onedio
Dev Maç Bayern'in
Bundesliga haftanın en önemli maçında gülen taraf Bayern Münih oldu.Ligin 10. haftasında Borussia Dortmund'u konuk eden Bayern Münih, sahadan 2-1 galip ayrıldı.Sezona kabus gibi başlayan Dortmund, lider Bayern karşısında 31. dakikada Marco Reus'la aradığı golü de buldu.İlk yarıyı 1-0 geride kapatan Bayern ikinci yarıda ayağa kalkarken, 72. dakikada Lewandowski'nin golü ile skoru eşitledi.Maçın son dakikaları nefesleri keserken, 85. dakikada Subotic'le mücadelesinde yerde kalan Ribery, Bayern'e penaltı kazandırdı. Atışı gole çeviren Robben de Bayern'e galibiyeti getirdi.Bu sonuçla 24 puana yükselen Bayern Münih liderliğini sürdürdü. 7 puanda kalan Dortmund ise haftayı 16. sırada kapattı.Lig Tv
Bakan Müezzinoğlu'dan Öz Eleştiri: 'Hatalarımız Var'
Isparta'nın Yalvaç ilçesi'nde 17 kişinin öldüğü, 29 kişinin yaralandığı kazada hayatını kaybedenlerin cenaze törenine katılan Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, törenin ardından Akşehir Devlet Hastanesi'ndeki yaralıları ziyaret etti.Basına kapalı yapılan ziyaret ardından açıklamada bulunan Müezzinoğlu, yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğunu belirtti. Yaralı bir annenin, kazada ölen evladının acısını yaşadığını belirten Müezzinoğlu, şunları söyledi:'Öncelikli işimiz burada, diğer hastanelerdeki yaralıları tedavi ederek sağlıklarına kavuşturmak. Tabii burada baktığımızda olağanüstü tedbir kısmında hata ve eksikliklerimizin olduğunu görüyoruz. İnşallah bunun gerekli işlemleri yöneticilerimiz ve görevli arkadaşlarımızca yapılacak. Tedbir konusunda daha dikkatli olunup gerekli işlemler yapılacak. Tabi bizi en çok üzen olay araç haddinden fazla yolcu alınması, 25 kişilik araca iki katı vatandaş doldurularak yola çıkılması kazaya davet çıkaran olay oldu. Şoförün kendisi, eşi ve ailesinden birisini kaybetmesi çok vahim bir durum.'İsmail AKKAYA-Atilla MEMİŞ- Nurettin ARKAN/ Konya DHA
'Ermenek'teki Maden Kapanmasın Ricası Kimden?'
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e madenlere ilişkin yaptığı açıklamaları ile ilgili yazılı olarak yanıtlanması istemi TBMM Başkanlığı'na soru önergesi sundu.Bakan Çelik'e kendi açıklaması olan 'Bizim müfettişlere göre kapanması gerekiyor ama açılması için kimleri kimleri araya koyuyorlar' sözlerini hatırlattığı önergesinde Özel, “Kurtarma çalışmaları devam ederken gerek hükümet yetkilileri gerekse bizler bölgeyi ziyaret ederek, çalışmaları yakından inceledik. Bu ziyaretler sırasında, söz konusu madenin çok sayıda eksik ve noksana rağmen kapatılmamasına ilişkin tarafınızdan 'Bizim müfettişlere göre kapanması gerekiyor ama açılması için kimleri kimleri araya koyuyorlar. Bakanlar arıyor, milletvekilleri arıyor, Soma'dan arıyorlar, sadece burası çalışsın diye. E haydi açtık bir deneyelim diye, bak başına neler geldi' ifadeleri kullanılmıştır. Basına 'Faruk Çelik'ten acı itiraf' başlığı ile yansıyan bu açıklamanız gerek Soma'da yaşanan 13 Mayıs faciasının, gerekse bugüne kadar çok sayıda madencinin ölüme neden olan maden faciaları ile ilgili son derece yapısal bir sorunun kanıtı niteliğindedir. Madenlerde yaşanan iş cinayetlerine ilişkin bugüne kadar ısrarla söylediğimiz ilişkin 'siyaset-sermaye-sendika' üçgenin nasıl işlediği aslında söz konusu bu açıklamada gizlidir dedi.CHP'li Özgür Özel'in önergesinde yer alan sorular şu şekilde: “Karaman'ın Ermenek ilçesi Pamuklu Köyünde faaliyet gösteren Has Şekerler Maden şirketine ait ocak 2013 ve 2014 yıllarında hangi tarihlerde denetlenmiştir?,Bu denetimlerde, sizin de belirttiğiniz nitelikte, söz konusu şirkete ait ocağın kapatılması yönünde görüş bildirilmiş midir?,Söz konusu madende, müfettişlerin kapatma raporuna rağmen araya “ricacılarö girmiş midir? Sözünü ettiğiniz kişilerin ricası üzerine işçilerin hayatını ve iş güvenliğini hiçe sayarak maden faaliyete devam ettirilmiş midir?, Söz konusu madenin kapanmaması için sizden ricada bulunan kişiler kim/kimlerdir? Bunların arasında milletvekilleri ve bakanlar var mıdır? Varsa, kimlerdir?, Söz konusu 'rica' hangi tarihte, hangi denetim raporu üzerine yapılmıştır?, 13 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan ve 301 madencimizin hayatını kaybettiği maden kazasının yaşandığı Soma Kömür İşletmeleri'ne ait Eynez maden ocağına ilişkin denetimler sonucunda madenin kapatılmasına ilişkin kamuoyunun bilmediği bir müfettiş raporu var mıdır? Benzer bir durum Işıklar ve Atabacası ocakları için de söz konusu mudur?, Eynez Maden ocağının kapatılmasına ilişkin böyle bir rapor söz konusu ise bu rapor hangi tarihlerde yapılan denetimler sonucunda verilmiştir?, Kapatılması yönünde bir rapor olmasına rağmen Eynez maden ocağının faaliyetine devam etmesine yönelik bakan ve milletvekili ricası var mıdır ? Varsa bu bakan ve milletvekilleri kimlerdir?, 13 Mayıs faciasından sonra üretimi durdurulan, daha sonra 30 metrelik alanda üretim izni alan Soma Kömür İşletmeleri'ne ait Işıklar ocağı geçtiğimiz ay yeniden üretim izni için müfettişlere denetim talebinde bulunulmuş ancak şirket yetkililerince ocağın kapatıldığı bilgisi verilmiştir. Bunun üzerine 2000'e yakın işçiye izin verilmiş, işçiler eylem yapmış ve bu durum da bahane edilerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Teftiş Kurulu nezdinde ilçedeki yöneticiler girişimlerde bulunmuş, aynı hafta içerisinde kendilerinin belirleyecekleri bir gün ocağa girmeyi planlayan müfettişler, hemen yola çıkarılmış, akşam saatlerinde maden ocağının bulunduğu alana giren müfettişlerin incelemeleri saat 22.30'a kadar sürmüş ve Işıklar ocağı apar topar üretim iznini almıştır. Buna göre; Işıklar ocağının yeniden üretime geçmesi için araya giren kişi ya da kişiler kimlerdir? Bu kişiler arasında milletvekilleri ya da Bakanlar bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa isimleri nedir?, Türkiye genelinde denetimlerde kapatılması yönünde rapor verilmiş olmasına rağmen, milletvekili ya da bakanların “ricasıö üzerine faaliyetine devam eden kaç maden işletme vardır? Bunlar hangileridir?, Mer'i mevzuata göre yapılan denetimler ve hazırlanan raporların sonuç kararlarının uygulamasına, gerek talepte bulunarak, gerekse bu talebi yerine getirerek engel olmak bir suç teşkil etmekte midir?, Denetimlerin uygulanmaması ve madenlerin çok sayıda eksik ve noksana rağmen kapatılmamasını talep eden bu kişiler hakkında kanuna aykırı talepte bulundukları için yargıya müracaatta bulunulmuş mudur? Bulunulmamış ise bulunulması düşünülmekte midir?, Söz konusu 'ricalar' normlar hiyerarşisinde kanunların üzerinde mi yer almaktadır?, Söz konusu bu “ricalarö kanunların üzerinde yer alıyorsa gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse maden mevzuatındaki hükümlere göre müfettişlerce tespit edilen eksik ve noksanları gidermekte midir? Bu ricalar madenleri güvenli hale mi getirmektedir?, Çok sayıda eksik ve noksana rağmen, milletvekillerinin ya da bakanların talepleri yerine getirildiği için, aslında hiç de güvenli olmayan bu madenlerde olmuş ya da olabilecek tüm iş kazalarındaki ölümlerden ricacılar mı yoksa ricayı yerine getirenler mi sorumludur?'DHA
Reklam
Türkiye'deki Başlıca Madencilik Kazaları
1941 yılından bu yana 3 binden fazla insan maden kazalarında hayatını kaybetmiştir. 100 binden fazla insan ise yaralanmıştır. Türkiye, maden kazaları sonucu yaşanan ölümlerde dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden bir tanesi olan Çin'de, 2008 yılında 100 milyon ton başına düşen ölüm sayısı 127 olurken, Türkiye'de bu rakam 722 olarak kaydedilmiştir. Çin'de, 2008 yılında 100 milyon ton başına 127 kişi hayatını kaybederken, bu sayı 2013 yılında 37'ye düşmüştür. Dünyanın en büyük kömür üreticilerinden birisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nde de, 100 milyon ton üretim başına 1 ile 6 kişi yaşamını yitirmiştir. Türkiye'de ise 2000 yılında 100 milyon ton başına 710 kişi hayatını kaybederken, 2008 yılına gelindiğinde bu rakam 722'ye çıkmıştır.(Paylaştığımız bilgiler Türkiye'deki insan hayatının ne kadar ucuz olduğunu ortaya koymaktadır.)
Fenerbahçe İkinci Yarıda Açıldı
Türkiye Basketbol Ligi'nin 4. haftasında Fenerbahçe Ülker, evinde Tofaş ile karşı karşıya geldi.Türkiye Basketbol Ligi'nin 4. haftasında Fenerbahçe Ülker Sports Arena’da Tofaş ile karşılaşan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımı, rakibini ikinci yarıda gösterdiği başarılı oyun ile 80-70 yendi ve ligdeki üçüncü galibiyetini aldı.Sporx
Reklam
Sokak Hayvanları Hakkında Bilinen 12 Yanlış Bilgi
etiket
Sokak hayvanları yaşam ortaklarımız olmalarına rağmen onlar hakkında neleri doğru biliyoruz?Neleri doğru, neleri yanlış uyguluyoruz? Bu anlamda onları ortak olduğumuz yaşama ne denli katıyoruz? Bu konuyu aydınlatmak adına sokak hayvanları hakkında bilinmesi gerekenler listemiz bizce size yardımcı olacaktır.Buyurunuz.Tarkan Kaynar listeledi, haberiniz olsun. (@tarkankaynar)
Birecik'te Okul Müdürlüğü Mülakatında Fişleme İddiası
Şanlıurfa Birecik'teki fişleme listesinde, 'her zamanın adamı', 'alevi militan biri', her şekilde engellenmesi gereken biri' şeklinde notlar yer aldıMilli Eğitim Bakanlığı yetkili sendikası Eğitim Bir-Sen’in Şanlıurfa Birecik’te okul müdürlüğü mülakatında fişleme yaptığı iddia edildi.Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen tarafından açıklanan ve Birecik’te çeşitli okullarda görev yapan 64 öğretmenin yer aldığı listede, isimlerin yanındaki notlar dikkat çekti.Kamu-Sen ve Eğitim-Sen tarafından Eğitim Bir-Sen Birecik İlçe Temsilcisi Nahsen Aydın tarafından hazırladığı açıklanan listenin, sözlü sınav komisyonuna iletildiği öne sürüldü. Listede, kişilerin isimleri, görev aldıkları okullar ve branşlarının yanı sıra ideolojik görüşleri ve buna göre değerlendirmeler de yer aldı.Milliyet Gazetesi' nden Burcu Karakaş 'ın haberine göre, internet sitesinden yayınlanan fişleme listesinde, “Üye değil. Her zamanın adamı. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Tutarsız, güvensiz, iki yüzlü, dengesiz ve paracı. Kesinlikle barajın altında kalmalı”, “Üyemiz. Karakterli biri. Kesinlikle değerlendirilmeli”, “Türk Eğitim-Sen üyesi. Aşırı ülkücü biri”, “Kesinlikle değerlendirilmemeli. Alevi militan biri. Barajı aşarsa ilçedeki kız lisesine kesin atanabilir. Her şekilde engellenmesi gereken biri”, “Çok tehlikeli. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Paralelin Birecik abisi”, “Türk Eğitim-Sen üyesi. Kesinlikle değerlendirilmemeli. Türk faşisti. Militan biri”, “Ulusalcı, kesinlikle değerlendirilmemeli”, “Hiçbir sendikaya üye değil. Dengesiz, tutarsız ve hiçbir şekilde idarecilik yapamayacak biri” şeklinde notlar yer aldı.'Bu yapılanların tek adı vardır, o da darbedir'Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada fişlemelere tepki gösterildi. Açıklamada, “Bu fişleme listesini hazırlayanlar kimin karakterli, kimin karaktersiz olduğunu nasıl bilmektedir? Ellerinde karakter ölçüm cihazı mı vardır? Bu nasıl iştir? Bu yapılanların tek adı vardır, o da darbedir. Bu darbe, biat kültüründen beslenenleri el üstünde tutmaya; muhalif sesleri, iktidara yandaşlık yapmayanları ise susturmaya yöneliktir. Bu işin peşini kesinlikle bırakmayacağız. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ’yı da yapılan tüm mülakatları iptal etmeye, yazılı sınav esaslı yönetici atama sistemi oluşturmaya davet ediyoruz” ifadeleri yer aldı.'Elimizde kanıt var suç duyurusunda bulunacağız'Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk , söz konusu belgelerle ilgili olarak suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, “Bu işi yapan kişinin flashbelleği bir arkadaşımızın eline geçti. Olay böyle ortaya çıktı. Belgenin altında imzası yok ama flashbellek bizim elimizde, inkar edemez. Savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. Milli Eğitim Bakanlığı ’na da başvuracağız. Listedeki kişiler mülakata girecek kişiler. Bu liste, komisyona ulaştırılarak düşük puan verilmesini amaçlayan bir hazırlık” dedi.T24
Reklam
Cübbeli Ahmet Hoca'dan Maden Sahibine: 'Sen Ne Biçim Müslümansın'
Cübbeli Ahmet Hoca Karaman'ın Ermenek ilçesinde yaşanan maden kazasını yorumladı.Cübbeli Ahmet Hoca, Karaman'ın Ermenek ilçesinde yaşanan maden faciasına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Madenciler için dualar eden Cübbeli Hoca, sorumlulara yüklendi. ''Bu iş verenler nasıl hesap verecekler ahirette? Maaş bile vermiyorsun.'' diyen Cübbeli, ''Kader, ecel ayrı bir şey sen adamı çektin vurdun katil olmuyor musun tamam o adamın eceli ama sen vuruyorsun.'' diye konuştu.''MADEN SAHİBİ SEN NE BİÇİM MÜSLÜMANSIN?''Cübbeli Hoca ''Bu işlerle ilgilenmek lazım ama en büyük vebal işverendedir. Sen buradan para kazanıyorsun helal mi bu şimdi namaz kılsan ne olur, hacca gitsen ne olur? Sen ne biçim Müslümansın. Allah'ın dinsiz imansız gavurları titizlik içinde. Yani dünyanın gavurunda bu kadar denetim düzen varken biz Müslümanken bu bize yakışırdı. Her dakika dünyanın televizyonlarına çıkıp rezil mi olmamız lazımdı. Bir de Müslüman bunlar namaz kılan insanlar ya..'' dedi.Sabah
Reklam
Başbakan Davutoğlu: 'Çözüm Sürecini Biz Neticelendireceğiz'
Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm süreci bizim irademizle başladı, bizim irademizle devam edecektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz' dedi.ANKARAAK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, çözüm sürecine ilişkin, 'Bizim irademizle başlamıştır. Bizim irademizle devam etmiştir, bizim irademizle devam edecektir. Aksini düşünen Türkiye'nin bütünlüğünü düşünmüyor, demektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz. Bütün tahrik ve provokasyonlara rağmen neticelendireceğiz' dedi.Davutoğlu, AK Parti'nin resmi yayın organı 'Türkiye Bülteni' dergisine, röportaj verdi.'10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve 27 Ağustos AK Parti 1. Olağanüstü Kongre'sinin ardından Türkiye siyaseti ve AK Parti için yeni bir dönem başladı. Bu dönemi 'Yeni Türkiye' olarak adlandırdık. Bu dönemi 'Yeni Türkiye' olarak adlandırırken kastettiğiniz nedir? Niçin Yeni Türkiye?' sorusuna Davutoğlu, şu karşılığı verdi:'3 Kasım 2002 tarihinde yeni AK Parti'yi, henüz bir yaşındayken iktidara getiren irade, büyük bir değişim iradesiydi. Bundan tam 12 sene evvel gerçekleşen bu büyük değişim hamlesi, kuvvetli bir statüko direnciyle karşılaştı. Ama eşyanın tabiatının, AK Parti'nin emanet aldığı millet iradesine sahip çıkma şekline statüko direnemedi. Buz dağının erimesi, statükonun dönüşmesi, uzun zaman aldı. En nihayetinde cumhurbaşkanının da millet eliyle ve sandıkla belirlenmiş olması, milletin tercihinin bütün tartışmaları bertaraf edecek açıklıkta neticeyi tayin etmesi, demokrasi mücadelesinde yeni bir dönem başlattı. Partimizin kurucu Genel Başkanı ve Başbakanımız, Cumhurbaşkanı seçildi.''Yeni Türkiye, millet iradesinin üzerindeki bütün vesayet kurumlarının bertaraf edilmesidir'Cumhurbaşkanının, halk iradesiyle seçilmesinin eski Türkiye'de tahayyül edilemeyeceğini vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:'Yeni Türkiye nedir? Yönetimin, iradenin tepeden tırnağa millet eliyle, milletin tercihiyle şekillenmesidir. Yeni Türkiye kavramsallaştırılmasından muradımız budur. Kökleri üzerinde büyüyecektir. Yeni Türkiye, millet iradesinin üzerindeki bütün vesayet kurumlarının bertaraf edilmesidir. Cumhurbaşkanı seçiminde kriz ve kaos beklentisine girenler, istediklerini elde edemeyince ve surda bir gedik açamayınca, kriz-kaos beklentilerini AK Parti olağanüstü kongresine ertelediler. Olağanüstü kongre isminden medet umdular. AK Parti bünyesinde bir çatlak, bir kırılma beklediler. AK Parti kongresinde fitnecilere ekmek çıkmadı. Fitneden vesayetten medet umanlar, boşa çıktılar. 2001 Ağustosunda “Bundan böyle hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diye yola çıkan AK Parti 2014 Ağustosunda kocaman bir çınar olarak aşılanmış, kongreden büyüme iradesiyle çıkmıştır. Yeni Türkiye hiçbir şeyin statüko ve vesayet dönemlerinde olduğu gibi olmaması, demokrasimizin bütün gölgelerden kurtulmasıdır.''(Çözüm süreci) Bu süreci biz neticelendireceğiz'Davutoğlu, 'Çözüm süreci, Türkiye ve Ortadoğu için çok önemli süreç. Bu süreç artık sizin başkanlığınızda olan mekanizma ile işleyecek. Ama Ortadoğu'da yaşanan yeni gelişmeler var, IŞİD faktörü var. Bu gelişmeler, çözüm sürecinin takvimini etkiler mi? Terör örgütünün silahsızlanma sürecini etkiler ve çözüm sürecinin takviminin sarkmasına neden olur mu?' sorusuna şu yanıtı verdi:“Çözüm süreci milli, yerli ve özgün bir süreçtir. Çözüm süreci, bütün Türkiye'nin huzurunu, herkesin kardeşliğini, sahici bir vatandaşlık idealini esas alan bir süreçtir. Bizim irademizle başlamıştır. Bizim irademizle devam etmiştir, bizim irademizle devam edecektir. Aksini düşünen Türkiye'nin bütünlüğünü düşünmüyor, demektir. Bu süreci biz neticelendireceğiz. Bütün tahrik ve provokasyonlara rağmen neticelendireceğiz. Elbette bölgemizde birbirini etkileyen, tetikleyen her tür dinamiğin farkındayız, idrakindeyiz. Ancak çözüm meselesinin artık hukuki çerçevesi bile şekillenen, bütün toplumsal kesimlerden destek alan güçlü bir iradenin adıdır. Hükümetimizin iradesi kaya gibi sağlamdır.''Kan ve gözyaşının geri gelmesine müsaade etmeyeceğiz''Bizim hudutlarımız dışındaki gelişmelerin tahrik ve provokasyonların bizim çözüm siyasetimizi, irademizi negatif yönde etkilemesi mümkün değildir' ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Buna izin vereceğimizi düşünenler, büyük bir yanılgı içindedir. Herkes emin olsun ki kan ve gözyaşının geri gelmesine müsaade etmeyeceğiz. Keza şunu açıkça ifade ederim ki çözüm süreci hükümetimiz için, devletimiz için, milletimiz için geri dönülmez bir irade beyanıdır. İslam, barış dinidir ve biz de sonuna kadar barıştan, adaletten yanayız. Türkiye ahlaki pozisyonundan asla vazgeçmeyecektir. Bizler Türkiye'nin tezlerini, bütün dünyaya anlatmaya devam edeceğiz. Ancak şu da unutulmamalı; çözüm süreci kamu düzeninin alternatfi de değildir.''Kimse kendi gündemini, kendi önceliklerini, çözüm sürecinin arkasına saklanarak bu ülkeye dayatmaya kalkmasın' diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'Bizim bu süreçte tek muhatabımız Hakkari’den Edirne’ye kadar bu aziz millettir. Doğudan batıya, kuzeyden güneye her yerde siyaset yapabilen halkıyla kucaklaşabilen tek parti olarak milletimizden başka kimseye hesap vermeyiz. Türkiye'nin durduğu yeri soran herkese cevabımız şudur; Türkiye hem ahlaki hem akli hem de doğru pozisyonu sonsuza kadar koruyacaktır.''İslam ve terörü aynı cümlede kullanmak...'Davutoğlu, 'Uluslararası arenada Türkiye ile ilgili bir algı operasyonunun olduğunu görebiliyoruz. Son günlerde New York Times’ta ‘Işid’e Türkiye’den yoğun katılım olduğu’ şeklinde bir haber yapılması ve bu haberde kullanılan fotoğraf çok tartışıldı. İslam’ın terör ile bir arada anıldığı bu ve bunun gibi algı operasyonlarına karşı, doğru bir Türkiye imajı ve algısı için farklı bir çalışma olacak mı bu süreçte?' sorusuna şu karşılığı verdi:'O fotoğrafı veren gazete daha sonra bir düzeltmeyle bir anlamda özür diledi ama tabii ki sizin de işaret ettiğini mesele o değil. Kuzuya kusur atfeden, üstenci oryantalist yaklaşım ne yazık ki değişmemiştir. Onca insan hakları edebiyatına, evrensellik iddiasına rağmen. İslam ve terörü aynı cümlede kullanmak karanlık bir ruh taşımak demektir. İslam karşıtlığını besleyen bu yaklaşım barış ve huzur istemeyen bir anlayıştır.Türkiye sahip olduğu ve sahiplendiği medeniyet birikimiyle küresel ve bölgesel barışa en çok destek veren bir ülkedir. Türkiye’nin pozisyonu, tutumu başkalarına göre, yahut konjonktüre göre değişen bir pozisyon değildir. Hiçbir konuda değildir. İslam ve Müslüman tipoloji üzerinden algı operasyonu yapanlar yahut kimliğimizi lekelemek isteyenler kendi lekeli kimlikleriyle baş başa kalacaklardır. Bunlar bizi istikametimizden geriye döndüremez.''İnsan haklarından tek bir geri adım atmadık, atmayacağız'Başbakan Davutoğlu, “Son dönemde yaşanan gelişmeler ışığında baktığımızda, Türkiye’de güvenlik ve demokrasi dengesinde bir geriye dönüş var mı?” sorusunu yanıtlarken İç Güvenlik Reform Paketi'ni yeni açıkladıklarını hatırlattı. 'Bu paket devlet ile vatandaş arasında vatandaş aleyhine işleyen yanlış bir mekanizmayı durdurmak içindir. Doğumdan ölüme devlet hizmetlerine erişimin kolaylığını esas alan bir reform paketidir' diyen Davutoğlu, şunları kaydetti:'Özgürlük ve güvenlik birbirinin alternatifi, zıddı değildir. Özgürlük ve Güvenlik birbirini tamamlayıcıdır, uyumu esas alır. Son dönemde böyle asılsız iddialarla sokaktaki masumiyete kasteden, çocukları ölüme yollayan vandalizmi meşrulaştırmak için üretilmektedir. Aldığımız bütün tedbirler milletimizin huzur ve mutluluğu içindir. Demokrasiden, özgürlüklerden ve insan haklarından tek bir geri adım atmadık, atmayacağız.''AK Parti’nin sırrı dört yıl boyunca seçime hazırlanması'Davutoğlu, '2015 yılında da Türkiye ve AK Parti için önemli süreçler var. 2015 seçimlerinde AK Parti nasıl bir yüz ve seçim stratejisi ile seçmenin karşısına çıkacak' şeklinde soru üzerine, partisinin, bütünlük içinde siyaset yaptığını, seçim süreçlerine dönük taktik ataklarla, stratejilerle siyaset yapmadıklarını vurguladı.'Elbette biz de her seçim sürecinde özel olarak seçime odaklanıyoruz, vatandaşımıza gidiyor, kendimizi anlatıyoruz ama seçimden çıkar çıkmaz diğer partiler gibi Ankara’ya kapanmıyoruz. Seçimden sonra ertesi gün seçim varmış gibi yine vatandaşımıza gidiyoruz. Her günü yeni bir gün ve imkan olarak selamlıyoruz. AK Parti’nin sırrı dört yıl boyunca seçime hazırlanması. Bunun için Türkiye’nin her yerindeyiz. Bunun için gecemizi gündüzümüze katıyoruz' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'AK Parti’nin girdiği her seçim, Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, refahına, huzuruna hizmet etmiştir. Her seçimde, her referandumda, sandığın kurulduğu her yerde seçim, yani millet iradesi AK Parti’nin gücünü ortaya çıkarmış, millet iradesi bizi tezkiye etmiştir. Türkiye AK Parti’yle güçlenmiştir. İl, ilçe ve genel kongrelerimiz de öyle olmuştur. AK Parti’nin misyonu millete hizmet yolunda koşmak, eser vermektir. Önümüzdeki 2015 seçimlerinde değişim ve dönüşüm siyaseti milletimiz eliyle taçlanacaktır. Bize düşen gayrete teşviktir gerisi bir kader meselesidir.'Gençlerin siyasete katılımıDavutoğlu, gençlerin siyasete daha aktif katılımı konusundaki düşüncelerinin sorulması üzerine, siyaseti gençleştirmek üzere yola çıkmış bir parti olduklarını belirtti. AK Parti Gençlik Kolları hiçbir siyasi rakibimizin başaramayacağı bir organizasyondur. Genç insanın ülke ve dünya meselelerine alaka duyması, ülkesinin meselelerini sahiplenmesi, sorunların çözümü için yüreğini otaya koymasından daha önemli bir mesele yoktur' değerlendirmesini yapan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Gençlerimizin siyasete aktif olarak katılması onların enerjilerini, yüreklerini, vicdanlarını siyasete katmalarıdır ki onsuz siyaset olmaz. Ömrü gençlikle geçmiş, insanın yetişmesiyle geçmiş, bunun için çok sayıda kuruluşa öncülük etmiş biri olarak gençlerin siyasete katılımı benim gözümde siyasetin olmazsa olmazıdır. Dava taşını gediğine yerleştirecek olan ülkesini ve dünyayı iyi bilen, insanlığın meselelerini sahiplenen gençlerdir. Her şey onlar içindir. Genç insanlar siyaset yoluyla hayata müdahale ederler. Meşru siyaset kapıları onlara açık olmazsa başka şeyler olur. Biz gençlerin siyasete katılımı için devrim yapmış bir partiyiz. Seçme ve seçilme yaşını gençleştirirken kendimize güvenimizi, gençliğimize güvenimizi göstermiş olduk. Gençleri sahiplendiğim için gençler de AK Parti'yi sahipleniyor.''Bize karamsarlık, umutsuzluk tümüyle yasaktır'Davutoğlu, '2023’e 9 yıl kaldı. Türkiye’nin 2023 hedefleri var. 2023’de nasıl bir dünya tablosu görüyorsunuz? Ulus devletler, bölgesel birlikler ve insan hayatını derinden etkileyen teknolojik ve sosyal değişiklikler ışığında gelecek size daha umutlu mu görünüyor yoksa bugünleri aratacak karamsar bir dünya mı var' şeklindeki sorusu üzerine, 'Yeis, umutsuzluk, karamsarlık bize yasaktır' ifadesini kullandı.'Bizim bir ödevimiz, bir sorumluluğumuz var. Bizim motivasyonumuz mutlak başarı değil bizim motivasyonumuz emek ve gayrettir. Doğru yolda olmak, hakkı tutup kaldırmak, insana ve topluma hizmet etmek, mazlumu korumak, himaye etmek, gücümüzü, imkânlarımızı onlarla paylaşmaktır asıl olan. Bunu da bütün şartlarda yapmak. Yine taktik, stratejik yöntemlerle değil bir hayat felsefesi ve bir hayat tercihi olarak insana ve topluma hizmet etmektir gayemiz, yolumuz' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'Daha adil, daha merhametli, daha çok toplumsal dayanışmanın olduğu, birbirini daha çok sahiplenen ve kollayan, devletin gücünü topluma taşıyan, güçlü, müreffeh bir Türkiye için çalışmak… Türkiye’nin gücünü, itibarını dünyaya duyurmak. Var gücümüzle buna çalışıyoruz, buna çalışacağız. Gelecek vizyonu olan, ufuklara bakan tek parti AK Parti'dir. Dünyaya söyleyecek sözü olan tek parti de AK Parti’dir. 2023 vizyonuyla hükümet programı hazırlayan sadece biziz. Tekrar ediyorum. Bize karamsarlık, umutsuzluk tümüyle yasaktır. Bizim işimiz adaleti, kardeşliği, umudu, özgürlüğü, barışı egemen kılmak için çalışmak, gayret etmek, yetişemediğimiz kimse, elinden tutmadığımız kimse bırakmamaktır. Kaldı ki, Türkiye dünyanın en güçlü ülkeleri arasındadır zaten. Dünyanın gözü Türkiye’nin üzerindedir. Türkiye merhametin vatanı olarak imkan ve kaynaklarını bütün insanlıkla paylaşıyor. Türkiye’nin daha güçlü olması için de bütün gücümüzle gayret ediyoruz, gayret edeceğiz. Tevfik Allah’tandır, bize düşen adalet ve hakkaniyet için ter dökmek, bize düşen aralarında hiçbir zaman ayırım yapmadan millet yolunda milletimizle beraber, onun hukuku, özgürlüğü için koşmaktır.''Yayına hazırlamaya çalıştığım iki yeni kitap var'Davutoğlu, '2001 yılında yayımladığınız Stratejik Derinlik kitabı, pek çok üniversitede ders kitabı oldu. Siyasete girdikten sonra yazmayı bıraktınız mı?' sorusuna şu yanıtı verdi:“Siyasete girdikten sonra yazmayı bırakmadım. Yazmam imkansızlaşmadı ama zorlaştı. Yazı ayrı bir odaklanmak ve dikkat gerektiriyor. Fırsat buldukça yazıyorum. Yayına hazırlamaya çalıştığım iki yeni kitap var. Yeniden gözden geçirmek için zamanla yarışıyorum. İnşallah çıkacaklar. Kitap ve yazı benim için en büyük lezzet. Onsuz olamam.”Ahmet Davutoğlu, 'Bugüne kadarki siyasi hayatınızda sizi en çok etkileyen duygulandıran olay ne oldu” sorusu üzerine şu ifadeleri kullandı:'Bugüne kadar beni çok etkileyen o kadar şey yaşadım ki birbirinden seçemiyorum. Gazze’den Myanmar’a, Şam’dan Bağdat’a, BM salonundan doğup büyüdüğüm Taşkent sokaklarına tarifsiz duygular, hüzünle, sevinçler yaşadım. Ben insanın insana ettiği zulümden ve haksızlıklardan çok etkileniyorum. İnsan neden merhametin ve adaletin yolunu bırakır da acımasız bir rekabetle yekdiğerine dünyayı dar eder? Özellikle çocuklara ve kadınlara ödetilen bedel yüreğimi yakıyor. Çok hatıram var ama içlerinden birini açarsam söz alır başını gider.'“Ahmet Davutoğlu, bir krizle karşılaştığında nasıl davranır, neler yapar' sorusuna, 'Krizle karşılaşınca aklın yolu nerede diye krizin etrafına bakarım. Çıkış yolu nerede? Nereye müdahil olmalı ki sonuç alınsın. İlla ki, her gecenin bir seheri vardır' karşılığını verdi.AA
Reklam
Bacağı Kırılan Kickboks'çu Şampiyon Oldu
Avrupa Kickboks Şampiyonası'nda finale kalan milli sporcu Yeliz Koblay, maçın ilk saniyelerinde bacağının kırılmasına rağmen maçı bırakmadı. Rakibine zaafını belli etmemek için kırık bacağıyla tekme bile atan milli sporcu, 9 dakika dövüşerek şampiyon oldu.Avrupa Kickboks Şampiyonası'nda finale kadar gelen Yeliz Koblay, dünyaca ünlü Sırbistanlı Sanja Sueviç'i mağlup ederek şampiyon oldu. Finale kadar gelen İzmirli milli sporcunun sağ diz kapağı maçın ilk saniyelerinde aldığı tekme sonucu kırıldı. Şampiyonun belirleneceği final maçında ayağının kırılmasına rağmen genç sporcu, 9 dakika kırık ayağıyla mücadele ederek Türkiye'yi şampiyonluğa taşıdı.KOBLAY MADALYASIYLA POZ VERDİKırık ayağıyla rakibine tekme bile atan Koblay, 'Ben hep dua ettim. 'Allah'ım ne olursun bacağım kırılsın ama yeter ki şampiyon olayım' derdim. Nitekim de final maçında başıma geldi. O, 9 dakika bütün bir yılın emeğimin çözüme kavuştuğu dakikalardı. 9 dakika bizim için çok önemliydi. Her şeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah'a çok şükür ki kazandım' dedi.KIRIK BACAĞIYLA TEKME BİLE ATTIMaç esnasında ilk etapta ayağının kırıldığını fark etmeyen ve rakibine zaafını belli etmemek için kırık ayağıyla bile tekme atan milli sporcu Yeliz Koblay, o anları şöyle anlattı:'Ben presli dövüşen bir insanım, kaçarak dövüşemiyorum. Hep ileri dövüşen bir insanım. Onun oyununu ona uygulayayım derken, daha ilk rauntta o sert tekme atmaya çalıştı, ben de aynı şekilde atarken çarpıştık. Onun kalın kemiği diz kapağımın üstüne gelince o an ayağım koptu zannettim. Çok ağrı girdi. Ama maçın atmosferinden, 1 senenin emeğini düşünerek hırsla ve azimle devam ettim. Antrenörüme 'Hocam ayağımı hissetmiyorum, sanırım bitti' dediğimde, gülümseyerek 'Kırdırtma bacağını, zaten öndesin dövüş' dedi. Bu sefer maça, şampiyonluğa odaklandım. Maç esnasında dövüşürken ağrıyı hissediyordum ama sıradan bir ağrı gibi düşündüm. Duraklayınca ağrıyı daha çok hissediyordum. O nedenle durmamaya çalıştım. Kırık ayağımla dengemi sağlayamadığım için daha çok tekme atmaya çalıştım. Maçın bir noktasında rakibim yumruk attı, geri kaçmam gerekti. Ben de tekme savurdum ama ayağımın tutmadığını hissedince o anda kendime 'Yandın, bir şekilde uç-kaç, bu maçı al' dedim. Kırık ayağımla mecburiyetten rakibime tekme atıyorum. Ama o esnada kırık olduğunun farkında değilim. Sadece şiddetli bir ağrı hissediyorum. Tabi bu arada rakibime de bunu çaktırmamaya çalışıyorum. Kaçışlarımda resmen sağ ayağımı taşıya taşıya götürdüm. Sonra şampiyon oldum. O, 9 dakika bütün bir yılın, emeğim çözüme kavuştuğu dakikalardı. O 9 dakika bizim için çok önemliydi. Herşeyin savaşı, hedeflerine, amaçlarına ulaşmanın son basamağıydı. Allah o gücü veriyor, inancının ve çalışmanın karşılığı son rauntta hiçbir şey hissetmeden aldım. Şampiyonluğumu bile elimi kaldırdıklarında hissetmedim.'TÜRK BAYRAĞININ ÜZERİNE SECDEYE YATTIHayaline kavuşan Yeliz, maç biter bitmez sırtına aldığı bayrağı yere sererek secdeye kapandı. Yaşadığı mutluluğu tarif edemediğini ifade eden Koblay, 'Her sporcu bunu yaşar. Şampiyon olduğunda yapacağı bir hayali vardır. Benim de hayalim secdeye yatmaktı. Ve o kadar çok dua ettim ki şükür duası gibi secdeye yatmak istedim. En büyük hayalim o olduğu için bayrağı dolaştırdıktan sonra hemen secdeye yattım ve dua ettim. Bayrağımızı aldım ve koştum, ringde tur attım, secdeye yattım. Sonra takla bile attım bu bacakla' diye konuştu.Dünya ikinciliği, üçüncülüğü ve uluslararası yarışmalarda birçok şampiyonluğu bulunan genç sporcunun hedefi ise 2015 Kickboks Dünya Şampiyonası'nda birinci olmak. Şampiyonluk maçına çıkmadan önce artık daha dikkatli dua edeceğini de gülümseyerek anlatan Yeliz Koblay, 'Artık akıllandım, dualarımı ona göre yapacağım' dedi.HaberTürk
Reklam