayı amaçlıyor. Üzerinde çalışılan sistemde belli illerde bulunan gezici baz istasyonları ile Türkiye'nin birçok yerinde özel altyapılar kuruluyor. Ancak bu çalışmaların son durumu nedir, sistem ne kadar çalışıyor ve neler yapılıyor net olarak bilinmiyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Öncelikle acil bir durum yoksa sesli iletişimi kullanmamak gerekiyor. Mümkünse iletişimiçin SMS ya da anında mesajlaşma yazılımları (WhatsApp, Line, TicToc, Skype ya da benzeri) yöntemler kullanılabilir.Acil durumlarda telefon, tablet ya da bilgisayarı ağ trafiğini yavaşlatacak video izleme ve benzeri amaçlar için kullanmamak gerekiyor.Sesli iletişimi kullanıyorsak mümkün mertebe uzun görüşmelerden kaçınmak gerekiyor.Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Özgür Çetin - Al Jazeera Turk